İstanbul Beykent Üniversity
Discipline

Tekstil ve Moda Tasarımı Anasanat Dalı

İstanbul Beykent Üniversity

105

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bayan giyiminde marka ve tasarım

Bayanlar için güzel giyinerek görsel açıdan çekici görünmek arzu edilen bir durumdur. Fakat güzel görünme sürecinde bayanlar satın aldıkları hazır giyim markalarına güvenmek isterler. Farklı bir ifadeyle bayan hazır giyim üreten bir markanın tüketicilerine iyi ve güzel görüneceklerine dair bir takım vaatler vermesi gerekmektedir. Bu noktada bayan hazır giyim sektöründe tasarımın gerekliliği ve önemi öne çıkmaktadır. Bu tez bayan hazır giyim sektöründe markalaşmak yolunda tasarımcıların sağladığı katkıları ortaya koymak amacıyla yazılmıştır.

Giysi tasarımıHazır giyimHazır giyim ürünleri+3
Zehra Köseliören
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

18.yy Gajar Hanedanı Döneminin araştırılması ve günümüz giysi modasına uyarlanması

Bu araştırmada amaç, 18 ve 19. Yy arasında İrana hükmeden Türk Hanedanı; Qajar Hanedanının 18. yydaki hükümetlerini baz alarak tanıtmak ve giysi formlarını anlatıp günümüz giysi modasına uyarlamak olmuştur. Bu konuyu seçme nedenim ise eskiyi canlandırıp, öz kültürü yaşatmaktır. Bu nedenle ilk etapta, İrandaki hanedanları kısaca tanıtılıp, ülke tarihindeki uygarlıklar ve her uygarlıkta ilk çağdan günümüze kadar, İranlıların uğraştığı ve oluşturdukları sanat dalları anlatılmıştır. Yaklaşık 30 hanedanın hükümetinde ilgi alanı olan dallar Tekstil, Resim, hat, çömlekçilik, şiir ve ülkedeki değerli doğal taşların kaynağı bol olduğu için Metal ürün ve aksesuar yapımı revaçta olmuştur. Her hanedanın giyim kültürü kısa ve öz bir şekilde anlatıldıktan sonra, konumuz olan Qajar hanedanı tanıtılıp, giyimlerini, kültürel ve siyasi bakış açıları ve en önemlisi sanatta izledikleri yollar anlatılmıştır. Bu anlatımlardan sonra ise İranlı olmayan tasarımcıların Qajarlarla ilgili ortaya çıkardıkları çalışmalar anlatılmıştır. son aşamadada kumaş baskısı ve pratik yöntemler ile erkek va kadın için günümüze uygun birer modern kombin tasarlanıp hazırlanmıştır. Bu çalışma İranın var oluşundan bu yana sanatı ve en önemlisi giysi kültürü hakkında bilgi verip, Moda dünyasında yeni tasarımlar yaratılmasına yardımcı olmuştur, İran tarihini, İran sanat ve giysi tarihini anlatan eski ve yeni tarih kitapları ve son yıllardaki turistler ve yabancı diplomatların yazdıkları seyahatnamelerden yararlanırarak, müzeler ve eski yapıtların verdiği bilgiler kaynak olarak kullanılıp hazırlanmıştır.

18. yüzyıl19. yüzyılGiysi tasarımı+7
Andıa Avegan
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İskandinav mitolojisi etkisindeki dini sembollerin tekstil yüzeylerine uygulanışı ve günümüz dijital baskı ile karşılaştırılması

Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar gelen, yazı veya söz yoluyla aktarılan mitoloji; dönemlerin siyasi, dini, kültürel, sosyal ve ekonomik kaynaklarının oluşmasında doğrudan etki sağlamıştır. İçinde bulunduğu; dönem, yer, zaman ve iklim şartları gibi konuların sınırlarını oluşturmuş, kendine özgü şekiller alarak değişkenlikler göstermiştir. Genel hatlarıyla diğer yerel mitolojiler gibi, dilden dile bir aktarıma sahip olan İskandinav Mitolojisi; anlatılarıyla efsanevi ve mucizevi bir hava yaratmaktadır. Bununla beraber dilimize çevrilmiş kaynakların kısıtlı olması sebebiyle, daha da merak uyandırmaktadır. Çevrilen kaynakların bölüm ölüm alarak detay ve bir bütünlük yaratmaması, bu tezin konu seçiminde başlıca neden oluşturmuş. Bu noktada; çeşitli tez, makale, dergi, kitap ve görsel araştırmaları yapılmış, edinilen kaynaklar bir araya getirilerek, interaktif ortamlarda bulunan bilgi kabalığının yerine, sade ve açıklayıcı bir tez yazma fikri oluşmuştur. Yabancı ve yerli kaynaklar da kullanılarak, yazılı betimlemeler görsellerle desteklenmiştir. Çağın içinde bulunduğu mitolojik öğelerin sembolleştirilmesi, bu sembollerin günümüzde de aktif bir biçimde; televizyon dizileri ve sinema filmleri gibi popüler sektörlerde halen dikkat çekiyor olması, konunun işlenmesine destek olmuştur. Edinilen kaynaklar; karşılaştırma ve araştırma yapılarak en doğru biçimde yazılmış, olay örgüsü tarafsızca aktarılmıştır. Mitolojinin genel hatları paylaşıldıktan sonra; baskı yöntemi olarak günümüzde en çok tercih edilen dijital baskı ortamında çeşitli denemeler yapılmıştır. Bu denemeler tezin içerdiği bilgiler esas alınmış, dini semboller modernize edilerek yeniden tasarlanmıştır. Ortaya çıkan uygulamalar; kaynaklardan elde edilen görsellerle karşılaştırılmış, ilkel toplumlardaki olanaklar ile teknolojik gelişmeler sonrası teknik açıdan kolaylaşan baskı yöntemi gözler önüne serilmiştir.

Linol baskı
Melis Başak Tükenmez
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalist menfaat ilişkilerinin moda endüstrisi üzerindeki olumsuz etkilerinin incelenmesi

Kapitalizmin ortaya çıkması ile moda kavramı farklı bir boyuta geçmiştir. Moda endüstrisi, hammadde ve sermaye gibi üretim araçlarının büyük bölümüne sahip olmanın getirdiği kâr hırsının sonucu olarak ortaya çıkan kapitalist sömürü düzeninin bir parçası haline gelmiştir. Kapitalizmle birlikte moda endüstrisinin tekelleşen büyük firmalarının elde ettiği kazançlar, tüketicinin rolü, sınıf sorunsalı, ekonomik kriz dönemlerinin geçmiş ve güncel moda pazarına ve tüketiciye olan etkileri irdelenmiş olup, tüketim satın alma fetişizmi çerçevesinde sorgulanmıştır. Son iki yüzyıla damgasını vuran kapitalizmin pek tabi ki olumsuz etkileri mevcuttur. Moda endüstrisinde çalışan işçilerin kötü çalışma koşulları incelenmiş ve bu sektörde yaşanmış iş kazalarından örnekler verilmiştir. Moda endüstrisindeki beden algısı, modellerin yeme bozuklukları, kadın haklarının çiğnenmesi, ırkçı yaklaşımlar ve sektörün iç yüzünü ortaya çıkaran sosyal, ekonomik, fiziksel ve çevresel olumsuz etkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Ayşe Çalışkan
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu kültüründe, geleneksel Ardahan Damal giysilerinin bebeklerle sembolleşmesi ve etnik değerleriyle günümüz modasına uyarlanması

Yapılan araştırmalar ve uygulamalar neticesinde, Damal geleneksel kıyafetleri yıllar önce insanların giydiği fakat artık günümüzde yerini oyuncak bebeklere giydirilmiş üzere sürdürmektedir. Artık günlük hayattan ziyade özel günlerde insanların tercih ettiği bu geleneksel kıyafetin özünü, gelenekselliğini, etnik desenlerini, renklerini ve sembolleşmiş anlamlarını kaybetmeden günümüz teknolojisine uyarlanıp giyilebilir hale getirmeyi amaçlamıştır. Geçmişin altın tozları, her bir deseni, rengi bir ayna gibi insanların yansıması ile oyuncak bebeklerle yaşatılmaktadır. Günümüzde de geleneğini bozmamak adına oyuncak bebeklerden, giyilebilir hale getirilip hayatta kalmayı sunmaktadır. Eskide sıkıştırılıp kalmış geleneksel olan güzellikleri şimdiki teknoloji, kumaş, iplik, tasarım, renk, koleksiyon, board gibi donanımlarla değerlendirmek ve kıyıda köşede kalan güzellikleri canlandırmak, bu projenin önemini vurgulamaktadır. Yapılan araştırmalar bu konuda ülkemizde var olan araştırmaların eksikliğini gidermeye yardımcı olmayı hedeflemektedir.

Gizem Akkuş
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın vücut tipi özellikleri ve giysi seçimleri analizi

Bu çalışma, kadın vücut tipleri ve bu vücut tiplerine ilişkin en uygun giysi seçimlerini ele almaktadır. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde giyimi etkileyen temel faktörler kavramsal bir çerçevede açıklanmıştır. İkinci bölümde ise giysi tasarımlarını şekillendiren elemanlar olan renk, çizgi, doku ve desenlerin vücut tipine ve göz yanılsamasına olan etkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, vücut şekilleri simetrik ve asimetrik açıdan sınıflandırılmış ve bu çerçevede kadınların giysi kalıplarının vücut tiplerine uygun biçimlendirilmesi örneklendirilmiştir. Çalışma, kadınların beden tiplerine ilişkin farkındalıkları ve bu doğrultuda tercih ettikleri giysi seçimlerine odaklanmaktadır. Anahtar Kelimeler : Kadın Modası, Vücut Tipi, Giysi Seçimi

Beden ölçüleriGiysi tercihiKadın giysileri+2
Sinem Vatandaş
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan psikolojisi ve giysi tasarımı

İhtiyaç kavramını inceleyen Murray ve Maslow, ihtiyaçları biyolojik ve psikolojik olmak üzere 2'ye ayırmışlardır. Bireylerin elde etmek istedikleri, kabul görme, kendini öne çıkarma, statü, prestij ve güzel görünme gibi psikolojik ihtiyaçlar moda ile mümkün hale gelmiştir. Giysilerin psikolojik işlevi, fiziksel işlevinin önüne geçmiştir. İncelemeler süslenme güdüsünün örtünmeden önce geldiğini göstermektedir. Kişilerin giyimi, çoğu zaman psikolojik durumları hakkında onların söze dökebileceğinden ya da söze dökmek isteyeceğinden daha fazlasını ifade etmektedir. Bu çalışmada kadın psikolojisi ve giysi tasarımının alt yapısı araştırılmaktadır. İlk bölümde; kişilerin giysi tercihlerinde estetik zevklerinin önemi, estetik ile psikolojinin bağı, beğeni, güzel kavramları, güzel giyinme ve renklerin psikolojiye etkisi konuları araştırılmıştır. İkinci bölümde ise, giyimin fiziksel ve psikolojik fonksiyonları, psikolojik ve sosyolojik açıdan moda konuları açıklanmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise, psikoloji ve moda arasındaki etkenler incelenmiştir. Moda tarihindeki önemli olayların kadın psikolojisini nasıl etkilediği, ekonomik ve sosyolojik durumun psikoloji üzerindeki etkisi, kitle iletişim araçları ve kültürel etkenler, son olarak da kişilik özelliklerinin psikolojik boyutu ve giysi seçimlerindeki etkisi incelenmiştir.

Giysi tasarımıGiysilerPsikoloji+3
Gamze Özmen
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş ve civarında giyilen geleneksel kadın tören giysilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Kahramanmaraş'taki geçmiş yıllara ait geleneksel kadın tören giysileri üzerinde araştırma yaparak, bu giysilerin yapımında kullanılan; kumaşlar, işleme, nakış, süsleme, aksesuar ve modellerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu incelemede öncelikle konuyla ilgili kaynak araştırması yapılacak daha sonra bu kostümlerin üretildiği ve kullanıldığı Kahramanmaraş ziyaret edilerek yöredeki kostümler araştırılacak; aynı zamanda orijinal eserler üzerinde de teknik, desen ve kumaş türü incelenecektir. Çalışmanın ilk bölümünde; Kahramanmaraş ilinin tarihsel geçmişi ile ilgili detaylı bir araştırma yapılmıştır. Sonraki bölümlerde ise sırasıyla; Kahramanmaraş'ın genel özellikleri, coğrafi konumu, ekonomik yapısı incelenmiştir. Nüfus ve sosyal hayat da göz önünde bulundurularak yörede zaman içinde meydana gelen coğrafi, kültürel, geleneksel değişiklikler incelenmiş ve Kahramanmaraş'a ait değerli el sanatları detaylı biçimde ele alınmıştır. Kahramanmaraş'ın geleneksel kadın tören giysileri; kumaş, işleme, malzeme, teknik, motif, süsleme, aksesuar ve model açısından incelenmiştir. Ayrıca; Kahramanmaraş'ın geleneksel kadın tören giysilerinde kullanılan işlemelerden esinlenerek, günümüz kadın giysi örneklerinden yola çıkarak kişisel bir koleksiyon önerisi hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Kahramanmaraş, Geleneksellik, Tören Giysisi, Kadın

Geleneksel Türk sanatıGeleneksel giysilerGiysi tercihi+6
Rabiye Paça
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı kadın giyim-kuşamında yasaklar

18. ve 19. Yüzyıllar arası Osmanlı'da batılılaşma çalışmalarının başladığı dönem olma özelliği taşımaktadır. Bu sanatta yeterlilik tezinde, bahsi geçen dönemde yaşamış kadınların giyim kuşamına ve yaşam tarzlarına müdahale etme amacıyla çıkarılmış yasaklar irdelenmiştir. Bu sayede kadının yaşam şartları, kadına yüklenen anlam ve değer konularına ışık tutulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda tarih boyunca etkin bir birey olarak yaşamış kadın toplumsal hayatta pek varlık gösteremeyen, pasif bir konuma ötelenmiştir Batılılaşmanın etkisiyle alışık olduğu düzenden farklı bir düzenle tanışan Osmanlı kadını yeni olana ilgi duymaya başlamıştır. Bu ilgi yalnızca giyim kuşam konusunda farklılaşmaya başlayan taleplerle değil, aynı zamanda toplumsal hayatta varlık gösterme ihtiyacı olarak da kendini hissettirmiştir. Ataerkil bir yapıyla şekillenmiş olan Osmanlı'da dini inanca uymadığı gerekçesiyle giyim kuşama ve kadının yaşayış tarzına yönelik pek çok yasak çıkarılmıştır. Bu sayede kadının üzerindeki baskıyı arttırarak yeniliğe olan ilgiyi bertaraf etmek hedeflenmiştir. Dini inancın yanı sıra ekonomik ve sosyokültürel içerikli konular da bu yasakların çıkarılmasında belirleyici etmenler arasındadır. Yasakların artmasıyla, üzerindeki baskıyı daha fazla hisseden Osmanlı kadını yaşadığı hayatı sorgulamaya başlamış ve böylece kendisini tanıma yolunda bir adım atmıştır. Birlikte hareket ederek toplumda bir farkındalık oluşturulmuş, sonuç olarak kadın konusunun tartışılması gereken bir mesele olarak gündeme taşınmasına olanak sağlanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Osmanlı'da Yasaklar, Osmanlı Kadın Giyimi, Osmanlı Kadını, Osmanlı Kadın Hareketi, Osmanlı Batılılaşması

18. yüzyıl19. yüzyılBatılılaşma+7
Duygu Kocabaş Atılgan
Bingol University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti First Lady'lerinin giyim ve yaşam stilleri ve yaşadıkları dönemdeki moda akımları ile ilişkileri

Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti First Lady'lerinin giyim ve yaşam stillerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlarının biyografileri ve devamında Cumhurbaşkanı eşlerinin biyografileri incelenmiş olup; eğitim hayatları, evlilikleri, First Lady ünvanını alma süreçleri ve First Lady ünvanı aldıkları dönem itibariyle tercih ettikleri giysiler incelenmiştir. First Lady'lerin yaşadıkları dönemlerdeki moda akımları, moda ile ilişkileri ve günümüze yansımaları araştırılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk First Lady'si ünvanını taşıyan ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife Uşşaki ardından Mevhibe İnönü, Reşide Bayar, Melahat Gürsel, Atifet Sunay, Emel Korutürk, Sekine Evren, Semra Özal, Nazmiye Demirel, Semra Sezer, Hayrünnisa Gül ve dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendilerin giyim ve yaşam stilleri incelenmiş ve yaşadıkları dönemlerdeki moda kültürleri ile ilişkileri ele alınmıştır. Daha sonra moda ile ilişkileri, modaya bakış açıları ve çalıştıkları modacılar incelenmiştir. Tüm bu araştırmalar doğrultusunda, geçmişten günümüze, First Lady ünvanı taşıyan tüm hanımefendilerin, birbirinden özgün karakterlere ve giyim stillerine sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : First Lady‟ler, First Lady‟lerin Giyim ve YaĢam Stilleri

First LadyGiyimGiysiler+1
Şeyma Büşra Güncü
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk tekstilinde dokumanın tarihçesi ve üretim ilişkileri

Tekstil ve hazır giyim sektörü Türkiye için olduğu kadar Dünya ekonomileri için de yarattığıistihdam olanakları, kazandırdığı döviz geliri veüretime katma değeri ile Türkiye'nin önde gelensektörlerinin başında gelmektedir. İstihdampotansiyeli, üretim hacmi, dış ticarete konu olmasıyanında lojistik, imalat, enerji gibi birçok sektöraçısından önemli bir yere sahip olan tekstil sektörü ekonomik kalkınmada oldukça önemlibir yere sahiptir. Bu çalışmada, Türkiye'de tekstilin ve dokumanın tarihçesi ile üretim ilişkileri incelenmiş Dünya ve Türkiye perspektifi verilerek sektörde kullanılan geneltanımlar, dış ticaret rakamları, güncel gelişmeler,sektörün fırsat alanları ile ilgili araştırmalar yapılmıştır.

