Sakarya University
Institute

Ortadoğu Enstitüsü

Sakarya University

73

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal hareketlerin coğrafya ile ilişkisi: İran, Mısır, Macaristan ve Fransa örneklerinin eleştirel jeopolitik analizi

Bu tez çalışması, toplumsal hareketlerin iktidar yapılarıyla kurduğu çok katmanlı ilişkiyi eleştirel jeopolitik perspektif çerçevesinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Söz konusu ilişki incelenirken çalışmanın sınırlarının belirlenmesi amacıyla 2000 yılı ve sonrasında İran, Mısır, Macaristan ve Fransa'da ortaya çıkmış olan kadın hareketleri ve ekonomi motivasyonlu hareketler örnek olarak belirlenmiştir. Devletlerin uluslararası sistemdeki jeopolitik konumları ve dış politika yönelimleri, yalnızca uluslararası ilişkileri değil, aynı zamanda iç politik yapılarını ve toplumsal dinamikleri de belirlemektedir. Bu bağlamda kadın hareketleri ve ekonomi motivasyonlu hareketler, iktidarın iç ve dış politikalarla ürettiği hegemonik söylemlere karşı geliştirdikleri karşı söylemler ve alternatif politik vizyonlar aracılığıyla bir direniş alanı oluşturmakta ve iç politikada güç/iktidar mücadelesinin önemli aktörleri hâline gelmektedir. Tezin teorik temelini eleştirel jeopolitik, feminist jeopolitik ve Marksist jeopolitik yaklaşımlar oluşturmaktadır. Bu yaklaşımlar, toplumsal hareketlerin mekânsal yerleşimini, sembolik mücadele biçimlerini ve iktidarla kurdukları çatışma ilişkilerini analiz etmek için kuramsal bir zemin sunmaktadır. Çalışmada örnek ülke olarak seçilen İran, Mısır, Macaristan ve Fransa farklı siyasal rejim tiplerine, toplumsal yapı özelliklerine ve kültürel kodlara sahip ülkeler olmaları nedeniyle kadın hareketleri ve ekonomi motivasyonlu hareketlerin çeşitli bağlamlardaki benzerlik ve farklılıklarını karşılaştırmalı olarak inceleme olanağı sunmaktadır. Söz konusu hareketler ele alınırken ortaya çıktıkları ülkelerde etkili olan toplumsal, siyasi, ekonomik, kültürel yapının hem hareketlerin aktivizminin imkân ve kısıtlılıklarını hem de iktidarların hareketlere karşı tutumlarını nasıl şekillendirdiği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Böylelikle yer ve mekânın toplumsal hareketler ile iktidar yapısı arasındaki ilişkiye etkisinin eleştirel jeopolitik tarafından ortaya koyulmuş olan perspektif bağlamında anlaşılması amaçlanmıştır.

Eleştirel jeopolitikFransaKadın hareketleri+5
Şeyma Merve Tandoğan
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yaşayan Suriyeli göçmenlerin sosyal uyumu-Adana örneği

Suriyeli göçmenler Türkiye'de uzun süredir kalmalarına rağmen sosyal uyum açısından çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Sosyo-ekonomik, siyasi ve kültürel boyutlarıyla ele alındığında dil sorunu, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, istihdam ve ekonomik sıkıntılar gibi faktörler, toplumsal entegrasyonlarını zorlaştırmaktadır. Bu unsurlar hem göçmenlerin hem de yerel toplumun karşılıklı adaptasyon sürecini etkileyen önemi un-surlar arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Adana'da yaşayan 20 Suriyeli göçmenle yapılan biçimsel mülakatlar aracılığıyla sosyal uyum süreçlerindeki sorunlar incelen-miştir. Bulgular, Suriyeli göçmenlerin günlük yaşamda ve iş bulmada ciddi zorluklar yaşadığını, kısıtlayıcı politikaların niteliklerine uygun iş bulmalarını engellediğini, dü-şük gelirli ve güvencesiz işlerde çalışmalarına yol açtığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, sağlık hizmetlerine erişimin büyük bir sorun olduğu, ırkçı ve ayrımcı yaklaşımların bu durumu daha da zorlaştırdığı, kurumların ise göçmenlerin ihtiyaçlarını yeterince karşı-layamadığı görülmüştür. Suriyeli göçmenlerin topluma uyum ve entegrasyonu, sosyo-ekonomik, kültürel ve siyasi açıdan yasal düzenlemelerle desteklenmeli, yerel halk ise önyargılardan uzak bir kültürel anlayış ve hoşgörü ile sürece katkıda bulunmalıdır.

