
21
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye sulak alanlarının genel değerlendirilmesi
Bu çalışma Türkiye sulak alanlarının genel değerlendirmesini yapmaktadır. Global bir sorun haline gelen su kıtlığı kavramına karşı 'su fakiri' olarak değerlendirilen Türkiye'de sınırları dahilinde bulunan sulak alanların ne kadar değerlendirildiğinden, nasıl kriterler üzerinden kategorize edildiğinden ve alınması gereken önlemler incelenmiştir. Aynı zamanda dünya üzerinde sulak alanların kriterleri irdelenmiştir. Uluslararası kabul görmüş Ramsar Sözleşmesine göre sulak alanlar sınıflandırılmıştır. Türkiye'de bulunan sulak alanların değerlendirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün veri tabanı olan Ulusal Sulak Alan Envanteri Yönetim Bilgi Sistemi (SAYBİS) ve Harita Genel Müdürlüğü'ne ait yazılımla su yüzeylerini tespit ederek ortaya çıkarılan verilerden faydalanılmıştır. Türkiye'deki sulak alanlar büyüklük, yükseklik basamağı, çevre, su kimyası, hidrolojik havzalara dağılışı ve yağış miktarı gibi kriterler doğrultusunda kategorize edilerek genel bir değerlendirme ortaya çıkarılmıştır. SAYBİS'e göre toplam 2 594 sulak alanın toplam alanı 1 491 936 ha'dır. Bu alanların %48'i doğal sulak alanlardır. Toplam sulak alanların yükselti basamaklarına göre dağılımı birbirine yakın olsa da adet olarak yükseklikle, doğal sulak alanlar doğru, yapay sulak alanlar ters ilişkilidir. Doğal sulak alanların %40'ı 1 ha'dan küçüktür. pH değeri ve Biyolojik oksijen ihtiyacı sulak alanların yükseltisiyle ters orantılıdır. Türkiye'de toplam 26 hidrolojik havzanın içinde barındırdığı sulak alanlar, havzaların alanlarına oranlandığında tüm havzalarda ortalama sulak alanı %1 ile %5 arasında değişmektedir. Gelecek nesillere sağlıklı ve canlı bir dünya bırakabilmek için sulak alanlarımızı korumak ve sürdürmek büyük bir öncelik olmalıdır. Koruma çabaları, hükümetler, yerel topluluklar, sivil toplum kuruluşları ve bireyler arasında iş birliği gerektirir.
Yaban hayatı yapay su kaynaklarının kullanımı: Ilgaz Dağı yaban hayatı geliştirme sahası örneği
Bu çalışma 2022-2024 yılları arasında Kastamonu Ilgaz Dağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacını alanda bulunan yapay su kaynaklarının yaban hayvanları tarafından kullanımının tespit edilmesi oluşturmaktadır. Çalışmada yaban hayatı envanter tekniklerinden iz-belirti tekniği ve fotokapan yöntemi kullanılmıştır. Çalışma alanında kızıl geyik, karaca, yaban domuzu, bozayı, yaban tavşanı, kurt, kızıl tilki ve sansar türleri tespit edilmiştir. Daha sonra ise hedeflenen türler için yapay su kaynaklarını aktif olarak kullandığı zaman aralıklarının belirlenebilmesi için R yazılımı kullanılarak aktivite desenleri oluşturulmuştur. Oluşturulan aktivite çizelgelerinin sonucuna göre türlerin yapay su kaynaklarını sıklıkla gündüz saatlerinde kullandığı tespit edilmiştir. Yapılan bu tez çalışması, yapay su kaynaklarının kullanımı üzerine yapılmış ilk tez çalışmasıdır. Çalışmanın ülkemizde yapılacak diğer yaban hayatı çalışmalarına öncülük etmesi ve literatüre katkı sağlayacağı beklenmektedir.
Gediz deltası kuş türlerinin ekoturizm potansiyeli
Ekoturizm, yerel halk ile işbirliği içerisinde hareket ederek kırsal bölgelerin sürdürülebilir gelişimini amaçlayan, turizmin önemli bir çıktısıdır. Bu çalışmada İzmir ilinin Karşıyaka, Çiğli, Menemen ve Foça ilçelerinin çevrelediği Gediz Deltası'nda yer alan kuş türlerinin ekoturizm potansiyeli araştırılmıştır. Araştırma alanında görülen kuş türlerini tespit etmek adına daha önceki çalışmalar incelenmiş ve saha gözlemleri yapılmıştır. Araştırmalar neticesinde 269 kuş türünün Gediz Deltası'nda görüldüğü belirlenmiş ve bunlardan 153'ü saha gözlemlerinde de kaydedilmiştir. Gediz Deltası'nda görülen kuş türleri farklı ölçütlere göre değerlendirilerek 60 türden oluşan yeni bir liste hazırlanmış ve ankete sunulmuştur. Katılımcılar kuş gözlemiyle ilgilenen kişilerden seçilmiş ve listedeki türleri ekoturizm potansiyellerine göre değerlendirmeleri istenmiştir. Bu değerlendirmeler ile Gediz Deltası'nın kuş türleri içerisinden en yüksek ekoturizm potansiyeline sahip olanlar belirlenmiştir. Ekoturizm potansiyeli yüksek olduğu tespit edilen kuş türleri için Gediz Deltası'nda yoğun olarak görüldükleri kısımlara ve dönemlere göre alan kullanımı haritaları hazırlanmıştır. Yöre halkı, ülkemiz ve uluslararası kamuoyunda Gediz Deltası ve sahip olduğu kaynakları tanıtma amaçlı yapılacak çalışmalar büyük önem arz etmektedir. Gediz Nehri üzerindeki sanayi bölgelerine ait atıklar ve tarım kimyasalları, deltanın biyolojik çeşitliliği için tehdit oluşturmaktadır.
