
308
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Seçmeli spor ve fiziki etkinlikler dersini alan ve almayan 11-14 yaş arası öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması (Malatya-Yeşilyurt örneği)
Bu çalışmanın amacı Spor ve Fiziki Etkinler dersini seçen ve seçmeyen (farklı dersleri seçen) öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasında farkı belirlemektir. Araştırma, Spor ve Fiziki Etkinlikler dersinin sosyal beceriye olan katkısını belirlemek açısından önem taşımaktadır. Araştırma Seçmeli Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini alan ve almayan 11-14 yaş arası öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemeye yönelik tarama modelli tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde, Malatya ili Yeşilyurt ilçesine bağlı okullarda Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini seçen 11-14 yaş öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Seçmeli Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini alan ve almayan öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemeye yönelik anket formu kullanılmıştır. Anket birinci bölümde öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerini belirlemeye yönelik kişisel bilgi formu ve sosyal beceri envanterinden oluşmaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında man whitney-u testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında kruskall whallis testi kullanılmıştır. Kruskall whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak man whitney-u testi testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda duyuşsal anlatımcılık, duyuşsal duyarlılık, sosyal anlatımcılık, sosyal duyarlılık, sosyal kontrol, sosyal beceri toplam düzeyin Spor ve Fiziki Etkinler dersini seçen grupta daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor ve Fiziki Etkinler dersi, sosyal beceri
Genç milli bireysel sporcularda 8 haftalık antrenman programının antropometrik ve fizyolojik özelliklere etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; İzmir ilinde yaşayan Genç Milli Bireysel Sporculardan 8 haftalık antrenman öncesi ve sonrası alınan ölçümlerle, Deneklere uygulanan antrenman programı sonucunda, deneklerin antropometrik ve fizyolojik özelikleri üzerine olan etkilerinin belirlenmesidir. Bu araştırmanın evrenini İzmir ilinde yaşayan genç milli sporculuk düzeyinde karate ve güreş branşıyla uğraşan 30 denek oluşturmuştur. Denekler araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada kullanılan materyaller ve testler 8 haftalık antrenman öncesi ve sonrası olmak üzere 2 kez uygulanmış ve kendi içerisinde her test ikişer kez tecrübe edilmiştir. Test sonucunda en yüksek derecelere, bağlı olarak fizyolojik ve fiziksel parametreler karşılaştırılmıştır. Deneklerin demografik özellikleri olarak adı soyadı, branşı, doğum tarihi, antropometrik özellikleri olarak boyu, kilosu, yağ̆ ölçümleri, fizyolojik özelliklerden de 20m koşu, Mekik koşusu dikey sıçrama, kalp atım sayısı, sağ̆-sol pençe kuvveti, bacak kuvveti ölçümleri alınmıştır. Deri kıvrım kalınlıkları skinfold kaliper (Holtain Ltd. UK) ile ± 0.2mm hassasiyetle ölçülmüş, kiloları hassaslık derecesi 0,1 kg olan elektronik baskülle (SECA, Almanya) ölçülmüştür. El pençe kuvvetleri için Takei El Dinamometre (Handgrip) kullanılmıştır. İstatistiksel analizde Elde edilen veriler için, SPSS 21,0 programıyla kullanıldı. Bu program yardımıyla, iki grup arasındaki farklılıkları belirlemek için a=0,05 anlamlılık düzeyinde t-testi uygulandı. Sonuçların anlamlılık derecesi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Karateciler ve güreşçiler için yapılan bu testlerin sonuncunda, kilo, kalp atım sayısı, dikey sıçrama, bacak kuvveti, sağ pençe kuvveti, sol pençe kuvveti, durarak sıçrama 20m. Koşu ve mekik koşularında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır(p>0,05). Güreş ve karate branşlarındaki deneklerin antrenman öncesin ve sonrasındaki bazı antropometrik ölçümleri ve performans testleri karşılaştırıldığında, hem antrenman öncesi hem de antrenman sonrası değişmeyen bazı farklıkların ortaya çıktığı görülmektedir. Antrenmanı, Katılan deneklerin fizyolojik, antropometrik ve vücut yağ̆ yüzdeleri üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Sonuç, olarak 8 haftalık bu çalışmada uygulanan antrenman programı deneklerin fizyolojik ve antropometrik özeliklerin gelişmesinde katkı sağlamıştır. Ayrıca, deneklerin fizyolojik ve antrepometrik özeliklerini değerlendirmek için uygulanan bu testler yeterlidir.
İp atlama egzersizlerinin inspiratuar ve ekspiratuar solunum kas kuvvetine kronik etkisi
Bu çalışmanın amacı ip atlama egzersizlerinin solunum kas kuvveti üzerine kronik etkisini incelemektir. Bu amaçla toplamda 26 gönüllü erkek (deney grubu: yaş; 17.46±0.87 yıl; kontrol grubu: yaş; 17.08±1.32 yıl) katılmıştır. Çalışmaya katılan gönüllüler 13 kişilik 2 ayrı grubua randomize bir şekilde atanmıştır. Gruplar kontrol ve deney grubu olmak üzere ikiye ayrımıştır. Deney grubu 8 hafta boyunca haftada 4 gün ve 30 dakikalık seanslar halinde ip atlama egzersizlerini geçrekleştirmişlerdir. Kontrol grubu ise 8 haftalık süreçte herhangi bir uygulamaya dahil olmayıp sadece ön-son test ölçümlerine katılmışlardır. 8 haftalık egzersiz programından bir gün önce ve bir gün sonra olmak üzere katılımcılardan tamamen dinlenik durumda iken ön ve son teste yönelik solunm kas kuvveti ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Solunum kas kuvveti respiratuar basınçölçer ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin normal dağılım gösterdiği tespti edilmiş olup istatistiksel analiz kısmında grupların kendi içinde ön-son test verilerinin analizi için Paired Sample t Testi kullanılmıştır. Grupların ön-son testten elde ettikleri ortalama farklarının gruplar arası karşılaştırılmasında ise Independent Sapmle t Testi kullanılmıştır. Veriler ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler olarak sunulmuş olup anlamlılık p<0.05 seviyesinde incelenmiştir. Verilerin istatistiksek analizi sonucunda grupların ön test ve son test karşılaştırılmasında deney grubunda bütün parametrelerde son test lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol grubunda ise PIP, PEP ve MEP değerlerinde son test lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Grupların ön-son testten aldığı ortalama farklarının gruplara arası karşılaştırılmasında ise deney grubu lehine bütün parametrelerde anlamlılık tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak 8 hafta süreyle gerçekleştirilen ip atlama egzersizlerinin solunum kas kuvvetine olumlu ve anlamlı etkisnin olduğu söylenebilir.
Taraftarların spor kulüplerinin lisanslı ürünlerine yönelik psikofizyolojik tepkilerini anlamada kişilik, duygusal zekâ, tüketim davranışı ve takım bağlılığının rolü
Amaç: Bu çalışmanın birinci amacı, duygusal bir durum oluşturarak taraftarlarda gerçekleşen psikofizyolojik etkiler ile kişilik özellikleri, duygusal zekâ, tüketim davranışı ve takım bağlılığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın ikinci amacı ise taraftarlar tarafından uyaranlara verilen tepki hızlarını, doğru tepkilerini incelemek ve verilen bu tepki hızları, doğru tepkiler ile taraftarların kişilik özellikleri, duygusal zekâ, tüketim davranışı ve takım bağlılığı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde eğitim görmekte olan 18 ile 30 yaşları arasında 33 kadın 97 erkek toplam 130 kişi dâhil edilmiştir. Kişilik özellikleri, duygusal zekâ, futbol taraftarı tüketim davranışı, takıma psikolojik bağlılık ve spor taraftarı özdeşleşme ölçeği katılımcılara deney öncesi uygulanmıştır. Deney 1'de 5 dakika, deney 2'de 4 dakika 30 saniye istirahat ve deney aşamasında Nexus-10 cihazı ile kalp atım hızı değişkenliği ve elektro dermal aktivite ölçümleri alınmıştır. Deney 2'deki doğru tepki ve tepki hızı ölçümleri SuperLab Version5 ve Cedrus RB730 ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Galatasaray taraftarlarında kişilik özelliklerinden dışadönüklük ile DF/YF yüzde değişimi (r: .353 p<0.05) arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkiye rastlanmıştır. Fenerbahçe taraftarlarında gelişime açıklık kişilik özelliği ile deney Fenerbahçe tepki zamanı (r: -.354 p<0.05) arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkiye rastlanmıştır. Sonuçlar: Dışadönüklük kişilik özelliğinin olumsuz uyaranların ortaya çıkardığı stresi baskılayamadığı sonucuna varılmıştır. Gelişime açıklık kişilik özelliğinin tepki sürelerini kısalttığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lisanslı Spor Kulübü Ürünü, Kişilik, Duygusal zekâ, Tüketim, Bağlılık, Kalp atım hızı değişkenliği, Tepki.
Takım sporcularının memnuniyetlerini ve takımda kalma isteklerini etkileyen faktörlerin girdi-süreç-çıktı modeliyle incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, takım sporcularının memnuniyetlerini ve takımda kalma isteklerini etkileyen faktörleri girdi-süreç-çıktı modeliyle incelemektir. Araştırmadaki veriler, İzmir ilinde faaliyet gösteren 25 spor takımından elde edilmiştir. Sporcuların yaşları 18 ile 38 arasında değişmektedir. Sporcuların branşlara göre dağılımları ise futbolda 155, basketbolda 82, voleybolda 62, hentbolda 34 ve su topunda 27 kişi olarak toplam 360 (283 erkek ve 77 kadın) amatör ve profesyonel takım sporcusudur. Araştırmada, sporcuların takım uyumu, takım içi iletişim, takım normu, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma istekleri arasındaki ilişkiler incelenerek spor takımlarında takım etkinliğine yönelik bir model sunulmak istenmiştir. Ayrıca, cinsiyet, yaş, branş, lisanslı sporcu olma, aynı takımda oynama ile antrenman yapma süreleri gibi demografik değişkenlere göre, uyum, takım içi iletişim, norm, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma isteği arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmada, takım uyumunu ölçmek için Grup Çevre Anketi kullanılmıştır. Bu ölçek Carron, Widmeyer ve Brawley (1985) tarafından geliştirilmiş ve Öcel ve Aydın tarafından 2006 yılında Türkçe?ye uyarlanmıştır. Takımlarda normu ölçme aşamasında, Carron, Prapavessis ve Estabrooks (1999) tarafından geliştirilen Takım Norm Ölçeği?nden yararlanılmıştır. Takım sporcuları arasındaki iletişim düzeyini ölçmek için Sullivan ve Short (2011) `un geliştirmiş oldukları Takım Sporları için Etkili İletişim Ölçeği kullanılmıştır. Sporcuların memnuniyetlerinin ölçülmesinde Chelladurai ve Riemer (1997) tarafından geliştirilen ve İnce (2006) tarafından Türkçe?ye uyarlaması yapılmış olan Sporcu Memnuniyet Ölçeği kullanılmıştır. Takım sporcularının takımda kalma niyetlerini belirlemek amacıyla ise Tepeci (2005)?nin iş takımları için geliştirdiği takımda kalma isteği ölçeği spor takımlarına uyarlanmış ve araştırmada kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi, t-test ve kruskal-wallis testleri için SPSS 16.0 paket programı, Doğrulayıcı Faktör Analizi ve Yol Analizi için LISREL 8.51 paket programı programı kullanılmıştır. Araştırma modelinin doğrulanmasında ise Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sporcuların memnuniyetleri ile takımda kalma istekleri üzerinde takım uyumunun, takım içi iletişim ve takım normunun doğrudan ve dolaylı etkilerinin olduğu bulunmuştur. Bu bulgular neticesinde, takım sporcularının memnuniyetlerini arttırmak ve takımda kalma isteklerini sağlayabilmek için takım içerisindeki uyumun sağlanması, takıma ait normların oluşturulması, takım içersindeki etkileşimin arttırılması ve iletişim kanallarının geliştirilmesi ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca, demografik değişkenler ile takım uyumu, takım içi iletişim, takım normu, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma isteği arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. Takımda kalma isteğinin cinsiyet açısından farklılaştığı bulunmuş; branşlar arasındaki farklılıklar incelendiğinde ise su topu branşının diğer branşlara göre takım uyumu, takım içi iletişim, takım normu, sporcu memnuniyeti ve takımda kalma isteği açısından en yüksek puana sahip olduğu bulunmuştur.
Lise 9. sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve spora ilişkin tutumları ile okula yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi
ÖZET Tezin Başlığı: Lise 9. Sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve spora ilişkin tutumları ile okula yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi Öğrencinin Adı : Mehmet YANIK Danışmanı: Prof.Dr.Hatice ÇAMLIYER Anabilim Dalı : Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Anabilim Dalı Amaç: Bu araştırmada, lise 9.sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve spora ilişkin tutumları ile okula yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkinin bazı sosyo-demografik değişkenler (cinsiyet, ailede beraber yaşayan kişi sayısı, aile sosyo-ekonomik düzeyi, okul başarı durumu, beden eğitimi derslerine katılım durumu, okul takımına katılım durumu) ile katılımcıların ''Okulda Ders Dışında Size Sunulan Spor Etkinlikleri Yeterlimi dir? ve '' Okulda İstediğin Spor Faaliyeti Olsa Katılır mısın?'' sorularına verdikleri cevaplar açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma örneklemi, Balıkesir il merkezinde tesadüfi örneklem medotu ile seçilen ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 9.sınıf öğrencilerinden 451 kadın ve 398 erkek olmak üzere toplam 849 orta öğretim öğrencisinden oluşmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla; kişisel bilgi formu, 9.sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve spora ilişkin tutum ölçeği ve öğrenci yabancılaşma ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerin uygulanabilmesi için öncelikle ölçek sahiplerinden ve çalışmanın yapılabilmesi için il milli eğitim müdürlüğünden yasal izin alınmış, ilgili okullarda uygulama yapılmıştır. Arastırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri IBM-SPSS paket programı kullanılarak yapılmıstır.Verilerin analizinde uygun analiz türünün belirlenmesi aşamasında denek sayısı, verilerinin normal dağılım gösterip göstermediği, homojen bir yapıya sahip olup olmadıkları incelenmeiş olup parametrik analiz yöntemlerinin kullanılmasına karar verilmiştir. Özellikle denek sayısı bu kararı vermede etkili olmuştur. Verilerin analizinde frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama ve standart sapma, "iki ortalama arasındaki farkın önemliliği testi" (t testi), ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (one way ANOVA) kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizi (Anova) sonucunda farklılığın kaynağını belirlemek için Post-Hoc Tukey testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi olarak p< 0,05 düzeyi kabul edilmiştir Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre çalışmaya katılan 9.sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve spora ilişkin tutum ölçeği ortalamaları =2,99 , öğrenci yabancılaşma ölçeği ortalamaları ise =2,97 olarak bulunmuştur. Sonuçlar: Çalışmaya katılan öğrencilerin tutum ortalamalarının okul başarısı, beden eğitimi derslerine katılım durumu, okul takımında yer alma durumu ve ders dışı etkinlik yeterliliğine ilişkin sorulan soru ile aralarında anlamlı farklılık bulunmuştur.Yabancılaşma ölçeği puan ortalamalarının ise ailede yaşayan kişi sayısı, aile aylık gelir düzeyi, okul başarı durumu ile ders dışı etkinlik yeterliliğine ilişkin soru ile spor faaliyetlerine katılma durumuna ilişkin soruya verilen cevap ile aralarında anlamlı fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi dersine karşı tutum, Okula yabancılaşan öğrenci, Sosyo-demografik değişkenler.
