Gazi University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Gazi University

354

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Pin on disk metodu ile B4C oranının alüminyum matrisli ve b4c takviyeli toz metal kompozit malzemelerin aşınma davranışı üzerine etkisinin araştırılması

Bu çalışmada sıcak presleme ile Alumix-13 matrisli ve B4C takviyeli metal matrisli kompozit (MMKp) üretilmiş ve pin-on disk metoduyla kuru kayma aşınma davranışı araştırılmıştır. Ağırlıkça % 5, 10 ve 15 oranında B4C içeren karışım tozun karıştırma işlemi turbula cihazında gerçekleştirilmiştir. Karışım tozlar 50 MPa basınç altında ve 610 oC'de bir saat süreyle sıcak olarak preslenmiştir. Presleme sonrası yoğunluk, sertlik ölçümleri ve metalografik incelemesi yapılan toz metal kompozit malzemelerin aşınma testleri yapılmıştır. Testler TIRIBOMETER T10/20 cihazında ASTM G99-05' standardına uygun olarak yapılmıştır. Aşınma testleri iki farklı parametrelerde yapılmış olup birinci parametrelerde kayma hızı 0,94 m/s, aşındırma mesafesi 2000 m olmak üzere değişik yükler altında (5-10-15 ve 20 N) tekrarlanmış ikinci parametrede kayma hızı 1,05 m/s, aşındırma mesafesi 150 m olmak üzere değişik yükler altında (5-10 ve 15 N) tekrarlanmıştır. Aşındırıcı karşı ortam olarak 52 HRc sertliğe sahip hardox 500 çelik diskler kullanılmıştır. Aşındırma testleri sonrası numunelerdeki ağırlık kayıpları 0,1 mg hassasiyette ölçüm yapabilen hassas terazide yapılmıştır. Sonuç olarak sıcak presleme ile yüksek yoğunlukta üretilen kompozit malzemede takviye elemanı ve miktarındaki artışın malzemenin aşınma ve diğer mekanik özelliklerinde iyileşme sağladığı tespiti yapılmıştır.

Mustafa Bayındırhan Özeker
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Karabük kadın kooperatiflerinde yerel üretim ölçeğinde sürdürülebilir ve katılımcı tasarım yaklaşımını benimseyen bir model önerisi

Bu çalışmada, Türkiye'de girişim, işletme ve üretim olarak yapılanmış olan kadın kooperatiflerinde yerel üretim odaklı yeni ürün geliştirme sürecinde katılımcı ve işbirlikçi yaklaşımlar Karabük ili özelinde incelenmiştir. Araştırmacı, kooperatif çatısı altında örgütlenen kadınların ürün geliştirme sürecinde bir model önerisi sunabilmek amacıyla tasarım eğitimi almamış eğitmenlerden oluşan Safranbolu Kadın Girişim, Üretim ve İşletme Kooperatifi'nde sekiz hafta süresince ürün geliştirme ve eğitim adımlarını gözlemlemiştir. Araştırmacının katılımcı-gözlemci olarak yer aldığı gözlemin amacı gelecek çalışmalarda uygulanabilecek tasarım müdahale alanlarının belirlenmesidir. Eğitim odaklı kooperatif gözlemi sonucunda Karabük Üreten Eller Kooperatifi'ne üye altı katılımcı ile iki hafta süren ve üç uygulamadan oluşan çalıştay düzenlenmiştir. Çalıştay ses kaydı, alan notları, çevrimiçi grup görüşmeleri ve fotoğraflar ile belgelenmiştir. Çalıştayın her uygulaması sonucunda, süreç ve sonuç ürün değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Uygulamalar süresince gerçekleştirilen müdahaleler ile geleneksel kadın rolü ile bağlantılı birbirine benzer, özgün olmayan, var olan becerilere göre geliştirilen ürünlerin yerine, yerelin özgünlüğünün korunarak günümüz ihtiyaçları doğrultusunda ürünlerin geliştirilebilmesi amaçlanmıştır. Bu adımda tasarımcı olan araştırmacı, katılımcıların yeni ürün geliştirme sürecinde eylemin kolaylaştırılmasını, kolektif çalışmayı sağlayan ve katılımcıların sonuç ürünü görselleştirebilecekleri bir süreci tasarlamıştır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen uygulamalar sonucunda, geleneksel becerilerle yerel üretimlerini sürdüren katılımcı ve tasarımcı işbirliğinde ürün geliştirme sürecinde kullanabilecekleri müdahale metodolojisi sunulmuştur.

