
540
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Fluoroquinolones resistance genes study and bioaccumulation of copper and cadmium by Stenotrophomonas maltophillia isolated from different sources
In this study, six hundred and ten samples were collected from different sources including sewage water, remnants of litter and hospital environment in Erbil city during the period between, forty eight isolates of Stenotrophomonas maltophillia were identified by cultural, morphological characteristics, biochemical tests, Vitek2 system and polymerase chain reaction (PCR) technique, through amplification of 23S rRNA after genome extraction from all isolates of Stenotrophomonas maltophillia. Antibiotic sensitivity tests for all 48 isolates were done by using nine different antibiotics such as Ampicillin, Chloramphenicol, Amikacin, Trimethoprime, Ciprofloxacin, Gentamicin, Erythromycin, Levofloxacin and Ceftazidime. According to the resistance pattern, they were classified into thirty eight groups with variation in their resistance to tested antibiotics, in which isolates S16 and S25 were showed high resistance (77.7 %) to antibiotics under study, these isolates consider multi drug resistance. Ciprofloxacin was more effective than the other antibiotics on Stenotrophomons maltophillia (100 % sensitive). Stenotrophomonas maltophillia more important between to remove or absorb of copper and cadmium in 25 °C at pH 7 after 72 hours incubation. Agarose gel electrophoresis was performed to determine the presence of the CopA and CadA genes responsible for the absorption of copper and cadmium. ParC, SmeD, GyrA, SmeE and SmeF genes were detection that responsible for fluoroquinolones resistance. Temperature at 46°C and pH 9 were cured two plasmids that Amikacin changed from resistance to sensitive. While elevated temperature 46°C with pH 9 combined were cured three plasmids, Amikacin and Trimethoprime changed from resistance to sensitive. That appear genes responsible for Amikacin and Trimethoprime resistance located on the plasmid DNA, agarose gel electrophoresis was done to confirm the curing process. Temperature at 46°C and pH 9 were used as curing agent from selected isolate. The results revealed that two plasmids from S25 were cured in which Amikacin. Keywords: Bioaccumulation, Cadmium, Copper, Fluoroquinolones resistance Stenotrophomonas maltophillia
Stokastik ısı denklemlerinin çözümlerinin patlaması
Bu tez çalışmasında, doğrusal olmayan stokastik dalga ve ısı denklemi çalışılmıştır. Bu amaçla ilk bölümde stokastik dalga ve ısı denklemi ve tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde çalıştığımız stokastik dalga ve ısı denkleminin literatür bildirişleri verilmiştir. Üçüncü bölümde ise tez boyunca kullanacağımız temel matematiksel tanım, teorem ve lemmalar hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde, stokastik dalga ve ısı denklemlerinin çözümlerin patlaması (blow-up) ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Beşinci bölümde daha önceden çalışılmış parabolik tip doğrusal olmayan stokastik ısı denklemi uygun enerji eşitsizlikleri kullanılarak çözümün patladığı (blow-up) gösterilmiştir. Altıncı bölüm bu tezin orijinal kısmıdır. Doğrusal olmayan stokastik dalga denkleminin çözümünün patladığı incelenmiştir. Çalışmamızda uygun enerji eşitsizlikleri kullanılarak çözümün sonlu ve sonsuz zamanda var olup olmadığına bakılmıştır. Yedinci bölümde elde edilen sonuçlar özetlenmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
Halk elinde yetiştirilen Tatvan heriği (Hamdani X Akkaraman melezi) koyunlarının döl, süt ve yapağı verimi özellikleri
Bu tez çalışmasında, Tatvan Heriği (Hamdani x Akkaraman melezi) koyunlarının döl, süt ve yapağı verimi özellikleri incelenmiştir. Hayvan materyalini, Bitlis iline bağlı Yoncabaşı köyünde 150 baş koyun ve bunlardan elde edilen kuzular oluşturmuştur. Her koyuna ait kirli yapağı gömleği ve canlı ağırlığı 100 g'a duyarlı elektronik dijital baskül ile tartılarak koyunların kirli yapağı ağırlığı ve kırkım sonu canlı ağırlığı belirlenmiştir. Daha sonra, analize yetecek miktarda ve örnek alma tekniğine uygun bir şekilde sürüden şansa bağlı seçilen 45 baş koyunun sağ omuz ve son kaburga bölgesinden yapağı numuneleri alınarak uygun numune poşetlerine bırakılmıştır. Tatvan Heriği koyunlarında belirlenen döl verim özelliklerinden; gebelik oranı % 96.67, kısırlık oranı % 3.33, yavru atma oranı % 2, kuzulama oranı % 94.67 ve ikizlik oranı % 11.97 olarak bulunmuştur. Koçaltı koyun başına doğan kuzu sayısı (KAKBDKS) 1.06, doğuran koyun başına kuzu sayısı (DKBDKS) 1.12 ve150. gündeki yaşama gücü % 100 olarak tespit edilmiştir. Kuzularda ortalama doğum ağırlığı 3.05±0.03 kg, koyunların doğumdaki ortalama canlı ağırlığı 56.93±0.62 kg ve gebelik etkenliğine ilişkin ortalama ise 6.34±0.02 kg olarak saptanmıştır. Tatvan Heriği koyunlarında En-Küçük Kareler ortalamaları, laktasyon süt verimi için174.50±0.58 l ve laktasyon süresi için 221.77±1.57 gün olarak tespit edilmiştir. Kirli yapağı verimine ilişkin genel ortalama 2.51±0.04 kg olarak bulunmuştur. Kırkım sonu canlı ağırlığın genel ortalaması 64.97±0.27kg olarak belirlenmiştir. Yapağı randımanına ilişkin genel ortalama % 71.44±1.08 olarak tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Canlı ağırlık, Döl verimi, Kırkım, Laktasyon süt verimi, Tatvan Heriği, Yapağı randımanı.
