İhsan Doğramacı Bilkent University
Discipline

Industrial Engineering

İhsan Doğramacı Bilkent University

2,314

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yapay sinir ağları ile hisse senedi kapanış fiyatlarının tahmini ve portföy optimizasyonu

Modern portföy teorisinde, yatırım araçlarını çeşitlendirmenin yatırım risklerini azalttığı kabul edilen bir gerçektir. Yatırımcı doğal olarak piyasada maruz kaldığı riske karşın en büyük getiriyi elde etmek istemektedir. Yatırım, gelecekle ilgili bir süreç olduğundan doğal olarak belirsizlikler ve riskler içermektedir. Portföy optimizasyonu üzerine yapılan çalışmalarda genellikle geçmişe dayalı getiri değerleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı, tahminleme yöntemlerine göre Markowitz'in ortalama-varyans modelinin performansını analiz etmektir. Çalışmada BIST 30 'da işlem gören 26 hisse senedine ait 2008-2014 yılları arasındaki aylık getiri değerleri kullanılmıştır. En iyi tahmin aracının bulunması için Yapay Sinir Ağları ve Zaman Serileri Analizi Yöntemleri karşılaştırılmıştır. İlk olarak, Yapay Sinir Ağlarının en iyi parametre değerlerinin bulunması amaçlanmıştır. Tahminler gerçekleştirilmeden önce farklı zaman dilimleri, nöron sayıları, girdi değişkeni sayıları ve öğrenme algoritmaları kullanılarak tahminleme modelleri oluşturulmuştur. Bu modellerin tahmin sonuçları karşılaştırılırken MAE, MSE, MAPE hata ölçümleri kullanılmıştır. İkinci aşamada, 2008-2013'e ait aylık ortalama getirilerden hareketle Basit Ortalama, Hareketli Ortalamalar, Üstel Düzeltme ve Trend Analizi Yöntemleri kullanılarak 2014'e ait 12 aylık getiriler tahmin edilip Yapay Sinir Ağı Sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlara göre en iyi tahmin değerlerini veren yöntemlerin Yapay Sinir Ağları ve Üstel Düzeltme yöntemleri olduğu tespit edilmiştir. Bu iki yöntemin tüm hisse senetlerinde birbirlerine üstünlük sağlamadıkları görülmüştür. Son olarak, Yapay Sinir Ağları, Üstel Düzeltme ve geçmiş gerçek veriler kullanılarak oluşturulan Markowitz 'in Ortalama-Varyans modellerinin farklı beklenen getiri düzeylerindeki eniyi varyans değerleri, 2014 yılına ait gerçek varyans değerleri kullanılarak karşılaştırılmıştır. Hesaplama sonuçlarına göre, birleştirilmiş Yapay Sinir Ağları-Üstel Düzeltme tahmin yöntemi ile Markowitz'in Ortalama-Varyans modelinin birlikte kullanılması sonucunda en iyi sonucunun elde edildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Portföy Optimizasyonu, Tahminleme, Yapay Sinir Ağları, Zaman Serileri Analizi.

Doğrusal olmayan programlamaYapay sinir ağlarıÇok amaçlı programlama
Merve Şişci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe analitik serim süreci ve çok seçenekli hedef programlama ile müşteri seçimi üzerine bir uygulama

Hizmet sektörü, ekonomilerde büyük paya sahip bir faaliyet alanıdır. Hizmet üretimi, ürün üretiminden farklı olarak kendisine has bir yapıya sahiptir. Fiziksel ürün üretiminde müşteri, üretim sisteminin dışında iken hizmet üretiminde sistemin içerisinde yer almaktadır. Hizmet sistemlerinde müşteriler ile ilişkiler, anahtar role sahiptir. Hizmet üretiminde süre, bütçe ve insan kaynakları gibi kısıtlı kaynaklar nedeniyle kapasitenin aşılmaması için çalışılacak müşterilerin bilimsel yöntemlerle hızlı bir şekilde değerlendirilmesi ve seçimi gerekmektedir. Organizasyon firmaları, hizmet sisteminin önemli bir parçasıdır ve hızla büyümektedir. Bu çalışmada doğum günü, düğün, yemek, piknik, davet, panel, kongre, toplantı, kına gecesi gibi geniş portföyü olan bir organizasyon firmasında müşterilerin talep ettiği organizasyon projelerinin değerlendirme ölçütleri olan maliyet, süre, kar, yapılabilirlik ve müşteri güvenirliliği Analitik Serim Süreci (ASS) ile Fayda, Maliyet, Fırsat ve Risk alt ağları içerisinde otuz ölçüte göre değerlendirilmiştir. Organizasyon projelerinin süreleri Gantt Diyagramı ile analiz edilmiştir. Altı farklı organizasyon projesi, ASS ile ağırlıkları bulunan ölçütlere göre Basit Ağırlıklı Toplam Yöntemi (BATY) ile değerlendirilerek öncelikleri bulunmuştur. BATY ile bulunan ağırlıklar, üç amaçlı 0-1 tamsayılı doğrusal karar modelinin amaçlarından birisi olan toplam proje önceliğinin enbüyüklenmesi amacının katsayıları olarak kullanılmıştır. Diğer amaçlar, toplam proje karının enbüyüklenmesi ve toplam proje güvenirliliğinin enbüyüklenmesidir. Personel kısıtları, bütçe kısıtı ve süre kısıtları altında üç amaçlı model kurulmuştur. Amaç fonksiyonları için ideal nokta bulunmuş ve karar vericiye gösterilmiştir. Karar verici, ideal noktaya bağlı olarak her bir amaç için hedef aralıkları belirlemiştir. Belirlenen aralıklara göre çok seçenekli konik hedef programlama modeli kurulmuş ve model Lingo 11.0 programı ile çözülmüştür.

Ebru Bağcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evlat edindirmede aile seçim sürecinin AHP ve TOPSİS tabanlı bilgi sistemi ile değerlendirilmesi

Günümüz koşullarında yeni doğan her bebek dünyaya aynı şartlarda gelmemektedir. Ailelerinin ekonomik durumları, sağlık durumları, sosyal çevreden gelen baskılar, gayri meşru doğum gibi sebeplerden dolayı birçok küçük, devlet koruması altına verilmektedir. Kuruma verilen çocuklar devlet koruması altında; beslenme, barınma, sağlık, eğitim vb. konularda mümkün olduğunca en iyi şartlarda yetiştirilmektedirler. Fakat en sağlıklı olan küçüğün sıcak bir aile ortamında duygusal olarak da doygunluğa ulaşarak büyümesidir. Sağlıklı ilişkilerin olduğu bir ailede büyümek geleceğin temeli olan küçükler için olması gereken en doğru ortamdır. Ailelerinden ayrı büyümek zorunda kalan küçükler dışında evlat sahibi olamayan çok sayıda aile/birey bulunmaktadır. Evlat edinme işlemi aile sıcaklığı arayan küçükler ile evlat sahibi olmak isteyen ailelerin/bireylerin buluşması için önemlidir. Ülkemizde kurum aracılığı ile evlat edinme işleminde sıraya alınma ölçütü olarak sadece evrak teslim tarihi dikkate alınmaktadır. Toplumu oluşturan bireylerin gelişimini ve tüm hayatını etkileyen bir konuda daha fazla ölçüt göz önünde bulundurularak daha adil ve sağlıklı aile/birey sıralaması yapılmalıdır. Bu çalışmada, Bursa Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler sonucunda evlat edinme sürecindeki etkili ölçütler belirlenerek, en uygun ailenin seçilmesi amacıyla AHP ve TOPSIS yöntemlerinin bütünleşik olarak kullanıldığı bir bilgi sistemi önerilmiştir. Bir örnek çalışma olarak önerilen bilgi sistemi ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.

Esra Akçin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok ölçütlü karar verme yöntemleriyle hava savunma sistemi seçilmesi

Türkiye'nin yakın gelecekte savunma sanayi alanında yapacağı yatırımlar ve jeopolitik risklerden doğan muhtemel hava saldırıları göz önüne alındığında, düşman ve düşman olması muhtemel unsurların etkili bir hava savunma sistemi ile caydırıcılığının sağlanması hayati öneme sahiptir. Türkiye'nin sınır komşularında mevcut olan hava savunma sistemleri ve orta/uzun menzilli balistik füze kabiliyetleri ele alındığında ülke bekasının gelişmiş teknoloji hava savunma sistemleri ile korunması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin yakın gelecekte sahip olacağı hava savunma sistemlerinin çok ölçütlü karar verme yöntemleri ile belirlenmesidir. Alınacak hava savunma sistemleri hem ekonomik hem de askeri anlamda büyük bir yere sahip olacağı için oldukça önemli stratejik bir karar sürecine sahiptir. Çalışmada Türkiye'nin yakın geçmişte ilgilendiği ve hali hazırda pek çok sınır komşusu tarafından kullanılan hava savunma sistemleri ele alınmıştır. Seçenekler arasında S-400, Patriot, ASTER, MEADS ve HQ-9 hava savunma sistemleri bulunmaktadır. Seçim aşamasında kullanılan kriterler ise maliyet, menzil, irtifa, maksimum hız, füze ağırlığı ve radar menzilidir. Daha sonra bu hava savunma sistemlerinin etkin karar ölçütleri belirlenerek Analitik Hiyerarşi Prosesi, TOPSIS, Analitik Serim Süreci, Basit Toplamlı Ağırlıklandırma, Ağırlıklı Çarpım ve ELECTRE yöntemleri ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Tüm yöntemlerde belirlenen kriterler altında alternatifler arasından seçilecek sistemin S-400 hava savunma sistemi olduğu sonucuna varılmıştır.

İsmail Duman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok ölçütlü veri zarflama analizi modeli için ağırlıklı hedef programlama yaklaşımı ile bilgi sistemi önerisi ve bir uygulama

Günümüzün rekabet ortamında işletmeler kaynaklarını doğru şekilde kullanmalı, sürekli kendilerini iyileştirmeli ve verimli çalışmalıdırlar. İşletmelerin ve işletmeler içerisinde aynı koşullar altındaki birimlerin birbirlerine göre performanslarının değerlendirilmesi, mevcut durumu görebilmek ve gerekli noktalarda uygun iyileştirmeleri yapabilmek adına önemlidir. Performans değerlendirmesinde sık kullanılan yaklaşımlardan birisi Veri Zarflama Analizidir. Veri Zarflama Analizi, aynı amaçlara sahip karar birimlerinin göreli etkinliğini hesaplayan doğrusal programlama tabanlı bir yaklaşımdır. Veri Zarflama Analizi modeli için birçok yaklaşım geliştirilmiş olup, çok amaçlı karar verme problemlerinin çözüm yaklaşımlarından Hedef Programlama da bunlardan biridir. Hedef Programlama, karar vericilere karar alma sürecinde birçok amacı bir arada değerlendirme olanağı tanımaktadır. Bu çalışmada bir otomotiv yan sanayisinde ele alınan projelerin değerlendirme sürecinde öncelikle klasik Veri Zarflama Analizi, ardından çok ölçütlü veri zarflama analizi modeli için ağırlıklı hedef programlama yaklaşımı kullanılmıştır. Projelerin etkinliklerinin periyodik olarak değerlendirilebilmesi ve yeni projelerin ya da koşulların da değerlendirmeye katılabilmesi amacıyla da bir bilgi sistemi önerilmiştir. Proje değerlendirme sürecinde iki girdi ve üç çıktı belirlenerek, işletmede mevcut altı proje analiz edilmiştir. Etkin olan projeler belirlenmiş, etkin olmayan projeler için ise önerilerde bulunulmuştur.