Gençlik kampı uygulamalarına katılan kız öğrencilerde öz-farkındalık ve liderlik becerilerinin gelişimi; Doğa kampı örneği
Amaç: Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından düzenlenen gençlik kampı uygulamalarına katılan kız öğrencilerde öz-farkındalık ve liderlik becerilerinin gelişimindeki rolünü saptamayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada sosyal olguları bağlı oldukları çerçeve içerisinde araştırmayı ve anlamayı ön plana alan bir yaklaşım nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden gözlem, odak grup görüşmeleri ve doküman analizinden (kamp günlüğü) yararlanılmıştır. Bu araştırmanın katılımcılarını; gençlik kampı uygulamasına katılan ve 16-17 yaş grubunda yer alan otuz (30) kız öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı gözlemci olarak Osmaniye Aslantaş kampına katılmıştır. Gençlik kampı liderleri tarafından da kamp süresince gözlem yapılmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilmiştir. Daha sonra veriler, "Nvivo 10 for Windows" programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ayrıca alanında uzman 2 kişi tarafından da kodlanan verilerin birbirleriyle örtüşen temaları gruplandırılmıştır. Görüş birliği ve görüş ayrılığı tespit edilen kodlar Cohen kappa formülüne yerleştirilerek hesaplanmıştır. Kodlayıcılar arasındaki uyum olarak güvenirlik hesaplaması sonucunda r= 0.80 bulunmuştur. Bu nedenle hesaplanan değerler, puanlayıcılar arasında iyi düzeyde uyum olduğunu göstermektedir. Bulgular: Demografik özelliklere ilişkin bilgilere ulaşılmıştır. Ayrıca çeşitleme yönteminin (gözlem, odak grup görüşmeleri ve doküman analizinden günlük) analizinde elde edilen veriler "Öz-farkındalık ve liderlik becerileri" ana teması altında sunulmuştur. Sonuçlar: Demografik sonuçlara ilişkin sonuçlar verilmiştir. Çeşitleme yöntemi ile elde edilen verilerin analizi sonucunda; her birinde ortak var olan on (10) çekirdek temaya ulaşılmıştır. Bu temalar; önyargı, iletişim, arkadaşlıklar, kültürlenme, takım çalışması, sorumluluk, özgüven, farkındalık, gönüllülük ve rol model almadır. Bununla beraber gözlem ve odak grup görüşmesi sonucunda "düzenli olma, kişisel gelişim ve zaman yönetimi" ortak teması, odak grup görüşmesi ve kamp günlükleri sonucunda "doğa sevgisi ve empati" ortak teması, gözlem ve kamp günlükleri sonucunda ise "adaptasyon" ortak teması olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak; gençlik kampı uygulamalarının, kız öğrencilerde öz-farkındalık ve liderlik becerilerinin gelişimine, "ortaya çıkan çekirdek temalar" doğrultusunda olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir.
Meb, okul pansiyonlarında kalan kız öğrencilerde "yoga etkinliğinin ders dışı eğitim çalışmaları kapsamında uygulanabilirliğinin" incelenmesi (Ordu Gölköy örneği)
Amaç: Okul pansiyonlarında kalan kız öğrencilerin ders dışı eğitim çalışmaları kapsamında uygulanması düşünülen yoga etkinleri ile rekreatif amaçlı serbest zamanlarını değerlendirerek hareketsiz yaşamdan kurtulması, son yıllarda yaygın olarak görülen obezite sağlık problemine karşı bir önlem niteliği taşıması gibi kazanımlara ulaşmaktır. Yapılan literatür çalışmalarında yoga etkinlikleri ile fiziksel kuvvet, esneklik, konsantrasyon, öfke kontrolü, huzur ve yaşam kalitesinde artış görülürken, streste ise azalma tespit edilmiştir. Bu etkinlikler ile konsantrasyonun ve yapılan işe odaklanmanın sağlanabilmesi, kötü alışkanlıklardan uzak durma gibi kazanımların yanı sıra okuldaki akademik başarılarını arttırma, onları daha sağlıklı bireyler haline getirme, kendilerine olan güvenlerini arttırma, kendilerini keşfetmelerini ve mutlu hissetmelerini sağlama hedeflerine ulaşabilecekleri yolunda bilimsel tespitler yapmak ve ders dışı eğitim çalışmaları incelendiğinde yoga etkinlikleri ile ilgili elde edilebilecek kazanımların Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ders dışı eğitim (DDE) müfredatına alınması yönünde öneri sunmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma da nitel araştırma yöntemlerinden gözlem, görüşme ve doküman analizinden (günlüklerden) yararlanılmıştır. Bu araştırmanın katılımcılarını; yoga etkinliklerine katılan 14-18 yaş grubunda kırk bir (41) kız öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı uygulayıcı ve gözlemci olarak Gölköy Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bulunmuştur. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilmiştir. Daha sonra veriler, Nvivo 10 for Windows programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ayrıca nitel görüşmelerin çözümlenmesi alanında uzman 2 kişi tarafından yapılmıştır. Araştırmanın güvenirliğinin sağlanması aşamasında basit uyum ve kappa katsayıları hesaplanmıştır. Güvenlik hesaplaması sonucunda kodlayıcılar arasındaki uyum r=0.76 bulunmuştur. Bu bulgular hesaplanan değerlerin, puanlayıcılar arasında iyi düzeyde uyumlu olduğunu göstermektedir. Bulgular: Demografik özelliklere ilişkin bilgilere ulaşılmıştır. Ayrıca çeşitleme yönteminin (gözlem, görüşme ve doküman analizi) analizinde elde edilen veriler "farkındalığın oluşumu, fizyolojik kazanımlar, psikolojik kazanımlar, ders dışı eğitim önerisi olarak yoganın kazanımları" ana temaları altında sunulmuş ve alt temalara ulaşılmıştır. Sonuçlar: Demografik verilere ilişkin sonuçlar verilmiştir. Çeşitleme yöntemi ile elde edilen verilerin analizi sonucunda; her birinde ortak olan iki (2) ana temaya ulaşılmıştır. Bu temalar; ders dışı eğitim olarak yoganın kazanımları ve ders dışı eğitim önerisi olarak 'yoga'nın kazanımlarıdır. Bununla birlikte DDE olarak yoganın kazanımlarına ilişkin üç (3) ortak temaya ulaşılmıştır. Bunlardan ilki psikolojik kazanımlardan odaklanma, konsantrasyon, rahatlama, özgüven, motivasyon, stres, mutluluk ve olumlu düşünme ortak temaları üzerinde dururken, ikinci olarak ise fizyolojik kazanımlara ilişkin motorsal yeti gelişimi ve fiziksel sağlık ortak temalarına ulaşılmıştır. Üçüncü ve son ortak tema ise farkındalığa ilişkin önyargı ve öz-farkındalık temalarıdır. DDE önerisi olarak yoganın kazanımlarına ilişkin olarak altı (6) ortak temaya ulaşılmıştır. Bu temalar; kendine zaman ayırma, merak, keşfetme, hayal etme, eğlence ve akademik başarıdır. Sonuç olarak; DDE çalışmaları kapsamında yapılan yoga uygulamalarının, katılımcıları zihinsel ve bedensel olarak rahatlatarak üzerindeki stresi azalttığı tespit edilmiştir. Bu rahatlama bireyin yapacağı işe karşı duyduğu motivasyonu arttırmasının yanı sıra, ana odaklanmasını sağlayarak konsantrasyonuna da olumlu etki oluşturmaktadır. Böylece kendinin farkına varan birey önyargılarını ortadan kaldırarak, geleceğe dair kurduğu hayalleriyle birlikte olumlu düşünceler oluşturur. Birey kendine ayırdığı bu zaman içerisinde yaptığı yoga uygulamaları sonucunda bedensel ve ruhsal olarak gösterdiği gelişimle sağlam bir özgüvene ve fiziksel sağlığa erişebileceği söylenebilir.
Öğretim elemanlarında sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve yaşam kalitesinin incelenmesi
Amaç:Celal Bayar Üniversitesinde görev yapan öğretim elemanlarının, cinsiyet ve statüsü temel alınarak sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının ve yaşam kalitesinin durumunun ortaya çıkarılması ve alt boyutları arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini, Manisa Celal Bayar Üniversitesinde görev yapan toplam 1585 öğretim elemanı, örneklemini ise evrenden anketleri doldurmayı kabul eden gönüllü 277 (119 kadın, 158 erkek) öğretim elemanı oluşturmaktadır. Öğretim elemanlarının sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını belirlemek için Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II, yaşam kalitelerini belirlemek için SF-36 (Short Form-36, Yaşam Kalitesini Değerlendirme Anketi) kullanılmıştır. Veriler SPSS 18.0 (Statistical Package for the Social Sciences 18.0) programı ile analiz edilmiştir. Tüm testler için anlamlılık düzeyi (p<,05) ve (p<,01) olarak alınmıştır. Verilerin analizinde Yüzde, Frekans, T-Testi, ANOVA, Tukey Testi ve Korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular:Elde edilen bulgulara göre; öğretim elemanlarının (%81,9) rekreatif faaliyetlere ve (%72,9) fiziksel aktivitelere katılmadıkları belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretim elemanlarının SYBD II toplam puanı (131,10+19,97) olarak saptanmıştır. Kadın ve Erkek öğretim elemanlarında en yüksek puan ortalamasının manevi gelişim en düşük puan ortalamasının ise fiziksel aktivite alt boyutuna ait olduğu belirlenmiştir. Cinsiyete göre yaşam kalitesi düzeyleri ele alındığında her bir alt boyutta fiziksel(81,76+14,09) ve mental(70,47+18,32) sağlık skorlarında erkek öğretim elemanlarının kadın öğretim elemanlarına göre yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kadın öğretim elemanlarının kişilerarası ilişkiler, beslenme ve alt boyutlarının ortalamalarının erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Manisa CBÜ doçent statüsünde görev yapan öğretim elemanları ile öğretim görevlisi statüsünde görev yapan öğretim elemanları arasında genel sağlık alt boyutunda istatistiksel yönden anlamlı farklılık bulunmuştur. SYBD II alt boyutları arasındaki korelasyon değerleri incelendiğinde 'Stres Yönetimi' alt boyutu ile SYBD II toplam puanı arasındaki ilişkinin, pozitif yönde çok yüksek(r=,800; p<,01) olduğu saptanmıştır. SYBD II'nin her bir alt boyutu ile 'Genel Sağlık', 'Canlılık' ve Mental Sağlık' alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuçlar: Araştırma sonucunda; sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının alt boyutu olan stres yönetiminin öğretim elemanlarının yaşam kaliteleriyle yüksek düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür.
Atletizme yönelik tutum ölçeğinin geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması
Amaç: Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin atletizme yönelik tutumlarını ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirebilmektir. Ayrıca atletizme yönelik tutum ile bazı değişkenler arasındaki ilişki de araştırılmıştır. Gereç ve yöntem: Araştırmanın evren grubunu İzmir ili ortaokul öğrencileri, örneklem grubunu ise İzmir Narlıdere ilçesinde bulunan tesadüfî örnekleme tekniği ile seçilen dört ortaokuldan 5.6.7. ve 8. sınıf toplam 1175 (602 kadın, 573 erkek) gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen 'Atletizme Yönelik Tutum Ölçeği' ile "Kişisel Bilgi Formu", Kır (2012) tarafından geliştirilen 'Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği' ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde Kaiser Meyer Olkin ve Bartlett's Test, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), T Test, Mann Whitney U, Cronbach alpha (α), Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yöntemleri uygulanmıştır. Bulgular: AFA sonucunda, iki faktör ve 14 maddeden oluşan ölçeğin α katsayısı ,794 olarak bulunmuştur. Alt boyutlardan mesafe kat etme eğilimi için α katsayısı ,761, alet ve alan kullanma istekliliği için α katsayısı ,722 bulunmuştur. DFA sonucunda ölçeğin uyum indeksleri RMSEA=0,053 GFI/AGFI=0,96 RMR/SMRM=0,038 NFI/NNFI=0,96 ve PGFI=0,66 olarak bulunmuştur. Bu değerler ile geliştirilen modelin mükemmel uyum gösterdiği sonucuna varılmıştır. Sonuçlar: Geliştirilen AYTÖ geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Atletizme yönelik tutum ile beden eğitimi dersine yönelik tutum arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Atletizm, Tutum, Ortaokul Öğrencileri, Beden Eğitimi.
Futbol takımlarında tüketici temelli marka değeri boyutlarının analizi
Bu araştırmanın amacı, futbol takımlarında tüketici temelli marka değerinin boyutlarını incelemek, değerlendirmek ve futbol takımlarında tüketici temelli marka değerine yönelik bir model önerisinde bulunmaktır.Araştırmada elde edilen veriler, yaşları 17-42 arasında değişen 850 (626 erkek, 224 kadın) BJK, FB ve GS taraftarından toplanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler, taraftarların demografik özelliklerini ve tüketici temelli marka değeri ile ilgili duygu ve düşüncelerini kapsamaktadır. Verilerin analizinde, Açıklayıcı Faktör Analizi, t-testi, Anova ve tanımlayıcı istatistikler için SPSS, Doğrulayıcı Faktör Analizi ve Yol Analizi için LISREL 8.51 programı, kullanılmıştır. Araştırma modelinin doğrulanmasında Yapısal Eşitlik Modellemesi(YEM) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, cinsiyet, düzenli spor yapma, bahis oynama, yayıncı kuruluşa üye olma ve stadyumda maça gitme gibi demografik değişkenler arasında spor takımlarının marka değeri algısı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. BJK, FB ve GS arasında marka çağrışımları boyutunun teknik direktör, yıldız oyuncu, yönetim, kulüp tarihi ve stadyum alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Fubol takımlarında tüketici temelli marka değerine yönelik olarak ürünle ilgili özellikler, ürünle ilgili olmayan özellikler, faydalar, marka güveni, marka tatmini, tutumsal sadakat, davranışsal sadakatten oluşan geçerli bir model önerisi sunulmuştur.
Yoğun spor yapan kişilerde aleksitimi ve COMT Vall108/158 met gen polimorfizminin araştırılması
Aleksitimi, duygu ve düşüncelerin tanıma ve tanımlanmasında yaşanan zorluğu ifade etmektedir. Yoğun antrenman ile aleksitimik davranış birbiri ile bağlantılıdır. Frontal korteksteki lokal dopamin azalması aleksitimideki duygusal aksaklıklara neden olmaktadır. Katekol O-metil transferaz (COMT) geni dopaminin parçalanmasında önemli olup 158. kodondaki (COMT Val108/158Met) polimorfizmi dopaminerjik aktivite ile ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, yoğun spor yapan bireylerdeki COMT Val108/158Met gen polimorfizmi ile aleksitimi arasındaki olası bir ilişkinin belirlenmesidir.Çalışmaya, 18 kadın, 77 erkek toplam 95 sporcu katılmıştır. Aleksitimi değerlendirmesi için, Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalışması Dereboy (1990) tarafından yapılan, Toronto Aleksitimi Skalası (TAS) kullanılmıştır. COMT geni Val108/158Met polimorfizmi polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi kullanılarak incelenmiştir.Çalışmada yer alan sporcularda ortalama yaş 21,98 (13-46)'dir. TAS puanına göre deneklerin 15'i (%15,8) aleksitimik, 80'i (%84,2) aleksitimik değildir. COMT Vall08/158 Met genindeki polimorfizm dağılımı, 17 (%17,9) Met/Met, 48 (%50,5) Val/Met, 30 (%31,6) Val/Val olarak saptandı. COMT gen polimorfizmi ile yaş ve cinsiyet açısından farlılık izlenmemiştir. Antrenman yoğunluğu, COMT Val108/158Met gen polimorfizmi ile aleksitimi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı gözlendi (p<0,05). Ancak aleksitimik sporcuların %60'ı yoğun, sadece %6,7'si az antrenman yaparken, aleksitimik olmayan sporcularda bu oranlar sırası ile %46,3 ve %20 olarak saptandı. Yoğun antrenman yapanların %32,6'sı Val/Val, %23,9'u Met/Met genotipine sahipti.Sonuç olarak TAS skoru ile COMT gen polimorfizmi, antrenman yoğunluğu açısından değerlendirildiğinde anlamlı bir ilişki olmadığı saptandı. Aleksitimi ile spor arasındaki bağlantı kompleks bir yapıya sahip olup genetik, psikolojik ve çevresel faktörlerden etkilendiğinin göz önünde bulundurulması konu ile ilgili bilimsel araştırmalara öncü olacaktır.
Formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin okul müdürlerinden algıladıkları dönüşümsel liderlik stilleri ile adanmışlık düzeylerinin ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin bakış açıları ile okul müdürlerinin dönüşümsel liderlik özelliklerini incelemek, illerde verimli bir çalışma ortamının hazırlanması konusunda müdürlerin formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerine ne kadar destek verdiklerini saptamak ve bakanlıkların yeni yapılanma sürecinde ilgililere rehberlik etmesidir. Bu araştırmada mevcut durumu ortaya çıkarmayı amaçlayan betimsel ve taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Önce konuyla ilgili literatür taranıp daha önce yapılmış araştırma sonuçları incelenmiştir. Elde edilen bilgiler incelenerek değişkenler açısından, tezin konusuyla ilgili detaylı teorik çerçeve hazırlanmıştır. Daha sonra geçerliliği ve güvenilirliği belirlenmiş ölçekler ve anketler kullanarak veri toplanmıştır. Araştırma, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Hizmet içi eğitim seminerine katılan formatör ( N=109 ) ve koordinatör (N=56 ) Beden Eğitimi öğretmenleri ile yapılmıştır. Bu araştırmada veriler uzmanlar tarafından geliştirilmiş, ?Dönüşümcü Liderlik Anketi? ve ?Örgütsel Adanmışlık Ölçeği? ile toplanmıştır. Araştırmada; ilk olarak formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin demografik bilgileri ile birlikte, iv müdürlerinin dönüşümcü (transformational) liderlik stilini belirlemek için Bass ve Avolio (1990)?nun Çok Faktörlü Önderlik Ölçeği ve Podsakoffun (1990) geliştirdiği ve ülkemizde İşcan (2002) tarafından Türkçe?ye uyarlanan ve geçerlilik güvenirlik çalışması yapılan Multifactor Leadership Questionnaire 5 - x short (MLQ) kullanıldı. Formatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri arasında değişkenler (cinsiyet, hizmet yılı, eğitim durumu) açısından anlamlı olarak bir fark tespit edilmedi. Öğretim İşlerine Adanma alt boyutu bakımından gruplar arasında bakıldığında; kadın öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine erkek öğretmenlere göre daha fazla adandıkları görüldü. Koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri arasında değişkenler (cinsiyet, hizmet yılı, eğitim durumu) açısından anlamlıolarak bir fark bulunmadı, Öğretim İşlerine Adanma alt boyutu bakımından gruplar arasında lisans eğitim düzeyine sahip olan grup lehine anlamlı bir farklılık saptandı. Formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin ?Adanmışlık Ölçeği Alt Boyutları? ölçeğinden almış oldukları puanları, birbirine yakın düzeyde bulundu. Formatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri ile müdürlerinin dönüşümsel liderlik stilleri arasında ilişki saptanmadı. Koordinatör beden eğitimi öğretmenlerinin adanmışlık düzeyleri ile müdürlerinin dönüşümsel liderlik stilleri arasında ilişki tespit edilmedi. Formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerin Müdürlerinin Dönüşümsel Liderlik Stilleri ölçeğinden almış oldukları puanlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık saptanmadı. Sonuç olarak çalışmada formatör ve koordinatör beden eğitimi öğretmenlerin adanmışlık düzeyleri arasında bir fark olmadığı, müdürlerinin de dönüşümsel liderlik stillerinin algılanmasında birbirine yakın düzeyde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Formatör beden eğitimi öğretmeni, koordinatör beden eğitimi öğretmeni, dönüşümsel liderlik, örgütsel adanmışlık.
İşitme engelli öğrencilerden sportif müsabakalarda mücadele edenler ile etmeyenlerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması
Bu araştırma, işitme engelli öğrencilerden sportif müsabakalarda mücadele edenler ile etmeyenlerin sosyal beceri düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak incelemektedir.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılı içinde devlet bünyesinde eğitim gören işitme engelli öğrenciler oluştururken, örneklemi Giresun ili Eynesil ilçesinde ki ve Ordu ilinde ki 101 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada, 15 soruluk kişisel bilgi formu ve Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği olan 23'ü olumsuz sosyal davranışlar, 24'ü olumlu sosyal davranışları ölçmek amaçlı 47 sorudan yararlanılmıştır.İkili karşılaştırmalarda bağımsız örneklerde t-testi uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırmalar ise tek yönlü varyans analizi (anova) ile yapılmıştır. İstatistiki analizler, SPSS 19.0 paket programı ile yapılmıştır.Araştırmanın sonucuna göre, işitme engelli öğrencilerden sportif müsabakalarda mücadele edenler ile etmeyenler arasındaki sosyal beceri düzeylerinde farklılıkların ortaya çıktığı ve cinsiyet, eğitim durumuna göre değişkenlik göstermekte olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Spor, İşitme Engelliler.
İlköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenci ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik görüş ve tutumlarının incelenmesi: Kars ili örneği
Bu araştırmada, Kars ili merkezinde ilköğretim okullarında öğrenim gören ikinci kademe öğrenciler ve derslere giren öğretmenlerin beden eğitimi dersinden beklentileri ve tutumları araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Kars ilindeki Milli Eğitim Bakanlığa bağlı ilköğretim okullarında görev yapan 31 beden eğitimi öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören 1007 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Kars ili merkezin de görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ile bu okullarda öğrenim gören 6.7.8?inci sınıflardan rastgele seçilen öğrencilerden oluşturulmuştur. (Araştırmaya katılacak öğrenciler belirlenirken her okul için; okul mevcudunun % 10?u alınmış, bunlar içinden de her bir sınıf için, % 10 erkek ve % 10 kız öğrenci rastgele yöntemle seçilmiştir.) Araştırma verilerinin toplanmasında iki farklı veri toplama aracından faydalanılmıştır. Öğrencilerin tutumlarının ölçülmesi için Demirhan ve Altay (2001) tarafından geliştirilen, ilk ve orta öğretim öğrencileri üzerinde kullanılan, 12?si olumlu, 12?si olumsuz olmak üzere toplam 24 maddeden oluşan Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Anket formundaki maddelerin öğretmen görüşlerine göre incelenebilmesi için belirlenen dereceler ve sayısal değerler esas alınarak elde edilen aritmetik ortalama değerleri; Hiç: 1.00?1.74, Az: 1.75?2.49, Kısmen: 2.50?3.24 ve Tamamen: 3.25? 4.00 olarak belirlenmiştir. Bu değerlere göre her bir madde için hesaplanan aritmetik ortalamalar değerlendirilerek, yeni Beden Eğitimi Öğretimi Programı?nın belirlenen alt boyutlarına uygunluğu konusunda öğretmen görüşlerindeki genel kanı belirlenmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde, SPSS 15.0 (Statistical Package for Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Araştırmada il merkezindeki okullarda spor salonlarının yetersiz olduğu, öğrenciler beden eğitimi dersine karşı aşırı ilgili olduğu, öğretmenlerin göreve yeni başlamış öğretmenlerden oluştuğu, öğretmenlerin genelinin kendini alanında yeterli gördüğü, ders işlenen sınıfların fazla kalabalık olmadığı, öğrencilerin ilerleyen eğitim dönemlerinde de beden eğitimi dersini almak istedikleri, öğretmenlerinin çoğunun kısmen de olsa uygulanan eğitim - öğretim programında ki kazanımlara ulaştığı ve öğrencilerin derse katılımının üst düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Beden Eğitimi, Tutum, Öğretmen Görüşleri.
Basketbol klasman hakemlerinin eğitim süreçlerinin incelenmesi ve beklenti düzeyleri
Araştırmanın amacı, 2012-2013 basketbol sezonunda Türkiye Basketbol Federasyonu bünyesinde basketbol hakemliği yapan klasman hakemlerinin basketbol hakemliği eğitim sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve beklenti düzeylerinin belirlenmesidir.Araştırma grubunu, 2012-2013 basketbol sezonunda Türkiye Basketbol Federasyonu bünyesinde görev yapan 276 basketbol hakeminden 8 FİBA hakemi , 11 A klasman, 35 B klasman ve 96 C klasmanı olmak üzere 150 basketbol klasman hakemi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formunun birinci bölümünde, hakemlerin kişisel bilgilerine yönelik 10 soru, ikinci bölümde ise aday hakem yetiştirme kursları ve klasman hakemi eğitim seminerlerinin verimliliğini değerlendirmeye yönelik 29 madde yer almıştır. Verilerin analizi için yapılan normallik testi sonucunda normal dağılıma sahip olan değişken gruplarında ikili karşılaştırmalar için t, 2 den fazla karşılaştırmalar için Anova testi uygulanmıştır.Normal dağılıma sahip olmayan değişken grupları için Kruskal Wallis testi uygulanmıştır.Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda,1) Aday hakem yetiştirme kurslarının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, klasman bakımından,hakemlik yılı bakımında ve eğitim düzeyi bakımından incelendiğinde aday hakem yetiştirme kurslarındaki eğitimlerin yeterli olduğu yönündeki düşünceler ön plana çıkmıştır.Ancak FİBA kokartlı hakemler,hakemlik yılı 12-14 yıl arasında olan hakemler ve eğitim düzeyi doktora seviyesinde olan hakemlerin aday hakem yetiştirme kurslarının yeterli olmadığını düşündükleri ortaya çıkmıştır.2) Eğitim seminerlerinin eğitim ortamının verimliliğinde genel olarak hakemlerin düşünceleri eğitim ortamının yeterli olduğu yönündeyken, hakemlik yılı bakımından 12-14 ve 15-19 yıl grubunda olanlar, FİBA kokartlı olan ve eğitim düzeyi bakımından doktora düzeyinde olan hakemlerin eğitim ortamını diğer hakemlere göre daha az yeterli gördüğü sonucu ortaya çıkmıştır.3) Eğitim seminerlerinin planlanmasının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, klasmanlar arasında eğitimlerin yeterli olduğu yönündeki düşünceler ön plana çıkmıştır. Eğitim seminerlerinin planlanmasının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, araştırmaya katılan hakemlerin hakemlik yılları göz önüne alındığında, hakemlik yıllarının 12 - 14 yılları arasında olan hakemler dışındaki bütün gruplarda, eğitim seminerinin planlanmasının yeterli olduğu görüşü ortaya çıkmıştır. Eğitim seminerlerinin planlanmasının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, araştırmaya katılan hakemlerin eğitim düzeyleri göz önüne alındığında, genel olarak eğitim seminerinin planlanmasının yeterli olduğu görüşü ağır basarken, doktora eğitimi gören hakemlerin yeterliliğe ilişkin görüşlerinin daha düşük olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hakem, Klasman Basketbol Hakemleri, Hakemlik Eğitimi
Düzenli eğitsel oyun oynayan 11-12 yaş grubu çocuklarda problem çözme becerisinin incelenmesi
Düzenli olarak uygulanan eğitsel oyun programının, 11-12 yaş grubu çocuklarda problem çözme becerisi üzerine etkisinin incelendiği bu çalışmada: ?Ön Test- Son Test ? Kontrol Gruplu Deneysel Desen? kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 11-12 yaşlarındaki çocuklar, örneklemini ise Kırşehir ilinde eğitim gören, tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen, 30 deney, 30 kontrol grubu oluşturmuştur. İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (ÇPÇE) kullanılarak veriler toplanmıştır. Envanterin faktör analizi sonucunda: Problem Çözme Becerisine Güven (12 madde), Öz Denetim (7 madde) ve Kaçınma (5 madde) olmak üzere toplam üç faktör ve 24 maddeden oluştuğu, Cronbach Alfa güvenirlik katsayısının 0,80 olduğu saptanmıştır. Deney grubu eğitsel oyun programı; spor salonunda, öğrencilerin beden eğitimi etkinliklerine ek olarak, 10 hafta boyunca, haftada 3 gün, günde en az 5 oyun olarak (ortalama 90 dakika) uygulanmıştır. Oyunlar, öğrencilerin yaş grupları göz önünde bulundurularak alanında uzman kişiler eşliğinde seçilmiştir. Kontrol grubu öğrencileri ise, normal beden eğitimi etkinliklerine devam etmişlerdir. Verilerin analizinde SPSS 16.00 (Statistic Packets For Social Sciences) programı kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan analiz yöntemini belirlemek için öncelikle verilerin normal dağılıma uygunluğu araştırılmıştır. Normal dağılıma uygunluğu Tek Örneklem Kolmogorov-Smirnov Testi ile belirlenmiştir. Tüm gruplar için %5 anlamlılık düzeyinde verilerin dağılımın normal dağılıma uygunluk göstermediği belirlenmiştir. Bu sebeple verilerin analizinde parametrik olmayan analiz yöntemlerinden Mann whitney- U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıra Sayıları Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında: Kontrol grubu ön test ve son test sonuçları arasındaki farkı test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıra Sayıları Testi kullanılmıştır. Problem Çözme Becerisine Güven alt boyutunda (44,666+9,049 ? 45,666+7,684) p = 0,342 > 0,05, Özdenetim alt boyutunda (25,466+4,932 ? 25,633+5,088) p = 0,970 > 0,05 ve Kaçınma alt boyutunda (20,000+3,571 ? 19,966+3,232) p = 0,116 > 0,05 istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubu ön test ve son test sonuçları arasındaki farkı test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıra Sayıları Testi kullanılmıştır. Problem Çözme Becerisine Güven alt boyutunda (47,900+7,354 ? 50,666+6,909 ) p = 0,042 < 0,05 ve Özdenetim alt boyutunda (25,366+5,429 ? 28,933+5,165) p = 0,00* < 0,05 istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak Kaçınma alt boyutunda (19,666+4,365 ? 21,100+4,229) p = 0,121 > 0,05 istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Kontrol ve deney grubu ön test sonuçları arasındaki farkı test etmek için Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Problem Çözme Becerisine Güven alt boyutunda (44,666+9,049 ? 47,900+7,354) p = 0,153 > 0,05, Özdenetim alt boyutunda (25,466+4,932 ? 25,366+5,426) p = 0,894 > 0,05 ve Kaçınma alt boyutunda (21,000+3,571 ? 19,666+4,365) p = 0,291 > 0,05 istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Kontrol ve deney grubu son test sonuçları arasındaki farkı test etmek için Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Problem Çözme Becerisine Güven alt boyutunda (45,666+7,684 ? 50,666+6,909) p = 0,008 < 0,05 ve Özdenetim alt boyutunda (25,633+5,088 ? 28,933+5,165) p = 0,016 < 0,05 istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak Kaçınma alt boyutunda (19,966+3,232 ? 21,100+4,229) p = 0,132 > 0,05 istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca yaş ve cinsiyete göre tüm gruplarda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sonuç olarak; deney grubu öğrencilerine 10 hafta boyunca uygulanan oyun programı sonucunda, kontrol grubu öğrencilerine göre, problem çözme becerilerinde anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Sonuçların değerlendirilmesinde eğitsel oyunların problem çözme becerisi üzerine etkilerinin yaş ve cinsiyete göre değişiklik göstermediği sonucu bulunmuştur. Buradan eğitsel oyunların cinsiyet ve yaş faktörü gözetmeksizin problem çözme becerisini geliştirdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitsel oyunlar, problem çözme.
