
5
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Acil uzaktan eğitim sürecinde lise öğrencilerinin sayısal derslerde yaşadığı sorunların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Covid-19 pandemi sürecinde acil uzaktan eğitimle ders alan lise öğrencilerinin sayısal derslerde yaşadığı sorunların kaynağı olarak yetersiz soru çözümü, ortam koşulları ve öğretmen yeterliliği faktörlerinde yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, kardeş sayısı, uzaktan eğitim ortamlarına katılmada kullandığı teknolojik alet türü ve önceki yıllardaki sayısal derslerdeki başarı durumu değişkenlerine göre incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu pandemi esnasında uzaktan eğitim ile ders almış, amaçsal örneklem yöntemi ile belirlenmiş 289 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kiremit ve arkadaşları (2021) tarafından geliştirilen "Uzaktan Eğitim Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, "ortam", "öğretmen" ve "çözülen soru sayısının yetersiz oluşu" şeklinde 3 faktörlü ve 5'li Likert tipi (kesinlikle katılıyorum 5, kesinlikle katılmıyorum 1) bir yapıya sahiptir. Ölçeğin tüm faktörleri için araştırmaya katılan öğrenci ortalamaları yüksek bulunmuştur. Cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre ölçeğin tüm faktörlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sınıf düzeyi değişkenine göre sadece "Çözülen soru sayısının yetersiz oluşu" alt faktöründe anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaş, kardeş sayısı, uzaktan eğitime katılırken kullanılan teknolojik alet ve önceki yıllarda sayısal derslerdeki başarı durumu değişkenlerine göre ise hiçbir faktörde anlamlı farklılık elde edilememiştir.
Üniversite öğrencilerinin öğrenci bilgi sistemi memnuniyet ve kabul düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi – SAÜ örneği
Araştırmanın amacı uzaktan eğitim yöntemi ile öğrenim gören üniversite öğrencilerinin öğrenci bilgi sistemi memnuniyetleri ile teknoloji kabullerinin incelenmesidir. Bu amaç kapsamında araştırmanın dört alt amacı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi öğrencilerin öğrenci bilgi sistemi memnuniyet düzeylerinin incelenmesidir. Uzaktan eğitim yöntemi ile öğrenim gören üniversite öğrencilerinin öğrenci bilgi sistemi memnuniyetlerinin teknoloji kabul ölçeği alt boyutları (kolaylaştırıcı koşullar, sosyal etki, çaba beklentisi ve performans beklentisi) ile yaş, cinsiyet, oryantasyon eğitimine katılım durumu ve öğrenci bilgi sistemi günlük kullanım süresi tarafından yordanıp yordanmadığının incelenmesi araştırmanın ikinci alt amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın üçüncü alt amacı ise öğrencilerin öğrenci bilgi sistemi kabul düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın dördüncü alt amacı ise uzaktan eğitim yöntemi ile öğrenim gören üniversite öğrencilerinin öğrenci bilgi sistemi kabullerinin yaş, cinsiyet, oryantasyon eğitimine katılım durumu, kullanmış oldukları cihaz, öğrenci bilgi sistemi günlük kullanım süresi ve öğrenci bilgi sistemi haftalık kullanım sıklığı değişkenlerine açısından farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesidir. Araştırmanın alt amaçları göz önünde bulundurulduğunda araştırma korelasyonel ve tarama desenleri kullanılarak planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yöntemi ile araştırmaya gönüllü katılımı kabul eden 665 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma problemi ve alt problemlere yönelik bulgular araştırma örneklemi içerisinden rastgele seçilen 425, araştırmada kullanılan ölçme araçlarının geliştirilmesine yönelik analizler ise araştırma örneklemi içerisinden rastgele olarak seçilen 240 katılımcının verileri kullanılarak analiz edilmiştir. Kişisel bilgi formu, öğrenci bilgi sistemi kabul ölçeği ve öğrenci bilgi sistemi memnuniyet ölçeği veri toplamada kullanılan araçlardır. Araştırmanın verileri, çevrim içi veri toplama formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi, ilişkisiz örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizi işlemlerinde Sosyal Bilimler İçin İstatistik Paket Programı (SPSS 25.0) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin öğrenci bilgi sistemi memnuniyetlerinin ortanın üstünde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin öğrenci bilgi sistemi kabul ölçeği kolaylaştırıcı koşullar, çaba beklentisi ve performans beklentisi alt boyutlarının öğrenci bilgi sistemi memnuniyetlerinin pozitif, anlamlı ve yüksek düzeyde; sosyal etki alt boyutunun öğrenci bilgi sistemi memnuniyetlerini pozitif, anlamlı ve orta düzeyde; yaş değişkenin ise öğrenci bilgi sistemi memnuniyetlerinin pozitif, anlamlı ve düşük düzeyde birer yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Öğrenci bilgi sistemi günlük kullanım süresi, oryantasyon eğitimine katılım durumu ve cinsiyet değişkenlerinin ise öğrenci bilgi sistemi memnuniyetlerinin anlamlı birer yordayıcısı olmadığı bulunmuştur. Öğrencilerin öğrenci bilgi sistemi kabul düzeylerinin ise ortanın üzerinde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin öğrenci bilgi sistemi teknoloji kabul ölçeğinin; kolaylaştırıcı koşullar alt boyutu açısından cinsiyet değişkenine göre; kolaylaştırıcı koşullar, sosyal etki, çaba beklentisi ve performans beklentisi alt boyutları açısından yaş değişkenine göre; kolaylaştırıcı koşullar ve çaba beklentisi alt boyutları açısından kullanmış oldukları cihaz değişkenine göre; kolaylaştırıcı koşullar ve sosyal etki alt boyutları açısından öğrenci bilgi sistemi günlük kullanım süresi değişkenine göre; sosyal etki, çaba beklentisi ve performans beklentisi alt boyutları açısından ise öğrenci bilgi sistemi haftalık kullanım sıklığı değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur.
