Pamukkale University
Discipline

Dil Bilimleri ve Kültür Araştırmaları Anabilim Dalı

Pamukkale University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

7 Theses
Master'sOpen AccessTR

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda görev almış iki mareşal Colmar von Der Goltz ile Liman Von Sanders'in anılarında Türk imgesi

Osmanlı Devleti, XIX. yüzyılda ordusunun yeniden yapılanması için yurtdışından uzmanlar getirmiştir. Prusya ordusunun en önemli generallerinden Helmuth Karl Bernhard von Moltke‟nin henüz yüzbaşı rütbesindeyken 1835-1839 yılları arasında Osmanlı ordusunda görev yapmıştır. Bu dönemden itibaren Osmanlı Devleti‟ne belirli aralıklarla Alman uzmanlar gelmiştir. 1843 yılında doğan Colmar Freiherr von der Goltz ve 1855 yılında doğan Liman von Sanders, Osmanlı ordusunda görev almış önemli Alman komutanlardır. Goltz, 1883-1895 yılları arasında Osmanlı ordusunun eğitim kitaplarından orduya alınan teçhizata kadar birçok konuda yetkili olmuştur. Osmanlı ordusunun eğitim sistemini tamamen Prusya ekolüne göre yeniden düzenleyen Goltz, Türkiye‟de "Golç Paşa" olarak anılmıştır. 1909 yılında kısa bir süreliğine yeniden Osmanlı Devleti‟nde bulunan Goltz, 1915 yılında Birinci Dünya Savaşı kapsamında İstanbul‟a üçüncü kez gelmiştir. Padişahın danışmanlığı başta olmak üzere çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 1916 yılında VI. Ordu komutanı olarak Basra Cephesi‟nde görev almış, bu cephede yakalandığı tifüs nedeniyle 19 Nisan 1916 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Almanya‟da 22. Tümen komutanıyken 1913 yılının başlarında Sadrazam Mahmut Şevket Paşa‟nın talebi üzerine Osmanlı Devleti‟ne gönderilecek Alman Askerî Misyonu başkanlığına getirilen Liman von Sanders, 13 Aralık 1913 tarihinde Osmanlı Devleti‟ne gelerek görevine başlamıştır. Beş yıl boyunca Alman Askerî Misyonu başkanı olarak Osmanlı ordusunun modernizasyonu ve yapılandırılması başlıklarında çalışmalarını yürütürken Birinci Dünya Savaşı‟nın başlamasıyla V. Ordu Komutanlığı, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı gibi görevlerde bulunarak cephede de yer almıştır. Sanders, Osmanlı Devleti‟nin 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi‟ni imzalaması üzerine görevini Mustafa Kemal Paşa‟ya devrederek ateşkes şartları uyarınca ülkesine dönmek üzere yola çıkmıştır. Ancak 1919 Ocak ayında Osmanlı topraklarından ayrıldıktan sonra İngiltere tarafından savaş esiri olduğu gerekçesiyle Malta‟da Ağustos ayına kadar esir tutulmuştur. Sanders burada anılarını kaleme almıştır. Karşılaştırmalı edebiyatın en önemli başlıkları arasında yer alan İmgebilim, İmgebilim, sözcük olarak, Latincede imge anlamına gelen 'imago' ile bilim anlamına gelen 'logos' sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. En geniş anlamıyla imgelerin oluşumunu, işleyiş biçimini inceleyen bilim dalıdır. İmgebilim, farklı disiplinlerde, geniş alanlarda çalışma yapıldığından tanımlanması güç bir bilimdir. Romanlardan şiirlere, tiyatro metinlerinden anılara kadar neredeyse bütün yazılı edebiyat ürünlerinde imge vardır. Bu imgenin oluşumunun nesnellikten öte bir öznelliği barındırması üzerinde araştırmalar yapılması noktasında en önemli gerekçelerden birini oluşturur. Bu çalışmamızda Osmanlı ordusunda görev yapmış ve burada mareşalliğe kadar yükselmiş iki Alman komutan, Colmar Freiherr von der Goltz ve Liman von Sanders‟in geride bıraktıkları yazılı metinler ve anılarında Türk imgesine yaklaşımları, Türk kavramına ilişkin yaklaşımları imgebilim çerçevesinde incelenmiştir. Her ikisinin yazıları ve anıları karşılaştırılarak iki isim arasında ayrıca yaklaşım benzerlikleri ve farklılıkları tespit edilmiştir. Türk-Alman ilişkileri, İmgebilim çalışmaları ve hatıratların incelenmesi başlıklarında literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. XIX. yüzyıldan XX. yüzyılın başına uzanan ve Birinci Dünya Savaşı‟yla silah arkadaşlığına yükselen Türk-Alman ilişkilerinde Alman subaylar gözünden Türk imajının ne olduğu sorusunun yanıtlanması ayrıca iki ülke ilişkilerini çalışan araştırmacılara da katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda çalışmamızda iki ismin anıları ve yayınlamış oldukları yazıları içeren kitap ve metinlerle beraber, telif eserler, makale ve sempozyum bildirileri, lisansüstü tezlerden istifade edilmiştir. Üç bölüm halinde hazırlanan çalışmada Birinci Bölüm‟de İmgebilim ve izlenen metodoloji açıklanmış, İkinci Bölüm‟de Türk-Alman ilişkilerinin tarihsel arka planı ortaya koyulmuş, Üçüncü Bölüm‟de ise ele alınan hatıratlar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İmgebilim, Karşılaştırmalı edebiyat

