Gazi University
Discipline

Uygulamalı Sanatlar Anabilim Dalı

Gazi University

13

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

13 Theses
Master'sOpen AccessTR

Etkileşim aracı olarak seramiğin, seramik eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarındaki durumu

Bu çalışma, etkileşim aracı olarak seramiğin seramik eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarındaki durumunu araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, etkileşimi sağlayan etmenler ve seramiğin etkileşim aracı olarak kullanılması incelenmiştir.Seramik eğitimi alan öğrencilerin ve eğitimcilerinin konuyla ilgili görüşlerine başvurulması alt problemler olarak belirtilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Ankara'da bulunan seçkisiz yöntemle seçilmiş 2 yüksek öğretim kurumunun 3. ve 4. sınıfında öğrenim gören 70 öğrenci ve Ankara ve Kütahya'da bulunan seçkisiz yöntemle seçilmiş 3 yüksek öğretim kurumunun 33 öğretim elemanları oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Araştırmada, bilgi toplama formu ile elde edilen veriler, yüzde (%), frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve t testini içeren betimsel istatistik tekniklerden yararlanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda öğretim elemanlarının ve öğrencilerin seramiği etkileşim aracı olarak kullandıkları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Seramik, Etkileşim,

Ayşe Gül Çetin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sokak çocuklarını eğitme ve iyileştirme kurumlarında grafiti tekniğinin yeri ve önemi

Araştırmanın amacı Çocuk Esirgeme Kurumları ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen sanat eğitiminin durumu ve verilecek grafiti eğitiminin çocukların rehabilitasyon sürecindeki yeri ve önemini saptamaktır.Araştırmanın başında eğitim kavramı ve sanat eğitimi açıklanarak, ülkemizde sanat eğitiminin oluşumundan günümüze kadar geçirdiği evreler incelenmiştir.Araştırmanın temelini ve evrenini oluşturan sokak çocuğu tanımının içeriği araştırılıp, günümüzde yapılan son araştırmalarla sınırları çizilen ve gruplandırılan sokakta yaşayan/çalışan çocukların bilgilerine yer verilmiştir.Sokakta yaşayan/çalışan çocukların rehabilitesinde kullanılacak grafiti tekniğinin tanımı, tarihçesi ve grafiti türlerine yer verilmiştir.Araştırmanın evrenini yardıma muhtaç, sokakta yaşayan/çalışan çocuklar, örneklemini ise Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara Sokaklarında Çalışan Çocuklar Merkezi oluşturmaktadır.Bu araştırma kapsamında, araştırmacı tarafından hazırlanan ve bahsedilen merkeze bağlı 51 çocuğa uygulanan 30 soruluk anket sonucunda elde edilen bilgiler SPSS programı ve Excel yardımıyla analiz edilmiştir. Analiz yöntemi olarak yüzde ve frekans dağılımı ile aritmetik ortalama metodları kullanılmıştır. Araştırma ile elde edilen bilgiler ışığında;1.Eğitim ve iyileştirme kurumlarında verilen resim dersi, çocuklar tarafından yetersiz görülmektedir.2.Grafiti tekniği çocuklar tarafından sevilmektedir.3.Çocukların görüşlerine göre eğitim ve iyileştirme kurumlarında grafiti dersi önemlidir resim dersinde grafiti tekniği öğretilmelidir.Araştırmanın son bölümünde ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir. Ayrıca, ilerde yapılabilecek diğer çalışmalara ve olası uygulamalara ilişkin öneriler de sunulmaktadır.

