Kütahya Dumlupınar University
Discipline

Cevher Hazırlama Anabilim Dalı

Kütahya Dumlupınar University

31

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

31 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Cevher hazırlama ve zenginleştirme tesislerinin simülasyon yöntemiyle verimliliğinin artırılması

Bir ülkenin gelişmesi ve kalkınması, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının doğru bir şekilde değerlendirilmesine, bilimsel ve ekonomik yöntemlerle işletilmesine ve üretilmesine bağlıdır. Çünkü hayatı aktif ve fonksiyonel hale getiren araç ve gereçlerin çoğu doğal kaynaklardan, özelikle de madenlerden sağlanmaktadır.Bu tezin amacı, cevher hazırlama ve zenginleştirme tesislerinde verimliliğin artırılmasında simülasyon programlarından yararlanılmasına ilişkin örnekler vermektir. Dünyada simülasyon yöntemiyle çalışmalar 1960'lı yıllarda başlamış ve günümüze kadar gelişmeler göstererek gelmiştir. Bu gelişmelerle birlikte simülasyon çok yaygın bir hal almıştır. Çalışmamızda Aggflow Simülasyon Paket Programı (ASPP) kullanılarak cevher hazırlama ve zenginleştirme tesis tasarımı ?what-if, olursa ne olur? senaryoları ile demir cevheri, bor cevheri ve agrega akım şemaları çizilerek çeşitli kriterlere, parametrelere göre hesaplamalar yapılarak tesis performans verileri elde edilerek durum değerlendirmeleri yapılmıştır.Simülasyon, sistemlerin gerçekçi modellerini oluşturup davranışlarını izleme tekniğidir. Diğer bir ifade ile simülasyon terimi, gerçek sistemin işleyen bir modeli olarak tanımlanabilir.Kavramsal ifadelerin simülasyon modellerini oluşturup yatırım öncesi sistemin nasıl çalışacağı, nerelerde tıkanma olacağı gözlemlenebilir. Mevcut bir sistemin simülasyon modelini hazırlayarak bu sistemdeki tıkanma bölgelerini, bu sistemdeki problemli bölgeleri teşhis etme amacı ile simülasyon modelleri kullanılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, simülasyon tekniğinin hiçbir zaman bir çözüm üretim yöntemi olmadığının bilinmesidir. Simülasyon modelleri üretildikten sonra, çözümlerinin de üretilmesi gerekmektedir. Yani, üretilen çözümlerin doğruluğu simülasyon modelleri üzerinde test edilmelidir.Üretim sisteminde, simülasyon tekniği kullanılarak yapılan çalışmaların maliyetinin daha düşük ve ucuz olması, simülasyon yöntemlerinin kullanılmasını teşvik etmektedir. İşletme bazında, gerçek durumda yapılan deneme çalışmalarının her açıdan maliyeti, simülasyon tekniğine göre çok daha yüksektir. Simülasyon, yapılacak değişikliklerle yatırım öncesinde tesisin çıktılarını ortaya koyacak; muhtemel sorunlara çözüm yollarının bulunmasını sağlayabilecektir.Bu tez kapsamında, demir, bor ve agrega olmak üzere 3 farklı ASPP uygulaması verilmekte olup bu uygulamalara ait tesislerin modelleme çalışmaları irdelenmiştir.

BenzetimCevher hazırlamaVerimlilik
Şeyhmus Erkan Yersel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kömür uçucu küllerinden Zeolit sentezi olanaklarının araştırılması

Zeolitler, mikro boşluklara sahip alüminosilikat mineralleridir. Genellikle kafes yapılarında silisyum, aluminyum ve oksijen, kılcal boşluklarında ise katyonlar, su ve/veya diğer moleküller bulunur. Bilinen 170'in üzerinde sentetik zeolit, 40'ın üzerinde ise doğal zeolit minerali bulunmaktadır. Zeolitler petrokimya endüstrisi, iyon değişimi, gazların ve solventlerin ayrımı ve uzaklaştırılmasında, su arıtma işlemlerinde, yapı endüstrisinde, değerli taş olarak, tarımda, akvaryum filtrasyon sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Zeolitler Na+, K+, Ca2+, Mg2+ gibi katyonların içine yerleştirilebildiği boşluklu bir yapıya sahiptir.Bu çalışma uçucu kül gibi düşük maliyetli malzemelerden zeolit ve zeolitik malzeme sentezlemeyi konu almaktadır. Uçucu küller 2 farklı teknikle aktive edilmiş olup bunlar: bazik füzyonu takiben hidrotermal sentezleme ve klasik bazik hidrotermal sentezleme süreçleridir. Sentezleme prosesi, reaksiyon sıcaklığı, zamanı, baz konsantrasyonu ve katı/sıvı oranı gibi çok sayıda parametre denenerek optimize edilmiştir.Türkiye'de bulunan termik santrallerinde yılda yaklaşık 15 milyon ton civarında uçucu kül açığa çıkmaktadır. Bu miktarda malzeme depolanma problemleri, çevreye olan olumsuz etkileri ve ekonomik sorunları da beraberinde getirmektedir.Bu çalışmada, Ege Bölgesine bulunan bazı termik santral (TS) tesislerinde (1034 MW Soma TS; 630 MW Yatağan TS ve 630 MW Kemerköy TS) meydana gelen uçucu küllerden füzyon/hidrothermal işlemlerle sentetik zeolit üretim şartları ve elde edilen zeolitik ürünlerin katyon değişim kapasiteleri belirlenmiştir.

Hidrotermal sentezUçucu külZeolitler
Ömer Emin Saygılı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Zonguldak ince kömürlerinin zenginleştirilebilirliğinin araştırılması

Kömür hazırlama tesisleri iri ve orta boyutlu kömürler için basit kırma, eleme ve yıkama işlemlerini içerirken, ince kömürler için karmaşık yıkama devreleri ve susuzlandırma prosesleri gerektirir.Geçmişte ince kömür zenginleştirilmesinin zor olduğu düşünülmüş ve artık havuzlarına deşarj edilmiştir. Günümüzde ince kömürlerin zenginleştirilmesi kömür üretiminin arttırılması, atıkların azaltılması ve çevre kirliliğinin azaltılması gibi nedenlerle büyük önem kazanmıştır. İnce kömürlerin değerlendirilmesinde flotasyon geleneksel olarak yaygın bir şekilde kullanılmıştır; ancak yüksek işletme maliyeti, reaktif kullanımı ile çevresel kirlenme gibi faktörler nedeniyle son yıllarda yaygın olarak yoğunluk farkına dayalı yıkama yöntemleri tercih edilmektedir.Türkiye'de koklaşabilir taşkömürü sadece Zonguldak kömür havzasında bulunmaktadır. İnce kömür miktarı toplam üretimin yaklaşık yüzde yirmibeşini oluşturmaktadır. İnce kömürler herhangi bir zenginleştirme işlemine tabii tutulmadan susuzlandırılarak yüksek küllü santral yakıtı elde edilmektedir. Son yıllarda koklaşabilir taşkömürü piyasasına yaşanan tedarik güçlükleri, fiyat artışları gibi nedenler ince kömürlerin zenginleştirilmesini zorunlu kılmaktadır.Bu çalışmada, Zonguldak havzasındaki farklı özelliklerdeki ince kömürlerden alınan numuneler üzerinde geleneksel ve geliştirilmiş yoğunluğa dayalı ayırıcılar ile deneyler yapılmış ve optimum çalışma şartları tespit edilmiştir.

