Muğla Sıtkı Kocman University
Discipline

Contemporary Turkic Languages and Literatures

Muğla Sıtkı Kocman University

211

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türk kültüründe kadının rolü ve Kırgız destanlarındaki yansımaları

Destanlar bir milletin kültürü, yaşam şekli ve olaylara/kişilere yaklaşımını gösteren en önemli edebi kaynaklardan biridir. Destanlar, dünya üzerinde yaşayan bütün Türk toplulukları için ayrı bir önem arz etmektedir. Arkaik dönemden itibaren Türk destanları, Türklerin yaşayış şekilleri ve günümüze kadar geçen süreçteki değişimlerini anlayabilmek açısından da eşsiz kaynaklardır. Arkaik destanlar, kahramanlık destanları, tarihi ve aşk destanları, mitsel-masalsı destanlar şeklinde çeşitleri bulunan destanlarımız, bir milletin tanınmasına da olanak sağlamaktadır. Kırgız Türklerinde ise daha çok sözlü edebiyat sahasında gelişme gösteren destanlar günümüze kadar ulaştırılmış değerli edebiyat ürünleridir. Söz konusu tez çalışmasında da Kırgız Türklerine ait olan beş destan ışığında kadınların Türk kültüründeki yeri anlatılmıştır. Tezin ilk bölümünde arkaik dönemden günümüze kadar geçen süre zarfında Türk kadınlarının aile, sosyoekonomik, kültürel ve siyasî hayat içindeki rolleri üzerine araştırma yapılmış ve Türk yaratılış destanı ile bağdaştırılarak verilmiştir. Türk mitolojisinde çok önemli bir yeri olan Ak Ana ve Umay Ana başta olmak üzere iyicil ve kötücül tanrıçalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk destancılık geleneği ve kadınlar ile ilgili destan motifleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca destanlarımızda görülen tipler hakkında da bilgiler sunulmuştur. Son bölümde ise beş Kırgız destanında yer alan kadın kahramanlar tespit edilmiş ve Türk kültüründeki rolü saptanmıştır. Tez çalışmasının sonunda yer alan ekler kısmındaki resimler ise tezde incelenen tanrıçaların ve destanlardaki kadın kahramanların mitolojide ne şekilde temsil edildiğini anlayabilmek adına verilmiştir.

DestanlarKadınlarKahramanlar+4
Ceren Doğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan Türkmen ağzı (Şamal bölgesi)

Afganistan'da en çok nüfusa sahip olan beşinci kavim Türkmenlerdir. Afganistan'da yaşayan Türkmenler farklı boylardan oluşmaktadır. Bu çalışmada haklarında az bilgi sahibi olduğumuz Afganistan Türkmenlerin dilleri, tarihleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada konu olan bilgiler için Afgan Türkmenlerine mesup olan şairlerin eserlerinden ve ağız çalışmalarından faydalanmıştır. Kendimizin yaptığı saha çalışmasında kaynak kişilerden derlediğimiz metinler ile daha önce yapılmış çalışmalar ışığında çalışmamız tamamlandı. Bu çalışmada Afganistan Türkmenlerinin tarihi, coğrafyası ve dilleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afganistan Türkmen Türkçesi, Afganistan Türkmenlerin ağzı

AfganistanAğızlarTürkmen ağzı+1
Abdul Shukoor Koyuk
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

1917-1941 yılları arası modern Türkmen şiirinde kadın teması

Türkmenistan köklü ve bir o kadar da geniş bir tarih ve kültür birikimine sahiptir. Bu birikimle süregelmiş olan Türkmen edebiyatı ağırlıklı olarak şiir türünde gelişim göstermiş ve değerli edipler yetiştirmiştir. Bu doğrultuda Modern Türkmen şiirinde kadın temalı eserleri tasnifleyerek bu çalışmamızı oluşturduk. Hazırlamış olduğumuz "1917-1941 Yılları Arasında Modern Türkmen Şiirinde Kadın Teması" başlıklı tezimiz Giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Türkmen adı ve Türkmen Tarihi (XIX-XX yy.) hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmamızın Birinci bölümünde; Türkmen edebiyatı tarihi oluşumu (XVIII-XIX-XX. yy.) ve dönem şahsiyetleri ile Modern Türkmen şiiri (1920-1940) ve dönem şahsiyetleri hakkında genel bilgiler verilerek kronolojik bir sırayla ve dönemsel olarak incelenmiştir. İkinci bölümde; Türkmen kadını hakkında kısa bir bilgilendirmeden sonra kadın temalı şiir örnekleri verilmiştir. Bu şiir örnekleri incelenirken özellikle İsmail Çetişli'nin Metin Tahlillerine Giriş-1, Mehmet Kaplan'ın Şiir Tahlilleri-1 ve Şiir Tahlilleri-2 kitaplarından faydalanılmış, dönemin sosyal ve siyasi açısından ele alınarak tasnif edilmiştir. Ek'de çalışmamızda kullandığımız şiirlere yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise yaptığımız araştırma ve inceleme sonucunda varılan netice üzerinde durularak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkmen Edebiyatı, Modern Türkmen Şiiri, Kadın, Bolşevik İhtilali.

KadınlarModern şiirTema+4
Eda Nur Arslan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki kalıp sözlerin karşılaştırmalı bir incelemesi

Kalıp sözler, Kırgız dilinin bambaşka bir zenginliğini yansıtan, kültürümüze, olaylar karşısındaki tutumumuza ışık tutan dil öğelerindendir. Her toplumun kendi kültürü içinde, belirli durumlarda söylenmesi âdet olmuş belli başlı sözleri vardır. Kalıp söz, deyimler, atasözleri vb. kalıp sözler, biriyle karşılaşıldığında, onu selamlarken, evlenme, doğum, ölüm gibi özel durumlarda, bir kimseden iyilik ya da yardım alındığında, rica edildiğinde ve hastalıkta duygularımızı açıklamak için söylenen birtakım sözlerdir. Bir yabancı dil öğrenirken yalnızca dilbilgisi ve kitaplarda, sözlüklerde geçen kullanım birimlerini öğrenmek yetersiz kalmaktadır. Söz konusu dili konuşan toplumun kültürünü, belli durumlarda söylenmesi gereken kalıplaşmış dil birimlerini, hitap yollarını ve davranışlarını da tanımak gerekmektedir. Bu yüzden dilin en canlı birimlerinden biri sayılan kalıp sözlerin öğrenimi de bu açıdan oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Kırgız Türkçesindeki kalıp sözler çeşitli kaynaklardan derlenerek bir araya getirilmiş, edebî eserlerden, siyasi, ilmî, dönemsel vb. yayınlardan, konuşma dilinden verilen örnekler açıklanmış; oluşum, yapı, bağlam ve anlam açısından Türkiye Türkçesindeki karşılıkları verilerek incelenmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar kalıp sözlerle ilgili yapılan çalışmalarda karşılıklı anlamları verilse de her iki lehçedeki kalıp sözler üzerine bu şekilde karşılıklı incelemeye dayalı çalışmaya rastlanmamıştır. Tezimizin amacı literatürdeki bu eksikliği karşılamak ve Kırgız Türkçesindeki kalıp sözlerin aktarımında karşılaşılan problemlere çözüm getirmeye katkıda bulunmaktır. Anahtar kelimeler: Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, kalıp sözler.

Kalıp sözlerKarşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilim+4
Aıdaı Kubanychbekova
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Balkan Türkleri çağdaş şiirinde milli temalar üzerine bir araştırma

Araştırma; Batı Trakya (Yunanistan), Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Romanya ve Gagavuz topraklarında asırlar boyunca millî varoluş mücadelesini sürdürmeye devam eden Balkan Türklerinin tarihî ve sosyal geçmişini çağdaş Türk şiirinde millî temalar çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın birinci bölümünü Balkan Türklerinin tarihî geçmişi oluşturmaktadır. Bu bölümde şiirlerin tarihî ve sosyal olaylarla bağlantısını kurabilmemiz amacıyla tarihî bilgi verilmektedir. İkinci bölümü tezimizin ana konusunu oluşturan millî temalar oluşturmaktadır. Bahsettiğimiz millî temalar başlığı altında memleket, dil, milliyetçilik (Türkçülük), göç, savaş ve direniş, din ve Atatürk ile ilgili kaleme alınan şiirler incelenmektedir. Bu nedenle bu konuda yazılan şiirler derlenmiştir. Balkan Türk şairlerinin şiir kitapları, Batı Trakya'nın Sesi, Romanya Demokratik Türk Birliği'nin yayın organı Hak Ses, Türkçem, Sabaa Yıldızı ve Sesler dergilerinin arşivlerinden ve diğer konuyla ilgili antolojilerden derlediğimiz şiirler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın üçüncü bölümünde millî temalar başlığı altında sınıflandırdığımız şiirlerin dil ve üslup yönünden incelemesini yaptık. Bu bölümde başvuru kitabı olarak Doğan Aksan'ın "Şiir Dili" ve "Türk Şiir Dili" kitabı ile İsmail Çetişli'nin "Metin Tahlillerine Giriş 1" kitabından yararlandık. Şiirlerin dil ve üslup incelemesini "Söz Sanatları ve Anlam, Günlük Konuşma Dilinin Kullanımı ve Şiir Yapısı şeklinde üç başlık altında inceledik. Ve araştırmanın ek kısmında incelediğimiz şiirlerden ulaşılması zor olan dergilerdeki şiirleri ekledik. Araştırma boyunca ulaşılan bulgular Balkanların asırlar boyunca geçirdiği tarihî sürecin edebiyatın bir kolu olan şiirden ayrılmadığını göstermektedir. Gerek Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü yıllar gerekse Osmanlı'dan sonraki yıllarda meydana gelen olaylar şiirde yansımasını bulmaktadır. Balkan Türklerine uygulanan asimile politikaları, işkenceler, savaş katliamlarının reel boyutu şiirde var olmakta olmaya da devam etmektedir.

Balkan TürkleriBalkanlarDil+4
Cansu Ayvacı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kazan Tatar Türkçesindeki halk inançları ve inanışlarıyla ilgili deyimler ve kalıp sözler

Bu çalışmada öncelikle Tatar (Kazan) Türklerinin, inançları ve inanışlarıyla ilgili olarak kullandığı deyimler belirlenmiş, bu deyimler Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. İkinci olarak, Tatarların dini görüşlerini, dilek ve beddualarını, yeminlerini, halk inanışlarını, geleneksel uygulamalarını, mitolojik inanışlarını ve halk öğretilerini yansıtan kalıp sözler belirlenerek değerlendirilmiştir. Bu konular keskin çizgilerle ayrılamasa da inançlarla ve inanışlarla ilgili olarak ayrı bölümlerde incelenmiştir. Kazan Tatarları, 922 yılında İslamiyet'i kabul etmişlerdir. Bu dinin esas dili olan Arapça'nın etkisiyle, kültür hafızalarındaki söz kalıplarının ciddi oranda değişmiş ya da kaybolmuş olduğu görülmektedir. Bu da dilek, beddua ve yemin sözlerine, uygulamalarına, âdetlerine yansımıştır. Tatar Türkçesindeki 1059 madde başı deyim ve kalıp sözün incelendiği çalışmada sözlerin Türkçe karşılıkları, Türkçe açıklamaları ve varsa kısaca ortaya çıkışlarıyla ilgili anlatılara yer verilmiştir. Tatarların halk inanç ve inanışlarıyla ilgili sözlük niteliğinde hazırlanmış bu çalışmada Tatarların manevi kültürüyle ilgili pek çok bilgiye ulaşmak mümkündür. Araştırma sonucunda Kazan Tatarlarının inanç ve inanışlarıyla ilgili derli toplu bir sözlük çalışmasının olmadığı görülmüştür. Kanımızca, Türkiye'de Kazan Tatarlarının kültürüyle ilgili araştırma yapmak üzere yeterli ve doğru bilgiye ulaşmak için böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

DeyimlerKalıp sözlerKalıplaşmış deyiş+2
Hayriye Kiraz Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Şükür Halmirzayev'nin "Bändi Bürgüt" ve "Azadlik" adli eseri üzerine dil incelemesi (hayatı-inceleme-aktarma)

Şükür Halmirzayev 20. yüzyılın ikinci yarısında Özbek edebiyatının gelişmesinde büyük pay sahibi olup, 21. yüzyılın kaynak yaratıcılığı açısından diğer yazarlardan farklı olarak eserlerini kaleme almıştır. Şükür Halmirzayev'in 2014 yılında yayımlanan "Bӓndi Bürgüt" ve 2006 yılında yayımlanan "Äzӓdlik" adlı hikâyeleri üzerine yaptığımız dil incelemesi çalışmamızın amacı, Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesi ve birbirlerini daha iyi tanımaları için kolaylık sağlamaktır. Çalışmamızın Giriş bölümünde, Özbek edebiyatında önemli bir yeri olan Özbek hikâyecilik geleneği hakkında kısaca bahsedilmiştir. Birinci bölümde, Şükür Halmirzayev'in hayatı, edebi kişiliği ve Özbek edebiyatındaki yeri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümünde, hikâyeler üzerinden Özbek Türkçesinin ses ve şekil bilgisi özellikleri incelendi. Üçüncü bölümde ise, hikâyelerin transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Özbek Türkçesi, Hikâye, Aktarım, Dil İncelemesi

