
284
Archived Theses
2
DOIs Assigned
1%
DOI Rate
Discipline
İlköğretim müfettişlerinin görevleri ile ilgili hizmetlerinin yürütülmesi sırasında karşılaştıkları sorunlar
B u araştırm anın am acı İstanbu l ili ilkö ğretim m ü fettişlerinin alg ılarına dayalı o larakilkö ğretim m ü fettişlerinin gö revleri ile ilg ili h izm etleri yürütürlerken karşılaştık ları tem elso runları o rtaya çıkarm ak tır.B u araştırm ada genel tarama modeli kullanılm ıştır. V eri to plam a aracı o larak 40m addelik beşli lik ert tip i ö lçek u ygu lanm ıştır. Ö lçeğ in geçerliğ i u zm an gö rüşleriyle,güvenirliğ i bö lü nm üş test çö züm lem eleriyle sağ lanm ıştır.A raştırm anın evrenin i İstanbu l İl M illi E ğ itim M üd ürlüğü bü n yesind e 2005-2006ö ğretim yılınd a gö rev yap an ilkö ğretim m ü fettişleri o lu şturm aktad ır. A raştırm aya anketso ru ların ı tam o larak cevap layan 16 9 ilkö ğretim m ü fettişi k atılm ıştır.A raştırm ada veri to plam a aracı o larak araştırm acı tarafınd an geliştirilen ank etku llanılm ıştır. A nketle elde ed ilen verilerin çö zü m lenm esi için istatistik sel teknik o larakaritm etik o rtalam a, standart sap m a, t testi, tek yö nlü varyans analizi ve T ukey H S D testiu ygu lanm ıştır. T ü m analizler SPSS 13.0 istatistik paket pro gram ı ku llanılarakgerçek leştirilm iştir.A raştırm a so nuçlarına gö re, ilkö ğretim m ü fettişlerinin teftiş ve değerlend irm e, rehberlik,m eslek i yard ım ve işbaşında yetiştirm e, incelem e ve araştırm a, so ruşturm a gö rev leriniyürütürken az sayılabilecek düzeyde so runla k arşılaşm aktad ır. M ü fettişlerin sö z ko nusugö revler arasınd a gö receli o larak en fazla ?rehberlik, m eslek i yard ım ve işbaşında yetiştirm e?ve ?incelem e ve araştırm a? gö revlerind e so run yaşad ık ları gö rü lm ekted ir. B u gö revleri ?teftişve değ erlend irm e? izlem ekte; ?so ruşturm a? ise en az so run yaşanan gö rev o larak ö n p lanaçık m aktad ır.M ü fettişlerin gö revlerin i yürütürken karşılaştık ları so runlar eğ itim , branş ve k ıdem lerinegö re anlam lı fark lılık lar gö sterm ekted ir. G ö revler içerisinde sadece ?so ruşturm a? gö revind ek ıdem e gö re fark lılık o rtaya çık m am ıştır.
Özel okullarda insan kaynakları yönetimi uygulamalarının incelenmesi
Bu arastırmanın genel amacı özel okullarda insan kaynakları yönetimi uygulamalarının incelenmesidir. Bu amaçla özel okul yöneticilerinin ve ögretmenlerinin algılarına basvurulmustur. Arastırmanın evrenini Özel Okullar Dernegi' ne üye, stanbul' daki okullar olusturmaktadır. Arastırmanın örneklemi için stanbul' daki 32 ilçeden toplamda 52 okul yansız seçim yoluyla belirlenmistir. Yönetici ve ögretmenler için örnekleme yapılmamıs, bu okullarda görev yapan tüm yöneticiler ve ögretmenler dahil edilmistir. Arastırmaya 64 yönetici ve 441 ögretmen olmak üzere toplam 505 kisi katılmıstır. Veri toplama aracı olarak Tabancalı' nın (2004) gelistirdigi insan kaynakları yönetimi anketi kullanılmıstır. Anket öncelikle egitim yönetimine uyarlanarak yeniden düzenlenmis ve geçerlilik, güvenirlik çalısmaları yapıldıktan sonra 96 madde haline getirilmistir. Yönetici ve ögretmenlerden ankette yer alan 96 maddenin okullarında ne derece uygulandıgına iliskin görüs belirtmeleri istenmistir. Arastırmada elde edilen verilerin analizi için SPSS-11.5 paket programı kullanılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde ise standart sapma, frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalardan yararlanılmıstır. Görev, kıdem, okulun hizmet yılı, görevli ögretmen sayısı, okul türü ve insan kaynakları departmanı degiskenlerine göre farklılıkları tespit etmek amacıyla t-testi, varyans analizi ve LSD testi yapılmıstır. Arastırma sonucuna göre özel okullarda insan kaynakları yönetimi uygulamaları ile ilgili olarak yönetici ve ögretmenlerin olumlu görüs bildirdikleri ancak yöneticilerin ögretmenlerden daha olumlu görüse sahip oldukları ortaya çıkmıstır. Anahtar Kelimeler: Özel okullar, insan kaynakları yönetimi
İstanbul ili resmi ilköğretim okullarında öğretmen performans yönetimi
