
466
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na yapılan yabancı portföy yatırımları ve temel makroekonomik değişkenler arasındaki ilişki
This thesis analyzes the the relationship between foreign portfolio investment to Istanbul Stock Exchange and main macroeconomic variables in the period from 2006:12 to 2011:12. The factors that are examined are Budget Balance, Current Account Balance, Istanbul Stock Exchange National 100 Price Index, Nominal Exchange Rate Between TL and USD, Consumer Price Index, Average Monthly Interest Rate Between Banks and Industrial Production Index. Autocorrelation, ADF and PP Tests, Var Granger Causality Tests, Impulse Responses, Variance Decomposition are used for the purpose of examining the impacts of these variables on the level of portfolio investments to Turkey. Results of all tests are consistent with eachother and say that foreign portfolio investment affects ISE positively and affects exchange rates negatively. But FPI is not affected by all factors.Keywords: Portfolio investment, ISE, Turkey, Capital flows, Financial flows
Kamu hastanelerinin özerkleştirilmesi öncesi ve sonrasında profesyonel hastane yöneticisi ihtiyacının değerlendirilmesi
Modern toplumlarda profesyonel hastane yöneticilerine sağlık sisteminde bulunan çeşitli kuruluşlarca büyük ihtiyaç duyulmakta ve üst düzey yönetim kadrolarına profesyonel hastane yöneticileri atanmaktadır. Ülkemizde ``Kamu Hastane Birlikleri Yasası'' öncesinde sağlık kuruluşlarında yönetim faaliyetleri, tıp fakültelerinde yönetim alanında herhangi bir eğitim almayan hekimler tarafından yürütülmekteydi. Bürokrasi modelinin getirdiği merkeziyetçi yapının yanında hekimler tarafından yönetilen, işletmecilik ilkelerinin uygulanmadığı kamu hastanelerinde kıt kaynakların etkin, verimli kullanılması eşit ve kaliteli sağlık hizmeti sunumlarında sorunlar görülmekteydi.Dünya'da kamu sektöründe hakim olan aşırı merkeziyetçi bürokratik geleneksel kamu yönetimi anlayışının getirdiği sorunlara çözüm amaçlı, 1980' li yıllarda yeni paradigmalar doğmuştur. Yeni Kamu Yönetimi anlayışı olarak yayılan akımın, Türk Kamu Yönetimi ve Türk Sağlık Sistemini de etkilediği son dönem yapılan reform hareketleri ve yasa tasarılarında görülmektedir. Kamu Hastaneleri açısından en önemli gelişme ise, yeni kamu yönetimi anlayışının önerdiği ``yerinden yönetim'' ve ``profesyonel yönetim ve yönetici'' ilkeleri çerçevesinde, Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarıdır.Kamu Hastane Birlikleri ile birlikte hastaneler kendi gelir-giderini düzenleyen, personelini istihdam eden, rekabet eden özerk işletmeler haline dönüştürülmesi öngörülmüştür. Böylelikle hastanelere çağdaş işletmecilik ilkelerini içeren yönetim sistemi ile hastanelerimizde daha önce uygulanma fırsatı bulunmayan finansal yönetim, pazarlama yönetimi ve insan kaynakları yönetimlerinin uygulanması zorunluluğunu getirmiştir. Kamu hastanelerinin özerkleştirilmesi olarak adlandırılan bu durum tüm bu konularda hastane yönetimine dair özel eğitim almış profesyonel hastane yöneticilerine olan ihtiyacı özerkleşme öncesi döneme göre daha da arttırmıştır.Çalışmada yasa öncesi profesyonel hastane yöneticisi ihtiyacı ile sonrasında artan profesyonel hastane yöneticisi ihtiyacı değerlendirilip çeşitli tespitlerde bulunulmuş, özerkleşme döneminde yapılacak yönetici atamalarında bu hususların dikkate alınması konusunda önerilerde bulunulmuştur.Aranacak Kelimeler: Profesyonel Yönetici, Hastane Reformları , Yerinden Yönetim
Organizational commitment and work-related cultural values: The case of Turkey and Kazakhstan
The endless change efforts by organizations in order to provide effectiveness and efficiency under highly unpredicted business environment, rapid technological change and process of globalization created the workforce which instead of being loyal and performing better than it is expected has lost their trust on organizations. Such a tendency occurs worldwide, therefore, in order to understand commitment entirely, there is need for value systems in which processes and mechanisms operate to be discovered. On the whole, the term culture includes factors such as: values, beliefs, norms, traditions, customs, ideas, arts, skills and language of particular group. Accordingly, cross-cultural researches deal with differences of those factors with regard to economic, political, social and legal frameworks.Organizational commitment and work related cultural values are examined in case of Turkish Republic and Republic of Kazakhstan, which are representatives of Turkic culture and have strong linkages from cultural point of view. Data of 381 workers from banking and manufacturing industries are used and commitment trends in relation to cultural value patterns are analyzed in the study.Keywords: Organizational commitment, Culture, Turkic culture, Turkey, Kazakhstan.
