Dokuz Eylül University
Discipline

Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

93

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türk bayraklı gemilerin gemiadamları donatımında yer alan asgari ilkelerin incelenmesi

Bu çalışmada, Türk Bayraklı gemilerin gemiadamları donatımında yer alan asgari ilkelerin incelenmesi amacıyla; gemiadamları donatımı ile ilgili ulusal mevzuatımız ile uluslararası mevzuatlar karşılaştırılması yapıldı. Türk Bayraklı 181 adet gemiden, Gemiadamı Donatımı Asgari Emniyet Belgeleri ile personel listeleri örnekleri alınarak karşılaştırıldı. Denizcilik işletmeleri insan kaynakları müdürleri ile gemiadamları donatımında yer alan asgari ilkelerin önem dereceleri belirlenerek AHS metodu ile değerlendirildi. Çalışma sonucu; çalışma koşulları ile ilişkili ve gemi ile ilişkili kriterlerin %42,9'luk ve şirket ile ilişkili kriterlerin %14,3'lük bir öneme sahip olduğu bulundu. Ayrıca Türk Bayraklı gemiler için düzenlenen Gemiadamı Donatımı Asgari Emniyet Belgesinin, uluslararası gereklilikleri karşılamadığı görülmüştür.

Mehmet Yahşi
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yolcu gemisi kazalarında insan faktörü analizi

Teknolojik gelişmelere ve yapılan yasal düzenlemelere rağmen yolcu gemisi kazaları insan hatası kaynaklı olarak meydana gelmeye devam etmektedir. Bu kazalar yıkıcı boyutta can ve mal kaybını beraberinde getirdiği için kazaya etkiyen insan faktörü kaynaklı nedenlerinin tespit edilmesi ve önlenmesi çok önemlidir. Bu çalışmada, 1991-2015 yılları arasında yolcu gemilerinde meydana gelmiş 70 çatma/çatışma ve 51 karaya oturma kazasına ait soruşturma raporu incelenmiştir. Kazalarda insan faktörü kaynaklı nedenlerin tespit edilmesi için son yıllarda literatürde sıklıkla uygulanmış olan İnsan Faktörü Analizi ve Sınıflandırma Sistemi (HFACS) metodu kullanılmıştır. Yapılan çalışmada, yolcu gemilerinde meydana gelen çatma/çatışma ve karaya oturma kazalarında insan faktörünün analizinde kullanılmak üzere özelleşmiş bir HFACS-PV modeli geliştirilmiştir. İncelenen kazalarda çevresel faktörlerin, emniyetsiz eylemleri hazırlayan ön koşulların ve gemideki takım üyeleri tarafından yapılan emniyetsiz eylemlerin en önemli kaza tetikleyicileri olduğu tespit edilmiş; kazaların önlenmesinde personel seçim ve görevlendirme kriterlerinin önemine vurgu yapılmıştır. Bunun yanı sıra şirket içi ve gemi içi eğitim ve denetimlerin emniyetsiz eylemlere zemin hazırlayan ön koşulların oluşmasını engelleyebileceği tespit edilmiştir. Kazaların önlenmesi için öncelikle; personel eğitimine, şirkette ve gemide emniyet kültürünün yerleştirilmesine odaklanılması tavsiye edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yolcu gemisi kazaları, deniz kazalarında insan faktörü analizi, İnsan Faktörü Analizi ve Sınıflandırma Sistemi, HFACS-PV

Serdar Yıldız
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

ISO 9001:2015 kapsamında denizcilik eğitimi veren okullarda risk yönetimi ve modellemesi: Karadeniz Teknik Üniversitesi uygulaması

Dünya ticaretinin büyük kısmının denizyolu ile yapılması, artan gemi sayısına paralel olarak yeterlikli gemiadamı ihtiyacını da gün geçtikçe arttırmaktadır. Yeterlikli gemiadamı yetiştirmek ve gemiadamı eğitiminde bir standart oluşturulması amacıyla STCW sözleşmesi IMO tarafından 1978 yılında hayata geçirilmiştir. STCW Kodu kural A-I/8 hükümleri uyarınca, eğitim veren kurumlar, kalite standartları sistemi kullanarak eğitim, eğiticiler ve eğitim kurumundaki ekipmanların standartlara uygunluğunu kanıtlamak zorundadır. ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi ile risk yönetimi yapılarak kurumun ileride karşılaşabileceği zorlukları ve fırsatları değerlendirmesi ile buna önlem alması oluşacak kayıpları en aza indireceği düşünülmektedir. Denizcilik eğitimindeki STCW'nin getirdiği zorunluluklardan biri olan eğitim kurumunun sağlaması gerektiği asgari ekipman sayısı ve eğitici bilgileri düzenli olarak dış denetçiler tarafından kontrol edilerek idareye bildirilmektedir. Bu çalışmada STCW eğitim gereklilikleri ve ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi risk temelli düşünce konuları birleştirilerek, denizci eğitim kurumları için model oluşturulması amaçlanmıştır. Bu modelleme ile denizcilik eğitimi veren kuruluşların STCW şartlarını sağlaması ile ilgili yapılan denetim öncesi ekipmanların yeterliliği ile ilgili risk değerlendirmesi yapılabilmesi amaçlanmıştır. Bu sayede, denetim öncesi yapılan iç tetkik ile karşılaşılacak riskler ortaya çıkartılmış olacaktır. Veri setindeki maddeler ile risk etki ve önem derecelerine göre matris oluşturulmuş olup, 4 ana başlık altında gruplara ayrıştırılarak, oluşturulan matris, Matlab programında yazılarak modellenmiştir. Elde edilen model KTU, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü'nde uygulanarak riskler belirlenmiştir.

ISO
Davut Pehlivan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Geminin taşıdığı yük miktarına göre en uygun gemi hızının ve yakıt tüketiminin belirlenmesi: Ro-Ro gemileri üzerine bir uygulama

Gemilerin yakıt tüketimi, ticari gemileri ekonomik ve çevresel boyutta etkilemektedir. Operasyon maliyetlerinin yarısından fazlasını oluşturan yakıt giderlerinin azaltılması gemi işletmecileri için büyük önem arz etmektedir. Çevresel açıdan bakıldığında ise, günümüzde ticari gemilerin büyük bir çoğunluğu gemi sevkinde ağır yakıt (HFO) kullanmaktadır. Dolayısıyla gemi yakıtlarından kaynaklı emisyon değerlerinin çevreye verdiği zararlar da fazladır. Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) gemi yakıtlarından kaynaklı emisyonlar için yaptığı düzenlemeler de küresel denizcilik sektöründe dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu düzenlemelere uyulmaması durumunda da gemi işletmecilerini ciddi para cezaları beklemektedir. Gemi yakıtlarının ekonomik ve çevresel handikaplarını ortadan kaldırmak için, yakıt tüketimine etki eden en önemli faktör olan gemi hızının optimum seviyede tutulması gerekmektedir. Bu çalışmada, düzenli denizyolu taşımacılığı yapan bir denizcilik şirketine ait iki kardeş (sister) Ro-Ro gemisinin 2015 yılı günlük sefer verileri incelenmiştir. Toplamda 236 adet olan bu veriler; geminin günlük hızı, yakıt tüketimi, balast miktarı, taşıdığı yük miktarı, deniz ve hava şiddetleri gibi hıza etki eden parametreleri içermektedir. Bu veriler incelenerek yapay zeka optimizasyon tekniklerinden Genetik Algoritmalar tekniği vasıtasıyla, geminin taşıdığı yük miktarına göre optimum hızlar bulunmuştur. Bulunan hız değerleri incelenerek, gemi üzerinde uygulanabilirliği yorumlanmıştır.

Selim Baştürk
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk gemiadamlarının mobbing algısı üzerine bir çalışma

Gemiadamları meslek yaşantısı boyunca kötü hava ve deniz koşulları, uygunsuz çalışma ortamı, yoğun iş temposu, armatör baskısı gibi faktörlerle sürekli yüz yüze kalabilmektedir. Bu koşullar gemi adamlarının mesleki sürekliliğini olumsuz etkileyerek deniz yaşantısını kısa sürede sonlandırmasına sebep olabilir. Gemi adamlarının meslek yaşantılarını etkileyen önemli sorunlardan biride mesleki mobbinglerdir. Gemilerde uygulanan yıldırıcı davranışlardan dolayı iş tatminsizliği oluşur ve mobbinge uğrayan personelin gemideki verimliliği düşebilir. Mobbing sonucu Gemide iletişim ve iş birliği azalır. Ayrıca Mobbing uygulamalarına maruz kalan bireylerin gemileri terk etmesi nedeniyle gemilerde tecrübe kaybı yaşanabilir. Uluslararası denizcilik örgütü IMO'nun ana hedeflerinden biride denizcilik mesleğini mesleğe yeni giren gemiadamlarına cazip hale getirmektir. Dolayısıyla bu gemi adamlarının maruz kaldığı sorunların belirlenmesi gerekir. Bu amaçla çalışmada gemiadamlarının mobbing algı düzeyi incelenmiştir. Mobbing uygulamalarının analizi için Leymann psikolojik terör ölçeği (LIPT) anketi kullanılmıştır. Çalışma Türk gemiadamı ehliyetine sahip 221 kişiye uygulanmıştır. Anket verilerinin değerlendirilmesi için SPSS 23 programı kullanılmıştır. Ayrıca, bu araştırmada gemiadamlarının gemilerde maruz kaldıkları mobbing uygulamaları ortaya konulmuş ve tavsiyelerde bulunulmuştur.

Orçun Gündoğan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Van Gölü üzerinde kent içi yolcu taşımacılığı simülasyonu ve planlanması

Son yıllarda çeşitli sebeplerden dolayı sayısı hızla artan kent kitlelerikent içi ulaşım altyapılarında kapasite ve kalite açısından önemli bir baskı oluşturmaktadır. Bu sebeple kent içi ulaşım altyapılarında ulaşım seçeneği sayısının ve kalitesin yükseltileceği yatırımlar önem arz etmektedir. Simülasyon yazılımları ise ulaşım altyapısı gibi büyük maliyetli yatırımların yapılabilirliğinin araştırılmasında planlamacılar için kolaylıklar sağlamaktadır. Bu çalışmada Van Gölü üzerinde yolcu taşınması seçeneği güncel durumda tek alternatif olan karayoluna karşı yolculuk zamanı ve maliyet kriterleri açısından değerlendirilmiştir. Öncelikle Van ili kent içi ulaşım altyapısı yerinde incelenmiş ve karayolu araçlarının gün içinde yolcu taşıma kapasiteleri belirlenmiştir. Ardından, hesaplanan bu kapasitelerden belli oranlarındaki yolcular oluşturulması planlanan denizyolu ulaşım seçeneği için oluşturulan simülasyon modelinde denenmiştir. Bu amaçla 12 farklı deney ile her deney için 60 farklı senaryo oluşturulmuş ve sonucunda gemiler için en uygun rota seçenekleri, yolcular için en uygun yolculuk zamanları ve ortaya çıkan işletme maliyetleri belirlenmiştir. Simio® simülasyon yazılımından elde edilen denizyolu değerleri ile yine karayolu ulaşımı için oluşturulan simülasyon modelindeki sonuçlar ilgili destinasyonlararasında oluşan 4 farklı ulaşım seçeneği dahilinde göre karşılaştırılmıştır. En anlamlı sonuç, Edremit merkez ilçesi ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsü arasında 43,58 dakika farkla denizyolunun karayoluna üstün gelmesi olmuştur. Yine bu hat üzerinde belediye otobüsleri sadece ₺2723,59 farkla denizyolundan daha az bir işletme maliyetine sahip olmuştur.

Mustafa Samet Çetin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde denizcilik eğitiminin STCW 78 sözleşmesine göre incelenmesi

Ülkemizde her seviyede faaliyet gösteren eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı denetimi altındadır. Ancak denizcilik uluslararası meslek olması nedeni ile eğitiminin de bazı istisnaları bulunmaktadır. Dünyada denizcilik eğitimi veren okulların sahip olması gereken asgari standartlar Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirlenmiş ve model kurs programları ile üye devletlere duyurulmuştur. Ülkemizde denizcilik eğitiminin belirlenen standartlara göre yürütülmesini sağlamak ve denetimlerini yapmak Denizcilik Müsteşarlığı koordinesinde, Yükseköğretim Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan oluşan bir kurula bırakmıştır. Denetimlerde denizcilik programlarına kabul edilecek öğrenciler için başta sağlık olmak üzere eğitim müfredatı, ders araç gereçleri, eğitimcilerin yeterlilikleri ve diğer hususlara bakılmaktadır. Bu yüksek lisans tezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, ara kademe meslek elemanı yetiştiren ortaöğretim kurumlarımızdan olan denizcilik meslek liselerinin, bulundukları il ve ilçeler, eğitim müfredatları, meslek öğretmeni norm kadrosu ve yeterlilik durumları incelenerek, ortaöğretim seviyesinde verilen denizcilik eğitiminin STCW 78 sözleşmesine uyumu irdelenmiştir.

Denizcilik eğitimi
Ahmet Özdöner
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türk limanlarına yönelik boş konteyner sorununun araştırılması

Konteyner ta?ımacılığı günümüz denizciliğinde sıvı yükler dı?ındaki yüklerde en fazla tercih edilen ta?ıma türüdür. Dünyadaki genel kargo yüklerinin % 95?i güvenilir, ucuz ve bir defada çok miktarda yük ta?ınabilmesi nedeniyle konteynerlerle ta?ınmakta olup, denizyolu ile gerçekle?tirilen uluslararası ticaret hacmi, her geçen gün süratle artmaktadır.Çe?itli istatistikler dünya çapında konteyner sayısının 2001 yılında 16 milyon TEU, 2004 yılında 18,8 milyon TEU, 2005 yılında 21 milyon TEU olduğunu göstermektedir. 2010 yılında ise bu rakamın 25 milyon TEU? nun üzerinde olduğu bilinmektedir. Artan konteyner sayıları da dünya limanlarının birçoğunda özellikle depolama, ta?ıma, bo? konteynerlerin yeniden konumlandırılması, liman operasyon sahalarının ciddi ölçüde daralması gibi sorunlara yol açarak liman performanslarını olumsuz yönde etkilemektedir.Bu çalı?ma ile son yıllarda gündemde olan bo? konteyner yönetimi konusu ele alınmı?tır. Ülkemizin konteyner ticaret hacminin % 80?ini olu?turan Gemport, Haydarpa?a, ?zmir, Kumport, Marda?, Marport ve Mersin limanlarının konteyner giri? çıkı? istatiksel verileri değerlendirilmi?tir. Liman otorite ve yetkilileri ile konuyla ilgili olarak görü?me ve mülakatlar yapılmı?tır. Yapılan çalı?manın sonucunda incelenen limanlardan Haydarpaşa ve Kumport limanları dı?ındaki limanlarımızda bo? konteyner yığılmasının yaşanmadığı görülmüştür. Genel olarak ülkemiz konteyner limanlarında bo? konteyner sorununun yaşanmadığı fakat gelecekte ya?anması muhtemel bir risk olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bo? Konteyner, Bo? Konteyner Sorunları, Türkiye.