Ege Kaya Köse
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ön ısıl işlemlerin östemperlenmiş küresel grafitli dökme demirin aşınma davranışı üzerine etkisi

Bu çalışmada, östemperleme öncesi yapılan ısıl işlemlerin östemperlenmiş küresel grafitli dökme demirin (ÖKGDD) mikro yapı, mekanik özellikleri ve aşınma davranışı üzerine etkisi incelenmiştir. EN-GJS-600-3 sınıf düşük alaşımlı perlitik küresel grafitli dökme demir (KGDD) numunelerin hepsi ön ısıl işlem olarak 900 °C'de 60 dakika östenitlenmiştir. Ardından normalizasyon ısıl işlemi için havada soğutulmuş, tam tavlama ısıl işlemi için fırında soğutulmuş ve östemperleme ısıl işlemi için 365 °C'deki tuz banyosunda 120 dakika süreyle bekletilmiş numuneler ayrı ayrı elde edilmiştir. Yapılan ön ısıl işlemler sonrası numunelerin hepsi sadece östemperlenmiştir. Bu işlemde tüm numuneler yeniden 900 °C'de 60 dakika östenitlemenin ardından 365°C'deki tuz banyosunda 120 dakika süreyle östemperlenmiştir. Numunelerin mikro yapı değişimleri optik mikroskop ve tarama elektron mikroskobunda (SEM) incelenmiştir. Östemperlenmiş numunelerin X-ışını kırınımı (XRD) ile kalıntı östenit miktarları belirlenmiştir. Mekanik özelliklerin belirlenmesi amacıyla sertlik ve çekme deneyleri yapılmıştır. ASTM G99-17 standarında uygun olarak pin on disc yöntemiyle aşınma deneyleri gerçekleştirilmiştir. Aşınmış yüzeyler SEM ile incelenerek aşınma davranışları belirlenmiştir. Çift östemperleme ısıl işlemiyle (DADI) en ince taneli mikro yapı elde edilmiştir. En yüksek sertlik, akma ve çekme dayanımı DADI'da elde edilmiştir. Bu değerler sırasıyla 348 HV, 801,6 MPa ve 1094,5 MPa olarak ölçülmüştür. Normalize edilmiş + östemperlenmiş numune (NADI) ve DADI çok yakın mekanik özellik değerleri elde edilmiştir. NADI için çekme dayanımı 1089,1 MPa iken DADI'da 1094,5 MPa, toplam uzama NADI için %8,7 iken DADI'da % 8,4 ve sertlik değeri NADI'da 326 HV iken DADI'da bu değer 348 HV olarak ölçülmüştür. Tam tavlanmış + östemperlenmiş numunede (FADI) akma ve çekme dayanımında gelişme gözlemlenmemiştir. En yüksek toplam uzama değeri FADI'da % 11,8 olarak ölçülmüştür. En az ağırlık kaybı 0,6 mg ile DADI'da elde edilmiştir. Aynı zamanda bu numune μ = 0,356 ile en düşük ortalama sürtünme katsayısına sahiptir. Buna karşın en yüksek ağırlık kaybı μ = 0,697 ile en yüksek ortalama sürtünme katsayısına sahip FADI'da 2,9 mg olarak elde edilmiştir.

Aşınma
Barbaros Şenses
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sürtünme karıştırma kaynağıyla birleştirilmiş AA6061-T6, AA7075-T6 malzeme çiftlerinin mekanik özelliklerinin kıyaslanması

