Karadeniz Technical University
Institute

Institute of Health Sciences

Karadeniz Technical University

243

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Aile içi yaşlılara karşı tutumlar ve psikolojik sonuçları

Aile îçi Yaşlılara Karşı Tutumlar ve Psikolojik Sonuçları Araştırma Ekim 1992-Kasım 1993 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın amacı,Trabzon-Sürmene ilçe merkezinde aileleriyle birlikte oturan yaşlılara karşı aile bireylerinin tutumlarını saptamaktır.Bunun sonucu olarak da yaşlıların psikolojik semptomlarını s ıralamaktır. Genel amaç doğrultusunda,aile bireylerinin tutum ve davranışları üzerinde etkili olabileceği düşünülen değişkenlere ilişkin sorular oluşturarak cevapları aranmıştır. Araştırmada kullanılmak üzere SLC-90 John Hopkins üniversitesi 'nde ayakta tedavi gören psikiyatrik hastalarda semptomatik davranışa yönelik olarak geliştirilmiş klinik değerlendirme ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen tutum envanteri kullanılmıştır.ölçekler araştırmacı tarafından geliştirilen "bilgi form"ları ile birlikte Sürmene ilçe merkezinde yaşayan yaşlılar ve yakınlarına uygulanmıştır. Sonuçlar çeşitli istatistiksel teknikler ve "t" testi kullanılarak çözümlenmiştir. Bu araştırmanın belli başlı bulguları şunlardır: 1- Bu araştırma kapsamına giren yaşlı yakını deneklerin yaşlılara karşı tutumları cinsiyet ve yaş alt grupları dağılımı itibariyle olumludur. Bir başka dey işle, Sürmene ilçe merkezinde aileleriyle oturan yaşlılara karşı aile atmosferinde kabul ve hoşgörü ön2- Aileleriyle birlikte oturan yaşlı kadınlarda, erkeklere göre daha çok olumsuz psikolojik semptoma rastlanmıştır.Ayrıca yaşlı kadın grubu daha çok sıkıntılı olduğunu belirtmiştir. 3-Beklenenin aksine yaşlıların akrabalarını ziyaret etmede daha çekingen davrandıkları gözlenmiştir. Bunun nedeni kültürel varsayımlar olabilir. 4- Yaşlı yakınlarının yaşlıyı ziyaret sıklığı oldukça üst düzeydedir.Bu durum yaşlıya gösterilen ilgi ve desteğin bir ifadesi olarak kuşaklar boyu yerine getirilmektedir. 5- Yaşlıların yakınları ile yaşamaktan memnun oldukları saptanmıştır. 6- Yaşlıya karşı olumsuz tutum ifadelerinde kadınların erkeklere oranla daha olumsuz bir tutum içinde oldukları tesbit edilmiştir. 7- Yaşlılar için düzenlenmiş kurumlarda yaşlıların kalmasını gerek yaşlılar gerekse yakınları son çare olarak düşündüklerini söylemişlerdir. 8- Aileleriyle birlikte kalan yaşlılarda en çok gözlenen şikayetler bedensel yakınmalar boyutunda olmuştur. 9- Yaşla birlikte meydana gelen ve bu dönemde hızlanan somut yitim ve kayıplar yaşlıları rahatsız eden temel biyo-psikososyal sorunlardır. 10- Bu dönemde yaşlının daha çok desteğe, bakıma ve saygıya ihtiyacı vardır. Yaşlı bunu ancak eski yaşadığı çevrede giderebilir. Bu nedenle yaşlı mümkün olduğu kadar doğal çevresinden koparı İmama lıdır. 11-Toplumsal ve moral değerlerin baskısı sonucu yaşlı kurumlarına kuşku ile bakan yaşlılar ve yaşlı yakınlarının yaşlılık hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları 103saptanmıştır. 12- Fiziksel ve psikolojik durumlarına bakıldığında aileleriyle birlikte kalan yaşlıların daha sağlıklı oldukları; buna karşın kurumlarda kalan yaşlı lar ınsa hemen büyük bir çoğunluğunun biyo-psikososyal problemlerle yüz yüze oldukları bu araştırmanın sonuçları ile yaşlı kurumlarında yapılan araştırma sonuçlarının karşılaştırılması sonucu tespit edilmiştir.