Ünal Özdemir
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Konteyner gemilerinin karaya oturma kazalarında insan faktörü analizi

Dünya denizyolu taşımacılığında konteyner taşımacılığı önemli bir paya sahiptir. Konteyner gemileri çoğunlukla modern, gelişmiş cihazlar ile donatılmış yeni inşa edilmiş gemiler olmalarına rağmen deniz kazaları yaşanmaya devam etmektedir. Deniz kazalarının önemli bir oranı karaya oturma kaza türüne aittir. Çalışma kapsamında Uluslararası Denizcilik Örgütü, Bütünleşik Küresel Deniz Taşımacılığı Bilgi Sistemi verileri ile uluslararası ve ulusal çerçevede kaza araştırması yapan, raporlayan ülkeler ve ilgili kuruluşların hazırladığı 1993-2010 yıllarına ait kaza raporları incelenmiştir. Bu amaçla çalışmanın genel bilgiler bölümünde gemi, konteyner gemileri, Uluslararası Denizcilik Örgütü, kaza, risk ve insan hatası ile ilgili literatür incelemesi yapılmıştır. Yapılan çalışmalar bölümünde konteyner gemilerinin karaya oturma kaza raporları incelenmiş, kaza nedenleri sınıflandırılarak, kazalarda görülme adetlerine, kazalara katkı oranlarına ve Hata Ağacı Analizi ile Monte Carlo Simülasyonuna göre değerlendirilmiştir. Konteyner gemilerinin karaya oturma kazalarında insan hatası payının % 64,49 kontrol edilemeyen etmenlerin payının % 35,51 olduğu tespit edilmiştir. İnsan hatalarının dağılımı; % 38,58 sefer yönetimi hataları, % 26,02 fiziksel sorunlar, % 23,96 zihinsel sorunlar, % 11,42 ekip yönetimi hatalarıdır. Sonuç olarak insan hatalarının % 50'si insan performansı bozuklukları,% 50'si takım hatalarıdır.

Umut Yıldırım
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Vardiya zabitlerinin yorgunluk ve uykusuzluk hallerinin EEG ve köprü üstü simülatör yardımı ile belirlenmesi

Günümüzde dünya deniz ticaretinin artmasına paralel olarak gemilerin hızlarının artmasıyla birlikte gemiadamlarının çalışma süreleri de artmıştır. Gemiadamlarının yoğun ve stresli ortamlarda çalışmasından dolayı insana bağlı hatalar ve kazalarda artış olduğu bilinmektedir.Bu çalışmada, yakınyol taşımacılığı yapan gemilerdeki vardiya zabitlerinin çalışma ve dinlenme saatleri kapsamındaki uyku ve yorgunluk halleri incelenmiştir. Tam donanımlı köprüüstü simülatör sisteminde yapılan senaryolar dahilinde vardiya zabitlerinde EEG (elektroensefalografi) ölçümleri yapılarak değerlendirilmiştir. Denemelerde elektroensefalografi, polisomnografi teknikleri ve AASM (Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi) uyku skorlama kriterleri ile senaryo kontrol listeleri kullanılmıştır.Yapılan çalışma ile vardiya zabitlerinde seyir vardiyası esnasında uykuya dalma eğilimleri ve yaptıkları hatalar arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. Çalışma saatlerinin fazlalığı ve yoğun çalışma temposunun uykusuzluk ve yorgunluğa bağlı olarak vardiya zabitlerinin hata oranlarını artırdığı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda seyir vardiyasının son saatlerinde hata oranının arttığı gözlemlenmiştir.

Deniz yolu taşımacılığıDeniz yolu taşımacılığıElektroensefalografi+4
Hatice Yılmaz Yüksekyıldız
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon'a yapılması planlanan demiryolunun liman kapasitesine etkisinin araştırılması

Taşıma türleri arasında oluşturulan kombinasyon sayesinde lojistik sektöründe sağlanan katma değer, yeni taşımacılık sistemlerinin gelişimini desteklemektedir. Tüm yük türlerinin taşınması için, değişen dağıtım gereksinimlerine cevap veren intermodal yük taşımacılığı bu gelişimin en önemli sonucudur. Bu çalışma intermodal taşımacılığın en ekonomik iki ayağı olan demiryolu ve denizyolu taşımacılığının kombinasyonu sonucunda Trabzon limanında oluşacak olan yük hacmi incelenmesi amacıyla ele alınmıştır. Samsun Liman'ı örnek kabul edilerek yapılan çalışmada, demiryolunun liman kapasitesine etkisini araştırmak için ilin karayolu ve demiryolu yük taşımacılık miktarları ile birlikte Gayri Safi Yurtiçi Hasılası kullanılarak regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda demiryolu taşımacılığının Samsun liman kapasitesine etkisi yüzde olarak hesaplanmıştır. Trabzon limanı için ise ilin karayolu taşımacılığı miktarları ve Gayri Safi Yurtiçi Hasılası kullanılarak başka bir regresyon modeli oluşturulmuştur. Bu model sonucunda 2025 yılına kadar Trabzon limanı yük tahminlemesi yapılmıştır. Bulunan sonuçlara Samsun limanında hesaplanan demiryolu taşımacılığı etki yüzdesi eklenerek demiryolu olması durumunda Trabzon limanında elleçlenecek olan tahmini yük hesaplanmaya çalışılmıştır. Yapılan analizler sonucunda demiryolu taşımacılığının Trabzon liman kapasitesine büyük derecede etki edeceği hatta 2019 yılı itibariyle limanda elleçlenecek yük miktarının liman tarafından karşılanamayacağı hesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çok Modlu Taşımacılık, Demiryolu Taşımacılığı, Trabzon Limanı, Karadeniz, Deniz Taşımacılığı

Demir yolu taşımacılığıDeniz yolu taşımacılığıLiman planlaması+2
Süleyman Köse
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Denize dökülen ham petrolün yerinde yakma yöntemi ile temizlenmesinde dumanın azaltılması

Giderek kullanımı artan petrol ve türevlerinin nakliyesi, kullanımı veya çıkarılması sırasında oluşabilecek petrol kirliliği, çeşitli müdahale yöntemleri kullanılarak ortadan kaldırılmaya çalışılır. Yerinde yakma tekniği su yüzeyine dökülen petrolün yakılarak yok edilmesini sağlayan bir petrol temizlik yöntemidir. Bu yöntem, yakım sırasında ortaya çıkan siyah dumanın ve kurum üretiminin atmosferik etkileri ve sağlığa zararları dolayısı ile çok tartışılmaktadır. Bu çalışmada, ecopomex® adlı ürün dumanın azaltılması için suyun üzerindeki petrol tabakasına uygulanarak yakım sırasında ortaya çıkan duman miktarı, klasik yakımlar ile karşılaştırılmıştır. Yakımlar video ile kayıt altına alınmış, dumanın en yoğun olduğu anların fotoğrafları gridlenip puanlanıp her yakım için bir duman yoğunluğu ve opaklık değeri oluşturulmuştur. Yakım sonunda tankta kalan petrol miktarları ölçülerek klasik yakım ve ecopomex®?li yakım arasındaki farklılıklar hesaplanmış olup, yanma verimliliği ve yanma oranları hesaplanarak ürünün yanmaya olan etkileri araştırılmıştır. Fotoğraflama ve gözle yapılan gözlem bu ürünün yakım sırasında duman opaklığı ve yoğunluğunda % 70 civarında azalmaya neden olduğunu göstermiştir. Yanmayan ve aynı zamanda adsorber bir sorbent olan ecopomex® uygulanmış yanmalar sonucunda sudan temizlenen toplam petrol miktarlarında % 10 ila % 50 arasında artış tespit edilmiştir.

Ham petrol
Faruk Buğra Demirel
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Gemi elektronik haberleşme sistemlerindeki alarmların etkinlik analizi

Küresel Deniz Tehlike ve Emniyet Sistemi (GMDSS) denizde ortaya çıkabilecek tehlikeli durumlarda tehlikedeki gemi ile arama kurtarma birimleri arasında hızlı ve etkin haberleşme yapılabilmesini amaçlayan bir sistemdir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından 1 Şubat 1999?da Denizde Can Güvenliği Anlaşması (SOLAS) bölüm IV?e dâhil edilerek uluslararası sefer yapan yolcu gemileri ile 300 gros tonaj ve daha fazla gros tonaja sahip tüm gemiler için zorunlu hale getirilmiştir. Tehlikeli sularda gemi seyri, GMDSS sistemi ile birlikte günümüzde geçmişe oranla daha güvenli hale gelse de sistem halen çözülemeyen donanım tasarımı ve operatör yeterliği kaynaklı birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. GMDSS en önemli sorunlarından biri olan yanlış alarmlar gemilerin seyir emniyetini tehdit ederken arama kurtarma birimlerinin gereksiz mesai harcamasına ve yüksek miktarlarda ekonomik maliyetlere neden olmaktadır. Bu çalışmada GMDSS sistemindeki yanlış alarm sorunu araştırılırken arama kurtarma birimlerinin yanlış alarm istatistikleri ve operatör anketi sonuçları istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Farklı bölgelerdeki arama kurtarma istasyonlarının GMDSS haberleşme teknikleri üzerinden aldığı alarmlar incelendiğinde Inmarsat tekniğinde %94,96, Cospas Sarsat tekniğinde %96,6 ve DSC tekniğinde %87,22 oranında yanlış alarm tespit edilmiştir. Farklı ülkelerin arama kurtarma sahalarında almış oldukları yanlış alarmlar arasında yapılan istatistiksel analizler sonucunda yüksek oranda ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu durum dünyanın farklı bölgelerindeki arama kurtarma koordinasyon merkezlerinin ilgili raporlarlarıyla desteklenmiştir. Sonuçlar çerçevesinde sistemin daha düzgün çalışabilmesi için görüşler eklenmiştir.

İdris Turna
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yatların oluşturduğu egzoz gazı emisyonlarının incelenmesi: Turgutreis D-Marin örneği

Gemi makinelerinde kullanılan fosil yakıtlardan kaynaklı emisyonlar gün geçtikçe etkilerini arttırmaktadır. Gezi ve tenezzül amaçlı kullanılan gemi çeşitlerinden olan yatlar da, ana ve yardımcı makinelerinde kullandıkları fosil yakıtlardan dolayı atmosfere aynı emisyonları salmaktadırlar. Yatların ürettiği, insan sağlığına zararlı bu kirleticilerin en yoğun olduğu alanlar marinalar ve çevreleridir. Bu çalışmada, literatürde eksikliği görülen, marinalardaki, tahrik sistemlerinde fosil yakıt kullanan yatların antropojenik emisyon envanterini çıkarmak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla; Türkiye'nin en yoğun yatçılık hareketliliğinin olduğu Bodrum bölgesindeki Turgutreis D-Marin yat limanı seçilmiş ve 2019 yılı 01 Haziran - 31 Ağustos tarihleri arasında marinada 2002 yat hareketinin neden olduğu emisyonlar, yatların seyir ve manevra modlarına göre bottom-up yaklaşımı ve ENTEC emisyon faktörleri kullanılarak her tekne için ayrı ayrı NMVOC, NOx, NH3, CO ve PM emisyonları hesap edilmiştir. Yatların ürettikleri MVOC, NH3, NOx, PM ve CO emisyon miktarları sırası ile 3,099 ton, 0,003 ton, 14,526 ton, 1,896 ton, 15,576 ton olarak hesap edilmiştir. Motor yatların yelkenlilere nazaran atmosfere toplamda 21 kattan daha fazla NMVOC, 30 kat NH3, 11 kattan fazla NOx, 20 katın üzerinde PM10-PM2,5 ve 41 kata yakın CO emisyonu saldığı, bunun yanında motor yatların yelkenli yatlara göre toplamda 19 kat daha fazla emisyon yarattığı yapılan hesaplama sonucu belirlenmiştir.

Mehmet Danacı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gemi Elektronik Seyir Yardımcı Sistemlerine Yönelik Siber Saldırı Riskinin Bayes Ağı Metodu İle Değerlendirilmesi

Siber (bilişim) suçları dünya genelinde en hızlı yaygınlaşan suç şekli olarak değerlendirilmektedir. Maddi ve manevi zararları azımsanmayacak miktarlara ulaşabilecek siber tehditlere karşı endüstrinin her dalında personelin eğitilmesi, risk değerlendirme prosedürlerinin geliştirilmesi, teknolojik yatırımlar gibi önlemler alınmaktadır. Bu çalışma, konunun teknolojik yönüyle analizine dayandırılmış ve gemide kullanılmakta olan elektronik seyir yardımcı sistemlerden Konum Belirleme Sistemi, Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS), Elektronik Harita Gösterimi ve Bilgi Sistemi (ECDIS) ile Otomasyon, Haberleşme, Bilgisayar Sistemi'nin siber saldırıya uğrama olasılıkları incelenmiştir. Bu 4 sistem temel alınarak akademik yayınlara, deneysel çalışmalara, gerçekleşmiş siber olaylara, ilgili kurum ve kuruluşların önerilerine istinaden hazırlanan düğümler ile bir Bayes Ağı oluşturulmuştur. Son yarım yüzyılda kaza analizi de olmak üzere birçok alanda kullanılan Bayes Ağı, olayı (kazayı) meydana getiren faktörler arası ilişkiyi koşullu olasılık yaklaşımı kullanılarak gerçeğe en yakın şekilde ortaya koymaya imkan sağlamaktadır. Koşullu olasılık değerleri 8 tane uzmanın görüşlerine dayandırılmıştır. Yapılan analiz ile en riskli unsurun ECDIS ve Otomasyon, Haberleşme, Bilgisayar Sistemi olduğu anlaşılmıştır. Ekipman ve oluşturulacak sistem altyapısı içeriği konularında gemilerin siber güvenlik durumlarını arttıracak tavsiyelerde bulunulmuştur.