Hafif olmalarıyla beraber üstün mukavemet özelliklerine de sahip olmaları alüminyum alaşımlı malzemeleri havacılık ve uzay sanayii için vazgeçilmez malzemeler haline getirmiştir. Ancak genel olarak kaynak kabiliyetlerinin düşük olması bu malzemelerin birleştirilmesinde perçinlerin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Perçinler mukavemet açısından oldukça dayanıklı elemanlar olmalarına rağmen, perçin ve perçinleme işleminin yorulma dayanımı gibi çok önemli bazı mekanik özellikler üzerindeki olumsuz etkileri ihmal edilemez. Bununla birlikte perçinlerin sıklıkla kullanıldıkları havacılık ve uzay sanayiinde imal edilen ürünlerin yapısal ağırlıklarına etkileri, kullanılan perçin sayıları dikkate alındığında ihmal edilemeyecek seviyelere ulaşmaktadır. Yeni geliştirilen bir kaynak yöntemi olan SKK (Sürtünme Karıştırma Kaynağı) özellikle alüminyum alaşımlı malzemeler gibi düşük ergime sıcaklığına sahip malzemeler için oldukça uygun bir yöntemdir. Farklı cinsten iki malzemenin kaynağını başarılı bir şekilde yapabilmesi, diğer kaynak yöntemlerindeki gibi büyük miktarlarda termal gerilmelere sebep olmaması bu yöntemin en önemli avantajlarındandır. Yapılan bu çalışma kapsamında her biri 2 mm kalınlığa sahip olan 100 mm × 125 mm boyutlarındaki AA6061-T6 ve AA7075-T6 alüminyum alaşımlı plakaların kendi aralarında ve birbirleriyle sürtünme karıştırma kaynak yöntemi kullanılarak alın alına birleştirilmesinde deney parametrelerinin kaynak kalitesine etkileri incelenmiştir. Her biri üçer seviyeden oluşan üç farklı kontrol değişkeni olarak, takım dönme devri 500 dev/dak, 710 dev/dak ve 1000 dev/dak, takım ilerleme hızı 20 mm/dak, 28 mm/dak ve 40 mm/dak ve takım eğim açısı 0^0,〖0,5〗^0 ve 1^0 seçilmiş ve bu kontrol faktörlerinin etki seviyeleri AA6061-AA6061, AA7075-AA7075 ve AA6061-AA7075 şeklindeki 3 farklı kombinasyon için kıyaslanmıştır. Yanıt yüzey yöntemi kullanılarak 3 tekrarlı olarak yapılan deney planına uygun olarak birleştirilen 135 çift plaka su jeti ile kesildikten sonra çekme dayanımlarının belirlenebilmesi için çekme testine tabi tutulmuşlardır. Çekme testlerinden elde edilen değerler kullanılarak Minitab19 programında yapılan analizler sonucunda kontrol faktörlerinin etki katsayıları hesaplanmış ve optimum işlem parametreleri belirlenmiştir.

AlüminyumDeney tasarımıOptimizasyon+2
İbrahim Ülke
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yarıiletken gaz boşalma sisteminde plazma süreçlerinin modellenmesi ve uygulanması

Çalışmamızda kızılötesi görüntü çevirici sistemlerinin dc argon plazma sistemleri kullanılarak farklı değerlerdeki değişimlerin incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Dc Argon plazma sistemlerinde farklı yarıiletken malzemeler katot olarak kullanılan bir sistemde SnO2 kaplı cam plaka ise anot olarak tanımlanmıştır. Farklı basınç (P) ve elektrotlarası mesafe (d) için hem teorik olarak hem deneysel olarak araştırmalar yapılmıştır. Plazma oluşumu için sistemimizde Argon gazı kullanılmıştır. Özellikle düşük basınç değerlerinde plazma parametreleri kullanılarak farklı p ve d değerine göre çok değişkenli değerler gözlenirken atmosferik basınç seviyesinde veya yakın bir değerinde p ve d değerlerine bağlı olarak anlamlı bir değişiklik olmadığı gözlendi. Buna ek olarak akım voltaj karakteristiği ölçüm değerlerinde belirgin bir fark gözlenmemiştir. Teorik olarak elektron sıcaklığı, ortalama elektron enerjisi, mobilite, elektriksel potansiyel, yüzeysel yük yuğunluğu, termal Hız, uzaysal yük yoğunluğu, elektron yoğunluğu ve Townsend katsayıları hesaplanmıştır, deneysel olarak ise akım voltaj karakteristiklerinin farklı yarıiletken katot, P , d ve Disk çapları için ölçümler yapılmıştır. İkincil emisyon katsayı değerleri ölçülerek farklı parametrelere bağlı olarak plazma sisteminin paschen eğrisi belirlenir. Buradan elde edilen sonuçlarla plazma sisteminin çalışma gerilimi belirlenerek en verimli akım-voltaj karakteristiğinin nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Deneysel çalışmalarda uygulanan voltaj 1000V -2000V arasındadır, teorik çalışmalarımızda ise COMSOL Multiphysics programının Ac-Dc modülü ve Plazma modülü kullanılarak çalışmalar tamamlanmıştır.

