Tokat Gaziosmanpaşa University
Discipline

Agricultural Economics

Tokat Gaziosmanpaşa University

497

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Hatay ilinde süt ve süt ürünleri üreten işletmelerin üretim, pazarlama yapısı ve ihracat durumu

Bu çalışmada, Hatay ilinde süt ve süt ürünleri üreten işletmelerin üretim yapıları ve pazarlama durumları ile üretim ve pazarlama aşamalarında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Araştırma alanında incelenen işletmeler, çalıştırdıkları işçi sayılarına göre küçük ve orta ölçekli işletme olarak iki gruba ayrılmış olup, 45 adet küçük ölçekli işletme ve 11 adet orta ölçekli işletme ile yüz yüze bireysel görüşme yapılarak sorular yöneltilmiştir. İşletmelerde yaygın olarak tereyağı, yoğurt, tuzlu yoğurt, beyaz peynir, künefelik peynir, dil peyniri, sünme peyniri, örme peynir, çökelek, sürk ve kaşar peyniri üretimi yapıldığı belirlenmiştir. İncelenen işletmelerde ortalama kapasite kullanım oranı %49,7'dir. İşletmelerin tam kapasite ile çalışamamalarının en önemli nedenleri arasında kaliteli çiğ süt temini, pazarlama sorunu ve maddi yetersizlikler olduğu tespit edilmiştir. İşletmeler ürünlerini marketlere, bakkallara, toptancılara, doğrudan tüketicilere, okullara, lokantalara ve bayilere satmaktadır. İncelenen işletmelerde ürünlerde ortalama randımanın yoğurtta %93,6, pastörize sütte %89,0 künefelik peynirde %9,6, sünme peynirde %9,9, ayranda %166,7, tereyağında ise %3,8 olduğu görülmüştür. İşletmelerin 29'u il içine, 23'ü hem il içine hem de il dışına, 3'ü il dışına, 2'si ise yurtdışına ürün pazarlamaktadır. İşletmelerin pazarlama aşamasında karşılaştıkları en önemli sorunlar ürün fiyatlarının düşüklüğü, haksız rekabet, kayıt dışı üretim ve satış ile taşıma maliyetleridir.

Reşit Küçük
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal üretimde kadın girişimcilerin yeri: Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi örneği

Kadın girişimciliği az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde kadınlar hem kentsel hem de kırsal alanda üretime katkı sağlamaktadırlar. Kırsal alanda kadınlar büyük ölçüde tarımsal faaliyetlere katılıp aile bütçesine katkı sağlamaktadırlar. Sağladıkları katkılara rağmen iş gücüne katılımına engel olan birçok faktör vardır. Bu çalışmanın amacı, kadın girişimciliğine etki eden unsurları belirleyip kırsal kadınının tarımsal üretim faaliyetlerine katılımını incelemek ve girişimcilik faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunlara çözüm önerileri getirmektir. Çalışmanın ana materyalini Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesinde yer alan çeşitli mahallelerdeki tarımsal girişimcilik faaliyetlerinde bulunan kadınlardan elde edilen veriler oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler girişimcilik eğilimi gösteren 60 kadın girişimci ile anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Kadınların girişimcilik özelliklerinin belirlenmesi, çalışma hayatlarında karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerilerinin belirlenmesinde likert ölçeği kullanılarak, faktörlerin önem seviyeleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ankete katılan kadın girişimcilerin genel yaş ortalaması 34 ve eğitim durumu olarak çoğunluğun ilköğretim mezunu olduğu ve buna dayanarak eğitimin tarımsal girişimcilik faaliyetlerinde bulunun kadın girişimciler için çokta belirleyici bir faktör olmadığı ortaya çıkmıştır. Girişimciler faaliyetlerini tek başına veya eşleriyle birlikte yürütmektedirler ve çoğunun tarım sektöründe girişimde bulunma ve devam etme sebebi para kazanma isteğidir. Geleneksel yetiştirme tarzı kadınların girişimcilik faaliyetlerinde karşılarına çıkan en büyük problemlerden biridir ve bunun için toplumun genelinin bilinçlendirilmesi ve geleneksel yaşam tarzının terk edilmesi gerekmektedir. Kadın girişimciler tarımsal faaliyetlerinde teşvik ve destek sağlayan kurumlardan en çok bankalardan haberdar olduklarını belirtmişlerdir ve bunu kooperatifler ve İşkur izlemektedir. Girişimci kadınlara yönelik kurum ve kuruluşların desteğinin arttırılması ve diğer kurumlardan haberdar olunması için gerekli eğitim ve bilgilendirmeler yapılmalıdır. Ayrıca kadınların ekonomik bağımsızlıklarını tek başına kazanmaları için sağlanan maddi ve manevi destekler çeşitlendirilmelidir.

Hilal Yıldırım
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Besi sığırcılığındaki desteklemelerin işletme başarısına etkisi: Hatay ili örneği

Hayvancılık son yıllarda temel besin ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalındığı için bir takım önemler alınarak geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de hayvancılığa yönelik olarak uygulanan destekleme ve geliştirme çalışmalarının üreticiler tarafından nasıl karşılandığının belirlenmesidir. Çalışmada günümüzde besi sığırcılığına uygulanan desteklemelerden üreticilerin yararlanma düzeyinin ve etkilerinin belirlenmesi, üreticilerin desteklemelerden memnuniyet düzeylerinin ölçülmesi, desteklemelerden yararlanırken karşılaşılan sorunların belirlenmesi gibi konular incelenmiştir. Araştırmanın ana materyalini Hatay ili Antakya ilçesindeki besiciler arasından tabakalı tesadüfi örneklem yöntemi ile belirlenen 85 üretici ile 2019 yılında yapılan anketlerle elde edilen veriler oluşturmaktadır. Üreticilerin desteklemeleri değerlendirmesinde beşli likert ölçek kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre besicilerin büyük bölümü sadece hayvansal üretim yapmaktadır. İşletmelerde aile işgücü kullanımı oldukça yaygın olup işleme sahiplerinin çoğunluğunun 10 yıl ve üzeri besicilik deneyimleri vardır. Besicilerin %90'dan fazlasının kaba ve kesif yem üretimi yapmadığı ve bu konuda yem fabrikalarına ve diğer üreticilere bağımlı oldukları belirlenmiştir. Besicilerin masraflarının %80'den fazlasını yem ve hayvan alımı giderleri oluşturmaktadır. İşletmeler içinde besiciliğe yönelik olarak uygulanan desteklerden en fazla yararlanılan destek türü buzağı desteğidir. Buna karşılık besicilik erkek sığır desteği, aşı desteği, hayvan hastalığı tazminat desteği ve yem bitkileri desteği gibi desteklerden yararlanma düzeyi ise çok az gerçekleşmiştir. İşletmecilerin besiciliğe başlamadan önceki destekleme bilgisi düzeyinin sadece %19 olduğu ve besicilik sırasındaki başlıca bilgi kaynakları arasında il ve ilçe müdürlüklerinin başta gelmekte olduğu belirlenmiştir. Üreticilerin en fazla yararlanmakta olduğu buzağı desteklemesinden memnuniyet düzeylerinin orta düzeye yakın olduğu görülmüştür. Besici işletmeler hayvancılık konusunda uygulanan desteklemeleri %85 oranında yetersiz bulmaktadırlar. Üreticilerin büyük bir bölümü destek miktarlarının artırılmasını ve girdi fiyatlarındaki artışların önlenmesi talep etmektedir. Destek alma konusunda gerekli işlemlerin besiciler lehine düzenlenmesi ve daha çok destek alınabilmesi için çalışmalar yapılması gerekmektedir. Artan et fiyatlarının ithalattan çok yerli besicilere sağlanacak desteklerle düşürülmeye çalışılması daha gerçekçi bir politika olacaktır.

Bekir Taşkın
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateCrossrefindexedOpen AccessTR

Erzurum ili tarım işletmelerinde tarım makinelerine sahip olmanın işletme geliri ve ürün maliyetleri üzerine etkisi

Bu çalışma, 2006 üretim döneminde Erzurum'da makine sahibi olan ve olmayan işletmelerde ürün maliyetlerini hesaplayarak makine sahibi olmanın mı yoksa kiralamanın mı karlı olduğunu belirlemek amacı ile yapılmıştır.Çalışmada materyal olarak, Erzurum ili; Merkez ilçe, Ilıca, Aşkale, Pasinler, Köprüköy ve Horasan ilçelerine bağlı 30 köyde faaliyette bulunan çiftçilerle yapılan toplam 200 adet anket verileri kullanılmıştır. Ayrıca konu ile ilgili literatür, kamu kuruluşlarından ve web sitelerinden elde edilen bilgiler de çalışmada materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada işletmeler makine sahibi olan ve olmayan şeklinde 2 gruba ayrılarak analize tabi tutulmuştur.Çalışmada yapılan analiz sonuçlarına göre makine sahibi olmanın makine kiralamadan daha üstün olduğu belirlenmiştir. Maliyet hesabı yapılan on ürünün hepsinde makine kullanan işletmelerin elde ettikleri gelir ile üretim masraflarının hepsini karşıladığı ve kar elde ettikleri belirlenmiştir. Makine sahibi olmayan işletmelerde ise değişen masraflar karşılanmış ama arpa, çavdar ve fiğ de üretim masraflarının karşılanmadığı tespit edilmiştir. Her iki grupta da pay eşitlikleri translog maliyet fonksiyonu kullanılarak, I. grup işletmelerde işgücü, arazi, gübre, yakıt, II. Grup işletmelerde işgücü, arazi, gübre ve makine kirası için fiyat, çapraz ve Morishima teknik ikame esneklikleri elde edilmiştir. Model çözümleri Görünüşte İlgisiz Regresyon (SUR) ile gerçekleştirilmiştir.Sonuç olarak, makine sahibi olmanın karlı olduğu ve devlet desteği alındıktan sonra elde edilen gelirin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çiftçilere makine sahibi olmanın kiralamadan daha karlı olduğunu ve devletin alet-makine satın alırken verdiği destekler hakkında bilgi verilmelidir.

Endüstriyel bitkiler = Industrial plantsErzurum = ErzurumTahıllar = Cereals+2
Hediye Kumbasaroğlu
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
doi.org/10.71008/atauni.thesis.2009.101
Master'sOpen AccessTR

Kayseri pancar ekicileri kooperatifi ortaklarının memnuniyetlerinin belirlenmesi

Tarımsal üretimin ekonomik olarak başarıya ulaşması, teknik üretim yapılması ve sosyal olarak da üreticilerin etkin olabilmeleri için üreticilerin örgütlenmiş olmaları gerekmektedir. Üreticilerin tarımsal üretimlerinde en etkili örgütlenmeleri tarımsal kooperatifler ile mümkün olmaktadır. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi de pancar üreticilerinin tarımsal olarak örgütlendiği, pancar üretiminin yanı sıra diğer konularda da üretim karşılığı mal ve hizmet aldığı kooperatiflerden birisidir. Bu araştırmanın amacı, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi ortaklarının memnuniyetlerinin belirlenmesi ve buna yönelik üreticilere uygulanacak yönetim politikalarında sürdürülebilir memnuniyeti kalıcı kılmak için üretici için temel memnun edici unsurları tespit etmektir. Bu araştırmanın ana materyalinin Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi ortakları ile karşılıklı görüşülerek yapılan anketlerden elde edilen veriler oluşturmaktadır. Çalışmanın tüm üreticileri kapsaması amacıyla Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş' nin üretim yaptığı Kayseri, Sivas ve Yozgat'ta bulunan 12 Bölge Müdürlüğündeki 170 üreticiyle görüşülmüştür. Anket çalışmasında kooperatif ortaklarının genel bilgileri, ortaklara ait işletmelerin genel bilgileri, kooperatif memnuniyetini etkileyecek olan ekonomik faktörler, kültürel faktörler, sosyal faktörler, kooperatif özellikleri ve başarı faktörü olmak üzere toplamda 8 bölümden oluşturulmuştur. Elde edilen verilere basit tanımlayıcı istatistikler, faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Araştırma bulgularında faktör analizi sonucunda, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi ortaklarının memnuniyetlerinin belirlenmede kullanılan 17 maddelik ölçekten rotasyon sonucu 5 faktör belirlenmiştir. Bu faktörler, "kooperatife duyulan güven", "kooperatifin ekonomik faydası", "kooperatifin sosyal faydası", "kooperatife duyulan inanç", ve "kooperatifin başarısı" dır. Faktör analiz sonuçlarına göre yapısal eşitlik modeli uygulanmasıyla birlikte "kooperatife duyulan güven", "kooperatife duyulan inanç" ve "kooperatif başarısı" arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Pancar Ekicileri Kooperatifi, Üretici Memnuniyeti, Faktör Analizi, Yapısal Eşitlik Modeli, Kayseri.

