Gaziantep University
Discipline

Industrial Engineering

Gaziantep University

1,736

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessEN

Characterizing stochastic and dynamic forward/closed-loop supply chains by using simulation optimization

A supply chain network, due to its nonlinear, stochastic, time-dependent nature, and presence of complex interactions between supply chain members, can become quite challenging to optimize and requires a more complex model. At this point, simulation optimization gains a better understanding of the complex and messy phenomenon of supply chain problems. In this thesis, two types of supply chain problem are solved by using simulation optimization. The first one is a forward supply chain problem (FSCP), and the second one is a closed-loop supply chain problem (CLSCP). Simulation optimization consists of two-phase, namely (1) optimization phase, and (2) simulation phase. Optimization phase tries to find out answers for both strategic and operational decisions. Inventory control system parameters and strategic decisions (selecting a supplier, opening a plant etc.) are determined by using genetic algorithm. Then, determined decision variables are evaluated by using simulation model. Moreover, extensive statistical analysis is given to enhance the understanding of system behavior. Computational results showed that not only cost functions but also other performance measures (average service levels etc.) can be improved by using simulation optimization. Proposed simulation optimization provides a remarkable contribution to the uncertain, dynamic and complex real-world supply chain problems.

Ayşe Tuğba Dosdoğru
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Empirical modelling, control and optimization of lubricant recycling unit

This study consists of two phases. In the first phase, four different forecasting approaches were applied to the chemical processes found in the lubrican recycling unit. The predictive methods used are Multiple Linear Regression, Multiple Nonlinear Regression, Artificial Neural Networks and Ridge Regression. The input variables of models are temperature and pressure, and the output variables of the unit are quantity and quality. Both quantities and qualities of useful end products are classified as light gas oil, medium gas oil, and heavy gas oil and are kept in the daily record of the chemical unit. Four different forecasting models have been compared in term of their performance. The artificial neural network approach showed best predictive model with the least error rate. In the second phase of the study, the non-linear mathematical optimization model generated the optimal temperature and pressure values in order to maximize the quantity and quality of light, medium, and heavy gas oils. Thus, optimum parameters have been obtained to help eliminate at least 4300 litres of wasted oil per week and production has been increased from 57% to over 70%. As a result, it has been observed that controlling the chemical processes by nonlinear mathematical modelling increases the production quantity. Key Words: Empirical modelling, Multiple Linear Regression, Multiple Nonlinear Regression, Artificial Neural Networks, Ridge Regression.

Al Mothana Al Shareef
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Assembly line balancing problem with resource and sequence dependent setup times

Traditional assembly line balancing research has focused on the simple assembly line balancing problem (SALBP), but in recent years studies have paid attention to real life problems. Real-world systems need additional characteristics like equipment selection, cost function, paralleling, mixed-model production and U-shaped line layout etc. One of these additional characteristics is setup times and researchers have focused on this term in order to approximate their problem to real-world problems. Processes such as walking distance, turning and lifting processes, cooling or curing processes, withdrawal times and changing tools which are used between two consecutive tasks exist in real life and cause setup times between tasks. Also, while a setup is performing between two consecutive tasks, a special resource (a special machine or qualified staff) may be needed. Therefore, in this study assembly line balancing problem (ALBP) with resource dependent setup times is analyzed. A mathematical model is presented to solve problem and run for several small sized test problems. For large sized test problems a heuristic approach based on COMSOAL is proposed.

Ömer Nedim Kenger
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Genetik algoritmaların ders çizelgeleme probleminde kullanımı ve eğitim kurumlarında uygulaması

Eğitim kurumlarında haftalık ders çizelgeleme işlemi NP-zor problemler sınıfına girmektedir ve dolayısıyla pek çok kurumda bu tip çizelgelerin hazırlanması hem zaman hem de işgücü kaybına neden olmaktadır. Bu çalışmada çözümü zor problemler arasında yer alan ders çizelgeleme probleminin genetik algoritmalar kullanılarak çözümü araştırılmıştır. Problemin çözümü için genetik programlama ile C++ dili kullanılarak bir yazılım geliştirilmiştir. Yazılımın uygulaması Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü ders programı verileri kullanılarak yapılmış, ders programı hazırlanmış ve sunulmuştur. Algoritmanın performansını ölçmek amacıyla genetik parametreler üzerinde deneyler yapılmış ve elde edilen sonuçlar üzerinden genetik algoritmanın performansı değerlendirilmiştir.

Genetik algoritma tekniği
Özgür Bayata
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Otomatik depolama ve çekme sistemlerinde bekleme noktası belirleme algoritmasına dayalı hedef programlama modeli ve bir uygulama

Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde (OD/ÇS) bekleme noktası politikası kontrol politikalarından birisidir. Boş bir vincin bekleyeceği yer bekleme noktası politikası tarafından belirlenir. Bekleme noktası bir sonraki talebi karşılamada seyahat edilecek zamanı en küçükleyecek biçimde seçilir. Gelen depolama ya da çekme taleplerine yanıt verme süresini en küçükleme ve çıktı düzeyini en büyükleme makineler için bekleme noktasının optimal seçimi ile sağlanabileceğinden, yapacak işi olmayan makinelerin boş seyahat zamanını azaltmak amacıyla nereye yerleştirileceğini belirlemek önemli bir kontrol problemidir.Bu çalışmada, bir Otomatik Depolama ve Çekme Sisteminin (OD/ÇS) bekleme noktası belirleme problemi ele alınmıştır. Bekleme noktası politikasının OD/ÇS'nin performansına etkisini incelemek amacıyla bir hedef programlama modeli önerilmiştir. Önerilen modelin algoritmasının uygulaması Eskişehir'de buzdolabı üreten beyaz eşya işletmesinden sağlanan gerçek veriyle gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler : Otomatik Depolama ve Çekme Sistemleri, BeklemeNoktası, Hedef Programlama

Hedef programlama
Buşra Taşkan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bir otomotiv fabrikasında ürünlerin tedarikçilerden döngüsel sefer uygulaması ile toplanması problemi

Dağıtım ve toplama faaliyetleri, tedarik zinciri yönetimi içinde önemli bir maliyet unsurudur. Bu lojistik faaliyetleri içinde üreticiler için son ürünlerin müşterilere dağıtımı kadar, hammaddelerin tedarikçilerden toplanması da çok önemli bir adımdır. Lojistik yönetiminde en önemli karar, dağıtım ve toplama noktalarının rotalanmasıdır.Literatürde milk-run olarak geçen döngüsel sefer uygulaması, tek bir merkezden dağıtım yerine birden fazla tedarikçiden malzeme alarak, gelen malzeme envanterini azaltmayı, teslimat sürelerinin tahmin edilebilir düzeylerde olmasını, iş yükünün düzenlenmesini ve tedarikçilerden gelebilecek taleplerin tahmin edilmesini amaçlayan bir uygulamadır.Bu çalışmanın amacı, bir işletmede toplama faaliyetlerini düzenleyerek tedarik ve üretimin birbirleri ile uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlamak, en iyi rotayı belirlemek ve bu sayede lojistik ve stok maliyetlerini düşürmektir. Bunun için döngüsel sefer uygulaması problemi ele alınmış ve problemi çözmek için karma tam sayılı matematiksel model verilmiştir. GAMS, CPLEX çözücüsünden alınan sonuca göre, lojistik maliyetlerinde, işgücünde ve tesellüm sürelerinde önemli iyileşmeler elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Araç Rotalama, Milk-run (Döngüsel sefer uygulaması), Karışık Tamsayılı Doğrusal Programlama.

LojistikTedarik zinciri yönetimiYönlendirme
Serkan Salih Yürek
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Istatistiksel süreç kontrolü için web tabanlı arayüz ve uygulaması

Bu tezde üretim ve hizmet sektöründeki işletmelerde, ISO ve benzeri standartlara uygunluk sağlama, süreç iyileştirme, üretim verimliliği artırımı ve karlılık için yaygın olarak kullanılan İstatistiksel Süreç Kontrolü, Süreç Yeterlilik Analizi (Capability), Ölçüm Sistemleri Analizi gibi istatistiksel kalite teknikleri için veri toplama ve analizlerin web tabanlı otomasyonu için bir arayüz tasarlanmıştır. Sistemde üretilen istatistikî raporlar tüm dünyada kabul görmüş ve standart hale gelmiş Minitab 16 kütüphaneleri kullanılarak oluşturulmuştur. Ayrıca tezde kalite iyileştirme sürecinde görevli tüm operatör, mühendis, sorumlu, tedarikçi ve ilgili kişilerin sahadan veya finansal süreçlerden topladıkları verileri, internet platformu üzerinden toplama, merkezleme ve herhangi bir özel yazılım ortamına ihtiyaç duymadan yine internet platformunda anlık olarak İstatistiksel Süreç Kontrol teknikleri ile analiz edebilme ve raporlama imkanı sunmak amaçlanmıştır.

Karar destek sistemleriSüreç takibiİstatistik+1
Büşra Şen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji sektöründe trafo merkezi kurulumu eniyilemesi: Eryaman bölgesi için bir uygulama

Trafo merkezi eniyilemesi, minimum maliyetle trafo merkezi kurulacak olan bölgenin talebini karşılayacak kapasitede trafo veya trafoların en uygun noktaya konumlandırılmasıdır. Eryaman bölgesinde kurulacak olan trafo merkezleri için Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ)'tan veriler alınmış ve trafo merkezlerinin kurulacağı bölgelerin doğrusal bir hat üzerinde yerleşeceği varsayılmıştır. Eryaman bölgesi her biri 6 km2 olmak üzere 9 eşit sektöre bölünerek her sektörün talebini karşılayacak şekilde besleyici hat (feeder)lar yerleştirilmiştir. 9 sektörün talebini en uygun şekilde karşılayacak olan iki farklı noktaya birer trafo merkezi konumlandırılmıştır. Her trafo merkezine ait ikişer adet dönüştürücü (transformer) bulunmaktadır. 10 yıllık planlama periyodunda her dönem 2 yılı kapsayacak şekilde 5 dönem için geriye dönük bilgiler kullanılarak trafo merkezlerinin kapasiteleri, güçleri, gerilim düşümleri ve servis kesintileri hesaplanmış ve bunlar kurulan modelin kısıtları olarak kabul edilmiştir. Kurulan model aşağıdaki amaçları sağlamaya yönelik hizmet etmektedir;- Trafo merkezlerinin planlanan zaman periyodu içerisinde minimum maliyetle en iyi kurulum noktalarını ve büyüklüğünü belirlemek,- Trafo merkezlerinin kesintiye uğramadan sektörlerin talebini karşılamasını sağlamaktır.Model GAMS programı ile çözülerek en iyi sonuca ulaşılmıştır. Sonuçlara göre Eryaman bölgesinin elektrik enerjisi talebini karşılamak için 50 MW kapasiteli iki adet trafo merkezi kurulmalıdır ve her sektörün talebini karşılayacak toplam 9 adet besleyici hat kablosu çekilmelidir. Modelin daha geniş çaplı sistemlerdeki uygulanabilirliğini test etmek için trafo merkezlerinin ve dönüştürücülerin sayıları ve kapasiteleri artırılmış ve ulaşılan en iyi sonucun bozulmadığı gözlemlenmiştir. Dolayısıyla kurulan model daha geniş çaplı alanlar için de geçerli ve başarılı olduğu gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Trafo Merkezi, Optimizasyon, Dengeli Dağıtım