Muğla ilinin av turizm potansiyelinin belirlenmesi
Av turizmi ülkelerin ekonomik bakımdan önemli gelir kaynaklarından biridir. Muğla ilinin av turizm potansiyelinin bilimsel verilerle hali hazırdaki durumunu belirlemek var olan sorunlarla ilgili önerilerde bulunmak bu tezin amacını oluşturmaktadır. Bu çalışmada 2017-2020 yılları arasında Muğla ilindeki Seydikemer, Fethiye, Datça, Köyceğiz ve Yılanlı Çakmak Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları yaban hayvanlarının tespiti ile ilgili fotokapan kurulması ve izleme çalışmaları yapılmıştır. Tespit edilen türlerin korunma durumları kaydedilmiştir. Av turizmi kapsamında organizasyonlar düzenleyen firma temsilcileri ile "Olgu bilim" deseninde tasarlanan nitel araştırma desenlerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi "İçerik analizi" metodu ile yapılmıştır. Fotokapan görüntülerinin değerlendirilmesi sonucu ilde Yaban keçisi (Capra aegagrus), Kurt (Canis lupus), Tilki (Vulpes vulpes), Alageyik (Dama dama), Porsuk (Meles meles), Karakulak (Caracal caracal), Yaban domuzu (Sus scrofa), Oklu kirpi (Hystrix indica), Kaya sansarı (Martes foina) türleri tespit edilmiştir. Anket çalışması neticesinde, dört alt amaç ve bu kapsamda elde edilen temaların değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Muğla ilinin av organizasyonlarında tercih edilmesinin en önemli sebebi av hayvanları populasyonlarının yeterli seviyede olmasıdır. Av organizasyonlarında en çok tercih edilen türler sırasıyla Sus scrofa, Cervus elaphus ve Capra aegagrus olarak kaydedilmiştir. Muğla ilinde yerleştirme çalışmaları sonucunda Dama dama av turizmi açısından potansiyel bir tür olacağı düşünülmektedir. Birden fazla türün avlandığı av organizasyonlarının sezonda en fazla 6-11 arasında olduğu saptanmıştır. Av turizmi için gelen yabancı turistlerin kültür turizmi ve özellikle tekne turlarına ilgi gösterdikleri belirlenmiştir. Av organizasyonlarındaki başlıca şikâyet konusunun kaçak avcılık, yaptırımların az olması, koruma-kontrol faaliyetlerindeki aksaklıklar olduğu belirlenmiştir. Av organizasyonları kapsamında Capra aegagrus için sürek avı talepleri bulunmaktadır.
Bazı ornitolojik etkinliklerin öğrencilerin ornitolojik bilgi ve fen dersi ile çevreye yönelik algılarına etkisi
Bu çalışmada hazırlanan ornitolojik etkinliklerin öğrencilerin fen dersi ve çevre algılarına etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bolu ili Dörtdivan ilçesi Yunus Emre İmam Hatip Ortaokulunda yedinci sınıfta öğrenim gören, gönüllülük esasına dayanarak katılım sağlayan 20 kız öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, nitel araştırma destekli nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak amacı ile öğrencilerin ornitolojik bilgilerini ölçmek için ornitoloji bilgi testleri ve çevre algılarındaki değişimi ölçmek için yarı yapılandırılmış sorular kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ornitoloji etkinlikleri örneklem grubuna uygulanmış ve arazi çalışmaları yapılarak uygulamalı eğitimler gerçekleştirilmiştir. Deney yapma, anlatma, dramatizasyon, oyun oynama, gezi ve gözlem yapma, analoji kullanma gibi öğretim yöntem ve teknikleri çalışmada kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; hazırlanan ornitoloji etkinliklerinin örneklem grubun ornitoloji bakış açısı ve bilgilerini, fen dersi ve çevre algılarını artırdığı, yapılan etkinliklerin sadece öğrenciyi etkilemediğini çevrelerinde bulunan bireylerin de kuşlara karşı bakış açısının değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlar çerçevesinde araştırmacılara, program geliştirme uzmanlarına ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur.