Barış Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dar suyollarında risk değerlendirmesi ve emniyet optimizasyonu

Deniz kazaları boğazlar ve kanallar gibi dar suyollarında yoğun olarak meydana gelmektedir. Gün geçtikçe artan deniz trafiği bu bölgelerde seyir emniyetini tehdit eden riskleri de arttırmaktadır. Meydana gelen deniz kazaları sadece gemi ve yük kaybı değil can kaybı ve çevre felaketlerini de beraberinde getirmektedir. Gelişen teknoloji ile birlikte alınan ilave tedbirlere rağmen kazalarda hedeflenen düzeyde azalış sağlanamamıştır. Bu nedenle dar suyollarında sabit ve değişken risklerin ortaya konması, güncel risk kontrol seçeneklerinin belirlenmesi deniz ticaretinde emniyetin sağlanması ve sürdürülebilirliği için gereklidir. Bu çalışmada, deniz ticaretinin önemli bağlantı noktalarından olan İstanbul Boğazı, Dover Boğazı ve Singapur Boğazı'nda, 2004-2018 yılları arasında meydana gelmiş çatma, çatışma, karaya oturma ve batma kazaları kalitatif ve kantitatif olarak analiz edilmiştir. Analizlerde sırasıyla, Coğrafi Bilgi Sistemleri, İnsan Faktörleri Analizi ve Sınıflandırma Sistemi ve Bayes ağı yaklaşımları kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda incelenen dar suyollarından geçiş yapacak bir geminin değişken koşullara bağlı olarak kaza olasılığını ortaya koyabilen Kaza ağları geliştirilmiştir. Kaza ağlarının ilgili bölgelerde gemi kaptanları ve deniz trafik operatörleri tarafından kullanılması halinde farkındalığın arttırılması ve kazaların azaltılması mümkün olabilecektir. Bu sayede muhtemel can kaybı ve çevre kirliği vakaları da azaltılarak bölgenin deniz trafik emniyetine katkı sağlanabilecektir. Ayrıca çalışma sonucunda dar suyollarında kazaları önlemeye yönelik tedbirler sunulmuştur. İstanbul Boğazı için sunulan tedbirlerin kazalardaki etkinliği Kanıta Dayalı Akıl Yürütme yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Böylelikle tedbirlerin uygulanması halinde etkisinin nasıl olacağına yönelik sayısal bir fizibilite yapılmıştır. Anahtar Kelimeler : Dar Suyolları, İnsan Faktörü Analizi, Bayes Ağı, Coğrafi Bilgi Sistemleri, HFACS, Kanıta Dayalı Akıl Yürütme

Serdar Yıldız
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kimyasal tankerlerin operasyon etkinliğini belirleyen faktörlerin bir analizi

Kimyasal tanker işletmeciliği, operasyonlar sürecinde yaşanan problemler, kimyasal tankerlerin ve kimyasal yüklerin diğer gemilerden ve yük gruplarından farklı yönde oluşan operasyon ve taşıma gereklilikleri ve operasyonların her bir aşamasında emniyete yönelik gereksinimler de dikkate alındığında denizcilik sektöründe oldukça farklı bir konumda yer almaktadır. Bu farklı sektör dinamikleri düşünüldüğünde, kimyasal tanker operasyonlarındaki ana başarı faktörlerini belirlemenin ve değerlendirmenin büyük bir ihtiyaç olduğu görülmektedir. Limanlarda kimyasal tankerlerin geçirdikleri süre ve tank temizleme operasyonları için harcanan süre açısından ağırlıklı olarak değerlendirilen operasyonel etkinlik kavramı kimyasal tanker operasyonlarının ana başarı faktörlerinden birisi olarak değerlendirilmektedir. Operasyonel etkinliğin yanı sıra, diğer başarı faktörleri filo büyüklüğü ve filodaki gemilerin özellikleri, yapılan sözleşmeler ve çoklu taşımacılık olanakları olarak belirtilebilir. Bu faktörlerin geliştirilmesine yönelik gerçekleştirilebilecek her türlü aşama tanker taşımacılığının performansını olumlu yönde etkileyecektir. Bu sebepten dolayı, tanker operasyonlarının ana değişkenlerini de göz önüne alarak, tankerlerin operasyonel etkinliğini belirleyen ana bileşenlerin incelenmesi kimyasal tanker işletmeciliği alanında önemli bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Bu çalışma ana olarak kimyasal tanker işletmeciliği çerçevesinde kimyasal tankerlerin operasyonel etkinliğini belirleyen faktörlerin ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Çalışma aynı zamanda, tank yıkama, yükleme/tahliye ve taşıma olarak belirtilen üç ana aşamadaki operasyonel etkinliği belirleyici faktörleri ortaya çıkarmayı da hedeflemektedir. Çalışmada nitel bir yaklaşım çerçevesinde İstanbul ve İzmir?de bulunan kimyasal tanker işletmeciliği yapan işletmelerdeki operasyon ve filo müdürleriyle yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Örneklemin belirlenmesindeki ana ölçüt operasyon ve filo müdürlerinin kimyasal tankerlerde belirli bir süre çalışmış olmalarıdır. Yapılandırılmış görüşme formu belirlenen alandaki literatürdeki değişkenler ve aynı zamanda araştırmacının operasyonel etkinliğe yönelik kendi değerlendirmesi sonucu elde edilen faktörlere bağlı olarak oluşturulmuştur. Görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular içerik analizi ve betimsel analiz aracılığı ile tartışılmış, değerlendirilmiş ve gelecekteki çalışmalarda kullanılmak üzere ana değişkenler ortaya çıkartılmıştır. Deniz taşımacılığı alanında ana olarak limanların etkinlik ve verimliliklerine bağlı olarak gerçekleştirilen oldukça fazla bilimsel çalışma olmasına rağmen, tankerlerin ve özellikle de kimyasal tankerlerin operasyonel etkinliğine yönelik literatür oldukça kısıtlıdır. Bu alandaki çoğu çalışmanın mühendislik disiplini ağırlıklı operasyonel etkinliği hesaplamaya yönelik çalışmalardan oluştuğu göz önüne alındığında, kimyasal tankerler özelinde operasyonel etkinlik faktörlerinin incelenmesi ve gelecekteki çalışmalar için değişkenlerin ortaya çıkarılması çalışmanın literatüre ana katkısı olarak belirtilebilir. Bu çalışma kimyasal tankerlerin operasyonel etkinliğini belirleyen ana faktörlerin ortaya çıkarılmasını bu alanda önemli tecrübe sahibi uzmanlarla nitel görüşmeler aracılığıyla gerçekleştiren öncü bir çalışma niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Operasyonel Etkinlik, Emniyet, Deniz Taşımacılığı, Kimyasal Tanker

Deniz işletmeciliğiDeniz yolu taşımacılığıDenizcilik+4
Cenk Sakar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Boğazı'nda kılavuzluk hizmeti veren kılavuz kaptan sayısının simülasyon yöntemiyle optimizasyonu

Türkiye?de teknik ? seyir hizmetlerin kuralları Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yayınlanan liman yönetmelikleriyle belirlenmektedir. Ama genellikle belirlenen bu kurallar ampirik yöntemlerle ya da tecrübeye dayalı olarak tespit edilmektedir. Bu tez karar vericilere ve paydaşlara yardımcı olmak amacıyla kılavuz kaptanlık hizmetinin doğru yönetilmesi için dinamik bir simülasyon modeli oluşturulması amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışmanın hedefinde İstanbul Boğazı?nda verilmekte olan teknik - seyir kılavuzluk hizmetinin optimize edilmesi için gerekli insan kaynağının belirlenmesi vardır. Bu amaçla, kılavuz kaptanlık hizmetinin genel hatlarını keşfetmek için kılavuz kaptan örgütüyle yapılan görüşmeler sonrasında kılavuzluk hizmet algoritması oluşturulmuştur. Buna ek olarak simülasyon modelinin geliştirilmesi için istatistiksel veri olarak gemilerin boğaza geliş zamanları, kılavuz hizmeti talep eden gemi sayısı, hizmet süresi, kılavuz kaptan takviyelerinin süreleri, 2010 ? 2011 tarihleri arası boğaz trafiğinin istatistikleri toplanmıştır. Modellemenin sonucu olarak bulunan bilimsel sonuçlar gerçek hayattaki uygulamayla da karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: İstanbul Boğazı, Kılavuz Kaptan, Kılavuzluk, Simülasyon, Optimizasyon.

BenzetimKaptanlarKılavuzluk+2
Emre Uçan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Gemi işletmelerinde gemiadamlarına yönelik ücret yönetim sisteminin analizi: Türkiye'de kurulmuş gemi işletmelerinde bir uygulama

İnsan Kaynakları Yönetimi?nin en önemli fonksiyonlarından birisi de ücret yönetimidir. Ücret yönetim sayesinde işletmeler, işgörenlerin motivasyonunu arttırma, işgörenlerin istihdam sürekliliğini sağlama, onların işletmeye bağlılığını sağlama, nitelikli işgöreni işletmeye çekme ve uzun süreli istihdamını sağlama ve işgörenlerin verimliliğini artırma şansını elde ederler. Bu yüzden işletmeler, ücret yönetimi uygulamaları neticesinde rekabet üstünlüğünü kazanacak, işletmenin amaçlarına hizmet edecek ve maliyetleri istenilen seviyede tutacak bir ücret düzeyi belirlemek durumundadır. Burada ücret, gemi işletmeler için stratejik ve iyi yönetilmesi gereken bir araç ve maliyet kalemi, işgörenler için ise yaşamlarını idame ettirebilmek için elde edilmesi gereken gelir anlamına gelmektedir.Bu çalışmada, Türkiye?de kurulmuş gemi işletmelerinin ücret yönetimi uygulamaları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın temel amacı; gemiadamlarına yönelik ücret yönetim sisteminin incelenmesi ve gemiadamı için toplam ücret paketinin gemi işletmeleri tarafından nasıl oluşturulduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaçla, İnsan Kaynakları Yönetimi ile ilgili literatüründen faydalanılarak yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuş ve 16. Kış Kariyer Günleri kapsamından Fakülteye davet edilen insan kaynakları yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Daha sonra görüşmeler neticesinde elde edilen değişkenler, ücret yönetimi ile ilgili yapılan daha önceki çalışmalar ve uzman görüşlerinden faydalanılarak anket formu oluşturulmuştur. Geliştirilen bu anket formu, Denizcilik Fakültesi 17. Kış Kariyer Günleri kapsamına Fakülteye davet edilen 19 gemi işletmesine ve e-posta ile ulaşılan 7 gemi işletmesine uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, gemi işletmelerinin gemiadamlarına yönelik uygulamaları hakkında önemli bilgilere ulaşılmış, gemiadamı ücret düzeyinin belirlenmesinde hangi unsurların ön planı çıkıp hangi unsurların etkisiz kaldığına ve gemiadamı bireysel ücretinin belirlenmesinde performans değerlendirmesinin ne derece kullanıldığına ilişkin aydınlatıcı bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ücret Yönetimi, Gemi İşletmeleri, İnsan Kaynakları Yönetimi, Gemiadamı

Gemi adamlarıGemi işletmeciliğiÜcret+1
Erkan Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Önde gelen petrol şirketlerinin tanker işleten gemi yönetim firmalarının personel seçim ölçütlerine etkilerinin analizi

Özel bir taşımacılık modu olan denizyolu taşımacılığı alt sektörü olan tanker taşımacılığı dünya ticareti için büyük önem taşımaktadır. Tankerler aracılığı ile taşınan petrol ve türevlerinin gelişen endüstrilerde önemli bir enerji kaynağı olduğu düşünüldüğünde taşınması da vazgeçilmez hale gelir. Petrol ve kimyasal taşımacılığı endüstriler için önemli olmakla birlikte, bu taşınan yükler yapıları ve özellikleri gereği çevre açısından büyük riskler taşımaktadır. Bu riskleri en aza indirmede tanker taşımacılığı yapan firmalar üzerinde bazı yaptırım ve dayatmalar mevcuttur. Bu noktada, dünya petrol endüstrisine yön veren aktörler içinde en önemlisi olan önde gelen petrol şirketleri (MOC - Major Oil Companies) tanker işletmesi yapan firmalar üzerinde bu dayatmaları yüksek oranda hissettirmektedir. Bir işletmenin en önemli unsuru olan insan faktörü üzerinde yapılacak olan yaptırım ve dayatmalar bu risklerin meydana gelme olasılığını en aza indiremede hayati önem taşımaktadır. Buradan hareketle, bu çalışma tanker işleten gemi yönetim firmalarının personel seçim ölçütlerinin belirlenmesinde MOC?ların etkilerinin neler olduğunu ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için Türkiye?de tanker işletmesi yapan ve en geniş filoya sahip 12 firma yöneticileri ile görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler nitel araştırma yöntemleri ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Personel, Tanker İşletmeciliği, Gemi, Yönetim, İnsan Kaynakları, MOC

Deniz yolu taşımacılığıDenizcilikGemi işletmeciliği+4
Remzi Fışkın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Van gölü'nde gerçekleşen kazaların hata ağacı analizi ve denizcilik faaliyetleri

Denizcilik faaliyetleri dünya genelinde yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetler gerçekleştirilirken çatışma, karaya oturma, su alma ve gemi içi kazalar olmak üzere çeşitli kazalar meydana gelmektedir. Meydana gelen kazaların nedenleri kaza raporlarıyla tespit edilip, kayıt altına alınarak ileride gerçekleşmesi muhtemel kazalar için önlemlerin alınmasını sağlamaktadır. İç sularda gerçekleştirilen denizcilik faaliyetleri bölgesel kaldığı ve iç sularda çalışan tekneler küçük boyut ya da küçük tonajlı olduğu için kaza kayıtları ve detaylı raporları nadir bulunmaktadır. Van Gölü, yüz ölçümü olarak Türkiye'nin en büyük gölü olmasına rağmen buradaki faaliyetler bölgesel nitelikte kalmıştır. Son zamanlarda yapılan denizcilik faaliyetlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar ve bölgede kurulan kurum ya da kuruluşlarla göldeki faaliyetlerin kalitesi arttırılmaya çalışılsa da yeteri kadar başarı elde edilememiştir. Bu çalışmada, Van Gölü ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar incelenmiş ve göldeki denizcilik faaliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla gölde gerçekleşen kazaların nedenleri anketler düzenlenerek belirlenmiştir. Belirlenen nedenler "hata ağacı" ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda dikkatsizlik, bilgi eksikliği, aşırı güven, kötü hava koşuları, iletişim cihazı eksikliği gibi etkenlerin kazalardaki temel nedenler olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen nedenlere göre kazaların azaltılması, tekne takiplerinin yapılması ve tekneler arası iletişim sisteminin sağlanması için önerilerde bulunulmuştur.