Optimizasyon
Sema Karademi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bir savunma sanayi firmasında çok kriterli alt yüklenici seçim problemi ve çözümü

Bu çalışmada, savunma sanayi sektöründe ARGE çalışmaları gerçekleştiren bir firmanın, yatırımlarında birlikte çalışacağı alt yüklenici firmayı seçim ve değerlendirme problemine çözüm getirmek hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda, öncelikle savunma sanayi sektörü için alt yüklenici seçim problemi ile ilgili temel kavramlar ve seçim süreci araştırılmıştır. Alt yüklenici seçim problemi birden çok kriterin aynı anda ele alınmasını gerektiren çok kriterli karar verme problemidir. Problemin çözümü, çok kriterli karar verme yöntemlerinden üstünlük ve sıralama yöntemi olan, kullanıcı için esneklik ve kolaylığı bir araya getiren, alternatiflerin kriterler bazında değerlendirilmesine imkan sağlayan Promethee II yöntemi ile elde edilmiştir. Bu yöntemin kullanılmasına girdi teşkil edecek kriterler, alt yüklenici seçimi ile ilgili daha önce yapılmış çalışmalar referans alınarak ve sistemin ihtiyaçları doğrultusunda uzman görüşleri alınarak, kriter ağırlıkları ise Analitik Hiyerarşi Proses yöntemi ile belirlenmiştir. Promethee II yöntemi ile alternatifler arasında bir seçim ve sıralama elde edilmiş aynı zamanda seçilen alternatifin kriterler bazında değerlendirilmesi sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler :Savunma Sanayi, Alt Yüklenici Seçimi, Promethee, ÇKKV

Şefika Can
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Hava ve yer araçlarının arayüz tasarımının eniyilenmesi

Bir sistemle kullanıcı arasındaki iletişim arayüzler vasıtası ile sağlanır. İnsan-makine ya da sistem etkileşiminde operatör hatalarının önlenebilmesi için kullanıcı-dostu arayüzler tasarlanmalıdır. Bu tezde arayüz tasarım problemi Nitel ?İnsan Faktörü, Ergonomi, Tasarım Kriterleri, Kullanılabilirlik, vb.? ve Nicel ?AHP, ANP, Bulanık PROMETHEE, ÇKKV, vb.? açıdan kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Çeşitli modeller ?KAP, STYP, vb? incelenmiş ve ?Göreceli Yerleşke Optimizasyonu Modeli ve Aşamalı Çözüm Yaklaşımı? geliştirilerek uygulanmıştır. Sonuçta hava araçları için ?Nitel, Nicel, Birleşik, Göreceli? arayüz tasarımları elde edilmiştir.Nitel ve Nicel yaklaşımların farklı avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Kullanıcı memnuniyet kriterlerine göre iki yaklaşım sonuçlarının birleştirilmesiyle elde edilen ?Birleşik Tasarım?ın daha kullanılabilir olacağını önerilmektedir. Bu hipotezimizi test etmek için ANP ve F-PROMETHEE yöntemiyle ?en kullanıcı-dostu arayüz? sıralaması (1) Birleşik, (2) Nicel, (3) Nitel tasarımlar şeklinde belirlenmiştir. Sonuçlar hipotezimizi desteklemektedir.Ayrıca arayüz yerleşke optimizasyonunda kullanılabilecek yeni bir model geliştirilmiştir. Nesneler arasındaki akış değerlerinin yanında nesnelerin birbirlerinden etkileşimleri nedeniyle birbirlerine ?göre? muhtemel konumları; ?Görece Kısıtları? da modele eklenerek yerleşke problemleri daha gerçekçi bir şekilde çözülebilir.?Aşamalı Yöntem?de ise nesne kümelerine göre yerleşke problemi her bir küme için sırayla çözülür. Bilinmeyen sayısı fazla olan orjinal problemi çözmek yerine, kümeleme algortimalarıyla bilinmeyen sayısının daha az olduğu problemler oluşturulabilir. Optimum çözümün bulunarak çözüme kısa sürede ulaşılması yöntemlerimizin etkinliğini ortaya koymuştur.Öznel değerlendirmelere dayanan literatürdeki kullanılabilirlik değerlendirme ve tasarım yöntemlerinin aksine, yöntemlerimizle tasarımda subjektiflikten uzaklaşılarak daha nesnel sonuçlar elde edilebilir, çünkü geliştirip uyguladığımız tüm yöntemler analitik esaslara dayanmaktadır.Anahtar Kelimeler : Arayüz Tasarımı, İnsan Faktörü, Yerleşke Modelleri, ANP, F-PROMETHEE, ÇKKV, STYP.

Analitik ağ süreciArayüz tasarımıTesis yerleşim düzenlemesi+2
Mehmet Burak Şenol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetenek tabanlı savunma proje seçiminde yeni bir yaklaşım: MAQ ve çözümleri

Savunma alanında projelerin değerlendirilmesi ve seçimi ülke açısından önemli bir karar problemidir. Projeler normal koşullarda parasal getirilerine dayalı olarak seçilirken; savunma alanında proje gerçekleştirilme riski, çevre, harekât alanındaki faydalar vb şeklinde farklı faydalarına göre değerlendirilmektedir. Projelerin faydalarına göre seçimi literatürde sermaye bütçeleme/sırt çantası/proje seçimi problemleri olarak tanımlanmaktadır.Günümüzde savunma için uzun vadeli planlamalarda, klasik proje seçiminden yetenek tabanlı proje seçim yaklaşımına doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu yeni yaklaşımda projelere, güvenlik alanındaki kullanımı, personel ve eğitim ihtiyaçları vb şeklinde bir bütün olarak bakılmakta ve farklı kullanım alanlarına göre farklı senaryolar tanımlanmaktadır.Bu tezde, uzun dönemli savunma proje seçiminde yeni bir kombine yaklaşım, MAQ yaklaşımı önerilmektedir. MAQ yaklaşımı, çok amaçlı-AHP-KFY konularını içeren aşamalardan oluşmaktadır. MAQ yaklaşımı ile elde edilen veriler kullanılarak oluşturulan çok amaçlı-çoklu sermaye bütçeleme modeli hedef programlama ve bulanık hedef programlama ile çözülmektedir.Karar vericinin, amaçlar arası öncelik veya amaç ağırlık değerleri bilgilerine sahip olması durumlarına göre öncelikli veya toplamsal ağırlıklı hedef ve bulanık hedef programlama modelleri kullanılmaktadır. Önerilen yaklaşım ve dört ayrı çözüm yöntemi, onaltı proje ve sekiz senaryo üzerinde uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar yorumlanmış ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler : Kalite Fonksiyon Yayılımı (KFY), Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP), Sermaye Bütçeleme Problemi (SBP), Hedef Programlama (HP), Bulanık Hedef Programlama (BHP)

Analitik hiyerarşi süreciHedef programlamaKalite fonksiyon yayılımı
Birce Boğa Bakırlı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Personel planlamada norm kadro hesabı için bir yapay zeka uygulaması

İnsan kaynakları yönetimi ve personel planlama firmaların en önemli karar verme problemlerinden birisidir. Bu çalışmada firmaların gelecek stratejilerini oluşturmada etkin rol oynayan insan kaynakları yönetiminin en önemli unsurlarından biri olan personel planlama süreci üzerinde çalışılmış ve bu sürecin önemli karar problemlerinden birisi olan personel sayısının tespiti için bir yöntem önerilmiştir. Organizasyonların ister üretim ister hizmet sektöründe olsun vazgecemedikleri etkin üretim aracı olan insan gücünün tespiti için zaman serileri analizi ve yapay sinir ağları yöntemleri bütünleşik olarak kullanılmıştır. Firmanın geçmiş dönem verileri zaman serileri analizi ile incelenmiş, uygun modeller kurularak gelecek 5 dönemlik tahminler yapılmıştır. Elde edilen veriler oluşturulan yapay sinir ağları kodu ile matlab programında işlenmiş ve yapay sinir ağları yardımıyla firmanın gelecek dönemlerde ihtiyaç duyacağı personel sayısının tespitine çalışılmıştır.

İbrahim Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bir otomasyon hattında hata türü ve etkileri analizi uygulaması

Risk Analizi ve belirsizlikle mücadele, günümüzün problem çözme metodolojisi içerisinde oldukça önemli bir yer tutar. Literatürde bu anlamda birçok teknik mevcuttur. Bunlar içerisinde önemli bir yere sahip olan Hata Türü ve Etkileri Analizi, yaklaşık elli yıllık geçmişiyle günümüze kadar gelmiş ve birçok endüstri kolunda kullanımına başlanmıştır.Hata Türü ve Etkileri Analizi ile bunun Makine Hata Türü ve Etkileri Analizi türüne özellikle yer veren bu çalışmada veriler tarihsel ve kalite açısından kapsamlı ve teorik bir temelde aktarılmıştır.Bu çalışmada, manüel olarak emek yoğun bir şekilde ve iş güvenliği risklerini içeren geleneksel bir üretim şeklinden, aynı işlerin robotik kollar tarafından daha hızlı ve sıfır iş kazası riski altında yapıldığı yeni bir sisteme geçişte Hata Türü ve Etkileri Analizi'nin bir uygulamasına yer verilmiştir.Uygulama gerçekleştirilirken otomasyon hattı ilk önce bir bütün olarak düşünülerek tüm bileşenleri detaylıca incelemeye alınmış ve Makine Hata Türü ve Etkileri Analizi çalışması gerçekleştirilmiştir. Bunun sonrasında ise hattın ürettiği ürün grupları kategorize edilerek alt çalışma olarak Süreç Hata Türü ve Etkileri Analizi çalışmasına geçiş yapılmıştır.Önce makine HTEA olarak ifade edilen sistemin alt parçalara bölünerek süreç HTEA'lar olarak ayrıca incelendiği bu çalışmanın üzerinde çalışılan sistemin detay boyutlarında odaklanma sağlaması ve beyin fırtınası yönteminin etkinliğini daha da arttırdığı görülerek literatüre bir yenilik kazandırdığı görülmüştür.Yapılmış olan çalışma sonucu gerekli olan düzeltici ve önleyici faaliyetler alınmış ve yeni sistemin bir önceki yıldaki belirli bir döneme olan kıyaslaması gerçekleştirilmiştir. Bu kıyaslama kar/kazanç temelinde ve kalite konusundaki gelişime göre gerçekleştirilmiştir.

