
308
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Bilgisayar destekli İngilizce öğretiminde konuşma becerisinin geliştirilmesine ilişkin bir araştırma
Bu araştırma, ortaöğretim ve ilköğretim okullarında yabancı dil öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin konuşma becerisi üzerine etkisini ortaya koymak amacı ile yapılmış Diyarbakır örneğidir. Ayrıca araştırma bu ana başlık altında aşağıda yer alan dört alt başlığı da açıklamayı amaçlamaktadır:1.Dil öğretiminde bilgisayar kullanılmalı mıdır?2.Yabancı dil öğretiminde bilgisayar konu anlatımda mı, tekrar amaçlı mı yoksa alıştırma yapma amacıyla mı kullanılmalıdır?3.Geleneksel İngilizce öğretim yöntemlerinin konuşma becerisini geliştirmeye etkileri nelerdir?4.Bilgisayar destekli İngilizce öğretim yönteminin konuşma becerisini geliştirmeye etkileri nelerdir?Araştırma 2006 ? 2007 öğretim yılı birinci yarıyılında Diyarbakır İli, il merkezinde yer alan bir ilköğretim okulunun iki sınıfında yapılmıştır. Araştırma 7/A sınıfında okuyan 22 öğrenciye, 7/B sınıfında okuyan 29 öğrenciye olmak üzere toplam 51 öğrenciye uygulanmıştır.Araştırmanın uygulamasında bilgisayar yazılımları ve ders kitapları kaynak olarak kullanılmıştır. Okulda öğrenciler, kontrol ve deney grupları olmak üzere iki gruba ayrılmışlardır. Kontrol gruplarına geleneksel öğretim yöntemi ile İngilizce dersi anlatılırken, deney gruplarına bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile İngilizce dersi anlatılmıştır. Bu uygulama her sınıfta, eşit sayıda öğrencinin yer aldığı, iki şubede gerçekleştirilmiştir.Toplam 51 öğrencinin oluşturduğu kontrol ve deney gruplarına uygulama başlangıcında 10 sorudan oluşan öntest ve konuşma becerisini ölçen bir sözlü test yapılmıştır. Daha sonra kontrol grubu yabancı dil dersini bilgisayar destekli öğrenme ortamında gerçekleştirmişler, deney grubu öğrencileri geleneksel yöntem ile derslerini sınıf ortamında gerçekleştirmişlerdir. Yapılan işlem sonrasında uygulamanın başlangıcında her iki gruba da yapılmış olan öntest soruları, uygulamanın sonucunda öğrencilere sontest olarak tekrar uygulanmıştır. 51 öğrenciden olgusal veriler elde edilmiştir. Altı İngilizce öğretmeninden görüşme yolu düşünsel veriler toplanmıştır. Araştırma konusu ile ilgili alan taraması yapılmıştır.Araştırma için toplanan öntest ? sontest verileri araştırmacı tarafından bir programa girilmiştir. Görüşme yolu ile elde edilen veriler bant kaydı ile toplanmıştır. Toplanmış olan veriler çözümlenmiş, analiz edilmiş araştırma başlığı ve araştırmanın alt başlıklar da değerlendirilerek yorumlanmıştır.Araştırmada toplanan veriler, yapılan çözümlemeler neticesinde şu sonuçlara varılmıştır:1.Bilgisayar destekli yabacı dilde konuşma becerisinin geliştirilmesi, klasik yöntemlerle yapılan konuşma çalışmalarına oranla daha başarılı bulunmuştur.2.Bilgisayar destekli yabancı dil öğretim yöntemi ile geleneksel öğretim yöntemi arasında öğrenci başarısı ve kalıcılık açısından anlamlı bir fark vardır. Öğrenciler bilgisayar destekli yabancı dil öğretim yöntemi ile daha başarılı olmaktadırlar.3.Öğretim kalitesini arttırmak için derslerde bilgisayar teknoloji kullanılmalı, yabancı dil dersi için okullarda bilgisayar laboratuarı gibi dil laboratuarları oluşturulmalıdır.