Tuğba Polat
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim işletmelerinde iş gücü verimliliği ölçüm yöntemlerinin incelenmesi ve bir işletme örneğinde uygulama

İşletmelerin ana amaçları varlıklarını devam ettirmek ve kar elde etmektir. Bu amaçların gerçekleşmesi verimli çalışmak ile mümkündür. Verimli çalışıp çalışmadığını görmek isteyen bir işletme, doğru bir verimlilik ölçüm sistemine sahip olmalıdır.Günümüzde verimlilik ölçümleri, etkin metotların kullanılmamasından veya bilinmemesinden dolayı her işletmede etkin olarak yapılamamaktadır. Tez çalışması, yöneticiye etkili bir verimlilik ölçüm sistemi sunmayı hedeflenmiştir. Bu amaçla, kısmi verimlilik yöntemlerinden birisi olan işgücü verimliliği konusu incelenmiştir. İşgücü verimliliği ölçüm yöntemleri anlatılmış ve bu yöntemlerden bir tanesi olan katma değere göre ölçüm yöntemi kullanılarak bir işletmenin İmalat ve Bakım Müdürlüklerinde uygulama yapılmıştır.Uygulama neticesinde, katma değere göre ölçüm yönteminin etkili bir ölçüm yöntemi olduğu ve verimliliğe etki eden bir çok faktörü göz önüne almayı sağladığı görülmüştür. Ayrıca işletmede etkenlerin kıyaslamasını yapmak için bir çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz neticesinde, işgücü verimliliği değerinin Bakım Müdürlüğünde öngörülebilir, İmalat Müdürlüğünde ise öngörülemez olduğu tespit edilmiştir.

Mustafa Kocabaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite güvence sistemi içinde ölçüm yeterlilik sistem analizi

Kalite Güvence Sistemi içerisinde kalitenin iyileştirilmesi, verimliliğin arttırılması ve maliyetlerin düşürülmesi çabaları çerçevesinde süreçle ilgili doğru ve etkin kararlar alınabilmesi, sürece özgü karakteristiklerin sistematik olarak ölçülmesine ve analizine bağlıdır. Bu nedenle, herhangi bir süreç değerlendirme veya iyileştirme çalışması öncesinde elde edilen ölçüm verilerinin güvenilir olup olmadığı belirlenmeli, diğer bir ifadeyle ölçüm sistemi analizi yapılmalıdır.Bu çalışmada, ölçüm sistemi analiziyle ilgili çeşitli sektörlere ait teorik ve uygulamalı çalışmalar incelendikten sonra cam sektörüne özel bir uygulama yapılması amaçlanmıştır. Özellikle cam üretim sürecinde yaşanan ve/veya yaşanabilecek hurda maliyetleri ve duruş kayıpları ile ilgili problemlerle doğrudan ilişkili olan cam şekillendirme makineleri parçalarının ölçümlerini içeren bu çalışmada, Ortalama?Aralık Metodu ve Varyans Analizi Metodu kullanılmıştır. İki ayrı kritik parametreye dönük ölçüm süreçleri ele alınmış ve bunlardan kalınlık ölçümü ile ilgili olan süreç için kullanılan ölçüm sisteminin yetersiz olduğu tespit edilmiştir.

Ölçme sistemleri
Uğur Kavi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi fonksiyonları ve bir işletmede iş analizleri uygulaması

Günümüzde firmalar geleneksel bazı fonksiyonlarını artan bir şekilde uzman şirketlere ve servis organizasyonlarına terk etmektedirler. Özellikle yoğunlaşan uluslararası rekabet baskıları pek çok işletmeyi dışarıdan hizmet satın almaya yöneltmektedir. İşletmelerin böyle bir strateji izlemesinin temel nedeni, maliyet tasarrufu yanında, kaynaklarını ana yetkinlik alanlarına kaydırarak rekabet konumlarını güçlendirmektir. Çeşitli hizmetlerin başka şirketlerden alınmasını tanımlayan bu yöntem, ?taşeron? (out-sourcing) olarak adlandırılmaktadır.Taşeron kullanımı işletmelerin ana yetkinlik alanları dışında kalan fonksiyonlarını özellikle de sınırlı düzeyde değer katan yardımcı işleri yahut yüksek uzmanlık gerektiren işleri kapsamaktadır. Bu strateji, özellikle 1990'lı yıllarda Türkiye'deki pek çok işletme tarafından da benimsenmiş, bunun bir sonucu olarak taşeronlaşma eğilimi genişlemiştir.Bu durum çok sayıda hukuksal ve teknik tartışmaları da beraberinde getirmiş, konuyla ilgili yargısal kararlar yeni açılımlar yaratmıştır. Bu yargı kararları dikkate alınarak hazırlanan ve 10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı yeni İş Yasasında taşeronlaşma kriteri olarak asıl iş/yardımcı iş ayrımı kritik bir değişken olarak getirilmiştir.Yasanın çerçevesini çizmiş olduğu soyutluk ve tanımsal belirsizlik taşeron sözleşmesi ile iş yapan her işletmede potansiyel bir sorun alanı taşımaktadır. Bu nedenle taşeron sözleşmesine sahip her işletme, teknik ve yasal kriterlere uygun olarak işyerindeki işleri ?asıl işler? ve ?yardımcı işler? olarak yeniden tanımlamak zorundadır.Bu tez, Kütahya' da bir sofra camı üretim tesisinde de gerçekleştirilen inceleme, araştırma, veri toplama ve değerlendirme çalışmaları sonucunda hazırlanmış, yapılan çeşitli ilaveler ve analizlerle zenginleştirilmiş ve son halini almıştır.Tez, hem işletmeler hem de akademisyenler için önemli bir referans kaynağı niteliğindedir. Uygulamacılar açısından özellikle, taşeron sözleşmesine sahip işletmelerde, teknik ve yasal kriterlere uygun olarak işyerindeki işleri ?asıl işler? ve ?yardımcı işler? olarak tanımlamak isteyen yöneticilere önemli ipuçları sağlamaktadır. Akademisyenler açısından ise, 4857 sayılı Yeni İş Yasası ile önemli bir tartışma gündemi yaratan ?taşeron, taşeronlaşma kriterleri, asıl iş/yardımcı iş ayrımı? tartışmalarına önemli bir entelektüel katkı sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Fonksiyonları, Taşeron, Taşeronlaşma, Out-Sourcing, Asıl İş, Yardımcı İş, İş Analizi, İş Kanunu, Yüksek Değer Katan İş, Değer Katan İş, Sınırlı Değer Katan İş, Değer Katmayan İş.

İş analizi
Tolga Özel
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Performans yönetimi ve bir uygulama örneği

Performans yönetim sistemi, çalışanları ve örgütü istenen amaçlara yöneltmek için örgütün mevcut ve geleceğe ilişkin durumları ile ilgili bilgi toplama, bunları karşılaştırma ve performansın sürekli gelişimini sağlayacak yeni ve gerekli etkinlikleri başlatma ve sürdürme görevlerini yüklenen bir sistemdir. Performans yönetimi, stratejik performans hedeflerini belirlemek, performansı ölçmek, performansla ilgili veri toplamak ve analiz etmek, gözden geçirmek ve rapora aktarmak, sonrada bu verilerden yararlanarak performansı geliştirmek gibi aşamaları içeren bir süreçtir.Yapılan çalışmada performans değerlendirme ilk amir ve genel müdür tarafından yapılmış ve grafik derecelendirme yöntemi kullanılmıştır. Uygulamada performans değerlendirme sonuçları, insan kaynakları uygulamalarından ücret yönetimi, kariyer gelişimi ve eğitim ihtiyacının tespitinde kullanılmıştır.

Fatih Fındıklı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Envanter modelleri ve bir gıda işletmesinde uygulama örneği

Pazar paylarını artırabilmeleri ve rakiplerine üstünlük sağlayabilmeleri için işletmeler ellerindeki kaynakları en iyi biçimde kullanabilmelidirler. Bu bağlamda işletmeler için büyük bir maliyet bileşeni olan stokların etkin ve verimli olarak kullanımı çok önemlidir. Geçmişten günümüze kadar stok maliyetlerini işletme lehine çevirebilmek için bir çok çalışma yapılmış, bilgisayar programları geliştirilmiştir. Günümüzde de bu yöndeki çalışmalar hızla devam etmektedir.Bu çalışmada özel bir gıda üretim işletmesi model alınmış, ürün paketlemesinde kullanılan yardımcı malzeme stokları belirlenen kriterler esas alınarak sınıflandırılmış ve envanter modelleri kullanılarak yöneticilerin karar vermesini kolaylaştıran bir sistem geliştirilmeye çalışılmıştır. Bunun için Microsoft Excel programı kullanılarak bir stok kontrol programı hazırlanmıştır. Bu program sayesinde stok yönetimindeki hataların azaltılması ve stok maliyetlerinin indirgenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca dönemsel olarak yardımcı malzemeler ile ilgili somut veriler ortaya konulmuştur. Bu sayede maliyeti yüksek ve işletme için ana unsurlardan biri olan stokların, işletmenin devamlılığı esas alınarak, maksimum verimliliği sağlayacak stok politikaları geliştirilmiştir. Çalışma ilk etapta şirket bünyesindeki fabrikaların toplam üretiminin yaklaşık %90'nını oluşturan makarna fabrikasında yapılmıştır. Yapılan bu çalışma daha sonra diğer fabrikalara uyarlanacaktır.

Volkan Boz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim bilişim sistemleri ve bir fabrikada uygulama

İşletmelerin bünyelerindeki bilgiyi yöneten ve organizasyonların farklı yönetim kademelerinde bulunan yöneticilerin farklı bilgi gereksinimlerini sağlayan temel araç `Yönetim Bilişim Sistemleri'dir. Bilişim sistemleri; yöneticinin karar vermesi için gerekli bilgiyi değişik kaynaklardan toplayan, işleyen, saklayan ve verileri raporlayan bilgi sistemleridir.Bu çalışmanın amacı, üretime ait herhangi bir kaydın ve üretim kontrolünün olmadığı bir organizasyonda Yönetim Bilişim Sistemi'nin alt sistemi olan ?Üretim Bilişim Sistemi?ni oluşturmaktır. Bu amaçla MS Access veritabanı ve Visual Basic 6.0 programlama dili kullanılarak bir üretim bilişim sistemi programı yazılmıştır.Bilgisayar destekli üretim takibinin oluşturulmasıyla üretim kontrol altına alınmaya ve böylelikle üretimle ilgili bilgiye istenildiği zaman ulaşılmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda proje bazlı üretim gerçekleştiren organizasyonda üretim takip bilgisiyle birlikte, iş emirlerinin oluşturulması, sevkiyatların ve sevkiyattaki aksesuarların kontrolü takibi, termin dosyasının her an ulaşılabilir olması sağlanmıştır. Yapılan program M.R.P. mantığıyla çalışmakla birlikte sevkiyat listelerinin kaydını ve sorgulanmasını da içinde barındırmaktadır.Organizasyonlar bilişim sistemine geçmek için büyük yatırımlar yapmaktadır. Bu çalışma ?özellikle orta ölçekli işletmelerde- büyük bir yatırım gerektirmeksizin işletmenin kendi kapasitesiyle bir bilişim sistemi meydana getireceğini ve ihtiyaçlarını karşılayabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda bu çalışma atölyeden fabrikaya geçiş yapan bir işletmede, sistemler tam tanımlanamadığı için profesyonel bilişim sistemlerinin karmaşıklığa neden olacağını, bunu önlemek için bilişim sistemleri kullanımı alışkanlığı sağlayacak daha yüzeysel programlarla sistem oluşumuna yumuşak geçiş yapılabileceğini ifade etmektedir.