Özcan Öney
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Altın konsantresinden doğrudan liç ile altın eldesi

Bu çalışmanın amacı, önemli altın potansiyeline sahip yurdumuzdaki altın cevherlerinin daha verimli bir şekilde, çevre dostu yöntemlerle işletilebilirliğini araştırmaktır. Proje kapsamında, cevher içindeki altının doğrudan liç yöntemiyle kazanılması yerine, birinci aşamada gravite ve flotasyon teknikleri ile kazanılması, ikinci aşamada ise tane boyutuna, konsantre elde etme şekline, işlem süresine göre mikrodalga enerji kullanılarak ürünlerin oksidasyonu sağlanmıştır. Son aşamada ise hidrometalurjik yöntemlerle altının kazanımı araştırılmıştır. Cevher, gravite ve flotasyon ön konsantrelerine uygulanan mikrodalga ön işlemi ile uygun parametreler elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar cevher ve ön konsantrelere uygulanarak, altın, mikrodalga öncesi ve mikrodalga sonrası hidrometalurjik yöntemlerle kazanılmıştır. Mikrodalga süresinin, sodyum siyanür (NaCN) konsantrasyonunun ve tüketiminin, katı/sıvı oranının, tane boyutunun, liç süresinin, konsantre elde etme şeklinin, altın çözünme verimleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Siyanür işleminin tüm cevher yerine daha az miktardaki farklı yöntemlerle hazırlanmış altın ön konsantrelerine uygulanması ve mikrodalga ön işlemine tabi tutulması çalışmayı benzerlerinden farklılaştırmaktadır.Hidrometalurjik yöntemin cevher yerine ön konsantrelere uygulanması ve mikrodalga kullanımı daha az siyanür tüketimini gündeme getirmiştir. Böylece, siyanürün çevreye olan olumsuz etkileri de bir miktar azaltılmıştır. Hidrometalurjik işlem öncesi uygulanan mikrodalga ile muamele ön işlemi tüvenan cevher yerine doğrudan iki farklı özellikteki konsantrelere uygulandığından, enerji tüketimi daha az, liç süresi daha kısa ve metal kazanma verimi daha yüksek sonuçlar vermiştir.

AltınFlotasyonLiçing+2
Zehra Ebru Sayın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çanakkale Yenice Kalkım kurşun çinko bakır cevherinin selektif flotasyon koşullarının ve kurşunun sodyum metabisülfit ile bastırılmasının araştırılması

Bu çalışma Çanakkale İli, Yenice İlçesi, Kalkım Beldesi sınırlarında yer almakta olan kompleks kurşun-çinko-bakır cevheri üzerinde yapılmıştır. Cevherin fiziksel ve mineralojik özelliklerine uygun olan zenginleştirme yönteminin flotasyon olduğu görülmektedir. Çalışmada öncelikle cevher için optimum flotasyon şartları belirlenmiştir. Daha sonra kurşun bakır selektif flotasyon devresinde kullanılan bastırıcının belirlenmesi için testler yapılmıştır.Madencilik çalışmalarında var olan çevresel baskı, araştırmaların çevresel etkilerinin mümkün olduğunca azaltılması konularında ağırlık kazanmasına yol açmaktadır. Potasyum dikromat, kanserojen etkisi ve çevresel olumsuzlukları nedeni ile kullanımı istenmeyen bir kimyasaldır. Sodyum metabisülfit alternatifi çevreye ve insan sağlığına olan etkilerinin daha tehlikesiz olması nedeni ile ön plana çıkmaktadır.Bu çalışmada, çalışmamıza konu olan cevherin zenginleştirilmesinde sodyum metabisülfit kullanılarak yüzde 89,74 kümülatif verimle yüzde 66,32 Pb içeren nihai kurşun konsantresi ve yüzde 35,67 kümülatif verimle yüzde 24,94 Cu içermekte olan nihai bakır konsantresi elde edilmiştir. Bu verilerin ışığı altında sodyum metabisülfitin, potasyum dikromata göre olumlu ve olumsuz yönleri irdelenmiştir.

Çevreİnsan sağlığı
Emre Öztürk
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuru yöntemle kömür zenginleştirmenin türk kömürlerine uygulanması

Son yıllarda kuru yöntemle kömür zenginleştirme teknolojisinin gelişmesi, yaş yöntemlere alternatif olarak, bu yöntemin tekrar gündeme gelmesini sağlamıştır. Özellikle zenginleştirme işleminde havanın kullanılması yaş yöntemlerde kullanılan suyun neden olduğu sorunların ortadan kalkmasına sağlamıştır.Bu çalışmada kuru kömür zenginleştirme yöntemlerinin tarihsel gelişimi, mevcut teknolojik durumu ve ticari uygulamaları hakkında detaylı bilgi verilecektir. Ayrıcason yıllarda zenginleştirme ekipmanlarının performansını arttırmak için yapılan teknolojik çalışmalar değerlendirilecektir.

Uğur Tekir
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
11
Master'sOpen AccessTR

Oksitli çinko cevherlerinin değerlendirilme olanaklarının araştırılması

Bu tez çalışmasının amacı oksitli çinko cevherinin yoğunluğa göre ve flotasyon yöntemiyle zenginleştirilmesinin araştırılmasıdır.Cevherin yoğunluğa göre zenginleştirilmesinde santrifüj ayırıcılardan Multi gravite seperatör ve Knelson konsantratörü kullanılmıştır. Farklı tane boyutlarında ve cihaz parametreleri değiştirilerek optimum koşullar tespit edilmeye çalışılmıştır.Flotasyon yönteminde oksitli çinko cevherinin, kabul edilebilir tenör ve yüksek verimde flotasyonu için etkin olan parametreler araştırılmıştır. Flotasyon çalışmalarında cevherin karakteristik özelliğine bağlı bir yol izlenmiş, en uygun flotasyon koşulları belirlenmesi için çalışmalar yapılmıştır.