DokumacılıkDokumalarTekstil sektörü+2
Meral Benli
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

1923-2013 yılları arası batı erkek giyim modasının Türk erkek giyim modasına etkisi

Bu çalışmada; 1923-2013 yıllara arasında olan süreçte Avrupa erkek giyim modasının Türk erkek giyim modası üzerindeki etkisi incelenmiştir. Giriş bölümünün ardından ikinci bölümde moda olgusu üzerinden, moda ve giyim kavramları ile modayı etkileyen faktörler belli başlıklar altında toplanarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde erkek giyim tarihine genel bir bakışla, dönemin olaylarıyla birlikte yıllara göre erkek giyim ve değişimine değinilmiştir. Avrupa'da erkek modasını etkileyen akımlar ile bu akımların giyim özelliklerine yer verilmiştir. Cumhuriyet'le başlayan inkılaplar ışığında Türkiye'de erkek giyimin değişimi, Avrupa'nın etkisi ve dönemin olayları ile oluşan erkek modası yıllara göre incelenmiştir. Batı modası ile Türk modası arasındaki benzerlikler ve farklılıklara yıl bazında değinilmiştir.Araştırma da erkek giyimi 25-50 yaş arasında kısıtlanarak incelenmiştir. Giyim tarzı olarak kentli erkek giyimi (klasik erkek giyimi) ele alınmıştır.

AvrupaErkek giysileriGiyim+2
Şayan Badem
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Lif sanatında hacmin etkilerine farklı yaklaşımlar

Resimli dokuma olarak adlandırılan tapestry çıkışlı, lif ve lif esaslı sanat çalışmalarının 1962 yılında İsviçre'de düzenlenen 1. Lozan Tapestry Bienali' nde sergilenmesi ile lif sanatının temelleri atılmış, lif sanatında hacim kavramı ilk olarak yapısal yüzeylerde rölyef etkiler kullanılarak gündeme gelmiştir. 20. yy.da başlayan devingen ve yaratıcı süreç 1960'larda da hız kesmeden devam etmiş, her malzeme, her teknik, her mekân esneklik kazanmaya başlamıştır. Düşünce, kavramlar ve hacim, sanat eserini şekillendiren birer unsur haline gelmiş, sanatsal alanda yaşanan bu değişimler teknolojiyle gelen devrimlerle eş zamanlı olmuştur. Kitle iletişim araçlarının yaygınlık kazanması, bilişim teknolojisi ile sınırların kalkması, dünyanın her yerini ulaşılabilir hale getirmiş, bu iletişim ve paylaşım ağı sonucu lif sanatı sınırsız bir paylaşım ve yenilik alanına girmiş, yeni yaklaşımlar, yeni değişimler, denenmeye başlanmıştır. Farklı disiplinlerin birbirlerine olan ilgilerinin ve meraklarının artması; sanat, tasarım, mühendislik ve bilim alanlarının kendi içlerine dönük yapılarını değiştirmiş, tüm sanat dallarındaki kavramsal, biçimsel ve yapısal gelişmelerin ve etkileşimin sonuçları lif sanatında farklı/yenilikçi malzeme ve teknik anlayışlarını oluşturmuştur. Lif sanatı, modern sanat anlayışı ile birlikte farklı sanat disiplinlerinin iç içe girmesi sonucu oluşan disiplinler arası çalışmalar da hacim kavramı ile tanışmıştır. Lif sanatı, erken dönemlerden itibaren yoğun şekilde izlenebilen resim sanatı ve mimari ile birbirine paralel bir gelişim sürecinin etkisiyle ve 20. yüzyılda gerek malzeme gerekse düşün olarak, heykel sanatı etkileşimi ile sınırsız bir sorgulama alanına dönüşerek, hacimli sanat yapıtları ortaya çıkmıştır. Yenilikçi gelişmeler; geleneksel veya bilinen malzeme ve tekniklerin yaratıcı ve yenilikçi bir şekilde tekrardan yorumlanması, alışılmamış malzemelere yeni imkânlar sunulmasıyla lif sanatında yeni kavramlar geliştirmiş ve yeni anlayışlar oluşturmuştur. Bu yeni anlayışlar lif sanatçılarının kendi sanatsal dilini aramaya başlamasına neden olmuştur. Yaratıcı ve estetik güçlerini kullanarak sanatsal bir keşif arayışına giren sanatçıların tezgâhtan bağımsızlaşmalarıyla beraber yeni bir özgürlük alanı doğmuştur. Lifli malzemelerle ürettikleri eserlere malzemenin, tekniğin ve kişisel sezgilerle oluşturulan yeni arayışların etkisi de eklenerek hacimli eserler vermeye başlamışlardır. Tüm dikkatlerini tezgâhın olanaklarının dışındaki tekniklere, yeni malzemelere ve kavramlara veren sanatçılar, tavandan yere kadar uzanan, kendi başına ayakta durabilen, etrafında dolaşılabilen heykeltıraş bağımsızlığıyla oluşturulan eserlerine kavramsal anlamlar yükleyerek izleyici ile buluşturmuşlardır. "Lif Sanatında Hacmin Etkilerine Farklı Yaklaşımlar" başlıklı tez çalışması; kullanılan malzeme ve tekniklerin değişimlerine paralel olarak, hacmin lif sanatı ile olan ilişkisinin etkileşimleri ve değişim süreçleri üzerine eğilmektedir. Lif sanatında hacmin oluşumunu etkileyen faktörlerin neler olduğunun saptanarak ortaya konulmasının ve lif sanatında hacmin kullanımına perspektif geliştirmenin amaçlandığı araştırmada; yüzyılların tekstil geleneğini, yeniliklerle ve teknolojik gelişmelerle bir araya getiren ve başlı başına bir disiplin olarak günümüzdeki yerini alan lif sanatındaki hacmin gelişim süreci irdelenmiştir. Çağın diğer akımları ile etkileşimi, tekstil lifinin, el sanatlarının ve yeni teknolojilerin olanaklarının kullanımıyla lif sanatındaki hacimli eserlere yüklenen anlamlar ve etkiler üzerinde durulmuştur. Lif sanatı alanında eserler veren ve hacmin oluşmasını, gelişmesini ve sürdürülebilirliğini sağlayan ulusal ve uluslararası sanatçıların eserleri üzerinden analizler ve yorumlar yapılarak, lif sanatı yapıtlarında hacmin kullanımın yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ulaşmak istediği noktanın vurgulanması bakımından oluşturulan ve son bölüme dâhil edilen hacmin çok net ortaya konduğu keçe heykellerin, geleneksel değerlerin kavramla yorumlandığı bir sürece hizmet etmesi düşünülmüş, tekstil disiplininin malzemesi ve heykel disiplininin tasarım prensiplerinden yararlanılarak, eskiye ait değerlerin (keçe) yeniden sunumundan çok, geleneksel olanın yeni bir ifade alanına dönüştürülerek hikâyeci bir tavırla güncel hacimli lif sanatına dönüştürülmesi amaçlanarak tasarlanmışlardır. Tekstil ve heykel ilişkisinin yeni bir anlatım, kavram ve algı yarattığı disiplinler arası yaklaşımın ürünü olarak ortaya çıkan keçe çalışmalarda kullanılan yünün heykelleşmiş son hali, disiplinler arası malzeme-teknik ve bilgi (teorik/pratik) birlikteliğiyle heykel disiplinine dayalı oluşan görsel algı, yenilik arayışının hedefleri arasındadır.

BiçimHacimHeykel+3
Sevim Tuğba Arabalı Koşar
Bingol University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Dokuma kumaş tasarımı ve üretiminde termoplastik yapılı ipliklerle rölyef etkilerinin araştırılması

Geçmişten günümüze tekstil tasarımında dokuma yapıların oluşturulmasında doğal ve doğal olmayan liflerden yapılan pek çok iplik kullanılmıştır. Bu lifler ile tasarlanan ve üretilen tekstiller, giyimden ev tekstiline, tıptan otomotiv sektörüne kadar pek çok alana hizmet etmektedir. Tüm bu alanlarda, sağlık, estetik, konfor, moda gibi arayışlar; üretici, tasarımcı ve sanatçıları tekstilde hem malzeme hem de teknik açısından yenilikçi arayışlara itmiştir. Bu arayışların yanı sıra doğal hammaddelerin hızlı üretim kapasitesi, teknik ve estetik açılardan yetersiz kalması, alternatif liflerin arayışını tetikleyen etkenlerdir. Toplumun gelişimi, toplum yapısındaki ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel farklılıklar tekstili de etkilemiş ve tekstilden etkilenmiştir. Doğal liflerin talepleri karşılayamaması, estetik ve fonksiyonellik arayışı gibi sebepler yeni lif türlerinin araştırılmasına neden olmuş ve termoplastik yapılı lifleri kapsayan yapay liflerin keşfedilmesini sağlamıştır. Isı ile çekerek yüzeylerde hacimli, oylumlu, girinti ve çıkıntılı, rölyef etkili bir görünüm ile estetik değerin artmasını sağlayan termoplastik yapılı iplikler; tasarıma teknik ve estetik açıdan etki eden faktörler ile bütünlük sağlayarak dokuma kumaşları oluşturmaktadır. Hammadde ve iplik ile birlikte kumaş yapısı, örgü, sıklık, bitim işlemi, renk gibi tasarıma yön veren faktörlerin uyumlu bir biçimde tasarımda yer alması ile dokuma kumaşlarda estetik farklılıklar ve çeşitlilik sağlanabilmektedir. Sentetik lifler ile rejenere selüloz esterlerinin ısıl işlemler ile çekerek kalıcı şekil almalarını sağlayan termoplastik yapıları tekstil yüzeylere farklı hacim, şekil, yüzey görünümleri ve rölyef etkiler kazandırılarak estetik değeri arttırılabilmektedir. Bu tezde de termoplastik yapılı lif ve ipliklerin gelişim sürecinden, dokuma kumaşlarda rölyef etkileri ve bu etkilerin oluşumunda teknik ve estetik açıdan katkı sağlayan tasarım öğelerinden ve termoplastik yapılı iplik kullanılarak tasarlanan ve üretilen rölyef etkili kumaşlardan bahsedilmiştir. Rölyef etkilerin incelenmesindeki amaç, dokuma kumaş tasarımına ısıl işlemler ile çekerek kalıcı şekil kazanan iplikler ile dokuma kumaşlarının tasarımında yenilikçi yüzeyler oluşturmak, estetik değeri arttırmak ve hedef kitlede ilgi uyandırmaktır. İç mekân tekstilleri olarak düşünülen tasarım ve uygulama çalışmalarında; termoplastik yapılı malzemenin yanı sıra, termoplastik yapılı olmayan malzemelerin de rölyef açısından etkileri gözlemlenmiştir.

Dokuma kumaşlarDokuma teknikleriJakarlı dokuma+5
Elif Kurtuldu
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Süblimasyon transfer baskı tekniğinde üretim aşamasında kumaş üzerinde renk ve desen oluşumunu etkileyen faktörler

Günümüz tekstil baskı endüstrisi ipek ve rotasyon baskı yöntemleri üzerine inşaa edilmiş olup teknolojinin gelişmesi ile anternatif tekstil baskı yöntemleri bulunmuştur. Süblimasyon transfer baskı tekniği yeni gelişen baskı yöntemlerinden biri olup, günümüz tekstil baskı sektöründe kullanım oranı her geçen yıl daha da artan bir baskı tekniğidir. Bu araştırmada, süblimasyon transfer baskı tekniğinde üretim aşamasında kumaş üzerinde renk ve desen oluşumunu etkileyen faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda şu sorulara yanıtlar bulunmuştur; dijital parametrelerin baskı sonucuna etkileri, inkjet baskı makine parametrelerinin baskı sonucuna etkileri, transfer kağıt özelliklerinin baskı sonucuna etkileri, transfer makine parametrelerinin baskı sonucuna etkileri ve kumaş özelliklerinin baskı sonucuna etkileri nedir? Araştırmanın birinci bölümünde; tekstil sektöründe kullanılan süblimasyon transfer baskı tekniği hakkında bilgi verilmiştir ve desen tasarımının kumaş yüzeyine baskı süreci baştan sona doğru aşama aşama anlatılmıştır. İkinci bölümde; süblimasyon transfer baskı tekniğinde, çeşitli parametreler belirlenerek bu parametreler altında kumaşa deneysel baskı uygulamaları yapılmıştır. Bu baskı uygulamaları sonucunda, kumaş üzerinde renk ve desen oluşumunu etkileyen faktörler tespit edilmiştir ve elde edinen veriler maddeler halinde sıralanarak beş ana başlık altında toplanmıştır.

