Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
NEVSEHİR

Nevşehir Hacı Bektaş Veli University

Nevşehir, Türkiye
Founded: 2007
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

457

Archived Theses

0

DOIs Assigned

4

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Grafların sombor indeksleri ve sınırları

Sombor indeksi (SO), yakın zamanda tanıtılan heyecan verici bir topolojik indekstir. Hızla dikkat çeken bu indeks, matematiksel özellikleri ve kimyasal uygulamalarıyla birçok çalışmanın odağını oluşturmuştur. Kimyasal graf teorisinde özellikle popüler olan Sombor indeksi, yeni keşfedilmiş ve hala aktif bir araştırma alanıdır. Sombor indeksi kavramı, Sombor Matrisi' nin tanımlanmasıyla lineer cebire genişletilmiş ve bu matrisin özellikle enerjisi üzerinde yoğun bir şekilde çalışılmıştır. Sombor Matrisi, grafın nokta derecelerine dayalı olarak oluşturulan bir matristir ve bu matrisin enerjisi, özdeğerlerinin mutlak değerlerinin toplamı olarak tanımlanır. Bu yeni topolojik indeks, spektrumun ve çeşitli spektrum tabanlı özelliklerin keşfiyle birlikte, kimyasal graf teorisinde önemli bir ilerleme sağlamıştır. Bu tez çalışmasında Sombor indeksin literatüre ilk katılmasıyla birlikte günümüze kadar yapılan çalışmalar derlenmiştir.

Selma Sucu
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağımsız denetim kalitesi boyutları ile kilit denetim konuları ilişkisi: BİST 100 endeksinde işlem gören işletmeler üzerine bir araştırma

Bağımsız denetim standartları, denetim süreçlerinin kalitesini güvence altına almada ve dolayısıyla ekonomik sistemin istikrar ve güvenilirliğini sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Bağımsız Denetim Standardı (BDS) 701 "Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetçi Raporunda Bildirilmesi"nin oluşturulma amacı, bağımsız denetim raporlarının şeffaflığını ve iletişim değerini artırmaktır. Bu standart, denetçilerin mesleki muhakemelerine dayanarak belirledikleri kilit denetim konularının denetçi raporlarında açıklanmasına ilişkin ilke ve kuralları içermektedir. Kilit denetim konuları, denetçilerin mesleki muhakemelerine göre belirledikleri konular olmasından dolayı çeşitli faktörlerden etkilenebilirler. Bu konuların bağımsız denetçi raporlarında açıklanması sürecinin etkin bir şekilde yönetilmesi, denetim raporlarının şeffaflığını artırarak denetim kalitesine olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla kilit denetim konularını etkileyen faktörlerin tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, bağımsız denetim kalitesine ilişkin bazı göstergelerin BDS 701 standardı kapsamında denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konuları üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini belirlemektir. Başka bir ifadeyle, bu çalışma, denetim kalitesiyle ilgili belirli faktörlerin, kilit denetim konularının belirlenmesinde nasıl etkili olduğunu analiz etmektedir. Bu bağlamda çalışmanın veri setini Borsa İstanbul (BİST) 100 endeksindeki işletmelerin bağımsız denetçi raporlarından ve faaliyet raporlarından elde edilen veriler oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda verilerin test edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılmıştır. Analiz sonucu elde edilen bulgulara göre; denetim şirketi büyüklüğü ile kilit denetim konuları arasında negatif anlamlı; denetlenen işletmedeki denetim komitesi ile kilit denetim konuları arasında pozitif anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Bununla birlikte denetim şirketi büyüklüğü ile aracı değişken olarak belirlenen denetim komitesi arasında pozitif anlamlı ilişki bulunmuştur. Denetçinin sektör uzmanlığı ile denetim komitesi arasında ise negatif anlamlı ilişki bulunmuştur. Ayrıca, denetim şirketi büyüklüğü ve denetim ücreti değişkenlerinin, denetim komitesi aracılığıyla, kilit denetim konuları üzerinde pozitif anlamlı ilişkisi olduğu görülmektedir. Denetçinin sektör uzmanlığının ise denetim komitesi aracılığıyla, kilit denetim konuları üzerinde negatif anlamlı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

Dilek Çardak
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu Karadeniz Laz folkloru