Karbontetraklorür(CCl4) ile deneysel oksidatif stres ve karaciğer harabiyeti oluşturulan sıçanlarda alıç(Crataegus orientalis) bitkisinin meyve liyofilize ekstraktının karaciğer koruyucu ve antioksidan rolünün araştırılması
Bu çalışmada, karbon tetraklorür (CCl4) ile deneysel karaciğer harabiyeti ve oksidadif stres oluşturulan sıçanlarda (Wistar albino) alıç (Crataegus orientalis) (CO) meyve liyofilize ekstraktının farklı dozlarda karaciğer hasarı üzerine koruyucu etkileri ile antioksidan rolü araştırıldı. Ratlara uygulanan 21 günlük muameleler sonunda: bitki ekstresinin koruyucu göstergesi olarak aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), laktat dehidrogenaz (LDH) serum enzim seviyeleri, lipit profili [trigliserit (TG), total kolesterol (TC)], kreatinin (CRE) ve üre düzeyleri belirlendi. Diğer yandan bitki ekstresinin antioksidan rolü için eritrosit, beyin, böbrek ve karaciğer dokusu örneklerinde paraoksonaz (PON1), katalaz (KAT), süperoksid dismutaz (SOD), glutatyon peroksidaz (GSH-Px), glutatyon S-transferaz (GST) enzim aktiviteleri ve redükte glutatyon (GSH) seviyeleri gibi antioksidan savunma sistemi unsurları (AOSU) ile malondialdehit (MDA) düzeyleri tespit edildi. Elde edilen sonuçlara göre, AST, ALT, LDH değerleri CCl4 grubunda normal kontrol'a (NK) göre anlamlı (p≤0.05) artışlar olurken, ekstrakt verilen gruplarda CCl4 grubuna göre anlamlı (p≤0.05) azalmalar olduğu tespit edildi. Tüm grupların AOSU'daki dalgalanmalarla birlikte, CCl4 grubunun doku MDA düzeyleri NK grubuna göre istatistiki açıdan anlamlı (p≤0.05) düzeyde artarken, söz konusu çoğu parametrelerde ekstrakt verilen gruplarda NK grubu değerlerine yakın düzeye çekildiği kaydedildi. Sonuç olarak; alıç meyvesi ekstraktının karaciğer hasarına bağlı gelişen komplikasyonlara karşı antioksidan ve karaciğer koruyucu etkilerinin mevcut olabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Antioksidan, Crataegus orientalis Karaciğer koruyucu, Karbon tetraklorür, Sıçan
Çelik tüp içine lif katkılı beton doldurulmuş kısa kompozit kolonların davranışlarının incelenmesi
Bu tez çalışmasında, kare en kesitli aynı uzunluk/çap oranına sahip içi boş, içi sade veya lif katkılı beton dolu kısa kompozit kolonların eksenel yük, süneklik ve tokluk kapasiteleri karşılaştırılmıştır. Bu amaçla karbon çelik (CS), paslanmaz çelik (SS) ve alüminyum (AL) türlerinde 99 adet kolon hazırlanmıştır. Kolon en/boy/yüksekliği 100 mm/100 mm/ 250 mm, et kalınlıkları 2 mm, 3 mm ve 4 mm olarak seçilmiştir. Kolonlara basınç dayanımı 30 MPa ve 70 MPa olan sade ve hacimce %0.5 ve %1.5 oranında lif katkılı betonlar doldurulmuştur. Lif katkısı olarak çelik ve sentetik lifler seçilmiştir. Çelik lifler tekli olarak veya çelik ve sentetik lifler karma (hibrit lif ) olarak kullanılmıştır. Tüm kolonlar eksenel yük altında test edilmiştir. Deneylerde elde edilen sonuçlarla çeşitli karşılaştırmalar yapılarak kolonların burkulma modları, süneklik, eksenel yük taşıma ve tokluk kapasiteleri gibi davranışları incelenmiştir. Ayrıca kolonların eksenel yük altındaki davranışlarını daha iyi açıklamak amacıyla tanımlanan beton katkı oranı (CCR), süneklik indisi (DI) ve dayanım artış indisi (SI) gibi parametreler