Süleyman Demirel University
Discipline

Avrupa Birliği Çalışmaları Anabilim Dalı

Süleyman Demirel University

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Farklılaştırılmış entegrasyon yaklaşımı ve AB göç politikası: İstatistiksel bir analiz

Bu tez, Avrupa Birliği (AB) üye devletlerinin göç politikalarında homojen bir yakınsamadan ziyade sistematik farklılaşma sergilediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, üye devletlerin göç yönetim başarılarının sayısal yöntemlerle analiz edilerek hem AB göç politikalarının kapsayıcılığını değerlendirmek hem de entegrasyon sürecinin ulus-üstü bir yönelime mi yoksa Yeni Hükümetlerarasıcılık (New Intergovernmentalism- NI) yaklaşımının öngördüğü şekilde hükümetlerarası bir yapıya mı evrildiğini tespit etmektir. Bu konunun seçilme nedeni, göçün AB'nin en tartışmalı politika alanlarından biri olması ve farklılaşmanın Birliğin bütünleşme idealini nasıl etkilediğini anlamanın hem akademik literatür hem de politika yapıcılar açısından kritik önem taşımasıdır. Bu kapsamda çalışmanın ilk hipotezi, üye devletlerin göç politikalarında farklılaştırılmış entegrasyon sergilediği; ikincisi ise, NI yaklaşımının bu farklılaşmayı açıklamada etkili bir çerçeve sunması olarak belirlenmiştir. Çalışmada, AB'nin 27 üye devletinin (AB27) göç politikaları Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (Sustainable Development Goals, SDG) 10.7.2 göstergelerine dayalı altı boyut üzerinden değerlendirilmiştir. Bu göstergeler, Uluslararası Göç Örgütü (International Organization for Migration, IOM) tarafından oluşturulan Göç Yönetişim Çerçevesi (Migration Governance Framework, MiGOF) aracılığıyla sayısallaştırılmıştır. Veriler, RStudio programında K-means kümeleme analizi ve One-way ANOVA testine tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları, ülkelerin yüksek, orta ve düşük performans grupları olarak üç kümeye ayrıldığını ve altı ana kriterin beşinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma bulunduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, Ortak Avrupa Sığınma Sistemi (Common European Asylum System, CEAS) direktiflerinin iç hukuka aktarımında sistematik ihlaller tespit edilmiş; ayrıca, Avrupa Göç ve İltica Paktı'na (Pact on Migration and Asylum) yönelik tutumlar, Visegrad Dörtlüsü ülkelerinin sert muhalefeti ile Akdeniz ülkelerinin şartlı desteği arasındaki farklılaşmayı teyit etmiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular NI yaklaşımının temel hipotezlerini desteklemekte ve farklılaştırılmış entegrasyonun AB göç politikalarında kalıcı ve yapısal bir norm haline geldiğini ampirik olarak ortaya koymaktadır.

Avrupa BirliğiAvrupa Birliği hukukuAvrupa Ortak Sığınma Sistemi+6
Ekin Deniz Uyğun
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzayın uluslararası rejim çerçevesinde yönetimi

Çalışma, bir uzay rejiminin oluşturulup oluşturulamayacağını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Günümüzde devletler ve özel sektör aktörleri tarafından yürütülen uzay faaliyetleri hızla artış göstermektedir. Bu durum uzaydaki tek taraflı girişimlerin diğer aktörleri de harekete geçirmesi nedeniyle çatışma ve rekabet olasılığını artırmaktadır. Ayrıca, mevcut uzay düzenlemeleri büyük ölçüde Soğuk Savaş döneminin koşullarında hazırlandığı için, günümüzün gelişmiş uzay teknolojilerini ve ticari faaliyetlerini karşılamada yetersiz kalmaktadır. Dolayısıyla belirsizlik ve muğlaklık içeren uzay ortamında aktörler çıkarlarını ve kazançlarını maksimize edebilmek adına uluslararası rejimlere daha sıcak bakabilirler. Çalışmanın temel argümanı uzay alanında bir uluslararası rejime duyulan ihtiyaç açık olmakla birlikte yakın gelecekte böyle bir rejimin oluşturulmasının çeşitli nedenlerle mümkün olamayacağı yönündedir. Bu çerçevede çalışmada, uluslararası uzay hukuku metinleri ve mevcut sözleşmelerin yanı sıra uzay alanında faaliyet gösteren aktörlerin politika belgeleri analiz edilmiştir. Bu belge ve içerik analizi sayesinde uzay hukukunun şekillendiği ortam, aktörlerin hedefleri ve çıkarları ile iş birliği imkanları değerlendirilerek, uluslararası bir uzay rejimi ihtiyacının arka planı ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Melike Atlığ
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği mülteci politikası ve hukuku: Normatif bir yaklaşım

