Trakya University
TRAKYA

Trakya University

Edirne, Türkiye
Founded: 1982
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

1,002

Archived Theses

0

DOIs Assigned

4

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli çocukların psikolojik, sosyal ve duygusal özellikler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, üstün yetenekli çocuklar ile normal akranlarının duygusal zekâ, psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik, büyüklenmeci narsisizm, psikolojik dışlanma, sadakat ve yaşam doyumu düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca üstün yetenekli çocuklarda duygusal zekâ, psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik, büyüklenmeci narsisizm, psikolojik dışlanma, sadakat ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu konuda literatürde az sayıda çalışmaya rastlanılmış olması çalışmanın litearüre katkısını açısından değerini oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Türkiye'nin farklı bölgelerinden BİLSEM'lere devam eden 386 üstün yetenekli çocuk ile 411 normal gelişim gösteren akranları oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Rotterdam Duygusal Zekâ Ölçeği, Psikolojik Kırılganlık Ölçeği, Olumlu ve Olumsuz Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Revize Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Narsistik Hayranlık ve Rekabet Ölçeği, Ergenler İçin Sosyal Dışlanma Ölçeği, Bireysel ve Grup Sadakat Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde normal dağılım sergileyen verilere Bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi gibi parametrik testlerden yararlanılmıştır. Ayrıca Bayesian Çıkarım Analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi yapılmıştır ve önem düzeyi olarak p<.05 ölçüt alınmıştır. Üstün yetenekli çocukların duygusal zekâ, kendine yönelik olumlu mükemmeliyetçilik ve yaşam doyumu toplam puan ortalamaları normal gelişim gösteren akranlarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek çıkmıştır. Buna karşın üstün yetenekli çocuklarda sosyal dışlanma toplam puan ortalamaları normal akranlarına nazaran istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük çıkmıştır. Bu çalışmanın belki de en çarpıcı bulgularından biri üstün yetenekli çocuk ve ergenlerde büyüklenmeci narsisizmin normal akranlarından daha yüksek çıkmış olmasıdır. Duygusal zekâ ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide psikolojik kırılganlık, mükemmeliyetçilik ve sadakat aracı rollere sahiptir. Çalışma bulguları literatür ışığında tartışılmıştır.

Duygusal zekaYaşam doyumuÖzel yetenekliler eğitimi+2
Hakan Sarıçam
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

6. sınıf zihinsel yetersizliği olan öğrencilere fen öğretimi: Farklı yöntem ve tekniklerle zenginleştirilmiş 5E öğretim modeli

Fen bilimleri dersinin öğrencilerin çevrelerinde gerçekleşen olayları yorumlama ve bu olaylara sistematik çözümler bulmayı hedefleyen yönünün olduğu düşünülürse bireylerin hayatı için etkili bir şekilde fen öğrenmenin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin normal gelişim gösteren akranlarına göre öğrenme bakımından daha yavaş ve dezavantajlı şekilde öğrenme hızına sahip olduğu bilinmektedir. Bu öğrencilerin normal gelişim gösteren öğrencilerden farklılıkları göz önüne alındığında etkili fen öğretimi yapmanın öğrenci ihtiyaçlarına göre hazırlanmış olan ders materyallerinden, kazanımlardan ve ders içeriklerinden geçtiği söylenebilir. Bu araştırmada yöntem olarak eylem araştırması kullanılmıştır. Eylem araştırmalarında problemli bir durumun iyileştirilmesi ve bu duruma çözüm yollarının bulunması amaçlanmaktadır. Bu amaçla araştırmada 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Çanakkale Merkez Şemsettin Fatma Çamoğlu Ortaokulunda öğrenim gören üç hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrenci ile çalışılmıştır. Öğrencilere etkili fen öğretimi yapılabilmesi amacıyla öncelikle alanyazın taraması ve bu doğrultuda ihtiyaç analizi yapılmıştır. Ayrıca, ihtiyaçların belirlenerek ders planlarının hazırlanabilmesi için öğrenci, öğretmen ve velilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme verilerinin çözümlenmesi için içerik analizinden yararlanılmıştır. Ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda 5E öğretim modeli temelinde farklı öğretim yöntem ve tekniklerin olduğu ve özel öğretim yöntemlerinin de kullanıldığı ders planları oluşturulmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda, hafif düzey zihinsel yetersizliğe sahip öğrencilerin bilimsel içeriğin öğrenilmesini sağlamanın yanı sıra bilimsel süreç becerilerinin geliştirilmesi amacıyla ders planlarına çeşitli deney ve etkinlikler yerleştirilmiş olup bu içeriklerin içerisinde farklı bilimsel süreç becerilerine yer verilmiştir. Öğrenciler, uzman görüşleri doğrultusunda oluşturulmuş olan 'Madde ve Isı ünitesi Bilimsel Süreç Becerileri Testi' ve 'Madde ve Isı Ünitesi Akademik Başarı Testi' öntest olarak çalışmaya başlamadan önce uygulanmıştır. Öğrencilere araştırmacı tarafından hazırlanan ders planlarıyla öğretim uygulandıktan sonra 'Madde ve Isı Ünitesi Bilimsel Süreç Becerileri Testi' ve 'Madde ve Isı Ünitesi Akademik Başarı Testi' sontest olarak yeniden uygulanmıştır. Ayrıca araştırma sürecine ilişkin olarak öğrenci ve araştırmacı görüşleri ortaya konulmuştur. Çalışma sonucunda, öğrencilerin akademik başarılarında ve bilimsel süreç becerilerinde artış olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin araştırma esnasında karşılaştıkları öğretim sürecine ilişkin olarak olumlu ifadelerle durumu nitelendirdikleri görülmüştür. Bu bulgular doğrultusunda hafif düzey zihinsel yetersizliğe sahip öğrencilere fen öğretimi yapılırken alanyazında bulunan ihtiyaçlar ve öğrenci, veli ve öğretmen görüşleri doğrultusunda ortaya çıkan öğretimsel ihtiyaçlara göre ders planlayıp uygulamanın öğrencilerin fen akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine olumlu olarak katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin ders sürecine ilişkin olumlu fikirlere sahip oldukları da tespit edilmiştir.