Ebru Özpek
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sülfürlü bakır flotasyon konsantrelerinden hidrometalurjik yöntemlerle bakır kazanımının araştırılması

Bakır üretiminin temel hammaddesi olan kalkopirit cevheri, flotasyon teknikleriyle zenginleştirilerek bir konsantre elde edildikten sonra, genellikle pirometalurjik yöntemlerle işlenir. Diğer taraftan, sağladığı çevresel ve ekonomik avantajlar nedeniyle, kalkopirit cevherinden ve konsantresinden hidrometalurjik yöntemlerle bakır üretimi önemli bir konu haline gelmiştirBu çalışma, Eti Bakır A.Ş.'ne ait Küre flotasyon tesisinden temin edilen kalkopirit konsantresi numunesinden liç yöntemleriyle bakırın sulu çözeltiye alınabilme özelliklerinin incelenmesi araştırmalarını kapsamaktadır. Bu kapsamda; sülfürik asit liçi, konvansiyonel ve mikrodalga fırında ısıl işleme tabi tutulan numunelerin sülfürik asit liçi, demir (III) klorür-hidroklorik asit liçi, sülfürik asit-sodyum klorür liçi ve bakır (II) klorür-sodyum klorür-hidroklorik asit liçi araştırmaları gerçekleştirilmiştir.Araştırmalarda kullanılan kalkopirit konsantresinin temel bileşenler olarak yüzde 16,93 Cu, yüzde 37,24 Fe ve yüzde 45,38 S içerdiği belirlenmiştir. Konsantrenin mineralojik analizlerinde ana mineraller olarak kalkopirit ve pirit, daha az miktarda kovellit, kalkosit, bornit, sfalerit, markasit, pirotit, linneit, bravoit ve tenantit içerdiği tespit edilmiştir.Liç uygulamalarında sıcaklık, süre, asit konsantrasyonu, karıştırma hızı, katı-sıvı oranı, öğütme suretiyle yapılan mekanik aktivasyonun, konvansiyonel ve mikrodalga ısıl işlem uygulamasının bakır ve demir çözünme verimi üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Konvansiyonel sülfürik asit liçinde çözünmenin yavaş olarak gerçekleşmesi nedeniyle, kalkopirit konsantre numunesine konvansiyonel ve mikrodalga ile ısıl işlem uygulmıştır. Kalkopirit konsantresinin kavrulma işleminde selektif sülfatlaşma esas alınmış, bakırın kolay çözünen sülfat formuna, demirin ise çözünmeyen özellikte hematit mineraline dönüşebildiği tespit edilmiş ve düşük sıcaklıkta, yüksek bakır ve düşük demir çözünme verimi elde edilebilmiştir. Mikrodalga ısıl işlem deneyleri ile kalkopirit ve pirit minerallerinin kısmen kalkosiyanit ve hematit formuna dönüştüğü tespit edilmiştir ve liç sonrası bakır verimi konvansiyonel ısıl işlemdeki kadar olmamıştır.Kalkopiritin atmosferik koşullarda demir (III) klorür-hidroklorik asit liçinde çözünme kinetiği üzerinde en etkili faktörün sıcaklık olduğu tespit edilmiştir. Yüksek sıcaklıkta bakır çözünme verimi yüksektir. Sülfürik asit-sodyum klorür kullanılarak yapılan liç araştırmalarında sodyum klorürün bakır çözünmesi üzerinde olumlu etkileri olduğu, ancak verimde fazla bir artış sağlamadığı tespit edilmiştir. Kısmi oksijen basıncı altında yapılan deneylerde ise oksijenin çözünme verimini artırıcı etki yaptığı belirlenmiştir. Bakır (II) klorür-sodyum klorür-hidroklorik asit liçinde çözünme hızının diğer yöntemlere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bakır (II) klorür, sodyum klorür ve sıcaklığın çözünme hızı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Demir (III) klorür liçindeki gibi yüksek verim elde etmek için çok yüksek sıcaklık gerekmemekte ve ortama demir iyonları girmemesi nedeniyle çözeltiden bakırın kazanılması aşaması daha sorunsuz olmaktadır.Öğütülerek hazırlanan mekanik aktivasyon numuneleri ile yapılan deneylerde tane boyutunun küçülmesinin çözünme kabiliyetini çok fazla artırmadığı tespit edilmiştir.Anahtar sözcükler : Kalkopirit konsantre liçi, Kavurma, Sülfatlama, Mikrodalga ısıtma, Mekanik aktivasyon, Sülfürik asit, Sodyum klorür, Demir (III) klorür, Bakır (II) klorür, Çözünme kinetiği

KalsinasyonMikrodalga ısıtmaSülfürik asit
Yurdagül Türkmen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Multi gravite cihazlarının krom cevheri zenginleştirmesindeki etkilerinin araştırılması

Bu tez çalışmasında, Adana ili, Aladağ ilçesinde bulunan Sivişlitepe ocağından temin edilen kromit cevheri üzerinde multi gravite cihazlarının krom cevheri zenginleştirmesindeki etkilerini araştırmak amacıyla zenginleştime testleri gerçekleştirilmiştir. Deneylerde multi gravite cihazlarından MGS, Knelson ve Falcon konsantratörleri kullanılmıştır.MGS deneylerinde besleme tane boyutu sabit tutulmuş; tambur dönüş hızı, tambur eğim açısı, yıkama suyu miktarı ve besleme katı oranı değiştirilen parametreler olarak belirlenmiştir. Deneysel tasarımın oluşturulmasında merkezi kompozit deneysel tasarım yöntemi kullanılmıştır.Knelson ayırıcısı ile sabit besleme tane boyutunda santrifüj kuvvet ve yıkama suyu basıncı değiştirilerek ön testler yapılmış ancak üretilen ürünler nihai kromit konsantresi olarak yeterli görülmediği için elde edilen kromit konsantreleri, Falcon deneylerinde besleme malı olarak kullanılmıştır.Knelson santrifüj ayırıcısında üretilen konsantreler, tane serbestleşmesini arttırmak için öğütme işlemine tabi tutulmuş ve Falcon konsantratörü ile farklı rotor dönüş hızlarında ve su basınçlarında bir dizi zenginleştirme deneyleri gerçekleştirilmiş, kromit tenörü değerleri ve konsantre verimleri incelenmiştir.

Cevher zenginleştirmeKrom
Berkan Er
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

KEAŞ ve YEAŞ termik santrallerindeki curuf yapılarının incelenmesi ve kömür özellikleri ile ilişkisi

İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi, konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Enerji, hayat kalitesini iyileştiren, ekonomik ve sosyal ilerlemeyi sağlayan en önemli faktördür.Ülkemizde enerji ihtiyacını karşılamak üzere kurulan büyük kapasiteli kömür yakan termik santrallerde, özellikle endüstrinin diğer kesimlerinde değerlendirilme imkanı bulunmayan düşük kalorili, kül oranı yüksek linyit kullanılmaktadır. Yetmişli yıllarda termik santrallerin üretimini arttırmak amacıyla yeni tekniklerin uygulanması, düşük kaliteli kömürlerin değerlendirilmesi olanaklarını arttırmıştır. Ancak yanma sonucunda da düşük kaliteli linyit kömürlerinin oluşturduğu gaz ve toz emisyonları ile büyük miktarda katı atıklar meydana gelmiştir.Kömürün termik santrallerde kullanımında, kömür külünün elementer bileşimi, kazan içersindeki curuflaşma oranı ve curuf oluşum mekanizmasını etkileyen önemli bir etkendir. Termik santrallerde yakılacak olan kömürün özelliklerinin bilinmesi oluşacak problemlerin önlenmesi için çok önemlidir.Ülkemizin enerji ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuş olan düşük kalorili linyit kömürü ile çalışan Yeniköy Termik Santrali ve Kemerköy Termik Santrallerinde curuflanma sorunu büyük bir problem yaratmaktadır. Bu tez kapsamında kullanılmak üzere bu Termik Santrallerden kül, kömür ve curuf örnekleri alınmıştır.Termik santrallerden alınan kömür, kül ve curuf örneklerinde kimyasal ve minerolojik analiz çalışmaları yapılarak kullanılan kömür külü ile oluşan curuf arasındaki kimyasal ve minerolojik ilişki saptanmaya çalışılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çalışma ile Türkiye' nin iki büyük kapasiteli Termik Santralinde yaşanan sorunun çözümüne katkı sağlaması ve diğer Termik Santrellere de örnek teşkil etmesi beklenmektedir.