GraffitiRehabilitasyonRehabilitasyon merkezleri+1
Mehmet Emin Kahraman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2007 yılları arası Ankara ilindeki matbaa teknolojilerindeki gelişmenin grafik tasarım eğitimine etkisi

Bilgi ve bilimin geniş kitlelere ulaşmasında akla ilk gelecek şey matbaa ve dolayısıyla matbaacılıktır. Matbaacılığın da en çok ihtiyaç duyduğu malzemelerin başında kağıt gelmektedir; ikisi birbirini tamamlayan araçlardır. Kağıt, medeniyete ulaşılmasında bir vasıta görevi görüyor; matbaacılık ise, kağıda dökülen bilgi ve belgelerin çoğaltılması, daha geniş kitlelere ulaşmasında büyük öneme sahiptir. Kağıda dökülen bilgi grafik tasarımın matbaa ile ilişkisini ortaya koyuyor. Grafik tasarım kavramını baskı sanatı ve teknolojisinden ayrı düşünmek olanaksızdır. Grafik tasarım da matbaa her aşamada kendini gösteren ayrılmaz bir bütündür. Bu bütünün birbiri içinde ne kadar rol oynadı önemli bir ölçüttür. Bu araştırmanın temel amacı; 2000-2007 yılları arası Ankara ilindeki matbaa teknolojilerindeki gelişmelerin nitelikli grafik tasarımcılara ihtiyacın iş veren görüşlerine göre saptanmasıdır. Bu çalışmanın gelişen teknoloji karşısında nitelikli ve eğitimli insan gücünün önemi vurgulamak, teknolojiye ayak uydurabilen, ihtiyaca cevap verebilecek düzeyde grafik tasarımcıların yetişmesi yönünde, faydalı olabileceği düşünülmüştür. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu sonucunda, matbaalardan alınan bilgiler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Anket formunda yer alan her sorunun frekans ve yüzde değerleri alınıp tablolaştırılarak, grafik dağılımı ile yorumu yapılmıştır.Araştırma ile elde edilen bilgiler ışığında:1.2000-2007 yılları arası Ankara'daki matbaaların teknolojik durumları, baskı öncesi (film çıkış, ctp, kalıp pozlama), ofset baskı (web ofset, tabaka ofset) ve baskı sonrası (kesim, kırım, dikiş, kapak takma) makineleri hakkında bilgi sahibi olunmuştur.2.Matbaa makinelerinin teknolojik olarak gelişimi şirketin iş hacminin artması ve karlılık açısından olumlu yönde etkilemiştir. Teknolojik gelişim sayesinde müşteri beklentileri karşılanmaktadır.3.Matbaalar gelişen teknolojiye ayak uydurabilecek, alanlarında eğitim görmüş nitelikli grafik tasarımcılara ihtiyaç duymaktadırlar.Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular doğrultusunda; 2000-2007 yılları arasında Ankara İlindeki matbaaların teknolojik gelişim gösterdikleri sonucuna varılmıştır. Matbaalardaki teknolojik gelişim sonucunda nitelikli grafik tasarımcılara ihtiyaç duyulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Tasarım, Matbaacılık, Matbaa Teknolojisi

Grafik tasarımıMatbaa teknolojisiMatbaacılık
Burcu Pınar Eryılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de seramik eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarına öğrenci seçmede uygulanan sınavların yeterliliği