Baskı sanatlarıBaskı teknikleriDesen+7
Yalçın Memiş
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Türk kumaş desenleri ve son elli yılın uygulamaları

Türk dokumacılık sanatı Orta Asya'da başlamış,beylikler dönemini takip eden Selçuklu döneminde gelişmeye devam ederek Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi,sosyal ve kültürel yönden en başarılı olduğu 16.yy'da geniş bir uygulama alanı bularak zengin bir desen arşivinin oluşması sağlanmıştır.Farklı kültürlerde yetişmiş Baba Nakkaş, Şah Kulu ve Kara Memi gibi usta sanatkarların Osmanlı sarayı bünyesinde kurulan atölyelerde toplanarak yarattıkları üsluplar ve yetiştirdikleri öğrencileri ile Osmanlı kumaş sanatının ne kadar geniş bir kültür sentezine sahip olduğunu görülebilmektedir.Osmanlı motiflerinin kullanıldığı kumaşların üretiminde kullanılan değerli malzemeler nedeni ile bu kumaşlar önceleri sadece saray mensupları için üretilmiş,halk tarafından kullanılması doğru bulunmamıştır.Cumhuriyetin ilanı ile birlikte sanayileşme hareketleri hız kazanmış Osmanlı motifli kumaşlar daha geniş kitlelerin kullanımına sunulmuştur.Üniversite ve eğitim kurumlarının açılması ile geleneksel Türk motiflerinin yeni nesillere öğretilmesi görevini üstlenen öğretim elemanlarının yetiştirilmesi ve bu motiflerden yola çıkarak tasarımlar yapabilecek yeni nesil tasarımcıların yetiştirilmesi sağlanmıştır. Dernek ve vakıfların düzenledikleri desen yarışmaları ile Osmanlı desen arşivinde bulunan geleneksel motiflerin güncel tasarımlarda kendine yer edinmesi sağlanmaktadır.Bu bilgiler ışığı altında hazırlanan bu çalışmada ,16 yy.da çağdaşlarıyla birlikte üslup bütünlüğü içinde en yüksek noktaya ulaşmış bulunan Türk kumaş desenlerinin oluşturduğu desen anlayışı ve kültürünün günümüz çağdaş desenleri ve tasarımlarına nasıl yansıdığının saptanması amaçlanmıştır.Geçmişten çağdaşa Türk desen anlayışının ve tasarımının irdeleneceği çalışmada Türkiye'de kumaş desenlerinin ve tasarımının, Türk desen kültürü açısından tekstil endüstrisine katkısı ve 2000'li yıllarda ne durumda olduğunun saptanması hedeflenmiştir.16 yy. örneklerinin, ülkemizin sayılı birkaç müzesinde yer alan ve dünyanın en önemli müzelerinde bulunan Türk kumaş desenleri repertuarı kapsamındaki desenler ve bilgiler ışığında cumhuriyetin ilanından 2000'li yıllara kadar geçen tarihsel süreçteki çalışmaların ve uğradığı değişimlerin saptanması, değişim etkenlerinin neler olduğu konu olacaktır.Anahtar Kelime: Saray, Kumaş, Osmanlı, Endüstri

DesenDokuma sanatıDokumacılık+5
Esra Nizipli
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

1950-1990 Döneminde Amerikan sinemasında karaktere göre giysi analizi

Bu çalışmada; Amerikan sinemasında, 1950?1990 yılları arasında yapılan filmler üzerinden, giysinin karakteri yaratması üzerindeki etkileri incelenmiştir. İlk bölümde sinemanın tarihi ve teknolojik gelişmelerle, günümüzdeki haline kadar gelmesindeki önemli aşamalarına değinilmiştir. Sonraki bölümlerde ise sırasıyla; sinemada seyirci algısı ve filmlerin seyirci üzerindeki etkileri incelenip, bir anlatım biçimi olarak karşımıza çıkan; ışık, renk, makyaj ve müziğin önemi belirtilmiştir. Daha sonra; tasarımın önemi ve moda olgusunun sinema ile ilişkisine bağlı olarak; 1920'li ve 1990'lı yıllar arasında, giyim şeklinin toplumsal olaylardan, isteklerden, tepkilerden ve ihtiyaçlarından doğan, moda akımlarına yer verilmiştir. Son iki bölümde ise çalışmanın esas amacı olan; filmlerin modaya, kitlelere nasıl yön verdiği ile ilgili örnekler verilmiş ve en iyi Hollywood yapımı filmlerden yola çıkılarak giysilerin insanlarda oluşturduğu imaj kavramları üzerine analizler yapılmıştır. Bu dönemde, temel değişim, kadın giysileri üzerinde olduğu için, çalışma kadın modası ile sınırlanmıştır.Bu alanda yapılmış kapsamlı bir araştırmanın olmaması ve buna bağlı olarak, kaynakların sınırlı olması, bu çalışmada karşılaşılan en büyük zorluk olmuştur. Sinema tarihi, kostüm tarihi ve seçilen film örnekleri ile ilgili bilgiler çalışmamın ana hatlarını oluşturmamda yardımcı olan kaynaklar olmuştur.

Amerika Birleşik DevletleriAmerikan sinemasıFilm+4
Banu Begüm Bozatlı
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin denim giysi ihracatının ülkelere göre tasarım farklılıkları

16.y.y'da İtalya'da Cenova Limanı'nda çalışan gemiciler ve 18.y.y'da Amerika'da maden ocaklarında çalışanlar tarafından işçi elbisesi olarak kullanılmaya başlayan denim, 2. Dünya Savaşı ve sonrası toplumsal değişimlerin yaşandığı dönemlerde sembolik anlamlar üstlenmiştir. Günümüzde denim tekstil sektörünün vazgeçilmez ürünleri arasında yer almakta ve moda trendlerini belirlemede rol oynamaktadır. Türkiye'nin tekstil sektöründe önemli yeri olan denim, ihracattan da büyük pay almaktadır. Bu çalışmanın amacı denim hazır giyim ihracat yapan firmaların tasarımları incelemek ve ülkelere göre tasarım faklılıklarını ortaya koymaktır.Türkiye hazır giyim ihracatının dünya pazarında önemli yeri vardır. Türkiye'deki hazır giyim ihracatında büyük payı olan denim ihracatı ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye'deki denim ihracatı yapan firmalar son yıllarda kendilerini model tasarımı yönünde geliştirmişlerdir. Artık kendi oluşturdukları günün moda ve trendlerine uygun koleksiyonlarını yurt dışına pazarlamaktadırlar. Yapılan tasarımların günümüz rekabet ortamında fiyat açısından da istikrarlı olması gerekmektedir.Güncelliğini hiç kaybetmeyen denim kumaş zaman içinde, kullanım şekli açısından değişimi sırasında, sosyolojik anlamda da önem taşımaktadır ve toplumların yapılanmasında bir tür kimlik görevi üstlendiği gözlenmektedir.Bu çalışmada denim hazır giyim ihracatı yapan yedi firma incelenmiştir. İncelenen firmaların farklı Avrupa Birliği, Rusya-Eski Doğu Bloku ve Orta Doğu Ülkelerine ihracat yapıyor olması ve tasarım departmanların bulunuyor olmasına dikkat edilmiştir. Bu firmalarda üretilen modellerin öncelikle hangi ülke gruplarına ihraç edildiğini tespit edilmiş, buna göre modeller araştırılmıştır. Bu modeller; kalıp yapılarına, yıkama tekniklerine, baskı-nakış özelliklerine, kumaş yapılarına ve süsleme şekillerine göre incelenmiştir. Firmalara gidilerek gözlem yapılmış ve araştırmanın amacına uygun olarak belirlenmiş kişilere sorular yöneltilerek cevaplar alınmıştır. Bu şirketlerin çalışanları ile hareket edilerek ürünlerin kriterleri üzerinde gözlem ve incelemeye dayalı tarama modeli kullanılmıştır.Sonuç olarak Avrupa Birliği, Orta Doğu ve Rusya-Doğu Bloku Ülkelerine satılan ürünler çoğunlukla günün moda trendlerine uygun modeller olsa da tasarımlar küçük detaylarla birbirinden ayrılmaktadır. Bunun yanında klasik bazı tasarımların her ülkeye satıldığını görülmektedir. Yine gözlemlerimize göre, önce bir ülkede tercih edilen bir model daha sonra diğer ülkelerde de satılmaktadır.Avrupalılar çoğunlukla klasik modeller tercih etmektedirler. Kış ve yaz sezonu ayrılmaksızın orta kalınlıktaki kumaşları seçmektelerdir. Ruslar moda tredlerini anında takip ederek, çok değişken, abartılı modellerden ve bayanlarda vücut hatlarını ortaya çıkartan giysilerden kaçınmamaktadırlar. Orta Doğu ülkeleri denim trendlerini yakından takip edip, yeniliklere açık olarak her türlü modelleri giymektedirler. Özellikle erkek pantolonlarında trendlere uygun yıkama teknikleri ve kup stilleri kullanılmaktadır.

GiyimGiysi tasarımıHazır giyim+6
Semiye Bottan
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

16-24 yaş arası dönemde gençlerin kıyafet seçiminde psikolojik ve sosyolojik etkenler

Bu çalışmada 2010-2012 yılları arasında Türkiye'de İstanbul'un Göztepe, Taksim ve Florya semtlerinde yaşayan alım gücü yüksek gençler arasında yapılan anket sonuçlarına dayanarak, 16-24 yaş arası gençlerin kıyafet seçiminde etkili olan psikolojik ve sosyolojik faktörler analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda örneklem grubundan yola çıkarak alım gücü yüksek 16-24 yaş grubuna giren gençlerin kıyafet seçimine etki eden faktörlerin neler olduğu ve bu faktörlerin öncelik dereceleri belirlenmeye çalışılmıştır. İlave olarak lise ve üniversitede okuyan öğrencilerin alışveriş ve moda ile ilgili düşünceleri arasındaki farklar da incelenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda öncelikle 16-24 yaş arası gençlere uygulanan bir anket oluşturulmuştur. Örneklem grubunda yer alan gençler tarafından anket sorularına verilen cevaplar paralelinde, anılan yaş aralığındaki gençlerin kıyafet seçimlerine etki eden faktörler belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmada ölçekler aracılığıyla toplanan verilerin analizi SPSS V16.0 programı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda verilerin analizinde parametrik olmayan Ki Kar , Mann Whitney U, yöntemleri kullanılmıştır.

Gelişim psikolojisiGençlikGiysi tercihi+7
Arzu Ata
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatsal tekstilde stilize figürlerin kullanımı

Sanatsal Tekstilde Stilize Figürlerin Kullanımı? konulu bu tez çalışmasında, sanatsal tekstilde stilize figür kullanımı ve sanat yapıtına kattığı estetik değerler açıklanmaya çalışılmıştır. İlk sanat yapıtlarından günümüz çağdaş sanat yapıtlarına kadar, her dönem tüm görsel sanat alanlarında stilize figür kullanımı görülmektedir. Sanat yapıtına estetik değerler kazandıran ve kavramsal bir dil olarak kullanılan stilize figür, anlatımda ana unsur olmuştur. Sanatçı stilize figür ile yaratıcı ifade alanını genişletebilmektedir. Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakarak, görsel sanat yapıtlarında stilize figür kullanımı içeren örnekler incelenmiş ve görsel sanat alanlarından biri olan, sanatsal tekstilde stilize figür kullanımın önemi vurgulanmıştır. Ayrıca ulusal ve uluslararası çağdaş sanat sergilerinde yer alan, sanatsal tekstil eserlerinin incelemesi yapılarak, sanatsal tekstil eserlerinde stilize figür kullanımın yeri belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar kelimeler: Sanat Yapıtı, Stilize Figür, Tekstil, Sanatsal Tekstil.?

FigürGörsel sanatlarTekstil+1
Serap Yılmaz
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür ve moda etkileşimi

Bu çalışmada, moda olgusunun popüler kültür ile olan etkileşimi incelenmiştir. Modanın çeşitli kaynaklara göre anlamı, nasıl oluştuğu ve günümüzde teknolojinin getirdiği yenilikler ile nasıl bir yol izlediği, kitleleri nasıl etkilediği yorumlanmıştır.Popüler kültürün 1950-1990 yıllarında yaşadığı sosyal, siyasal değişimler ülkemizde kapitalizmin tırmandığı yıllar olmuş ve tüketim ritüelleri, başta kitle iletişim araçlarının rol oynadığı ardından medya ve reklamların desteklediği moda ürünlere insanların ihtiyaç duyması anlatılmıştır. İnsanların moda olana yönelmesi medya ve reklamcılık sektörü ile birlikte ihtiyaçtan çok tüketim alışkanlığı olarak yorumlanmış, tüm kültür çeşitleri popüler olan moda ürünlere yönelmiştir.Küreselleşmenin etkisi ile dünya çapında ünlü popüler kişileri, kitle iletişim araçları ile takip eden kitleler resimler ile gösterilmiştir. Kitle iletişim araçları ve sosyal medya, kitleleri bir araya toplayan ve onları tarz anlamında yönlendiren en önemli unsurlar olmuştur.Moda ikonları reklamlar ile popüler hale getirilmiş ve ünlü markalar da kendi reklamlarını, popüler moda ikonları ile tüketime sunmuştur. Böylece popüler kültürün moda ve moda ikonlarıyla gelişen teknoloji ve bunun bir öğesi olan sosyal medya ile eş zamanlı olarak geniş kitleler üzerinde nasıl bir etki uyandırdığı görsel verileriyle irdelenmiştir.Anahtar kelimeler: Moda, popüler kültür, moda ikonu.

EtkileşimKültürKüreselleşme+2
Nida Artukoğlu
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bir moda ikonu olarak Marilyn Monroe

Marilyn?in efsanevi hayatı bu araştırmada ilk bölümde Hollywood sinemasının kısa tarihi, Amerikan siyasal yaşamından sinema sektörünün nasıl etkilendiğine ve dünyadaki gelişmeler sayesinde Amerikan sinemasının bunlardan faydalanarak nasıl bir ilerleme kaydettiği irdelendi. Sinemanın önemli bir endüstri haline gelişi sırasında, sinemada anlatım tekniklerinin ne kadar önemli olduğunu, modanın nasıl sinemanın ayrılmaz bir parçası haline geldiği araştırıldı. En önemli bölüm olan Marilyn?ın hayatından fikir sahibi olmak için beşinci bölümde kısaca bir bahsettik. Hayatının nasıl bir çelişkiler yumağı olmasından ve bunun ilerisi için modasini, filmlerini nasıl etkilediğine analiz edildi. Altıncı bölümde Radioplane uçak parçaları cilalama fabrikasında bir tanıtım için çekilen fotoğraf sonrasında nasıl aranan bir yüz olması, zamanla kıvırcık ve kestane rengi olan saçlarının platin sarısı saçlara dönüşmesi ve bunu tamamlayan ve sembolleşen Marilyn makyajıyla Norma Jean?den Marilyn Monroe olma sürecini içermektedir. Yedinci bölümde çalıştığı ünlü modacıların üzerinde nasıl bir eki bıraktığı onları nasıl etkilediğinden kısaca bahsederek makyajındaki ve saçındaki incelikler araştırılmıştır.

Amerikan sinemasıHollywoodModa+3
Nilüfar Moayeri
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

1900 başlarından günümüze değişen müzik ve bu müziğin halk grupları giyimine etkisi

20. yy? da sanayileşmeyle birlikte birçok alan etkilenmiş tüm Dünya?da özellikle batı ülkelerinde değişimler yaşanmıştır. Hızla gelişen teknolojiyle beraber bu etkileşim müzik dalı üzerinde de görülmüş değişen müzikle birlikte popülerlik kazanan guruplar ve sanatçılar akımlar yaratarak dinleyici kitlelerinin üzerinde taklit yollu değişimlere sebep olmuşlardır. 1900 yıllarından günümüze değişen toplumsal ve sosyolojik olgular beraberinde tüm sanat dalları üzerinde büyük etkiler yaratırken, bu gelişmelerin oluşturduğu zihinsel değişim müzik olgusuna yansımıştır. İnsanların taklit etme güdüleri, değişime olan istekleri ve beğeniye göre şekillenen müzik tercihleriyle şekillenen akımlar oluşmuştur. Bu gelişmelerin oluşturduğu zihinsel değişim halk gurupları üzerinde gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Müzik, Giysi, Popüler.

GiyimGiysi tercihiGiysiler+6
Didem Erol
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl savaşlarının sosyal yaşantıya ve kıyafetlere yansımaları

Bu çalışmada; 20. yüzyıl savaşlarıyla sınırlandırılan araştırma konusunda, savaşların insanların sosyal, sosyo-ekonomik yaşantıları ve kıyafet kültürlerine yansımalarına odaklanılmıştır. İlk bölümde, 20. yüzyıl savaşlarının başlamasından önce dünyada ki tarihsel gelişim hakkında bilgiler verilmiş, ikinci bölümde 1914?te başlayıp 1918?de biten Birinci Dünya Savaşının çıkış nedenleri, savaşın tarihsel süreci, insan yaşantısına etkileri ve kıyafetlere yansımalarına değinilmiştir. İnsanların savaşın etkisi ile askerlere, üniformalara ve hemşirelere duydukları ilgi ve kıyafetlerine yansımaları o döneme ait fotoğraflar ile belirtilmiştir. Üçüncü bölümde, İkinci Dünya Savaşından önce kıyafetlerdeki değişim, kısalan etek boyları, kaybolan göğüs vurgusu, kadın giyimlerinde erkeksi görünüşler ve insanların sosyal yaşantıları incelenmiştir. Savaşın çıkış nedenleri, sosyal yaşantı ve kıyafetlere yansımaları incelenerek savaş sürecinde yaşanan ekonomik daralmanın etkileri ile gıda ve kıyafetlerde başlatılan karne sistemleri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci Dünya Savaşı?nın ardından Christian Dior öncülüğünde başlayan ?New Look? akımının, kadınları özledikleri ince bellere, göğüsleri vurgulayan kadınsı görünümlerine kavuşturması hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonraki bölümlerde sırasıyla; Soğuk Savaş sürecinde ki iki süper güç (ABD-SSCB) arasındaki demir perde, nükleer tehditler ve bütün ticari pazarlarda olduğu gibi tekstil pazarında oluşan kısıtlamalara değinilmiştir. Vietnam Savaşı?nda ortaya çıkan ve bir alt kültür olan hippi akımının kıyafet ve sosyal yaşamlarında ki aykırılıkları ve öncülükleri araştırılmış, son bölümde ise savaştan daha tehlikeli bir hal alan terör ve terörün yarattığı travmalar ve insanların sosyal yaşantısında yarattığı olumsuz değişiklikler incelenmiştir. 20.yüzyıl dönemi kıyafet anlayışı ve sosyal yaşantı açısından toplumların tamamını ilgilendirdiğinden dolayı, erkek ve kadın kıyafetlerinin etkileşimleri ve farklılıkları bir arada incelenmiştir. Araştırmanın temelini savaşların yarattığı travmalar insanların sosyal yaşantıların da yaptığı değişimler, modayı yok etmesi ya da savaşa tepki olarak yeni bir moda akımının başlatılması çalışmanın ana eksenini oluşturmuştur.

