Manisa Celal Bayar University
Institute

Institute of Health Sciences

Manisa Celal Bayar University

480

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Akut böbrek hasarında aday miRNA ekspresyon profilinin, hücre hattı modellemesi kullanılarak araştırılması

Amaç: Kontrasta bağlı akut böbrek hasarı [Kİ-ABH] klinik komplikasyon olup artmış mortalite, uzamış hastanede yatış ve artan tıbbi maliyetlerin önemli bir nedenidir. Kİ-ABH'da etkili müdahaleler almak için erken teşhis ve koruyucu önlemler kilit öneme sahiptir. Tanı yaygın olarak kullanılan fakat renal hasarın gerçek zamanının gerisinde kalan ve erken tanı ve müdahaleleri ciddi şekilde etkileyen serum kreatinin seviyelerine bağlıdır. MikroRNA'nın [miRNA] erken Kİ-ABH tanısında yararlı bir biyobelirteç olduğu bulunmuştur. Çalışmamızda Kİ-ABH'da miRNA ekspresyon profilinin oluşturulması ve biyobelirteç olabilecek yeni miRNA'ların saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda insan böbrek tübüler epitelyal HEK-293T hücreleri, Kİ-ABH hücre modeli oluşturmak için ioheksol ile muamele edildi. Hücre canlılık testi uygulaması sonrasında, kültüre edilen hücrelerden RNA izolasyonu yapıldı. miRNA microarray ile ekspresyon profillendirmesi gerçekleştirildi. Bulgular: HEK-293T hücrelerine kontrast madde olarak ioheksol verilip hücre canlılık testi uygulandığında, hücre morfolojisinde değişiklik olmadığı gözlemlendi. Hücrelerden RNA izolasyonu sonrasında, miRNA PCR array ile ekspresyon profillendirmesi değerlendirildiğinde, 20 miRNA'nın downregüle ve 6 miRNA'nın upregüle olduğu saptandı. Analiz sonucunda anlamlı değişim saptanmış 3 miRNA (miR-378a-3p, miR-182-5p, miR-23b-3p) real-time PCR yöntemi ile valide edilmiştir. Üçlü tekrar edilen örneklerden two-way ANOVA ve paired t-test yöntemleri kullanılarak istatistiksel analizler gerçekleştirilmiş olup, sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (**p< 0.01). Sonuçlar: Literatüre bakıldığında kontrast nefropati çalışmalarında saptanmayan bu miRNA'lardan miR-182-5p, miR-221-3p, miR-151a-5p, miR-181b-5p, miR-23b-3p, miR-103a-3p, miR-23a-3p, miR-378a-3p, miR-191-5p, miR-17-5p nefrotoksinler, sepsis, I/R hasarı gibi farklı etyolojilere bağlı ABH modellerinde saptandığı görüldü. Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, kontrast nefropati, miRNA