İbrahim Timurkaynak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Erzurum merkez ilçede tarım arazilerinde parçalanmanın nedenleri ve tarımsal gelire etkisi üzerine bir araştırma

Tarım işletmelerinde arazilerin parçalı, dağınık ve şekillerinin düzensiz olması, bu parsellere gidip gelmede zaman kaybına, makine kullanımında zorluğa, modern tarım tekniğinin uygulanamamasma, sermaye ve işgücü israfına, toprak ve verim kaybına, arazi anlaşmazlıklarına yol açmakta ve bu sorunlar nedeniyle tarım işletmelerinin gelişmesi, modernleşmesi çok yavaş olmaktadır. Bu araştırmada, Erzurum merkez ilçedeki tarım işletmeleri örnek alınarak, işletme arazisinin parçalı ve dağınık olmasından kaynaklanan olumsuzlukları ortaya koymak ve bu sorunlara çözüm yollan aramak amaçlanmıştır. Araştırma yöresi olarak Erzurum Merkez ilçe seçilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, 34 köyde faaliyette bulunan 116 tarım işletmesinden anketlerle elde edilmiştir. Araştırmada ortalama parsel büyüklüklerine göre işletmeler 0-10 dekar, 10-20 dekar, 20-30 dekar ve 30+ dekar olmak üzere dört gruba ayrılarak analize tabi tutulmuşlardır. Yıllık faaliyet sonuçlarına göre, mevcut şartlarda, ortalama parsel büyüklüğü 30 dekardan fazla olan işletme grubunun, diğer gruplardan daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Tarımsal yapının iyileştirilmesi amacıyla yapılacak arazi toplulaştırması çalışmaları ile parsel sayılarını azaltmak, parsel büyüklüklerini artırmak ve parselleri düzgün bir hale getirmek mümkündür. Parsellerin büyük olması ve iyi bir şekil kazanması, işletme arazisinin daha verimli kullanılmasını, dolayısıyla tarımsal gelirin fazlalaşmasını sağlayabilecektir.

Tarımsal Arazi ParçalılığıArazi KorumaArazi Toplulaştırması+2
Hediye Kumbasaroğlu
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
10
doi.org/10.71008/atauni.thesis.2003.102
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tüketim ve çevre bilinci üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği

Sürdürülebilir tüketim kavramının terminolojiye girişi 1992 yılında Rio Dünya Konferansı ile olmuştur. Sürdürülebilir tüketime yönelik araştırmalar; tüketicilerin yaşam tarzlarının, sosyal çevrelerinin, tüketim eğiliminin, teknolojinin, eski alışkanlıklarının, bulundukları coğrafyanın ve hatta küresel ve toplumsal olayların sürdürülebilir tüketim davranışlarına etkisini sorgulamaktadır. Ayrıca tüketim araştırmaları işletmelere ve politika yapıcılara da sürdürülebilirlik yolunda önemli ipuçları vermektedir. Bu çalışmada Bursa İl'inde 400 kişi ile çevrimiçi anketler yapılarak tüketicilerin sürdürülebilir tüketim ve çevre bilinci üzerine davranışları incelenmiştir. Anket verileri yüzde değerler ve ki-kare analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada tüketicilerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının belirlenmesi, çevre ve israf sorunlarının çözülmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anket sonuçlarında tüketicilerin yaşları ile alışveriş yaptıkları yerler arasında ve gelir düzeyleri ile gıdaların çöpe atılma nedenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ankete katılanların %72,2 'si gıda alışverişlerini marketlerden yapmayı tercih ederken %10,25'i internet üzerinden yaptığını ifade etmiştir. İnternet üzerinden gıda alışverişi yapanların ise %85,36 'sının 18-39 yaş aralığında olduğu tespit edilmiştir. Gıda maddelerinin %30,25 'i tüketilmemesi ve fazla alınması nedeniyle atılırken %40 'ı bozulması nedeniyle atılmaktadır. Hane halkının %7,5 'i gıda israfına yönelik hiçbir önlem almazken %41,5 'i aldığı önlemlerin yeterli olmadığını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre %27'lik bir oranla en çok ekmek ve unlu mamullerin israf edilmiştir. Elde edilen verilerden yola çıkarak tüketici farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmalar yapılması, özellikle gıda israfını önlemeye ilişkin etkin önlemler alınması gerekmektedir.

AnketlerBursaGıda israfı+6
Ayşegül Tekin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Iğdır ili tarım üreticilerinin sürdürülebilir tarıma olan yaklaşımları

Bu araştırmada, Iğdır İl'indeki üreticilerin sürdürülebilir tarıma olan yaklaşımları incelenmiştir. Görüşülen üretici sayısı oransal örnek hacmi formulüne göre belirlenmiştir. Bölgede üretim yapan 369 üreticiile görüşülmüş, sonuçlar istatistiki ve ekonometrik modeller kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre, üreticiuygulamalarının sürdürülebilirliği orta (%36,3) düzeydedir. Multinominal Lojistik Regresyon yöntemine göre, eğitim, yıllık gelir, çevre tutumları ve ikinci üçüncü ürün yetiştirme durumu sürdürülebilirliği etkilemektedir. Sürdürülebilirlik ortalaması ile kurulan hipotezleri test etmek için Tek Yönlü Varyans Analizleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre sürdürülebilirlik ile eğitim, yaş, çiftçilik deneyimleri, üreticigelirleri, gelir memnuniyeti, ikinci- üçüncü ürün yetiştirme, hayvancılık yapma durumu, tarım ilacı kullanma sıklığı arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark vardır, yani sürdürülebilirliği pozitif yönde etkilemektedir. Görüşülen üreticilerin tarımsal üretimdeki en önemli amaçları en yüksek karı elde etmek olmuştur. Yeni Çevresel Paradigma Ölçeğine göre, üreticilerin çevreyi önemsedikleri (%3,21) söylenebilir. Yeni Çevresel Paradigma Ölçeğinde insan merkezli yaklaşımlar yüksek ortalama alırken (%4,26) çevre merkezli yaklaşımlar düşük ortalamalar (%2,16) almıştır. Görüşülen üreticilerin organik tarım, gıda güvenliği, iyi tarım uygulamaları ve entegre mücadele sistemleri hakkındaki bilgi düzeyleri düşüktür. Üreticilerin bu konularda bilgilendirilmeye ve bölgede eğitim çalışmalarının arttırılmasına ihtiyaç vardır.

IğdırParadigmaSürdürülebilir tarım+2
Selin Tuğba Varoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kiraz üretimi ve pazarlaması: Bursa ili örneği

Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle birçok meyve türlerinin yetiştirildiği önemli merkezlerden biridir. Bu meyve türleri içerisinde yer alan kiraz, üretimi ve ihracatı ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye'nin birçok il ve ilçesinde kiraz üretimi yapılmakta olup, modern tarım yöntemleri uygulanmaktadır. Kiraz üretimi yapan bölgeler arasında yer alan Bursa İli 2020 yılı verilerine göre en çok üretim yapan iller arasında 3. sırada yer almaktadır. Bu çalışmada Bursa İli Keles İlçe' sinde kiraz üretimi yapan 52 üreticiden veriler toplanarak bölgenin kiraz üretim potansiyeli ve pazarlama koşullarının analizi yapılmıştır. Anket verileri SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilmiştir. İncelenen işletmelerin kiraz üretim alanı ortalama 25 dekar olarak bulunmuştur. İşletme sahiplerinin %50'si 46 ile 60 yaş arasında dağılım göstermektedir. Tarımsal deneyimi 26 ile 35 yıl arasında olan işletmelerin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bölgede kiraz üretimi haricinde ceviz, badem gibi ürünlerin de üretimi yapılmaktadır. İncelenen işletmelerin %98,1'inde "Türk Kirazı" olarak bilinen Ziraat 0900 çeşidi kiraz üretimi yapılmaktadır. Üretilen kirazların satışları, hasat döneminde kurulan toptancı hallerinde gerçekleşmektedir. Bölge kendi pazarına sahip olması nedeniyle pazara ulaşım konusunda üreticiler sorun yaşamamaktadır. Araştırma sonuçları bölgede kiraz yetiştiriciliğinin ekonomik olarak yapılabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla kiraz üretimine yatırım yapacak girişimler için önemli bir alternatif olduğunu söylemek mümkündür.

BursaKirazPazarlama+2
Burcu Gümül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sözleşmeli tarımsal üretim: Yenişehir ilçesi'nde bir araştırma

Hızla artan tüketici taleplerinin karşılanması ve gıda endüstrisinde yaşanan gelişmeler ile birlikte tarımsal ürünlerin hem hammadde olarak hem de iç ve dış piyasaya sunulmasında arz ve talep dengesi önemli hale gelmiştir. Tarımsal ürünlerin üretimi ve pazarlanmasında önemli bir uygulama olan sözleşmeli tarım, bu amaçla dünyada ve ülkemizde birçok üründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Sözleşmeli üretim tarımsal üreticiler ve alıcılar için önemli faydalar sunmaktadır. Bu uygulamadan beklenen faydaların sağlanması için yaşanan sorunların araştırılması ve çözüm önerileri sunularak taraflar için avantajlı duruma getirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada sözleşmeli tarım ve uygulanmasında yaşanan sorunlar ile ilgili yapılan ulusal ve uluslararası çalışmalar incelenerek, araştırma alanı olarak seçilen Bursa İli Yenişehir İlçesi'nde sözleşmeli tarım yapan üreticiler ile yüz yüze anket çalışması yapılmış, sonuçlar oransal veriler ve Ki-kare analizleri ile değerlendirilmiştir. Anketlerden elde edilen sonuçlara göre hasatta mekanizasyon ve transfer kolaylığı (%93,6), girdi temininde kolaylık (%90,4) ve alım garantisi (%86,1) katılımcılar arasında başlıca avantajlar olarak görülmektedir. Buna karşın sözleşmelerin firma tarafından hazırlanması (%96,8), sorunların çözümünde yasal işlemlerin uzun sürmesi (%96,8), fire kesilmesi (%96,8), alıcının belirlediği girdilerden kaynaklanan kayıpların ödemeye yansıtılması (%89,4), ürünün piyasa değerinin daha yüksek olması (%82,9) ve ödemelerin peşin yapılmaması (%81,9) dezavantaj olarak görülmektedir. Tarımsal üretimin planlanması, gıda sanayinin hammadde taleplerinin karşılanması ve çiftçilerin daha iyi ve düzenli gelir elde etmesinde önemli bir uygulama olan sözleşmeli tarımın sorunlarının çözülmesi, üreticilerin desteklenerek sözleşmeler üzerinde alıcı firmalar kadar söz sahibi olmalarının sağlanması sistemin gelişmesini sağlayacaktır.

Bursa-YenişehirGıda sektörüSözleşmeli tarım+1
Zuhal Adalı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'deki muz üreticilerinin entegre zararlı yönetimi (EZY) benimsenme süreçleri

Muz ekvatoral ve subtropikal bölgelerde yetişen yumuşak bir meyvedir. Muz, Güneydoğu Asya'da ortaya çıkmış ve Hindistan'ın Doğu kısmından Kuzey Avustralya'ya dağıtılmıştır. Pirinç, buğday ve mısırdan sonra dünyanın en önemli 4. gıdası muzdur. Muz dünya'nın yaklaşık 8,8 milyon hektarlık alanında yetişmektedir. Dünya muz üretimi 2018 yılında yüzde 1,2 artarak yaklaşık 116 milyon tona yükselmiştir. Muz yetiştiriciliği Somali için önemli ürünlerden biridir. Somali'de muz ihracatı en yüksek seviyesine 1990'da ulaşmıştır. Günümüzde muz üretimini etkileyen hastalık ve zararlılarla mücadele etmek için dünya çapında çeşitli tarımsal yaklaşımlar kullanılmaktadır. Muz üretimini etkileyen hastalık ve zararlılar, verimde düşüşe neden olarak Afgoye'deki yüzlerce muz üreticisinin geçim kaynakları üzerine olumsuz bir etki yapmaktadır. Afgoye, Somali'nin aşağı Shabelle bölgesinin başkentidir. Bu araştırmanın amacı Entegre Zararlı Yöntemini (EZY) (Güney Batı Aşağı Shabelle bölgesi) Somali'de uygulayan ve uygulamayan çiftçilerin sosyo-ekonomik özelliklerini, tarımsal bilgilerini incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi ise Aşağı Shabelle'de yaşayan muz yetiştiricileri içerisinden seçilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu örnekleme yöntemiyle seçilen 200 çiftçi ile 2021 yılı üretim sezonunda, yüz yüze ve Google formu aracılığıyla görüşmeler yapılmış ve araştırmanın verileri toplanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 23 programı üzerinde analiz edilmiştir. Kategorik değişkenler olduğundan ilişki analizleri için Ki-Kare testi kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık 0,05 düzeyinde ölçülmüştür.

