İstanbul 29 MayIs University
Discipline

İslam Ekonomisi ve Finansı Anabilim Dalı

İstanbul 29 MayIs University

90

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Modern sağlık sektörünün eleştirel bir değerlendirmesi: İslam politik ekonomisi yaklaşımı

Bu çalışmanın amacı modern dönemde ulus devletinin bir biyopolitika aracı olan ve metalaşarak kapitalist sistem içinde bir sektör olarak var olan sağlık kavramının İslam Politik Ekonomisi açısından eleştirel bir analizini yapmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için modern sağlık sektörünü analiz ederken Michel Foucault'nun biyopolitika ve Karl Polanyi'nin metalaşma kavramlarından faydalanarak çağdaş sağlık sektörünün görünümünü ortaya koymaya çalışacağız. Sonrasında İslam Politik Ekonomisi teorik çerçevesi kullanılarak modern sağlık sektörünün ontolojik düzeyde eleştirel bir değerlendirmesini yapılacak ve İslam ekonomisi bağlamında sağlık kavramının nasıl olması gerektiği ortaya konulacaktır. Toplumda yaşanan dönüşümler sonucunda 18. yüzyıla kadar doğrudan sağlık ile ilgilenen tıp alanı, 19. yüzyıla gelindiğinde biyoiktidar tarafından ortaya atılan normal durum ve anormal olanın tedavisi ile ilgilenmeye başlamıştır. Zamanla tıp alanıyla ilgili olmayan yaşlılık, doğum, menopoz, depresyon ve hiperaktivite gibi birçok durumun tıbbi birer sorun olarak gösterilerek tedavi edilmeye mahkûm bırakılmasıyla tıbbileştirme ortaya çıkmış ve bu sayede tıp alanının iktidarı toplumun birçok alanına yayılmıştır. Gündelik yaşamın bile tıbbileştirilmesi ve tıbbın toplumda bir otorite konumuna gelmesi sonucunda sağlık, biyoiktidar için toplumu kontrol etme kurumlarından biri haline dönüşerek üretken bireyler üretme noktasında bir araç haline gelirken; kapitalizm için ise kapitalist piyasa anlayışı bağlamında başta ilaç üreticileri olmak üzere birçok sektör için kâr elde etmek amacıyla kullanılan bir meta haline gelmiştir. Görüldüğü üzere biyoiktidarın toplum üzerinde hakimiyet kurmayı amaçladığı bu süreç toplumda kapitalist piyasa anlayışının da genişlemesine yol açmıştır. Konuya modern öncesi dönemdeki Müslüman alimler açısından bakıldığında sağlıksız olma durumu kötü bir şey olarak değerlendirilmekten ziyade bu durum günahlara kefaret olması açısından bir imtihan olarak kabul edilmiştir. İslam Politik Ekonomisi'ne göre İslam için esas olan şey insan teklerinin temel amacının her durumda Allah'a kulluk etmeyi ön planda tutmasıdır. Bu yüzden sağlık, modern öncesi dönemde kâr elde etmeyi amaçlayan bir sektör anlayışıyla var olmamış ve sadece insanların Allah'a karşı daha iyi bir kul olma amacını gerçekleştirme noktasında tevekkül anlayışına dayalı bir araç olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada vurgulamak istediğimiz nokta Müslüman bireylerin sağlıklı olmaktan kastının genel kabul gören tanımlardan farklı olması gerekliliğidir. Yukarıda anlatılanların ışığında bu çalışmanın diğer çalışmalardan farkı, bir sektörü ortaya çıkan sağlık kavramının kapitalist piyasa sistemi için bir meta olarak, biyoiktidar için ise bir biyopolitika aracı olarak kullanılmasına dair İPE teorik çerçevesi kapsamında ontolojik bir eleştiri getirmesi ve içinde yaşadığımız modern dünyanın doğurduğu dönüşümler bağlamında normatif bir teklifte bulunmasıdır.

BiyopolitikaKapitalist devletKapitalizm+5
Ayşenur Topal
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beytülmâl ve hazine kurumlarının mukayeseli analizi

Bu çalışmanın amacı beytülmâl ve hazine kurumları arasında bir mukayese gerçekleştirmek ve ilgili iki kurum arasında bulunan farklılıkların sebep olduğu sonuçları analiz etmektir. Beytülmâl ve hazine arasındaki en önemli fark beytülmâlin ortaya çıktığı İslami yönetimde teorik açıdan tek egemen olarak Allah varken modern bir kurum olan hazinenin içinde bulunduğu yönetimde tek egemen modern devletin kendisinin olmasıdır. Ayrıca beytülmâl İslami yönetimin mali gelir ve giderlerini organize etmek için ortaya çıkmış organik bir kurum olarak meydana gelmiştir. Varoluşu bizzat Hz. Peygamber'in uygulamalarına dayanmaktadır. Hz. Peygamber'in dini liderliği ve beytülmâlin kaynaklarının büyük ölçüde dini emirlere dayanarak oluşturulması beytülmâl kurumunun ontolojik olarak dini bir temele dayandığı ve bu sebeple gider kalemlerinin de yine şeriatın amaçlarına uygun olmasını, diğer bir ifadeyle Allah'ın -sadece insanlar hakkında uygun gördüğü maslahatların meydana gelmesi için vaz' ettiği- hükümlerinin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesini hedeflemektedir. Hazine sisteminin temel dayanağını ise modern devletin kendisidir. Modern devletin sahip olduğu tek, bölünmez, sürekli ve mutlak egemenliğin bir sonucu olan merkezi kontrol özelliği sayesinde siyasi yönetim vatandaşın üretim ve tüketim faaliyetleri istenilen alana kanalize edilebilmektedir. Ayrıca güçlü bir devlet olmak ve bunu devam ettirmek için gereken finans ihtiyacı vatandaşı vergilendirme üzerinden sağlanırken sürekli büyüme ve ilerlemeyi hedef alan kapitalizmle uyumlu uygulamalar gerçekleştirilmektedir. Modern devletin sahip olduğu bu arka planın ve özellikle güçlü bir egemenlik ve merkezileşmenin pratikteki sonucu olarak hazine sistemi meydana gelmiştir. Devletin hazine sistemi sayesinde her türlü gelirin toplanmasını merkezden kontrol etmesi aynı zamanda yapılan harcamaların da kalemlerini belirlemesini ve dolayısıyla bu harcamaların modern devletin ve kapitalist sistemin amaçlarıyla örtüşmesini beraberinde getirmektedir. Beytülmâlin ontolojik dayanağını Allah'ın muradını ortaya çıkarmayı hedef edinen İslâmî yöntem oluştururken, hazine sisteminin ontolojik dayanağını modern devlet ve kapitalist sisteminin oluşturması bu iki sistemin birbirinin devamı olamayacağını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

BeytülmalHazineHz. Ömer+4
Medine Sıcakyüz
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Portföy Yönetim Şirketlerinde Şer-i Yönetişim: Türkiye ve Malezya Örneği

Körfez bölgesinde petrolün keşfi, akabinde 1973 yılında yaşanan petrol krizi sonucu petrol fiyatlarının bir anda üç katına çıkması petro-dolar olarak tabir edilen sermaye akışına neden olmuş ve bu durum petrol ihraççısı olan Arap ülkelerinin ellerinde büyük sermaye birikimlerine yol açmıştır (Öztürk & Saygin, 2017, s. 3). Bu sermaye birikimi İslami Bankacılığı teşvik etmiş ve 1975 yılında kurulan ilk ticari İslami banka olan Dubai İslam Bankası ile bankacılık alanında başlayan İslami finans günümüzde bankacılık, tekafül ve İslami sermaye piyasaları ile 3.1 trilyon ABD doları büyüklük (Katılım Finans Strateji Belgesi, 2022, s. 29) seviyesine erişmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de hizmet veren portföy yönetim şirketlerinde şer'i yönetişim yapısının ne durumda olduğu ve yasaların şer'i yönetişimi ne düzeyde zorunlu tuttuğunun bir resminin çekilmesi ve sonrasında Türkiye'deki şer'i risklerin belirlenip bunların en düşük seviyeye çekilmesi için neler yapılması gerekliliği konusunda öneriler verilmesi amaçlanmıştır. İslami sermaye piyasaları ve bu piyasaların en çok tercih edilen yatırım araçları incelenmiştir. İslami endeksler bağlamında hisse senetleri, sukuk ve yatırım fonlarına detaylı bir şekilde değinilmiştir. İslami sermaye piyasalarının önemli aktörü olan İslami portföy yönetim şirketleri şer'i yönetişim bağlamında ele alınıp, Türkiye ve Malezya'da şer'i yönetişim sistemleri kıyaslanmıştır. Hem Türkiye hem de Malezya şer'i yönetişim yapıları yasal düzenlemeler incelenerek değerlendirilmiş, ortak yanlar ve farklılıklar şer'i yönetişim bağlamında detaylandırılmıştır. Bu kıyas sonucunda Türkiye'nin İslami portföy yönetimi şirketlerine yönelik bir düzenlemesi bulunmadığı ve İslami kurallara uygun fon yöneten portföy yönetim şirketlerinin şer'i yönetişim yapılarında eksiklikleri bulunduğu tespit edilmiştir ve bu eksikliklerin nasıl giderilebileceğine dair öneriler sunulmuştur. Şer'i yönetişim yapısında meydana gelen eksikliklerin oluşturduğu şer'i riskler değerlendirilmiş ve bu risklerin en aza indirgenmesi için gerekli mekanizmalar tartışılmış ve riskleri düşük seviyede tutmak için atılması gereken adımlar anlatılmıştır.

Faizsiz finans kurumlarıMalezyaPortföy yönetimi+5
Hakan Safa Yılmaz
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zekat kurumunun modern devlete entegrasyonunun eleştirel bir değerlendirmesi: Malezya ve Endonezya örneği

Bu çalışmanın asıl amacı modern dönemde ulus devletinin zekât ibadetini bir kamu maliyesi aracı olarak seküler politikalarının aracı haline getirmesinin eleştirel bir anlayışla analizini yapmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için modern öncesi ve modern dönem toplumlarını değerlendirmiş ve egemenlik, hâk ve sosyal yapı üzerinde durulmuştur. Bu aşamada analizimizi yaparken, modern dönem öncesi yapıyı açıklamak için El-Şatıbi, Gazali, Ebu Ubeyde gibi isimlerle klasik kaynaklara odaklanılmış, çağdaş dönemdeki değişimi analiz etmek için Polanyi, Poggi, Hallaq gibi isimlerden faydalanılmaya çalışılmıştır. Daha sonra, İslam Ekonomisi teorik çerçevesi kullanılarak modern kamu maliyesinde zekâtın ontolojik düzeyde eleştirel bir değerlendirmesini yapılacak ve İslam ekonomisi bağlamında zekât kavramının nasıl olması gerektiği ortaya konulacaktır. Toplumda yaşanan dönüşümler sonucunda Avrupa'da yaşanan 18. yüzyıla kadar doğrudan insanın sosyal ilişkisinin piyasaya gömülme süreci, 20. Yüzyılda müslüman toplumlarda görülmeye başlamıştır. Batı Avrupa'da dahi yaşanılan krizler bütünü Müslümanlarca yaşanılması kaçınılmaz olup ithal bir anlayışla belirlenen zekâtın konumu varoluşsal olarak sorun yaratmaktadırlar. Zekât, sadaka, kefaret gibi kurumlar dini müesses nizamın birer enstrümanı olarak değil her biri bir şekilde, bazen muhteviyatı hususunda şüphe uyandıracak şekilde finansallaştırılmaktadır.

DevletEndonezyaKapitalizm+7
Ömer Bayraktar
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genç MÜSİAD üyelerinin günlük ve iş hayatı tasavvuru

Türkiye'de yüksek nüfuza sahip iş insanı oluşumlarından biri kabul edilen MÜSİAD'ın ekonomik hayattaki yansımaları göz ardı edilemez. Erdem, yüksek ahlak ve güven temelinde tesis edilen ve yükselen bir iş hayatı tasavvuruna sahip olan MÜSİAD'ın bir uzantısı olan Genç MÜSİAD üyelerinin, bu tasavvuru günlük hayatlarında ve iş yaşantılarında nasıl uyguladıkları incelenmeye değer bir konudur. Bu bağlamda "Genç MÜSİAD Üyelerinin Günlük ve İş Hayatı Tasavvurları" bu çalışmaya katılan üyelerin ifadelerinden yola çıkılarak eylem ve söylemlerinde aranmıştır. Çalışma kapsamında doxa kavramları ve Bourdieu'nun alan teorisi ile kavramsal bir çerçeve sunulmaktadır. Buna dayanarak Genç MÜSİAD üyelerinin günlük ve iş hayatında benimsedikleri prensipler ve izledikleri yol belirlenmektedir. Bu çalışma sonucunda Genç MÜSİAD üyelerinin günlük ve iş hayatlarındaki benzerlik ve farklılıklara ulaşılmaktadır.