Taner Küçük
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Boşnakça ve Türkçe deyimlerde organlar

Atasözleri ve deyimler sözlü edebiyatta önemli bir rol oynar ve dil sözlüklerinin ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Organ adları temel dilsel öğelerdir. Bu organ adlarıyla oluşturulan deyimler, vücut parçalarının kullanımı yoluyla bireyler arasında duygu, düşünce, kültür ve geleneklerin aktarılmasında etkili bir araç görevi görür. Dilbilim bu olgunun kanıtlarını sunmaktadır. Araştırmamızda, Boşnakça ve Türkçede organ adlarından yola çıkılarak oluşturulan deyimleri tespit etmeyi ve bu dillerin birbirlerini bu konuda ne ölçüde etkilediğini araştırmayı amaçladık. İlk olarak, belirlenen organ adlarıyla oluşturulan deyimleri karşılaştırdık ve Türkçe deyimler üzerine yapılan çalışmalarda tespit edilen özelliklere dayanarak Boşnakça deyimlerle ortak yönlerini veya farklılıklarını inceledik. İkinci olarak, bu deyimleri biçim ve anlam açısından, üçüncü olarak da duygularla ilişkili olarak inceledik. Kelimeleri organ adlarına göre kategorize ettik ve işlevsel başlıklar altında örnekler verdik. Kullanılan organ adlarının bu şekilde incelenmesi, gelecekteki çalışmalar için yol gösterici bir çerçeve oluşturacaktır.

Sümeyye Vural
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuinklorak herbisitinin ergin zebra balığı (Danio rerio, Hamilton 1822) solungaç dokusu üzerinde genotoksisitesi ve rosmarinik asitin koruyucu etkisi