Akut böbrek hasarıBöbrekGen ifadesi+6
Aysun Toraman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Demanslı hastanın beslenmesine yönelik verilen eğitimin etkinliğinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışma demanslı hastaların bakım vericilerine yönelik yürütülen beslenme eğitim programının demanslı hastanın beslenme güçlüğü, beslenme durumu, yutma güçlüğü, sarkopeni durumu, antropometrik ölçüm değerleri ve bakım vericinin bilgi düzeyi üzerine etkinliğinin araştırılması amacıyla yürütüldü. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma ön test-son test tasarımında randomize kontrollü bir çalışmadır. Çalışma 69 hasta ve bakım verici ile yürütüldü (girişim grubu=31, kontrol grubu=38). Girişim öncesi ve sonrasında girişim ve kontrol gruplarından Tanımlayıcı Bilgi Formu, Edinburgh Demansta Beslenme Değerlendirme (EdFED) Ölçeği, Mini Beslenme Değerlendirmesi, Multipl Sklerozda Disfaji Değerlendirme Ölçeği ve Sarkopeni Tarama Testi (SARC-F) kullanılarak veri toplandı. Girişim grubu üç ay boyunca standart bir eğitim programı aldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, medyan ve çeyrekler arası aralık değerleri kullanıldı. İki grup arasındaki fark bağımsız gruplarda Mann-Whitney U testi ile değerlendirildi. Bağımlı gruplarda değişim Wilcoxon İşaretli Sıra Testi ile değerlendirildi. Bulgular: Bakım vericilere yönelik yürütülen Demansta Beslenme Eğitim Programı'nın, hastanın beslenme durumunu, sarkopeni durumunu, bel çevresi, kalça çevresi, baldır çevresi ve bel boy oranında azalmayı iyileştirmede etkili olduğu, bakım vericinin demansta beslenme bilgisini arttırdığı (p<0,05); beslenme güçlüğünü ve yutma güçlüğünü azaltmada, vücut ağırlığında ve beden kütle indeksindeki azalmayı iyileştirmede etkili olmadığı saptandı (p>0,05). Sonuçlar: Çalışma sonuçlarına göre bakım vericilere yönelik yürütülen Demansta Beslenme Eğitim Programı'nın hasta ve bakım vericileri üzerinde etkili olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar Sözcükler: Demans, bakım verici, beslenme, yeme, eğitim.

Alzheimer hastalığıBakım verenlerBeslenme+4
Fatma Uyar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbolcularda farklı yoğunluklardaki foam roller modelleri kullanımının hamstring kas sertliği ve esnekliği üzerine akut etkilerinin incelenmesi

Amaç: Profesyonel futbolcularda farklı yoğunluklardaki Foam Roller modelleri kullanımının hamstring kas sertliği ve esnekliği üzerine akut etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Gaziantep Futbol Kulübünde oynayan 18-40 yaş aralığında ki 21 erkek profesyonel futbolcuya, Myoton Pro cihazı kullanılarak hamstring kas sertliği ve unilateral otur- uzan testi ile hamstring kasının esnekliği değerlendirildi. Sporcular randomize olarak yedişer kişiden oluşan yumuşak, orta ve sert yoğunluklu Foam Roller kullanılmak üzere gruplara ayrılmıştır. Sporcular dominant taraf hamstring kasında birer dakikalık iki setten oluşan yöntemi uygulamıştır. Ölçümler uygulama öncesi [UÖ] ve uygulama sonrası [US] olmak üzere iki kez yapılmıştır. Bulgular: Futbolcuların kas sertliği ölçümü UÖ ortalaması 16,26 N/m ve US ort.'sı 16,17 N/m olarak belirlendi. Esneklik ölçümü UÖ ort.'sı 28,36 cm ve US ort.'sı 31,05 cm bulundu. Ön test ve son test ortalama ölçüm zamanlarına göre kas sertliği için istatistiksel farklılık göstermediği (p>0,05) fakat esneklik için istatistiksel açıdan farklılık gösterdiği (p<0,05) belirlendi. İki yönlü ANOVA testi sonucunda; farklı yoğunluklarda uygulanan foam roller modelleri arasında kas sertliği ve esneklik üzerine istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olmadığı tespit edildi (p> 0,05). Sonuçlar: Kas esnekliğinin artırılması için foam roller uygulamasının önemli olduğunu ancak farklı yoğunluklarda uygulanan foam roller modelleri arasında kas sertliğinin giderilmesi ve esnekliğin artırılması açısından fark olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: esneklik, kas sertliği, köpük yuvarlama, myoton pro, spor

