Dokuz Eylül University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Dokuz Eylül University

1,632

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Helal gıda uygulamasının tüketici davranışlarına etkilerinin incelenmesi: İzmir il örneği

Helal gıda, tüketicilerin tutum ve davranışlarını yönlendirme potansiyeline sahiptir. Kişisel tercihlerin yanında dini hassasiyetler, tüketicilerin gıda tercihlerinde etkilidir. Bu çalışmanın amacı helal gıda uygulamalarının tüketici davranışlarına etkilerini incelemektir. Çalışmada 407 kişinin katıldığı bir anket uygulaması yapılmıştır. Helal gıda uygulamalarının tüketicilerde yaş, cinsiyet, meslek, aylık gelir gibi değişkenlere göre farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonuçları, helal gıdanın tüketicilerin daha güvenli olduğu düşüncesiyle tutum ve davranışlarını yönlendirdiğini göstermektedir. Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre helal gıda belgesi, tüketicilerin helal gıda konusunda davranışlarını yönlendirme potansiyeline sahiptir. Araştırmanın sonuçları, 407 katılımcının verdiği sonuçlarla sınırlıdır. Anahtar Kelimeler: Helal gıda, Tüketici davranışları, Helal belgesi.

Mehmet Uygun
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

OECD ülkelerinde COVID-19 kaynaklı ölümler ve iktisadi faaliyetler arasındaki nedensellik ilişkisi

This study undertakes an in-depth exploration of the social and economic impacts of historical pandemics, culminating with the COVID-19 crisis. Initially, the influence of previous pandemics was examined, emphasizing the significance of such health crises on economic and social landscapes. Concurrently, an extensive literature review was conducted to gain a comprehensive understanding of COVID-19, particularly noting various perspectives on its economic repercussions and its parallels with historical pandemics. For the empirical aspect of this study, daily data from 35 OECD member countries was collected between February 15, 2020, and August 14, 2021. Key indicators such as Google mobility data, COVID-19 mortality rates, and the Stringency Index were utilized in this comprehensive dataset. Granger-Causality tests were conducted between these variables. The objective was to ascertain the influence of the pandemic on these economic markers, aiming to shed light on the broader socio-economic implications of such crises. According to the findings, governments took serious actions which restricted economic life during the early stages of the pandemic. Nevertheless in the late phases of the pandemic, although economic restrictions are more effective measures against the spread of Covid-19 virus, governments take restrictive actions in terms of social life rather than economic restrictions. The thesis concludes with an evaluation of the findings, outlining the limitations of the study, suggesting potential avenues for further research. Keywords: Covid-19, Pandemics, OECD Countries, Mortality Rate, Google Mobility, Stringency Index, Granger-Causality

Yusuf Utma
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel psikoloji bağlamında Fuat Sezgin'in hayatına ilişkin psikobiyografik bir değerlendirme

Bu çalışmada, bilim insanı Prof. Dr. Fuat Sezgin'in hayatı ve ömrünü adadığı çalışmaların arkasındaki nedenler bireysel psikoloji bağlamında incelenmektedir. Bu çalışmadaki değerlendirmeler nitel araştırma yaklaşımlarından psikobiyografik durum çalışmasına dayanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; 2019 yılının "Prof. Dr. Fuat Sezgin" yılı ilan edilmesiyle birlikte adını sıkça duyduğumuz Sezgin'in İslam bilim tarihine hakkettiği değeri iade edeceğini iddia ettiği "Arap-İslam Bilimler Tarihi (GAS)" isimli on yedi ciltlik eserinin ve diğer çalışmalarının ortaya çıkmasının alt yapısını oluşturan hayatındaki önemli olaylar ve durumlar üzerinde durulmuştur. Fuat Sezgin ile ilgili verileri toplamak amacıyla onun yaşamının anlatıldığı video, röportaj, kitap, vb. materyaller incelenmiştir. Bunların yanı sıra yaşamında bir şekilde temas kurduğu insanlar ile yapılmış söyleşilerdeki bilgilerden de yararlanılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümde Alfred Adler'in Bireysel Psikoloji kuramı çıkış noktasından ele alınarak incelenmiştir. Bu bölümde kuramın "yaşam stili", "aşağılık kompleksi", "insan doğası ve ebeveyn ilişkileri" gibi temel kavramlarına özellikle değinilmiştir. Kısacası kuramın genel bir çerçevesi çizilip Sezgin'in hayatıyla temas eden kavramlar irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise kuramsal çerçeve üzerinden Sezgin'in hayatı psikobiyografik bakış açısıyla ele alınıp değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler Bireysel Psikoloji temelinde yapılmış olsa da yer yer kuramın çıkış noktası olan psikanalizin diğer verilerine de değinilmiştir. Ayrıca Sezgin'in hayatına dair dolaylı yollardan ulaştığımız kaynak, resim ve belgelere tezin sonunda yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fuat Sezgin, Bireysel Psikoloji, Psikobiyografi, Aşağılık Kompleksi, Üstünlük Kompleksi, Dindarlık