Yakub Han Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

KKTC'de bir endüstri işletmesinde toplam verimlilik (RAPMODS) modelinin tasarımı ve uygulanması

Bir ülkenin büyüyebilmesi verimsiz bir ekonomik yapı ile mümkün görünmemektedir. Ülke ekonomisini oluşturan sektörlerin temel taşları olan işletmelerin sürdürülebilirliği sürekli bir verimlilik artışına bağlıdır. Çalışmanın amacı hem kamu hem de özel işletmelerinde verimliliği artırabilmek için KKTC'deki işletmelere verimlilik yönetiminde öneri sunmaktır.Seçilen endüstri işletmesinin verimlilik analizi RAPMODS verimlilik analizi yöntemi ile yorumlanmıştır. Sadece işgücü verimliliği yerine toplam verimlilik göstergesi olarak görülebilecek RAPMODS modeli işletmenin mali verilerini kullanmaktadır.Verimlilik analizi yapılan QCD A.Ş. işletmesinin ilk önce referans verimlilik değerleri bulunmuştur. Daha sonra kabul edilebilir bir verimlilik artışı planlanmış ve buna göre bir bütçe hazırlanmıştır. Hazırlanan bütçe döneminin ilk 16 haftası ile hedef verimlilik değerleri karşılaştırılmış verimlilik hedeflerine ulaşılamadığı görülmüştür. Yılın geri kalanında toplam verimlilik hedefinin tutturulabilmesi için verimlilik değerleri yeniden hesaplanıp revize edilmiştir.Verimlilik hedefinin tutturulamamasının en büyük nedeni olarak QCD firmasının içinde olduğu meşrubat sektörün özelliği olan mevsimsel satış düşüklüğü olduğu görülmüştür. Bu konu hakkında işletmeye yıl içinde aralarında çok satış farkı olan kış ve yaz dönemi için ayrı verimlilik bütçeleri hazırlaması ve yıl sonunda bunları birleştirmesi önerilmiştir.Verimlilik hedefinin tutturulamamasında ikinci neden ise girdi kalemlerinde istenilen verimlilik artışı sağlanamaması olduğu görülmüştür. Bu girdi kalemlerinden sorumlu birimlerin verimliliği daha çok artırabilmeleri için çalışmamanın ayrı bir bölümünde verilen verimlilik artırma tekniklerinden endüstri mühendisliği ve davranışsal teknikleri uygulamaları önerilmiştir.Anahtar Kelimeler : Ramsay Verimlilik Modelleme Sistemi, RAPMODS, Verimlilik., Verimlilik Analizi, Verimlilik Ölçüm Teknikleri.

Turan Böcü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ağı güvenlik sisteminin çok ölçütlü seçimi ve AHP uygulaması

Bu çalışmada; dağınık bir yerleşime sahip, hizmet işletmerindeki bilgisayar ağları niteliğinde değerlendirilen Dumlupınar Üniversitesi Merkez Kampüsün'de karşılaşılan güvenlik problemlerinin çözümüne yönelik olarak kampüs içindeki kablolu ve kablosuz ağlarında otomatik VLAN yapılandırması ve kampüs ağına erişim yapacak tüm kullanıcıların kimlik doğrulama işlemlerinin gerçekleştirilmesi yöntemine gidilmiştir. Bu kapsamda; kurumsal ağlardaki performans ve servis kalitesi gibi kriterlerin de önemine değinilmiştir. Bilgi sistemi uygulamalarının yaygınlaşması veri ve bilgi güvenliği açısından bazı problemleri beraberinde getirdiği gibi kişisel ve kurumsal bilgilerin gizlilik ve mahremiyeti açısından da sakınca oluşturmaktadır. Bu çalışmada ayrıca, öğrenci/personel kayıtlarının tutulduğu ana sunucu ve uç bilgisayarların yetkilendirme dahilinde kullandırılması, gizlilik ve mahremiyete aykırı uygulamalara mahal verilmemesi bakımından gerekli tüm tedbirlerin alınması konularında da titizlikle çalışılmıştır. Önerilen çözüm yönteminin Kampüs'ün belirli bölgelerinde uygulamaya konulmasıyla sistemin otomatik olarak tek bir noktadan yönetilebilir hale getirilmesi, otomasyon sisteminin durmaksızın maksimum çalışabilirliği ve kullanılan donanım ve yazılım özelikleri ile birçok uygulamanın senkronize bir şekilde işlerliğini sürdürebilmesi yeteneği öngörülmüştür. Bu sayede ağ kaynaklarına erişimi kontrol etmek, ağa içeriden veya dışarıdan yapılması muhtemel saldırıları engellemek ve önemli bilgilere yalnızca izin verildiği ölçüde, izin verilen yetkili kullanıcıların erişimini sağlamak mümkün kılınmıştır. Son bölümde ise Analitik Hiyerarşi Proses'i (AHP) uygulanarak yapılan çalışma modellenmiştir.

Analitik hiyerarşi yöntemiBilgisayar ağlarıBilgisayar ağları güvenliği
Kürşat İlhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe servqual ölçeği ile toplam hizmet kalitesinin ölçümü ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nde bir uygulama

Hizmet, bir gruptan diğerine sunulan, herhangi bir şeyin sahipliği ile sonuçlanmayan, bir faaliyet ya da faydadır. Hizmet sektörü; ekonomide, elle tutulur maddi ürünler dışında her türlü yararlı çalışma ve etkinliğin üretildiği sektördür.Türkiye'de asayişin ve kamu düzeninin sağlanması konusunda İçişleri Bakanlığı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü görevlendirilmiştir. EGM Tanıtım Kataloğu, 2008'de Emniyet Genel Müdürlüğünün ülke nüfusunun %70'ine hizmet ettiği belirtilmektedir. Hizmet götürülen insanların memnuniyeti, hizmeti götüren personelin iş yapma isteği ve işinden aldığı memnuniyete bağlıdır. Bu istek ve memnuniyet ise, işletmenin çalışanlarının beklentilerini ne kadar karşılayabildiğiyle ilgilidir. Beklentiler ve eksiklikleri öğrenebilmek için, personele götürülen hizmet kalitesinin ölçülmesi gerekmektedir.Emniyet Teşkilatı personelinin işyeri memnuniyetinin belirlenmesi için Parasuraman, Zeithhaml ve Berry tarafından geliştirilen Servqual Hizmet Kalitesi Ölçüm Modeli kullanılmıştır. Model, hizmete ilişkin 22 adet ifade ve 5 adet hizmet kalitesi boyutu içeren, algılanan kalite performansı ve beklenen kalite performansı farkına dayanan ortalama Servqual Skoruna dayanmaktadır. Servqual sonuçları incelendiğinde hem Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hem de Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün teknik hizmetler personeli beklentilerinin altında hizmet verdikleri ortaya çıkmıştır. Bunların yanında hizmet kalitesi boyutlarının önem dereceleri ve boyutlar bazında algılanan hizmet kaliteleri belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Hizmet Sektörü, Hizmet Kalitesi Ölçümü, İç Hizmet Kalitesi, Kalite, Servqual Ölçeği

Hizmet kalitesiKaliteKalite kontrol
Gülseli Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Servis hata türü etkileri analizi ve bir işletmede örnek uygulama

İşletmeler uygulamada pek çok problemle karşı karşıya gelebilirler ve bu problemleri aynı anda çözerek sıfır hataya sahip olmak isterler. Ancak doğru olan yaklaşım bu problemleri önceliklendirerek en önemli olandan başlayarak çözüm yoluna gitmektir.Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP), çok ölçütlü karmaşık problemlerin çözümünde kullanılan bir karar verme yöntemi, Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA) ise toplam kalite yönetimi sisteminin kullandığı yüksek hata önleme yöntemlerinden biridir.Bu çalışma 1996-2007 yılları kaza istatistik değerleri ele alınarak incelenen Tunçbilek Garp Linyitleri Kömür İşletmeleri'nde gerçekleştirilmiştir. İlk olarak Servis HTEA çalışması yapılması için meydana gelen kazalara neden olan hataların hangi serviste daha öncelikli olarak değerlendirileceğine karar vermede, HTEA takımıyla kriterler ve karar seçenekleri belirlenerek AHP uygulanmıştır. Belirlenen serviste gerçekleştirilen Servis HTEA risk öncelik sayıları (RÖS) ?önlem alınması zorunlu?, ?önlem alınabilir? ve ?önlem alınması gerekmeyen? şeklinde gruplandırma yapılarak önlenebilirliği değerlendirilmiş ve iyileştirilmesine yönelik uygulama ortaya konmuştur.Servis HTEA ile gerçekleştirilen risk değerlendirme analizi, işletmenin daha önce yapmış olduğu risk değerlendirme yöntemine üstünlük sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Süreci, Hata Türü ve Etkileri Analizi, İş Kazaları.

Analitik hiyerarşi süreciİş kazaları
Yıldız Manisalı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sac levha kesiminde deney tasarımı ile kalite iyileştirme

Pazar paylarını arttırabilmeleri ve rakiplerine üstünlük sağlayabilmeleri için işletmeler ellerindeki kaynakları en iyi biçimde kullanabilmelidirler. Bu bağlamda işletmeler için büyük bir maliyet unsuru olan kronik proses kayıplarını elimine etmek önem kazanmaktadır. Bu tip kayıpları önlemek için süreç geliştirme faaliyetlerinde bulunulmalıdır. Deney tasarımı süreç kayıplarını önlemek için etkin bir yoldur. Üretim faaliyetlerinde düşük maliyetli, hızlı sonuç veren etkin bir metot olarak yerini almıştır.Bu çalışmada sac kesim işlemi sırasında yaşanan tolerans dışı kesim problemi ele alınarak deney tasarımı ile kalite iyileştirmesi sağlanmıştır. Yapılan deney sonuçlarına göre optimum tezgah parametreleri belirlenmiş, kesim ölçüsüne etki eden faktörlerin etkileri ve etkileşimleri grafik ve tablolar yardımıyla açıklanmıştır. Sonuç olarak kesim standart sapması hesaplanmış ve güven aralıkları belirlenerek kesim sonrasında elde edilecek ölçüler belirlenmiştir, sonuçlar bir doğrulama deneyi ile test edilmiştir. Nihai olarak deney öncesi ve sonrası hedef kesim değerinden sapma ölçüleri kıyaslanmış ve sonuçlar analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Deney Tasarımı, Parametre Dizaynı, Tam Faktöriyel, Yedi Kalite Aracı.

Hasan Oğuzhan Çakal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotiv yan sanayiinde kalite maliyetlerinin analizi

Günümüz piyasa koşullarında firmaların birbirleriyle olan rekabetleri giderek artmaktadır. Bu koşullar altında avantaj sağlamak isteyen işletmeler, ürün ve hizmetlerin kalitesini arttırırken; üretim maliyetlerini azaltmak zorundadır. Dolayısıyla işletmelerin kalite maliyetlerini izlemek, analiz etmek ve bu maliyetleri kontrol edilebilmek için ölçmeleri gerekmektedir.Bu çalışmada otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin kurulu bulunan kalite maliyet sistemi ele alınmıştır. 2007 ve 2008 yılları için işletmenin satış cirosunda en çok paya sahip ürünler belirlenmiştir. Bu ürünlerin üretimi esnasında, istatistiksel süreç kontrol için toplanan, iç çap verileri kullanılarak hata oranları hesaplanmıştır. Kalite maliyetleri ile hata oranları arasındaki ilişki incelenerek iyileştirme çalışmaları yapılmıştır. İyileştirme çalışmaları sonucunda, kalite maliyetlerinin ve süreç yeterliliğinin iyileştirme öncesi duruma göre değerlendirilmesi yapılarak firmaya önerilerde bulunulmuştur.