Evrim Tanrıverdi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yarıiletken nem sensörlerinin geliştirilmesi

Bu tez çalışmasında, esnek (kapton) ve esnek olmayan (Al2O3) alttaşlar üzerine titanyum dioksit (TiO2) ve kalay dioksit (SnO2) algılama katmanına sahip nem sensörleri geliştirildi. Temelde nem sensörleri alttaş, elektrot ve aktif/algılayıcı katman olmak üzere üç katmandan oluşur. Sensörlerin elektrotları iki farklı teknikle oluşturuldu: İlk olarak, vakumlu kaplama tekniklerinden eş-püskürtme ve ısıl buharlaştırma yöntemi ile 4 x 7 mm2 lik Al2O3 alttaşlar üzerine Altın (Au) ve Platin (Pt) kaplanarak vakumsuz ortamda lazer ablasyon ile iki farklı desene sahip elektrotlar oluşturuldu. İkinci olarak, vakumsuz kaplama tekniklerinden biri olan mürekkepli baskı (ink-jet) tekniği ile Gümüş (Ag) elektrotlar inkscape programı ile kapton alttaşlar üzerine işlendi. Al2O3 alttaşlar üzerine işlenen elektrotların üzerine püskürtme yöntemi ve vakumsuz kaplama tekniklerinden; daldırma, doktor bıçağı ve ultrasonik banyo kaplama tekniği ile aktif katman kaplandı. Kapton alttaş üzerine çizilen elektrotlar üzerine de daldırma tekniği ile algılayıcı katman oluşturuldu. Böylece, algılama katmanı ve elektrot tasarımı bakımından farklılıkları olan on bir adet nem sensörü geliştirildi. Geliştirilen algılama katmanlarının yapısal ve optik karakterleri belirlendi. Geliştirilen nem sensörlerinin çıktı parametreleri farklı nem ortamında ∆R=(R(%70)-R(%40))nem direnç değişimi baz alınarak değerlendirildi. Dirençteki değişimin artması nem sensöründeki hassasiyetin artması olarak yorumlandı. Eş-püskürtme tekniği ile üretilen sensörde 3715kΩ direnç farkı olduğu görüldü. Vakumsuz kaplama tekniklerinden ink-jet baskı tekniği ile üretilen esnek nem sensörlerinin direnç farkı TiO2 için 3800kΩ ve SnO2 için 4500kΩ olarak belirlendi. Bu durum SnO2 malzemesinin neme daha duyarlı olduğu şeklinde yorumlandı. Al2O3 alttaş üzerine TiO2 karışımı kullanılarak daldırma tekniği ile üretilen sensörün üretilen tüm sensörler içerisinde en yüksek direnç farkına sahip olduğu görüldü. Doktor bıçağı yöntemleriyle TiO2 kaplanan nem sensörü 1379kΩ'luk direnç farkı gösterirken ultrasonik banyoda kaplanan nem sensörü 120kΩ direnç farkı gösterdi. Vakumsuz kaplama yöntemlerinin kullanımının nem sensörlerinin üretim maliyetlerini düşürdüğü ve nem sensörü üretimi için avataj sağlayabileceği değerlendirildi.

Altın film elektrotGümüş elektrotlarMetal-yarı iletken sistemler+1
Karen Cansu Ferruh
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Östemperleme sıcaklık ve süresinin çift matris yapılı östemperlenmiş küresel grafitli dökme demirin mikroyapı ve mekanik özellikleri üzerine etkisi