Bu araştırma, İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan resmi ilköğretim okulu öğretmen ve yöneticileri ile ilköğretim müfettişlerinin öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanabilirliğini kabul etme ve bu ölçütlerin ilköğretim okullarında uygulanma derecesini kişisel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını saptamayı amaçlamaktadır.Genel tarama modeline göre yapılan araştırmanın çalışma evrenini, İstanbul ili Anadolu yakasında bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 17430 öğretmen, 502 okul yöneticisi ve 110 müfettiş oluşturmaktadır. Örneklemini ise 222 okul yöneticisi, 392 öğretmen oluşturmuştur. Müfettişlerin tamamı araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırmanın verilerini elde etmek için örneklemi oluşturan gruplara Aynur Bozkurt Bostancı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Performans Yönetimi Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak, frekans, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü Anova testi (F testi), Tukey testi yöntemleri ile SPSS 10.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanabilirliğini öğretmen, yönetici ve müfettişler ?tam? derecesinde kabul etmektedirler.Öğretmen ve yöneticilerin öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanabilirliğini kabul etme dereceleri tüm boyutlarda anlamlı farklılık göstermiştir. Yönetici ve müfettişlerin kabul etme dereceleri performans geliştirme, performans değerlendirme ve performans yönetimi yapı ve kayıtları boyutlarında ve boyutların genel toplamında anlamlı farklılık göstermiştir. Müfettişler ile öğretmenlerin ise, benzer görüşlere sahip olduğu ve dolayısıyla da görüşleri arasında da anlamlı farklılıklar olmadığı belirlenmiştir.Öğretmen performans yönetimi ölçütlerinin ilköğretim okullarında uygulanma derecesine ilişkin öğretmen, yönetici ve müfettişler genel olarak ?orta? ve ?az? olarak görüş bildirmişlerdir.Performans hedef ve kriterlerini belirleme boyutunda tüm gruplar arasında anlamlı farklılık görülmüştür, buna karşın performans izleme boyutuna ilişkin olarak öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık gözlenmiştir. Performans geliştirme boyutunda tüm gruplarda anlamlı farklılık görülmüştür. Performans değerlendirme boyutu ise öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir. Performans değerlendirme sonuçlarını kullanma boyutunda da öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Son olarak performans yönetimi yapı ve kayıtları boyutunda öğretmen ile yönetici ve müfettiş ile yönetici grupları arasında anlamlı farklılık görülmüştür.
İlköğretim okulu müdürlerinin öğretim programını yönetme görevlerini yerine getirme miktarının belirlenmesi
Eğitim yönetiminin görevleri insanlar, fiziksel ortam ve program konularında toplanmaktadır(Aydın, 2005, 189). Bununla birlikte araştırmalar etkili yöneticilerin etkili liderler olduklarını, özellikle de öğretim liderleri olduklarını göstermiştir. Bu nedenle, programın yönetimi okul müdürünün en temel ve önemli görevidir. Türkiye'de okul müdürleri öğretim liderliği kapsamında, MEB tarafından hazırlanan öğretim programını etkili biçimde uygulamakla görevlidirler. Okul müdürünün bu görevindeki başarısı, kaliteli bir eğitimin ve etkili bir okulun da anahtarıdır.Bu araştırmanın genel amacı, öğretmen algılarına göre ilköğretim okulu müdürlerinin öğretim programını yönetme görevlerini ne kadar yerine getirdiklerini belirlemek ve öğretmenlerin bireysel özelliklerine göre müdürlerle ilgili algılarının farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Bunun için araştırmada bu amaca en uygun model olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için anket kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket Sarıyer ilçesinde görev yapan 225 öğretmene uygulanmıştır.Araştırma sonucuna göre, öğretmenler okul müdürlerinin, öğretim programı kapsamındaki öğretimi denetleme ve değerlendirme, öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlama, öğrenci gelişimini izleme ve öğretim programı uygulamalarını yönetme görevlerini ?ara sıra? yerine getirdiklerini algılamışlardır. Bununla birlikte bu alt görevlerin yerine getirilme miktarına göre bir sıralama yapıldığında öğretmenlerin, müdürlerinin en çok öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlama, ardından sırasıyla öğrenci gelişimini izleme ve öğretim programı uygulamalarını yönetme ve en son sırada da öğretimi denetleme ve değerlendirme görevlerini yerine getirdiklerini algıladıkları belirlenmiştir.Araştırmada öğretmenlerin, cinsiyeti, deneyimi, mevcut okul müdürleri ile çalışma süreleri, okulun öğretim biçimi, okuldaki öğrenci sayısı, öğretmenlerin mezun oldukları okulun türü değişkenlerine göre okul müdürünün öğretim programını yönetme görevlerini yerine getirmesine ilişkin algılar arasında istatistiksel bakımdan anlamlı fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin çalıştıkları okuldaki öğretmen sayısı ile okul müdürünün öğretim programı uygulamalarını yönetme görevine ilişkin algılar arasında ise, istatistiksel bakımdan .05 düzeyinde anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler : Okul yönetimi, öğretim liderliği, okul müdürlüğü, öğretim programı, öğretim programı yönetimi, öğretim programı lideri