Sosyal uyumZorunlu göç
Abdulrauf Ünsal
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2025
10
DoctorateOpen AccessEN

Transformations of islamic political movements in the post Arab revolutions period: The case of Egypt

After the 25 January revolution in Egypt, Islamist movements have been heavily involved in public affairs. For the first time in Egypt's history, a representative reached the presidency. This interaction was marked by shifts in Islamists' ideas and political practices. The first trend was towards greater engagement in democratic and national frameworks. After the 2013 coup, there was a new shift towards violence. The thesis explores the manifestations and consequences of these shifts during the period 2011-2024. The researcher examines the depth and seriousness of these shifts. The thesis assumes that the determinants that created these shifts are a combination of external pressures and some of the leaders of Islamic movements own conviction, while claiming that this conviction was also generated by the same pressures, and that these shifts are not fundamental. These pressures are: Domestically, authoritarianism and the nature of the state in Egypt. Internationally, the contexts related to the war on terror and the Islamophobia agenda. Between the local and the international are the interests of the counter-revolutionary forces. The researcher argues that it is best to combine several perspectives to understand the determinants that led Islamists to undertake these transformations. One is the religious approach, i.e. by recognizing their sharia-justified goals. And secondly: The theory of rational choice, represented by the jurisprudence of interest, and the perspective of the conflict lens to understand the repercussions of repression and exclusion that these movements face locally or internationally. The thesis constitutes an addition to the literature on revolution and Islamic movements, and serves a large segment of the oppressed in the Arab world who fight against tyranny and Western hegemony.

Badrıya Rawy
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin Irak politikasında uluslararası sistem ve iç siyaset etkileşimi (1955–2003): Morfogenetik bir analiz

Bu çalışma Türkiye'nin Irak politikasında uluslararası sistem ve iç siyaset etkileşimini morfogenetik analiz yöntemiyle incelemektedir. Araştırma, neoklasik realizmin kavramsal çerçevesini Margaret Archer'ın morfogenetik yaklaşımının analitik araçlarıyla birleştirmektedir. Çalışmanın iki temel iddiası bulunmaktadır. İlk olarak uluslararası sistemdeki yapısal dönüşümler Türkiye'nin Irak politikasında önemli derecede belirleyicidir. İkinci olarak uluslararası sistemik uyaranlar Türkiye'yi Irak'a yönelik bir karar vermeye zorlasa da dış politika çıktısı liderlerin tehdit ve fırsat algıları, devlet kapasitesi, güvenlik tehditleri, stratejik kültür ve ekonomik koşullar gibi içsel faktörlerle etkileşim içinde oluşmaktadır. Çalışma, bu iddialarını test etmek için Bağdat Paktı (1955), Birinci Körfez Savaşı (1990-1991) ve ABD'nin Irak'ı İşgali (2003) olmak üzere üç tarihsel vakayı inceleme alanı olarak ele almaktadır. Her vaka, farklı sistemik yapılara (çift kutuplu, tek kutuplu, yeni dünya düzeni) ve farklı liderlik (Menderes, Özal, Erdoğan) modeline denk gelmektedir. Morfogenetik döngü (T1-T2/T3-T4) kullanılarak analiz edilen bu vakalar yapısal koşullanmanın, sosyal etkileşimin ve yapısal dönüşümün Türkiye'nin Irak politikasını nasıl belirlediğini göstermektedir. Araştırmanın özgün katkısı, metodolojik olarak morfogenetik yaklaşımı uluslararası ilişkiler ve Ortadoğu çalışmaları alanına uyarlamasıdır. Böylelikle çalışma, literatüre hem metodolojik düzeyde yeni bir açılım hem de Türkiye'nin Irak politikası üzerine tarihsel-ampirik bir katkı sağlamaktadır. Sonuçlar, uluslararası sistemin yapısal etkilerinin belirleyici olduğunu ancak bu etkinin devlet içi mekanizmalar aracılığıyla filtrelendiğini ortaya koymaktadır.