EsneklikFoam rollerFutbol+4
Muhammet Maksut Ağaoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin human papilloma virüsü ve aşıları hakkında bilgi düzeyleri ve tutumlarının incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin Human papilloma virüsü [HPV] ve aşıları hakkında bilgi düzeyleri ve tutumlarının incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 527 hemşirelik öğrencisi ile yürütülmüştür. Veriler öğrencilerin tanıtıcı özellikleri soru formu ve "Human Papilloma Virüsü Bilgi Ölçeği" ile toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %57,7'si Human papilloma virüsü'nü, %45,0'ı Human papilloma virüsü testini ve %52,8'i Human Papilloma Virüsü aşısını duyduğunu belirtmiştir. Human Papilloma Virüsü Bilgi Ölçeği toplam puan ortalaması kadın, 20 yaş üzerinde olan, dördüncü sınıfta eğitim alan, sosyal güvencesi olan, cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında bilgisi olan, Human papilloma virüsü hakkında eğitim alan, derslerde Human Papilloma Virüsü konusunun işlendiğini belirten öğrencilerde istatistiksel anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Bu çalışmada öğrencilerin Human Papilloma Virüsü ve aşıları konusunda bilgi seviyelerinin düşük olduğu belirlenmiştir.

AşılamaAşılarHemşireler+7
Şehriban Çiftçi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kısa süreli antrenman protokollerinin atletik performans üzerine subakut etkisi

Amaç: Günümüzde spor branşlarının müsabakalarının düzenlenme sıklığının artması yıllık antrenman planları dahilinde hazırlık döneminin kısalmasına neden olmuştur. Bu nedenle subakut sürede yüksek yoğunlukta uygulanabilir antrenman yaklaşımlarının araştırılması gereği doğmuştur. Çalışmamızın amacı Limit Stabilite Antrenman (LST) yaklaşımıyla hazırlanmış 10 günlük antrenman planının atletik performans üzerine kısa süreli etkilerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma kahverengi kuşak ve üzeri kemer seviyesine sahip 19 yetişkin karate sporcusunun katılımıyla (Yaş: 19.3±1.6, Vücut Ağırlığı: 64.7±16.6 kg, Boy: 164.6±9.7 cm) gerçekleşmiştir. Katılımcılar 10 sporcu Limit Stabilite Antrenman Grubu (LSTG), 9 sporcu Kontrol Grubu (KG) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. LSTG sporcularına 10 gün süren ve 18 antrenmandan oluşan bir LST antrenman programı uygulanmıştır. KG sporcularına eşdeğer antrenman yükü, süresi ve sıklığında karate antrenmanı uygulanmıştır. Her iki grup için dikey sıçrama, dinamik denge, yumruk ivmelenmesi, aerobik dayanıklılık ve eklem hareket açıklığı (EHA) parametreleri familirizasyon, ön-test, son-test ve antrenman programı bitiminden 10 gün sonra takip testi uygulamalarıyla ölçümlenmiştir. Bulgular: Ölçümlerden elde edilen verilere göre yapılan analizler sonucunda atletik performans parametrelerinin hiçbirinde düşüş görülmezken, Counter Movement Jump (CMJ), non-dominant ekstremite dinamik denge, aerobik dayanıklılık, EHA dominant abdüksüyon (Abd.) ve EHA non-dominant fleksiyon (Flex.) parametrelerinde anlamlı pozitif farklılık bulgulanmıştır (p<0,05). Sonuçlar: Elde edilen bulgular LST yaklaşımının kısa süreli antrenman yüklemesi ile atletik performansta pozitif gelişmelere neden olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Limit Stabilite Antrenman, LST, Atletik Performans, Karate

AntrenmanAtletizmKarate+3
Mahmut Doğan Yıldız
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı bor bileşiklerinin COVİD-19 hücre girişinde rolü olan transmembran serin proteaz 2 (TMPRSS2) üzerine etkisinin akciğer fibroblast hücrelerinde incelenmesi