Beyza Kale
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çok amaçlı ilköğretim ders programı hazırlama probleminin çözümü için AHP ve konik skalerizasyon bütünleşik yaklaşımı

Ders programı hazırlama problemi şimdiye kadar okulun ve eğitim sisteminin yapısına bağlı olarak çok farklı biçimlerde ele alınmıştır. Bu nedenle önerilen çözüm yöntemleri de büyük farklılıklar göstermekte ve her sistem için kullanılabilecek tek bir çözüm yöntemi bulunmamaktadır.Bu çalışmada, seçmeli dersler arasından dönem içinde okutulacak olan dersler Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemiyle belirlenmiştir. Öncelikle, öğretmenler kurulu ve okul idarecilerinin yönlendirmesi ile okutulması planlanan dersler için karar ölçütleri oluşturulmuştur. Bu karar ölçütleri kendi aralarında ikili karşılaştırma ölçeğine göre değerlendirilmiş ve en yüksek puanı alan ölçütler belirlenmiştir. Okutulması planlar derslerin seçiminde ise dersler ikili karşılaştırma ölçeğine göre hem kendi aralarında hem de karar ölçütlerine göre değerlendirilmişlerdir. Matematiksel modelde kullanılmak üzere ders yüklerinin belirlenmesi için de yine AHP kullanılmıştır.Çalışmanın ikinci aşamasında pek çok eğitim kurumu için kullanılabilecek bir atama modeli tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda özel eğitim kurumları için gerçek hayat verileri, oluşturulan kısıtlara yansıtılmıştır. Geliştirilen model, derslerin, uygun zaman dilimlerine atamasını tek aşamada gerçekleştirebilmektedir. Modelleme aşamasında, matematiksel programlama tekniklerinden biri olan çok amaçlı 0?1 tamsayılı programlama modeli önerilmiştir. En son aşamada amaç fonksiyonlarının etkin çözümlerini elde etmek için konik skalerleştirme yöntemi kullanılmıştır. Skalerleştirilmiş problemler, Lingo 11.0 paket programı yardımıyla çözülmüş ve elde edilen sonuçlar verilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciÇok amaçlı programlama
Reyhan Alp
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bir ambalaj fabrikasında kutu üretimi için uygun yerleşim planının belirlenmesi

Ambalaj, metal, kâğıt, karton, cam ya da plastik gibi malzemelerden yapılmış olan örtülerdir. Bu örtüler ürünü çarpma, ıslanma ve hasardan korumak için kullanılır. Ambalaj malzemeleri ürünlerin bir arada tutulmasını ve ürünlerim müşteriye en ekonomik yoldan ulaştırılmasını sağlar. Ambalaj, yiyecek sektörü gibi birçok sektörde kullanılır. Aynı zamanda firmalar için önemli bir maliyettir.Ambalaj sektöründe birçok çalışma bulunmaktadır. Ambalaj üretiminin farklı aşamalarında yapılmış olan bu çalışmaların farklı amaçları bulunmaktadır.Bu çalışmada, bir ambalaj fabrikasında karşılaşılan kutuların oluklu mukavva levhaya yerleşimi problemi incelenmiştir. Kutular, çeşitli biçimlerde olabilmektedir. Ancak ana malzeme dikdörtgen şeklindedir. Toplam maliyet fonksiyonunu en küçükleyecek şekilde farklı ölçülerdeki kutuların oluklu mukavvaya en iyi yerleşimleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ana malzemenin ebatları sabit değildir. Bu nedenle, problem iki boyutlu atama problemidir. Ele alınan problemde sonlu sayıda alternatif bulunmaktadır. Bu nedenle tüm alternatifler gözden geçirilebilmektedir.Bu çalışmada, bir ambalaj fabrikasında karşılaşılan kutuların oluklu mukavva levhaya yerleşimi problemi incelenmiştir. Kutular, çeşitli biçimlerde olabilmektedir. Ancak ana malzeme dikdörtgen şeklindedir. Toplam maliyet fonksiyonunu en küçükleyecek şekilde farklı ölçülerdeki kutuların oluklu mukavvaya en iyi yerleşimleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ana malzemenin ebatları sabit değildir. Bu nedenle, problem iki boyutlu atama problemidir. Ele alınan problemde sonlu sayıda alternatif bulunmaktadır. Bu nedenle tüm alternatifler gözden geçirilebilmektedir.

Atama problemiKesme problemleriOluklu mukavva
Fatih Özdil
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem verilerinin analizi için veri madenciliği yaklaşımı

Türkiye, öncelikle deprem olmak üzere çığ, sel, yangın, heyelan gibi doğal afetlere sıklıkla maruz kalmış ve kalmaya da devam eden bir ülkedir. Bu nedenle yaşanan afetlerin yarattığı can ve mal kayıpları ile birlikte ekonomik kayıpların da azaltılması gerekmektedir. Bu da depreme hazırlık aşamasında yapılan etkili bir çalışma ile sağlanabilir. Bu tezde veri madenciliği tekniği ile deprem verilerinin analiz edilip değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Veri madenciliği büyük miktarlardaki verinin içinden anlamlı ve yararlı ilişki ve kuralların bilgisayar programları aracılığıyla aranması ve analizidir. Kütahya ve etrafındaki 250 kilometrelik yarıçaplı çemberi kapsayan bölge uygulama bölgesi olarak seçilmiş ve çember etrafında, 1900'lü yıllardan günümüze gelene kadar meydana gelen depremlerin büyüklüğü, zamanı, derinliği, sıcak su kaynağı üzerinde olup olmaması, toprak çeşidi ve Kütahya merkeze olan uzaklığı incelenmiştir. Bu amaçla deprem verilerinin daha anlamlı hale getirilip içerisindeki gizli değerleri analiz edebilmek ve bu verileri değerlendirme imkanı bulabilmek için Weka 3.6.8 veri madenciliği yazılımı kullanılmıştır. Deprem verilerinin sınıflandırılmasında farklı yaklaşımlar kullanılmış ve yapay sinir ağlarının çok katmanlı algılayıcı ağ modeli 0.87 doğruluk oranı ile en uygun yaklaşım olarak bulunmuştur. Bunun dışında deprem verileri ile ilgili daha ayrıntılı analiz için k-ortalamalar algoritması ile kümeleme analizi gerçekleştirilmiştir.

Afet yönetimiKümeleme analiziVeri madenciliği+1
Halil İbrahim Çiçekdağı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Machine learning-based feature selection approach for no-show rate prediction: A case of aviation industry

In today's environment of increasing competition, rapidly changing customer demands, and globalization, companies are compelled to operate with low profit margins and adapt swiftly to changing conditions to gain a competitive advantage. This thesis was conducted during a period when the importance of technologies such as artificial intelligence and big data is increasing in the highly competitive aviation industry. The aviation industry is known for its high capital requirements, low profit margins, intense competition, complex operational structures, and constant pressure from local or global conditions. Considering the low profit margins in the aviation industry, airlines are continually encouraged to enhance their efficiency, reduce operational costs while maintaining customer satisfaction, or explore areas that could generate additional revenue. A significant proportion of passengers who purchase tickets do not show up for their scheduled flights. This situation allows airlines to practice overbooking, and accurately predicting the rate of no-shows can provide substantial additional revenue. However, if all passengers do show up, airlines would incur additional costs and suffer reputational damage. Therefore, accurately predicting no-show rates and optimizing operational planning processes are critically important for airlines. No-show rates are generally estimated by analyzing historical data using statistical methods. However, recently developed machine learning and big data analytics have the potential to play a significant role in solving such complex problems. There are very few studies in the literature on predicting no-show rates using machine learning methods. These studies typically use only Passenger Name Record (PNR) data for no-show prediction, neglecting many external factors. Using only passenger information reduces the accuracy of predictions due to the unique characteristics of each passenger. Unlike other studies, this research investigates the impact of external factors such as weather conditions, traffic density, special occasions, and public holidays on no-show rates without using PNR data, employing big data analysis and machine learning methods. This study focuses on the unique and critical need to improve operational planning processes in the aviation industry. It aims to contribute to understanding and addressing the challenges in the aviation industry, particularly in accurately calculating the no-show rate. To achieve this goal, the importance and effects of accurately predicting the no-show rate have been comprehensively examined, and a model has been proposed using machine learning algorithms to address the problem at hand.

Ahmet Süha Hancıoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sipariş teslim zamanının bilgisayar programı ile bulunması ve bir işletme örneğine uygulanması

Bu çalı mada, küçük ve orta boy i letmelerin aldıkları sipari lerin teslim zamanınıhesaplamaya yardımcı olmak amacıyla, Delphi 7 programlama dilinde BDST (BilgisayarDestekli Sipari Takip) isimli bir bilgisayar programı hazırlanmı tır. Programda; sipari ler,stok kontrol, kapasite ve üretim planı modülleri hazırlanmı ve alt modüllerle aralarındakiili kiler kurulmu tur.Hazırlanan program, Kütahya ilinin Simav ilçesinde battaniye üretimi yapan küçükölçekli bir i letmede deneme amacıyla uygulanmı tır. Uygulamada, öncelikle fabrikanın üretimakı ı eması çıkartılmı , bu akı emasından yararlanılarak BDST için gerekli olan fabrikabilgileri programa girilmi tir.BDST, daimi sipari alan i letmelerde kullanılmak üzere tasarlanmı tır. Siparigeldi inde sipari modülü devreye girmektedir. Her sipari kalemi girilirken program arkaplanda stok modülünü çalı tırır ve sipari alınan ürünün stokta olup olmadı ını kontrol eder.Ürün depoda var ise; mevcut miktar bu sipari kalemi için ayrılır. E er mevcut miktaryetersizse, ne kadar üretilmesi gerekti i program tarafından hesaplanır ve sipari in üretilecekolan miktarının, mevcut kapasite ile zamanında üretilip üretilemeyece inin analizi ?KapasiteAnaliz? modülü ile yapılır. Kapasite analiz modülü, daha önce kullanıcı tarafından bilgisayaragirilmi olan i gücü ve makine kapasitelerini tarayarak, mevcut sipari in ne kadar zamandaüretilebilece ini i lem modülündeki bilgileri alarak CPM (Critical Path Method) metodunukullanarak bulur. Program, sipari in tüm kalemleri için bu analizi yaparak, sipari inbitirilebilme zamanını gün, hafta, ay veya yıl bazında kullanıcıya rapor eder. Bu i lemlerdensonra üretim planı modülü ile her bir sipari kalemi için, seçilen zaman dilimi bazında üretimplanı hazırlanır. stenirse, sipari alınan ürün için gerekli olan malzeme listesi, imerkezlerindeki i lemlerin mevcut, dolu ve bo kapasiteleri; kapasiteler dolu ise ne kadar süresonra bo alabilece i, sipari in hangi a amada oldu u bilgileri ayrıntılı ekilde alınabilir.Anahtar Kelimeler: Teslim zamanı tespiti, Üretim planlama, Kapasite planlama, Stok kontrol,Bilgisayar destekli üretim planlama.

Mustafa Erginli
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Deney tasarımı ve kalite geliştirme faaliyetlerinde Taguchi yöntemi ile bir uygulama

Taguchi yöntemi, ortogonal dizinleri kullanarak deney sayılarını büyük ölçüde azaltanve aynı zamanda kontrol edilemeyen faktörlerin etkilerini en küçüklemeye çalışan bir deneytasarımı tekniğidir. Taguchi yönteminin temel felsefesi, kaliteyi tasarım aşamasındasağlamaktır. Bu tez çalışmasında, Kaleporselen Elektroteknik Sanayi A.Ş.'nde üretilen NHbıçaklı sigorta buşonlarında meydana gelen çatlama probleminin çözümü için Taguchi yöntemikullanılmıştır. L8(27) ortogonal dizini kullanılarak belirlenen şartlarda yapılan deneylersonucunda, her bir deney konfigürasyonu için Ortalama ve S/N oranı değerleri bulunmuştur.Bulunan bu değerler varyans analizi ve Faktör etkilerinin grafiksel gösterim metodu ile analizedilmiştir. Analiz sonuçlarına göre buşon gövdesinin basınca karşı mukavemetininenbüyükleyen faktör seviyeleri tespit edilmiştir. Bu sonuçlar Tam Faktöriyel deney tasarımı ilede doğrulanmıştır. Bununla birlikte, Taguchi yöntemi ile aynı sonuçlara daha az sayıda deneyleulaşılmış olması Taguchi yönteminin Tam Faktöriyel deney tasarımına göre daha avantajlıolduğunu göstermiştir.