Bazı ekolojik ve orografik değişkenlere göre Köroğlu dağları avifaunası üzerine araştırmalar
Bu tez çalışması Köroğlu Dağları Önemli Doğa Alanı'nın Bolu sınırları içerisinde kalan kesiminde seçilen istasyonlarda yürütülmüş olup, alanın kuş çeşitliliğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Arazi çalışmaları Mart 2018-Ocak 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Tez çalışması kapsamında toplam 45 arazi çalışması gerçekleştirilmiş ve sonuç olarak Köroğlu Dağları'nda 42 familyaya ait toplam 165 kuş türü ve 1 alt tür tespit edilmiştir. Alanda 81'i yerli, 49'u göçmen, 19'u transit göçmen, 8 kış ziyaretçisi, 2 konuk ve 1 yaz ziyaretçisi belirlenmiştir. Yapılan çalışma ile Köroğlu Dağları avifaunası kapsamında, tür zenginliği, tür çeşitliliği değerlerinin belirlenmesi, bunun yanında yükseklik, meşçere tipi, habitat tipi gibi orografik değişkenlere göre kuş türlerinin dağılımı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma alanında kuş türü dağılımı ve çeşitliliği, seçilen farklı istasyonlarda kommünitelerin kendi içinde ve kommüniteler arasında ve hem de farklı yükseklik gradyanları arasında incelenmiştir. Yürütülen tez çalışmasında avifauna kapsamında alfa, beta ve gama çeşitlilikleri belirlenmiştir. Shannon ve Simpson çeşitlilik indisleri kullanılmış, tür bolluğu dağılımı, frekans ve baskınlık durumları sunulmuş ve kommüniteler arası benzerlik analizleri yapılmıştır.
Kentsel yeşil alanların biyoçeşitlilik açısından incelenmesi; İstanbul millet bahçeleri örneği
Bu çalışmanın temel amacı; kentsel yeşil alanların biyoçeşitliliğe olan etki ve katkılarının irdelenmesidir. Çalışma alanını kentsel yeşil alan statüsünde bulunan Ayazma, Baruthane, Başakşehir, Çırpıcı, Halkalı, Hoşdere, Kayaşehir, Nakkaştepe ile Pendik Millet Bahçeleri oluşturmakta ve söz konusu alanlar biyolojik çeşitlilik açısından incelenmektedir. Araştırma, çalışma alanı olarak belirlenen millet bahçelerinin peyzaj planlama, peyzaj tasarımı ve saha uygulamaları aşamalarının ekolojik odaklı bir bakış açısı ile gerçekleştirilmesini sorgulamaktadır. Araştırmanın yöntemini saha çalışmaları, proje üzerinde değerlendirmeler ve literatür çalışması oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında alanların yaban hayatı için uygunluğunun değerlendirilmesi, çalışma alanlarının biyoçeşitlilik envanterinin ortaya çıkarılması, biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatına katkı sunabilecek önerilerin geliştirilmesi, millet bahçelerinin korunması, geliştirilmesi ile sürdürülebilir kullanımı konularında değerlendirmelerin yapılması hedeflenmiştir. Söz konusu millet bahçeleri ile dünyadaki bazı kent parklarının ortak noktaları, benzerlikleri ve farklılıkları yorumlanarak gelecekte yapılacak olan bilimsel çalışmalara katkı sunabilecek bir kaynak oluşturulması amaçlanmıştır. Elde edilen verilere göre İstanbul Millet Bahçeleri kullanıcıların fiziksel, sosyal ve rekreasyonel ihtiyaçlarına cevap verebilen ve bu açıdan insan odaklı bir yaklaşım tarzı geliştirilerek tasarlanan alanlardır. Ancak millet bahçelerinde doğa ve çevre koruma gibi ekolojik planlama yaklaşımlarında geri planda kaldığı tespit edilmiştir. Millet bahçelerinde yapısal ve bitkisel peyzaj tasarım unsurları, bitkisel materyal ile bitki türlerinin seçimi, yaban hayatı yönetimi, biyoçeşitliliği koruma, bakım gibi konularda çeşitli teknik detayların düzenlenmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Bunun yanında millet bahçelerinin dünyada ön plana çıkan kent parklarındaki uygulamalar ile yönetim anlayışındaki ekolojik odaklı bakış açısı çerçevesinde düzenlenmesinin millet bahçelerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Sera Gölü Tabiat Parkı avifaunası üzerine ekolojik bir değerlendirme
Bu çalışmanın amacı Sera Gölü Tabiat Parkı'nın, kuş çeşitliliği varlığının ortaya çıkarılmasıdır. Tez çalışması kapsamında alanın tür zenginliği, tür çeşitliliği durumları ortaya konmuş, ayrıca türlerin bolluk, frekans ve baskınlık analizleri yapılmıştır. Tez çalışması Eylül 2019- Mart 2021 tarihleri arasında 42 arazi çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan arazi çalışmaları sonucunda 36 familyaya ait 132 kuş türü tespit edilmiştir. Tespit edilen türlerin 24 tanesi yerli, 15'i kış göçmeni, 51'i göçmen ve 42 türün ise transit göçmen olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler, alanın temporal olarak kuşlar için önemli bir üreme, beslenme ve konaklama alanı olduğunu göstermektedir.
