Fırat University
Discipline

Kurumlar Sosyolojisi Anabilim Dalı

Fırat University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
Master'sOpen AccessTR

Akışkan toplum ve gençlerin dinsel yönelimleri üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın konusunu, akışkan toplumda dinsel tezahürler veya yönelimler oluşturmaktadır. Akışkan toplum kavramsallaştırması Zygmunt Bauman'a aittir. Bauman sosyolojisinde "akışkanlık" merkezi düzeyde bir işleve sahiptir. Akışkanlık yaklaşımına göre toplumdaki tüm katı gerçeklikler, sıvı hale geçmek üzere bir devinim içerisindedir. Bu kapsamda her şeyin sıvılaştığı veya katı ve sabit olmaktan çıktığı bir toplumda dinin nasıl bir forma büründüğünü ortaya koymak son derece önem arz etmektedir. Bu kapsamda sabit inanç gerçekliklerini barındıran dinsel yönelimin, dini kimliğin ve din hayatının akışkan toplumda nasıl şekillendiğini ve akışa geçtiğini incelemek araştırmanın odaklandığı temel konuyu oluşturmaktadır. Bu tezin amacını, akışkan toplumunun yapısını/niteliklerini ve akışkan toplumda dinsel yönelimlerin nasıllığını ortaya koymaktır. Bu çalışma, literatür taramasına dayalı gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında yaşadığımız dünyayı anlamlandırabilmek ve bu yenidünyada dinin konumunu anlamak için akışkan toplum ve din ilişkisi ele alınmıştır. Bu tez çalışmasında akışkan toplumda dinsel ilgi ve yönelim değişerek yeni şekiller alabileceği ileri sürülmüştür. Diğer bir ifade ile akışkan toplumda gençlerin din ile ilişkilerinde radikal değişmeler meydana gelmiştir. Akışkan toplumun dini değer ve kurumları da aşındırması sonucunda toplumdaki istikrarlı ve stabil dinsel yapıların çözülmelerle karşı karşıya gelmesi, dinsel ilgi ve yönelimin azalmasına neden olabilmektedir. Günümüz akışkan toplumunda gençler kalıcı ve uzun süreli ilişkiler, inanç formları ve bağlılıkları sürdürmek yerine sürekli değişkenlik arz eden bir eğilim sergileme olasılıkları artabilmektedir. Bu da dinin uzun süreli varlığı için ciddi bir tehdit oluşturacağı şeklinde düşünülmesine yol açabilmektedir. Sosyal kültürel kurallar ve dini değerlerin belirsizleşmesi, varoluşu ve gündelik hayatı anlamsızlaştıracağı ve bunun da yer yer kimlik krizlerine yol açabileceği bir gerçektir. Ancak akışkanlık özelliği nedeniyle dinsel sabitelerin kayganlaşması ve genel geçer dinsel hakikatlerin uçucu bir nitelik kazanması dinsel formları geçersiz kılmasının yanı sıra insanların genel geçer, stabil hakikat ve anlam arayışlarına olan eğilimi de tetikleyeceği bir gerçektir. Bu anlamda akışkan toplumda oluşan kimlik krizleri dine olan ilgiyi arttırabileceği gibi dinsellikten kaçışı da hızlandırabilmektedir. Bu, akışkan toplumun problemli hale getirdiği yapıların niteliği ve dinin, akışkan gelişmelerden ne düzeyde etkilendiği ve akışkan toplumun yarattığı sorunlara karşı dinin ne düzeyde yanıt verdiği ve oluşturduğu cazip tercihlere göre değişecektir. Anahtar kelimeler: Akışkan Toplum, Din, Genç, Dini Yönelim

Akışkan moderniteAkışkanlıkBauman, Zygmunt+6
Gülşen Baydur
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kitlesel işçiden toplumsal işçiye: Maddi olmayan emek ve beyaz yakalılar

Çalışma günümüzde maddi olmayan emeğin diğer emek biçimleri üzerinde hegemonik olduğunu iddia etmektedir. Bu kapsamda Türkiye'de maddi olmayan emeğin fotoğrafının çekilmesi ve işleyiş mantığının ortaya konması hedeflenmiştir. Bunun için İstanbul'da alan araştırması gerçekleştirilmiş; devamında alan araştırmasının ve elde edilen verilerin analizinin nasıl gerçekleştirildiği açıklanmıştır. Elde edilen veriler maddi olmayan emeği temel alan kuramlar ve gerekçelendirme sosyolojisinin bakış açısıyla harmanlanmış; böylece maddi olmayan emeğin ruhları ortaya çıkarılarak okuyucuya sunulmuştur. Bunlar adalet, hakimiyet, güvenlik, heyecan uyandırma ve gerekçelendirmedir. Türkiye'de maddi olmayan emek üreticileri, ruhları ve üretim ilişkilerindeki konumuna göre gruplara ayrılmış ve bunlara A, B, C ve D adı verilmiştir. Bu doğrultuda maddi olmayan emek üreticileri sosyal tipleştirilerek gruplar ve gruplar arasındaki ilişkiler açıklanmıştır. Sonuç bölümünde araştırmanın ulaşmak istediği amaçlar, maddi olmayan emeğin değerleri ortaya çıkarılmış ve Türkiye'de maddi olmayan emeğin fotoğrafı oluşturulmuştur. Ardından bu fotoğraf üzerinden maddi olmayan emek üreticisinin yaşam biçiminin belirişi gösterilmiştir.