Türk dış politikası
Zana Baykal
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Terrorism and liberation movements in the Middle East: The case studies of FLN, Hezbollah and Hamas

Terrorism and liberation have always been controversial concepts. Different state and non-state actors have different interpretations of the two concepts. This study takes the liberation/terrorism designation of the National Liberation Front (French: FLN) in Algeria, Hezbollah in Lebanon, and Hamas in Palestine as case studies by focusing on how and why specific state-actors view them as liberation groups or terrorist organizations. The researcher applies the Theory of Just War, the National Liberation Theory and Revolutionary Terrorism (urban and psychological) throughout the research. Both state and non-state actors at the international and regional levels of analysis have been used to investigate how and why specific state actors view the three groups as terrorist or legitimate liberation actors, and the impact that the Cold War and the Arab Spring had on their designation. The research aims to answer how and why states view the FLN, Hezbollah and Hamas as terrorist or liberation groups and the impact of this designation on them. Hezbollah and Hamas were impacted the most by the Arab Spring while the FLN made use of the politics of the Cold War to its benefit. Hamas suffered the most because of its terrorist designation compared to the FLN and Hezbollah, due to the politics of the Arab Spring. The researcher applies a qualitative theory-oriented method throughout the study by using a comparative and case-studies approach, which includes consulting primary and secondary resources and literature on the issue and applying the theories of liberation/war and terrorism. The researcher concludes that the designation of the three groups by relevant state actors as liberatory or terrorist impacted their behavior on the ground and is unlikely to change in the short-term. The researcher suggests Finlay's proposed theory of non-terrorist resistance as a third way out of the terrorism/liberation controversiality. Keywords: Liberation, Terrorism, Middle East, FLN, Hezbollah, Hamas.

Algeria National Liberation FrontHamas organizationHizbullah+3
Yousef M. Y. Aljamal
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Detant Dönemi ABD'nin Ortadoğu politikası: Mısır ve Suriye örnekleri (1970-1978)