Uluslararası değer ve normların doğduğu bölge olarak Avrupa Kıtası gösterilmektedir. Günümüzde refah düzeyi yüksek ülkelerin bir araya gelmesiyle oluşan Avrupa Birliği (AB), sahip olduğu norm ve değerlerin çekiciliği ile de sığınma taleplerine maruz kalmaktadır. Birliğin bu taleplere karşı oluşturduğu politika ve hukuk düzenlemeleri araştırmanın odak noktasıdır. Değerlendirme için Uluslararası İlişkilerin normatif kuramından yararlanılmıştır. Bireyin rızasına dayalı göç kavramından farklı olarak mültecilik olgusu ahlaki boyutuyla ele alınmalıdır. Bu bakımdan tez, sonuççuluk ve deontoloji felsefi temellerine dayanan toplulukçuluk ve kozmopolitanizm kuramları ışığında AB mülteci politikasını incelemektedir. Farklı kültürlere sahip Avrupa ülkelerinin mülteci politikası gibi ahlaki öneme sahip bir alanda uyumlu hareket edip etmedikleri araştırmanın odaklandığı sorulardan birisidir. Araştırma kapsamında AB vatandaşlığı gibi somut kozmopolitan bir değere sahip olan Birlik'in mülteci politikasında bu değeri gözetip gözetmediği sorgulanmaktadır. Öte yandan fayda temelli bir anlayış olan sonuççuluk izinden gidilerek toplulukçu politikaya ağırlık verilip verilmediği incelenmiştir. Araştırma, bir topluluğa ait öz değerleri merkeze alan toplulukçuluk yaklaşımı ile birey temelli kozmopolitan yaklaşım arasındaki çekişmenin politikaya olan etkisini analiz etmektedir. AB mülteci politikası ve ilgili hukuki düzenlemeler oluşturulurken kozmopolitan düşünce temel alınmıştır. Bu noktada tez kozmopolitan normların aşındırıldığını ve toplulukçu normlara ağırlık verilmek istendiğini öne sürmektedir. AB'nin ortak sığınma politikasında sığınma bir hak olarak görülmektedir. Ancak 2020 sonrası paradigma değişimi düzenleyici normların ağırlık kazanmasına neden olmuştur. Bu bakımdan AB mülteci hukukunda da ilkelerden değerlere geçiş hızlanmıştır. Söz konusu değerler özgürlük, demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı doğrudan mültecilerin durumuyla ilişkilidir. Öte yandan AB mülteci müktesebatı uluslararası hukuka uygun biçimde insan haklarına saygı çerçevesinde oluşturulmuştur.

Avrupa Birliği
Sinan Veziroğlu
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel rekabetçi üstünlüğün bir aracı olarak Zengezur koridorunun Türkiye – Azerbaycan ekonomik ilişkilerindeki rolü ve stratejik yönelimleri: İlham Aliyev dönemi üzerine bir araştırma

1. Karabağ Savaşı'yla Azerbaycan'ın topraklarının bir kısmı Ermenistan işgaline uğramış, Azerbaycanlılar yurtlarından sürülmüş ve büyük acılara katlanmıştır. 2020 yılına gelindiğinde patlak veren 2. Karabağ Savaşı'yla Ermeni işgalinde bulunan Azerbaycan topraklarının büyük kısmı kurtarılarak vatan topraklarına geri katılmıştır. 44 gün süren savaşı sonlandıran ateşkes antlaşmasında Azerbaycan büyük bir politik irade ortaya koyarak sıcak çatışma alanında bulunmayan Zengezur üzerinde kazanım elde ederek Zengezur Koridoru'nun açılması konusunu antlaşma maddelerine dahil ettirmiştir. Ermeni işgaliyle Azerbaycan'ın Nahçıvan'la olan kara bağlantısını kesilmiş olup Zengezur Koridoru'nun açılmasıyla bu bağlantının yeniden sağlanması mümkün kılınacaktır. Zengezur Koridoru'nun açılması yalnızca Azerbaycan için değil, Türkiye için de büyük bir getiri kaynağı olacaktır. Orta Asya'dan başlayarak Avrupa'ya kadar uzanan, çoğunlukla enerji ve mal transferi için kullanılacak bir hattın Türkiye ve Azerbaycan üzerinden geçiyor olması her iki ülke için de büyük bir kazanımdır. Bu araştırmada Zengezur Koridoru'nun Azerbaycan ve Türkiye açısından rekabet avantajı sağlayacak olduğu konular üzerinde durulmuş, koridorun bugünü ve yarınını değerlendirmek için SWOT analizi uygulanmıştır. Analiz bulguları koridorun bugünü ve geleceği için değerli sonuçlar ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan, Türkiye, Zengezur, Rekabet, Karabağ Savaşı, İş birliği

İlkin Pashayev
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye–Libya Deniz Yetki Alanı Mutabakatı'nın Türkiye-Yunanistan ilişkilerine etkisi