20. yüzyılGiyimGiysi tercihi+6
Ayşe Nur Baygıner
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kırsalı ergenlik çağı erkek çocukların sosyo-kültürel çevrelerinin giyim stillerine etkisi

Giyim; insanların kişiliklerini yansıtan, bireylerin beden dili ve bu dilin makyajı olarak tanımlanan en temel araçtır. Giyim, bireylerin sahip olduğu toplumsal, sosyal ve kültürel değerlerin bir yansıması ve insanın yaşamda var olma çabasındaki dışavurumudur. Gelişen teknoloji, toplumsal değişim ve değer yargılarının yeniden şekillenmesi toplumun giyim tercihlerini etkilemekte, toplum içerisinde var olan bireylerin, özellikle de genç neslin hayata bakış açısı ve isteklerini yönlendirmektedir. Gelişen ve büyüyen kentlere önlenemeyen göçlerin yaşandığı toplumumuzda, insanlar sosyal ve kültürel olarak değişmekte ve bu değişimin sonucunda mevcut kültür seviyesini yakalamakta ya da kendilerine ait bir kültür geliştirmektedirler. Bu çalışmada; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi sınırları içerisindeki mahallelerde yaşayan, ergenlik çağındaki erkek çocuklar arasında yapılan anket sonuçlarına dayanarak, yaşamış oldukları sosyo-kültürel çevrenin giyim stilleri üzerindeki olası etkisi ve etkilendikleri unsurlar sonucunda geliştirdikleri giyim tarzı analiz edilmiştir.

Erkek çocuklarGiyimGiysi tercihi+6
Mehmet Fil
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Orta gelir grubu üretime katılan ve katılmayan kadınların (Günlük ve abiye) giyim ve süslenme tarzlarının oluşumu

Bu çalışmada, Türkiye?de çalışan ve çalışmayan kadınların sosyal yaşantıları arasındaki değişkenlerin (medya araçları, sosyal çevre, alışveriş mekanları) toplu sosyal etkinliklere (düğün-nişan-kına geceleri, kutlama günleri, matem günleri) katılımlarında giyim ve süslenmelerine olan etkileri incelenmektedir. Çalışmanın örneklem grubu, 2011-2013 yılları arasında Bursa?nın Beşevler İstanbul?un Bakırköy semtlerinde, orta gelir düzeyinde yaşayan kadınlar arasında 25-50 yaş aralığında 42 çalışan ve 42 çalışmayan toplam 84 kadın katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcıların tekil tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilen anket sonuçlarından elde edilen veriler, SPSS programı ile değerlendirilip çalışmanın amacı, önemi, kavramsal-kuramsal çerçevesi ve varsayımları kapsamında anlaşılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular, çalışma kapsamında oluşturulan ?Çalışan ve çalışmayan kadınların giyim ve süslenmelerini incelemeye yönelik araştırma? ile ifade edilmiş ve ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Çalışma içeriğinde, çalışan kadınlar ve çalışmayan kadınlar arasında, sosyal yaşam farklılıkları ve bu farklılıkların toplu sosyal etkinliklerde giyim ve süslenmelerine olan etkilerini analiz etmek üzere, yapılan anket sonuçlarında çalışan kadınların ile çalışmayan kadınların sosyal yaşamları arasında önemli bir farklılık bulunmamış ancak çalışan kadınlar toplu sosyal etkinliklere spor abiye türü giysi ile katılmayı tercih ederken çalışmayan kadınlar abiye türü giysi ile katılmayı tercih ettiği saptanmıştır.

GiyimGiysi tercihiGiysiler+5
Eda Zümrüt
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

17. yüzyıldan 20. yüzyıl sonuna kadar Avrupa'da toplumsal süreçlerin şapka biçimlerine etkisi

Bu çalışmada, Antik çağlardan başlayarak şapka?nın, 17. Yüzyıldan 20. Yüzyıl sonuna kadar Avrupa?da toplumsal süreçlerin şapka biçimlerine etkisi incelenmiştir. İlk bölümde, Şapka?nın genel tanımına ve tarihine genel bir bakış aşamasına değinilmiştir. Sonraki bölümde ise, Ortaçağ ve Rönesans döneminin şapka formları ve Kraliçe Elizabeth döneminde kullanılan baş aksesuarları ve toplumsal olayların, şapka?nın farklı konum, meslek, hatta siyasi bağlılığının göstergesi olarak bilinen uzun geçmişi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, çalışmanın temel ana amacı olan, 17. Yüzyıl döneminin kadın ve erkek şapka formlarındaki biçimleri, Avrupa?daki toplumsal olay ve barok dönemin nasıl yön verdiği ile ilgili örnekler verilmiştir. Dördüncü ve beşinci bölümde, 18. Yüzyıl toplum ve teknolojinin gelişmesindeki etkiler, kadın ve erkek şapka formlarının rokoko stilindeki etkisi incelenecektir. 19. Yüzyıl imparatorluk dönemi ve toplumsal süreçte şapka stillerinin değişimi, romantik döneme geçişte şapka formları incelenecektir. Altıncı ve yedinci bölümde, 19. Yüzyılda sanayileşen, Romantik dönem ve Victoria dönemindeki etkisi incelenecektir. Avrupa?da oluşan, toplumsal sınıflardaki etkinin sanayileşmiş sınıflara yansımasındaki nedenler açıklanacaktır. Sanayileşmenin toplumsal sınıftaki değişimi ve demokratikleşmenin şapkalar üzerindeki etkisine değinilecektir. Romantik dönemin, erkek şapka formlarındaki etkisi ve Victoria İngiltere?si şapka stilleri genel olarak incelenecektir. Son üç bölümde, 20. Yüzyıl şapka biçimleri ve döneme genel bakış anlatılacaktır. Sanayileşme toplumunun sosyal değişimi değerlendirilecektir. 20. Yüzyılda dönemsel olarak şapka formları incelenecektir. Bu dönemde temel değişim, 1960 sonrası, şapka biçimlerinin 1970-1999 yılları arasında sosyal, kültürel, politik açıdan etkileri incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Şapka, Toplum, Moda Tarihi, Avrupa Kültürü.

AvrupaAvrupa kültürüGiyim+5
Gizem Erkuş
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'da Batılılaşma hareketlerinin kadın giysilerine yansıması

Bu çalışmada; Osmanlı?da batılılaşma hareketlerinin kadın giysilerine yansıması incelenmiştir. İlk bölüm de; Tanzimat öncesi giyim geleneklerine değinilerek kadınların günlük yaşamlarındaki giysileri üzerinde detaylı bir araştırma yapılmıştır. Sonraki bölümlerde ise sırasıyla; 18. yüzyılda başlayan batılılaşma hareketleri devamında ise Tanzimat, I. ve II. Meşrutiyet incelenmiş, bu dönemlerde gelişen kadın hareketleri ve basının etkisi de göz önünde bulundurularak giysilerde meydana gelen değişiklikler analiz edilmiştir. Buna ek olarak; kadın dergileri bireylerin yaşantısını her alanda değiştirmiş ve batılılaşma süreci destekleyici fikirleri basın yoluyla insanlara ulaşmıştır. Mütareke-İşgal döneminde oluşan değişimlerde detaylıca incelenmiştir. Batılılaşma sürecinin başlamasıyla toplumsal hayat, eğitim, eğlence ve sosyal etkinlikler gibi birçok alanda etkisini gösteren bu değişimin giysiler üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak incelendiği görülür. Batılılaşma öncesine ait görsel ve yazılı kaynakların sınırlı olması bu çalışmada karşılaşılan en büyük zorluk olmuştur.

BatılılaşmaGiysi tasarımıGiysiler+5
Hanife Celep
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale kırsal bölgesinde ergenlik dönemindeki gençlerin (13-19 yaş grubu) giysilerinde renk tercihleri

Renk algısı insanın anlama ve ilişki kurma konusundaki yansımasıdır. Dış etkenler ekonomik, kültürel ve sosyolojik durum gibi faktörler giysi renk algısının farklı değerlendirilmesine yol açar. Ergenlik dönemindeki gençlerde giyside renge olan ilgi önemli yer tutar. İnsan psikolojisi ile giysi renk seçimi yakından ilişkilidir, özellikle fırtınalı bir dönem olarak tanımlanan ergenlik döneminde bireyin renk algısı ve giysi seçiminin de bir psikolojik dışavurum olacağı şüphesizdir. Giysi tasarımında renk bütünü giysinin algılanmasında, değişiklikler yaratmakta, tasarım yanlızca renk değişimi ile çok farklı algılanabilmektedir. Renk farklılıklarını ve etkisini incelemek için öncelikle algılanmasında rengin insan üzerindeki psikolojik etkisini belirlemek gerekir. İnsanların sosyo-kültürel yapısı ve psikolojik durumu bu algıyı değiştirmektedir. Renklerin birbiri ile uyumu dışında renk tonları arasındaki farklılıklar giysi tasarımında değer kazanmaktadır. Rengin duygusal anlamları ve ifadeleri, ergen gençlerin kişilik gelişimlerinde karakteri ile özdeşleşmektedir. Yerel çevrelerin, etkileşimlerine kültür yapılarına bağlı olarak tipolojik farklar ve benzerlikler olduğu izlenmektedir. Bu nedenle Çanakkale kırsal bölgesinin, geleneksel giyim tarzına bağlı olarak ergenlik dönemindeki gençlerin giyimlerindeki değişim eğilimleri ve yönelimleri araştırılmıştır.

İlke Sezgin
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Anadolu Medeniyeti Frigya (Phrygia) uygarlığı takıları ve motiflerinin tekstil deseni olarak kullanılması

Antik Dönem Frigya (Phrygia) Uygarlığı takıları üzerine yaptığım bu çalışma, Antik Anadolu Medeniyeti olan Frigya (Phrygia) Uygarlığı odaklıdır. Ancak, bu kültürü etkileyen Batı Anadolu, Akdeniz coğrafyasındaki Mezopotamya, Mısır, Hitit ve Asur gibi daha eski toplumlara da kısaca değinilmiştir. Böylece çok yaygınlaşan takı kullanım gereçleri arasındaki farklılıklar ve medeniyetler ile takı üzerindeki açık etkileri (bu etkiler ticari olabiliyor) arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkan takı eserleri üzerinden incelenebilmiştir. Medeniyetlerin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmiş inanışları ve yaşam koşulların da farklılık göstermektedir. Araştırmada, Antik Anadolu ve Frigya takıları çeşitleri, takılarda kullanılan süsleme teknikleri, takı motifleri ve kompozisyon özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Antik Anadolu'da ve Frigya'da kullanılan takı çeşitleri, bu takılarda kullanılan süsleme teknikleri ve motif özeliklerinin ortaya konulması motif bulguları ve sonuç kısmında ele alınmıştır. Araştırma sonucunda, Antik Anadolu ve Frigya takılarındaki motiflerin birbirine benzediği ortaya çıkmıştır. Anadolu takılarında geometrik, bitkisel, sembolik motiflerin sık kullanıldığına rastlanmıştır. Frigya takılarında geometrik motifler, figürlü motifler yoğun olarak kullanılmaktadır. Antik Anadolu ve Frigya'da kadınlar takıları baş, boyun, bilek, göğüs süslemesinde yoğun olarak kullanmaktadır. Araştırma örneklerini oluşturan Frigya takılarından oluşan katalog bulunmaktadır. Takılara ait fotoğraflar ve çizimler ile takı çeşidi, süsleme tekniği, motifi ve kompozisyon özellikleriyle ilgili bilgiler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Phrygia, Anadolu Takıları, Antik Takılar, Frigya, Takı

FriglerFrigyaKadın takıları+6
Melis Arslan
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı tekstillerin giyim ve ev tekstillerine etkisi

21. yüzyılın "bilgi çağı" olarak adlandırıldığı günümüzde bilgi üretme, bilgiyi kullanma ve bilgiyi yaygınlaştırma önem kazanmaktadır. Bilgi üretimi yapabilen ve yaygınlaştırabilen toplumlar ise bilgi toplumu olarak adlandırılmaktadır. Bilginin yaygınlaştırılmasında ise bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler etkili olmaktadır. Bilişim teknolojileri ile birlikte diğer bilim dallarında ve teknolojide de hızlı bir gelişme ve değişim yaşanmaktadır. Bu gelişmeler, tekstil sektörünü de etkilenmektedir. Bu etkilenmenin sonucunda örnek ürünler hazırlanmakta ve sonrasında yaygınlaşarak ev ve giysi tekstillerine yansımaktadır. Bu araştırmada teknolojik tekstillerin gelişimini inceleyerek, ev ve giysi tekstillerine etkisini belirleyerek gelecekte ev ve giysi tekstillerindeki değişimi yordama amaçlanmıştır. Bu nedenle cevap aranan sorular: • Tekstilin dünyada ve ülkemizdeki gelişimi nasıldır? • Teknik tekstil teknolojileri nelerdir? • Teknik Tekstillerin dünyada ve ülkemizdeki gelişimi nasıldır? • Akıllı Tekstiller nedir? • Tekstilde kullanılan liflerin ve polimerlerin sınıflandırılması nasıldır? • Nanoteknoloji tekstil sektörüne nasıl uygulanır? • Akıllı lif ve kumaş teknolojileri nelerdir? Tekstil teknolojilerinde ve tekstilde kullanılan lifler ve polimerlerde yaşanan gelişmeleri araştırarak ev ve giysi tekstiline etkisi belirlenmeye çalışılacaktır. Bu nedenle; tekstil kavramı ve gelişimi, teknik tekstil teknolojileri, teknik tekstiller, akıllı tekstiller çalışmanın birinci bölümünde incelenmesi düşünülmüştür. İkinci bölümde ise, tekstilde kullanılan lifler ve polimerler incelenerek liflerin tanım ve sınıflandırılması, nanoteknolojinin tekstil sektöründeki uygulamaları incelenerek nano liflerin üretimi ve kullanım alanları, akıllı lif ve kumaş kullanımı ile oluşan akıllı tekstiller incelenmiştir. Bu tezi yazmaktaki amacım, tekstil tasarımcılarına literatur araştırması ağırlıklı Türkçe bir kaynak oluşturmaktır. Anahtar Kelimeler : Akıllı Teksitller, Giyim Tekstilleri, Ev Tekstilleri

Akıllı tekstilEv tekstiliGiyim+6
Tuğçe Çebi
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyılda moda ve sosyal medyanın moda üzerindeki etkisi