Dil özellikleriHalmirzayev, ŞükürHikaye+2
Ilgor Hamraev
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ve Türkiye halk kültüründe ateş kültü

Dört unsurdan biri olan ateş, insanoğlunun hayatında çok önemli bir yerde durmaktadır. Tarihin ilk sayfalarından bugüne kadar insana hem korku hem güven kaynağı olmuştur. Dört unsur, kendisinde var oluştan başlayan ve bu gün de devam eden hayatın gizli kodlarını tutmaktadır. Bu gizli kodlar uzun zaman aşamasında insan tarihi geliştikçe zenginleşmiş, her halk için geçmişine bir ayna tutmuştur. Zamanla kült haline dönüşen ateş, farklı zaman dilimlerinde ilgi çekmiş ve kodların çözülmesi için kaynak olarak görülmüştür. Türk Halk Kültürü Bilimi'nin de çok araştırılmış konularından biri olan ateş, kültürel kodların öğrenilmesinde büyük önem arz etmektedir. Kült ve kültür olarak çok zengin bir konu olması onun üzerinde yeniden farklı açılardan çalışmaların yapılmasına imkan sağlamıştır. Azerbaycan ve Türkiye halk kültüründe ateş kültünün incelenmesi kültürel kodlardaki ortak ve farklı açıların ortaya konulması açısından önem arz etmektedir. İster eski dinlerde isterse de eskiden gelen, halkın yarattığı edebiyat örneklerinde ateş kültünün önemli bir yeri vardır. Ateşin insanoğlunun doğum, yaşantı ve ölümünde sahip olduğu rolü onu geçmiş, şimdi ve gelecekteki sonsuzluğunu simgelemektedir. Bu sebeple yaşam var oldukça ateş kültü her zaman yaygın bir etkide olacak ve yeni kültürel kodların ortaya çıkmasına zemin hazırlayacaktır. Çalışma esnasında her iki ülkenin kültüründeki ortak ve farklı kodların tespit edilecektir. Diğer taraftan Azerbaycan Halk Kültürü Bilim'ine ateş kültü ile ilgili ilk bütüncül çalışmayı sunarak akademik ve kültürel katkıda bulunmaya çalışılacaktır. Türkiye Halk Bilimi için ise Azerbaycan'la karşılaştırma şeklinde incelenen ateş kültü çalışmasıyla katkıda bulunmak amaçlanıyor. Çalışmayı önemli kılan faktörler vardır. Şöyle ki yapılacak olan çalışma ateş kültünün önemini ve yerini ortaya koymakla kalmayacak, bu kültün yaşantımızda varlığını hangi şekilde devam ettirdiğini ve ya hangi sebeplerden günümüze ulaşmadığını ortaya koyacaktır. Diğer önemli faktör, sırf iki ülkeyi kapsayacak ateş kültü çalışmasının yapılmamış olmasıdır. Araştırma esnasında Halk Bilimi veri ve yöntemleri kullanılacaktır. Konu hem coğrafi genişlik, hem de tarihi derinlik içerisinde ele alınacaktır. İki ülkede ateş kültünü kapsayacak bu çalışma gelecekte bu konuyla ilgili yapılacak başka çalışmalar için kaynak olmakla beraber, yönlendirici bir rol oynayacaktır. Azerbaycan'da ateş kültüyle ilgili çalışmalara katkı sağlayacaktır. Ateş kültünün karşılaştırma şeklinde incelenmesinde bir ilk olacaktır. Ateş kültünün sırf Azerbaycan ve Türkiye'deki ortak ve farklı yanlarını konu edinen bir çalışmaya tesadüf edilmemiştir. Bu yüzden bu çalışma Türkiye Halk Bilim'ine de katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Ateş, Azerbaycan, Türkiye, halk kültürü, kült, kültür

AteşAzerbaycanHalk bilimi+4
Nargız Garayeva
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İran Türkmen şairi Annamuhammed Sada'nın "Gözleg" adlı eserinin edebî ve dil incelemesi (İnceleme-metin-sözlük)

İran, bünyesinde Azerbaycan Türkleri, Horasan Türkleri, Türkmen Türkleri, Kaşkay Türkleri, Halaç Türkleri gibi birçok Türk topluluğuna ev sahipliği yapmış olan bir coğrafyadır. İran Türkleri; Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan ve Pakistan ile kara sınırları içerisinde kalan topraklarda yaşamaktadırlar. İran'ın belirli bölgelerinde yaşayan bu Türk dilli topluluklar yaşadıkları bölgelere göre Kuzey-Batı Türkleri (Güney Azerbaycan), Kuzey-Doğu Türkleri (Güney Türkmenistan ve Horasan Türkleri) ve Güney-Merkez Türkleri olmak üzere üç bölümde değerlendirilmektedir. İran'ın ev sahipliği yapmış olduğu bir diğer Türk topluluğu ise Türkmenlerdir. Her ne kadar Türkmen denildiğinde akla Türkmenistan gelse de bugün İran'da, Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da ve Kafkasya gibi geniş bir coğrafyada yaşamlarını sürdürmektedirler. İran Türkmenlerinin kaderi 21 Aralık 1881 yılında Çarlık Rusya ve İran arasında imzalanan Ahal Antlaşması ile belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren ise İran sınırları içerisinde kalan bu Türk topluluğuna "İran Türkmenleri" denilmeye başlanmıştır. İran Türkmen edebiyatının tanınmış şairleri arasında Abdulgahhar Sufirad, Ayıt Muhammet Ovnuk, Settar Sovgi, Nazmuhammet Pakga ve Annamuhammed Sada gibi önemli isimler vardır. Bu dönem şairleri arasında yer alan ve Türkmensahra'nın çağdaş şiir türünde yeni yollar açan Annamuhammed Sada, eserlerinde edebî Türkmen dilini kullanan şairler arasında sınıflandırılmaktadır. Edebî yaratıcılığından yalnızca Gözleg ile Täze Güneş adlı iki kaseti ve yurt dışındaki Türkmen neşriyatlarından toplanan birkaç şiiri bulunmaktadır. Tez çalışmamız kapsamında İran Türkmen edebiyatının gelişiminde önemli bir yere sahip olan Annamuhammed Sada'nın hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri hakkında bilgiler verilecektir. Şairin farklı temalarda kaleme almış olduğu Gözleg adlı eserine dayanılarak işlediği konular, şiirlerin ortak dil ve imla özellikleri hakkındaki tespitler de ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: İran Türkmenleri, Annamuhammed Sada, Gözleg, Şiir, Tema

Esin Canım
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nurmırat Sarıhanov'un Yagtılıga Çıkanlar Povesti (Dil incelemesi-transkripsiyonlu metin-aktarma-dizin)

Türkmen yazı dilinin gelişiminin bir bütün olarak ele alınabilmesi için Türkmenistan edebiyatının tarihi dönemlerine ait eserlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Türkmen edebiyatı dönemleri incelendiğinde İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkmen edebiyatının hem edebiyat açısından hem de bu eserlerin dili açısından ayrı bir önemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu yıllar "durgunluk dönemi edebiyatı" olarak nitelendirilse de Türkmen edebiyatının parlak aydın, yazarlarının mücadelesinin ortaya konulduğu dil açısından Türkmen Türkçesinin halkın günlük söylemindeki canlı birçok ifadeyi barındıran eserler yayınlanmıştır. Bu eserlerden biri de Nurmırat Sarıhanov'a ait olan Yagtılıga Çıkanlar povestidir. Tez çalışmamız giriş, ses bilgisi, şekil bilgisi, metin transkripsiyonu, metnin Türkiye Türkçesine aktarımı, dizin ve sonuç olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Türkmen edebiyatı ile ilgili açıklamalarda bulunarak yazarın hayatının geçtiği dönem ve yazar hakkında bilgiler verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde ünlü ve ünsüzler, art süremli olarak ele alınarak ses olayları tespit edilmiştir. Şekil bilgisi bölümünde metinde geçen isimler, sıfatlar, zarflar, zamirler, edatlar ve fiiller sınıflandırılarak ele alınmıştır. Dizin bölümünde metnin gramatikal dizini verilmiştir. Kiril alfabesiyle yazılan povestin transkripsiyonu yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Nurmırat Sanhanov, Yagtılıga Çıkanlar, ses bilgisi, şekil bilgisi.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilim+6
Müge Çetin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdulla Aliş: Seçme Eserler-Masallar (Türkiye Türkçesine çeviri ve dil incelemesi)

Masallar, geçmişten günümüze kadar gelen sözlü halk edebiyatı ürünlerinden biridir. Bu çalışmada Tatar çocuk edebiyatı üzerine çalışmalar yapmış olan Tatar yazar Abdulla Aliş'in "Seçme Eserler" kitabında yer alan masalları ele alınmıştır. Bu masallar çocuklar için eğlendirici ve aynı zamanda öğretici nitelik taşımaktadır. Saylanma Eserler kitabında yer alan Abdulla Aliş'in masalları üzerinde Tatar Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu, Türkiye Türkçesine aktarması, dil incelemesi, söz dizimi, söz varlığı ve sözlük çalışması yapılmıştır. Dil incelemesi, söz dizimi ve söz varlığı çalışmalarında konu metinlerden verilen örneklerle açıklanmıştır. Söz varlığı çalışmasında ise kelimeler sınıflandırılıp örnekleri verilmiştir. Sonuç kısmında da bütün çalışmanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tatar Çocuk Edebiyatı, Abdulla Aliş, Tatar Edebiyatı, Tatar Türkçesi, Tatar Masalları

Aliş, AbdullaDil bilgisiDil bilim+7
Rukiye Daşbınar
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uygur çocuk edebiyatından seçme oyunlar ve oyunların çocuklara kazanımları

Bu çalışmada, Çağdaş Uygur Edebiyatı yazarları arasında yer alan Muhammet Abliz Böreyar'ın yazmış olduğu "Uyġur Balilar Eġiz Edebiyati Kamusi" adlı eserinde bulunan çocuk oyunlarından 100 oyun seçilerek Latin alfabesine transkript edilmiş, Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiş ve ardından oyunların çocukların üzerindeki kazanımları incelenmiştir. Muhammet Abliz Böreyar tarafından yazılmış olan ve düzenlemeleri yapılarak Kaşgar Uygur Neşriyatı tarafından yayımlanan bu ansiklopedik eser çalışmamızda birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışmamızın amacı, Uygur Çocuk Edebiyatı alanında çok kıymetli çalışmalara imza atmış ve eserleriyle dönemine damga vurmuş yazar Muhammet Abliz Böreyar'ın, çocuk folkloru temasına dahil olan ve daha önce dilimize çevirisi yapılmamış olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eserinde bulunan yüz adet çocuk oyununu, orijinal olarak yazıldığı Arap alfabesinden Latin alfabesine transkript etmek, bu oyunların Türkiye Türkçesi'ne çevirisini yapmak ve ardından çevirisi yapılan bu oyunları inceleyerek, çocuklara sağlamakta olduğu kazanımları tespit etmektir. Çalışmanın giriş bölümünde kısaca Uygurlar, Uygur Türklerinin Kültürü, Uygur dilinin yapısı ve alfabesi, Uygurlarda Çocuk Folkloru, Çağdaş Uygur Edebiyatı, Oyun ve kazanım kavramları ve son olarak da Türkiye Türkçesine aktarımını yaptığımız eserin yazarı Muhammet Abliz Böreyar ve Böreyar'a ait, çalışmamızın kaynağı olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eser hakkında genel bilgiler kendi içinde başlıklara ayrılarak verilmiştir. Bu çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Arap Alfabesi ile yazılmış olan eserdeki 100 çocuk oyununun Latin Alfabesine Transkripti yer almaktadır. İkinci bölümde Yeni Uygur Türkçesi ile yazılan Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi adlı eserden alıntılanan bu 100 adet çocuk oyununun Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmış ve her bir oyun çevirisinin altında, oyunun çocuklara olan kazanımları ayrı ayrı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise çevirisi yapılan oyunlarda sıkça geçen Uygurca kelimelerin derlenerek bir araya getirildiği Yeni Uygurca- Türkçe Seçme Sözlüğünün olduğu bölüm yer almaktadır.