The impact of ownership structure on earnings management through available for sale securities: An assessment ofIAS 39 in Turkish banking industry
This study mainly aims to analyze the impact of ownership structure; anattribute of corporate governance; on bank earnings management by the use offair value accounting rules. The discretionary use of the fair value accountingrules for Available for Sale Securities (AFS) according to IAS 39 is analyzed.Earnings management is measured by the frequency distribution and specificaccrual approaches. The findings suggest that, Turkish Banks manage earningsto avoid reporting losses through the timing of realized gains of AFS.Additionally, ownership structure significantly affects earnings managementbehavior of banks in Turkey. Specifically, the existence of foreign and domesticinstitutions as multiple large shareholders in the ownership structure,constrains earnings management practices of Turkish Banks, however ultimatecontrol by foreign shareholders increases earnings management.
Ticari bankalar ile katılım bankalarının kârlılık performanslarının topsis yöntemi ile karşılaştırılması
Ülke ekonomilerinin sağlıklı gelişebilmeleri için bankacılık sektörünün etkin bir şekilde faaliyet göstermesi gerekir. Etkinlikten kastedilen bankaların daha kârlı ve krizden minimum etkilenir düzeyde önlemler alabilecek şekilde bir yapıya sahip olmasıdır.Bu çalışmada; katılım bankacılığı ve ticari bankacılık kavramlarının neler olduğuna, bu kavramların içeriklerine ve detaylarına değinildikten sonra Türk bankacılık sektörünün kârlılık performansları kıyaslanmış ve bunun için 4?ü katılım 4?ü ticari banka olmak üzere toplam 8 bankanın kârlılık performansları ölçülmüştür. Bu ölçüm 2003-2011 yılları arasını kapsamaktadır. Bu ölçüm yapılırken öncelikle katılım bankaları ve ticari bankaların bilanço ve gelir tablolarından veriler elde edilmiştir. Bu veriler bu analizde kullanılacak rasyoların ölçümü için gereklidir. Analizde kullanılan rasyolar: aktifin kârlılığı, özkaynakların kârlılığı, özkaynaklar / toplam aktif, net faiz (kâr payı) geliri / toplam aktif, vergi öncesi kâr / pasif toplamı, takipteki krediler / toplam krediler, toplam krediler / toplam aktif. Bu rasyolar bulunduktan sonra Topsis yöntemiyle performans puanları hesaplanmış ve birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Analiz sonucunda tüm yıllar irdelendiğinde performansı en yüksek çıkan bankalar Bank Asya ve Finansbank?tır. Performansı en düşük çıkan banka ise Bank Mellat?dır. Tüm bankaları incelersek; katılım bankalarının ticari bankalardan daha yüksek performans skorlarına ulaştıkları ve daha kârlı oldukları sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ticari Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Topsis Yöntemi
Finansal bilgi sisteminde veri madenciliği teknolojisinin kullanılması: Borsa İstanbul üzerine bir uygulama