Glyphosate nphosphonomethyl glycine glyphın gökkuşağı alabalığı Oncorhynchus mykiss sperm kalitesi ve DNA hasarı üzerindeki in vitro etkilerinin belirlenmesi
Günümüzde herbisitlerin kullanımı artmış ve farklı yollarla su kaynaklarına bulaşmaktadır. Bu durum doğal ortamı olumsuz etkilemektedir. Bu maddeler su ortamındaki canlıları etkileyerek vücutlarında birikmelerine de neden olabilmektedir. Tüketici açısından da tehlike oluşturabilmektedir. Günümüze kadar yapılan çalışmalar kirliliğin su ortamına ve sucul canlılar üzerine olumsuz etkileri üzerine olmuştur. Bu amaçla çalışmada, Glyphosate'ın (GlyPh), ülkemiz için egzotik olan, ancak kültür balıkçılığında dünyada söz sahibi olduğumuz ve yıllık 200.000 ton ürettiğimiz gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) sperminine olası in vitro maruziyetinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gökkuşağı alabalığı spermi, farklı konsantrasyonlarda in vitro olarak çeşitli konsantrasyonlarda (2,5, 5, 10 mg L-1) Glyphosate'a maruz bırakılmıştır. Sperm hareketlilik parametreleri bilgisayar destekli sperm analizi (SCA) ile analiz edilmiştir. Sperm hücrelerinin toksik maddeden ne oranda etkilendiğini belirlemek amacıyla sperm kalite parametreleri ile DNA hasarı incelenmiştir. Uygulanan konsantrasyonun artışıyla sperm motilitesi ve süresi azalmış, DNA hasarı artmıştır. Sonuç olarak, sperm hücreleri Glyphosate'ın düşük dozlarına hassastır ve bu durum doğal popülasyonları olumsuz etkileyebilir.
Çakal (Canis aureus Linnaeus, 1758)'ın Trabzon, Arsin, Yanbolu Vadisi'nde yükseltisel alan kullanımı
Çakal (Canis aureus)'ın Trabzon, Arsin, Yanbolu Vadisi'nde yükseltisel alan kullanımının araştırıldığı bu çalışma, 2019 yılının Eylül ile 2021 yılının Şubat ayları arasında gerçekleşmiştir. Toplam alanı 158 km2 olan araştırma alanında, 62 günlük arazi çalışması yapılmıştır. Arazi çalışmalarında doğrudan ve dolaylı gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Doğrudan gözlemler, fotokapan kullanımının yanı sıra, bir veya iki kişi tarafından nokta ve hat boyu gözlemleriyle gerçekleştirilmiştir. Dolaylı gözlemlerde Çakal'a ait ayak izi, dışkı, gibi iz ve belirtilerden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda en düşük 40 metre en fazla da 1514 metre yükseltilerde orman üst sınırına kadar hemen her yükseltiden Çakal'a ait ait 253 adet fotokapan görüntüsü, bir alanda doğrudan gözlem, üç alanda 16 Çakal uluma sesi ve bir alanda ayak izi gibi veriler elde edilmiştir. Çakal'ın düşük yükseltilerde tarım alanları ve yerleşim alanlarına yakın alanlarda yayılış gösterirken, daha yüksek kesimlerde genellikle ormanlık alanlara veya ormana yakın alanlara bağımlı olduğu tespit edilmiştir. Ormanlık alanlarda ise kapalılığı düşük alanların yanı sıra kapalılığı yüksek ormanları da rahatlıkla kullandığı görülmüştür. Çakal'ıtehdit eden unsurlar; tür ile ilgili bilgi eksikliği, kaçak av, yırtıcı baskısı, başıboş köpekler, yollar, tarımsal ilaçlar ve çevre kirliliğidir.
İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı Mert ve Erikli göllerindeki su samuru (Lutra lutra L.)'nun populasyon durumu
Bu çalışma İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı Mert ve Erikli Göllerindeki Su Samuru (Lutra lutra L.) populasyon durumunun tespiti çalışmasıdır. Mayıs 2019- Mayıs 2021 tarihleri arasında periyodik olarak her ay yapılan arazi çalışmalarıyla gerçekleştirilmiştir. Mert ve Erikli göllerinde göl ekosistemi boyunca hatboyu yürünerek Su samuruna ait dolaylı gözlem belirtileri (dışkı, ayak izi ses, kıl, yeme-ısırma, yuva yeri gibi iz belirtiler) aranmıştır. Bu gözlemler sonucunda türe ait belirtilere rastlanamamıştır. Ayrıca tez süresince yörede bulunan çobanların ve avcıların bu çalışmadan önce türü gördüğü alanlar dikkate alınıp bu bilgiler ışığında, belirlenen mevkilere 6 fotokapan kurulmuştur. Kurulan fotokapanlarda ise Su samuruna rastlanılmamıştır. Su samurunun doğrudan gözle görülmesi için Mert Gölü'nde kano ile Erikli Gölü'nde göle hakim iki noktadan teleskop ve dürbün ile gözlemler yapılmıştır. Mert Gölünde gece ve sabahın erken saatlerinde de türün habitatında gözlemlenebilmesi için çadırlı kamp şeklinde araziler yapılmıştır. Yapılan bu çalışma sonucunda her iki gölde de Su samurunun sıklıkla görüldüğü Mert Gölünde 14, Erikli Gölünde 8 nokta belirlenip bu noktalar harita üzerinde konumlandırılmış ve Su samurunun göllerdeki populasyon durumu tespit edilmiştir.
