
320
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Çamburnu (Trabzon/Sürmene) Tabiat Parkı ve civarında yetişen makrofunguslar üzerinde taksonomik bir araştırma
Bu tez çalıĢması, 2014-2016 yılları arasında Çamburnu (Trabzon/Sürmene) Tabiat Parkı ve civarından toplanan makrofungus örnekleri üzerinde yapılmıĢtır. Arazi çalıĢması sürecinde toplanan makrofungus örneklerinin doğal yetiĢme ortamlarında renkli resimleri çekilmiĢtir. Makrofungusların morfolojik ve ekolojik özelliklerinin yanı sıra örneklerle ilgili yöre halkından alınan bilgiler de kaydedilmiĢtir. Arazi ve laboratuvar çalıĢmaları sonucunda teĢhisleri yapılan örneklerin Pezizomycetes, Sordariomycetes, Agaricomycetes ve Dacrymycetes sınıflarına ait 11 takım, 36 familya ve 54 cins içerisinde dağılım gösteren toplam 88 makrofungus türü tespit edilmiĢtir. Bunların 36'sı yenen, 38'i yenmeyen, 14'ü ise zehirli özelliktedir. Tespit edilen makrofungus örnekleri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü Mikoloji AraĢtırma Laboratuvarında (VANF) saklanmaktadır. TeĢhisleri yapılan makrofungus türlerinin sistematikleri, askokarp veya bazidiyokarp resimleri, yenilebilirlik durumları, yayılıĢları ve diğer özellikleri de verilmiĢtir.
Duhok ilindeki futbol kulübü oyuncularının yaratıcı fikirleri ve motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, Duhok İlindeki Kulüp Antrenörleri ve Oyuncularının Yaratıcı Fikirleri ve Motivasyonlarının Başarıyla İlişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya gönüllü olarak katılan Duhok ilinde 2018-2019 sezonunda futbol kulüplerinde aktif olarak futbol oynayan amatör ve profesyonel sporcu 33 (%18,1) 17-20 yaş, 52 (%28,6) 21-24 yaş, 60 (%33,0) 25-28 yaş, 37 (%20,3) 29 ve üstü yaş olmak üzere toplamda 182 kişi katılmıştır. Çalışmaya katılan gönüllere yaratıcı düşünce ölçeği ve sporda motivasyon ölçeği uygulandı.Araştırmadan elde edilen verilerin normal dağılıma sahip oldukları belirlendikten sonra 2'li grup karşılaştırmaları için independent sample t testi, 2'den fazla gruplar için One-Way Anova testi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda yaratıcı düşünce yönünde pozitif bir ilişki görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak çalışmamız bulgularına göre yaratıcı düşüncenin motivasyonu pozitif yönde etkilediği yaratıcı düşünen kişinin motivasyonu da yüksek olabileceği söylenebilir. Bu bağlamda kişilerin yaratıcı düşünmesini sağlamaya yönelik eğitimlerin verilmesi motivasyonu da olumlu yönde etkileyebilir. Anahtar Sözcükler: futbol, motivasyon, yaratıcı düşünce
Duhok ilindeki futbol kulüplerindeki oyuncuların sağlık davranışı ve bunun demografik değişiklerle ilişkisi
Bu çalışmada, Duhok İlindeki Futbol Kulüplerindeki Oyuncuların Sağlık Davranışı ve Bunun Demografik Değişiklerle İlişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 35 (%18,1) 17-20 yaş, 55 (%28,4) 21-24 yaş, 64 (%33,1) 25-28 yaş, 39 (%20,2) 29 ve üstü yaş 193 gönüllü katılmıştır. Çalışmaya 83 (%43,1) bekar, 110 (%56,9) evliler oluşturmaktadır. Eğitim Durumlarına ait bulgular 22 (%11,3) ortaokul, 42 (%21,7) ilkokul, 104 (%53,8) lise, 23 (%11,9) lisans, 2 (%1,3) lisansüstü eğitim aldıklarını anlaşılmaktadır. Medeni duruma göre Sağlıklı Davranışına bakıldığında; bekar olanların Sağlıklı Davranışına ilişkin elde edilen puan (134,8) evli olanların ise (133,9) olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç görülmemiştir (p>0,05). Yaşa göre Sağlık Davranışına bakıldığında; 17-20 yaş (132,6±21,6), 21-24 yaş (133,4±22,6), 25-28 yaş (137,3±15,8), 29 yaş ve üstü (132,1±16,8) olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç görülmemiştir (p>0,05). Eğitim durumuna göre Sağlık Davranışına bakıldığında; Ortaokul (133,3±21,3), İlkokul (136,0±20,1), Lise (135,0±18,0), Lisans (128,0±20,9), Lisansüstü (145,5±19,0) olduğu görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak katılımcıların sağlık davranışları orta düzeyde bulunmuştur. Sağlık davranışları geliştirmek için, eğitim programları yapılmalı, Futbolcuların sağlık davranışları alt boyutlarında eksiklikleri belirlenmeli, yapılan eğitimlerin ise, faydalı geri dönütler verip vermediğinin bilimsel çalışmalarla belirlenmeli ve gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: futbol, sağlık davranış, demografik