Hicret Çakmak Gül
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk iş hukukunda esneklik ve iş güvencesine etkisi

1980 sonrasında küreselleşme ile birlikte meydana gelen ekonomi politikalarında değişim ve teknolojideki gelişim, işgücü piyasalarına da yansımıştır. Bu bağlamda iş güvencesine bakış açısı ve uygulaması da değişmiştir. 1980 öncesinde istikrar ve düzen anlayışı içinde standart istihdam biçimi mevcutken küreselleşme ile birlikte esnek istihdam biçimleri ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda, hızla değişen talep ve koşullara uyum sağlamanın esnekliği gerekli kıldığı ileri sürülmüş, katı bir iş güvencesi yaklaşımından uzaklaşılarak iş güvencesi esnekleştirilmiştir. İş güvencesi, işçiler için uzun yıllar boyunca işlerini koruma ve istikrar sağlama konusunda önemli bir faktördür. Ancak son yıllarda, değişen şartlar ve teknolojik gelişmeler, geleneksel iş güvencesi anlayışını sorgulatmış ve iş güvencesinin esnekliğini gerekli kılmıştır. Bu dönüşüm, işçi ve işverenlerin daha çeşitli çalışma düzenlemeleri ve sözleşme tipleri üzerinde anlaşmaya varmalarına olanak tanırken, aynı zamanda iş dünyasının belirsizliklerine daha iyi adapte olmalarına yardımcı olabilmektedir. Bununla birlikte, iş güvencesinin esnekleşmesi, hem işçiler ve işverenler hem de sendikalar için yeni fırsatlar ve zorluklar yaratabilmektedir. Bu nedenle, iş güvencesinin esnekleşmesi, modern iş dünyasının merkezindeki tartışmalardan biri haline gelmiştir. Bu çalışmada, iş güvencesinin esnekleşmesinin ne anlama geldiğini ve işgücü piyasasının tarafları üzerindeki potansiyel sonuçları incelenmektedir. Bu çalışma, esneklik ve iş güvencesi arasında doğal bir çelişki olduğunu, ancak bu çelişkinin esneklik stratejisinin dengeleme mekanizmaları aracılığıyla uzlaştırılabileceğini iddia etmektedir. Tezin bir diğer iddiası da, iş güvencesinin esnekleşmesinin taraflar için olumlu ve olumsuz yanları olsa da değişen şartlara uyum sağlamada gerekli olduğudur. Çalışma, Türkiye'de de oldukça belirgin olan esneklik ve iş güvencesi ikilemine bir çözüm olarak iş güvencesinin esnekleşmesini önermektedir. Ancak, başarılı bir uygulama için yapısal sınırlamalar, iş güvencesi yerine istihdam ve gelir güvencesi sağlayan kurumsal bir altyapının oluşturulması ve toplu sözleşme sisteminin iyileştirilmesi gibi siyasi önceliklerin aşılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Hukuku, İş Güvencesi, Esneklik.

Berfin Perihan Alkan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kullanıcı deneyimi stratejileri ile bilgi sistemi tasarımı : Evcil hayvan sağlık sistemi

Bu çalışma, veteriner hekimlerin ve evcil hayvan sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmış bir evcil hayvan sağlık bilgi sistemi ve mobil uygulamanın kullanıcı deneyimi tasarımını araştırmaktadır. Aynı zamanda, bilgi sistemlerinin kullanılabilirliğini ve kullanıcı memnuniyetini artırmak için kullanıcı deneyimi tasarımının nasıl kullanılabileceğini incelemektedir. Araştırmanın kapsamı, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Hayvan Bilgi Sistemi üzerinden erişim sağlayan veteriner hekimlerin, sistemi daha etkin ve verimli kullanabilmeleri için kullanıcı deneyimi stratejilerini uygulayarak kullanıcı gereksinimlerini ve sistem sorunlarını nasıl çözebileceğini odaklanmaktadır. Aynı zamanda, evcil hayvan sahiplerinin, evcil hayvan sağlık bilgi sistemine erişimini ve evcil hayvanlarının sağlık kayıtlarını takip etmelerini sağlayacak bir mobil uygulama tasarımı da ele alınmıştır. Bu çalışmanın bir diğer amacı ise kullanıcı deneyimi tasarımı yaklaşımlarının, bilgi sistemlerinin tasarımında nasıl benimsenmesi gerektiğine vurgu yapmaktır. Kullanıcı deneyimi tasarımı yaklaşımlarının, kullanıcı ihtiyaçlarını anlama, problemleri tanımlama ve yaratıcı çözümler üretme konularında nasıl kullanılabileceği üzerine bir çerçeve oluşturulması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kullanıcı Deneyimi, Etkileşim Tasarımı, Bilgi Sistemleri, Evcil Hayvan Sağlık Sistemi, Kullanıcı Deneyimi Tasarım Yaklaşımları.