İlköğretim sosyal bilgiler dersinde proje tabanlı öğrenme yönteminin öğrenci başarısına etkilerine ilişkin bir araştırma
Araştırmanın genel amacı, ilköğretim sosyal bilgiler dersinde proje tabanlı öğrenme yönteminin öğrenci başarısına etkilerini geleneksel yöntemlerle karşılaştırmalı olarak deneysel desenin oluşturulduğu bir ilköğretim okulu özelinde sınamaktır. Bu genel amaca bağlı olarak öncelikle sosyal bilgiler dersinde öğrenme başarısını belirleyen vizyoner ve teknolojik bileşenler, sosyal kültür ve sosyal bilinç ikileminde öğretisel ve varoluşsal sosyal bilgiler dersi, geleneksel ve proje tabanlı yöntemlerin öğrenci başarısına katkıları ve sınırlılıkları tartışılmış; söz konusu teorik temellendirme bağlamında hipotez testi geleneksel ve proje tabanlı öğretim yöntemlerinin öğrenci başarısına etkileri bakımından karşılaştırılması biçiminde gerçekleştirilmiştir.Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi Sosyal Bilgiler dersinde ?Türkiye'miz? ünitesinde yürütülmüştür. Uygulama 2005-2006 eğitim-öğretim yılında, 27 Şubat, 28 Nisan arasında yapılmıştır. Uygulama çalışması için Diyarbakır Yenişehir İlköğretim Okulu'nun 6. sınıflarından seçilen iki sınıf alınmıştır. Deney grubu (30) ve kontrol grubu (33) toplam 63 öğrenci araştırmaya katılmıştır. İlköğretim 6. sınıf Sosyal Bilgiler dersine ait ünitede gerçekleştirilen bu çalışmada, kontrol grubunda geleneksel yöntemlerle ders işlenirken, deney grubunda Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi uygulanmıştır. Uygulama başında sonunda ve uygulamadan bir ay sonra öğrencilere; Sosyal Bilgiler dersine yönelik tutum ölçeği ve ?Türkiye'miz ünitesi başarı testi? uygulanmıştır.Uygulama sırasında araştırmacı ile birlikte ders öğretmeni de derse katılmıştır. Araştırmacı daha çok yönlendiren, kılavuz görevini yapmıştır.Deneysel İşlem sonrasında öğrencilerin başarı puanları artarken tutum puanları azalmıştır. Başarıdaki bu artış öğrencilerin bu yöntemle daha iyi öğrendiklerini göstermektedir. Tutum Puanlarındaki azalmanın sebebi olarak da öğrencilerin bu yöntemi tamamen anlamadıkları, geleneksel yöntemlerle ders işlemeye daha çok alıştıkları şeklinde yorumlanabilir.Anahtar Sözcükler: Sosyal kültür/ sosyal bilinç/ proje tabanlı öğrenme yöntemi/ geleneksel öğretim yöntemleri/ öğrenci başarısı
Web tabanlı uzaktan eğitim sistemlerinin öğrenci başarısına, öğrenilenlerin kalıcılığına ve bilgisayara yönelik tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, orta öğretimde, Bilgi ve İletişim Teknolojileri DersindeWeb Tabanlı Uzaktan Eğitim Sistemlerinin (Web Tabanlı Öğretim ve Web DestekliÖğretim) öğrenci başarısına, öğrenilenlerin kalıcılığına ve Bilgisayara yöneliktutumlarına olan etkisini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda, Lise 1. sınıföğrencileri üzerinde bir araştırma yapılmıştır.Araştırmanın deneysel deseni öntest ? sontest kontrol grup modelindenyararlanılarak oluşturulmuştur. Araştırmanın deneklerini iki deney ve kontrol grubuolmak üzere toplam 94 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında ?Bilgi ve İletişimTeknolojileri? dersinin ?Hesaplama Tablosu? ünitesinin ?Formül Çubuğu ve İşlevSihirbazı? konularının öğretimi amacıyla dersler 1. Deney Grubunda Web DestekliÖğretim, 2. Deney Grubunda Web Tabanlı Öğretim ve Kontrol Grubunda iseGeleneksel Öğretim yoluyla işlenmiştir.Başarıyı ölçmek için geliştirilen başarı testi öntest ve sontest olarakkullanılmıştır. Başarı testi ile elde edilen bulgularla yapılan istatistikselkarşılaştırmalardan?