Fen bilimleri öğretmenlerinin FeTeMM ve sosyobilimsel konular ile ilgili görüşlerinin incelenmesi
İçinde bulunduğumuz yüzyılın bir gerekliliği olarak, öğrenilecek bilgiler çok yönlü düşünerek, sorgulayarak mevcut bilgilerimizle yapılandırılarak elde edildiği düşünülmektedir. Bu becerilere sahip bireyleri yetiştirmek öğretim programlarının amaçları arasında bulunmaktadır. Bu öğrenci profilini elde ederken yapılması gereken ilk adım, Fen Bilimleri dersi ile diğer alanlar arasında disiplinler arası bir bağ kurabilmektir. Bu disiplinler arası yaklaşımlardan en fazla bağ kurulabilecek olanlar Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarıdır. Son yıllarda, disiplinler arası entegrasyonun sağlanabilmesi için Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişikliklerle birlikte, bu disiplinlerin derinlemesine öğrenilmesine olanak oluşturan, öğrenilen bilgilerin günlük yaşam ile ilişkilendirilmesini sağlayan ve 21.yy yaşam becerilerine olumlu etkileri olan FeTeMM eğitimi 2017 yılında öğretim programlarına dâhil edilmiştir. Bu eğitimin istenilen düzeyde başarılı olabilmesi için öğretmenlerin bu eğitim yaklaşımına yönelik görüş ve bilgilerinin araştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda araştırmanın ilk amacı fen bilgisi öğretmenlerinin FeTeMM eğitimi hakkındaki bilgi ve görüşlerinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Eğitim sisteminin daha da iyiye gidebilmesi için diğer önemli nokta fen bilimleri dersinde öğrenilen bilgilerin günlük yaşamda kullanılabilmesidir. Fen bilimleri dersinde öğrenilen Sosyobilimsel konular ile bu bilgilerin günlük kullanılmasını kolaylaştırmaktadır. Sosyobilimsel konular, öğrencilerin çevrelerinde gerçekleşen durumlarla iç içe olmalarını ve bu sayede onların dersi daha kolay anlamlandırmalarını sağlar. Bununla birlikte, Sosyobilimsel konular bireylerin sadece düşünmelerini ve tartışmalarını değil aynı zamanda sosyal gelişimlerine de katkı sağlamaktadır. Bu bakımdan öğrencilerin Sosyobilimsel konularda yeterli seviye gelebilmeleri için öğretmenlerin bu konulardaki bilgi ve görüşlerinin araştırılması gerekmektedir. Böylelikle bu çalışmanın ikinci amacı olarak, fen bilimleri öğretmelerinin Sosyobilimsel konular hakkındaki bilgi ve görüşlerin araştırılması olarak belirlenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi ise, Van İline bağlı Merkez ilçelerinde (Tuşba, İpekyolu ve Edremit) görev yapan 50 Fen Bilimleri öğretmenin gönüllü katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada veriler, açık uçlu anket, yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem tekniği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonrasında bulgular kendilerine ait kategoriler altında kodlanarak belirtilmiştir. Çalışma sonucunda Fen bilimleri öğretmenlerinin STEM ve Sosyobilimsel konular ile ilgili yeterli alan bilgisine sahip olmadıkları belirlenmiştir. Ayrıca onların STEM eğitimini ve Sosyo bilimsel konularını sınıf ortamlarında uygulamada zorluklar yaşadıkları gözlenmiştir. Özellikle, FeTeMM eğitiminde öğretim yöntem/stratejileri kullanmada ve öğrencilerin değerlendirilmesinde fen bilimleri öğretmenlerinin çoğunun yeterli olmadıkları bulunmuştur. Çalışma ile ilgili öneriler tartışılmıştır.