Böreyar, Muhammet AblizDil bilgisiDil bilim+7
Sevde Marasalı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumdilbilim açısından Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin dil incelemesi

Ahıska, bugün Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin Ardahan iline komşu olan bir bölgedir. Ahıska'daki Türk varlığı yoğun olarak XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Kıpçaklarla birlikte kendisini göstermeye başlamıştır. Aynı dönemlerde Kıpçaklarla birlikte Başkurt, Peçenek, Karluk ve Oğuz boyları da Ahıska'ya yerleşen diğer Türk boyları arasında yer almıştır. Osmanlı Devleti Ahıska'yı XVI. yüzyılda hâkimiyeti altına almış ancak XIX. yüzyılda bölge Ruslar tarafından ele geçirilmiştir. Bunun üzerine Osmanlılar ile Ruslar arasında hâkimiyet mücadeleleri başlamış ve son olarak 1921 Moskova Anlaşması ile bölge resmî olarak Türk topraklarından çıkarılıp Gürcistan sınırları içerisinde bırakılmıştır. II. Dünya Savaşı döneminde 1944 yılının 14 Kasım gecesinde Ahıska'da yaşayan ve adlarını buradan alan Ahıska Türkleri, Sovyetler Birliği'nin kararı ile Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürgün edildiler. Bu sürgün ile 100.000'in üzerinde Ahıska Türkü anavatanlarından koparılıp Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'a yerleştirildi. Bugün nüfusları 500.000'i aşan Ahıska Türkleri dünyanın dört bir yanında dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte yoğun olarak Türkiye'ye göç etmeye başlamışlardır. Günümüzde Türkiye dışında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Kafkasya'nın diğer bölgelerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ahıska Türkleri her geçen sene Türkiye'ye yönelik göçlerini artırmaktadırlar. Bu göçlere bakıldığında Antalya'nın tercih edilen ilk il olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise önceden yaşadıkları Orta Asya bölgelerinde Rusçayı ikinci dil olarak edinmek durumunda kalmaları ve buna bağlı olarak turizm sektöründe iş bulma imkânına sahip olmalarıdır. Bu nedenle çalışmamızı Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türkleri üzerine dayandırmayı gerekli gördük. Ahıska Türklerinin konuştukları dil Türkiye Türkçesinin bir ağzı olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamız da Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin ağız özelliklerinin toplumdilbilim (sosyolinguistik) çerçevesinden bakılarak yapılan bir dil incelemesidir. Bir dildeki değişkeleri ortaya koymaya çalışan ve dilbilimin bir alt dalı olan toplumdilbilim, XIX. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Toplumdilbilimin ne olduğu, neleri kapsadığı ve bu alanda yapılan çalışmalara tezimizin birinci kısmında yer verdik. İkinci kısımda Ahıska Türklerinin kim olduklarına ve tarihî süreçlerine değinip Antalya'da yaşayan kesimin sosyolojik görünümlerine yer verdik. Üçüncü bölümde Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türklerinin dili ses ve şekil bilgisi yönünden incelenerek dillerindeki değişkeler yaşa, cinsiyete, ölçünlü dilin ve Rusçanın etkisine göre toplumdilbilim alanı içerisinde değerlendirildi. Dördüncü bölümde ise kaynak kişilerin konuşmalarından mülakat yoluyla edinilen ses kayıtları fonetik alfabe kullanılarak metin olarak aktarıldı. Temel olarak dört bölümden oluşan çalışmamız sonuç ve öneriler kısmı ile sonuçlandırılıp kaynakça ve ekler bölümüyle tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Ahıska Türkleri, Toplumdilbilim, Dil İncelemesi

Ahıska TürkleriAntalyaAğızlar+4
Elif Aydın
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tahir Malik'in "Sonuncu Kurşun" adlı kıssasının Türkiye Türkçesine aktarılması ve yapı-izlek yöntemiyle incelenmesi

Daha Tahir Malik, polisiye roman türünde verdiği başarılı örneklerle Yeni Özbek edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Yazarın "So'nggi O'q/Sonuncu Kurşun" adlı kıssası; 1922 yılından 1957 yılına kadarki otuz beş yıllık süreçte Sovyet rejiminin Lenin ve Stalin dönemlerinde Özbekistan'da yaşanan baskı, sürgün, zulüm ve katliamları polisiye bir kurguyla gerçek kişilerin trajedileri üzerinden anlattığı eseridir. "Sonuncu Kurşun" kıssası bu yönüyle Özbekistan'da oldukça ses getirmiştir. Türkiye'de Tahir Malik'in eserlerinden "Jinoyatin Uzun Yo'li/Suçun Uzun Yolu", "Ov/Av" ve "Şaytanat/Şeytanlar" romanın I.cildi üzerine çalışma yapılmıştır. Söz konusu çalışmalarda eserlerin edebî yönden incelenmediği fark edilmiştir. Dolayısıyla Tahir Malik'in Türkiye'de edebî yönden incelenen eseri bulunmadığı için "Sonuncu Kurşun" kıssası Türkiye Türkçesine aktarılıp edebî açıdan yapı izlek yöntemiyle incelenecektir. Çalışmanın giriş bölümünde Ekim Devrimi'nin Özbekistan'a etkilerinden ve Özbek edebiyatında hikâyenin gelişiminden bahsedilecek, birinci bölümde Özbek yazar Tahir Malik'in hayatı, sanatı ve eserleri ele alınacak, ikinci bölümde "Sonuncu Kurşun" kıssasının Türkiye Türkçesine aktarımı gerçekleştirilecek, üçüncü bölümde eser edebî yönden yapı izlek yöntemiyle incelenecektir.

KıssalarMalik, TahirTema+5
Selma Yıldırım
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gafur Gulam'ın "Shum Bola" kıssasının Türkiye Türkçesine aktarılması ve yapı-izlek yöntemiyle incelenmesi

Sovyet Dönemi Özbek edebiyatının önde gelen isimlerinden Gafur Gulam'ın Shum Bola kıssası Özbek edebiyatının en önemli nesir yazılarından birisidir. Eser hem dönemin sosyal yaşantısına ışık tutma niteliği taşımakta hem de Gafur Gulam'ın kendi çocukluk hatıralarından izler barındırmaktadır. Kıssanın başkişisi Karavoy, babasını kaybetmiş yaramaz bir çocuktur. Kıssa, Karavoy'un evden ayrıldıktan sonra başından geçen olaylar üzerine kurgulanmıştır. Dönemin önemli isimlerine, Özbek Türklerinin kültürel ögelerinden çocuk oyunlarına, ulusal giyimlere, yemek kültürüne ve koşuk, karhat, alyor gibi sözlü edebiyat ürünlerine sıkça yer verilmiştir. Çalışmada Shum Bola kıssası yapı ve izlek bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma genel olarak beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Sovyet Dönemi Türkistan coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Gafur Gulam'ın hayatı, sanatı ve eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye Türkçesine aktarılan Shum Bola/Yaramaz Çocuk kıssası yapı ve izlek yöntemiyle incelenmiş ve dil ve üslup özelliklerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde Shum Bola kıssasının Özbek Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmış metnine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde çalışmaya dair genel bir değerlendirme yapılmıştır. Kaynakça bölümünde ise çalışmanın

Gulam, GafurKıssalarTema+6
Ayşe Yalçın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sovyet dönemi Kırgız hikâyelerinde 'Yetim' çocuk arketipi

Türkçe 'de "ana örnek", "ilk imge", "asıl numune" gibi karşılıkları bulunan arketipler kollektif bilinç dışını yansıtan ve nesilden nesile aktarılan birer ortak imgelerdir. Ortak imge olan arketipler edebiyat bilimcileri tarafından mitoloji, psikoloji ve edebiyat gibi farklı disiplinlerden elde edilen bilgiler ile edebi eserlerde arketipsel eleştiri metoduyla tespit edilmektedir. Bu metot C.Gustav Jung tarafından bilinçdışı kavramanın ortaya konmasıyla ortaya çıkmıştır. Edebi eserlerin tahlilinde kullandığımız arketipsel eleştiri metoduyla eseri tahlil etme amacımızdır. Biz de bu çalışmada ele aldığımız Türkiye Türkçesi'ne aktarılan Kırgız yazarların hikâyelerini arketipsel eleştiri kuramından hareketle "yetim arketipi" üzerinden tahlil ettik. Tahlil yaparken eserlerin yazarlarının yetim olması ve eserin yazıldığı dönem de göz önüne alınarak yapılmıştır. Ele aldığımız hikâyeler Kırgız edebiyatındaki önemli dönemleri betimlerken aynı zamanda baskıya ve rejime karşı bir eleştiri niteliğindedir. Hikâyelerdeki kahramanların yetim olması ve yetimliğin verdiği hayat şartları çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde arketipsel eleştiri kuramı çerçevesinde konuya kuramsal bir giriş yapılmıştır. Birinci bölümde çağdaş Kırgız hikâyeciliğinin tarihi verilerek hikâyenin gelişimi ve konuları ele alınmıştır. İkinci bölümde esas konumuzun 'yetim arketipi' çerçevesinde incelemesi yer almaktadır. Hikâyeler arketipsel eleştiri metodu aracılığıyla tahlil edilmiştir. Daha sonra çıkarım yapıldıktan sonra kaynakça verilmiştir

ArketipHikayeKırgız edebiyatı+2
Ayşenur Bayrak Altıok
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"Ölüm temalı" seçilmiş romanlarda insan-ölüm meleği yüzleşmesi

Çalışmada ölüm ve ölüm duygusunun insanlar üzerindeki etkilerinin incelenerek hayatımızdaki yerinin eserdeki olaylar üzerinden aktarımı yapılmıştır. Çalışmada yer alan eserlerin seçilmesinde ana temalarının ölüm kavramı olması dikkate alınmıştır. Bu kavram romanlardaki başkişinin ve diğer karakterlerin ölüm olgusuna olan bakış açıları ile yapı ve izlek olarak incelenmiştir. Yapı ve izlek yöntemi, olayların merkezinde bir başkahramanın olduğu ve onun başından geçen olaylarda karakterlerin olaya olan katkısının incelenerek izlekler oluşturulduğu yöntemdir. Bu yöntemde oluşturulan izlekler KORA şeması ile gösterilerek incelemesi yapılır. İncelemeye tabi tutulan eserler, bu bağlamda çalışmanın konusu ile bağdaşarak ölüm ve ölüm kavramının üzerinde durulan eserler olması ile çalışmaya uygun zemin oluşturmuştur.

Türk edebiyatı
Serap Oflaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kumuk Masallarının Monomit Kuramı bağlamında incelenmesi

Kumuk Masallarının Monomit Kuramı Bağlamında İncelenmesi adlı çalışmanın amacı, Kumuk masallarının monomit kuramından hareketle kolektif birikimin ürünü olduğunu göstermektir. Çalışma; Kumıkskiye Narodnıye Skazki (1959), Qumuq Xalq Yamaqları (1977; 1989), Qumuq Adabiyat: 4 (2004), Qumuq Adabiyat: 3 (2005) ve Qumuq Xalq Awuz Yaratıwçuluğu: Yammaqlar (2021) adlı kaynaklardan alınan bazı masallar etrafında şekillenmiş olup diğer masallar sınırlılık getirmesi açısından dâhil edilmemiştir. Tez, beş (5) ana bölümden oluşmaktadır. Tezin "Giriş" bölümünde monomit kuramını hazırlayan bilimsel süreç hakkında temel bilgiler verilmiş ve ana bölümlere yönelik kuramsal bir zemin oluşturulmuştur. İkinci bölümde tez içerisinde incelenen masalların antropolojik, antrozoolojik, folklorik, mitolojik, psikolojik, sosyolojik ve edebî arka planını ortaya koymak amacıyla Kumuk halk edebiyatının anlatma esasına bağlı edebî ürünleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Joseph Campbell'ın hayatı ve eserleri tanıtılmış, The Hero with a Thousand Faces (1949) adlı kitabında literatüre kazandırdığı ve "kahramanın macerası" olarak bilinen monomit kuramı ele alınmıştır. Dördüncü bölümde teze konu olan masallar Kumuk Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmış, monomit kuramı ve bilimin ilgili diğer disiplinlerinden (analitik psikoloji, arketipsel sembolizm, psikanaliz vd.) istifade ederek çözümlenmeleri yapılmaya çalışılmıştır. Beşinci ve son bölümde Kumuk masallarının kolektif birikimin ürünleri olduğu, anlatma esasına bağlı edebî ürünler arasında önsel ortaklıkların bulunduğu, Kumuk masallarının monomit kuramıyla çözümlenebileceği gibi birçok konu saptanmış ve "Sonuç" bölümü içerisinde değerlendirilmiştir. Bunun yanında Türk dünyası edebiyatları alanında Kumuk masallarını monomit kuramı temelinde topluca inceleyen bir çalışmanın daha önce yapılmamış olması nedeniyle bu çalışmanın yeni çalışmalara kapı aralayacağı öngörülmüştür.

Analitik psikolojiFreud, SigmundHalk bilimi+7
Mehmet Emrecan Yük
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed Ali Ahmedov'un şiirlerinde millî unsurlar

Özbek kültürü, Özbek edebiyatı oldukça zengindir ve köklü bir mirasa ev sahipliği yapar. Uzun bir dönem Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliğinin egemenliği altında kalan Özbekistan toprakları kültürel mirasında bir kayba uğramamıştır. Çağdaş Özbek şiirinde millî değerler ve milliyetçilik akımı ön plana çıkan noktalardır. Bu çalışmanın amacı, Çağdaş Özbek edebiyatı şairlerinden Muhammed Ali Ahmedov'un şiirlerinde işlediği temalara ve özellikle milliyetçi unsurlara değinmektir. Bu amaç doğrultusunda güncel kaynaklar vasıtasıyla şiir incelemeleri yapılıp genel hatları ile Çağdaş Özbek şiiri üzerinde durulacaktır. Akabinde sanatçının hayatı ve genel olarak şiir üslubu hakkında fikir elde edilip bazı şiir örnekleri incelenecektir. Araştırmanın tamamlanma kısmında ise elde edilen veriler çerçevesinde bir sonuca varılacaktır.