Deniz kazalarıDenizcilikHata ağacı analizi+1
Bayram Aslan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk donatan işletmelerinin klas kuruluşu seçimlerinde karar verme süreci analizi

Deniz ulaştırması diğer ulaştırma sistemlerine göre daha fazla belirsizliği içerisinde barındırmakta ve bu belirsizlikler gerek sefer, gerekse liman operasyonları esnasında birçok muhatara ve tehlikelere yol açmaktadır. Söz konusu risklerin azaltılması, can ve mal kayıplarının minimuma indirilmesi; ancak deniz ulaştırmasının temel birimi olan gemilerin fiziki durumlarının iyi olması ve eğitimli personel ile bakım-tutumlarının yapılmış olması ile mümkün olabilir. Gemilerin fiziki durumlarının belirlenmesi de, ancak gemilerde denetim ve incelemelerin yapılması; neticesinde bir derecelendirme ve sertifikasyon ile mümkün olmaktadır. Klas kuruluşları bu denetim ve incelemeleri yapan, derecelendirme ve sertifikasyonu gerçekleştiren kuruluşlardır. Günümüzde birçok klas kuruluşunun varlığı, donatan işletmeleri için en uygun klas kuruluşunun seçimi konusunda, daha geniş bir karar alanı sağlamaktadır. Türk donatan işletmelerinin, klas kuruluşu seçimlerinde göz önünde bulundurdukları kriterler ve bu kriterlere atfettikleri değerler, bu noktada önem kazanmaktadır. Türk denizcilik sektöründe faaliyet gösteren, sektör temsilcileri ile yapılan görüşmeler neticesinde bir Türk donatan işletmesinin klas kuruluşu seçerken göz önünde bulundurduğu veya bulundurabileceği kriterler belirlenmiştir. Belirlenen kriterlere göre hiyerarşi oluşturulmuş, çok kriterli karar verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemi kullanılarak alternatifleri de içerisinde barındıran bir anket formu hazırlanmıştır. Anket uygulaması, Türk denizcilik sektöründe faaliyet gösteren, 18 Türk donatan işletmesinin çalışanı ile gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, Türk donatan işletmelerinin, klas kuruluşu seçimlerinde hangi kriterlere daha fazla önem verdikleri ve hangi klas kuruluşlarını daha fazla tercih ettikleri çalışmada ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Katılımcılar tarafından ?IACS üyesi olma? kriteri en önemli kriter olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Klas kuruluşları, Donatan İşletmeleri, Karar verme süreci, Analitik Hiyerarşi Süreci.

Analitik hiyerarşi süreciDenizcilikDenizcilik sektörü+6
Ali Yasin Kaya
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Denizyolu taşımacılığında elektronik konşimento kullanılmasınındeğerlendirilmesi ve bir uygulama

Dünya ticaretinin ana yüklenicisi konumunda bulunan denizyolu taşımacılığında konşimento en önemli belgelerden biridir. Ancak, konşimentoların tahliye limanına zamanında ulaşamaması, çalınması, yıpranması ya da kaybolması gibi durumlar söz konusu olduğunda deniz ticaretin istikrarı açısından önemli sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Aynı zamanda yükleyici ve alıcı arasındaki konşimento iletimindeki gecikmeler demuraj masraflarına da neden olabilmektedir. Bu çalışmada e- konşimentonun deniz ticaretinde uygulanabilirliği üzerine bir araştırma yapılmıştır. Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler, konşimentoların kağıt üzerinden elektronik ortama taşınmasına olanak sağlamaktadır. Bu sayede e-konşimento ile dokümantasyon maliyetlerinin düşürülmesi, belgenin hızı ve kalitesinin yükseltilmesi hedeflenmektedir. Bunun yanında deniz ticaretindeki dokümantasyon farklılıklarının önüne geçilerek, taşımacılık paydaşlarının aynı ortamda buluşturulması ve ticaret hacminin genişletilmesi sağlanacaktır. Buna karşılık, elektronik sisteme karşı oluşabilecek siber saldırılar ve casus yazılımlar ile e-şifrelerin ele geçirilebilmesi tarafların sisteme olan güveni azaltmaktadır. Yapılan uygulama ile konşimentonun elektronik ortamda kullanılmasında hem zamandan tasarruf sağlanarak belgenin hızı ve kalitesinin artırılabileceği hem de maliyetlerde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceği ortaya çıkmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar yük ilgilisi, taşıyıcı, broker ve acenteler gibi pek çok tarafı yakından ilgilendirmektedir.

Deniz yolu taşımacılığıElektronik konşimentoKonşimento+1
Muhammet Mustafa Arıman
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kılavuz kaptanların transfer sürecine ait operasyonel risklerin değerlendirilmesi

Bu araştırmada kılavuz kaptan transfer kazalarında baskın faktörler olan insan ve organizasyon faktörlerinin sistematik bir şekilde belirlenmesi, insan hatası olasılıklarının analiz edilmesi ve transfer sürecinin risk değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, insan hatalarının analizinde gizli ve aktif kusurlar olarak birbirini tamamlayan İnsan Faktörleri Analizi ve Sınıflandırma Sistemi (HFACS) kullanılmıştır. Ayrıca belirlenen insan hatalarının olasılıklarını ve bu hataları tetikleyen performas belirleyici faktörleri ortaya çıkarmak için Başarı Olabilirlik İndeksi (SLIM) kullanılmıştır. Kılavuz kaptan transferindeki insan hatası olasılıkları uzman görüşleri alınarak hesaplanmıştır. Bu çalışmanın hedefi kılavuz kaptan transfer operasyonları riskini azaltmak için insan hatalarını ve olasılıklarını tespit etmektir. Risk değerlendirmesi kısmında kılavuz kaptan transferlerini içeren mevcut kaza raporlarından birliktelik kural madenciliği (ARM) metodu ile anlamlı kurallar ve örüntüler ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın en son aşamasında kılavuz kaptan transfer sürecinde insan hatalarının kazadaki etkilerini ortaya çıkarmak için Bayes ağları yardımı ile modelleme yapılmıştır. Çalışmanın çıktıları ile kılavuz kaptan transfer operasyonundaki muhtemel can kaybı ve yaralanma risklerinin önüne geçilmesi, bu doğrultuda deniz emniyetinin sürdürülebilirliği ve daha emniyetli çalışma ortamının sağlanması konusunda katkı konacağı düşünülmektedir.

Bayes ağlarHFACSRisk değerlendirmesi+1
Muhammet Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk gemiadamlarında mesleki tatmin ile iş bırakma arasındaki ilişkinin incelenmesi

Gemiadamlarının denizlerde uzun yıllar çalışmaması, kısa sürede denizde çalışmayı bırakması denizcilik sektörünün önemli bir sorunudur. Mevcut sorunun kaynağının gemiadamının iş memnuniyetsizliği olduğu düşünülerek bir anket hazırlanmıştır. Anket soruları beşli Likert ölçeğine göre oluşturulmuştur. Yakın kıyısal sefer bölgesinde Türk bayraklı kuru yük gemilerinde çalışan Türk gemiadamlarının meslek tatmini ile iş bırakma arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla araştırmanın hipotezleri kurulmuştur. Anket verileri, SPSS programında ki-kare çapraz tabloları ile incelenmiştir. Soruların güvenirlik değeri incelenmiş ve yüksek derecede güvenilir olduğu belirlenmiştir. Kurulan hipotezlerin doğrulanıp doğrulanmadığı incelenmiştir.Yapılan çalışmada gemiadamının çalıştığı gemiden ayrılma isteği üzerinde yaptığı işin, aldığı ücretin, çalıştığı yerin fiziki şartlarının, kontrat süresinin, izin süresinin, sosyal güvence şartlarının, barındığı kamara koşullarının, yaşam mahallinin, beslenme şartlarının, emniyet şartlarının, gemi ve şirket yönetiminin oluşturduğu memnuniyetin etkili olduğu anlaşılmıştır. Buna karşın terfi imkanının, çalışma arkadaşlarının, haberleşme şartlarının ve yurt içi veya yurt dışı liman şehirlerini ziyaretlerinin oluşturduğu memnuniyetin ise etkili olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca gemiadamının denizde çalışmayı (mesleği) tamamen bırakma isteği üzerinde, yaptığı işin ve ailesine uzak olmasının oluşturduğu memnuniyet düzeyi etkili olurken, sevdiğine uzak olmasının ve mesleki koşullara bağlı memnuniyet düzeyinin ise etkili olmadığı tespit edilmiştir. Sunulan önerilerin ışığında alınacak tedbirlerin, gemiadamlarının iş memnuniyet düzeylerini yükselteceği ve gemiadamı eksikliği sorununa kalıcı bir çözüm bulacağı düşünülmektedir. İş memnuniyet düzeyleri yükselen gemiadamlarının gemiden ayrılma ve mesleği bırakma gibi düşüncelerden uzaklaşacağı ve meslekte daha uzun süre çalışacağı düşünülmektedir.

Denizcilikİş doyumu
Zeki Yaşar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon, Samsun, Rize ve Hopa limanlarının ardbölge analizi

Taşımacılık maliyetleri, yüksek taşıma kapasitesi, az enerji kullanımı, emniyet ve zaman, göz önüne alındığında en uygun ulaştırma sistemi denizyolu taşımacılığıdır.Limanlar ise denizyolu taşımacılığının başlangıç ve bitiş noktaları olarak stratejik öneme sahip olup, ticari hayatta çok önemli rol oynarlar. Limanlarda malların yüklemesi/boşaltmasının yanı sıra gemiler için çeşitli hizmetler sağlanır.Artan ticaret hacmine bağlı olarak, optimum liman kapasitelerini elde etmek için limanlar iyi şekilde planlanmalı ve geliştirilmelidir. Mevcut limanlar ve kapasiteleri en etkin şekilde kullanılmalı, bunun için de bilimsel yöntem ve tekniklerle çalışılmalıdır.Bu çalışmada, Trabzon, Samsun, Rize ve Hopa Limanlarının yükleme boşaltma gelişimi ile bu limanların yer aldığı kentlerin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası, nüfus rakamları ve liman ardbölgelerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası, arasındaki ilişki regresyon analizi ile saptanarak, her bir limanda gelecekte elleçlenebilecek yük miktarı tahmin edilmiştir.Farklı senaryoların kullanıldığı regresyon analizi sonuçları dikkate alındığında, iyimser senaryoya göre Trabzon ve Rize Limanları kapasitelerinin 2025 yılına kadar yeterli, Samsun Limanı kapasitesinin 2019 ve Hopa Limanı kapasitesinin ise 2025 yılında yetersiz olacağı belirlenmiştir.