Deneyim tasarımıEtkileşim tasarımıEtkileşimli bilgi tasarımı+3
Seyran Deniz Akat
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası göçmenlerin varoluş mücadelesinin duygular sosyolojisi yönünden incelenmesi: Zonguldak'ta Afgan ve Irak kökenli göçmenlerin duygu deneyimleri

Zorunlu göç, nedenleri ve etkileri bakımından disiplinler arası çalışma ile anlaşılabilecek olan çok yönlü ve karmaşık bir deneyimdir. Zorunlu göçe yönelik çalışmalarda çeşitli disiplinler tarafından mülteciler farklı biçimlerde ele alınmakta olup çeşitli sınıflandırmalara tabii tutulmaktadır. Bu çalışma dâhilinde şartlı mülteciler zorunlu göç bakımından değerlendirilmiştir ve bu değerlendirmeye ilişkin zorunlu göç hakkındaki kuramsal yaklaşımlara yer verilmiştir. Mültecilerin deneyimlerini anlayabilmek ve yorumlayabilmek amacıyla göç süreçlerini hissedilen duygular bakımından ele almak göç çalışmalarına önemli bir bakış açısı getirmektedir. Bu çalışma kapsamında ise zorunlu göç deneyimi sosyolojik bir perspektifle ele alınmış olup Türkiye'ye zorunlu göç eden mültecilerin yaşadıkları deneyimler ve karşılaştığı zorluklar ile başa çıkmalarındaki stratejiler ile birlikte hissettikleri ve gerçekliklerini anlamlandırdıkları duygulara odaklanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı göç çalışmalarını duygular sosyolojisi yaklaşımları ile birlikte ele alarak Türkiye'deki şartlı mültecilerin duygu ve deneyimlerini keşfedebilmek ve anlayabilmektir. Araştırma kapsamında Türkiye'ye zorunlu olarak göç etmiş 24 şartlı mülteci ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler nitel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma deseni olarak Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz kullanılmış olup analiz edilen verilerde kullanılarak tekrar eden temalar ve onlara bağlı alt temalar oluşturulmuştur. Elde edilen verilerden, Zorunlu Göç Öncesi Deneyimler; Yolculuk Deneyimi; Türkiye'de Yaşam; Nostalji üst temaları ortaya çıkmıştır. Alt temalarda ve ortaya çıkan duygularda duyguların dinamik yapısı nedeniyle korkudan mutluluğa; umuttan umutsuzluğa; rahatlamadan belirsizliğe; özlemden dayanıklılığa kadar birçok duygu ortaya çıkmıştır. Bulgular kısmında detaylı bir biçimde sunulmuştur. Sonuç ve Tartışma bölümünde ise elde edilen veriler ile odaklanılan literatür arasında bağlantılar kurulmuş ve bu bağlamda konunun anlaşılmasına ve açıklanmasına yönelik bir tartışma sürdürülmüştür. Anahtar kelimeler: Zorunlu Göç; Duygu sosyolojisi; Duygular; Şartlı mülteci; Yorumlayıcı fenomenolojik analiz.