Hakan Çelikdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarikçi seçimi için bir model önerisi: Traktör fabrikası uygulaması

Tedarikçi seçimi ve birden çok tedarikçi ile çalışılması durumunda tedarikçilerden satın alınacak miktarların belirlenmesi çok önemlidir. Bu çalışmada tedarikçilerden satın alınacak miktarları belirleyen bir model geliştirilmiştir. Tedarikçi seçiminde ele alınan kriter ve tedarikçi alternatiflerininin ağırlıklandırılması için AHP yöntemi kullanılmıştır. Günümüzdeki rekabet ortamı, firmaları daha hızlı hareket etmek zorunda bırakmıştır. Bu çalışmada firmanın birim ürüne ihtiyacı olduğunda, bu ürünü daha çabuk elde edebilmesi için uzaklık kısıtlı bir model geliştirilmiştir. Tedarikçi performans değerlerinin hesaplanması için senaryolar oluşturulmuştur. Bu senaryolara göre, mevcut durum ve oluşturulan senaryoların sipariş maliyetleri hesaplanarak sonuçlar kıyaslanmıştır. Ayrıca tedarikçilerin mevcut kapasitelerini belirli oranda arttırılmasıyla model çözülerek daha önceki kapasitede hesaplanan sonuç ile de kıyaslanmıştır.

Erhan Baran
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri tasarımı ve montaj hattı dengeleme entegrasyonuna sezgisel bir yaklaşım

Tedarik zinciri ağı (TZA) tasarım problemi tüm tedarik zinciri faaliyetlerinin uzun vadede etkin çalışabilmesi için çözülmesi gereken en hayati karar problemlerinden biridir. Çevik bir TZA oluşturmak için yetenekli üretim süreçleri ile tedarik-dağıtım süreçleri eş zamanlı olarak çalışabilmelidir. Bu çalışmada stratejik seviye bir karar olan tedarik zinciri tasarımı probleminin içerisine taktiksel seviye bir karar olan montaj hattı dengeleme (MHD) probleminin entegre edildiği bir model ele alınmıştır. Literatürde her iki probleminde NP-zor olduğu bilindiğinden dolayı ortaya konulan iki problemin entegrasyonu da NP-zor olmaktadır. Bu nedenle problem boyutu arttıkça istenen sürede optimal sonuçlara ulaşılması oldukça zorlaşmaktadır. Bu çalışmada, montaj hattı dengeleme problemi için karınca kolonisi optimizasyonunun; tedarik zinciri ağ tasarımı problemi için ise parçacık sürü optimizasyonunun eş zamanlı olarak çalıştığı bir sezgisel yaklaşım önerilmiştir. Geliştirilen algoritmanın performansı test problemleri kullanılarak incelenmiştir. Son olarak elde edilen sonuçlar, çözüm kalitesi ve çözüm süreleri açısından algoritmanın etkin olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler :Tedarik zinciri ağ tasarımı, montaj hattı dengeleme, parçacık sürü optimizasyonu, karınca kolonisi optimizasyonu

Sezgisel algoritmalarTedarik zinciri
Bilal Ervural
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Maliyet tabanlı paralel montaj hattı dengeleme problemleri: Yeni modeller

Bu tezde, maliyet tabanlı amaç fonksiyonu ile paralel montaj hatlarının eş zamanlı dengelenmesi problemi ele alınmıştır. Bu problem, maliyet tabanlı paralel montaj hattı dengeleme problemi olarak adlandırılır. Maliyet tabanlı paralel montaj hattı dengeleme problemleri için karma tamsayılı programlama modelleri önerilmiştir. Ayrıca, öncelikli hedefler ile paralel montaj hatlarını dengelemek için bir hedef programlama yaklaşımı önerilmiştir. Problem NP-zor olduğu için, matematiksel model tabanlı bir sezgisel algoritma ve bir melez paralel genetik algoritma orta ve büyük boyutlu problemleri çözmek için geliştirilmiştir. Önerilen sezgisel yaklaşımlar literatürde iyi bilinen kıyaslama problemleri üzerinde test edilmiştir ve yaklaşımların performansı birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Deneysel araştırma sonuçları melez paralel genetik algoritmanın diğer sezgisel yaklaşıma kıyasla önemli ölçüde daha iyi çözümler elde ettiğini göstermektedir.

Karma tamsayılı programlamaMontaj hattı dengelemeSezgisel yöntemler
Tusan Derya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ergonomik risk değerlendirme yöntemlerinin çok ölçütlü karar verme teknikleri ile önceliklendirilmesi ve bütünleşik bir model önerisi

Ergonomi temelde işi ve işyeri şartlarını çalışanlara uygun hale getirme bilimidir. Ergonomi bilimi ile ilgili ilk çalışmalardaki amaç, çalışan insandan daha fazla verim elde etmek olmuştur. Ancak, daha sonraları gücünün üzerinde çalışan insanın yorulduğu ve bunun sonucunda da iş kazaları ve meslek hastalıklarının ortaya çıktığı belirlenmiştir. Günümüzdeki ergonomi çalışmalarındaki amaç, işyerlerinde çalışma ortamını çalışan için en uygun hale getirmek ve bunun sonucunda iş kazalarını, meslek hastalıklarını azaltmak, üretimde kalite ve verimi yükseltmektir.İşyerlerinde ergonomik prensiplere uygun olmayan düzenlerde çalışma sonucunda ortaya çıkan meslek hastalıklarının başında mesleki kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları gelmektedir. Bu rahatsızlıkların oluşumu ile ilgili olan faktörler ergonomik risk faktörleri olarak adlandırılmaktadır. İşyerlerinde, ergonomik risk değerlendirme çalışmalarını içeren etkin ergonomik programların yürütülmesi ile bu rahatsızlıkların oluşması önlenebilmektedir.Bu çalışmanın amacı; RULA, REBA ve SI gibi en çok kullanılan 3 adet ergonomik risk değerlendirme aracının, çok ölçütlü karar verme yöntemlerinden olan analitik hiyerarşi prosesi (AHP) ile ağırlıklandırılması ve bütünleşik bir model önerisinin geliştirilmesidir. Çalışmada ilk olarak alternatif ergonomik risk değerlendirme araçları araştırılmış, bu alternatifleri karşılaştırmak için kullanılacak farklı kriterler belirlenmiştir. Bu kriterlere bağlı olarak alternatif yöntemlere ilişkin belirlenen ağırlık değerleri normalleştirilmiş ve ortaya çıkan sonuç ile bütünleşik bir risk ölçüm modeli önerilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciAnalitik hiyerarşi yöntemiErgonomi+3
Muhammed Furkan Kahraman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Paralel istasyonlu çok amaçlı demontaj hattı dengeleme problemi

Bu çalışmada, demontaj hattı dengeleme literatüründe günümüze kadar ele alınmayan, gerçek hayatta çok karşılaşılan paralel istasyonlu çok amaçlı demontaj hattı dengeleme problemi (DHDP) için çözüm önerileri geliştirilmiştir. Paralel istasyon kavramı, montaj hatlarında başarıyla uygulanan hattın denge etkinliğini, üretkenlik oranını ve hattın güvenilirliğini arttıran bir hat tasarımıdır. Çalışmada, demontaj hattı dengeleme problemi, montaj hattı dengeleme probleminin tersi olarak ele alınmış ve ?ve/veya diyagramları? (VYD) kullanılarak, işler ve işler arasındaki öncelik ilişkileri tanımlanmıştır.Problem öncelikle deterministik işlem süreli paralel istasyonlu DHDP olarak ele alınmış ve probleme ait karma tamsayılı programlama modeli geliştirilmiştir. Ayrıca, kesin ve bulanık ortamlarda aynı anda birden fazla amacı gerçekleştirme imkanı vermesi ve literatürde şu ana kadar üzerinde çalışılmamış olması nedeniyle de çok amaçlı karar verme tekniklerinden hedef programlama ve bulanık hedef programlama yaklaşımları çözüm için önerilmiştir. Geliştirilen modellerin geçerliliği küçük boyutlu örnek bir problem üzerinde gösterilmiş ve modellerin etkinliği ve etkililiği üretilen çeşitli büyüklüke test problemleri üzerinde belirlenmiştir. Geliştirilen karma tamsayılı programlama modelini temel alan hedef programlama ve bulanık hedef programlama modelleri yeniden üretim sistemlerinde büyük esneklik sağlayacaktır.Gerçekte demontaj hatlarında işlem süreleri, geri dönen ürünün fiziksel durumuna bağlı olarak yüksek oranda değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle çalışmada işlem sürelerinin stokastik olarak dikkate alındığı paralel istasyonlu çok amaçlı DHDP ele alınmış, probleme ait denge ölçütü ve hattın tasarım maliyetini enküçükleyen doğrusal olmayan 0-1 tamsayılı programlama modeli geliştirilmiştir. Basit bir demontaj hattı dengeleme probleminin Np-zor problemler sınıfına dahil olduğu bilinmekte iken, stokastik işlem süreli paralel istasyonlara izin verilen çok amaçlı problem çok daha karmaşık bir yapıdadır. Bu nedenle tanımlanan çok amaçlı en iyileme probleminin çözümü için genetik algoritmaya (GA) dayalı bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Önerilen GA tabanlı çözüm yöntemi pareto-optimal çözümler kümesini elde edecek şekilde tasarlanmıştır. Daha fazla sayıda ve kaliteli pareto-optimal çözümler üretmek için algoritmada iki farklı uygunluk değerlendirme yaklaşımı, tamir mekanizmaları ve çeşitlendirme stratejisi uygulanmış, mekanizmaların GA'nın performansına olan etkisi incelenmiştir. GA'nın etkinliğini ölçmek için doğrusal olmayan 0-1 tamsayılı programlama modelini temel alan bir hedef programlama modeli geliştirilmiş ve çeşitli büyüklükteki test problemleri kullanılarak her iki çözüm yaklaşımı ile elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, önerilen GA ile üretilen test problemleri üzerinde çözüm süresi ve kalitesi açısından kısa sürelerde iyi sonuçlar elde edildiği görülmektedir.

Genetik algoritmalarHedef programlama
Ayyüce Aydemir Karadağ
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik köy yerlerinin belirlenmesi için bir tam sayılı programlama modeli: TCDD için bir uygulama

Gün geçtikçe çoğalan insan nüfusu artan ihtiyaçları da beraberinde getirmektedir. Bu ihtiyaçların karşılanması için önemli bir yol olan ticaret, lojistik sektörünün ve lojistik faaliyetlerinin önemini her geçen gün arttırmaktadır. Büyüyen ticaret hacimleri ürünlerin üreticiden son tüketiciye akışında önemli bir yer tutmaktadır. Bu akışın etkili bir biçimde gerçekleştirilmesinde önemli bir unsur olan lojistik köyler işte burada devreye girmektedir. Bu bakımdan Türkiye'nin Asya ve Avrupa arasında önemli bir lojistik aktarma merkezi olması lojistik bir merkez olması gerekliliğini de beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada TCDD yük taşımacılığının lojistikteki yeri ve önemi açısından lojistik köylerin kurulup kurulmaması kararı üzerinde durulmuştur. Bu amaçla TCDD yük taşımacılığının mevcut durumu, yük profili, dağıtım ağı ve Türkiye'nin 7 bölgesinde kurulması planlanan 12 farklı lojistik merkeze yapılan taşımalar incelenmiştir. Lojistik köylerin hangilerinin veya kaç tanesinin açılacağının belirlenmesi için 0-1 tam sayılı programlama modeli geliştirilmiştir. Oluşturulan matematiksel model LINDO Software Solver kullanılarak çözülmüş ve çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir.