Kadim bir coğrafya olan Anadolu toprakları tarih sahnesi içerisinde ilk çağlardan, günümüze kadar olan tarihi süreçte pek çok millete, topluma, devlete ve dine ev sahipliği yapmış büyük bir medeniyetler beşiğidir. Bu zengin coğrafyanın içerisinde Doğu Karadeniz kıyıları Eski Çağ halkları için önemli bir yaşam alanı olmuştur. Doğu Karadeniz Bölgesi sahip olduğu coğrafya ve kültürel çeşitlilik bakımından köklü yerleşim bölgelerindendir. Aynı zamanda bölge, Avrasya ve Kafkasya'ya açılan bir kapı niteliğindedir. Antik çağlardan itibaren özellikle Kafkasya ve Anadolu'nun farklı coğrafyalarından gerçekleştirilen göçler ve yerleşimler sayesinde kültür ve folklor bağlamında çeşitlilik oluşmasına imkân sağlamıştır. Dolayısıyla Doğu Karadeniz Bölgesi'nin en eski yerleşik topluluklarından olan Lazlar da gerek kendi kültürleri gerekse farklı topluluklarla yapmış oldukları inanç ve kültür alışverişleri sayesinde zengin bir kültür ve folklor mirası oluşturmuşlardır. Bu kapsamda hazırlanan çalışmada, Laz kültürü ve folkloruna ait ögeler alan araştırması ve literatür taramasından elde edilen bilgiler üzerinden değerlendirilerek; çalışma üç ana başlık altında ortaya koyulmuştur. Birinci bölümde geçmişten günümüze kadar olan süreçte Lazların tarihsel zaman döngüleri ele alınmıştır. Ayrıca Laz kültürünün ve folklorunun işlevsel bir taşıyıcısı olan Lazca/Laz dili'nin geçmişi ve güncel durumuyla birlikte, Laz kültürü ve folkloru üzerinde geçmişten günümüze kadar yapılan yayınların akademik taramaları değerlendirilmiştir. İkinci bölümde geçiş dönemleri olarak kabul edilen "doğum, sünnet evlenme, askerlik ve ölüm" gibi kavramlar çeşitli alt başlıklara ayrılarak kültür ve folklor uygulamaları bağlamında değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde Lazların geleneksel dünya görüşlerine bağlı olarak tasavvur edilen ve inanılan; doğa olayları, hayvanlar, bitkiler, gün ve zaman gibi daha pek çok kavrama ait inanç unsuru ve bunlara bağlı uygulamalar tespit edilmiş ve çeşitli yönleri ile değerlendirilerek ortaya koyulmuştur. Ayrıca Laz halk inanışları içerisinde yer alan olağanüstü ve mitolojik varlıklar tespit edilerek, her bir varlık kendi bünyesinde çeşitli yönleri ile değerlendirilmiştir. Bununla birlikte üçüncü bölümde Lazların özel gün ve bayramları ve bu bayramlarda uygulanan yerel adetler ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci ve üçüncü bölümlerinde elde edilen bulgular bir bütün içerisinde değerlendirilerek, Türk kültür havzası içerisindeki uygulamaların yerini tespit etmek amacıyla Anadolu sahası örneklem olarak alınmıştır. Tez, yöre kültürü ve folkloru üzerine daha sonra yapılabilecek çalışmalara kılavuzluk etmesi amacıyla bilim dünyasının istifadelerine sunulmuştur.

Şanver Tercuman
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk edebiyatında fantastik hikâyenin unsurları (1980-1990)