Resim sanatında mekân olgusu( Türk resim sanatında mekân açısından D grubu ressamları)
Resim sanatının tarihi gelişimi incelendiğinde, mekân olgusu her dönemde karşımıza çıkmaktadır. Resim sanatında mekânın gelişiminin dönemlere göre farklı biçimlerde yorumlanmış olduğunu görmekteyiz. M.Ö. 4500'e kadar uzana Mısır medeniyetinde inanç ağırlıklı olan sanat yapıtlarındaki mekan olgusu Yunan sanatında farklı bir boyut alırken, Ortaçağda farklı bir boyuta kavuşmuştur. Rönesans sanatında mekân bilimselliğe doğru yol alırken Modern dönem sanatında ise mekân olgusu parlaklığını yitirmeye başlamıştır. Resimde mekân olgusu, resmin biçimsel anlamda ele alınabilecek bir özelliği olduğu kadar, belli düşünce ve bakış açıları ile ilişkisi bakımından da bir inceleme konusu olduğunu görmekteyiz. Sanat alnında önemli olduğunu düşündüğümüz "Mekân" olgusunu araştırmak ve bunu Türk resim sanatına Batı sanatının güncel akımlarını getiren D grubu ile ilişkilendirmenin önemli olacağı düşüncesinden hareketle gerçekleştirdiğimiz "Resim Sanatında Mekân Olgusu (Türk Resim Sanatında Mekân Açısından D grubu Ressamları)" adlı bu araştırma literatür taraması şeklinde yapılmıştır. Araştırma için görsel ve yazılı kaynaklardan elde edilen veriler kullanılmıştır. Araştırmanın temel hareket noktası sanatsal, sosyal, teknik, düşünsel v.b. etkenler paralelinde konuya yaklaşmak ve Türk Resim Sanatında D grubu ressamların eserlerini analiz ederek mekân yönünde değerlendirmektir. Bu araştırmayı gerçekleştirirken, tezin giriş bölümünde, problemin tanımı yapılmış, çalışmanın amacı, önemi, kapsamı ve yöntemi açıklanmıştır. İkinci bölümde, kavramsal çerçeve bulunmaktadır. Burada Birnci alt başlık olarak olarak sanat ve mekân kavramaları ele alınmış olup mekân olgusunun resim sanatındaki varoluş çabası incelenmiştir. İkinci alt başlıkta resim sanatında mekân kavramını etkileyen sanat elemanları ele alınıp resim sanatında mekân oluşumuna katkılarından söz edilmiştir. Üçüncü alt başlık oılarak resim sanatında mekân kavramını etkileyen sanat ilkelerinin açıklamaları yapılmıştır. Dördüncü alt başlıkta çalışmada resim sanatında mekân olgusunun tarihsel gelişimine genel olarak bakılmış olup dönemler itibariyle mekân olgunun oluşum çabaları incelenmiştir. Beşinci alt başlıkta batılılaşma döneminde Türk resim sanatında mekân olgusu irdelenerek kavramsal çerçeve dahilinde dünyada ve ülkemizde gelişen ekonomik, sosyo–kültürel ve endüstriyel gelişmeler doğrultusunda resim sanatında mekân olgusunun oluşumunda hazırlayıcı faktörler ele alınmıştır. Altıncı alt başlıkta çalışmanın ana problemi olan Türk Resim Sanatında kırılma noktası sayılan batılılaşma dönemi faaiyetleri sonucu kurulan sanat hareketlerinden D grubu ressamlarının mekân açısından eserleri incelenerek ele alınmıştır. Araştırmanın yedinci alt başlığında ise çalıştığımız tez konusunda benzer ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Tezin üçüncü bölümde ise tezin bütün bölümlerin incelenmesi doğrultusunda genel değerlendirmesi yapılarak sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Yaptığımız araştırmada sonuç olarak, sanat tarihinin her döneminde sanatta mekân olgusu gündemde olmuştur. Türk resim sanatında batılılaşma hareketleri doğrultusunda kurulan D grubu, kendisini gerçekleştirme çabalarını devam ettirirken resim sanatında mekân olgusunu Kübist ve Konstrüktivist akımlarda aramışlardır. Soyutlamaya doğru yol alan bu akımların Rönesansta ortaya konan mekân olgusundan olabildiğince kaçtıkları ve resimde satıhlaşmaya yöneldikleri görülmektedir. Aynı yolda ilerlemeye çalışan D grubu ressamalrı da Rönesansın baştacı ettiği bilimsel perspektifi ikinci plana iterek soyut uygulamalarda mekan oluşturmaya ve iki boyutun eğemen olduğu kompozisyonlara yönelmiştir. D grubu iki boyutlu kompozisyonlara yönelirken esin kaynağı sadece Batı olmamıştır. Türk geleneksel sanatları iki boyutlu yönüyle D grubuna esin kaynağı olmuştur. Anahtar Sözcükler Mekân, Resim Sanatında Mekân, D grubu.