Niyazi Necip Şevik
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel ögelerin ve karakter isimlerinin kaynak dilden erek dile çevirisi: İngilizce-Türkçe çeviri örneği

Farklı bir kültür ve dilden yapılan çocuk kitabı çevirileri, okuyucuların farklı bir kültüre maruz kalması ve kendi kültürlerini keşfetmeleri sürecinde önemli bir rol oynar. Çocuk kitaplarının kaynak dilden hedef dile çevrilmesi, çocukların küreselleşen ve küçülen dünyamızda farklı kültürleri anlamalarına ve bu anlayışı genişletmelerine olanak tanır. Kültürel uyum ve hayal dünyasının korunması önemlidir. Özellikle Alice Harikalar Ülkesinde'nin Türkçeye çevirisi, kültürel ögelerin aktarılması bakımından önemli veriler içermektedir. Bu nedenle, Burian'ın 1946 yılında yapmış olduğu çeviride yiyecek, hayvan ve karakter isimleri bu çalışmamızın odak noktasını oluşturmaktadır. Çalışmamızın kuramsal çerçevesini oluşturan Davies (2003) ve Öztemel Akbay ile Metin Tekin'in (2018) çalışmaları da kültürel ögelerin incelenmesi bakımından araştırmamıza rehberlik etmektedir. Kaynak eser, Lewis CARROL'ın orijinal metni olup, incelenen çeviri 1946 MEB baskısıdır. Araştırmamız, çocuk edebiyatındaki kültürel çeviri önemini vurgulayarak çocukların kültürel çeşitlilikle tanışmasına yardımcı olmayı hedeflemektedir. Ayrıca bu araştırmada, Öztemel Akbay ve Metin Tekin'in (2018) çalışmalarından farklı olarak ve Kumcu'nun (2008) makalesine benzer bir şekilde kültürel ögeler içerisinden yiyecek ve hayvan isimleri, nesne, sıfat, zarf, tamlamalar ve karakter isimlerine odaklanarak tek bir Türkçe çeviri metninin içindeki çeviri yöntemleri incelenmiştir. Bu bağlamda, Kumcu'nun (2008) kültürel motifler açısından karşılaştırmalı çeviri eleştirisi ile de kültürel öge ve çeviri strateji farklılıkları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: çocuk kitapları, kültürel ögeler, kültürel ögelerin çevrilmesi

Nahide Merve Hatipoğlu
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Metin madenciliği ile karşılaştırmalı bir inceleme: "Le Petit Prince" çevirileri

Bu çalışmanın amacı, bir metin madenciliği inceleme aracı olan KH Coder'ın, "eşdeğerlik" ve "matriks normlar" ışığında yapılan karşılaştırmalı çeviri çalışmalarındaki kullanılabilirliğini ve yeterliliğini test etmektir. Metin madenciliği, doğal dil metnini veri kaynağı olarak kabul eden ve metin üzerinden yapısallaştırılmış veri elde etmeyi amaçlayan bir yöntemdir. KH Coder, metin madenciliğinin yanı sıra hesaplamalı dilbilim ve nicel içerik analizi çalışmalarında kullanılabilen, verilerini doğrudan işleyip analiz edebilen bir yazılımdır. Gideon Toury'nin öne sürdüğü çeviri normlarından "matriks normlar" ise kaynak metnin biçimsel değerlerinin erek metinde nasıl yer alacağına ve ne kadar değiştirileceğine yön veren, metindeki her türlü yer değiştirme, ekleme ve çıkarma gibi biçimsel değişikleri kapsayan normlardır. Diğer yandan "eşdeğerlik" iki farklı kavramla belirlenebilmektedir: "yeterlilik" ve "kabul edilebilirlik". Çeviri, kaynak dizgeye yakın olması durumunda "yeterli" çeviri, erek dizgeye yakın olması durumunda "kabul edilebilir" çeviri olarak kabul edilir. Bu çalışmada inceleme nesneleri olarak Antoine de Saint-Exupéry'in "Le Petit Prince" adlı eseri ile İngilizce "The Little Prince", Japonca "星の王子さま" (Hoshi no Ōjisama) ve Rusça "Маленький принц" (Malen'kij Princ) çevirileri ele alınmıştır. İlk olarak inceleme nesneleri Excel dosyası formatında düzenlenmiş, ardından KH Coder'a tanıtılmış ve analiz bulguları çıkarılmıştır. İncelemenin ilk kısmında bulgular yorumlanmış, ikinci kısmında ise elde edilen bulgular kuramsal bağlamda karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda KH Coder'ın matriks normlar ve eşdeğerlik bağlamında yapılan karşılaştırmalı çeviri çalışmalarında kullanılabilir ve yeterli olduğu gözlemlenmiştir.