Bu çalışma, 1980-1990 yılları arasında Türk edebiyatında yazılan fantastik hikâyeler hakkındadır. Çalışmada popüler bir tür olan fantastik edebiyatın genel özellikleri ortaya konarak Tzvetan Todorov'un fantastik edebiyat kuramına göre metin tahlilleri yapılmıştır. Bu yolla bir hikâyeyi fantastik olarak kabul edebilmemiz için hangi özelliklerin gerektiği sorgulanmıştır. Çalışmada 1980-1990 yıllarının seçilme sebebi Türk siyasi hayatının edebiyata yansımalarıdır. 1980 yılında yaşanan 12 Eylül Askeri Darbesi neticesinde özgürlükler ve basın organları kısıtlanmıştır. Hem yeni yönetime hem de kapitalist sisteme uyum sağlamaya çalışan Türk halkı televizyona, teknolojiye ve modaya yoğun ilgi gösterir. Edebiyat alanında ise bireyselleşmenin yoğunlaştığı, kadın yazar sayısının arttığı, sağ ve sol görüşlü yazarların aynı dergilerde yazdığı bir döneme girilmiştir. 1980'li yıllarda özellikle bilim-kurgu ve fantastik türlerine ait eser sayısının artması bu dönemi dikkat çekici hâle getirir. Çalışmada öncelikle bir edebî tür olarak fantastikten, hem dünyada hem de bizdeki tarihi gelişiminden kısaca söz edilmiştir. Ayrıca bilim-kurgu, büyülü gerçekçilik, korku edebiyatı, gotik, kara roman, ütopya ve ükronya gibi benzer/yakın türler fantastik edebiyatla karşılaştırılmıştır. Ardından masal, mitoloji, destan, efsane, halk hikâyesi gibi fantastik hikâyeye kaynaklık eden türler anlatılmıştır. Ek olarak fantastik hikâyenin özelliklerinden, yazılma ve okunma sebepleri tartışılmıştır. Çalışmanın ana konusu olan 1980-1990 yılları arasında yazılan fantastik hikâyeler, fantastik edebiyat kuramı ışığında; karakter seçimi, zaman, mekân ve olay açısından incelenmiştir. Verilen eser örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılarak belirtilen yıllar arasında kaleme alınan fantastik hikâyelerin özelliklerinden söz edilmiştir. Çalışmada edebÎ, tarihÎ, sosyal ve siyasİ değerlendirmeler yapılarak 1980- 1990 yılları arasında Türk edebiyatında yazılan fantastik hikâyelerin detaylı biçimde açıklanması amaçlanmıştır. Yapılan metin tahlilleriyle kişi, zaman, mekân ve olaylar tespit edilerek sınırları belirlemenin zor olduğu fantastik türe dair sınıflandırmalar yapılmıştır.

Cemal Melik Dıvarcı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Zorunlu eğitimde 5. sınıfta ortaokul öğrencisi olma uygulamasının değerlendirilmesi

Eğitim süreci insanın, hayatı anlamlandırmasına, farklı bakış açıları kazanmasına ve kendini keşfetmesine yardımcı olmaktadır. Gelişim ve yeniliklere açık olmak ve bunların beraberinde getirdiği değişime uyum sağlamak eğitimle gerçekleştirilebilmektedir. Türkiye'de 2012-2013 eğitim-öğretim yılından başlayarak 12 yıllık zorunlu eğitim modeline geçilmiştir. Bu model kapsamında öğrencilerin kademelere ayrılması ve bu şekilde öğrenim görmeleri desteklenmiştir. Bilindiği gibi değişen zamana göre eğitim sistemi modellerinde bir takım değişikliklere gidilmektedir. Yeni modelle birlikte ilkokul öğrencileri 4 yıllık bir eğitimden sonra ortaokula başlamaktadırlar. Daha önceki yıllarda 5. sınıfı okuyan bir öğrenci hala ilkokul öğrencisiyken, bu uygulama ile ortaokul öğrencisi olmaktadır. Yeni getirilen değişiklikler olumlu sonuçlar doğurabileceği gibi olumsuz sonuçları da içerisinde barındırabilmektedir. Eğitim modeli değişirken bu süreçlerde öğrencilerin bilgi düzeyleri, gelişimleri, akademik başarıları, tutum ve davranışları, ilgi ve yetenekleri değerlendirilerek uygulanan sistem hakkında bir değerlendirme yapılmalıdır. Eğitim sistemiyle doğrudan iç içe olan paydaşların değişen eğitim sistemi modelleri ile ilgili görüşlerinin alınması, sistemdeki işleyiş ile ilgili önemli dönütler sağlayabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de değişen zorunlu eğitim modeliyle beraber 5. sınıf öğrencilerinin ortaokul öğrencisi olma durumunu ve ortaokulda neler yaşadıklarını farklı bakış açılarıyla ortaya koyabilmektir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması yolu izlenmiştir. Çalışma grubu belirlenirken, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Veriler toplanırken çalışma grubunda yer alan okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve öğrencilerle yüz yüze görüşmeler sağlanmış, onların izinleri dahilinde ses kaydı ile toplanan veriler daha sonra bilgisayar ortamında yazıya geçirilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlemesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulguların güvenirliğini artırmak için katılımcı görüşlerinden alıntılara yer verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticileri ve öğretmenler 5. sınıf öğrencilerinin ortaokul kademesinde öğrenim görmelerini uygun bulmamaktadırlar ve ortaokul için yeterli hazırbulunuşluklarının olmadığı görüşündedirler. Okul yöneticileri ve öğretmenler 5. sınıf öğrencilerinin sosyal ilişkilerde sıkıntılar yaşadıklarını, ders sayısının artması ile birlikte akademik başarılarının düştüğünü, derse odaklanma ve ders içeriğini anlama noktasında güçlük çektiklerini, ilkokul düzeyinde davranışlar sergilediklerini ifade etmişlerdir. Velilerin hepsi, çocuklarının 5. sınıfa geçiş aşamasında endişe duyduklarını vurgulamışlar ve uyum süreçleri hakkında olumsuz görüş bildirmişlerdir. Veliler; arkadaş ortamlarının, öğretmenlerinin ve çocuklarının davranışlarının nasıl olacağı, çocuklarının başarılı olup olamayacağı, öğretmenleriyle anlaşıp anlaşamayacakları, ödev ve görevlerini başarı ile yapıp yapamayacakları konularında edişe duyduklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğunun 5. sınıfı ilkokul yerine ortaokulda okumayı uygun buldukları ve bu şekilde daha mutlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

