Sakarya University
SAU

Sakarya University

8,210

Archived Theses

0

DOIs Assigned

6

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

D vitamini Kullanan ve Kullanmayan Kadınlarda Premenstural Sendrom Şiddeti

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma doğurganlık çağındaki kadınların D vitamini kullanım durumunun premenstrual sendrom ile ilişkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı ve karşılaştırmalı nitelikte planlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Araştırma, Ekim 2024- Aralık 2024 tarihleri arasında bir devlet hastanesine başvuru yapan 18- 49 yaş aralığındaki 128 kadın katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler yüz yüze anket uygulaması ile toplanmış olup anket formu; Katılımcıların Tanıtıcı Özelliklerini Kapsayan Bilgi Formu, Görsel Ağrı Skalası, Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği ve Premenstrual Sendrom Ölçeğini içermektedir. Veriler IBM SPSS Statistics 26 programına aktarılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel olarak anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmamıza katılan kadınların %36,7'sinde PMS saptanmıştır. D vitamini kullanan kadınlarda PMSÖ toplam puan ortalaması 102,67±39,42, D vitamini kullanmayan kadınlarda 128,59±44,78 olarak hesaplanmış olup istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. D vitamini kullanan kadınların görsel ağrı skalası toplam puan ortalaması 2,31± 2.34, D vitamini kullanmayan kadınların ise 3,81± 2,75 olarak bulunmuştur (p<0,05). Premenstrual Sendrom Ölçeği ve alt boyutları ile Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı derecede bir ilişki bulunmuştur (her biri için; p<0.05). SONUÇ: D vitamini takviyesi alan kadınlarda PMS semptomları daha az görülmektedir ve PMS şiddeti ve ağrı düzeyi D vitamini kullanmayan kadınlara oranla daha düşüktür. Güneşe daha uzun süre maruz kalan kadınların depresyon yaşama olasılığı daha düşüktür.

Gülnadiye Öçal
Sakarya University · Institute of Health Sciences
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Abdülcelîl bin Yûsuf el-Akhisarî'nin (Ö. 1618'den sonra) Şerh-i Seb'atu Ebhur adlı Arapça-Türkçe manzum sözlük şerhi (İnceleme-tenkitli metin)

Şerh-i Seb'atu Ebhur, Abdülcelîl bin Yûsuf el-Akhisarî'nin Seb'atu Ebhur adlı Arapça-Türkçe manzum sözlüğü ve şerhini içermektedir. Seb'atu Ebhur, Arapçadaki hayvan künye ve lakaplarını ele almak amacıyla nazmedilmiştir. 1617'de tamamlanan şerhi ise hayvanlara dair darb-ı meseller, zoolojik, tıbbî ve dinî bilgiler, rüya tabirleri ile çeşitli hikayelerden oluşmaktadır. Abdülcelîl bin Yûsuf detaylı şekilde kaleme aldığı şerhinde, bu bilgilerin her birini alt başlıklar halinde düzenlemiştir. Şerhinin kaynaklarını tefsir, hadis, fıkıh, lügat, tarih, tıp, dil ve edebiyat gibi farklı alanlardaki 202 eser oluşturur. Bu eserlerin alanlarına göre tasnif edilmiş haldeki bir listesini mukaddimede vermiştir. Bu çalışma çerçevesinde manzum sözlük geleneği hakkında genel bilgiler verilmiş ve Şerh-i Seb'atu Ebhur'un gelenek içindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Muhtevası, şekil özellikleri ve şerh metodu incelenerek müellifin hayatı, eserleri ve ilmi kişiliğine dair eserinden elde edilen bilgiler sunulmuştur. Metin bölümünde ise eserin Nuruosmaniye ve Yahya Tevfik koleksiyonlarındaki iki nüshası üzerinden oluşturulan tenkitli metni verilmiştir. Eserde yer alan hayvanlar ve bu hayvanlarla alakalı sözcükler için bir dizin ve sözlük oluşturulmuştur.