Aslı Ece Öztürk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Enver Mehmedhanlı'nın hikâyelerinde yapı ve izlek

Bu çalışmada Azerbaycan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Enver Mehmedhanlı'nın hikâyeleri yapı ve izlek açısından incelenmiştir. Bu inceleme, bakış açısı ve anlatıcı düzlemi, olay örgüsü, zaman, mekân, kişiler ve izleksel kurgu olmak üzere altı başlık altında yapılmıştır. İzleksel kurgu ele alınırken her bir hikâyede ön plana çıkan izlekler tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi disiplinlerden de yararlanılarak açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan bu incelemede toplum baskısı, aile, özgürlük ve esaret, sözlü kültür ve gelenek, halk ile yöneticiler arasındaki ilişki, fakirlik, masalların gücü, anne hasreti, kimsesiz çocuklar, insanların davranışlarındaki tutarsızlıklar, kadın, aşk ve sevgi, köylü-şehirli çatışması, savaş, umut, yeniden doğuş ve batıl inançlar gibi konulardan hareketle Enver Mehmedhanlı'nın döneminin yaşayışına ve toplumsal sorunlarına nasıl baktığı ortaya konulmuştur. Sonuç bölümünde yapı ve izlek incelemesi neticesinde yazarın hikâyeciliği üzerine ulaşılan hükümlere yer verilmiştir.

Hikaye
Ercan Yaşar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Gülbagdat Omarova'nın şiirlerinin ontolojik çözümleme yöntemine göre tahlili

Kumuklar, tarih boyunca Rus sömürgesi altında varlıklarını sürdürmeye çalışmışlardır. Bu sömürge nedeniyle Kumuk edebiyatına dair eserlerin, şair ve yazarların çoğu da henüz gün yüzüne çıkabilmiş değildir. Bu sebeple yapılan bu çalışma aracılığıyla, Kumuk edebiyatında yer alan lirik şiirlerden bazılarına temas edebilmek ve Kumuk şair Gülbagdat Omarova'nın şiir dünyası üzerinden Kumukların edebiyat sahasını Türk edebiyat sahası ile birleştirebilmek hedeflenmiştir. Omarova'nın şiirlerinin lirik türde olduğu saptanmıştır. Sanatçıların dönem ve koşulların etkisiyle dışavuramadığı ve bastırmak zorunda kaldığı her his, açığa çıkan coşkunluk neticesinde lirizm kisvesi altına sığınarak tüm yazınsal metinlere, resim, müzik ve plastik sanatlar gibi çeşitli branşalara neşredilmiştir. Lirik/lirizm ifade biçimi, taşıdığı duygu yoğunluğu gereğince en çok âşk hissinin dışavurumunu sağlama görevini üstlenmiştir. Lirizm/lirik ifade türünün teşekkülünden itibaren bu ifade biçiminin niteliğine yönelik herkesin bildiği en genel sözlük tanımı ise şudur: "Coşkun ve ateşli anlatımı olan, toplumun ortak veya şairin kişisel duygularını anlatan şiir" demektir. Çalışma içerisinde Gülbagdat Omarova'ya ait lirik şiirler, Nicolai Hartmann'ın ortaya koymuş olduğu "Ontolojik Çözümleme" yöntemiyle incelenmiştir. Hartmann'ın ortaya koyduğu yöntem, şiiri belirli katmanlara (tabakalara) ayırarak içten dışa tüm yapıları ele almamızı ve şiiri bütüncül bir yapı içerisinde incelememizi sağlamaktadır. Çalışma neticesinde ise Gülbagdat Omarova'nın şiirlerinin Türk mitolojisine ve Türk edebiyatına ilişkin birçok ortak öge taşıdığı yargısına ulaşılmış ve Türk halklarının şiir dilinin, emsalleriyle ilişkisi olduğu düşüncesine erişilmiştir.

Kumuk edebiyatıKumuklar
Damla Nur Alcan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tuva atasözlerinde zıtlık içeren kavramlar

Atasözleri, bir toplumun dil ve kültür mirasını en açık şekilde yansıtan sözlü edebiyat ürünlerindendir ve Tuva Türklerinin atasözleri de bu bağlamda büyük bir öneme sahiptir. Tuva Türkleri, Orta Sibirya'nın güneyinde yer alan kadim bir Türk boyudur ve söz konusu çalışmada Tuva atasözlerinde zıtlık içeren kavramlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu çalışma Tıva Üleger Domaktar Bolgaş Çeçen Söster (2016) adlı eserden alınan atasözleri etrafında şekillenmiş olup diğer atasözleri çalışmaya sınırlılık getirmesi için dâhil edilmemiştir. Tez dört (4) ana bölümden oluşmaktadır. Tezin "Giriş" bölümünde atasözünün tanımı, Tuvaların tarihi, Tuva kelimesinin kökeni ve Türk dili içerisindeki yeri, Tuva atasözleri hakkında yapılan derlemeler ve Tuva atasözlerinden örneklere yer verilerek ana bölümlere yönelik kuramsal bir zemin hazırlanmıştır. İkinci bölümde bahsi geçen eserin içerisinden tespit edilmiş yüz bir (101) atasözü incelenmiştir. İkinci bölümü izleyen üçüncü bölümde Türk atasözleri ile eşdeğer olan Tuva atasözleri karşılaştırılarak benzerlikleriyle farklılıklarına yer verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise Tuva atasözlerinin kolektif hazinenin ürünleri olduğu, halk edebiyatının anlatma esasına bağlı edebî ürünlerinde evrensel ortaklıkların bulunduğu ve Tuva atasözlerinin söz varlığının değerlendirilerek semantolojik tabakada açımlanabileceği gibi birçok konu saptanmış ve "Sonuç" kısmı içerisinde değerlendirilmiştir. Çalışma, Tuva atasözlerinin dilsel yapısı, kültürel değerleri ve dünya görüşünü anlamayı hedeflemektedir. Zıtlık kavramlarının incelenmesi, Tuva kültürünün derinliklerine inme ve atasözlerinin anlam derinliğini açığa çıkarma açısından önemlidir. Modern çağda geleneksel öğelerin yeterince değerlendirilmiyor olması, toplumsal hafızayı ve kültürel mirası koruma açısından tehlike arz eder. Bu nedenle, atasözlerinin ve diğer folklor ürünlerinin modern zaman gereksinimlerine göre yeniden ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Çalışma, Tuva atasözlerinin dilbilimsel ve kültürel özelliklerini anlamak için önemli bir bilimsel katkı sağlamaktadır.

Büşra Şanlı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Şerbanu Beysenova'nın "Kızıl Kırgın'ın Kadınları – Marguva" adlı romanının yapı–izlek yöntemiyle incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Kazak edebiyatında özellikle kadın karakterleri ile ön plana çıkmış olan yazar Şerbanu Beysenova'nın Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanı, yapı izlek yöntemi ile incelenmiştir. Yapı izlek yöntemi temelinde, metinlerin yapısal öğelerini ortaya koymayı amaçlayan anlatı bilim temelli bir yaklaşımdır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanın yapısını, karakter işlevlerini, olay örgüsü, teması gibi birçok özelliği göz önüne alınarak analiz edilerek eserin temel yapısal özelliklerini ortaya koymaktır. Şerbanu Beysenova, özellikle roman ve hikayelerinde yer verdiği başarılı kadın karakterleri ile Kazak edebiyatının önemli yazarları arasındadır. Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanı, Sovyet rejiminde özellikle 1937-1938 yılları arasında Stalin'in tarafından suçlanan insanları, aydın kesimi ve geride bırakmak zorunda kaldıkları ailelerinin de suçlama ve halk düşmanının ailesi damgası ile yaşadıkları zorlu mücadeleleri ele almıştır. Çalışma sonucunda Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanın Kazak toplumunun tarihsel, sosyolojik ve kültürel yapısını yansıttığı belirlenmiştir. Roman, bireysel bir hikâyenin olmanın ötesinde, bir milletin hafızasını ve kimliğini taşıyan bir anlatı olarak öne çıkmaktadır. Milli kimlik olgusu, karakterlerin yaşadığı içsel ve toplumsal çatışmalar ile derinlemesine işlenirken; kahramanlık ve mücadele konuları, tarihsel bağlamda vatan sevgisi, direniş ve fedakârlık gibi değerlerle bütünleşmiştir. Bu çalışma, Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva romanının yapısal çözümlemesi yolu ile Kazak edebiyatındaki tarihsel bilinç, sosyolojik doku ve kültürel kimliğin anlatı düzeyinde nasıl temsil edildiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Kazak edebiyatı
Feyza Tuğçe Fırat
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zebo Mirzo'nun şiirleri üzerine dil ve üslup çalışması (İnceleme - metin)

Bu çalışma, Çağdaş Özbek Edebiyatı'nın güçlü kadın şairlerinden Zebo Mirzo'nun şiirlerini dil ve üslup yönünden incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Seçilen 80 şiir önce transkribe edilerek Türkiye Türkçesine aktarılmış, sonra da şiirler üzerinde inceleme yapılmıştır. Şiirler ve dizeleri numaralandırılmış, böylece örneklerin kaynaklarına kolaylıkla ulaşılması sağlanmıştır. İnceleme sürecinde şairin kelime tercihi, söz sanatları, anlatım biçimi ve şiirsel yapısı ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Zebo Mirzo'nun dili; sade, duygulu ve akıcıdır. Şair; şiirlerinde halk söyleşilerine, mecazlara, benzetme ve tekrarlara sıkça değinmiştir. Şiirlerinde kadın kimliği, bireysel duygular ve toplumsal meseleler ön plandadır. Yapılan bu araştırmada, Hüseyin Yıldırım'ın Özbek Türkçesi Dil Bilgisi – Alıştırmalar – Konuşma – Metinler adlı eseri esas alınarak Özbekçenin gramer yapısı temelinde değerlendirmeler yapılmıştır. Dil bilgisel incelemenin yanı sıra şiirlerin tematik yapısına da değinilmiş, şairin edebi kişiliği çok yönlü bir biçimde ortaya konmuştur. Bu çalışma, Zebo Mirzo'nun şiir diline dair yeni bir bakış açısı sunmayı ve Mirzo'nun Özbek Edebiyatı'ndaki yerini belirlemeyi amaçlamaktadır.

Elif Gülen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2015 yılı Azerbaycan edebiyatı: Edebî süreç, kişiler, türler, konular (Azerbaycan Dergisi örneğinde)

Bu çalışma, 2015 yılı Azerbaycan edebiyatının genel çerçevesini belirleyebilmek amacıyla, yıl boyunca yayımlanmış Azerbaycan dergisinin 12 sayısını esas alarak gerçekleştirilmiştir. Azerbaycan dergisi, çağdaş Azerbaycan edebî kamusunun en önemli süreli yayınlarından biri olup şairlerin, yazarların ve edebî eğilimlerin ortaya çıktığı bir mecra olması itibarıyla dönemin ruhunu yansıtma konusunda temel bir kaynak işlevi görmektedir. Dergiler, edebî eserlerin "sıcağı sıcağına" yayımlanmasına imkân tanıdığından dolayı hem dönemin toplumsal-siyasal atmosferini hem de estetik yönelimlerini belgeleyen birincil kaynaklardır. Bu yönüyle, açıklamalı bibliyografya niteliğindeki bu çalışma, yalnızca eserlerin listelenmesini değil, onların içeriksel ve bağlamsal değerlendirmesini de hedeflemiştir. Çalışmanın amacı, 2015 yılına ait edebî üretimi tür, kişi ve konu temelli olarak sınıflandırmak; bu üretimlerin doküman analizini ve edebî tenkit çerçevesinde yorumunu sunarak döneme ilişkin bütüncül bir değerlendirme ortaya koymaktır. Bu doğrultuda nitel (eleştirel analiz, içerik çözümlemesi ve doküman analizi) analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Öncelikle Azerbaycan Millî Kütüphanesi'nin yayımladığı veriler aracılığıyla eser-yazar-tür haritası çıkarılmış; ardından Azerbaycan Millî Bilimler Akademisi'nin Edebî Proses (Edebî Süreç) – 2015 adlı yıllık yayını temel alınarak dönemin eleştirel bakış açıları değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, dergide en yoğun biçimde şiir türünün temsil edildiğini göstermektedir. 691 şiirin büyük bir kısmı lirik temalı ve serbest nazım biçimindedir. Bunun yanı sıra hikâye, deneme, tenkit ve tercüme eserlerin de anlamlı yoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Kadın yazarların temsili oranı erkek yazarlara göre daha düşüktür. Eserlerde dinî içerikli temalara neredeyse hiç yer verilmemesi, edebiyatın devlet politikaları çerçevesinde biçimlendiğini düşündürmektedir. Tüm bu veriler ışığında, 2015 yılı Azerbaycan edebiyatının bir dönüşüm ve arayış dönemi olduğu, biçimsel ve tematik çeşitlenmenin yanında kurumsal yönlendirmelerin de etkili olduğu görülmüştür. Bu bağlamda hazırlanan açıklamalı bibliyografya, yalnızca 2015 yılının edebiyat panoramasını sunmakla kalmayıp aynı zamanda dönem edebiyatına yönelik yapılacak gelecekteki akademik çalışmalar için kaynak niteliği taşımaktadır.