Yaşadığımız yüzyılda moda genelde sadece bir iş kolu veya milyar dolarlık bir sektör gibi algılanmaktadır. Fakat modayı paraya çeviren ve devinimini sağlayan,arkasında yatan sosyal ve psikolojik etmenlerin değerlendirilmesidir. Günümüzün en büyük ve en hızlı kitle iletişim biçimi olan internetin, modayı ve moda tüketicisinin getirdiği konumun ve bu konum çerçevesinde moda alıcısının moda kavramını algılama biçimlerinin araştırılması bu çalışmada konu seçiminde etkili olmuştur. Bu seçimi etkileyen bir başka konu da; yakından takip edilen ve konu içinde de işlenilen, internetteki özellikle çocuk moda ikonlarının, moda ve moda alıcına etkileri ile, genç neslin yakından takip ettiği moda eğlence sayfalarının modaya katkılarının sorgulanması idi. Ayrıca bu çalışmada, eksikliği görülen, internet kaynaklı moda konusuna da değinilmiştir. Geçmişten bugüne, moda kavramının toplumları ne yönde ve nasıl etkilediği bilinmektedir. 21.yy'da bu etkilenme durumu, moda ve tüketim toplumu için çift taraflı bir etkileşim biçimine dönüşmektedir. Günümüz insanı, bir anlamda modanın kölesi gibi görünse de, aynı ölçüde elinde bulundurduğu teknoloji gücüyle, modayı kendine köle yapabilecek bir konuma ulaşmıştır. Gelişen teknoloji ve özellikle de internet sayesinde her bireyler modayı yönetebilme, popüler hale getirebilme veya yok etme gücünü elinde bulundurmaktadır. Yaşadığımız dönemde modanın ortaya çıkma ve yayılma biçimlerinde de önceki dönemlere göre farklı bir döneme girilmiştir. Bu dönem 21.yy insanının moda konusu üzerindeki yorumlarını internet kanalı ile yayın yapabilmesi ve çevresindeki tüketicilerle birlikte moda üretenleri de bir anlamda yönlendirebilmesi biçiminde olmaktadır. Moda alıcısı, artık sadece kendine sunulan modayı izlemek, satın almak ve giymekle yetinmek yerine, moda akımları üzerinde yorum yapıp, fikirlerini ve önerilerini ve özellikle kendi stilini, sayısı milyonları aşan kolay birer paylaşım aracı olan, internet bloglarından yayınlamak çizgisindedir. İnternet, bloglar başta olmak üzere hızlı ve etkili yayılımın en önemli aracıdır. Son on yılda ortaya çıkıp popüler olan blog kavramı, modada yeni bir dönem başlatmıştır. Moda kullanıcıları, moda konusunda söz söyleyebilme olanağını bloglar yoluyla elde etmektedirler. Kullanım kolaylığı, kolay edinebilme özellikleri ile çok popüler olan ve milyonları geçen kullanıcı sayılarıyla moda blogları, modanın kaderini belirleyen bir niteliğe bürünmüşlerdir. Her bireyin tek başına bir moda akımına yön verebilecek nitelikte olması durumuyla birlikte, moda önceleri kitle psikolojisi çerçevesinde değerlendirilirken, günümüzde birey psikolojisi kapsamında ele alınır olmuştur. Teknolojinin sağladığı fikir alışverişi sonucunda ortaya çıkan moda döngüsünde, tüketicinin moda algısının hangi noktada olduğu, cevaplanması gereken en öncelikli soru olmaktadır. Kitle iletişiminin bu denli yoğun olduğu bir düzende, moda alıcısının modayı algılama biçiminin geçirdiği değişimler önem taşımaktadır. Moda algısı değişen tüketicinin tüketme biçimleri de buna paralel olarak değişmektedir. Moda tüketicilerinin kendilerini çevreleyen internet, medya ve sosyal ortamdan ne derecede etkilenmekte oldukları ve bunların tüketim kararlarına etkisinin ne olduğu karşımıza çıkabilecek diğer önemli sorulardandır. Günümüz moda tüketicisi, popüler kültür ikonlarından etkilenmesinin yanında, internet üzerinde kullandığı blog benzeri araçlarla kendisini de bir moda ikonuna dönüştürebilme şansına sahip olmaktadır. Öte yandan, son dönemde modaya katılan yenilikler olarak, küçük yaştaki çocukların internet araçlarını kullanarak moda hakkında söz söyleyerek kitleleri peşinden sürüklemeleri de yeni bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırma içeriğinde de incelenen Tavi Gevinson, 'çocuk moda yorumcusu' konumuyla bu konuya en önemli örneği teşkil etmektedir. 21. yy 'da nesneler birbirlerine kitle iletişim araçlarının hızı sayesinde, çağlar boyu olduğundan daha fazla mesaj göndermektedirler. İnternet, kişilerin iletişiminden çok nesnelerin birbirleriyle olan iletişimlerini hızlandırmıştır. Bu durumda da moda tüketicisi kendi sözünü söyleyebilmek için öncelikle nesnelerle savaş halinde bulunmaktadır. Tüketici moda nesnelerinin sorularına ve gönderdiği mesajlara tüketerek cevap vermektedir. Nesnelerin, 21.yy'ın hızından ötürü, kısa ömürlü olmaları ve bununla beraber nesnelerin insanlara yükledikleri kimliklerin de kısa ömürlü ve değişken olmasına sebep olmaktadır. Günümüzde moda algısı kapsamlı bu çalışmada konu edilen tüketim biçimi; giyinme, giysi ve örtünme ihtiyacının dışına çıkmış bir durumu kapsamaktadır. Çalışmanın kapsamında modanın sosyal bir olgu olmasından yola çıkılarak vitrin düzenlemelerinden, kişisel amatör ve profesyonel blog ve internet sayfalarına, güncel moda ikonlarından, güncel tüketim alışkanlıklarına kadar yine günümüz tüketicisini ilgilendiren konular yer almaktadır. Polyvore, Lookbook gibi dünyada gençlerin internet üzerinde takip ettikleri moda paylaşım sayfaları konu ile ilgili önemli örneklerdendir. Modanın başlı başına bir tüketim olgusu olması, çalışma süresince tüketim psikolojisi ve kitle psikolojisi kaynaklarından sıkça yararlanmayı gerektirmiştir. Konunun güncel bir zamanda geçiyor oluşundan ötürü, modanın var olduğu her türlü mağaza, vitrin, mağaza iç düzenlemeleri ve sokaklar da konunun sınırları içinde yer almaktadır. Çalışma moda kelimesinin var olan tanımlarından yola çıkarak, günümüzdeki tüketim biçimi olan internetteki paylaşım siteleri ve blogları ve popüler kültür ikonları gibi konuların çerçevesinde, moda tüketicisinin güncel algısını tüketim psikolojisi altında incelemektedir. Bu sebeplerle konu, günümüzde özellikle genç internet tüketicisinin modayı yorumlama biçimleri ve günümüzde modanın yayılma biçimleri kapsamında değerlendirilmelidir. Çalışma metodu olarak tüme varım metodu kullanılmaktadır. Modanın bireylerin veya küçük toplulukların tercih ve beğenilerinden ortaya çıkarak geniş kitlelere yayılarak kabul görmesi durumu moda akımlarının bir anlamda tüme varması olarak görülebilmektedir. Modanın oluşum sürecinde takip edilmesi zor ve ancak kitlelerce kabul edilip 'moda' nitelemesini veya vasfını edindiğinde tespit edilebilen bir kavram olmasından yola çıkarak, tüketici psikolojisinin, var olan akım ve tüketim davranışları incelenerek açıklanmasından dolayı bu çalışmada tümden gelim metodu kullanılmaktadır. 21.yy'da anti moda kaynaklı yönelimler de, tarzların çokluğu, tüketicinin sürekli yeni tarz aramasından kaynaklı olarak kolaylıkla popüler moda halini alabilmektedir. Öte yandan tarz edinme yaşının giderek düşmesi, çocukların edindikleri tarzları internet sayfaları üzerinden paylaşmaları sonucunu getirmektedir. Bu çocukların geniş kitleler tarafından kabul görmesi ve çocuk yaşta giydikleri giysilerin kadın modasını etkiler nitelikte olması, günümüzün popüler kavramlarından olan çocuk moda ikonlarının doğmasına sebep olmuştur. Tavi Gevinson ve Suri Cruise gibi isimler medyanın yarattığı önemli çocuk ikonlarından ikisidir. Çalışma sonucunda modanın günümüzde geldiği noktada tüketicinin modaya bakışı,etkilendiği kaynaklar, modayı etkileme ve yönlendirme biçimleri göz önüne alındığında bir takım saptamalar ortaya çıkmaktadır; Moda kavramı, her sektörün kendi içindeki sürekliliği, yeniliği ve tüketimi sembolize etmektedir. Moda, kişilerin farklılık arayışı olmasına rağmen, kişileri giyinerek farklılaştırırken aynı zamanda da topluluklara yayıldıkça aynılaştırmaktadır. Günümüzde iletişimin sağladığı güç ve hız sayesinde nesnelerin yarışması olarak karşımıza çıkan moda, çabuk değiştirmeyi, eskitmeyi ve yenisini talep etmeyi başlı başına bir moda haline getirmiştir. Stil rahat elde edilen, herkes tarafından ulaşılabilir bir düzeye gelmiştir, stil sahibi olmak demek sadece iyi giyinmek değil, sahip olduğu stili bir blog açarak dünyaya duyurabilmekle eşdeğer tutulmaya başlanmıştır. İnternet araçları vasıtasıyla bireyselleşen modayı, kitle psikolojisi altında değerlendirmek güçleşmiştir. Moda ve moda takipçileri başlı başına bir kitle olarak görüldüğünde, kitlelerin bir öndere ihtiyaçları olmasından yola çıkıldığında, modanın ihtiyacı olan soyut önder 'yeni ' kavramı olarak görülmektedir. Modanın sözü farklı dönemlerde farklı tarzdaki isimlerle anılsa da asıl sözü tüketimdir. Moda herkesin fikri, beğenisi ve yorumu olan bir konu halini almıştır. Moda imajlar yoluyla müşteriye ulaşmaktadır, dolayısıyla kalıcı görsellerin, hızlı bir paylaşımla paylaşılıp arşivlendiği internet moda üzerinde gelecekte de etkili olacak en önemli araçtır. Modanın internet üzerinde eğlence ve paylaşım siteleri vasıtasıyla adeta bir oyun modeline dönüşmesi ise önemli bir pazarlama stratejisi olarak görülmelidir. Moda ilgili internet sayfaları, kullanıcıları eğlendirirken bilgilendirmeyi modern çağın reklam anlayışı olarak sunmaktadırlar. Bloglar da bir nevi internet modası olarak görülmekte ve yine blog sahibi olmak başlı başına bir moda anlamına gelmektedir. 21.yy'ı diğer dönemlerden ayıran en önemli özellik nedir sorusuna, kendini moda ikonu haline getirmek isteyen bireyleri ortaya çıkışıdır cevabı verilebilmektedir. Gümümüzde moda tüketicisi teknoloji sayesinde moda üretenlere meydan okumaktadır. Tüketicinin söylediği söz, beğendiği giysi kombinasyonları ve ürünler, kısaca tüketicinin moda algısı, moda yaratanlara tekrar ilham vererek ve tüketici algısının süzgecinden geçerek tekrar moda döngüsünün içine katılmış olacaktır. ANAHTAR KELİMELER: Moda, Stil, Algı, Tüketim, Medya, İkon, İnternet, Blog

21. yüzyılModaSosyal medya+1
Cüneyt Üstüner
İstanbul Beykent Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek spor ceket tasarımında kullanımı kolaylaştırıcı kalıp çözümlemeleri

Erkeklerin günlük hayatlarında sıkça kullandıkları spor ceketleri ve bu ceketlerin tarihsel sürecinin incelendiği bu araştırmada, hem tarihsel bilgi hem de farklı bakış açılarıyla günlük kullanımı rahatlatmaya yönelik yenilikçi erkek spor ceketlerin tasarımı yapılmıştır. Tez çalışmasında öncelikle erkek spor ceket kavramının doğuşu, sonrasında erkek beden tiplerinin tespit edilmesi ve son olarak da edinilen bilgiler derlenerek yeni bir erkek spor ceketi için kalıp denemeleri yapılmıştır. Bu kalıp denemeleri genel olarak modadan ziyade günlük kullanımı rahatlatmaya yönelik olsa da bir tasarım teması içersinde ele alınmış ve bu tema doğrultusunda tasarımlar şekillenmiştir. Tez çalışmasının son bölümünde elde edilen yeni spor ceket kalıbı ve bu kalıptan türetilmiş erkek spor ceket modellerine ait kalıplar ile bu kalıplardan üretilen ceketler yer almaktadır.Türkçe Anahtar Kelimeler:1-Spor Ceket2-Kalıp3-Fonksiyon4-Tasarım5-Moda

CeketErkek giysileriKalıp hazırlama+3
Serkan Günay
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kolaj tekniğinin takı ve mücevher sanatına uygulanması

Bu günün takı ve mücevher çalışmaları sayısız çeşitlilikler göstermektedir. Takı ve mücevher sanatında geleneksel yaklaşımların yanında farklı sanat dallarında kullanılan teknikleri, yenilikçi üslupları ve malzemeleri kullanmak, tasarımlardaki ifade gücünü daha da zenginleştirmektedir. Bu yenilikçi üslupların en önemlilerinden birisi kolâj tekniğidir. Görsel sanatlarda kolâj tekniği, gazete kâğıdı, kumaş ve duvar kâğıdı gibi buluntu nesnelerin bir pano ya da tuvalde, çoğunlukla da boyanmış yüzeylerle birlikte kullanılmasıdır. 20. yüzyılın başlarında Modern Sanat ile kullanılmaya başlanan kolâj tekniğinin bu gün geldiği nokta, sanatta ve toplumsal yaşamda yarattığı değişim hayranlık uyandırıcıdır.Sanat şüphesiz içinde bulunulan bilimsel, teknolojik ve sosyolojik olaylardan bağımsız değildir. Her dönemin kendine özgü ifade biçimleri vardır. 20. yüzyıl da nesneleri tanımlamak üzere yalnızca dış görünüşünün temsili fikri, geçerliliğini yitirmeye başlamıştır. Gelişen teknolojiye ve bilime paralel olarak sanatçılarda bu değişimin farkına varmış ve sanatsal yaratımlarında ?görünenin ötesi? fikrini yansıtmaya başlamışlardır. Bu fikir kübizm ile başlayan, dadaizm ve konstrüktivizm ile gelişen Pop Art'a kadar uzanan çeşitli nesneleri, kesme, çoğaltma ve birleştirmeyle elde edilen kompozisyonları kullanan anlayıştır.Kolâj, neyin sanat, neyin gerçek olduğu gibi güncel sanatta çok önemli bir kavramla da ilgilidir. Zira dış dünyadan gelen ve seri üretimle veya zanaatkârlar ile yapılmış objelerin, sanatın bünyesine sokulması, sanatsal yaratının, baştan sona sanatçı tarafından üretilmişliği tanımlamasına son vermektedir. Bunun yerine artık fikir, düzenleme ve yeniden kavramsallaştırma, sanatsal yaratıyı tanımlamakta ve adeta sorgulamaktadır. Madde olarak sanat, ya da sanatın maddesi yanında tekniklerin, var olan düşüncenin yansıtılması bakımından önemi büyüktür.Kolâj, asamblaj ve montaj gibi tekniklerle, farklı sanat türlerinde fikrin ifade edilebilirliği ve nesneden bağımsız kullanılabilirliği, ortaya konmuştur. Bu günün toplumsal yaşamını, düşünce tarzını en iyi ifade ettiği düşünülen kolâj, asamblaj ve montaj gibi teknikler yakından incelendiğinde, bu tekniklerin uygulanış tarzlarının ve içlerinde barındırdıkları fikrin özünün gerçek yaşamdan çok farklı olmadığı görülmektedir.Bugün bilinen anlamı ile kolâj, 20. yüzyıl başında kübist sanatçılarla son halini almıştır. 20. yüzyıl öncesinde yapılan uygulamalar bu araştırmada kolâj tekniğine zemin hazırlamış ?ön biçimler? olarak ele alınmıştır. Kolâj tekniği, asamblaj ve montaj gibi bir araya getirme teknikleri ile beraber 1900'lerde kullanılmaya başlanmış, etkileri ve temas alanı günümüze kadar genişleyerek devam etmiştir. Bu tekniklerin kullanımına yol açan sosyal ve ekonomik nedenler 18. ve 19. yüzyıllar'da ortaya çıkmıştır. Araştırma bu tarihler kapsamında ele alınmıştır ancak kolâj tekniğine zemin hazırlayan ?minyatür?, ?mozaik?, ?kırkyama? (patchwork), ?vitray?, ?ikona? gibi sanat dallarının kolâj tekniğinin ?ön biçim?leri olduğu varsayılarak araştırmada bu sanat dallarına da kısaca değinilmiştir.Her ne kadar takı ve mücevher sanatında kolâj tekniğinin 20. ve 21. yüzyıllarda modern sanatla geliştiği düşünülse de bir açıdan insanlar her zaman bir takım anlamlar yükledikleri objeleri kendilerine göre bir araya getirerek takılar üretmiş ve takmışlardır. Geleneksel takı ve mücevherde kullanılan altın gümüş vb değerli malzemeden kaynaklanan maddi değerin tersine kolâj takılar maddi değerden yoksundur. Ancak sanatçının yaratıcılık gayreti açısından ve kolâj takıyı kullanan kişinin geçmiş ve şimdiki yaşamına paralel bir takım imgeler taşıdığından sanatsal ve manevi değerinin oldukça yüksek olduğunu söylemek mümkündür.Kolâj takı ve mücevherde amaç takıyı kullanan kişi ve takı arasındaki ilişkiyi şimdiki yaşam, geçmiş yaşam, hatıralar, aşk, inanç, tutkular, yas, sevinç, bir tarih, bazen bir yer veya bir isim, gibi soyut ancak kişisel öz yaşama dair çok etkili yansıması olan bu anahtar kavramlar ile güçlendirerek yansıtmaktır. Bir anlamda kişisel yaşamı bu takılar aracılığı ile yansıtmaktadır.Türkçe Anahtar Kelimeler:1- Kolaj2- Takı3- Kübizm4- Sembolizm5- Malzeme

