Manisa Celal Bayar University
Institute

Institute of Graduate Studies

Manisa Celal Bayar University

299

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Hellen tragedya ve komedyalarında kadın imgesi

Klasik Çağın (MÖ 5. Yüzyıl) önemli sanatçıları olan tragedya ve komedya şairleri, bulundukları dönemin toplumsal meselelerine, yaşayışına ışık tutan önemli münevverlerdir. Aiskhylos, Sophokles, Aiskhylos, Aristophanes gibi yazmış oldukları eserlerle kendi dönemlerinde önemli bir konum edinmiş olan bu şairlerin büyük bir etki alanı vardır. Bu etki sadece yaşadıkları dönemle ve toplumla sınırlı kalmamış çağları aşan bir hüviyete bürünmüştür. Bütün Hellas sathında sevilen bu şairlerin yazdıkları muhtelif çalışmalara konu olmuştur. Bu şairler bulundukları sosyokültürel ortamı etkiledikleri gibi yetiştikleri kültürden de çok doğal olarak etkilenmişlerdir. Dolayısıyla onların görüşleri, kadın imgesine bakış açıları Hellen toplumunu anlamak bakımından oldukça önemlidir. Dönemin Atina'sında kadın, kamusal alanın neredeyse büyük bir kısmından dışlanmış, hukuki durumları ise erkeğin gözetimine bırakılmıştır. Tragedya ve komedya şairleri de kurguladıkları kadın karakterler vasıtasıyla toplumsal cinsiyet çalışmamıza önemli veriler sunmaktadır. Bu şairlerin gözünde kadın imgesi bazen kötülükle ilişkilendirilmiş bazen de barışın bir imgesi haline gelmiştir. Şairler, Hellen toplumundaki kadın düşüncesinden daha farklı karakterler de yazdıkları gibi birebir toplumun algısıyla örtüşen kadın karakterler de yazmışlardır. İntikam için korkunç işler yapan kadınlardan, sevdikleri için kendini feda etmekten çekinmeyen kadınlara; savaş sonucunda türlü hakaret ve mağduriyete uğrayan kadınlardan, savaşı durdurmak için grev yapan kadınlara kadar geniş bir yaratıcı düşüncenin ürünleri olmuşlardır. Hellen tragedya ve komedyalarının toplumsal karşılığını ve günümüz dünyasına etkilerini düşündüğümüzde bu kadın imgelerinin toplumsal cinsiyet çalışmaları açısından ne kadar kıymetli olduğu da anlaşılacaktır.

Antik YunanAntik tragedyaYunan mitolojisi
İlkay Şahin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akışkan katı etkileşimlerinin titreşim üzerine etkisinin sonlu elemanlar ile analizi

Akışkan-katı etkileşimi hesaplamalarının mümkün olduğunca gerçeğe yakın yapılabilmesi günümüzde oldukça önem arz etmektedir. Deneysel çalışmaların maliyeti ve zorluğu göz önünde bulundurulduğunda numerik çalışmalar hem farklı tasarımlar hem yükleme koşulları açısından kolaylık ve zaman tasarrufu sağlamaktadır. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte simülasyon ve analizler, bilgisayarlar ile daha detaylı, daha doğru ve daha hızlı yapılmaya başlanmıştır. Bazı kabuller altında sadece akışkan veya sadece katı modellenmiş sistemlerin analizleri yapılmakla birlikte, doğru modellenmesi için tam ölçekli akışkan-katı etkileşimi simülasyonları gereklidir. Bu çalışmada rüzgâr türbin kanatlarının hareketi ve deformasyonu, rüzgâr hızına ve hava akışına bağlı olarak incelenmiştir. Akışkan hareketinin türbin kanadının dinamik davranışı üzerindeki etkileri Ansys paket programı ile akışkan katı etkileşimi modellenmiştir. Akışkan hareketi CFX modülü ile gerçekleştirilmiş, sabit rüzgâr hızı durumu için gerilmeler Static Structural modülü ile hesaplanmış, Rüzgâr hızının zamana bağlı değişimleri için gerilme ve deformasyonlar Transient Structural ile elde edilmiştir. Rüzgâr hızının titreşim üzerinde etkisi ise CFX te tanımlanan özel basınç dağılımı sonucunun FFT si alınarak, Harmonic Response modül içerisinde CFD Pressure Mapping sınır koşuluna CFX teki FFT verisi girilerek hesaplanmıştır. Kanadın doğal frekansları modal modülü ile hesaplanmış ve değişken rüzgâr hızının değişim frekansının doğal frekanslara yakın olması durumunda gerilme ve deformasyonların durumu incelenmiştir.