· Web Destekli Öğretim yöntemlerinin uygulandığı birinci deney grubunun erişipuanları geleneksel öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubuna göreanlamlı bir farkla yüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre Web Destekli Öğretimyöntemi uygulamaları erişi açısından daha etkili olmuştur.· Web Destekli Öğretim yöntemlerinin uygulandığı birinci deney grubununkalıcılık puanları, hem Web Tabanlı Öğretim yönteminin uygulandığı deneygrubuna göre hem de geleneksel yöntemlerin uygulandığı Kontrol Grubuna göreanlamlı bir farkla yüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre Web Destekli Öğretimyöntemi uygulamaları öğrenilenlerin kalıcılığı açısından daha etkili olmuştur.Bilgisayara yönelik öğrenci tutumlarını ölçmek için geliştirilen tutum ölçeğideneysel uygulamaların başında ve sonunda uygulanmıştır. Tutum ölçeğinden eldeedilen bulgularla yapılan istatistiksel karşılaştırmalardan?· Web Tabanlı Öğretim yönteminin uygulandığı deney grubunun tutum ölçeğipuanları geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubuna göreanlamlı bir farkla yüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre web tabanlı öğretim yöntemiuygulamaları tutum açısından daha etkili olmuştur.· Web tabanlı öğretim yönteminin uygulandığı deney grubunun tutum ölçeğipuanları geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubuna göreanlamlı bir fark yaratmamıştır. Bu sonuca göre web destekli öğretim yöntemiuygulamaları tutum açısından etkili olmamıştır.Anahtar kelimeler: Uzaktan eğitim, Web tabanlı eğitim, web destekli eğitim,internet ile eğitim, web tabanlı uzaktan eğitim sistemleri.
Ortaöğretimde çoklu zeka kuramı destekli İngilizce öğretim yöntemiyle okuma becerisinin geliştirmesine ilişkin bir araştırma
Bu çalışma; Ortaöğretimde Çoklu Zeka Kuramı Destekli İngilizce Öğretim Yönteminin Okuma Becerisini Geliştirmeye Etkilerinin İskenderun Anadolu Lisesi Örneğinde betimlemek amacıyla hazırlanmıştır.Araştırma, Hatay iline bağlı Milli Eğitim Bakanlığı İskenderun Anadolu Lisesi'nde 2,5 ay boyunca gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kontrol grubunda 29 öğrenci ve deney grubunda 29 öğrenci olmak üzere toplam 58 öğrenci bulunmaktadır.10 hafta boyunca haftada 2 saat deney gurubuna çoklu zekâ kuramı destekli eğitim, kontrol grubuna da geleneksel yöntemlerle İngilizce dersi verilmiştir.Öğrenciler çalışma öncesi ve sonrası başarı, kalıcılık ve tutum testlerine tabi tutulmuşlardır. Çalışma sonunda kontrol ve deney gruplarının kaydettikleri gelişme karşılaştırılmıştır.Çalışma sonunda çoklu zekâ kuramına uygun öğretimin yapıldığı deney grubu ile geleneksel yöntemler kullanılarak öğretimin yapıldığı kontrol grubunun İngilizce okuma becerileri arasında uygulama sonucunda anlamlı bir fark oluşmuştur. Çoklu zekâya dayalı öğretimin geleneksel yöntemlerle yapılan öğretime göre daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Lisansüstü eğitimde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarına ilişkin öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi
Araştırmanın genel amacı; Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarını Dicle üniversitesi örneği itibariyle öğrenci görüşleri bağlamında betimlemektir. Bu genel amaca bağlı olarak öncelikle dilin doğası ve eğitsel vizyonu/ dil öğrenmede serbest ve zorunlu eğitim duruşları / ana dil ve farklı dil öğreniminin ayırt edici nitelikleri/ Türk Yüksek Öğretim sisteminde serbest zorunlu farklı dil öğretim yaklaşımları ve Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarını irdelenerek konuya ilişkin teorik temellendirme yapılmıştır. Daha