Bu araştırmada; Türkiye' de seramik eğitimi veren Üniversitelerin Seramik bölümlerine öğrenci seçmede uygulanan özel yetenek sınavlarının yeterliliğinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için; 2007?2008 yılları arasında öğretim üyeliğini sürdürmekte olan 10 öğretim üyesinin görüşleri alınmıştır.Araştırmanın evreni Türkiye'de seramik eğitimi veren 5 adet üniversitenin Seramik bölümleri bölüm başkanları ve önerdikleri görev yapan öğretim elemanlarından oluşturmuştur. Çalışmanın örnekleminin belirlenmesi aşamasında, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversiteleri olmak üzere beş yüksek öğrenim kurumunda ki 10 öğretim üyesi seçilmiştir. Veriler öğretim üyeleri için hazırlanan görüşme formları ve literatür taranması aracılığı ile toplanmıştır.Görüşme formlarında, katılımcılara 10 soru sorulmuştur.Verilerin çözümlenmesinde görüşme formları değerlendirilerek yorumlanmış raporlaştırılmıştır. Elde edilen verilerin soru bazında analizi yapılmış, sorular ayrı ayrı değerlendirilmiştir.Yapılan çalışmaların ışığında öğrenci seçme sürecinin eğitim sürecinin kalitesini etkilediği, uygulamadaki sınavların sınırlılıkları olduğu, sınırlılığın büyük oranda imkânsızlıklar sonucu uygulama zorunluluğundan doğduğu görülmüştür. Sınavlarda öğretim üyelerinin kişisel tercih ve görüşlerinin ön planda tutulduğu, gerek program oluşturmada gerekse sınav sürecinin hazırlanmasında eğitim bilimleri bilgisine yüzeysel başvurulduğu ama bu bilgilerin sanat eğitimi açısından önemli olduğu bilgisinin kabul edilir olduğu tespit edilmiştir. Uygulamadaki sınavlarda sınav hazırlık sürecinde belirli kriterler belirlendiği ve önemsendiği ama bu kriterlerin sanat eğitimi almak için hazır bulunuşluğu ölçmek açısından bir çerçeveye oturtulmadığı tespit edilmiştir. Görüşme formlarına göre özel yetenek sınavlarında öğrenci adayı bakabilme, görebilme, gördüğünü yansıtabilme ve hayal edebilme yetilerinin belirli bir format dâhilinde sınanmakta olduğu ortaya çıkmaktadır. Katılımcıların sınavın geliştirilmesinin gerekliliği inancında olmalarına karşın fiziki ve maddi yetersizlikler nedeniyle düşlenen değişikliklerin yürürlüğe konamayacağı umutsuzluklarını taşıdıkları ve düşlenen, seçme sınavının var olan eğitim politikasıyla örtüşmeme problemi nedeniyle planlamanın çıkmaza sürüklediğini belirtilmiştir.Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular ışığında sınav yönteminin çeşitlendirilmesi, sistemli ve programlı bir hale dönüştürülmesinin gerekliliği görülmüştür. Sınav kriterlerini hazırlayan ve sınav süreçlerini değerlendirenlerin öznel tutumlardan uzaklaşması gerektiği ve sınavlara başvuran öğrenci adayı profilinin çok daha önceki eğitim dönemlerinde sanat eğitimi ile tanışmış ve sanat eğitimi bilincini almış olmaları gerekliliği ortaya konmaktadır. Özel yetenek sınavlarını hazırlama ve değerlendirme sürecinde eğitim formasyonuna sahip sanat eğitimcilerinin olması, öğrenmenin bilimsel bir süreç olduğunun unutulmaması gerekmektedir. Yapılan özel yetenek sınavları genel olarak yaratıcı, sosyal farkındalık düzeyi yüksek, sözel ve sayısal yetilere belirli düzeyde sahip sanatı seven ve sanatla ilgilenen bireyi seçmeyi amaçlamaktadır. Ve amaca uygun öğrencileri seçmeyi sağlayacak sınav içeriklerinin ve yöntemlerinin hazırlanması ile eğitimin kalitesinin ve yönünün değişeceği inancı yaygındır. Bu sayede öğrenci adayının tercihini bilinçli ortamlarda yapabileceği önerileri sunulmuştur.Uygulanacak seçme sınavlarında yaratıcılığı ve özgünlüğü ön planda sınamanın, öğretilebilinir olduğu var sayılan çizim yeteneğinin sınanmasının yersiz olması gibi fikirler sunulmuştur. Var olan uygulama dışında öneriler gündeme getirilmiştir. Bu araştırmanın seramik eğitimi veren üniversitelerin seramik bölümlerine, özel yetenek sınavları hazırlığı ve program oluşturma süreçlerinde farklı bir bakış açısı göstereceği düşünülmektedir.Ankara, Haziran 2008Nesime Emel ORTAÇ ARISUMMARY

Nesime Emel Ortaç Arı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal ve uluslararası düzenlenen çocuk resim yarışmalarının sanat eğitimindeki yeri ve önemi