Öğretmenlerin sınıfta istenmeyen davranışları yönetme stratejilerine ilişkin bir inceleme
Bu araştırmada, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Yozgat il merkezinde anaokulu ve ilkokul öğretmenlerinin kullandıkları istenmeyen davranışları yönetme stratejilerini belirlemek ve çeşitli değişkenler ile ilişkini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma evrenini 2017–2018 eğitim öğretim yılında Yozgat il merkezinde bulunan ilkokullardaki ve bağımsız anaokullarında bulunan okul öncesi ve sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Nicel boyut, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İstenmeyen Davranışları Yönetme Stratejileri Envanteri" nin, örnekleme giren 230 öğretmene uygulanmış, nitel boyut ise 11 sınıf ve okul öncesi öğretmeni ile görüşme yapılarak yürütülmüştür. Elde edilen nicel veriler SPSS programında, nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde, t-testi, Mann Whitney U, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis H testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin sınıfta en sık karşılaştıkları sınıf içi istenmeyen davranışların başında "Fiziksel ve sözel şiddet", "Arkadaşlarını rahatsız edici davranışlarda bulunma" ve "Sınıf kurallarına uymama" yer almıştır. Sınıf içi istenmeyen davranışları yönetme stratejileri olarak en çok "Düşünmeye dayalı stratejileri" benimsedikleri, bunu takiben "Duygulara dayalı stratejileri" kullandıkları en az benimsedikleri stratejilerin ise "Davranışa dayalı stratejilerden" cezai stratejiler kullandıkları tespit edilmiştir. "Düşünmeye ve duygulara dayalı stratejiler" "sık sık" düzeyinde, "Davranışa dayalı stratejiler" "bazen" düzeyinde uygulandığı bulunmuştur. Değişkenlere göre boyutların her birinde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık vardır. Bayan öğretmenlerin, erkek öğretmenlere göre tüm stratejileri daha çok tercih ettikleri görülmüştür. Branş değişkeninde ise "Duygulara dayalı stratejilerde" anlamlı fark olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenleri, sınıf öğretmenlerine göre daha fazla tercih etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, İstenmeyen davranış, Öğretmen.
Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentilerinin incelenmesi (Yozgat ili örneği)
Bu araştırmada, Yozgat il merkezinde görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin, kurumsal gelişme, mesleki gelişim ve meslektaşlarla iş birliği olmak üzere üç boyutunda öğretmen liderlik rollerine ilişkin algı ve beklenti düzeylerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiş ve nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evrenini 2017-2018 yılında Yozgat il merkezinde görev yapan toplam 52 okulda 763 öğretmen oluşturmuş, örnekleminde ise 14 okuldan 313 öğretmen yer almıştır. Elde edilen nicel veriler; aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin, öğretmen liderlik rollerine ilişkin genel algı ve alt boyutlarda "Sık sık" düzeyinde; beklentilerinin ise "Her zaman" düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen liderliği davranışlarının boyutları arasında en çok Mesleki Gelişme boyutunun gerekli olduğu ve sergilendiği görülmüştür. Bu boyutu sırası ile Meslektaşlarla İş Birliği ve Kurumsal Gelişme boyutları izlemiştir. Öğretmenlerin öğretmen liderlik rollerine ilişkin algılarında, kıdem ve yaş değişkenine göre anlamlı fark vardır. Kurumsal gelişme boyutunda 1-5 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin görüşleri "6-10", "11-15" ve "16-20" yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerden daha olumludur. Beklentilerinde ise branş ve cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark vardır. Mesleki gelişim boyutunda kadın öğretmenlerin beklentileri erkek öğretmenlerden daha olumludur. Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentileri arasında orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretmen Liderliği
Mülteci öğrencilerin karşılaştığı eğitim sorunları: Yozgat ili örneği