Azerbaycan edebiyatıAzerbaycan şiiri
Şehri Yüksel
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede sevgi sözleri

Bu çalışmada, Tanzimat Dönemi'nden günümüze kadar yazılmış edebi eserler içinden seçilen 92 tane roman, hikâye ve tiyatro türündeki metinler sevgi hitapları yönünden taranmış ve bu metinlere dayanarak yazı dilimizde kullanılan sevgi hitapları tespit edilmiştir. Sevgi hitapları yapı ve anlam yönünden incelenerek elde edilen veriler doğrultusunda Türk insanının sevgi duygusunu aktarırken hangi dil göstergelerini kullandığı belirlenmiştir.Gramer kitaplarında, hitapların sözcük türü olarak hitap ünlemleri, bazı kaynaklarda ise seslenme edatları içinde değerlendirildiği görülmüştür.Sevgi içerikli seslenmeleri yapı yönünden değerlendirdiğimizde sevgi fonksiyonu taşıyan +CI4k küçültme ekinin ve 1. teklik kişi iyelik ekinin +I4m sıklıkla kullanıldığı, kelime grubu şeklinde kurulan sevgi hitaplarında ise sıfat tamlamalarına sıkça başvurulduğu tespit edilmiş; anlam açısından değerlendirdiğimizde ise duyguların ve insanlar arasındaki ilişkilerin anlatımında genellikle somut bir anlatımın tercih edildiği ve daha çok gözlemci ürünün sonucu olarak doğadan yararlanıldığı, sevilen varlığa hitap edilirken sık sık benzetmelere ve temeli benzetmelere dayanan aktarmalara başvurularak güçlü bir anlatım oluşturulduğu görülmüştür.Bu çalışmayla ana dilimizin söz varlığından yola çıkarak ne kadar zengin bir dile sahip olduğumuz gösterilmeye çalışılmış ve söz varlığı içinde kâinatın üzerine yaratıldığı en güçlü duygu olan sevgiye ve onu ifade eden sözlere yer verilerek sahip olduğumuz güzel değerlerimiz ortaya konmuştur.

BenzetmeDilbilimEdebi eserler+6
Esra Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz Afganistan Özbek nesri üzerinde muhteva incelemesi

Bu çalışmada, Afganistan Özbek sanatkârlarından Şefika Yarkın?ın ?Yena Körüşkünça?, Zikrullah İşanç?ın ?Bir Kışlakning Közyaşları?, Nurullah Altay?ın ?Hamma Gap Pulda? ve Muhammed Halim Yarkın?ın kitaplarından seçilen hikâyeler esasında muhteva bakımından incelemesi yapılmıştır. Araştırmamız; Giriş, Sanatkârların (Hayatı, Eserleri ve Edebî Kişilikleri), İnceleme, Sonuç ve Aktarmalar başlıklarından. I. Bölümde 19. Yüzyılda Afganistan?daki Durum ve Bu Dönemde Afganistan Özbek Edebiyatı, Afganistan Çağdaş Özbek Edebiyatının Başlangıç Dönemi (1978-2001) ve Afganistan Çağdaş Özbek Edebiyatının Gelişme Dönemi (2001 Sonrası) hakkında bilgi verilmiştir. II. Bölümde söz konusu yazarların hayatları, edebi düşünce ve kişilikleri ile eserleri hakkında bilgi verilmiştir. III. Bölümde söz konusu sanatkârların hikâyelerinden seçilen 22 hikâye muhteva bakımından incelenmiştir. Aktarmalar bölümünde ise incelemeye esas oluşturan 22 hikâyenin Türkiye Türkçesine aktarması verilmiştir. Sanatkârların hikâyelerde Güney Türkistan?ın (Afganistan) kuzey yöresine ait ifadelerin kullanımı da dikkat çekmektedir. Yöresel ifadelerin kullanılması eserlerdeki anlatımı zenginleştirmiştir. Sanatkârlar hikâyelerinde genel olarak dil konusunda titiz davrandığı ve anlatımında daha ziyade uzun cümleler tercih etmişlerdir. Onlar cümlelerinde yaşayan Özbekçenin sözcüklerini tercih etmekle birlikte eski kelimelere de yer vermiştir. Yine sanatkârlar, anlatımında özellikle atasözü ve deyimlerden de başarılı bir şekilde yararlanmış, bunlara düşüncelerini pekiştirmek için kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Afganistan Özbek Edebiyatı, Edebiyat, Muhteva İncelemesi, Afganistan Özbek Sanatkârları, Güney Türkistan.

19. yüzyıl
Sultanmahmood Toyghun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş saha (Yakut) edebiyatı eserleri üzerine bir gramer incelemesi (Sıfat, Zamir, Zarf, Edat)

Türk Dili, bugün çok geniş bir coğrafyaya yayılmış; birbirine yakın veya uzak birçok lehçe ve şiveye sahip bir dildir. Lehçe ve şivelerin meydana gelmesi belli dönemlerde gerçekleşmiştir. Saha Türkçesi, Genel Türkçeden ilk ayrılan lehçelerden biridir. Taşıdığı arkaik özellikler, sistematik ses değişimleri, diğer lehçelerde nadir görülen diftonglu ve uzun ünlülü kelimeler vb. birçok özellik Saha Türkçesinin erken ayrılığıyla ilgilidir. Bunda Sahaların akrabalarından uzakta yaşamasının da etkisi vardır. Fakat bu ilgi çekici lehçe üzerine Türkiye?de yeterli çalışma yapılmamıştır. Türkiye?de Saha Türkçesi üzerine bugüne kadar yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde isim, fiil, söz varlığı gibi çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada, daha önce ele alınmamış olan sıfat, zamir, zarf ve edat konularını ele alınmıştır. Tez giriş ve inceleme bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümü iki kısma ayrılmıştır. Birinci kısımda tezin konusu, amacı-önemi ve yöntemi-tekniği hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci kısımda Saha Türkleri ve Saha Türkçesi hakkındaki bilgilere yer verilmiştir. İnceleme bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: Sıfat, zamir, zarf ve edat. Her bir başlık altında ele alınan konu ile ilgili teorik bilgiler verildikten sonra çağdaş Saha edebiyatı eserlerinden örnek cümleler verilmiştir. Daha sonra da bu cümleleri Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. İnceleme bölümünün ardından ?Sonuç? başlığı altında sıfat, zamir, zarf ve edatla ilgili hususlar maddeler hâlinde ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: 1. Saha Türkçesi 2. Sıfat 3. Zamir 4. Zarf 5. Edat

Doğan Çolak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkistanlı Ceditçi Abdullah Avlânî - Hayatı ve Şiirleri

Bu çalışma, Türkistanlı Ceditçi aydın eğitimci, gazeteci, mütercim, aktör, fikir adamı, şair ve yazar Abdullah Avlânî?nin hayatı, eseri ve faaliyetleri hakkındadır. Bu yazıda, başta 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında Türkistan?da ortaya çıkan Ceditçilik hareketi ve bu hareket mensuplarının plân, program, gaye ve faaliyetleri hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın esas konusunu teşkil eden Abdullah Avlânî?nin sırayla eğitim, neşriyat, gazete ve tiyatro alanındaki faaliyetleri ve şairliği, birçok eserden mukayeseli bir şekilde öğrenilerek ortaya konulmuştur. Ayrıca Avlânî?nin Çarlık ve Bolşevik döneminde kamu kurum ve kuruluşlarında, yurt içi ve yurt dışında yaptığı görev ve yürüttüğü faaliyetler hakkında da bilgi verilmiştir. Abdullah Avlânî, çağdaş eğitimden geri kalmış milletini modern Batı eğitim sistemine göre eğitmeyi kendine amaç edinmiştir. Bu amacını eğitim, gazete ve tiyatro alanındaki faaliyetlerinin yanı sıra şiir yazmak suretiyle gerçekleştirmeye çalışmıştır. Abdullah Avlânî, İsmail Bey Gaspıralı?nın kurduğu Usûl-i Cedit mekteplerini Türkistan?da açan ilk aydınlardan biridir. Avlânî, 1904 yılında Taşkent?in Mirâbâd ilçesinde, 1909 yılında ise Şeyhantâhur ilçesinin Degrez mahâllesinde Usûl-i Cedit mektepleri açmıştır. Bu sırada yeni ders kitaplarına ihtiyaç bulunduğunu hissetmiş, yeni ve çağdaş kitaplar hazırlamıştır. Onun ?Birinçi Muallim?, ?İkkinçi Muallim?, ?Türkî Gülistan yahut Ahlâk?, ?Mektep Gülistanı? ?Üçinçi Muallim?, ?Mektep Coğrafiyası?, ?Hesap Meseleleri? gibi kitaplarla; ?Edebiyat yahut Millî Şiirler? mecmuası Usûl-i Cedit mekteplerinde ders kitabı olarak kullanılmıştır. Abdullah Avlânî, 1909?da Taşkent?te ?Cemiyet-i Hayriye? adıyla bir yardım derneği kurmuş, mahallî halkın çocuklarının eğitim almaları için para toplayıp, okullara dağıtmıştır. Ancak her türlü yeniliğe ?Ruslaşma?, ?Batılılaşma? ve ?Hırıstiyanlaşma? gözüyle bakan bazı din adamları ve onların takipçileri, Ceditçilerin eğitim alanındaki faaliyetlerine engel olmuşlardır. Dolayısıyla Avlânî?nin açtığı Usûl-i Cedit mektepleri, hem cahil halkın, hem de Türkistan?ın ve Türkistanlıların gelişmesini istemeyen Çar Rusyasının baskıları sonucunda kapatılmıştır. Avlânî, Türkistan Müslümanlarını yayın yolu ile Avrupa medeniyetine yönlendirmek ve aydınlatmak maksadıyla Terakkî, Şühret ve Asya adlı gazeteleri neşretmiştir. Yine yukarıda belirtilen amaçlara hizmet etmek üzere 1910?lu yıllarda ?Neşriyat? (19 Eylül 1914) ve ?Mektep? (18 Mart 1916) şirketlerinin kurulmasına da önayak olmuştur. Abdullah Avlânî, 1917 Şubat olaylarından sonra ?Yaşasın Halk Cumhuriyeti? ilkesinden yola çıkarak, Turan gazetesini çıkarmaya başlamıştır. Bu gazetenin gayesi, ?Müslümanlar arasında uzun yıllardan beri devam etmekte olan umumî zorluk, bid?at ve hurafeleri bitirmek, gelecekte kurulacak olan cumhuriyet yönetimine halkı hazırlamak?, olarak açıklanmıştır. Avlânî, 1918?de İştirakiyyun adlı gazete ve Kasabaçılık Hareketi adlı dergide, 1920 yılında ise Kızıl Bayrak adlı gazetede yayın faaliyetini sürdürmüştür. Abdullah Avlânî?nin başkanlığında 1913 yılında ?Turan? adlı bir tiyatro topluluğu kurulmuştur. Türkistan?da tiyatroyu tanıtmak ve geliştirmek, halkın kültür ve eğitim seviyesini yükseltmek, bu topluluğun başlıca amaçlarını oluşturmuştur. Avlânî?nin ?Turan? topluluğu 1914 yılında Behbûdî?nin Pederküş piyesini ilk defa Taşkent?te sahneye koymuş ve halktan büyük ilgi görmüştür. Sadâ-yı Türkistan gazetesi, ?Turan? topluluğu hakkında bir makale yayımlayarak onu ?Millî Tiyatro? olarak adlandırmıştır. Turan tiyatro topluluğu sırasıyla Taşkent, Semerkant, Hokand, Kettekorgan, Buhara, Andican ve Nemengan gibi Türkistan?ın büyük şehirlerine turneler düzenlemiştir. Bu turneler neticesinde o şehirlerde tiyatro toplulukları kurulmuştur. Abdullah Avlânî, sahneye koymak için Portugaliya İnkılâbı, Pinek, Biz ve Siz, Advokatlık Âsanmı? ve İkki Sevgi adlı piyesleri yazmıştır. Ayrıca Azerbaycan Türkçesinden de piyesler aktararak Türkistan?da kardeş ülkelerde yazılan piyesleri tanıtmıştır. Bu aktarmaların dışında kardeş Azerbaycanlı ve Tatar yapımcılarla tiyatro alanında işbirliği yapmıştır. Abdullah Avlânî?nin şiirleri, konusunu Avrupa, Rusya ve Türkistan?da sosyal, siyasî, ekonomik, medenî ve kültürel alanlarda meydana gelen değişikliklerden almaktadır. Avlânî?nin şiirleri sosyal muhtevaya sahiptir ve bu şiirlerinde esas olarak Türkistan ve Türkistanlıların sıkıntılarını terennüm etmektedir. Bunlardan başlıcaları Türkistan?ın Çar Rusyası tarafından işgale uğraması ve sömürge hâline getirilmesi; Türkistanlıların bilgisizliği, fakirliği, tembelliği; halkın bazı gerici din adamlarının tesiryile çağdaş eğitime karşı çıkması, Türkistanlı aydınların ve zenginlerin millet evlâtlarının eğitimine kayıtsız kalması; Kadimci-Ceditçi mücadeleleri; zararlı ve yanlış âdetler; Türkistan?da ve dünyada meydana gelen sosyal, siyasî ve sanayi alanlardaki gelişmeler şeklinde sıralanabilir. Avlânî, şiirlerinde vatanına ?anne? olarak müracaat eder. Onun nazarında vatanı Türkistan, eskiden maarif ocağı, medeniyet beşiği ve bir cihan devletidir. Ancak Türkistanlıların ilimden ve bu sahadaki yeniliklerden bigane kalmaları Türkistan?ın yabancılar tarafından işgaline maruz kalmasına sebep olmuştur. Milletin vatanın bağımsızlığı için hiçbir şey yapmadan sadece seyirci kalması şairi çok üzer. Dolayısıyla o, milletini cehalet uykusundan uyandırmaya, çağdaş bilimleri öğrenmeye ve birleşmeye davet eder. Bu düşünceler çerçevesinde Avlânî, bazıları aynı şiir içinde olmak üzere doğrudan vatanla ilgili 33, milleti hakkında 52, ilimsizlik ve cehalet hakkında 57, ilim öğrenmek ve mektep hakkında 53 şiir yazmıştır. Avlânî bu şiirlerini, klâsik ve halk şiiri geleneğinde yazmıştır. Abdullah Avlânî?nin şiirlerinin dil özelliklerine bakıldığında ise onun yaşadığı dönemde Türkistan ve Türkistanlıların ahvâli göz önümüze gelir. Meselâ şair, vatanını sömüren işgalci Çar Rusya?ya olan nefretini ve öfkesini şiirlerinde üstü örtülü bir şekilde ?tikan?, ?zalim felek?, ?kara bulut?, ?soğuk kara kış?, ?yılan?, ?tülki?, ?şeytan? ?mekkâr? ?küz? ?zalim?, ?zulüm?, ?kara küç??gibi kavramlar kullanmak suretiyle dile getirmektedir. ?Millet?, ?ilimsizlik?, ?cehalet?, ?gaflet?, ?gaflet uykusu?, ?fayda ve zarar?, ?ibretsizlik?, ?tembellik?, ?kin?, ?nefret?, ?ittifaksızlık?? gibi kavramların sık sık kullanmış olması, onun milletinin geleceğine karşı duyduğu endişeyi, milletinin eğitimsizliği ve tembelliğine gösterdiği tepkiyi işaret eder. Avlânî?nin şiirlerinin en önemli özelliği, şiirlerinde Türkiye Türkçesine ait dil unsurlarına sıkça başvurmasıdır. Bu tavrın altında, âdeta onun Türk Dünyasının ortak iletişim dilini ortaya koyma gayreti görülür. Bu iki lehçeyi kaynaştırırken az da olsa Azerbaycan Türkçesine has kelime ve ekler de kullanmıştır. Böylece kelime dünyasını zenginleştirerek Türk lehçelerine olan sevgisini göstermiştir. Avlânî, bu durumu bazen isimlere getirdiği çekim ekleriyle, bazen de fiillerin çekiminde kullanılan zaman ve kip ekleriyle de yapmaya çalışmaktadır. Avlânî?nin ayrıca, Farsça, Arapça ve yalnızca Özbek Türkçesine has olan kelimelere Türkiye Türkçesindeki ekleri (şimdiki zaman eki ?iyor, yönelme hâli eki ?e, ?a, geniş zaman eki ?maz, gibi) ekleyerek kullandığı da görülmektedir. Bunların yanı sıra o, Türkiye Türkçesine has (bağlayıcı/yardımcı ünlü/ünsüz olarak ?n ünsüzü gibi) bazı özellikleri Özbek Türkçesine taşımıştır. Anahtar Sözcükler 1. Abdullah Avlânî 2. Gazetecilik 3. Eğitim 4. Tiyatro 5. Çarlık ve Bolşevik dönemleri