Murat Şanyılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bir işletme için kapalı çevrim MRP programının yazılımı ve uygulama sonuçlarının izlenmesi

Bu tezde; bir işletme için Malzeme Planlama Yazılımı geliştirilmeye çalışılmıştır. Öncelikle yazılım için gerekli eğitim çalışmalarına katılınmış ve yazılımla ilgili kaynaklar incelenmiştir. Yazılım ile ilgili çalışmalar 7 ay sürmüştür. Sonuçta Malzeme Planlama Programını yazabilmek için, C#.NET, SQL Server 2003, ADO.NET, Visual Studio NET ile ilgili teknik bilgi edinilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında, Malzeme Planlama ile ilgili teorik altyapının oluşması için yayınlar incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında, Malzeme Planlama ile ilgili çeşitli yazılımlar ve bu yazılımlarla ilgili yayınlar incelenmiştir. Yazılımların demo(tanıtım) sürümleri denenmiş ve sonuçları kaydedilmiştir. Çalışmanın dördüncü aşamasında, Malzeme İhtiyaç Planlama Programının kullanılacağı işletme incelenmiş, işletmenin üretim yapısı ile ilgili teknik bilgi sağlanmış ve bu bilgilerle program için algoritmalar geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda ise; Aytaç Aydınlatma'nın malzeme planını yapabilecek ve raporlayabilecek seviyede bir yazılım geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Malzeme İhtiyaç Planlama, Malzeme Planlama Yazılımı

Üretim planlaması
İhsan Erozan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası lojistik yönetimi ve bir işletme örneğinde uygulanması

Bu çalısmada, Horoz Lojistigin tedarik zincirindeki filolarının kapasite analizini yapmak için Promodel 4.22 simülasyon programı kullanılmıstır. Horoz Lojistik'ten elde edilen bilgilere göre mevcut sistemin modeli kurulmustur. Mevcut modelde filo hızları aynı alınmıs, hammadde üreticilerinin kapasitesi yeterli oldugu için sonsuz alınmıstır. Depo, müsteri ve filolar haftanın 7 günü, fabrikalar 6 gün çalısmaktadır. Mevcut modelde ilk önce hammadde üreticilerinden gelen hammaddeler (un, seker, yag, toz) belli oranlarda birlestirilerek 100 gr'lık bisküvi elde edilmekte bunlarda 24'lü kutularda filolarla depolara, depolarda, fabrika ve müsterilere göndermektedir. Bu göndermede fabrika ve depolar, kendine en yakın fabrika, depo veya müsterilere öncelikle gönderim yapmakta ve bu göndermeler günlük kapasiteleri dolana kadar devam etmektedir. Mevcut sistemin modeli kurulmus ve simülasyon çalıstırılmıs ve alınan raporda filo kapasiteleri düsük çıkmıstır. Bu yüzden yeni sistem modeli kurulmustur. Yeni sistemde tır sayıları azaltılmıs. En son mevcut ve yeni sistemin sonuçları karsılastırılmıstır. Anahtar kelimeler: Filo, Kapasite, Kapasite analizi,

Mesut Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Veri zarflama analizi ve bankacılık sektöründe bir uygulama

Bu tezde; öncelikle Veri Zarflama Analizi yöntemi tanıtılmış, en yaygın kullanılan CCR ve BCC modelleri ve yöntemin uygulama aşamaları açıklanmıştır. VZA uygulaması, Türkiye'de 1999?2005 yılları arasında sürekli olarak faaliyet gösteren 29 adet ticaret bankasının verileriyle yapılmıştır. Modellerin çözüm aşamasında ise VZA özel yazılımlarından biri olan DEA Solver (Data Envelopment Analysis Solver) kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, Türk Bankacılık Sektöründe 1999-2005 yılları arasında faaliyet gösteren tüm ticaret bankaları için ortalama etkinlik yüzdesi 43,3 olarak bulunmuş ve ortalama etkinlik yüzdesi en yüksek olan banka grubu yabancı sermayeli bankalar olarak belirlenmiştir. 2005 yılında CCR modeline göre 9 adet ticaret bankası etkin bulunurken, BCC modeline göre ise 19 adet ticaret bankası etkin olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Veri Zarflama Analizi,

Bankacılık sektörüVeri zarflama analizi
Gözde Özcan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İş etüdü teknikleri ile kalite ve müşteri memnuniyeti ilişkisi, ambalaj sektöründe bir uygulama

Bu tezde öncelikle İş Etüdü Teknikleri ve uygulamaları anlatılmıştır. Daha sonra uygulama çalışmasının yapıldığı Omkasar Ambalaj Sanayi A.Ş. firması tanıtılmış ve firma verileri doğrultusunda uygulama çalışmasına geçilmiştir. Müşteri firmaların memnun olmadıkları konular üzerine iş etüdü teknikleri uygulanarak verimliliğin, müşteri memnuniyetinin ve kalitenin artması amaçlanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, baskı ayar işlemi üzerine yeni metot geliştirilerek 20.37 dakika süre kazancı sağlanmıştır. Bu değer firmanın işgücü ve fırsat maliyetlerinden kazanç sağlamasına sebep olmuştur. Ayrıca yeni metot sayesinde müşterilerin en çok şikayetçi oldukları baskı kalitesinin bozukluğu konusu giderilmiştir ve müşteri memnuniyetlerinde yüksek oranlarda artışlar sağlanmıştır. Bu çalışmanın emek yoğun çalışan tüm ambalaj sektöründe uygulanacağı ve yararlı sonuçla vereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ambalaj Sektörü, İş Etüdü, Kalite, Müşteri Memnuniyeti.

Ambalaj sektörüMüşteri tatmini
Ali Bezen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel değişim yönetimi ve seramik sektöründe uygulaması

Bu tez çalısmasında, değisme ve örgütlerde meydana getirdiği sorunların yönetimine uygulamalı bir açıdan yaklasılmaya ve konu hakkında bu arastırmalardan elde edilen bulgular arasında iliski kurulmaya çalısılmıstır. Çalısmanın teorik bölümünde; genel olarak değisimlerde neden olduğu sorunlar ve değisimin yönetiminin yönetiminde kullanabilecek teknikler ve yöntemler belirlenmistir. Uygulama kısmı ise seramik sektöründeki yönetici ve isgörenleri kapsamaktadır. Arastırma, örgütsel değisim gerçeklesen isletmedeki değisim gerçeklesmeden önce çalısan yöneticileri değisim gerçeklestikten sonra çalısan yöneticileri ve is görenleri dikkate almıstır. Toplam 11 yönetici ve 36 isgören örneğine anket soruları dağıtılmıstır. Uygulama kısmında anket çalısmasıyla elde edilen bulguların değerlendirilmesi yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Değisim, Değisim Yönetimi, Örgütsel Değisim.

Nuray Niğdelioğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama işletmelerine dönük bir kalite fonksiyon yayılımı uygulaması

Kalite Fonksiyonu Yayılımı (KFY), müsteri gereksinimlerine odaklanmayı sağlayacak biçimde yeni ve gelismis ürünler tasarlamayı amaçlayan, disiplinlerarası takım çalısması gerektiren bir kalite tekniğidir. Bu çalısmada, KFY kavramının ortaya çıkısı, kavram ve ilgili yan kavramların açıklamaları, tekniğin zayıf ve güçlü yönleri açıklanmıs; turizm sektöründe faaliyet gösteren otel isletmelerinde Kalite Fonksiyon Yayılımı tekniğinin kullanılması durumunda isletmelerin elde etmeleri muhtemel avantajların, üç yıldızlı bir otel isletmesi örneği üzerinde gösterilmesi amaçlanmıstır. Otel C'nin müsterilerinin tespit edilen istek ve gereksinimleri kullanılmak suretiyle, kalite evi olusturulmus ve isletmenin nasıl bir strateji gelistirmesi gerektiği tespit edilmistir. Anahtar Kelimeler: Hizmet Planlaması, Kalite Evi, Kalite Fonksiyon Yayılımı, Konaklama Sektörü.

Emel Tatar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye elektronik ve beyaz eşya sektörünün rekabet gücü, geleceği ve üretim yöntemleri

1980'lerden sonra, Türkiye ihracata yönelik stratejilerini ve globallesme çabalarını arttırmıstır. Türkiye'nin ihracatı her ne kadar birkaç büyük ülkeye bağımlı olsa da, ihracat edilebilir ürünlerin sayısını arttırmak önemli bir strateji olmustur. Globallesmenin ana unsuru sanayide rekabettir. Bu çalısmanın ana amaçlarından biri Türkiye'nin OECD üye ülkeleri ve Çin'e karsı durumunu değerlendirmek, rekabet gücünü incelemektir. Maliyet, ana kaynak, rekabet üstünlükleri, ihracat pazar payı, ithalat etkisi, ihracat/ithalat oranı gibi unsurlar dikkate alınarak rekabet üstünlüğü incelenmeye çalısılmıstır. Türkiye'nin ev ürünleri sanayisinde rekabet gücü 1989-2006 yılları arasında oldukça iyilestirilmis, iyi bir konuma geldiği ortaya konmustur. Tezin ana amaçlarından biri olarak fırın, buzdolabı, tv gibi ürünlerin üretimindeki verimsizliği, eksikliği gidermek; çamasır-bulasık makinesindeki rekabet gücünü bu ürünlerde de sağlamaktır. Maliyet analizleri bu konuları desteklemektedir ve sonuçları paylasılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Beyaz Esya, Elektronik, Elektronik Baskı Devre, Maliyet Analizi, Odsel Elektronik, Rekabet Kosulları, Üretim Yöntemleri, Vestel Elektronik.

Elektronik kartlarÜretim akışı
Üsame Öz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Hava kuvvetlerinde stok takibi ve veri taban yönetimine yönelik bir yazılım uygulaması

Bu çalısmada, Hava kuvvetlerindeki stok takibi incelenmis, stok yönetim amirliklerinin alımı yapılacak malzemelerin planlanmasına ve alınan malzemenin dagıtımı sırasında ortaya çıkan sorunların daha efektif ve hızlı yapılabilmesi için Access veritabanı programı kullanılarak iliskisel veri tabanı yöntemiyle bir bilgisayar programı hazırlanmıstır. Literatür taraması yapılarak yurtiçi ve yurt dısında olan çalısmalarda incelenmistir. Hazırlanan program Amasya ilinin Merzifon ilçesinde bulunan 5 nci Ana Jet Üs komutanlıgı Stok Yönetim Amirligi tarafından deneme amaçlı uygulanmıstır. Uygulamada önce Fotokopi ve yazıcı kartusu alımı ve dagıtımı sırasında ortaya çıkan problemler incelenmistir. Eldeki imkanlarla çözümler üretilerek yazılan programın akıs seması olusturulmustur. Her yılın basında stok yönetim amirligi hangi birimin hangi kartustan kaç adet kullanacagı bilgilerini toplar. Gelen rakamları programdan aldıgı geçmis yıl kullanımları ile karsılastırır. Taleplerle geçmis yıl kullanım miktarları arasındaki uyumsuzluk varsa sebebi arastırılarak yeni bir düzenleme yapılır. Net ihtiyaç belirlendikten sonra depo miktarı da dikkate alınarak alıma gidilir. Hangi birimin gelecek 12 ayda hangi kartustan kaç adet kullanacagı bilgileri dagıtım isleminin saglıklı yapılabilmesi için programa islenir. Böylelikle herhangi bir birimin talep ettiginden daha fazla kullanmasının önüne geçilerek diger birimlerin sıkıntıya düsmesi önlenir. (stenirse, raporlar modülü ile birim birim yada toplu olarak kullanım tabloları raporlanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: (liskisel Veritabanı, Stok Takibi

Ünal Uygun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerde yönetim kuramları ve Bartın ili KOBİ'lerinde yönetim modelleri analizi

Bu tez çalısmasında, ilk olarak KOB kavramının ne oldugu ve nasıl tanımlandıgı anlatılmıstır. Daha sonra ülkeden ülkeye degisen KOB tanımları ve belirlenen standartları hakkında genel bir anlatım yapılmıstır. Üçüncü bölümde yönetim organizasyon teorileri tarih sıralamasına göre anlatılmıstır. Anket verilerinin ısıgında Bartın ve Zonguldak ili KOB'lerinin özellikleri incelenmis ve bölge KOB'leri eksik kaldıkları yönleri giderebilmek için uygun bir yönetim modeli yapısı olusturulmaya çalısılmıstır. Sonuç bölümünde, olusturulan model ısıgında Bartın KOB'lerinin güçlenmeleri için yapılması gerekli çalısmaların analizi yapılmıstır. Anahtar Kelimeler: Bartın, KOB, Yönetim Modeli, Yönetim.