4+4+4 eğitim sistemiHazırbulunuşlukOkul olgunluğu+3
Zeynep Bülbül
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Zeytin çekirdeğinden üretilen aktif karbonun hurma suyunun bazı kalite özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, Gıda endüstrisinde çevre sorunlarına neden olabilecek düzeyde atık oluşmaktadır. Günümüzde gıda işletmelerinde öne çıkan sürdürülebilirlik kavramı, gıda atıklarının değerlendirilmesinin önemini artırmaktadır. Gıda atıklarının düşük maliyetli ve kolay temin edilebilir olmaları, aktif karbon üretiminde ham madde olarak kullanılmalarını cazip hale getirmektedir. Hurma (Phoenix dactylifera L.), yüksek oranda şeker içeren, besleyici değeri yüksek bir meyvedir. Hurma şurubu, çeşitli gıda ürünlerinin üretiminde şeker yerine kullanılabilmektedir. Ancak, hurmanın işlenmesi ve hurma şurubunun depolanması sırasında renk ve kalite değişiklikleri yaşanabilmektedir. Aktif karbon, gıda endüstrisinde rengi iyileştirme ve ağartma gibi işlemlerde kullanılmaktadır. Çalışmada, zeytin çekirdeğinden KN, KN-SB, SN ve SN-SB yöntemleri ile 500°, 700° ve 900°C'de 75 dk. süreyle tek bir basamakta hem karbonizasyon hem de fiziksel aktivasyon gerçekleştirilerek aktif karbonlar üretilmiştir. Üretilen aktif karbonların karakterizasyonunu gerçekleştirmek amacıyla örneklerin nem oranı, uçucu madde miktarı, kül içeriği, sabit karbon oranı, verim ve yüzey alanı belirlenmiştir. Yüzey alanları büyük olan iki aktif karbonun 900 KZ-SB (125-240μm) ve 900 KZ-SB (125-240μm) hurma suyunun bazı kalite özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Üretilen aktif karbonların nem içerikleri %0.25-2.76, uçucu madde içerikleri %12.44- 30.48, kül miktarları %0.75-3.13, sabit karbon miktarları %66.71-84.84 ve verimleri %14.68-28.40 arasında değişim göstermiştir. Aktif karbon üretim sıcaklığının yükselmesi verimin azalmasına neden olmuştur. 700°C'de üretilen KZ-SB (<75μm, 75-125μm, 125-240μm) ve SZ-SB (75-125μm) aktif karbonlarının BET yüzey alanları 510.25-800.28 m2/g arasında değişmiştir. 900°C'de üretilen KZ-SB ve SZ-SB aktif karbonlarının tamamının BET yüzey alanları 733.96- 803.97 m2/g arasında değişmiştir. Aktif karbon çeşidi, aktif karbonla muamele süresi ve aktif karbon konsantrasyonu hurma sularının suda çözünür kuru madde içeriklerinde hiçbir değişiklik yapmamıştır. Aktif karbon çeşidi ve aktif karbon konsantrasyonu hurma sularının titrasyon asitliği değerlerinin azalmasında dolayısıyla hurma sularının pH değerlerinin artmasında etkili bulunmuştur. Hurma sularının renk ve berraklık değerlerinin artarak rengin iyileşmesinde sadece aktif karbon çeşidinin etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Aktif karbon, zeytin çekirdeği, meyve suyu, kalite, adsorbsiyon, BET

Esra Eşsiz
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00