Çevrimiçi öğrenme ortamlarında sosyal kaygı, öz yeterlilik inancı ve bilgi paylaşma davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, çevrimiçi öğrenme ortamlarında sosyal kaygı ve öz-yeterlilik inancının, bilgi paylaşma ile ilişkilerini incelemektir. Araştırma yöntemi olarak İlişkisel Tarama Modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Sakarya Üniversitesi çevrimiçi öğrenme ortamlarında öğrenim gören 385 ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerinden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Bu katılımcıların 256'sı kadın ve 129'u erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak Keskin, Şahin, Uluç ve Yurdugül tarafından (2020) e-öğrenme platformlarındaki öğrencilerin sosyal kaygılarını değerlendirmek amacıyla geliştirilen "E-Öğrenme Ortamları için Sosyal Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca üniversite öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik öz yeterlik inanç düzeylerini belirlemek amacıyla Altunçekiç'in (2022) geliştirdiği "Uzaktan Eğitim Öz-Yeterlilik İnanç Ölçeği" ve Avcı Yücel ile Ergün'ün (2015), Tseng ve Kuo (2014) tarafından geliştirilen "Bilgi Paylaşma Davranışı Ölçeği" Türkçeye uyarlayarak geliştirdikleri "Çevrimiçi Öğrenme Ortamlarında Bilgi Paylaşma Davranışı Ölçeği " kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda çevrimiçi öğrenme ortamındaki sosyal kaygı, uzaktan eğitime yönelik öz-yeterlilik inancı ve bilgi paylaşıma davranışları aralarında ilişki olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin sosyal kaygı düzeylerinin cinsiyete göre farklılık gösterdiği, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek kaygı yaşadığı görülmüştür. Yaş gruplarına göre incelendiğinde ise 31 yaş ve üzeri öğrencilerin daha düşük sosyal kaygıya sahip olduğu saptanmıştır. Öğrenim durumu değişkenine göre lisans öğrencilerinin yüksek lisans öğrencilerine göre daha fazla sosyal kaygıya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uzaktan eğitime yönelik öz-yeterlilik inancı, yaş ve öğrenim durumu değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. 20 yaş ve altındaki öğrenciler, 26-30 yaş ve 31 yaş üzeri öğrencilere göre daha düşük öz-yeterlilik inancına sahipken, yüksek lisans öğrencilerinin lisans ve ön lisans öğrencilerine göre daha yüksek öz-yeterlilik inancına sahip olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin yaş gruplarına göre bilgi paylaşma düzeyi incelendiğinde, 31 yaş ve üzeri öğrencilerin daha fazla bilgi paylaşımı yaptığı, cinsiyet açısından ise anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, yüksek lisans öğrencilerinin lisans ve ön lisans öğrencilerine kıyasla daha fazla bilgi paylaşma davranışı sergiledikleri sonucuna varılmıştır. Araştırmanın bulguları, çevrimiçi öğrenme ortamlarında sosyal kaygı, öz-yeterlilik ve bilgi paylaşma davranışları arasındaki ilişkileri ortaya koymuş ve bu alanlarda yapılacak gelecekteki çalışmalara ışık tutacak öneriler sunmuştur.