Elmurod Kholmatov
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkistanlı Ceditçi Abdullah Kâdirî'nin Mehrobdan Chayon romanı (İnceleme)

Gaspıralı İsmail Bey?in ?Dilde, fikirde, işte birlik!? sloganıyla öncülüğünü yaptığı ve Kırım?da hayata geçirdiği Cedit hareketi Türkistan?da da etkisini göstermiş ve Özbek münevverleri, Özbek Cedit edebiyatını kurarak halkın anlayabileceği sade bir dille yeni edebî türlerde eserler vermişlerdir. Bu dönemin öncülerinden olan Abdullah Kâdirî de yazdığı eserlerle Cedit edebiyatına önemli katkılarda bulunmuştur. Bu çalışmada Özbek Cedit edebiyatının önemli temsilcilerinden olan Abdullah Kâdirî?nin Mehrobdan Chayon (Mehrabdan Çayan) romanının muhteva bakımından incelemesi yapılmıştır. Bu çalışma Giriş, Yazarın Hayatı ve Eserleri, İnceleme, Sonuç ve Ekler başlıklarından oluşmaktadır. Giriş kısmında 19. ve 20. yüzyılda Türkistan coğrafyasının sosyal ve siyasi durumu ile Özbek edebiyatında roman sanatının doğuşu ve ilk eserleri hakkında bilgi verilmiştir. I. Bölümde Abdullah Kâdirî?nin hayatı, edebî düşüncesi ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. II. Bölümde Abdullah Kâdirî?nin Mehrobdan Chayon adlı romanı muhteva bakımından incelenmiştir. Ekler Bölümünde Mehrobdan Chayon adlı romanının Türkiye Türkçesine aktarılmış şekli, Abdullah Kâdirî?nin bazı resimleri ve aktarımı yapılan eserin ilk baskı ve daha sonraki baskılarına ait kapak ve sayfalardan örnekler yer almıştır. Anahtar Sözcükler: 1. Türkistan 2. Özbek Cedit Edebiyatı ii 3. Abdullah Kâdirî 4. Özbek Romanı 5. Mehrobdan Chayon

Yasin Karadeniz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Cengiz Aytmatov'un Türkiye Türkçesine aktarılan eserlerindeki çocuk kahramanlar

Bu tez çalışmasında, Kırgız edebiyatının ünlü yazarlarından Cengiz Aytmatov'un kaleme aldığı yedi eser, çocuk kahramanlar yönünden incelenmiştir. Eserler önce özetlenmiş, daha sonra da çocuk kahramanlar, yazarın çocukluk döneminden hareketle değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Cengiz Aytmatov 2. Çocuk 3. Kırgız 4. Çocukluk 5. Sovyet

Bayram Güneş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ayder Osman'ın "Bizim Gemimiz", "Yıllar ve Dostlar", "Biz Bir Dünyada Yaşaymız" ve "Demircinin Teklifi" isimli hikâyelerinin incelenmesi

AKIN, Serkan; Ayder Osman'ın "Bizim Gemimiz", "Yıllar ve Dostlar", "Biz Bir Dünyada Yaşaymız" ve "Demircinin Teklifi" İsimli Hikâyelerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2014. Ayder Osman, 20. yüzyılın son yarısından itibaren faaliyet göstermeye başladığı gazetecilik, son 30 yılında ise gazetecilik ve yazarlık çalışmalarıyla Kırım Tatar sanat ve edebiyat hayatına büyük katkılar yapmış önemli bir edebiyatçıdır. Varlığını Özbekistan'da sürdürmek zorunda kalan Kırım Türklerinin millî kimliklerini korumaları için gerekli olan edebiyat ve gazetecilik çalışmalarıyla Kırım Türklüğünün kültürünü ayakta tutmuş, yeni yazarların ve şairlerin yetişmesini teşvik etmiş önemli bir tenkitçidir. Bu çalışma, Ayder Osman'ın "Yıllar ve Dostlar" isimli hikâye kitabının içerisinde yer alan "Bizim Gemimiz", "Yıllar ve Dostlar", "Biz Bir Dünyada Yaşıyoruz" ve "Demircinin Teklifi" isimli hikâyelerin Kırım Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılması ve muhteva bakımından incelenmelerinden ibarettir. Ayder Osman'ın incelenen 4 hikâyesinde, iyilik teması esas alınsa da Kırım Türklerinin 20. yüzyıl boyunca yaşadıkları sıkıntılara, toplum yapısına ışık tutulmuş, Kırım Türklerine hikâyeler aracılığıyla yol gösterilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: 1.Kırım Tatar Edebiyatı 2.Kırım 3.Tatar 4.Hikâye 5.Ayder Osman

Serkan Akın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkmen yazar Övezdurdu Nepesov'un "Uzak Uzak Yıllar" romanının yapı ve tema bakımından incelenmesi

Çağdaş Türkmen Edebiyatı'nın en önemli şair ve yazarlarından biri olan Övezdurdu Nepesov, birçok şiir, roman, hikâye ve tiyatro gibi eserler vermiştir. Çağdaş Türkmen Edebiyatı'nın gelişmesinde önemli rol üstlenmiştir. Bu çalışmada Övezdurdu Nepesov'un "Uzak Uzak Yıllar" adlı romanının yapı ve tema bakımından incelemesi yapılmıştır. Övezdurdu Nepesov bu romanla Türkmen sosyo-kültürel hayatına, tarihine ışık tutmuş ve modernist bir anlayışla Türkmen romanının gelişmesine katkıda bulunmuştur. Romanın başkarakteri olan İlaman'ın başından geçen olaylar kronojik zaman dilimi içinde ele alınmıştır.

Nepesov, ÖvezdurduRomanTema+2
Yasin Çağlar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nurlat bölgesi (Tataristan) Çuvaşlarının gelenek ve görenekleri

Çuvaş Türkleri, uzak ve gizemli Türk toplumudur. Hiçbir Türk diline benzemeyen dile sahip olan Çuvaşlar, Rusya Federasyonu'nun farklı yerlerinde yaşamaktadır. Bu çalışma Tataristan'ın Nurlat bölgesinde yaşayan Çuvaş Türkleri'nin gelenek ve göreneklerini ele almıştır. Doğum, çocukluk, günlük hayat, düğün, askerlik, ölüm, yemekler, folklor gibi farklı konular bazen diğer Türk toplumları ile kıyaslanarak incelenmiştir. Çalışmanın ana amacı ve arzusu, uzak olan Tataristan Çuvaşlarını yakından tanıyıp ve tanıtıp, Türkiye'nin Çuvaşlar hakkındaki bilgilerine katkı sağlamaktır.

GeleneklerGöreneklerTataristan+2
Aleksandra Tcyganova
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üslup bilimi açısından Bekir Sıtkı Çobanzade'nin şiirlerinin incelenmesi

Çok geniş bir alanı kaplayan Türkistan toprakları gerek ticaret yollarındaki konumu gerek ise barındırdığı doğal kaynaklarla bütün dünya ülkelerinin dikkatini çekmektedir. Dünyada bu denli zenginliğe sahip olan diğer coğrafyalarda olduğu gibi 16. yüzyıldan itibaren Türkistan da bu güzelliğinin cezasını çekmeye başlamıştır.1 Bu kadar uzun bir süre boyunduruk altında yaşamaya mecbur bırakılan halk, bir diğer güne erişebilmenin umuduyla yaşamaya alışmıştı. Böyle bir coğrafyada kültürünü, dilini ve benliğini koruyabilmek çok güç olsa gerek. Çobanzade de Türkistan'ın kuzeybatı bölgesinde yer alan Kırım'da doğmuştur. Yapılan bu çalışmanın konusu Çobanzade'nin şiirlerinde kullandığı üslubdur. Diğer Türkistan aydınları gibi Çobanzade de halkına, benliğine ve diline çok önem veren bir aydındır. Yıllarca bastırılıp hor görülen, hayattaki tek gayesi taşıdığı canı korumak olan Kırım halkını bilinçlendirmek ve uyandırmak için elinden geleni yapması gerektiğini bilmiştir. Fakat dönemin ağır politikaları oldukça serttir. Böyle bir dönemde bile Çobanzade halkı için şiirler yazmıştır. Belki de Türkistan aydınları sanat için sanat yapabilme imkanına hiç sahip olamamıştır. Yukarıda bahsedildiği gibi Çobanzade, dönemin durumundan dolayı bu uyarıları hem halkına ulaştırabilmiş hem de yaşayabilmiş olmalıdır. Bu, 20. yüzyıl Türkistan coğrafyasında başarması gereken iki zor şeydir. Dili kullanış şekli yani üslup çok önemlidir. Çünkü şiirlerinde devrin ideolojisine ters düşen bir kelime bile Çobanzade'nin katledilmesine yol açabilirdi. Şiirlerinde işlediği sembol ve imajların dikkatle seçtiği kelime ve kelime gruplarından ses tekrarlarına kadar özenle çalışılmış ve yazılmış olduğu açıktır. Bu çalışmanın hazırlanışında örnekleme ve belgesel kaynak derlemesi yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan bu çalışma ile Çobanzade'nin fikirlerini, dil becerilerini ve Türklüğe kattığı değerleri gözler önüne sererek hem üslupbilimi alanına hem de Türk Dünyası ve Türkolojiye katkı sağlamak amaçlanmıştır.