Endüstri mühendisliğiLojistikLojistik köy+1
Okan Aksoy
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki bel ağrısı riskinin destek vektör makineleriyle sınıflandırılması

Endüstrileşme sonucu gelişen teknolojiye rağmen elle malzeme kaldırma (EMK) işleri hala yoğun olarak yapılmaktadır. Yapılan araştırmalar, EMK işlerinin mesleki bel ağrısı (MBA) rahatsızlığına yol açan başlıca sebep olduğunu ortaya koymuştur. Literatürde, MBA riskine yol açan gövde hareket değişkenleri ve iş ile ilgili değişkenler belirlenmiştir. Bu değişkenler 235 farklı iş için ölçülmüş, yaralanma ve medikal kayıtlar dikkate alınarak MBA riski düşük ve yüksek olarak iki gruba ayrılmıştır. Bu çalışmada, MBA riski destek vektör makineleri (DVM) ile sınıflandırılmıştır. DVM ile elde edilen sınıflandırma sonucu aynı veriyi kullanan literatürdeki diğer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, DVM'nin literatürdeki yöntemlere göre MBA riskini sınıflandırmada daha iyi bir sınıflandırıcı olduğunu göstermiştir.

Mehmet Erdem
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hava trafik akış yönetimi ve Esenboğa Havalimanı uygulaması

Özellikle son yıllarda sivil havayolu sektörüne olan talep artışının bir sonucu olarak hava trafiğinde de artış olmuş ve hava trafik kontrol hizmeti dar bir kapsamda kalmıştır. Birçok Amerika ve Avrupa havalimanı ve hava sahasındaki tıkanıklık probleminde artış görülmüştür. Bu sebeple hava trafik yönetiminin oluşturulmasına ihtiyaç duyulmuştur. Hava trafik kontrolünü aşırı yüklenmelerden koruyabilmek için hava trafik akış yönetimi ortaya konulmuştur.Hava trafik akış yönetimi, havalimanı-sektör kapasitelerinin aşılması önlemek ve mevcut kapasitenin verimli kullanılabilmesini sağlamak amacıyla yapılan hava trafik düzenlemeleridir. Bu uygulamadaki amaç, hava trafik kontrol kısıtlarını ve havayolu işletmelerinin maliyetlerini minimize etme isteklerini göz önünde bulundururken hava sahası kapasitesini arttırabilmektir.Bu çalışmada hava trafik akış yönetiminin ve Esenboğa Havalimanı için uygulamalarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bunun için önce sivil havacılık sistemi ele alınmış, daha sonra bir alt sistem olarak hava trafik sisteminin bu sistemler içindeki konumu belirlenmiştir. Ardından, hava trafik yönetimi kavramı ve işlevleri anlatılmıştır. Son olarak, hava trafik akış yönetiminde kullanılan modeller ve bu modellerden Tek Havalimanlı Yerde Bekleme Probleminin geliştirilmesiyle oluşturulan yeni modelin Esenboğa Havalimanı için uygulamasından bahsedilmiştir.

Hava trafik sistemi
Tuba Uslu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji santrallerinin çok kriterli değerlendirilmesi

İnsanların günlük yaşantılarında elektrik vazgeçilmeyen bir enerji olmuştur. Endüstrinin her alanında elektrik gerekli bir enerjidir. Enerji santralleri ise başka enerji biçimlerini elektrik enerjisine dönüştürmek amacıyla bir araya getirilmiş donanımlar biçimidir. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için enerji santralleri büyük bir öneme sahiptir.Yapılan çalışmada ülkemizde var olan ve yakın gelecekte kurulması düşünülen enerji santrallerinden hangisinin daha uygun olacağı belirlenmeye çalışılmıştır. Doğalgaz, rüzgar, jeotermal, hidroelektrik ve kömür/linyit enerji santralleri ile nükleer enerji santralleri alternatifler olarak ele alınmıştır. Çalışmada, çok kriterli karar verme tekniklerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) ve Analitik Şebeke Prosesi (AŞP) kullanılarak enerji santrallerinin çok kriterli değerlendirmesi yapılmıştır.Yapılan çalışma ülkemizde enerji yatırımları konusunda çalışan karar vericilere destek olacak bir uygulamadır. Aynı zamanda ülkemizdeki enerji santrali yatırımlarına bilimsel bir bakış açısı kazandırmaktadır. Sonraki yıllarda enerji alanında yapılacak olan çalışmalar için de temel teşkil etmesi hedeflenmektedir.

Hasan Burak Basar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu kuruluşunda satın alma faaliyeti için tedarikçi seçimi - değerlendirme problemi ve çözümü

Her alanda kıyasıya rekabetin yaşandığı günümüz dünyasında, işletmeler daha fazla kar edebilmek, sağlıklı bir büyüme sağlamak ve piyasada kalıcı olabilmek için yoğun çaba sarfetmektedir. Her işletmenin girdisinin aslında başka bir işletmenin çıktısı olduğu ve şirketlerin birbirleriyle karşılıklı bağımlı bulunduğu düşünüldüğünde kaliteli üretim yapan sağlıklı bir işletmenin istikrarlı ve sağlam bir tedarikçi ağına sahip olduğu görülmektedir. Yoğun rekabetin yaşandığı ticaret hayatında subjektif pazarlama teknikleriyle işletmeler etki altına alınmaya çalışılmakta ve işletmelerde karar alma sürecini yönlendiren yöneticiler subjektif kriterlere göre karar almaya zorlanmaktadır. Bu çalışma, işletmelerde karar vericilerin objektif kriterlere dayanarak firmalar arasındaki rekabetin hem yıpratıcı etkisini bertaraf etmeyi hem de kısa zamanda isabetli ve doğru karar vermeyi aynı anda sağlayan bir karar verme mekanizması oluşturmayı hedeflemektedir. Bu araştırmada, satın alma faaliyetleri yürüten bir kurumun, tedarikçilerinin ürünlerini fiyatlandırma süreci analiz edilmiş ve PROMETHEE sıralama yöntemi ile müşteri memnuniyetini artırmayı ve tedarikçiler arasındaki rekabeti korumayı hedefleyen bir tedarikçi seçim ve değerlendirme yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışma ile satın alma süreci içinde yer alan tedarikçilerle yapılan pazarlık görüşmelerinde, tedarikçilerin performansları göz önünde bulundurularak firmaların eksikleri doğrultusunda yapılabilecek geri bildirimler belirlenmiştir. Kurumda tedarikçinin doğru değerlendirilmemesinden kaynaklanan ekonomik kayıplar ve değerlendirme sürecindeki subjektif değerlendirmeler en aza indirilerek müşteri memnuniyetinin artırılması ve tedarikçiler arasındaki rekabetin korunması hedeflenmiştir.

Yahya Sina Küçükçe
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çok modlu taşımacılıkta en kısa yolların belirlenmesi

Çok modlu taşımacılık en az iki ya da daha fazla taşıma türünün (karayolu, demiryolu, denizyolu ya da havayolu) tek bir taşımacılık zincirinde birleştirilmesidir. Çok modlu taşımacılığın getirdiği faydalar ekonomik, çevresel ve operasyonel boyuttadır ve bu taşımacılığın önemi uluslararası ve şehirlerarası gibi uzun mesafe ulaştırma problemlerini içeren lojistik uygulamalarında önem kazanmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye' de yurt içi taşımacılıkta mevcut coğrafi şartlar göz önüne alınarak karayolu ve demiryolunu içeren entegre bir sistem önerilmiştir. Önerilen sistemde, karayolları ve demiryollarının mevcut durumları değerlendirilerek, demiryolu ile ulaşımın olduğu yerlere demiryolu ile, demiryolunun olmadığı yerlere karayolu ile ulaşılarak tüm ülkede en kısa turun bulunması hedeflenmiştir. Bu bağlamda gezgin satıcı problemleri ile en kısa yolların belirlenmesinde karınca kolonisi algoritması kullanılmıştır.Taşımacılık faaliyetlerinin maliyetleri arasında en büyük payı enerji maliyetleri oluşturmaktadır. Bu nedenle bulunan en kısa yollar tüketilen enerji miktarı açısından incelenmiştir. Ayrıca, çevreye yayılan karbondioksit miktarı da değerlendirilmiş ve güvenlik, arazi kullanımı, gürültü ve alt yapı maliyetleri yorumlanmıştır.

Melike Yetgin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bir tepkisel proje çizelgeleme yaklaşımı ve uygulaması

Çizelgeleme, belirli amaçlar doğrultusunda sınırlı kaynakların işlere atanması ile ilgilenen; üretim ve hizmet sistemlerinde çok önemli role sahip bir karar verme sürecidir. Tepkisel çizelgeleme, bir çizelgeyi, çizelgenin gerçekleşme zamanında karşılaşılan bozulmalara karşı onarma sürecidir. Tepkisel proje çizelgeleme işe projede meydana gelen bozulmalar sonucu geçerliliğini kaybeden başlangıç çizelgesinin yenilenmesi/onarılması adımlarını içerir. Üretim sistemlerinde tepkisel çizelgeleme üzerine birçok çalışma yapılmasına karşın, tepkisel proje çizelgeleme üzerine yapılan çalışmalar çok az sayıdadır. Bu çalışmalarda önerilen çözüm yöntemlerinin ise ya gerçek hayat proje yöneticileri için çok üst düzey bir planlama ve yazılım bilgisi gerektirdiği ya da gerçek hayatta karşılaşılan büyük boyutlu ve karmaşık problemlere uygun çözüm üretebilecek bir yapıda olamadığı görülmektedir.Yapılan çalışmada, kaynak kısıtlı proje çizelgeleme problemi kapsamına giren bir hidroelektrik santrali projesi üzerinde tepkisel proje çizelgeleme yaklaşımı uygulanmıştır. Uygulamada, hızlı, kolay ve görsel çizelgeleme imkanı sağlayan proje yönetim yazılımları içerisinden, Microsoft Office Project 2007 yazılımı ile kaynak dağıtım yeteneğinin üstünlüğü gösterilen Primavera Enterprise V.6.0 Project Management yazılımının proje maliyeti ve tamamlanma süresi açısından kaynak dağıtım yetenekleri karşılaştırılarak bir tepkisel proje çizelgeleme uygulaması yapılmıştır.Yapılan kaynak kısıtlı tepkisel proje çizelgeleme uygulama sonuçlarında, Primavera Enterprise V.6.0 Project Management yazılımının threshold, issue ve risk modülleri ile tepkisel proje çizelgeleme uygulamasının yapılması için uygun altyapıya sahip olduğu ve proje tamamlanma süresi ve maliyeti açısından kaynak dağıtım yeteneğinin Microsoft Office Project 2007 yazılımına göre daha üstün olduğu gösterilmiştir.Bilim Kodu: 906.1.119Anahtar Kelimeler:Tepkisel Proje Çizelgeleme, Kaynak Kısıtlı Proje Çizelgeleme, Hidroelektrik Santral ProjesiSayfa Adedi: 143Tez Yöneticisi: Yrd. Doç. Dr. Ediz ATMACA

Sahil Dindar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri yönetiminde scor modeli ve veri zarflama analizi(VZA) entegrasyonu