Emrullah Ahmed Demirel
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de katılım bankacılığı bünyesinde faaliyet gösteren melek yatırımcılık uygulamaları ve destekleyici modellerin amaç ve etkinlik açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma, Türkiye'de katılım bankacılığı bünyesinde gerçekleştirilen girişim sermayesi uygulamalarını ve bu uygulamaları destekleyen modellerin etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, girişim sermayesi ekosistemi, katılım bankacılığının temel ilkeleri olan faizsizlik, risk paylaşımı ve reel ekonomi odaklı yaklaşımlar çerçevesinde incelenmiştir. Literatür taraması ve örnek olay analizi yöntemleriyle yürütülen çalışmada, katılım bankalarının girişim sermayesi ekosistemine katkıları ve bu alanda karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır. Elde edilen bulgular, mudarebe ve müşareke gibi İslami finans modellerinin, girişimciler için borçlanmadan finansmana erişim sağlarken, etik ve sürdürülebilir çözümler sunduğunu göstermektedir. Ancak, katılım bankalarının kısa vadeli mevduat yapılarının, girişim sermayesi yatırımları için gerekli olan uzun vadeli finansman ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, girişim sermayesi uygulamalarını destekleyen melek yatırımcılık, kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlar gibi modellerin ekosistem üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmıştır. Sonuç olarak, katılım bankacılığının girişim sermayesi alanında daha etkin bir rol üstlenebilmesi için uzun vadeli finansman yapılarının geliştirilmesi ve destekleyici modellerle entegrasyonun artırılması gerektiği önerilmektedir. Bu çalışma, katılım bankacılığının girişim sermayesi ekosistemindeki potansiyelini ortaya koyarak, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla stratejik öneriler sunmaktadır.

Elif Sağlık
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mudarebenin finamsal teknolojilerde ve katılım bankalarındaki yeri be kullanımı

İktisat bilimi, kıt kaynakların dağıtımı ile ilgili yöntemler geliştirmektedir. Günümüz ekonomi bilimi, kaynakların kıt olduğunu iddia etmekte fakat bu iddianın tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. İslam ekonomisi perspektifi ile bakıldığında, Allah'ın dünyada kısıtlı olsa da insanlara yetecek kadar kaynak sağladığı ve bu kaynakların düzgün bir şekilde kullanılması durumunda birçok ekonomik sıkıntının ortadan kalkacağı belirtilmektedir. Konvansiyonel ekonomi kısıtlı kaynakları kullanırken bireysel kazancı merkeze alırken İslam ekonomisi toplumsal kalkınmayı hedefler. Konvansiyonel finans sistemi kazancı maksimize ederken faizi ana enstrüman olarak belirlemiştir, bu da borçluları zor durumda bırakabilmektedir. İslam dini ise faizli borcu yasaklamıştır. İslami finans ise kendi paradigması doğrultusunda kapital ihtiyacını giderirken ortaklığa dayalıdır ve mudarebe veya müşareke gibi enstrümanları kullanır. Günümüzde katılım bankaları bazı ortaklık faaliyetleri yapsalar da genelde kredi vermeye odaklanmaktadır. Bu da İslam ekonomisinin toplumsal kalkınma hedefine yeterince hizmet etmemektedir. Bu tezde, birey ve kurumların finansman ihtiyaçlarının giderilmesinde ortaklığa dayalı ve fintekler üzerinden çözüm önerileri sunulmaktadır. Tezin amacı, toplumsal kalkınmayı ve refahı artıracak bir finansal yöntem önermektedir. Tez kapsamında ortaklık yapılarının kullanımında bankacılık sistemi yerine finteklerin kullanılması önerilmektedir, çünkü fintekler ortaklığa dayalı finansal büyük bir alan sunmakta ve geleneksel finansal kurumlara alternatif oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mudarebe, İslami Fintek, Kitle Fonlaması, Katılım Bankacılığı

Sıdy Amadou Dıallo
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi danışma kurulunun katılım bankacılığı yönetişiminde etkileri ve Türkiye uygulamasının analizi

Bu tez, Türkiye Katılım Bankaları Birliği bünyesinde 2018 yılında kurulan Merkezi Danışma Kurulu'nun (MDK), katılım bankacılığı sistemindeki fıkhi yönetişim yapısına etkilerini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Tez konusunun seçilmesinde, İslami finansın küresel ölçekte artan önemi, Türkiye'de faizsiz finans alanındaki kurumsallaşma ihtiyacı ve MDK'nın bu süreçteki merkezi rolü belirleyici olmuştur. Özellikle sektörde yaşanan fetva farklılıkları, fıkhi standart eksiklikleri ve denetim yapılarındaki dağınıklık, bu yapının işlevselliğini araştırmayı gerekli kılmıştır. Tez yazım sürecinde hem teorik hem de uygulamalı yöntemlerden yararlanılmıştır. İlk aşamada literatür taraması yapılarak İslami finans, katılım bankacılığı ve fıkhi yönetişim kavramları derinlemesine analiz edilmiştir. Ardından, Türkiye'deki MDK'nın yapısı ve işleyişi değerlendirilmiş, Malezya, Suudi Arabistan ve İran gibi ülkelerdeki merkezi danışma kurulları ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Uygulamalı bölümde ise, İslam ekonomisi ve finansı alanında uzman sekiz kişi ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen nitel veriler SWOT analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Tez boyunca elde edilen veriler ışığında, MDK'nın sektörel düzenleme ve fıkhi standartlaştırma açısından kritik bir rol üstlendiği ancak kararlarının bağlayıcılığı, kurumsal bağımsızlık ve şeffaflık gibi alanlarda gelişime açık yönleri bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda çeşitli politika önerileri geliştirilmiş ve Türkiye'de faizsiz finansın kurumsallaşması sürecine katkı sağlayacak çözüm yolları önerilmiştir.

Enes Yavuz
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İslami referanslı tüketim ürünlerinin israf bağlamında değerlendirilmesi

İslâm iktisadı, tüketimi yalnızca fizyolojik ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı görmez; onu ahlaki, toplumsal ve ekonomik sorumluluklarla uyumlu, dengeli bir süreç olarak tanımlar. Bu çerçevede israf, sadece maddi kaynakların savurganlığı değil; aynı zamanda bireysel zaaf, toplumsal yozlaşma ve manevi bilinç kaybı olarak değerlendirilir. Kur'ân ve sünnette ölçülülük, kanaat ve sorumluluk ilkeleri sürekli vurgulanmış; nimetlerin bilinçsiz tüketimi kesin bir şekilde kınanmıştır. Buna karşın modern tüketim kültürü, ihtiyaçtan çok arzu ve statü odaklı bir yapıya bürünerek İslâm'ın öngördüğü tasarruf ve denge anlayışıyla çelişmektedir. Bu çerçevede tez, modern tüketim kültürü içinde öne çıkan İslâmi referanslı tüketim ürünlerini israf bağlamında eleştirel olarak değerlendirmektedir. Helal gıda, helal turizm ve İslâmi moda örnekleri üzerinden yürütülen incelemede, bu ürün ve hizmetlerin çoğu zaman İslâm'ın temel değerleriyle örtüşmekten çok, tüketim kültürünün değerlerini meşrulaştıran bir araç haline geldiği görülmektedir. Helal gıda sektöründe sertifikasyon süreçlerinin ticarileşmesi, helal turizmde lüks ve gösteriş odaklı anlayışın öne çıkması, İslâmi modada ise tesettürün asli anlamını yitirerek bir tüketim nesnesine dönüşmesi bu duruma örnek teşkil etmektedir. Sonuç olarak çalışma, helal kavramının yüzeysel bir pazarlama aracına indirgenmesinin, İslâm'ın tüketim ilkeleriyle çeliştiğini vurgulamaktadır. İslâmi referanslı tüketim ürünlerinin, dini hassasiyetleri gözetmekten ziyade tüketim kültürünü besleyen bir araç haline gelmemesi için israf karşıtı ilkeler etrafında yeniden anlamlandırılması gerektiği ifade edilmektedir.

Kübra Kaya
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kuru ve pay piyasası getiri oynaklığının modellemesi ve yayılımı

Günümüzde yatırım kararı alan yatırımcılar için önemli faktörlerden biri de fiyatlardaki oynaklıklardır. Finansal piyasalardaki varlıkların fiyatlarında oluşan artış ya da azalışlar o piyasada volatilite kavramının karşılığını oluşturmaktadır. Yatırımcılar ve kurumlar için volatilitenin önceden öngörülebilmesi ve modellenebilmesi önem arz etmektedir. Volatilite, piyasaya etki eden olumlu veya olumsuz haberler sonucu ortaya çıkabileceği gibi siyasi olaylar ve ekonomik gelişmelerden de etkilenmektedir. Küreselleşme sonucu piyasaların birbirleri ile etkileşimleri yani bir piyasadaki volatilitenin herhangi bir piyasayı olumlu ya da olumsuz etkilemesi volatilite yayılımını meydana getirmektedir. Volatilite yayılımının araştırılması, yatırım kararları alınırken belirsizlik ve risk düzeyinin tahmin edilmesinde yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada, 2000-2019 dönemi için haftalık veriler kullanılarak, döviz kurları ve BIST100 endeks getiri serilerinin volatilite modellemesini yapmak ve döviz kurları ile BIST100 endeksi getirisi arasındaki volatilite yayılımını ortaya çıkartmak amaçlanmaktadır. Bundan dolayı araştırmada ilk olarak döviz kurları ve BIST100 endeksinin volatilite yapısı ARCH-GARCH modelleri ile belirlenmiş, aralarındaki volatilite yayılımı ise Multi-GARCH modeller ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular USD ve EURO döviz kurlarından BIST100 endeksine negatif yönlü volatilite yayılımının olduğunu ve USD döviz kurundan EURO döviz kuruna ise pozitif yönlü volatilite yayılımının olduğunu ortaya koymuştur.

ARCH modelDöviz kuruDöviz kuru oynaklığı+4
Özlem Altun
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye yapısı belirleyicileri: Katılım 30 Endeksi firmaları üzerine bir uygulama

Sermaye yapısı kararları firmaların finansal durumlarını koruması, sağlamlaştırması ve faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürebilmesi açısından önem arz etmektedir. Firmaların sermaye yapılarını ne kadar borç ne kadar özsermaye ile ile karşılayacağı kararı firma değeri ve sermaye maliyeti üzerinde önemli etkiye sahiptir. Bu kapsamda Katılım 30 Endeksi'nde faaliyet gösteren ve endekste yer alabilmeleri için borçlanma düzeylerinin belirli seviyede tutmaları gereken 17 reel sektör firması için sermaye yapısı belirleyicilerinin 2011-2020 döneminde panel veri analizi ile tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada finansal kaldıraç bağımsız değişken, borç dışı vergi kalkanı, büyüklük, faaliyet kaldıracı, likidite oranı, aktif karlılık ve satışlardaki dalgalanma ise bağımsız değişkenler olarak analize dahil edilmiştir. Analiz sonucunda borç dışı vergi kalkanı ve satışlardaki dalgalanma ile finansal kaldıraç arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Büyüklük ve faaliyet kaldıracı ile finansal kaldıraç arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişki, likidite ve aktif karlılık değişkenleri ile finansal kaldıraç arasında ise istatistiksel olarak anlamlı ve negatif ilişki tespit edilmiştir. Bu kapsamda Katılım 30 Endeksi'nde işlem gören firmaların temsil, işaret etkisi ve finansal hiyerarşi teorilerini dikkate alarak sermaye yapısı kararlarını aldıkları söylenebilmektedir.