Şile rüzgar enerji santralinin kuşlar üzerine etkileri
Türkiye'den geçen iki ana gündüz yırtıcı kuş göç yolundan birisi olan Boğazlar-Amanoslar göç yolu üzerindeki, 16 adet türbinden oluşan İstanbul, Şile Rüzgâr Enerji Santrali (RES)'nin kuşlar üzerine olası etkileri araştırılmıştır. Çalışma, Şile RES projesinin inşaat (kurulum) aşaması ve işletme aşamasını kapsayan 29 Mart 2020 ve 1 Ocak 2022 tarihleri arasındaki haftalık gerçekleştirilen arazi çalışmalarını kapsamaktadır. Çalışma alanındaki kuş türlerinin tespitinde, noktada sayım, hat boyu sayım, ışık ile sayım ve ölü kuş sayımı yapılarak doğrudan gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca, yuva, tüy ve ses duyma gibi işaret ve belirtilerden yararlanılarak dolaylı gözlem yöntemleri de kullanılmıştır. RES'nin işletme aşamasındaki süreçte, ölü kuş sayımları esnasında köpekten faydalanılmıştır. Arazi çalışmaları sonucunda, alanda 32 familyaya ait 94 kuş türü tespit edilmiştir. Ölü kuş sayımları sonucunda 4 farklı kuş türüne ait birer adet örnek bulunmuştur. RES'nin kuşlar üzerine başlıca olumsuz etkileri olarak; çarpma, rahatsızlık, habitat kaybı ve bariyer etkileri öne çıkmıştır. Gözlenen bu etkilerin RES verimliliğinin ölçümünde dikkate alınmasıyla birlikte RES'nin sosyal maliyetinin azaltılması ve olumlu etkilerinin artırılması imkânı doğabilecektir.
İzmir ilinde faaliyet gösteren amatör balıkçıların avlanma stratejileri ve demografik yapısı
Amatör balıkçılık, genellikle göz ardı edilen ancak önemli sosyal, kültürel, sportif ve toplumsal yönlere sahip bir avcılık faaliyetidir. Zengin coğrafi ve kültürel özelliklere sahip bir bölge olan İzmir'de amatör balıkçılık (başta olta balıkçılığı ve su altı avcılığı olmak üzere) incelenmiştir. Bu amaçla İzmir Körfezi'nin tamamı ve denize kıyısı olan 18 ilçe çalışma alanı olarak seçilmiştir. 2022 yılının yaz döneminde örnekleme amacıyla 47 lokasyonda 268 katılımcıyla yüz yüze görüşme ve anket yapılmıştır. Amatör balıkçılıkla ilgili yapılan çalışmalarda örneklem sayısı, araştırma bölgesi, cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, meslek ve aylık gelir durumları karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre yaygın demografik profilin; erkek, 31-50 yaş aralığında, orta ve yükseköğretim mezunu, çalışan, asgari ücrette veya altında aylık gelire sahip kişilerden oluştuğu tespit edilmiştir. Genelde lisanssız avcılığın yaygın, mevzuat bilgisinin yetersiz olduğu, tüketim amacıyla çipura avının öne çıktığı, daha çok hayvansal yemlerin kullanıldığı, spin tekniğine ilgi gösterildiği belirlenmiştir. Sektörün gelişimi ve ihlallerin engellenmesi için eğitim zorunluluğu ve sınav sistemine geçilmesi önerilmektedir.
Bolu ilinde bazı çayırlık ve ormanlık alanlarda nematod faunası üzerine çalışmalar
Bu çalışma, Bolu ilindeki bazı çayırlık ve ormanlık alanlardaki nematod faunasının tespit edilmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaç için, Bolu ili Abant, Atyaylası ve Aladağ bölgesinde çayırlık ve ormanlık ekosistemlerinden toplam 90 toprak örneklemesi gerçekleştirilmiştir. Alınan toprak örneklerinden ekstrakte edilen nematodların cins düzeyinde teşhisleri yapılarak yoğunlukları tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda 8 takıma, 26 familyaya ait 47 cins düzeyinde nematoda rastlanmıştır. Araştırma alanlarında en fazla fungivor nematod grubu tespit edilmiş olup, bunu sırasıyla bakterivor, bitki parazitleri, predatör ve omnivor nematodların takip ettiği görülmüştür. Ormanlık alanlarda bakterivor ve fungivorların, çayırlık alanlarda ise bitki parazitlerinin daha yoğun olduğu tespit edilmiştir. Alınan toprak örneklerinde rastlanılan bakterivor grubu nematodlar içerisinde en fazla Acrobeloides cinsi nematodları olup bunu sırasıyla bitki parazitlerinden Tylenchus, Helicothylenchus, Basiria cinsleri, takip etmiştir. Bitki paraziti nematodlar içerisinde yer alan "Basiria" Abant'ta; bakterivor grubu içerisinde yer alan "Acrobeloides" Abant ve Atyaylası'nda, "Achramodora", "Cephalobus", "Monhysteridae" ve "Plectus" Abant'ta; fungivor grubunda yer alan "Aphelenchoides" Abant ve Atyaylası'nda saptanmamıştır. Bitki paraziti nematodlar içerisinde yer alan "Helicotylenchus" ve "Paratylenchus" çayırlık alanlarda; bakterivor grubu içerisinde yer alan "Acrobeloides" ise ormanlık alanlarda saptanmamıştır. Abant alt bölgesindeki ortalama bakterivor sayısının Atyaylası'ndakinden; fungivor, predatör ve omnivor saysının Aladağ bölgesindekinden daha fazla olduğu görülmüştür.