Bu tez çalışmasının amacı ABD'nin detant dönemi (1970-1978) Mısır ve Suriye politikasını tarihsel olarak ele almaktır. Bu noktada çalışma Mısır ve Suriye'nin 1973 sonrası dış politika ve Arap-İsrail çatışmasına dair politik farklılaşmasını açıklamayı hedeflerken, buna müteakip ABD'nin detant dönemi Ortadoğu politikasının bu farklılaşmadaki rolünü anlamaya çalışmaktadır. Dekolonizasyon döneminde aynı kaderi paylaşan, Arap-İsrail çatışmasında aynı tarafta yer alan, benzer politikaları takip eden ve Sovyet Rusya'nın müttefiki olan Mısır ve Suriye'nin 1973 Yum Kippur Savaşı/Ramazan Savaşı sonrası farklı dış politika hedefleri izlemesi nasıl açıklanabilir? ABD'nin detant dönemi bölge politikasının 1973 Arap-İsrail savaşı sonrası Mısır ve Suriye'nin dış politikada farklılaşmasındaki rolü nedir? Başka bir ifadeyle, özellikle Mısır'ın İsrail ile anlaşma yaparak ABD müttefiki olmasında bu politika nasıl bir rol oynamıştır? ABD'nin Suriye politikası neden Mısır gibi bir sonuç yaratmamıştır? Suriye neden Sovyet müttefiki olarak kalmıştır? Detant Üçüncü Dünya Ülkeleri için ne ifade ediyordu? Diğer bir deyişle, Büyük Güçlerin kendi aralarında anlaşması müttefikleri olan Üçüncü Dünya Ülkelerini nasıl etkiledi? sorularına cevap aramaktadır. Geleneksel yaklaşımlar tek tek bilişsel, sınıfsal ve yapısal açıklamalar üzerinde durmaktadır. Bu çalışma ise aktörlerin davranışlarındaki değişiklikler veya belli davranışları sürdürme nedenlerini incelerken belli veya belirleyici etken üzerinde durmak yerine, belli veya belirleyici etkeni yaratan yapılar ve aktörler arasındaki ilişkilere, bunların birbirleriyle ne kadar entegre ilerleyip ilerlemediğine bütünsel bakmanın faydalı olacağını iddia etmektedir. Bu noktada tarihsel bir metot benimsenerek, birinci el kaynaklar ve dönemin doğrudan politika yapımına katılan kişilerin hatıratları üzerinden bütünsel bir açıklama yapmayı hedeflemektedir. Bu yapılırken ayrıca mevcut literatürün göz ardı ettiği ABD ve Sovyet detantının Mısır ve Suriye ilişkilerindeki çatallanmaya etkisini açıklamaya dahil etmektedir. 1970'lerde Ortadoğu'yu ele alan çalışmalar detantın uluslararası sistemde yaratmış olduğu değişimlerin bölge ülkelerinin davranış biçimleri üzerindeki etkisini ele almamaktadır. 1970'ler Ortadoğu'su ve ABD'nin bu dönemdeki bölge politikasına ara bir fasıla konularak, detantın yaratmış olduğu değişim belirtilmelidir. Sedat (Mısır) ve Esad'ın (Suriye) yirmi yıldan uzun süre devam eden müttefiklik ilişkileri, Sovyetlerle iş birlikleri ve ABD karşıtlığı gibi ortaklıklarının neden 1970'lerde farklılaştığını anlamak için 1970'lere tekabül eden detantı anlamak ve açıklamaya dâhil etmekle mümkün olur. Çünkü 1970'lerde Mısır ve Suriye arasındaki ayrışma ve bu dönemde yaşanan gelişmeler detanta denk gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Detant, ABD Ortadoğu Politikası, Ortadoğu, Mısır ve Suriye

Amerika Birleşik DevletleriMısırOrta Doğu politikası+3
Menderes Kurt
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İran'da reform hareketinin doğuşu, yükselişi ve dönüşümü: Hatemi dönemi

Bu çalışma, İran reform hareketini Muhammed Hatemi'nin cumhurbaşkanlığı dönemini (1997-2005) merkeze alarak incelemektedir. Çalışmada reform hareketini ortaya çıkaran, yükselmesine ve çökmesine sebep olan dinamiklerin neler olduğu sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu doğrultuda reform hareketinin niteliği sorunsallaştırılmaktadır. Literatürdeki hakim yaklaşımın aksine reform hareketinin demokratik bir hareket olmaktan ziyade elitist bir hareket olduğu iddia edilmektedir. Çalışmanın teorik yaklaşımı elit teorisidir. Elit teorisi, İran siyasal sistemi ve siyasal aktörler bazında, yani hem kurumsal hem de aktörsel olarak çerçeve oluşturacak biçimde uyarlanmıştır. İran siyasetinin kurumsal yapısının demokratik değil elitist bir siyasete kapı araladığı vurgulanmıştır. Ayrıca İran'daki siyasi aktörlerin aile ve akrabalık yapıları sebebiyle dışarıya kapalı ağlar oluşturdukları ve dışarıdan gelenlerle siyasi pozisyonları paylaşmadıkları ileri sürülmüştür. Daha sonra bu teorik yaklaşım, siyasal süreç analizi metoduyla birlikte hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Reformcuların siyasal geçmişleri, onları reformist yapan siyasi süreçler, reform döneminde yaşananlar ve reform döneminin sona ermesi, bahsi geçen teorik perspektif uyarınca anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, reform hareketinin elit içi siyasi kavgalar sonucunda ortaya çıktığı, hareketin yükselişinde ve çöküşünde de İran siyasetinin elitist yapısının, elitler arası mücadelenin ve hareketin aktörlerinin elit niteliğinin belirleyici olduğu anlaşılmıştır. Tezin ulaştığı sonuç, İran siyasetinde değişimin doğası ve sınırlılıklarına dair bir perspektif ortaya koymaktadır. Buna göre İran'da siyasal değişim ancak elitlerin kendi aralarındaki etkileşimleri, pazarlıkları ve mücadeleleri sonucunda ortaya çıkabilir. Taban hareketlerinin belirleyici olma şansları kısa ve orta vadede son derece zayıftır.