Ruh sağlığıYaşlılar
Yaşar Ugürol
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin seçilmiş fizyolojik kapasite ve özelliklerinin belirlenmesi ve analizi

Bu çalışmanın amacı Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü l, 2, 3* 4'üncü sınıf öğrencilerinin seçilmiş fizyolojik kapasite ve özelliklerinin belirlenmesi ve analizi idi. Bu amaçla yaşları 18 - 27 arasında değişen Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü l, 2, 3, 4'üncü sınıf öğrencilerinden 5? bayan, 107 erkek olmak üzere toplam Ib4 deneğin yaş, boy, kilo, pençe kuvveti, vital kapasite, anaerobik güç, sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, esneklik, aerobik güç, vücut yağ yüzdesi ölçümleri alındı. Deneklerden alınan ölçümler sonucunda yaş ortalamasını bayanlar¬ da 20.9, erkeklerde 21.7, boy ortalamasını bayanlarda Ib4.52 cm, er¬ keklerde 175,7 cm, kilo ortalaması bayanlarda 58.35 kg, erkeklerde 76.29 kg, pençe kuvvetleri ortalaması bayanlarda sağ el için 33.b? kg, sol el için 32.31 kg, erkeklerde sağ el için 51.72 kg, sol el için 49.24 kg, vital kapasite ortalaması bayanlarda 3242.68 mi, er¬ keklerde 5114.42 mi, vücut yağ yüzdesi ortalaması bayanlarda 25.08, erkeklerde 13.51, sistolik kan basıncı ortalaması bayanlarda 11.86 mm/kg, erkeklerde 12.52 mm/kg, diastolik kan basıncı ortalaması bayanlarda 79.49 mm/kg, erkeklerde 83.10 mm/kg, esneklik ortalaması bayanlarda 31.03 cm, erkeklerde 30.36 cm,aneorobik güç ortalaması bayanlarda 97.45 kg/m/sn, aerobik güç ortalaması bayanlarda 39.91 rnl/kg/dk, erkeklerde 53.21 ml/kg/dk olarak bulunmuştur.118 Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğiti» Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin fizyolojik kapasite ve özellikleri, Orta Doğu Teknik üniversitesi Eğiti» Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin değerleriyle karşılaştırılmış ve sonuçta erkek öğrencilerin yaş, boy, kilo, sistolik ve diastolik kan basıncı, aneorobik güç ve aerobik güç açısından Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin daha yüksek değere sahip oldukları, bayanlar açısından ise yaş, boy, kilo, sol el pençe kuvveti, sistolik ve diastolik kan basıncı, anaerobik güç açısından Orta Doğu Teknik üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinden daha yüksek değerlere sahip oldukları bulunmuştur.Y.

Fizyolojik özelliklerKaradeniz Teknik ÜniversitesiÜniversite öğrencileri
Murat Türkan
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon 5 nolu sağlık ocağı bölgesindeki Fatih İlkokulu 5. sınıf öğrencilerinde bağırsak parazitleri konusunda Katılımlı Eğitim Yöntemi' nin karşılaştırılması

Epidemiyolojik Özellikler; Araştırma Eylül 1993-Şubat 1994 tarihleri arasında Kohort tipi bir araştırma olarak Trabzon ili 5 No'lu Sağlık Ocağı bölgesinde yapılmış, basit rastgele örnekleme ile seçilen 150 öğrencide bağırsak parazitlerine bakılmıştır. Parazit tesbit edilenler tedavi edildikten sonra 50 ' şer kişilik 3 gruba ayrılmışlardır. Gruplardan ikisine önceden hazırlanan broşürler dağıtılmış ilaveten bir gruba grup katılımının sağlandığı eğitim programı, diğerine konferans 1 ' er ay aralıklarla 6 ay süresince uygulanmıştır, üçüncü grup kontrol grubu olarak kabul edilmiştir. Altı ay sonunda değişik eğitim yöntemi uygulanan bu üç grup eğitim yöntemleri açısından kıyaslanmışlardır. Amacı: Parazitoz insidansı konusunda eğitim yöntemlerini karşılaştırmak ve eğitim çalışmalarına baz oluşturmak. Sonuçlar: Grup katılımı ile eğitim uygulanan grupta parazitoz insidansı (%4.0), konferans uygulananlarda birinci gruba göre daha çok (%20.0); kontrol grubunda ise oldukça yüksek oranda (%28.0) parazitoz saptanmıştır. üç grup arasında parazitoz yönünden anlamlı fark bulunmuştur (p<0.01). Grup katılımı ile eğitim uygulanan grup ile konferans ile eğitim uygulanan grup arasında ve kontrol grubu arasında parazitoz yönünden anlamlı farklılıklar mevcut iken (p<0.05 p<0.01) konferans ile eğitim verilen grup ile kontrol grubu arasında fark bulunamamıştır (p>0.05).