Doğu Akdeniz bölgesi sahip olduğu doğal kaynak rezervleriyle ilgi odağı haline gelmiş bir bölgedir. Yapılan çalışmayla, bölgede hak sahibi olan/olmayan ülkelerin deniz yetki alanı uyuşmazlığı konusuna değinerek, Türkiye-Libya Mutabakatı'nın öncesi ve sonrası açıklanmıştır ve mutabakatın bölgedeki dengeleri ne boyutta değiştirdiği analiz edilmiştir. "Türkiye-Libya Mutabakatı'nın Yunanistan-Türkiye ilişkilerine etkisi nedir ?" çalışmamızın araştırma sorusudur. Bu sorunun cevabını bulmaya amaçladığımız çalışmamızdaki araştırma hipotezimize göre, Yunanistan'ın adalarına deniz yetki alanı hakkı tanımaya çalışarak Türkiye'nin bölgedeki haklarını yok sayacak politikalar izlemeye çalıştığını ve Libya Mutabakat'ı ile Yunanistan'ın bu politikasının önüne geçildiğini söyleyebiliriz. Ayrıca mutabakat gergin olan Yunanistan-Türkiye ilişkilerini daha da gerginleştirerek, meseleyi çok boyutlu bir hale getirmiştir. Çalışmanın hipotez testinde literatür taranmış, ulusal ve yabancı kaynaklar, makaleler, yayınlanan kitaplar vs. incelenmiştir. Bunun haricinde mutabakat metni başta olmak üzere uluslararası hukuk metinleri de hipotez testinde kullanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmamızın temel unsurunu oluşturan deniz yetki alanı sınırlandırması konusu uluslararası deniz hukuku çerçevesinde incelenmiş ve kavramları açıklanmıştır. Daha sonra bölgedeki kıyıdaş olan/olmayan devletlerin ve bilhassa bölgede hak sahibi olmadığı halde hak talep eden Yunanistan'ın Doğu Akdeniz politikaları incelenmiştir. Bu doğrultuda yapılan incelemeler sonucunda kıyıdaş olan/olmayan devletlerin bölgede Türkiye ile ilişkilerinin nasıl olduğu mutabakat öncesi ve sonrası şeklinde açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmanın sonucunda ise, Libya Mutabakatı'nın bölgede kurgulanan tüm senaryoları bozacak nitelikte olduğu ve Türkiye'nin bölgedeki haklarını muhafaza edebilmesi ve gücünü gösterebilmesi için büyük bir adım niteliği taşıdığı kanaatine varılmıştır.

Tuğçe Gürdal
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İsrail'in Azerbaycan'a yönelik enerji politikası ve Türkiye, Rusya ile ilişkilerine etkisi

Sahip olduğu kaynaklar sayesinde Azerbaycan 21. yy'de bağımsızlığının ardından enerji üreten önemli devletler sıralamasında yerini almıştır. Azerbaycan'ın bağımsızlığı özellikle enerji ihraç ettiği ülke sayısı az olan ve enerji üreticisi ülkelere bağımlılığı büyük olan İsrail ve Türkiye için büyük önem arz etmiştir. Asrın anlaşmasının ardından ana akım boru hattının Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı olarak seçilmesi, Türkiye'ye önemli kazanımlar sağlarken İsrail'e ise petrol satın alabileceği yeni bir üretici ülke kazandırmıştır. Rusya devleti yakın bölgesi olarak gördüğü Güney Kafkasya bölgesindeki devletlerin liberalleşmesine karşı dururken aynı zamanda stratejik hamlelerde bunarak hem yakın coğrafyasını güvenlikleştirmeye hem de kendi iradesi dışında oluşan fiziki ve politik değişimleri engellemeye çalışmıştır. Bu araştırmada Türkiye ve İsrail Azerbaycan ile stratejik bir ittifaka varan ilişkilerinin 2020 Dağlık Karabağ savaşı sonrasında Azerbaycan'ın iki devletin ilişkilerinin iyileşmesine olumlu yönde katkıda bulunduğu hipotezi araştırılarak kanıtlanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla bölgede en çok etkisi bulunan Rusya ile geçmiş ilişkiler ve bağımsızlıktan 2022 yılına kadar Türkiye, İsrail ve Rusya ile olan ilişkiler ayrıntılı olarak ele alınmış ve incelenmiştir. Petrolün, jeopolitik konumun ve silah ticaretinin belirleyici karakter olduğu araştırmada Azerbaycan'ın, Türkiye-İsrail ilişkilerine olumlu etkide bulunduğu ortaya çıkartılarak tezin hipotezi kanıtlanmıştır. Tezin hazırlanması için literatür taramasıyla yürütülen araştırmada güncel haberlerden, bilimsel araştırmalardan ve önemli kuruluşların yayınladıkları raporlardan yararlanılmıştır.

Tuba Aslan
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00