Beden eğitimi öğretmenleri ve okul yöneticilerinin beden eğitimi ve spor dersinin etkinliği üzerine görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenleri ve okul yöneticilerinin Beden Eğitimi ve Spor dersinin etkinliği üzerine görüşlerinin incelenmesidir. Beden eğitimi ve spor dersinin etkinliği, Ankara ilinde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüşlerine başvurularak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini; Ankara merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve lise kurumlarında görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ve okul idarecileri oluştururken, örneklemi ise; her ilçeden rast gele seçilmiş 15 okul, toplam 120 okul, 255 beden eğitimi öğretmeni ve 230 okul idarecisi oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen veriler, tanımlayıcı istatistikle gurubun özellikleri; frekans, yüzdelik ve ortalama puanlar kullanılarak değerlendirilmiştir. Hazırlanan ölçek, güvenirlik ve geçerlik çalışması yapıldıktan sonra uygulanmıştır.Araştırma sonucunda; Ankara merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve lise okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre, öğretmenler ve yöneticiler genel anlamda öğrenci ve velilerin derse olan önemi yeterince göstermedikleri, beden eğitimi ve spor dersinin genel anlamda öğrencilerin fiziksel gelişiminde etkisinin olduğu, öğrencilere birlikte hareket etme davranış alışkanlığı kazandırdığı, öğrencilerin yaşam boyu spor kavramını anlamalarını,öğrencilerin günlük yaşam sorunlarını daha çabuk çözümlemesinde etkisinin bulunduğunu, olumlu davranış kazanmalarını sağladığını, diğer derslerdeki başarılarına olumlu etkisinin bulunduğu ve yeni sporcuların yetişmesinde katkısının bulunduğu, ancak okullardaki spor tesisleri ve malzemelerinin eksik olduğunu ve bu eksiklikten dolayı beden eğitimi ve spor dersinin etkin bir şekilde işlenemediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor, Beden Eğitimi Öğretmeni, Okul Yöneticisi.
Beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik özyeterliliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin öğretmenlik özyeterliliklerini incelemektir.Araştırmanın hedef kitlesini Gazi Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören 1, 2, 3, 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu oluşturan 395 beden eğitimi öğretmenliği bölüm öğrencilerinin öğretmenlik özyeterlilikleri çeşitli değişkenler tarafından incelenmiştir.Araştırmanın hedef kitlesini oluşturan dört üniversite öğrencilerinin öğretmen yetkinlik beklenti düzeylerini belirlemek amacıyla, araştırmacılar tarafından geliştirilen Öğretmen Yetkinlik Beklenti Envanteri (ÖYBE) kullanılmıştır. Öğretmen Yetkinlik Beklenti Envanteri ve daha sonra bu puanların kişisel bilgi formunda sorulan demografik bilgilerle toplanan veriler t-test, varyans analizi (ANOVA) ve pearson product correlation ile test edilmiştir.Araştırmada elde edilen sonuçlar, beden eğitimi öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin öğretmenlik öz yeterlilik düzeylerinin yüksek düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğretmenlik öz yeterlilik puan ortalamaları arasında bir fark olup olmadığını belirlemek için yapılan istatistik sonuçlara göre, öğrencilerin ailelerinin aylık gelir durumuna göre aylık gelir düzeyi orta olan öğrencilerin özyeterlilik düzeylerinin diğerlerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu ve ailenin gelir düzeyi ile özyeterlilik arasında (r=-.053,p<.05) düzeyinde ilişki bulunmuşken; cinsiyet, mezun olduğu ortaöğretim kurumu, geldiği yerleşim yeri, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi ve meslekleri, bölüm seçme tercihleri, düzenli spor alışkanlıkları ve millilik durumlarına göre bu fark p>0,05 düzeyde anlamlı bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Yeterlilik, Öz-Yeterlilik, Beden Eğitimi, Beden Eğitimi Öğretmen Adayı.
II. Meşrutiyet Dönemi beden eğitiminde çağdaş dönüşümler
II. Meşrutiyet Dönemi Beden Eğitiminde Çağdaş Dönüşümler? başlıklı tez çalışmasında; söz konusu dönemde beden eğitimi uygulamalarının yasal bir zemine oturtulmasını sağlayan hukuki çalışmalar, bu çalışmaların öğretim kurumlarındaki yansımaları, öğretmen yetiştirme çabaları, çağdaş bir anlayış oluşturmak için gerçekleştirilen denetim çalışmaları, kullanılan tesis ve malzemeler, beden eğitimi alanının öncü figürleri ile yöneticilerin katkıları ve dönüştürme enstrümanları olarak görülen yayın faaliyetleri, bayramlar ile paramiliter gençlik örgütlerindeki uygulamalarda ortaya çıkan çağdaş dönüşümlerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımının bir türü olan doküman incelemesi yöntemi veya başka bir deyişle tarihi yöntemin kullanıldığı bu çalışma, 1908-1918 yılları ile sınırlandırılmış ve döneme ait ana kaynaklara dayandırılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; II. Meşrutiyet döneminde beden eğitimi alanını sağlam bir temele oturtmak için çıkarılan resmi mevzuatların etkili bir dönüştürücü olarak kullanıldığı; ayrıca pedagojik, Sosyal Darwinist, paramiliter ve biyo- politik bir anlam yüklenen beden eğitimi derslerinin dönemin koşullarına uygun olarak neredeyse tüm öğretim kurumlarının müfredatlarında yer aldığı ve öz kaynakları kullanarak gerçekleştirilen öğretmen yetiştirme çabalarına da ilk kez bu dönemde yer verildiği görülmektedir. Selim Sırrı Bey tarafından yürütülen teftiş çalışmalarında geçmişten gelen yanlışları düzeltme, İsveç jimnastiği uygulamalarını benimsetme ve yaygınlaştırma amaçlanmıştır. Tesisleşme alanında ve ders aletlerinde de İsveç jimnastiğine uygun dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde, okullarda ve okul dışında yürütülen yaygınlaştırma çabaları yayınlanan süreli eserler ile telif ve tercüme kitaplarda hayat bulmuştur. Okullar ve kulüplerin katılımıyla düzenlenen bayramlar milli bilinç, heyecan ve coşkunun oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Aynı dönemde beden eğitimi uygulamalarından sıklıkla yararlanılan diğer bir alan da özellikle paramiliter amaçlar etrafında oluşturan gençlik örgütleri olmuştur. Sonuç olarak, beden eğitimi alanında II. Meşrutiyet öncesinde hiç gerçekleşmeyen veya sınırlı sayıda yürütülen çabalar, tüm güçlüklere rağmen II. Meşrutiyet döneminde yerini niceliksel ve niteliksel olarak çağdaş bir anlayışa bırakmış, böylece Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilecek yeni reformların altyapısı da hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Meşrutiyet, Çağdaşlaşma, Eğitim, Beden Eğitimi, Jimnastik.
Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ile diğer bazı alanların öğretmenlik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin öz yeterlik inançlarını etkileyen bazı faktörlerin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ile diğer alanların öğretmenlik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin öz yeterlik inançlarını etkileyen bazı faktörlerin değerlendirilmesidir. Araştırmaya Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği, Matematik Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Müzik Öğretmenliği ve Resim Öğretmenliği bölümlerinden toplam 515 öğrenci katılmıştır. Veriler, SPSS 16.0 paket programında one-way ANOVA, t-test ve Pearson Product Correlation testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca ölçeklerin örneklem grubuna uygunluğunun belirlenmesi için AMOS (Analysis of Moment Structure) programında Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Araştırmada, duygusal zeka alt boyutları, genel ve akademik öz yeterlik inançları arasında pozitif yönlü korelasyon tespit edilmiştir. Bu faktörler ile akademik tükenmişlik alt boyutlarından duyarsızlaşma ve tükenme boyutları arasında negatif bulunmuştur. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliğinde öğrenim gören öğrenciler, pozitif duygusal yönetim, duyguların olumlu kullanımı, akademik öz yeterlik ve genel öz yeterlik boyutlarında matematik öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğrencilere göre daha yüksek değerler ortaya koymuştur. Kadın öğrenciler duyarsızlaşma boyutunda erkek öğrencilere göre daha düşük değerler ortaya koymuştur. Sonuç olarak, duygusal zeka seviyesi, genel öz yeterlik ve akademik öz yeterlik inançları arttıkça akademik tükenmişliğin düştüğü tespit edilmiştir. Ayrıca akademik öz yeterlik ve genel öz yeterlik inancı artıkça genel akademik ortalamanın da arttığı; akademik tükenmişlik arttıkça genel akademik ortalamanın düştüğü tespit edilmiştir. Araştırma öncesinde yapılan literatür taraması sonucunda bir yapısal eşitlik modeli hipotez edilmiştir. Hipotez edilen modelin uyum indekslerine bakarak duygusal zekâ seviyesi yüksek olan öğrencilerin akademik tükenmişliğinin düşeceği buna bağlı olarak akademik öz yeterlik ve genel öz yeterlik inançlarının arttığı söylenebilir.
Ortaokul öğrencilerinin sporda sosyalleşme düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Yapılan Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, lisans yılı, spor dalı ve spor yapma sıklıklarına göre sosyalleşme düzeyleri incelenmeye çalışılmıştır. Beden eğitimi ve Spor alanında sporda sosyalleşmenin önemi ile ilgili araştırmalara katkı sağlayacağı ve spor yapan öğrencilerin çeşitli değişkenler bakımından sosyalleşme farklılıklarının belirlenmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir. İl Milli Eğitim Müdürlüğünden çalışma için izin alındıktan sonra okullara gidilerek ölçekler öğrencilere uygulanmıştır. Çalışmamıza devlet okullarının 5-6-7 ve 8. sınıflarında okuyan, lisanslı olarak spor yapan 565 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmaya katılan ortaokul öğrencilerinin 165'i 11 yaş (%29.2), 122'si 12 yaş (%21.6), 117'si 13 yaş (%20.7), 161'i 14 yaştan (%28.5) oluşmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerin 225'i kadın (%39.8), 340'ı erkeklerden (%60,2) oluşmaktadır. Araştırmamızda, Şahan tarafından 2007 yılında geliştirilen "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin birinci bölümünde öğrencilerin demografik özelliklerini belirleyen (yaş, cinsiyet, branş vb.) sorular yer almaktadır. Ölçek 5'li likert tipi olup, ikinci bölümünde sosyalleşme sürecini belirleyen 34 soru, üçüncü bölümde ise spor ve sosyalleşme sürecini belirleyen 35 soru yer almaktadır. Ölçek öğrenciler tarafından 30 dakikada cevaplandırılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen veriler sporda sosyalleşme değişkenlerine bakılarak karşılaştırıldığında yaş, cinsiyet, lisanslı sporculuk süresi, yapılan spor dalı değişkenleri açısından anlamlı bir fark olmadığı (p>0,05), sınıf, anne ve baba eğitim durumu, spor yapma sıklığı değişkenleri açısından ise anlamlı bir farklılık olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören öğrencilerinın sağlıkla ilgili yaşam kalitelerinin incelenmesi: Gazi Üniversitesi örneği
Bu çalışma beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerinin sağlıkla ilgili yaşam kalitesini farklı değişkenler açısından incelemek amacı ile yapılmıştır. Bu araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2012?2013 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokul?unda öğrenim gören (597?si kız, 1088?si erkek) 1685 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu?nun değişik bölümlerinde öğrenim gören random yöntemi ile seçilmiş 224?si kız, 302?si erkek olmak üzere toplam 526 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak Ware ve Sherbourne tarafından geliştirilmiş, Koçyiğit ve arkadaşları tarafından 1999 yılında Türkçeye çevrilmiş ?SF-36 ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde, ilişkisiz örneklemler için İndependent t testi, Pearson Korelasyon Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve varyans analizi sonucunda, farkın kaynağını belirlemek amacıyla Tukey testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, erkek öğrencilerinin ?enerji/canlılık, sosyal fonksiyon, ağrı ve sağlığın genel algılanması? alt boyut puan değerleri, kadın öğrencilerine göre, 2.sınıf öğrencilerinin ?sağlığın genel algılanması? 1.sınıf öğrencilere göre, aktif sporcu olan beden eğitimi öğrencilerinin aktif sporcu olmayan beden eğitimi öğrencilerine göre yaşam kaliteleri anlamlı bir şekilde yüksek olduğu gözlenmiştir. Rekreasyon bölümü öğrencilerinin ?enerji/canlılık, mental sağlık, sosyal fonksiyon ve ağrı? alt boyut puan değerleri, diğer bölüm öğrencilerine göre, anlamlı olarak daha yüksek ortalamaya sahip oldukları tespit edilmiştir. Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerinin akademik başarıları ile yaşam kaliteleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, fakat yaşam kalitelerinin alt boyutlarının birbiri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören bayan öğrencilerinin sağlıkla ilgili yaşam kalitesinin fiziksel fonksiyon alt boyutunun yüksek olması, erkeklere göre, beden eğitimi ve spor daha belirleyici bir etkendir. Bölüm ve sınıf değişkenlerinde yaşam kalitesinin alt boyut puan değerlerinin anlamlı farklılık göstermesi, bölümler arası ders içeriklerinin değişmesi ve mezun olacağı programa ilişkin bir meslek sahibi olması yönünde olabileceği düşünülerek; gelecek ve iş kaygısı, fiziksel aktivite dışı etkinliklerini sergileme eğilimlerini arttırabilmektedir. Sonuç olarak, spor ile uğraşmak sağlıkla ilgili yaşam kalitesini iyi yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Üniversite öğrencisi, sağlıkla ilgili yaşam kalitesi, beden eğitimi ve spor
Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin liderlik özelliklerinin belirlenmesi
Liderlik olgusu, bir toplumun bulunduğu her ortamda, insanları ortak hedeflere yönlendirebilme ve motive edebilme becerisine sahip olan kişilere ihtiyaç duyulması nedeniyle önemlidir. Özellikle spor alanında, bireylerin performanslarını en iyi şekilde gösterebilmeleri ve başarının sağlanabilmesi için iyi liderlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araştırmada; spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin liderlik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öncelikle spor ve liderlik ile ilgili kaynak taraması yapılmıştır. Sonrasında Ankara ilinde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında spor eğitimi alan üniversite öğrencilerine anket uygulanarak, veriler elde edilmiştir. Toplamda 705 gönüllü öğrenciden elde edilen bilgiler değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için SPSS(Statistical Package for Social Sciences) for Windows 17.0 programı kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart Sapma) kullanılmıştır. Hipotez testleri olarak t-testi, anova, korelasyon analizleri yapılmıştır. Çalışmada; spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinde liderlik özellikleri araştırılırken, öğrencilerin cinsiyet, öğrenim gördükleri okul, okuduğu bölüm, okuduğu sınıf, yaptıkları spor branşı, aktif spor yapma süresi, yaş aralığı, yaşadığı yer ve aile gelir seviyesi araştırmanın sonucu için önemli bulunmuştur. Çalışma sonucunda, demografik değişkenlerin spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinde liderlik gelişimlerinde farklılıklar meydana getirdiği çok fazla görülmemiştir. Bu çalışma ile; spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin liderlik düzeyleri belirlenmiş, spor aracılığı ile bu özelliklerin geliştirilebilmesi için çeşitli öneriler sunulmuştur. Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılacak diğer çalışmalara da katkı sağlanması noktasında önemlidir. Anahtar Kelimeler: Spor, Liderlik
Beden eğitimi öğretmenlerin liderlik davranışlarının iletişim becerileri ile ilişkisinin incelenmesi (Ankara ili örneği)
Bu Araştırmanın Amacı; Ankara İlinde Ortaöğretimde Görev Yapan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Liderlik Davranışlarının İletişim Becerileri İle İlişkisini Saptamaktır. Bu araştırmanın çalışma evrenini, 2012-2013 öğretim yılı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara ilindeki liselerde görev yapan beden eğitimi öğretmenleri oluşturmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2012-2013 öğretim yılında Ankara ilinde 1138 Erkek, 513 Kadın olmak üzere toplam 1651 beden eğitimi öğretmeni bulunmaktadır (ankara.meb.gov.tr). Çalışmanın örneklemini ise, Ankara iline bağlı Çankaya, Yenimahalle, Keçiören Altındağ, Sincan, Etimesgut ve Mamak ilçelerinden lise düzeyinde tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenmiş okullardan 486 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Bernard Bass ve Bruce Avolio (1995) tarafından geliştirilen "Liderlik Stilleri Ölçeği (Multifactor Leadership Questionnaire-MLQ 5X - SHORT)", Korkut (1996) tarafından geliştirilen, "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeğ"i (İBDÖ), ve kişisel özellikleri belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin algılarına göre, liderlik stilleri ve iletişim becerilerinin, kişisel özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesinde ikili küme karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis-H Testi ve Frekans, Aritmetik Ortalama ve Standart Sapma, analizi istatistik yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuçta; Beden eğitimi öğretmenlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarının, etkileşimci liderlik davranışlarından daha fazla gerçekleştirildiği, cinsiyet grupları algılarına göre dönüşümcü liderliğin bütün boyutlarında kadın beden eğitimi öğretmenlerinin erkek beden eğitimi öğretmenlerine göre yüksek algıya sahip oldukları, hizmet süreleri, dönüşümcü liderlik özellikleri idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış, telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarına ilişkin algılarını belirleyici bir değişken olmadığı, mezuniyet durumlarına göre, liderlik özellikleri idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış, telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarına ilişkin algılarını belirleyici bir değişken olmadığı, idarecilik görev durumlarına göre, liderlik özellikleri idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış, telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek boyutlarına ilişkin algılarını belirleyici bir değişken olmadığı, kadın öğretmenlerin iletişim becerilerini algılama düzeylerinin erkek öğretmenlerinkine göre daha yüksek olduğu, yaş değişkenine göre iletişim becerisi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı, hizmet süresine göre iletişim becerisi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı, hizmet süresine göre iletişim becerisi ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı, idarecilik görevi yapan öğretmenlerin iletişim becerisi düzeyleri idarecilik görevi yapmayan öğretmenlerinkinden daha yüksek olduğu, saptanmıştır. Buna göre dönüşümcü liderlik boyutunda beden eğitimi öğretmenlerinin idealleştirilmiş etki-atfedilen, idealleştirilmiş etki-davranış ve telkinle güdüleme liderlik davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri arttıkça iletişim becerisi düzeyinin de arttığı, beden eğitimi öğretmenlerinin koşullu ödül, istisnalarla yönetim-aktif ve istisnalarla yönetim-pasif liderlik özelliğini gerçekleştirme düzeyleri arttıkça, iletişim becerisi düzeyinin de arttığı söylenilebilir. Anahtar Kelimeler: Lider, Liderlik, İletişim, Beden Eğitimi, Beden Eğitimi öğretmeni.