Veri madenciliği teknolojisi giderek popüler hale gelen yeni bir teknolojidir. Veri madenciliği geçmiş verilere dayanarak gelecek hakkında tahminlerde bulunur. İşletmeler için bilgiyi elde etmek, pahalı, riskli ve zaman alıcıdır. Veri madenciliği teknolojisini kullanan işletmeler önemli rekabetçi avantaj elde ederler. Çalışmada, Borsa İstanbul?da, veri madenciliği teknolojisine hazır oluşluk ve kullanım derecesi incelenmektedir. Bununla birlikte, veri madenciliği teknolojisini anlama, algılama düzeyi araştırılmaktadır. Analiz SPSS ile gerçekleştirilmiştir. İmalat sanayi ve mali kuruluşlar çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan birincil verileri elde etmek için survey yöntemi ve anket tekniği kullanılmaktadır ve araştırma bulguları değerlendirilmektedir. Teknolojik, örgütsel ve insan kaynakları faktörleri, veri madenciliği teknolojisinini kullanma ya da kullanmama kararını vermede önemli rol oynamaktadır. Veri madenciliği teknolojisini kullanma yeteneğinin, finansal bilgi sisteminin performansını arttıracağı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Veri Madenciliği, Bilgi Sistemleri, Finansal Bilgi Sistemi
Üretim sektöründe son mamül kalitesinin iyileştirilmesinde Altı Sigma ve Kaizen uygulamalarının etkileri
Günümüz dünyasında söz sahibi olan ve küresel ölçekte rekabet edebilen işletmelerin mantığını anlamak, "kalite" kavramından geçmektedir. Kalite kavramı; rekabet gücünü arttırmak isteyen işletmeler için, küreselleşmeyi farklı boyutlara taşıyan bu yeniçağda, oldukça önemli bir unsur haline gelmiştir. Global dünya şirketleri son yıllarda Altı Sigma ve Kaizen gibi metotları süreçlerinde kullanarak, faaliyet gelirlerinde önemli kazançlar elde etmektedir. Süreç mükemmelliğini hedefleyen bu kalite metodolojileri, uygulayan kuruluşlara karlılık, verimlilik ve pazar payı artışı sağlarken, sınıfının en iyi olma fırsatını sunmaktadır.Altı Sigma, müşteri istek ve gereksinimleri ile uyumlu ürün veya hizmet üretebilmek için geliştirilmiş, üretim süreçlerindeki değişkenliğin azaltılması yoluyla süreç kalitesinin iyileştirilmesini hedefleyen önemli bir kavramdır. Kaizen ise baş döndürücü gelişme ve değişimlere rağmen yenilikçi bir anlayışla ve küçük adımlarla kaliteyi arttırma yöntemidir. Altı Sigma ve Kaizen Metodolojileri insan faktörüne değer vererek, kurumlarda bulunan her seviyeden çalışanı kaliteyi arttırma sürecine dahil eder ve bir kurum kültürü oluşturmayı amaçlar. Bu sayede hem kurum, çalışanlarının iş verimliliğini arttıracak; hem de çalışanlar dahil oldukları sistemdeki rollerini benimseyerek, kurumun bir parçası olabileceklerdir.Bu çalışmada, Toplam Kalite Yönetimi (TKY) kapsamında uygulanan Kaizen ve Altı Sigma teknikleri incelenmiştir. Ülkemizde üretim sektöründe önde gelen ve proseslerinde bu teknikleri uygulayan iki kuruluşun bu konulardaki uygulamaları analiz edilmiştir. Bu analizlerin sonucunda Kaizen ve Altı Sigma teknikleri doğru şekilde uygulandığında kalite kayıplarının yok edilmesi ve verimliliğin arttırılması gibi başarılı sonuçlar sağladıkları görülmüştür. Bu çalışma ile son mamül kalitesini iyileştirmek için Altı Sigma ve Kaizen metotlarını uygulamak isteyen işletme ve kuruluşlara yararlı olabilecek, yönlendirici bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Altı Sigma, Kaizen, Üretim, Kalite İyileştirmesi, TKY
İç denetimde dış kaynak kullanımı (outsourcing): İMKB ? 100 endeksinde işlem gören şirketler üzerinde bir araştırma