Lise öğrencilerinin 21. yy becerileri ile çevrimiçi öğrenmeye yönelik öz-yeterlik ve hazırbulunuşluk düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin 21. yüzyıl becerileri ile çevrimiçi öğrenmeye yönelik öz-yeterlik ve hazırbulunuşluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma kapsamında, öğrencilerin dijital çağın gerektirdiği öğrenme dinamiklerine ne ölçüde uyum sağladıkları belirlenmekte ve bu becerilerin çevrimiçi öğrenme süreçlerine olan etkisi ortaya konulmaktadır. Araştırma nicel yöntem kullanılarak ilişkisel tarama deseniyle yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Batman ilinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmakta olup, araştırmanın örneklemi uygun örnekleme yöntemiyle seçilen ve çalışmaya gönüllü olarak katılan toplam 433 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği, Lise Öğrencileri İçin Çevrimiçi Öğrenme Hazırbulunuşluk Ölçeği ve Çevrimiçi Öğrenmeye Yönelik Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Alt boyutlar arasında gerçekleştirilen Pearson korelasyon analizi sonuçları, 21. yüzyıl becerileri ile çevrimiçi öğrenmeye yönelik öz-yeterlik ve hazırbulunuşluk düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. En güçlü ilişkilerin öğretici ve akran etkileşimi ve iletişimi öz-yeterliği ile öz-denetim ve motivasyon etkinliği (r = 0,826; p < 0,01) ile çevrimiçi öğrenme öz-yeterliliği ve öğretici ve akran etkileşimi ve iletişimi öz-yeterliliği (r = 0,682; p < 0,01) alt boyutları arasında olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan bağımsız örneklemler t-testi sonucunda, yalnızca bilgisayar öz-yeterliliği boyutunda anlamlı bir farklılık saptanmış; erkek öğrencilerin bu boyutta kadın öğrencilere kıyasla daha yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmüştür (p < 0,05). Yaş ve sınıf düzeyine göre gerçekleştirilen tek yönlü varyans analizi (ANOVA) sonuçları ise eleştirel düşünme ve problem çözme, girişimcilik ve inovasyon, sosyal sorumluluk ve liderlik, bilgisayar öz-yeterliliği, kendi kendine öğrenme, kariyer bilinci, öğretici ve akran etkileşimi ve iletişimi öz-yeterliliği boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Ortaokul 7. sınıf matematik öğretiminde oran-orantı ve yüzdeler konularında kullanılan oyunlaştırma temelli bir çevrimiçi öğrenme platformunun öğrenci başarısı üzerine etkileri
Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. sınıf matematik dersi 2018 MEB Öğretim Programında yer alan "Oran-Orantı ve Yüzdeler" konularının öğretiminde oyunlaştırma temelli çevrimiçi bir ödevlendirme ortamı oluşturularak, dijital ve geleneksel somut ödevlendirme yöntemlerinin öğrenci başarısı üzerindeki etkisini incelemektir. Bu kapsamda, oyunlaştırma temelli çevrimiçi öğrenme platformlarının öğrencilerin akademik başarı düzeylerini ne ölçüde geliştirdiği araştırılmıştır. Araştırma probleminde "Ortaokul 7. sınıf matematik dersinde 'Oran-Orantı ve Yüzdeler' konularının öğretiminde, oyunlaştırma temelli çevrimiçi öğrenme platformunun, geleneksel ödevlendirme yöntemine kıyasla öğrenci başarısı üzerinde anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığı" sorusuna yanıt aramaktadır. Araştırma, karma yöntemle gerçekleştirilmiş olup, deney ve kontrol gruplarında ön test, son test ve kontrol grubu uygulamalarını içeren yarı deneysel bir tasarım benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Türkiye genelinde eğitim alan tüm 7. sınıf öğrencileri oluştururken, örneklem Sakarya ilinde bir devlet okulunda öğrenim gören 65 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney ve kontrol grupları, rastgele atanmıştır . Deney grubundaki öğrenciler oyunlaştırma temelli çevrimiçi öğrenme platformundan yararlanırken, kontrol grubundaki öğrenciler geleneksel yöntemlerle ödevlerini yapmıştır. Veri toplama araçları olarak, MEB tarafından yayımlanan kazanımlara uygun olarak geliştirilen ve geçerlik ile güvenirliği sağlanmış 36 soruluk Matematik Başarı Testi ile öğrenci görüşlerini almak amacıyla hazırlanmış Sürece Yönelik Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, oyunlaştırma temelli çevrimiçi öğrenme platform üzerinden ödevlerin yapılmasının, öğrencilerin akademik başarılarını geleneksel yöntemlere kıyasla anlamlı bir şekilde artırdığını göstermiştir. Oyunlaştırmanın, özellikle matematik gibi soyut kavramları içeren derslerde, öğrencilerin öğrenme motivasyonunu artırdığı ve derse aktif katılım sağlamada etkili olduğu tespit edilmiştir. Oyunlaştırmanın cinsiyet farklılıkları açısından her iki cinsiyet üzerinde benzer etkiler gösterdiği ve öğrencilerin yaş seviyelerine göre bireysel başarı farklılıkları gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, oyunlaştırma temelli çevrimiçi öğrenme platformlarının matematik eğitiminde öğrenci motivasyonunu artıran, öğrenme sürecini daha etkili hale getiren güçlü bir araç olduğu ve akademik başarıyı artırma potansiyeline sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularından hareketle eğitimde teknolojik gelişmelerin artışıyla birlikte oyunlaştırmanın matematik dersi gibi soyut derslerde daha fazla kullanımı öğrenci başarısını arttıracaktır.