Siyasal toplumsallaşma aracı olarak beden eğitimi ve spor; işçi sporları ve Türkiye'deki etkileri (1923-1938)
Bu araştırma, iki Dünya Savaşı arası dönemde Dünyanın geniş bir coğrafyasında etkili olan ve siyasal toplumsallaşma bağlamında ulusların dönüştürülmesinde kullanılan işçi sporları hareketlerinin, aynı dönemde kurulan Türkiye Cumhuriyeti üzerindeki dolaylı veya doğrudan etkilerini ortaya koymak için hazırlanmış betimleyici bir çalışmadır.Araştırmanın başlangıcında siyasal toplumsallaşmanın teorik çerçevesi sunulmuş ve ardından İşçi Sporlarının üzerinde yükseldiği tarihi ve felsefi temeller tartışılarak, bu bağlamda İşçi Sporlarının modern sporla etkileşimi ve kendi içerisinde karşılaştığı ayrılıklar ve çelişkiler üzerinde durulmuştur. Bölümün devamında ise İşçi Sporları örgütlerini ele alınarak, ulusal ve uluslararası örgütlenme modelleri geniş bir biçimde tartışılmış, değişik yapılanma modelleri örneklendirilmiştir.Araştırmanın Türkiye'yi konu alan bölümünde, öncelikli olarak kuruluş dönemi Cumhuriyet Türkiye'sinin ideolojik temelleri ve bu temellerin üzerine yükseldiği toplumsal olgu ve kurumlar ele alınmış, ardından beden eğitimi ve spor politikalarının siyasal toplumsallaşma bağlamındaki etkileri üzerinde detaylı bir biçimde durulmuştur.Araştırmanın sonucunda Türkiye'de gerçek anlamda bir ulusal işçi sporları örgütlenmesi olmadığı tespit edilerek, buna rağmen işçi sporlarının güçlü bir toplumsal ve siyasal kültür hareketi olarak, Türkiye'deki beden eğitimi ve spor politikaları üzerinde çeşitli etkilerinin olduğu ortaya konulmuştur.
Farklı bölümlerde öğrenim gören beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ve saldırganlık ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı; farklı bölümlerde öğrenim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin empatik eğilim ve saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler yardımıyla ortaya koymaktır.Araştırma tarama modelli bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencileri, örneklemini ise Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun farklı bölümlerinde öğrenim gören 993 (368 bayan, 625 erkek) üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Bu kapsamda; 2011-2012 eğitim öğretim yılında derslere devam eden öğrencilere ulaşıldı. İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiş, böylece konu hakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra çalışmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu uygulandı. Araştırmada öğrencilerin saldırganlık düzeylerini ortaya çıkarmak için Kiper (1984) tarafından geliştirilen ve 30 maddeden oluşan ?Saldırganlık Envanteri?, empatik eğilim düzeylerini belirlemek için ise Dökmen (1988) tarafından geliştirilen ?Empatik Eğilim Ölçeği? kullanıldı.Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, grupların birden fazla bağımlı değişken bakımından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için MANOVA (Çok Değişkenli Varyans Analizi) ve değişkenler arasındaki ilişkilerin yorumlanması amacıyla Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 17 (Statistical package for social Sciences) paket programı kullanıldı ve çalışmada tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 ve 0,01 olarak alındı.Araştırma sonucunda;?cinsiyet değişkenine göre bayan öğrencilerin empatik eğilim düzeylerinin erkek öğrencilere göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu,?bölüm değişkeni açısından anlamlı farklılık olduğu ve öğretmenlik bölümü öğrencilerinin daha yüksek empatik eğilim puanına sahip olduğu,?öğretim türü değişkenine göre normal öğretim öğrencilerinin genel saldırganlık puanlarının ikinci öğretim öğrencilerine göre anlamlı derecede yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca tüm öğrenciler arasındaki saldırganlık ve empatik eğilim düzeyi ilişkisi incelendiğinde;?yıkıcı saldırganlık ile empatik eğilim düzeyleri arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu,?atılganlık ile empatik eğilim düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu,?genel saldırganlık ile empatik eğilim düzeyleri arasında düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır.
İşitme engelli öğrencilerin spor değişkenine göre çoklu zekâ alanlarının araştırılması
Bu çalışmada özel eğitim meslek liselerinde okuyan işitme engelli spor yapan ve yapmayan öğrencilerin çoklu zekâ alanları arasındaki farkı ortaya koymak amaç edinilmiştir.Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar, Ankara, Bursa, Erzurum, Isparta, İstanbul (Fatih, Kadıköy), İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Ordu, Samsun, Trabzon, Zonguldak, özel eğitim meslek liseleri öğrencileri, örneklemini ise bu okullarda okuyan 130 kız 130 erkek öğrenci oluşturmaktadır.İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiştir. İkinci olarak araştırmanın amacına ulaşmak için; Howard Gardner tarafından geliştirilen ve Saban (2001) tarafından Türkçeleştirilerek geçerlilik ve güvenilirliği yapılmış olan ?Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? uygulanmıştır.Verilerin çözüm ve yorumlanmasında; frekans, t testi, One Way Anova (tek yönlü varyans analizi) testi kullanılarak anlamlılık P<0,05, P<0,001 alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır.Araştırmada erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre; çoklu zekâ alanlarının yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.Spor yapan öğrencilerin yapmayan öğrencilere göre; çoklu zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Spor dalı değişkenine göre bakıldığında, takım sporlarıyla uğraşanların çoklu zekâ alanları, bireysel spor yapanlara göre yüksek çıkmıştır.İşitme kaybının dercesine göre; işitme kaybının seviyesi yükseldikçe zekâ alanları puanları azalmıştır.İşitme kaybının oluştuğu döneme göre; doğuştan işitme engelli olanların sözel, matematiksel, sosyal, içsel zekâ alanları, sonradan işitme engelli olanların görsel, müziksel, bedensel, doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Ailesinde başka işitme engelli birey olanlar olmayanlara göre çoklu zekâ alanları yüksek çıkmıştır.İşitme cihazı kullananların görsel zekâ alanı, kullanmayanların ise sözel, matematiksel müziksel, bedensel, sosyal, kişisel, doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Dudak okuyabilen öğrencilerin zekâ alanları okuyamayan öğrenciler göre yüksek çıkmıştır.Ailesiyle ikamet eden öğrencilerin sözel zekâ alanı, yatılı olarak ikamet eden öğrencilerin ise matematiksel, görsel, müziksel, bedensel, sosyal, kişisel ve doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Buna göre sporun, dudak okumanın ve yatılı okulun, işitme engelli öğrencilerin çoklu zekâ alanları gelişimine yararlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Spor eğitimi modeli ile işlenen voleybol derslerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor erişidüzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Spor Eğitimi Modeli ile işlenen voleybol derslerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor erişi düzeylerine olan etkisini belirlemektir.Araştırma, gerçek deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılarak desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim öğretim yılı güz döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde voleybol dersini alan 3. sınıf öğrencileri ve Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde seçmeli voleybol dersini alan öğrenciler oluşturmaktadır. Yansız atama yöntemi kullanılarak, Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler Spor Eğitimi Modeli'nin uygulanacağı deney grubu, Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler ise Doğrudan Öğretim Modeli'nin uygulanacağı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 25 erkek ve 10 kız olmak üzere toplam 35 kişiden (yaş ortalaması = 23.11 + 2.21); kontrol grubu ise 20 erkek ve 10 kız olmak üzere toplam 30 kişiden (yaş ortalaması = 22.76 + 2.37) oluşmaktadır.Çalışmanın başında ve sonunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin bilişsel alan gelişimlerini ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen voleybol dersine ait başarı testi, duyuşsal alan gelişimlerini belirlemek amacı ile Mirzeoğlu (2000) tarafından geliştirilen ?Voleybol Dersine Karşı Tutum Ölçeği?, psikomotor alan gelişimlerini belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen gözlem formları ve Oslin, Mitchell ve Griffin (1998) tarafından geliştirilen Oyun Performansı Değerlendirme Ölçeği'nden yararlanılmıştır.Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 paket programı kullanılmış ve istatistiksel işlemlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Kontrol ve deney gruplarının kendi içindeki gelişimlerini belirleyebilmek için; aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımlı gruplar t testinden yararlanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının erişi değerleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesi için; aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımsız gruplar t testinden faydalanılmıştır. Ayrıca, spor eğitimi modeli ile ders işleyen öğrencilerin oyunculuk dışı rolleri ve genel sezonun değerlendirilmesi ile ilgili düşünce ve görüşlerini belirlemek üzere kullanılan öz ve grup değerlendirme formlarında da frekans ve yüzde hesaplamalarından yararlanılmıştır.Sonuç olarak; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilişsel ve duyuşsal alana ait erişi düzeyleri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilirken, psikomotor alana ait becerilerin tümündeki erişi düzeyleri arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin oyun performansı bileşenlerinden olan beceri uygulaması bileşenine ait erişi puanları arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilirken; karar verme, ayarlama ve oyun performansı bileşenlerine ait erişi puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmiştir. Oyuna katılım bileşenine ait erişi puanları arasında ise iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmemiştir. Ayrıca, Spor Eğitimi Modeli ile voleybol derslerini işleyen deney grubundaki öğrencilerin, oyunculuk dışında aldıkları görevler ve uygulanan model ile ilgili görüşlerinin çoğunlukla olumlu olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Spor Eğitimi Modeli, Doğrudan Öğretim Modeli, Bilişsel Alan, Duyuşsal Alan, Psikomotor Alan, Oyun Performansı, Voleybol.
Amputesi olan bireylerde uyarlanmış yüzme öğretimi
Bir spor branşının öğrenilmesi, o branş için gerekli olan teknik eğitimler alınmadan tamamlanmış sayılmaz. Bu yüzden bu çalışma ampute bireylerde paralimpik branşlardan biri olan yüzme sporundaki her tekniğin öğretiminde kullanılan ve aşamaları belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, amputesi olanlara yüzme öğretiminin nasıl uyarlanabileceği ve bu uyarlamaların uygulanması sonucunda ortaya çıkan sonuçların yüzücüye ve öğrenim aşamalarına sağladığı katkılar betimsel bir yöntemle açıklanmıştır.Araştırma konusu ve kavramsal çerçevesi ile ilgili literatür taranmış, konu ile ilgili veri toplama aracı olarak amputeli yüzücülerle çalışma yapmış kişilerle görüşülerek bilgi toplanmıştır. Bu bilgiler ve gözlemler ışığında amputeler ve yüzme öğretimi arasında anlamlı ilişkiler olduğu fark edilmiştir. Veriler ve bilgiler araştırmanın amacı doğrultusunda değerlendirilmiştir. İçerik çözümlemesi yoluyla da bu öğeler analiz edilerek elde edilen olgular yorumlanmıştır.Konu ile ilgili ülkemizdeki mevcut durum irdelendiğinde bedensel engelli nüfusumuza göre engelliler sporunda yapılması gereken çalışmaların yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin anne?baba tutumlarının psikomotor beceri düzeyleri ve beden eğitimi ve spor ders tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin anne-baba tutumlarının, psikomotor beceri düzeylerine ve beden eğitimi dersine karşı tutumlarına etkisinin olup olmadığını tespit etmek ve elde edilen verileri bazı demografik değişkenler açısından karşılaştırmaktır.Araştırma gurubunu, Aksaray İlinde bulunan 7 ilköğretim okulunda 8. sınıfta öğrenim gören, beden eğitimi dersi alan, 113 kız, 116 erkek olmak üzere toplam 229 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada demografik değişkenlerin tespiti için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Anne baba tutumlarının belirlenmesinde, Sümer ve Güngör'ün (1999) geliştirdiği ve ek maddelerle son biçimini almış olan ABSÖ (Anne Baba Stilleri Ölçeği)'den yararlanılmıştır. Beden eğitimi dersi tutumlarını belirlemek amacıyla, Güllü'nün (2007) geliştirdiği Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin psikomotor beceri düzeylerini belirlemek amacıyla; esneklik için otur eriş testi, dikey sıçrama testi, durarak uzun atlama testi, sağlık topu fırlatma (2kg), çabukluk (Z) testi, 20 m hız testi ve reaksiyon (görsel ve işitsel) testi uygulanmıştır.Araştırmada genel olarak, eğitim, beden eğitimi, anne baba tutumları ve psikomotor gelişim ve bunlar arasında bulunan ilişkiler ve konu başlıklarını içeren ilgili araştırmalar hakkında bilgiler verilmiştir.Araştırma sonucunda, anne baba tutumlarının psikomotor beceri düzeylerini ve beden eğitimi ders tutum düzeylerini beklenen seviyede yordamadığı, bunun yanında öğrencilerin genel olarak beden eğitimi dersine karşı olumlu tutumlar sergiledikleri görülmüştür.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde beden eğitimi ve spor sistemlerinin yapısal analizi
Bu araştırma, KKTC'de Beden Eğitimi ve Spor Sisteminin alanının paydaşları perspektifinden yapısal analizinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Okul sporlarında geçmiş yıllara göre katılımın ve başarı oranının düşmesi, beden eğitimi derslerinin verimliliğinin azalması ve spor yönetimindeki istikrarsızlık, beden eğitimi ve spor yönetimi sisteminin analiz edilerek, sorunlarının tespit edilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.Bu araştırma, elde edilen verilerin çözümlenmesinde kullanılan teknikler açısından nitel bir çalışmadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, alanlarında uzman üç akademisyenden gelen dönütlerle şekillenen ve geçerlik değerlendirilmesi yapılan, 13 soruyu kapsayan yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Toplanan veriler içerik analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Soru formunun hazırlanma sürecinde ise çalışma alanı ile ilgili literatür taranmış ve incelenmiştir. Bunun yanında, konuya ilişkin sistematik bir çerçeve oluşturulurken, literatür çalışmaları sırasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti spor federasyonlarının birçoğunun arşivlerinin olmaması ve yazılı kaynaklarının yetersiz olması nedeniyle federasyonlar hakkındaki bazı bilgilere kişisel görüşmelerle sözel olarak ulaşılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu nitel yöntemde çalışmanın amacına uygun olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde spor yönetiminden ve beden eğitimi faaliyetlerinden sorumlu olan kurum ve kuruluş yöneticileri, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı, Dışişleri Bakanı, Spor Koordinatörü, Spor Dairesi Müdürü, Milli Günleri Anma ve Spor Etkinlikleri Amiri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı, 4 Federasyon Başkanı, 2 emekli beden eğitim öğretmeni, 1 çalışan beden eğitimi öğretmeni, olmak üzere toplam 13 kişi oluşturmaktadır.Görüşmeler sonucunda elde edilen metinler çözümlenerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde beden eğitimi ve sporun yapısal analizini ortaya koyacak kategoriler oluşturulmuş ve bu kategoriler ilgili temalar altında toplanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre katılımcılar; eğitim ve sporun ayrı bakanlıklar altında örgütlenmesi, spor örgütünde alanında uzman kişilerin görev yapması ve spor federasyonlarının arşivlerinin oluşturulması gerektiği konusunda ortak görüş bildirirken, devletin spor yönetimindeki rolünü, müdahaleci değil destekleyici olması şeklinde ifade etmişlerdir. Bunun yanında KKTC'ye yönelik sportif ambargoların olduğunu ve sportif başarısızlıklarda ambargoların bahane edildiğine vurgu yapmışlardır. Diğer yönüyle de Uluslararası Spor Federasyonu'na kuruldukları yıllarda üye olan ulusal spor federasyonlarının, üyeliklerini kaybetmelerinin sorumlularının dönemin spor yöneticilerinin olduğunu belirterek, ambargoların beden eğitimi ve sporun gelişimine engel olduğu görüşünde birleşmişlerdir. Ancak uluslararası alanda yaşanan bu sorunlara rağmen halen birçok federasyonun uluslararası spor federasyonlarına üyeliğinin devam ettiği ve Uluslararası Spor Federasyonu'na üye olmayan bazı federasyonların uluslararası organizasyonlara katılmasının önemli bir durum olduğunu ifade etmişlerdir.Katılımcılar, beden eğitimi ve sporun gelişmesi için ilköğretimde beden eğitimi derslerini beden eğitimi bölümlerinden mezun kişiler tarafından verilmesinin daha doğru olacağını düşünürken, Türkiye Cumhuriyeti Spor Federasyonlarının desteğinin önemine değinmişlerdir. Ayrıca federasyon ve kulüplerin yönetim kademelerinin belirlenmesinde siyasetin varlığının sorun teşkil ettiğini belirtmişlerdir. Araştırma grubu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde spor politikasının olmadığı, spor tesisleri politikasının yetersiz olduğu ve devletin beden eğitimi ve spora ayırdığı bütçenin istenilen seviyede olmadığı konusunda görüşlerini bildirmişlerdir. Kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yaparak, eğitimsel açıdan federasyon ve kulüplerin okullar ile işbirliği içerisinde olması gerektiği, yerel yönetimlerin beden eğitimi ve spora daha fazla katkı yapması için yasal düzenleme yapılmasının şart olduğu, bunun yanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Spor Turizminin geliştirilmesi için Turizm ve Spor örgütlerinin işbirliği yapmaları gerektiği konusunda görüşlerini ortaya koymuşlardır.