Günümüzde mülteci çocukların durumu, çok kritik bir sorun olarak dünya gündeminde yerini korumakta ve toplumumuzu da yakından ilgilendirmektedir. Yozgat ilinde yaşayan mülteci öğrencilerin eğitim sorunları ve getirilecek çözüm önerilerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırma, nitel bir çalışmadır. Araştırmanın amacı kapsamında oluşturulan çalışma grubu, Türkiye'ye göç etmiş ve halen Yozgat ilinde yaşayan il merkezindeki ortaokullara ve liselere devam eden 24 mülteci öğrenci, 18 öğretmen, 2 rehber öğretmen, 12 veli, 5 okul yöneticisi, 2 STK temsilcisi ve 4 akademisyen olmak üzere toplam 67 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; mülteci öğrenci ve velilerin Türkiye'ye göç etme nedenlerinin başında, geldikleri ülkede savaş olması ve maddi imkansızlıkların yaşanması gelmektedir. Yozgat'ta yaşayan mülteci öğrenci ve velilerin genel sorunlarının başında dil sorunlarının ve maddi sorunların geldiği görülmüştür. Katılımcıların, okulun mülteci öğrencilere Türkçelerini geliştirmek, dil öğrenmek, sosyalleşmeleri açısından uygun ortam sunmak yönünde katkı sağladığını düşündükleri belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların, çocukların okula kayıt yaptırdığı halde okula uyumunun yeterince sağlanamadığını, çocuklara sunulan psiko-sosyal desteğin yetersiz olduğunu, büyük çocukların okula devam etmek istemediklerini, eğitim yardımı aldıkları için zorunluluktan dolayı okula devam etiklerini, çocukların yaşadığı travmayı gidermeye yönelik psiko-sosyal destek verilmesi gerektiğini, eğitimlerinde dil probleminin olduğunu ve bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade ettikleri belirlenmiştir.
X ve Y nesli öğretmenlerde etik iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, X ve Y Nesli öğretmenlerin okullarında algıladıkları etik iklim ve iş doyumu düzeylerine ilişkin görüşlerini ortaya koymak ile etik iklim ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde, nicel araştırma yaklaşımı ile yürütülmüştür. Araştırmanın hedef evreni 2019-2020 eğitim öğretim yılında Yozgat il merkezinde kamu okullarında görev yapan 1285 öğretmenden, örneklemi ise 331 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veriler Örgütsel Etik İklim Ölçeği (Özen ve Durkan, 2016) ve İş Doyumu Ölçeği (Tezer, 2001) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann-Whitney U, Kruskal Wallis-H ve Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre X Nesli öğretmenlerin okullarında etik iklimi algılama düzeyleri yüksektir. X Nesli öğretmenler okullarında kurallı iklimi "her zaman", verimli, sosyal sorumlu, çıkarcı yardımsever ve ilkeli iklimleri "çoğu zaman" algılamaktadırlar. X Nesli öğretmenlerin etik iklime ilişkin görüşleri arasında görev ve kıdem değişkenlerine göre fark vardır. X Nesli okul yöneticileri ile 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlerin etik iklim algılamaları daha olumludur. X Nesli öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri yüksektir. X Nesli öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşleri arasında demografik değişkenlere göre anlamlı fark yoktur. X Nesli öğretmenlere göre algılanan etik iklim ile iş doyumu arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Y Nesli öğretmenlerin okullarında etik iklimi algılama düzeyleri yüksektir. Y Nesli öğretmenler okullarında kurallı, verimli, sosyal sorumlu, çıkarcı yardımsever iklimleri "çoğu zaman" ve ilkeli iklimi "bazen" düzeyinde algılamaktadırlar. Y Nesli öğretmenlerin etik iklime ilişkin görüşleri arasında branş ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre fark vardır. Y Nesli sınıf öğretmenleri ve lisans mezunu öğretmenlerin etik iklim algılamaları daha olumludur. Y Nesli öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri yüksektir. Y Nesli öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, branş ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre fark vardır. Y Nesli kadın öğretmenlerin, sınıf öğretmenlerinin ve lisans mezunu öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşleri daha olumludur. Y Nesli öğretmenlere göre algılanan etik iklim ile iş doyumu arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Bu araştırmada tüm öğretmenlerin okullarında etik iklimi algılama düzeyleri yüksek bulunmuştur. Öğretmenler okullarında kurallı, verimli, sosyal sorumlu, çıkarcı yardımsever iklimleri "çoğu zaman" ve ilkeli iklimi "bazen" düzeyinde algılamaktadırlar. Öğretmenlerin etik iklime ilişkin görüşleri arasında nesil, görev, branş, eğitim düzeyi ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı fark vardır. X Nesli öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, sınıf öğretmenlerinin, lisans mezunu öğretmenlerin ve 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlerin etik iklim algılamaları daha olumludur. Öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri yüksektir. Öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşleri arasında branş ve kıdem değişkenlerine göre fark vardır. Sınıf öğretmenlerinin ve 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşleri daha olumludur. Tüm öğretmenlere göre algılanan etik iklim ile iş doyumu arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır.