Mert Han Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Azerbaycan'da uluslaşma sürecinde dil durumu: Azadlıg, Yeni Azerbaycan ve Azerbaycan gazeteleri temelinde bir analiz (1989-2003)

Bu çalışma; Azerbaycan'da 1989-2003 yıllarında uygulanan dil planlama faaliyetlerini Azerbaycan, Yeni Azerbaycan ve Azadlıg gazeteleri temelinde analiz etmeyi amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden faydalanılmıştır. Arşiv taraması yoluyla elde edilen veriler, dil planlama yaklaşımlarından Klasik Yaklaşım ve bu yaklaşımda Haugen'ın modeli esas alınarak tümdengelimci bir bakışla ele alınmıştır. Çalışma, iki bölümden oluştu. Birinci bölümde tezin kavramsal ve kuramsal çerçevesi çizildi. Dil planlamasıyla ilgili bazı kavramlar, kavramlar arası ilişkiler, dil planlamasının tanımı, dil planlaması yaklaşımları ve tezde esas alınan Haugen'ın dil planlaması modeli ele alındı. İkinci bölüm, tezin ana bölümüdür. Burada taranılan gazete yazıları, Haugen'ın dil planlaması modelinin aşamaları temelinde değerlendirildi. Dil planlama sürecinin ilk aşaması olan seçim başlığı altında dil, değişke seçimi ve Azerbaycan'da bu süreçte uzun süren tartışmalara sebep olan dil adı meselesi irdelendi. Seçimi takip eden kodlama aşamasında yazılaştırma faaliyetleri bağlamında alfabe meselesi ve imla meselesi, yazılaştırmanın devamında ise dilbilgisileştirme ve sözcükleştirme çalışmaları üzerinde duruldu. Ardından uygulama aşamasında dilin resmî alana ve kamu alanına nasıl yerleştirildiği; okul alanı, kamusal dil alanı, kamu kurumları, din alanı bağlamında ortaya konuldu. Dil planlamasının son aşaması olan genişletme sürecinde biçemsel geliştirme ve terimsel çağdaşlaştırma faaliyetleri ele alındı. Seçim, kodlama ve uygulama süreçlerini kapsayan ortak Türk yazı dili ve ortak Türk alfabesi konusunda yapılan çalışmalar, tartışmalar ise verilerimiz ışığında ayrı bir başlıkta incelendi. Çalışmanın sonucunda Azerbaycan, Yeni Azerbaycan ve Azadlıg gazetelerinden elde edilen verilerle SSCB sonrası süreçte Azerbaycan'daki dil planlama faaliyetlerinin Azerbaycan Türkçesinin prestijini ve rolünü arttırdığı tespit edilmiştir. Bu sürecin 2003 yılından sonra da devam ettiği/edeceği öngörülmüştür. Etnik çeşitliliğe sahip olan Azerbaycan'ın tek dillilik politikasını benimsediği; fakat bu konuda ılımlı ve uluslararası tavsiyelere uygun bir politika izlediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: toplum dil bilimi, dil planlaması, Azerbaycan, uluslaşma süreci, Azerbaycan gazetesi, Yeni Azerbaycan gazetesi, Azadlıg gazetesi.

SosyodilbilimTürk lehçeleri
Betül Aydoğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem ölçeklendirme yöntemleri ve taban kayası seçiminin tasarım spektrumuna etkisi

Depreme karşı dayanıklı yapıların tasarımı, deprem riski taşıyan bölgelerde büyük öneme sahiptir. Deprem mühendisliğinde temel bir araç olan tasarım spektrumu, farklı yapısal periyodlara bağlı olarak zemin hareketinin ivme, hız ve deplasman açısından değişimini tarif eder. Bu araştırma, yer hareketi ölçekleme yöntemlerinin ve zemin koşulları ile taban kayası seçiminin tasarım spektrumu üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışmalar, yer hareketi ölçekleme yöntemlerinin, sahaya özel davranış analizlerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Bu yöntemler yapıların deprem tasarımlarını etkileyerek, spektral şekil ve tepki düzeylerinde değişikliklere neden olmaktadır. Ölçekleme yöntemlerinin incelenmesi, yapısal tasarım spektrumu üzerinde oluşan etkiler hakkında değerli bilgiler sunmaktadır. Bir yapının dayanıklılığı, ana kaya ve zemin koşullarından büyük ölçüde etkilenir. Zemin bileşenlerinin amplifikasyon etkileri ve yığılma şekli, tasarım spektrumunu önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahiptir. Belirli bir ana kayanın seçilmesinin yapı tasarımlarında kullanılan tepki spektrumu üzerindeki etkisi çalışma kapsamında incelenmiştir. Sonuç olarak, kuvvetli yer hareketi kayıtlarının zaman ve frekans tanım alanında ölçeklenmesinin tasarım spektrumuna etkisi değişik taban kayası seçimleri ile ayrı ve birlikte analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Dolayısı ile farklı taban kayası seçimleri ve ölçeklendirme yöntemlerinin tasarım spektrumu üzerindeki etkileri araştırılmıştır.