ÖZET ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZENLENEN ÇOCUK RESİM YARIŞMALARININ SANAT EĞİTİMİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ ÖZBAŞ ERDEM, Hülya Yüksek Lisans Mesleki Resim Eğitimi Bilim Dalı Tez Danışmanı Prof. Dr. Gülsün PARLAR Haziran 2007 ?Ulusal ve Uluslararası Düzenlenen Çocuk Resim Yarışmalarının Sanat Eğitimindeki Yeri ve Önemi? adlı tezimin amacı düzenlenen yarışmaların Sanat eğitimi içindeki önemini vurgulayıp olumlu ve olumsuz etkilerini ortaya çıkarıp en doğru şekilde yapılması için tespitlerde bulunup öneriler sunmaktır. Sanat eğitimi ve bu eğitimi yaygınlaştırılması okullarda başlamaktadır. Sanatta öğretimin gerekliliği kendini ilköğretimde daha çok hissettirir. Resim yarışmaları da sanat eğitiminin bir uzantısıdır. İlköğretim yıllarında resim yarışmaları gibi sosyal ve yaratıcı etkinliklerle olumlu gelişmeler kaydedebiliriz. Araştırmamızla ilgili literatür taraması yapılmış, ayrıca görüşme formu düzenlenerek sanat eğitimcilerinin görüşleri alınarak elde edilen verilerle araştırmamıza çözüm aranmıştır. Ayrıca 1997-2007 yılları arasında düzenlenen yarışmalardan şartnameler örneklerine yer verilerek incelenmiştir. Elde edilen bulgulara dayanarak ortaya çıkan sonuçlar özetle şöyledir. Yarışma şartnameleri açıklayıcı nitelikte olup gerekli bilgileri içermelidir Şartnamelerdeki eksiklikler yarışmalara olan ilgiyi azaltıp, yarışmanın amacına ulaşmasını ve işleyiş sürecini etkiler. İncelenen duyurularda seçici kurulun göz ardı edildiği görülmüştür. Seçici kurulların belirtilmesi, alanında uzman kişilere yer verilmesi yarışmalara olan güveni arttırıp yarışmaların sanat eğitimi açısından niteliğini arttıracak, katılımların artmasına neden olacaktır. Sanata katkısı, sosyal ve kültürel gelişim açısından yarışmaların daha etkili olabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Yarışma konuları, çocukların yaş seviyesine uygun, araştırma yapmaya teşvik edici, ilgilerini canlı tutacak, bedensel, kültürel ve toplumsal gelişimine olumlu katkılar sağlayacak yönde olması iv gerekmektedir. Yarışmayı düzenleyen kurum ve kuruluşlar yarışmanın her aşamasında uzmanlara başvurup, ödül ve sergilemeye gerekli önemi verip resim yarışmalarının sanat eğitimi içindeki etkisini arttıracak, resim sevgisi kazandıracak tavır sergilemelidirler. İlköğretimde sanat eğitimi, genel eğitimin bütünleyici ve birleştirici bir öğesidir bu nedenle sanat eğitimine daha fazla ağırlık verilmelidir. Resim yarışmalarının da sanat etkinlikleri içinde yer alması için yarışmaların çok iyi organize edilmesi gerekmektedir.

Hülya Erdem Özbaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Gazi Üiversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bilim Dalı Seramik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin işsizlik kaygıları üzerine bir araştırma

Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bilim DalıSeramik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin İşsizlik Kaygıları Üzerine BirAraştırmaBu çalışma, seramik eğitimi öğrencilerinin kaygılarının benlik saygıdüzeyleri ile bir bağlantısının olup olmadığına çeşitli değişkenlerle bakılarakincelemek, varsa kaygı yaratan sorunlara açıklık getirip program öğrencilerininbaşarı düzeylerini yükseltmek ve seramik eğitimi programını daha işler halegetirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini ve evrenini ,2005-2006Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılında derslere devam eden 58 Mesleki EğitimFakültesi Seramik Eğitimi Programı öğrenci oluşturmuş, veriler sürekli kaygı ölçeği,benlik saygı ölçeği ve kişisel bilgi anketi ile toplanmıştır.Araştırma sonucunda yaşamının büyük çoğunluğunu büyük şehirlerdegeçiren, annesi emekli olan, kayıtlı olduğu programa kendisini yeterli gören,düşünce ve duygularını ürünlere özgürce yansıttığını düşünen öğrencilerin BenlikSaygı düzeylerinde anlamlı farklıklar belirlenmiştir (P<.05).Diğer değişkenlerde isekaygı ve benlik saygı düzeylerinde anlamlı farklılıklar bulunmamıştır (P>.05).Anahtar Kelime : Kaygı, benlik saygı, işsizlik, seramik eğitimi.SUMMARYA Study on the Unemployment Fear of Students of Ceramic Department,Vocational Education Faculty.This study is made for if there is a relation between the fears of students and their selfesteem. Next aim of this study is to reveal the problems of students and to solve theseproblems. This study willincrease the success of students and ceramic departmentsproductivity. 58 Vocational education Faculty, Ceramic Department students have beenanalyzed in 2005-2006 spring semester. And all the datas have been collected and analyzed bymeans of continuous fear scale, self-esteem scale, personal information survey.Araştırma sonucunda yaşamının büyük çoğunluğunu büyük şehirlerde geçiren, annesiIn conclusşon of the study it is revealed that there is meaningful differeneces betweenself-esteem of students who are mothers are retired, who believes that they are adequate fortheir department and who believes that they can reflect their thoughts and feelings on theartworks they have created.(P<.05). On the other variables no meaningful differences hasbeen found between fear and self-esteem levels. (P>.05).Key Words: Fear,Self-esteem, Unemployment, Cereamis education.

Tülay Yurdakul
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim gereksinimi olan çocukların gelişimine seramik eğitiminin etkisi

ÖZETÖZEL EĞİTİM GEREKSİNİMİ OLAN ÇOCUKLARA SERAMİK EĞİTİMİNİNETKİSİBu araştırmanın amacı, özel eğitim merkezlerinde uygulanan seramik eğitiminin özeleğitim gereksinimi olan çocuklara zihinsel ve fiziksel olarak katkılarının araştırılmasıdır.Araştırmanın deneklerini 2005-2006 Eğitim-Öğretim Yılında Ankara ili, Sincan ilçemerkezinde bulunan Özel Örs Zihinsel Engelliler Eğitimi ve Rehabilitasyon merkezine devametmekte olan toplam 15 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin toplanabilmesi için ; 5 aşamada sağaltımlar yapılarak, sonuçlargrafiksel verilere dönüştürülüp, karşılaştırılmıştır. Uygulama 5 oturumda, 1 ay 1 haftaboyunca sürdürülmüştür.Araştırma bulgularında ; verilen seramik eğitimi sonucunda öğrencilerde olumludavranış değişikliği olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin kendilerini daha iyihissettikleri ve daha iyi ifade ettikleri, uygulamaları sağaltımlar sırasında gözlemlenmiştir.

Elçin Köse
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Avanos seramik ve çömlek atölyelerinde çıraklık eğitimi yoluyla meslek edinmiş elemanların durumu üzerine bir araştırma