FirmalarKatılım endeksiPanel veri modelleri+1
Yusuf Akay
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Finansmana erişimde katılım bankacılığının kullanımı: Diyarbakır ili üzerine bir araştırma

İslami Bankacılık İslam'ın emirlerine uyan yasaklarından sakınan, Kur'an ve hadislerle çelişmeyen kâr-zarar ortaklığına dayanan finansal sistemdir. Faiz nedeniyle meydana gelen aşırı borçlanma dünyada büyük ekonomik krizlere zemin hazırlamaktadır. İslami finansal sistemlerin temelinde üretim ve ticaret olduğu için faizden kaynaklı ekonomik krizlerde bir nebze de olsa sistemi koruyabilmektedir. Bu nedenle İslami Bankacılık dünyada kendi içinde çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu gelişme ışığında İslami bankacılık faaliyetleri hem artmakta hem de çeşitlenmektedir. Çalışmada ülkemizde Katılım Bankaları olarak faaliyet gösteren bu kuruluşların, üretim odaklı faaliyet gösteren firmalarla finansal ilişkileri ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların finansmana erişimde Katılım Bankacılığının rolü araştırılmıştır. Çalışmada veriler, yüz yüze yapılan anket yöntemi ile firmaların Katılım Bankalarının hangi finansman yöntemlerini kullandığı, karşılaştıkları finansal sorunların neler olduğu, firmaların Katılım Bankası algısı ve Katılım Bankalarının tercih nedenleri araştırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0programı ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Katılım Bankacılığı, İslami Finans, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi, Finansal Katılım Araçları, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler

DiyarbakırFinansal kaynaklarFinansman+4
Cihan Akkaya
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mevduat ve katılım bankalarının finansal performansını etkileyen mikro faktörler

Çalışmada 2016Q1- 2020Q4 döneminde mevduat ve katılım bankalarının finansal performansını belirleyen banka içi faktörlerin panel veri analizi ile ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda bankacılık sektöründe işleyişi, mevzuatı ve hitap ettiği müşteri yapısı farklı olan iki farklı banka grubunda finansal performansı etkileyen faktörler karşılaştırılabilecektir. Çalışmada bağımlı değişken olan finansal performans aktif karlılık ve özsermaye karlılığı ile ölçülmüştür. Bağımsız değişkenler ise aktif büyüklüğü, banka yaşı, kredi kalitesi, sermaye yeterliliği ve operasyonel etkinlik olarak belirlenmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, mevduat bankalarında banka yaşı ve kredi kalitesi değişkenleri ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü, aktif büyüklüğü, likidite ve sermaye yeterliliği değişkenleri ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ek olarak, banka yaşı ile özsermaye karlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü aktif büyüklüğü, likidite ve sermaye yeterliliği değişkenleri ile özsermaye karlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Katılım bankalarına ilişkin gerçekleştirilen analizler sonucunda ise kredi kalitesi değişkeni ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü, aktif büyüklüğü, sermaye yeterliliği ve operasyonel etkinlik değişkenleri ile aktif karlılık arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca aktif büyüklüğü, likidite ve operasyonel etkinlik değişkenleri ile özsermaye karlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mevduat bankalarının finansal performanslarını etkileyen banka içi faktörler ile katılım bankalarının finansal performanslarını etkileyen banka içi faktörlerin büyük oranda benzerlik gösterdiği söylenebilir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal performans+4
Cüneyt Bilge
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l A'lâ Mevdûdî'nin İslâm Ekomomisi ile ilgili görüşleri

İnsanın var olduğu ilk günden beri insan hayatını etkileyen en önemli ve en büyük unsurlardan biri kuşkusuz ekonomidir. Ekonomi ister bireysel isterse de toplumsal olsun hayatın her alanına etki etmiştir. Bireyi ve toplumu etkileyen her unsur da ekonomiyi de etkiler. Kapitalizm ve komünizm arasındaki mücadeleye son iki asırda ekonomi de dâhil edilmiştir.Mevdûdî, özellikle ekonomi yönünden bu aşırı ideolojinin baskısı altında bulunan insanlığa İslâm ekonomisini alternatif olarak İslâmî bir sistemin var olduğunu bildirmek istemiştir. Mevdûdî,İslâm ekonomisinin kaynağı Kur'ân-ı Kerîm'de bulunan zekât, fidye, sadaka ve infakı; sünnet-i seniyyede var olan bütçeleme, vergi sistem gibi uygulamaları bu iki kaynaktan besleyerek ictihadî hükümler ortaya çıkararak vermiştir.Özellikle yaşadığı bölge olanHaydarabad/Hindistan'da İslâm Para Fonu ve İslâm Bankacılığı'nın ilk uygulamalarının çıkıp geliştiğini zikretmektedir. Ayrıca tüm semavi dinlerin faizi haram kıldığını ve özellikle İslâm dininin faizi haram kılmasının yanında çözüm yollarını da sunduğunu aktarmaktadır. Bu konuda en önemli çözüm yolukarz-ı hasendir. Mevdûdî, göre faiz ve bu iki ideolojiyle mücadele etmenin birçok yönteminin yanında devlet arazisinin tahsisi, ahlaklı ekonomi, müşterek borçlanmanın devletin elinde olması gibi yöntemlerin olduğuna dikkat çekmiştir. Mevdûdî'nin ekonomik meseleler üzerine yazdığı eserler beş ana temel üzerinde durmaktadır. Bunlar; insancıl, verimli ve adil ekonomi, disiplinler arası yaklaşım, verimlilik, yeni fikir ve yaklaşımlar ve paranın ekonomide birincil rol oynamasıdır. Diğer taraftan faize karşı karz-ı hasen, mudarebe(kâr paylaşımı) ve zekât uygulamalarının var olduğunu savunmaktadır.

Mevlüt Konuk
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İslam ekonomilerinde kripto para uygulamaları: İİT ülkeleri üzerine karşılaştırmalı analizler

Kripto paralar, dijital finansal teknolojilerin hızla gelişmesiyle birlikte küresel finansal sistemin önemli bir bileşeni hâline gelmiş; bu dönüşüm İslam ekonomileri açısından normatif, kurumsal ve düzenleyici tartışmaları da beraberinde getirmiştir. İslam İş birliği Teşkilatı'na (İİT) üye ülkelerde kripto paraların benimsenme düzeyi ve düzenleyici yaklaşımlar, ülkelerin finansal yapıları, İslami finans ekosistemlerinin kurumsal derinliği, makroekonomik koşulları ve finansal merkezleşme stratejileri doğrultusunda önemli farklılıklar göstermektedir. Bu tez, kripto paraların İslam ekonomilerindeki konumunu kuramsal ve ampirik literatür çerçevesinde ele almakta ve Türkiye, Malezya, Suudi Arabistan, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar örnekleri üzerinden karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır. Tablo ve grafiklerle desteklenen bulgular, kripto paraların İİT ülkelerinde homojen bir politika ve uygulama alanı oluşturmadığını; düzenleyici tercihler, piyasa derinliği, finansal merkez olma hedefleri ve kurumsal kapasiteye bağlı olarak farklı ülke modellerinin ortaya çıktığını göstermektedir. Bazı ülkelerde kripto varlıklar finansal yenilik ve yatırım aracı olarak öne çıkarken, bazı ülkelerde daha temkinli ve kontrollü yaklaşımların benimsendiği görülmektedir. Analiz sonuçları, kripto paraların İslam ekonomileri açısından ne mutlak biçimde dışlanması gereken bir unsur ne de kendiliğinden ekonomik fayda üreten bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Dijital finansal yeniliklerin İslami finans sistemleriyle uyumlu biçimde gelişebilmesi, etkin yönetişim mekanizmaları, düzenleyici netlik ve normatif ilkelerle uyumlu bir çerçevenin oluşturulmasına bağlıdır.

Kübra Aysu
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The role of interest-free financing tools for ensuring sustainable export

Nowadays, no country can survive without involving into (international) trade activities. Exports and imports are two elements of the foreign trade. The major source of foreign reserve, GDP and other advancements for almost all developing states is exports. The main purpose of this thesis is to identify export related tools under Islamic finance, track recent improvements and highlight the best Islamic export financing practices in the world. The methodology used in this study is descriptive approach followed by some foreign trade financing experiments. The study also utilized the methodology of induction to clarify how Islamic finance can increase and improve export performance of the states. Due to the lack of interest free-financing data under export related statistics, an empirical or analytical approach seemed impossible for now. In this study, prominent interest free financial methods for exporting companies that do not wish to operate with interest and/or do not have necessary capital are investigated and policy recommendations are brought forward. In this regard, first; literature review, the importance of exports and financing status are discussed; then, the necessity of interest free finance is explained. Lastly, interest-free financing methods and examples at the export stage are debated. The study concluded that Islamic finance is far away from its potential to be used in the export finance. While we underline the overall situation in terms of interest free financing at the export stage, we realize in the literature review that there is almost no study focusing on the Islamic financing of export. Most of them are concerned with domestic trade or Islamic banks, rather than the export financing. This reveals that there is a need for further research on this topic. When we look at the interest-free export finance examples, we also realized that the international organizations have a crucial role. Essentially, interest-free financial activities are carried out with the help of international organizations.

Interest-free economyInterest-free finance institutionInternational trade+2
Osman Ayman
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Issues and challenges of participation banking in Turkey: The perception of employee

The main purpose of this study is to provide empirical analyzes of the issues and challenges faced by the participation banking in Turkey. The study focuses on factors that prevent further growth of the participation banking in the financial sector. These factors are collected under six headings which are legal and regulatory framework, management issues, Shariah governance, industrial issues, the perception of society, and risks. Primary data are collected by the survey conducted in the study and analyzed with a statistical program. Secondary data of the participation banking in Turkey is obtained from the authority institutions. The participants of the survey consist of participation bank employees in Turkey. It is aimed to present the issues and challenges faced by participation banking in Turkey through the perspective of the employees of participation banks directly with this survey. According to the survey results, the participation banking system in Turkey has not yet reached the potential level. The study concludes that there is a need for further regulations that would pave the way for participation banking for the legal and regulatory framework. Among the management issues, the competition in the financial system, and the similarity with conventional banking in terms of products and services are observed to be important challenges that slow the further development of participation banking. Due to the structure of participation banking, the lack of Shariah standards and central Shariah auditing are seen main issues within Shariah governance. Featured industrial issues are the lack of the wide range of products, skilled human resources, and complementary financial institutions. Along with the negative reputation, there is a lack of awareness about the participation banking system on the customer side within the perception of society. Finally, when the risks faced by participation banks are evaluated, the first three risks are: (1) the rate of return risk, (2) the credit default risk in debt-based financial products, and (3) the liquidity risk.

Bank employeesBanking sectorBanks+3
Fatma Sayar
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Türkiye'de sukuk'un vergilendirilmesi

Islamic finance system, which has the potential to develop in non-Muslim countries as an alternative finance, is developing not only the banking sector but also other sectors. In other markets such as capital markets, financial markets, commodity markets, it creates a domino effect and creates a great impact on the economy. Therefore, a serious legislative infrastructure is needed for the development of this sector. This study, in addition to providing information on the Islamic finance products such as murabaha, musharaka, ijara, salam, istisna, mudaraba and sukuk especially examines on sukuk (lease certificate) and types of sukuk. Then, after giving information about the improvement of Islamic finance in Turkey, it describes the kinds of sukuk being implemented in Turkey. As a core study, taxation of sukuk in Turkey and sukuk in Turkish tax system are examined specifically. Moreover, in the United Kingdom, Malaysia, and Luxembourg, which are selected as comparable examples, the development of Islamic finance and taxation of sukuk according to the country's legislation are being studied. Finally, the recommendations and conclusion are included.

Financial productsSukukTaxation+1
Kayhan Refik Okur
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A descriptive study on financial inclusion process of the refugees in Türkiye: An Islamic finance approach

Officially, with nearly 4 million displaced people, Türkiye is one of the countries hosting the most displaced people within its borders. This number is too important to ignore for a developing country regarding its social, cultural, and -perhaps most importantly- economic impacts on society. The best solution to minimize the adverse effects in these areas is to offer employment opportunities. Like everyone else, their well-being, social adaptation, and cultural assimilation depend on their living standards. The debate on the use of Islamic microfinance as a tool to combat poverty has continued since the 1970s. Some researchers or institutions have brought Islamic microfinance products to the agenda in specific periods and presented them for governments' use. Studies on promoting Islamic microfinance have primarily been conducted for sensitive elements of community, (for example the poor or refugees, who face more hardships than the rest of the people) and for countries with a high proportion of women who cannot integrate into business life due to financial barriers. This thesis discussed increasing the welfare of refugees in Türkiye through Islamic microfinance by reducing the negative effects of multinationalism. Within the scope of this thesis, a survey-based study was conducted with a group of participants consisting of refugees in Turkey in order to reveal the current socio-economic situation. Descriptive statistics method was used in the interpretation of the research data. Research findings show that the main problems of refugees in Turkey regarding financial inclusion processes are racism (being a foreigner), language barrier, diploma equivalency, work permit, wages/salaries.

Fatma Yılmaz
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Covid-19 and microfinance institutions in Somalia challenges and practical solutions

Microfinance refers to a small loan, insurance and savings which is mainly granted to people with a low income in extreme poverty in order improve their lives and alleviate poverty in the community. The purpose of this thesis is to investigate how Covid-19 has impacted the microfinance institutions in Somalia and what was the major challenges they had faced since the onset of Covid-19 pandemic. Both qualitative and quantitative methodology has been used through conducting a case study in Mogadishu and Hargeisa. The data was collected through a questionnaire distributed to the Somalian microfinance institutions in 2022. The results showed that Covid-19 has had a moderate impact on MFIs. It had also found that most MFIs witnessed high credit risk and an increase in savings withdrawals. In addition, MFIs had faced many financial and operational challenges including difficulties in meeting clients in the offices, disbursing loans, default of loans, increase in non-performing assets, declining profits, financial crisis, and many other challenges. To overcome these challenges, the thesis found that MFIs have to diversify their financial portfolios, improve the digital innovation, reschedule loans, seek government assistance, and increase investments in different sectors in order to mitigate the impacts of the Covid-19 crisis. Key terms of the research: Covid-19, Microfinance Institutions, Somalia, Challenges, Solutions.

COVID 19Interest-free finance institutionFinancial institutions+4
Safiyo Abdifitah Shire
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Conventional taxation vs Islamic taxation: Al-zakah system's possible implementation challenges in Turkey

Taxation is an inseparable part of any modern economy that aims at attaining prosperity, welfare, and income and wealth redistribution in the conventional mindset. Following the theory of taxation in Islam, Al-Zakah represents a superior unique tool that holds the ability to carry out the same objective of conventional taxation and amend the missing equity that taxes alone cannot fulfill, with a moral and a spiritual dimension. The fact that the UNCHR established an official refugee zakah fund that can cover almost all of its humanitarian budget, ensures the potential economic power of Al-Zakah. The thesis critically compares the main features of conventional and Islamic taxation. Next, it exhibits an "Input-Output" zakah model that differentiates Al-Zakah from taxes in terms of origin and concept, enforcement, and objectives, even if they share some similarities. The thesis also contributes to current literature with empirical evidence concerning the possible implementation challenges of Al-Zakah in Turkey. After analyzing the answers of 142 Turkish citizens, the results reveal that the lack of religious awareness and secular vs. Islamic law enforcement are primary reasons for the current participants' non-payment of zakah. Moreover, the study identifies the lack of trust in private institutions that collect and distribute Al-Zakah in Turkey as a possible reason why zakah collection in Turkey is below its potential. The results also identify institutions that participants are willing to trust to collect and distribute their zakah payments. Finally, the thesis makes some recommendations to policymakers regarding zakah payment in Turkey.