Evli bireylerde kendilik algısı, algılanan eş davranışları, ilişkide yükleme tarzları ve çift uyumu ilişkisinin incelenmesi
Son yıllarda, özellikle kadının iş dünyasında aktif olarak yer alması, eğitim, ekonomi ve sosyal alanlardaki değişmeler, aile kavramına yönelik bakış açısını değiştirmiştir. Bu değişimler evlilik ilişkilerini etkilemiş ve bu alanda yapılan çalışmaların sayısını arttırmıştır. Evlilik araştırmalarına özgün bir çalışma olarak eklenerek, evli bireylerin kendilerine, eşlerine ve evliliklerine yönelik farkındalıklarını artıracağı düşünülen bu çalışmanın amacı; evli bireylerin sahip olduğu kendilik algıları, eş değerlendirmeleri, yükleme tarzları ve çift uyumlarını çeşitli değişkenler açısından ele almaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşayan ve en az bir yıldır evli olan 376 kadın ve erkek birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, 'Demografik Bilgi Formu' (DBF), 'Evlilik Uyumu Ölçeği' (EUÖ), 'Sosyal Karşılaştırma Ölçeği' (SKÖ), 'Birtchnell Eş Değerlendirme Ölçeği' (BEDÖ) ve 'İlişkilerde Yükleme Ölçeği' (İYÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Normallik testleri ve uç değerleri belirlemek için Mahalanobis testi yapılmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılıkları analiz edilerek, araştırmanın amacı çerçevesinde; kendilik algısı, eş değerlendirme, yükleme tarzları ve evlilik uyumu arasında ilişkileri tespit edebilmek amacıyla Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Kendilik algısı, eş değerlendirme ve yükleme tarzlarının, evlilik uyumunun yordayıcıları olup olmadığını belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan kadın ve erkeklerin sadece eş değerlendirmeleri arasında cinsiyet açısından farklılaşma olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Evlilik uyumunun en güçlü yordayıcısının ilişkide yükleme tarzları alt boyutu olan sorumluluk olduğu, eş değerlendirmenin kontrolcülük ve kopukluk alt boyutlarının ise evlilik uyumu ile yüksek ilişkili olduğu bulunmuştur. Değişkenler arası ilişkilere bakıldığında, kendilik algısı ve eş değerlendirme alt boyutu olan güvenilebilirliğin evlilik uyumu ile pozitif yönde; eş değerlendirme alt boyutları olan kontrolcülük, kopukluk ve bağımlılığın ve ilişkide yükleme tarzları nedensellik ve sorumluluk alt boyutlarının ise evlilik uyumu ile negatif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Demografik değişken olan evliliği önerme/önermeme/kararsız kalma durumunun ise tüm değişkenler ile pozitif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve araştırmaya yönelik önerilere yer verilmiştir.