Süeda Karadeniz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Müsteşrik W. Montgomery Watt'ın İslam tarihine dair çalışmalarının kaynak, metod ve yorum açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada oryantalistler içinde ılımlı yaklaşımı ve bilimsel metoduyla temâyüz eden tanınmış şarkiyatçı W. Montgomery Watt'ın İslâm Tarihi'ne dair eserleri ile ilgili araştırma ve değerlendirmeleri mercek altına alınarak eleştirel bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın sınırları kapsamında ilk bölümde Watt'ın biyografisine yer verilmiş ve alandaki eserleri tanıtılmıştır. Tezin ikinci bölümünde Hz. Muhammed'in (sav) risâlet öncesinde Arabistan'ın mevcut siyâsî, ekonomik ve kültürel yapısına dair Watt'ın mülâhazaları incelenmiştir. Tezin üçüncü bölümü, Watt'ın Hz. Peygamber'in (sav) izdivaçları hakkında yaptığı değerlendirmeleri ihtiva etmektedir. Watt bu izdivaçları kadın ve âileye yönelik yapılan hukûkî düzenlemeler bağlamında ele alarak yaşanan gelişmelerin sosyal bir devrim olduğunu ifade etmektedir. Bu anlamda o, Hz. Peygamber'i (sav) sosyal bir reformist olarak görmekte ve yaptığı evliliklerinin sonucunda Arap örfünde büyük değişimlerin yaşandığını söylemektedir. Çalışmamızın son bölümünde ise Müslümanların Yahudilerle münasebeti ele alınmış Watt'ın bu konuda en dikkat çeken düşüncelerinden biri Medine'ye hicretten sonra Yahudilerden nasıl kurtulabileceklerini planlamaya çalıştıklarına dair iddiasıdır. Bu meyanda Watt, Yahudilere karşı yürütülen muhasara ve savaşlarda temel nedenin onların Medine sözleşmesine ihanet etmeleri olduğu yönündeki kabullere şüpheyle yaklaşmasıdır. Fakat mukâyeseli okumalar neticesinde bu düşüncelerin bir varsayımdan ibâret olduğu, İslam tarihi kaynakları ve modern çalışmaların Watt'ın iddialarının aksini ortaya oyduğu anlaşılmaktadır. Watt, İslâm Tarihine dair araştırmalarında, klasik oryantalizmin İslâm ve Hz. Muhammed (sav) ile ilgili algısının ve bu hususlarda gösterdikleri saldırgan tavrın doğru bir yaklaşım olmadığını söylemektedir. Dolayısı ile onun diğer şarkiyatçılara nazaran daha tutarlı ve mutedil bir yol izlediği dikkat çekmektedir. Ancak sonuç olarak şu söylenebilir ki her ne kadar Watt, klasik oryantalizmle özdeşleşecek bir anlatıdan uzak olsa da yine de dinî taassubun yol açtığı yaklaşımdan tamamen arındığı da iddia edilemez.

Nurcihan Yeşil
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dağlık alanlarda yangın güvenliği ve toplumsal dirençlilik: 2021 yılı Manavgat yangını örneği

Dağlık alanlar ulaşılması zor bölgelerdir. Bu durum dağlık alanları, orman varlığının, yabani hayatın ve temiz su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilirliğinin açısından korunaklı hale getirmektedir. Ancak bu avantajlı durum orman ve dağlık alanların iç içe veya sınır olması, dağlık alan yerleşiklerinin itfaiye ekiplerine olan mesafesi, eğim ve yol şartlarının zorluğu sebebiyle olası yangınlarda dirençsizliğe neden olmaktadır. Bu araştırma; dağlık alan yerleşiklerindeki yangın güvenliğinin ne durumda olduğunu ortaya koymak, yaşanan yangın anı ve sonrasındaki sorunları belirlemek ve bu yerleşikleri yaşanabilecek yangınlara karşı daha dirençli hale getirebilmek için çözüm önerileri sunmak amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda Antalya Manavgat'ta yaşanan ve Türkiye'nin en büyük yangın afeti olarak kabul edilen orman yangınında etkilenen dağlık alan mahalleleri ile 03.08.2021-09.08.2021 tarihleri arasında araştırma kapsamında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler yapılmış, yapılan görüşmeler kayıt altına alınmış ve görüşme yapılan kişilerden yazılı ve sözlü izinleri alınmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA20 paket programı ile nitel analiz yöntemleri kullanılarak çözümlenmiştir. Görüşme verilerinin yanı sıra araştırmacı yangınların aktif olduğu dönemde bölgede müdahale çalışmalarında yer almış, gözlemler gerçekleştirmiş ve olayı yaşayarak veri toplamıştır. Araştırma, bu şekilde hem bir fenomenoloji hem de durum çalışması olarak oldukça güçlenmektedir. Dağlık alan yerleşikleri yangınlara hazırlıklı değildir. Erken uyarı ve tahliye konusunda eksikliklerin olduğu, su sorunları sebebiyle müdahale edemedikleri tespit edilmiştir. Yerleşiklere yangın güvenliği eğitimi verilerek ve müdahale ekipmanı sağlanarak, "Gönüllü Kendi Kendine Yardım Organizasyonu" oluşturulmalıdır. Yangın yönetim süreçlerinde daha güçlü bir koordinasyon ve organizasyonun oluşturulması için, yerleşikler, kurumlar ve STK' lar arasında iletişim ve iş birliği güçlendirilmeli, bunun için "Yangın Güvenliği Yönetişimi" süreci oluşturularak sürdürülebilirliği sağlanmalıdır.