Salma Abdellatef
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Islamic banks in somalia: Issues, practical solutions and opporunities

Islamic Banking is a system in which finance is contributed in the form of money in return for equity or rights to a portion of future firm earnings, or in the form of products and services offered in exchange for a pledge to repay their value at a later date. Unlike conventional finance, Islamic finance is based on five fundamental pillars: the prohibition of interest, the prohibition of uncertainty, the prohibition of gambling, profit and loss sharing, and the requirement that all financial transactions are underlying physical assets. The study's objective is to analyze the challenges and opportunities confronting the Somali Islamic banking industry. The study also intends to focus on a number of the main issues impeding the expansion of Islamic banking within the country and suggest several potential solutions. Primary data are collected by the survey conducted in the study and analyzed with the Stata program. Our study's target population comprised Islamic Bank employees in Somalia in order to develop a broad understanding of the causes and patterns of issues and opportunities of Islamic banks in Somalia. Moreover, research papers, textbooks, websites, and unpublished thesis were used to get additional information related to the topic. According to the survey findings, it came out that Somalia's Islamic banks have not yet reached their full potential. Among the issues raised by the employees was the lack of cohesive SSB that deals with all banking issues such as Fatwas and other necessary laws, a shortage of professional employees with a better understanding of technology, and other project management. Other significant issues were lack of awareness among the society, regulative issues, high pricing finance, lack of Islamic insurance, low rate of return, lack of R&D, competition from mobile companies, shortage of market information, and lack of connection with global banks. Finally, the most significant risk issues raised by the employees were credit risk, liquidity risk, rate of return risk, collateral risk, and foreign exchange risk. On the contrary, findings indicate that Islamic banking has a significant opportunity in Somalia because the Somali community's acceptance of Islamic banking is higher than conventional banks.

Banking sectorBanksSomalia+3
Adna Ibrahim Farah
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Integration of Islamic finance instruments in KOSGEB supports

Microfinance is an essential tool that provides financial and non-financial services to poor and low-income people to put them in an income-generating position and reduce poverty. Today, banks are the most important institutions providing people access to financial services. A part of society can benefit from financial services through both Islamic and conventional banking activities. However, due to the nature of banking activities, banks do not want to experience disruptions in the repayment of the financing they give and seek a repayment guarantee. At this point, people in the low-income group are out of the bank due to a lack of collateral and lack of credit history. The Islamic Microfinance system's cornerstone is ensuring that even the poorest people have access to finance and can engage in income-generating activities. Today, even participation banks cannot provide this. Small and Medium Enterprises Development and Support Administration (KOSGEB) is a state institution that creates the largest support programs to support SMEs and new entrepreneurs in Türkiye and supports businesses with reimbursed and non-reimbursable supports. The aim of this thesis study is to evaluate the support programs provided by KOSGEB, Türkiye's most comprehensive Microfinance institution, to identify the problematic areas and to offer solutions for the correction of these problematic areas within the framework of Islamic Microfinance, and also to offer suggestions for the integration of support programs into the Islamic Microfinance system. The study consists of 3 parts. In the first chapter, basic information about Microfinance and Islamic Microfinance is given and the instruments of Islamic microfinance are explained. In the second part, information about Microfinance in Türkiye is given and the institutions/organizations providing Microfinance are listed. In this section, KOSGEB and current support programs are also explained. In the third part, KOSGEB supports are evaluated both in terms of its general structure and in terms of Islamic Microfinance. Suggestions are presented for integrating the supports into the Islamic Microfinance system. Keywords: Microfinance, Islamic Microfinance, KOSGEB, Islamic Microfinance in Türkiye

Ümmügülsüm Kayışoğlu
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The use of Islamic finance practices as Central Bank monetary policy instruments

Islamic finance is a concept that become increasingly popular due to the accumulation of capital in Islamic countries. The whole world is in search of an economic alternative, as economies dominated by conventional economics are constantly engaged in crisis-inducing transactions. Islamic finance seen as an alternative to conventional economics for reasons such as not introducing interest directly into economic equations, adopting a full reserve system, not tolerating speculative attacks due to the avoidance of uncertain transactions. However, in many countries practicing Islamic finance, the market is managed by Central Banks established in accordance with the principles of conventional economics. In these markets, both participation banks and interest rate-sensitive investors cannot use the instruments determined by the Central Banks to achieve monetary policy objectives. The Central Banks generally pursue monetary policy with the aim of achieving price stability. The success of the determined policy depends on all actors in the market to act in accordance with this policy. In practice, since participation banks and interest-sensitive investors do not participate in the interest-bearing market. The main purpose of this thesis is to determine existing practices which used as monetary policy instruments by the Central Banks in order to achieve monetary policy objectives. In this context, firstly, objectives and instruments of monetary policy will be given in terms of conventional economics and then Islamic finance and after the principles on which the two economic systems are based and the differences between them are stated and finally the monetary policy instruments in selected OIC countries that can be used by the Central Bank for the success of Islamic finance practices will be given. Keywords: Islamic Financial System, Islamic Monetary Policy, Central Bank, Monetary Policy, Price Stability

Price stabilityCentral BankMonetary policies+2
Selahattin Bingöl
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Financial stability and credit risk management of Turkish participation banks

Recently, the field of Islamic finance has experienced significant developments both in Türkiye and globally. Islamic banks as know participation banks (PBs) in Türkiye, operating in accordance with Islamic law and ethical principles, offer a unique financial landscape distinct from conventional banks (CBs). However, the distinctive nature of PBs and the industry norms they follow require tailored approaches for assessing their financial health. This thesis aims to assess the financial stability and credit risk profiles of PBs in Türkiye while making a comparative analysis with CBs. To achieve this, the study incorporates the Non-Performing Loans (NPL) ratio as a supplementary measure to the Emerging Market (EM) Score model. The EM Score is a modified version of Altman's Z-Score model. The original Z-Score and its developed versions are widely used methods for predicting the financial stability and bankruptcy probability of companies, including banks. Combining the EM Score with the NPL ratio allows for a more comprehensive evaluation of financial stability and a deeper understanding of the banks' risk profiles. The research methodology involves the collection and analysis of financial data from the banking sector, with a focus on six primary PBs in Türkiye: Kuveyt Türk, Albaraka Türk, Türkiye Finans, Ziraat, Vakıf, and Türkiye Emlak. These banks serve as Islamic banking models alongside other types of banks. The relevant financial data is sourced from the official websites of the Participant Banks Association of Turkey (TKBB) and the Banking Regulation and Supervision Agency (BRSA). The results of this study are expected to contribute to more informed decision-making processes and assist in the development of effective risk management strategies within Turkish PBs, ultimately strengthening their financial stability and resilience. Moreover, comparing PBs and CBs will offer insights into specific areas where PBs may have a competitive advantage or face unique challenges in managing risk and ensuring financial stability. These findings are anticipated to be valuable for policymakers, regulators, and stakeholders in the Turkish banking sector.

İnan Gidiş
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2023
10
Master'sOpen AccessAR

التقييم الفقهي للحسابات الجارية الخاصة في نظام المصارف التشاركية التركية

تناول هذا البحث التكييف الفقهي للحسابات الجارية الخاصة في نظام المصارف التشاركية في تركيا من منظور الفقه الإسلامي. حيث لم يتم تحديد وظائف الحسابات وتكييفها الفقهي بوضوح من منظور الفقه الإسلامي المعاصر، مما يؤدي إلى مشكلات فقهية متنوعة. هدف هذا البحث إلى تلبية الحاجة إلى تحديد دقيق للتكييف الفقهي المناسب للحسابات الجارية الخاصة. استخدم البحث المنهج الوصفي والمنهج التحليلي. تناول تعريف الحسابات الجارية الخاصة ووظائفها وإطارها القانوني بالتفصيل باستخدام أسلوب دراسة الحالة من أساليب المنهج الوصفي. كذا تناول تحقيق التكييف الفقهي لهذه الحسابات من منظور الفقه الإسلامي باستخدام أسلوب تحليل المحتوى. بالإضافة إلى ذلك، تمت مراجعة الدراسات السابقة والنصوص الفقهية القديمة للتكييف الفقهي الأكثر انسجاما مع التطبيقات الحالية. توصّل البحث إلى أن التكييف الفقهي الأنسب للحسابات الجارية الخاصة من منظور الفقه الإسلامي هو اعتبارها عقداً مستجدا يختلف عن العقود المسماة مثل الوديعة والقرض. حيث أن الحسابات الجارية الخاصة لا تتوافق تماماً مع عقد الوديعة أو القرض. إن اعتبار هذه الحسابات كعقد مستجد سوف يساعد على تحديد الحقوق والتزامات للمصارف والعملاء بشكل واضح. ومن المتوقع أن يساهم هذا التكييف في تعزيز توافق نظام المصارف التشاركية مع الفقه الإسلامي وزيادة شفافية هذا النظام ومصداقيته. الكلمات المفتاحية: الحسابات الجارية الخاصة، المصارف التشاركية، التكييف الفقهي، الوديعة المصرفية

Şuheda Nur Yeşilyurt
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The synergy between Islamic finance and venture capital in context of Türkiye: A new paradigm for growth

Venture capital (VC) is an asset-based financial instrument that provides funding and professional support to young, innovative and high-growth companies. Although VC is expressed in different conceptual frameworks today and in the past, it is basically a mechanism that enables capital owners and entrepreneurs to partner on a business. This mechanism has served as a catalyst for the growth and institutionalization of companies, turning many innovative ideas into concrete projects in the different sectors. Historically, VC was a model built on individual efforts and relationships, but in today's economy, it has become an ecosystem that is actively used in many techno-hubs, especially in Silicon Valley, and is fed by professional funds, investment partnerships and intermediary institutions. VC offers an investment strategy in line with the spirit of Islamic finance, as it promises a partnership and asset-based ecosystem rather than a financial tool based on interest and debt. Moreover, the VC investment path is a process that operates within the framework of a program quite similar to some partnership based Islamic financial instruments such as mudarabah and musharakah (m&m). In the context of Türkiye, VC operates within a framework where foreign funds and investors have notably played a prominent role in recent years. Also domestic investors become part of the ecosystem through VC funds (VCIFs), VC investment trusts (VCITs), crowdfunding platforms, and angel investor networks. Türkiye's VC ecosystem has witnessed a significant surge in recent years, positioning itself as one of the fastest-growing investment areas in Europe. The impact of substantial foreign investments, particularly in ventures like Getir, Dream Games, and Insider, has been observed during this growth phase. There has also been a sharp increase in VCIFs and VCITs in terms of Turkish Lira in recent years. Despite the currency shocks in recent years, these investment instruments have been observed to maintain their potentials in USD terms. A detailed examination of domestic investments has revealed diversification into traditional sectors such as health, energy, and communication, in addition to information technologies (IT).. In the context of Islamic financial institutions (IFIs), participation banks (PBs) cannot be involved in VC investment processes due to the internal conditions of the banking sector. Considering these internal conditions, firstly, VC is not a banking instrument but a capital market tool. Therefore, the legal and administrative framework governing the banking system in Turkiye diverges from the capital market ecosystem in terms of applicable laws and regulatory bodies. Secondly, while the banking sector has a short-term deposit structure, the VC ecosystem consists of long-term funds. As a result, directing short-term deposits from the banking sector to long-term investments leads to financial risks such as maturity mismatch and distortion of financial ratios. Thirdly, the VC ecosystem, mostly comprised of risky investments, can pose a reputation risk for banks in the event of potential unsuccessful investments. On the other hand, participation banks have started contributing to the ecosystem through project-based applications using instruments such as temporary musharakah. Long-term venture capital investments, funded by participation banking capital, take place within portfolio management companies established as subsidiaries of participation banks. In this thesis, four different contexts were studied and analyzed comparatively: VC-world economy, VC-Islamic economy, VC-Türkiye economy, VC- IFIs in Türkiye. These contexts are supported by data from open sources and also fed by surveys and interviews with industry stakeholders. In accordance with the objectives and research questions of the thesis, the findings of this study have been analyzed and assessed at its conclusion. Finally, a number of policy recommendations are presented for researchers and respective sector stakeholders. Key terms: Venture capital, Start-up, Islamic finance, Mudarabah, Musharakah,

Hakan Akbörk
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Azalan müşareke ile taşıt finansmanı: İslami finans prensiplerine uygun bir model önerisi

Bu çalışma, İslami finans prensiplerine uygun bir şekilde taşıt finansmanı sağlamaya yönelik bir finansman modeli sunmayı amaçlamaktadır. İslami finans prensipleriyle finansman sağlayan mevcut yöntemlerde genellikle borç temelli yaklaşımların kullanılması, taşıt finansmanı alanında İslami finans prensipleriyle uyumlu ve ortaklık temelli alternatif modellerin geliştirilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu çerçevede çalışmada, azalan müşareke yöntemi incelenmiş ve Türkiye için taşıt finansmanına yönelik bir model önerisi sunulmuştur. Araştırma, nitel doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup bu yöntem sayesinde azalan müşareke ile taşıt finansmanı hakkında kapsamlı bilgilere ulaşılmıştır. Çalışmada, azalan müşarekenin tanımı, özellikleri, tarihsel gelişimi, uygulama örnekleri ve fıkhi görüşler ele alınmıştır. Ayrıca, Türkiye'deki mevcut taşıt finansmanı modelleriyle karşılaştırılarak, azalan müşarekenin uygulanabilirliği ve potansiyel katkıları değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, azalan müşareke yönteminin İslami finans prensiplerine tam uyumlu, ortaklık temelli ve uygulanabilir bir finansman modeli olduğu sonucuna varılmıştır.