KolajKübizmMalzemeler+5
Alparslan Kazaklı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Selimiye kumaşları, Yıldız Şehir Müzesi örnekleri

Osmanlı imparatorluğunda, 18. yüzyılla birlikte, savaşlardaki yenilgilerin etkisiyle ekonomik, sosyolojik ve kültürel anlamda düşüşler meydana gelmiştir. Bu düşüşler görkem ve ihtişamıyla ün salmış Osmanlı sanatının her alanında kendini gösterdiği gibi, Osmanlı sanatının en etkin kollarından olduğu biri olan dokuma kumaş sanatında da kendini göstermiştir. Dokumalarda ipek, altın ve gümüş tel ve kıymetli malzeme miktarları yok denecek kadar az kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa?da 18. Yüzyılla birlikte ortaya çıkan Sanayi Devrimi, artık el dokuması kumaşların yerine, seri üretimle kumaşlar üreterek Osmanlıyı kendi pazarı haline getirdi ve yabancı menşei kumaşlar, geleneksel Osmanlı kumaşlarının yerini almaya başladı. Osmanlı dokuma kumaş sanatının, hem teknik ve tasarım açısından zayıflamış olmasını, hem de Avrupai kumaşların yavaş yavaş benimsendiğini fark eden dönemin hükümdarı Sultan III. Mustafa, 1758 yılında Üsküdar?da bulunan Ayazma Camii inşaatı civarına dokuma atölyeleri ve burada dokunan kumaşların satışının yapılabileceği Bükücüler Hanı?nı yaptırarak, dönemin kumaş sanatını canlandırmaya çalışmıştır. Dokuma kumaş sanatındaki gerilemenin önüne geçmek için yeni isimde kumaş türleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu türlerden biri olan o dönemlerde hangi ismin verilmiş olduğu bilinmeyen ve Sultan III. Selim döneminde adı Selimiye (atkısı ve çözgüsü ipekten olan, boyuna yollu ve küçük çiçekli) verilen kumaş türü bu atölyelerde dokunmaya başlanmıştır.Selimiye kumaşı, 18. Yüzyılın ikinci yarısında üretilmeye başlayıp, 19. Yüzyılla birlikte Hereke Dokuma Fabrikasının kurulmasına kadar, Üsküdar ve civarında dokunmuştur. Tezde, Selimiye Kumaş?ının, tarihsel seyri, teknik ve tasarım özellikleri, kullanım alanları ve dönemleri açısından farklılıkları incelenmiş olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü?nden alınan izinle, Yıldız Sarayı Şehir Müze?sinde bulunan 7 adet Selimiye kumaşının teknik ve tasarım açısından analizi yapılmıştır. Özel izin alınarak Topkapı Sarayı, arşiv kataloğu ?Cilt I ve Cilt II? incelenerek, Topkapı Sarayı Kütüphanesi?nde araştırmalar yapılmıştı

DesenDokumacılıkOsmanlı sanatı
Gülşen Şefika Berber
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yirminci yüzyıl ikonu Barbie bebeğin moda tüketime etkisi

Bu araştırma, 15. yüzyılda başlayan oyuncak bebek tarihinden hareketle, özellikle seks objesi olarak üretilen Bild Lilli'den esinlenilerek ortaya çıkan Barbie bebeğin incelenmesini içermektedir. Aynı zamanda bu bebeklerin zaman içindeki moda akımlarıyla ilişkisi ve kadınların güzellik anlayışı üzerindeki etkileri de ele alınarak, moda tüketimine olan etkileri değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, araştırmanın temel hedefi, Barbie bebeklerin kadınların moda tüketim alışkanlıkları ile sosyal hayatları üzerindeki etkilerinin detaylı bir şekilde analiz edilmesi ve bu etkinin tüketim davranışlarına olan katkısının kapsamlı bir değerlendirmesinin yapılmasıdır. Araştırmada çevrimiçi anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan kadınlar oluşturmaktadır. Anketi yanıtlayan 404 katılımcı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Tarihsel açıklama ve 15 soruluk anket çalışması ile sonuçlar yorumlanmış ve değerlendirmeler yapılmıştır. Katılımcıların sorulara verdikleri yanıtlar SPSS programı ile analiz edilmiş, sonuçlar paylaşılmıştı

Peri Hatay
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kameo örneğinde süstaşı işlemeciliği

Bu araştırma, kuyumculuk ve takı tarihinde süstaşı işlemeciliğini; hem özel bir biçimlendirme tekniğine, hem de bu teknikle üretilen betimsel bezemeli ürünlere nitelik ismini veren kameo örneği üzerinden incelemek amacıyla yapılmıştır. Kameo terimi, gelişim süreci içinde alternatif bazı malzemelerin ve üretim yöntemlerinin de kullanılmasıyla beraber, orijinal olarak ve çoğunlukla farklı renk katmanlı sert süstaşlarının yeğlendiği, geneli minyatür boyuttaki betimsel kabartma gliptik işçiliğini ve bu yolla üretilen ürünleri karşılar. Kameoların kökeni, bilindiği kadarıyla İ.Ö. 4.-3. yy.a ve Helenistik Yunanistan?a dayanmaktadır. Taşlar, çok çeşitli türleri ve özellikleri nedeniyle metallerin keşfine değin uygarlığın maddi ve sosyal gelişiminin ilk ve başlıca malzemelerinden olagelmişlerdir. Öyle ki metallerin keşfinden sonra da, hatta günümüzde dahi, birçok bakımdan bu ayrıcalıklı konumlarını korudukları görülmektedir. İlk insanların, çeşitli gereksinimlerini metallerin keşfinden çok daha önce değişik taş türlerini biçimlendirerek karşılamaları, günümüzde Taş Devri Endüstrisi olarak bilinen ilk ve önemli aşamanın, uygarlık tarihinin başlangıcı sayılmasına neden olmuştur. İnsanoğlu, taşları çoğu kez sağlamlıkları nedeniyle ?zamana meydan okuma? ve ?ölümsüzlük? gibi kavramlarla özdeşleştirerek, onlara malzeme olmanın ötesinde kavramsal/simgesel değerler de yüklemiştir. Bu nedenle de taşlardan; silah, tarım aleti, kap-kaçak, barınak yapımı vb. gibi öncelikli sosyal ve fizyolojik gereksinmelerin; ayrıca tapınma ve dinsel-büyüsel ritüellerin gerçekleştirilmesi gibi sosyal-psikolojik ve kültürel gereksinmelerin karşılanmasında yararlanıldığı anlaşılmaktadır. Taşlar, günümüzde, insanoğlunun ilk inanışlarının, dinsel-büyüsel ritüellerinin yönlendirmesiyle ortaya çıktığı düşünülen süsle[n]me olgusu ve takı kültürünün de ilk ve vazgeçilmez öğelerinden olmuşlardır. Özellikle de süstaşları; görsel çekicilik, dayanıklılık, nadir bulunma gibi türlü nitelikleri sayesinde gerek ekonomik, gerekse kültürel/simgesel anlamda değer kazanarak takı ve kuyumculuk kültüründe önemli bir yer edinmişlerdir. Süstaşlarının ve diğer alternatif malzemelerin, takı üretimi ve kuyumculukta kullanılabilmeleri için biçimlendirilmeleri gerekmektedir. Süstaşlarının biçimlendirilmesi, genellikle ?parça kaybı esasına dayalı teknikler bütünü? olarak tanımlanabilen ?gliptik sanatı?na ait ?lapidari/lapidary? alt dalının konusudur. Lapidari, aynı zamanda mineralojinin süstaşlarıyla ilgili, özel bir araştırma ve uygulama alanı olan ?gemoloji/gem[m]ology? ile de sıkı bir ilişki içindedir. Süstaşlarının, özellikle araştırmanın esas konusu ve lapidarinin başlıca uygulamalarından olan kameo niteliğinde işlenmeleri, ayrıca bir güzel sanatlar dalı olarak heykelciliğin de sözü edilen uygulama ve araştırma alanlarıyla beraber incelenmesini gerektirmektedir. Helenistik sanatın bir mirası olan kameoların başlıca önemi, Antikçağ?ın ilkel olanaklarına rağmen, yüksek sanatsal değerler taşıyan ayrıntılı betimsel öğelerin, geneli minyatür boyutlu ve işlemesi zor malzemelere ustaca uygulanabilmesidir. Bu koşullara, malzemenin veya betimleme konularının kültürel/simgesel değerleri de eklendiğinde, kameo ve diğer betimli gemmaların sanatsal, kültürel ve tarihi önemleri daha iyi anlaşılabilir. Diğer betimli gemmalarla beraber kameolar da, betimsel özellikleri sayesinde sikkeler, vazo resimleri, heykeller vb. birçok arkeolojik eser gibi, taşınabilir maddi kültür öğeleri olarak değerlendirilmektedir. Orijini, İ.Ö. 4.-3. yy.a ve Helenistik Yunan kültürüne dayandırılan kameoların, daha Antikçağ?da Yunan kültüründen etkilenen Romalılarca benimsendiği; tekniğin cam vb. alternatif malzemelerle geliştirildiği gözlenmektedir. Çağlar sonra, antik Yunan ve Roma kültür-sanatının yeniden keşfedilip yükselişe geçtiği her dönemde, antik kameolar ve diğer gemmalar yani betimsel işlemeli süstaşları da, Antikçağ sanatının en seçkin örneklerinden bazıları olarak beğenilmiş, çoğunlukla -örn. Rönesans sanatında- taklit edilmişlerdir. Zaman zaman -örn. Art Nouveau kuyumculuğunda- özellikle betimsel ve tematik olarak klasik ve modern yaklaşımların bir sentez oluşturduğu da söylenebilmektedir. Otantik anlamda el işçiliğine dayalı kameo işlemeciliği/sanatı, günümüzün ileri makine teknolojisiyle bile, halen oldukça sabır ve ustalık gerektiren bir uğraştır. Ancak bilgisayar destekli tam otomatik biçimlendirme tezgâhları, sanatsal nitelik bakımından büyük ölçüde konumuzun dışındadır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Kameo/Ġntaglio/Gemma 2- Gliptik/Lapidari 3- Gemoloji/Arkeogemoloji 4- SüstaĢları

GemolojiSüs taşlarıTakı tasarımı+1
Merter Yalçınkaya
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ege Üniversitesi Etnografya Müzesinde bulunan takıların teknik ve tasarım özelliklerinin incelenmesi

Takı, insanoğlunun var oluşundan beri biçimi, malzemesi, üretim şekli ile bulunduğu çağın teknik ve sanatsal düzeyini, tarzını, yaşam biçimini, inançlarını en iyi yansıtan sembolik bir obje olmuştur. Takı takma kültürünün kökeni inancının yanı sıra süslenerek ilgi çekmeyi çok eski çağlarda keşfeden insanoğlunun başlangıcına değin uzanmaktadır. İlk çağlardan bu yana takı ürünleri incelendiğinde, toplumların yapısal özellikleri hakkında bilgi sahibi oluruz. Takının formsal özellikleri, kullanılan malzemeler, üretim teknikleri ve taşıdığı estetik değer, bulunduğu toplumun sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik açıdan gelişmişlik düzeyinin hangi noktada olduğunu gösterir. Sözsüz iletişim aracı olarak kabul edilen takılar, üretim biçimlerinden tasarımlarına, çeşitliliklerinden işlevlerine kadar, ait oldukları dönemdeki toplumun mesajlarını verdikleri gibi, onları takan bireyin kişiliği, ruh hali, toplumdaki yeri ve ekonomik durumu hakkında da ipuçları vermektedir. Bu çalışmada; Ege Üniversitesi Etnografya Müzesinde bulunan Anadolu kültürümüzün ve Balkanlardaki etkilerinin zengin ifadesi olan geleneksel takıları, teknik ve tasarım özellikleri açısından incelenerek sunulmuştur. Anadolu kadınının yaşantısında takılar, genellikle süslenme ve karşı tarafa bir mesaj verme amaçlı kullanılmıştır. Takılarda kullanılan biçim ve tekniklerde yörelere özgü özellikler göstermektedir. Araştırma sonucunda Ege Üniversitesi Etnografya Müzesindeki takı formlarından yararlanılarak, geleneksel teknikler ile meydana getirilmiş, çanta tasarımları yapılmıştır. Tasarlanan çantaların metal kısımlarında geleneksel kuyum süsleme teknikleri ve formları kullanılarak, günlük hayata geçirilmesi hedeflenmiştir.