Dünyada pestisitler içerisinde en fazla herbisitlerin kullanıldığı bilinmektedir. Ülkemizde de herbisit kullanımı her geçen gün artmakta ve bu artışla birlikte herbisitlerin çevre ve canlı organizmalar üzerindeki olumsuz etkileri de buna bağlı olarak artış göstermektedir. Kinolin karboksilik asit türevi olan kuinklorak (3,7-dikloro-8-kinolinkarboksilik asit); yeni, seçici bir oksin grubu herbisit olup, pirinç, çim alanları, buğday ve kimyasal nadasta kullanılmaktadır. Bu çalışmada, kuinklorak herbisitinin Zebra balığı üzerinde muamelesi ile solungaç dokularında, Rastgele Çoğaltılmış Polimorfik DNA (RAPD) yöntemiyle DNA hasarı ve Kantitatif Real Time PCR (qRT-PCR) ile antioksidan, oksidatif stres, gen onarımı, ısı şoku, hücre döngüsü kontrolü, apoptoz yolağı gibi belirli hücre savunma sistemlerinin etki mekanizmasının ortaya çıkarılması ve biberiye bitkisinden elde edilen Rosmarinik Asit'in (RA) kuinklorak herbisitinin toksik etkisine karşı koruyucu etki değerlendirilmesinin yapılması, kuinklorak herbisitinin doku üzerinde genotoksik etkisi ile RA'nın arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Zebra balıkları, kuinklorak herbisitinin ön çalışma sonrası belirlenen LC50 96 saat değerinin katlar halinde azalan konsantrasyonları ile sırasıyla 177,00 mg/L, 88,50 mg/L, 44,25 mg/L ve 100 μM RA ayrı ayrı ve en yüksek kuinklorak konsantrasyonu ile birlikte 100 μM RA+ 177,00 mg/L 48 saat boyunca muamele edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde RAPD profillerinde kuinklorak maruziyeti sonrası tespit edilen göstergeler, yüzde genomik kalıp kararlılığında (% GKK) değişim olduğunu göstermiştir. Kuinklorak maruziyeti sonrası en yüksek test konsantrasyonunda antioksidan (Cu-Zn SOD, Mn-SOD, GPX, GST, MT2), insülin benzeri büyüme faktörü (IGF2), ısı şok proteini (HSP70), hücre döngüsü kontrol noktası (P21Kip1 ve P27Kip1), DNA tamir (XPA, XPC ve XRCC3) ve apoptoz yolağı (P53, BAX, Kaspaz 3, Sitokrom C) genleri ifade düzeylerinde artış tespit edilmiştir. RA'nın en yüksek test konsantrasyonu ile birlikte uygulandığı muamele sonrası, kontrol grubuna benzer sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak, kuinklorak maruziyetinin Reaktif Oksijen Türleri (ROT) oluşumunu arttırmış olabileceğinden antioksidan savunma sistemi gen ifadelerinde artışa neden olduğu, DNA hasarını indüklediği, hücre döngüsü ilerlemesini kesintiye uğrattığı, DNA onarım sistemi gen ifadelerini arttırdığı, apoptotik yolağı tetiklediği tespit edilmiştir. RA'nın kullanıldığı test gruplarında, antioksidan etki mekanizmasına bağlı olarak, hücreleri toksik etkiden koruyarak sağkalımı indüklediği tespit edilmiştir.

Kezban Yıldırım
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Baş-boyun kanserli hastaların adaptif radyoterapisinde cone beam CT (CBCT) üzerinden yapılan planların dozimetrik değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Baş-boyun kanseri radyoterapisinde, hedef ve normal dokuların birbirine yakınlığından dolayı, yüksek doz gradyanları üretebilen yoğunluk ayarlı radyoterapi ve tedavi doğruluğunu arttıran görüntü kılavuzluğunda radyoterapi kullanılır. Tedavi sürecinde anatomik değişiklikler ve pozisyon hataları dozun hedef hacmine doğru bir şekilde verilmesini engeller. Cone Beam CT görüntülerinde anatomik değişiklikleri gidermek için rijit düzeltmeler yeterli olmadığı durumda, adaptif radyoterapi için değerlendirilir. Adaptif radyoterapi, tedavi değişimlerinin sistematik olarak izlendiği ve gerektiğinde tedavi planının yeniden optimize edildiği bir süreçtir. Adaptif radyoterapinin vazgeçilmez bir parçası olan Cone Beam CT görüntüleri, elde edilme biçimlerinden dolayı planlama CT görüntülerinden daha düşük kalitededir. Cone Beam CT görüntülerinin sahip olduğu artifaktlar nedeniyle, planların geometrik ve dozimetrik doğruluğu azalabilir, bu nedenle tedavi planlamalarında bu faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda, baş-boyun kanseri için radyoterapi alan 20 hastanın pCT görüntüleri üzerinden tedavi planları yapıldı. Cone Beam CT ve sentetik CT (sentetik CT: Cone Beam CT görüntülerinin deforme edilmesiyle elde edilen görüntüler) görüntüleri üzerinden farklı CT/ Cone Beam CT kalibrasyon teknikleri uygulandı ve hesaplatılan planlar arasında farkların tespiti amaçlandı. Ayrıca tüm tedavileri süresince çekilen haftalık Cone Beam CT görüntüleri üzerinde doz takibi yapıldı. Hastaların doz takibi planları üzerinden hedef hacim ve risk altındaki organ dozları değerlendirildi. Hesaplanan referans plan ile Cone Beam CT / sentetik CT planları arasındaki farklar gamma indeks kriterleri için değerlendirildi. Bulgular: Planlar referans plan ve gamma indeks kriterleri ile karşılaştırıldığında sentetik CT planların gamma analizinden geçme oranı daha yüksektir. Hastanın tedavi planı ve hastanın biriktirilen doz planı arasında PTV54 hedef hacmi doz farkı D%98 ve D%95 için sırasıyla %-3.88 ve %-1.57 bulundu. Tüm tedavi süresince sol ve sağ parotisin dozunda sırasıyla % 6.53 ve % 7.71 artış gözlendi. Boyun çapı değişimi ortalama 1.18±0.65 cm olarak bulundu. Sonuç: Sentetik CT'nin adaptif radyoterapi uygulamalarında kullanılabilirliği doğrulandı. Baş-boyun kanseri radyoterapisinde adaptif radyoterapi uygulamalarında, hedef hacmin ve riskli organların aldıkları doz takibi ve yeniden planlanması için en uygun zamanının 4.-5. haftalar olduğu bulundu. Ayrıca adaptif radyoterapinin hasta bazlı düşünülmesi sonucuna varıldı.