Amaç: Bor bileşikleri bor sitrat ve bor malatın MRC-5 akciğer fibroblast hücre hattı üzerinde gen düzeyinde SARS Koronavirüs 2 [SARS-CoV-2]'nin hücre girişinde önemli rolü olan Transmembran Serin Proteaz 2 [TMPRSS2]'ye olan ve anti-enflamatuvar yolak üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bor bileşiklerinin MRC-5 hücre hattındaki sitotoksik etkisi 3-4,5-dimetil-tiyazolil-2,5-difeniltetrazolyum bromür [MTT] yöntemi ile ölçülmüştür. Hücreleri stimüle etmek için tümör nekroz faktör-α [TNF-α] kullanılmış ve gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu [RT-PCR] ile gen ekpresyon düzeyleri ölçülmüştür. Elde edilen veriler Microsoft Excel programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: MTT analizinde kullanılan konstantrasyonların hiçbirinde, normal sağlıklı fibroblast hücre hattı olan MRC-5 hücrelerine, bor bileşiklerinin herhangi bir negatif veya toksik etkisi görülmemiştir. • Bor sitrat ve Bor malat TMPRSS2'yi inhibe etmiştir. Bor malat ACE2'yi inhibe ederken, Bor sitrat uygulamasında önemli bir değişiklik olmamıştır. TNF-α ile indüklenen hücrelerde bor sitrat ve bor malat bileşiklerinin her ikisinin de CatS ve CatB gen seviyesini inhibe ettiği bulunmuştur. • Bor sitrat ve bor malat bileşiklerinin IL-1𝛽 ile IL-1𝛼 gen ekpresyon seviyelerini inhibe ettiği ve IL-6 gen ekpresyon seviyesini arttırdığı görüldü. Bor malatın ve bor sitrat NFκB-p50 ekpresyonunu artırdığı fakat NFκB-p65, IκB gen ekpresyon düzeylerini azalttığı saptanmıştır. • Sonuçlar: S protein aracılıklı hücre füzyonunun engellenmesinde bor malatın, bor sitrata göre daha etkili olabileceği anlaşılmaktadır. Yeni çalışmalar ile ACE2 inhibitörünün potansiyelinin değerlendirilmesi önerilir. Covid-19 pandemisi ile mücadelede bor malat ve bor sitratın potansiyel ajanlar olabileceği düşünülmüştür

Antiinflamatuar ajanlarBorBor bileşikleri+5
Serap Yildirak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelikte bulantı kusmanın yaşam kalitesi ile gebelik ve anneliğe uyumuna etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı gebelikte bulantı kusmanın yaşam kalitesi ile gebelik ve anneliğe uyuma etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı kesitsel tipte olan bu çalışmanın evrenini İzmir ilinde bir üniversite hastanesine 2019 yılında başvuran 1738 gebe oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem büyüklüğü evreni bilinen formül kullanılarak %95 güven aralığı, %5 standart sapma ile 315 gebe olarak belirlenmiştir. Çalışmada kadınların tanıtıcı özellikleri soru formu, Short-Form 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Bu çalışmada gebelikte bulantı kusmadan olumsuz etkilendiğini belirten kadınlarda rol güçlüğü (fiziksel), sosyal fonksiyon, ağrı ve genel sağlık puan ortalamaları düşük bulunmuştur. Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği toplam puan ortalaması 146,2 ± 30,1 olup, bu puan ortalaması evde dört ve üzeri kişi yaşayan, eşin yaş grubu 28 ve üzerinde olan, dört ve üzerinde gebeliği ve çocuğa sahip olan, istemeden gebe kalan ve eşi ile uyumsuz olduğunu ifade eden kadınlarda istatistiksel anlamlı olarak yüksek olup, bu kadınların anneliğe uyumunun yetersiz olduğu saptanmıştır. Gebeliğin kabulü alt boyut puan ortalaması bulantı kusmadan olumsuz etkilendiğini belirten kadınlarda yüksek bulunmuştur. Sonuç: Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği toplam puanı ile mental sağlık ve vitalite arasında orta ve negatif yönlü diğer alt boyutlar ile düşük korelasyon saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği, Short-Form 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Gebelikte bulantı kusma, gebelik ve anneliğe uyum