Hamaney, AyetullahHatemi, MuhammedReform+7
Mustafa Caner
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Damga ve meydan okuma: Soğuk Savaş sonrası Amerikan düzeninde haydut devletlerin konumlanışı

ABD'nin Soğuk Savaş sonrasında üstlendiği düzen kuruculuk rolü Irak işgalinden itibaren giderek sarsılırken, ABD'nin otoritesine ve Batılı-liberal norm düzenine meydan okuyan aktörlerin failliğinin araştırılması önem kazanmıştır. Bu çalışma; İran, Libya ve Suriye'nin, ABD tarafından Soğuk Savaş sonrası dünyanın normatif düzeninin sınırlarını belirginleştirmek üzere "haydut devlet" ve benzeri etiketlerle nasıl damgalandığını ve bu aktörlerin damga karşısında geliştirdikleri stratejileri araştırmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda şu sorulara cevap aranmaktadır: İran, Libya ve Suriye'nin normatif düzene itirazlarını şekillendiren emperyalizm karşıtı ve Amerikan karşıtı devlet kimliklerinin oluşumu nasıl bir tarihsel bağlamda gerçekleşti? ABD Soğuk Savaş sonrası yeni dünya düzeninin normatif sınırlarını çizerken, İran, Libya ve Suriye'yi nasıl damgaladı? İran, Libya ve Suriye bu damgayla nasıl başa çıktı? İran, Libya ve Suriye damgayla başa çıkma stratejilerinin uzantısı olarak ne gibi maliyetler yüklendi ve/veya kazançlar sağladı? Küresel sistemi tabakalaşmış, hiyerarşik bir toplumsal alan olarak inceleyen çalışma, temel araştırma sorularını cevaplamak üzere, tarihsel sosyoloji, sembolik etkileşimcilik ve inşacılığın kesişiminde yer alan bir kuramsal perspektiften ve Erving Goffman'ın ortaya attığı damga kavramının uluslararası siyaset sosyolojisi disiplinine uyarlanan analitik çerçevelerinden faydalanmaktadır. Yöntem olarak karşılaştırmalı vaka analizi ve süreç takibi kullanılarak, nedensellik mekanizmaları yeni bir anlatı kurmak üzere yorumlanmakta ve seçilen vakalar için sapkın kimliklerin nasıl inşa edildiği incelenmektedir. Çalışma damga teorisine, norm-çıkar dikotomisini aşmaya yönelik bir analitik çerçeve geliştirerek katkıda bulunurken araştırma bulguları, üç aktörün failliklerinin Çin ve Rusya'nın yükselişine ve Batılı-liberal normatif düzenin yaşadığı krize doğrudan ve dolaylı olarak etki eden boyutları olduğunu ortaya koymaktadır.