Köroğlu dağları ormanlarında kara akbaba populasyonunun tespiti ve izlenmesi
Doğal ekosistemlerin birincil leşçil pozisyonunda olan kara akbaba Aegypius monachus L. sayıları giderek azalan, küresel olarak populasyonu tehdide açık statüsünde değerlendirilen ve koruma kapsamında öncelikli olan bir türdür. Bu nedenle kara akbaba popülasyonunun bağlantı noktalarının ortaya çıkarılması ve türün korunması için yeni yuva alanlarının belirlenmesi, üreme başarılarının ortaya konması, yuva ve üreme alanı tercihlerinin belirlenmesi ve popülasyon üzerindeki tehdit faktörlerinin ortaya çıkartılması son derece önemlidir. Bu amaçla İç Batı Karadeniz Bölgesi ile İç Anadolu arasında sınır oluşturan Köroğlu Dağları'nda türe yönelik 2018 ve 2019 yıllarında toplamda 37 saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu saha çalışmalarında türe ait yeni yuva alanlarının tespit edilerek üreme başarılarının takip edilmesi, yuva ve yuva alanı tercihlerinin belirlenmesi ve popülasyonu tehdit eden koşulların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Köroğlu Dağları'nda türe ait toplamda 83 yuva tespit edilmiş olup, 2018 yılında 39 ve 2019 yılında 60 çiftin üreme aktivitesi gösterdiği belirlenmiştir. Üreme başarısı oranları ise sırasıyla %67 ve %73 olarak tespit edilmiştir. Kara akbabaların yapılan analizler sonucunda yaşlı ve yüksek karaçam ağaçlarını yuva ağacı olarak tercih ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca 1345-1716 m yükseklik aralığında (karaçam kuşağının bulunduğu yükseklik aralığı), yüksek eğimli, daha çok güney-güneybatı bakısına sahip alanları ve bozuk meşcereleri yuva alanı olarak kullandığı ortaya çıkarılmıştır. Köroğlu Dağları'nda yürütülen bu çalışma ile Türkiye'nin en büyük kara akbaba kolonisi tespit edilmiştir. Bu çalışma ile birlikte Türkiye'deki kara akbaba popülasyonunun alt sınırı 194 çift olarak güncellenmiştir. Ormancılık faaliyetleri sırasında potansiyel yuva ağaçlarının kesilmesi ve orman içi yolların açılması türü tehdit eden önemli faktörler olduğu görülmüştür.
Bolu Yeniçağa gölü turbalık alanlardaki karasal nematod biyoçeşitliliği üzerine araştırmalar
Bu çalışmada Bolu ili Yeniçağa Gölü Turbalık alanlardaki karasal nematod biyoçeşitliliği araştırılmıştır. Çalışma üç farklı habitatta [Tarım arazisi (1. Zon), Çayır- Mera (2. Zon) ve Torf toprağı (3. Zon)] ve iki alt bölgede (Adaköy ve Hamzabey köy) gerçekleştirilmiştir. Çalışma yapılan habitatlardan toplam 30 adet toprak ve kök örneği alınmış ve örneklerden elde edilen nematodların cins düzeyinde sayımları yapılmıştır. Çalışma sonucunda 7 takıma ait 20 familyada 36 cinse bağlı bitki paraziti, bakterivor, fungivor, predatör ve omnivor nematodlar saptanmıştır. Söz konusu 36 cinse bağlı nematodların 16'sı bitki paraziti nematod, 12'si bakterivor nematod, 4'ü fungivor nematod, 2'si predatör nematod ve 6'sının omnivor nematod olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada bakterivor nematodlar (Monhystera spp., Panagrolaimus spp., Acrobeles spp., Cervidellus spp., Acrobeloides spp., Plectus spp. ve Wilsonema spp.) en sık rastlanılan nematodlar olup, en az rastlanılanlar ise omnivor nematodlar (Mononchids spp., ve Dorylaimid spp.,) ve predatör nematodlar (Triphyla spp., Monhysterida spp., Odontopharynx spp., Diplogaster spp., Seinura spp. ve Mermithid spp.) olmuştur. Bitki paraziti nematodlardan Kök ur nematodu, Meloidogyne spp. ve Kist nematodu, Heterodera spp. Tarım arazisi (1. Zon) habitatında rastlanılmıştır. Nematod biyoçeşitliliği bakımından, bitki paraziti nematodlar Tarım arazisi (1. Zon) habitatında, Çayır- Mera (2. Zon) ve Torf toprağı (3. Zon) habitatlarında ise bakterivor, fungivor, predatör ve omnivor nematodların yoğun olarak saptanmıştır. Hamzabey köy alt bölgesindeki biyoçeşitlilik, Adaköye göre daha fazla olduğu saptanmıştır.