AnnelerBulantıGebelik+3
Filiz Uludağ Baştimur
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Madde kullanımı olan ve olmayan ergenlerde aile işlevlerinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırmada, madde kullanan ve kullanmayan ergenlerin algıladıkları aile işlevleri, aile işlevlerinin madde kullanımı üzerine etkisi, araştırmaya katılan ergenlerin sosyo-demografik özelliklerinin madde kullanımına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma vaka- kontrol çalışmasıdır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı yüzde dağılım ve tanımlayıcı istatistikler, Kolmogorov Simirnov normallik testi, Mann Whitney U testi yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edildi. Çalışmamızın vaka grubunu Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Genç Psikiyatri Polikliniği biriminde tedavi gören geçmişte ve verilerin toplandığı zamanda madde kullanımı olan 14-18 yaşları arasında 96 ergen oluşturdu. Kontrol grubunu ise Manisa Merkezde bulunan üç liseden 311 ergen oluşturdu. Veriler Ekim 2021– Mart 2022 tarihleri arasında, 'Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Aile Değerlendirme Ölçeği' kullanılarak toplandı. Bulgular: Madde kullanan ergenlerin %77,1'inin 15 yaş ve üzerinde, %50'sinin erkek, %58,3'ünün çekirdek aile, %92,7'sinin kaldıkları yerin ev olduğu, %40,6'sının büyükşehirde yaşadığı, %57,3'ünün gelirinin gidere eşit, %80,2'sinin anne ve babaların sağ olduğu, %53,1'inin anne eğitimin durumunun ilkokul üzeri, %69,8'inin anne mesleğinin ev hanımı olduğu, %60,4'ünün baba eğitim durumunun ilkokul üzeri, %39,6'sının baba mesleğinin işçi olduğu bulundu. Madde kullanmayan ergenlerin ise, %75,2'sinin 15 yaş ve üzerinde, %53,1'inin erkek, %77,8'inin çekirdek aile, %98,7'sinin kaldıkları yerin ev olduğu, %65,6'sının büyükşehirde yaşadığı, %74,6'sının gelirinin gidere eşit, %91'inin anne ve babaların sağ olduğu, %70,4'ünün anne eğitimin durumunun ilkokul üzeri, %54,3'ünün anne mesleğinin ev hanımı olduğu, %86,5'inin baba eğitim durumunun ilkokul üzeri, %49,8'inin baba mesleğinin işçi olduğu saptandı. Sonuç: Ergenlerin madde kullanma durumları ile aile değerlendirme alt boyutları ortalama puanları arasında anlamlı fark olduğu (p<0,05), tüm alt boyutlarda madde kullanan ergenlerin, madde kullanmayan ergenlerin ortalama puanlarından daha yüksek olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Madde kullanım bozukluğu; ergenler; aile işlevleri, hemşirelik.

Aile işlevleriErgenlerErgenlik+1
Hacer Tunç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin farklı spor branşlarına olan tutumlarının beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumu yordama gücü

Amaç: Araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin farklı spor branşlarına olan tutumlarının beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumu yordama gücünün ince-lenmesidir. Ayrıca cinsiyet, sınıf ve okul değişenlerine göre öğrencilerin tutumları-nın karşılaştırılması istenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırma İzmir ili Buca ilçesinde bulunan üç ortaokulda öğrenim gören 435'i kadın (%48,5), 461'i erkek (%51,5) olmak üzere toplam 896 gönüllü öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları Atletizme yönelik tutum ölçeği, Basketbol tutum ölçeği, Hentbol tutum ölçeği, Voleybol tu-tum ölçeği, Futbol tutum ölçeği, Beden eğitimi ve Spor Dersi tutum ölçeği (BEDYTÖ) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda sırasıyla Atle-tizm, Futbol, Basketbol ve Voleybola yönelik tutum BEDYTÖ' nin "derse ilgi" alt boyutun düşük düzeyde negatif yönlü fakat anlamlı bir ilişkiye (Düzeltilmiş R2=.199) sahip olduğu bulunmuştur. BEDYTÖ' nin "öğretmene karşı tutum" alt boyutunun Atletizm ve Basketbola yönelik tutum tarafından çok düşük düzeyde pozitif yönlü fakat anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu, Hentbola yönelik tutum negatif yönlü çok düşük düzeyde anlamlı ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir (Düzeltilmiş R2=.027). BEDYTÖ' nin "ders saati" alt boyutunun Atletizm, Futbol ve Basketbola yönelik tutum ders saati değişkeninin negatif yönlü çok düşük düzeyde fakat anlam-lı bir ilişkiye sahip olduğu ve Hentbola yönelik tutum pozitif yönlü çok düşük dü-zeyde fakat anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur (Düzeltilmiş R2=.068). Sonuç: Yapılan araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin Atletizm, Futbol, Voleybol, Hentbol, Basketbol branşlarına yönelik tutumlarının beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tutum, Beden Eğitimi, Ortaokul Öğrencileri, Spor Branş-ları

