
43
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Kapadokya Bölgesindeki butik otellerde coğrafi işaretli gastronomi ürünlerinin kullanım sıklığı ve turist algıları üzerinde etkisi
Küreselleşmenin etkisiyle hızlanan yemek yeme faaliyetleri yemek kültürünün devamlılığı ve sürdürülebilirliği gibi konuları da beraberinde getirmiştir. Özellikle gıdanın giderek tek tipleşmesi bölgenin kendine has gıda ürünlerine zarar vermekte ve kendine ait kültürel öğelerine bağlı kalmasını engellemektedir. Bu bağlamda karşımıza çıkan coğrafi işaret kavramı, kültürel aktarımın önemli temsilcilerinden birisi olan gıda ürünlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesi ve bölgesel kalkınmayı sağlayabilmesi için önem arz etmektedir. Gerçekleştirilen literatür taraması sonucunda coğrafi işaret damgalarını taşıyan ürünlerin kullanımlarının ürüne, üreticiye, tüketiciye ve ülke ekonomisine birçok fayda sağladığını gözler önüne koymaktadır. Bu çalışmada coğrafi işaretli gıda ürünlerinin turist algıları üzerindeki etkilerini ölçebilmek adına turist algıları "coğrafi işaretli ürün bilgisi", "algılanan kalite", "memnuniyet ve tatmin" ve "tekrar ziyaret ve tavsiye etme niyeti" boyutları altında incelenmiştir. Turist algılarını ölçmek için hazırlanan ankette toplam 40 ifade yer almaktadır. İfadelerin 31 tanesi yukarıda yer alan boyutlar geri kalan 9 tanesi de demografik özellikler hakkında bilgi vermektedir. Anket çalışmaları 10 Ocak 2023 – 5 Mayıs 2024 tarihleri arasında yapılmıştır. Ankete Nevşehir ilinde yer alan butik otellerde kalmakta veya kalmış olan 500 turist katılmıştır. Elde edilen anketlerden 41 adet formun hatalı veya eksik olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen anketlerin 459 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde, coğrafi işaretli gıda ürünlerinin turist algıları üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma içerisinde coğrafi işaretli ürünlerin kullanım sıklığını öğrenebilmek için, anket çalışmalarıyla aynı tarihte 7 adet butik otele de ulaşılmıştır.
Akıllı destinasyon teknolojileri deneyiminin davranışsal niyetler üzerindeki etkisi: Algılanan değerin ve destinasyon imajının aracı rolü
Teknoloji insan hayatına her gün biraz daha entegre olmakta, insanların davranışları da bu teknolojilere göre şekillenmektedir. Akıllı destinasyonlar her ne kadar donanımsal özellikleri ile akıllı şehirlerin bir uzantısı gibi görülse de öncelikler, hedefler ve amaçlar açısından farklılaşmaktadır. Akıllı destinasyon teknolojileri, gitgide yaygınlaşan ve insan davranışlarına yön veren teknoloji kullanımları karşısında destinasyonlara rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu bağlamda akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin, turistlerin gelecekteki davranışlarını ne derece etkileyebileceğinin bilinmesi önemlidir. Ayrıca destinasyonda elde edilen deneyimlerin imaj ve değerin algılarını da etkilediği, imaj ve değerin de destinasyona karşı niyetleri etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle, akıllı destinasyon teknolojilerinin destinasyon imajı, algılanan değer ve davranışsal niyetleri üzerinde etkileri olabilmektedir. Destinasyon imajı ve algılanan değer, akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin davranışsal niyetlere etkisinde aracı roller oynayabilir. Bu çalışmanın amacı akıllı destinasyon teknolojilerinin davranışsal niyetlere olan etkisinde destinasyon imajı ve algılanan değerin aracı etkilerini belirlemektir. Literatürde daha önce yapılan çalışmalarda akıllı destinasyon teknolojilerinin davranışsal niyetlere olan etkileri ve destinasyon imajının aracı rolü belirlenmiştir. Bununla beraber, akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin davranışsal niyetlere etkisinde, destinasyon imajı ve algılanan değerin aracılık rollerini aynı model üzerinde test eden ve akıllı destinasyon teknolojileri deneyimlerinin algılanan değere etkililerini ölçen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma literatürdeki bu boşlukları dolduracak olması sebebiyle önemlidir. Çalışma bulgularında akıllı destinasyon teknolojilerinin, davranışsal niyetler üzerinde etkisinin olduğu, destinasyon imajı ve algılanan değerin bu etkide aracı etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Bununla beraber akıllı destinasyon teknolojilerinin en çok değer algılarını etkilediği ve turistlerin niyetleri üzerinde algılanan değerin daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre akıllı destinasyon teknolojileri deneyimleri turistlerin değer ve imaj algılarının iyileştirilmesi açısından önemlidir. Çalışma sonuçları, hizmet baskın mantık çerçevesinde yorumlanmış, destinasyon imajının akıllı destinasyon teknolojileri kullanılarak nasıl iyileştirilebileceği ile ilgili öneriler sunulmuştur.
