Tokat Gaziosmanpaşa University
Discipline

İktisadi ve İdari Anabilim Dalı

Tokat Gaziosmanpaşa University

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
Master'sOpen AccessTR

Bosna Hersek'in son durumu ve Dayton Barış Antlaşması

Bosna'da yaşanılan kanlı savaş ve soykırım sonrası uluslararası toplumun da nihayetinde devreye girebilmesiyle bu savaşa bir son vermek ve uzlaşıya varmak adına taraflar Dayton Barış Antlaşması'nı imzalamış ya da imzalamak zorunda kalmıştır. Bu antlaşma ile Bosna-Hersek adıyla yeni bir devlet ve o devlet için dünyanın en karmaşık sistemlerinden biri olan yeni bir düzen kurulmuştur. 2 entite, 1 özerk bölge ve 10 kantondan oluşan devlette savaş sonrasında bile hâlâ yaşayabilmek çok kolay olmamıştır. Bu çalışma ile temelde Dayton Barış Antlaşması ve ekleri, özellikleri, amaçları, sonuçları, şekillendirdiği sistem, çizdiği sınırlar, yol açtığı sorunlar, anayasa değişiklik gündemleri, antlaşmanın 25. yılı gibi hususlar ve sonrasında Bosna-Hersek'in bugünkü durumu ve yaşanan gelişmeler ele alınmıştır. Fakat bugünü anlayabilmek için dününden başlamak adına Balkanlar ve Yugoslavya'ya dair bilgilerle Bosna-Hersek'in kısa tarihi, Yugoslavya'nın dağılışı ve bu dönemde Bosna-Hersek, antlaşma şartlarına zemin hazırlayan savaş dönemi söylemler ve yaşanılan vahşet de gündeme alınarak kapsamlı bir çalışma yürütülmüştür. Zira (özellikle Boşnaklar açısından) bu antlaşmayı reddetmek kadar kabul etmek de oldukça zor olmuştur. Ancak bu derece vahim bir savaşa bir son verebilmek için bu karmaşık yapı kabul edilmek durumunda kalınmıştır. DBA ile birlikte ülkenin anayasası da kabul edilmiştir. Bir barış antlaşması olarak savaşı durdurması hasebiyle başarılı görülebilecek DBA, kurduğu hantal sistem ve entititelere verdiği geniş yetkiler, veto hakkı gibi hususlar başta olmak üzere çeşitli sorunlarla ülkenin en basit kararları almasını bile güçleştirmekteyken, çözümsüz kalan birtakım sorunlar yanında, AB ve NATO üyeliği gibi ülkenin kaderini etkileyecek büyük kararlar da tartışmalarla gündemde yerini almaktadır. Geçmişte anayasa değişikliği denemeleri de yaşayan ülke genelinde kimi çevreler ve uluslararası arası aktörler de aradan geçen 25 yıl sonunda antlaşmada değişikliklere gidilmesi gerektiği görüşündedir. Bu gerekli değişiklikler için gereksiz şiddet olayları yaşanmadan, barış ortamında ve tüm çevrelerce üzerinde uzlaşılarak, günümüz şartlarına uygun revizyonlar yapılması sağduyu ve iyi niyet sahibi kesimlerce dile getirilmektedir.

BalkanlarBosna-HersekBosna-Hersek sorunu+3
Gülter Varol
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye doğal gaz piyasasında konutlarda doğal gaz talebinin fiyat esnekliği: Panel veri uygulaması

Bu çalışma, Türkiye'de konutlarda doğal gaz talebinin fiyat esnekliği ve konutlarda doğal gaz talebini etkileyen faktörlerin analiz edilmesini amaçlamaktadır. Çalışmada, kısa ve uzun dönemde hem Türkiye geneli hem de analize elverişli olan illerin tamamı incelenmiştir. Türkiye'nin 54 ilinin Haziran 2015-Ekim 2019 dönemindeki aylık verileri dikkate alınarak veri setine uygun panel veri analizi yöntemlerinden faydalanılmıştır. Tez çalışmasında yer alan iller Türkiye geneli konutlarda doğal gaz talebinin ve abone sayısının en az %93'ünü kapsamaktadır. Oluşturulan modelde konutlarda doğal gaz talebi, doğal gaz fiyatı, abone sayısı ve sıcaklık farkı değişkenleri yer almaktadır. İlk olarak yatay kesit bağımlılık testi, sonrasında ikinci kuşak birim kök testlerinden olan CIPS testi uygulanmıştır. Birim etki ve heterojenite testi sonucu kısa dönem analizinde Güçlendirilmiş Ortalama Grup (AMG) tahmincisi kullanılmıştır. Değişkenler arası uzun dönem ilişkinin incelebilmesi amacıyla eş bütünleşme testi gerçekleştirilmiştir. Uzun dönem esneklik katsayılarının belirlenmesi amacıyla DOLSMG modeli kullanılmıştır. Kısa ve uzun dönemde Türkiye geneli ve analize katılan tüm illerin esneklik bulguları paylaşılmıştır. Kısa dönem için elde edilen bulgular Türkiye'de konutlarda doğal gaz talebinin fiyata görece duyarsız (inelastik) olduğunu göstermektedir. Abone sayısında meydana gelen artışın doğal gaz talebini pozitif, sıcaklık artışının ise negatif etkilediği gözlemlenmiştir. Uzun dönemde konutlarda doğal gaz talebi ve değişkenler arasında eş bütünleşik ilişki saptanmıştır. Türkiye genelinde uzun dönemde konutlarda doğal gaz talebi kısa dönemde olduğu gibi inelastik olarak bulunmuştur. Aynı dönemde abone sayısı artışının doğal gaz talebine olan etkisi pozitif, sıcaklık artışının ise negatif etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Tez çalışmasında elde edilen bulgular, literatürde yer alan çalışmaları desteklemektedir ve beklentilere uygundur.