Onur Düzyer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bir cam üretim işletmesinde kalite maliyetinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Günümüzde teknolojik gelismelerden dolayı isletmeler açısından kalite maliyetlerinin önemi çok büyüktür. Verimliligi ve kaliteyi yükseltme çalısmalarında, müsterilerin ürünlerin kalitesi hakkındaki memnuniyetlerini korumak ve daha da gelistirmek için yöneticiler tarafından, kalitenin artırılması için çalısmalar yapılmaktadır. Yapılan çalısmalar neticesinde baslangıçta kalite maliyetleri artmakta, fakat daha sonra azalma egilimi göstermektedir. Kalite maliyetlerinin kıyaslama ile analizinde kullanılan tekniklerden Satıs Esasına Göre Kıyaslama teknigi kullanılarak, kalite maliyetlerinin satıslara oranı %8.37 olarak bulunmustur. Kalite maliyetlerinin analizi yapılırken bu yöntemlerin kullanılması ile gerçekçi sonuçlar elde edilir. Böylelikle kalite maliyetleri kalemlerinin azaltılması için yapılacak çalısmalar hakkında en uygun kararlar verilebilir. Yapılan uygulama çalısmasında, öncelikle uygulama isletmesinde, kalite maliyetleri sistemi tanıtılmıs, kalite maliyet kalemleri belirlenmis, bu kalemleri olusturan maliyetler yıl bazında çıkarılarak, yıllık kalite maliyetleri raporu düzenlenmistir. Her bir maliyet kaleminin ana maliyet bileseni içindeki payı, toplam kalite maliyetleri içindeki payı ve toplam kalite maliyetlerinin satıslara oranı yüzde olarak hesaplanmıstır. Bu çalısmaların ardından ise yüksek kalite maliyetlerine neden olan kalemler tespit edilmistir. Böylece ilk olarak hangi kalite maliyetleri için çalısmalar yapılması gerektigi hakkında önerilerde bulunulmustur. Anahtar Kelimeler : Kalite Maliyetleri, Kalite Maliyetlerinin Kıyaslama ile Analizi, Satıs Esasına Göre Kıyaslama, Toplam Kalite Maliyetleri.

Serkan Keskin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üretim işletmesinde toplam verimli bakım uygulaması

Günümüzde firmalar arası rekabette teknoloji ön plana çıkmıştır. Üretim sistemlerinin gelişmesiyle ürün kalitesi, verimlilik, maliyet, güvenlik gibi temel öğeler gittikçe ekipmana bağlanmaktadır. Bu da etkili bir bakım sisteminin oluşturulmasını gerektirmektedir. Bu noktada Toplam Verimli Bakım sistemi ön plana çıkmaktadır. TVB, çalışanların ekipman hakkındaki bilgilerini arttırma, düzenli bakım, düzenli atölye ve problemlerin kökenine inip bir daha tekrarlanmayacak şekilde çözme yöntemleri ile önce sıfır duruşu; sonra sıfır hatayı hedefleyen bir yönetim sistemidir. Bu çalışmada; Bursa ilinde faaliyetlerini sürdürmekte olan bir otomotiv firmasının boyahane departmanında mevcut üretim hatlarından biri Toplam Verimli Bakım sisteminin temel göstergesi olan Toplam Ekipman Etkinliği bazında analiz edilip, mevcut makine performansları, kalite ve verimlilik düzeyleri belirlenmiş; bu kriterler açısından uygunsuz makinelere düzeltici faaliyetler uygulanmış ve elde edilen gelişmeler ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Hazır Bulunma, Kalite, Performans, Toplam Ekipman Etkinliği, Toplam Verimli Bakım.

KalitePerformans
Umut Ozan Geniş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Tahmin problemleri için regresyon ağacı ve komşuluk tabanlı yöntemler geliştirilmesi: Kalıpçılık sektöründe bir uygulama

Üretim ile hizmet sistemlerinde gerçekçi ve hızlı karar almak firmalara rekabet avantajı kazandırmaktadır. Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler firmaların büyük miktarda veriye kolay erişimini sağlamaktadır. Ancak sayısal değerlerin tahmininin yapılması firmaların karşılaştığı büyük zorluklardandır. Bu çalışmada tahmin problemlerinin çözümü için veri madenciliğine dayalı bir metodoloji önerilmiştir. Önerilen metodolojide ağaç tabanlı yöntemler ve komşuluk tabanlı yöntemler kullanılmıştır. Ağaç tabanlı yöntemler Regresyon Ağacı, Torbalama Regresyon Ağacı ve Güçlendirme Regresyon Ağacıdır. Komşuluk tabanlı yöntemler, K-En Yakın Komşuluk ve Torbalama K- En Yakın Komşuluktur. Tahmin modelleri oluşturulurken veri kümelerindeki nesnelerin yerel aykırı değer faktörlerini, uzaklıklarını ve en yakın komşuluk sıralamasını dikkate alan ağırlıklı tahmin fonksiyonları kullanılmıştır. Aykırı değer analizi çalışması yapılarak tahmin modellerinin doğruluğunun arttırılması hedeflenmiştir. Önerilen yaklaşımların performansı dokuz adet karşılaştırmalı değerlendirme veri kümesi üzerinde test edilmiştir. Yapılan karşılaştırmalarda aykırı değer analizi ile veri önişleme yapıldıktan sonra ağırlıklı tahmin fonksiyonları kullanılarak geliştirilen topluluk yöntemlerin doğruluğu arttırdığı görülmüştür. Ayrıca sac metal kalıp imalatı yapan bir firmada kalıp üretim sürelerinin tahmini için bir vaka analizi çalışması yapılmıştır. Firmanın 2015-2018 yılları arasında üretimini tamamladığı 85 kalıba ait veriler kullanılarak geliştirilen modellerin performansları değerlendirilmiştir. İstatistiksel sonuçlar önerilen yaklaşım ile tahmin doğruluğunun arttığını göstermiştir.

Gözde Eser
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Data analysis for clustering carpet manufacturing defects

Nowadays, with the latest technology, the accumulation of data has increased, and it has become more important to transform the stored raw data into information. The transformation of raw data into information increases earnings and can more easily be adapted to the competitive environment. Data mining is an approach based on statistical applications and machine learning algorithms in converting raw data into information. Data mining has been an important research area to find the hidden information/knowledge inside huge amounts of data. In this thesis, quality problems in carpet manufacturing are gathered in a database and the data are analyzed and clustering by using data mining algorithms. The main purpose is clustering carpet manufacturing defects by using different clustering algorithms WEKA software and find out which algorithm will be most suitable for the users. Also, this thesis is focusing on the improvement of data quality in databases with the help of current data cleaning methods. Thus, a deeper perspective on carpet quality problems is targeted and the number of customer complaints is expected to reduce in the long term. The data obtained from the database of a carpet producer were pre-processed and adapted to WEKA 3.9.4 software. Clustering algorithms which are used are partitioning based i.e K-means, Farthest First, Expectation maximization and Non Partitioning based i.e Cobweb. The best performing algorithm is Farthest First algorithm. It is taking less time then other clustering algorithm to find similar clusters through weka tool for quality problem in carpet manufacturing dataset.

Analysis techniquesHierarchical clusteringMachine carpet+1
Aysu Borsöken
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Diet planning for diabetic patients using mixed integer linear programming

Diabetic diet is an important treatment procedure for diabetic patients. Necessary nutritions should be consumed in proper sizes for a long-life health. In this study a mathematical model has been constructed for diabetic menu planning. Literature about menu planning showed that there is infancy in diabetic menu planning, current studies do not deal with carbohydrate consumption, which is an essential factor for diabetic patients. According to the findings from nutrition treatment recommendations, a mathematical model has been constructed with an objective function that minimizes the total carbohydrate consumption. In this study, it was planned to create a menu with integer programming model and a wide variety of menus were presented to diabetic patients. The model was written separately as 2, 3 and 5-day menus in the GAMS optimization program, and at the last stage, 28-day menus were obtained by solving each of them. This study can be assumed as a preliminary work of the diabetic menu planning with the aim of solving the problem via completing the necessary nutritions parameters.

Diet-diabeticMixed integer programmingMenu planning
Esra Ceylan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir tekstil işletmesinde analitik ağ süreci yöntemi ile bütünleşik stok yönetimi uygulaması

Küreselleşen dünya koşullarında işletmelerin, pazardaki mevcudiyetlerini muhafaza edebilmek adına maliyetlerini optimum seviyelere indirgemeleri gerekmektedir. En büyük maliyet kalemlerinden birisi olan stok maliyetlerinin minimize edilmesi rekabetçi saha koşullarında ayakta kalabilmek açısından zaruridir. Ayrıca stok maliyetlerinin minimize edilmesi stoksuzluk anlamına gelmemektedir. Her ne kadar stok bulundurmanın doğurduğu bir çok maliyet, atıl yatırım oluşması gibi riskler mevcut olsa da stoksuzluk durumunda talebin karşılanamaması, müşteri kaybı yaşanması ve pazar payında kalıcı kayıpların yaşanması riski işletmeler açısından çok daha tehlikeli bir durum arz etmektedir. Bu sebeple küresel piyasa şartlarında gerçekleşen talepleri kaçırmamak ve yüksek servis seviyesinde hizmet sunabilmek, aynı zamanda stok maliyetlerinin minimize edilebilmesi için başarılı bir envanter yönetiminin hayata geçirilmesi firmalar için hayati önem taşımaktadır. Güçlü bir envanter yönetimi, firmaların nakit akışlarını sağlıklı bir şekilde idame ettirebilmelerini ve ticari faaliyet sahalarında devamlı olabilmelerini mümkün kılmaktadır. Tez çalışması kapsamında ilk adım olarak Bursa'da faaliyet gösteren bir tekstil firmasında, firmaya maksimum fayda sağlayacak ürünlerin analiz edilebilmesi amacı ile analitik ağ süreci (AAS) yöntemi uygulanmıştır. Yönetici kadrosunun katılımı ile alternatifler, kriterler ve alt kriterler arasındaki etkileşimler belirlenmiştir. AAS uygulaması neticesinde 15 kalem ürüne ilişkin öncelik değerleri hesaplanmış olup firma için katma değeri en yüksek olan ürün kalemleri ortaya koyulmuştur. Takiben çalışma kapsamında analiz edilen ürün kalemlerine ilişkin yok satmaya bağlı müşteri kayıplarının önüne geçebilmek adına emniyet stok miktarları ve yeniden sipariş verme noktaları hesaplanmıştır.

Orhan Sert
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Döküm hatalarının deneysel tasarım ve istatistiksel veri analizi metodları kullanılarak azaltılması

Günümüz piyasa koşulları içerisinde, müşterilerin taleplerinin karşılanabilmesi ve rakiplerle rekabet edebilmek için birçok noktada kalite iyileştirme faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir. Döküm süreci de üzerinde iyileştirme yapılabilecek gerçek uygulamalı problemlerden bir tanesidir. Çalışma sırasında kum kalıba döküm metodu ile üretilen kapak parçasında oluşan çekinti hatasının azaltılması için deneysel tasarım metodu ve istatistiksel veri analizi metotları kullanılmıştır. Çekinti hatasına etki edebilecek faktörler belirlenmiş, deneyler yapılmış ve sonuçlarda da belirlenen faktörlerin çekinti oluşumunda etkisi olduğu ortaya konulmuştur.

Deneysel analiz
Birsen Bedir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Electrical and electronics goods waste management and optimal warehouse location selection in Turkey

The amount of electronic waste is increasing gradually with the rapid and unconscious consumption of technological products today in Turkey. Within the scope of this study, the current situation of electrical and electronic goods in Turkey has been addressed. The registered collection rate of e-waste formed in our country is low. The main reason for the low collection rates is the unregistered and uncontrolled collection of e-waste. These wastes need to be recovered into the economy. Without a suitable collection structure, it is difficult to recover the resulting electronic waste. In this study, electronic waste (e-waste) that is not collected properly and inconsistently occurred is addressed. It is aimed to establish suitable warehouse locations in the districts close to the organized industrial zones covering certain provinces with developed electronic waste applications and industries in Turkey. There are 28 demand points in the study. To provide the most appropriate service to these demand points, the p-median problem was applied as a location-allocation model. The IBM OPL CPLEX program was used to determine the selection and number of warehouse locations to be opened. As a result of the optimization, suitable warehouse locations to be opened have been decided. It was decided that the optimal number of warehouses was 5. It is difficult for society to leave their wastes from their homes to places where warehouses are planned to be established. It is planned to create waste collection boxes in central places so that all provinces will receive service. The waste collection boxes formed can receive services from the opened warehouse locations.