Firmaların birbirleriyle olan rekabetleri giderek artmakta ve bu yüzden firmalar sürekli olarak kendilerini geliştirmeye çalışmaktadırlar. Önceden firmaların birbirleriyle olan rekabetinde maliyet önemli bir rol oynamaktaydı. Ancak günümüzde sadece maliyet kriteri firmaların mevcut pazarlarında söz sahibi olmasına yetmemektedir. Özellikle tedarik zinciri yönetimi rekabetin temelini oluşturmaktadır. Çünkü doğru ürünün, doğru yerde, doğru miktarda, doğru zamanda, doğru müşteriye, doğru maliyetle teslim edilmesi son derece önemlidir. Bu yüzden firmalar tedarik zinciri performanslarını sürekli değerlendirmeli ve performanslarını rakipleriyle mücadele edebilecek düzeyde tutmalıdırlar. Bu çalışmada firmaların tedarik zinciri performansının değerlendirilmesi için SCOR Modeli ve Veri Zarflama Analizinin entegrasyonu kullanılmıştır. SCORCARD metrikleri Veri Zarflama Analizinde kullanılmak üzere girdi ve çıktı seti olarak sınıflandırılmıştır. Kullanılan yöntemde firmalar için etkinlik değerleri tek tek hesaplanmıştır. Hesaplanan bu değerler ve SCORCARD metrikleri Microsoft Visual Studio 2008 (C#)'da kodlanan DEA ? SCORCARD paket programında yerine konulmuştur. Geliştirilen bu program Genel Sıralama, Sektörel Sıralama, Bölgesel Sıralama, Sektörel Veri Zarflama Analizi İle Sıralama, Bölgesel Veri Zarflama Analizi İle Sıralama ve Genel Veri Zarflama Analizi İle Sıralama gibi farklı durumlar için çalıştırılmış ve sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma yapıldıktan sonra firmanın kötü olduğu metrikler belirlenmiştir

Fethullah Aydoğdu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol ve doğalgaz projelerinde karar ve risk analizi tabanlı interaktif proje değerlendirme yaklaşımı

Risk petrol sektöründe arama ve üretim projelerinin kaçınılamaz bir unsurudur. Petrol ve doğalgaz projeleri potansiyel rezerv, yatırım ve işletme harcamaları, üretim planları, petrol ve gaz fiyat tahminleri gibi parametrelerle ilintili olarak çok sayıda belirsizlik ve risk içermektedir. Dolayısıyla nakit akışı ve gelir tahminleri en basit proje için dahi büyük zorluklar içermektedir.Bu çalışma ile öncelikle petrol sektörünün yapısı, bugün geldiği nokta ve gelecek için eğilimleri anlatılarak petrol projelerinin ne denli önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır. Daha sonra özel olarak sektörün merkezinde yer alan arama ve üretim projelerine odaklanılmıştır. Petrol projelerinin dört temel aşaması olan rezervuar, yüzey tesisi, üretim planı ve paylaşım modeli, bir proje yöneticisinin bakış açısıyla incelenmiştir. Ayrıca ekonomik modelin temel girdilerinden olan petrol fiyat tahmini için örnek bir uygulama yapılmıştır. Çalışma entegre bir petrol projesinin modellenmesi ve bu sürecin her adımında karşılaşılan riskin, modele gerçek sistemi temsil edecek şekilde entegre edilmesi şeklinde kurgulanmıştır. Çalışmada sistemi gerçekliğe en uygun biçimde modellemek üzere girdi olarak kullanılan sistem parametreleri modele, taşıdıkları riskleri temsil etmek üzere ilgili dağılımları ile dahil edilmiştir. Üç olasılık değeri için (P10, P50, P90) üç farklı senaryo tasarlanmıştır. Her bir senaryo için ayrı bir proje modeli kurulmuştur. Çalışmanın tümünde benzetimden yararlanılmıştır. Böylece modellerin çıktısı olan ve proje kararlarında esas alınan ekonomik sonuçların, sistemin bütününde kullanılan parametrelerden kaynaklanan riskleri içermesi sağlanmaya çalışılmıştır. İlgili ekonomik sonuçlar, üç senaryo modelinden birer dağılım olarak elde edilmiştir. Bu dağılımlar benzetim vasıtasıyla entegre edilerek proje ekonomik sonuçlarının özel birer dağılım üzerinde analiz edilmesi mümkün kılınmıştır. Çalışma proje ekonomik sonuçları üzerine yapılan duyarlılık analizi ile tamamlanmıştır.

BelirsizlikBenzetimPetrol+2
Mustafa Duygu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Paralel çok işçili montaj hattı dengeleme problemleri için yeni çözüm yaklaşımları

Otobüs, kamyon ve hâtta helikopter gibi büyük boyutlu karmaşık ürünlerin üretildiği montaj hatları, literatürde çalışılan klasik montaj hatlarından çok farklıdır. Bu tip ürünlerin üretim prosesleri, çoğu uzun görev zamanına sahip çok sayıda montaj görevi içerir. Dolayısıyla bu ürünlerin üretiminde basit veya çift taraflı hatların kullanılması yüzlerce istasyon ihtiyacını ortaya çıkaracaktır. Bu durum ise ürünün hattaki akış süresinin uzun olması, hattın kurulumu için geniş alan ihtiyacı, istasyonlardaki ekipman ve takımlar için yüksek yatırım maliyeti ve istasyonlarda bekleyen çok sayıda ara stok anlamına gelmektedir. Bu tip ürünlerin üretiminde bahsi geçen dezavantajların ortadan kaldırılması amacıyla paralel çok işçili montaj hatları kullanılabilir. Bu çalışma kapsamında bu tip hatlar ve bu hatlardaki dengeleme problemlerinden bir tanesi göz önünde bulundurulmuştur. Problem tanımı ve literatür araştırmasından sonra, ilgili problemin karışık tamsayılı doğrusal programlama modeli geliştirilmiştir. Deneysel çalışmalarda küçük boyutlu problemlerin sadece bir kısmının optimal çözümlerinin matematiksel model yoluyla bulunabileceği görülmüştür. Bu nedenle, problemin çözümü için yeni bir kurucu sezgisel önerilmiştir. Sezgiselin etkinliği optimal çözümü bilinen küçük boyutlu problemler üzerinde gösterildikten sonra, orta ve büyük boyutlu problemler için çözüm sonuçları ve CPU zamanları sunulmuştur. Ayrıca, dikkate alınan problemlerin optimal çözümlerinin bulunması amacıyla yeni bir dal sınır algoritması geliştirilmiştir. Bu algoritma gerek probleme özgü bilgilerden, gerekse de kullanılan dallandırma stratejisinin özelliklerinden hareketle geliştirilmiş etkin baskınlık ve uygunluk kriterleri içermektedir. Algoritmanın performansını belirleyen diğer bir etkin bileşeni de birerleme prosesinde kullanılan sezgisel tabanlı yönlendirme mekanizmasıdır. Literatürde benzer bir problemin çözümü için önerilen dal sınır algoritması, göz önünde bulundurulan problemi çözecek şekilde modifiye edilerek önerilen algoritma ile karşılaştırılmıştır. Sonuçların analizi yoluyla, gerek optimum çözümleri her iki algoritma tarafından bulunan problemler için CPU zamanları açısından, gerekse de her iki algoritmanın sadece uygun çözümlerini bulabildiği problemler için çözüm kalitesi açısından, önerilen algoritmanın daha etkin olduğu gösterilmiştir.

Matematiksel modellerMontaj hattı dengeleme
Talip Kellegöz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam iş yükünü etkileyen faktörlerin analizi için yapısal eşitlik modelleme ve analitik ağ süreci ile bütünleşik bir model önerisi

Fiziksel faaliyetler, çevresel faktörler ve konumsal pozisyonlar gibi pek çok faktör insan üzerinde baskı oluşturan, iş yükünü doğrudan etkileyen unsurlardır. Literatürde insan-makine sistemlerinde çalışanlara etki eden iş yüklerinin değerlendirilmesi ve objektif olarak belirlenebilmesi için yapılan çalışmalarda, farklı yöntemler kullanılmıştır. Bu çalışmada, toplam iş yükü seviyesini daha etkin bir şekilde belirleyebilmek amacıyla yapısal eşitlik modelleme (YEM) ve analitik ağ süreci (AAS) yöntemleri ile bütünleşik bir model önerilmiştir. AAS'de faktörler arası bağımlılıkların belirlenmesi karar verme sürecinin kritik adımlarından birisidir. Yapılan araştırmalar sonucunda belirlenen faktörler arasındaki ilişkilerin analizi için YEM kullanılmış ve yapılan analiz sonucunda ortaya çıkan faktörler arası bağımlılıklar AAS ile modellenmiştir. AAS ile bulunan faktör ağırlıkları bir değerlendirme skalası kullanılarak orta ölçekli bir işletmede seçilen üç iş sistemi için, çalışanların toplam iş yükünün belirlenmesi amacıyla kullanılmış ve önerilen modelin bu iş sistemlerine nasıl uygulanacağı gösterilmiştir.

Analitik ağ süreciYapısal eşitlik modeli
Gökhan Özçelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Otomatik depolama ve boşaltma sisteminde optimum çekme politikasının belirlenmesi

Gelişen teknoloji, değişken müşteri talepleri, ürün çeşitliliği ve üretim sistemlerinin hızlı bir gelişim içinde olması işletme faaliyetlerinde önemli yer tutan depolama faaliyetlerini kritik bir noktaya taşımıştır. Bu durum ise depolama sistemlerinin ve faaliyetlerinin etkinleştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Yapılan çalışmada bir firmada kullanılan otomatik depolama sistemi için stok ataması, depolama ve stoktan çekme maliyetlerini minimize eden matematiksel bir model hazırlanmıştır. Model küçük boyutlu problemler için çözülmüştür ve optimal sonuç elde edilmiştir. Ancak problemin kombinatoryal bir yapıya sahip olması, büyük boyutlu problemin matematiksel model yardımıyla çözümünü güçleştirmiştir. Bu nedenle büyük boyutlu problemin çözümünde metasezgisel bir teknik olan tavlama benzetimi yöntemi kullanılarak çözüm yapılmış ve firma için uygun bir sipariş çekme politikası önerilmiştir.

Ayla Öztürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Proje yönetiminde çok kriterli karar verme tekniklerini kullanarak kritik yolun bulunması

Proje devam ederken, kritik yolda oluşacak en ufak bir gecikme büyük problemler yaşatabilir. Bu nedenle kritik yolun belirlenmesinde sadece süre yada maliyet değil, dikkate alınması gereken pek çok kriter olabilir. Çok sayıda kriterin dikkate alındığı durumlarda da çok kriterli karar verme (ÇKKV) teknikleri kullanılır. Bu tezde, ÇKKV tekniklerinden AHP, PROMETHEE ve MOORA yöntemleri kullanarak kritik yolun belirlenmesi üzerine çalışılmıştır. Ayrıca farklı problem tipleri için uygun olan karmaşık ve belirsiz durumların olduğu problemlerde kullanılan Gri İlişkisel Analiz ve Fuzzy Gri İlişkisel Analiz metotları da uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar hem tezde kullanılan yöntemler arasında hem de literatürdeki çalışma ile karşılaştırılmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciProje yönetimiÇok kriterli karar verme
Tuğçe Karaca
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bir mühendislik fakültesi bölümlerinin akademik performans değerlendirmesi

Eğitim alanındaki gelişim ve rekabet, servis kalitesinin önemini git gide arttırmaktadır. Bu hızlı sürece ayak uydurmak için eğitim kurumları verdikleri servisin kalitesini artırmak ve performanslarını ölçmek için girişimde bulunmaktadırlar. Genelde kurum performansları tek bir kritere bağlı kalmayıp, birden fazla kriter ve ölçü açısından değerlendirilmelidir. Bu çalışmada çok ölçütlü karar verme yöntemlerinden TOPSIS kullanılarak, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde bulunan bölümler akademik performans açısından karşılaştırılmıştır. TOPSIS yöntemi için gerek duyulan kriterler ve onların ağırlıkları önceki çalışmaların birçoğunun tersine göreceli olarak değil, uzman görüşlerine dayanarak elde edilmiştir. Bu amaçla grup karar verme yöntemlerinden Delfi yöntemi kullanılarak uzman görüşleri toplanmıştır. Ayrıca grup karar verme ortamlarında bilgi kaybını önlemek için dilsel değişkenlerden yararlanarak kriter ağırlıklarının belirlendiği bulanık bir Delfi yöntemi ile Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde eğitim vermekte olan altı bölüm karşılaştırılmıştır.