Scamper tekniği ile gastronomi ve mutfak sanatları öğrencilerinin yaratıcı düşünme becelerilerinin geliştirilmesi: Nevşehir Hacı Bektas Veli Üniveristesi örneği
Yaratıcılık, bireyin mevcut bilgilerini özgün biçimlerde birleştirebilme, yeni fikirler üretebilme ve karşılaştığı problemlere alternatif çözümler geliştirebilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, yaratıcılığın belirli bir gruba özgü olmadığı, her bireyin farklı düzeylerde yaratıcı potansiyele sahip olduğu ve bu potansiyelin eğitim yoluyla geliştirilebileceği düşüncesinden yola çıkılarak gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları alanında öğrenim gören öğrencilerin yaratıcılık düzeyleri üzerinde SCAMPER tekniği destekli bir yaratıcılık eğitiminin etkisini incelemektir. Araştırma, nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem yaklaşımıyla tasarlanmıştır. Nicel boyutta, Whetton ve Cameron (2002) tarafından geliştirilen ve Aksoy (2004) tarafından Türkçeye uyarlanan "Ne Kadar Yaratıcısınız?" ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nitel boyutta, öğrencilerin SCAMPER tekniğine yanıtlar, bu yanıtlar doğrultusunda geliştirdikleri yemek eskizleri ve bu eskizlere ilişkin açıklamaları içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin SCAMPER tekniğine ilişkin görüşleri de bu yöntem kapsamında değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, SCAMPER tekniğinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini anlamlı biçimde artırdığını göstermektedir. Öğrencilerin fikir geliştirme süreçlerinde özellikle malzeme kullanımı, pişirme yöntemleri, kültürel çeşitlilik gibi unsurları yaratıcı biçimde değerlendirdikleri belirlenmiştir. Tekniğin öğrencilerin farklı bakış açıları geliştirmelerine, özgün fikirler üretmelerine ve yenilikçi ürünler ortaya koymalarına katkı sağladığını göstermektedir. Ayrıca, öğrenciler SCAMPER tekniğini yaratıcı düşünmeyi yönlendiren ve teşvik eden etkili bir araç olarak gördüklerini belirtmişlerdir. Bu bulgular, yaratıcı düşünme tekniklerinin, özellikle gastronomi gibi uygulamalı alanlarda, öğrencilerin bireysel ve grup temelli yaratıcılıklarını ortaya çıkarmada etkili bir yöntem olabileceğini desteklemektedir. Sonuç olarak, SCAMPER tekniğine dayalı yaratıcı düşünme eğitiminin, öğrencilerin yalnızca fikir üretme becerilerini değil, aynı zamanda bu fikirleri somut ve yenilikçi gastronomik ürünlere dönüştürme kapasitelerini de geliştirdiği saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, gastronomi eğitiminde yaratıcı tekniklerin kullanımının, öğrencilerin yenilikçi düşünme ve üretme becerilerini anlamlı biçimde desteklediğini göstermektedir.