Çift matris yapılı östemperlenmiş küresel grafitli dökme demirler (ÇMY-ÖKGDD), dayanım ve süneklik açısından iyi bir kombinasyona sahip nispeten yeni bir östemperlenmiş küresel grafitli dökme demir (ÖKGDD) grubudur. ÇMY-ÖKGDD, arakritik östenitleme + östemperleme ısıl işlemiyle üretilir ve ferrit + ösferritik mikroyapı içermektedirler. Bu çalışmada, östemperleme sıcaklık ve süresinin ÇMY-ÖKGDD'in mikroyapı ve mekanik özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, çekme numuneleri Y blok küresel grafitli dökme demirden işlenerek hazırlanmıştır. Çekme numuneleri, kısmi östenitleme için 810°C arakritik östenitleme sıcaklığında östenitlemenin ardından farklı östemperleme sıcaklıklarında (300 °C, 325° C, 350°C ve 375°C) ve farklı östemperleme sürelerinde (45 dk, 60 dk, 90 dk, 120 dk ve 180 dk.) östemperleme yapılmıştır. Mikroyapı karakterizasyonu optik mikroskop, tarama elektron mikroskobu (SEM) ve X-ışınları kırınımı (X-RD) ile gerçekleştirilmiştir. Mekanik özelliklerin belirlenmesi için çekme ve sertlik deneyleri yapılmıştır. Arakritik östenitleme + östemperleme ısıl işlemiyle ferrit + ösferritten oluşan çift matris yapılı östemperlenmiş küresel grafitli demir üretilmiştir. Çift matris yapılı östemperlenmiş küresel grafitli demirlerin östemperleme kinetiğinin geleneksel ÖKGDD'ler ile benzer olduğu belirlenmiştir. Östemperleme süresi arttıkça, ösferritik yapının önemli ölçüde belirginleştiği, özellikle 90 dk östemperleme süresinden sonra ösferrit hacim oranının hemen hemen sabit (%45-47) kaldığı belirlendi. Artan östemperleme süresiyle numunelerin akma ve çekme dayanımı azalmış, toplam uzama ve kırılma enerjisi artmıştır. Ancak 120 dakikalık östemperleme süresinden sonra numunelerin hem toplam uzama hem de darbe tokluğu azalmıştır. Östemperleme sürelerinin ösferrit morfolojisi üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Çift matris yapılı östemperlenmiş küresel grafitli demirlerde en iyi mekanik özellikleri sağlayan östemperleme sıcaklık ve süresi 350°C ve 70-130 dk olarak belirlenmiştir.

Dökme demirKüresel grafitli dökme demirler
Ahmet Uyar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nb2O5 ince filmlerin sol-jel kaplama yöntemi ile farklı kalınlıklarda üretimi ve H2 sensörü uygulamaları

Bu tezde, Nb2O5 ince filmleri n-tipi Si ve cam alttaşlar üzerine sol-jel döndürerek kaplama tekniği ile katman sayıları (film kalınlıkları) değiştirilerek biriktirildi. 1 katmanlı ince filme SG43, 2 katmanlı filme SG44 ve 3 katmanlıya ise SG45 ismi verildi. SG43, SG44 ve SG45 kodlu numunelerin; yapısal, morfolojik ve optik özellikleri sırasıyla XRD, SIMS, AFM ve UV-Vis spektrometresi kullanılarak belirlendi. Nb2O5 ince filmlerin amorf yapıya sahip olduğu ve film/hava ve film/alt tabaka arayüzeyleri üzerindeki ışığın girişimi nedeniyle geçirgenlik spektrumlarının görünür bölge aralığında değişime uğradığı gözlendi. Filmlerin optik bant aralığı, katman sayısı arttıkça 3.76 eV'dan 3.62 eV 'ye daraldı. SG43, SG44 ve SG45 kodlu numuneler için kalınlıklar sırasıyla 68 nm, 104 nm ve 176 nm olarak belirlendi. Üretilen SG43, SG44 ve SG45 kodlu numunelerin yüzeylerine Aerosol Jet 5X Baskı Sistemi ile 2 mm çaplı Ag dairesel interdijital elektrotlar geliştirildi ve elde edilen H2 gaz sensörlerine SG43-S, SG44-S ve SG45-S isimleri verildi. Geliştirilen sensörlerin H2 gazına duyarlılığı oda sıcaklığında ve 30 sccm, 60 sccm ve 90 sccm altında ölçüldü. Nb2O5 tabanlı gaz sensörlerinin H2 gazına duyarlılığı, tepki ve iyileşme süresi gibi sensör parametreleri değerlendirildi. Yapılan deneysel araştırmaların sonucunda; üretilen 1, 2 ve 3 katmanlı Nb2O5 tabanlı gaz sensörlerinin oda sıcaklığında H2 gaz algılamada başarılı birer sensör olduğu gösterildi.