Doğal gazDoğal gaz piyasasıEnerji talebi+6
Tufan Can Şener
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin uluslararası e-ticaret pazarlarına erişimi ve e-ihracatın geleceği

Uluslararası hale gelen klasik ticaret gelişen teknolojinin getirdiği adaptasyon sonucu e-ihracat biçimini alarak dünyanın herhangi bir yerindeki ürüne kısa bir sürede tüketicilerin ulaşabilmesini mümkün hale getirmiştir. Günümüz ekonomisinde işletmeler büyümek, uluslararası şirketlerle her koşulda rekabet edebilmek için e-ihracata yönelmekte ve yeni pazar arayışları e-ihracatı cazip hale getirmektedir. İşletmelerin e-ihracat süreçleri ile ilgili kendilerini her yönden geliştirmeleri, karşılaşabilecekleri sorunlara karşı önlem almaları global pazarda yer almak isteyen tüm işletmelere uluslararası pazarlara ulaşabilmenin anahtarını sunacaktır. Bu araştırmanın temel amacı; uluslararası e-ticaret faaliyetleri gerçekleştiren veya gelecek planlamalarında gerçekleştirme hedefi olan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, uluslararası e-ticaret pazarlarına erişim sağlayabilme düzeylerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda işletmelerin e-ihracat faaliyetlerinde karşılaşabilecekleri potansiyel engellerin, araştırmaya konu olan işletmeler kapsamında incelenmesi ve bu engeller karşısındaki durumlarının tespit edilmesinin, söz konusu işletmelerin uluslararası e-ticaret pazarlarına erişim sağlayabilmeleri bağlamında değerlendirilebileceği düşünülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Oluşturulan anket formu, Kocaeli ve Yalova illerinde faaliyet gösteren 370 adet ihracatçı işletmeye e-posta ile gönderilmiştir. E-posta aracılıyla geri dönüşlerin az olması nedeniyle, işletmelere telefon ile ulaşılarak anketleri doldurmaları istenmiştir. 370 adet işetmeden 143 tanesi ankete geri dönüş sağlamış ve yapılan incelemeler sonucunda 132 anketin analize uygun olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına göre işletmelerin e-ihracat süreçlerinde pazar ve ürün, lojistik, ülke uygulamaları faktörlerinden kaynaklı sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda; İşletmelerin e-ihracat sorunları, bağımsız değişkenlere göre faktör bazında farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bu faktörler arasında işletmelerin yıllık satış hasılasındaki e-ihracat oranı, uluslararası pazar yerlerinde satış yapma durumu, pazarlama çalışmalarının gerçekleştirdiği kanal ve e-ihracat yapılan veya hedeflenen coğrafya bulunmaktadır. Her bir değişkenin, genel e-ihracat sorunları algısı, lojistik, pazar ve ürün veya ülke uygulamaları gibi alt boyutlarda farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

Elektronik pazar yerleriElektronik ticaretUluslararası pazarlar+6
Mehmet Salih Öksüz
Yalova University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin bölgesel ticaret rekabet gücü

Bu tezin amacı, Türkiye'nin belirli mal gruplarına özgü sektörlerin uluslararası alandaki rekabet gücünün ortaya çıkarılmasıdır. Bu sonuca ulaşılırken öncelikle teorik perspektiften açıklamalar yapılmış, makroekonomik olarak dış ticaret teorileri ve uluslararası rekabet gücü kavramlarına değinilmiş; daha sonra teze esas alınan ve Türkiye'nin yakın komşularından oluşan 16 ülke, ekonomik olarak ayrıntılı şekilde tanıtılmıştır. Ardından nihai olarak açıklanmış karşılaştırmalı üstünlük indeksinden faydalanılarak, Balassa ve Vollrath Teorileri ile desteklenerek, Türkiye'nin 16 ülke ile sınırlandırılan bölgesel ticari rekabet gücü yorumlanmıştır. Tez, 2000- 2020 yıllarına ilişkin veriler kullanılarak hazırlanmıştır. Bu çalışma ile görülmektedir ki Türkiye, bazı mal gruplarında bölgesel olarak karşılaştırmalı avantajlı iken bazı mal gruplarında bölgesel olarak karşılaştırmalı dezavantajlı durumdadır.