Abdülcelil bin Yusuf el-AkhisariArapçaSözlük+2
Zehra Fidan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Erdemli liderliğin çalışanların iş tatmini ve performansına etkisinde psikolojik iyi oluşun aracı rolü

Günümüz iş dünyasında etkili ve pozitif liderlik uygulamalarına her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Örgütlerin amaçlarına ulaşmak için ihtiyaç duyduğu unsurların başında gelen çalışanların psikolojik iyi oluş düzeyleri, performansları ve iş tatmin düzeylerini arttırmaları için etkili liderlik uygulamalarını benimsemeleri gerektiği görülmektedir. Bu etkili liderlik yaklaşımlarından biri de erdemli liderliktir. Kişilerin psikolojik iyi olma hali performans ve iş tatminlerini yükseltici etkiye sahip aracı bir unsurdur. Liderler çalışanlarının beklenti, ihtiyaç ve taleplerini önemseyecek, gelişimlerini destekleyecek şekilde davranışlar sergilediği takdirde arzu ettikleri kurumsal amaçları başarıyla gerçekleştirmiş olacaklardır. Yönetim dünyasının karşılaştığı en önemli sorunlardan biri düşük performanslı, memnuniyet derecesi az, işine bağlı olmayan ve dolayısıyla sürekli işten ayrılma niyeti taşıyan, devamsızlık yapan, mutsuz çalışanlarla iş yapmaktır. Bu örgütsel bağlamdaki patolojilerin giderilmesindeki önemli bir unsur yöneticilerin sahip oldukları erdemler ve sergiledikleri erdemli davranışlarıdır. Pozitif psikoloji yaklaşımı altında araştırılan erdemler konusu giderek daha fazla dikkat çekmektedir. Pozitif duyguların inşa edici ve genişletici etkisi nedeniyle örgütler, liderlik bağlamında olumlu davranışların sergilenmesini teşvik etmektedir. Bu hususlardan hareketle oluşturulan çalışmada, erdemli liderlik algısının çalışanların performansları, iş tatminleri ve psikolojik iyi oluşları arasındaki etkileşimin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca psikolojik iyi oluşun, erdemli liderliğin performans ve iş tatmini üzerindeki etkisinde aracılık rolü de incelenmiştir. Bu amaçlar beraberinde tasarlanan çalışmada erdemli liderliğin neden önemli olduğu, neden yaygınlaştırılması gerektiği, çalışanların performansları, psikolojik iyi oluşları ve tatmin düzeylerini ne denli etkilediği sorularına yanıt aranmıştır. Nicel araştırma kapsamında yürütülen çalışmada veriler anket formu ile toplanmıştır. Anket formları beş bölümden oluşmaktadır. Anket formunda yer alan ölçekler sırasıyla, Demografik özellikler, Erdemli Liderlik Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, İş Tatmini Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeğidir. Çalışmada Karabük ilinde demir çelik sektöründe faaliyet gösteren büyük ölçekli bir işletmenin kolayda örneklem yoluyla seçilen 478 çalışanı üzerinde anket yürütülmüştür. Çalışma kapsamında verilerin analizi için geçerlilik, güvenilirlik analizleri keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Ayrıca tanımlayıcı istatistikler, değişkenler arasındaki ilişkinin yönü için korelasyon analizi ve yapısal eşitlik modeli analizi yapılmıştır. Araştırma kapsamında AMOS ve SPSS istatistik programları kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, erdemli liderlik boyutları çalışanların psikolojik iyi oluş, iş tatmini ve performanslarını pozitif yönde etkilemektedir. Ayrıca psikolojik iyi oluşun bu değişkenler arasında aracılık rolü oynadığı da tespit edilmiştir. Araştırma neticesine göre örgütlerin erdemli liderlik idaresi altında çalışanlarının etkinlik ve verimliliğe ulaşabileceğini ortaya konmaktadır. Anahtar Kelimeler: Pozitif Psikoloji, Erdemli Liderlik, Psikolojik İyi Oluş, İş Tatmini, Performans

ErdemErdemli liderlikKarakter güçleri+7
Sema Alimoğlu Özkan
Sakarya University · Institute of Business Administration
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde söz varlığının geliştirilmesine yönelik teknoloji destekli araç geliştirme ve uygulama