MuzSomaliTarımsal üretim+2
Abdıfatah Mohamed Abdullahı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye tarım ürünleri dış ticaretinin analizi

Bu çalışma, 2000-2021 döneminde Türk tarım sektörünün dış ticaretini analiz etmeyi ve seçili tarım ürünlerinin ihracat performanslarını ortaya koymayı amaçlamıştır. Tarımsal dış ticaret verilerinin analizinde Harmonize Sistem (HS), Uluslararası Standart Ticaret Sınıflandırması (SITC) ve Uluslararası Standart Sanayi Sınıflamaları (ISIC) kullanılarak karşılaştırma yapılmıştır. Çalışmada ayrıca, seçilmiş tarım ürünlerinin İhracat Piyasa Payı (İPP), Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) endeksi, İthalat Sızma Oranı, Uzmanlaşma Katsayısı, Dış Rekabete Açıklık, İthalat/İhracat endeksleri kullanılarak rekabet gücünün analizi amaçlanmıştır. Rekabet gücü analizi amacıyla seçilen tarım ürünleri limon, mandalina, greyfurt, portakal, kuru üzüm, kabuklu fındık ve zeytinyağıdır. Yapılan analizlere göre, Türkiye'nin kuru üzüm, kabuksuz fındık ihracatında güçlü pazar payına sahip olduğu, greyfurt ihracatının pazar payında artış görüldüğü ancak portakal, limon ve zeytinyağı ihracatında pazar payının ve karşılaştırmalı üstünlüğünün gerilediği saptanmıştır. Pazarlama, finansman, girdi maliyetlerinin yüksekliği gibi sorunlar rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Rekabet gücünün arttırılması ve geliştirilmesi için söz konusu olumsuz faktörlerin giderilmesi istikrarlı gelişime yardımcı olacaktır. Türkiye tarım ürünleri ihracatını artırmak için alternatif pazarları ve tanıtım çalışmaları da yapmalıdır.

Rekabet gücüTarımUluslararası ticaret
Alara Gül Dilek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde tarım bölümünü seçen öğrencilerin beklentilerinin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği

Verimi yüksek, yoğun ve başarılı bir ekonominin altyapısını oluşturan en önemli unsurlardan biri donanımlı, gelişime açık, başarılı ve yaratıcı iş gücü ile olacağı bilinmektedir. Bunun yolu da en ince ayrıntısına kadar düşünülüp planlanmış mesleki formasyondan geçmektedir. Kişiye seçeceği meslek dalıyla alakalı tarım, sanat, teknik, otomotiv, endüstri sanayisi gibi bilgi, beceri ve kabiliyeti kazandırmak, seçtiği dalda kendini geliştirmeyi planlamak, mesleki ve teknik eğitimin ana yapı taşını oluşturmaktadır. Mesleki eğitim bireylerin kişisel gelişimi, mesleki yeterlilik ve toplumda yer edinmesi için önemli bir geçiş kapısıdır. Mesleki ve teknik liselerinin kuruluş amacına yönelik olarak; ülkenin ve bulunduğu yörenin değişen şartlarına uyum sağlayabilen, problemle karşılaştığı zaman analitik düşünebilen, analiz edip doğru çözümler bulan, sorumluluk alabilecek mesleki donanıma sahip, iyi düzeyde iletişim kurabilen takım çalışmalarına uyumlu, seçmiş olduğu branşta yenilikleri takip eden, donanımlı ve vasıflı ara eleman yetiştirmektir. Bu araştırma meslek liselerinde tarım bölümünü tercih eden öğrencilerin demografik yapısını, öğrencinin sahip olduğu demografik yapının okula karşı tutumlarını ne düzeyde etkilediği, Türk eğitim sisteminde tarım meslek liselerinin bulunduğu konumu değerlendirilmesi, nitelikli eleman olarak kendilerini geliştirmeleri için imkânların sağlanma durumlarını ve öğrencilerin meslek seçimi yeterliliğinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda 113 öğrenciye anket uygulanmıştır. Anket sonucunda edindiğimiz veriler tanımlayıcı istatistik ve Ki-kare hipotez yöntemleri kullanılarak yorumlanmıştır. Tarım bölümünü seçen öğrencilerin tutumları irdelenerek ortaya çıkan durumlar sonuç bölümünde belirtilmiştir.

Lise öğrencileriMeslek liseleriTarım politikaları+3
Veysel Kiremitçi
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa ili Orhaneli ilçesi kırsalında yaşayanların yoksulluk araştırması

Yoksulluk ulusların temel sorunlarından birisidir. Yoksulluk kavramı tartışmaya açıktır ancak yaygın olarak bireyin ve toplumun yaşam standartlarını ifade etmede kullanılmaktadır. Yoksulluk ile mücadele etme konusunda politika geliştiren ve uygulayanlar, ekonomik olarak da daha yüksek refah seviyesine sahip olanlardır. Bu konuyu göz ardı eden toplumlar ise farkında olmadan yoksulluğun getirisi olan birçok problem ile baş etmek durumunda kalmaktadırlar. Yoksulluğun birden fazla çeşidi bulunmakta ve her yoksulluk çeşidi için farklı politika araçları uygulanmaktadır. Bu çalışmada, Bursa ili Orhaneli ilçesinde yaşayan bireylerin yoksulluk düzeyleri ve yoksulluğa ilişkin algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, yoksulluk hakkındaki kavramlar, bunların Dünyada ve ülkemizdeki yansımaları incelenerek araştırma alanı olarak tespit edilen Bursa İli Orhaneli ilçesindeki yoksulluk düzeyi irdelenmiştir. Araştırma kapsamında 9 adet önerme belirlenmiş, SPSS25.0 paket programı kullanılarak T-Testi, Anova, Korelasyon ve Regresyon analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarının incelenmesi, eğitim düzeyine göre bireylerin yoksulluk algılarının değişkenlik gösterdiğini, yoksulluk algısı ile hanehalkının yoksulluğu arasında pozitif yönlü bir ilişkinin bulunduğunu göstermiştir. Ek olarak çiftçilerin yıllık tarımsal gelir düzeyleri ile organik/ iyi tarım algıları arasında negatif yönlü bir ilişkinin bulunduğu gözlenmiştir.

Kırsal yaşam
Dilek Uğurlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarım ekonomisi alanında verilerin değerlendirilmesi amacıyla bilgisayar programı geliştirilmesi ve uygulanması üzerinde bir araştırma

Tarım Ekonomisi Biliminin hızla gelişen bilgisayar teknolojisinin sağladığı olanaklardan daha etkin bir şekilde faydalanabilmesi için, bu amaca uygun bilgisayar programlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, tarım işletmelerinin ekonomik analizi amacıyla anketler yoluyla toplanan temel verilerin analizini otomatik olarak yapabilen ve ayrıca genel amaçlı anket programlarının temel özelliklerine sahip bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Geliştirilen program Aşağı Seyhan Ovası tarım işletmelerinin ekonomik analizi ve girdi-çıktı ilişkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılan bir araştırmanın veri analizi aşamasında kullanılmıştır.

Bilgisayar programlarıTarım ekonomisi
Cahit Süğücük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş ili kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketimi ve gelir-harcama esneklikleri

Bu çalışma, KMaraş ili kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketim durumu ile gelirin tüketim üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana materyalini, KMaraş ili kentsel alanda kümelendirilmemiş olasılık örneklemesi metodu ile belirlenen 192 aileden, Ekim-Kasım 1996 tarihleri arasında anket yoluyla derlenmiş veriler oluşturmaktadır. Ailelerin gelir, tüketim ve harcamalarına ait veriler 1996 yılı Eylül ayını kapsamaktadır. Araştırma alanında, 1996 yılı Eylül ayında, aileler aylık 47.739.000 TL olan ortalama gelirlerinin %12,1'ini oluşturan 5.756.000 TL'sını hayvansal gıda maddeleri tüketimi için ayırmaktadırlar. Bunun %24,2'si kırmızı et, %11,1'i beyaz et, %8,1'i et mamulleri, %10,2'si süt, %37,2'si süt mamulleri ve %9,2'si yumurta tüketimi için harcanmıştır. Gelir-harcama esneklikleri sığır etinde 0.62, koyun etinde 0.63, keçi etinde 0.65, tavukta 0.73, balıkta 0.97, et mamullerinde 1.24, sütte 0.75, yoğurtta 0.37, tereyağında 0.96, peynirde 1.09, dondurmada 0.56 ve yumurtada 0.19 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, KMaraş ili kentsel alanda anket yapılan ailelerin gelirleri arttıkça genellikle hayvansal gıda maddeleri tüketim miktarlarının arttığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hayvansal Gıda Tüketimi, Gelir-Harcama Esnekliği, KMaraş

Gıda tüketimiHayvansal ürünlerKahramanmaraş+1
Mücahit Paksoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de bitkisel yağ sektörünün genel durumu ve Çukurova'daki bitkisel yağ işletmelerinin işletmecilik sorunları

Türkiye'de yağlı tohum üretimine elverişli yeterli tarım alanları olmasına rağmen ihtiyaç duyulan bitkisel yağ miktarı yerli üretimle karşılanamadığından, her yıl önemli miktarlarda yağlı tohum ve ham yağ ithal edilmektedir. Bu durum, döviz kaybına neden olmakta ve gelişmekte olan ülkemiz ekonomisi için büyük bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Araştırmada öncelikle Dünya'da ve Türkiye'de yağlı tohumlar üretimi ve bitkisel yağ sanayiinin durumu incelenmiştir. Türkiye'de yağlı tohumlara uygulanan destekleme politikaları, ham yağ, rafine yağ ve margarin sanayiinde kurulu kapasite, üretim, tüketim, ithalat ve ihracat konulan üzerinde durulmuş ve sorunlar saptanmıştır. Araştırmanın ikinci kısmında, Çukurova Bölgesindeki bitkisel yağ işletmeleri incelenmiştir. Bölgede araştırma esnasında aktif durumda olan 7 ham yağ, 5 rafine yağ, 2 rafine ve margarin ve I margarin olmak üzere toplam 1 5 bitkisel yağ işletmesinin çeşitli kademedeki yöneticileriyle anket çalışması yapılmıştır. İşletmelerin kapasiteleri, teknolojik durumları, çalışma sistemleri, üretim miktarları, hammadde temini, fınansal durumları, pazarlama ile ilgili konular ile yönetim ve personel politikaları incelenmiş ve sorunları tespit edilerek çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır. Belirlenen sorunlar işletmeden işletmeye farklılık göstermekle birlikte, hammadde yetersizliği ve fiyatlarındaki istikrarsızlık, atıl kapasite, finansman yetersizliği ve haksız rekabetin hemen hemen bütün işletmelerin ortak sorunları olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bitkisel yağlar, yağlı tohumlar,Çukurova Bölgesi, işletmecilik sorunları.

Bitkisel yağlarDestekleme politikalarıTarım ekonomisi+2
Emel Bahar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Kırdan kıra göç eden ailelerin sosyo-ekonomik yapısı üzerine bir araştırma: Cırık köyü-Adana örneği

öz YÜKSEK LİSANS TEZÎ KIRDAN KIRA GÖÇ EDEN AİLELERİN SOSYO-EKONOMIK YAPISI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA: CHUK KÖYÜ-ADANA ÖRNEĞİ Ali YALÇIN ÇUKUROVA ÜNİ VERSİTESt FEN BİLtMLERÎ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Mustafa SOYSAL Yıl: 1999, Sayfa: 68 Jüri : Prof. Dr. Mustafa SOYSAL : Doç. Dr. Ö.Faruk EMEKSİZ : Yrd.Doç. Dr. M.Enver ORHAN Araştırma Adana ili Karataş ilçesine bağlı Cınk köyünde yürütülmüştür. Cınk köyü Adana'ya 33 km. uzaklıkta bir ova köyüdür. Köye bağlı herhangi bir yerleşme birimi yoktur. 1950'li yıllarda başlayan ilk göç hareketleriyle (kırdan-kente) nüfus kaybeden köye, 1980'li yıllardan itibaren Güneydoğu Anadolu Bölgesinden yoğun göçler (kırdan-kıra) başlamıştır. Cınk köyünün sosyo-ekonomik yapısı, kırdan kıra göç olgusu ve geçici tarım işçiliği gibi konulann yer aldığı bu araştırmada, Türkiye'de güncel bir konu olan göç olgusunun kırdan-kıra olan şekli incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Köy Sosyolojisi, Göç, Sosyo-Ekonomik Yapı, Geçici Tarım İşçiliği

Adana-Karataş-CırıkGöçlerKöy sosyolojisi+2
Ali Yalçın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova bölgesinde pamuk tarımında hasadın ekonomik analizi

öz YÜKSEK LİSANS ÇUKUROVA BOLGESI'NDE PAMUK TARIMINDA MAKİNELİ HASADIN EKONOMİK ANALİZİ Baran YAŞAR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman:Doç. Dr. M. Necat ÖREN Yıl:2003, Sayfa: 76 Jüri : Doç. Dr. M. Necat ÖREN : Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL : Yrd. Doç. Dr. Sait M. SAY Bu çalışma ile, pamuk tarımında elle hasadın alternatifi durumunda olan hasat makinesi kullanımının ekonomik, sosyal ve kısmen de teknik açıdan analiz edilerek, ülkemiz koşullarında kullanım olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, işgücü sorununun en fazla yaşandığı, dolayısıyla başlıca üretici bölge olma özelliğini giderek kaybeden Çukurova Bölgesi araştırma alanı olarak seçilmiştir. Ancak, bölgede makineli hasadın analizine olanak sağlayacak ölçüde bir kullanımla karşılaşılmadığından, değerlendirmelerde Ceylanpınar Tarım İşletmesi ile kısmen Ege Bölgesine ait kayıtlar esas alınmıştır. Araştırma bulguları, ülkemizde de artık makineli hasada geçiş için gerekli koşulların oluştuğu, mevcut koşullarda bile hasat makinesi kullanımıyla hasat giderlerinde % 33,64 ile % 44,18 arasında, toplam giderlerde ise % 4,85 ile % 6,68 arasında bir maliyet tasarrufu sağlanabileceğini göstermektedir. Yeni nesil hasat makinelerinin kullanımı, uygun işletme yapılan ve çeşitlerin yaygınlaşmasıyla bu tasarruf daha da artacaktır. Ancak, olayın sosyal boyutu gözardı edilmemeli, makineli hasadın yaygınlaşmasıyla atıl hale gelecek işgücüne alternatif gelir olanakları yaratılmalıdır. Anahtar kelimeler. Pamuk hasat makinesi, pamuk hasat mekanizasyonu, pamuk toplama maliyeti, pamuk üretim maliyeti, Çukurova Bölgesi.