HinterlandSamsun LimanıTrabzon Limanı+1
Ercan Yüksekyıldız
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tehlikeli sıvı dökme yük taşımacılığının karşılaştırmalı analizi: Kimyasal tankerler ve tank konteynerler üzerine bir çalışma

Denizyolu tehlikeli sıvı dökme yük taşımacılığı, taşınan yüklerin yüksek özen gösterilmesi gereken yükler olmasından dolayı bir çok düzenlemeyle kontrol edilen ve yönetilen bir faaliyettir. Denizyoluyla çeşitli şekillerde taşınan tehlikeli sıvı dökme yüklerin kimyasal tankerler veya tank konteynerler vasıtasıyla taşınması bu şekillerin en yaygın olan iki tanesidir. Kimyasal madde ticaretinde bulunan firmaların bazıları yüklerini kimyasal tankerlerle, bazıları tank konteynerlerle taşıma yolunu seçerken bazıları ise bu iki taşıma şeklini de kullanmaktadır. Bu noktada sözü edilen iki taşıma şeklinin seçimine etki eden faktörler ve bu faktörlerin seçime ne derecede etki ettikleri merak edilmektedir. Bu çalışmada, üretim veya ticaret için kimyasal madde ithalatı yapan Türk kimya işletmelerinin kimyasal tanker veya tank konteyner seçeneklerini tercih etmelerine etki eden faktörlerin neler oldukları literatür taraması yapılarak tespit edilmiştir. Tespit edilen bu faktörlerin önem derecelerinin ve alternatiflerin seçimi üzerine olan etkilerinin belirlenebilmesi için Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kapsamında oluşturulan anket 30 kimya grubu şirketinin ithalat departmanına yöneltilmiştir. Sonuçta faktörlerin etki derecelerine göre kimyasal tankerin tank konteynere göre %62,5 oranında daha tercih edilebilir olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Tehlikeli Sıvı Dökme Yük, Kimyasal Tanker, Tank Konteyner, AHP (Analitik Hiyerarşi Süreci)

Analitik hiyerarşi süreciDeniz yoluDeniz yolu taşımacılığı+6
Ozan Bayazit
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı bayraklı gemilerin denetim kriterleri ve liman devleti kontrolü sorunları üzerine bir çalışma

"Zaferi, denizi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştırabilen ülke kazanır" sözüyle Mustafa Kemal Atatürk deniz yolunun küresel anlamdaki önemini vurgulamıştır. Bu bağlamda ulaştırma şekilleri içerisinde en büyük paya sahip olan deniz yolunun bileşenlerinden birisi de gemidir. Gemiler, denizcilik piyasasındaki rolünü ulusal ve uluslararası kurallar kapsamında gerçekleştirmektedir. Bu kuralların denetimi konusunda, bayrak devletlerinin yanında zamanla liman devletlerinin söz sahibi olması noktasına gelinmiştir. Liman devletleri, gemileri denize elverişli halde sefer yapmaları hususunda inşa, dizayn, ekipman, donanım vb. konular çerçevesinde denetlemektedirler. Liman devleti denetimleri, emniyet, güvenlik ve çevre açısından standartaltı deniz taşımacılığı ile mücadelede önemli role sahiptir. Gemilerin uluslararası standartlara gelmesinde, devletlerin limanlarına gelen yabancı bayraklı gemilere yönelik yaptığı kontroller büyük önem taşımaktadır. Liman devleti kontrolleri açısından ülkeler bir araya gelerek liman devleti bölgesel anlaşmaları imzalamışlardır. Ülkemiz, Karadeniz ve Akdeniz Bölgesel Anlaşmalarına taraf olup, limanlarını ziyaret eden yabancı bayraklı gemileri denetlemektedir. Bununla birlikte Liman Devleti Denetimi Yönetmeliği oluşturulmuş, denetimler yönetmelikçe uygulanmaktadır. Tez çalışmamızda; liman devleti kontrolü kavramının kavramsal çerçeveleri çizilmiş, uygulama alanları açıklanmış, yapılan denetlemelerin uygunsuzluk ve alıkonma gibi sonuçlarına değinilmiştir. Bu bağlamda yabancı bayraklı gemiler ve Türk bayraklı gemilerin liman devleti denetim performanslarına yer verilmiş, ülkemizde uygulanmakta olan liman devleti kontrolünün, taraf olunan bölgesel anlaşmalarla karşılaştırılmaları yapılmıştır. Çalışmanın sonunda ülkemizdeki liman devleti denetimlerini gerçekleştiren görevlilere yönelik delphi araştırması yapılmıştır. Sonuç olarak, çalışmada Türk limanlarında uygulanan liman devleti kontrollerinin, uzmanların görüşleri doğrultusunda, denetimi yapılacak gemiye intikal edilmeden önce gemiye ilişkin dikkat edilmesi gereken faktörler ve liman devleti kontrolü sisteminin başlıca sorunları ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Liman Devleti, Bayrak Devleti, Yabancı Bayraklı Gemi, Liman Devleti Kontrolü, Delphi

Delphi tekniğiDenetimDenetim sistemleri+7
Orkun Burak Öztürk
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İç suyolu taşımacılığı: Aliağa Organize Sanayi Bölgesi için Güzelhisar Deresi'nin iç suyolu kanalı olarak planlaması ve tasarımı

Sanayi Devrimi; dünya pazarlarında üretime yönelik yüksek hacimlerde hammadde ihtiyacı doğurmuş ve dolayısıyla sürekli ve ekonomik ulaştırma olanaklarını zorunlu kılmıştır. Büyüyen nakliye ihtiyaçları, üretim ve dağıtım ağlarını etkin ve dinamik biçimde kullanan iç suyolu taşımacılığını ön plana çıkartarak, bugün özellikle Avrupa'da yaygın olarak kullanılmasına sebep olmuştur. Türkiye'de ise iç suyolu taşımacılığı henüz gelişmekte olan ulaştırma sistemleri arasında yer almaktadır. Bu taşımacılık şeklinin gelişebilmesi için kullanılan suyolu altyapısında uygun düzenlemelerin yapılmasına, su düzeylerinin farklı olduğu durumlarda baraj veya lok inşa edilmesine ve özel taşıma araçlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada Güzelhisar Deresi'nin, Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'ne yönelik; iç suyolu taşımacılığı için tasarlanması, elverişliliğinin analiz edilmesi ve dünyadaki örnekleri ile karşılaştırmalı olarak bir model önerisi geliştirilmiştir. Güzelhisar Deresi'nde yapılması düşünülen kanalın, teknik tasarımı çerçevesinde; uluslararası standartlar göz önüne alınarak suyolu sınıfı belirlenmiş ve seçilen kanal enkesitine göre dere ıslahı gerçekleştirilerek, referans gemi tespitinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İç Suyolu Taşımacılığı, Kanal, İç Suyolu Gemileri

AkarsularGüzelhisar DeresiKarasuları+5
İrşad Bayırhan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Aden Körfezi ve Hint Okyanusunda deniz haydutluğuna karşı kullanılan Silahlı Özel Gemi Güvenlik Timlerine (SÖGGÜT) ilişkin çalışma

Tarihin eski çağlarından beri var olan deniz haydutluğu faaliyetleri günümüzde de devam etmektedir. Özellikle 2008-2012 yılları arasında Aden Körfezi ve Batı Hint Okyanusu deniz haydutluğu bakımından yoğunluk yaşanan bölgelerin başında gelmekteydi. 2012 yılından itibaren bu bölgelerde deniz haydutluğu faaliyetleri düşüşe geçmiştir. Bu düşüşün en büyük sebebinin ticari gemilerde konuşlanan SÖGGÜT olduğu değerlendirilmektedir. Bugüne kadar SÖGGÜT tarafından korunan hiçbir ticari gemi, deniz haydutları tarafından, teşebbüs edilmesine rağmen kaçırılamamıştır. Ancak SÖGGÜT' ün başarı sağlaması bile ticari gemide silahlı personel bulunmasının sektörde çeşitli kaygılara yol açmasına engel olamamıştır. Bu çalışma kapsamında öncelikle güvenliğin özelleştirilmesi ve bu bağlamda denizde özel güvenlik uygulamalarının tarihi gelişimi, uluslararası deniz hukukuna göre SÖGGÜT uygulaması ve hukukî sorun teşkil eden temel hususlar, konu hakkındaki devletlerin ve denizcilik çevrelerinin kabul ettiği standartlar incelenmiş ve SÖGGÜT için geçerli hukukî bir temelin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bir kez SÖGGÜT hakkındaki hukukî alt yapı ortaya konulduktan sonra sınırlı sayıdaki örnek olay analizi üzerinden SÖGGÜT faaliyetlerinin en az düzenlenen boyutunu teşkil eden personele ilişkin bireysel özellikler ve SÖGGÜT kullanım konseptine yönelik bir taslak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bahse konu taslak oluşturulurken özel güvenliğin giderek yaygın olarak kullanılması neticesinde deniz haydutlarının değişen koşullarda hedeflerine ulaşması için daha fazla şiddete başvuracağı, dolayısıyla denizde tehlikeli bir silahlı angajman ortamının doğabileceği öngörüsünden hareket edilmiştir. Anahtar sözcükler: Deniz haydutluğu, uluslararası deniz hukuku, SÖGGÜT, kuvvet kullanımı, SÖGGÜT şahsi özellikler.

Deniz güvenliğiDeniz hukukuGüvenlik görevlisi+7
Levent Bahadır
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
10
Master'sOpen AccessTR

Paris memorandumu kapsamında dökme yük gemilerindeki köprüüstü kaynaklı eksikliklere sebep olan faktörlerin analizi

Dünya ticaret verilerine göre denizcilik, yük taşınması açısından dünyada en çok tercih edilen ulaştırma biçimidir. Ulaştırma ve lojistik açısından, yükler bir yerden bir yere emniyetli şekilde gemilerle taşınmaktadır. Gemiler uluslararası kurallar çerçevesinde seyir yapmaktadırlar. Söz konusu kurallar gereği ülkeler taraf oldukları anlaşmalar ve mutabakatlar aracılığı ile limanlarına gelen gemileri denetleme yetkisine sahiptir. Liman devleti denetimleri bölgesel işbirliği anlaşmaları ile belirlenmiş alanlar içersinde gerçekleştirilmekte olup gemilerin seyir emniyeti durumunu düzenleyen kurallar dahilinde yapılmaktadır. Bu tez çalışmasında, liman devleti denetiminin kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Bu doğrultuda liman devleti denetimi bölgesel işbirliği mutabakatlarına ilişkin bilgiler verilmiştir. Paris mutabakatı çerçevesinde yapılan denetlemeler geminin sevk ve idare edildiği yer olan köprüüstü açısından incelenmiştir. Bunun yanında denetlemelere ilişkin örnek olaylara yer verilmiştir. Paris mutabakatının yıllık raporları ve en sık yazılan 20 eksiklik verileri kullanılarak dökme yük gemilerinin köprüüstü kaynaklı eksiklikleri analiz edilmiştir. Seyir emniyeti açısından söz konusu eksikliklere sebep olan faktörlerin belirlenmesi için delphi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan Delphi yöntemi sonucunda uzmanların motivasyon, yetenek, bilgi, aşinalık, genel farkındalık, tecrübe ve şirketin sirküler eksikliği, aşırı iş yükü, yorgunluk ve stres faktörlerinde uzlaşmaya vardıkları görülmüştür. Eksikliğin diğer faktörü olarak belirlenen umursamazlık konusunda ise bir fikir birliğine v varılamamıştır. Sonuç olarak bu çalışmanın sonuçlarının irdelenmesiyle standartüstü bir deniz yolu taşımacılığına katkı sağlanacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Liman Devleti Denetimi, Paris Mutabakatı, Dökme Yük Gemisi, Köprüüstü, Delphi

Özgür Dal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun suyollarında gemi çatışma kazalarının risk analizi

Küreselleşen dünyada deniz yolu taşımacılığına artan talep sonucu, dünyanın önemli ticari bölgelerini bağlayan önemli suyollarındaki gemi trafik yoğunluğu da gün geçtikçe artmaktadır. Yoğun suyollarında gerçekleşen çatışma kazalarının ciddi sonuçları olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı yoğun suyollarında çatışma kazalarının risk analizini gerçekleştirerek buralardaki emniyeti arttırmaktır. Çalışmada risk analizini gerçekleştirmek amacıyla mevcut literatür ve geçmiş kaza raporları incelenerek uzman görüşleri yardımıyla çıkarılan kök nedenlerden insan hatasıyla ilişkili olanların olasılıkları Bilişsel Güvenilirlik ve Hata Analizi Yöntemi (CREAM) ile diğer kök nedenlerin olasılıkları ise Bulanık Mantık belirlenmiştir. Ardından Hata Ağacı Analizi yöntemiyle risk değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Dikkat dağınıklığı ve aşırı zihinsel yük kök nedenlerinin yoğun suyollarında çatışma kazaları üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

Ayyüce Yurt
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Simülatör destekli denizcilik eğitiminde göz izleme ve elektroensefalografi uygulamalarının ölçme-değerlendirme süreçlerine katkısının incelenmesi

Deniz ulaştırması, emniyet, güvenlik ve çevre kavramlarının ön planda olduğu bir sektördür. Küresel bir sektör de olan bu endüstrinin eğitim gereklilikleri hem ulusal hem de uluslararası birçok kurum ve kuruluşça denetlenmekte ve güncellenmektedir. Yaşanmış örnek olaylar sonrasında yeni yönergeler getirmenin yanında bu birimler teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte yeni uygulama tekniklerini denizcilik eğitimine entegre etmektedir. Yeni uygulama modellerinin denizcilik eğitimine katılması doğal olarak geleneksel ve alternatif ölçme-değerlendirme tekniklerine destekleyici veya yeni ölçme-değerlendirme yöntemlerine olan ihtiyacı beraberinde getirmektedir. Bu çalışma ile göz izleme ve elektroensefalografi (EEG) cihazları kullanılarak denizcilik eğitimi simülatör uygulamalarında kullanılan ölçme ve değerlendirme tekniklerine destekleyici yöntemler sunulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü öğrencisi 24 katılımcı ile Köprüüstü Simülatörü'nde göz izleme ve EEG cihazları kullanılmıştır. Ayrıca ile Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği Bölümü öğrencisi 12 katılımcı ile Gemi Makine Dairesi Simülatörü'nde göz izleme cihazı kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda göz izleme ve EEG cihazlarının simülatörlerde özellikle canlı izleme özelliği ile eğitmenlere değerlendirme nesnelliği, veri yorumlama ve katılımcı gözünden olaylara bakma konularında destek olacağı tespit edilmiştir.

Denizcilik eğitimiElektroensefalografiGöz izleme+1
Ömer Arslan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Denizde çatışmayı önleme durumlarındaki karar verme süreçlerinin iyileştirilmesinde oyun tabanlı öğrenme etkisinin incelenmesi

Denizde çatışma durumları seyir emniyetinin ve deniz ulaştırmasının devamlılığını büyük ölçüde tehdit eden olaylardır. Gemilerin köprüüstünde seyir vardiyası tutan vardiya zabitleri ise çatışma kazalarının engellenmesinde öncelikli sorumlulardır. Denizde çatışmayı önlemede ilk ve son tedbir görevini üstlenen vardiya zabitleri bu süreçte ortaya çıkan insan hatalarının da başlıca kaynağıdır. Nitekim, gerçekleşen çatışma kazalarının büyük çoğunluğu doğrudan gemi bünyesindeki operasyonlar ve insan hataları ile ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle yetkin vardiya zabitlerinin istihdamı halen deniz kazalarının önlenmesi ve insan hatasının azaltılmasındaki en kritik unsurdur. Her duruma hazırlıklı, tetikte, yeterli bilgi ve beceri seviyesine sahip vardiya zabitlerinin yetiştirilmesi yolundaki en önemli adım ise kaliteli denizcilik eğitimi faaliyetleridir. Bu çalışmanın amacı oyun tabanlı öğrenme modeli çerçevesinde denizde çatışmayı önleme durumları içeren bir karar verme alıştırması ile vardiya zabiti adayı öğrencilerin çatışmayı önleme performanslarının geliştirilip geliştirilemeyeceğinin incelenmesidir. Bu kapsamda vardiya zabiti adayı öğrencilerin, denizde çatışmayı önleme durumlarında algısal ipuçlarını, beklenti, hedef ve eylemleri daha çabuk ve doğru tespit etmesine yardımcı olması amacıyla 8 farklı senaryo içeren bir oyun tabanlı karar verme alıştırması geliştirilmiştir. Geliştirilen oyun tabanlı alıştırma vardiya zabiti adayı öğrenciler tarafından denenmiş ve etkileri öntest sontest kontrol gruplu deneysel model üzerinden incelenmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar durumsal farkındalık, karar verme becerisi ve seyir performansı alt faktörlerinden oluşturulan çatışmayı önleme performansı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak, katılımcıların geliştirilen araştırma özelinde bu tür oyun tabanlı öğrenme araçlarına olan bakış açıları sorgulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular çatışma durumları için geliştirilmiş oyun tabanlı karar verme alıştırmasının çatışmayı önleme performansını göz ardı edilmemesi gereken bir seviyede arttırdığını göstermiştir. Oyun tabanlı öğrenmenin öğrencilerin motivasyonunu, katılımını ve algılanan öğrenme unsurlarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Katılımcıların büyük çoğunluğu bu tür bir uygulamayı tekrar kullanmak istediğini ve bu tür oyun tabanlı öğrenme alıştırmalarının diğer dersler ve konular için de yaygınlaşması gerektiğini belirtmiştir.