Hüda Akkaya Kömürcü
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fakülte binalarında plan şemalarındaki farklılığın mekansal örgütlenmeye ve ulaşılabilirliğe etkisi

Bir üniversite yerleşkesinde eğitim ve öğretim etkinliklerinin gerçekleştirildiği birimler akademik bölgede bulunmaktadır. Eğitim amaçlı kullanılan mekanlar ve bunlarla ilişkili idari mekanlar ise fakülte binalarında toplanmaktadır. Üniversitelerin esas işlevi de bu binalarda gerçekleştirilmektedir. Eğitim yapıları için genellikle belirli plan şemaları kullanılmaktadır fakat bunlar arasında da önemli farklar bulunmaktadır. Mekan örgütlenmesinde ve sirkülasyon hattında görülen bu farklılık mekanların ulaşılabilirlik değerini de etkilemektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; üniversitelerde kaliteli bir eğitim için kaliteli bir eğitim yapısı olması gerektiği düşüncesi ile eğitim yapılarının mekansal özelliklerinin değerlendirilmesi ve elde edilen verilerin bina bilgisi alanında tasarım girdisi olarak kullanılmasını sağlamaktır. Çalışmada yöntem olarak mekan analizi yöntemi kullanılmıştır. İlk aşamada mimari planlar üzerinde eğitim birimleri, idari birimler ve sirkülasyon alanlarının belirlendiği işlev analizi yapılmıştır. İkinci aşamada kat planları üzerinde kullanıcı sirkülasyonu analizi yapılmıştır. Bu analiz çalışması üç adımdan oluşmaktadır. Birinci adım olan öğrenci sirkülasyonu analizinde zemin katta giriş-kantin, giriş-merdiven ve kantin-merdiven bağlantıları, üst katlarda ise merdivene göre ulaşılabilen en yakın derslik ve en uzak derslik mesafeleri ölçülmüştür. İkinci adım olan akademik personel sirkülasyonu analizinde zemin katta giriş-merdiven bağlantıları, üst katlarda ise merdivene göre ulaşılabilen en yakın oda ve en uzak oda mesafeleri ölçülmüştür. Üçüncü adım olan derslikler ile akademik personel odaları arası bağlantıların analizinde önce dersliklere göre en yakın ve en uzak oda tespit edilmiş, sonra odalara göre en yakın ve en uzak derslik tespit edilmiş ve bu mekanlar arası mesafeler ölçülmüştür. Yöntemin çıktıları bir bütün olarak yorumlanmış ve yapılan değerlendirmeler sonucunda her bir plan şeması için olumlu ve olumsuz yönlerinin belirlendiği genel çıkarımlar sunulmuştur. Sonuçta elde edilen veriler bina bilgisi alanında tasarım girdisi olarak önerilmiştir.

Beyza Nur Çalışkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de uygulanan kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülebilirlik göstergeleri bağlamında incelenmesi Ankara, Aktaş mahallesi örneği

Dünya nüfusunun hızlı bir şekilde artması ile kent nüfusu da artmış buna bağlı olarak kentleşme oranları da artmaktadır. Bu artış ile birlikte kentlerde yayılma, plansız gelişme veya yapılan planların yetersiz kalması gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Kentlerde ortaya çıkan bu problemlerden kaynaklanan olumsuz durumun farklı bir bakış açısı ile ele alınması gerektiği açıktır. Bu yeniden ele almada kentsel dönüşüm kavramı önemli bir rol oynamaktadır. Kentsel dönüşüm kentlerde fiziksel, çevresel ve sosyal koşullarda kalıcı bir iyileştirme amaçlayan kapsamlı, bütünleşik vizyon ve eylemler bütünüdür. Fakat Türkiye'de kentsel dönüşüm projeleri kentlerin fiziksel problemleriyle ilgilenmiş, sosyal, ekonomik ve çevresel problemleri geri plana atmıştır. Başarılı bir kentsel dönüşüm projesi fiziksel, sosyal ve ekonomik faktörlerin birlikte ele alınması ile oluşturulmaktadır. Bu noktada kentsel dönüşüm ve sürdürülebilirlik kavramları içerikleri gereği örtüşmekte, sürdürülebilir kentsel dönüşüm kavramı bu üç faktörün bir arada çalışmasıyla tanımlanmaktadır. Bu çalışma Türkiye'de uygulanan kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülebilir olup olmadığını araştırmayı amaçlamaktadır. Kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülebilirliğini incelemede birçok yöntem bulunmaktadır. Bu tez kapsamında Hemphill, Berry ve McGreal (2004)'in gösterge temelli çalışması inceleme alanı olarak seçilen Ankara Aktaş Mahallesi için geliştirilmiştir. Aktaş Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi'nin sürdürülebilirliğinin analizi sonuçlarından, çalışma alanının sürdürülebilir olması için neler gerektiği açıklanmış ve tüm Türkiye'de uygulanan projeler için öneriler geliştirilmiştir.

Hasan Göktuğ Toptaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00