sonra yapılan hipotez testi bağlamında araştırmanın genel amacına bağlı olarak cevabı aranan alt sorular sırasıyla; farklı dil zorunluluğunun bilişsel-psikomotor/duyuşsal-toplam benlikteki yansımalarının neler olduğudur?Araştırma tarama modelinde yapılmıştır. Ayrıca Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarına ilişkin öğrenci görüşleri arasında anlamlı bir farklılaşma olup olmadığı da incelendiğinden araştırma ilişkisel bir tarama özelliğine de sahiptir. Araştırma, uygulanan veri toplama aracından elde edilen görüşlerden ve literatürden elde edilen bilgilerin değerlendirilmesiyle yürütülmüştür.Betimsel nitelikteki bu araştırmada, örnekleme alınan Dicle Üniversitesi örneğinde Lisansüstü Eğitimde Farklı Dil Zorunluluğunun Eğitsel Yansımalarını bilişsel/psikomotor/duyuşsal/toplam benlik düzlemlerine ilişkin öğrenci görüşleri bu araştırmanın bağımlı değişkeni, öğrenci görüşlerinin farklılaşmasına neden olduğu düşünülen öğrenim kaynağı, cinsiyet, öğrenim düzeyi ise bağımsız değişken olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS (Statiscal Package for the Social Science) for Windows 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesi ve yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Dört boyutta (bilişsel, psikomotor, duyuşsal ve toplam benlik) incelenen öğrencilerin görüşlerinden elde edilen kritik bulguları şu şekilde ifade edebiliriz. lisansüstü eğitimde farklı dil zorunluluğunun bilişsel, psikomotor, duyuşsal ve toplam benlik becerileri orta düzeyin az üzerinde gerçekleştiği, daha doğrusu öğrenci görüşlerinin bu parametrede yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Bunun açılımı olarakta;Lisansüstü öğrencilerinin farklı dil formasyonu bağlamında bilişsel ve psikomotor becerileri, oldukça yüzeysel ve hafıza temelli ve tekrarcı çizgide gerçekleşmektedir. Çünkü lisansüstü eğitimde farklı dil yeterliliğinin test tekniği ile ölçülmesi, başarı odaklı yüzeysel dil koşullanması kolaycılığını özendirmektedir.Lisansüstü öğrencilerin Farklı dil formasyonu bağlamında duyuşsal becerileri korku temelli tepkisel duruşlarla sınırlıdır. Evrensel bilim literatürünün İngilizce ağırlıklı olması Türkiye de lisansüstü eğitimde İngilizce dil becerisini zorunlu kılmıştır. Bu durum da ana dile olan yabancılaşmayı ve dışa özenti temelinde öz yeterlilik/özgüven kaybına yol açmıştır. Akademik yaşamda farklı dil kullanma becerisi araştırma ve öğretim süreçlerinin yaratıcı ve evrensel çizgide deneyimlenmesini sağlamaktadırr.Anahtar Sözcükler: Lisansüstü Eğitim, Farklı Dil Zorunluluğu, Eğitsel Yansıma
Okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenlere ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi - Diyarbakır örneği
Araştırmanın genel amacı, okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenleri farklı değişkenler açısından öğretmen görüşleri bağlamında Diyarbakır örneği ile sınırlı olarak betimlemektir. Araştırmanın birinci bölümünde eğitime genel yaklaşım, eğitimde özelleşme ve sivilleşme eğilimlerinin kuramsal çerçevesi, Türk eğitim sisteminde özelleşme ve sivilleşme süreci, okulöncesi eğitimin tarihsel gelişimi, Türkiye'de okulöncesi eğitimde özelleşme süreci, güncel görünümü ve bu olguyu besleyen etmenlerin kuramsal çerçevesi betimlenmiştir. İkinci bölümde ise öğretmen görüşleri çerçevesinde okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenlerin öğrenci, eğitimci, veli ekseninde toplam eğitimsel yansımalara ilişkin güncel profil çıkartmayı sağlayacak hipotez testine yoğunlaşılmıştır.Araştırma, Diyarbakır il merkezinde 2007-2008 