Ayşe Kökyıldırım
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Cluster-first route-second approach for employee shuttle bus routing problem: A large-scale company application

Developing logistics systems is one of the most important strategic steps companies can take toward differentiation in today's global market. In recent years, in addition to the transportation services of the products in the production system, the logistics services of the personnel working within the company have also gained importance. Personnel transportation services are examined within Vehicle Routing Problems (VRP) scope. In this thesis study, school bus routing problems (SBRP), which is a subtype of VRP, are examined and the personnel transportation problem is solved with the SBRP analogy. The personnel transportation problem discussed in the thesis has been solved with the SBRP analogy. Within the scope of the thesis problem, it is aimed to route the transportation between the house of 1361 personnel working in Kartal Carpet& Textile company and the factory. For the identification of personnel addresses and current situation analysis, markings and current situation routing was made with Google Earth Pro's help. Three different vehicle capacity scenarios were created to solve the problem. The problem was solved with the Capacity Vehicle Routing Problem (CVRP) without clustering in the first scenario. Then, P-median, K-means, and P-center clustering methods were applied and optimal results were sought with Cluster-first Route-second (CFRS). The models were run using Python 3.8-Gurobi 9.1.1. In the last part, all the data obtained were analyzed and compared and suggestions were made for future studies.

Nur Sena Ertem
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojileri güvenliği ve sigorta şirketinde ıso/ıec 27001 standartları çerçevesinde bilgi güvenlik yönetim sistemi uygulaması

Bilgi, diğer önemli ekonomik varlıklar gibi, bir işletme için değeri olan ve bu nedenleuygun olarak korunması gereken bir varlıktır. Bilginin korunmaması, büyük ve çözülmesi zor problemlere neden olabilir. Bu problemin temel çözümü bilgi güvenliğinin sağlanmasıdır, ancak neyazık ki bilgi güvenliğini tam anlamı ile sağlamanın basit bir formulü yoktur. Bu noktada kurum stratejilerine ve süreçlerine, en uygun bilgi güvenliği yaklaşımının belirlenmesi ve bu yaklaşımlar arasındaki ilişkiler ve yapısal farklılıkların gösterilmesi gerekir.Bilgi güvenliği bilgiyi, ekonomik sürekliliği sağlamak, ekonomik kayıpları en aza indirmek, fırsatların ve yatırımların dönüşünü en üst seviyeye çıkartmak için iç ve dış etkilerle meydana gelebilecek tehlike ve tehditlerden korur.Güvenlik Yönetimi'nin görev tanımı, güvenlik ile ilgili olayların meydana gelmesini, kabul edilebilir maliyetler dahilinde, iş gereksinimleri ile aynı hizada gizliliği, bütünlüğü ve Bilgi İşlem servislerinin erişebilirliğini ve veriyi koruyarak önlemektir.Bilgi teknolojileri güvenliği kavramını anlayabilmek için bilgi teknolojileri yönetim sistemlerini ve bilgi güvenliği içerisinde bu kavramlara verilen önemi anlamak gereklidir. Bilgi teknolojileri güvenlik yönetimi konusunda dünyada en yaygın uygulama alanı bulan üç standart, bu tez kapsamında incelenmiştir. Bu üç standarttan birincisi olan ISO 27001 standardı, ISO 27002 en iyi uygulama standardı çerçevesinde , bilgi teknolojileri güvenlik yönetimi için çok iyi sınıflandırılmış, taktik ve operasyonel seviyede işleyen ve kolay uygulanabilen bir standart iken, CobIT standardının bilgi teknolojileri yönetimine stratejik açıdan bakan ve temelini yönetim kararları, yönetilebilirlik ve denetlenebilirlik üzerine kuran geniş kapsamlı bir yapısı vardır ve bilgi güvenliğini CobIT Security Baseline yani CobIT Güvenlik Temel Çizgisi çerçevesinde destekler.ITIL Güvenlik Yönetimi Süreci, yönetim organizasyonunda güvenligin şeklen uyarlanmasını tarif eder ve böylece bu süreçte sadece temel seviyede bir güvenlik sağlanmakla kalınmaz ayrıca Servis Seviye Anlaşması'nda belirtilenlerin yanında diğer güvenlik gereksinimlere sağlanır.Her üç standartta da, bilgi teknolojileri yönetiminin değişik öğelerinin bu yönetim sistemlerinde yer almakta olduğu değerlendirilmiştir.Tez kapsamında, üzerine odaklanılan bilgi güvenliği ile ilgili standartları sağlayabilmek için , incelenen standartlardan hangisinin uygulanması gerektiği cevaplanması zor bir sorudur ve kesin bir cevabı yoktur. Bu standartların bilgi güvenliği alanında ortak noktalarıda fazla olmasına rağmen, kapsam ve derinlik bakımından birbirlerinden farklıdır. Bu sorunun cevabı şirketin stratejileri , politikaları ve gereksinimleri doğrultusunda, kullanılacak standardın kapsamı, uygulanabilirlik ve maliyet parametrelerine göre değişiklik göstermektedir.Bu tezde, uygulama olarak ABC A.Ş.'de ISO/IEC 27001 standartlarında Bilgi Güvenlik Yönetim Sistemi kurmak için gereken bilgi risklerini belirleme yöntemleri vurgulanmakta ve bu risklerin giderilmesi için ihtiyaç duyulan temel safhalara ait teknoloji, politika ve prosedürler açıklanmaktadır.Bu standartlar kapsamında oluşturulan Bilgi Güvenlik Yönetim Sistemi sayesinde, işletmelerin bilgi varlıklarının güvenlik sürekliliği, yalnızca teknoloji ile değil aynı zamanda tüm şirket çalışanlarının da uyguladığı iş süreçleri ile sağlanabilecektir.

Bahadır Murat Kandemirli
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Dijital hastanelerde verimlilik analizi

Digitalization, introduced to our lives by technology, is pioneering the development of many sectors. The health sector is one of the sectors that has received a great amount of digitalization technology. Today, healthcare service delivery can be provided by different digital applications and digital hospitals. In recent years, the development of digital hospitals has been emphasized in Türkiye as well as on a global scale. Digital hospitals, which are increasing day by day in Türkiye, are graded according to international criteria, and sixth-stage and seventh-stage hospitals are accepted as digital hospitals. However, seventh-stage hospitals have a "zero paper" criterion, unlike sixth-stage hospitals. Accordingly, in this study the efficiency of sixth-stage and seventh-stage hospitals which are selected as samples is analyzed by data envelopment analysis technique under eight different scenarios with identified inputs and outputs based on stationery expenses. In this way, it is measured whether there is a difference in the efficiency of sixth-stage and seventh-stage hospitals due to the "zero paper" criterion. Then, the efficiency scores calculated by data envelopment analysis technique are tested statistically. As a result of data envelopment analysis and statistical analysis, in all scenarios, it has been concluded that the average efficiency of seventh-stage hospitals based on stationery expenses is higher than the average efficiency of sixth-stage hospitals based on stationery expenses. However, since sixth-stage hospitals also have high efficiency, there is no statistically significant difference observed between the hospital-based efficiency scores of sixth-stage and seventh-stage hospitals.

Ayşe Sofuoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Radyo frekans tanımlama teknolojisinin tedarik zinciri yönetimine katkıları

Günümüz değisen ve gelisen kosulları göz önüne alındığında müsteri ihtiyaçları da çokhızlı bir sekilde değismektedir. Bu zorlu kosullarda ayakta kalabilmenin sartı da müsteriihtiyaçlarını iyi öngörmek ve bu ihtiyaçları mümkün olduğunca hızlı ve maliyetleriminimize edecek bir sekilde karsılamaktır. Bu yüzden isletmeler tedarik zincirlerinidaha etkin hale getirmek istemektedirler. Böylece ihtiyaçların doğru tespiti, ihtiyacıkarsılayacak hammadde ve yarı mamullerin zamanında tedariki, nihai ürünlerinzamanında depolanması ve siparislerin zamanında müsteriye sevki mümkün olacaktır.Bu da isletmelere rekabet avantajı kazandırmasının yanı sıra müsteri memnuniyetini deyükseltecektir.Stok, depolama ve dağıtım operasyonları ise tedarik zinciri içinde önemli bir yeresahiptir ve bu operasyonların etkin olması doğrudan tedarik zincirinin tüm halkalarınayansıyacak ve tedarik zincirinin etkinliğini artıracaktır. Stok, depolama ve genel olarakbütün Tedarik Zinciri operasyonlarında birçok bilgi teknolojisi kullanılmaktadır. AncakBar Kod Teknolojisi, depolama ve dağıtım operasyonlarına bir izlenebilirlik vedoğruluk kazandırmaktadır ve tedarik zincirinin etkin yönetimine önemli bir katkısunmustur. Fakat günümüz gelisen kosulları artık bu teknolojinin yetersiz kalmasınasebep olmustur. Depolama operasyonlarında ürün bar kodlarını okutarak raflarayerlesim yapılması ve siparislerin her ürünü teker teker okutarak çıkarılması sözkonusudur. Yine dağıtım operasyonlarında ürünlerin her bir hareket noktasında (birlojistik birime girmesi veya baska bir lojistik birime girmesi) teker teker okutulmasısürece bir izlenebilirlik kazandırıyor. Ancak bu islemler sürece izlenebilirlik kazandırsada aynı zamanda süreci bir o kadar da yavaslatıyor. Aynı zamanda bar kodteknolojisinde insan da isin içine giriyor. ?nsan ile birlikte hatalar da isin içinegirdiğinde bar kod teknolojisi hem yavas hem de hatalı bir operasyon sağlıyor. Amadeğisen kosullar operasyonların hızlı ve hatasız olmasını zorunlu kullanıldığından dahaileri bir bilgi teknolojisine ihtiyaç duyuluyor. Bu noktada RFID Teknolojisi isin içinegiriyor.RFID Teknolojisi, basta tedarik zincirini en çok etkileyen süreçler olan stok ve depoyönetimi olmak üzere tüm süreçleri insandan olabildiğince bağımsız kılıyor ve insanhatasını minimize ediyor. Tezin sonunda yer verilen uygulama örneğinde ise HorozLojistik depolama operasyonlarında Bar Kod Teknolojisinin nasıl kullanıldığına yerverilirken bu operasyonların RFID Teknolojisi ile nasıl iyileseceği de anlatılıyor.Böylece insana daha az ihtiyaç duyan RFID Teknolojisi ile Bar Kod Teknolojisininarasındaki operasyondaki farklarına değiniliyor.

Ozan Ateş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

A spatial analyze approach for determining the best possible locations of police stations in azaz

Safety and security are fundamental concerns for humanity from various perspectives and serve as the cornerstone for all nations. Since 2011, Syria has been grappling with a protracted conflict, leading to numerous challenges. This thesis aims to develop a systematic approach to safety and security planning in Azaz City, Syria. To achieve this, we first input geographical information regarding the current police station location and calculate the population of the inhabited areas in a Geographic Information System (GIS). Subsequently, we propose a novel approach that integrates service area analysis and multi-criteria analysis to optimize emergency response times. The evaluation is conducted by factoring in travel times from the available police stations within the study area. Through network analysis, we identify three critical zones, each representing an area reachable within a one-minute travel time. Facilities are categorized into education, health, and tourism. We create a suitability map and use aerial photographs to assess land availability. Set covering analysis ensures the existing police station covers areas reachable within a five-minute car ride, ranging from 37% to 90%. We suggest potential new police station locations using facility location-allocation methods. Computational experiments show this approach improves security planning, benefiting governments, local councils, urban planners, and citizens.