Gökhan Demirbaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Atebetü'l-Hakayık'ta istem (Valenz)

Bu çalışmada Atebetü'l-Hakâyık'ta fiillerin istemleri incelenmiştir. İstem, yönetici sözcüğün (fiil, edat, fiilimsiler vb.) cümlede anlamını tamamlayabilmesi için isteği ya da ihtiyacı olan ek olarak tanımlanmaktadır. İstem, bir yüklemin dilbilgisel anlamda tamamlanmış bir cümle kurabilmesi için ihtiyacı olan durum eklerini ifade etmektedir. Çalışmada fiillerde istem ele alınmıştır ancak fiilimsiler de incelemeye dahil edilmiştir. Fiiller cümlede yönetici olabileceği gibi fiilimsi ekleri alarak yardımcı unsur olarak da görev yapabilmektedirler. Fiilimsi ekleri alarak yardımcı unsur olduklarında "isim" olarak değerlendirilirler. Ancak, artık isim olmuş olsalar bile fiilken sahip olduğu yönetim alanını kaybetmezler ve isteme ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple tezde fiilimsiler de çalışmaya dahil edilmiştir. Tezin asıl amacı, Atebetü'l''-Hakâyık'taki tüm fiillerin istemlerinin tespit edilmesidir. Bu sebeple istem çalışması, Atebetü'l-Hakâyık'ın tüm nüshaları ayrı ayrı dikkate alınarak yürütülmüştür. Bunlar, Arap ve Uygur harfli Ayasofya; Uygur harfli Semerkant; Arap harfli Topkapı ve Arap harfli Hollanda nüshalarıdır. Tespit edilen istemler, Helbig ve Schenkel'in önerdiği istem gösterimi modeliyle ile sunulmuştur. Tezin diğer amacı ise seçilen eserin nüshaları arasında fiillerin istem tercihlerinde bir farklılık olup olmadığını ve eğer varsa bunların sebeplerinin neler olduğunu belirleyebilmektir. Ayrıca, istem tercihlerindeki farklılıklar noktasında Karahanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasında da bir karşılaştırma yapılması da hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Atebetü'l-Hakayık, İstem, Valenz, Dilbilim, Fiillerin İstemi, Fiilimsilerin İstemi, İstem Değişmesi, Hâl Ekleri, Karahanlı Türkçesi

Ramazan Dalkılıç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kuruluşundan günümüze Köprübaşı'nda idari, siyasi, ekonomik ve kültürel hayat (1958-2021)

1954-1960 yılları arasında Gediz nehri üzerine Demirköprü Barajı'nın yapılmasıyla Borlu nahiyesi ve çevresindeki 23 yerleşim yeri kamulaştırmadan etkilenmiştir. Baraj suları altında kalan Borlu ve çevre köylerden bazı vatandaşlar, Köprübaşı'nın olduğu yere gelerek buraya yerleşmeye başlamıştır. Yerleşilen mevkiye 1958 yılında Başbakan Adnan Menderes gelerek temel atmış, yerleşime Köprübaşı adı verilmiştir. Köprübaşı köy statüsü kazandıktan sonra 1959 yılında nahiye olmuş ve Gördes ilçesine bağlanmıştır. Köprübaşı'nda 1968 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur. 1990 yılında resmen, 1991 yılında ise fiilen ilçe olan Köprübaşı kuruluşundan günümüze sürekli idari değişiklikler yaşamıştır. Bu çalışmada çevresindeki şehirlere göre genç bir yerleşim yeri olan Köprübaşı'nın 63 yıllık idari, siyasi, ekonomik ve kültürel gelişimi ele alınmıştır. Köprübaşı'nın idari yapısı köy, nahiye, belde ve ilçe olarak sürekli değişmiştir. Siyasi partiler, seçimler ve belediye başkanları Köprübaşı'ndaki siyasi hayat kapsamında anlatılmıştır. Yerleşimde tarım ve hayvancılık temel geçim kaynağıdır. Ancak günümüzde bu faaliyetler daha modern yöntemlerle yapılmaya başlanmış ve çeşitlenmiştir. Kurulan meslek odaları ve kooperatifler yerleşimdeki ekonomik faaliyetleri yansıtır. Bu arada potansiyel ekonomik faaliyetlere değinilirken yörede bulunan uranyum rezervi ile ilgili gelişmeler de incelenmiştir. Kültürel hayat başlığında ise eğitim-öğretim, kutlamalar/festivaller, basın hayatı, çeşitli dernekler, sportif faaliyetler ve portreler gibi farklı başlıklar yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Köprübaşı, İdari Hayat, Siyasi Hayat, Ekonomik Hayat, Kültürel Hayat