Son yıllarda bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler eğitim ve öğretimi de etkilemiştir. Derslerde geleneksel öğretim yöntemlerinin yanı sıra teknoloji destekli araç ve uygulamalar ile dijital içerikler de tercih edilmeye başlamıştır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de teknolojik ve dijital materyallerin kullanımı yaygınlaşmaya başlamış ancak istenen düzeye henüz ulaşılmamıştır. Bu sebeple yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde daha fazla araç ve materyal geliştirmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Temel amacı, teknoloji destekli araç geliştirmek ve bu araçla gerçekleştirilen kelime öğretiminin, Türkçe öğrenen uluslararası öğrencilerin kelime öğrenme başarısına ve Türkçe öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisini ortaya koymak olan bu araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi desenlerinden gömülü (iç içe) desen işe koşulmuş ve araştırmanın nicel boyutu yarı-deneysel desenle planlanmıştır. Araştırmada öncelikle kelime öğretimi amacıyla teknoloji destekli bir araç tasarlanmış ve aracın tasarım süreci ADDIE öğretim tasarımı modeline göre yürütülmüştür. Teknoloji destekli araç tasarımının tamamlanmasının ardından bir Türkçe öğretim merkezinde Türkçe öğrenen 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere toplamda B1 düzeyinde 40 öğrenci ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesinde deney ve kontrol grubu öğrencilerine "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenmeye Karşı Motivasyon Ölçeği", demografik bilgi formu ve araştırmacı tarafından geliştirilen kelime başarı testi uygulanmıştır. Teknoloji destekli aracın uygulaması yalnızca deney grubu öğrencileri ile gerçekleştirilmiş ve ayrıca yine deney grubu öğrencileri ile yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile görüşme yapılmıştır. Uygulama sonunda hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerine tekrar Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenmeye Karşı Motivasyon Ölçeği ve kelime başarı testi uygulanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 programıyla analiz edilmiş, Shaphiro Wilk testi, bağımlı gruplar t-testi, bağımsız gruplar t testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Mann Whitney U testi analiz aşamasında kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda teknoloji destekli araç ile kelime öğretimi yapılan deney grubu öğrencilerinin kelime başarı testi puanları artmış ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Kontrol grubu öğrencilerinin puanlarında ise anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Öğrencilerin motivasyon puanlarına bakıldığında ise hem deney grubu hem de kontrol grubu öğrencilerinin ölçek geneli ve ölçek alt boyutlarında uygulama öncesi puanları ile uygulama sonrası puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşmelerin sonucunda da teknoloji destekli aracı beğendikleri, diğer derslerde de kullanmak istedikleri sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak teknoloji destekli araç ile yapılan kelime öğretiminin öğrencilerin kelime öğrenme başarısını arttırdığını ve öğrencilerin teknoloji destekli aracı beğendiklerini söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, Kelime öğretimi, Söz varlığı, Teknoloji, Motivasyon.

Kelime öğrenmeKelime öğretimiMotivasyon+6
Rabia Gürbüz Us
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Terrorism and liberation movements in the Middle East: The case studies of FLN, Hezbollah and Hamas

Terrorism and liberation have always been controversial concepts. Different state and non-state actors have different interpretations of the two concepts. This study takes the liberation/terrorism designation of the National Liberation Front (French: FLN) in Algeria, Hezbollah in Lebanon, and Hamas in Palestine as case studies by focusing on how and why specific state-actors view them as liberation groups or terrorist organizations. The researcher applies the Theory of Just War, the National Liberation Theory and Revolutionary Terrorism (urban and psychological) throughout the research. Both state and non-state actors at the international and regional levels of analysis have been used to investigate how and why specific state actors view the three groups as terrorist or legitimate liberation actors, and the impact that the Cold War and the Arab Spring had on their designation. The research aims to answer how and why states view the FLN, Hezbollah and Hamas as terrorist or liberation groups and the impact of this designation on them. Hezbollah and Hamas were impacted the most by the Arab Spring while the FLN made use of the politics of the Cold War to its benefit. Hamas suffered the most because of its terrorist designation compared to the FLN and Hezbollah, due to the politics of the Arab Spring. The researcher applies a qualitative theory-oriented method throughout the study by using a comparative and case-studies approach, which includes consulting primary and secondary resources and literature on the issue and applying the theories of liberation/war and terrorism. The researcher concludes that the designation of the three groups by relevant state actors as liberatory or terrorist impacted their behavior on the ground and is unlikely to change in the short-term. The researcher suggests Finlay's proposed theory of non-terrorist resistance as a third way out of the terrorism/liberation controversiality. Keywords: Liberation, Terrorism, Middle East, FLN, Hezbollah, Hamas.