Gastrointestinal hastalıklarParaziter hastalıklarParazitler+2
Havva Karadeniz
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Antebrachium ve manusda periferik sinir anomalilerinin elektrodiyagnostik yöntemlerle saptanması

ÖZET Anatomik ve sinir ileti çalışmalarında elde ve ön koldaki nervus (n.) medianus ve nervus ulnaris arasındaki ilişki, intrinsik el kaslarının motor innervasyonda değişiklikler sağlar. Yaşlan 18-22 arasındaki 108 tıp fakültesi öğrencisinde arasında yapılan çalışmada nervus medianus ve nervus ulnaris electromyografic teknikle sinir ileti çalışması yapılmıştır. Bilek ve dirsekten n. medianus ve n. ulnaris stimülatörlerle supramaximal olarak uyartıldı. Çalışma yüzeyel electrotlarla yapıldı. Toplam kas aksiyon potansiyeli (TKAP) musculus (m.) abductor pollicis brevis (APB), birinci dorsal interosseus (BDI) ve m. abductor digiti minimi (ADM) kaslarından kayıt edildi. Martin-Gruber anomalisi(MGA), 108 olgunun 19'unda (%17.5) saptanmıştır. MGA'nde bulunan BDI ve ADM kaslarının kombine tipi sıktı ve BDI ADM'den daha fazla innerve ediliyordu. Eldeki innervasyon anomalilerinde, 216 elin 153 'ünde (%70.8) thenar kasların innervasyonuna n. ulnaris de eşlik ediyordu. BDI ve ADM kasları normalde n. ulnaris'le innerve edilir. Travmatik veya herhangi bir sebeple sinir lezyonunda, n. ulnaris ve n. medianus anastomozlannm varlığını bilmek, fonksiyonel kayıplarda önemlidir. Bu anomalilerin varlığına hekim uyanık olmalıdır. Çünkü electrodiagnostic çalışmalar, periferik sinirlerin değişik sonuçlar verdiğini göstermiştir. Anahtar kelimeler: İnnervasyon anomalileri, Martin-Gruber anastomozu, Riche-Cannieu anastomozu, Electrodiagnostic teknikler.

ElElektrodiagnozPeriferik sinirler+3
Ayşe Sağlam
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcu olan ve olmayan bireylerde M. triceps surae H-refleks yanıtlarının karşılaştırılması

Çalışmamız spor yapan (futbol, basketbol, hentbol, atletizm) 86 olgu ile kontrol grubu olarak spor yapmayan 32 olgu üzerinde yapıldı. H-refleks, M-yanıtı ve maxsimum refleks yanıtı ile maxsimum direkt m-yanıtı arasındaki oran alındı (Hm^/M^^). Sonuçlarda Hmax değeri sadece kız hentbol kız kontrol grupları arasında farklı bulundu. Hmax/Max değerleri atletlerde düşük oranda bulundu. Mmax değerleri sporcular da yüksek amplitüdlü idi. Sonuçlarımız sporcularda spor aktivite tipinin (aerobik veya anaerobik) Hmax yanıtı üzerine etkisi olmadığım göstermiştir.