Ekonomik analizPamukPamuk hasat makinesi+2
Baran Yaşar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova'da tarıma dayalı sanayi işletmeleri içinde toplam kalite standartlarına göre yönetilen işletmelerin bu uygulamadan kaynaklanan sorunları

Son yıllarda rekabetin artması, müşteri istek ve beklentilerinin çeşitlenmesi firmaların sistemlerinde değişiklikler yapmaya, gözden geçirmeye ve kalitelerini güvence altına almaya itmektedir. ISO 9000 kalite güvence sistemini uygulayan ve toplam kalite yönetimi felsefesini hedef alan kuruluşların ileride dünya pazarında önemli bir yere sahip olacakları bir gerçektir. Bu anlayışla, Adana ilinde, ISO 9000 Kalite Güvence Sistemim uygulayan ve Toplam Kalite Yönetimi anlayışım benimsemiş, tarıma dayalı sanayi işletmeleri kapsamında gerçekleştirilen bu çalışmada işletmelerin ISO 9000 belgesini aldıktan sonra çalışma sistemlerinde gözlemledikleri olumlu ve olumsuz değişiklikler araştırılmıştır. İşletmelerin tümü Toplam Kalite Yönetimine geçişte ISO 9000 sisteminin bir basamak olduğunu belirtmişlerdir. ISO 9000 sistemini uygulamalarının temel nedenlerinin sistemlerini iyileştirmek olduğu görülmüştür. Ancak ISO 9000 sisteminin beklentilerini tam olarak karşılamadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, kalite güvence, kalite kontrol

ISO 9000Kalite güvence sistemiKalite kontrol+1
Haşim Özkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de seçilmiş tarla bitkilerinin arz duyarlılıkları

oz DOKTORA TEZİ TÜRKİYE'DE SEÇİLMİŞ TARLA BİTKİLERİNİN ARZ DUYARLILIKLARI Tuna ALEMDAR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR Yıl: 2003, Sayfa:81 Jüri : Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR : Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL Yrd. Doç. Dr. Turan BİNİCİ Bu çalışmada Türkiye'de yetiştirilen bazı önemli tarla ürünlerinin arz duyarlılıkları incelenmiştir. Çalışmada ekiliş alam bağımlı değişken olarak alınmıştır. Açıklayıcı değişkenler olarak ise ümit edilen fiyat, gayri safi üretim değeri, rakip ve tamamlayıcı ürünlerle ilgili ekonomik değişkenler kullanılmıştır. Çalışmada ele alman tüm ürünlerin genelde ekonomik değişkenlere özelde ise gayri safi üretim değerine karşı duyarlı olduğu gözlenmiştir. Pazar için üretimi yapılan pamuk, kuru soğan, ihracatı yapılan mercimek, nohut gibi ürünlerin arz duyarlılıkları buğday, arpa, susam gibi geçimlik tarım yapılan ürünlerin arz duyarlılıklarından yüksek bulunmuştur. Pazar için üretilen patatesin arz duyarlılığı ise geçimlik tarım yapılan buğday ve arpanın duyarlılığından düşük bulunmuştur. Bu durum patatesin özel toprak istekleri ile pazarlama sorunlarına bağlanmıştır. Esneklikler genelde düşüktür. Bu durum tarımsal üretimin yapısının sadece fiyat politikaları ile değiştirilemeyeceğini göstermektedir. Bu nedenle tarımsal karar mercileri ileride fiyat politikalarının yam sıra fiyat dışı tedbirlere daha fazla ağırlık vermelidirler. Araştırma yatırımları, yüksek verimli türler, sulama gibi verim arttırıcı tedbirler ve kredi temininde kolaylık sağlanması gibi konular üzerinde durulmalıdır. Anahtar Kelimeler: arz duyarlılığı, fiyat analizleri

Arz duyarlılığıFiyat analizleriTarla bitkileri
Tuna Alemdar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

Computer simulation models for sustainable groundwater use in agriculture in Syria

This study was conducted to determine the deriving factors of groundwater use expansion, to evaluate the profitability of irrigated cropping in water-scarce areas in five villages in four stability zones in Syria. Further, demand for groundwater and irrigation cost function was analyzed. Farmers' groundwater investment was modeled, the probability of drilling success was determined, and system dynamic simulation model was developed. Contrary to the conventional proposition, it was found that groundwater use in these areas has transformed sustainable traditional livestock-barley farming system to non-sustainable system and led to migration in the medium run. Procurement prices of wheat and cotton, low fuel cost, and open access to groundwater constituted the driving forces for expansion. It was also found that, demand for water for high water consuming crops was elastic and hence irrigation cost and crop prices can play an important role in the water use sustainability. Investment in groundwater irrigation was unrecoverable and risky where the probability of drilling success was only 0.07. It was also evident mat due to the absence of other investment options, farmers invest in depleted natural resource. Expansion in areas allocated to high water consuming crops such as cotton have led to water depletion and are not profitable at 50% higher fuel cost than the current cost. Crops such as vegetable in combination with wheat can be sustainable option to replace high water consuming crops. Keywords: Profitability, Groundwater Investment, Demand Function, Cost Function, Simulation Models, Sustainability.

Computer aided simulationSyriaSustainability+1
Fadıl Rıda
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerfıstığı üretim ekonomisi

Bu çalışmada, Türkiye yerfıstığı üretiminin yaklaşık %80'ini oluşturan Adana, Osmaniye ve İçel illerinde yerfıstığı üretimi yapan tarım işletmeleri nicelenerek, bu işletmelerde yerfıstığı üretim faaliyetinin ekonomik yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular çerçevesinde yerfıstığı üretim faaliyetine yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen İşletmelerin ortalama işletme arazisi 117,05 da ve yerfıstığı arazisi 66,11 da'dır. İşletmelerde I.' Ürün olarak yetiştiriciliği yapılan yerfıstığı ekim alanları, toplam yerfıstığı ekili alanlarının %60,62'sini ve II. ürün yerfıstığı ekili alanları ise %39,38'sini oluşturmaktadır, İşletmelerin yetiştirdiği yerfıstığı çeşitleri NC-7 ve Çom çeşitleridir. Yerfıstığı üretiminde ortalama verim 287,37 kg/da olarak belirlenmiştir. Yerfıstığı yetiştiriciliği yapan işletmelerin aktif sermayesi, ortalama 120.906 milyon TL'dir. Bunun %83,97'sini çiftlik sermayesi ve %16,03'ünü işletme sermayesi oluşturmaktadır. İşletmeler yerfıstığı üretiminde 65,39 saat/da işgücü ve 4,49 saat/da çekigücü kullanmışlardır. İşletmelerde dekara ortalama gayrisafi üretim değeri 197.171.000 TL ve üretim masrafları 157.280.000 TL'dir. Üretim masraflarının %74,77'sini değişen masraflar ve %25,23'ünÜ sabit masraflar oluşturmaktadır. 1 kg yerfıstığı üretim maliyeti 535.445 TL olarak belirlenmiştir. İşletmelerin yerfıstığı üretimindeki ortalama mutlak karı 36.891.129 TL/da ve nisbi karı ise %123,46'dır. Yerfıstığı ve başlıca rakip ürünlerinin fiyat parkelerine göre yerfıstığı fiyatlarının dönem basma göre dönem sonunda soya ve pamuk fiyatlarından daha fazla arttığı, ancak mısır fiyatlarından daha az arttığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler; Yerfıstığı Maliyeti, Üretim Ekonomisi, Karlılık, Fiyat Analizi

Hilal Işık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili Yavuzeli ilçesinin sosyo - ekonomik yapısı ve tarımsal yayım açısından kalkınma olanakları üzerine bir araştırma

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ GAZİANTEP ILI YAVUZELİ İLÇESİNİN SOSYO-EKONOMIK YAPISI VE TARIMSAL YAYIM AÇISINDAN KALKINMA OLANAKLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Hasan Atilla ERGEN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd.Doç.Dr..Dilek BOSTAN BUDAK Yıl: 2004, Sayfa: 57 Jüri: Yrd.Doç.Dr.Dilek BOSTAN BUDAK : Doç.Dr.Aykut GÜL : Yrd.Doç.Dr.A.Musa BOZDOĞAN Bu çalışmanın amacı Gaziantep ili Yavuzeli ilçesinin sosyo-ekonomik durumunu ortaya koymak ve ilçenin kalkınma olanaklarını tarımsal yayım açısından araştırmaktır. Çalışmanın ana materyali beş köyden tesadüfi olarak seçilen 78 üreticiden yüz yüze yapılan anketten elde edilen veriler oluşturmaktadır. Yavuzeli erkeklerinin okuma yazma oranı % 55,6 ile Türkiye ortalamasının (% 54,3) üzerinde iken kadınların okuma yazma oram % 44,4 ile Türkiye ortalamasının (% 45,7) altındadır. Yavuzeli ilçesinin esas geçim kaynağı antepfıstığı üretimidir. Üreticilerin büyük bir çoğunluğu sulama olanaklarının kısıtlı olmasından dolayı kuru tarım yapmaktadır. Tarımsal yayım hizmetleri araştırma alanında yeterli teknik elemana ve araca sahip olmamalarından dolayı oldukça etkisizdir. Tarımsal yayım servisi kırsal alandaki insanların kendine yardımcı olabilmesi için yol göstermekle beraber tarım sektöründeki verim artışına da destek olmalıdır. Yayım programlan ve materyalleri üreticinin beceri ve eğitim seviyesine göre geliştirilmelidir. Kadın üreticilere ulaşabilmek için daha fazla kadın yayım elemanı eğitilmelidir. Analiz sonuçları üreticilerin yaşam koşullarını iyileştirebilmeleri için tarımsal yayım eğitimine ihtiyaç duyduklarım göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyo-Ekonomik Yapı, Tarımsal Yayım, Tarımsal Kalkınma

Hasan Atilla Ergen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kırmızı mercimek üretim ekonomisi

oz DOKTORA TEZİ TÜRKİYE'DE KIRMIZI MERCİMEK ÜRETİM EKONOMİSİ Remziye ÖZEL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Aykut GÜL Yıl: 2004, Sayfa: 146 Jüri Doç. Dr. Aykut GÜL Prof. Dr. Saliha KIRICI Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ Yrd. Doç. Dr. Mithat DİREK Bu çalışmada; Türkiye'de kırmızı mercimek üretimi yapan tarım işletmeleri, pazarlama kanallarında ve işleme sanayiinde yer alan işletmeler incelenerek bu işletmelerde kırmızı mercimek üretimi, pazarlanması ve işlemesi ile ilgili mevcut yapı ve sorunları belirlenmiş olup çözüm önerileri geliştirilmiştir. Veriler 2000-2001 yılma aittir. Tarım işletmelerinde en çok kullanılan tohumluk çeşidinin yerli kırmızı mercimek çeşidi ve ortalama verimin 93,08 kg/da olduğu belirlenmiştir. 1 kg kırmızı mercimek ortalama maliyeti 243.874 TL ve ortalama satış fiyatı 366.190 TL'dir. işletmelerin kırmızı mercimek üretimindeki ortalama mutlak kan 13.349.115 TL/da ve nisbi kan %151,47'dir. Tarım işletmelerinde kırmıza mercimek üretiminde ölçeğe sabit getiri söz konusudur (Bağımsız değişkenlerin üretim esnekliği toplamı çayır biçme makinesi ile hasatta 0,99083 ve biçer-döver ile hasatta 1,035'tir). İşletmelerde pazarlama oram %89,9'dur ve işletmelerin %87'si ürünü tüccarlara satmaktadır. TMO, kırmızı mercimek pazarlama kanallannda artık yer almamaktadır. Pazarlama kanallannda aracıların fazlalığı ve fiyat spekülasyonlan önemli sorunlar arasındadır. Kırmızı mercimekte satış fiyatım sırasıyla ürünün üretim bölgesi, arz ve talep ile ürün kalitesi belirlemektedir. Anahtar Kelimeler: Kırmızı Mercimek, Üretim maliyeti, Cobb-Douglass, Pazarlama, İşleme Sanayii