Algeria National Liberation FrontHamas organizationHizbullah+3
Yousef M. Y. Aljamal
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerine erişim: Kadınların meme ve rahim kanseri tarama hizmetlerine erişimine yönelik bir nitel çalışma

Kansere bağlı ölümler arasında kadınlarda ilk sırada meme kanseri dördüncü sırada ise rahim kanseri yer almaktadır. Dünya genelinde ise meme kanseri ikinci sırada rahim kanseri ise yedinci sırada kanser ölümlülüğünün nedenleri arasındaki önemlerini korumaktadır. Pek çok ülkede önemli bir halk sağlığı müdahalesi olarak bu kanser türlerine bağlı mortalite ve morbiditeyi azaltmak için kanser tarama programları yürütülmektedir. Ancak tarama programlarının etkinliği büyük oranda kadınların tarama yaptırma motivasyonlarına bağlıdır. Bu bağlamda meme ve rahim kanseri tarama hizmetlerine erişim son yıllarda araştırmacıların üzerinde durduğu önemli konulardan biri haline gelmiştir. Bu nitel tez çalışmasının amacı, kadınların meme ve rahim kanseri tarama hizmetlerine erişim hakkındaki görüşlerinden yola çıkarak erişimi zorlaştırıcı veya kolaylaştırıcı durumları keşfetmektir. Çalışma temel nitel araştırma desenine göre yürütülmüştür. Bu kapsamda Trabzon iline bağlı bir aile sağlığı merkezi ve bir Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine başvuran 19 kadınla bireysel ve altı kadınla odak görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Görüşme için kavramsal çerçeve ve literatürden yararlanılarak oluşturulan yarı-yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Görüşmeler katılımcının onayı alındıktan sonra ses kayıt cihazı ile kaydedilerek kelimesi kelimesine yazıya dökülmüştür. Elde edilen metinler her görüşmenin ardından deşifre edilerek araştırma soruları geliştirilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından yeni cevaplar gelmediği anlaşılana kadar devam etmiştir. Metinlerin analizinde NVivo 12 nitel analiz programı kullanılmıştır. Elde edilen metinlere, NVivo 12 nitel analiz yazılımı kullanılarak temaları, kategorileri ve kodları belirlemek için içerik analizi uygulanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen model altı tema ve 24 kategori altında toplanmıştır. Temalar kodlama sıklıklarına göre kadınların meme ve rahim kanseri tarama hizmetlerine erişimlerini zorlaştıran veya kolaylaştıran durumlar hakkındaki görüşlerini içeren "bireysel özellikler", "hizmet sunum sistemi", "psikolojik özellikler", "çevresel ve sosyokültürel yapı", "coğrafi özellikler" ve "sağlık politikasından" oluşmaktadır. Bireysel özellikler teması kapsamında genel olarak kadınlar kendilerinde risk görmemeleri nedeniyle tarama yaptırmaya gerek duymadıklarını belirtmiştir. Hizmet sunum sistemi teması kapsamında kadınlar en çok bekleme süreleri ve hizmet sunucunun tutum ve davranışları gibi konuların genel olarak taramaya erişimi zorlaştırıcı yönleri hakkında görüş bildirmiştir. Psikolojik özellikler teması kapsamında kadınların çoğu tarama öncesi, tarama süreci ve tarama sonrası korku ve kaygılarını dile getirmiştir. Çevresel ve sosyokültürel yapı teması kapsamında kadınlar genel olarak hizmet sunucu cinsiyetinin, coğrafi özellikler teması kapsamında mesafe ve ulaşımın ve sağlık politikası teması kapsamında ise finansman ve sağlık eğitiminin taramaya erişimi zorlaştırıcı ve kolaylaştırıcı yönleri hakkındaki görüşlerini ifade etmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular literatürde yer alan araştırmalarla benzerlik ve farklılıklar göstermiştir. Bu çalışmaya özgü ortaya çıkan önemli bulgulardan bazıları kadınların kanser ve tarama hizmetleri hakkındaki doğru bildikleri yanlışlar, olumsuz doğum deneyimleri nedeniyle ortaya çıkan jinekolojik masa korkusu ve özellikle kırsal kesimde yaşayan kadınlar için yaz mevsiminde mevsimsel göçün başlaması ve tarımsal faaliyetlerin artması nedeniyle taramaya erişimde güçlük yaşamasıdır. Bu nedenle araştırmacıların bu konuda farklı bağlamlarda çalışmalar yapması, politika yapıcıların finansman, eğitim, iş gücü, tedarik ve personel eğitimlerine yönelik konularda iyileştirme yapması ve uygulayıcıların hasta merkezli hizmet sunumuna özen göstermesi önerilmektedir.

CinsiyetErişimGenital neoplazmlar-kadın+7
Şafak Kıran
Sakarya University · Institute of Business Administration
2023
00