Fahrettin Yeşilyurt
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım sigortacılığı sisteminde retekâfül

Tekâfül/katılım sigortacılığı, konvansiyonel sigortaya karşı alternatif olarak sunulmuş bir risk yönetimi anlayışıdır. Retekâfül de aynı doğrultuda fıkhî uyum iddiasıyla sigorta sisteminin ayrılmaz bir parçası olan reasüransa alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Tekâfül sisteminin gücü ve istikrarı retekâfül şirketlerinin mali kapasitelerine ve aynı zamanda retekâfül uygulamalarının İslam hukuku ilkeleri ile uyumuna bağlıdır. Katılım finansın konvansiyonel sistemden ayrıştığı önemli bir husus olan şerʿî yönetişim retekâfül programının uygulanmasında belirleyici olmalı ve retekâfül anlaşmalarının düzenlenmesinden programlarının uygulanmasına sürecin her aşamasında aktif biçimde yürütülmelidir. Tekâfül sigortacılığının ilk yıllarında sektörün sürdürülebilirliği amacıyla retekâfül operatörlerinin sayı ve kapasite bakımından yetersiz oluşu zaruret bağlamında konvansiyonel reasüransla iş birliği uygulamalarına yol açmıştır. Bu çalışmada retekâfül sistemi tüm boyutlarıyla ele alınırken zamanla ticari bir esnekliğe dönüşen uygulamaların sistemin bağımsızlaşmasına ve gelişmesine olan negatif yansımaları araştırılmıştır. Nitel yöntem ve keşifsel araştırma deseni kullanılarak retekâfülün işleyişi ve gelişimi geleneksel reasürans ile mukayese edilerek incelenmiştir. Sektör raporları, şirket faaliyet raporları, ilgili mevzuatlar, standartlar ve resmi web sitelerinden elde edilen veriler aracılığıyla uygulamalar değerlendirilmiştir. Bu çalışmada önceki çalışmalardan farklı olarak retekâfül bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmış, retekâfül için olması planlanan sistem ile uygulamanın karşılaştırılmalı analizi yapılmaya çalışılmış, uygulamadaki problemlere bazı çözüm önerileri sunulmuştur. Bu kapsamda zaruretin varlığının dahi tartışıldığı ancak zaruret bağlamında değerlendirilen uygulamaların reformuna yönelik çabaların yetersiz olduğu öne çıkmaktadır. Zaruret fetvasının uygulanması sürecinde bazı parametreler geliştirmenin ve standartlar belirlemenin fıkhî uyumu ve buna bağlı olarak retekâfül sistemini güçlendireceği öngörülmektedir. Öte yandan retekâfül sisteminin yeterince gelişememesinin arka planında retekâfülün teberru akdi üzerinden temellendirilmesi ve bu eksende tasarlanan işletme modellerinin karmaşıklığı ve teknik maliyetlerinin görece yüksek olması da yer almaktadır. Bu çerçevede önemli referans kaynağı olan ancak realiteyi tam anlamıyla yansıtamayan AAOIFI ve IFSB retekâfül standartlarının revize edilmesinin de olumlu sonuçlar doğuracağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: İslami Finans, Katılım Sigortacılığı, Tekâfül, Şerʿî Uyum, Katılım Reasürans

Nafiye Aydın
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessAR

دور البنك الإسلامي للتنمية في تمويل المشاريع التنموية: دراسة حالة بوركينا فاسو

The Islamic Development Bank plays an active role in financing development projects in the member states of the Organization of Islamic Cooperation. These financings have met the needs of member countries, as they rely on interest-free Islamic financing principles. This research aims to study the role of the Islamic Development Bank in financing development projects in Burkina Faso. It also seeks to review the main funded projects, the methods used in financing them, and to highlight their impact on enhancing development in Burkina Faso. The study followed a descriptive approach to examine existing literature on the subject, as well as an analytical approach to assess the efficiency of the Islamic Development Bank's financing in achieving economic and social development in Burkina Faso. The study concluded that the Islamic Development Bank plays an effective role in promoting economic and social development in Burkina Faso, having financed more than 217 projects worth $4.6 billion across various sectors, including energy, infrastructure, agriculture, education, healthcare, and others. The study recommended increasing allocations to strategic sectors in Burkina Faso, with a particular focus on the agricultural sector, given its priority status due to its role in supporting the economy and improving people's lives. Keywords: Islamic Development Bank, Islamic finance, development, Burkina Faso.

Boureıma Guıro
Ankara Social Science University · İslami Araştırmalar Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ulusal entelektüel potansiyelin ekonomik kalkınmaya etkisi: Mukayeseli bir analiz

Son yıllarda özellikle firmalar ve uluslar açısından emek ve sermaye miktarı ile açıklanamayan üretimin ve büyüme potansiyelinin, yeni bir bakış açısı ile entelektüel sermaye olarak değerlendirildiği bir literatür oluşmuştur. Yeni bir alan olması ve hesaplamalarda kullanılacak henüz ortak kabul görmüş akademik veya kurumsal bir endeksin olmayışı, bilim insanlarının genelde insan, pazar, süreç ve inovasyon öğelerini birçok farklı bileşenle değerlendirdikleri birçok endeksin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. İslami iktisatta kalkınmanın maddi ve manevi olarak dengeli olması önerilmektedir. Genellikle firmalar düzeyinde entelektüel sermaye yaklaşımını temel alan ulusal entelektüel sermaye yaklaşımları, somut ve maddi olmayan birçok farklı göstergeyi kullanarak, verimlilik ile büyüme ve kalkınma açısından ülkelerin gelecekteki durumlarını belirlemeye çalışmaktadır. Bunu yaparken, bağımlı değişken olarak genellikle sadece maddi boyutu gösteren GSYİH kullanılmaktadır. Bu çalışmada, geleneksel entelektüel sermaye hesaplama yöntemleri incelenerek, mevcut bileşenlerin dışında İslami olarak ahlak ve etik bileşenlerinin de dahil edildiği ve verimlilik yerine bereket terimi referans alınarak belirlenmiş öğelerden ve bileşenlerden oluşan yeni bir endeks oluşturulmuştur. Bu endeks, Ulusal Entelektüel Potansiyel olarak adlandırılmıştır. Ulusal Entelektüel Potansiyel Endeksinde; eşit ağırlıklara sahip Ulusal İnsan Potansiyeli, Ulusal Pazar Potansiyeli, Ulusal Süreç Potansiyeli ve Ulusal Yenileme Potansiyeli başlıklarının her birinde 9 olmak üzere, toplam 36 bağımsız bileşen bulunmaktadır. Endeksin bağımlı değişkenleri ise Refah Endeksi olarak adlandırılmaktadır. Refah endeksi, eşit ağırlıklara sahip Ulusal Huzur Potansiyeli ve Maddi Boyuttan oluşmaktadır. Ulusal Huzur Potansiyeli de 9 bileşenden oluşmaktadır. Maddi boyut ise GSYİH olarak belirlenmiştir. 2013-2022 yılları arasındaki 10 yıllık verilerin elde edilebildiği 46 ülke üzerinden gerçekleştirilen analizde STATA paket programı ile panel veri modeli kullanılmıştır. Modelde yer alan bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişkenler üzerindeki etkiler incelenerek ülke sıralamaları oluşturulmuştur. Öncelikle veriler min-max yöntemi ile normalizasyon işlemine tabi tutulmuştur. Hem bağımlı değişkenler olarak Refah Endeksi, hem de ayrı ayrı Ulusal Huzur Potansiyeli ve Maddi Boyut üzerindeki etkiler test edilmiştir. Bu sayede karşılaştırma yapabilmek amaçlanmıştır. İlgili denkliklerin analizinde panel en küçük kareler yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlardan Ulusal Entelektüel Potansiyel endeksinin; Refah Endeksi, Ulusal Huzur Potansiyeli ve Maddi Boyut üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. 46 ülkenin ortalama puanlarına göre sıralanmasında, Batı Avrupa ülkelerinin ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Refah Endeksi, Ulusal Huzur Potansiyeli ve Maddi Boyut açısından gerçekleştirilen ülke sıralamalarında çok büyük farklılıklar gözükmemektedir. İİT üyesi ülkeler olarak analize tabi tutulan Malezya, Endonezya, Türkiye ve Kazakistan sıralamalarda çok üst sıralarda yer almamıştır Nispeten Malezya'nın daha iyi ortalama puana sahip olduğu görülmektedir. Ulusal Entelektüel Potansiyel Endeksi, benzerlikleri açısından İslamilik Endeksi ve NIC Endeksleri ile de mukayese edilmiştir. Ülke sıralamaları her iki endeks sonuçları ile farklılıklar göstermektedir. Özellikle NIC endeksi ile daha farklı sonuçlar elde edilmiş olmasına rağmen, İslamilik Endeksi ile daha yakın sonuçlarla karşılaşılmıştır. Bu durum da İslami iktisat temelinde Ulusal Entelektüel Potansiyeli ölçmeyi amaçlayan bu çalışmada, gösterge seçimine göre ülke puanlarının farklılaştığını göstermektedir.

Beşeri sermayeEntelektüel sermayeMüşteri sermayesi+5
Yunus Emre Aytekin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

İslami finansal gelişmenin çevre üzerindeki etkisi

Ekonomik büyümenin temel belirleyicilerinden biri olan finansal gelişme, ekonomik faaliyetlerin etkin bir şekilde finanse edilmesini sağlayarak yatırımları ve büyümeyi destekleyen bir süreçtir. Ancak günümüzde ekonomik büyümenin yanı sıra çevresel etkiler de giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, faizsiz finansal araçlar, risk paylaşımı ve etik ilkelere dayanan İslami finans, konvansiyonel finanstan farklı olarak çevresel sürdürülebilirliğe daha duyarlı bir yaklaşım sunma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, finansal gelişmenin çevre üzerindeki etkilerini inceleyerek, İslami finansın bu süreçteki rolünü değerlendirmeyi amaçlamaktadır. 2013-2022 yılları arasını kapsayan ve BAE, Bangladeş, Endonezya, Kuveyt, Malezya, Nijerya, Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye, Umman ve Ürdün olmak üzere 11 İslam ülkesini içeren panel veri analizi yoluyla, İslami ve konvansiyonel finansal gelişme ile ekonomik büyümenin çevre üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, yatay kesit bağımlılığının bulunmaması ve aykırı gözlemler ile değişen varyansın varlığı dikkate alınarak, Huber (1964) tarafından geliştirilen Robust En Küçük Kareler (RLS) yöntemi tercih edilmiştir. Böylece, aykırı gözlemler ve değişen varyans kaynaklı sapmalar minimize edilerek, elde edilen sonuçların güvenilirliğini artırılmış ve modelin istatistiksel sağlamlığı desteklenmiştir. Ayrıca, literatürde yaygın olarak kullanılan dar çevresel göstergelerin aksine, kapsamlı ve çok boyutlu iki gösterge olan ekolojik ayak izi ve yük kapasitesi faktörü kullanılmıştır. Hem LEF hem de LLCF modelinin analiz bulguları, değişkenler arasında anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak beklentilerin aksine, İslami finansal gelişmenin çevresel etkisi olumsuz bulunurken, konvansiyonel finansal gelişme çevreye olumlu katkı sunmaktadır. Ayrıca, EKC ve LCC hipotezleri aracılığıyla test edilen ekonomik büyümenin çevre üzerindeki doğrusal olmayan etkileri desteklenmemektedir.