Erek odaklı çeviri yaklaşımıMetin madenciliğiÇeviri bilim
İlyas Boğusoğlu
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürün dile ve göstergeye etkisi bağlamında kitap kapaklarında küyerelleşme: George Orwell'in '1984' kitabı üzerinden göstergebilimsel inceleme

Göstergebilim, anlamlı olan yapıları, çeşitli biçim ve ölçeklerle çözen, yorumlayan bir bilim dalıdır. Kitap kapakları da anlamı olan anlatılardan biridir. Küreselleşmeyle birlikte kültürel sınırların ortadan kalkmasının yansımalarına kültürel ürünlerin pazarlanması sürecinde de rastlanmaktadır. Bu yansımalar, yerelde üretilen kültürel ürünlerin, küresel kapsamda ne şekilde ve hangi öğeler yardımıyla aktarıldığına göre incelenmektedir. Kültürel verilerin yerel ya da küresel kapsamda incelenmesi noktasında göstergebilim, etkili, başat bir rol üstlenecektir. Her göstergebilimci inceleme ve çözümleme açısından zaman içerisinde kendi yorumlarını ve yaklaşımlarını göstergebilime kazandırmıştır. Bu sebeple de kültürel öğelerin incelenmesi için birden fazla göstergebilimcinin yorum ve yaklaşımlarının hem göstergebilimi anlamak hem de kültürel öğelerin göstergebilim yardımıyla açıklayabilmek hususunda daha derin bir bakış açısı sağlayacağı düşünülmüştür. Bu çalışmada dilbilim ve göstergebilim kapsamında anlam arayışının önemini ve analizini kitap kapakları özelinde incelemek amaçlanmaktadır. Araştırma evreni için örneklem olarak George Orwell'in ''1984'' isimli eseri seçilmiştir. Seçilen kapakların grafik dil (tipografi, renk, biçim, sembol) açısından anlatımı yapılacaktır. Kitabın kapak tasarımlarının eserin kendisi ile olan alakası ve küresel pazardaki '1984' eserinin diğer çevirilerinde kültürel öğelerin kapsamı irdelenecektir.

DilDil bilimGlokalizasyon+3
Fahrettin Erbaş
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür ögesi olarak rap müzik parçalarının dilbilimsel açıdan incelemesi

"Müzik ruhun gıdasıdır" sözleri, müziğin insanlar için olan önemini ifade etmektedir. Müziğin ruhu beslediğini kasteden bu sözlere karşın, bunun zararlı da olabileceği unutulmamalıdır. İnsanlar, mutlu olduklarında eğlenmek ya da üzgün olduklarında neşelenmek gibi birçok durumda müzik dinlemektedirler. Ancak neden dinlendiği kadar ne dinlendiği de oldukça önemli bir husustur. Günümüzde en çok dinlenen müzik türlerinden biri rap müziktir. Bu müzik türü, dilinde argo ve küfür gibi olumsuz ögeler bulundurmaktadır. Ayrıca rap müzikte dili bozan neolojizm ve dilbilgisi hatalarıyla da karşılaşılmaktadır. Buna rağmen şiir yapısına sahip bu türde söz sanatlarının da yer aldığı bilinmektedir. Bunlara ek olarak, günümüzde rap müzikte yer bulan uyuşturucu kullanımı, cinsiyetçilik, şiddet gibi temalar bu türü olumsuz olarak nitelendirilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye ve Rusya özelinde en çok dinlenen rap müzik parçaları dilbilimsel açıdan incelenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, toplumun en çok dinlediği türlerden rap müziğin dilinde bahsi geçen olumsuz ögelerin her zaman bulunmadığı tespit edilmiştir. Özellikle en çok dinlenen şarkılarda bu ögelere oldukça az sayıda rastlanmış olması toplumun olumsuz dil kullanan parçalara rağbet göstermediği sonucunu ortaya çıkarmıştır.