Van Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan piyano öğretmenlerinin piyanoda deşifre kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmada GSL'nde görev yapan piyano öğretmenlerinin piyano eğitiminde deşifrenin önemine ilişkin düşüncelerinin neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van İlinde görev yapan piyano öğretmenleri, örneklemini ise Van Tuşba GSL'nde görev yapan beş (5) piyano öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada "amaçlı örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, var olan bir durumun derinlemesine incelenmesini sağlayan nitel araştırma yöntemlerinden "durum çalışması" modeline dayalı olarak planlanmıştır. Araştırma verileri; piyano eğitiminde deşifre yöntemine yönelik öğretmenlerin düşünce ve varsa piyano eğitimi uygulaması süresince kullandıkları yöntemlerin tespit edilmesi amacıyla dokuz sorudan oluşan "yarı yapılandırılmış görüşme formu" ile toplanmıştır. Bu form araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Verilerin toplanması için öncelikle MEB'ten gerekli izinler alınmış ve VAN GSL'nde öğretmenlerle yüz yüze bire bir görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sırasında ses kayıt cihazı kullanılmış ve her görüşme yaklaşık 10-15 dakika sürmüştür. Araştırmanın veri kaynağı olan yarı yapılandırılmış görüşme formuna verilen cevaplar içerik ve betimsel analizi teknikleri yoluyla analiz edilmiştir. Veriler analiz edilirken öğretmenlerin ses kayıt cihazındaki görüşlerin dökümü bilgisayara aktarılmıştır. Öğretmenlerin görüşleri bilgisayara aktarılırken her öğretmene bir kod verilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri incelenirken, araştırmacı tarafından kodlar oluşturulmuş ve oluşturulan kodlar belirli temalar etrafında bir araya getirilmiştir. Daha sonra ikinci bir araştırmacı, bağımsız olarak bu görüşler üzerinde okumalar yapmış ve birinci araştırmacı tarafından oluşturulan kod ve temalara uygunluğunu yeniden incelemiştir. İki araştırmacının kodlamaları arasındaki tutarlılık yüzdeleri Miles ve Huberman (1994)'ın önerdiği formüle göre hesaplanmıştır. Bu formüle göre iki araştırmacının kodlamaları arasındaki tutarlık yüzdesi % 94 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, çalışmaya katılan öğretmenlerin görüşlerini mümkün olduğunca aktarabilmek için öğretmenlerin görüşlerinden doğrudan alıntılar yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesi sonucunda öğretmenlerin belirttikleri düşünceler, "Deşifre", "Uygulama", "Duyuşsal özellikler", "Öğrenci", "Piyano", "Fiziki şartlar", "Yöntem" ve "Deşifrenin yaptırılması" temaları kapsamında bir araya getirilmiştir. Araştırmanın bulgularından yola çıkarak, piyano eğitiminde deşifre tekniğinin gerekli, önemli ve faydalı olduğu, bu tekniğin öğrencinin piyano becerisini arttırdığı, öğrencilerin bu teknik sayesinde piyanoya karşı olumlu tutum geliştirdiği, piyano öğretilmesi sürecinde öğretmenlerin farklı kaynaklardan faydalandıkları, piyano ders saatinin az olduğu, piyano dersindeki öğrencilerin sayısının fazla olduğu, piyano çalışma odalarının ve piyano sayısının az olduğu sonucuna varılmıştır.
İlk ve ortaokul yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çalışma, Antalya ilinde ilk ve ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin çatışma yönetimi stilleri ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini Antalya ilindeki ilk ve ortaokulları yöneticileri, çalışma evrenini ise Serik ve Manavgat ilçeleri ilk ve ortaokul yöneticileri oluşturmaktadır. Serik ve Manavgat ilçelerinde 179 resmi ilk ve ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinden 241 kişinin katılımı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Trakya Üniversitesi Benlik Saygısı Ölçeği (TÜBSÖ)" ve "Rahim Örgütsel Çatışma Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma testi, t-testi, tek yönlü Anova testi, Tukey testi kullanılmıştır. Anlamlılık testinde 0.05 düzeyi esas alınmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda yöneticilerinin kullanmış oldukları çatışma yönetim stilleri ve benlik saygıları belirlenmiştir. Okul müdürlerinin kullanmış oldukları çatışma yönetim stilleri ve benlik saygısı ölçek değerleri; yaş, cinsiyet, branş, hizmet yılı, yönetici olarak hizmet yılı, gelir gurubu, okuldaki öğretmen ve destek personeli sayısı gibi değişkenler arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Bununla birlikte, okul müdürlerinin benlik saygısı ölçek değerleri ile çatışma yönetim stilleri arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analizi sonucunda okul müdürlerinin yaş, cinsiyet, branş, hizmet yılı, yönetici olarak hizmet yılı, lisansüstü eğitim durumu, gelir gurubu, okuldaki öğretmen ve destek personeli sayısı, yöneticilik ile ilgili eğitim gibi değişkenler çatışma yönetim stratejileri ile benlik saygısı arasında farklılıklar bulunmuştur.