İç denetim faaliyetleri işletmelerde yönetim kontrollerinin önemli bir unsurudur. Yönetimin ihtiyaç duyduğu bilgileri güvenilir bir şekilde sağlamaya yönelik olarak yerine getirilen iç denetim faaliyetleri, günümüz işletmelerinde oldukça önem kazanan bir rol üstlenmiştir. Üstlendiği bu rol kapsamında iç denetim faaliyetleriyle, işletmelerin hedeflerine ulaşmasına değer katma amacı güdülmektedir. Geleneksel olarak işletme içinde kurulan bir iç denetim birimi kapsamında işletmenin kendi personeli olarak görevlendirilen iç denetçiler tarafından yerine getirilen iç denetim faaliyetleri, dış kaynak kullanımı ile işletme dışında hizmet veren muhasebe ve denetim meslek elemanları tarafından da yürütülebilmektedir.Yeni Türk Ticaret Kanun Tasarısı'nın yasalaşması halinde, uygulamasında artış yaşanacağı beklenen iç denetimde dış kaynak kullanımına yönelik, çeşitli alanlarda faaliyette bulunan Türkiye'deki şirketlerin bakış açılarının ne yönde olduğunun bilinmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada İMKB ? 100 endeksinde işlem gören şirketlerin iç denetimde dış kaynak kullanımına yönelik bakış açıları değerlendirilmiştir.İç denetim faaliyetlerinin işletme içinden sağlanmasında etkili olan faktörler ile dış kaynak kullanımına neden olan faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi ve dış kaynak kullanım faktörlerinin iç denetimin etkinliğine ne yönde etki ettiğini bir model yardımıyla belirleme amacı güdülen bu çalışmada, İMKB ? 100 endeksinde işlem gören 56 şirket üzerinde anket yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre iç denetim faaliyetlerinin işletme içinden sağlanmasına etki eden, ?personel faktörü?, ?güvenlik ve maliyet faktörü?, ?yetkinlik faktörü? ve ?kontrol ve değerleme faktörü? olmak üzere dört temel faktör olduğu tespit edilmiştir. İç denetim faaliyetlerinin dış kaynaklardan sağlanmasına neden olan ?niteliksel faktör? ve ?temel faktör? olmak üzere toplam iki faktör olduğu belirlenmiştir. İç denetimin etkinliği açısından, niteliksel faktörün iç denetimde dış kaynak kullanımına etki ettiği ancak temel faktörün ise istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etki etmediği ortaya konulmuştur. Dolayısıyla İMKB ? 100 endeksinde işlem gören şirketlerin dış kaynak kullanımına yönelik iç denetimin etkinlik artışına ?niteliksel faktörün? yani iç denetimin niteliklerinde ortaya çıkabilecek iyileşmelerin neden olacağı düşüncesinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Halka arzlarda kâr tahmini ve hisse senedi performansı ilişkisi: İ.M.K.B. uygulaması
Sermaye piyasası düzenlemelerinin en temel amaçlarından birisi, yatırımcıların tam ve zamanında bilgilendirilmesi ile firmalar ve piyasalarla ilgili belirsizliğin azaltılmasıdır. Böylece yatırımcının hileli ve yanıltmalı davranışlara karşı korunması sağlanır. Yöneticiler ve potansiyel yatırımcılar arasındaki bilgi asimetrisi, yeni bir halka arza katılıp katılmama konusunda karar aşamasında olan yatırımcılar için temel bir belirsizlik kaynağıdır. Bu durumlarda yatırımcılar, yöneticiler tarafından ilk halka arz izahnamelerinde açıklanan bilgilere güvenmek durumunda kalmaktadırlar. Rasyonel yatırımcıların yatırım