Afet direnciAfet hazırlığıAfet riski+7
Osman Furkan Ergün
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

19.yüzyılda Bulgar milliyetçiliği: Kuramsal bir yaklaşım

Bu çalışma, 19.yüzyıldan itibaren gelişmeye başlayan Bulgar milliyetçiliğini özellikle son yıllarda oldukça ses getiren Miroslav Hroch'un üç evreli "küçük milletler tipolojisi" bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Hroch, bu tipolojiye göre küçük Avrupa milliyetçilikleri için 4 tip tanımlamıştır; entegre tip, gecikmiş tip, ayaklanma tipi ve bölünmüş tip. Hroch'a göre Balkan milliyetçilikleri ayaklanma tipi çerçevesinde değerlendirilebilir. Miroslav Hroch'un tipolojisi milliyetçilik çalışmalarında oldukça dikkat çekmiş, ancak teorinin uygulanabilirliği mikro çalışmalarla desteklenmemiştir. Dolayısıyla bu çalışma Hroch'un teorisinin Bulgar milliyetçiliğinde ne ölçüde geçerli olduğunun irdelemesi açısından Balkan milliyetçiliği literatürüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı ayaklanma tipi olarak tanımlanan Balkan milliyetçiliklerinin ortaya çıkışındaki aydın-burjuvazi-basın gibi iç sosyoekonomik kültürel gelişmelerin yanında Büyük Güçler'in, özellikle Rusya'nın, yarattığı dış etkilerin de önemi dikkate alarak Bulgar Milliyetçiliğini etkileyen iç ve dış faktörleri ortaya koymaktır. Çalışmada bir taraftan Bulgar milliyetçiliğini etkileyen iç ve dış etkenler kuramsal çerçeve içinde tartışmaya açılmış, diğer taraftan Bulgar kimliğinin ortaya çıkışı, bu kimliğin ulusal bir kimliğe dönüşümünü sağlayan altyapıyı ve bu hareketin bağımsızlığa ulaşmasını sağlayan koşullar incelemiştir. Çalışmanın odaklandığı zaman aralığı Bulgar milliyetçiliğinin kültürel aşamasının başlangıcı olan 19.yüzyılın başından, Bulgaristan'ın resmen v bağımsızlığını ilan ettiği 1908 yılına kadar olan dönemdir. Bu çalışmada A, B ve C evrelerinden oluşan küçük milletler tipolojisi kuramsal çerçeve olarak kullanılmış, Bulgar milli hareketinin dönemlendirilmesi yapılmış ve bu tipolojinin Bulgar milliyetçiliğine ne ölçüde uygulanabilir olduğu sorgulanmıştır. Küçük milletler tipolojisi Balkan milliyetçiliklerini analiz etmekte kullanışlı bir çerçeve oluşturmakla birlikte Bulgar milliyetçiliğinin ve uluslararası konjonktürün kendine has dinamiklerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bulgar milliyetçiliği, Bulgaristan, Miroslav Hroch, küçük milletler tipolojisi

Tuğçe Atik
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın girişimciliği ve AB fonlarında mali yardımlar

Avrupa Birliği'nin kuruluşundan itibaren amacı, üye ülkeler arasındaki ekonomik farklılıkları azaltmak ve aday ülkelerin uyumunu sağlamak için mali yardımlar sunmaktır. Türkiye de 1999'da Helsinki Zirvesi ile aday ülke olarak bu yardımlardan yararlanmaya başlamıştır. Genişleme stratejisi, AB'nin odak noktalarından biridir ve bu stratejinin temel taşlarından biri de AB fonlarıdır. Bu fonlar, aday ülkelerin ekonomik gelişimine katkıda bulunmanın yanı sıra tam üyelik sürecine uyumu da hedeflemektedir. Avrupa Birliği toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik büyüme açısından kadın girişimciliğinin önemine dikkat çekmektedir. Bu amaçla üye ve aday ülkelerin yararlandığı AB fonlarında, kadın girişimciliği ve istihdam konuları önemli rol oynamakta ve AB fonları kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla çeşitli projelere kaynak sağlamaktadır. Bu projeler, kadın girişimcilerin iş kurma, eğitim alma, işletme geliştirme ve pazar erişimini artırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, AB'nin genişleme sürecinde oluşturduğu fon mekanizmasının Türkiye'deki kadın girişimciliği ve istihdamla ilgili yönlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Türkiye'deki kadın girişimcilerinin AB mali yardımlarından ne ölçüde faydalandığını araştıracak günümüze kadar gerçekleştirilen önemli projelere ve programlara odaklanacaktır.

Merve Akarsu Kulak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00