Taha Talip Türkistanlı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Petrol kirliliğine acil müdahale tesisi için konum optimizasyonu: Çanakkale Boğazı'nda bir uygulama

Küresel ekonominin yarattığı taşımacılık yükü nedeniyle artan deniz trafik yoğunluğunun getirdiği tehlikeler ve riskler, canlı hayatını ve ekolojik dengeyi tehdit etmektedir. Özellikle tanker gemilerinden kaynaklı denizde petrol kirliliği riski, önlem alınması ve müdahale için her an hazırlıklı olunması gereken ciddi bir risktir. Denizde petrol kirliliğine müdahale, çok çeşitli kararların hızlı ve doğru bir biçimde alınmasını gerektirmektedir. Bu da ancak, bir plan dahilinde ve önceden, yeterli sayıda ve uygun ekipmanı, minimum gecikmeyle seferber edebilmek için doğru yerlere konumlandırmakla mümkündür. Dolayısıyla denizde petrol kirliliğine müdahale tesisinin sayı ve konum olarak optimizasyonu, müdahale operasyonunun başarısı için büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasında, Türk boğazlar sisteminin ve dünya denizyolu taşımacılığının stratejik bir parçası olan Çanakkale Boğazı'nda meydana gelebilecek petrol kirliliği olaylarına acil müdahale için yerleştirilecek tesisin sayısı ve konumu optimize edilmiştir. Bunun için öncelikle, Çanakkale Boğazı'nda tanker gemilerinden kaynaklı olarak gerçekleşmesi olası hipotetik petrol kirliliği senaryoları geliştirilmiş ve bu senaryolar döküntü simülasyonunda çalıştırılmıştır. Simülasyondan elde edilen veriler üzerine matematiksel optimizasyon modeli kurularak çözüme ulaşılmıştır. İki kısımdan oluşan tam sayılı doğrusal programlama modelinin ilk kısmında küme kaplama yaklaşımıyla yerleştirilecek optimum sayıdaki tesis bulunmuş, ikinci kısmında ise maksimum kaplama yaklaşımıyla yerleştirilecek tesisin optimum konumu elde edilmiştir. Sonuçta, Çanakkale Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir denizde petrol kirliliğe olayına maksimum çevresel fayda çerçevesinde müdahale edebilecek acil müdahale tesisinin sayısı ve konumunun optimize edilmesinin ilgili otoritenin stratejik planlama aşamasındaki karar verme sürecine yarar sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, oluşturulan optimizasyon modelinin, denizde petrol kirliliğine müdahalede tesis yeri seçim problemlerinin çözümü için dünya genelindeki diğer coğrafyalarda da kullanılabileceği öngörülmektedir.

Ozan Bayazit
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Forecasting dry cargo hire rates and seasonality effects

One of the main transportation methods for global trade is Shipping with vessels. 90% of traded goods are carried over the seas. Therefore, Shipping business is one of the main pillars for economy and international transportation. Government policies, global economy, and seaborn trade are not easily predictable factors, and this makes shipping business very volatile and high risky. This high risk and volatility create a major problems and concern for investors at shipping business. Shipowners always look for a useful instrument to forecast the market levels. This helps them to move at the right time for optimizing the profit. Seasonality also another important element of maritime transportation when making decisions. Hence for several decades seasonality in Freight Market also has been investigated by scholars. The aim of this study, to understand the seasonality effect in the dry bulk ship market and to make future forecasts by examining the daily hire rate in the handy size dry cargo ship market between 2017-2021. Time series models for example Trend Analisis, Exponential Smoothing and ARIMA is employed to make the prediction. In this research, it is aimed to assist companies such as shipowners, charterers, operators, operating in the field of ship chartering etc. to determining the right time to charter in or out their vessels.

Harun Çalışkan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Römorkörcülük hizmetlerinde kaynakların simülasyon modellemesi yöntemiyle optimizasyonu

Limanlarda römorkörcülük hizmetlerini sağlayan teşkilatların verimliliği, hizmet kalitesi açısından önem arz etmektedir. Verimliliği etkileyen faktörler arasında; liman bölgesindeki gemi trafik yoğunluğu, römorkörlerin sayısı ve çekme kuvvetleri, liman sahasının büyüklüğü, hizmet talebine cevap verme süresi, römorkörlerin park yerleri, meteorolojik şartlar, akıntılar vb. sayılabilir. Bununla birlikte, bu hizmetin kaynakları olan römorkörlerin yüksek maliyetleri nedeniyle, teşkilatlar yüksek yatırım maliyetleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Teşkilatların yetersiz sayıda römorkör bulundurması, gemilerin bekleme sürelerini arttıracak, hizmet kalitesini düşürecektir. Gereğinden fazla römorkör bulunması ise, yatırım ve işletme maliyetlerinin artmasına, römorkörlerin boşta kalması sonucunda da verimliliğin düşmesine neden olacaktır. Bu sebeplerden dolayı, hizmet verilecek liman bölgesine ait değişkenler dikkate alınarak en uygun kaynak kullanımlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, liman römorkörcülük hizmetlerindeki kaynak kullanımlarında verimliliğin tespit edilmesine yönelik bir simülasyon modeli geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, hizmet düzeyine etki eden değişkenler arasındaki ilişkilerin matematiksel denklemlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Simülasyon modellemesi için ProModel yazılımı kullanılmıştır. Modelde kullanılacak istatistiksel dağılımların tespiti için, Türkiye'deki 3 farklı limana ait gemi operasyon verilerine uyum iyiliği testleri uygulanmıştır. Model kurulumundan sonra, bağımsız değişkenlerin çeşitli kombinasyonlarından deney setleri oluşturulmuştur. Deneylerin simülasyonları yürütülmüş ve elde edilen sonuçların istatistiksel analizleri yapılmıştır. Korelasyon testi, normallik testleri ve çoklu doğrusal regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, simülasyon sonuçları grafikler yardımıyla görselleştirilerek elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Değişen gemi sayıları ve saha büyüklüklerine göre, teşkilatların elinde bulundurması gereken minimum römorkör sayıları tespit edilmiştir. Teşkilatların kaynak olarak sahip olduğu römorkörler ile, gemi sayısının değiştiği çeşitli durumlarda, hizmet verebilecekleri maksimum saha büyüklükleri ile ilgili tespitler yapılmıştır. Bu tespitler yapılırken dikkate alınan performans ölçümleri, gemilerin açıktaki ve terminaldeki bekleme süreleridir. Çalışma sonuçlarının, farklı koşullar ve kısıtlardan oluşan çeşitli durumlarla ilgili olarak, hizmet sağlayıcılar ve İdare açısından bir karar destek görevi görmesi beklenmektedir.

Emin Deniz Özkan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gine Körfezi'ndeki deniz haydutluğu faaliyetlerinin türk donatanları açısından incelenmesi.

Dünyanın değişik bölgelerindeki deniz güvenliği tehditleri, dikkatlerin bu alanlara çevrilmesine sebep olmuş ve bunların içerisinde son dönemde Gine Körfezi, mevcut raporlanan olayların büyük bölümünü içermesi nedeniyle ön plana çıkmıştır. Gine Körfezi bölgesine daha çok tanker ve kimyasal tanker çalıştıran donatan bulunmakta olup, IMO kayıtları ve açık kaynaklardan edinilen bilgiye göre, 2008 yılından bu yana bölgeye sefer yapan Türk bayraklı veya kolaylık bayraklı Türk işletini olan gemilere 16 adet saldırı/saldırı teşebbüsü gerçekleşmiştir. Araştırmanın temel amacı; Gine Körfezi'nde son zamanlarda yükselişe geçen deniz haydutluğu faaliyetlerini Türk Donatanları açısından incelenmektir. Bu amaca yönelik olarak, gemileri bölgede saldırıya maruz kalma ihtimali bulunan (veya geçmişte saldırıya uğramış) donatanlardan belirlenenlerin konuyla ilgili algılarını öğrenmek ikinci amaçtır. Son olarak, alınan derslerden de istifade ile değişik bakış açılarını ortaya koyarak alınması veya gözden geçirilmesi gereken tedbirlere yönelik farkındalık oluşturmak ise üçüncü amaçtır. Bu kapsamda halen veya geçmişte Gine Körfezi'ne sefer yapan gemisi bulunan denizcilik şirketlerinden belirlenen yedi adedinin 'Şirket Güvenlik Zabitleri' ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Çalışmanın bulguları itibariyle; bölge ülkelerinde Silahlı Özel Gemi Güvenlik Personelinden (SÖGGP) büyük oranda faydalanılmakta, deniz haydutlarını caydırmak için pasif tedbirler etkinlikle kullanılmakta, bölgeye gönderilen gemiler için çoğunlukla Kaçırılma ve Fidye sigortası yapılmakta, bölgede artan deniz haydutluğu faaliyetleri, donatanların Gine Körfezi bölgesine sefer yapma konusundaki düşüncelerini olumsuz etkilemekte ve son olarak daha önce gemilerde saldırıya maruz kalan personel halen gemilerde çalışmaya devam etmekle birlikte, saldırılardan olumsuz etkilenmektedir. Konuyla ilgili gelecekte yapılacak araştırmalarda; - Güvenlik, ekonomi ve personel olarak üç başlık altında ele alınan konularının ayrı ayrı olarak incelenmesinin faydalı olacağı, - Diğer araştırma teknikleri ile (anket gibi) bögede saldırı/saldırı teşebbüsüne maruz kalan Türk ve yabancı şirketlere ait gemi kaptanlarının görüşleri ve siber güvenlik gibi konunun değişik boyutlarının deniz haydutluğuna etkilerinin de ele alındığı daha kapsamlı araştırmalar yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Ferhan Oral
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Denizcilikte siber güvenlik: Türk gemi işletmecileri üzerine bir inceleme

Denizcilikte, güvenlik en önemli unsurların başında gelmektedir. Denizcilik sektörünün her alanında teknolojinin payı oldukça yüksektir, bu durum paralel olarak yapılacak olan siber saldırılara karşı güvenlik önlemlerinin önemini göstermektedir. Güvenlik önlemleri alınmamış sistemlerde doğabilecek sonuçlar oldukça ağır maddi ve manevi hasarlara sebebiyet verir. Dolayısıyla siber saldırıları tanımak, olabilecek saldırılara karşı önlemlerin önceden alınması oldukça önem arz etmekte olup bu konuda en zayıf nokta ise insan faktörüdür. Eğitimli ve farkındalığı yüksek personel istihdamı alınabilecek en önemli önlemdir. Denizcilik sektörünün bu konuda yapacağı yatırımlar ile personel farkındalığının artırılması gerekmektedir. Bu çalışmada siber saldırı çeşitleri, gemi, şirket ve limanların bilgi alışveriş yöntemleri, gemilerde kullanılan siber saldırılara uğrayabilecek cihazların özellikleri incelenmiştir. Türk gemi işletmecilerindeki ilgili departman yetkilileriyle görüşmeler yapılmış ve durum analizleri tamamlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda şirketlerin ve dolayısıyla gemilerin siber güvenlik hususunda yeterince önlem almadığı gözlemlenmiş ve bu duruma yeterince kaynak ayrılmadığı tespit edilmiştir. Kaynak ayrılmaması, personel eğitiminde ve yazılım yetersizliğine sebebiyet vermekte olup siber güvenlik konusunda ciddi zafiyetlere yol açmaktadır.