Leyla Ergene
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılım bankacılığı algısının davranışsal iktisat perspektifinden analizi

Katılım Bankacılığının Türkiye'deki sektör payı her geçen yıl artış gösterse de henüz istenen düzeyde bulunmamaktadır. Bunun sebeplerini araştırmaya yönelik pek çok akademik çalışma bulunmaktadır. Bu tezin amacı ise Katılım Bankacılığı tercihinin Davranışsal İktisat perspektifi ile değerlendirilerek "çerçeveleme etkisi" altında nasıl değiştiğini ve bu durumun Katılım Bankacılığına olan etkisini incelemektir. Araştırmada deneysel çalışma gerçekleştirilmiş olup, kontrol grubu ve deney grubu olarak iki gruptan oluşmaktadır. Her iki gruba da Katılım Bankacılığı tercihine yönelik aynı finansal sonucu oluşturan soru yöneltilmiştir. Ancak deney grubuna sorudan önce çerçeveleme etkisi içeren metin ön okuma yaptırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; kontrol grubu %69 Konvansiyonel Banka, %31 Katılım Bankacılığı tercihinde bulunurken; deney grubu ise %72 Katılım Bankacılığı, %28 Konvansiyonel Banka tercihinde bulunmuştur. Bu sonuç çerçeveleme etkisinin Katılım Bankacılığı tercihinde ciddi bir değişim oluşturduğunu göstermektedir. Aynı şekilde deneyin devamında katılımcıların Katılım Bankacılığı algı düzeylerini ölçen sorulara verilen yanıtlarda da %9'luk pozitif bir değişim gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde Katılım Bankacılığının daha geniş kitleler tarafından benimsenmesine yönelik politika önerileri sunulmaktadır. Çalışma, Davranışsal İktisat yaklaşımının ve özelde çerçeveleme etkisinin finansal tercihlerde etkisi olduğunu ortaya koymakta ve Katılım Bankacılığı alanında daha etkili iletişim ve pazarlama stratejileri geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Çalışmanın Katılım Bankacılığı algı yönetiminde ve tercihin artırılmasında uygulamaya yönelik önemli çıktılar sunarak, Katılım Finans Strateji Belgesi'nde de yer alan Algı ve Farkındalık temasına katkı sunacağı değerlendirilmektedir.

Davranışsal ekonomiKatılım bankacılığıİslam ekonomisi
Bünyamin Kayalı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İslam ekonomisi perspektifinden sürdürülebilir tarım ve agritech iş modeli önerisi

Bu çalışmanın amacı, sürdürülebilir tarımla ilgili sorunların tespit edilmesi ve çözümüne yönelik İslami ilkelerle uyumlu, kapsayıcı ve yenilikçi bir agritech iş modelinin önerilmesidir. Sürdürülebilir tarımla ilgili sorunların tespitine yönelik literatür taraması yapılmıştır. Bu kapsamnda elde edilen sorunlar 7 kategoriye ayrılarak aktarılmıştır. Sonrasında sürdürülebilir tarımla ilgili tespit edilen bu sorunların çözümüne yönelik İslam ekonomisinin ilkeleri ve İslami finansın sunduğu enstrümanlar temel alınarak; müzâraa, müsâkāt, muğārese ve icâre gibi tarımsal ortaklık ve kira sözleşmeleri ile selem, istisna, murabaha, sukuk, kitle fonlaması ve karz-ı hasen gibi finansal araçların, çağdaş tarım uygulamalarıyla entegre edildiği bir iş modeli önerilmiştir. Önerilen bu modelin geliştirilmesi ve uygulanabilirliğinin artırılması için, akademisyenler, uzmanlar ve tarımsal işletme sahiplerinden oluşan 22 kişiyle mülakatlar yapılmıştır. Yapılan mülakatlar sonrasında modelin anlaşılabilirliği, uygulanabilirliği, güçlü ve zayıf yönleri, İslami ekosisteme katkısı değerlendirilmiş olup, modelin geliştirilmesine yönelik katılımcıların önerileri alınmıştır. İkinci olarak, katılımcıların önerileri değerlendirilerek modelde yapısal değişiklikler yapılmış ve geliştirilen model önerisi nihai yapısıyla sunulmuştur. Üçüncü olarak, geliştirilen bu modelin çiftçiler ve arazi sahipleri tarafından uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi için 11 kişiyle mülakatlar yapılmıştır. Bu aşamada yapılan mülakatlar ile geliştirilen modelin anlaşılabilirliği, uygulanabilirliği, karşılaşılan sorunları çözmedeki etkinliği değerlendirilmiştir. Yapılan mülakatlar sonunda, Türkiye'de tarım sektöründe yapısal değişimlerin yapılmasının gerekli olduğu, geliştirilen modelin uygulanabilirliğinin yüksek olduğu, sürdürülebilir tarımın sağlanmasında etkili olacağı ve İslami finans ekosisteminin tarım sektörüne aktarılmasında önemli fırsatlar sunacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. İslami bir perspektifle ele alınan tarım konusunun hem teorik hem de uygulamaya yönelik olarak ele alınması, Türkiye'de tarım sektörünün Dünya'daki teknik ve teknolojik gelişmelere uygun olarak geliştirilmesine ve tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik önemli katkılar sunması amaçlanmaktadır.

Hasan Kınacı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Stakeholder prioritisation of green sukuk challenges under uncertainty: A mixed-methods study using Bayesian Best–Worst Method

Green Sukuk is a Shariah-compliant financial innovation designed to fund environmentally sustainable projects, has attracted growing attention as a potential bridge between Islamic finance and global sustainability agendas. However, despite increasing issuances in countries such as Malaysia, Indonesia, and Saudi Arabia, the Green Sukuk market remains limited in scope, uneven in development, and fragmented in governance. This dissertation investigates multidimensional barriers constraining market growth and proposes a structured framework for prioritising and addressing them. This study adopts an integrated methodology that combines systematic and bibliometric literature reviews, expert interviews, and Bayesian Best-Worst Method (BWM) analysis. Literature mapping identifies thematic gaps in conceptual clarity, regulatory coherence, and stakeholder alignment. Qualitative insights from expert interviews uncovered the contextual, institutional, and ethical dynamics shaping the market. The BWM, used here as a probabilistic decision tool, enables nuanced prioritisation of challenges and potential solutions under uncertainty. The findings reveal a set of critical barriers, such as Shariah-Green misalignment, fragmented certification mechanisms, and low investor awareness, that vary in intensity across jurisdictions. The study's triangulated approach allows for the construction of a stakeholder-informed challenge taxonomy and flexible decision framework applicable to emerging and established Islamic finance contexts. By integrating decision science with ethical and institutional analyses, this study offers practical and conceptual insights into the evolving landscape of Islamic green finance.

Mohamed Zakarıa Fodol
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılım bankacılığında sorunlu kredilerin valrık yönetim şirketine satışı uygulamasının analizi ve yeni bir sistem önerisi

Bu çalışmanın amacı, katılım bankalarının sorunlu kredilerin çözümlenmesi sürecinde kanuni zorunluluklar sebebiyle iş birliği yapmak durumunda kaldığı varlık yönetim şirketlerinin yerine katılım bankacılığı ilkelerine göre çalışan bir alternatif yapı önerisi sunmaktır. Bu amaç üzere öncelikle katılım bankacılığı ve katılım bankacılığında krediler konusu teorik çerçevede ele alınmıştır. Daha sonra, ülkemizdeki bankacılık sisteminde sorunlu kredi çözümleme sürecinde kilit rol oynayan varlık yönetim şirketlerinin çalışma yöntemleri incelenmiş ve İran, Pakistan, Mısır, Endonezya ve Malezya'da sorunlu kredilerin çözümlenme yöntemleri ortaya konmuştur. Çalışmanın son bölümünde, katılım bankalarının sorunlu kredi süreçlerinde yer alan tüm taraflardan birincil veriler elde etmek adına yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir. Nitel bir yönteme dayalı bu çalışmada araştırma deseni olarak, katılımcıların olayları kendi ifadeleri ile ortaya koyduğu fenomenolojik yaklaşım tercih edilmiştir. Ve saha araştırması kısmında katılım bankalarının sorunlu kredilerle ilgili birimlerinde görevli 20 personel, katılım bankalarının sorunlu kredi süreçlerine dış paydaş olarak yer alan 5 avukat ve katılım bankasından kullandığı kredisi sorunlu krediye dönmesi sonrası varlık yönetim şirketlerine satılmış 10 katılım bankası müşterisi ile yarı yapılandırılmış mülakat sorularına dayanan görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonunda elde edilen veriler analiz edilmiş ve bu analiz sonucuna dayanarak katılım bankalarının sorunlu kredi çözümleme süreçlerinde yer alabilecek bir alternatif yapı önerisi ortaya konmuştur. Bu alternatif yapının çalışma yöntemlerinin belirlenmesinde de Türkiye Katılım Bankaları Birliği Danışma Kurulu'nun konuya dair görüşü temel alınmış ve 3 farklı ortaklık yapısında faaliyet gösterebilecek alternatif bir yapı önerisi sunulmuştur.

Cemil Balkanlı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Sudan'da yerli ve küresel makroekonomik faktörlerin borsa üzerindeki etkisi

This study aimed to examine the impact of global and local macroeconomic factors on the stock market in Sudan using quantile regression methodology for the period 2007 to 2018. The results indicated that the Khartoum stock market returns were influenced by global factors such as the VIX before the separation of Sudan in 2011, while after the separation, the returns were more influenced by local factors including the Murabaha rate, exchange rate, and inflation. The exchange rate was found to have a significant positive impact on the stock market in the second period, while the inflation rate was found to have a significant positive impact as well. On the other hand, the Murabaha rate and OVX were found to have a significant impact in the second period, while they were insignificant in the first period. The VIX was found to have a negative significant impact on the stock market in the second period, while it was insignificant in the first period. These findings suggest that the separation of Sudan in 2011 changed the performance and sensitivity of the Khartoum stock market to different factors and have implications for investors and mark participants.

Stock exchangeQuantile regressionMacroeconomic effects+2
Isra Fagır
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzanya'da İslami bankacılık hizmetlerinin İslami hukuka uygunluğuna ilişkin banka müşterilerinin algısı

Genel olarak, İslami bankacılık ve finans literatüründe müşteri algısı ve İslam hukuku uyumuna ilişkin çalışmaların sayısı oldukça fazladır, ancak müşterilerin banka seçiminde kullanılan diğer faktörler hakkında Şer'i Uyuma verdikleri ağırlık konusunda daha çok araştırma yapılması gerekmektedir. Bu çalışma, İslami banka müşterilerinin bankalarının İslam hukukuna uygunluğunu nasıl algıladıklarını ve bu ayağın (İslam hukuku uyumluluğu) banka seçiminde diğer üç faktör/kriter ile karşılaştırıldığında müşterileri İslami bankaları tercih etmede ne durumda olduğunu analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla kullanılan kriterler müşterinin İslami bankacılık uygulamalarına ilişkin farkındalığı; İslam bankası hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti ve özellikle Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti'nde müşterilerin bir İslami banka seçiminde müşterilerin dikkate alacakları diğer kriterler/faktörlerden neler olduğunu analiz etmektir. Kesit niceliksel bir yöntem kullanılarak, İslami Banka ürünleri sunan beş (5) bankadan, kapalı uçlu bir anket kullanılarak, rastgele seçilen ve tanımlayıcı istatistiklerle analiz edilen 305 İslami banka müşterisinden oluşan bir popülasyondan veriler derlenmiştir. Sonuçlar, Tanzanya'daki İslami banka müşterilerinin, bankaların İslam hukukuna uygun olarak algıladıklarını ve İslami Bankaların müşteri seçiminde İslam hukukuna uygunluğun üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgulara dayanarak, Tanzanya'daki İslami banka müşterilerinin, İslami bankalara en çok tercih etmeye faktörün İslami bankaların İslam hukuku uyumu konusunda olumlu bir algıya sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Diğer tüm faktörler daha görece geride kaldığı görülmüştür. Bu bağlamda, İslami bankaların farkındalık, güveni korumak ve sundukları hizmetlerin kalitesini gözlemlemek için dokümantasyona ve işlemlerin açıklığına olan bağlılıklarını artırmalarının müşterilerin memnuniyetini belirleyen önemli faktörler olduğu tespit edilmiştir.

Finansal hizmetlerHizmet kalitesiMüşteri algısı+6
Mussa Kasım Ramadhanı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilirliği: Nitel bir araştırma

Afganistan'da İslami finans ve sigortacılık faaliyetleri yeni adım atan faaliyetler olarak tanımlanmaktadır. Bu ülkede İslami sigortacılık ile ilgili henüz herhangi bir uygulama bulunmamaktadır. Genel olarak Afganistan'da İslami finans üzerine yoğunlaşmış kapsamlı akademik çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bunun yanı sıra, bu ülkede İslami sigortacılık ve İslami finans önemli bir ihtiyaç olarak görülmektedir. Bu araştırmada iki temel amacı bulunmaktadır. Birincisi, Afganistan'da İslami finans konusu incelenerek elde edilen veriler analiz edilerek uygulama ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Böylelikle, ülkede İslami finansın uygulanabilirliği, gelişimi, engellenen faaliyetler, halkın İslami finans uygulamalarına tepkisi ve İslami finansın uygulanamamasına ilişkin sebepler gibi birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmada katılımcılar ile yapılan mülakatlardan elde edilen veriler analiz edilerek Afganistan'da İslami finansın uygulamasına ilişkin öneriler geliştirilmiştir. İkinci ise, Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilirliğinin irdelenmesi ve uygulanması için uygun bir çerçevenin oluşturulmasına yönelik öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, yarı yapılandırılmış mülakat soruları kullanılarak elde edilen verilerden durum tespiti yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış anket soruları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilirliğine ilişkin ilgili kurumlardan yetkili isimler ve birimler ile görüşülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve sigorta şirketleri olmak üzere üç gruptan toplam 7 katılımcı oluşturmuştur. Doküman incelemesiyle incelenen diğer ülke tecrübeleri ve elde edilen mülakat verilene göre Afganistan'da İslami sigortacılığın uygulanabilmesi ve geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

AfganistanSigortaSigortacılık+5
Abdul Zahır Ahmadı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of oil prices and exchange rate fluctuations on Islamic and conventional stocks: Comparative study of Turkiye and Russia

Study tries to find a link between an economy's oil trade position, oil prices, exchange rate depreciation, and the performance of its traditional and Islamic stock market. The study uses two widely used econometric models to do so. One being quantile connectedness approach, and the other being wavelet coherence. As wavelet coherence gives deeper understanding of pairwise correlations, we find our answers there. Russia and Turkiye were picked for substitutes for importing and exporting countries. Because both are quite similar in their positions in the international arena, as they are both stuck between the East and the West. Most importantly; both have faced high exchange rate depreciation in recent years, and they both have Islamic indices. And the results show that different from what was expected, oil prices do not affect the stock markets when the country is importing oil. But if the country is exporting oil like Russia the oil prices have direct correlation with the currency exchange rate and stock markets. Exchange rate depreciation has been found to be highly correlated on both country's stock markets. International policies, and economic circumstances that may affect the link between the variables was also taken into consideration. The results of this study advances our understanding of the relationship between oil trade, exchange rate, traditional stock market and Islamic stock market.