KuyumculukMüzecilikSemboller+1
Müjgan Emre Eroğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hediyelik eşya kapsamında Manisa markasının yaratılması

Manisa ekonomik, kültürel ve kentsel bağlamda bugün Türkiye?nin en hızlı büyüyen kentlerinden biridir. Kentin ekonomik fonksiyonu ve izlediği markalaşma politikası, yapılaşmış çevresini de büyük oranda değiştirmiştir. Bu doğrultuda, yapılan çalışma temel olarak dört ana bölüm halinde incelenmiştir. Giriş bölümünde, kentsel markalaşma süreci ve Türkiye'de bu sürece verilen destekler, Manisa'nın marka değerlerini oluşturabilecek kültürel, doğal, geleneksel değerleri genel olarak tanıtılmıştır. İlk bölümde, Manisa?nın tarihinden yola çıkılarak, kentin antik döneminden günümüze kadar olan gelişmelerin, kültürel ve kentsel çevrede yarattığı değişiklikler incelenmiştir. Bu kısım, basılı eserler, kent arşivleri ve alan araştırmalarıyla desteklenmiştir. İkinci bölümde, Manisa'nın markalaşma sürecinde önemli rol oynayabilecek kültür varlıklarından biri olan Salihli'de bulunan Sardis Antik Kenti, bir Manisa marka değeri olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde, kentsel markalaşma ve hediyelik eşyanın bu süreçteki rolü üzerinde durulmuştur. Buna bağlı olarak hediye kavramı sosyolojik ve psikolojik yönleriyle incelenmiştir. Hediyelik eşyaların nitelikleri, tüketici ile ilişkilendirilmesi, tüketici üzerinde yarattığı etkiler ve hedef kitlesi Manisa örneğine göre şekillendirilerek değerlendirilmiştir. Son bölümde; hediyelik eşya tasarım uygulamaları bulunmaktadır. Tasarımların çıkış noktasında, Manisa?nın önemli marka değerlerinden biri olan, Sardes Antik Kenti?nde basılmış ilk Altın Para kullanılmıştır. Yapılan çalışmalara bağlı olarak, sonuç kısmında, bugün Manisa?nın markalaşma sürecinde bulunduğu konum değerlendirilerek, kent imajını güçlendirecek ve hediyelik eşyanın, kent tanıtımında aracı olabilmesi adına bir takım öneriler üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Manisa, Hediyelik Eşya, Hediye Kavramı, Kentsel Markalaşma

Manisa
Seçil Arkant
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Şaman kültürünün Anadolu Türk tekstiline yansıması

Türk inanç sisteminde yüzyıllar boyunca yer alan Şaman kültürünün İslam öncesi Türk sanatı üzerinde etkileri, kaya resimlerinde, kurganlarda, kitabelerde görülmektedir. Bu kültür etkilerini Türk Tekstil Sanatında da göstermiştir. Örneğin; Şaman'ın ayin, tören ve bayram seremonilerinde giydiği özel giysi ve aksesuarları üzerine çizdikleri şekiller, doğa resimleri, hayvan figürleri ve hayvan bedenin parçaları ( tüy, tırnak, baş, bacak vs.) inanışın yaygın olduğu dönemin tekstil ürünlerinde de nerdeyse birebir görülmektedir. Şaman kültürünün etkisi Şamanlar'a ait simgelerin, şekillerin daha geometrik ve stilize olarak biçim değiştirmesiyle, İslam sonrası Türk tekstil sanatında da devamlılığını sürdürmüştür. Halen Anadolu'nun birçok şehrinde özellikle Oğuz boylarının devamı olan Türkmenler'de, Şaman kültürüyle oluşmuş motifler tekstil ürünlerinde bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde kullanılmaya devam etmektedir. Türkiye'de Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu ve İç Anadolu ile Batı Anadolu Yörükleri ve bir çok etnik köken, Türkmen olarak adlandırılmaktadır. Türkmen kıyafetleri, halı, düz dokuma yaygıları, örgü ve oyalarında, Şaman kültürünün etkilediği hayvan figürlü motiflerin arasında kuş, avcı kuşlar, kaz, horoz, yılan, akrep, kurbağa, kaplumbağa, at, koyun, keçi. Şaman kültürünün etkisiyle uygulanan bitkisel motifler; hayat ağacı, yaprak, pıtrak, başak. Bu kültürünün etkisiyle devam eden bir diğer motif türünde de güneş, yıldız, üçgen gibi şekillerdir. Bu motifler süreç içersinde şekil değişikliğine uğrasa da uygulama isteğindeki inanış açısından hiçbir değişime uğramamıştır. Günümüzde, Türk örf, adet ve geleneklerinde halen devam eden ve edecek olan Şamanizm, Anadolu yaşamının derinliklerine kök salmış sökülüp atılması mümkün olmayan binbir çeşit canlıya yuva olan dallarını dua eder gibi göğe açmış renkli bir hayat ağacı gibidir. Kısacası bir inançtan daha çok bir kültürdür. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Şamanizm 2- Şaman 3- Kam 4- İslamiyet Öncesi 5- Türk Tekstili

Melahat Damla Gürleyen
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

16. ve 17. yüzyıl Osmanlı saray sanatındaki karanfil motifleri ile çatma ve kemhalardaki karanfil motiflerinin karşılaştırılması

Osmanlı döneminde bahçe ve çiçekler saray yaşamının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Saray bahçelerinin doğu felsefesinde ve dinsel inanç düzeyinde yer alan "Cennet bahçesi" kavramından etkilendiği söylenebilir. Cenneti andıran bu saray bahçelerinin gözde çiçeklerinden biri de karanfillerdir. Saray nakkaşlarının da dikkatini çeken karanfiller 16. yüzyıl sanat eserlerinde bezeme unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Saray himayesindeki nakkaşhanelerde, nakkaşların elinde zenginleşen karanfil motifleri, minyatür, tezhip, çini, halı, kumaş gibi alanlarda yaygın olarak kullanılmıştır. Her sanat alanında teknik imkanlar bezemelerin çeşitli özelliklerini etkilemiştir. Osmanlı sanatında pek çok şekilde stilize edilmiş olan karanfil motiflerinde de bu etkiler izlenebilir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Osmanlı saray sanatında kullanılan karanfil motiflerinin biçim özellikleri incelenerek bir sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırmaya göre karanfil motifinin çizimi ve çeşitli özellikleri açıklanarak 16. ve 17. yüzyıl tezhip, maden, çini, işleme ve halılarından örnekler sunulmuştur. Saray sanatında kumaşlar en önemli uygulama alanlarından birini oluşturmaktadır. İkinci bölümde; karanfil motifinin bezeme unsuru olarak kullanıldığı 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı saray kumaşları incelenerek örnekler verilmiştir. Bu kumaşlar içinde karanfil motiflerine en çok çatma ve kemhalarda rastlanmaktadır. Bu bölümde çatma ve kemhaların teknik ve tasarım özellikleri de açıklanmış ve tespit edilen örnekler tablo haline getirilmiştir. Tablolarda yer alan karanfil motifleri belirlenen örnekler üzerinde ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde; 16. ve 17. yüzyıl saray kumaşlarında tasarım genel olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca incelenen çatma ve kemha kumaşlarda bezeme unsuru olarak kullanılan karanfil motiflerinden seçilen örneklerle yapılan döşemelik kumaş tasarımları sunulmuştur. Sonuç olarak; 16. ve 17. yüzyıl çatma ve kemha kumaşlarındaki karanfil motiflerinin, biçim, boyut, kompozisyon düzeni, kompozisyonda motifin kullanım şekli ve renk gibi özellikleri değerledirilmiştir. Saray sanatındaki karanfil motifleri ile çatma ve kemhalardaki örnekler karşılaştırılmıştır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Osmanlı kumaĢları 2- Kemha 3- Çatma 4- Karanfil motifi

Kemha kumaşOsmanlı sanatı
Nagehan Öğsüz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

17. ve 18. yy Osmanlı saray çadırları

Göçebe yaşamın etkisiyle ortaya çıkan çadır geleneğinde Türk kültürünün etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bugün hâlâ Orta Asya'nın birçok yerinde, Anadolu'da Osmanlı geleneklerine bağlılık ve ekonomik nedenlerle göçebe hayatını sürdüren insanlar vardır. Çeşitli ihtiyaçlar, yaşam koşulları ve iklim şartları farklı çadır tipleri ortaya çıkarmıştır. Çadır hayatı içerisindeki yaşam mücadelesi, kendi işlerini yapma zorunluluğunu doğurmuş, özgürlük tutkusu ve yaratıcılık da kendi sanatlarının oluşmasını sağlamıştır. Çadırın Çin'den Anadolu'ya, Anadolu'dan Avrupa'ya kadar uzanan kültür, sanat ve mimari alanlarında da önemli bir yeri olmuştur. Anadolu'da çadır geleneğiyle oluşan türler: Alaçık-Çatma ev, Yurt veya keçe örtülü çadır, Topak ev, Kara çadır, Mahruti çadır, Tam tenefli çadır, Yarım tenefli çadır, Şemsiye çadır, Kumandan çadırı, Beşik çadırı ... Osmanlı dönemi saray çadırları: Otağ-ı Hümayun, Otağ-ı Asafi, Halvet çadırı, Zokaklu çadır, Çadır-ı hazine, Kurba çadır, Hastane çadırı, Kilar çadırı, Çadır-ı Saraçhane, Çadır-ı Matbah, Çile çadırı, Mühtelif sınıf asker çadırları... Osmanlı döneminde saray çadırlarında yurt tipi çadırlar kullanılırken sonraki dönemlerde çok direkli ve bez örtülü çadırlar kullanılmıştır. Padişah ve paşa çadırları tenefli, kumandan ve beşik çadırları kara çadır tipi direkli çadırlardır. Dıştan atlas, ipek sırma işlemeli kumaşlar ile kaplanmış, içinde ve dışında farklı kumaşlar kullanılmıştır. Süslemelerdeki teknik ve desen çok iyi seviyelere ulaşmış motif, renk ve kompozisyonlar ait oldukları dönemin süsleme sanatlarıyla benzerlik göstermiştir. Osmanlı saray çadırlarında batı kültürünün de etkisi görülmüştür. 17. yüzyıl çadır süslemelerinde ve tekstillerinde renk, konu, teknik ve desen bakımından sadelik görülürken yüzyılın sonlarına doğru Avrupa sanatı etkisiyle renklerin arttığı, malzemelerin cins ve kalitelerinin değiştiği, desenlerin aslına uygun sadelikten uzak bir biçimde uygulandığı görülmektedir. 18. yüzyılda da batı etkisi devam etmiş desen ve motifler karmaşık ir biçimde uygulanmıştır. 19. yüzyılda ise Barok ve Rokoko tarzı, çadır süslemeleri görülmüştür. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Çadır 2- Çadır Sanatı 3- Osmanlı Saray Çadırı 4- Oba 5- Yörük

Hatice Tümtürk Çalışkan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

1880-1930 yılları arasında Batı giyim modasında oryantalist etkiler

Bu çalışma Oryantalizm ve Batılı Kadın Giyim modasında Oryantalist etkiler üzerine genel bir araştırma niteliğindedir. Oryantalizm kavramının sanat içindeki yeri, Batılı kadın giyiminde Doğu görünümleri ve Doğunun Oryantal öğelerini kullanan moda tasarımcıları olarak üç ana bölümde değerlendirilmiştir. Çalışmada 1880-1930 yılları arası incelenmiş olup, Doğu olarak etkilerinin görüldüğü coğrafya daha çok İslamiyet'in hakim olduğu Osmanlı imparatorluğu sınırları Mısır, Cezayir ve Arap yarımadasını kapsayan yakın Doğu'dur. Uzak Doğu çalışmanın dışında bırakılmıştır. Bu araştırmada Doğunun Batı tarafından tanınmasında ve Oryantalizmin yayılmasında etkisi olan önemli noktalara dikkat çekilmiştir. Seferler, seyahatler, mektuplar, masallar, uluslararası sergiler ve sanat alanındaki gelişmelerin Oryantalist tarzın oluşumunda ve şekillenmesinde nasıl etkin olduğu açıklanmaya çalışılmış ve çeşitli sanat dallarındaki örneklerine yer verilmiştir. Batılılarca barbar olarak görülen Doğunun, aynı zamanda büyük bir güç ve bir o kadar da egzotik oluşu merak duygularını tetikleyerek Oryantalist terimini meydana getirmiştir. Oryantalistler Batının bu merakını gidermek için kendisine benzemeyen bu kültürler hakkında bilgiler toplamış, batılı sanatçılar da bu bilgilerden esinlenerek ya da Doğu'ya bizzat gelip gözlemleyerek veya üçüncü ağızdan duyduklarıyla Oryantalist eserler sunmuşlardır. Bu çalışmada Oryantalist olarak ifade edilen eserler kadın giyimi açısından taranmış olup önemli ressamların, gravür ustası, fotoğrafçı ve illüstratörlerin çalışmalarında sıkça rastladığımız Oryantalist giyim öğeleri ortaya konmuştur. Bu öğeleri 1880-1930 yılları arasında isim yapmış moda tasarımcılarının, koleksiyonlarında nasıl yansıttıklarına dair araştırma yapılarak, Oryantalizmin moda akımı olarak kısa bir dönemde ancak etkin bir şekilde var olduğu sonucuna varılmıştır.

BatıBatı ülkeleriGiyim+7
Sibel Onur Başer
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zamanı ölçen tasarım araçları ve kişisel saatler

Zaman bildiren araçların ilk örneği olan güneş saatlerinin M.Ö. 1300 yıllarında ilk defa Mısır ve Mezopotamya'da kullanıldığı bilinmektedir. Güneş saatleri, güneşin gökyüzündeki hareketine göre zamanı gösteren aletlerdir. Güneş saatleri yanında kum ve su saatleri de zaman ölçer olarak kullanılmıştır.Zaman ölçme veya Horoloji olarak adlandırılan bilim dalı, 13. yüzyılda mekanik saatlerin keşfedilmesiyle önemli bir noktaya gelmiştir. Bu gelişmeler daha sonraki yüzyıllarda yapılan yeni buluşlarla devam etmiştir. 13. yüzyıldan itibaren başta İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya olmak üzere saat kulesi, katedral, saray gibi dini ve sivil yapıların cephe süslemelerinde kullanılmıştır. Anıtsal yapıları süsleyen aynı zamanda işlevi bakımından önemli bu saatlerin mekanizmaları ağırlıkla çalışmaktaydı. Yapıların cephelerinde yaygın olarak kullanılan ve ağırlıkla çalışan bu büyük saatlerin yerini 15. yüzyılda hareket sisteminde zemberek kullanılmasıyla küçük boyutlu saatler almıştır. Bu teknik gelişme sunucu saatler evlerde, bütün özel mekanlarda, halka açık yerlerde ve üzerimizde taşıdığımız aksesuarlar olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu gelişme sonucunda 16. yüzyılda Fransızların Nurenberg yumurtası, Osmanlıların koyun saati adını verdiği cep saatlerinin ilk örneği olan saatler ortaya çıkmıştır. Bu saatler bir muhafaza ve kılıf içinde taşınırlardı.Başlangıçta saatler, ne kadrana ne akrebe ne de yelkovana sahiptiler, sadece çalar mekanizmaları vardı. İlk saat kadranlarında, sabit akrep, yelkovan ve devir yapan bir sistem bulunmaktaydı.14. yüzyılın ikinci yarısından itibaren saatlerde, dönen akrep ve yelkovan ile yirmi dört eşit bölüme ayrılmış kadranlar görülmeye başlanmıştır. 16. ve 17. yüzyıllarda sanayinin gelişmesi, ülkeler arası ticari ilişkilerin artması, zamanın önem kazanması sonucu saatler üzerinde dakikaların yanında saniyelerin gösterilmesi de gerekli hale getirmiştir. 17. yüzyılda zaman ölçmedeki önemli yeniliklerden biri de sarkacın saatlere uygulanmasıdır. Sarkacın hareketlerinin düzenli olması, zamanın teknik gelişimi sonucu ayaklı duvar saatleri ortaya çıkmış, bu tip saatler 18. ve 19. yüzyıllarda yaygın olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılda sanayinin hızla gelişmesi saat teknolojisini de çağın gelişimine ayak uydurmak zorunda bırakmış, cep saatlerinin yerini kol saatleri almıştır.Geleneksel saat üreticileri olan Rolex, Patek Philippe ve Audemars Piguet gibi firmaların bugün hala geçmişteki modellerini yeni teknolojilerden yararlanarak kullanıma sunmaları özellikle erkeklerin dikkatini çekecek ürünler ortaya koymaktadırlar.Bu firmaların birçoğu 19. yüzyılda cep saati üretici olup; teknolojik gelişmelerden yararlanarak becerileri arttırılmış ve daha mükemmel saatleri üretmeyi başarmışlardır.Mekanizmaları mükemmelleşerek alarm, takvim ve dakiklik gibi özellikleri ön planda olan bu saatler ayrıca el yapındaki kaliteli işçilikleri ile de koleksiyoncuların dikkatlerini toplayabilecek niteliktedirler.Prestijli markaların olağanüstü kaliteli yüksek standartlardaki seri üretimle yapılan bu saatler günlük hayatımızın vazgeçilmez parçalarıdır.

AksesuarSaatTasarım
Ahmet Korkmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

CAD/CAM tasarımından üretim aşamasına PVC masa örtüsü

Bilgisayar destekli tasarım artık hayatımızın bir parçası olmuştur. Günümüzde, bilgisayar kullanılmadan oluşturulan desen çalışmaları neredeyse yok denecek kadar azdır.Bu tez çalışmasında bilgisayar desteği ile tasarım aşaması, PVC masa örtüsünün üretim süreci, kullanılan makineler, PVC üzerinde uygulanan teknikler ele alınmıştır. Dünyada ve ülkemizde PVC masa örtülerinin kullanım yaygınlığı, desen ve renk zenginliği üzerine çalışmalar yaygın olarak yapılmaktadır.Bu çalışmada PVC malzeme üzerine en çok tercih edilen çiçek desenler başta olmak üzere geometrik, etnik, sanatsal v.b. desen tipleri üzerinde durulmuştur. PVC masa örtüsü desenleri Bilgisayar tabanlı Adobe Photoshop programı kullanılarak yapılmıştır.İlerleyen teknoloji PVC masa örtüleri üzerinde her türlü desen ve rengin basımına olanak sağlamıştır. Modayla yakından ilişkisi olan bu ürün gurubu ülkelerin renk ve desen özelliklerini yansıtmada bir gösterge olmaktadır.Bu çalışmanın sonucu olarak, çiçekli desenlerin ve parlak renkli PVC masa örtüsü desenlerin ülkemiz geleneğinin ve toplumsal kültürü yansıttığı görülmüştür. PVC'nin ev tekstili ürün gurubu içerisindeki yeri ve satışı, hedef kitlesi, ülkelere bağlı desen seçenekleri ve farklıklılarının hepsi birlikte düşünülmelidir. Hatta PVC masa örtüsünün yanı sıra PVC ile elde edilen tamamlayıcı ürün gamının neler olabileceği konusunda yeni araştırmalar yapılmalıdır. Bu tür ürünlerin geliştirilmesi konusunda tasarımcıların çalışmaları sektör tarafından daima dikkate alınmalıdır.