ÖZET AVANOS SERAMİK VE ÇÖMLEK ATÖLYELERİNDE ÇIRAKLIK EĞİTİMİ YOLUYLA MESLEK EDİNMİŞ ELEMANLARIN DURUMU ÜZERİNE BİR ARAŞTKMA Avanos, Anadolu'da çok eskiden beri çömlek üretiminin yapıldığı en önemli merkezlerden birisidir. Çömlekçiliğin kesin olarak ne zaman başladığı tespit edilemeyen Avanos' da, halen günümüzde de üretim etkin bir biçimde devam etmektedir. Bu zanaat, başlangıcından beri diğer sektörlerde olduğu gibi usta çırak ilişkisi içinde gelişmiştir. Bu anlamdaki gelişim, atölyelerdeki ustaların zaman içerisinde çıraklarına aktardığı bilgilerle sağlanmıştır. Bu araştırmanın amacı, günümüze kadar gelen bu köklü sanatın, Avanos'da ki uygulayıcılarının, sektördeki durumunu araştırmaktır. Toplumlarda zanaat kavramı, her ne konuda olursa olsun üretimde belli özellikler taşıyarak toplumun kimliğini ve kendine has bakış açısını belirler ve zanaatçılık, bu özel durumu dolayısıyla üretim ve gelişim çizgisini kendisi oluşturur. Avanos da ki çömlekçilik yüzyıllardan beri sade çizgisiyle çok fazla değişikliğe uğramadan kendi standardım korumayı bilmiştir. Dönem dönem üretim- satış gelenek- eğitim çizgisinde aksaklıklar olmasına rağmen klasik Avanos çömlekçiliği, değerinden hiçbir şey kaybetmeyerek gelişimini sağlamaya çalışmıştır. Devlet bu konudaki standardı yükseltmek, seramik ve çömlekçiliğin gelişmesini sağlamak için, Nevşehir'de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezi'ni kurmuştur. Fakat ustaları ve çırakları yetiştirmek için kurulan bu merkez, ustalara ve burada bulunan çıraklara istenilen eğitimi verememektedir. Bu merkezin yararının ve işlevlerinin yeteri kadar anlatılamaması ve halkın bu merkeze olan ilgisizliği bunun en büyük sebebidir. Aynı zamanda Avanos Endüstri ve Meslek Lisesinde seramik bölümü faaliyettedir. Ancak bu bölümde okuyan öğrenciler ise parmakla sayılacak kadar azdır. Araştırma; Avanos seramik atölyelerinde çalışan ustalar ve çırakların yaptıkları işler, ustaların çıraklarını hangi yollarla nasıl yetiştirdiği ve atölyelerin11 işleyişi konularını kapsamaktadır. Bunun yanı sıra bölgede seramik eğitimi veren Avanos Endüstri Meslek Lisesi ve Nevşehir'deki Mesleki Eğitim Merkezinin geleneksel Avanos çömlekçiliğine katkıları da incelenmiştir. Bu doğrultu da yapılan çalışmada Avanos'daki usta çırak ilişkisi ile hayatta kalmaya çalışan çömlekçilik zanaatının uygulayıcılarının durumu incelenmiştir.

Evren Sertalp
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Özel alt sınıflara toplumsal uyum becerilerinin kazandırılması sürecinde grafik resimleri ile piktogramların eğitime katkısı ve bir uygulama önerisi

Bu araştırmanın amacı; Eğitilebilir düzeydeki zihinsel engelli öğrencilere ,toplumsal uyum becerilerinin kazandırılması sürecinde piktogramlarla yapılan görseleğitimin, kalıcılığının ve etkilerinin araştırılmasıdır.Araştırmanın deseni tek denekli deneysel desenlerden çoklu başlama düzeyideseninin bir çeşidi olan çoklu yoklama desenidir.Araştırmada denekler arası çokluyoklama deseni kullanılmıştır.Araştırmanın deneysel denekleri: 2003-2004 Eğitim Öğretim Yılında Aksarayili, Ortaköy ilçe merkezindeki İstiklal İlköğretim Okuluna, Kırşehir il merkezindekiGazi İlköğretim Okuluna ve Ankara il merkezindeki Demetevler İlköğretimOkuluna, devam etmekte olan, toplam 15 Öğrenciden oluşmaktadır.Araştırma verilerinin toplanabilmesi için;Öğrencilerin başlama düzeyi tespitedilip, 6 aşamada sağaltımlar yapılarak, sonuçlar grafiksel verilere dönüştürülüp,karşılaştırılmıştır.Uygulama 13 oturumda, 6 ay boyunca sürdürülmüştür. Ayrıcaailelerin, sosyal çevrenin ve sınıf ortamının etkilerini değerlendirmek için, anketleruygulanmıştır. Araştırma verileri grafiklerle gösterilmiş ve grafikler niteliksel olarakayrı ayrı yorumlanmıştır.Araştırma bulguları; toplumsal uyum becerilerinin piktogramlarla yapılaneğitimi sonucunda , Öğrencilerde olumlu davranış değişikliği gözlemlenmiştir.Diğer bulgular, Zihinsel engelli Öğrencilerin eğitimlerini ilk sırada aileleri, dahasonra sınıf öğretmenlerinin etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca zihinsel engelliöğrencilerin Resim ve İş- Eğitimi derslerinde kendilerini daha iyi hissettikleri vedaha iyi ifade ettikleri, uygulamalı sağaltımlar sırasında gözlemlenmiştir.