ArgoNeolojizmPopüler kültür+2
Mehmet Niyazi Kodal
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Keikichi Ōsaka'nın öykülerinde gotik unsurlar

Bu tez, Keikichi Ōsaka'nın öykülerinde yer alan gotik unsurların anlatıdaki tematik ve yapısal düzene nasıl katkı sağladığını incelemektedir. Tez üç aşama olarak tasarlanmıştır. Birinci aşamada, incelenen öyküler Yazınsal Göstergebilim yöntemiyle incelenmek üzere anlatı izlencelerine ayrılmıştır. İncelenen öykülerde yer alan karakterlerin metin içindeki görevlerine göre eyleyenler tablosu çıkartılmıştır. İkinci aşamada ise incelenen öykülerde yer alan gotik unsurlar; kişi, uzam, zaman ve nesne başlıkları altında sınıflandırılmış ve göstergebilimsel açıdan görevleri ile betimlemeleri incelenmiştir. Üçüncü ve son aşamada, KH Coder yazılımı kullanılarak gerçekleştirilen metin analizi ile öykülerdeki gotik unsurların hangi bölümlerde yoğunlaştığı ve hangi temalar altında toplandığı tespit edilmiştir. Araştırma sonunda karakterlerin rollerinin yapısal olarak nasıl şekillendiği ve bu rollerin gotik unsurlarla nasıl etkileşim içinde olduğu incelenmiş; elde edilen bulgular doğrultusunda değerlendirmeler yapılmıştır.

GotikGotik romanJapon+7
Azra Berin Okay
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılı basında kadın cinayetlerine ilişkin haberler: Eleştirel bir söylem analizi

Şiddet, günlük hayatımızda çok sık karşılaşabileceğimiz bir kavramdır. Kadın, hem geleneksel hem de çağdaş toplumlarda dolaylı ya da dolaysız olarak şiddetten etkilenmekte ve maruz kalmaktadır. Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet, hem Türkiye'nin hem de dünyanın en önemli toplumsal sorunlarından biridir. Toplumsal cinsiyete ilişkin kalıp yargılar, kadının aile ve toplumsal yaşamdaki yerinin bu yargılar üzerinden inşası ataerkil yapının bir sonucu olmakla birlikte kadına ilişkin şiddetin biçimlerini de farklı şekilde etkilemektedir. Kadınların ötekileştirilmesi, ikinci sınıf muamelesi ve eril şiddete maruz kalması toplumun siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlarına hakim olan erkek egemen sistemin bir sonucudur. Yazılı ve görsel medya her gün kadına yönelik şiddet haberlerine yer vermekte ve şiddet haberleri her geçen gün daha fazla gündem olmaktadır. Bu durum kadına yönelik şiddetin ve şiddet türlerinin toplumda daha görünür olmasını sağlar. Bu noktada kadına şiddet haberlerinde medyanın dili, söylemleri ve haberleri toplumla nasıl paylaştığı önemlidir. Bu tez çalışması, Türkiye'de yazılı basında yer alan kadın cinayeti haberlerinin, şiddeti nasıl temsil ettiğini ve bu temsilin hangi söylemsel stratejilerle kurgulandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. 2013–2023 yılları arasında Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde yayımlanmış kadın cinayeti haberleri, Teun A. Van Dijk'in Eleştirel Söylem Çözümlemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Haber metinleri ve varsa onlara eşlik eden görseller birlikte değerlendirilerek, olayların nasıl yapılandırıldığı, hangi unsurların vurgulandığı ya da geri plana itildiği incelenmiştir. Böylece medyanın kullandığı dilin ve söylemin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin yeniden üretimindeki rolü sorgulanmıştır. Çalışma sonucunda, kadın cinayetlerinin haberleştirilme biçiminin toplumsal cinsiyet temelli yapısal şiddeti görünmez kıldığı; failleri bireysel psikolojiye indirgerken kadınları edilgen birer mağdur olarak konumlandırdığı görülmüştür. Bu da medyanın söylemsel tercihler yoluyla ataerkil normları yeniden üreten bir ideolojik araç olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır.

Eleştirel söylem çözümlemesiKadına yönelik şiddet
Cennet Kaya
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00