Cüruflaşma
Bengü Köknal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Altın cevherinin zenginleştirilmesinde kullanılan yoğunluğa dayalı zenginleştirme yöntemleri ve örnek bir uygulama

Altın kendi özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden korunan ölümsüz bir saf metaldir. Altın çok eski çağlardan beri sahip olduğu temel özellikleri ile en gözde metallerden birisi olmuştur.Ülkemizde 1980'li yıllardan sonra altın arama ve zenginleştirmede önemli adımlar atılmıştır. Altın fiyatlarının hızla yükselmesi altın veriminin arttırılmasını daha önemli hale getirmektedir.Bu çalışmada, Gümüşhane Mastra altın cevherinden gravimetrik yöntemler ile altın ön konsantre olarak kazanılması deneysel olarak araştırılmıştır.Araştırmalarda laboratuar tipi Knelson ve Falcon konsantratör cihazları kullanılmış ve en yüksek altın veriminin uygun bir altın tenörü ile kazanılması için cihazların optimal çalışma parametreleri belirlenmiştir.Deneylerin son bölümünde Knelson ve Falcon konsantratörlerinde Andre R. Laplante'ın yayınlamış olduğu Gravity Recovery Gold ( gravite yöntemi ile kazanılabilir altın, ing: GRG) test prosedürünü içeren yayınından yola çıkarak cevherin karakteristik özelliklerine uygun GRG testleri uygulanmış ve cevherin toplam GRG miktarının knelson konsantratörde yüzde 24.27 falcon konsantratör de ise GRG miktari yüzde 47.06 olarak tesbit edilmiştir.

AltınGravimetrik yöntem
Öznur Önel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bor uç ürünleri ve üretim yöntemleri

Günümüzde bordan elde edilen ürünler gittikçe insan hayatına vazgeçilmez önemde girmektedir. Bu, borun içerisinde bulunduğu ürünlere kazandırdığı kendine has ve çok değerli özelliklerden kaynaklanmaktadır. Türkiye, dünyada bor rezervinin en büyük kısmına sahip olan bir ülke olarak, ham cevher yada yarı mamül olarak değil, uç ürün yani nihai kullanım ürününe dönüşmüş hali ile bor madeninden yararlandığı taktirde çok büyük bir ekonomik ve stratejik güce sahip olacaktır. Yapılan bu çalışmada bor uç ürünlerinin önemi, kullanım alanları ve üretimde ön planda bulunan bazı ürünlerin, genel ve mümkün olduğunca en son üretim teknikleri ele alınmış, Türk sanayisine üretimde fikir verebilecek bilgiler sunulmaya çalışılmıştır.

BorEnerjiSertlik+1
Ömer Faruk Gökhan Telli
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Presipite kalsiyum karbonat (PCC) üretim yönteminin incelenmesi

Ülkemiz kalsit rezervi olarak oldukça zengin olmasına karşın sanayi sektöründeki yenilikler, rekabet gücü, farklı pazar arayışları nedeniyle son yıllarda Presipite Kalsiyum Karbonat (PCC) üretimine karşı bir ilgi oluşmuştur.Türkiye'de hemen hemen her bölgede bulunan kalsit, son ve modern öğütme teknolojileri ile mikron mertebelerine indirilerek gerek sanayi, gerek endüstri, gerek yapı sektörlerinde oldukça fazla kullanılmaktadır. Buna karşın, Presipite Kalsiyum Karbonat özellikle kağıt, boya ve plastik sektöründe üreticilere sağladığı bir takım avantajlar nedeniyle son yıllarda ilgi duyulan bir ürün olmuştur. Ancak Türkiye'de üretimi sınırlı ve geliştirilememiştir.Bu çalışmada Presipite Kalsiyum Karbonat üretimi yapılmış ve Türkiye pazar ihtiyacı araştırılmıştır. Sonuç çalışmada Öğütülmüş Kalsiyum Karbonat üretim yöntemi ve Türkiye pazar ihtiyacı ile araştırmadan elde edilen bilgiler karşılaştırılmıştır.

KalsitPresipitasyon
Şevki Oğuzhan Sargın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Çinko tesisi liç artıklarından metal kazanım yöntemlerinin araştırılması

Günümüzde yüksek tenörlü cevherlerin azalması ve gelişen teknolojiyle birlikte ikincil kaynakların değerlendirilme olanaklarının artması, pek çok artık madde içerisindeki değerli metallerin yeniden kazanılmasını zorunlu kılmaktadır.Bu çalışmada Çinkur tesisi liç artıklarından çinko, kurşun ve gümüşün hidrometalurjik yöntemlerle yeniden kazanılmasıyla ilgili araştırmalar yapılmıştır. Tesis artığının değerlendirilmesiyle ilgili olarak, başlangıçta metal tuzu oluşturmak ve artık bünyesinde bulunan çinko ferrit yapısını bozmak amacıyla sülfatlama kavurması, su liçi testleri için etken parametreler araştırılmıştır. Liç işlemi sonrasında, elde edilen çözeltiden demirin uzaklaştırılması için jarosit ve goethit prosesleri uygulanmıştır. Ancak jarosit olarak demirin istenilen oranda uzaklaştırılması mümkün olmamış, goethit prosesiyle ise demirin %99,99'unun çözeltiden uzaklaştırılması sağlanmıştır. Goethit prosesinde amonyum peroxodisülfat kullanımıyla, demirle birlikte mangan ve kobaltın yüksek oranda çöktürülmesi mümkün olmuştur. Demir çöktürme işleminden sonra çözelti içerisinde yer alan empürite metal iyonlarını uzaklaştırmak için modifiye edilmiş sementasyon işlemi uygulanmıştır. Sementasyon işlemlerinde çinko tozu boyutu ve miktarı, sıcaklık, katkı maddelerinin etkisi, sementasyon süresi ve karıştırma hızı gibi parametreler optimize edilerek sementasyon kinetiği ve mekanizması ortaya konmuştur.Ayrıca kurşun ve gümüşün kazanım çalışmalarında ise kurşun kekine NaCl liçi uygulanarak, en uygun koşullar belirlenmiştir.Liç artığından hidrometalurjik olarak, çinko, kurşun ve gümüşün kazanılmasının mümkün olduğu saptanmış ve elde edilen sonuçlar ışığında bir tesis akım şeması önerilmiştir.