Taner Akgün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik eğitiminde kullanılan baskı tekniklerinin ilköğretim ikinci kademe resim-iş programlarında yeterliliğinin saptanması

ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim ikinci kademe resim-iş dersi öğretim programının ve programın içinde yer alan baskı teknikleri konularının hedef, davranışlar, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları boyutları hakkında öğretmen görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini Karabük ilindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ikinci kademe resim-iş dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem Karabük ili Beşbinevler semtinde 5.Eğitim bölgesinde bulunan ilköğretim okullarının resim-iş dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır, örneklem seçiminin sonunda örnekleme alınan 47 öğretmene görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Excel ve SPSS (Statical Packege For Sociual Science) programından yararlanılarak öğretmenlerin görüşlerinin her bir maddeye ait frekans, yüzde dağılımları ve ortalamaları bulunmuştur. Araştırmanın bulgularına göre; resim-iş dersine alan öğretmenlerinin yanında farklı alandan öğretmenlerinde derslere girdikleri gözlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tamamı resim-iş dersinin süresinin yetersiz olduğu ve arttırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenler ders saati yetersizliği nedeniyle ve sınıfların kalabalık olması, uygulama atölyesinin de olmamasına bağlı olarak öğrencilere resim-iş programlarında yer alan baskı teknikleri konusuna ait uygulamaları yaptırmadıklarını belirtmişlerdir. Programdaki hedef sayılan yetersiz olmasının yanında hedeflerin birbirini destekler nitelikte olmadığı konusunda öğretmenler hem fikirdirler. Resim-iş dersi öğretim programlarının baskı teknikleri ile ilgili içerik boyutuna ilişkin öğretmenlerin içeriğin sınıf düzeyine uygun olmadığı ve uygulanabilirliğinin bulunmadığı konusunda birleştikleri gözlenmiştir. Resim-iş dersi programında sadece baskı teknikleri konularının değil bütünüyle resim-iş programlarında değerlendirme yönünden yeterince önem verilmediği öğretmen görüşleri ile ortaya konmuştur.Sonuç olarak; programlar tekrar uzmanlar tarafından gözden geçirilerek öğretmen görüşleri de alınarak ve ders saatleri arttırılarak yeniden hazırlanmalıdır. Bu araştırma bulgularının öğretmen görüşleri doğrultusunda resim-iş dersi programına ışık tutacağı düşünülmektedir.

BaskıBaskı teknikleriDers programları+4
Banu Bulduk Akgün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

XVI. yüzyıl Osmanlı kitap kapağı süslemelerinin grafiksel açıdan incelenmesi

16. yüzyılGrafik tasarımıKapak tasarımı+3
Osman Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş bir seramik sanatçısı: Güngör Güner

Güngör Güner, sanatındaki dikkat çekici formasyonu, 1962 yılından bu yana süregelen çok yönlü, yoğun araştırmaları ve uygulamalarıyla tanınmaktadır. Seramik sanatının Anadolu'daki geçmişini, Türkiye çapında 44 il, kasaba ve köyde yaptığı incelemeler sonucu gerçekleştirdiği, "Anadolu'da Yaşamakta Olan İlkel Çömlekçilik" isimli araştırmasında toplamıştır. Bu araştırma, Güner' in sanatına kaynak oluşturmuş, geleneksel formlar, teknikler, bezeme biçimleri, onun eserlerinde çağdaş yorumlara ulaşmıştır. Sanatçı, yapıtlarını oluştururken çömlekçi çarkını çıkış noktası olarak kullanmakta, işlevsel amaçlı kaplardan, seramik heykellere kadar hemen hemen tüm eserlerini burada gerçekleştirmektedir. Güner' in eserlerinin oluşmasında yararlandığı bir başka kaynak da, dış ülkelerde öğrendiği teknikler ve yabancı kültürlerle olan ilişkilerinden doğmaktadır. Sanatçı böylece, hem kendi sanatım zenginleştirmekte, hem de seramik sanatıyla ilgilenenlere örnek oluşturmakta, onlara yeni teknikler, düşünceler taşımaktadır. Bu bakımdan Güngör Güner'in eserlerini ve yazılarını dikkatle incelemek gerekmektedir.