Enes Hançer
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

H.1326-1330 / M.1908-1912 tarihli 424 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Osmanlı Devleti'nin tarih kaynakları arasında hem değer hem de mevcudiyet bakımından büyük yer tutan Şer'iyye Sicilleri, ait olduğu dönemin ve bölgenin tarihini aydınlatmasından dolayı oldukça önem arz eder. Biz de "H. 1326-1330 / M. 1908-1912 Tarihli 424 Numaralı Manisa Şer'iyye Sicili'nin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi" isimli çalışmamızla, adı geçen yıllara ait dönemde Osmanlı Devleti'nin ve aynı zamanda Kula'nın hukukî, sosyal, kültürel, idarî, ekonomik ve yerel tarihine yapmış olduğumuz katkıyı önemsiyoruz. Çalışmamız giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, sicilimizin ait olduğu Manisa ve Kula ilçesi ile ilgili kısa da olsa bilgi vermeyi gerekli gördük. Ayrıca birinci bölümde yer verdiğimiz Osmanlı hukuk tarihinin klasik döneminden son dönemine kadar yaşadığı değişiklikler ve gelişmeler, Kadı'nın devletteki yerinin tarih süresince gösterdiği değişiklik, sicillerin ihtiva ettiği konuların zaman içerisinde nasıl daraldığı gibi hususlar, benzer konuda çalışma yapacak araştırmacılara ışık tutacaktır. Çalışmamızın ikinci bölümü 424 numaralı sicilin tanıtımı, transkripsiyonu, belge özetleri ve üçüncü bölümü ise sicilimizi tasnif ettiğimiz ve detaylı olarak değerlendirmesini yaptığımız orijinal bölümlerdir. Transkript edip değerlendirdiğimiz 424 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili, kataloğa Hicrî 1326-1330 tarihli olarak kaydedilen Kula'ya ait bir defterdir. Umumî ve hususî vekâletnamelerden oluşan sicilde miras, veraset, hisse, mülk, satış, borç, alacak, nikah, mehir, boşanma, müdahale, el koyma gibi konularda verilen vekâletler mevcuttur. Çalışmamızın sonucunda, 424 Numaralı Manisa Şer'iyye Sicili'nin ait olduğu yıllarda, Osmanlı Devleti'nin Kula özelinde; bölgenin yerleşimi, demografik yapısı, toplum yapısı, sosyal ve kültürel hayat, halkın ekonomik uğraşları, kullanılan para birimleri ve iktisat gibi çeşitli konularda veriler elde etmiş bulunmaktayız. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Manisa, Kula, Şer'iyye Sicili, Hukuk, Kadı.

Özüm İlgün
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil robotlarla yapılan sipariş toplama operasyonlarının simülasyon ile modellenmesi ve analizi

Teknolojinin gelişmesi ve tüm pazarlarda firma sayısının artması ile birlikte, firmalar hem tedarik zinciri süreçlerini kolaylaştırmak hem de rakiplerinden sıyrılmak için çeşitli hamleler yapmaktadır. Depolama, tedarik zincirinin önemli bir parçasıdır ve teslim alma, istifleme, sipariş toplama, paketleme vb. depo operasyonlarının verimli yönetimini gerektirmektedir. Öte tandan, sipariş toplama depolar için en önemli operasyonlardan biridir ve tedarik zinciri performansı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Sipariş toplama operasyonlarında verimliliği artırmak için başvurulan uygulamaların önemli bir bölümünü otomasyona dayalı sistemler oluşturmaktadır. Mobil robotlar otomatik sistemlerin vazgeçilmez bir bileşenidir ve insanlarla işbirliği yapabilme özelliği sayesinde çalışma ortamında uygulama kolaylığı sağlamaktadır. Öte yandan, bu robotların yatırım maliyeti yüksek olduğundan verimli bir şekilde kullanılmaları firmalar için oldukça önemli bir konudur. Bu çalışmada bir e-ticaret firmasına ait hipotetik bir depo sistemi ele alınarak mobil robotların sipariş toplama süreçlerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda, ele alınan sistemin simülasyon modeli Arena programı kullanılarak oluşturulmuş ve çeşitli robot atama politikaları için analizler gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmada, mobil robotların katettiği mesafeye bağlı olarak şarj seviyelerinin azalması ve şarj seviyesinin belli bir değere düşmesiyle robotların şarj istasyonuna yönlendirilerek şarj edilmesi kısıtı dikkate alınmıştır. Ortalama akış süresi performans ölçütü için robot atama politikası alternatifleri değerlendirilerek farklı sistem karakteristiklerine yönelik çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Tuba Koçer
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