Sınıf yönetiminde anne baba tutumlarından kaynaklanan istendik ve istenmedik öğrenci davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmada sınıf yönetiminde anne baba tutumlarından kaynaklanan istendik ve istenmedik öğrenci davranışlarını incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın deseni olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim–öğretim yılında Yozgat il merkezinde 10 devlet ilkokulunda görev yapan 25 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada, çalışma grubu amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örneklemeyle tespit edilmiştir. Ölçüt örneklemede öğretmenlerin mesleki kıdeminin en az beş yıl ve ilkokul 1, 2, 3 veya 4. sınıfı okutuyor olması gözetilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacının geliştirdiği yarı-yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bu araştırmada anne baba tutumundan kaynaklanan en sık tekrar eden istenmedik öğrenci davranışları şiddet, küfretme ve ödev yapmama; en sık tekrar eden istendik öğrenci davranışları ise saygılı davranma, sorumluluklarını yerine getirme ve tertipli düzenli olmadır. İstenmedik öğrenci davranışlarının ortaya çıkmasında aşırı hoşgörülü, ihmalkâr, otoriter, tutarsız, aşırı koruyucu anne baba tutumunun; istendik öğrenci davranışlarının ortaya çıkmasında ise demokratik anne baba tutumunun etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. En sık tekrar eden istenmedik davranış sorumluluklarını yerine getirmeme olup, bu davranışın ortaya çıkmasında tüm anne baba tutumlarının etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca en fazla sorunlu davranışa yol açan anne baba tutumunun aşırı hoşgörülü anne baba tutumu olduğu, sonra sırayla ihmalkâr, otoriter, tutarsız ve koruyucu anne baba tutumu olduğu ortaya çıkmıştır. İstenmedik öğrenci davranışlarının sınıf yönetiminde eğitim öğretimi aksattığı, arkadaşlık ilişkilerini bozduğu, sınıf başarısını düşürdüğü ve istenmedik davranışları yaygınlaştırdığı; istendik öğrenci davranışlarının ise öğretmen motivasyonunu, eğitim öğretime ayrılan zamanı ve akademik başarıyı artırdığı, istenmedik davranışları azalttığı, paylaşım ve arkadaşlık ilişkilerini olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, sınıf yönetiminde karşılaşılan istendik ve istenmedik öğrenci davranışıyla anne baba tutumları arasında ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
Öğrencilere verilen ödüllerin etkililiğine ilişkin öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırma, öğretmenler ve veliler tarafından öğrencilere verilen ödüllerin etkililiğine ilişkin görüşleri ortaya çıkararak ödül verilmesiyle beklenen faydaların elde edilip edilemediğini anlamaya çalışmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ve fenomenoloji deseninde kurgulanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Yozgat ili Merkez ilçesinde görev yapan ortaokul öğretmenleri ve bu öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki öğrencilerin velileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ilgili alanyazın ve uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Görüşme formları; ödülün kullanım durumu, ödülün kullanım amaçları, ödülün olumlu ve olumsuz taraflarına yönelik görüşleri ortaya çıkarmayı amaçlayan dört bölümden oluşmaktadır. Araştırma verileri derinlemesine görüşme (mülakat) yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan edinilen sonuçlara göre öğretmen ve velilerin tamamının ödül yöntemini kullandığı görülmüştür. Öğretmenlerin ödül yöntemini öğrencilerin akademik başarılarını artırmaya yönelik çalışmalarını desteklemek ve ders etkinliklerine katılımı artırmak için kullandıkları; velilerin ise çocuklarının akademik başarılarını artırmak ve aile içinde olumlu davranışlarını artırmaya yönelik kullandıkları görülmüştür. Öğretmenler ödül yönteminin öğrencilerin ders etkinliklerine katılımını artırdığı ve motivasyonu yükselttiğini belirtmişlerdir. Veliler de ödül yönteminin çocuklarının olumlu davranışlarını artırdığını belirtmişlerdir. Araştırma sonuçlarından öğretmenlerin görüşlerine göre ödülün öğrencileri ödül için çalışır hale getirdiği, öğrencilerin sürekli ödül beklentisi içerisine girdikleri, ödül pazarlığı yapar hale geldikleri, sınıf ortamında birtakım sorunlara neden olduğu ve bazı öğrencilerin motivasyonlarını düşürdüğü sonuçlarına ulaşılmıştır. Velilerin görüşlerine göre ödülün pek de işe yaramadığı, akademik başarıyı artırmadığı, ödülün beğenilmediği, etkisinin çok kısa olduğu, çocuklarının ödül için çalışır hale geldiği ve ödül için olumsuz davranışlar yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ödüller motivasyonu artırma, verilen görevleri yerine getirme, davranışları kısa sürede değiştirme ve ödev yaptırma konularında öğretmenler ve veliler tarafından etkili bulunmuştur. Kalıcı davranış değişikliği yapılamaması, etkisinin çok kısa olması, bazı öğrenciler için anlam ifade etmemesi, motive etme özelliğinin azalması ve ödülden beklenen etkinin elde edilememesi konularında da ödüllerin yeterli etkiye sahip olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Öğretmen, Veli, Ödül, Pekiştireç, Pekiştirme, Motivasyon.