Eğitim yılı okulöncesi eğitim kurumlarında çalışan 91 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada; tez danışmanı Prof. Dr. Hasan AKGÜNDÜZ'le beraber hazırlanan 24 maddelik veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu bağlamda öncelikle Diyarbakır il merkezindeki okulöncesi okullarında alınan veriler kayıt altına alınmış, daha sonra kaydedilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ile Independent-Sampels T-testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır.Hipotez testi sonucunda ulaşılan kritik bulgular; özel okulculuk olgusunun okulöncesi eğitimde öğrenci açısından günümüz teknolojik ve vizyoner etmenlerinin güdülediği doğal bir nitelik arayışı olduğu, eğitimci açısından, özel okulculuğa yönelenlerin temelinde ekonomik ve sosyal fayda arayışlarıyla sınırlı bir oluşum olduğu, veli akışı açısından, kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ile çocuklarının bakımını bu açığı kapatacak nitelikte yapay olanaklar sunan (tam gün eğitim, değişik aktiviteler vb.) bir nevi çocuk bakıcılığı görevi üstlenen özel okullara annelik görevlerini yıktıklarını, toplam eğitimsel yansımalar açısından öğretmenlerin eğitimi, resmi-sivil ikileminin ve günümüzde özelleşmenin ötesinde toplumların devamını ve ayakta durmasını sağlayan bir iskelet, omurga ve çatı olarak gördüklerini ve insanların bu deneyimi yaşayarak toplumsal/bireysel varoluş vizyonunu oluşturdukları, eğitimin dönüştürücü gücünün hiçbir toplumsal olguya saplanmadan tamamen doğal, özgür ve yaratıcı bireyler ortaya koyacak, bir başka deyişle insanın doğal zekâsını kullanmasını sağlayacak yeni bir eğitim sisteminin gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Atatürk'ün eğitimci kişiliği
Büyük önder Atatürk'ün gerçekleştirerek Türk Milleti'ne hediye ettiği büyük devrimlerinden, üzerinde en çok durduğu ve önem verdiği konu millî eğitim olmuştur. Kurtuluş Savaşı'nın başlarında, Atatürk, 23 Nisan 1920'de kurduğu ve başkanı olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) hükümetinde millî kelimesini sadece iki bakanlığın başına getirmiştir; ?Millî Eğitim ve Millî Savunma Bakanlıkları?.Kurtuluş savaşının parlak bir askeri zaferle sonuçlandığı ilk günlerde, Türk ve yabancı gazetecilerin ?İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?? sorusuna Atatürk, ?Maarif vekili olmak ve millî irfanı yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.? cevabını vermiştir. Ulu önder daima muhafaza ettiği bu fikrini birçok yerde tekrar ederek ?Eğer Cumhurreisi olmasam, Maarif vekili olmak isterim? demiştir.Atatürk'ün eğitim konusunda yaptığı devrim ani olarak verilmiş bir kararın sonucu değildir. Atatürk yüzyıllar boyu süren ve ulusumuzu uçurumun kenarına getiren felaketlerin sebeplerini ve bunların eğitimle olan ilişkilerini çok iyi tahlil etmiş ve sonuca ulaşmıştır. Samsun'a vardığı andan itibaren yaptığı çalışmaların ağırlık noktasını eğitim teşkil etmiştir. Kurtuluş savaşının başından ölümüne kadar geçen sürede hiçbir askeri harekât, siyasi ya da askeri buhran, Atatürk'ün Türk ulusunun eğitim seviyesini yükseltmek ve çağdaş uygarlık yoluna ulaşmak için giriştiği çabalarını engelleyememiştir.O, kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde millî eğitimi hem uygulama açısından hem de kuramsal açıdan ele almıştır. Bu nedenle Atatürk, kısa zamanda çok işler yapma mecburiyetinde olma bilinci ve sorumluluğuyla, Türk milletinin sosyal bünyesine uyabilecek çeşitli görüşlerden yararlanarak, Türkiye'nin eğitim sorunlarını çözecek bir senteze gitmeyi tercih etmiştir.
Akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarına ilişkin öğretim üyesi görüşlerinin değerlendirilmesi Dicle Üniversitesi örneği
Araştırmanın genel amacı; akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarını Dicle Üniversitesi örneği itibariyle öğretim üyesi görüşleri bağlamında betimlemektir. Bu genel amaca bağlı olarak araştırmada, teorik temellendirmenin yapıldığı birinci bölümünde dilin doğası ve eğitsel vizyonu, dil öğrenmede serbest ve zorunlu eğitim duruşları, ana dil ve farklı dil öğreniminin ayırt edici nitelikleri, Türk yükseköğretim sisteminde serbest-zorunlu farklı dil öğretim yaklaşımları ve akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımaları yazılı veriler ışığında irdelenmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise farklı dil zorunluluğunun bilişsel-psikomotor ve duyuşsal-toplam benlikteki yansımalarının sonuçlarına ulaşılmıştır.Betimsel yöntemle yapılmış bir alan taraması niteliğinde olan bu araştırmada, örnekleme alınan Dicle Üniversitesi örneğinde akademik kariyer sisteminde farklı dil zorunluluğunun eğitsel yansımalarının bilişsel-psikomotor ve duyuşsal-toplam benlik düzlemlerine ilişkin öğretim üyesi görüşleri bu araştırmanın bağımlı değişkeni, öğretim üyesi görüşlerinin farklılaşmasına neden olduğu düşünülen öğrenim alanı, cinsiyet, öğrenim düzeyi ise bağımsız değişkeni olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesi ve yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın teorik temellendirme ve hipotez testinin gerçekleştirildiği iki aşamasından sonra elde edilen kritik bulgular; öğretim üyelerinin ?İnsan bilinci, tarihsel varlık alanına çıkmış ve çıkacak tüm dil becerilerini öğrenme zekasına sahiptir.? tarzındaki soruya ait düşünceleri (X= 4.2832) ile ?kesinlikle katılıyorum? seviyesinde tespit edilmiştir. ?Dilin insan varoluşundaki rolü genel geçer kabullerin aksine oldukça sınırlı bir etkiye sahiptir .? tarzındaki soruya ait düşünceleri ise (X= 2.5433) ile ?katılıyorum? seviyesinde tespit edilmiştir. Dolayısıyla öğretim üyelerinin, farklı bir dili öğrenirken sorun yaşamadığı, fakat bu sürecin zorunlu tutulması ve bilimin farklı dille sınırlandırılması nedeniyle dil öğrenmeyi yüzeysel koşullanmalar biçiminde deneyimlediği kanısına varılmıştır.Anahtar Sözcükler: Akademik Kariyer Sistemi, Farklı Dil Zorunluluğu, Eğitsel Yansıma
İngilizce öğretmen adaylarının eleştirel okumaya yönelik özyeterlik algıları
Bu çalışmanın amacı ingilizce öğretmen adayı öğrencilerinin eleştirel okumaya ilişkin özyeterlik algılarının düzeyini belirlemektir. Eleştirel okuma, okuduğumuz herhangi bir metni düşünme, doğruları ya da yanlışları üzerinde kafa yorma ve okunan konuyu yorumlamadır.Hacettepe, Dicle ve Başkent Üniversitelerinde 2007-2008 eğitim-öğretim yılı bahar ve güz döneminde İngilizce öğretmen adaylarından bir kısmına uygulanan testle gerçekleştirilen bu çalışmada, İngilizce öğretmen adaylarının eleştirel okumaya yönelik özyeterlik algılarının tespiti ve değerlendirmesi yapılmış, neticede sonuç ve öneriler ortaya konulmuştur. Araştırmada öğrencilere, araştırmacı tarafından geliştirilen ve 25 önermeden oluşan bir özyeterlilik algısı ölçeği uygulanmıştır.Katılımcı sayısı 227 dır. Deneklere beş seçenekli yirmi beş önerme verilmiş ve bunları bir etki altında kalmadan, içtenlikle yanıtlamaları istenmiştir. Sonuçlara