KaslarRefleks-gerilmeSporcular
Taylan Dikmenoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluklarda Helicobacter Pylori'ye karşı oluşan IgG antikorlarının serolojik yöntemlerle araştırılması

Bu çalışma Haziran, 1993 - Haziran, 1994 tarihleri arasında Karadeniz Teknik üniversitesi, Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalında yapıldı. KTÜ. Tıp Fak. Pediatri polikliniğine başvuran hastalar arasından 96 (kıs erkek karışık) çocuğun serum örnekleri klinik tanıya bakılmadan rastgele seçilerek çalışmaya alındı. Yaşları 1-10 arasında olan her yaş grubundan 10 kadar serum örneğinin alınmasına dikkat edildi. Serum örnekleri IFA yöntemi ile Helicobacter pylori' ye karşı IgG antikorları açısından incelendi (EK i). Serolojik olarak çalışılan 9& hastanın 31 <# 32, S9) ' in de Helicobacter pylori IgG antikorları belirlendi. Yaşa bağlı olarak Helicobacter pylori antikor pozitiflik oranındaki artışın istatistiksel değerlendirmesi anlamlı bulundu . Plyrıca okul öncesi dönemden okul çağına geçildi ğinde Helicobacter pylori pozitiflik oranında belirgin bir artış olduğu ve bu artışın istatistiksel açıdan ileri derecede anlamlı bulunduğu belirlendi .

AntikorlarHelicobacter pyloriSeroloji
Meral Telatar
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

İzole bir toplumda eritrosit asit fosfataz genetik polimorfizmi

Adli Fen Bilimleri uygulamalarında genetik işaret olarak kullanılan ACPı polimorfizminin, izole bir popülasyondaki dağılımı araştırıldı. Bir köyde yaşayan ve aralarında akrabalık bulunan 55 kişinin kan örnekleri incelendi. Kan örneklerinden hemolizatlar hazırlandı. örnekler sellüloz asetat elektroforeziyle fenotiplerine ayrıldı. Fenotipler UV-3 66 nm ışık altında incelendi ve değerlendirildi. Her bir alelin frekansı gen sayımı ile hesaplandı. Gen frekansları, ACPiA = 0.100 ± 0.028, ACPjB = 0.736 ± 0.042, ACPıC = 0.164 ± 0.035 bulundu. Gözlenen değerler Hardy- Weinberg dengesine uygun bulundu (%z = 1.4804, SD = 2, a=0.05).

GenetikGenetikPolimorfizm-genetik+1
M. Bahattin Seçilmişoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyette margarin kullanımının bazı plazma ve eritrosit membran lipidleri üzerine olan etkisinin incelenmesi

49 ÖZET Margarinli ve margarinsiz diyet alımının plazma lipidleri, lipoproteinleri, membran kolesterolleri ile yağ asitleri üzerine olan etkileri; 30 margarin kullanan ve 30 margarin kullanmayan şahıslar arasında karşılaştırıldı. Margarin kullanan şahısların, plazma kolesterol değeri ortalama 200.90+21.08 mg/dL, LDL kolesterolü 124.54+13.34 mg/dL, HDL kolesterolü 48.80+15.26 mg/dL, trigliserid değeri 133.73 +28.65 mg/dL, eritrosit membran değeri 1.29 +0.07 mg/10 10 hücre olarak tesbit edildi Margarinli diyet alanların eritrosit membranlanndan, pentanoik asit, heptanoik asit, nonanoik asit, trideakanoik asit, oleik asit, erukik asit, petroselinik asit yağ asitleri elde edildi. Margarin alan şahısların plazma kolesterolleri ile LDL kolesterol(r=0.39, p<0.05), HDL kolesterol (r=.064, p<0.05)ve trigliserid (r=0.47 p<0.05) değerleri arasmda anlamh bir ilişkiye rastlanmıştır. Fakat eritrosit membran kolesterolü ile diğer lipid değerleri arasmda anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. Margarinsiz diyet alan şahısların plazma kolesterolü ortalama 182.56+26.70 mg/dL, LDL kolesterolü 104.37+18.04 mg/dL, HDL kolesterolü 56.73+9.85 mg/dL, trigliserid değeri 102.37+45.78 mg/dl, eritrosit membran değeri 1. 17+0.09 mg/1010 hücre olarak tesbit edildi. Margarin kullanmayanların eritrosit memranlanndan, pentanoik asit, heptanoik asit, nonanoik asit, tridekanoik asit, pentadekanoik asit, heptadekanoik asit, stearik asit, oleik asit, linoleik asit, heneikosanoik asit, erukik asit yağ asitleri elde edildi. Margarinsiz diyet kullananların plazma kolesterolleri ile LDL kolesterol ( r=0.87, pO.001), HDL kolesterol(r=.37, p<0.05), ve trigliserid (r=0.42, p<0.05) değerleri arasmda anlamh bir ilişkiye rastlanmıştır. Fakat eritrosit membran kolesterolü ile diğer lipid değerleri arasında anlamh bir ilişki gözlenmemiştir.50 Margarin kullanan ve kullanmayan şahısların plazma kolesterolleri, LDL ve HDL kolesterolleri, trigliserid değerleri, eritrosit membran kolesterol değerleri arasında anlamlı bir fark tesbit edilmiştir. Margarin kullanan şahıslarda plazma lipid, lipoprotein ve eritrosit membran kolesterol değerlerinin artması, margarinsiz diyet alanlarda azalması; satüre, monoansatüre, poliansatüre diyetlerin plazma lipid değerlerini etkileyebileceğini ve plazma ile membran arasında bir değişimin olabileceğini düşündürmektedir.