Yemek sunumunda estetik algı: Tüketiciler üzerinde bir nörogastronomi çalışması
Estetik, tüketicileri güzellik ve görsel çekicilik unsurlarıyla etkileyen önemli bir kavramdır. Yemekler, bireylerin estetik algılarını şekillendirmekte; bu algının oluşumunda ise yemeğin sunumu belirleyici bir rol oynamaktadır. Yemek sunumunda kullanılan renk, düzen ve biçim gibi görsel unsurlar, tüketicilere estetik bir deneyim sunarak tercih davranışlarını etkilemektedir. Bu bağlamda nörogastronomi, yemeğin görsel boyutlarını inceleyerek, yemek sunumunun tüketici davranışlarını nasıl yönlendirdiğini anlamada önemli bir disiplin haline gelmiştir. Bu araştırma, yemeğin estetik boyutlarını inceleme hedefiyle, "tabak rengi" ve "sunum türü" kombinasyonlarının, tüketici tercih davranışlarını yordama gücünü göz izleme tekniğiyle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Keşifsel ve yordayıcı niteliklere sahip olan bu çalışma, nörogastronomi perspektifiyle, tabak renkleri (beyaz, siyah, gri) ve sunum türlerinin (yay ve tek çizgi, yay şeklinde çizgiler, daire ve tek çizgi) kombinasyonlarından oluşan yemek sunumu estetiğine ilişkin görsel dikkat parametreleri ve bunların tüketici tercihine etkisini incelemektedir. Ocak–Şubat 2025'te gerçekleştirilen deneyde, Tobii X60 göz izleme cihazı ve gıda tercihi anketi kullanılarak, 39 katılımcı analize dâhil edilmiştir. Dokuz hipotezden beşi (H2, H3, H5, H6, H7) kabul edilmiştir. Bulgular, tabak rengi ve sunum türü kombinasyonlarında fiksasyon parametrelerinin, tüketici tercihini anlamlı biçimde yordadığını göstermektedir. Beyaz tabakta "yay şeklinde çizgiler" ve "daire ve tek çizgi" sunumlarında, FS'nin tercih davranışını pozitif yönde etkilediği saptanmıştır. Siyah tabakta "yay şeklinde çizgiler" sunumunda TFS pozitif, OFS ise negatif yönde etkide bulunmuştur. Siyah tabakta "daire ve tek çizgi" sunumunda yalnızca İFS'nin negatif yönde etki gösterdiği belirlenmiştir. Gri tabakta ise yalnızca "yay ve tek çizgi" sunumunda dört parametrenin (TFS, OFS, İFS ve İFKS) etkili olduğu görülmüştür; bu parametrelerden TFS ve İFKS pozitif yönde etki göstermektedir. Sonuç olarak, tabak rengi ve sunum türünden oluşan estetik yemek sunumlarının, bireylerin görsel odaklanma düzeylerini etkilediği, böylece de tercih davranışının öngörebileceği ortaya konmuştur. Bu kapsamda, estetik unsurların doğru kombinasyonlarla sunulmasının mikro düzeyde işletmelere, makro düzeyde ise sektörel rekabete anlamlı avantajlar sağlayabileceği söylenebilir.
Turistlerin gastronomi deneyimlerine ilişkin pişmanlık ve iyi oluş hallerindeki belirleyicilerin incelenmesi: Tüketici trendlerinin rolü
Bu çalışma, turistlerin gastronomi deneyimlerine ilişkin pişmanlık ve iyi oluş hallerindeki belirleyicilerin ve tüketici trendlerinin rolünü incelenmeyi amaçlanmıştır. İlk olarak bilişsel, duyuşsal ve davranışsal tutumların gastronomi deneyimlerine ilişkin tatmine etkisi ve tatmin ile pişmanlık ve ödamonik, hedonik iyi oluş halleri ile arasındaki ilişki ve bu ilişkide FOMO, JOMO, YOLO ve solo (dining)'nun düzenleyici rolü incelenmiştir. Çalışma amaçlarının testi için nicel araştırma yöntemleri benimsenmiş ve SmartPLS programı kullanılarak hipotezlerin testi, kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi (KEKK-YEM) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. İstanbul'u ziyaret eden ve gastronomi deneyimlerinde bulunmuş olan 414 yabancı turistten toplanan anketler analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular sayesinde öncelikle turistlerin gastronomi deneyimlerindeki tatmin düzeylerinin bilişsel, duyuşsal ve davranışsal tutumların her birinden pozitif yönde anlamlı etkilendiği, tatminin ise hem pişmanlık hem de ödamonik ve hedonik iyi oluş hallerine pozitif yönde anlamlı etki ettiğine ulaşılmıştır. Ardından, FOMO'nun tatmin ile ödamonik iyi oluş arasındaki ilişkiyi güçlendirdiği, JOMO'nun tatmin ile pişmanlık arasındaki ilişkiyi güçlendirdiği, YOLO'nun ise tatmin ile ödamonik iyi oluş arasındaki ilişkiyi hafiflettiği ve tatmin ile pişmanlık arasındaki ilişkiyi ise güçlendirdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gastronomi Turizm Deneyimi, Ödamonik İyi Oluş, Hedonik İyi Oluş, FOMO, JOMO, YOLO, Solo (dining)