Onur Topal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz sigortacılığında p&ı talep analizi: Gemilerin temel özelliklerine göre karşılaştıkları p&ı talepleri

Deniz sigortacılığı tarihte deniz ticareti ve sigorta kavramlarının ortaya çıkmasıyla beraber meydana gelmiş ve bu iki unsurun gelişmesiyle beraber gelişim göstermiştir. Koruma ve Tazmin (P&I) sigortası da tarihteki deniz sigortacılığı gelişiminde bir takım bazı gereksinimlerinden ötürü ortaya çıkmış ancak birçok açıdan diğer sigorta çeşitleriyle farklılık gösteren bir sigorta türüdür. P&I sigortası, gemilere koruma teminatları sağlayarak başlamış ardından tazmin teminatları kapsamıyla genişletilmiştir. Kulüp sigortası olarak da adlandırılan P&I sigortası genel olarak gemilerin üçüncü şahıslara karşı olan sorumluluklarını teminat altına almaktadır. Özellikle son yıllarda Türkiye ve dünyada yaşanan hukuki gelişmeler P&I sigortasını donatanlar için zorunlu kılmaktadır. Bunlara örnek olarak, Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlandırılması Hakkında Milletlerarası Sözleşme (LLMC), Hukuki Sorumluluk Konvansiyonu (CLC) ve Gemi Yakıtlarından Kaynaklanan Petrol Kirliliği Zararının Hukuki Sorumluluğu Hakkında Uluslararası Sözleşmesi (BUNKER) gibi özellikle çevre kirliliği hakkında olan uluslararası sözleşmeler gösterilebilmektedir. Türkiye'de ise kulüp sigortası ile hukuki bir uygulama olan "Deniz Alacaklarına İlişkin Gemilerin Sigortalandırılması ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik" 14.11.2010 tarih ve 27759 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup, 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Uluslararası P&I Kulüpler Grubu (IG) dünya üzerindeki deniz ticaret filosunun tonaj olarak yaklaşık %90'ını sigortalamaktadır. Kulüpler bundan ötürü risk ve hasar analizleri yaparak, kayıpların etkilerini ve maliyetlerini indirme amacı gütmektedir. Bazı kulüpler kendilerine gemiler tarafından iletilen hasar taleplerini analiz etmiş ve bunları frekans, maliyet, gemi tipi ve hasar tipi gibi kategorilerde değerlendirmiştir. Bu analizler, deniz ticaretinde kalite ve hızı arttırmak yönünde yapılan çalışmalar olup, denizcilik sektöründe yaşanabilecek can ve mal kayıplarının önlenmesi açısından da önem arz etmektedir. Hasar analizleri bazı P&I kulüpler tarafından ülkeler çapında da uygulanmış, gerek gemi tipi gerekse hasar tipleri üzerinde ülkeler arasında bir takım farklılıklar gözlemlenmiştir. Ancak Türkiye'de karşılaşılan P&I hasarları ile ilgili herhangi bir detaylı araştırma yapılmamıştır. Bu çalışmada yapılan analizlerde gemi özellikleri ile hasar tipleri arasındaki ilişki SPSS istatistik programı kullanılarak ki-kare, post-hoc, one-way anova testleri vasıtasıyla araştırılmıştır. Böylelikle, Türkiye'de sık karşılaşılan hasar tipleri ve bu hasarların gerçekleştiği gemilerin özelliklerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Deniz Sigortacılığı, P&I Sigorta, P&I Hasarları, Gemi Özellikleri, Hasar Analizi

Hüseyin Serdar Tükel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki deniz kirliliği ihlallerine yönelik bir çalışma

Küresel çevre sorunları, insanlığın geleceğini tehdit etmekte olup deniz kirliliği bu sorunlardan biridir. Denizler; yaşamın temeli oksijen ve denizel besin rezervlerinin kaynağı olmanın yanında deniz turizmi, deniz ulaştırması gibi birçok aktivitenin ev sahibidir. Deniz kirliliğinin kaynakları incelendiğinde bu kirliliğin kara, hava, açık deniz tesisleri kazaları ve deniz araçlarından kaynaklı olduğu görülmüştür. Deniz kirliliği ile mücadele uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatların oluşturulmasıyla küresel olarak devam etmektedir. Karadeniz ise kapalı bir deniz olarak diğerlerine oranla kirlilik tehdidine daha açıktır ve özel alan olarak ilan edilmiştir. Deniz trafik yoğunluğu artışına paralel bölgede deniz ulaştırması kaynaklı deniz kirliliği tehdidi de artmaktadır. Bu çalışmada "Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki deniz kirliliği ihlalleri ve kaynaklarının tespiti" araştırma sorusu olarak belirlenmiş ve temelini "Deniz kirliliği" ve "Deniz araçlarından kaynaklı deniz kirliliği" kavramları oluşturmuştur. Sahil Güvenlik Komutanlığınca Karadeniz kıyı ve açıklarında tespit edilen ihlallerin verileri analiz edilmiş, Karadeniz'deki deniz araçları kaynaklı kirlilikler belirlenip çözüm önerileri geliştirilmiştir. Deniz kirliliği konusunda ulusal ve uluslararası literatürde Karadeniz'e yönelik bu tip bir çalışmaya rastlanılmaması araştırmanın önemine ayrı bir değer katmaktadır.

Karadeniz
Emrah Bulat
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Deniz ulaştırması emniyet yönetimi için trafik akış simülasyonu uygulaması

Deniz ulaştırması, küresel ticaret ve küresel ekonomi için oldukça önemlidir ve dünyanın en büyük ekonomilerinden biridir. Geçen yüzyılda, büyük etkileri olan deniz kazaları meydana gelmiştir, bu nedenle emniyet ve emniyet yaklaşımı tepkisellikten uzaklaşarak öngörülebilir yaklaşım önemli hale gelmiştir. Deniz ulaştırmasının sürdürelebilirliği can emniyeti ve seyir emniyetinin ve deniz çevresinin korunması ile mümkündür. Bu araştırmada, deniz trafiğini analiz etmek için genel bir trafik akım benzetim modeli geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, deniz trafiği koşullarındaki olası değişikliklere göre uyarlanabilir, güncellenebilir bir model geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla araştırma sürecinde nitel ve nicel yöntemler kullanılmıştır. Nitel araştırma sürecinde, modeldeki değişkenlerin belirlenmesi için ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Belirlenen değişkenler benzetim modelinde kullanılmıştır. İlgili yazında, etmen tabanlı modelleme yaklaşımının araştırma konusunun niteliği ve amaçlarına uygun olduğu tespit edilmiştir. NetLogo dili ve programı açık kaynak kodlu, ücretsiz, akademik çalışmalarda en çok kullanılan, buna ek olarak kullanılan dile yakın kodlama, prosedürler içermesi nedenleriyle deniz trafiği akım benzetim modeli NetLogo'da geliştirilmiştir. Geliştirilen model açık deniz alanında uygulanmıştır. Benzetim modelinde deneyler gerçekleştirilmiş ve benzetim çıktısı olarak riskli koordinatları görselleştien risk haritaları ortaya çıkarılmıştır. Model, bu alandaki risklerin ortadan kaldırılması için model güncelleştirilmiş ve uyarlanmıştır, bu amaçla riskli alan için bir trafik ayrım düzeni uygulanmıştır ve deneyler gerçekleştirilmiştir. Trafik ayrım düzeni sonrası, risk haritalarında değişikliklerin olduğu ve riskli koordinatların başka bir bölgeye aktarıldığı görülmüştür. Bulgular ve sonuçlar, benzetim modelinin deniz trafiğini analiz etmek için uyarlanabilir ve güncellenebilir bir model olduğunu ve bu modelin farklı deniz trafiği durumlarını analiz etmek için kullanılabileceğini, çalışma amaçlarına uygun olduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonuçlarının, deniz trafiği koşullarındaki olası değişiklikleri analiz etmek, yeni stratejiler geliştirmek için karar vericilere bir karar destek aracı olarak hizmet etmesi beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Deniz Trafiği, Benzetim, Deniz Trafik Akım Benzetimi, Etmen Tabanlı Modelleme, NetLogo.

Burcu Çelik
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ege denizi arama kurtarma bölgesinde gerçekleşecek arama kurtarma faaliyetleri kapsamında kullanılacak insansız hava araçlarının sahil istasyon mevkilerinin optimizasyonu

Arama ve kurtarma (A/K) operasyonları kara veya denizlerde meydana gelen kaza/olaylarda insan hayatını kurtarmak amacıyla gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Bu operasyonların kısa sürede ve doğru şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. İnsansız hava araçları (İHA) sürat avantajları, kamera, radar gibi kazazedeleri takip edebilecekleri faydalı yüklere sahip olmaları sebebiyle A/K operasyonlarında kullanılabilecek başarılı bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Ege Denizi Arama ve Kurtarma Bölgesinde gerçekleşecek arama ve kurtarma faaliyetlerinde İHA'ları etkin bir şekilde kullanabilmek maksadıyla bu araçların kontrol edilecekleri istasyonların mevkilerinin en uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada İHA'ların sahil kontrol istasyonlarının yerlerini belirlemede etkili olan coğrafi ve meteorolojik koşullar, İHA'lardan kaynaklı kısıtlar, Çanakkale Boğazı gibi stratejik su yollarının önem derecesi, kaza/olay yoğunlukları gibi parametreler belirlenmiştir. Bu parametreler belirlendikten sonra problemi çözecek matematiksel modelin tasarımına başlanmıştır. Problem konusu itibariyle tesis yeri seçimi problemidir ve çözüm için hazırlanan model önce küme kaplama sonrasında da maksimum kaplama denklemleri kullanılarak oluşturulmuştur. Model oluşturulduktan sonra GAMS (General Algebraic Modeling System) isimli programlama diliyle çözülerek Ege Denizi Arama ve Kurtarma Bölgesi için en uygun mevkiler bulunmuştur. Hazırlanan matematiksel model, Ege Denizi dışındaki farklı coğrafi ve meteorolojik koşulların etkili olduğu, deniz kaza/olaylarının farklı derecede yaşandığı farklı coğrafyalar içinde kullanıma hazırdır. Model, A/K dışında da hastanelerin, itfaiye istasyonlarının acil müdahale merkezleri gibi alanların konumlarının belirlenmesi amacıyla da kullanılabilecektir.

Turuğsan Olgaç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Denizcilikte emniyet kültürü modellemesi

Emniyet kültürü Çernobil'de meydana gelen kazanın ardından günümüze kadar gerçekleşen bir dizi endüstriyel kaza soruşturmasında başrolde bulunmaktadır. Güçlü emniyet kültürüne sahip kuruluşların işyeri kazalarını önlemede etkili olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir. Çok fazla değişkenin etkin olduğu, emniyet kültürünün, anlaşılması ve modellenmesi karmaşık ve zorlayıcı olabilmektedir. Karmaşık ve zorlayıcı problemlerin çözümünde kullanılan teknikler günden güne gelişmektedir. Bu sebeple, yapılan tezde yapay zekâya dayanan yöntemler ve istatistik teknikleri birlikte kullanılmıştır. İstatistik tekniklerinden çoklu lojistik regresyon analizi (ÇLRA) kullanılırken yapay zekâ yöntemlerinden ise yapay sinir ağları (YSA) tercih edilmiştir. ÇLRA ikiden fazla kategorisi olan bir bağımlı ve birçok bağımsız değişken arasındaki ilişki incelebilmektedir. YSA ise insan beynini taklit edebilen bu şekilde insanlar gibi öğrenebilen, öğrendiği bilgiyi yorumlayabilen ve bu çıktıları kullanarak sonuç üretebilen sistemlerdir. Bu sayede içerisinde çok fazla alt başlık bulunduran, emniyet kültürünün kazalara olan etkisinin modellenmesinde ÇLRA ve YSA kullanılmasının mümkün olduğu görülmüştür. Tez kapsamında belirlenen 218 kaza veya kazaya yaklaşma olayının emniyet kültürü alt başlıkları özelinde değerlendirilme yapılmıştır. ÇLRA %83.5 oranında sonuçları doğru sınıflandırmış ve altı alt başlığı model için anlamlı bulmuştur. YSA ise %88.1 oranında kaza sonuçlarını doğru sınıflandırmış bütün alt başlıklar model için anlamlı bulunmuştur.

İshak Altınpınar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Konteyner taşımacılığında yeşil gemi uygulamaları

Yeşil gemi uygulamaları, gemi kaynaklı hava kirliliğinin ve gemi sefer maliyetlerinin azaltılmasını sağlayan gemi enerji verimliliği uygulamalarıdır. Bu uygulamalar, gemilerin tekne ve makine bölümleri, sevk ve manevra sistemleri, sefer yönetimi ve alternatif enerji kaynaklarının kullanımı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu tezin amacı, gemilerde sefer yönetimi enerji verimliliği uygulamalarının yapılması sonucunda gemi kaynaklı sera gazı salınımının ve sefer maliyetlerinin düşürülmesidir. Bu doğrultuda 5 farklı grup içerisindeki 19 adet konteyner gemisinin ortalama 24 aylık günlük raporlarından alınan RPM, Pitch, vasat draft, trim, hava durumu ve yakıt sarfiyatı verileri incelenmiştir. Gemilerin yakıt sarfiyatları tahmini için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi (ÇDRA) ve Yapay Sinir Ağları (YSA) yöntemleriyle karar destek sistemleri kurulmuştur. ÇDRA modelinde %76 ile %86 oranları arasında, YSA modelinde ise %80 ile %90 oranları arasında uyumluluk elde edilmiştir. Optimizasyon uygulama senaryoları sonucunda RPM optimizasyonuyla %32-37, trim optimizasyonuyla %6,5-%8, balast optimizasyonuyla %6-8 ve hava rotalama optimizasyonuyla %7-12 oranlarında enerji verimliliği sağlanmıştır. Bu sonuçlar, gemi sefer yönetimi kapsamında yapılacak enerji verimliliği uygulamalarının gemi kaynaklı seragazı salınımını ve gemi sefer maliyetlerini azaltacağını göstermektedir.