Remziye Özel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kırsal kalkınma modeli olarak köykentler ve köykentlerde tarımsal işletmelerin sosyal ve ekonomik analizi

Bu çalışmada, kırsal kalkınmada bir model olarak düşünülen köykentlerin dayandığı teorik yapı, Türkiye'deki köykent uygulamaları ve dünyada benzeri uygulamalar ile köykentlerde ekonomik bir birim olan tarımsal işletme düzeyinde ekonomik ve sosyal yapı incelenmiştir. Böylece, kırsal kalkınma modellerinden olan köykentlerin fonksiyonlarını ortaya koyarak, kırsal kalkınma için ne derece yararlı olabileceği araştırılmıştır. Bu çerçevede, tarımsal işletmelerdeki nüfus ve işgücü durumu, eğitim durumu, arazi varlığı, hayvan varlığı, işletmelerin sermaye yapılan, işletmecilerin tarım işletmeciliğine ilişkin tutum ve davranışları, yaşam kaliteleri ve işletmecilerin köykent projesiyle ilgili görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca köykent alanındaki işletmeler segmentlere ayrılarak her bir alt segmentin profili tanımlanmıştır. Araştırma anketleri, Bolu-Taşkesti, Ordu-Mesudiye ve Van-Dorutay Köykentlerinde, köykent ve köykent dışı olmak üzere toplam 120 adet yapılmıştır. Arastana sonuçlarına göre, köykent projesinin amacı konusunda işletmecilerin %51,49'u kentte olanı köye getirmek, %19,80'ni ise göçü önlemek olarak tanımlamışlardır, işletmecilerin %34,40'ı tam olarak, %18,90'nı ise ancak kısmen projenin amacına ulaşabileceği öngörüsünde bulunmuşlardır. Projenin amacına ulaşabileceğini belirten işletmecilerin %45,71'i bu amacın gerçekleşebilmesi için hükümetin projeyi iyi denetlemesi ve yönetmesi gerektiğini ifade etmişlerdir, işletmecilerin %26,70'i ise köykent projesi uygulamalarını başarılı, %42,20'si kısmen başarılı bulmuşlarda-. İşletmecilerin %76,70'i şimdiye kadar göç etmemelerinin projeyle bir ilgisinin bulunmadığını, %22,20'si ise projeden etkilendiklerini ve göç etmediklerini belirtmişlerdir. Köykent Projesinin getirdiği yemlikler konusunda işletmecilerin önemli bir kısmı temel altyapı ile sağlık, eğitim ve sosyal hizmetleri sıralarken, işletmecilerin %65,60'ı projeyle birlikte tarımsal gelirlerinin değişmediğini belirtirken %8,90'm ise tarım dışı gelirlerinin arttığım ifade etmişlerdir. Projeye katılım düşük seviyede gerçekleşmiş olup işletmecilerin ancak %18,90'ı projeye bir şekilde katıldıklarını veya kendilerinden görüş istendiğini belirtmişlerdir.Anahtar Kelimden Köykent, kırsal kalkınma, sosyo-ekonomik analiz, Cluster analizi, Swot analizi

Beşir Koç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova bölgesinde ayçiçeği üretim ekonomisi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA BOLGESFNDE AYÇİÇEĞİ ÜRETİM EKONOMİSİ ARZU SEÇER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ Yıl: 2005, Sayfa: 74 Jüri : Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ Prof. Dr. Halis APJOĞLU Doç. Dr. Aykut GÜL Bu çalışmada, Türkiye'de ayçiçeği üretimi yapılan iller arasında son yıllarda yer almaya başlayan Adana ilinde ayçiçeği üretiminde bulunan tarım işletmeleri incelenmiştir. Ele alman tarım işletmelerinde ayçiçeği üretiminin ekonomik yapısı ve sorunları ortaya konulmuş, elde edilen bulgular doğrultusunda çözüm önerileri sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre, incelenen işletmelerde ortalama işlenen arazi genişliği 206,89 da, parsel sayısı 4,94 adet ve parsel genişliği 41,84 da' dır. İşletmelerde ortalama ayçiçeği arazi genişliği 58,06 da' dır ve toplam işlenen arazilerin %28,06'sını oluşturmaktadır. Ele alman işletmelerin %80,11'i mülk, %17,23'ü kira ve %2,66'sı ortak arazi işlemektedir. İşletme arazilerinin %10,81'i sulu, %89,19'u kuru arazidir. İşletmelerde işgücü varlığı 4,56 EİB, kullanılan işgücü 1,26 EİB'dir. Ele alınan işletmelerde dekara toplam 0,50 saat işgücü, 0,71 saat çeki gücü kullanılmıştır. İşletmelerde ayçiçeği üretimi sonucunda dekara ortalama gayrisafî üretim değeri 80.464.000 TL'dir. Üretim masrafları dekara ortalama 77.668.000 TL'dir ve %57,53'ünü değişen masraflar, %42,47'sini sabit masraflar oluşturmaktadır. İncelenen işletmelerde mutlak kar 2.796.000 TL, brüt kar 35.771.000 TL ve nispi kar % 103,60 olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ayçiçeği Maliyeti, Üretim Masrafları, Karlılık

Arzu Seçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi'ndeki araştırma görevlilerinin motivasyonu

Mehmet Seçen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Aşağı Seyhan Ovası'na, Adana Tarım İl Müdürlüğü yayım elemanlarınca götürülen yayım hizmetlerinin analizi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİAŞAĞI SEYHAN OVASI'NA ADANA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ YAYIMELEMANLARINCA GÖTÜRÜLEN YAYIM HİZMETLERİNİN ANALİZİEda ALAGÖZÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALIDanışman : Yrd.Doç.Dr. Müge K. DAVRANYıl: 2005, 66 SayfaJüri : Yrd.Doç.Dr. Müge K. DAVRANProf.Dr. Yaşar GÜRGENProf.Dr. Saliha KIRICIBu çalışmada, Aşağı Seyhan Ovası'na Adana Tarım İl Müdürlüğü yayımelemanlarınca götürülen yayım hizmetleri analiz edilmektedir. Bu doğrultuda Aşağı SeyhanOvası'ndaki üreticilerin tarım ve tarımsal üretim konusunda ne tür bilgilere ihtiyaçları olduğu,bu bilgileri hangi kaynaklardan sağladıkları, Adana Tarım İl Müdürlüğü yayım elemanlarınınAşağı Seyhan Ovası'na götürdükleri yayım hizmetlerini nasıl değerlendirdikleri ortayakoyulmaktadır. Diğer taraftan Adana Tarım İl Müdürlüğü Çiftçi Eğitim ve Yayım Şubesi'ndegörev yapan yayım elemanlarının mesleki yeterlilikleri, ihtiyaçları, örgütsel sorunları, AşağıSeyhan Ovası'na götürdükleri yayım hizmetlerinin sıklığı, kalitesi, yayım çalışmalarındakullanılan yöntemlerle ilgili bilgiler ortaya koyulmaktadır.Araştırma sonuçlarına göre üreticilerin bitkisel üretimle ilgili en önemli bilgikaynakları sırasıyla tohum ve ilaç firmaları, komşu üreticiler ve özel ziraat mühendisleriolduğu belirlenmiştir. Üreticilerin hayvansal üretim konusundaki bilgi kaynaklarıincelendiğinde üreticilerin en önemli bilgi kaynaklarının önem sırasına göre komşu üreticiler,özel veterinerler, tohum ve ilaç firmaları olduğu belirlenmiştir. Araştırma kapsamındakiüreticilerin son beş yıl içerisinde yalnızca %19'luk bir bölümünün bitkisel üretim konusunda,%8'lik bir bölümünün ise hayvancılık konusunda Adana Tarım İl Müdürlüğü yayımelemanlarından bilgi aldıkları belirlenmiştir. Öte yandan Adana Tarım İl Müdürlüğü yayımelemanları, kendilerini mesleki açıdan yeterli görmekle birlikte bürokrasinin yoğunluğu,kaynak yetersizliği ve genel olarak üreticilerin finansal ve pazarlama sorunları nedeniyle etkinyayım hizmeti veremediklerini belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Tarımsal Yayım, Yayım Hizmetlerinin Analizi, AşağıSeyhan Ovası, Tarımsal Yayım Elemanı

Eda Alagöz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımda kamu yatırımlarının tarımsal büyüme üzerine etkileri

ÖZYÜKSEK L SANS TEZTARIMDA KAMU YATIRIMLARININTARIMSAL BÜYÜME ÜZER NE ETK LERNermin BAHŞÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIM EKONOM S ANAB L M DALIDanışman : Doç.Dr. Haydar ŞENGÜLYıl: 2005, Sayfa: 129Jüri : Doç.Dr. Haydar ŞENGÜLDoç.Dr. M.Necat ÖRENYrd.Doç.Dr. Fuat BUDAKBu çalışmada 1963-2004 döneminde 1980 yılı sabit fiyatlarıyla toplam, kamuve özel sektör sabit sermaye yatırımları (SSY) ile tarımsal büyüme arasındakiilişkiler incelenmiştir.ncelenen dönemde tarımsal yatırımlar reel olarak ortalama %2,1'lik yıllık birbüyüme gerçekleştirmiştir. Tarıma yapılan toplam yatırımlar, tarımsal gayri safihasılanın % 7.3'ü kadardır. Bu oran yetersiz olarak kabul edilebilir.Tarımsal reel gayri safi hasıla ve reel tarımsal yatırımlar arasında korelasyonkatsayısı 0,833, reel tarımsal kamu yatırımları arasında ise 0,729'dur. Katsayılar 0,01önem düzeyinde istatistiksel olarak anlamlıdır. Tarımsal GSH'nın toplam reeltarımsal yatırımlar esnekliği kısa dönem için 0,19, uzun dönem için 0,49 olarakhesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sabit Sermaye Yatırımları, Tarımsal Yatırımlar, Yatırım-Büyüme lişkileriI

Nermin Bahşi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yüksek enflasyon döneminde bazı önemli tarım ürünlerinin ürün girdi fiyat paritelerindeki gelişmeler

Türkiye' de yüksek enflasyonun yaşandığı 1983-2003 döneminde; 9 bitkisel 3hayvansal ürünün ürün fiyatlarıyla, tarımsal girdilerin fiyatları araştırılmıştır. Bununiçin ürünlerin ve ilgili girdilerin fiyatları, cari ve reel olarak karşılaştırılmış, ürün vegirdi fiyat pariteleri hesaplanmıştır.İncelenen dönemde reel fiyatları dönem başına göre artış gösteren ürünler( artış oranının büyüklüğüne göre ) sırasıyla domates, mercimek, patates,şekerpancarı, çekirdeksiz üzüm, buğday ve sığır eti iken, reel fiyatları dönem başınagöre azalan ürünler ise azalış oranının büyüklüğüne göre sırasıyla ayçiçeği, pamuk,yumurta, süt ve tütün olmuştur. İncelenen girdilerin yem dışında tümünün fiyatlarıreel olarak artmıştır.Genel olarak yüksek enflasyon tarım ürünlerinde ürün-girdi fiyatları paritesiaçısından girdi satın alma gücünü olumsuz etkilemiştir. Bu olumsuz etki bitkiselürünlerde en fazla sırasıyla ayçiçeği, pamuk, ve tütünde, hayvansal ürünlerdeyumurta ve sütte gözlenirken, sırasıyla domates, mercimek, patates, şekerpancarı veette enflasyonun girdi satın alma gücü üzerindeki olumsuz etkisi daha hafif olmuştur.Anahtar Kelimeler: Enflasyon, İç Ticaret Hadleri, Ürün-Girdi Fiyat Pariteleri

Deniz Oruç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de limon üretim ekonomisi ve pazar yapısı