Turistlerin hediyelik eşya satın almalarında turist rehberinin ve özgünlük algısının rolü: Planlı davranış teorisi bağlamında incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, turistlerin rehberli tur programı kapsamında ziyaret etmiş oldukları hediyelik eşya atölyelerindeki (Halı, Seramik, Kuyum, Ebru Sanatı ve Deri Mağazası) eşyalara ilişkin satın alma niyetlerini planlı davranış teorisi (PDT) kapsamında incelemektir. İkinci amacı, rehberli turlar kapsamında Kapadokya bölgesini ziyaret eden turistlerin PDT boyutları (Tutum, Öznel Norm, Algılanan Davranışsal Kontrol) ile hediyelik eşya satın alma niyetleri üzerinde turist rehberi performansı ve turistlerin hediyelik eşyalara ilişkin özgünlük algılamalarının düzenleyici rolünü belirlemektir. Bu amaçlarla, araştırma kapsamında turistlerin hediyelik eşya satın alma niyetlerini belirlemek için PDT modeline turist rehberi performansı ve özgünlük algılamaları eklenerek yeni bir model önerilmiştir. Oluşturulan bu modelde değişkenleri ölçmek için daha önceden geliştirilen ölçeklerden faydalanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada nicel araştırma yönteminden yararlanılmış ve anket tekniği aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın kapsamını Nevşehir ilini ziyaret eden ve rehberli turlara katılan yabancı turistler oluştururken, örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu doğrultuda 2024 Mart – Haziran tarihleri arasında Nevşehir ili ve genelinde gerçekleşen rehberli turlara katılan 397 turiste araştırmacı tarafından anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi (KEKK-YEM) yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, turist rehberi performansı, turistlerin özgünlük algılamaları ve tutum, öznel normlar ve algılanan davranışsal kontrol ile satın alma niyeti arasındaki ilişkilerde düzenleyici etkisini incelerken, iki-aşamalı yaklaşım tercih edilmiştir. Araştırma sonucuna göre, PDT boyutları olan tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrolün satın alma niyeti üzerinde, satın alma niyetinin de satın alma davranışı üzerindeki etkisinin pozitif ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, turist rehberi performansının algılanan davranışsal kontrol ve satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici etkisinin pozitif ve anlamlı olduğu bulgulanmıştır.
Gastronomik kimlik oluşturmada yöresel ürünlerin menülerde kullanılması ve sürdürülebilirliği: Kapadokya örneği
Gastronomi, kültür ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Gastronomik kimlik, bir bölgenin mutfak kültürünü, coğrafi özelliklerini ve tarihsel birikimini yansıtan bir yapı olarak tanımlanmakta; bu kimliğin oluşmasında yöresel ürünlerin oynadığı rol artmaktadır. Küreselleşmeyle birlikte yerellik ve otantiklik arayışına giren turistler, seyahat ettikleri destinasyonlarda özgün tatlar deneyimleme isteği duymakta ve bu bağlamda yöresel ürünlerin menülerdeki görünürlüğü, bölgesel gastronomik kimliğin inşasında kritik öneme sahip olmaktadır. Yöresel ürünlerin gastronomi turizmi bağlamında değerlendirilmesi ise hem destinasyonların sürdürülebilirliğine hem de yerel halkın ekonomik kalkınmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, Kapadokya bölgesinde faaliyet gösteren restoran şeflerinin yöresel ürünleri menülerine dahil etme pratiklerini incelemekte; bu uygulamaların gastronomik kimlik oluşumu ve yöresel mutfak kültürünün sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve bölgedeki dokuz profesyonel şefle derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Veriler, satır satır kodlama ve tematik analiz teknikleriyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda "yöresel ürünlerin menülere dahil edilmesi", "bölge gastronomisi ve temsiliyet", "sürdürülebilirlik ve yerel tedarik", "geleneksel bilginin korunması ve aktarılması", "yenilikçilik ve modern yorumlar" ve "kurumsal destek ve tanıtım stratejileri" olmak üzere altı ana tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar doğrultusunda, şeflerin hem kültürel mirasa sahip çıkma hem de çağdaş mutfak yorumlarını sentezleme yoluyla Kapadokya'nın gastronomik kimliğine katkı sundukları anlaşılmıştır. Bu çalışma, gastronomik kimlik oluşumuna şeflerin bakış açısıyla yaklaşarak literatürdeki boşluğu doldurmakta ve uygulayıcılara yönelik çıkarımlar sunmaktadır.