İlköğretim öğrencilerinin futbol branşına yönelik farkındalık düzeylerinin cinsiyet değişkenlerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı ilköğretim öğrencilerinin futbol branşına yönelik farkındalık düzeylerinin cinsiyet değişkenlerine göre incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye?de futbol oynayan ilköğretim okulu öğrencileri oluştururken örneklem grubunu ise Türkiye Futbol Federasyonu?nun 2011 yılında uyguladığı Futbol Köyü projesine katılan 12-13 yaş grubu toplam 320 (kız=160, erkek=160) öğrenci oluşturmaktadır. İlköğretim öğrencileri içerisinden rastgele yöntemle seçilmiş 148?i kız ve 150?si erkek olmak üzere toplam 298 ilköğretim öğrencisi bu araştırmada dikkate alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak, Eski (2010) tarafından geliştirilen ?Farkındalık Ölçeği? anketi yine araştırmacı tarafından uyarlanarak çalışmaya katılan öğrencilere uygulanmıştır. Toplam 35 maddeden oluşan ölçme aracı ile toplanan veriler bilgisayar ortamında SPSS 17 (Statistical Package For The Social Science For Windows) paket programı ile analiz edilmiştir. Analizlerde problem cümlesine cevap bulabilecek şekilde ki-kare (X2) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare (X2) kullanımı uygun görülmüştür. Ayrıca bağımsız değişkenler için frekans ve % hesaplamaları yapılmıştır. Bu çalışmada hata düzeyi 0,05 ve 0,01ve olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, kız öğrencilerin genel, bilişsel ve devinişsel farkındalık düzeyleri düşük, duyuşsal farkındalık düzeyleri erkek öğrencilere göre yüksek bulunmuş ve anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Farkındalık, Futbol, Öğrenci
İşbirliğine dayalı öğretim yöntemi ile komut yönteminin futbola özgü beceri öğrenimine etkisinin araştırılması
Bu araştırma işbirliğine dayalı öğretim yöntemi ile komut yönteminin futbola özgü beceri öğrenimine etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya Dumlupınar Üniversitesi Spor Kulübü ve Kütahya Spor Kulübü alt yapısında spora yeni başlayan sporcular arasından rastgele seçim yöntemi kullanılarak seçilen 43?ü A grubu, 39?u B grubu olmak üzere 82 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporculara 10 hafta süren bir eğitim programı hazırlanmıştır. Çalışmada Deneysel Desenler kullanılmış İşbirlikçi Gruba ?Eşleş-Kontrol Et-Uygula?, Geleneksel gruba ise ?Komut Yöntemi? uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Sporcuların futbola özgü becerilerini ölçmek için Mor - christian genel futbol yetenek testi, Yeagley futbol test bataryası, Johnson futbol testi uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde öğretim yöntemlerinin kendi içerisinde öğrencilerin puanları arasındaki farklılaşmayı belirlemek için tek faktörlü tekrarlı ANOVA (One-Way ANOVA for Repeated Measures) analizi, hangi öğretim yönteminin öğrencilerin gelişimine daha fazla etki sağladığı belirlemek için ise Kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Ayrıca levene testi ile grupların homojenite değerlerine bakılmıştır. Analiz aşamasında uygulamanın öğrencilerin sontest puanlarının öğretim yöntemine etkisinin belirlenmesinde öntest puanları, kalıcılık puanlarına etkisinin belirlenmesinde ise sontest puanları covariate edilmiştir. Analizlerde SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Sonuçlar p<0,05 anlamlılık düzeyinde çift yönlü olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada ANCOVA sonuçlarına göre; sporcuların top sürme F(1,79=6.36, P<.05), düzeltilmiş son test puanları geleneksel yöntem lehine; pas F(1,78=39.71, P<.001) şut F(1,79=51,65, p<.05) ve top sektirme F(1,79=2,51 p<.05) düzeltilmiş son test puanları işbirlikçi yöntem lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Sporcuların düzeltilmiş kalıcılık test puanları top sürme F(1,79=6.36, P<.05) geleneksel yöntem lehine; pas F(1,79=11,39 P<.05), şut F(1,79=12.80, P<.05), top sektirme F(1,79=2.51, P<.05) işbirlikçi yöntem lehine, ANOVA testi sonuçlarına göre A grubundaki sporcuların; pas F(2.84=17.76, P<.001), şut F(2.84=82.90, P<.001), top sektirme F(2.84=11.00, P<.001) ve duvarda pas F(2.84=21.41, P<.001) seviyeleri arasında son test lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. B grubundaki sporcuların ise şut F(2.76=7.05, P<.001) ve top sektirme F(2.76=9.10, P<.001) seviyeleri arasında son test lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Futbol, Öğretim Yöntemi, İşbirliğine Dayalı Öğrenme, Komut Yöntemi, Kovaryans Analizi
10-12 yaş grubu ilköğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri üzerine eğitsel oyunların etkisi
Araştırmada; Ankara İli, Elmadağ İlçesi?nde bulunan Namık Kemal İlköğretim Okulu 10,11,12, yaş öğrencilerinin; Beden Eğitimi Dersine (kontrol grubu) ilaveten 10 hafta süreyle, haftada en az beş (5) farklı eğitsel oyun (deney grubu) uygulamasının, ilk ve son testlerle, sosyal beceri düzeylerine etkisinin olup olmadığını incelenmiştir. Çalışmaya 150 (kız-erkek) öğrenci katılmıştır. Araştırmada anket yöntemiyle ?Sosyal beceri ölçeği? uygulanmış, Verilerin analizinde SPSS (Statistic Packets For Social Sciences ) bilgisayar paket programıkullanılmış, Ortalama, Standart Sapma ve t-Testi teknikleri kullanılmıştır. Dördüncü sınıf on (10) yaş deney(20) ve kontrol (20) gruplarının ön test sonuçları (46.300±10.921-42.200±6.469, t(38) 1.444, p= 0.157> 0.05) arasında bir fark bulunmaz iken, son test sonuçları (74.050±5.206-47.100±7.839, t (38) = 12.807, p=0.000 < 0.05) deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubu ön test- son test puanlarıarasında (46.300±10.921-74.050±5.206, t (19) = -10.339, p= 0.000< 0.05) istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilirken; kontrol grubunda (42.200±6.469-47.100±7.839, t (19) = -3,647, p= 0.002< 0.05) son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir.Beşinci sınıf on bir (11) yaş deney(30) ve kontrol (30) gruplarının ön test sonuçları (49.266±8.689-45.600±6.430, t (58) = 1.858, p=0.068 > 0.05) arasında bir fark bulunmaz iken, son test sonuçları (73.033±4.859-47.233±5.525, t (58) = 19.204, p= 0.000< 0.05) deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubu ön test- son test puanlarıarasında (49.267±8.686-73.033±4.859, t (29) = -14.921, p= 0.000< 0.05) istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilirken; kontrol grubunun ön test ? son test puanları arasında (45.600±6.430 - 47.233±5.525, t (29) = -1.669, p = 0.106> 0.05) anlamlı bir fark bulunmamıştır. Altıncı sınıf on iki (12) yaş deney(25) ve kontrol (25) gruplarının ön test sonuçları (50.440±9.946-49.920±6.788, t (48) = 0.216, p=0.830 > 0.05) arasında bir fark bulunmaz iken, son test sonuçlarında (73.880±6.260-50.560±6.494, t (48) = 12.926, p= 0,000< 0.05) deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubu ön test- son test puanları arasında (50.440±9.946-73.880±6.260, t (24) = -15.005, p= 0.00< 0.05) istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilirken; kontrol grubunun ön test ? son test puanları arasında v(49.920±6.788- 50.560±6.494, t (24) = -0.548, p= 0.589 > 0.05) anlamlı bir fark bulunmamıştır.Araştırmaya katılan deney ve kontrol grubu öğrencileri cinsiyet açısından incelendiğinde; kız öğrencilerin ön test sonuçları (48,7778±9,79538-45,6316±7,56386, t (81)= 1,614, p= 0,110 > 0,05) arasında bir fark bulunmaz iken, son test sonuçlarında (73,3333±5,76825-48,1316±6,56020, t (81) = 18,622, p= 0,000 < 0,05) deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney ve kontrol grubu öğrencileri cinsiyet açısından incelendiğinde erkek öğrencilerin ön test sonuçları (49,0000±9,83309-46,6486±6,75038, t (65) = 1,157, p= 0,251 > 0,05) arasında bir fark bulunmaz iken, son test sonuçlarında (73,9667±4,85999-48,4865±6,79306, t (65) = 17,262, p= 0,000 < 0,05) deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubu öğrencileri cinsiyet açısından incelendiğinde kız ve erkek öğrencilerinön test sonuçları (48,7778±9,79538-49,0000±9,83309, t (73) = -0,096, p= 0,924 > 0,05), son test sonuçlarında (73,3333±5,76825-73,9667±4,85999, t (73) = -0,495, p= 0,622 > 0,05) olarak aralarında herhangi bir farklılık tespit edilememiştir. Kontrol grubu öğrencileri cinsiyet açısından incelendiğinde kız ve erkek öğrencilerinön test sonuçları (45,6316±7,56386-46,6486±6,75038, t (73) = -0,614, p= 0,541> 0,05), son test sonuçlarında (48,1316±6,56020-48,4865±6,79306, t (73) = -0,230, p= 0,819> 0,05) olarak aralarında herhangi bir farklılık tespit edilememiştir. Sonuç Olarak; İlköğretimde okuyan, dördüncü (10 yaş), beşinci (11yaş) ve altıncı (12 yaş) sınıf öğrencilerinden; toplamda 75 kız ve 75 erkek öğrenciyle yapılan çalışma sonucunda, Beden Eğitimi Dersine ilaveten eğitsel oyun oynayan deney grubu öğrencilerinin; sadece Beden eğitimi dersi alan kontrol grubu öğrencilerine göre sosyal beceri seviyelerinde anlamlı artış tespit edilmiştir. Sonuçların değerlendirilmesinde Eğitsel oyunların sosyal beceri üzerine etkilerinin cinsiyet farklılığında değişiklik göstermediği kanaatine varılmıştır. Buradan eğitsel oyunların cinsiyet faktörü gözetmeksizin sosyal beceriyi geliştirdiği söylenebilir
Türkiye ve Çin'deki ilköğretim beden eğitimi dersi öğretim programlarının öğretmen görüşlerine göre karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Karşılaştırmalı Eğitim, milli eğitim sistemlerini, farklı ülkelerdeki eğitim sisteminin benzerlikleri ve farklılıklarını tanımlamaya yardım eden, benzer görünen olguları açıklayan ve eğitim uygulamaları hakkında yararlı teklifler getiren bir disiplindir. Bu araştırmanın amacı Türkiye ve Çin'in ilköğretim beden eğitimi öğretim programlarının öğretmen görüşlerine göre karşılaştırmalı olarak incelenmesidir.Araştırma Dr. Yaprak KALEMOĞLU tarafından geliştirilen ?Türkiye ve İngiltere'deki İlköğretim Programlarının Öğretmen Görüşlerine Göre Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi? konulu doktora tez çalışmasında da kullandığı, geçerlik ve güvenirliği tespit edilmiş ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, Türkiye'deki öğretmenlerin %75,4'ü BEDÖP ile ilgili bir eğitime hiç katılmazken bu oran Çin'de %43,6 dır. Birden fazla eğitime katılan öğretmen oranları incelendiğinde Türkiye'de oranın %4,2 iken, Çin'de %30 olduğu görülmektedir. Türkiye'de BEDÖP ile ilgili bilgilenme ihtiyacını en çok diğer öğretmenlerden, TV, vb. yollarıyla sağladığı görülürken (%52,8), Çin'de MEB kurs ve seminer ile giderdiği görülmektedir (%67,1).Anahtar Kelime: Karşılaştırmalı Eğitim, Karşılaştırmalı Beden Eğitimi, Beden Eğitimi Öğretim Programı, Türkiye, Çin (Doğu Türkistan)
Harmanlanmış öğrenme ortamlarının ilköğretim öğrencilerinin psikomotor becerileri kazanma düzeylerine etkisi (futbol örneği)
Bu araştırmanın amacı, harmanlanmış bir öğrenme ortamının ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin psikomotor becerileri edinme düzeylerine etkisini belirlemektir. Bu çerçevede psikomotor becerilerin öğretimine yönelik olarak animasyon ve video görüntüleri eşliğinde tasarlanmış ve yapısında öğretmene öğrenciyi kontrol etmeye yönelik bilgiler sağlayabilecek bir öğrenci yönetim sistemine sahip olan bir web sayfasının harmanlanmış bir öğretim ortamında kullanılması şeklinde oluşturulan öğretim tasarımının, psikomotor becerileri kazanma düzeylerine etkisi araştırılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu Kırşehir İl Merkezindeki Cumhuriyet ilköğretim Okulu 2010-2011 eğitim öğretim yılında 7. Sınıf da beden eğitimi dersini alan toplam 60 öğrenci ile sınırlıdır. Araştırmada, deneysel desenler kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan deneysel yöntemde, deney grubu üzerinde etkisi incelenen bağımsız değişken ?harmanlanmış öğrenme ortamında öğretim? olmuştur. Kontrol grubunda ise, geleneksel yöntemler kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında aynı bağımlı değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bağımlı değişken olarak, psikomotor beceri puanları, beden eğitimi dersine ilişkin tutum puanları ve kendine güven puanları incelenmiştir. Belirlenen bağımsız değişkenler için, öntest ve sontest testi puanları alınarak, gruplar arası değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma kapsamında bağımsız değişken olarak alınan ?harmanlanmış öğrenme ortamı? kontrol ve deney grupları için kontrol edilecek değişken olarak belirlenmiştir. Araştırmanın yapılacağı deney ve kontrol gruplarının üzerinde etkisi araştırılacak bağımlı değişkenler yönünden eşit düzeyde olmasına dikkat edilmiştir.Araştırmanın verileri araştırmanın genel amacı çerçevesinde cevapları aranan alt problemlere yönelik toplanan verilerin gerekli istatistiksel çözümleri için SPSS (Statistical Packet for Social Sciences) programından yararlanılmıştır. Araştırmada bir deney, bir kontrol grubu yer aldığı için, öncelikle bu öntest ve sontest puanlarına göre grup içi farklılıklara ilişkili ölçümler için t testi kullanılarak incelenmiştir. Ardından kontrol grubunun öntest, ve sontest toplam, algılama, kuruluş, kılavuz denetiminde yapma ve mekanizme puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ve deney ve kontrol gruplarının öntest puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı tekrarlı ölçümler için tek faktörlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma sonucunda her iki grubun futbola yönelik bilişsel başarı düzeylerinin oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Harmanlanmış öğrenme modeline göre tasarlanan öğretimin, geleneksel öğretime göre öğrencilerin futbol beceri düzeylerine daha fazla katkı sağladığını göstermektedir. Öğrencilerin bilişsel başarı düzeyleri arttıkça buna bağlı olarak psikomotor beceri düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Aynı zamanda öğrencilerin kendilerine güven düzeyleri arttıkça buna bağlı olarak beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının da arttığı görülmüştür.