Bolu ilinde 2016-2019 yılları arasında su ürünleri denetim ve ihlallerinin incelenmesi
Bu çalışmada 2016-2019 yılları arasında Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Bolu il sınırları içerisinde gerçekleştirdiği su ürünleri kontrol ve denetim verileri ile tespit edilen su ürünleri ihlalleri incelenmiştir. Bolu ilinde 2016-2019 yılları arasında 2486 denetim yapılmış ve 185 ihlal tespit edilmiştir. Bolu'ya bağlı ilçelerde yapılan denetim ve ihlaller incelendiğinde; en fazla denetim Merkez ilçede (1246), en az ise Kıbrıscık ilçesinde (15) yapıldığı görülmüştür. En fazla ihlal Seben ilçesinde (83) olduğu görülürken, Mudurnu, Gerede, Kıbrıscık ve Dörtdivan ilçelerinde ise hiç ihlal tespit edilmemiştir. İhlalin niteliğine bakıldığında en fazla amatör avcılığa aykırılık (127) durumu görülürken, en az ihlal ise bilgi ve belge vermemek (1) ile yasak su ürünlerinin satışının (1) olduğu görülmüştür. En fazla idari para cezası miktarı amatör avcılığa aykırılıktan (49.474 ₺) uygulanmıştır. El konulan su ürünleri incelendiğinde, yapılan denetimlerde en fazla sazan balığına (240,25 kg) el konulmuş, en az ise sudak balığına (0,25 kg) el konulduğu görüşmüştür. El konulan av araçlarına bakıldığında ise, en fazla olta takımına (62) el konulduğu görülmüştür. Bolu ilinde su ürünleri ihlalinin niteliğine göre en fazla amatör avcılığa aykırılığın olması nedeniyle ihlallerin önüne geçebilmek için bu konu ile alakalı daha fazla önlem alınmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu amaçla amatör balıkçı belgesi zorunlu tutularak, yasak ve sınırları içeren eğitimlerin verilmesinin önem arz edeceği öngörülmektedir. Ayrıca önlemler arasında daha çok su ürünleri mühendisinin istihdamı ve su ürünleri koruculuk sistemine imkan tanınmasının bölgede süregelen ihlaller üzerine önemli caydırıcılığı olacağı düşünülmektedir.
Öğrencilerin birbirlerinin kompozisyonlarını gözden geçirmesinin (peer revision) yabancı dilde yazmaya etkisi
This study investigates the characteristics and effectiveness of peer revision onsecond language writing as an aid to teacher feedback. It compares peer revision with theindividual revision, helping analyze the former in a more controlled way in terms of itsgeneral usefulness. The study was conducted at Middle East Technical University.The data was collected through peer revision processes, in which peers reviewedeach other?s writing, and through think-aloud protocols, which involve studentsreviewing their own writing. The participants were 10 advanced level students enrolled ina composition class. Qualitative and quantitative data analysis techniques were employedin the analysis and the type of interaction among the peers was identified. First andsecond drafts written before and after the peer revision and before and after the individualrevision were compared. The processes of peer and individual revision were alsocompared. Additionally, the researcher proposed changes in essays and compared themwith peer-proposed changes and individual changes. The texts were compared withrespect to nine categories: vocabulary, grammar, spelling, punctuation, morphology,syntax, preposition, correlation of ideas, and organization.The results indicate that peer revision is a worthwhile activity regardless ofwhether it leads to highly successful revisions. Texts showed notable differences in eightcategories. When students were included in peer revision, they made more changes thanthey did in individual revisions. The data showed that peers do have the competence toprovide useful comments on each other?s writing, and that peer revision can lead tolanguage learning.Keywords: Peer revision, Individual revision.