Öğretmenlerin örgütsel değişim algıları: Eğitimde dijital dönüşüm
Bu araştırmada, Yozgat ilinde kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin Türk Eğitim Sisteminde meydana gelen örgütsel değişim girişimlerine ve "Eğitimde Dijital Dönüşüm" adlı örgütsel değişime ilişkin düşüncelerini; genel algı, duygu ve tutum durumları, sürece yönelik düşünceler ve sonuca yönelik düşünceler olmak üzere dört boyutta ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yönteminde ve olgubilim deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, birebir görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Öğretmenlerin Örgütsel Değişim Algıları: Eğitimde Dijital Dönüşüm Örneği" yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak 27 öğretmen ile görüşülmüştür. Katılımcılara yöneltilen soruların cevapları ses kaydedici araçlarla kayıt altına alınmıştır. Bu kayıtlar dikkatlice dinlenerek içerik analizine tabi tutulmuştur. Yapılan içerik analizi sonucunda kodlar belirlenmiş, kodların analiz edilmesi ile alt temalar ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin örgütsel değişime yönelik genel algılarının olumlu olduğu, "Eğitimde Dijital Dönüşüm" adlı örgütsel değişime yönelik duygu ve tutum durumlarının olumlu yönde olduğu ve bu değişimin öğretmenlere fayda sağladığı ve kişiler arası ilişkilerinde olumlu değişimler ortaya çıkardığı görülmüştür. Öğretmenlerin sürece yönelik düşünceleri incelendiğinde ise öğretmenlerin uygulanmakta olan değişimden, medya ve resmi yazı ile haberdar oldukları, değişimin başarıyla uygulanabileceğine dair görüşlerinin daha çok olumsuz olduğu, değişim sürecine başlanılmadan önce öğretmen görüşlerine başvurulmadığı, değişimde yönetici tutumlarının belirleyici olduğu, planlama ve uygulamaya dönük problemler ve gerekli alt yapının sağlanamaması sebebiyle değişim sürecinin başarı ile uygulanamadığı ve öncelikli olarak eğitim sistemine yönelik değişim uygulamalarının yapılması gerektiği ortaya konmuştur. Örgütsel değişimin sonuçları yönünden incelediğinde ise dijital dönüşümün öğretmenler tarafından daha çok olumlu sonuçları olduğu görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Değişim, Örgütsel Değişim, Dijital Dönüşüm, Öğretmenler, Nitel Araştırma
Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimindeki yeterlikleri ile kaynaştırma eğitimine ilişkin duygu, tutum ve kaygılarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı kamuya ait ilkokul ile ortaokullarda sınıfında kaynaştırma öğrencisi olan öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimindeki yeterlikleri ile kaynaştırma eğitimine ilişkin duygu, tutum ve kaygılarını incelemektir. Çalışma betimsel nitelikte olup tarama modelleri esas alınarak yapılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenleri ile ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmada Google form üzerinden 590 öğretmenden veri toplanmış, tam ve doğru dolduran 490 katılımcının verileri analiz edilmiştir. Çalışmada Kişisel Bilgi Formu, Kaynaştırma Uygulamalarında Öğretmen Yeterliği Ölçeği ve Kaynaştırma Eğitimi ile İlgili Duygular, Tutumlar ve Kaygılar Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklem T testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi, Korelasyon Analizi ve Tukey HSD kullanılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterliklerinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterlikleri ile kaynaştırma eğitimiyle ilgili duygu, tutum ve kaygıları arasında düşük düzeyde, pozitif yönlü ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterlikleri cinsiyet, eğitim durumu, daha önceki yıllarda kaynaştırma öğrencisinin olup olmaması ve mesleki kıdem yılına bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermezken; kaynaştırmayla ilgili eğitim alma, kaynaştırma eğitimiyle ilgili herhangi bir yayın okuma ve branşa bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermiştir. Kaynaştırmayla ilgili eğitim alan ve kaynaştırmayla ilgili herhangi bir yayın okuyan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimindeki yeterlikleri kaynaştırmayla ilgili eğitim almayan ve kaynaştırmayla ilgili herhangi bir yayın okumayan öğretmenlerden daha yüksektir. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimiyle ilgili duygu, tutum ve kaygılarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine yönelik duygu, tutum ve kaygıları cinsiyet, eğitim durumu, daha önceki yıllarda kaynaştırma öğrencisinin olup olmaması, kaynaştırma eğitimiyle ilgili eğitim alıp almaması, kaynaştırma eğitimiyle ilgili herhangi bir yayın okuyup okumaması, branş ve mesleki kıdem yılına bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir.