Orkun Burak Öztürk
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk gemiadamlarının ruh sağlığı durumlarının analizi

Bu çalışmada kapsamında ticari gemilerde çalışan Türk gemiadamlarının ruh sağlığı durumlarının analizi yapılmıştır. Araştırmacı tarafından oluşturulan anket ile gemiadamlarının mesleki memnuniyet düzeyleri, Yaygın Anksiyete Bozukluğu-7 (YAB-7) testi kullanılarak anksiyete düzeyleri ve Hasta Sağlık Anketi-9 (HSA-9) testi kullanılarak ise depresyon düzeyi ile intihar ve kendine zarar verme düşünceleri tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen bulgular gemiadamlarının çeşitli demografik değişkenlerle ilişkisi incelenmiştir. Çalışma 403 gemiadamına uygulanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı ile, T-testi ve tek yönlü varyans analizi teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; gemiadamları arasında anksiyete yaygınlığı %19,1, depresif bozukluk %33,2 ve intihar ya da kendine zarar verme düşüncesi ise %20,1 olarak tespit edilmiştir. YAB-7 testi sonuçları demagojik özelliklere göre değerlendirildiğinde; erkek, genç, bekar, deniz tecrübesi daha az, kontrat süresi daha uzun, küçük gemilerde ve yakın seferlerde çalışan gemiadamlarının anksiyete belirti düzeylerinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. HSA-9 test ortalamaları demagojik özelliklere göre değerlendirildiğinde; kadın, genç, bekar, deniz tecrübesi daha az, uzun süreli kontrat süresine sahip, küçük gemilerde ve yakın seferlerde çalışan gemiadamlarının depresyon belirti düzeylerinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. İntihar ya da kendine zarar verme düşüncesi demagojik özelliklere göre değerlendirildiğinde; erkek, genç, bekar, deniz tecrübesi daha az, uzun süreli kontrat süresine sahip, küçük gemilerde ve yakın seferlerde çalışan gemiadamlarının intihar ya da kendine zarar verme düşüncelerinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Harun Kınalı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
11
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz memorandumu kapsamında tutulan Türk ve yabancı bayraklı gemilerin güverte bulgularının analizi

Deniz taşımacılığı uluslararası nakliyatta en yaygın kullanılan kendine ait bazı riskleri olan bir taşımacılık türüdür. Dünya ticaretinde taşınan malların yaklaşık %90'nı deniz yolu ile taşınmaktadır. Denizde can ve mal güvenliği, gemilerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesi, gemide yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine ilişkin daha katı kuralların uygulanması ve uluslararası denizcilik düzenlemelerine uymayan standart altı gemiler ile taşımacılığın önüne geçilmesi için oluşturulmuş denetleme mekanizmalarından biri de Liman Devleti Kontrolüdür. Bu çalışma ile Türkiye'nin de dahil olduğu Karadeniz Memorandumu kapsamında yapılan liman devleti denetimleri sonucu tutulan gemilerin, güverte eksikliklerinden kaynaklı tutulma nedenleri ile denetim yapılan ülke, gemi bayrağı, gemi tipi, groston, gemi yaşı ve klas kuruluşu arasındaki ilişkinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Karadeniz MOU resmi web sitesinden alınan verilere istinaden 2016-2018 yılları arasında toplam yapılan 15393 denetleme içerisinden güverte eksikliğinden kaynaklı 558 geminin tutuklandığı ve bu gemilere toplamda 1854 adet tutulmaya sebebiyet veren güverte maddesi yazıldığı tespit edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi için IBM SPSS İstatistik 23 programı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarının, gemi adamları, liman ve bayrak devleti denetçileri ve gemi donatanları için deniz kazalarının ve gemilerin tutulmasının önlenmesi açısından yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

Hakan Karataş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Silahlı özel deniz güvenlik görevlilerinin denizciliğe intibakı üzerine ampirik bir araştırma

Dünya tarihi boyunca dönemsel olarak etkili olan korsanlık ve deniz haydutluğu zamanla değişim göstermiş, buna bağlı olarak alınan karşı tedbirler de değişim kaçınılmaz olmuştur. Son 10 yıllık dönemde tekrar yükseliş gösteren deniz haydutluğuna karşı alınan önlemlerden bir tanesi belki de en önemlisi Silahlı Özel Deniz Güvenlik Görevlisi (SÖDGG) kullanımı olmuştur. SÖDGG ihtisası henüz başlı başına bir meslek olmayıp, bu görevde bulunan personel çoğunlukla farklı ülkelerin kolluk güçlerinde geçmişte görev yapmış kişilerden oluşmaktadır. Söz konusu personelin; denizciliğin temeli olan disipline uyum sağlamaları, denizciliği bir mesleki kariyer olarak nasıl değerlendirdikleri, gemideki diğer personel ile uyum ve işbirliği içinde faaliyet göstermeleri, gemideki hiyerarşik yapıda görev yapmaya kişilik olarak uygun olup olmadıkları, ailelerinden ve sevdiklerinden uzakta görev yapmaktan duygusal olarak nasıl etkilendikleri, denizciliğin doğası gereği oluşan iş koşullarına ayak uydurabilmeleri ve fiziksel koşullara uygun olmaları oldukça önemli olan hususlardır. SÖDGG personelinin denizciliğe intibakı çalışması, iş verimliliklerini artıracağı gibi işe uygun insanların seçilerek en kaliteli hizmetin alınması açısından da son derece önemlidir. Bu çalışmanın amacı; SÖDGG personelinin denizciliğe intibakına katkı sağlayan unsurların tespit edilmesi ve söz konusu personelin seçim sürecine katkı sağlanmasıdır. Bu amaçlar doğrultusunda tanımlayıcı ve keşifsel nitelikli bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Yöntem olarak araştırma sorusu oluşturulmuş, anket tekniği ile 125 SÖDGG personelinden demografik bilgileri, denizcilik algısına yönelik sorulara verilen cevaplar ile açık uçlu sorularla gizli kalmış diğer veriler toplanmış, ankete geçerlilik ve güvenilirlik testleri uygulanmış, toplanan veriler SPSS version 24 programında parametrik ve parametrik olmayan analizlere tabi tutulmuştur. Verilerin analizi sonucunda; SÖDGG personelinin denizciliğine intibakının 6 alt boyut (Kariyer, İşbirliği ve Uyumluluk, Kişilik Uygunluğu, Duygusal, İş Koşulları, Fiziksel Koşullar) altında değerlendirilebileceği görülmüştür. SÖDGG personelinin meslek olarak askeri geçmiş süreleri ile kariyer alt boyutu arasında anlamlı bir farklılık, kişilik uygunluğu alt boyutu arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki ve işbirliği ve uyumluluk alt boyutu arasında anlamlı pozitif yönlü bir ilişki gözlenmiştir. Daha önce gemide çalışmaları ile iş koşulları ve duygusal boyut arasında anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Deniz haydutlarıyla çatışma tecrübesi ile kişilik uygunluğu alt boyutu arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. SÖDGG personelinin eğitim durumları ile iş koşulları ve duygusal alt boyutlar arasında anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Denizciliğe intibak alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde kişilik uygunluğu ve duygusal alt boyut arasında bir ilişki gözlenmemiştir. İşbirliği ve uyumluluk alt boyutu ile iş koşulları alt boyutu arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki görülmüştür. Açık uçlu sorulara verilen cevaplarda SÖDGG personelini denizde olumlu yönde en çok etkileyen değişken gemi personeli ve SÖDGG arasındaki işbirliği olurken, olumsuz yönde en çok etkileyen değişken olarak aile özlemi ve aileden uzaklık belirtilmiştir.

Uluslararası güvenlikÖzel güvenlikÖzel güvenlik eğitimi+2
Ali Davut Alkan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek seçiminde kariyer karar verme zorlukları: İzmir ilindeki denizcilik meslek liseleri ile diğer liselerdeki son sınıf öğrencileri üzerine bir araştırma

Meslek seçimi bireyin hayatı boyunca aldığı en önemli kararlardan biridir. İnsanların yaptıkları seçimler hayatlarındaki diğer kararları da etkilemektedir. Bu seçimin öncelikle bireysel mutluluk ve sonrasında da dolaylı olarak toplum refahı üzerinde büyük etkileri bulunmaktadır. Meslek seçimi genel anlamda geri dönüşü oldukça zor ve önemli bir karardır. Birey, hayatında önemli yer tutan bu seçimi yaparken çeşitli zorluklar yaşamaktadır. Bazı kişiler meslek seçimi konusunda yaşadıkları zorlukları rahat bir şekilde aşabilirken, bazıları ise üstesinden gelemeyerek kendileri için yanlış bir mesleğe yönelebilmektedirler. Kendi ilgi, yetenek ve değerlerini keşfetmiş ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bir mesleğe yönelen bireyin mesleki karar verme konusunda zorluk yaşaması olası değildir. Türkiye'de meslek seçimi ortaöğretimden yükseköğretime geçiş noktasında yoğunlaşmaktadır. Bu konudaki zorlanmanın en yoğun şekilde ortaöğretimin seviyesinde eğitim alan 12. sınıf öğrencileri tarafından yaşanıldığı düşünülmektedir. Özellikle meslek lisesi öğrencilerinin belli bir meslek dalında uzmanlaşma yönünde eğitim aldıkları düşünüldüğünde daha az zorlanmaları beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, İzmir ilindeki denizcilik alanında eğitim alan meslek lisesi 12. sınıf öğrencileri ile diğer lise 12. sınıf öğrencileri arasındaki meslek seçimi konusunda yaşanan zorlanma düzeylerindeki farklılıkların saptanması ve sebeplerinin ortaya konmasıdır. Ayrıca çalışmaya katılan öğrencilerin profil bilgilerine göre mesleki karar verme zorlanma düzeylerindeki farklılıkların incelenmesi hedeflenmiştir. Nicel araştırma yaklaşımı temelinde yapılan bu araştırmada tarama metodu uygulanmıştır. Veriler, orjinali Gati, Krauzs ve Osipow (1996) tarafından geliştirilen, Bacanlı (2008) ve Kesici, Hamarta ve Arslan (2007) tarafından lise öğrencilerine uygulanmak üzere Türkçe'ye uyarlanan Mesleki Karar Verme Zorlukları Ölçeği (MKVZÖ) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2018–2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde İzmir ilinde bulunan Güzelbahçe İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Urla Hakan Çeken Anadolu Lisesi, Güzelbahçe 60.Yıl Anadolu Lisesi ve Konak Çınarlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okullarında öğrenim görmekte olan 500 adet lise son sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Ölçek sonuçlarından elde edilen veriler, SPSS paket programı aracılığıyla, Mann Whitney U, ANOVA ve korelasyon testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda mesleki karar verme konusunda denizcilik alanında eğitim alan 12. sınıf meslek lisesi öğrencilerinin, anadolu lisesi öğrencilerinden daha fazla zorlandıkları, genel olarak araştırmaya katılan öğrencilerin orta düzeyde zorlandıkları, meslek lisesi öğrencilerinin anadolu lisesi öğrencilerinden daha fazla zorlandıkları, kız ve erkek öğrencilerin aynı düzeyde zorlandıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Ailelerinin eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe öğrencilerin mesleki karar verme zorluk düzeylerinin düştüğü, meslek kararını verdiğini beyan eden öğrencilerin, mesleki kararını henüz vermediğini beyan eden öğrencilerden daha az zorlandıkları ve öğrencilerin mesleki karara olan güvenleri arttıkça mesleki karar verme zorlanma düzeylerinin düştüğü sonuçlarına ulaşılmıştır.

DenizcilikDenizcilik eğitimiKariyer+7
Volkan Fidan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk karasularında meydana gelen gemi kazalarının analizi: Bir veri madenciliği uygulaması

Dünya ticaret hacminin yaklaşık %85'inin taşındığı denizyolu taşımacılığı, içinde bulunduğu koşulların değişkenliğinden ötürü her an tehlike ile karşılaşılma olasılığı yüksek bir aktivitedir. Her ne kadar bu riskleri asgari düzeyde tutmak adına yapılan ulusal/ uluslararası çalışmalar, teknolojik gelişmeler, yenilikler olsa da durum belirsizliğini korumaya devam etmektedir. Her geçen sene büyüyen ticaret hacmi dolayısıyla artan deniz ticaret filosuna yükleme-boşaltma limanlarındaki operasyon sürelerinin hızı da eklenince deniz trafiği oldukça artmaktadır. 24 saat faaliyetin hiç bitmediği bir ortamda, bilinen ve bilinmeyen değişkenlerin de etkisiyle deniz kazaları kaçınılmaz bir biçimde oluşmaktadır. Yaşanabilecek en ufak bir olumsuzluğun dahi çok büyük neticeler doğurduğu geçmiş yıllarda görülmüştür. En hafif manada maddi hasarla sonuçlanan kazalar kimi zaman çevresel felaketlere ve hatta insan canına mal olabilecek boyutlara ulaşmaktadır. Bu sebeple kaza nedenlerini tespit ederek farkındalığı artırmak, önleyici tedbirler geliştirmek için politika oluşturmak adına deniz kaza analizlerinin doğru bir biçimde yapılması ve değerlendirilmesi büyük önem arz etmektedir. Deniz kazalarıyla ilgili dünya genelinde yapılan çalışmaların, istatistiksel analizlerin neredeyse tamamında kaza sebeplerinin başında insan hatasının geldiği görülmektedir. Yakın gelecekte, insansız gemilerin hizmete girdiği bir dünyada bile insan unsuru varlığını sürdürecektir. Hemen her türlü verinin kaydedildiği günümüz bilgi çağında denizcilik alanında tutulan kayıtlar da gün geçtikçe artış göstermektedir. Büyük veri yığınları içinden anlamlı bilgilere ulaşıp bilgisayar programlarıyla tahmin edici ve tanımlayıcı yorumlar yapmamıza olanak sağlayan veri madenciliği yöntemiyle deniz kazalarının analizinin yapılması bu çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın evrenini ise Türk karasularında gerçekleşen deniz kazaları olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacını deniz kazalarında hangi değişkenlerin birlikte hareket ettiğini, veri madenciliğinin önemli analiz yöntemlerinden biri olan birliktelik kuralıyla tespit etmek oluşturmaktadır. Ayrıca veri kodlarından kaza nedeni ve kaza tipi değişkenleri de, veri madenciliğinin diğer analiz yöntemlerinden kümeleme ve sınıflandırma yöntemleriyle analiz edilerek bu değişkenlerin başkaca hangi değişkenlerle ilişki kurduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte toplanan verilerin içerik analizleri yapılarak yorumlanmıştır. Yapılan analizler neticesinde kazalarda geminin yüklü oluşu, seyir halinde olması, gemide kılavuz kaptan olmayışı, baş iter yokluğu, sakin hava ve görüş koşullarının iyi olduğu zamanlarda gerçekleşmiştir. Birliktelik içindeki gemiler yabancı bayrak ve kuru/dökme yük gemilerinden oluşmaktadır. Kazaların bölgesel olarak yerel ve uluslararası gemi trafiğinin diğer bölgelere nazaran daha yoğun olduğu Marmara denizi ve İstanbul boğaz bölgesinde yaşandığı göze çarpmaktadır. Kaza birliktelik sonuçları çıktılarında ise yaralanma, ölüm, kayıp, deniz kirliliği ve maddi hasar oluşmamış, gemiler kurtarma yardım talebinde bulunmamıştır.

Deniz kazalarıDenizlerGemiler+5
Ahmet Karabacak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00