ÖZDOKTORA TEZİTÜRKİYE'DE LİMON ÜRETİM EKONOMİSİ VE PAZAR YAPISIBEKİR DEMİRTAŞÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Aykut GÜLYıl : 2005, Sayfa : 210Jüri : Prof. Dr. Aykut GÜLProf. Dr. Turgut YEŞİLOĞLUProf. Dr. Faruk EMEKSİZYrd. Doç. Dr. Erdal DAĞISTANYrd. Doç. Dr. Tuna ALEMDARBu araştırmada, Türkiye'de limon üretimi, pazarlama yapısı, depolama ve turunçgilfidancılığı incelenerek, sektörde yaşanılan sorunlar belirlenmiştir. Bu amaçla, Türkiye'ninönemli limon üretim bölgeleri olan Mersin, Antalya, Adana, Hatay ve Muğla illerinde limonüreticileri, Mersin ve Nevşehir bölgelerinde limon depo işletmeleri ile Mersin, Adana, Hatayve Antalya bölgelerinde ise turunçgil fidancılık işletmeleri ile görüşmeler yapılmıştır.İncelenen işletmelerde limon üretiminde ortalama bahçe alanı 18,49 da, verim 2.088kg/da ve 73 kg/ağaç'tır. Kütdiken en fazla yetiştirilen limon çeşididir. Uçkurutan hastalığıbüyük sorundur. Hasat kasım-şubat aylarında yoğunlaşmıştır. Limon pazarlamada tüccarlaretkilidir ve vadeli satışlar çoğunluktadır. Birim alanda işgücü ihtiyacı 103,88 saat/da EİG veçekigücü ihtiyacı da 7,27 saat/da'dır. Limondaki üretim maliyeti 242.317 TL/kg ve ortalamasatış fiyatı da 359.105 TL/kg'dır. Limon üretimindeki GSÜD 737.143.968 TL/da, üretimmasrafları toplamı 498.204.021 TL/da, değişen masraflar 205.646.088 TL/da ve brüt kar ise531.497.880 TL/da olmuştur. Birim alandaki net karlılık 238.939.947 TL/da iken nispikarlılık ise %147,96 olarak bulunmuştur.Turunçgillerde virüsten arû-sertifikalı fidancılık büyük bir ihtiyaçtır. Limondepolarında yapılacak teknik iyileştirmeler ile meyve kayıpları önemli oranda azaltılabilir.Limon üretimindeki teknik bilgi eksikliği ve ürün fiyatlarının düşüklüğü önemli sorunlarınbaşında belirtilmiştir. İşletmeciler en fazla komşuları ve ilaç-gübre bayilerinden bilgialmaktadır.Türkiye için limonda en büyük rakip ülke İspanya ve en iyi pazar Rusya ikengelişme içindeki pazarlar Romanya ve Polonya'ya aittir. Türkiye'de turunçgil üreticilerininkendi sorunlarının üstesinden gelebilmesi için üretici örgütlerine ihtiyaç vardır.Anahtar Kelimeler: Limon, üretim ekonomisi, pazar yapısı, fidancılık, depolama.I

Bekir Demirtaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinin örgüt iklimi hakkındaki düşünceleri

Bu çalışmada, 2003-2004 Eğitim-Öğretim yılında Çukurova ÜniversitesiZiraat Fakültesinde görevli bulunan Öğretim Üyelerinin fakültenin örgüt iklimihakkındaki düşünceleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, cinsiyetlerine, yaşlarına,unvanlarına, mesleki deneyimlerine ve Çukurova Üniversitesindeki çalışma yıllarınagöre örgüt iklimi ile ilgili anlamlı bir ilişki olup olmadığı tespit edilmeyeçalışılmıştır.Araştırma kapsamındaki 157 Öğretim Üyesinin tamamına e-mail yoluylaanket gönderilmiştir. Ancak çalışmaya gönüllü olarak 79 öğretim üyesi (%50.31)katılmıştır. Kurumdaki örgüt iklimi öğretim üyelerinin yaşları ile bağlantılıbulunmuştur. 50 yaş ve üzerindeki öğretim üyeleri kurumdaki iletişime, güven vesaygıya, kararlara katılıma daha pozitif bakmaktadır.Anahtar Kelimeler: Örgüt İklimi, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, ÖğretimÜyeleri

Volkan Küçükgöde
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ve diğer bazı ülkelerde sulama yatırımları yönetimindeki gelişmeler ve karşılaşılan sorunlar: Aşağı Seyhan Ovası örneği

Bu 9ah§mada, oncelikle, Diinyada ve Tiirkiye'de toprak ve su kaynaklannmkullammi ve gelisimi incelenmis, Turkiye'deki sulama yatinmlan yonetimi vesulama organizasyonlan diger ulkelerle karsilastinlmistir.Arastinnanin ikinci bolumiinde, iilkemizde sulama isletmeciligi a^isindanmevcut yapi ve bu yapi i9erisinde en onemli yen isgal eden sulama birlikleriperfonnans ve maliyetleri acisuidan incelenmis, birlik hizmetleri ureticigoriislerinden hareketle degerlendirilmi§tir.Turkiye, su kaynaklan bakimindan 90k zengin olmamakla beraber kendiihtiya9lanm karsiyabilecek bir potansiyele sahiptir. Ozellikle planli donemde sulamayatinmlanna onem verilmis, son yillarda ise kamu eliyle insa edilen ve isletilensulama yatinmlannin sulama birliklerine devir islemlerine hiz verilmistir. Devirislemiyle yatinmlann yonetimine 9ift9i katihmi saglanmis olmakla beraber,i§letmecilik a^isindan arzulanan etkinlik artismin saglandigi ve ureticilerin de birlikhizmetlerinden yeterince memnun oldugu soylenemez.Anahtar Kelimeler: Su Kaynaklan, Sulama Politikalan, Sulama Yonetimi, SulamaBirlikleri, Asagi Seyhan Ovasi

Bilgen Sarı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İçel ilinde kayısı üretim ekonomisi

Bu araştırmada, İçel ilindeki önemli taze kayısı üretim yerlerinden Mut ve Gülnar ilçelerinde bulunan tarım işletmelerinin kayısı üretimi ve pazarlama yapılan ile kayısı üretimindeki bazı faktörlerin kullanım düzeyleri incelenerek, bu üretim dalının sorunları ve gelişimi için alınabilecek önlemler ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen işletmelerin ortalama arazisi 49,13 da ve kayısı alanları 15,19 da'dır. İşletmelerin yetiştirdiği kayısı çeşitleri arasında İ.Tokah, Septik ve Tyrinthe çeşitleri başta gelmektedir. Ortalama verim 372 kg/da ve 25 kg/ağaç olarak belirlenmiştir. İşletmelerin kayısı dışındaki bitkisel üretimleri arasında hububat ve zeytin yetiştiriciliği ağırlıktadır. İşletmelerin aktif sermayesinin %85,06'sı arazi, %14,94'ü de işletme sermayesinden oluşmaktadır. İşletmeler kayısı üretiminde 49,20 saat/da işgücü ve 6,01 saat/da çekigücü kullanmışlardır. Bahçelere saf madde olarak 1 1,76 kg/da azot, 10,48 kg/da fosfor ve 5,12 kg/da potasyum uygulanmıştır. İşletmelerin kayısı üretimindeki ortalama net kan 19.441.014 TL/da ve nisbi karlılıkları ise %99 ile %200 arasında değişmiştir. Üretim faktörlerinden toprak işlemede kullanılan çekigücü dışındakiler optimum düzeyin altında kullanılmıştır. Kayısı yetiştiriciliğinde yeterli girdi kullanımı, kaliteli ve yüksek verim, yüksek üretici gelirleri, don zararları olup olmamasına bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kayısı, Üretim Ekonomisi, Üretim Fonksiyonu, Ekonomik Analiz VI

KayısıKayısıMersin+4
Bekir Demirtaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Adana il merkezinde ve kırsal alanında yaşayarak tarımsal faaliyetlerine devam eden ailelerde toplumsal yapı ve toplumsal cinsiyet

Bu çalışmada, Adana il merkezinde ve kırsal alanında yaşayarak tarımsal faaliyetlerine devam eden çiftçiler, toplumsal yapı ve toplumsal cinsiyet açısından incelenmiştir. Ayrıca, kırsal ve kentsel kesim arasında kuşaklararası karşılaştırma yapılarak aradaki farkların ortaya konulmasına çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Yapı, Toplumsal Cinsiyet,, Toplumsal Değişme, Göç, Cinsiyet Rolleri

AdanaCinsel kimlikCinsiyet rolleri+4
Müge Kantar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay ilinde süt ve süt mamülleri üretim ve pazarlama yapısı

Bu çalışmada, Hatay ilindeki 58 adet küçük ve orta ölçekli süt ve mamulleri işletmesi değerlendirilmiştir. Araştırmada, işletmelerin üretim ve pazarlama yapılan incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. İncelenen süt ve mamulleri işletmelerinde, peynir, yoğurt, süt, tereyağı, ayran, çökelek ve diğer ürünler üretilmektedir. İşletmelerde genel kapasite kullanım oranı % 56.3 'tür. Atıl kapasiteye neden olan sorunlar içerisinde en önemlisi hammadde yetersizliği ve pazarlama sorunudur. İşletmelerin kaliteli süt temininde karşılaştıkları en önemli sorunlar; bozuk sütler, yağsız sütler, su katıntılı sütler ve süt yetersizliğidir. Genel olarak işletmelerde üretilen ürünlerdeki randıman durumu; açık süt için % 97.6, yoğurt için % 95.5, tuzlu yoğurt için % 20.2, beyaz peynir için % 15.4, çökelek için % 15.2, künefelik peynir için % 14.6, dil peyniri için % 14.5, carra peyniri için % 1 3.90, sürk için % 12.70, kaşar için % 10.3 ve tereyağı için % 3.3'tür. İşletmelerin en önemli problemleri; hammadde, tecrübeli işgücü ve sermaye yetersizliği, atıl kapasite ve pazarlama sorunudur. İşletmelerin günlük olarak satın aldıkları inek, koyun ve keçi çiğ sütü ortalama miktarları sırasıyla; 5970.38, 16.0 ve 10.5 kg'dır. Anahtar Kelimeler: İşletme, Süt ve Mamulü, Üretim, Pazarlama, Yapısı

HatayPazarlamaSüt+2
Nuran Tapkı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Çiftliği'nde çalışanların iş analizleri ve sorunları üzerine bir araştırma

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ ARAŞTIRMA UYGULAMA ÇİFTLİĞİNDE ÇALIŞANLARIN İŞ ANALİZLERİ VE SORUNLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA NACİYE TOK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman; Prof. Dr. Yaşar GÜRGEN Yıl: 2001, Sayfa: 81 Jüri : Prof.Dr. Yaşar GÜRGEN Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ Yrd. Doç. Dr. Neşe ALGAN Bu araştırmada Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Çiftliğinde (AUÇ) çalışanlar, modern personel yönetimi ilkeleri açısından incelenmiştir. Bu bağlamda AUÇ 'de çalışan personelin eğitimi, yaşı görev süreleri, yetki ve sorumlulukları, çalışma koşullan, işçi sağlığı ve iş güvenliği konulan araştırılmıştır. Ayrıca ücret politikası ve ücret seviyelerini etkileyen faktörler incelenmiştir. Bunlardan başka çalışanların verimliliği ni etkilemesi açısından insana yönelik yönetim anlayışının uygulanıp uygulanmadığı da araştırılmıştır. Yukarıda belirtilen konularla ilgili sorunlar belirlenmiş ve bu sorunların çözümüyle ilgili öneriler de bulunulmuştur. Anahtar Kelime: Araştırma Uygulama Çiftliği, Personel Yönetimi

ÇiftlikÇukurova Üniversitesiİş analizi
Naciye Tok
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yoksulluk profili ve gelir gruplarına göre gıda talebi

Bu çalışmada, Türkiye'de yoksulluk profilinin ve gelir gruplarına göre hanelerin gıda talep parametrelerinin ayrı ayrı tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlan gerçekleştirmek için DİE, 1994 Hanehalkı Tüketim Harcamaları Anketi ham verileri kullanılmıştır. Türkiye genelinde, kentsel ve kırsal kesimde gelir gruplarına göre hanelerin gıda talepleri Doğrusal Formda Yaklaşık İdeal Talep Sistemiyle (LA/ AİDS) tahmin edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, yüksek ve en yüksek gelir gruplarındaki hanelerin gıda taleplerinin toplam harcamaya, fiyatlara ve sosyo- demografik değişkenlere, düşük gelir grubundaki hanelerin gıda taleplerinin ise özellikle toplam harcama olmak üzere fiyatlardaki değişime duyarlı olduğunu göstermektedir. Türkiye genelinde, kentsel ve kırsal kesimde yoksulluk sınırı En Düşük Gıda Maliyeti, Temel Gereksinmeler Maliyeti, Ortalama ve Ortanca Gelirin Yarısı yaklaşımlarına göre belirlenmiştir. Yoksulluğun genişliği, şiddeti ve yoğunluğu ise Yoksulluk Oranı, Yoksulluk Açığı Oranı, Sen İndeksi ve Foster, Greer ve Thorbecke İndeksine göre hesaplanmıştır. Türkiye'de en yüksek yoksulluk oranı %50,6 oranıyla En Düşük Gıda Maliyetine, en düşük yoksulluk oranı ise %16,1 oranıyla Ortanca Gelirin Yarısı yöntemine göre hesaplanmıştır. Bu da, Türkiye'de harcama yoksulluğunun gelir yoksulluğundan daha önemli bir problem olduğunu göstermektedir. Türkiye'de, özellikle kırsal kesimde yoksulluğun şiddetinin ve yoğunluğunun yüksek olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Gelir Grupları, Talep Sistemi, Gelir-Talep Esnekliği, Fiyat-Talep Esnekliği, Yoksulluk Sınırı ve Ölçütleri

Gelir dağılımıGıdalarYoksulluk
Seda Şengül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bölgesel pamuk fiyatlarının analizi