yönelik yapılan değerlendirmelerde,öğrencilerin büyük bir kısmının okumaya ilşkin olumlu tutum sergiledikleri ve eleştirel okuma konusunda kedilerini yeterli olarak algıladıkları anlaşılmıştır.Bu araştırma sonucunda, öğrencilerin eleştirel okuma tekniğini başarıyla kullandıkları söylenebilir. Ancak bu sonucun, kişilerin kendilerini değerlendirmede subjektif davranma eğilimleri gösterdikleri düşünüldüğünde, çalışmanın diğer bir araştırmayla desteklenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Nitekim Danimarka Teknolojisi Enstitüsünün Kasım 2006 yılında hazırladığı raporda göre özyeterlik ölçme araçlarında çıkan sonuçlarda ölçme aracının uygulandığı kişilerin kendilerini olduklarından fazla değerlendirdiklerini ortaya koymuştur (Henrik ve Martin, 2006). Bu zafiyeti ortadan kaldırmak adına öğretmen adaylarına uyguladığım ölçme aracının yanısıra, ölçme aracının uygulandığı üniversitelerin öğretim elemanlarından da görüş alma gereği duyulmuştur. Anket sonuçları bu görüşler doğrultusunda da değerlendirilmişlerdir.
Atatürk araştırma merkezlerinin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşlerinin değerlendirilmesi
Araştırmanın genel amacı; Atatürk Araştırma Merkezlerinin (ATAM) amaca bağlı olarak, öncelikle omurgasında laiklik ve ulusallığın yer aldığı Cumhuriyetin kuruluş felsefesi olarak Atatürk bilinci ve ATAM'ne benzer paydaş kuruluşlar, ATAM'nin üniversite sistemi içinde kuruluş ve evrim öyküsü, güncelde ATAM'nin araştırma, öğretim ve sürekli eğitim işlevleri teorik olarak çözümlenmiş; akabinde bu işlevler temelinde ATAM'nin kurumsal etlkililiği Dicle Üniversitesi örneğinde öğretim üye görüşleri bağlamında üç alt bölüm halinde bir bakıma hipotez testine tabi tutulmuştur.Araştırmanın evrenini 2006-2007 eğitim döneminde Dicle Üniversitesine bağlı değişik birimlerde çalışan öğretim üyeleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise aynı popülasyondan rastgele yöntemle seçilen 103 öğretim üyesinden oluşmuştur.Araştırma betimleme yöntemi ile yapılmış bir alan taraması niteliğinde olup; ATAM'nin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşleri ortaya konmuştur. Teorik konular, kaynak taramasıyla ve ATAM ziyaretlerinde yapılan ikili görüşmeler sonucunda, ATAM'nin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşleri, Dicle Üniversitesi öğretim üyelerine uygulanan anket ve bunların SPSS 12.0 programında değerlendirilmesi sonucunda belirlenmiştir.Verilerin çözümlemesi sonucunda öğretim üyelerinin ATAM'nin kurumsal etkililiğine ait görüşlerinin x= 3,43 ile ?katılıyorum? seviyesinde olduğu sonucuna varılmıştır. ATAM'nin kurumsal etkililiğine ilişkin öğretim üyesi görüşleri cinsiyet, kıdem, ünvan ve fakülte değişkenleri açısından değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır.Varılan ortak sonuç; öğretim üyelerinin ATAM'nin kurumsal etkililiğine ait görüşleri her ne kadar x= 3,43 ile ?katılıyorum? seviyesinde tespit edilmiş ise de, ?ATAM'nin önemli bir paydaş olarak öğrenci benliğinde eğitsel dönüştürme gücü oldukça sınırlıdır.? önermesine katılımlarının x=3,66 ile ?Katılıyorum? seviyesinde olması, Atatürk Araştırma Merkezlerinin kurumsal etkililiklerini gerşekleştirme çabalarının tüm faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tüm iç ve dış paydaşlar tarafından akademik, hukuksal ve finansal yönlerden desteklenmesi gerektiğidir.