Eğitim etkinliğiPerformans değerlendirme
Mahdi Bagherzadeh Asl Miyandoab
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çok yönlü personellerin değerlendirilmesi ve üretim hattı personel atama problemi için bir optimizasyon modeli

Personel atama, emek yoğun üretim sistemlerinde verimliliği, dolayısıyla karlılığı etkileyen önemli kararlardan birisidir. Emek yoğun üretim sistemleri genellikle küçük, basit ve ucuz makine ve ekipmanlar gerektirir. Bu sistemlerde üretim personeli, makine yoğun üretim sistemlere göre sayıca daha fazladır ve personel ataması hattın hızını direkt olarak etkilemektedir. Pratik uygulamalarda üretim faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere personelin performansı, kabiliyeti önemli bir kısıt iken; literatürde personel atama problemlerinde bu kısıt göz ardı edilmektedir. Personel atama kararlarının niteliği ve doğruluğu büyük ölçüde atanan personelin deneyimine, yetkinliğine, işe uyumuna, performansına ve kişisel özelliğine bağlıdır. Personel atama problemi için önerilen yaklaşım 3 aşamadan oluşmaktadır: Birinci aşama; personel performanslarının değerlendirilmesinde kullanılacak kriter/alt kriter önceliklerinin bulanık AHP yöntemi kullanılarak belirlenmesi. İkinci aşama; nitel ve nicel alt kriterler temelinde personellerin performansını değerlendirirerek alfa kesme yöntemi ile personel performans değerlerinin elde edilmesi ve performansa dayalı personel kategorilerinin oluşturulması. Üçüncü aşama; karışık tamsayılı doğrusallaştırılmış programlama modeli kurarak aylık ürün talebini karşılamak üzere üretim hatlarına optimum personel ve ürün atamasının gerçekleştirilmesi. Personel atama optimizasyonunda amaç, yetenek seviyesi ile atanan personel miktarı çarpımını minimize etmek olarak belirlenmiştir. Böylece yetkin personel ataması minimize edilecek ve daha sonraki atamalarda esneklik sağlanacaktır. Metodolojinin, gerçek yaşamda uygulanabilirliğine perspektif oluşturmak için bir elektronik firmasında uygulaması yapılmıştır. Yapılan tezde, tüm üretim zamanları ve talepler deterministiktir, bir üretim hattına sadece bir çeşit ürün atanabilirken, talep bölünebilmektedir.Anahtar Kelimeler :Personel Değerlendirme, Personel Atama, Çok Ölçütlü Karar Verme, Bulanık AHP, Alfa Kesme Yöntemi, Karı?ık Tamsayılı Programlama

Sema Özçelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok ürünlü tersine lojistik ağ tasarımı: Matematiksel model ve tavlama benzetimi temelli çözüm yaklaşımı

Tersine lojistik, kullanım ömrünü tamamlamış ürünlerin müşterilerden geri alınması ve uygun geri kazanım seçenekleri ile faydalı hale getirilmesi olarak tanımlanabilir. Bu tanımıyla tersine lojistik, işletmelere sunduğu maliyet avantajları ve bu konuda hükümetler tarafından getirilen yasal zorunluluklar nedeniyle, uygulamada ve literatürde gittikçe daha fazla ilgi görmektedir. Bu tezde, çok ürünlü bir tersine lojistik sistemi için farklı geri kazanım seçeneklerinin birlikte ele alındığı bir ağ tasarım problemi incelenmiştir. Ortaya konulan ağ tasarım probleminde, yeniden üretim, geri dönüşüm ve zararlı atıkların işlenmesi seçenekleri aynı anda dikkate alınmıştır. Problemin genel amacı, sistemin toplam maliyetlerini en küçüklemektir. Bunun yanı sıra, problemin bir diğer amacı da aday toplam tesisleri içinde hangilerinin ve hangi boyutta açılması gerektiği kararının alınmasıdır. Problemde, ürünler için birden fazla parçalama yönteminin yer alması, çok sayıda geri dönüşüme uygun malzeme tipinin bulunabilmesi, her ürünün yeniden üretime uygun birden fazla parçasının belirlenebilmesi özellikleri ile literatürdeki diğer ağ tasarım problemlerinden ayrılan özgün bir çalışmadır. Çalışmada tanımlanan problemin çözümü için bir karma tamsayılı matematiksel model geliştirilmiştir. Problemin büyük boyutlu örneklerinin çözümünü gerçekleştirmek amacıyla tavlama benzetimi temelli bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Bu çerçevede, önerilen yöntemlerin etkinliğini analiz etmek amacıyla farklı ağ yapıları ve problem parametrelerinin farklı büyüklükleri için toplam 1350 örnek problemden oluşan deneysel bir çalışma yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar yorumlandığında, önerilen yöntemlerin dikkate alınan ağ tasarım problemlerinde etkin olduğu tespit edilmiştir.

Ağ tasarımıTavlama benzetimi
Kemal Alaykıran
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet hava meydanları için etkinlik ve performans değerlendirme çalışması

İlk olarak askeri alanda gelişme gösteren havacılık sektörü, günümüzde ağırlıklı olarak sivil havacılık alanında gelişme kaydetmektedir. Dünya hava taşımacılığında sürekli artan global yolcu talebi, sivil hava taşımacılığı sektörü ile hava meydanları işletmeciliği sektörünü doğrudan etkilemektedir. Türkiye 2002 yılından itibaren hava taşımacılığı alanındaki tekelin kaldırılmasına müteakip bu alanda çok hızlı bir büyüme yakalamıştır. Bu büyümeden Türk hava meydanları işletmeciliği sektörü de etkilenmektedir. Hâlihazırda Türk hava meydanlarının %91'i Ulaştırma Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından işletilmektedir.27.09.2009-01.11.2009 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirilen, ulusal ve uluslararası katılımcılara ev sahipliği yapan 10. Ulaştırma Şurasında DHMİ'nin yeniden yapılandırılması kararı alınmıştır. Yapılan çalışmanın amacı, olası özelleştirme/yeniden yapılandırma uygulamaları için özel sektöre ve DHMİ üst yönetimine ışık tutacak bir etkinlik ve performans değerlendirme çalışması ortaya koymaktır. Çalışmanın hedefleri; hızla gelişen hava işletmeciliği sektöründe yer alan hava meydanlarının performansının çok ölçütlü karar verme metodolojisi kullanılarak belirlenmesi , etkinliklerinin ise veri zarflama analizi kullanılarak tespit edilmesidir. Değerlendirme aşamaları sonucunda etkinsizlik kaynaklarının belirlenmesiyle, ileride yapılacak yatırım programlarında kullanılacak mali kaynağın daha verimli yatırımlar için harcanmasına vesile olacağı düşünülmektedir.Çalışma kapsamında çok ölçütlü karar verme metodolojisi, mevcut hava meydanlarının değerlendirilmesinde tek ölçütlü değerlendirmelerin yetersiz kalacağı ve daha gerçekçi değerlendirmelerin çok ölçütlü yapı kullanılarak elde edilebileceği görüldüğü için tercih edilmiştir. Aynı işletici tarafından işletilen hava meydanlarının birbirlerine göre etkinliklerinin hesaplanmasının veri zarflama analizi yöntemi kullanılarak mümkün olacağı saptandığı için etkinlik hesaplamalarında veri zarflama analizi (VZA) yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada DHMİ Genel Müdürlüğünün portföyünde bulunan 33 hava meydanının TOPSIS ve Veri Zarflama Analizi Metodlarıyla etkinlikleri ve performansları 2007-2009 periyodunda çok boyutlu değerlendirilmiştir. TOPSIS yöntemi için gerekli kriter ağırlıkları Analitik Şebeke Prosesi (AŞP) ile belirlenmiştir. TOPSIS sonuçlarına göre hava meydanları performansına göre sıralanmıştır. VZA'dan elde edilen sonuçlar dikkate alınarak iyileştirme önerileri yapılmıştır.

Veri zarflama analiziÇok kriterli karar verme
Arda Kırankabeş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Promethee sıralama yöntemi ile yatırım projesi değerlendirme ve üretim sektöründe uygulanması

Günümüz koşullarında firmaların mevcut durumlarını devam ettirebilmesi veya büyüyerek pazarda daha geniş pay alabilmesi için yatırım yapması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çalışmada, çimento sektöründe yatırım yapma kararı veren bir yatırımcının dört ayrı ilde bulunan çimento fabrikaları arasında öncelikli yatırımı belirlemek için, literatürde çok kriterli karar verme metotları arasında tanımlanan PROMETHEE sıralama yöntemi uygulanmıştır. Proje değerlendirme kriterleri olarak dikkate alınan iç karlılık oranı, fayda maliyet oranı, geri ödeme süresi, ortalama karlılık oranı, başa baş noktası, mevcut kapasite kullanım oranı ve nitelikli istihdam oranına ait kriter ağırlıkları yapılan anket çalışması ile belirlenmiştir. Kriterlerin AHP yöntemi ile ağırlıklandırılması ve eşit ağırlık verilmesi durumu dikkate alınmıştır. Her iki durum için PROMETHEE I ile kısmi sıralama, PROMETHEE II ile tam sıralama yapılarak alternatifler önceliklendirilmiştir. Ardından kriter ağırlık analizi, durağan aralık analizi ve GAIA analizi yapılmıştır. Böylece karar vericiye alternatif yatırımlar arasında en uygun projeyi belirlemesinde yardımcı olunması sağlanmıştır.

Fulya Aygün
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tahmin yöntemlerinde yargısal faktörler için analitik ağ sürecinin kullanılabilirliği ve bir uygulama

Tahmin yöntemlerinde çoklu kriterlerin ve yargısal ifadelerin dikkate alınması daha gerçekçi tahminlerin yapılabilmesini sağlayacaktır. Döviz kurları tahmini üzerine yapılan ve sayısal yöntemleri kullanan çalışmalarda ele alınan karar problemine etki eden sayısal olarak ölçülemeyen kriterlerin bulunmasından dolayı bu kriterlerin de karar problemine entegre edilmesi gerekir. Bu tez çalışmasında çoklu kriterlerin ve yargısal kararların tahmin yöntemlerinde uygulanabilirliği için Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi kullanılarak çeşitli para birimlerinin pariteleri için uygulaması yapılmıştır. Böylece, literatürde sıklıkla çalışılan döviz kurları tahmini çalışmalarına yeni bir boyut getirilerek karar probleminin daha doğru sonuç vermesi sağlanmıştır.