Bilgisayar destekli tasarımMasa örtüsüPVC+1
Berna Aybartürk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Giysi tasarımında katlama ve büzgü yöntemleri ile giysi yüzeyine boyut kazandırma uygulamaları

Günümüzde modern yaşamın getirdiği yeni ve farklı olana duyulan beğeni; moda tasarımcılarını yeni yöntemler deneyerek giyside estetik ve yaratıcı formlar yaratmaya yönlendirmektedir. Bu süreçte üçboyutlu biçimlendirmeler ön plana çıkmakta ve giysi formunu oluşturan yüzeyin üçboyutlu hale getirilmesiyle birçok teknik gündeme gelmektedir. Bu tekniklerden katlama ve büzgü yöntemleri bu tezin başlıca konusunu oluşturmaktadır.Birinci bölümde tasarımı oluşturan görsel öğeler ve giyside form oluşturmanın esaslarına değinilmiş, ikinci bölümde teknik bir anlatımla katlama ve büzgüler ele alınmış, üçüncü bölümde ise yeni nesil moda tasarımcılarının koleksiyonlarından seçilmiş örneklerle tez konusu desteklenmiştir.Bu araştırmada incelenen örnekler doğrultusunda; katlama ve büzgü yöntemleri ile yüzey biçimlendirme uygulamalarının deneyselliği getirdiği, giysi yüzeyine boyut kazandırdığı, derinlik yarattığı ve tasarımın içeriğini zenginleştirdiği sonucuna varılmıştır.

BiçimBoyutlandırmaGiysi tasarımı
Taçlan Özüm Erk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Geleneksele dayalı çağdaş indigo boyalı tekstiller ve uygulamaları

Bu çalışma ile mavi renk boyamalarda köklü bir geleneğe sahip, İndigofera tinctoria ve isatis tinctoria (çivit otu) bitkilerinin doğal boyama yöntemleri kullanılarak ipliği boyasız, düz dokuma kumaş üzerine geleneksel boyama ve baskı teknikleriyle oluşturulmuş mavi renkli tekstiller incelenmiştir. Ayrıca mavi boyanın taşıdığına inanılan, mistik, sihirsel güçler, sembolik kodlar, ve inanç sistemleri sosyo kültürel açılımlarıyla açıklanmıştır.?Geleneksele Dayalı Çağdaş İndigo Boyalı Tekstiller ve Uygulamaları? konulu tez çalışması üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ?Mavi Renk Veren Doğal Boya Bitki Kaynakları ve Mavi Renk Skalası? başlığı altında antik dönem boyunca bitkisel kökenli temel mavi boya bitkilerinin yapısal özellikleri, yetişme koşulları, botanik sınıflandırmaları, geleneksel indigo küp boyama yöntemleri araştırılmıştır. İndigo küp boyama yöntemi, farklı kıtalarda ve farklı kültürlerde dinsel ritüel niteliğinde yüzyıllar boyunca uygulanmıştır. Bu boyama yönteminin en karakteristik özelliği, kumaşın indigo boya teknesine daldırıldıktan sonra hava ile temasıyla gerçekleşen oksidasyon işlemiyle sarımsı yeşilden koyu gece mavisine kadar uzanan büyüleyici renk değişimi olmuştur. İndigo boyama da tekstil liflerinin boya teknesine daldırma sayısına ve boya teknesinde bekleme süresine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, mavi rengin doygunluk değerlerine göre sayısız çeşitteki tonları açıktan koyuya doğru derecelendirildiği yedi aşamalı mavi renk skalası ile ilgili detaylı bilgiler irdelenmiştir. İkinci bölümde, Mavi Boyalı Tekstillerde Uygulanan Boyama ve Baskı Teknikleri başlığı altında uygulama tekniği, malzeme, boyama reçeteleri yöntemleri ve tasarım üretim süreci irdelenerek, mavi boyalı tekstillerin, antik dünyada ticaret yollarıyla uzun kıtalararası yolculuğunda yarattığı etkileşim görsellerle desteklenerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, dünya'da indigo doğal boyamacılığının canlandırılması amacıyla yapılan organizasyonlar, araştırma projeleri, boyama merkezleri ve doğal boya sempozyumları hakkında geniş bilgiler verilerek doğal boyamacılık ve indigo boyamacılığının günümüzdeki durumu ve önemi vurgulanmıştır.Mavi renk boyamalarda kullanılan bitkisel boya kaynakları ve geleneksel mavi boyalı tekstillerin tasarım, üretim, teknikleri, uygulama alanları, kültürler arası taşıdığı sembolik kodlar, kıtalar arası etkileşimin simgesel boyutuyla birlikte 21. yüzyılda doğal boyamacılığının durumu kronolojik ve sistematik olarak ele alınarak irdelenmiştir.

Boya bitkileriBoyalarBoyama+10
Gülcan Batur
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat ağacı sembolizmi ve tekstil baskıcılığındaki uygulamaları üzerine bir araştırma

İnsanlık tarihi kadar eski olan kutsal ağaç kavramı, insan yaşamına çeşitli şekillerde girmiş ve sanat dallarının önemli konulardan birisi olmuştur. Motiflerin sembolik anlamları ve kullanımları; zamana, kültüre ve coğrafyaya göre farklılık göstermektedir. Ortadoğu'da hurma, Anadolu'da zeytin, Uzakdoğu'da ise şeftali ağacının kutsal sayılması buna örnek verilebilir. İşlevselliği ve hayat veren gücüyle ağaç, birçok sembolik anlamlar içermektedir. Yaratılış ve türeme gibi kavramlar hemen her toplumun inançlarında kutsal ağaçla ilişkilendirilmiştir. Toplumlarda ağaçtan türeme efsaneleri ve ağacın Tanrıların ve ruhların barınağı olduğu inancı oldukça yaygındır. Orta Asya ve Şamanizm'de ağacın dallarındaki kuşlar, şaman ruhlarını simgelemektedir.Kutsal ağacın insan hayatıyla ilgili görülmesi, ağacın hayat taşıyıcısı olduğundan kaynaklanmaktadır. Yaprağını döken ve dökmeyen ağaçlar, yaşam döngüsünün simgesi olmuş ve hayat ağacı olarak adlandırılmıştır. Yaprağını dökmeyen ağaçlar, ölümsüzlüğü ve Tanrısallığı, dökenler ise doğum, yaşam ve ölümle özdeşleştirilmiştir. Ağaca yüklenen bu sembolik anlamların özünde, insanlara ve hayvanlara sağladığı sayısız faydalar yer almaktadır. Meyvesi, yaprakları, gövdesi ve gölgesi gibi çeşitli yararlarından dolayı kutsallaştırılan ağaç, bir kült nesnesine dönüşmüştür.Birçok uygarlığın mitoloji ve dinlerinde sıkça karşılaştığımız kutsal ağaç figürü, derin sembolik anlamlar içermekte ve bize bulunduğu çağın inanç sistemleri hakkında bilgi vermektedir. İnanç dünyasının motifi olarak görülen hayat ağacı, bütün kutsal kitaplara ve kitabı olmayan dinlere kutsallığı ile konu olan önemli bir motif olmuştur. Zeytin, incir, hurma ve nar ağaçlarının meyveleri şifa verici özelliklerinden dolayı, üç büyük din tarafından kutsal kabul edilmiştir. Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haçın hayat ağacı odunundan yapıldığına inanılmış ve haç, yerden göklere yükselen bir ağaç olarak betimlenmiştir. Musevilerin kutsal ağacı olan Sephirotic ağaç ters dönmüş olarak tasvir edilmektedir. Diğer kutsal sayılan ağaçlardan biri de İslam'da cennette var olduğuna inanılan ve ters dönmüş şekilde betimlenen Tuba ağacıdır.Hayat ağacını destekleyen motifler içinde hayvanlar; gerçekçi ve mitolojik olmak üzere iki grupta incelenmiştir. Hayat ağacının bu kutsal varlıklar tarafından korunduğuna inanılmaktadır. Ağaç, aynı zamanda bitkisel formlar, gezegenler ve insan figürleriyle de desteklenmiştir. Adem ve Havva ile adı geçen hayat ağacı yada diğer adıyla bilgi ağacı, konumuz açısından önemli olmakla beraber, hayat ağacı inancını kavramamıza yardımcı olmaktadır. Ağaçla özdeşleştirilen bir diğer önemli figür ise Ana Tanrıçadır. Ağacın meyve vermesiyle, Ana Tanrıçanın doğurganlığı arasında çoğu zaman bağlantı kurulmuş ve bu durum bereket ve üremeyle ilişkilendirilmiştir.Yapılan araştırmada hayat ağacı motifinin dokuma ve kirkitli dokuma (halı ? kilim - seccade) alanlarında daha sık kullanıldığı saptanmıştır. İslam kültüründe dini ve sembolik anlamlar içeren, hurma, selvi, nar ve kozalak motifleri Osmanlı dokumalarında ve işlemelerinde sıkça kullanılmıştır. Kirkitli dokumalarda resmedilen hayat ağacı motifi, İslamiyet'teki tasvir yasağından dolayı genellikle soyut ve geometrik formlarla ifade edilmiştir. Özellikle seccadelerde mihrap içine yerleştirilen hayat ağacı motifi, tanrıya ulaşmayı simgelemesi bakımından oldukça önemlidir. Hayat ağacının baskılı tekstillerdeki kullanımı kısıtlı olmakla birlikte, motifin çoğunlukla Hint, Endonezya ve İran baskılı tekstillerinde, kalıp baskı, kalamkari ve batik tekniğiyle oluşturulduğu görülmektedir.

BaskıBaskı resimBaskı sanatları+4
Evrim Kılıç
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Çağdaş takıda aşırılık: Eğilim ve uygulamalar

20. yüzyıl takıları, aynı yüzyılın sanat akımlarına paralel sosyal ve kültürel gelişmelerden etkilenmiş ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemde, çağdaş batılı ülkelerin takılarında devrim niteliğinde değişimler gözlenmiştir. Savaş sonrasında gelişen özgürlükçü ve protest tavırlarla birlikte sosyal duyarlılıktaki artışın dönemin takılarına yansıtılması, 1960'lardan itibaren takıda reforma yol açmıştır. Bu dönemde, alışılageldiği şekilde statü ya da zenginlik göstergesi bir nesne olan takı sorgulanmaya başlanmış ve takı kavramı ile birlikte, formu ve yapımında kullanılan malzemeler de büyük değişime uğramıştır. Gelişiminde, dönemin sanat akımlarının etkisi kadar, farklı disiplinlerden gelen sanatçıların takıya katkıları da rol oynamıştır. Galeri ve müzelerde sergilenmeye başlanan yeni takı anlayışı, uluslararası platformda boy göstererek tüm dünyaya yayılmıştır. Tüm bunlarla birlikte geleneksel kalıplarını kırarak statü değiştiren takı, bir sanat kategorisi (ya da türü) olarak kabul edilmiş ve takı sanatçılarının dışavurum aracı haline gelmiştir.1960'ların aykırı tutumu, takının günümüzdeki seyrini etkilemiştir. Bu dönemden itibaren yapılan deneysel çalışmalar, çağdaş sanatta ve sosyal toplum içerisinde bireysel ifadenin de gelişimiyle, ?aşırılıkların? ortaya çıkma sürecinin başlangıcı olmuştur. Yapılan araştırmada, günümüze kadar uzanan bu gelişim süreci incelenmiş ve 20. yüzyılın sonlarındaki takılarda saptanan aşırılıklar, örnekler üzerinden değerlendirilerek, gruplara ayrılarak sunulmuştur. Buna göre takıdaki aşırılıklar; takının form ve boyutunda, malzemesinde ve vücut modifikasyonlarını içeren uygulama ve kullanımında olmak üzere 3 grup halinde incelenmektedir.

Modern tasarımTakı tasarımıTakılar
Neşem Ertan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Elastan içeren dokuma kumaşlarda üç boyutlu yaklaşımlar

Dokuma kumaş tasarımı; tema belirlenmesi, eskiz aşaması ve dokuma aşamalarında, fiziksel ve sezgisel parametreler ile yaratıcılık unsurlarının biraraya getirildiği bir tasarım disiplinidir. Tezin tasarım ve uygulama aşamalarında, sezgilerin ön plana çıkarıldığı yansıtıcı uygulamacı yöntemine başvurulmuş ve yaratıcılık düzeyinin dokuma tasarımında üst düzeye taşınması ve elastik ipliklerle üç boyutlu etkiler oluşturulması amaçlanmıştır. Yansıtıcı uygulamacı yöntemi; görsel ve bilimsel araştırmaların ardından, tasarımcının belirli bir bilgi birikimine ulaştıktan sonra, uygulama sürecinde karar vermesine ve deneysel uygulamalar doğrultusunda sezgileriyle hareket etmesine imkân tanımaktadır.Bu bağlamda tez çalışmasının konusu olan üç boyutlu etkilerin oluşturulması için elastan lifi ve elastik iplikler araştırılmıştır. Elastan lifi, kumaşa kazandırdığı esneme ve orijinal formuna dönme, vücudu sarma, hareket özgürlüğü sağlama vb fiziksel özelliklerin yanı sıra kumaşın yapısına bağlı olarak buruşuk, kabarık, rölyef ve hacimli olarak tanımlanabilecek üç boyutlu etkilerin ortaya çıkmasında da rol oynamaktadır.Dokuma kumaşlar kumaşın atkı ve çözgü ipliklerinin birbirleri üzerinden geçmesi nedeniyle en, boy ve derinlikleri ile üç boyutludurlar. Bal peteği, leno, kord vb örgülerde atkı veya çözgü ipliklerinin birbirleri üzerinden uzun atlamalar yaparak bağlanmaları kumaş yüzeyinde dokusal olarak ışık ve gölge etkileri ile üç boyutluluğu belirgin hale getirmektedir.Dokuma kumaşlarda üç boyutlu etkilerin elastik ipliklerle ortaya çıkarılması için elastik ipliğin çeşitli örgü ve yapılardaki davranışı incelenmiş ve tasarımlara başlanmıştır. Tasarım sürecinde; tema belirlenmesinin ardından, eskiz çalışmalarına geçilmiştir. Eskizlerde ve eskizlerin dokuma kumaşa dönüştürülmesi sürecinde; benzetme, sentez, farklı tekniklerin bir araya getirilmesi ve biçim arama gibi yaratıcılık yöntemlerinden faydalanılmıştır. Eskizlerin dokuma tekniği ile kumaş biçimine dönüştürülmesi sürecinde kullanılacak elastik iplik ve çözgü iplik renkleri sabit tutularak çalışmanın sınırları belirlenmiş ve üç boyutlu etkiler üzerine odaklanılmıştır. Tasarımların uygulanmasında örgü, yapı, atkı iplik renkleri vb faktörlere süreç içinde karar verilmiştir. Bu amaçla; jakar tezgahında beş, armürlü dokuma tezgahında ise altı adet dokuma uygulaması yapılmıştır.Jakar tezgahında yapılan uygulamalarda jakar tezgahının geniş desenlerde çalışmaya olanak sağlaması ile kumaş yüzeyinde üç boyutluluk derecesi gözle görülür biçimde arttırılmıştır. Figürlü desenlerle üç boyutlu etkilerin bir araya getirilmesi, esnetilmesi durumunda dokusu ve deseni değişen kumaşların tasarımını mümkün kılmıştır.

Havva Halaçeli
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00