Mübadil mutfağında gastronomik mirasın kuşaklararası aktarımı
Gastronomik miras, geçmişten günümüze kadar aktarılan tarifler, pişirme teknikleri, sofra adabı ve sunum teknikleri aracılığıyla kuşaklararasında kültürel bir köprü kurmaktadır. Ancak, 21. yüzyılda ivme kazanan küreselleşme, şehirleşme, hazır gıda endüstrisi ve değişen hayat şartları nedeniyle gastronomik mirasın aktarımı risk altındadır. Kuşaklararasılığın söz konusu olduğu her alanda mevcut olan değişim, günümüzde beşinci kuşağa ulaşan mübadil topluluğunun mutfak kültüründe kendini göstermektedir. Bu tez çalışmasının temel amacı, mübadil mutfak kültüründe gastronomik mirasın kuşaklararası aktarımının mevcut durumunu analiz etmektir. Bu çalışmanın evreni, 1923 Türk- Yunan Nüfus Mübadelesi protokolü gereği Samsun şehrine yerleştirilmiş; iki, üç ve dördüncü kuşak; aynı aileden ve kadın mübadillerdir. Evren belirlendikten sonra kartopu örnekleme yöntemi aracılığıyla aynı özellikleri taşıyan katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla iki, üç ve dördüncü kuşak mübadil anne kızlardan oluşan 20 aileden toplam 40 katılımcı ile görüşülmüştür. Elde edilen verilere, MAXQDA nitel veri analiz programı aracılığıyla içerik analizi uygulanmıştır. İçerik analizi sonucunda, daha önce oluşturulmuş kuramlar ve katılımcılardan alınan veriler kullanılarak yedi tema oluşturulmuştur. Bu temalar gastronomik kimlik, bilgi ve farkındalık, duygusal bağ kurma, sosyal sermayenin aktarımı, geleneksel pratikleri muhafaza etme, törensel yemek kültürünün aktarımı ve aktarım sürecinde karşılaşılan güçlükler ve stratejiler olarak adlandırılmıştır. Temalar aracılığı ile yapılan analizler sonucunda mübadil mutfağı gastronomik mirasının ikinci ve üçüncü kuşak arasında başarıyla aktarıldığı belirlenirken, üçüncü kuşaktan dördüncü kuşağa aktarılırken bir takım engellerle karşılaşıldığı ve aktarımın sekteye uğradığı belirlenmiştir. Bu engellerin kadınların iş hayatına girmesi, hazır gıda endüstrisinin yaygınlaşması, eve yemek sipariş etmek/ dışarıda yemek yemek, mutfak kültürüne karşı azalan ilgi ve özveri, ekonomik gücün azalması, gayretsizlik, geleneksel ekipmanların yitirilmesi, geleneksel kavramının demode ile eşleştirilmesi, sağlık sorunları/endişesi, şehir merkezlerine göç etme, damak tadına uymayan yemeklerin terk edilmesi, kültürleşme, annenin aktarımda aktif rol oynamaması ve aile arası ilişkilerin zayıflaması olarak alan yazına eklenmiştir. Çalışmanın son basamağı olarak bu engeller karşında gastronomik mirasın aktarımı için uygulanabilecek çözüm önerileri sunulmuştur.