Stock exchangeExchange rateExchange rate volatility+6
Ömer Faruk Uysal
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of foreign direct investment (FDI) and tourism on the profitability of islamic banks: Evidence from Turkey

After reviewing some earlier studies, it was determined that the impact of tourism and foreign direct investment on the profits of Islamic banks in Turkey has not been adequately addressed. In addition to this, because tourism and foreign direct investment constitute a significant portion of a country's overall source of revenue, it was determined that this topic warranted further investigation because of the importance of the topic and the objective that it sought to accomplish. For the sake of the Turkish economy, it is important to carry out the aforementioned study in order to ascertain the nature of the aforementioned effect and to make an effort to propose some solutions that not only benefit the economic aspect of the topic at hand but also enhance its literary dimension. This study provided some tips regarding the utilization of these two sources of funds. The main objective of this study is to look at how foreign direct investment and tourism affect the profitability of Turkish Islamic banks. The data of three out of six Islamic banks operating in the Turkish banking industry is analysed using static and dynamic panel generalized methods of moments (GMM) estimate approaches for the period 2009-2020. The study indicates that foreign direct investment has a beneficial impact on the profitability of Islamic banks, whereas tourism contributes negatively to the profit of the Islamic financial institutions . The study recommends that the government need to focus on enhancing FDI and tourism to boost financial development.

Foreign direct investmentsGeneralized method of momentsProfitability+5
Rayan Civan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal üretimin finansmanı ve gıda tedarik zinciri: Sorunların tespiti ve islam ekonomisi çerçevesinde çözüm önerileri

En önemli tarımsal finansman araçlarından biri olan tarımsal kredilerin içerdiği faiz oranları son yıllarda çok sık tekrarlanan borç yapılandırmaları nedeniyle, gıda tedarik sisteminin en dinamik zincirlerinden biri olan yaş meyve-sebze tedarik zincirinin yapısı ise özellikle tanzim satış noktalarının kurulduğu günden bugüne devam eden fiyat yükselişleri nedeniyle tarım sektöründe en çok tartışılan konular arasında yer edinmiştir. İslam ekonomisinin teorisinde ve tarihsel tecrübesinde faiz yasağından sonra çiftçilerin sermaye ihtiyaçlarının faizsiz bir şekilde nasıl karşılandığını göstermesi itibarıyla selem sözleşmesi yöntemi, Medine'ye hicretten sonra çiftçilere ait ürünlerin tedarik zincirinin nasıl işlediğini göstermesi itibarıyla da Medine Pazarı tecrübesi günümüz şartlarında oldukça dikkat çekicidir. Karma yöntem yaklaşımının benimsendiği bu çalışma, Türkiye'de hem tarımsal kredilerin yüksek faizli niteliğine hem yaş meyve-sebze tedarik zincirinin uzun ve karmaşık yapılı niteliğine ilişkin sorunları tespit etmeyi ve bunların İslam ekonomisi çerçevesinde çözümlerine yönelik uygulanabilir nitelikte model ve politika önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda ilk olarak konunun teorik çerçevesi, güncel verilere de yer verilmeye çalışılarak açıklanmıştır. Daha sonra bazı analizler (zaman serisi analizi, örnek sayısal alıştırma ve içerik analizi) yapılarak söz konusu sorunların neler olduğu tespit edilmiştir. Son olarak tespit edilen tüm sorunların çözümlerine yönelik özgün öneriler geliştirilmiş ve bunların uygulanabilirliklerini analiz etmek için tarım sektöründeki bazı paydaşlarla (çiftçiler, TKK yetkilileri ve uzmanlık alanları farklı akademisyenler) değerlendirmelerini (veriler) toplamak üzere mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlarla toplanan veriler, MAXQDA 2020 programında tematik analize tabi tutulmuştur. Analizin bulgularına göre çiftçiler, geliştirilen model önerisinden aktif olarak yararlanmaya isteklidirler. TKK yetkilileri, model önerisinin teknik olarak ve politika önerilerinin genel olarak uygulanabilir olduğu kanaatindedirler. Akademisyenler, politika önerilerini kısmen uygulanabilir görmektedirler.

FinansmanTarımTarım kredi kooperatifleri+6
Ömer Keskin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arap kökenli müşterilerin Türkiye'deki katılım bankalarını tercih etmelerinde etkili olan faktörlerin incelenmesi

Türkiye'de katılım bankacılığı devlet destekli üç katılım bankasının açılmasıyla birlikte yeni bir ivme kazanmıştır. Özellikle faiz hassasiyeti olan kişi ve işletmelere hitap eden katılım bankaları, yurtdışından Türkiye'ye gelen ve aynı dini hassasiyetlere sahip kişiler tarafından da tercih edildiği gözlenmektedir. Türkiye, son yıllarda özellikle Orta Doğu'da yaşanan Arap baharı ve Suriye'deki iç karışıklıkların yanında, eğitim, sağlık, yatırım vb. nedenlerle de Arap ülkeleri kökenli kişilerin yoğun göçünü almaktadır. Bu araştırmada Arap ülkeleri kökenli müşterilerin Türkiye'de katılım bankalarını tercih etme nedenlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Apil (2009) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan "Katılım Banklarının Tercih Sebepleri Ölçeği", Marmara Bölgesi'ndeki katılım bankalarından hizmet alan Arap ülkeleri kökenli 396 kişiye çevrimiçi anket şeklinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; Arap kökenli kişilerin Türkiye'deki katılım bankalarını tercih etmelerinin en önemli nedeninin "dini/ çevresel motivasyon" olduğu, bunu sırasıyla "hizmet/ürün kalitesi", "imaj ve güven", son olarak ise "personel kalitesi" takip etmiştir. Araştırmada katılımcıların tanımlayıcı özelliklerine göre katılım bankası tercih sebeplerinin aylık gelir düzeyi, aslen nereli oldukları, müşteri türüne (bireysel, şirket ve bireysel), hizmet alınan bankanın bulunduğu il'e, katılım bankaları ile birlikte geleneksel bankalarla da çalışma durumuna göre farklılık göstermediği belirlenmiştir. Katılımcıların, yaşlarına, medeni durumlarına, cinsiyetlerine, eğitim durumlarına, birden fazla ülkenin vatandaşı olma durumuna, Türkiye'de bulunma şekillerine, katılım bankaları ile çalışma geçmişlerine, kaç ayrı katılım bankası ile çalışılma durumuna ve katılım bankasının kendi dillerinde hizmet vermelerine verdikleri öneme göre katılım bankası tercih sebeplerinde farklılaşmaların olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak katılımcıların katılım bankası tercih etmelerindeki en önemli sebebin dini hassasiyetler, dini çevresel motivasyonun olduğunu göstermektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe katılım bankası tercihinde personel kalitesi ve dini çevresel motivasyonun etkisinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılım bankalarının banka politikalarını, bu müşterilerin çalışmada bahsi geçen ihtiyaçları ve arzularına yönelik şekillendirmesinde bu çalışmanın yol gösterici nitelikte olması hedeflenmiştir. Ayrıca ilgili literatüre katkı sağlayacağı öngörülmüştür.

AraplarFaizsiz ekonomiKatılım bankacılığı+6
Şamil Yıldırım
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of financial inclusion on poverty alleviation through Islamic banks

Poverty is one of the worldwide syndromes that affect a significant portion of the global population. Financial inclusion has been acknowledged as a crucial element in poverty reduction by giving disadvantaged people inexpensive access to important financial services such as money transfers, payments, investments, loans, and healthcare. This study aims to offer an empirical analysis of the effect of Islamic banking on poverty alleviation in thirty-one Organization for Islamic Cooperation (OIC) member states. The analysis utilizes unbalanced annual panel data from 1990 to 2020. System Generalized Method of Moments (SGMM) is utilizing an estimator method, this research determines the empirical Human Development Index (HDI) correlation with financial inclusion, according to the amount measurement of the Automated Teller Machines (ATMs) and per square kilometer. Empirical evidence demonstrates that financial inclusion via Islamic banks is positively correlated with poverty alleviation (HDI). The research suggests that Islamic banks should enhance their current strategy and tools to attract more individuals and extend the range of their financial items and services aimed toward helping the underprivileged and helping them alleviate poverty. Policymakers must prioritize addressing the primary hurdles to financial inclusion in Islamic banking. Also, governments and regulators should be responsible for fostering an atmosphere that supports Islamic banks to conduct and administer effectively to help alleviate poverty. This research adds empirical analysis to the existing literature in diverse ways, for example, through its unique findings since it is the first to be undertaken in the OIC member countries.

Financial inclusionGeneralized method of momentsPoverty+3
Ayan Mohamoud Omer
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Din eğitimi veren öğretmenlerin faiz bilgisi ve katılım bankalarına bakışı: Sakarya örneği

Öğretmenler, toplumun her kesimi tarafından örnek alınan, bilgi ve deneyimlerinden istifade edinilen, toplumu etkileyebilen ve saygı duyulan bir meslek grubudur. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile İmam Hatip Lisesi meslek dersleri öğretmenleri eğitim ve öğretim sisteminin içerisinde bir bütünün en önemli unsurlarından biri olduğu gibi din eğitimi ve öğretiminde de etkin role sahiptirler. Bu çalışmanın amacı, Sakarya İl MEM bünyesindeki ortaokul ve liselerde din eğitimi veren DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenlerinin faiz ve vade farkı bilgisini, faize karşı tutum ve davranışlarını, katılım bankalarıyla ilgili bilgi ve algı düzeylerini ve katılım bankalarını kullanım düzeylerini tespit etmektir. Anket çalışmasının evrenini Sakarya il Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokul ve liselerde din eğitimi veren toplam 774 DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise araştırma kapsamında yapılan ankete katılan 315 DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenleridir. Örneklemin belirlenmesinde olasılık hesabı bulunmayan örnekleme tekniklerinden "kolayda örnekleme" metodu kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre DKAB ile İHL meslek dersleri öğretmenlerinin faiz bilgisinin düşük olmasına karşın vade farkı bilgisinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların Katılım bankası ve İslami finans hakkındaki bilgi düzey algıları yüksektir. Öğretmenler katılım bankasındaki finansal işlemler hakkında sahip oldukları bilgi düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. Bunun yanında öğretmenler tasarruflarını değerlendirmek istediğinde ve finansman kullanmak istediğinde katılım bankalarını tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.