anlatılmıştır. Sonuç olarak, tüm içi boş AL, CS ve SS kolonlara beton doldurulmasının, yerel burkulmaları engellediği, süneklik, eksenel yük taşıma ve tokluk kapasitelerinde önemli oranda artış sağladığı görülmüştür. Beton karışımlarına liflerin ilave edilmesi ise kolonların eksenel yük taşıma kapasitelerine etkisinin sınırlı olduğu ancak CS ve SS kolonlarının süneklik ve tepe yükü sonrasındaki tokluk kapasitelerinde önemli oranda artışlara neden olduğu görülmüştür. Buna ek olarak, hibrit lifli kolonlar çelik lifli kolonlardan daha yüksek süneklik ve tokluk kapasitesine sahip oldukları görülmüştür.
Sarıseki (Kastamonu-Taşköprü) bakır mineralizasyonu ve ilişkili metasedimanter kayaçların jeolojik özellikleri
Bu çalışma; Kastamonu-Taşköprü-Sarıseki Cu mineralizasyonu ve ilişkili metasedimanter kayaçların jeolojik özelliklerinin araştırılmasını kapsamaktadır. Çalışma alanı, Orta Karadenizde Jura yaşlı Çangaldağ Metamorfik Kompleksi içerisinde yeralır. Çalışma alanında düşük yeşilşist fasiyesi metamorfizması geçirmiş fillit ve kloritşistler egemen litolojik birimleri oluşturur. Fillit ve şistler içinde limonitleşme, silisleşme, hematitleşme yaygın görülen alterasyonlardır. Oksidasyon zonlarındaki malahit, azurit gibi mineral oluşumları bakır mineralizasyonuna ait cevherleşme izleri olarak gözlenmektedir. Fillitler içinde masif pirit laminasyonlarının izlenmesi, pirit tanelerinin arasına yerleşmiş kalkopirit minerallerinin varlığı, masif sülfid mineralizasyonu bulguları olarak değerlendirilmiştir. Alterasyon alanı üzerinde gerçekleştirilen yarma ve toprak jeokimyası çalışmaları neticesinde elde edilmiş bulgular (cevherleşmenin yankayaç özellikleri, cevher ve yan kayaç ilişkisi, cevher özellikleri) Sarıseki bakır mineralizasyonunun, sedimanlar içine yerleşmiş bir masif sülfid cevherleşmesi olduğunu gösterir. Sarıseki bakır minerilizasyonu, bölgede daha önce keşfedilmiş olan, Hanönü, Cozoğlu ve Zeybek Cu yatakları gibi, Besshi-Tipi Masif Sülfid Cevherleşmelerine benzer özellikler sergilemektedir.
Synthesis of novel benzothiophene derivatives via cyclization reactions
Benzothiophenes and their derivatives have been gained big importance as important candidates for pharmaceutical applications since they show remarkable analgesic, antibacterial, anti-inflammatory, antiparasitic, antifungal, hypoglycemic, antitumor and anticancer activities. They have also essential compounds for agrochemical and material sciences. Different kind of synthetic methods were employed for the synthesis of benzothiophene structures in literature. Moreover, they have been isolated from different kinds of plants and used to treat different type of diseases for many years. In the present study, a novel methodogies were investigated for the synthesis of anisole substituted benzothiophene derivatives. A variety of organic reactions were performed for the formation of desired benzothiophenes such as, Pd-catalyzed Sonogashira Coupling Reactions, Electrophilic Cyclization Reactions and Stille Coupling reactions. All synthesized compounds were characterized by using 1H-NMR, 13C-NMR, IR and HRMS. Key words: Benzothiophenes, Cyclization reactions, Sonogashira coupling reactions.