Beyaz yakalıEmekEmek-değer teorisi+4
Onur Uca
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşamının karakter üzerine etkileri: Sosyolojik bir yaklaşım

Bu araştırma insan yaşamının büyük bir bölümünü kapsayan çalışma yaşamı, çalışma yaşamının geçirdiği dönüşümler ve bu dönüşümlerin karakter üzerindeki çok boyutlu etkilerini konu edinmektedir. İş/çalışma yaşamı merkezli değişimler yalnızca teknik, organizasyonel düzeyde gerçekleşen dönüşümler değildir, aynı zamanda insanın karakteri ve toplumsal yaşamı üzerinde de etki kapasitesine sahiptir. Bu bağlamda çalışmada, iş/çalışma yaşamının temel niteliklerinden hareketle iş/çalışma odaklı pratiklerin çalışanların kişilik yapıları üzerindeki yansımalarının sosyolojik bir analizi amaçlanmaktadır. Bu tez çalışması, literatür taramasına dayalı kuramsal bir araştırma olarak ele alınmıştır. İş/çalışma yaşamında meydana gelen değişimler, işin/çalışmanın parçalara ayrılması, esnetilmesi gibi ortaya çıkan yeni çalışma usulleri, yalnızca çalışma hayatını dönüştürmemiş, muhatabı çalışan kesimleri de da ciddi bir biçimde etkilemektedir. Bu bakımdan çalışanların karakter yapıları yaşanan dönüşümlerden paylarına düşeni fazlasıyla almaktadır, denilebilir. Bu çalışmada, işin/çalışmanın dönüşen yapısıyla birlikte insanların karakteri üzerindeki yansımalarının sosyolojik bağlamda açıklanması amaçlanmaktadır. İş/çalışma yaşamının karakter üzerine etkilerini incelerken toplumun gelişim serüveninde genelde ekonomik alanda özelde ise çalışma yaşamında meydana gelen değişimlerin tarihsel bir perspektiften değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Günümüz iş/çalışma yaşamının esnek bir yapıya bürünmesiyle birlikte insanların iş/çalışmaya yönelik algılarında değişimler meydana gelmesi ve çalışma yaşamının öngörülebilir, uzun süreli yapısının yerini kısa süreli ve belirsizliklerin yoğun bir biçimde hissedildiği yapıya kavuşması dikkat çekicidir. Bu durum çalışanın sürekli yenilenen, değişen iş süreçlerine uyum sağlamasını gerektirmektedir. Tüm bunlar işin/çalışmanın bireyde kaygı ve yoğun endişe duygularının yaşanmasına neden olmaktadır. İş/çalışma, insanların karakterini olumsuz yönde etkilemekte geçmişte elde etmiş olduğu kazanımlarını değersizleştirmektedir. Günümüz koşullarında çalışanın toplumsal yaşamında, çalıştığı kurumda, aile yaşamında bağlılık sadakat gibi duygularının zayıfladığı, insanlar arası ilişkilerinde belirsizlikler yaşadığı söylenebilir. Sonuç olarak tüm bu durumlar çalışan üzerinde büyük tahribata yol açmakta ve bu durum çalışanın karakterini ciddi bir biçimde etkilemektedir.

KarakterKarakter aşınmasıSosyal dönüşüm+1
Sevinç Karakılçık
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlerde dijital bağımlılık ve dijital bağımlılığının aile sorunları üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın konusunu, gençlerde gelişen dijital bağımlılığın aile kurumunda yarattığı sorunlar oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, bağımlılığın nasıl geliştiği ve gelişen bu bağımlılığın aile içi ilişkileri ve yapıları nasıl etkilediği ve ne tür sorunlar yarattığını saptamaktır. Aynı şekilde bu saptamalar üzerinden dijital bağımlılığının nasıl önlenebileceği konusunda neler yapılabileceğini belirlemek de araştırmanın temel bir hedefini teşkil etmektedir. Çalışma, kuramsal olarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda konuyla ilgili mevcut literatür taraması yapılmıştır. Bu tez çalışmasında gençlerin mevcut sorunları içerisinde yaşadıkları zorluklardan dolayı bir kaçış yolu olarak dijital araçlara yöneldikleri ve bu dijital yönelimlerinin bilinçli olmaktan çok keyfi olarak tercih edildiği belirlenmiştir. Aynı şekilde gençlerin dijital ortamlarda bilinçsiz bir şekilde zaman geçirmeleri onlarda dijital bağımlılığın gelişmesine neden olmaktadır. İlk başlarda gençlerde başlayan dijital eğilim ebeveynler tarafından fark edilmemektedir veya bu durum görmezlikten gelinmektedir. Ancak gençlerdeki dijital ilişki, bağımlılık düzeyine ulaştıktan sonra soruna müdahale etmenin de güçleştiği anlaşılmaktadır. Sorunu içinden çıkılmaz kılan diğer bir husus da gençlerin genelde bağımlı olduklarını kabul etmemeleridir. Bu husus, sorunun çözümünü daha da zorlaştırmaktadır. Gençlerde gelişen dijital bağımlılık ile birlikte aile içi tartışmalar ve şiddet, evden ayrılmalar, iletişim sorunları, iş ile ilgili problemler, toplum dışı davranış geliştirme eğilimleri ve bazı sosyalleşme sorunlarının yaşandığı belirlenmiştir. Gençlerde dijital bağımlılık sorununa kalıcı çözüm yolları bulunmadığı takdirde genç nesillerinin kişilik ve tutumlarında, aile yapılarında ve toplumsal ilişkilerde ciddi sorunların meydana gelmesi kaçınılmazdır. Bu da toplumun gençlerin gelecek vizyonlarına ilişkin beklentilerinin ağır bir yara almasına neden olacaktır.

Aile içi ilişkilerAile sorunlarıBağımlılık+5
Şükriye Kurnaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00