Karaca (Capreolus capreolus L, 1758)'nınDüzce, Kaynaşlı Devlet Avlağında popülasyon durumu ve alan kullanımı
Bu çalışmada, Karaca (Capreolus capreolus)'nın, Düzce, Kaynaşlı Devlet Avlağında popülasyon durumu ve alan kullanımı belirlenmiştir. Çalışma, Nisan 2019 – Aralık 2019 tarihleri arasında periyodik olarak her ay yapılan arazi çalışmalarıyla gerçekleştirilmiştir. Karaca'nın alandaki varlığı hem doğrudan gözlemlerle dürbün, teleskop ve fotokapanlarla elde edilen görüntülerden, hem de dolaylı gözlemlerle yani ayak izi ve dışkılardan yararlanarak tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Karaca, genelde GöknarKayın (GKn) ve KayınGöknar (KnG) karışık ormanlarında, 1200 - 1600 m yükseltiler arasında, kuzey - kuzey batı bakıda ve % 20 - 40 eğimleri arasında daha yoğun olarak tespit edilmişlerdir. Doğumların gerçekleştiği Mayıs ve Haziran aylarında dişiler genelde KnG, erkekler ise GKn ormanlarını kullanmışlardır. Çiftleşmelerin gerçekleştiği Haziran-Ağustos aylarında ise karacaların genelde KnG ormanlarında bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca, alandaki Karacaların gün içerisinde en aktif oldukları zaman dilimleri olarak sabah 05.00-07.00, 09.00-11.00 ve öğleden sonra 16.00-18.00 saatleri tespit edilmiştir.
Yaban keçisi (Capra aegagrus)'nin Niğde, Demirkazık yaban hayatı geliştirme sahasındaki yayılışı ve popülasyon büyüklüğü
Bu çalışma ile Yaban Keçisi (Capra aegagrus)'nin Niğde, Demirkazık Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'ndaki Yayılışı ve Popülasyon Büyüklüğü'nü tespit etmek amaçlanmıştır. Arazi çalışmalarına başlamadan önce literatür taraması yapılmış ve DKMP çalışanlarından daha önce Yaban keçisinin tespit edildiği yerler hakkında bilgiler edinilmiştir. Bunların sonucunda arazi çalışmalarına yön verilmiştir. Tez süresince, her ay periyodik olarak en az 2 gün olmak üzere çoğunlukla günübirlik bazen de çadırlı kamp şeklinde arazi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Arazi gözlemlerinde Kasım ayından Nisan ayının sonuna kadar dişi, yavru, yaşlı ve genç erkeklerin bir arada bulunduğu, ancak Nisan ayından Kasım ayına kadar olan zamanda ise genç ve yaşlı erkeklerin sürüden ayrılıp yalnız dolaştıkları gözlenmiştir. Bütün sürülerin, ayrı ayrı, ilkbahar ve yaz aylarıyla birlikte karların erimesiyle dikey göç yaptıkları tespit edilmiştir. Ancak dişiler, 3 yaşına kadar olan erkekler ve yavruların oluşturduğu sürülerin dikey göç yapsa dahi tekeler kadar yükselmedikleri görülmüştür. Popülasyon büyüklüğü, çiftleşme dönemi olan Aralık ayında yapılan envanter çalışması ile tespit edilmiştir. Sayımlarda yaban keçisine en uygun yöntem olan 'Noktada Sayım Yöntemi' kullanılmış ve sonucunda 1358 birey sayılmıştır.
Giresun Adası'nın kuş türlerinin üreme durumları
Bu çalışmada, toplam alanı yaklaşık 4.6 hektar olan, Giresun Adası'nın kuş türlerinin üreme durumları tespit edilmiştir. Ada ve çevresinde, (Ekim 2021-Aralık 2023), toplam 91 günlük arazi çalışması yapılmıştır. Adaya kayıkla gidilmiş olup, arazi çalışmalarında, doğrudan ve dolaylı gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Giresun Adası'nda, 39 familyaya ait 102 kuş türü tespit edilmiştir. Araştırma süresince, Karabatak (Phalacrocorax carbo), Tepeli karabatak (Gulosus aristotelis), Gümüş martı (Larus michahellis), Küçük akbalıkçıl (Egretta garzetta), Küçük karga (Corvus monedula) ve Karatavuk (Turdus merula) türlerine ait üreme davranışları gözlemlenmiştir. Üreyen kuşlardan, Karabatak, Tepeli karabatak ve Gümüş martı türlerine ait 2022 ve 2023 yılları için yuva yerleri, popülasyon sayıları, üreme verileri ve üreme başarısını etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Yıl boyunca, en yüksek birey sayıları, 2022 ve 2023 yılları için sırasıyla, Karabatakta 638 ve 856 birey, Tepeli karabatakta 84 ve 136 birey, Gümüş martıda 446 ve 462 birey olarak belirlenmiştir. Kuluçka süreleri, 28-31 gün olarak belirlenmiştir. 2022 ve 2023 yılları toplam verilere göre, Karabatakta 525 yuva, 1116 yumurta, 682 uçan yavru tespit edilmiştir. Yumurta sayısına, açılan yumurta sayısına ve uçan yavru sayısına göre başarı oranları sırasıyla; %61,1, %73,1 ve %83,6 olarak belirlenmiştir. Tepeli karabatakta 75 yuva, 199 yumurta, 75 uçan yavru tespit edilmiş, başarı oranları sırasıyla; %37,6, %57,2 ve %65,7 olarak belirlenmiştir. Gümüş martıda 455 yuva, 1054 yumurta, 206 uçan yavru tespit edilmiş, başarı oranları sırasıyla; %19,54, %25,61 ve %76,29 olarak elde edilmiştir.