H. 1326-1329/ M. 1908-1911 tarihli 419 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Kadıların Osmanlı sistemindeki etkin rolleri sebebiyle şer'iyye sicilleri sosyal ve yerel tarih çalışmalarında ana kaynak niteliği taşımaktadır. Osmanlı tarihi kaynakları içerisinde çok önemli yeri bulunan bu belgeler tanıklık ettiği döneme ışık tutan özgün kaynaklardır. Bunlar Osmanlı Devleti mahkemelerinde verilen kararların ve tutulan kayıtların toplandığı defterlerdir. Kadı sicilleri, kadı divanı, mahkeme kayıtları, sicillât-ı şer'iyye ve yaygın kullanımı ile şer'iyye sicilleri denilen bu defterler kadı yahut nâibi tarafından tutulmakta ve çeşitli türden belgeleri içermektedir. Yüksek lisans tezi olarak incelediğimiz 419 Numaralı Manisa Şer'iyye sicilini (1326-1329/1908-1911); konu bakımından tespit ettiğimiz dava kayıtlarının ağırlıklı olarak, miras, talak, vasi tayini, satış ve alacak davalarını içeren hüccet ve berat türü belgeler olduğunu görmekteyiz. Bu çalışma ile Manisa Sancağı Kula Kazası yerelinde yaşanan olayların; dönemin ekonomik, sosyal, kültürel ve hukuki durumuna ışık tutacağına inanıyoruz. Çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı ve yöntemi belirtilerek, Manisa ve Kula Kazası'nın coğrafi ve tarihî durumu ele alınmaktadır. Ardından birinci bölümde Osmanlı klasik dönem hukuku ve kadılık kurumu, son olarak Tanzimat dönemi hukuku ve mahkemeleri hakkında genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Manisa Şer'iyye Sicilleri, 419 Numaralı sicil defterinin tanıtımı, belge özetleri ve transkribi, üçüncü bölümde ise sicilin genel değerlendirmesi yapılmış, defterde geçen dava konuları ve yer adları hakkında bilgi verilmiştir. Çalışma sonuç, ekler ve kaynakça ile son bulmaktadır. Anahtar kelimeler: Osmanlı, Manisa, Kula, Şeriyye Sicili, Hukuk, Kadı

Sedef Karaca
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Atasözü ve deyimler bağlamında Türkçe öğretim kaynaklarının incelenmesi

TDK'ye göre atasözü uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz , deme, mesel, sav, darbımesel şeklinde tanımlanmaktadır. Deyim ise, TDK'nin çevrimiçi sözlüğünde, genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir şeklinde tanımlanmıştır. Atasözü ve deyimler kültürün önemli bir unsuru ve taşıyıcısıdır. Bir dilin öğretilmesi aynı zamanda o dilin kültürünün de öğretilmesidir. Atasözü ve deyimler yüzyıllardır o topluma ait kültürel ögelerin taşıyıcı olduğu ve kültürün temel unsurlarını oluşturduğu için önem taşımaktadır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde benzerleri olarak Yunus Emre Enstitüsü'nün hazırladığı Türkçe öğretimi seti kültür aktarımı bağlamında incelenmiş ve kültürel unsurların geneli ele alınmıştır. Bu çalışmada ise Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim B1-B2 seviyesi Türkçe öğretimi seti ve MEB İlkokul 3. Sınıf Türkçe Ders Kitaplarının Atasözü ve deyimler bağlamında incelemesi yapılacak olup bunun yanında incelenen kaynaklarda yer alan çalışma kitapları ve CD de yer alan dinleme metinleri de ele alınacaktır. Bu araştırmada kültür taşıyıcısı ve sembolü olan atasözü ve deyimler bağlamında Türkçe öğretimi kaynakları incelenmiştir.

Gülümser Çetin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00