kararlarını, izahnamelerdeki sınırlı bilgilere göre verecekleri varsayılır. Rasyonel yatırımcıların bu kararları, piyasadaki menkul kıymetlere olan talebin yönünü ve dolayısıyla da fiyatlarını etkileyecektir. Bu noktadan hareketle, izahnamelerde açıklanan bilgilerin doğruluğu hem halka arz yatırımcısına sunulan bilginin kalitesi hem de halka arza konu menkul kıymetin ihraç sonrası performansının bir göstergesi olarak alınabilir.Bu çalışmada, Türkiye'de halka arz olan firmaların ilk halka arz izahnamelerinde gelecek dönemlere ilişkin kâr tahmini açıklama eğilimleri ve açıklanan kâr tahminlerinin doğruluğunun hisse senetlerinin performansına etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, 1998-2007 yılları arasında halka arz olmuş 82 firma değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada, Türkiye'de halka arz firmaları açısından; ilk halka arz izahnamelerinde kâr tahminlerini açıklama eğilimlerine etki eden faktörleri belirlemeye yönelik 6 hipotez test edilmiştir. Araştırmada ayrıca, izahnamelerde açıklanan kâr tahminlerinin doğruluğuna etki eden faktörleri belirlemeye yönelik 7 hipotez test edilmiştir. Bunların dışında, ilk halka arz izahnamelerinde kâr tahminleri açıklama eğilimlerinin ve açıklanan kâr tahminlerinin doğruluğunun hisse senetlerinin kısa ve uzun dönem performanslarına etkisini belirlemek amacıyla 4 ayrı hipotez test edilmiştir. Araştırma sonucunda bu 17 hipotezden 4 tanesi kabul, 13 tanesi ise reddedilmiştir.
Araç rotalama problemlerine genetik algoritma yaklaşımı: Bir gıda dağıtım firması uygulaması
Firmaların küresel pazar koşullarında rakipleriyle rekabetinde en önemli rolü müşteri memnuniyeti oynamaktadır. Firmalar müşterilerini memnun edebilmek için etkili ve hızlı servis yapmak zorundadırlar. Lojistik kavramının en önemli parçası olan araç rotalama problemi firmaların en çok sorun yaşadığı problemlerden biridir. Öte yandan, literatürde genişçe yer alan Araç Rotalama Problemlerinin (ARP) çözümünde son yıllarda sezgisel ve meta sezgisel yöntemlere başvurulmaktadır. Müşteri sayısının artmasıyla karmaşıklaşan problemlere en iyi ya da yakın çözümü en kısa zamanda bu yöntemler bulmaktadır. Evrim teorisinden esinlenilerek geliştirilen Genetik Algoritma (GA), uygulamasının kolay ve karmaşık matematiksel formüller içermemesinden dolayı tercih edilen yöntemlerden biridir.Bu çalışmada Trabzon'da faaliyet gösteren gıda sektöründeki bir dağıtıcı işletmenin, müşteri grubunda yer alan büyük marketlere ürün dağıtımı için araç filolarının kullandıkları en uygun rotanın belirlenmesi ve önerilen rotanın maliyetinin en küçüklenmesi amaçlanmıştır. Problemin çözümde, meta sezgisel çözüm yöntemlerinden olan genetik algoritma tekniği kullanılmıştır. Söz konusu işletmenin, hizmet ettikleri müşterilerinin konumları, dijital ortamda belirlenip birbirleriyle olan uzaklıkları hesaplanmıştır. Daha sonra geliştirilen genetik algoritma modelinin önerdiği çözümle araç filolarının izledikleri rotalar bir haftalık verilerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlarla mevcut sistem karşılaştırılmış ve önerilen modelin firmanın bir haftalık toplam yol mesafesini % 14,5 oranında iyileştirdiği tespit edilmiştir.