Trakya University
Discipline

Ortopedik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı

Trakya University

3

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

3 Theses
Master'sOpen AccessTR

Çene fonksiyonel limitasyon öölçeğinin türkçe kültürel adaptasyonu, geçerlik ve güvenirliği

ÖZET "Çene Fonksiyonel Limitasyon Ölçeğinin Türkçe Kültürel Adaptasyonu, Geçerlik ve Güvenirliği", Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ortopedik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2025 Giriş ve Amaç: Temporomandibular eklem disfonksiyonu (TMD), çene fonksiyonlarında kısıtlılığa yol açarak bireylerin günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkilemektedir. Fonksiyonel limitasyonun doğru değerlendirilmesi, tanı ve tedavi planlaması açısından önem taşımaktadır. Jaw Functional Limitation Scale (JFLS) bu amaçla geliştirilmiş bir ölçektir; ancak Türkçe uyarlanmış bir formu bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, JFLS'nin Türkçe çevirisini sağlamak, kültürel adaptasyonunu gerçekleştirmek ve TMD hastalarında geçerlilik ve güvenilirlik özelliklerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Çeviri ve kültürel adaptasyon süreci Beaton yöntemine göre yürütüldü. Çalışmaya TMD tanısı almış 100 yetişkin birey dahil edildi. Yapı geçerliliği Kaiser–Meyer–Olkin (KMO), Bartlett küresellik testi ve Açımlayıcı Faktör Analizi ile değerlendirildi. Yakınsak geçerlilik Mandibular Fonksiyon Bozukluğu Anketi (MFBA) ile Spearman korelasyon analizi kullanılarak incelendi. Güvenilirlik analizlerinde iç tutarlılık Cronbach alfa katsayısı ile, zamana karşı tutarlılık ise 30 kişiye iki hafta arayla uygulanan test–tekrar test yöntemi ile ve ICC değerleri ile değerlendirildi. Bulgular: Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin üç faktörlü bir yapı sergilediği ve toplam varyansın %57,7'sini açıkladığı görüldü. ÇFLÖ (Çene Fonksiyonel Limitasyon Ölçeği) toplam puanı ile MFBA skorları arasında yüksek düzeyde pozitif korelasyon bulundu (r = 0,885; p < 0,001). Ölçeğin iç tutarlılığı yüksek düzeyde olup Cronbach alfa değeri 0,915 olarak belirlendi. Test–tekrar test güvenirliği toplam skor için ICC = 0,951 olup mükemmel düzeyde kararlılık gösterdi. Sonuç: JFLS'nin Türkçe versiyonunun (ÇFLÖ) TMD hastalarında çene fonksiyonel kısıtlılığını değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin klinik uygulamalarda standardizasyonu destekleyerek değerlendirme süreçlerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çiğneme sistemi, temporomandibular disfonksiyon, anket/ölçek, güvenirlik ve geçerlilik, faktör analizi.

Siraç Nur Yıldırım
Trakya University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hafif düzeyde otizm tanısı alan çocuklarda farklı fonksiyonel beceriler arasındaki ilişkinin incelenmesi ve tipik gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırılması

Giriş ve Amaç: Çalışmada hafif düzeyde otizm tanısı alan çocukların el beceri hızı, fonksiyonel denge becerileri ve üst ekstremite görsel ve işitsel reaksiyon zamanı gibi farklı fonksiyonel becerilerin değerlendirilmesi; bu becerilerin birbirileriyle ilişkilerinin incelenmesi ve tipik gelişen çocuklarla karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Otizm Spektrum Bozukluğu grubunda 27 hafif düzey otizm tanısı alan çocuk ve tipik gelişen grubunda 35 tipik gelişen çocukla çalışma tamamlandı. Gruplar 7- 10 yaş çocuklardan oluşturuldu. Çocukların el beceri hızını ölçmek amacıyla 9 Delikli Peg Testi, fonksiyonel denge becerilerini ölçmek amacıyla Zamanlı Kalk Yürü Testi ve Pediatrik Denge Ölçeği, üst ekstremite görsel ve işitsel reaksiyon zamanını ölçmek amacıyla ise Light Trainer V3 cihazı kullanıldı. Bulgular: El beceri hızı ölçümlerinde her iki elde de OSB grubu daha yavaş performans sergiledi (p<0,05). Zamanlı Kalk Yürü Testinde OSB grubu daha yavaştı (p<0,001). Pediatrik Denge Ölçeğinde OSB grubu tipik gelişen grubuna göre daha kötü performans sergiledi (p=0,048). Üst ekstremite görsel reaksiyon zamanı değerlendirmesinde tercih edilen elde kaydedilen en uzun reaksiyon süreleri OSB grubundaydı (p=0,013). Destekleyici elde benzer performanslar kaydedildi. Uygulamanın tamamlanması OSB grubunda daha uzun sürdü (p<0,001). Üst ekstremite işitsel reaksiyon zamanı değerlendirmesinde her iki el için OSB grubunda tipik gelişen grubu kadar hızlı tepki süresi kaydedildi (p>0,05). Tercih edilen elde ölçülen ortalama süreler, en uzun süreler ve uygulamanın tamamlanması için geçen süre OSB grubunda daha uzun ölçüldü (p<0,05); uyaranın konumunu tahmin etmede OSB grubu daha fazla hata yaptı (p=0,002). Destekleyici elde ölçülen ortalama ve en uzun reaksiyon süreleri OSB grubundaydı (p<0,05); uyaranın konumunu tahmin etmede her iki grup benzer sayıda hatalar yaptı (p>0,05). Üst ekstremite hem görsel hem işitsel reaksiyon zamanı parametreleri ile 9 Delikli Peg Testi ve Zamanlı Kalk ve Yürü Testi arasında ortayla çok güçlü arasında değişen düzeyde pozitif yönlü; Pediatrik Denge Ölçeği arasındaysa ortayla güçlü arasında değişen düzeyde negatif yönlü ilişki olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç: Hafif otizm tanılı çocuklar tipik gelişen akranlarına göre el becerilerinde ve fonksiyonel denge becerilerinde belirgin şekilde güçlük çekmektedir. Bunun yanında ortalama olarak hafif otizm tanılı çocuklar ışığa tipik gelişen akranları kadar hızlı reaksiyon vermektedirler. Ancak sesli uyaranlara daha yavaş reaksiyon gösterirler ve sesli uyaranların geldiği yönü tahmin etmede daha fazla hata yapmaktadırlar. El becerisi ve fonksiyonel denge becerileri ile üst ekstremite ışıklı ve sesli uyaranlara gösterilen reaksiyon performanslarının birbirileriyle ilişkili olduğu görüldü. Sonuç olarak hafif otizm tanılı çocukların rehabilitasyon süreçlerinde ışık ve sese reaksiyon becerilerinin geliştirilmesine odaklanmak, bu çocukların el becerisi ve denge becerilerini geliştirmeye fayda sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Otizm spektrum bozukluğu, reaksiyon zamanı, motor beceri, görsel uyaran, işitsel uyaran

Tuğba Irgaş
Trakya University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üst ekstremite amputelerinde beden imajı ve normal yaşama yeniden katılımın incelenmesi

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada üst ekstremite amputelerinde beden imajı ve normal yaşama yeniden katılım düzeyinin incelenmesi, bu parametrelerin sosyodemografik özellikler, rehabilitasyon takibi, protez uyumu ve depresyon düzeyi ile ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız ampute grubu (n=26) ve kontrol grubu (n=26) olmak üzere toplam 52 birey ile yürütüldü. Amputelerde beden imajı parametresini değerlendirmek üzere Ampute Vücut İmajı Ölçeği'nin revize versiyonu, normal yaşama yeniden katılım düzeyi Normal Yaşama Yeniden Katılım İndeksi ve protez uyumunu değerlendirmek için Trinity Amputasyon ve Protez Deneyim Ölçeği kullanıldı. Beden imajı parametresini iki grup arasında karşılaştırmak üzere Çok Yönlü Beden Self İlişkileri Ölçeği, sağ-sol ayrımı testi ve iki nokta ayrım testi kullanıldı. Depresyon düzeyi ise Beck Depresyon Envanteri ile değerlendirildi. Bulgular: Üst ekstremite amputelerinde beden imajı ve normal yaşama yeniden katılım düzeyinin ilişkili olduğu görüldü (p<0,05). Ampute bireylerde beden imajı parametresi ve normal yaşama yeniden katılım düzeyinin, amputasyon cerrahisinin üzerinden geçen süre, protez uyumu ve depresyon düzeyi ile ilişkili olduğu bulundu (hepsi için p<0,05). Sağ-sol ayrım performansında ampute grubunda kontrol grubuna kıyasla doğruluk oranlarında düşme ve reaksiyon zamanlarında artma tespit edildi (p<0,05). Ampute grupta ipsilateral üst ekstremitelerinin iki nokta ayrım eşik değerlerinde artış bulundu (p<0,05). Beden imajı skoru ve depresyon düzeyi açısından gruplar arası anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Sonuç: Üst ekstremite amputelerinde beden imajı ve normal yaşama yeniden katılım düzeyi birbiri ile ilişkilidir. Üst ekstremite amputelerinin kendi bedenleri ile kurduğu ilişkinin derinleştirilmesine yönelik rehabilitasyon yaklaşımlarına ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: amputasyon, beden imajı, üst ekstremite

Rabia Sarıgül
Trakya University · Institute of Health Sciences
2025
00