DiyetEritrosit membranıLipidler+2
Necmettin Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1995
10
Master'sOpen AccessTR

Eritrosit membranı proteinlerinin amonyum sülfat ile ayrılması

Bu çalışmada, eritrosit membran proteinleri amonyum sülfatla ayınlarak, sodyum dodesil sülfat poliakrilamid jel elektroforeziyle elektroforetik hareketlilikleri izlendi. Bu amaçla farklı yöntemler denendi. Birinci yöntem için 30, ikinci ve üçüncü yöntemler için 10'ar normal numune kullanıldı. %10, %20, %30, %40 ve %50'lik amonyum sülfat doygunlukları ve %10'luk akrilamid konsantrasyonda hazırlanmış jeli kullanan birinci yöntemde, tüm bantların en iyi gözlenebildiği doygunluk %10 oldu. %5, %10, %15, %20, %25, %30, %40, %50, %60, %70, %80 doygunluklarıyla yapılan ikinci yöntemde %15'lik doygunluk ve %5, %15, %25, %35, %45, %55, %65, %75 ve %85 doygunluklan ile yapılan üçüncü yöntemde yine %15'lik doygunluk tüm bantların en iyi gözlenebildiği amonyum sülfat doygunluklan olarak bulundu. İkinci ve üçüncü yöntem için %8'lik akrilamid konsantrasyonlu jeller kullanıldı. Her üç yöntemde de, hemen hemen tüm doygunluklarda spektrin dimerlerine rastlanmıştır. Ayrıca ankirin, protein 4.1, protein 4.2 ve protein 4.5'in alt birimlerde gözlenebilmiştir. Protein 4.2 birinci yöntemde ve özellikle % 10luk doygunlukta dimer halinde görülürken protein 4.5 bazı numunelerde dimer bazılarında ise trimer yapıda görülmüştür. Ayrıca EDTA'nın proteinlerin ayrışmasına etkisini belirlemek amacıyla EDTAlı ve EDTA'sız tank tamponu ile yapılan elektroforez neticesinde EDTA'lı tank tamponunun bantlarının iyi gözlenebilmesi açısından daha olumlu sonuç verdiği tespit edilmiştir.

Amonyum sülfatEritrosit membranıMembran proteinleri
Birgül Vanizor
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsan midesinin çeşitli kısımlarında ve pilor sfinkterinde elastik liflerin morfolojisi ve dağılım özellikleri

59 ÖZET 30 adet insan midesinde 5 ayrı kışımın özellikle de pilor bölgesinin elastik liflerinin uzunluğu, kalınlığı ve birim alandaki yoğunluğu ve ayrıca bu anatomik kısımların histolojik kalınlığı ile birlikte midenin antrum ve korpus kısımları kıyaslı olarak Verhoeff- Van Gieson birleşik elastik boyası ile histokimyasal olarak değerlendirildi. Hİstometrik ölçümler yapılarak sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Pilor bölgesindeki elastik liflerin boyu, kalınlığı ve birim alandaki yoğunluğu kaydadeğer ölçüde antrum ve korpustan daha yüksek değerde bulunarak bunun mide fizyolojisi ile ilgili ilişkisi tartışıldı. Anahtar kelimeler : Gastrointestinal sistem, elastik lifler.

Elastik dokuGastrointestinal sistemMide+1
Ahmet Kalaycıoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1995
00