MWCNT destekli rodyum nanokümelerinin sentezi tanımlanması ve hidrazin boranın hidrolizi için reaksiyon kinetiğinin incelenmesi
Bu çalışmada, MWCNT yapısında kararlaştırılmış rodyum(0) nanopartiküllerinin hazırlanmasını, tanımlanmasını ve hidrazin-boranın hidroliz tepkimesindeki katalitik etkinliklerinin incelenmesini sunuyoruz. MWCNT yapısında kararlaştırılmış rodyum(0) nanopartikülleri, rodyum (III) klorürün hidrazin-boranın hidrolizi tepkimesinde eş zamanlı (tepkime içi) indirgenmesi ile hazırlandı. Bu şekilde hazırlanan rodyum(0) nanopartikülleri katı olarak izole edildi ve indüktif olarak çiftleşmiş plazma-optik emisyon spektroskopisi (ICP-OES), geçirimli elektron mikroskopisi (TEM), X-ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS) teknikleri kullanılarak tanımlandı. MWCNT yapısında kararlaştırılmış rodyum(0) nanopartiküllerinin katalitik etkinliği ile bu katalizörün varlığında hidrazin-boranın hidrolizi tepkimesinin kinetiği, farklı katalizör ve substrat konsantrasyonuna ve sıcaklığa bağlı olarak çalışıldı. Hidrazin-boranın hidroliz tepkimesine ilişkin hız kanunu ve aktivasyon parametreleri Arrhenius aktivasyon enerjisi (Ea), aktivasyon entalpisi (ΔH#) ve aktivasyon entropisi (ΔS#)), elde edilen kinetik veriler kullanılarak hesaplandı.
Etkin bir katalizör olan aktif C destekli Rh nanokümelerinin N2H4BH3'ın hidrolizinde katalitik performansının incelenmesi
Bu çalışmada, aktif karbon (C) üzerine Rodyum(0) nanokümeleri, sulu fazda rodyum(III) tuzunun katı destek maddesi olan aktif karbon (C) yüzeyine depolanmasıyla uygun indirgeyicilerden sodyum borhidrür (NaBH4) kullanılarak indirgenmesiyle oluşturuldu. Rodyum(0) nanokümelerinin hazırlanmasında izlenen deneysel yöntem; parçacık büyüklüğü, sıcaklık, çözücü ve indirgeyici parametreleri kullanılarak işlemler gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen işlemler sonucunda elde edilen katı katalitik malzeme, indüktif olarak çiftleşmiş plazma-optik emisyon spektroskopisi (ICP-OES) geçirimli elektron mikroskopisi (TEM), X-ışınları fotoelektron spektroskopisi (XPS), toz-X ışınları kırınımı (P-XRD) gibi ileri analitiksel yöntemler kullanılarak tanımlandı. Aktif karbon(C) yapısında kararlaştırılmış Rh(0) nanoparçacıklarının katalitik etkinliği ile Rh@C katalizörü varlığında hidrazin boranın (N2H4BH3) dehidrojenlenmesi tepkimesinin kinetiği; farklı substrat ve katalizör derişimine ve sıcaklığa bağlı olarak incelendi. Hidrazin-boranın dehidrojenlenme tepkimesine ait hız eşitliği ve aktivasyon parametreleri (Arrhenius aktivasyon enerjisi (Ea), aktivasyon entalpisi (ΔH#) ve aktivasyon entropisi (ΔS#) değerleri), deneysel çalışmalardan elde edilen kinetik veriler kullanılarak hesaplandı.
Normal, multinomial, üssel (exponential) ve gamma dağılım gösteren veri yapıları ve eksik veri tiplerinde (MCAR, MAR, MNAR) tamamlama algoritmalarının parametre tahminleri üzerine etkileri
Eksik veri problemi araştırmacıların istatiksel analiz yaparken sürekli karşılaştıkları sorunlardan biridir. Eksik veri, çalışmayı yürüten bireyden, verisi toplanan kişilerin bilerek cevap vermemesinden, verilerin gözlenememesinden, veriyi kaydetmek için kullanılan ekipmanlardan ve bunun gibi nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Verinin eksik olmasındaki en büyük sorun hemen hemen tüm istatistiksel analizler için eksiksiz bir veri setine ihtiyaç duyulmasıdır. Çalışmada dört dağılım türüne göre veriler üretilmiş, bu veriler eksik veri mekanizmaları olan MCAR, MAR ve MNAR tiplerine göre belli oranlarda eksiltilmiş ve bu eksiltilen veriler eksik veri analiz yöntemlerine göre tamamlanmışlardır. Türetilen veri, eksiltilen veri ve tamamlanan verilerin parametreleri hesaplanmış ve çıkan bu değerlerin karşılaştırmaları yapılmıştır. Sonuçta çoklu atama yönteminin diğer yöntemlere göre daha etkin ve tarafsız parametre tahminleri yaptığı tespit edilmiştir.