Engelli öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumları ve karşılaştıkları sorunlar
Bu araştırmanın amacı, engelli öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarını ve karşılaştıkları sorunları belirlemek ve kişisel bilgilerinden elde edilen bağımsız değişkenlere göre tutum ve sorunlarının farklılaşıp farklılaşmadığını karşılaştırarak incelemektir.Araştırmada mevcut durumu ortaya çıkarmayı amaçlayan, betimsel ve taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2009-2010 ve 2010-2011 eğitim-öğretim yılları içerisinde devlet bünyesindeki ortopedik, işitme ve görme engelli okullar oluştururken, örneklemini Ankara'da bulunan devlete bağlı ortopedik, görme ve işitme engelli ilköğretim okulları ile Tokat'ta bulunan bir ortopedik engelliler ilköğretim okulu oluşturmuştur. Araştırmaya katılan öğrenci sayısı, tutum ölçeği geliştirme aşamasında 171, sorunlar ölçeği geliştirilmesi ve geliştirilen ölçeklerin uygulanması aşamasında 179'dur.Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen, ?Engelliler Beden Eğitimi ve Spor Tutum Ölçeği-EBESTO?, ?Engelliler Beden Eğitimi ve Spor Sorunlar Ölçeği-EBESSO? ve demografik bilgileri edinmek amacıyla sorulan ?Kişisel Bilgi Formu? yolu ile toplanmıştır.Ölçeklerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve varyans analizinde, birimler arası farkların hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla da Tukey HSD testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, kız öğrencilerin beden eğitimi dersinde kendilerini erkek öğrencilere göre daha yetersiz algıladıkları, görme engelli öğrencilerin, ortopedik ve işitme engelli öğrencilere göre derse yönelik daha olumlu tutum sergiledikleri, anne-baba eğitim düzeyi düşük öğrencilerin, yüksek olanlara göre kendilerini daha yetersiz algıladıkları, babaları memur olan ya da serbest çalışan öğrencilerin, işsiz olanlara göre beden eğitimi dersine yönelik olarak kendilerini daha yetersizlik algıladıkları ortaya çıkmıştır.Engelli öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik karşılaştıkları sorunların kişisel özelliklerine ait sonuçlarında; kız öğrencilerin erkek öğrencilere, görme engelli öğrencilerin ortopedik ve işitme engelli öğrencilere, baba eğitim düzeyi görece yüksek olan öğrencilerin düşük olanlara, babaları memur olanların, işçi ve işsiz olanlara ve anneleri ev hanımı olanların, işçi ve serbest meslek sahibi olanlara göre derse yönelik daha fazla sorun algıladıkları ortaya çıkmıştır.Çalışmaya bir bütün olarak bakıldığında öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının literatürle benzer olarak olumlu olduğu, karşılaştıkları sorunlarınsa yüksek oranda ders işlenişi ve fiziki çevre kaynaklı olarak ortaya çıktığı bulunmuştur.
A research on comparison of jop burnout level of physical education teachers? working at primary schools in different cities burnout
This research covered 37 men, 16 women working in Kırşehir; 95 men, 82 women working in Antalya; 103 men, 74 women working in Erzurum for a total of 407 teachers of Physical Education.Recently, the number of professions requiring face to face communication with people and high-sacrifice has increased. Teaching has a great importance among these professions in terms of both significance and intensity of emotions experienced.Because of the importance of the issue ?job burnout? , job burnout level of physical education teachers working at different cities has been searched. At the same time, working conditions of teachers of physical education who serve different cities are compared.It is understood that teachers of Physical Education particapated in the research are estranged from their job at not an underestimated degree, feel spiritually depleted, cannot endure this job even one more day. Also, working close to people causes high stress on teachers.Among the teachers of Physical Education participated in the research, women feel more bornout than men do. It was seen that women feel less depersonalization than men do. Moreover, the level of bornout of teachers who have crowded classes was higher than the ones who have less crowded classes.When we look at the result of research, it was clearly seen that the social and economic situation of the city in which a teacher works highly influenced his/her burnout level
Elit basketbol oyuncularının oynadıkları mevkilere göre çoklu zeka dağılımlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; elit basketbol oyuncuların oynadıkları mevkilere göre çoklu zeka alanları arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortya koymaktır.Araştırmanın evrenini 2009-2010 sezonunda Türkiye Basketbol 1. Ligi ve 2.Liginde 8 farklı takımında oynayan 17 ile 39 yaş arasındaki 80 oyuncu oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına ulaşmak için `Çoklu Zeka Değerlendirme Anketi (Multiple Intelligences Development Assessment Scales-MIDAS)'nin Türkçe versiyonu oyuncular tarafından doldurulmuştur. Verilerin çözüm ve yorumlanmasında¸ oyuncuların çoklu zeka ile ilgili parametrelerinin normal dağılıma uygunlukları Shapiro Wilks testi kullanarak incelenmiştir. Oyuncuların mevkilerine göre farklılıklarını değerlendirmek için Kruskal-Wallis testi kullanılmış, P değeri 0.05'in altında bulunan gruplar arasında farklıllık olduğu çıkarımı yapılmıştır. Analizler Statistical Package for Social Sciences, versiyon 17 kullanılarak yapılmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda elit basketbol oyuncularının mevkilerine göre oyuncuların çoklu zeka alanlarından müziksel zeka, sosyal zeka, bedensel zeka, matematiksel zeka, uzamsal zeka, dilsel zeka ve içsel zeka değerleri arasında anlamlı istatistiksel fark bulunamamıştırElit basketbol oyuncular mevkilerine göre gruplandırıldığında oyuncuların doğasal zekaları arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur). Sonuç olarak; elit basketbolcularının çoklu zeka alanları incelendiğinde mevkilerine göre farklılık göstermediği bulunmuştur.Anahtar Kelimeler : Basketbol, Çoklu Zeka Alanı, MIDAS
Orta öğretimde okullar arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin güdülenmişlik düzeyleri
Bu çalışma, orta öğretimde okullar arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin güdülenmişlik düzeylerinin, sporda güdülenme ölçeği alt boyutları ile cinsiyet, yaş, baba eğitim durumu, anne eğitim durumu ve kaç yıldır spor yaptığı değişkenleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma gurubunu, Kastamonu İlinde Orta Öğretim Kurumlarında okuyan ve okullar arası spor müsabakalarına katılan, Kastamonu Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınan resmi rakam olan 650 sporcu öğrenci arasından tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 150 kız ve 250 erkek sporcu öğrenci olmak üzere toplam 400 sporcu öğrenci oluşturmaktadır. Eksik ve yanlış doldurulan 35 anket değerlendirmeye alınmamıştır.Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve Pelleteir ve arkadaşları tarafından geliştirilen Sporda Güdülenme Ölçeği (SGÖ) kullanılmıştır. Yapılan normallik araştırmasına göre verilerin analizi için X2 (Chi-Shquare) testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda orta öğretimde spor müsabakalarına katılan öğrencilerin güdülenmişlik düzeyleri ile ilgili; cinsiyet, yaş, kaç yıldır spor yaptığı, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenleri ile sporda güdülenme ölçeği alt boyut sorularına verilen cevaplar sonucunda aralarında 0.01 seviyesinde anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.
9-12 yaş erkek masa tenisi sporcularının branşa özgü yetenek düzeyleri ve fiziksel profillerinin araştırılması
Bu çalışma, masa tenisine ait yetenek modeli çerçevesinde farklı kategorilerde seçilmiş masa tenisçilerin vücut kompozisyonları, somatotip değerleri, antropometrik değerleri motorsal yetenekleri, görme ve branşa özgü becerilerini belirlemek ve ilk 12 sırada yer alanlarla karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya 9-12 yaş arasında 112 üst düzey erkek masa tenisi sporcusu katılmıştır. Araştırma kapsamında İran'da yapılan İran Ulusal masa tenisi müsabakaları sonucunda elemeyle farklı kategorilerde yer alan (ilk aşamada elenen 53 sporcu C grubu, ikinci aşamaya geçen 47 sporcu B grubu ve ilk 12 sırayı alan sporcu A grubu), toplam 112 erkek masa tenisçi yer almıştır. Sporcuların, motorsal yetenek, görme yeteneği, branşa özgü beceri ve antropometrik özellikleri ölçümüdür. Verilerin analizinde ve yorumlanmasında, Regresyon Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Testi, gruplar arası farkı belirleyebilmek için Tukey testi kullanılmıştır. Istatistiksel analizler SPSS 16.0 for windows programında yapılmıştır.Çalışma sonucunda; Motorik özellikler (çeviklik, sürat, uzun atlama, mekik ve dikey sıçrama), ile görme yeteneği (yakın sakkadik) değerleri incelendiğinde gruplar arasında farklılıkların anlamlı olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Ancak vücut kompozisyonu, somatotip değerleri, antropometrik değerleri ve branşa özgü becerilerinde anlamlı fark çıkmamıştır (p>0.05). Somatokart üzerinde somatotip değerleri 112 sporcu için mezomorf-endomorf ve ilk 12 sırayı alanlar için dengeli ektomorf çıkmıştır.Somatokart üzerinde her üç düzeyin somatotiplerini değerlendirdiğimizde sporcuların seviyeleri ve performansı yükseldikçe mezomorf-endomorf komponenti azalırken, mezomorf-ektomorf ve dengeli ektomorfta artış saptanmıştır. Vücut kompozisyonunu masa tenisinde ne kadar etkili olduğu açıklığa kavuşmamıştır. Ancak görüldüğü gibi mezomorf-ektomorf bileşeni bir çok sporda önemli olduğu kabul edilmektedir. Analiz sonuçlarına göre çeviklik, denge, sürat, uzun atlama, mekik, dikey sıçrama ve yakın sakkadik masa tenisinde performansı olumu yönde etkilemektedir. Bu araştırmada ilk 12 sırayı alanlarda dengeli ektomorf baskın çıkmıştır ayrıca alt sıralamalarda yer alanların VYY ilk 12 sırayı alanlardan daha fazla çıkmiştir. VYY yüksek olması performansı olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun nedeni normal gelişim sonucu olabilir. Sonuç olarak doğru eğitim ve beslenme alışkanlığı vücut kompozisyonunu açısından önemlidir.Anahtar Kelimeler: Masa Tenisi, Antropometrik, Somatotip, Motorik Özellikler, Sakkadik
Genç basketbolcularda (14-15 yaş) özel şut antrenmanlarının atış isabet oranı gelişimine etkisinin araştırılması
Bu çalışmada, genç basketbolcuların 10 haftalık şut antrenmanlarının, sporcuların şut tekniğine ve başarılı atış oranına etkisi araştırılmıştır. Ayrıca 10 haftalık şut antrenmanı süresince atılan 10.000 şutun takibi yapılarak genç basketbolcuların şut yüzdelerinde nasıl bir gelişim sağlandığını, doğru şut tekniğinin alışkanlık haline gelmesi için gerekli şut sayısı ve süresinin ne olduğu araştırılmıştır.Bu çalışmaya, Gazi Üniversitesi ve Ortadoğu teknik Üniversitesi Kolej Takımlarında oynayan gönüllü 30 erkek öğrenci-sporcu denek olarak katılmıştır. Denekler, sürekli şut antrenman gurubu (deney) (n=15) ve genel basketbol antrenman gurubu (kontrol) (n=15) olmak üzere 2 grupta incelenmiştir. Her iki antrenman grubu, 10 hafta süre ile haftada 4 gün olmak üzere antrenman programına tabi tutulmuştur. Antrenman grubu ve Kontrol grubuna farklı antrenmanlar uygulanmıştır. Antrenman gurubundaki sporculara çalışmalar süresince, 4000 serbest atış 2000 sıçrayarak iki sayılık atış, 2000 üç sayılık atış ve Zig-Zag çalışma içinde 2000 atış (1000 tane 2 sayılık, 1000 tane 3 sayılık) olmak üzere toplamda 10000 şut attırılmıştır. İsabetli-isabetsiz her şut tüm antrenmanlar boyunca kayda alınmıştır. Kontrol gurubuna ise genel basketbol antrenmanları yaptırılmıştır.Serbest atış ön test sonuçlarına göre, kontrol grubu deney grubundan daha yüksek isabet oranına sahip ve istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık varken (P<0.05), çalışmalar sonunda yapılan son test sonuçlarına göre ise serbest atış isabet oranında antrenman gurubu kontrol grubuna oranla daha yüksek bir başarılı artış performansı göstererek istatistiksel olarak anlamlı bir fark meydana getirmiştir (P<0.01).Araştırmanın 10 haftalık genel basketbol ve şut antrenmanlarının bitiminde, deney gurubu ve kontrol gurubu arasındaki 2 sayılık, 3 sayılık ve Zig-Zag çalışma ön test-son test ölçüm sonuçlarında atış yapılan 5 bölgenin toplamında da deney grubu lehine kontrol gurubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (P<0.01). Ayrıca Deney gurubu serbest atış, 2 sayılık, 3 sayılık ve Zig-Zag çalışma 10 haftalık (5 dönem) şut çalışmalarında birbirini takip eden dönemler arasında en büyük artışın 1.(1 ve 2. hafta) ve 2. (3 ve 4. hafta) dönemler arasında olduğu, en az gelişiminse 4. (7 ve 8.hafta) ve 5. (9 ve 10. hafta) dönemler arasında olduğu çalışmalar sonucunda tespit edilmiştir.Sonuç olarak; genç basketbolcularda genel basketbol antrenmanlarının şut performansında anlamlı bir artış sağlamadığı ancak şut antrenmanlarının şut performansını olumlu yönde etkilediği, 10.000 şut atma antrenmanlarının 8 hafta yapılmasının yeterli olacağı sonucuna varılmıştır.
Spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri ile empatik eğilim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Çorum ili örneği)
Bu çalışma spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri ile empatik eğilim düzeylerini incelemek amacı ile yapılmıştır.Bu araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Çorum il Merkezi'nde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Çorum il merkezinde ortaöğretim kurumunda öğrenim gören rastgele yöntemle seçilmiş 247'si (%48.1) spor yapan, 267'si (%51.9) spor yapmayan olmak üzere toplam 514 (266 erkek; 248 bayan) ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak İpek İlter Kiper tarafından geliştirilen ?Saldırganlık Envanteri? ve Prof. Dr. Üstün Dökmen tarafından geliştirilen ?Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Pearson Korelasyon Analizi, Çok Değişkenli Varyans Analizi (Manova), Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve varyans analizi sonucunda, farkın kaynağını belirlemek amacıyla Scheffe testi kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, bayan öğrencilerin empatik eğilim puanları ve atılganlık puanları, erkek öğrencilerinin puanlarından daha yüksek olduğu görülmektedir.Fen, Anadolu Öğretmen ve Anadolu Lisesi öğrencilerin empatik eğilim puanları, Meslek Lisesi öğrencilerinin puanlarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.Ailesinde spor yapılan öğrencilerin yıkıcı saldırganlık, atılganlık ve genel saldırganlık puanları, ailesinde spor yapılmayan öğrencilerinin puanlarından daha yüksek olduğu gözlenmiştir.Spor yapan öğrencilerin atılganlık puanları, spor yapmayan öğrencilerin atılganlık puanlarından daha yüksek olduğu elde edilmiştir.Milli sporcu öğrencilerinin empatik eğilim puanları, kulüp sporcusu öğrencilerinin puanlarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.Yıkıcı saldırganlık ile empatik eğilim arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki, atılganlık ile empatik eğilim arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki, edilgen saldırganlık ile empatik eğilim arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Spor, saldırganlık, şiddet, empati, öğrenci.
Orta öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerinin araştırılması
Bu araştırmada, farklı yaşlarda, okullarda, alanlarda öğrenim gören orta öğretim kurumu öğrencilerinin fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek, yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey, ebeveyn meslekleri, fiziksel aktivite ile ilgili daha önceden bilgisi olup olmaması ile fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve fiziksel aktivitenin yararları dikkate alındığında daha sağlıklı bireyler ve toplum için bireylerin fiziksel aktiviteye teşvik edilmeleri amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde bulunan farklı semtlerdeki orta öğretim kurumlarında öğrenim gören tüm öğrenciler oluştururken, örneklem grubu ise farklı semtlerden seçilmiş orta öğretim kurumlarından 6 okul ve kız (n=217), erkek (n=274) toplam 491 öğrenciden oluşmaktadır. Deneklerin boy uzunluğu ve vücut ağırlığı alındıktan sonra fiziksel aktivite düzeyleri Karaca tarafından geliştirilen Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi (FADA) ile belirlendi. Aktivitelerin şiddeti (met/hafta), süresi (saat/hafta) olarak belirlendi. Verilerin analizinde ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde değerleri bulunmuştur. Belirlenen değişkenlere göre, bazı kategorik değişkenler arasında fark olup olmadığı ve fark varsa hangi gruplar arasında olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Her karşılaştırma için; öncelikle ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler elde edildi. Daha sonra her bir değişken için grupların karşılaştırılması Anova testi ile yapıldı. Eğer elde edilen p değeri 5 ise karşılaştırılan gruplar arası fark vardır denir. Farklılığı yaratan grupları belirlemek için LSD (En Küçük Fark) testi ile ikişerli karşılaştırıldı. Burada da p değeri ise, karşılaştırılan iki grup farklıdır sonucuna varıldı. Araştırma sonucunda öğrencilerin yaş gruplarına, ebeveyn eğitim durumlarına, ailenin gelir durumuna, alanlara (bölüm), sınıflara göre fiziksel aktivite düzeylerinde korelasyon saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Fiziksel Aktivite, Orta Öğretim Kurumları
Beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ve teknolojiye karşı tutumları
Bu araştırma, ?Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Eğitim Felsefeleri ile Teknolojiye Karşı Tutumları?nın incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Erzincan il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı tüm il merkezi ve ilçelerdeki ilköğretim ve liselerde görev yapan 91 beden eğitimi öğretmeninden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında; beden eğitimi öğretmenlerine ait bilgileri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, beden eğitimi öğretmenlerinin hangi eğitim felsefesini benimsediklerini belirlemek amacıyla Wiles ve Bondi 1993 tarafından geliştirilen ve Doğanay ve Sarı 2003 tarafından Türkiye'ye uyarlaması yapılmış olan ?Felsefi Tercih Değerlendirme Ölçeği? ve beden eğitimi öğretmenlerinin teknolojiye yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Akbaba 2002 tarafından geliştirilen ?Teknolojiye Karşı Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde araştırmada bağımsız değişkenlere (cinsiyet, yaş, medeni durum ve hizmet yılı) göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testi yapılmıştır. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular; öğretmenlerin eğitim felsefeleri ve teknolojiye karşı tutumlarının cinsiyet, yaş, medeni durum ve hizmet yılı değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.Anahtar kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Eğitim Felsefesi, Teknoloji
Ortaöğretim kurumlarında okullar arası futbol müsabakalarına katılan öğrencilerin fair play anlayışlarının kulüp deneyimlerine göre incelenmesi
Bu çalışma okullar arası futbol müsabakalarına katılan öğrencilerin cinsiyet ve kulüp deneyimleri ile Fair Play anlayışları arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır.Bu araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Ankara il Merkezi'nde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören yaklaşık 500 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Yenimahalle, Keçiören, Akyurt, Altındağ ve Çankaya ilçelerinde öğrenim gören %73.6'sı erkek, %26.4'ü kız, toplam 250 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. %59.2'si (148) kulüp deneyimi olan, %40.8'i (102) kulüp deneyimi olmayan olmak üzere toplam 250 (184 erkek; 66 bayan) ortaöğretim öğrencisi örneklemi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak, Vallerand, Briere, Blanchard ve Provencher tarafından geliştirilen ve Gülfem Sezen Balçıkanlı tarafından Türkçeye uyarlanan ?Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Independent Samples T-Test ve Mann Whitney U-Test'i kullanılmıştır.Araştırmaya göre, Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği alt boyutlarına ait davranışlar incelendiğinde bayan öğrencilerin Sosyal Normlara Uyum ve Kurallara ve Yönetime Saygı davranışlarını sergilemede erkek öğrencilerden daha ilerde oldukları görülmektedir. Alt boyutlar kulüp deneyimine göre incelendiğinde, Sosyal Normlara Uyum, Kurallara ve Yönetime Saygı ve Rakibe Saygı alt boyutlarıyla kulüp deneyimi arasında anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Sporda Sorumluklara Bağlılık alt boyutunda ise kulüp deneyimi olan öğrencilerin kulüp deneyimi olmayan öğrencilere göre bu davranışların kendilerini daha fazla ifade ettiğini belirtmişlerdir.
Öğretmenlik uygulamasının beden eğitimi öğretmeni adaylarının mesleki yeterlik ve mesleğe yönelik tutumları üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümlerindeki öğretmenlik uygulaması dersinin öğretmen adaylarının mesleki yeterlik kazanmaları ve mesleğe yönelik tutumları üzerine etkilerini incelemektir.Tarama modelindeki bu araştırmaya 2008-2009 eğitim-öğretim yılında; 19 farklı üniversitede öğrenimlerini sürdüren beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümlerinde okuyan son sınıf öğretmen adayı öğrenciler katılmışlardır. Anketler öğretmenlik uygulaması öncesinde 628, sonrasında ise 570 öğretmen adayına uygulanmıştır. Araştırmanın verileri, ?Öğretmen Yeterlikleri Ölçeği? ve ?Öğretmenliğe İlişkin Tutum Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırma verilerinin analizinde, aritmetik ortalama, standart sapma, korelasyon katsayısı, anova ve t testi teknikleri uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının mesleğe yönelik genel yeterlik düzeyleri öğretmenlik uygulaması dersinden olumlu yönde etkilenmekte ve ?yeterli? olarak tanımlanmaktadır. Adayların mesleğe yönelik tutumu ise olumlu olmakla beraber öğretmenlik uygulaması dersi sonrasında bir düşüş göstermektedir.Okuduğu bölümden memnun olan öğretmen adaylarının mesleğe yönelik yeterlik ve tutum düzeyleri memnun olmayan adaylardan, düzenli spor yapan öğretmen adaylarının yeterlik düzeyleri yapmayanlardan anlamlı olarak daha yüksektir. Annesi ve babası yüksek eğitim düzeyine sahip adayların mesleğe yönelik tutum düzeyleri diğerlerinden anlamlı olarak daha düşüktür. Öğretmenlik mesleğini içsel nedenlerle (mesleği sevmek, kendine uygun bulmak, saygın ve önemli görmek vb.) tercih eden öğretmen adaylarının yeterlik ve tutum düzeyleri dışsal nedenlerle (merkezi sınav sistemi, aile veya çevrenin isteği vb.) tercih edenlere göre anlamlı olarak daha yüksektir. Öğretmenlik uygulaması dersinin süresini yeterli bulan öğretmen adaylarının genel yeterlik düzeylerini yeterli bulmayanlardan anlamlı olarak daha yüksektir. Ayrıca öğretmenlik uygulaması dersine bir arada katılan aday sayısı azaldıkça mesleğe yönelik tutum düzeyi artmaktadır.Öğretmenlik uygulaması dersi öncesi ve sonrasında mesleğe yönelik tutum ile genel yeterlik arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde ilişki vardır. Yeterlik düzeyi yüksek olan öğretmen adaylarının mesleğe yönelik tutumları da olumlu olmaktadır.Öğretmenlik uygulaması dersinin verimli bir şekilde işlenmesinin adayların eğitim-öğretim anlayışlarını, meslek bilgilerini, yeterlik ve tutum düzeylerini önemli derecede etkileyeceği düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: Beden eğitimi ve spor, öğretmenlik uygulaması, tutum, yeterlik.
Beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin bölümlerine göre serbest zaman faaliyetlerine katılım biçimlerinin belirlenmesi ve sportif faaliyetlerin bu katılımdaki yeri
Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Öğretmenlik(n=100), Antrenörlük(n=100) ve Yöneticilik (n=100) bölümlerinde okuyan 300 öğrenci (148 bayan-152 erkek) ile yapılan araştırmada BESYO öğrencilerinin serbest zaman etkinliklerine katılım biçimlerinin belirlenmesi ve sportif faaliyetlerin bu katılımdaki yüzdelik dilimlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Konuyla ilgili önceden geliştirilen ve uzman görüşü alınarak uygulanan anket verilerinin değerlendirilmesinde MS Excel paket programında derlenen veriler istatistik işlem için Windows ortamında SPSS 16.0 paket programına aktarılmıştır. SPSS `de demografik tablolama (frekans ve yüzde değerlerinin hesaplanması) ve ?=0.05 anlamlılık düzeyinde cross-tabulation ve Ki-kare testleri uygulanmıştır.Öğrencilerin haftalık ortalama % 30'unun 4-5 saat, % 27'sinin 10 saat ve daha fazla, % 25,7'sinin 6-7 saat, % 9,7'sinin 2-3 saat serbest zamanları kaldığı, % 7,7'sinin hiç serbest zamanlarının kalmadığı, % 43,0'ünün anlaştığı bir arkadaş grubuyla beraber, % 19,3'ünün anlaştığı bir arkadaşıyla beraber, % 14,3'ünün ailesiyle, % 8,3'ünün yalnız başına serbest zamanlarını geçirdiği belirlenmiştir.Tercihleri arasında spor yaparım olanların % 19'u 3 gün, % 14'ü her gün, % 9,7'si 4 gün % 9'u 5 gün, % 8,3'ü 6 gün, % 7,7'si 2 gün, % 14,7'si 90-100 dakika, % 13,7'si 70-80 dakika, % 11,7'si 60-65 dakika, % 10,7'si 40-45 dakika, % 4,3'ü 30-35 dakika % 9,3'ü 120 ve üzeri dakika, her çalışmaya süre ayırdıkları tespit edilmiştir.Öğrencilerin hangi sporu tercih ettikleri sorusuna % 37,3'ü cevap vermemiş, % 8,3'ü Jogging - Ağırlık - Takım Sporları, % 6,7'si Jogging - Ağırlık - Bireysel Sporlar, % 4,7'si Jogging - Takım Sporları, % 4,7'si Jogging - Savunma Sporları, % 4,7'si Bireysel Sporlar cevaplarını vermiştir.Cinsiyet ile serbest zamanlarda en sık yapılan faaliyetler arasında, cinsiyet ile spor çalışmalarına ayrılan süre arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır ( P> 0,05).Cinsiyet ile serbest zamanlarda en çok okunan türler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır, (P< 0,05).Devam edilmekte olan bölüme göre serbest zamanlarda en sık yapılan faaliyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktur, ( P> 0,05)Sonuç olarak; Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda okuyan öğrencilerin %82'sinin haftada ortalama 4-5 saat ve üzeri serbest zamanlarının kaldığı, % 61,6 ile 185 kişinin ilk üç tercihinden birisinin spor yapmak olduğu ve % 61,6 ile serbest zamanlarımda spor yaparım diyen 185 öğrencinin, bölümlere dağılımı; % 34 ile 64 kişi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, % 34'ile, 64 kişi Antrenörlük, % 32'ile, 57 kişi Yöneticilik bölümü öğrencisi olduğu belirlenmiştir.
13-18 yaşlar arası aktif spor yapan ve yapmayan görme engelli öğrencilerin kendini kabul düzeylerinin karşılaştırılması
Sağlıklı bireyin kendisiyle ve çevresiyle sürekli bir uyum içinde olması kendini kabul düzeyi açısından son derece önemlidir. Bedensel sapmalar ise bireyin toplumsal yönden kabulü açısından da bir engeldir.Bu çalışmanın amacı, spor yapan ve yapmayan 13-18 yaş aralığındaki görme engelli öğrencilerin, kendini kabul düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırma toplam 60 görme engelli öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. 6 hafta sürmüştür.Çalışmada, spor yapan ve yapmayan görme engelli öğrencilerin kendini kabul düzeylerini ölçmek için Temuge (1987) tarafından geliştirilen ?Kendini Kabul Envanteri? kullanılmıştır. Ayrıca, çalışmaya katılan görme engelli öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.Elde edilen veriler, SPSS 12,0 istatistik programı ve MS Office Programları kullanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında kendini kabulde sporun etkisi açıkça görülmektedir. Ancak yapılan anket sonuçları neticesinde sporun kendini kabul düzeyi üzerinde beklenen etkisinin görülmediği tespit edilmiştir.Görme engelli öğrencilerin kendini kabul süreçlerini değerlendirme ile ilgili yapılan anket sonuçlarına göre 30 spor yapan ve 30 spor yapmayan görme engelli öğrencilerin toplam 116 soruya verdikleri yanıtların 6'sında fark vardır sonucuna ulaşılmıştır: ?Yabancılarla tanışmak ve yeni dostlar edinmekten hoşlanırım,?, ?Başkaları beni seyrederken iş yapamıyorum? ?Yerinde ve haklı olsa bile yüzüme yapılan övgülerden utanırım,? ?Genellikle kendimden çok başkalarını memnun etme çabasındayım,? ?Arkadaşlarımın birçoğu kadar güzel ya da yakışıklıyım,? ?İstemediğim halde çabuk kızıyor ve sinirleniyorum,? önermeleri için P değeri< 0,05 olduğundan anlamlıdır.