Analitik ağ süreciAnalitik hiyerarşi süreciDöviz kuru tahmini+2
Aykan Akıncılar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Ürün geri kazanımı için çok amaçlı lojistik şebeke modeli ve bir uygulama

Özellikle son 10 yıl içinde, Tedarik Zinciri Yönetimi (TZY), Lojistik Yönetimi (LY) ve Ürün Geri Kazanımı (ÜGK) için Lojistik Şebeke Tasarımı (LŞT), artan bir ilgi kazanmıştır. ÜGK için LŞT, stratejik seviyede bir planlama konusu olup, sistemin performansı ve dolayısıyla işletmenin kârlılığı ve sürdürülebilirliği ile çok yakından ilgilidir.Literatürde, ÜGK için, bulanık ortamda çok amaçlı ve gerçek uygulama temelli LŞT'da eksiklik görülmüştür. Bu eksikliği gidermek ve ÜGK için LŞT'da, değer katan, ekonomik bir faydaya dönüşecek ve insan hayatını kolaylaştıracak bir çalışma yapmak, bu tezin özgünlüğü, temel katkıları ve amaçlarıdır. Türkiye'de Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipman (AEEE) LŞT için henüz olmayan bir sistem önerilmiş ve sistemin matematiksel formülasyonu, deterministik/bulanık, doğrusal, kapasiteli, çok ürünlü, çok amaçlı, karışık tamsayılı, yer seçimi-atama/LŞT modeli olarak kurulmuştur. Ankara'nın bütün ilçeleri hem müşteri bölgesi, hem de toplama ve işleme tesisleri için aday yerleşim yerleri olarak alınmıştır. Toplama ve işleme tesislerinin nereye, hangi kapasite seviyelerinde ve sayıda kurulacağının belirlenmesi ile müşteriler-toplama tesisleri, toplama tesisleri?işleme tesisleri, işleme tesisleri-imha/rafineri tesisleri arasındaki akış değerleri atamaları, karar değişkenleri olarak dikkate alınmıştır. Stratejik planlama amacıyla geliştirilen Model, gerçek bir uygulama ile, GAMS 22.1 ticari yazılımı ve CPLEX 8.1 çözücüsü kullanılarak çözülmüştür. Modelin hassasiyetini test etmek ve çözüm sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla, farklı parametre değerleriyle, deterministik ve bulanık ortamda çok amaçlı karar verme yaklaşımları kullanılarak 700'den fazla çözüm yapılmış, etkin ve esnek karar verme için stratejik öneriler sunulmuştur. Modeldeki değişkenlerin etkisi ve ilişkisini araştırmak için, SPSS 17.0 for Windows'da, bağımsız; tek yönlü ANOVA, iki yönlü MANOVA ve Regresyon Analizleri yapılmıştır. Son olarak, potansiyel / yeni araştırma fırsatları vurgulanmıştır.

Atık yönetimiAğ tasarımıBulanık matematiksel programlama+7
Kerem Ciddi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay sinir ağları ile İran elektrik tüketim tahmini

Sanayi ve teknolojinin gelişmesi ile elektrik enerjisine olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Artan enerji ihtiyacını karşılamak için enerji üretim, dağıtım ve iletim tesislerinin geleceğe dönük olarak planlanması gerekmektedir. Elektrik enerjisinin sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesi için ihtiyaç olan miktarda üretilmesi gerekmektedir. Bunun için elektrik enerjisinde planlamaya gidilmektedir. Yapılacak tahminler ne kadar doğru olursa, yapılan planlama çalışmalarının da o kadar geçerli olacağı açıktır. Bu kapsamda, tez çalışmasında yapay sinir ağları (YSA) ile İran elektrik enerjisinin tüketim tahmini 1978-2014 yılları arasındaki veriler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan parametreleri; büyüme oranı, elektrik satış fiyatı, ithalat, ihracat, GSYH ve nüfus oluşturmaktadır. Kurulan YSA modellerinin başarısını ve tahmin performansını değerlendirmek için çoklu regresyon modelleri kurulmuş ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda, YSA sebep sonuç, zaman serisi ve regresyon modellerinin MAPE oranı sırasıyla %1.76, %1.54 ve %2.07 olarak elde edilmiştir. Geliştirilen modellerle 2021 yılına kadar İran elektrik enerjisi tüketimi tahmin edilmiştir. Tahmin modellerinin sonuçları İran Enerji Bakanlığı'nın gelecek yıllardaki net elektrik tüketim tahmin değerleri ile de karşılaştırılmıştır.

Elektrik enerjisiYapay sinir ağlarıZaman serileri+1
Pegah Masaebı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliğinde karar destek sistemi geliştirilmesi

Küçük ve orta ölçekli işletmelerde meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarındaki artış dikkat çekmektedir. Bununla birlikte mevzuatta yer alan ceza miktarlarındaki artışlar iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına önem vermeyi zorunlu hale getirmiştir. Ancak bu işletmeler, iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin yerine getirilmesini sağlayacak nitelikli işgücüne sahip olmadıklarından dolayı, bu hizmeti dışarıdan almak zorunda kalmaktadırlar. Bu da işin yürütümü ve takibi açısından bazı sorunlar ve karışıklıklar meydana getirebilmektedir. Bu yüzden özellikle iş yükünü kolaylaştırmak ve oluşabilecek karışıklıkları engellemek amacıyla bir karar destek sistemi geliştirilmiştir. Bu karar destek sistemi ile temel olarak; kontrollerin daha sağlıklı yapılması, hizmetlerin daha verimli olması, takibin kolaylaştırılması ve ayrıntıların gözden kaçırılmaması amaçlanmıştır. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliği alanında SQL veri tabanlı C# ara yüzlü bir karar destek sistemi tasarlanmış, modüller tek tek ele alınarak anlatılmıştır. Gerekli uyarılar ve hatırlatmalarda yapabilen bu program sayesinde daha kaliteli bir iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilebilecek, böylece alınması gereken önlemler ya da yenilenmesi gereken yasal değerlendirmelerin gözden kaçırılması minimuma indirgenmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, KOBİ, Karar Destek Sistemi, Sql, Veritabanı, Csharp Programlama Dili.

Sümeyye Canoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bütünleşik bir kalite fonksiyon yayılımı yaklaşımıyla yonga levha üretiminde ürün ve süreç kalitesinin iyileştirilmesi

Kalite Fonksiyon Yayılımı (KFY) tekniği müşteri isteklerini ürüne ve üretim sürecine yansıtan bir kalite geliştirme aracıdır. Geleneksel KFY'de teknik karakteristiklerin (TK) önem dereceleri, teknik tarafı ilgilendiren maliyet, çevreye etkileri, uygulama kolaylığı, çalışana etkisi gibi faktörleri dikkate almadan sadece müşteri beklentisine (MB) göre belirlenmektedir. Bu çalışmada ise literatürden farklı olarak teknik karakteristiklerin önem dereceleri hem müşteri tatmin düzeyini karşılaması hem de firma çıkarlarına uyması esasına göre belirlenmiş ve önerilen çok yönlü model ağaç bazlı panel endüstri sektöründe faaliyet gösteren bir firmada uygulanmıştır. Kalite Evi'nde müşteri yapısına göre farklı tipte anketler oluşturularak Hedef Programlamayla müşteri beklentilerinin önem dereceleri hesaplanmıştır. Teknik karakteristiklerin firma açısından etkin olup olmadıklarının ve etkinlik derecelerinin belirlenmesinde KFY, Veri Zarflama Analizi (VZA) ile bütünleşik kullanılmaktadır. Kalite Evi'nde ilişkilerin oluşturulmasında uzmanların dilsel ifadeleri bulanık sayılara dönüştürülerek modele esneklik sağlanmış ve belirsizlik giderilmiştir. Önerilen modelde Hedef Programlama'nın, VZA'nın ve bulanık mantığın bir arada kullanılması KFY'nin disiplinler arası bir yöntem olduğunu ve sonuçlarının sayısal bir temelden gelmesi nedeniyle de güvenilir ve gerçekçi olduğunu göstermektedir.

Yıldız Köse
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yapılardaki en kısa yol şebeke engelleme problemleri için matematiksel model önerileri

Firmalar rekabet ortamında hayatlarını devam ettirebilmek için her türlü temel süreçlerinde en hızlı çözümlere ulaşmak durumundadırlar. Aynı şekilde acil durumlarda yardımın en hızlı şekilde en kısa yoldan ulaşması hayati öneme sahiptir. Bu bağlamda günümüz dünyasında ekonomi, işletme, mühendislik, askeri, acil durum lojistiği gibi pek çok alanda en kısa yol problemlerinin uygulamalarıyla karşılaşılmaktadır. Kimi taraflar ise rakiplerinin süreçlerini uzatmak amacındadırlar. Bu süreçler ticari etkinlikler olabileceği gibi yardımın olabildiğince hızlı olması gereken acil durum içeren terörist aksiyonları da olabilmektedir. Bu bağlamda şebeke üzerindeki önemli bağlantıların tespit edilmesi oldukça önemlidir. Bu tez kapsamında, en kısa yolu kullanmak amacıyla şebekeyi işleten taraf ve bu tarafın en kısa yolunu engellemeler yaparak uzatmayı deneyen engelleyici taraf olmak üzere iki tarafın bulunduğu farklı başlangıç ve bitiş düğümü sayısı içeren en kısa yol şebeke engelleme problemleri ele alınmıştır. Problemler, lider ve takipçi olarak adlandırılan rakip iki tarafın bulunduğu iki kişilik oyun şeklinde düşünülerek, hızlı bir şekilde optimum çözüm veren matematiksel modeller hazırlanmıştır. Çalışmada, hazırlanan matematiksel modeller örnek şebekelerde uygulanarak nümerik sonuçlar elde edilmiştir.