Amerika Birleşik DevletleriDamgalamaHaydut devlet+3
Müberra Dinler
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dış politikada korunma (Hedging) stratejisi: Soğuk Savaş sonrası Suudi Arabistan'ın ABD, Çin ve Rusya ile ilişkileri

Bu çalışmada uluslararası ilişkiler literatüründe son yıllarda sıklıkla kullanılan korunma stratejisi ile Suudi Arabistan'ın ABD, Çin ve Rusya ile olan ilişkileri açıklanmıştır. Çalışmada korunma stratejisi risk yönetimi olarak ele alınmıştır. Uluslararası sistemin geçiş sürecinde olması ve buna bağlı olarak ABD, Çin ve Rusya'nın bölge politikaları Suudi Arabistan için ciddi riskler ve meydan okumaları beraberinde getirmiştir. Bu anlamda çalışmada Suudi Arabistan'ın Soğuk Savaş sonrası oluşan yeni bölgesel denklemde ABD'nin pasif, Rusya ve Çin'in aktif angajmanından kaynaklanan belirsizliklere karşı asimetrik korunma stratejisi izlediği iddia edilmiştir. Buna göre Suudi Arabistan tarihsel olarak da problemler yaşadığı ABD ile ittifaktan kaynaklanan terk edilme ve aşırı bağımlılık risklerine karşı, Rusya ve Çin ile yakınlaşmaktadır. ABD'nin bölgedeki aktif rolünden vazgeçmesiyle birlikte ortaya çıkan güç boşluğunu dolduran Çin ve Rusya'nın da bölgesel anlamda güçlenmesi Riyad'ın bu aktörlerle sınırlı da olsa yakınlaşmasını sağlamıştır. Buna göre Suudi Arabistan ABD ile ilişkileri koparmadan, Rusya ve Çin ile iş birliklerini geliştirmekte; dış politikada aktör çeşitlendirerek ABD'ye olan bağımlılığı azaltmaktadır.

Amerika Birleşik DevletleriKorunmaKorunma stratejisi+7
Mehmet Rakipoğlu
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yemen iç savaşında yerel aktörlerin rolü ve barış inşası sürecine katılımları

Bu çalışmada Arap isyanlarının 2011 yılında Yemen'e sıçraması, barışçıl bir şekilde başlayan toplumsal gösterilerin daha sonra hükümetin müdahaleleri sonucu iç savaşa evirilmesi ve sonrasındaki iç savaş süreci ve barış girişimleri yerel aktörler üzerinden, aktörlerin tarihsel süreçteki konumları, ideolojileri ve yapıları ele alınarak incelenmektedir. İç savaşa taraf olan yerel aktörlerin tarihsel süreçteki konumları ve devletle olan ilişkileri, 2015 yılında başlayan iç savaşta ve sonrasında gerçekleştirilmeye çalışılan barış müzakerelerinde aktörlerin konum ve tutumlarını belirlemiştir. Bu varsayımdan hareketle çalışmada öncelikle yerel aktörlerin tarihsel arka planları ve yapıları incelenmiştir. Bu amaçla, aktörlerin iç savaştaki motivasyonlarının anlaşılabilmesi adına ülkenin yakın siyasi tarihinde gerçekleşen olaylardaki pozisyonlarına da yer verilmiştir. Sonrasında iç savaştaki rollerinin daha iyi anlaşılabilmesi ve iç savaştaki artan veya azalan etki alanlarının ortaya konulabilmesi için aktörlerin pozisyonları Arap isyanları süreci öncesi ve sonrası olarak karşılaştırılmaya tabi tutulmuştur. Bu karşılaştırma neticesinde Husiler, Güneyliler ve AYEK'in ülkede etkinlik alanını geçmişe nazaran artırdığı; merkezi hükümetin ise etki alanının daraldığı görülmüştür. Son olarak ise yerel aktörlerin barış müzakereleri sürecindeki tutumları incelenmiştir. Bu süreçte ise özellikle Husiler ile hükümet arasındaki müzakerelerde tarafların fiziki ve hukuki konumlarının etkili olduğu görülmektedir. Bu incelemeler yapılırken literatür taraması sonucu elde edilen kitap, makale, rapor ve haber gibi kaynaklar kullanılmıştır. Yapılan bu incelemeler sonucunda ise aktörlerin tarihsel derinliğe sahip sorunlarının iç savaşı ve barış müzakerelerini etkilediği görülmüştür.

AraplarBarışBarış inşası+5
Emirhan Artar
Sakarya University · Ortadoğu Enstitüsü
2023
00