Yıldıray Özgüven
Trakya University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

AML-12 hücre hattında karmustin hepatotoksisitesi üzerine Phyllanthus amarus'un İn-vitro etkilerinin araştırılması

Giriş ve Amaç: Karmustin, glioma, glioblastoma multiform, medulloblastoma, astrositom, multipl miyelom, Hodgkin ve Hodgkin dışı lenfomanın tedavisinde kullanılan antineoplastik bir ajandır. Karmustin ile tedavi esnasında, serum transaminazlarında geçici yükselme, hepatotoksisite ve hastaların %5-20'sinde hepatik veno-tıkayıcı hastalık görülebilmektedir. Karmustin ile birlikte hepatoprotektif etkiye sahip olduğu bilinen P. amarus'un kullanılması ile sitotoksisitenin azaltılması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamız alpha mouse liver 12 hücre hattında Kontrol, Karmustin, PA, Karmustin+PA olacak şekilde dört grup olarak planlanmıştır. Hücre hatlarına uygulanacak madde konsantrasyonları 3-(4,5-dimetiliazol-2-yl)-2,5 difenil tetrozolyum bromid yöntemi ile belirlenmiştir. Oksidatif stresi belirlemek amacıyla süperoksid dismutaz, katalaz ve glutatyon enzim ekspresyon düzeyleri Gerçek Zamanlı PZR ile ölçülmüştür. Karmustin'in neden olduğu hepatotoksisite ve P. amarus'un bu hasar üzerindeki etkilerinde apoptoz yolaklarının rolünü değerlendirmek amacıyla Gerçek Zamanlı PZR analizi ile kaspaz-3, kazpaz-9, apoptotik proteaz aktive edici faktör-1, Bax, B-cell lymphoma-2, p53, ikincil mitokondri kaynaklı aktivatör/Düşük pI ile doğrudan IAP bağlayıcı protein, apopitoz proteaz aktive edici faktör-1, Topoizomeraz 1 ve Topoizomeraz 2 gen ekspresyonları incelenmiştir. Bulgular: Kontrole kıyasla Karmustin grubunda, süperoksid dismutaz (p<0,0001), katalaz (p<0,0001) ve glutatyon (p<0,0001) düzeylerinin artması antioksidan savunma sistemlerinin devreye girdiğini gösterdi. Apoptotik preoteaz aktive eden faktör-1 (p<0,0001) ve Bax (p<0,0001) ekspresyonun artması içsel yolaktan, Kaspaz-3'ün artması buna kaspaz-9'un eşlik etmemesi içsel yolaktan da apoptozun tetiklendiğini gösterdi. PA grubunda p53 artışı (p<0,0001) deoksiribonükleik asit hasarının bir göstergesi iken, Topoizomeraz 1 (p<0,0001) ve Topoizomeraz 2 (p<0,0001) artışları bu hasarın giderilmesinde rol oynarken, Bax (p<0,0001), apoptotik preoteaz aktive eden faktör-1 (p<0,0001) ve ikincil mitokontri kaynaklı aktivatör/ Düşük pl ile doğrudan IAP Bağlayıcı Protein (p<0,0001) artışı apoptozun tetiklendiğini göstermekle birlikte kaspaz-9 ve kazpaz-3 aktivasyonu gerçekleşmemiştir. Bu da bize P. amarus'un kısmen koruyucu etkisini ortaya koydu. Karmustin+PA grubunda glutatyon (p<0,0001) ve katalaz (p<0,0001) seviyelerindeki artış antioksidan sistemin aktive olduğunu, Topoizomeraz 1 (p<0,0001) mRNA seviyesinde artış olması deoksiribonükleik asit üzerindeki stresin sonucu olabilir. İkincil mitokontri kaynaklı aktivatör/ Düşük pl ile doğrudan IAP Bağlayıcı Protein (p<0,05), BAX (p<0,0001), kaspaz-3 (p<0,0001) artış ile B-cell lymphoma-2'deki (p<0,001) azalma hücrelerin içsel yolaktan apoptoza gittiği şeklinde yorumlanabilir. Sonuç: P. amarus'un karmustinin neden olduğu hepatotoksisitede kısmen koruyucu etkiye sahiptir. Ancak P. amarus ile ilgili farklı doz ve uygulama süreleri ile ilgili çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Apoptoz, hepatotoksik, karmustin, oksidatif stres, P. amarus Destekleyen Kurum: Bu çalışma, Trakya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Proje No: TÜBAP-2022/03.

Gül Ecem Şimşek
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00