GümüşKurşunLiç artığı+2
Erkan Güler
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın/Çine yöresi gözlü gnayslarının zenginleşebilirliğinin araştırılması

Sodyum feldspatın kullanım alanı bulmasının yanında, Menderes masifinde milyonlarca ton ile ifade edilen gözlü gnaysların değerlendirilmesi gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bugünkü rakamlarla 50 bin ton potasyum feldspat yurt dışından ithal edilmektedir. Her yıl yüzde 15 ? 20 büyüyen bir pazar olarak düşünüldüğünde, potasyum feldspata olan talep her geçen gün artacaktır. İşte tüm bu gelişmeler, gözlü gnaysların değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.Bu çalışmada, Menderes masifindeki gözlü gnayslara uygulanan zenginleştirme işlemleri sonucu gözlü gnayslardan potasyum ve sodyum içerikli feldspat elde edilebilirliği araştırılmıştır.Zenginleştirme prosesleri olarak; yüksek alan şiddetli yaş manyetik zenginleştirme, flotasyon ve ayrıca bu iki prosesin birleşiminden oluşan temizleme devreli zenginleştirme deneyleri yapılmıştır. Manyetik zenginleştirme, mika ve ağır mineral flotasyonu ve feldspat ve kuvars ayırımının ard arda yapılması ile sodyum ve potasyum toplam tenöründe satılabilir ürün için gerekli olan rakamsal değere ulaşılmıştır.

Ceren Şahin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşme-Alaçatı yöresi zeolitlerinin hammaddesel özelliklerinin belirlenmesi

Zeolitler, yapılarında alkali ve toprak alkali elementler bulunan,yüksek yüzey alanı ve iyon değiştirme kapasitesine sahip, gözeneklerinde kristal suyu barındıran sulu alimino silikat mineralleridir. Zeolitlerin bir çok önemli özellikleri vardır. İyon değiştirme ,moleküler elek olma, filtrasyon, koku gideme ve gaz adsorplama gibi birçok alanda kullanılmaktadır.Bu çalışmada, Alaçatı yöresi zeolitlerinin yapısal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmış, ve bu doğrultuda, cevherin minerolojik içeriği,iyon değiştirme kapasitesi, yağ ağartma özellikleri araştırılmıştır.

Katyon değişim kapasitesiYapısal özelliklerYağ ağartma+1
Sezen Çete
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kömür mineral madde içeriğinin yanma prosesindeki etkilerinin incelenmesi

Büyük kapasiteli kömür yakan termik santrallerde, özellikle endüstrinin diğer kesimlerinde değerlendirilme imkanı bulunmayan düşük kalorili, kül oranı yüksek linyit kullanılmaktadır. Kömür madenciliği, hazırlanması ve kullanımı sırasında, kömürün kimyasal kompozisyonunun ve mineral madde içeriğinin belirlenmiş olması son derece önemlidir. Kömürün içerdiği mineral madde sadece yakma yerine taşınıp, sonrada kül olarak atılacak bir kısım değildir, çünkü oluşan kül yakma sistemlerinde ciddi sorunlar yaratır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için kullanılan kömürün kül miktarına ilaveten külün kimyasal bileşimini ve ergime özelliklerini de bilmek gerekir.Yapılan bu çalışmanın ilk aşamasında, sürekli olarak kazan içi curuflaşma problemleri ile karşılaşılmakta olan Soma, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik santrallerinden alınan kömür, kül, curuf örnekleri örneklerinin fiziksel, kimyasal ve mineralojik kompozisyonları belirlenmiştir. İkinci aşamada ise santrallerden alınan uçucu kül ve kömür külü örneklerinin ergime dereceleri tespit edilmiş ve kimyasal kompozisyonlarına göre hesaplanan ampirik değerler ile curuflaşma eğilimleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bu santrallerin hepsinde curuflaşma yüksek derecede bulunmuştur. Üçüncü kısımda ise kömür küllerine ilave katkı malzemeleri kullanarak kömür külünün kimyasal kompozisyonu değiştirilmiş ve curuflaşma eğilimlerinin nasıl değiştiştiği gözlemlenmiştir.Elde edilen deneysel bulgular sonucunda kömür içerisine asidik oksit oranı yüksek olan bir başka kömürün karıştırılması ile elde edilen karışım kömürünün curuflaşmayı azaltabileceği önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Uçucu kül, ergime noktası, kömürün mineral maddesi, curuflaşma

CüruflaşmaUçucu kül
Gül Akar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çimento klinker fazlarının mikro yapısı ve öğütme parametreleri arasındaki ilişkilerin araştırılması

Farklı üretim kosullarında üretilen endüstriyel klinkerlerin ögütülebilirlikleri (Bond s Endeksleri) ve polarizan mikroskop ile belirlenen iç yapıları arasındaki iliskiler arastırılmıstır. Bu malzemelerin ögütülebilirlik endeksleri Bond Metodu ile belirlenmistir. Porozite miktarı, dagılımı, silikat faz kristallerinin tane yapısı ve es deger kristal çaplarının degisimi arastırılmıstır. Alit ve belit kristallerinin (silikat fazlarının) miktarından daha ziyade boyutlarının ögütmede önemli rol oynadıgı saptanmıstır.

Diyal Güllü
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesi uçucu küllerinden sentetik zeolit üretimi parametrelerinin araştırılması

Elektrik üreten termik santrallerde kömürün yanması sonucu katı atıklar (curuf ve uçucu kül) olusmaktadır. Son yıllarda bu atıkların depolanmasının maliyetinin düsürülmesi ve depolama sırasında çevresel etkilerinin en aza indirilebilmesi için uçucu küllerin degerlendirilmesi yönünde dünyada ve ülkemizde çesitli çalısmalar yapılmaktadır. Bunlardan biri de endüstride genis uygulama alanı olan zeolitlerin sentezidir. Çesitli yollarla elde edilebilen sentetik zeolitlerin, dogal zeolitlere göre birçok avantajı vardır. Bu avantajlar; Yüzey alanlarının daha genis olması, adsorpsiyon kapasitelerinin daha yüksek olması, iyon degistirme kapasitelerinin yüksek olması olarak sıralanabilir. Bu çalısma kapsamında Soma ve Yatagan Termik Santrallerinin uçucu külleri kullanılarak alkali esaslı bir ortamda, ısıl islem ve hidrotermal islemler uygulanarak sentetik zeolit üretimine çalısılmıs, bu islemler sonrasında ürün karakterizasyonu elektron mikroskobunda yapılmıs ve EDX ve XRD ile bazı analiz sonuçları alınmıstır. Elde edilen ürünlerin sentetik zeolit yapısına çok benzeyen sodalit oldugu saptanmıstır. Sodalit olusumunun nedenleri belirtilmistir. Anahtar sözcükler: Uçucu kül, zeolit sentezi

Elif Kantürk
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of Ni and Co recovery from leach solutions by solid ion exchange resins

Traditional pyrometallurgical processing of nickel and cobalt ores is no longer environmentally acceptable nor economically viable with the increasingly important proportion of low-grade and ?dirty? concentrates. Hydrometallurgical alternatives are increasingly being considered unless carried out under extreme conditions. This study includes the resin-in-leach (RIL) technology which will enable more efficient and selective removal and recovery process to be developed, optimized and controlled. In this study, commercial resins Purolite S-930 and Purolite S-950 was used. Recovery of nickel and cobalt from aqueous solutions by chelating resins was investigated by batch and continuous processes. Optimum pH range and resin amount were investigated by several batch studies for two type chelating resins. Selectivity tests were done in the presence of manganese, aluminium, iron competing ions. The performance of nickel removal was effected by competing ions. Kinetic test were performed by both Purolite S-930 and Purolite S-950. The data obtained from kinetic studies were applied to the various kinetic models. Column performance of the Purolite S-950 was investigated with continuous studies. Breakthrough capacity of Purolite S-950 for nickel was found beter than cobalt removal. The complete elution of nickel and cobalt were performed by using 4 molar sulphuric acid solution.