Kuzey disiplini yapan bireylerde intensiv interval antrenmanlarının aerobik kapasite, bazı biyomotorik ve fiziksel özellikler üzerine etkisinin incelenmesi
İntensiv interval çalışmalar sporun bütün alanlarında faaliyet gösteren sporcuların verim ve başarılarının ve sporcular arasındaki kalitenin belirlenmesinde motor becerilerinin geliştirilebilmesi hususunda önemli çalışma yöntemlerinden biridir. Literatürde farklı spor alanları için yapılmış intensiv interval çalışmaları bulunmakla birlikte ülkemizde kayak sporuna ilişkin bu tip çalışmaların çok sınırlı olduğu ve 14-16 yaş grubu kayakçılar için bu tür bir çalışmanın yapılmadığı tarafımızdan anlaşılmıştır. Çalışmamız, Tunceli Gençlik ve Spor il müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Gençlik Spor kulübünde ve Munzur Kayak ve Doğa Sporları kulübünde lisanslı olarak kuzey disiplini takımında yer alan ve 14- 16 yaş aralığında olan 20 Deney ve 20 Kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 gönüllü sporcu ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan önce gönüllü olarak katılım sağlayan sporculara araştırmanın amacı, antrenman programları, ölçüm süreçleri hakkında gerekli bilgiler verilmiştir. Araştırmaya katılan sporcular sezonluk antrenman programına devam etmekte olup haftanın 6 günü antrenman yapmaktadır. Araştırmamızda kullandığımız testler 30m. Sürat, Otur Eriş Esneklik Testi, Flamingo Denge Testi, Durarak Uzun Atlama, Kalp Kanı Dolaşım Fonksiyonu Testi, Cooper testi, 30saniye Mekik, 30 Saniye Şınav, Dikey Sıçrama ( Anaerobik güç testi ) ve T- testleridir. Bu testlerden ön-test ve son-test olmak üzere iki kez veri elde edilmiştir. Verilerin istatiksel analizleri için non-parametrik testlerden olan Wilcoxon testi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tüm sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyine göre değerlendirildiğinde, 8 haftalık intensiv interval antrenmanı deney grubunda ön-test ve son-test ölçümlerinde istatiksel olarak anlamlı sonuçlar tespit edildiği görülmüştür. Normal antrenman programına devam eden kontrol grubunun 30m. Sürat testinde, otur-eriş esneklik testinde, flamingo denge testinde, kalp kanı dolaşım fonksiyonu testinde, Cooper testinde, 30saniye şınav-mekik testinde ve dikey sıçrama anaerobik güç testinde anlamlı bir sonuç tespit edilmez iken durarak uzun atlama testinde anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnterval Antrenman, Kuzey Disiplini, Aerobik Kapasite, Biyomotorik Özellikler
U 18, U 21 ve büyükler kategorisindeki lisanslı kayakçılar ile spor yapmayan bireylerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması
Lisanslı olarak kayak sporu yapan bireyler ile hiç spor yapmayan bireylerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılmasının incelendiği bu çalışmada amacımız kayak sporunun sosyal becerilere olan etkisini araştırmaktır. Çalışmada örneklem seçimi oranlı küme örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada düzenli olarak kayak sporu yapan bireylerle spor yapmayan bireyler arasındaki sosyal beceri düzeyleri incelenmiştir. Kars ili Sarıkamış ilçesinde ikamet etmekte olan 104 lisanslı kayakçı ve 98 hiç spor yapmayan bireylere Riggio (1986) tarafından geliştirilen ve Yüksel (1988) tarafından Türkçeye uyarlanan ''Sosyal Beceri Envanteri'' uygulanmıştır. Veri seti parametrik olma durumunda t-testi ve Anova, Nonparametrik olma durumunda Mann Whitney-U, Kruskal-Wallis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda; Kayak yapan sporcuların, kayak yapmayanlara göre Sosyal becerilerinin daha yüksek olduğu, bunun farklılığın spor yapma yılı ve spor yapma süresiyle farklılık gösterdiği istatistiki olarak bulunmuştur.