Bu araştırmada, 1970-2001 döneminde, Çukurova, Ege ve dünya pamuk fiyatlarındaki değişmeler, bu fiyat serileri arasındaki benzerlik ve farklılıklar incelenmiştir. Çukurova ve Ege Bölgesi pamuklan cari fiyat trendleri artış eğilimi gösterirken, bu iki bölgenin reel fiyat trendleri azalış eğilimi göstermektedir. Mevsimsel dalgalanmalar incelendiğinde, Çukurova ve Ege Bölgesinin benzer özellik gösterdiği görülmektedir. Çukurova ve Ege Bölgesinde pamuk fiyatları, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında mevsim ortalamasının üzerindedir. Dünya fiyatlarında ise, cari ve reel fiyat trendleri artış eğilimi göstermektedir. Dünya fiyatları önemli bir mevsimsel dalgalanma göstermemektedir. Bu durum dünya pamuk fiyatlarının, Çukurova ve Ege pamuk fiyatlarından daha kararlı bir seyir izlediğinin göstergesidir. Dünyada ve Türkiye'de reel pamuk fiyatları son üç yıldır, benzer şekilde konjonktürün iniş devresindedir. Ülkemizde pamuk tarımının geliştirilmesi için reel pamuk fiyatlarında ve üretici gelirlerinde kararlılık sağlanmaya yönelik politikaların önemi büyüktür. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Pamuk Fiyatları, Fiyat Analizi

Fiyat analizleriPamukTarım ekonomisi
Meltem Gizir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta-Güney Anadolu bölgesinde koyunculuk faaliyetinin ekonomik analizi

öz DOKTORA TEZİ ORTA-GÜNEY ANADOLU BÖLGESİ'NDE KOYUNCULUK FAALİYETİNİN EKONOMİK ANALİZİ ERDAL DAĞISTAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Aykut GÜL Yıl: 2002, Sayfa: 198 Jüri Doç. Dr. Aykut GÜL Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR Doç. Dr. Murat GÖRGÜLÜ Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL Yrd. Doç. Dr. Mithat DİREK Bu çalışma, Orta-Güney Anadolu Bölgesi'nde koyunculuk faaliyeti yapan tarım işletmeleri incelenerek, bu işletmelerin koyunculuk faaliyetinin ekonomik yapışım ve sorunlarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara bakılarak bazı sektörel çözüm önerileri getirilmiştir. Araştırmada yer alan işletmelerde, 11.966 milyon TL olan gayrisaf hasıla değerinin %52'sini oluşturan koyunculuk faaliyeti gelirinin %16,93'ü süt üretiminden sağlanmaktadır. İncelenen işletmelerde, işletme basma koyunculuk faaliyeti ortalama safi kan 1.447 milyon TL olup, işletmelerin %29'u negatif safi kara sahiptir (-439 milyon TL). Bu işletmelerin koyunculuk fâaliyetine daha fazla devam etmeleri ekonomik bir davranış olarak görülmemektedir. Bununla birlikte, zarar eden işletmelerin tasfiye edilmesi halinde yaklaşık 40.000 adet çalışanın işsiz kalacağı tahmin edilmektedir. Koyun yetiştiriciliğine üretim masrafları içerisinde en büyük pay %32,05 ile işgücüne ait olup yem masrafları sadece %23,01'lik paya sahiptir. Ayrıca, %30,67 olan faiz giderlerinin çok yüksek olduğu ve gelecekte sektörün gelişmesinde bir sorun olacağı söylenebilir. İşletme başarısında etkili olan başlıca faktörler koyun sayısı ve işletmede kullanılan aile işgücü oranıdır. Koyunculuk faaliyetinin geliştirebilmesi için, öncelikle sürü büyüklüğünün 50 koyunun üzerine çıkartılması ve aile işgücünün daha etkin kullanılması sağlanmalıdır. Ayrıca, maaliyetlerin düşürülebilmesi amacıyla faiz giderlerini artırıcı ve yem bitkileri ekim alanlarını genişletmeyi teşvik edici yönde devlet desteğinin artırılması gerekmektedir. Koyun yetiştiriciliğinde, mevcut ektansif sistemden entansif sisteme geçilmesi önerilmemektedir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Analiz, Koyunculuk Faaliyeti, Üretim Ekonomisi, Karlılık, Faktör Analizi

Ekonomik analizFaktör analiziKarlılık+3
Erdal Dağıstan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal destekleme politikası uygulamaları, bu uygulamalar sonucu ortaya çıkan üretici ve tüketici transferleri ve bunun çukurova tarımına etkileri

VI öz Bu çalışmada, önce tarımsal destekleme politikalarının genel bir kuramsal değerlendirilmesi yapılarak, ülkemizdeki uygulamalar yine bu açıdan incelenmiştir. Daha sonra tarımsal destekleme politikaları sonucu ortaya çıkan üretici ve tüketici transferlerini ölçmek amacıyla OECD tarafından geliştirilen ÜYD ve TYD modeli tanıtılarak, ülkemizde bu modele göre hesaplanmış değerler verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise, izlenen destekleme politikaları sonucu ortaya çıkan üretici transferlerinden Çukurova bölgesinin (ASO) yararlanma düzeyi ÜYD modeli sonuçlarından hareketle belirlenmiş ve bunun bölge tarımına etkileri çeşitli yönlerden incelenmiştir. Araştırma sonucunda, ülkemizde tarım kesimine yönelik sistemli ve kararlı bir politikanın izlenmediği ve uygulamaların daha çok günün ekonomik ve siyasi koşullarına göre değiştiği belirlenmiştir. Buna bağlı olarak, tarım kesimine yönelik destekler zamanla ve üründen ürüne önemli değişiklikler göstermiştir. Çukurova bölgesinin izlenen tarımsal politikalar sonucu ortaya çıkan üretici transferlerinden yararlanma düzeyi ülke ortalamasının oldukça üzerindedir. Ancak, bazı yıllar bölgenin tarımsal sübvansiyonlardan yararlanma düzeyi, ülke ekonomisine katkısı oranında değildir. Diğer taraftan, bölgenin tarımsal sübvansiyonlardan yararlanma düzeyi oldukça kararsız bir gelişim göstermektedir. Bu durum destekleme politikalarının bölge tarımını yönlendirmedeki etkinliğini düşürmektedir.

Destekleme politikalarıTarım ekonomisiTarım fiyat politikası+3
M.necat Ören
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Tarsus ilçesi toptan üzüm fiyatları analizi

Tarsus İlçesi bağcılığı bağ alanı üretim miktarı yarattığı istihdam kapasitesi ve diğer olanaklarla Türkiye tarımında önemli bir yer işgal etmektedir. Tarsus İlçesi üzüm üretimi Türkiye sofralık üzüm üretiminin % 6- 7'sini oluşturmakta ve ilk turfanda çeşitleriyle iç ve dıs pazarlarda önemli bir potansiyele sahip bulunmaktadır. Bu araştırmada? Tarsus Beyazı ve Kardinal cinsi üzüm fiyatlarında meydana gelen değişmeler ve bunların nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Analizi yapılan üzüm fiyatlarında? 1983- 1992 yılları arasında çeşitli değişiklikler saptanmıştır. Bu değişikliklerin? yıl içinde? yıldan yıla ve haftalar itibariyle dalgalanmalar seklinde olduğu gözlenmiştir. Araştırma konusu olan üzümlerin fiyat trendleri? incelenen 10 yıllık dönemde, önemli derecede artma eğilimi göstermişlerdir. Ama? trendlerdeki yıllık artış miktarları? farklı oranlarda olmuştur. i. kalite Kardinal üzümü fiyat trendinde yıllık artış? % 53.33 ile en fazla? S. kalite Tarsus Beyazı üzümü fiyat trendinde ise, yıllık artış? % 41.80 ile en az düzeyde gerçekleşmiştir. İncelenen üzüm türlerinin aylık fiyatlarında? dönemlere göre büyük değişiklikler belirlenmiştir. Tarsus Beyazı ve Kardinal üzümünde en yüksek fiyatlar haziran ayında oluşmaktadır. Fiyat en düşük seviyesine ise? temmuz ve ağustos aylarında inmektedir. üretim döneminin başlangıcı olması nedeniyle, haziran ayında fiyat yüksek olmakta, ilerleyen haftalarda üretimin birden bire artmasıyla fiyat düşmektedir. Araştırmada? aylık fiyatların varyasyon katsayıları da hesaplanmış? böylece dalgalanmanın şiddeti istatistiksel olarak ifade edilmiştir. Buna göre? her iki çeşit üzümde en yüksek varyasyon katsayısı? haziran ayı için hesaplanmıştır. Bu ayda? en yüksek varyasyon katsayısı Tarsus Beyazında bulunmuş olup? 1. kalitede 25.79 2. kalitede 25.50 ile dalgalanmanın orta şiddette olduğu saptanmıştır. En düşükvaryasyon katsayısı ? yine Tarsus Beyazında eylül ayı fiyatlarında belirlenmiştir- Kardinal üzümü fiyatlarındaki dalgalanmanın da orta şiddette olduğu görülmüştür. Mevsimlik fiyat dalgalanmalarının Kardinal üzümünde özellikle haziran ayında yüksek olduğu saptanmıştır. Tarsus Beyazının ise? temmuz ve ağustos aylarındaki dalgalanma indeksleri daha yüksek hesaplanmıştır. Mevsimlik fiyat değişmelerine? bu ürünlerin üretimlerinin mevsimlik olması ? arzın iç ve dıs talebe göre ayarlanamaması ? üzümün depolama olanaklarının bulunmaması ve pazarlama sisteminde aksaklıkların bulunması yol açmaktadır. İncelen dönemde? Tarsus Beyazı üzümü aylık reel fiyatları» haziran aylarında normal fiyatın altında kalırken? temmuz? ağustos ve eylül aylarında bazı yıllar normal fiyatın üzerine çıkmıştır. Kardinal üzümünde ise? reel fiyatlar haziran ayında normal seviyenin üzerinde seyrederken temmuz ve ağustos aylarında normal seviyenin altında kalmıştır. Yıllık olarak yapılan reel fiyat analizinde? Tarsus Beyazında 1984? 1990 ve 1991 yıllarında reel fiyatın normal seviyenin üstünde? diğer yıllarda ise? altında kaldığı anlaşılmıştır. Kardinal üzümünde incelenen dönemin son 3-4 yılına ait reel fiyatlar? normalin üzerinde seyrederken? diğer yıllarda normalin altında kalmıştır. Analiz sonucunda? reel üzüm fiyatlarının? on yıllık süreçte? birkaç dönem dışında düşük düzeyde kaldığı görülmüştür. Haftalık bazda yapılan analizde? fiyatların hasat döneminin ilk haftalarından itibaren önemli oranda düştüğü saptanmıştır. Nitekim bazı yıllarda son haftadaki fiyat? ilk hafta fiyatının Si 15- Eö'sine kadar düşmüştür. Daha sonraki haftalarda ise? arz edilen miktarın durumuna göre? fiyatın bir miktar arttığı gözlenmiştir. Haziran aylarındaki fiyat dalgalanmalarının çok yüksek olması nedeniyle bu ay? ayrı olarak incelenmiştir. Bir önceki haftaya göre yapılan değerlendirmede? haziranın son haftasındaki fiyat azalışlarının diğer haftalardan daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonucun alınmasında? üzümün103 hasadının bu haftadan itibaren yoğunlaşmasıyla arz edilen miktarda meydana gelen artısın etkisi olmuştur» Araştırma konusu olan üzüm çeşitlerinin kendi aralarındaki i. ve S. kalite fiyat ilişkisinin yüksek olduğu saptanmıştır. Birinci ve S.kalite Tarsus Beyazı fiyatları arasındaki korelasyon katsayısı r=ö"8939 olarak bulunurken? 1» ve S. kalite Kardinal üzümü fiyatları arasındaki korelasyon katsayısı r=Ö"8914 olarak saptanmıştır. üzüm fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisini azaltmak* üreticinin gelir istikrarını sağlamak ? pazarlama masraflarını düşürmek ve tüketicinin ödediği parada üretici payını yükseltmek için pazarlama kooperatiflerinin teşvik edilmesinin yararlı olacağı sonucuna varılmıştır. Ayrıca; bazı dönemlerde yoğunluk kazanan üretimin? iç ve dıs piyasa fiyatlarını düşürmesini önlemek amacıyla? ilgili kuruluşlarca üretim planlamasına gidilmesi yönünde çalışmalar yapı İmal ıdır. Bu arada dıs pazarlarca aranan üzüm çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması yönünde çalışmalar artırılmalı ve % SO'îere varan üzüm artıklarını değerlendirmek amacıyla uygun tesisler kurulmalıdır. Bu çalışmada elde edilen sonuçların; hem üzüm üreticilerine? hem de diğer ilgili kişi ve kuruluşların faaliyetlerine ışık tutacağı tahmin edilmektedir.