Güner, GüngörSeramik sanatıSeramikler
M. Candan Saygıner Güngör
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Yelek kalıp-model uygulama ve üretim yöntemleri

TÜRKÇE ABSTRAKT ( en fazla 250 sözcük ) : ÖZET Yeryüzünde insanın varoluşu ile birlikte sözü geçmeye başlayan giysi, büyü-' ye inanıştan kaynaklanan gizleme ve örtünme güdüsüyle doğmuş; uygarlığın gelişme - si ile biçimsel ve estetik öğelerin de katılımıyla, insan yaşamının vazgeçilmez bir kullanım aracı ve kimilerinde tutkuya dönüşmüştür. Zamanla giyimini değiştiren insan, mevsime ve modaya göre giyinmek isteğindedir. Önceleri tek tek, kişilerin bedenine göre biçilip dikilen giysiler, zamanla nüfusun ve talebin artmasıyla seri halde üretime giren fabrikalarla Hazır Giyim Sanayini oluşturmuştur. Günümüzde bilinçlenen insanların giyim seçimlerinde, kişilerin kıstası öncelikle, yaşam biçimleri ve özelliklerinin vurgulanması istenmektedir. Bunu kendi içinde yorumlayarak dışa vurmak isteyen kesim, sadece bir kıyafeti alıp giymenin yeterli olmadığını bilir. Kişiliği göstermede giysi tek başına bir yere kadar başarılıdır Ana giysiye uyum sağlıyacak yelek gibi giyim parçaları doğru olarak seçilip kullanıldığında kişiliğin korunması amacı, kısmen de olsa gerçekleşebilecektir. Bugün modacıların farklılık arayışıyla ön plana çıkan ve giyimde zarafetin simgesi olarak onaylanan jreleğin, uzun yıllar gözardı edilmesi, hakkındaki bilgilerin kısıtlı kalmasına neden olmuştur. Ülkemizde hazır giyim işletmelerinde kalıp - model ve üretim aşamasında uygulanan ölçü standartlarının birbirini tutmaması, giysilerin bireysel ve toplumsal bedene uygunluğunu bozmakta, giysi sunma sorunlarını ön plana çıkarmaktadır. Şimdiye değin uygulanan standartlar, ya terzi ölçülerinin bir düzene sokulmasıyla ya da yurt dışından getirtilen, toplumumuzun ulusal beden ölçülerini yansıtmayan standartların aynen kullanılması veya adaptasyonu ölçülerdir. Genel olarak gömleğin üzerine ceketin altına giyilen önden açık giyecek di ye tanımlanan yelek, önceleri kesici ve dürtücü silahlardan, korunmak amacıyla elbise altına giyilen örgü zırh olarak kendini göstermiştir. Daha sonraları işlevi değişerek tamamiyle insan yaşamına yerleşen ve gelişen yelek, gözardı edilemiyecek derecede önemli ve giysiden sözederken unutulmaması gereken detaylardandır. Ceket, kaban, palto gibi üst giyimin içine giyilen ve gece giysilerini tamarnlayan, sağlık açısından göğüs ve sırtı koruma görevinin dışında estetik kaygıların anlatımını da içerebilecek olan yelek, bu yıl da modadaki pek çok boşluğu doldurmaya aday görülmektedir.

Giyim endüstrisiGiysi tasarımıGiysiler+4
Selda Kozbekçi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00