Beden eğitimiOrtaokul öğrencileriSpor+3
Gazel Avşaroğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Yüksek ateş şikayeti ile çocuklarını acil servise getiren ebeveynlerin bilgi tutum ve uygulamaları

Amaç: Araştırma, İzmir Menemen Devlet Hastanesi Acil Servisine yüksek ateş şikayeti ile çocuklarını acil servise getiren ebeveynlerin bilgi tutum ve uygulamaları belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma verileri oluşturulan literatür bilgileri doğrultusunda oluşturulan, sosyo-demografik bilgi formu ve Ebeveyn Ateş Yönetini Türk versiyonu ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırmanın verileri Ağustos-Aralık 2022 tarihleri arasında İzmir Menemen Devlet Hastanesi Acil Servisine çocuğunu yüksek ateş şikayeti ile getiren ebeveynlerden elde edilmiştir. Bu süre içerisinde acil servise başvuran 222 ebeveyn araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan ebeveynlerin yaş ortalaması 33,47±3,25 dir. Çocukların cinsiyeti %57,2 erkek %42,8'i kızdır ve yaş ortalaması olarak 6,10±3,63 dir. Ebeveynlerin %42,3'ü çocuğun evdeki ateş ölçüm değerini ve %45,9'u ise hastanedeki ateş ölçüm değerini 38-38,9 arasında belirtmiştir. Ebeveynlerin %68,9'u çocuğun ateşlenmesi durumunda ölmesinden dolayı endişelendiklerini, %32,4'ü çocuğun ateşinin yükseldiğini cildine dokunarak anladıklarını, %98,2'si çocuğun ateşlendiğini düşündüklerinde ateşi ölçtüklerini, %43,2'si çocuğun ateşini koltuk altından ölçen otomatik derece ile ölçtüklerini, %34,2'si ateş yükselince ilk uygulama olarak ateş düşürücü ilaç verdiklerini, %54,5'i ılık uygulamayı yaptıkları bölgenin tüm vücut olduğunu, %79,3'ü çocuğun ateşlenmesi durumunda neler yapılmasına yönelik eğitim aldıklarını, eğitim alanların %85,3'u eğitimi sağlık personeli'nden aldıklarını belirtmişlerdir. Sonuçlar: Araştırmada, ateşli çocukların ebeveynlerinin kaygı düzeylerinin yüksek olduğu, üniversite mezunu olan, şehirde yaşayan, geliri giderden fazla olan ebeveynlerin ateş yönetimleri puan ortalaması yüksek bulunmuştur. Çocuk sayısı fazla olan ebeveynlerin ise ateş yönetimi puan ortalaması daha düşük bulunmuştur. 2 Ebeveynlerin çocuklarının cinsiyeti ile ebeveyn ateş yönetimi ölçeği ortalama puanı arasında anlamlı fark olmadığı bulundu (p>0.05) Anahtar kelime: Yüksek Ateş; Çocuklar; Aile, Hemşirelik

Acil servis-hastaneAcil tıpAna-baba+6
Şahin Efebey Bayraktar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00