Mersin-TarsusTarım ekonomisiToptan fiyat analizi+1
İsmail Ukav
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Avrupa Topluluğuna olası üyeliğinin tarım sektörü üzerine etkileri; Yunanistan örneği

VI öz Bu araştırmada Türk tarımı, Türkçe'de ve AT'da uygulanmakta olan tarım politikaları, Türk tarımının Avrupa Topluluğu Ortak Tarım Politikasına uyumu ve Yunanistan örneği incelenerek, Türkiye'nin Avrupa Topluluğuna olası üyeliğinin tarım sektörü üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye'nin olası üyeliğinin tarımsal üretimi artıracağı ve bu artışın FEOGA'ya ek bir yük getireceği belirlenmiştir. Topluluğun kendine yeterli olduğu ürün ve ürün gruplarında üretim düzeyinin aynı kalacağı ve hatta düşeceği ancak, kendine yetersiz olduğu Akdeniz ürünlerinde üretimin teşvik edileceği saptanmıştır. Geleneksel ihraç ürünlerinin yerini yağlı tohumlar ve sert buğdayın alacağı belirlenmiştir. Türk tarımı için, FEOGA'nın fiyat ve pazar politikası ile ilgili fonlarından çok, yapısal fonların önem kazanacağı anlaşılmıştır. Hayvan genotiplerinde bir iyileştirme ve verimliliği artırıcı tedbirler alınmadığı takdirde, bu üretim düzeyi ile topluluğa katılması durumunda Yunanistan'da olduğu gibi hayvancılık sektörünün gücünü önemli derecede kaybederek ithalatçı olunacağı sonucuna varılmıştır.

Avrupa TopluluğuTarım ekonomisi
İsmail Bülent Gürbüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili kentsel alanda hayvansal gıda tüketim yapısı

Bu çalışma, Adana kentsel alanda hayvansal gıda maddeleri tüketimi ile gelirin tüketim üzerine olan etkisi belirlenmek amacıyla yapılmıştır. Aynı zamanda, tüketim üzerine etkisi olduğu düşünülen tüketici özellikleri ile tüketicilerin satın alımına ve tüketimlerine etkisi olan zevk, tercih ve alışkanlıkları da incelenmiştir. Bu amaçla 200 aile ile anket yapılmıştır. Araştırma alanında, 1993 yılında, aileler ortalama gelirlerinin %11,2'sini oluşturan 8.161.247TL"sini hayvansal gıda maddeleri tüketimi için ayırmaktadırlar. Bu miktarın ?539,42'si et, %18,12'si süt mamulleri, £15,14'ü süt, %15,06"sı tavuk eti ve 9512,26'sı yumurta tüketimi için harcanmıştır. Gelir- harcama esneklikleri ise ette 0,60, sütte 0,38, süt mamullerinde 0,52, tavuk etinde 0,24, yumurtada 0,17 ve toplam hayvansal gıda maddelerinde 0,44 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Adana kentsel alanda anket yapılan ailelerin gelirleri arttıkça genellikle hayvansal gıda maddeleri tüketim miktarlarının arttığı ve gelir-harcama esnekliklerinin ise düştüğü saptanmıştır.

AdanaGıda tüketimiHayvansal ürünler+1
Belgin Hanta
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Sulamanın GAP alanında tarım sektöründe üretim yapısı, girdi, kullanımı, verimlilik ve işletme gelirleri üzerine etkileri

oz GAP alanında, sulu ve kuru koşullarda tarımsal üretim yapan 197 işletme, grup analizi ve faktör analizi tekniklerinden yararlanılarak, sosyo-ekonomik açıdan değerlendirilmişlerdir. Yatay kesit verilerinin kullanıldığı çalışmada, işletmelerin arazi tasarruf durumlarının, sermaye ve üretim yapılarının, girdi kullanımlarının, işletme giderlerinin bileşiminin ve işletme gelirlerinin önemli ölçüde işletmelerin sulu veya kuru olmaları ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Sulu işletmelerde, kuru işletmelere göre işgücü verimliğinin 4,8 kat, sermaye verimliğinin 3,6 kat ve arazi verimliğinin ise 5,2 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Mevcut koşullarda, sulu işletmelerin yapılan gözönüne alınarak, bölgede sulamanın gerçekleşmesi ile birlikte ortaya çıkabilecek sorunların giderilebilmesi için gerekli önlemlerin önceden alınması gerektiği ortaya konmuştur.

GAP bölgesiSulamaTarım ekonomisi
Aykut Gül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kırmızı et arz ve talebinin ekonometrik analizi ve kırmızı et sanayi yapısı ile işleyişinin incelenmesi

Bu araştırmada Türkiye'de kırmızı et ve ürünlerinin talep ve arzının ekonometrik analizi yapılmış ve kırmızı et sanayi yapısı ve sektörün işleyişi incelenmiştir. Araştırmada, "Zayıf Dağıtılabilirlik" kabulü altoda "Working-Leser" tam talep modeli DÎE "1987 HanehaHa Gelir ve Tüketim Anketi" çalışmasından elde edilen et grubu verilerine uygulanmıştır. Türkiye kentsel kesiminde gelir-harcama esneklikleri: toplam kırmızı et 0,98; sığır eti 0,76; dana eti 1,09; koyun eti 0,93; tavuk eti 0,92; sakatat 0,83; balık 1,16 ve et ürünleri 1,15 olarak hesaplanmıştır. Kırsal kesimde ise gelir-harcama esneklikleri kırmızı et için 0,96; tavuk eti 0,92; balık 0,88 ve et ürünleri 2,64 hesaplanmiştır. Araştırmada reel fiyatlarının artan bir eğilim içinde olduğu belirlenmiştir. Yapılan arz analiz çalışmasından kontrollü kesime BB hayvan arzının fiyat esnekliğinin -0,67 ve bir yıl gecikmeli hayvan varlığı esnekliğinin 0,20 olduğu hesaplanmıştır. Diğer yandan hayvan stok modeli üretici eline geçen reel fiyatların Türkiye'nin hayvan varlığını çoğaltacağım göstermiştir. KB hayvanların kontrollü kesime arzının fiyat esnekliği -0,61 ve bir yıl gecikmeli hayvan varlığı esnekliği 0,37 hesaplanmıştır. Büyüme modelinden Türkiye'nin BB hayvan varlığının yılda %3,5 azaldığı ve doğrusal trend modelinden de KB hayvan varlığının hızlı bir azalma eğilimi gösterdiği tesbit edilmiştir. Türkiye'de 1983-85 ve 1991- 93 yıllan arasında kırmızı et üretimi yılda ortalama %1,1'lik bir artış göstermiştir. Türkiye'de kırmızı et sanayiinin kesim kapasitesinin çok düşük düzeyde kullanıldığı, sektörün çalışabilir rekabet düzeyinde bulunduğu, işletmelerin çoğunluğunun bazı fiziki ünitelere (tam otomatik paketleme, rendering vb) sahip olmadığı, işletmelerin yeni ürün geliştirme düzeyinin düşük olduğu, işletmelerin tamuma yeterince önem vermediği, et sanayi işletmeleri ile tüketici arasındaki en önemli dağıtım zicirinin "sanayi-perakendeci- tüketici" şeklinde olduğu, işletmelerin ana hammaddeyi genellikle besicilerden tedarik ettiği, ana hammadde ve vergi hariç en önemli giderlerin başta iş gücü ve ikinci olarak da faiz olduğu tespit edilmiştir.

Ekonomik analizKırmızı etTarım ekonomisi
A. Ali Koç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bazı gıda maddelerinin talep analizi

Bu çalışmada 1970-1994 dönemini kapsayan 25 yıllık zaman serisi verilerinden yararlanılarak tek mal çalışması ve LA/AIDS modeli ile seçilmiş bazı gıda maddelerinin talepleri analiz edilmiştir. Tek mal çalışması ile ekmek, şeker, margarin, koyun eti, tavuk eti, sığır eti ve içme sütünün talepleri, LA/AIDS modeli ile de süt ve süt ürünleri grubunun (içme sütü, yoğurt, tereyağ ve peynir) ve et grubunun (koyun eti, sığır eti ve tavuk eti) talepleri analiz edilmiştir. Ekmek, şeker ve margarini içeren ürün grubları (ekmek ve unlu mamuller, şeker ve şekerli mamuller ve bitkisel yağlar) için gerekli olan veriler sağlanamadığından, bu ürünler yalnızca tek mal çalışması çerçevesinde analiz edilmiştir. Tek mal çalışması çerçevesinde yapılan talep analizinde tavuk eti, koyun eti, sığır eti ve içme sütü talep fonksiyonlarında otokorelasyon problemi ile karşılaşıldığından, bu fonksiyonlardan elde edilen esneklikler verilmemiştir. Türkiye'de gelir-talep esnekliği ekmek için -0,16, şeker için 0,42, margarin için 0,18 olarak hesaplanmıştır. Türkiye'de ekmek, şeker ve margarinin kendi fiyat-talep esneklikleri sırasıyla -0,22, 0,11 ve -0,04 olarak bulunmuştur. Türkiye'de süt ve süt ürünlerinin talebi LA/AIDS modeli ile tahmin edilmiş ve harcama esneklikleri süt için 0,96, yoğurt için 0,58, peynir için 0,43 ve tereyağ için 0,15 olarak hesaplanmıştır. Bu gıda maddelerinin fiyat-talep esneklikleri peynir için -0,96, içme sütü için -0,72, yoğurt için -0,60 ve tereyağ için -0,23 olarak bulunmuştur. ı Türkiye'de et grubu talebinin LA/AIDS modeli ile tahnıininde koyun eti (1,44) ve tavuk eti (1,12) gelir harcama esneklikleri l'den yüksek hesaplandığından gelir artışlarının, bu ürünlere yapılan harcamalarda büyük artışlara neden olacağı söylenebilir. Sığır etinin harcama esnekliği ise 0,67 olarak hesaplanmıştır Koyun eti, tavuk eti ve sığır etinin fiyat -talep esneklikleri ise sırasıyla -0,33, -0,14 ve -1,09 olarak hesaplanmıştır.

Gıda maddeleriTalep analiziTarım ekonomisi
Seda Ekinci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Toros dağ köylerinde yaşayan kırsal kadınların toplumsal yaşamdaki rolleri ve bu rollerle ilgili geleceğe yönelik beklentiler

öz Bu çalışmada Adana ve İçel İllerine bağlı dağ köylerinde yaşayan kırsal kadınların, tarımsal faaliyetlerde, aile işgücü ve/veya ücretli işçi, evde annelik, eş, evkadınlığı gibi toplumsal yaşamda sahip olduğu roller, bu rollerle ilgili sorunlar ve geleceğe yönelik beklentileri incelenmiştir. Ortalama aile genişliği 6,2 kişi olan araştırma alanında, kadınların hemen hemen tamamı tarımsal faaliyetlere katılmakta, bununla birlikte annelik ve ev işlerini de aynı anda yürütmektedir. Araştırma alanında kadın basma ortalama 2,4 çocuk düşmektedir. Dolayısıyla, kadınların hem ev içi, hem de ev dışı tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan ağır bir iş yükü altoda ezildiği söylenebilir. Araştırma alanındaki önemli bir diğer özellik ise, kadınların eğitim düzeyinin hem Türkiye geneli hem de kırsal kesim kadınlarına göre daha düşük olmasıdır. Araştırma alanında görüşülen kadınlardan okuma-yazma bilmeyenlerin oram %62,5'tir. Araştırma alanında kadınlar, toplumsal kurumlarda ikinci planda kaldıkları gibi, ev içinde de ikinci plandadır. Eşinin almış olduğu ekonomik ve sosyal kararlara katılımı sınırlı olup, genelde aile reisi ve yetişkin erkek çocuklardan sonra kendisine söz düşmektedir. Bununla birlikte, gerek ekonomik yetersizlik, gerek köy altyapısı, gerekse köy toplum yapısından kaynaklanan sınırlılıklara rağmen, kadınlar gelecekten umutlu olup, eşlerinden biraz daha anlayış, çocuklarından ise saygı görmeyi beklemektedirler. Kadınların yaşadıkları bu sınırlılıkları tek başlarına çözmeleri mümkün olmadığı için, gerek kamu gerekse özel kuruluşların kadınlara yönelik eğitim programlan hazırlamaları ve kadınları yönlendirmeleri gerekmektedir.

AdanaDağ köyleriKadınlar+4
Müge Kantar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlem piyasaları ve tarımsal ürün pazarlarında istikrar oluşturma olanakları

VI ABSTRACT Turkey had been adopted an export substitution policy before 1980. In 1980 Turkey has started a liberalization program. Since agriculture plays an important role in Turkish economy, Turkey is searching for new ways to cope with price fluctuation problem which is a common characteristic of agricultural production all over the world. Parallelling to this development during recent years "futures markets" became a widely discussed matter. And soon research and investigations were initiated in order to establish a cotton futures market in Izmir. Main logic and principles underlying futures markets concept evolved from trading practices in developed countries. Today futures markets are an essential part of risk transfer strategies in developed countries. Different groups of the society can benefit from these markets in these countries. Two primary purposes of the futures markets are price risk transfer and price discovery (CBOT.1990). Futures markets help price stabilization and hence have great contributions to agricultural economy. Therefore investigation of price stabilization possibilities offered by these markets has a great importance for countries such as Turkey. In this study necessary and sufficient conditions for a futures market to be successful were investigated in the context of Turkish economic and agricultural infrastructure. Also, several agricultural commodities were analyzed in order to determine their suitability for futures trading. Taking into consideration production regions and regional commodity trading volume some trade centers were suggested for establishment places for futures market. And finally, some measures were proposed in order to overcome the deficiencies observed.

Tarım ekonomisiTarım ürünleriVadeli işlem piyasaları
Aysel Akbay Özdeş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00