Kapadokya'da erişilebilir turizm: Destinasyon uygunluğunun incelenmesi
Dünya genelinde milyonlarca insan, turizm faaliyetlerine katılarak farklı bölgelerdeki doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleri keşfetme imkânı bulmaktadır. Seyahat edenlerin değişen talepleri ve beklentileri, sektördeki işletmelerin sistemlerini sürekli olarak yenilemelerine neden olmaktadır. Ancak, turizmin daha kapsayıcı ve erişilebilir bir hale getirilmesi son yıllarda daha fazla önem kazanmıştır. Turizmin geniş bir erişim ağı olsa da, bu ağ her birey için eşit erişilebilirlikte olmayabilir. Özellikle fiziksel engeli olan bireyler, yaşlılar, aileler ve hareket kısıtlılığı yaşayan diğer gruplar için turistik mekanlara ulaşım, hala önemli bir engel teşkil etmektedir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı Kapadokya'da erişilebilir turizmin destinasyon uygunluğu açısından mevcut durumunu ortaya koyarak sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm odaklı öneriler ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Nitel araştırma desenlerinden ise fenomenolojik bir yaklaşım benimsenmiştir; bu, Kapadokya gibi benzersiz bir coğrafi ve kültürel ortamda erişilebilirliğin nasıl algılandığını ve uygulandığını yorumlayıcı bir analiz sunmaktadır. Çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Veriler tematik analiz uygulanarak çözüme ulaştırılmıştır. Çalışmada bölgedeki turizm sektöründe doğrudan bilgi ve deneyime sahip kişileri hedefleyen amaçlı örnekleme stratejisi kullanılmıştır. Çalışmanın sosyal perspektifi bölgedeki otel yöneticileri, profesyonel turist rehberleri, turizm çalışanları, yerel sakin ve turizm profesyonelinden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular NVivo14 yazılı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular sonucunda ise, Kapadokya'da erişilebilirliğin mevcut durumunun yeterli düzeyde olmadığı hatta neredeyse hiç denecek kadar az uygulamaların olduğuna yönelik görüşler yer almaktadır. Bölgenin bilinçlenmesi ve erişilebilirliğin geliştirilmesine yönelik adımlar atılsa da aynı zamanda sürdürülebilir olması gerektiği yönünde ifadeler de vurgulanmaktadır. Bu bulgular kapsamında Kapadokya'da erişilebilir turizmin destinasyon açısından uygun hale getirilmesi ve arzın artması yönünde işletmelere ve turizm paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de müze rehberliğinin mevcut durumu, sorunlar ve çözüm önerileri
Müzelerin vazgeçilmez unsurları olan müze rehberleri, müzelerin sadece bir sergi alanı olmaktan öteye geçmesini sağlamaktadırlar. Bununla birlikte geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenirken, sanatın ve tarihin kapılarını herkese açmakta ve eserlerin hikayesini canlandırarak ziyaretçileri büyülemektedirler. Müze rehberlerinin bu tanımlara ulaşabilmesi için kendi alanlarında uzmanlaşmaları kaçınılmaz olmaktadır. Uzmanlaşan müze rehberinin hem müze hem ziyaretçi üzerinde belirleyici bir etkisi mevcuttur. Bu kapsamda bu çalışmanın amacı Türkiye'de müze rehberliğinin mevcut durumunu ortaya koyarak sorunları belirlemek ve belirlenen sorunlar üzerine önerilerde bulunmaktır. Çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Nitel araştırma desenlerinden ise fenomenoloji (olgubilim) tercih edilmiştir. Çalışmanın veri toplama aracı yarı yapılandırılmış görüşme tekniğidir. Veriler toplandıktan sonra betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Çalışmanın özgün niteliğinden dolayı amaçlı örnekleme kullanılmış, böylece belirli bilgi veya deneyimlere sahip kişilere odaklanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın sosyal dünyasını, profesyonel turist rehberleri oluşturmaktadır. Bazı kriterler baz alınarak profesyonel turist rehberleri arasında seçim yapılmıştır. Elde edilen bulgular MAXQDA yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular sonucunda Türkiye'de müze rehberliğinin mevcut durumunun ileri seviyede olmadığı, yetersiz olduğu ve geliştirilmesi gerekilen bir konu olarak iyileştirilmeye açık olduğu yönünde görüşler yer almaktadır. Teknolojik uygulamaların rehberlik mesleğini ortadan kaldıracağına dair görüşler mevcutken, tam aksine faydalı olabileceği de dile getirilmektedir. Kapalı alan müzelerinin ziyaretçi ve rehberler için uygun ortam sağlamadığı, fiziksel ve zihinsel zorluklar taşıdığı belirtilirken, diğer yandan mevsimsel koşullar altında anlatım kolaylığı sunduğu da vurgulanmaktadır. Son olarak, elde edilen bulgular kapsamında müze rehberliğine ve turist rehberliğine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Müze, Müze Rehberliği, Turist Rehberliği, Turist Rehberliğinde Uzmanlaşma, Müze Rehberliğinde Uzmanlaşma.