CobaltNickelIon exchange
Özge Solak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessEN

Evaluation of coal-oil assisted gold flotation as a novel processing method for gold recovery

The study was aimed at investigating the effectiveness of the process of coal-oil agglomeration and gold flotation first individually and then in combination for enhancing gold recovery and for revealing the mechanism of the each processes. The process is still burdened by the disadvantages of the flotation process but it has been clearly shown that assistance of coal-oil agglomerates improves the gold flotation performance. Relatively high recoveries and superior grades can be obtained by coal-oil assisted gold flotation in comparison to the conventional flotation process. Such recoveries are possible by coal-oil assisted gold flotation even in the absence of any recycling stages (a concentrate assaying about 400 g /t with a recovery about 72 % was obtained by using the optimal parameters). However, recycling of the coal-oil-gold agglomerates further improves the grade of the concentrates while decreasing the coal and oil consumption (a concentrate assaying 1320 g/t with a recovery about 63 % was obtained after four cycles of the loaded agglomerates). The experiments show that employing the scavenger stages in the process enhances the gold recovery. The concentrate gold recovery was improved to 88 % and the grade of the concentrate decreased to 258 g/t by employing a scavenger stage. A concentrate assaying 178.27 g/t Au with 90.25 % gold recovery was obtained by employing secondary scavenger stage. Our results show that unlike previous work on coal-oil-gold agglomeration, our method requires very small amounts of coal and agglomerating agents. Therefore, it can be called as ?coal-oil assisted gold flotation? and seems to be quite effective for gold-ore processing. The test work demonstrated that use of oil and coal particles to assist gold flotation increases the process performance significantly. Presence of flotation collectors in the pulp helps coal-oil-gold agglomeration, which is in turn enhances the flotation and therefore increases the overall recovery. Keywords: Gold, agglomeration, oil, coal, flotation

AgglomerationGoldFlotation+2
Sezai Şen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Uranyumun cevher hazırlama metodları ile zenginleştirilmesi

Bu çalışma temel olarak teorik ve deneysel olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım teorik çalışma olup, ikinci ve üçüncü bölümlerde anlatılmıştır. İkinci bölüm; uranyumun fiziksel ve kimyasal yapısı, tarihi, kullanım alanları, cevherin mineralleri ve orijini, Dünyadaki ve Türkiye'deki rezerv durumları,üretim süreçleri ile üretim yapan önemli kuruluşları ve ürün fiyatlarını kapsamaktadır. Üçüncü bölüm ise deneyi destekleyecek bilgilerle donatılmıştır. Kavurma, asidik liç, bazik liç ve katı sıvı ayırımı hakkında geniş bilgiler verilmiş ve deneysel çalışmalarda kullanılan parametrelerin belirlenmesinde bu bölümden yararlanılmıştır. Dördüncü bölümde deneysel kısım yer almaktadır. Araziden numune alınan cevhere yapılan elek analizleri, minerolojik yapının incelenmesi, ICP testi, cevherin mikrodalga sonrası ve kavurma sonrasındaki liç testleri bu bölümün konusu dahilindedir. Anahta Kelimeler: Uranyum, cevher hazırlama, liç, kavurma, mikrodalga

Deniz Dağaşan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Seyitömer Termik Santral uçucu küllerinin yapı sektöründe kullanılabilirliğinin araştırılması

BorTuğlaUçucu kül
Elif Ağar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa-Turgutlu-Çaldağ nikel ham cevherinin yapısal özelliklerinin ve bunlara dayalı zenginleştirilebilirliğinin araştırılması

Çaldağ Manisa-Turgutlu'nun kuzeyinde yer almaktadır. Yatak fiziksel, mineralojik ve kimyasal bilesimine göre zonlara ayrılmaktadır. Bu çalısmada, Bosphorous Madencilik A.S. tarafından isletilen Çaldağ Ni cevherinin zenginlestirilmesi arastırılmıstır. Önce, yatağın dört ayrı lokasyonundan örnekler alınmıs, kırma ve öğütme yaparak boyut küçültülmüs, sınıflandırma ile farklı fraksiyonlarda malzeme elde edilmistir ve jig ile zenginlestirme uygulanmıstır. Cevher çok ince tane boyutunda serbestlestiği için sallantılı masa ile zenginlestirilme uygulanmıstır. Ham cevher ve sallantılı masanın slam ürünü bazı flotasyon kimyasalları kullanılarak direk ve ters flotanyona tabi tutulmustur. Fakat slam malzemesi fazla olduğundan mineral yüzeyi slamla kaplanıp toplayıcı absorbsiyonu engellenmis ve çok fazla reaktif tüketimine neden olmustur. Çaldağ Ni yatağı gang malzeme olarak Fe mineralleri içerdiğinden magnetik (manyetik) ayrım metodu denenmis, fakat Ni'in Fe minerali tarafından sıvamalı olması nedeniyle basarılı olunamamıstır. Daha sonra cevherin fiziksel yöntemlerle ayrılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıstır. Bu sebeple, Çaldağ Ni cevheri sülfürik asid solisyonunda, çözündürülmüs ve kalsine cevherdeki Ni'in çözünme özelliklerini belirlemek için çözünmeye etki eden parametreler arastırılmıs ve optimum liç kosulları belirlenmistir. Yapılan seri deneylerden sonra optimum kosullar; karıstırma hızı/zaman:700 rpm/12 saat, asit konsantrasyonu: 75gr/lt, sıcaklık 80C?, tane boyutu:-1.0 mm ve çözündürücü cinsinin:H2SO4 olarak belirlenmistir. ?lginç olan ,kalsinasyon sırasında sinterlesme meydana gelmesi nedeniyle ham Ni cevherini liç etmenin, kalsine cevherden daha iyi olacağı sonucuna varılmıstır. Anahtar sözcükler: Lateritik Fe-Ni-Co yatağı, Jig, sallantılı masa, magnetik seperatör, flotasyon, kalsinasyon, liç,sinterlesme.