Türk şiiriTürkolojiÇobanzade, Bekir Sıtkı+2
Mehmetcan Gökbayır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Deñiz Boyloy Cortqon Ala Döböt" adlı romanının dil incelemesi (Giriş-inceleme-metin)

Dil, bir milletin millî ve manevî varlığını koruyan en önemli unsurlardandır. Dili koruyan en etkili unsurlardan biri ise yazıdır. Dilde bütünlüğü sağlama ve dilin ana iskeletini koruma görevini yazı dili üstlenir. Yazı dilini geliştiren ve çağdaş uygarlık seviyesine taşıyan alan da şüphesiz edebiyattır. Edebiyat dilin olanaklarını zorlar, ifadeyi zenginleştirir ve barındığı dille birlikte kültürel değerleri de muhafaza ederek gelecek nesillere taşır. Gerçek bir edebȋ eserin en önemli özelliği kalıcılığıdır. Cengiz Aytmatov bu anlamda dünü, bugünü ve yarını kapsayan eserleriyle sadece Kırgız edebiyatına değil dünya edebiyatına da adını altın harflerle yazdırmış bir Türk yazarıdır. Yaşadığı coğrafyadan yola çıkarak bütün dünyaya ışık tutacak eserler kaleme almıştır. Eserlerinde genel olarak aşk, ayrılık, dostluk, savaş dönemleri gibi konuları ele alır. Cengiz Aytmatov'un ele alınan "Deniz Boyunca Koşan Ala Köpek" adlı romanı, Kırgız halkının sosyal hayatını gerçekçi bir bakış açısıyla ortaya koyar. Bu romanın dili Kırgız Türkçesinin genel özelliklerini ortaya koyacak niteliktedir. Bu sebeplerle çalışmamızda dil inceleme malzemesi olarak belirlediğimiz roman, ses bilgisi, şekil bilgisi ve kelime türleri açısından incelenmiştir.

Aytmatov, CengizBiçimbilimDil özellikleri+4
Hüsna Talu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Fatih Emirhan'ın "Eşitsizler" ve "Gençler" adlı tiyatro eserleri (çeviri-inceleme)

Kazan Tatarları Sovyet Rusya'nın himayesi altında asimile edilmek istenen halklardan biridir. İlminski'nin devlet eliyle uyguladığı politikalar onları dini ve milli benliklerinden koparmaya çalışsa da, buna en çok direnen halklardan biri Kazan Tatarları olmuştur. Dine ve millete olan bağlılıkları onlar için koruyucu kalkan görevi görmüştür. Din anlayışı ile birlikte gelişen eğitim anlayışları Kazan Tatarlarının ilmi bakış açısını da geniş bir perspektifte icra etmesini sağlamıştır. Fatih Emirhan, medrese eğitimi almış ve halkının içinden çıkan bir aydın rolünü üstlenmiştir. Gençler ve Eşitsizler adlı eserlerinde halkının ilerlemesinde ayak bağı olabilecek birçok anlayışa değinerek, Tatar hayatının değişim günlerindeki sancıları hafifletmiş ve bakış açısının genişlemesini sağlamıştır. Eserler, tiyatro kavramları ile incelenmiştir. Çalışmanın amacı Tatar edebiyatının önde gelen aydınlarından biri olan Fatih Emirhan'ın ve piyeslerinin detaylı bir şekilde tanıtılması, eserlerinin teorik anlamda incelenmesi ve izleksel olarak yorumlanmasıdır.

Cedit hareketiEmirhan, FatihTatar edebiyatı+3
Kübra Şeyma Aydın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Abay'ın şiirlerinde ölüm algısı

Ölüm, yeryüzündeki tüm canlıların yüzleşmek durumunda kalacağı önlenemez sondur. Lakin yaşayan varlıklar içinde öleceğinin bilincinde olarak hayat süren tek canlı insandır. Bu nedenle insan türünün var olmaya başladığı dönemlerden bugüne ölüm hem varlığından ürkülen bir hadise hem de sonucu merak edilen bir gizem olarak süregelmiştir. Düşünürler, fikir adamları, sanatçılar, yazarlar ve şairler yapıtlarında ölüm hususuna değinmişler, hepsi de sahip olduğu dünya görüşü ekseninde bir tutum ve tavır ortaya koymuşlardır. Sistemli düşüncenin gelişmeye başladığı dönemler incelendiğinde yazının bulunuşundan beri ölüm nispetinde sergilenen iki tavır dikkat çekmektedir. Bunlardan birincisi ölümü yok hükmünde sayıp, anımsamamak iken, ikincisi hayatın her vaktini onun gerçeğiyle doldurmak üzerinedir. İslam felsefesinde ölüm hususu ekseriyetle ölümün akabindeki yaşam ve bu yaşamın niteliği noktasında işlenmektedir. Bu bahis dini araştırmacılar ve düşünürler arasında bütün yönleriyle irdelenmekle beraber, yazar ve şairler de hususu yapıtlarında işlemişlerdir. Abay Kunanbayoğlu, 1845 ve 1904 yılları arasında Kazak topraklarında yaşamış ve bıraktığı manevi mirasla geniş bir etki alanı oluşturmuş büyük bir âlim ve şairdir. Skolastik bir eğitimle büyümesine karşın Doğu felsefesinin yanında Rus dilini öğrenerek Batı bilimi ve felsefesiyle de tanışma fırsatı bulmuş, bu yönüyle de devrinin en nadide düşünce adamlarından biri olarak kabul edilmiştir. Hayatı bozkır ortasında geçen şair, yaşamı boyunca birçok yakınının ölümüne şahit olmuştur. Bu bağlamda ölümü en yakından deneyimleyen Abay Kunanbay'ın ölüm karşısındaki tavrı da dikkate değer bir araştırma konusu içermektedir. Bu çalışmada, Abay'ın yakınlarının ölümü üzerine kaleme aldığı on üç farklı yas şiiri, diğer bir eseri olan Kara Sözler'i, şiirleri ve konuyla ilgili felsefi kaynaklardan da yararlanarak ontolojik çözümleme metoduyla incelenmiş ve şairin ölüm karşısında takındığı tavır açığa çıkarılmaya çalışılmıştır.

Kazak edebiyatıKunanbayev, İbrahim AbayModern şiir+3
Fatih Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cengiz Abdullayev'in romanlarında yapı ve izlek

Cengiz Abdullayev Azerbaycan edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Polisiye romanlarıyla ünü ülke sınırlarını aşmış, dünyanın da sayılı polisiye yazarları arasında gösterilmeye başlanmıştır. Abdullayev'in romanları dünya üzerinde geniş bir coğrafyada geçer. Dünyayı ilgilendiren önemli meseleleri konu edinir. Bu durum onun sorunlara duyarsız kalmadığının göstergelerindendir. Onun eserlerini başarılı kılan faktörlerden en öne çıkanı "gerçeklik algısı"dır. Konularını gerçeklerden yola çıkarak oluşturur, gerçek zamanda, dünyada var olan ve kendisinin de bizzat gördüğü mekanlarda ve gerçek hayatta karşımıza çıkabilecek kahramanlarla kuruludur hikayeleri. Eserleri için gerçekliğin kurgusu denebilir. İçlerinde sinemaya uyarlananlar vardır. Yayınlamış olduğu 190'dan fazla kitabı vardır, 32 dile çevrilmiştir. Eserlerinden beş tanesi Türkiye Türkçesine çevrilmiştir. Bu çalışmada hayatı, sanatı ve Türkiye Türkçesine çevrilen romanları yapı ve izlek bağlamında ele alınmıştır. Çalışma genel anlamıyla üç bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde yazarın hayatı ve sanatına değinilmiştir. İkinci bölümde yazarın Türkiye Türkçesine çevrilen beş romanı yapı ve izlek bağlamında detaylı olarak incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde yazarın dil ve üslubuyla ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır. Kaynakça iki bölümde ele alınmıştır; Cengiz Abdullayev kaynakçası ve genel kaynakça. Akabinde ekler bölümünde yazarın fotoğraflarına ve aldığı ödüllere yer verilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Cengiz Abdullayev, Azerbaycan edebiyatı, polisiye roman, yapı ve izlek, gerçeklik

Abdullayev, CengizAzeri edebiyatıBiyografi+4
Mikail Balcı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Musa Taşmuhammedoğlu Aybek'in "Bola Alisher" adlı hikayesi (Çeviri - İnceleme -metin)

Sovyet dönemi Özbek edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Musa Aybek'in Bola Alisher adlı hikâyesi biyografi türünde kaleme alınan bir eserdir. Eserde üstün bir bilgin ve devlet adamı olan Alişir Nevai'nin çocukluk yılları; şiire olan ilgisi, hayvan sevgisi, Şehzade Hüseyin ile tanışması, okul hayatı, ney çalmaya olan merakı ve ünlü tarihçi Şerafettin Ali Yezidi ile olan karşılaşması gibi konular anlatılırken dönemin tarihi olaylarına ve şahsiyetlerine de değinilmektedir. Bu çalışmada Türkiye Türkçesine aktarılan Bola Alisher adlı hikâyesi yapı ve izlek bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma genel anlamıyla dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde 20. yy. Sovyet dönemi Özbek edebiyatı hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Musa Aybek'in hayatı, edebi kişiliği ve eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye Türkçesine aktarılan Çocuk Alişir hikâyesi yapı ve izlek yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü olan son bölümünde Bola Alisher hikâyesinin Özbek Türkçesinden Türkiye Türkçesine çevrilmiş şekline yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde çalışmaya dair genel bir değerlendirme yapılmıştır. Kaynakça bölümünde ise çalışmanın hazırlanması sırasında yararlanılan kaynaklar listelenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Musa Aybek, Çocuk Alişir, hikâye, yapı ve izlek, başarı.

Aybek, Musa TaşmuhammedovDil bilgisiDil bilim+7
Fazilet Biçici
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut hikâyelerindeki söz varlığının Kazak Türkçesinin söz varlığıyla karşılaştırılması

Türk dilinin en önemli eserlerinden birisi olan Dede Korkut Kitabı, Türk dünyası için çok önemlidir. Eserin Dresden ve Vatikan olmak üzere başlıca iki nüshası vardır. Fakat yakın zamanda yeni yazmaların da bulunduğunu açıklanmıştır. Bu yazmalar, Ankara, Günbed ve Bursa yazmasıdır. Böylece nüsha sayısı beşe çıkmıştır. Dresden nüshası esas alınarak hazırlanan bu çalışmada Sadettin Özçelik'in hazırladığı Dede Korkut kitabı esas alındı. Kitap, on iki hikâyeden oluşmaktadır. Bu hikâyeler, Kazak Türkçesinin söz varlığı açısından incelendi.

Tuğba Gökbayır
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Derleme Sözlüğü'ndeki düğün âdetleri, gelenekleri ve eğlenceleri ile ilgili adlandırmalar

Türk milleti geçmişten günümüze kadar geleneklerine ve adetlerine bağlı bir hayat sürmüştür. Bazı günlere özellikle ehemmiyet göstermiş, diğer günlerden farklı olarak kutlamıştır. Bunlardan biri evlenme düğündür. Düğünler, içinde pek çok ritüeli, geleneği, göreneği, adeti barındıran kültür aktarımı açısından önemli bir uygulamadır. Günümüzde bu uygulamalar her ne kadar devam etse de değişen dünyadan, bu gelenek de payını almıştır. Ülkemiz, aynı adetin farklı uygulama alanları bulduğu zengin bir coğrafyadır. Yaşanılan coğrafya, çevre, inancımız, göreneklerimiz düğünde gerçekleştirdiğimiz ritüellere şekil vermiştir. Çalışmada ağız araştırmaları konusunda yapılmış en büyük çalışmalardan biri olan Derleme Sözlüğü'ndeki düğün adetleri, gelenekleri ve eğlenceleri ile ilgili adlandırmalar tespit edilmiştir. Tespit edilen adlandırmalar değerlendirilerek kendi içerisinde sınıflamaya tabi tutulmuştur. Bu çalışma, halk ağzında kullanılan düğün âdetleri, gelenekleri ve eğlenceleri ile ilgili adlandırmaları açıklamayı amaçlamaktadır.