Örgütsel stres kaynakları ve çözümüne ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmada öğretmenlerin örgütsel stres kaynaklarının belirlenmesi ve stres kaynaklarının ortadan kaldırılması için öğretmenler tarafından oluşturulan çözüm önerilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma nicel ve nitel yaklaşımın birlikte kullanıldığı karma desen modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Yozgat ilinde kamu okullarında görev yapan 1450 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evrenden basit tesadüfi yöntemle ulaşılan 160 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Aslan (1995) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Örgütsel Stres Kaynakları Anketi", araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Stresi Üzerindeki Yönetici Etkisi Anketi" ve nitel araştırma kapsamında hazırlanan odak grup görüşme soruları kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar öğretmenlerin; yöneticilerin tutum ve davranışlarını, mesleksel görünümü, örgütsel olanakları, yükselme ve gelişme olanaklarını, velilerin tutum ve davranışlarını, öğrencilerin tutum ve davranışlarını, rol çatışması ve rol belirsizliğini, kararlara katılmayı, mesleksel güvenceyi, denetim biçimini, ı̇letişimi, çalışma koşullarını ve ı̇nsan ı̇lişkilerini örgütsel stres kaynağı olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Yöneticilerin tutum ve davranışları, öğretmenler tarafından örgütsel stres kaynakları arasında en yüksek değeri almıştır. Yöneticilerin tutum ve davranışlarından kaynaklanan örgütsel stresin ortadan kaldırılması için öğretmenler tarafından getirilen önerilerin; öğretmenlerin ve yöneticilerin bazı davranışlarının değişmesi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetici seçim ölçütlerinin güncellenmesi, okul ikliminin düzenlenmesi, öğretmen ve yöneticilerin kendi memleketlerinde görev yapmalarının önlenmesi, sendika temsilcilerine eğitimler verilmesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mevzuat düzenlemesi yapılması ve denetim mekanizmasının işletilmesi başlıklarında olduğu görülmüştür.
Okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılmış olan bu araştırmada farklı okul kademelerinde görev yapan öğretmenlerin okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasındaki ilişkiye yönelik algılarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma nicel bir araştırma yönteminde olup, ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Yozgat ili Merkez ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1194 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemine göre ulaşılan; ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan toplam 301 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' ayrıca veri toplama aracı olarak "Karizmatik Liderlik Ölçeği (KLÖ)" ile "Okul Yönetişim Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler t- testi, ANOVA, korelâsyon ve regresyon analizleri yapılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasında anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiş ve okul müdürlerinin karizmatik liderlik özelliklerinin okul yönetişiminin bir yordayıcısı olduğu görülmüştür.
Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışma durumlarının incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi eğitimde öğretmenle-veli arasındaki çatışma durumlarını incelemek, çatışmanın nedenlerini belirlemek ve çatışmanın çözümüne yönelik önerileri öğretmen görüşleriyle sunabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma Yozgat ili Merkez ilçesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında resmi anaokulu ve ana sınıflarında çalışan 50 öğretmenle görüşülmüştür. Araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Öğretmenler tarafından algılanan, öğretmen-veli çatışması durumlarını belirlemek üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul öncesi öğretmenleri ile velilerin en çok hissedilen çatışma boyutunda çatışmalar yaşadıkları belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin velilerle çatışmaya girdikleri konular: Veli beklentilerinin çok yüksek olması, velilerin okul öncesi eğitimin kazanımları içinde yer almayan harf öğretimi ve sure ezberi konusunda taleplerde bulunmalarıdır. Öğretmenlerin algısıyla, çatışmanın en önemli nedeni ise veli kaynaklı durumlar olarak gruplanan, velilerin okul öncesi eğitim konusunda bilgi eksiklikleri olması ve okul öncesi eğitime gereken önemin verilmemesidir. Okul öncesi eğitimde öğretmen veli çatışmasının öğretmenlerin işlerine en önemli etkisinin psikolojik boyutta olduğu, öğretmenlerin motivasyonlarını düşürdüğü ve performanslarını azalttığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin velilerle çatışmaları azaltmak için önerileri uzlaşma boyutunda yoğunlaşmaktadır. Okul öncesi eğitimde öğretmenlerin kendilerine yönelik velilerden beklentileri; öğretmenlere saygılı davransınlar, öğretmenlere eğitim konusunda destek versinler, öğretmenlerle işbirliği yapsınlar, öğretmenlere güvensinler, öğretmene ve sınıfa müdahale etmesinler. Okulda öğrencilere öğretilenleri evde tekrar ettirsinler, eve gönderilen çalışmalarda çocuklara yardım etsinler ve çocuklarının gelişimine destek versinler olarak sınıflandırılmıştır.