Meryem Göktaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

K-feldspar/kuvars ayrımında optimum flotasyon koşullarının belirlenmesi

Potasyumlu feldispat/kuvars ayrımında optimum flotasyon koşulların araştırıldığı bu yüksek lisans tezi kapsamında, Kalemaden A.Ş. `ye ait Manisa, Demirci yöresindeki üretim sahalarından alınan iki farklı feldispat cevherine ait fiziksel, kimyasal, mineralojik özellikleri detaylı olarak tanımlanarak; feldispat cevherinin hidroflorik asit kullanılmayan flotasyon ile zenginleştirilme yöntemleri araştırılmıştır. Cevhere ait mineralojik incelemeler sonucunda feldispatın (ortoklas, plajiyoklas) , kuvars, turmalin ve mika (muskovit) mineralleri içerdiği saptanmıştır. Deneylerde kullanılan feldispat cevherlerinin kimyasal kompozisyonu ise şöyledir; Numune 1 (F1) % 74,39 SiO2, % 15,50 Al2O3, % 0,04 TiO2, %0,40 Fe2O3, %0,81 CaO, % 0,04 MgO, % 4,27 Na2O, % 3,98 K2O ; Numune 2 (F2) % 72,99 SiO2, % 16,12 Al2O3, % 0,06 TiO2, % 0,38 Fe2O3, % 0,85 CaO, % 0,01 MgO, % 6,13 Na2O, % 2,42 K2O. Flotasyon deneyleri iki basamakta gerçekleştirilmiş ve üç konsantre elde edilmiştir. Bunlar mika ve ağır silikat mineralleri konsantresi, feldispat konsantresi ve kuvars konsantreleridir. Flotasyon deneylerinde tane boyutunun, toplayıcı türü ve miktarının , pH'ın ve köpük alma süresinin konsantre tenör ve verimine etkileri incelenmiştir. Deneysel bulgular sonucunda F1 ve F2 Demirci yöresi feldispatları (HF) hidroflorik asit kullanılmadan flotasyon yöntemiyle yüksek verim ve tenörde feldispat konsantresi ile kristal kuvars konsantresinin üretilebileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Potasyum , Feldispat , Kuvars , Hidroflorik asit, Flotasyon

FeldispatlarFlotasyonKuvars
Ayşe Zuhal Erdinç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Asidik maden drenajı oluşumu mekanizmasının incelenmesi

ÖZET Piritik cevher, yan kayaç ve atıkların hava ve su ile teması ile oksitlenmesi sonucu oluşan Asidik Maden Drenajı (AMD), sahip olduğu yüksek asidite (pH « 2.0) ve içerdiği çözünmüş toksik metal iyonları nedeniyle ciddi bir çevre problemi oluşturmaktadır. Bu çalışmada Küre-Aşıköy piritli balar cevheri yan kayaçlanndan alınmış, masif, yüksek piritli numunelerin fiziksel, kimyasal ve mineralojik incelemeleri yapılmış, uygulanan standart statik testler ile malzemenin asit üretim potansiyelleri belirlenmiştir. Aynı malzemeler kinetik kolon testleri uygulanarak, doğal şartlarda malzemenin asit üretimine tane boyutu, su debisi, hava debisi, çözünmüş O2 derişimi ve malzeme kalınlığı gibi değişkenlerin etkileri araştırılmış ve sonuçlan irdelenmiştir. Sonuç olarak, malzemenin tükettiğinden yaklaşık 315 kat daha fazla asit ürettiği, tane boyutu, su debisi ve malzeme malzeme kalınlığı AMD oluşumuna direkt etki ederken, hava debisinin ve su içinde çözünmüş oksijenin tepkimelere etkisinin önemsiz olduğu belirlenmiştir.

Asidik maden drenajıAğır metallerBakır+3
Erkan Güler
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Kömür külü atık sahalarından oluşacak olan ağır metal kirlenmesinin belirlenmesi

ÖZET Türkiye'deki Termik santrallerde yaygın olarak linyitler kullanılmaktadır. Kömürün oluşumu sırasında B, Cr, Cu, Ni, Mo, S, V gibi pek çok elementi yapısında topladığı bilinmektedir. Yakıldığında bu elementler külde yoğunlaşabilir. Bu çalışmada Ege Bölgesi'nde bulunan Soma, Yatağan, Kemerköy, Yeniköy kömür yakan termik santrallerinden üretilen ağır metallerin neden olduğu çevresel kirlilik saptanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda kül sahalarından alman örneklerin fiziksel ve kimyasal karakterizasyon çalışmaları yapılmış ve TCLP, ASTM, CEN yöntemleri kullanılarak küllerin zehirlilik potansiyelleri tespit edilmiştir. Laboratuar koşullarında bombada kömürün yanması sonucunda ortaya çıkan gaz fazın içerdiği toksik elementler saptanmıştır. Yüksek sıcaklık ve alkali ortamda oluştuğu bilinen Cr6+'nın termik santral küllerindeki varlığı ve sulu ortamda Cr^'ün oksidasyonu incelenmiştir.

Ağır metallerKromTermik santraller+1
Gül Akar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
10
DoctorateOpen AccessTR

İnce kömürlerin temizlenmesinde köpük flotasyonu ve ağır ortam siklonlarının entegrasyonu

Kömür zenginleştirme yöntemlerinden olan ağır ortamda kömürün temizlenmesi metodunda, ağır ortam oluşturmak için genelde manyetit kullanılmaktadır. Ağır ortam ayırıcılarının temiz kömür ve artık ürünleri ile birlikte alınan manyetitin bu ürünlerden geri kazanımı, lavvarların işletme maliyetinin düşürülmesi açısından son derece önemlidir. Bu işlem için söz konusu ağır ortam ürünleri, geleneksel olarak yay elek ve süzme-yıkama eleklerinden geçirilerek manyetitin elek altlarından kazanımına gidilmektedir. Yay elek altı ürünü yüksek oranda manyetit içerdiği için genelde devreye doğrudan geri verilirken, süzme-yıkama elekleri altı ürünündeki manyetitin ince kömür tanelerinden ayrılmasında manyetik ayırıcılar kullanılmaktadır. Manyetik ayırıcılara beslenen bu ürün içerisindeki manyetik olmayan ürün miktarı arttıkça, ayırıcının verimi düşmektedir. Bu çalışmada süzme-yıkama elekleri altı ürünleri manyetik ayırıcılara beslenmeden önce, flotasyon yöntemi ile zenginleştirmeye tabi tutulmuştur. Burada amaç; manyetik 105:1ya giden malzemedeki manyetik olmayan fraksiyonun miktarının azaltılması, süzme-yıkama elekleri altına geçen malzemedeki ince kömürün temiz kömür olarak kazanılması olarak özetlenebilir. Bu amaçla, flotasyon için en uygun şartların belirlenmesi için, tüvenan kömür ve simule kömür+manyetit karışımları ile ön çalışmalar yapılmıştır. Daha sonra Tunçbilek Lavvarı ağır ortam siklon devresi yay elek ve süzme-yıkama elekleri altından alınan ürünler yukarıdaki amaçlara uygun olarak flotasyona tabi tutulmuştur. Flotasyon için en uygun olan parametrelerin belirlenmesinden sonra, ağır ortam flotasyon devresi, tesiste şu anda faaliyette bulunan ağır ortam devresi ile teknik ve ekonomik açıdan karşılaştırılmıştır. Sonuçlar göstermektedir ki, ağır ortam siklon devresi süzme-yıkama elekleri altı ürünleri flotasyona tabi tutulduğunda, %6.7 kül ve yaklaşık 6300 kcal/kg ısı değere sahip (kuru kömür) son derece temiz kömür elde edilebilmektedir. Aynı zamanda şu anda mevcut lavvarda manyetik ayırıcıya gönderilen üründe manyetik olmayan ürün oranı %18 iken, flotasyon sonundaki artıkta bu oran %7.8'e düşürülmüştür. Bu durumda manyetik ayırıcıda oluşan manyetik kayıpları da büyük oranda azalacaktır. Ancak, flotasyon prosesinin ekonomikliğinin sarf edilen gazyağı ve köpürtücü miktarına bağlı olduğu görülmektedir.