Elif Kübranur Gören
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

MIST ülkelerinin yoksulluk analizi

Yoksulluk, insanların günlük temel ihtiyaçlarının tamamını veya büyük bir kısmını karşılayacak yeterli gelire sahip olmamasıdır. Günümüzde yoksulluk, ulusal bir sorun olmaktan çıkıp uluslararası bir sorun halini almıştır. Nitekim Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, TÜİK gibi kuruluşlar yoksullukla ilgili çalışmalar yapmaya başlamışlardır. Bu çalışmada yoksulluğun ne olduğunu, türlerinin neler olduğunu nasıl ölçüldüğünü ve daha önce yoksulluk çalışmalarında beraber ele alınmayan Goldman Sachs ekonomisti Jim O'Neill tarafından ortaya atılan ortak özelliği büyük gelişen ülkeler olan (büyük bir pazara ve nüfusa sahip) dört ülke yani MİST ülkeleri olarak bilinen Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye ülkelerinden 2002-2016 yılları arasında elde edilen veriler kullanılarak yoksulluğu etkileyen bazı değişkenlerin yoksulluğu ne boyutta ve hangi yönde etkilediği ve daha önceki çalışmalarla çatışan noktalarının olup olmadığı ekonomik model kurularak panel veri analizi yardımıyla incelenmiştir. Model kurulduktan sonra analizimizde önce değişkenlerin durağan olup olmadıklarının sınanması için Levin, Lin, Chu; Im, Pesaran ve Shin ve Fisher birim kök testleri yapılmıştır. Daha sonra modelimizin sabit etkiler, tesadüfi etkiler ve klasik model mi olduğunun seçimi için testler uygulanmıştır. Çıkan test sonuçlarına göre klasik model için diagnostik testler yapılmış ve analizimiz klasik model olarak yorumlanmıştır. Analizimiz sonucu nüfus büyüme oranı gibi bazı değişkenler istatistiksel olarak anlamsız çıkmasına rağmen beklenen etkiyi göstermiştir ve nüfus büyüme oranındaki artışlar yoksulluğu azaltma eğiliminde olduğu sonucu çıkmıştır. Kamu sağlık harcaması gibi bazı değişkenlerde hem istatistiksel olarak anlamlı çıkmış hem de beklenen etkiyi göstermiştir ve kamu sağlık harcamalarındaki artış yoksulluğu azaltma eğiliminde olduğu sonucuna varılmıştır.

EndonezyaGüney KoreMeksika+3
Saliha Merve Kasar
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizlik ve iktisadi büyüme ilişkisi: D-8 ülkeleri için panel veri analizi

İşsizlik oranını azaltmak ve yüksek bir büyüme oranı gerçekleştirmek bütün ekonomilerin en önemli amaçlarıdır. Bu çalışmada işsizlik ve iktisadi büyümenin ne olduğu ve bu kavramlar arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır. D-8 ülkeleri olarak bilinen Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye ülkeleri için 1998-2017 yıllarını kapsayan dönemde elde edilen veriler kullanılarak işsizlik ve iktisadi büyüme arasındaki ilişki incelenmiştir. Analizde önce değişkenlerdeki ve modellerdeki yatay kesit bağımlılığın olup olmadığı araştırılmıştır. Daha sonra modellerde homojenliğin mi yoksa heterojenliğin mi olup olmadığı test edilmiş ve son aşamada ise değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri Konya (2006) tarafından geliştirilen bootsrap yöntemine dayalı nedensellik testi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre Endonezya'da %1 anlamlılıkta ve Türkiye'de ise %5 anlamlılıkta iktisadi büyümeden işsizlik oranına doğru bir nedensellik ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca nedensellik katsayılarına bakıldığında her iki ülkede de beklenildiği gibi iktisadi büyümede meydana gelen bir artış işsizlik oranında azalmaya neden olmuştur. İşsizlik oranından iktisadi büyümeye doğru nedensellik ilişkisine bakıldığına ise D-8 ülkelerinin hiçbirinde işsizlik oranının iktisadi büyümenin nedeni olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

BüyümeD8 ÖrgütüEkonomik büyüme+3
Betül Öztaş
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00