Industrial engineering
M Radwan Mouket
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sıralı akış çizelgeleme problemlerinin arı algoritmasıyla çözümü

Çizelgeleme araştırmacılar tarafından çokça incelenen konulardan biridir. Çünkü küreselleşen dünyada rekabet açısından çizelgeleme önemlidir. Tez kapsamında akış tipi çizelgeleme problemlerinin bir alt gelişimi olan sıralı akış tipi çizelgeleme problemleri ele alınmıştır. Bu problem tipini çözmek için arı algoritması geliştirilmeye çalışılmıştır.Çalışmanın ilk bölümlerinde, çizelgeleme problemleri, akış tipi çizelgeleme problemlerinin yapısından ve arı algoritmasından bahsedilmiştir. Arı algoritmasının sıralı performansını değerlendirmek için yapılan uygulama iki kısım olarak ele alınmıştır.İlk kısımda, genel durum olarak adlandırılan, işlem zamanları matrisinde en büyük işlem zamanlarının ara makinelerden birinde oluşması durum ele alınmıştır. İkinci kısım problemler ise en büyük işlem zamanlarının ilk ya da son makinede oluşması durumu olan özel durum problemleridir. Yapılan uygulamalarda arı algoritması, Smith Panwalkar Dudek algoritmasından daha iyi sonuçlar vermiştir.Anahtar Kelimeler: Sıralı Akış Tipi Çizelgeleme Problemleri, Arı Algoritması.

Çizelgeleme
Muhammed Parlak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Zeki talep tahmin yöntemlerinin doğruluk ve kamçı etkisi açısından değerlendirilmesi: Kimya sektöründe bir uygulama

Üretim sisteminin başlangıç adımı olarak kabul edilen talep tahmini, stok seviyelerini koruma, müşterilere daha iyi hizmet verme, kapasite kullanımının iyileşmesi, kar seviyelerinin arttırılması gibi konularda önem arz etmektedir. Bugüne kadar talebi tahmin etmek için gerek basit gerekse karmaşık pek çok yöntem geliştirilmiştir. Farklı organizasyonlar için ilgili ürünün satış veri yapısına bağlı olarak bazı tahmin mekanizmaları daha doğru sonuç vermektedir. Bahsi geçen organizasyonel amaçları gerçekleştirmek için doğruluk oranları yüksek, sağlam yöntemler seçilmelidir. Herhangi bir tahmin yöntemi seçildikten sonra tahmin doğruluğunu arttırmak için tahmin yönteminin yapısının incelemesi de ikinci bir iyileştirme olmaktadır.Tahmin doğruluğunun yanında, organizasyonel amaçlara yönelik göz önünde bulundurulması gereken diğer bir önemli konu da kamçı etkisidir. Kamçı etkisi direk olarak talep tahmin yöntemi tarafından etkilenmektedir. Düzgün bir tedarik zincirinde kamçı etkisinin olabildiğince az olması istenir. Dolayısı ile bir yandan en doğru tahminleri elde etme amacıyla kullanılan yöntemin aynı zamanda en düşük kamçı etkisi sağlama amacına yönelik de çalışması gerekmektedir.Bu çalışmada, kimya sektöründe yeni piyasaya sunulan bir ürüne ait satış verileri alınarak, klasik yöntemler olan zaman serisi ve nedensel yöntemlerden ziyade, literatürde sağlamlığı pek çok çalışma ile desteklenmiş zeki tahmin yöntemlerinden yapay sinir ağları, gri teori ve bulanık zaman serileri ile talep tahmini yapılmıştır. Bu zeki yöntemler kullanılırken, yapısal özelliklerine ait doğruluğu arttırıcı duyarlılık analizleri yapılmış ve yöntemlerin hangi parametre ve katsayılarla daha doğru sonuçlar verdiği de analiz edilmiştir. Yöntemlerin doğruluk performansları, bilim adamları ve araştırmacılar tarafından en yaygın ve güçlü ölçüt olarak kabul edilen ortalama mutlak yüzde hata ölçütüne göre belirlenmiştir. Bu aşamadan sonra bir üretici ve bir tedarikçiden oluşan basit tedarik zincirinde her bir eşolonun bir periyotluk talebi karşılayacak biçimde çalıştığı 1-1 stok tutma politikası ve her bir eşolonun iki periyotluk talebi karşılayacak biçimde çalıştığı 2-2 stok politikası doğrultusunda yöntemlerin talep tahmin sonuçlarına göre yol açtığı kamçı etkisi büyüklükleri ortaya konmuştur. Böylece zeki tahmin yöntemleri hem tahmin doğruluğu hem de kamçı etkisi bakış açısından karşılaştırılırmış, bununla birlikte bu süreçte iyileştirmeleri sağlayacak yollar da analiz edilmiştir.

Talep tahminiYapay sinir ağları
Funda Ahmetoğlu Taşdemir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik yönetiminde yalın düşünce ile sistem tasarımı ve bir uygulama

Dağıtım yönetimi, ürünlerin tedarik zinciri boyunca hareketini sağlamak amacıyla taşıma, geçici depolama, elleçleme vb gibi işlemleri içeren faaliyetler bütünüdür. Ürünlerin tüketiciye sunumunda bu faaliyetler anahtar rol üstlenmekte ve işletmeler için önemli maliyetler oluşturmaktadırlar. Bu faaliyetlere ait maliyetlerin giderek artması, işletmeleri dağıtım yönetimi ile ilgili yöntem ve stratejiler geliştirmeye yöneltmektedir. Dağıtım yönetiminde anahtar rol oynayan strateji, tedarik zinciri içerisindeki işlemlerin entegrasyonunu ve bu işlemlerin minimum maliyetle gerçekleştirilmesini sağlamak için kurgulanmış tekniklerin uygulanmasıdır. Stratejik düzeyde böyle bir dağıtım yönetiminin gerçekleştirilmesi son zamanlarda sıkça rastlanan yalın lojistik uygulamaları ile daha etkili sonuçlar vermektedir. Ürünlerin üretim merkezlerinden alınıp geçici depolanması, etkili sipariş yönetimi, dağıtım ağının tasarlanması ve döngüsel seferlerle ürünlerin son kullanıcıya ulaştırılmasını içeren, her faaliyetin bir sonraki faaliyete girdi oluşturduğu entegre bir sistemle ekonomik ve kaliteli bir dağıtım yönetimi modeli oluşturulabilir. Böyle bir entegre sistemin sonucu olarak hem fiyat hem kalite bakımından rekabet avantajı sağlanması muhtemel hale gelmektedir.Bu çalışmanın amacı, yalın lojistik tekniklerini kullanılarak birbiriyle entegre lojistik faaliyetleri içeren kaliteli ve ekonomik bir dağıtım modeli oluşturmaktır. Bu bağlamda ilk bölümde konuya giriş yapıldıktan sonra, çalışmanın ikinci bölümünde lojistik yönetimi konusu altında lojistik faaliyetler, lojistik maliyetler ve lojistikte performans yönetimi konuları açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde yalın lojistik konusu altında yalın lojistik kavramı, prensipleri ve israfla ilişkisi üzerinde durularak dağıtım yönetimi entegrasyonunu da içeren yalın lojistik teknikleri anlatılmıştır. Çalışmanın dördünce bölümünde, bu entegrasyonun son aşaması olan araç rotalama problemi altında rotalama bileşenleri, türleri, en iyileme kısıtları anlatılmış, rotalama türleri formüle edilerek çözüm yöntemleri üzerinde durulmuştur. Beşinci bölümde, 3PL bir işletmenin faaliyetleri göz önünde bulundurularak dağıtım yönetimi ile ilgili bir model tasarımı yapılmıştır. Son bölümde ise Aras Lojistik'te gerçekleştirilen dağıtım projelerinden birinin mevcut süreci ve maliyetleri anlatılmış, tasarlanan model bu projeye uygulanarak mevcut durum ile kıyaslama yapılmıştır. Tasarlanan modelin uygulanmasında Lingo programı kullanılmıştır.

Mehmet Mustafa Özalp
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kredi değerlendirmede bulanık AHP-yapay sinir ağları temelli bir yaklaşım ve bir uygulama çalışması

Kredi derecelendirme süreci kredi talep edenler ve piyasaya fon fazlasını arz eden kredi verenler tarafından önem arz eden bir konu olarak değerlendirilmektedir. Kredi veren kuruluşlar açısından kredibilitenin doğru ve objektif bir şekilde tespit edilmesi gerek kredinin geri ödenebilirliğinin sağlanması, gerekse kredinin doğru fiyatlanabilmesi açısından önemlidir.Günümüzün rekabetçi ortamında, kredi taleplerinin değerlendirilmesinde kararların hızlı ve etkin bir şekilde verilmesi bankaların en önemli hedefleri arasında yer almaktadır.Bu tez çalışmasında kredi talebinde bulunan firmaların bankalar tarafından analiz edilmesine yardımcı olacak bir model belirlenip kredinin geri dönmeme riskinin minimuma indirilmesi amaçlanmıştır. Oluşturulan modelde bulanık AHP yöntemi ve yapay sinir ağı beraber kullanılmıştır. İlk önce hem kalitatif hem de kantitatif verileri birlikte inceleyen aynı zamanda karar verici yargılarını da modele dahil edebilen bulanık AHP yöntemi ele alınmıştır. Bulanık AHP ile kriter seçimi yapılmış ve seçilen kriterlere ait veriler yapay sinir ağında girdi olarak kullanılmıştır. Kredi kararlarının daha hızlı, etkin ve kolay bir şeklide verilmesine yardımcı olacak alternatif bir model oluşturulmuştur.

Duygu Cebeci
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji alternatiflerinin bulanık çok ölçütlü değerlendirilmesi ve Türkiye için bir yol haritası

Enerji, hem hayatın devamlılığı hem de ekonominin sürdürülebilirliği için hayati önem taşır. Ülkelerin enerji politikalarını dengelemeleri, toplum sağlığı, çevre ve sosyal konular gibi birçok toplumsal boyutu etkiler. Bu nedenle enerji alternatifleri arasında seçim yapılırken bu ve bunun gibi birçok kriter dikkate alınmalıdır. Değerlendirme aşamasında enerji alternatiflerine etkiyen ölçütlerin her biri sayısal birimlerle ifade edilemeyebilir, bu durum çeşitli matematiksel ve mühendislik tekniklerinin kullanımını zorunlu kılar. Bu sayede sayısal olarak ifade edilemeyip dilsel olarak değerlendirilen ölçütler de sonucu elde etmede göz önünde bulundurulur ve çıkan sonuçlar matematiksel olarak bir dayanağa sahip olur. Bu tez çalışmasında Türkiye?de kullanılacak enerji alternatiflerinin seçiminde yol haritası oluşturmak amacıyla bir entegre çok kriterli karar verme yöntemi (ÇKKV) uygulanmıştır. Değerlendirme sürecindeki belirsizlikleri hesaplamalara yansıtabilmek amacıyla, bulanık mantık kullanılmıştır. İlgili nitel ve nicel kriterler belirlenerek, ülkede kullanılan enerji kaynakları değerlendirilmiş, ilk sıralarda tercih edilmesi daha uygun alternatifler elde edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde aynı kriterler ve aynı yöntem kullanılarak bu kez yenilenebilir enerji alternatifleri değerlendirilmiştir. Kriterlere ait ağırlıkları hesaplamada tip-2 bulanık bulanık AHS (Analitik Hiyerarşi Süreci) ÇKKV yöntemi kullanılmıştır. Alternatiflerin sıralanması aşamasında ise TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) ÇKKV yöntemi önceki yaklaşımda olduğu gibi yine tip-2 bulanık küme ile birlikte kullanılmıştır. Alternatiflere ait sıralamalar elde edildikten sonra, duyarlılık analizleri gerçekleştirilmiş, mevcut durum ile farklı senaryolar karşılaştırılmıştır. Duyarlılık analizi önce tüm enerji kaynaklarının değerlendirildiği durum için, ardından yalnızca yenilebilir enerji kaynaklarının değerlendirildiği durum için uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre gelecek yıllarda Türkiye?nin yatırım yapması gereken enerji alternatifleri değerlendirilmiştir. Böylelikle ülke için bir yol haritası oluşturulmuştur.

Melike Erdoğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00