Ağır ortamFlotasyonKömür+2
Haluk Çelik
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Toz kömürlerin yağ aglomerasyonu ile zenginleştirilmesi

IV ÖZET Bu çalışmada, aglomerasyon-flotasyon olarak tanımlanan teknikte, Tunçbilek yöresine ait toz linyit kömürü kullanılmıştır. Kömürün, su içinde yağ ile birlikte yüksek hızlarda muamelesinden ibaret olan bu tekniğin, özellikle yağ tipi ve miktarı olmak üzere; tane boyutu, katı oranı, solüsyonun pH'sı, karıştırma hızı ve süresi gibi diğer bazı parametrelerin de bir fonksiyonu olduğu araştırılmıştır. Buna göre, birbirinden çok farklı olmamak üzere en iyi sonuçlar %10 Decane ile, %10 katı oranında ve -lOOum tane boyutunda, 2000 rpm'hızda 15 dakika süre ile karıştırma sonucunda elde edilmiştir. Tüm bu çalışmalar, ortamın doğal pH'ında yapılmıştır. Aynı zamanda, yağın aglomerasyon öncesi mekanik olarak emülsiye edilmesi, bu tekniğin etkinliğini önemli derecede artırmıştır. Aynı zamanda, ön aglomerasyon işleminin toz kömür flotasyonunu iyileştirdiği gözlenmiştir. Ayrıca, anyonik ve katyonik yüzey aktif maddelerle birlikte PEO/PPO tipi triblok co-polymerler de aglomerasyon-flotasyon tekniğini geliştirmede kullanılmıştır. Bu maddelerin kömür yüzeyine olan etkisi, hava-su-kömür sisteminde kontak açısı ölçüm çalışmaları ile araştırılmıştır. Ayrıca; bu maddelerin, kömürün yüzeyine bir yağ damlasının (veya hava kabarcığının) yapışma olasılığım ve derecesini nasıl etkilediği de bu sistemin serbest enerjisinin değişimine bakılarak incelenmiştir. Bu hesapların ve aglomerasyon-flotasyon çalışmalarının sonuçlarına bakılarak, yüzey aktif madde kullanımının bu tekniğin etkinliğini önemli ölçüde artırdığı gözlenmiştir. Ancak, bu etkinin yüzey aktif maddelerinin kömürün yağ damlasına olan ilgisini artırmasından çok, yağ damlalarını emülsiye ederek, sistemde taneler ile damlaların çarpışma olasılığım artırarak olduğu bu çalışmada gösterilmiştir.

KömürToz kömürlerYağ aglomerasyonu yöntemi+1
Ece Kılınç
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Köpürtücülerin bitümlü şeyl flotasyonuna etkisi ve Kupferschiefer (Polonya) bakır cevherine uygulanması

Sunulan bu tez çalışmasında Polonya'daki Kupferschiefer bakır yataklarından elde edilen numunenin içerisindeki karbon ihtiva eden bitümlü şeylin cevherden seçimli ayrımı amaçlanmıştır. Bu amaçla; iki aşamalı olarak mekanik flotasyon hücresiyle deneyler gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada yapılan çalışmalarda; dört farklı tipte (alifatik alkol, polipropilen glikol, polipropilen glikol alkil eter, polietilen glikol alkil eter) 12 adet köpürtücü kullanılmıştır. Bu çalışma sonuçlarına göre; en yüksek verim değeri eter köpürtücüler kullanılarak elde edilmiştir. En yüksek verim değeri %66.32 ile polipropilen glikol alkil eter köpürtücüsü kullanılarak elde edilirken, alifatik alkollerin yüzdürme verim değerleri %20'lerde kalmıştır. İkinci aşamada gerçekleştirilen çalışmalarda ise, polipropilen glikol eter bir köpürtücü olan AF65 kullanılarak mekanik hücrede zenginleştirme deneyleri yapılmıştır. 23 faktöriyel deney tasarımı da kullanılarak gerçekleştirilen ve toplayıcı, köpürtücü ve öğütme süresinin parametre olarak seçildiği çalışma sonuçlarına göre; yüzen üründeki karbon kazanma verimini istatistiksel anlamda önemli derecede etkileyen parametreler toplayıcı ve köpürtücü olarak belirlenmiştir. Buna karşın öğütme süresinin verim üzerindeki etkisinin önemsiz olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan yüzen üründeki karbon oranı üzerinde önemli etkiye sahip parametre öğütme süresi dolayısıyla tane boyutu olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen nihai sonuçlarına göre; eter tipi köpürtücülerin bakır cevherindeki karbonlu bitümlü şeyllerin uzaklaştırılması amacıyla kullanılabileceği tespit edilmiştir. Buna karşın mekanik hücrede seçimli bir bitümlü şeyl ayrımı gerçekleştirilememiş fakat mevcut şartlarda en iyi verim ve karbon oranları için parametrelerin en uygun değerleri tespit edilebilmiştir. Böylece seçimli flotasyon için uygun bir aletle yapılacak çalışmalar için önemli bulgular elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bakır Cevheri, Flotasyon, Köpürtücüler.

Batuhan Buluç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sol-jel yöntemi ile kil esaslı altlık üzerine La2O3 solüsyon kaplama ve seramik membran üretimi

Bu çalışmada, sol-jel prosesi uygulanarak kil esaslı poroz altlık üzerine daldırarak kaplama yöntemi ile %4 La203 katkılı alümina (AI203) jel kaplanarak seramik membran üretilmiştir. Kaplama solüsyonu Böhmit (AIOOH, Keith Ceramicies Ltd.), La2(N03)3.6H20 (Sigma), PVA (72000gr/mol, Merck), distile su ve HN03 (Merck) kullanılarak hazırlanmıştır. Katkılı (%2 La203 ve %4 La203) ve katkısız olarak hazırlanan alümina jeller 700 - 1200 °C'de kalsine edildikten sonra termal stabiliteleri incelenmiştir. Termal stabilitesi en iyi olan jelin %4 La203 katkılı olarak hazırlanan alümina jel olduğu tesbit edilmiştir. Katkısız alümina jelde 1200 °C'de y-AI203 - a-AI203 faz dönüşümü meydana gelmiştir. Buna karşın %4 La203 katkısı ile bu faz dönüşümü engellenmiş ve böylece y-AI203 ( y + 9-AI203 ) fazındaki jel tabakasında yüksek sıcaklıklarda dar gözenek boyut dağılımlı (3-15 nm) ve yüksek gözenek yüzey alanlı (113 m2/g, 1000°C'de ) yapı korunmuştur. y-AI203 membran tabakasının 5-7 [im kalınlığında olduğu tesbit edilmiştir. Anahtar kelimeler : Sol-jel kaplama, y-A\203, Gözenek, Isısal kararlılık, SEM, Membran

KaplamaMembranlarSol-jel yöntemi+1
Bahri Ersoy
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00