Karışık tam sayılı doğrusal programlama
Ertuğrul Ayyıldız
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zaman serisine dayalı tahmin yöntemlerinin rassallık ve trend içeren veri setlerindeki tahmin performanslarının karşılaştırılması

Tahmin, geleceği planlamak, yönlendirmek ve gelecekte gerçekleşebilecek durumlara karşı önceden önlemler alabilmek açısından oldukça önemli bir değere sahiptir. Geleceğe yönelik tahmin yapabilmek kadar önemli olan bir konuda yapılan öngörülerin başarısıdır. Günümüze kadar çok sayıda tahmin yöntemi başarılı yani performansı yüksek sonuçlar elde edebilmek amacıyla geliştirilmiştir. Tahmin yöntemleri temel olarak sebep-sonuç ilişkisine ve zaman serisine dayalı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Çalışma kapsamında zaman serisine dayalı olan Otoregresif Entegreli Hareketli Ortalamalar (ARIMA), Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Gri Tahmin yöntemlerinin rassal dağılan ve trend içeren verilerin bulunduğu zaman serilerindeki tahmin performasları incelenmiştir. Bahsi geçen yöntemlerin tahmin başarısını ölçmek amacıyla 64 farklı zaman serisi ele alınmış olup Mean Absolute Percentage Error (MAPE) ve Root Mean Square Error (RMSE) ölçütleri ile performansları mukayese edilmiştir. Sonuç olarak YSA'nın verilere daha uygun modeller ortaya koymasına rağmen Gri Tahmin yönteminin hem rassallık hem de trend içeren veri setlerinde diğer yöntemlere göre daha başarılı tahminler yaptığı kanısına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Zaman Serileri, Tahmin Yöntemleri, ARIMA, YSA, Gri Tahmin

Ahmet Alçı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zaman serilerine dayalı tahmin yöntemleri ile Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları talebinin tahmini

Fosil yakıt kullanımının çevreye verdiği zararlar, bu yakıtların sınırlı rezervleri ve ithal edilme zorunluluğu nedeniyle yenilenebilir enerjiye yönelim gereklilik halini almış ve talep artmıştır. Enerjiye olan bu talebin doğru tahmin edilebilmesi yapılacak planlama çalışmalarının da geçerliliğini arttıracaktır. Bu çalışmada yenilenemeyen enerji kaynaklarının çevreye verdiği zararlı etkilerden kaçınmak ve ekonomik açıdan avantaj sağlamak amacıyla yönelebileceğimiz alternatif bir enerji olan yenilenebilir enerji kaynakları (güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle) tanıtılmış, Türkiye ve Dünya'daki potansiyelleri ve maliyetleri analiz edilmiş, avantaj ve dezavantajları belirtilmiştir. Enerjiye olan talep doğru tahmin edildiğinde yatırım kararlarına, ithalat ve ihracat oranlarına katkı sağlanmış olmaktadır. Yapılan çalışmayla Türkiye için her bir enerji kaynağının YSA ve ARIMA modelleri ile gelecek 14 yıllık talebi Gri Tahmin modeliyle gelecek 12 yıllık talebi 1990–2014 yılları arasındaki tüketim verilerinden faydalanılarak tahmin edilmiştir. YSA modellerini değerlendirmek için ARIMA ve GRİ TAHMİN modelleri kurulmuş, karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu yöntemlerin sonuçları incelendiğinde YSA yönteminin diğer iki yönteme göre çok daha başarılı olduğu görülmüştür.

Neslihan Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ders çizelgeleme probleminin 0-1 tamsayılı programlama tabanlı uygulaması

Eğitim öğretim kurumlarında karşılaşılan zaman çizelgeleme problemleri; dersler, derslikler, öğretim elemanları ve sınavlar gibi kaynakların haftalık çizelge içerisindeki uygun zaman dilimlerine önceden belirlenmiş kısıtlarla uygun bir şekilde atanmasını içerir. Günümüz teknoloji çağının getirdiği büyük kolaylıklara rağmen halen birçok eğitim kurumunda bu çizelgeler eski düzen ve sisteme dayalı olarak elle oluşturulmaktadır. Bu şekilde oluşturulan çizelgeler idarecilere çok zaman kaybettirmekte ve istenilen verimi sağlayamamaktadır. Bu çalışma kapsamında üniversitelerde ders çizelgeleme problemi ele alınmış ve gerçek bir durum için haftalık çizelge içerisindeki uygun zaman dilimlerine derslerin atanmasını sağlayan 0-1 tamsayılı programlama modeli geliştirilmiştir. Model öncelikle gerçek durumun verileri kullanılarak oluşturulmuş ve farklı boyutlarda çözümü gerçekleştirilmiştir. Farklı boyutlarda yapılan problem çözümlerinde kabul edilebilir süreler içinde uygun çözümlere ulaşılmıştır. Son aşamada, geliştirilen farklı bir senaryo için modele yeni kısıtlar eklenmiş ve amaç fonksiyonu değiştirilmiştir. Sonuçta kabul edilebilir süreler içinde uygun çözüme ulaşılmıştır.Farklı senaryo için geliştirilen modelin çözümleri ile gerçek durum modelinin çözümleri karşılaştırılmış ve oluşturulan senaryo için geliştirilen model ile daha iyi ve esnek ders çizelgeleri elde edildiği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Ders, çizelgeleme, tamsayılı programlama

Gözde Özyandı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Adaptif sinirsel bulanık çıkarım sistemi (ANFIS) ile Türkiye' de orta dönemli elektrik enerjisi talep tahmini

Elektrik talebinin kendine özgü yapısı, talebin her an karşılanabildiği bir sistemin tasarlanmasını gerekli kılmaktadır. Elektrik enerjisinin en önemli karakteristik özelliği ise depolanamaz olmasıdır. Üretildiği anda tüketilmesi zorunluluğu, doğru ve tutarlı elektrik enerjisi talep tahmininin, optimal enerji sistemi modellenmesinde en önemli adım olmasını açıklar. Bu konu üzerine literatürde birçok çalışma yapılmıştır. Bu tez çalışmasında Türkiye'de orta dönemli brüt elektrik enerjisi talep tahmininde bulunulmuş ve bu amaçla da yapay sinir ağları ve bulanık mantık yöntemlerinin birleşiminden oluşan ANFIS (Adaptif Sinirsel Bulanık Çıkarım Sistemi) kullanılmıştır. Oluşturulan modelin performansını karşılaştırmak amacıyla da ayrıca bir regresyon analizi modeli oluşturulmuş ve elde edilen tahmin sonuçları ortalama mutlak yüzde hata kriteri üzerinden değerlendirilmiştir. Sonuç olarak ANFIS ile oluşturulan modelin başarılı ve tatmin edici bir tahmin performansı gösterdiği kanısına varılmıştır.

ANFISElektrik enerjisiSinirsel bulanık mantık+1
Yeşim Ok
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Veri madenciliğinin tıpta kullanımı ve bir uygulama: Hemodiyaliz hastaları için risk seviyelerine göre risk faktörlerinin etkileşimlerinin incelenmesi

Veri madenciliği, verilerden keşfedilecek desenler yardımıyla yeni bilgiler elde etme amacıyla çok farklı disiplinlerde kullanılan çeşitli metotlardan oluşmaktadır. Tıp alanındaki verinin büyüklüğü ve hayati önem taşıması, Veri madenciliğinin bu alanda da uygulanmasını gerekli kılmıştır. Bu tezde Veri Madenciliğinin Tıp alanında kullanımı incelenmiştir. Uygulama çalışması için özel bir diyaliz merkezinde 12 ay ve daha uzun süre hemodiyaliz tedavisi görmüş hastalara ait veriler bir araya getirilerek bir veri kümesi oluşturulmuştur. Bu veri kümesi üzerinde ESTARD ve WEKA yazılımları kullanılarak sınıflama, kümeleme ve karar ağacı algoritmaları çalıştırılmış, elde edilen karar kuralları uzman desteğiyle incelenerek risk seviyelerine göre risk faktörlerinin etkileşimlerinden yararlı desenlere ulaşılmaya çalışılmıştır.

Böbrek yetmezliği-kronikRenal diyalizTıbbi bilişim+1
Yunus Yesari Altıntaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Açık uçlu araç rotalama problemi: M.T.A. servis güzergahlarının belirlenmesi

Araç Rotalama Problemi (ARP), belli bir müşteri kümesine hizmet sunmak için bir veya birden fazla depodan, bir araç filosu için optimal rotaların bulunması problemidir.ARP bir türü olan açık uçlu araç rotalama probleminde (AUARP), araçlar rotanın sonundaki son müşteriyi ziyaret ettikten sonra depo noktasına dönmezler.Bu tezde, MTA'nın ( Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü ) kiraladığı personel servis araçlarının sayısı ve toplam güzergah mesafesi minimize edilmeye çalışılmıştır. AUARP' nin çözümünde, tamsayılı doğrusal programlama modeli rotaları belirlemek için kullanılmıştır. Problem, GAMS programı ile çözülmüş ve sonuçlar tartışılmıştır.

Araç yönlendirme problemiMaden Tetkik ve Arama EnstitüsüTam sayı çözümleri+2
Mehmet Çağlar Ünsal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarikçi seçiminde analitik şebeke prosesi ve amaç programlama bütünleşik yaklaşımı: Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş.'de bir uygulama

Tedarikçi seçimi, ölçülebilen ve ölçülemeyen faktörleri içeren bir çok kriterli karar verme problemidir. Günümüz rekabet ortamında, fiyat ve kalite şartlarının yanı sıra, belirlenen zaman ve miktarda yapılmayan dağıtımlar, satın alma işlemlerindeki en büyük başarısızlıktır. Bu çalışmada, çok ölçütlü ve çok amaçlı bir karar problemi olarak ele alınan tedarikçi seçimi için, Analitik Şebeke Prosesi (AŞP) ve Karışık Tamsayılı Doğrusal Amaç Programlama (KTDAP) modelini kullanan bir bütünleşik yaklaşım sunulmaktadır. Uygulamanın ilk aşamasında, tedarikçi seçiminde etkili olan kriterler, uzman görüşleri alınarak değerlendirilmiş; Super Decisions 1.6.0 programı ile kriter ve tedarikçi ağırlıkları elde edilmiştir. İkinci aşamasında ise, ANP sonuçları, KTDAP modelinde bir amaç fonksiyonu katsayıları olarak yer almış; model, amaçların önceliklerine göre ordinal sıralama ve sıralı çözüm yöntemi ile GAMS programı kullanılarak çözülmüştür. Sonuç olarak, karar vericiye ihtiyaçları doğrultusunda, en uygun tedarikçi kombinasyonları sunulmaya çalışılmıştır.

İlknur Doğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tersine lojistik ağ tasarımı ve ağdaki malzeme akışının web tabanlı yönetimi

Tersine lojistik, kullanılmış ürünleri geri almanın ve ürün geri kazanımının sistematik bir şeklidir. Tüketim noktasından orijin noktasına doğru olan tüm ürün ve bilgi akışının yönetimi süreci olarak da tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, kavramlar ve sistemin işleyişi ele alınmış, karışık tamsayılı deterministik bir model kullanılarak tersine lojistik ağ tasarımı yapılmıştır. Ağ yapısına göre oluşturulan toplama merkezleri kanalıyla gerçekleştirilecek malzeme akışının daha etkin yönetilmesini sağlamak amacıyla web tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Söz konusu yazılım ile son kullanıcılardan tersine lojistik ağ ve toplama merkezleri yolu ile geri dönüş yapacak malzemelerin bir veritabanına kaydı yapılmakta ve malzemelerin hangi toplama merkezleri yoluyla ve mevcut araç filosundan hangi araç ile taşınacağı merkezi olarak planlanmaktadır. Hem ağ yöneticileri hem son kullanıcılar için geliştirilen bu yazılım sayesinde toplama merkezlerinin yönetimi kolaylaştırılmış; ayrıca malzemeleri geri dönüşte taşıyacak araçların doluluk oranları artırılmıştır. Bu çalışma ile sadece tersine lojistik ağ tasarımı yanında ağın etkin yönetimi için bir yazılımın gerekli olduğu ortaya konmuştur.

Lojistik yönetimWeb tabanlı uygulamalar
Aykut Süreyya Duyguvar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00