AdlandırmaDerleme sözlüğüDil bilgisi+7
Hatice Çakmak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yusuf Bolat'ın piyeslerinde yapı ve izlek

Kırım Tatar edebiyatında modern anlamda tiyatro türünde eserler Tercüman Dönemi ile görülmeye başlamıştır. Yaşanan göçler ve Rusların bölgede uygulamış olduğu politikalar Kırım Tatarlarının dili ve edebiyatına yansımıştır. İsmail Bey Gaspıralı'nın öncülüğünde çıkartılan Tercüman gazetesi ile dilin ve edebiyatın gelişmesi için çalışmalar yapılmıştır. Yusuf Bolat da Kırım Tatar edebiyatının önemli yazarlarından biridir. Komedi türünde yazdığı hikâyeleriyle Kırım Tatar edebiyatında adını duyurmuş olan yazarın piyesleri de Kırım Tatar halkı tarafından ilgiyle takip edilmiştir. 1944 Kırım Tatarlarının sürgün edilmesinden evvel ve sürgünden sonraki dönemde Kırım Tatar edebiyatının gelişmesi için önemli çalışmalar yapmıştır. Eserlerinin temelini halkın yaşadığı sıkıntılar, vatan, millet, dil gibi konular oluşturmuştur. Bu konuları iğneleyici ve nükteli üslupla kaleme almıştır. Yazarın Toy Devam Ediyor adlı kitabında yer alan dört piyesi yapı ve izlek yöntemi ile incelenmiştir. Tez çalışması genel anlamda dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Kırım Tatar edebiyatının gelişimi ve Kırım Tatar edebiyatında tiyatronun gelişimi iki ayrı başlık altında incelenmiştir. İkinci bölümde yazarın hayatı ve eserleri hakkında bilgiye yer verilmiştir. Üçüncü bölümde yazarın Toy Devam Ediyor adlı kitabında yer alan dört piyesi yapı ve izlek yöntemiyle incelenmiştir. Dördüncü bölümde yazarın dil ve üslubuyla ilgili değerlendirme yapılmıştır. Devamında sonuç bölümü ve kaynakçaya yer verilmiştir.

Bolat, YusufDil bilgisiDil bilim+7
Aylin Bilgiç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdurauf Fıtrat'ın roman ve hikayelerinde Ceditçilik izleri

Türkistan coğrafyası Türk boylarının yoğun bulunduğu bölgelerdendir. Sözlü ve yazılı edebiyatın zengin olduğu Türkistan'da çok sayıda edebi eser verilmiştir. Ruslar Türkistan'da hakimiyet kurmak amacıyla coğrafyada çeşitli baskılar kurmuştur. Rusların Türkistan'da hakimiyet sağlaması ile eğitim ve kültürel alanda Türkistan'da gerileme dönemi 18. yüzyıldan itibaren başlamıştır. Türkistan'daki gerilemeye önlem almak amacıyla İsmail Gaspıralı Bey cedit hareketini başlatmıştır. Cedit hareketi ilk olarak Türkistan'ın kuzey bölgelerinde görülmüştür. İsmail Bey Gaspıralı'nın cedit hareketi ile ilgili hitabeti ile tüm Türkistan'da etkili olmuştur. Cedit hareketi günümüz Özbekistan coğrafyasını oldukça fazla etkilemiştir. Cedit hareketi Özbekistan'ın kurulmasında ve Özbekistan dilinin, edebiyatının oluşmasında etkili unsurlardan olmuştur. Modern Özbek edebiyatının ve dilinin kurucularından olan Abdurauf Fıtrat Cedit hareketinin öncülerindendir. Abdurauf Fıtrat cedit hareketinin misyonunu temsil eden Özbek yazarlardan birisi olmuştur. Fıtrat, cedit fikrinin amaçlarını eserlerinde konu alarak toplumda beklediği bilinci uyandırmak istemiştir. Cedit hareketi Türkistanlı yazar ve aydınlar için oldukça önemli bir fikir hareketi olmuştur. Tez çalışmasında Fıtrat'ın hayatı, roman ve hikayelerinde cedit hareketinin izleri incelenmiştir. Cedit hareketinin oluşturan sosyo-politik olaylar ele alınmıştır. 18. ve 19. Yüzyılda cedit hareketini temsil eden aydınlardan bilgiler verilmiştir. Tez çalışması altı temel başlıkta oluşturulmuştur.

18. yüzyıl19. yüzyılCedit hareketi+7
Samet Ali Yıldız
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessEN

Structure and theme in mir Celal Paşayev's stories

Mir Celal Paşayev is one of the few authors of Azerbaijani literature. Mir Celal Paşayev has been producing works in the genres of drama, poetry and story since 1928. Our study consists of two parts. The first part contains information about the life, literary personality and works of the author. Mir Celal Paşayev, who deals with all sociological and psychological issues, especially human, with the same sensitivity in his works, puts women and children in the center. In Azerbaijani literature, he elaborates the different aspects of its people and their emotional worlds. In the second part, which is the center of our study, the stories of the author were examined in terms of story technique and thematic fiction. Theoretical sources were used in our investigation of the story technique. Structure review; The novel's identity, perspective / narrator plane, plot, time, space, and the world of people were discussed through six structural elements. The themes and themes that come to the fore in the examination of the spatial fiction, philosophy, sociology, Marxism, and psychology were used. In the conclusion part of our study, Mir Celal Paşayev's storytelling was evaluated. In the bibliography section, the list of the sources used in the process of preparing the study was listed. In addition to these, the document about Mir Celal Paşayev and the photographs of the author were added to the end of the study.

Azerbaijan literatureStoryPaşayev, Mir Celal+7
Ümit Alacaoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şiire yansıyan milli ruh: Şayloobek Düyşeyev

Kırgızistan 1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından bağımsızlığına kavuşmuştur. Kırgızlar bağımsızlığın ilk yıllarında özellikle milli kimlik ve milli bilinç konusuna çok önem verdiler. Bu doğrultuda çalışma yapan aydınlar ve sanatçılar desteklenerek, teşvik edildi. Kırgız milli kimliği ile ilgili eserler kaleme alan yazarlardan biri de şair Şayloobek Düyşeyev'dir. Bu çalışma Kırgızistan coğrafyasında sahip olduğu milli şuuru ile ün kazanmış şair Şayloobek Düyşeyev'in milli kimlikle ilgili şiirlerini ve kendisini Türkiye'deki ilim çevresine tanıtmak amacı ile hazırlanmıştır. Türkiye'de daha önce hiçbir akademik çalışmaya konu olmayan Şayloobek Düyşeyev'in şiirleri bu alanda yapılan ilk araştırma tezi olarak ilim dünyasına sunulmuştur. Tez, Giriş, Şayloobek Düyşeyev'in Hayatı, Şayloobek Düyşeyev'in Şiirlerinin Türkiye Türkçesine Aktarımı, Çözümlenmesi ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Kırgız edebiyatının güçlü sözlü edebiyatı ile yazılı edebiyatının gelişim süreci hakkında genel bilgi verilmiştir. Şayloobek Düyşeyev'in Hayatı ile ilgili bölümde ise şairin; hayatı, edebi kişiliği ve eserleri ele alınarak, şairin sanat anlayışı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Şayloobek Düyşeyev'in Şiirlerinin Türkiye Türkçesine Aktarımı, Çözümlenmesi bölümünde ise şiirlerindeki milli kimlik teması irdelenmiştir. Her şiirin aktarımı ardından çözümlenmesi yapılarak Şayloobek Düyşeyev'in şiirlerindeki özellikler ve milli kimlik içeren kavramlar ortaya çıkarılmıştır. Şairin şiir dünyasındaki milli ruh kavramları üzerinde durulmuştur.

Düyşeyev, ŞayloobekKırgız TürkleriKırgız edebiyatı+7
Hatice İpek Bayrakçı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırım Tatar edebiyatında göç: Şiirler ve türküler

Kırım Tatar göçleri sebep ve sonuçları ile büyük etkiler bırakan olaylardır. Bu göçler farklı yüzyıllarda büyük kitleler hâlinde gerçekleşmiştir. Kırım'dan farklı ülkelere göç etmek zorunda bırakılan birçok aile göç ettikleri yerlerde kültürlerini korumuş, çocuklarına Kırım'ı ve vatan sevgisini öğretmişlerdir. Bu atmosfer içinde büyüyen şair ve yazarlar yaşananları şiir, roman ve hikâye gibi eserlere aksettirmiştir. Göçler sırasında vatanlarını terk ederek bilinmezliğe doğru yola çıkan göçmenler farklı duygularla pek çok türkü yakmış ve bu türküler günümüze kadar gelerek varlığını korumuştur. Göç esnasında veya sonrasında verilen tüm bu eserler ile Kırım Tatarlarının göç edebiyatı oluşmuştur. Vatanlarından koparılan ve gittikleri ülkelerde doğup vatanlarını hiç görmeden büyüyen şairler ve yazarlarda oluşan ve korunan milli kimlik bilinci eserlerde dikkat çeken unsurlardır. Bu çalışmada, Kırım Tatar göç edebiyatının oluşum süreci, göç olgusunun toplum hayatına etkisi ve şiirlere yansıması sorgulanmıştır. Şiirler, Kurtumerov, E.E., Useinov, T.B., Xaraxadı, A.M.'nın 2002 yılında yayımlanan "Къырымтатар иджрет эдебияты" adlı kitabından alınmıştır. Asıl konuya geçilmeden önce, Kırım Tatar tarihi ve göç nedenleri üzerine kısaca söz edilmiştir. Göç konulu şiirler incelenmiş ve göçmen şairlerin milli kimlik bilinci ve Kırım Tatar milletinde inşa edilmek istenen milli kimlik unsurları belirlenmiştir. Şiirler konuyla ilgili felsefe, psikoloji ve sosyoloji kaynaklarından yararlanılarak incelenmiştir.

Göçmen edebiyatıKırımKırım Tatarları+7
Neslihan Karagöz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ulugbek Esdevlet'in şiirlerinde milli kimlik

Ulugbek Esdevlet, Çağdaş Kazak Edebiyatı'nın önemli şair ve yazarlarından birisidir. Eserleri farklı dillere aktarılmış, özellikle şiirleriyle edebiyat dünyasında varlığını göstermiştir. Şair 1991 sonrası bağımsızlık döneminin yetiştirdiği aydınlar arasındadır. Onun edebi yönü, toplumun içinden geçtiği dalgalı olaylarla şekillenmiştir. Dalgaların içinden geçerek akacağı deryayı keşfetmiştir. İçinde bulunduğu toplum onun eserlerinin iskeletini oluşturmuştur. O, eserlerinde yaşadığı coğrafyaya ve mensubu olduğu milletine bir ayna tutmuştur. Şair birçok konuda eser kaleme almıştır. Lakin içinde bulunduğu "yeniden dirilen bağımsızlık dönemi" onun eserlerinde ayrı bir yer tutmuş ve dikkat çekmiştir. Söz konusu tez çalışması da bu dikkat çekici eserlere ışık tutmaya çalışmıştır. Tez için seçilen şiirler Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılıp, çözümlenmiştir. Şair Ulugbek'in şiirlerinin kelime dünyasına girilmiştir. Kelimeleriyle hangi duyguları uyandıracağı, hangi şuuru harekete geçireceği, hangi konularda milletine sesleneceği ve hangi mazi değerleri ati değerlere aktaracağı "milli kimlik" çerçevesinde ele alınan başlıklarla irdelenmiştir.

Dil bilgisiDil bilimEsdevlet, Ulugbek+7
Ümmügülsüm Korkmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özbek Türkçesinde bitki adlarıyla kurulan Özbek atasözleri

Çalışmada, Özbek atasözlerinin yer aldığı kaynaklar taranarak bitki adlarının geçtiği atasözleri tespit edilmiştir. Tespit edilen atasözleri bitki türlerine göre tahıllar, baklagiller, meyveler, sebzeler, çiçekler, otlar, ağaçlar, endüstri bitkileri, çalılar ve genel bitkiler olarak tasnif edilip çeviri yazı harfleri ile yazılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Bu çalışmada yer alan Özbek atasözlerinde birbirinden farklı seksen iki bitki adı geçmektedir. Araştırmada, atasözlerinde ifade edilen kavramlar kısaca açıklanmış, bitki adlarının atasözlerine kattığı anlamlar belirtilmiş, varsa atasözlerinin varyantları sıralanmış ve her bitki adının kaç atasözünde geçtiği ifade edilmiştir. Aynı zamanda, Özbek atasözlerinde yer alan bitki adları köken bilimi bakımından da incelenmiştir. Tezin son kısmında, Özbek atasözlerinde geçen bitki adlarının sözlüğüne yer verilmiştir. Neticede, Özbek atasözlerindeki bitki adlarının çoğunlukla metafor olarak kullanıldığı, aile, soy, arkadaşlık, komşuluk, vatan, cimrilik, değer gibi kavramları ifade ettiği ve köken bilimi bakımından atasözlerinde en çok Türkçe kökenli sözcüklerin yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır.

AdlarAtasözleriBitki adları+4
Sema Ünüvar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammetcan Seralin'in iki manzum hikâyesi (Metin-aktarma-inceleme)

Bu çalışmada, Muhammetcan Seralin'in Ayqap dergisinde yayımladığı "Topcarğan" ve "Gülqaşiyma" isimli manzum hikâyeler değerlendirilmiştir. Bu manzum hikâyelerde, genç kızların kendi rızaları olmadan babaları tarafından para ya da mal karşılığı, yaşlı veya genç erkeklerle evlendirilmesi ve bunun sonucunda istenmeyen olayların ortaya çıkması anlatılmaktadır. Bu manzum hikâyelerde Yazar, Kazak Türklerinin yaşayış, örf ve âdetleri hakkında olayların akışına göre bilgi vermektedir. Bunlar "qonaq ası", "qalıñ mal", "tañba" gibi örf ve âdetlerdir.

Aykap dergisiDergilerEdebiyat dergisi+7
Mehmet Aktaş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00