FaizKar payıKatılım bankacılığı+1
Mehmet Ali Kahraman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zekâtın yoksullukla mücadeledeki rolüne iş adamlarının bakışı: MÜSİAD örneği

Zekât İslâm'ın beş temel esasından biri olan Allah tarafından dinen zengin olan Müslümanlara emredilen, erdemli bir kulluğun gerekleri arasında sayılan, kulun Rabbine olan bağlılığını ortaya koyan, Kur'anı- Kerim ve Sünnet ile şartları ve çerçevesi belirlenen mali bir ibadettir. Zekât en genel anlamıyla, malı nisab miktarına ulaşmış bir Müslümanın sahip olduğu maddi varlık sebebiyle belirlenmiş kimselere vermekle yükümlü olduğu malı ifade etmektedir. Zekât ekonomik hayata yön veren yoksulluğun önlenmesinde, gelir gider dengesinin sağlanmasında ve eşitsizliğin ortadan kalkmasında yardımcı olan bir kurumdur. Zekât sayesinde toplumdaki en büyük sorun olan yoksulluk sorunun çözümlenmesi oldukça başarılı adımlar atılabilmektedir. Zekât zengin olandan alıp ihtiyacı olana veren, iktisadi dengeyi sağlamaya çalışan bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim ve Sünnette insanın ruhunu temizleyeceği ve malını arttıracağı vurgulanmaktadır. Dolayısıyla bu konu bireyin ve toplumun refahı için önem arz etmektedir. Sosyo-ekonomik problemlerin çözümünde büyük rol oynadığı için çok iyi bu ibadetin anlaşılması gerekmektedir. Tüm bunlar ışığında çalışmanın amacı zekât ibadeti hakkında derinlemesine araştırma yapıp yoksulluğu önlemedeki rolüyle ilgili bilgi sahibi olmaktır. İslâm'ın temel şartları içerisinde yer alan zekâtın doğru anlaşılıp doğru uygulanması açısından yeniden ele alınması gerektiği inancı bizi bu çalışmaya sevk etmiştir. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma açısından çok mühim bir kurum olmakla birlikte günümüzde gereken önemi görmemektedir. İnsanlar tarafından zekât ibadetinin daha iyi anlaşılması kişileri zekât vermeye, yardımlaşma ve dayanışma konusunda olumlu adımlar atmaya sevk edecektir. Çalışmamızın konusu yoksulluk sorunun incelenmesi ve zekât kurumunun yoksulluğu önlemedeki rolünü ele alınmasıdır. Bunun yanında, MÜSİAD gibi Türkiye'deki önemli iş adamları derneğinin üyelerinin zekât kurumunun yoksullukla mücadelesine katkısı imkân ve fırsatlarına bakışı analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu MÜSİAD üyeleridir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan mülakat (görüşme) tekniği kullanılmıştır. Çalışma zekâtın ana hatlarıyla çerçevelendirebileceğimiz zekâtın önemi, tarihçesi, zekât verilecek mallar, zekâtın farz olmasının şartları, zekâtın istihdama ve üretime katkısı, MÜSİAD üyeleriyle yapılan mülakat görüşmelerinden bulgularla zenginleştirilip amacına hizmet edecek şekilde tasarlanmıştır. Çalışma dahilinde yapılan mülakat görüşmelerinde MÜSİAD üyelerinin Türkiye'de zekât potansiyelinin çok yüksek olduğu, zekâtın yoksullukla mücadelede büyük bir rol oynadığı ve bu ibadet yerine getirildiği takdirde yoksulluk sorununu büyük oranda çözeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Süreyya Narmanoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiyede'ki katılım ve konvansiyonel bankalarındaki takipteki kredileri etkileyen faktörlerin kantil regresyon analizi ile karşılaştırılması

Ekonomideki en önemli finansal aracılardan biri bankalardır. Piyasadaki fon aktarımına aracılık eden bankalar ekonomide fon fazlası olan kesimden fon ihtiyacı olan kesime aktarım işlemi yapmaktadırlar. Bu işlem yapılırken çoğunlukla kredi verme kanalı kullanılmaktadır. Kredi verme işlemi sonrasında kredinin geri ödenmeme riski bulunmaktadır. Verilen krediler ödenmediğinde takipteki kredi (sorunlu kredi) adını almaktadır. Çalışmada konvansiyonel bankalar ve katılım bankalarındaki bankaya özgü ve makroekonomik faktörlerin takipteki krediler üzerindeki etkisi karşılaştırmalı olarak analiz edilmektedir. Türkiye'deki konvansiyonel bankalar ve katılım bankalarında takipteki kredileri etkileyen bankaya özgü ve makroekonomik değişkenlerin etkilerini ölçmek için kantil regresyon (QR) ve OLS tahmin yöntemi modeli kullanılmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak takipteki krediler kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler bankaya özgü ve makroekonomik değişkenler olarak iki gruba ayrılarak ele alınmıştır. Bankaya özgü değişken olarak "toplam krediler, net kâr, krediler/GSYİH, krediler/mevduat, aktif kârlılığı, özsermaye kârlılığı ve banka büyüklüğü", makroekonomik değişken olarak "konut faizi, ihtiyaç faizi, ticari faiz, GSYİH, enflasyon, mevduat faizi ve kredi risk primi (CDS)" kullanılmıştır. Çalışmadaki veriler 2011 dördüncü çeyrek ile 2021 ikinci çeyrek arasında toplamda 39 çeyreklik dönemi kapsamaktadır. Konvansiyonel bankalara ait veriler FitchConnect veri tabanı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası EVDS veri tabanı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi veri tabanı, Türkiye Bankalar Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve bazı dönemlere ilişkin eksik veriler bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından derlenmiştir. Katılım bankalarına ait veriler FitchConnect veri tabanı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) EVDS veri tabanı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi veri tabanı, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve bazı dönemlere ilişkin eksik veriler bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından elde edilmiştir. Makroekonomik veriler, TÜİK ve Dünya Bankasına ait veri tabanından elde edilen bilgiler ile derlenmiştir. Çalışma, analiz de dahil olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, konvansiyonel ve katılım bankacılığı sektöründeki kredi kavramının ana hatlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde, konvansiyonel ve katılım bankacılığı sektöründeki takipteki kredi kavramı ana hatları ile ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, bankacılık sektöründeki kredi riskleri, yönetimi ve türleri konvansiyonel bankalar ve katılım bankaları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Dördüncü ve son bölümde takipteki kredilerin belirleyicisi olan bankaya özgü ve makroekonomik değişkenler kantil regresyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu bölümde hem konvansiyonel hem katılım bankaları açısından literatürdeki ulusal ve uluslararası kaynaklar, araştırmanın metodolojisi, analizde kullanılan değişkenler ve analiz sonucunun yorumlamaları yapılmıştır. Analiz yapılırken üç farklı denklem denemesi yapılmış ve tüm sonuçlar için anlam düzeylerinde yakınlık olduğu için tamamı çalışmada açıklanmıştır.

Öznur Ak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetiminde İslami finans mühendisliğinin rolü: Covid 19 örneği

Krizlerin artışı ve ekonomik olumsuz etkilerinin belirginleşmesi, bu olumsuz etkilerin temel nedeni olan geleneksel finansal sistemlere alternatif ve çözüm arayışlarının önünü açmıştır. Bu tür dalgalanmalar geleneksel finansal sistemin bir ürünü olduğundan, İslami finans sisteminin krizi yavaşlatmak, etkisini azaltmak ve ekonomik dengeyi sağlamak için uygun bir alternatif olduğu kanıtlanmıştır. 2008 krizi dünya genelinde birçok ekonomiyi ciddi şekilde etkilemiş; finansal piyasaları, bankaları ve işletmeleri derinden sarsmıştır. Kriz sırasında İslami finans kurumlarının bazı geleneksel finans kurumlarından daha iyi performans gösterdiği ve bu durumun yatırımlar ve genel olarak ekonomi üzerinde büyük bir etki bıraktığı görülmüştür. Bu finansal krizin ardından İslami finansal hizmetlere olan talep artmış, yeni ve daha verimli finansal araçların geliştirilmesi ve yenilenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu geliştirme ve yenilik süreçleri, İslami finans mühendisliğinin bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma, İslami finansta finansal krizlerin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için alınabilecek önleyici tedbirleri belirlemeyi amaçlamaktadır. İslami finansla hem mortgage kriziyle hem de COVID-19 sağlık kriziyle başa çıkılabileceği değerlendirilmektedir. Çalışmada geleneksel finans mühendisliği ile İslami finans mühendisliği arasında, finansal kriz ve sağlık krizine ilişkin kavramsal bir çerçeve önerilmektedir. Krizlerin nedenlerini ve bu etkileri yönetme süreçlerini analitik yaklaşımlarla açıklayarak, İslami finansın ekonomiyi etkileyen sorunlara çözüm üretmedeki rolü ortaya konulmaktadır. Çalışma, İslami finansın, İslami şeriat ilkelerine dayanan ürün çeşitliliği sayesinde küresel ekonominin dengesini tehdit eden krizlerin etkilerini azaltabileceği sonucuna varmaktadır.

Basma Mhamdı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

El Furuk adlı eseri çevcevesinde Karafi'nin akitlere ilişkin görüşlerinin katılım bankacılığı uygulamaları perspektifinden değerlendirilmesi

Bu çalışmamızda klasik dönem âlimlerinden birinin İslam iktisadı alanına dair görüşlerinin günümüz iktisadî ve finansal konularının fıkhî çözümlemesini yaparken ne derece etkin olabileceği hususunu ele almaya çalıştık. Bu bağlamda hicri yedince asırda yaşamış olup Mâlikî fıkhının önde gelen âlimlerinden, orijinal yaklaşımları ile öne çıkan İmam Şehâbeddin el-Karâfî'yi (ö. 684/1285) esas aldık. Karâfî'nin kaleme aldığı "el-Furûk" adlı eserindeki malî-iktisadî konular bütünlüklü olarak değerlendirildiğinde mezhepler arası farklılıkların derli toplu ve objektif bir biçimde aktarıldığı ve ilgili konulara olan vukufiyetinden bu alanda geniş bir bilgi birikimine sahip olduğu görülmektedir. Bu çalışma çerçevesinde Karâfî'nin el-Furûk adlı eserinden yola çıkılarak onun finansal işlemlere ilişkin konuları derli toplu ele alındıktan sonra günümüzde İslam bankalarında yaygın olarak kullanılan belli başlı mali işlemlerle alakası kurulabilecek bazı öne çıkan hukuki konular ele alınmaya çalışılmıştır. Bu amaçla bu araştırmada Karâfî'nin fıkhî görüşlerinin diğer mezhep imamlarıyla mukayesesiyle birlikte çağdaş hukukçuların fikirleriyle de karşılaştırılması yapılmıştır. Böylelikle Karâfî'nin bu konulara ilişkin görüşleri netleştirilmeye çalışılmış, ona ait fıkhî yaklaşımı diğerlerinden ayıran noktalar tespit edilmiş, yaptığı fıkhî çıkarımların etki ve gücü ile zihni anlayışının kuvvet ve genişliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız, iktisadî ve finansal işlemlerin temelini oluşturan ve katılım bankacılığının da pratikteki işlemlerini teşkil eden akitleri merkeze almaktadır. Öncelikle Karâfî'nin el-Furuk adlı eserinde akitlere yönelik tarif, tespit, temellendirme ve tasnifleri tespit edilmiştir. Çalışmanın bölümlerini oluştururken Karâfî'deki taksim esas alınarak akitler; bedelli, teberru ve dayanışma akitleri olmak üzere üç kategoride incelenmiştir. Her bir bölüme ilişkin Karâfî'nin görüşleri tespit edilirken klasik dönemde gerek Karâfî'nin de mensubu bulunduğu Mâlikî mezhebinin gerekse diğer mezheplerin konuya nasıl yaklaştıkları göz önünde bulundurulmuştur. Bir bütün olarak bakıldığında bu çalışmamız, klasik dönemde yaşamış bir âlimin görüşlerinin, günümüz fıkhî-iktisadî meselelerinin hükmünü belirlemede yol gösterici özelliğini yitirmediğini, fıkıh mirasımızın organik ve canlı yapısının devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Ahmed Babe Ahmed
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarruf finansman şirketlerinin Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumu: Sorunlar ve çözüm önerileri

Tasarruf finansman sistemi Avrupa kökenli olup, dünyada farklı isimlendirmeler adı altında uzun yıllardır uygulanan alternatif bir finansman sistemidir. Sistem, varlık finansmanı temelli olup özelliği finansman kullandırılmasının katılımcının belirli bir süre tasarruf etme şartına bağlı olmasıdır. Sistemi Türkiye'de uygulayan ilk şirketlerin geçmişi 1990'lı yılların başına rastlamakta olup, dünyadaki örneklerinden farklı olarak faizsiz finansman prensibini benimsemiş olmaları nedeniyle şirketleri İslami Finans Kuruluşu olarak değerlendiren görüşler mevcuttur. Şirketler 2021 yılına kadar elbirliği, tasarrufa dayalı finans vb. adlar altında finansal kuruluşların tabi oldukları mevzuata tabi olmadan genel hükümler çerçevesinde faaliyet göstermiştir. 2021 yılında 7292 sayılı kanunla sektöre ilişkin yasal düzenleme yapılmış, sistemi uygulayan şirketler tasarruf finansman şirketi unvanı altında finansal kuruluş olarak düzenlenerek 6361 sayılı Kanun kapsamına alınmış, faaliyetlerinin yasal çerçevesi çizilmiş ve BDDK'nın denetim ve gözetimine tabi kılınmışlardır. Çalışmanın amacı, yasal düzenleme ile birlikte finansal kuruluş olarak düzenlenen tasarruf finansman şirketlerinin Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumunu, yasal düzenlemelerin şirketlerin mali yükümlülüklerinde meydana getirdiği değişiklikler ile oluşan sorun ve belirsizlikleri araştırarak çözüm önerileri sunmaktadır. Sistemin özgünlüğü dikkate alınarak çalışmanın ilk bölümünde tasarruf finansman sisteminin kökenleri, dünyadaki ve Türkiye'deki uygulamaları araştırılmıştır. İkinci bölümde şirketlerin tabi oldukları vergi mevzuatı araştırılarak yasal düzenleme sonrası meydana gelen değişiklikler, üçüncü bölümde bağımsız denetçi raporlarından da istifade edilmek suretiyle şirketlerin vergilendirilmesinde önem arz eden hususlar ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise 2021 yılında yapılan yasal düzenlemelerin şirketlerin mali yükümlülüklerinde oluşturduğu sorun ve belirsizlikler araştırılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde şirketlerin mali yükümlülüklerine ilişkin değerlendirme yapılarak yasal düzenlemelerin oluşturduğu sorun ve belirsizliklere yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Ramazan Taha Çakır
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00