Okul müdürlerinin öğretmenlere duyduğu güven ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre, okul müdürlerinin öğretmenlere duyduğu güven ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma akpsamında, nicel araştırma yöntemlerinden olan nedensel karşılaştırma türü kullanılmıştır. Örneklemi, Ankara'nın merkez ilçelerindeki resmi okullarda görev yapmakta olan 330 öğretmen oluşturmuştur. Veriler, "Okul Müdürlerinin Öğretmenlere Güvenini Belirleme Ölçeği" ve "Öğretmenler için İş Doyumu Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmanın varsayım testleri sonuçlarına göre verilerin normal dağılmadığı gözlemlenmiş ve dolayısıyla bazı değişkenler için Mann-Whitney U testi, bazıları için de Kruskal Wallis H testi yapılmıştır. Ayrıca, müdürlerin öğretmenlere güveni ile öğretmenlerin iş doyumu arasında olan ilişkinin tespit edilmesi için Spearman Korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, okul müdürlerinin öğretmenlere duyduğu güven ve öğretmenlerin iş doyumlarının çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, öğretim kademesi vb.) anlamlı bir şekilde farklılaştığı bazı değişkenler (Kadro durumu, müdür ile çalışma süresi vb.) açısından ise bu farklılaşmanın olmadığı gözlemlenmiştir. Son olarak, öğretmen görüşlerine göre, müdürlerin öğretmenlere duyduğu güven ile öğretmenlerin iş doyumu arasında pozitif anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, müdürlerin öğretmenlere duyduğu güven düzeyi arttıkça öğretmen iş doyumunu da artacağı sonucuna varılmıştır.
Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin sosyal adalet liderliği
Bu araştırmada öğrenci görüşlerine göre uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin sosyal adalet liderliği düzeyleri incelenmiştir. Öğrencilerin cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi, okul türü, okulun bulunduğu yer, taşımalı sistem durumu, sınıf düzeyi, uzaktan eğitim sürecine katılım düzeyi, uzaktan eğitim sürecinde kullandığı cihaz türü, kullanılan bağlantı türü değişkenlerine göre uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin sosyal adalet liderliği düzeylerinin farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Bu çalışma 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Yozgat ilinin Yerköy ilçesinde eğitim gören öğrencilerin katılımı ile gerçekleştirilmiş nicel bir araştırmadır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin görüşlerine göre uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin sosyal adalet liderliği düzeyini belirlemek amacıyla "Uzaktan Eğitim Sürecinde Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği" araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Verilerin analizinde t-testi, ANOVA ve post hoc testlerinde LSD testinden yararlanılmıştır. Analizde ayrıca Kruskal-Wallis Testi ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Veri toplama aracının geçerliği yapılan doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile sınanmış ve analiz sonucunda elde edilen uyum iyiliği değerleri, ölçeğin faktör yapılarını doğrulamıştır. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach alfa katsayısı hesaplanmış ve .90 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda UESALÖ geliştirilmiş ve yapılan çalışma ile uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin sosyal adalet liderliği düzeyinin yüksek olduğu görülmüştür. Devamında yapılan analizlerle uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin sosyal adalet liderliğinde kardeş sayısı, baba eğitim düzeyi, okulun bulunduğu yer, katılım düzeyi ve kullanılan bağlantı türü değişkenlerine göre farklılık olduğu görülmüştür.
Ortaöğretim okul müdürlerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişki (Yozgat ili örneği)
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin görüşlerinden hareketle okul müdürlerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. İlişkisel tarama modelinde ve nicel araştırma yöntemi ile yürütülen araştırmanın çalışma evrenini 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında Yozgat ili Merkez ilçede resmî ortaöğretim kurumlarında görev yapan 501öğretmen oluşturmaktadır. Evren ulaşılabilir olduğu için ayrıca örneklem belirlenmemiştir. Araştırmada çalışma evrenini oluşturan öğretmenlerin tümüne ölçekler ulaştırılmış olup geri dönüşü sağlanan 280 ölçek değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için Etik Liderlik Ölçeği ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Alan çalışması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilerek analiz edilmesinde SPSS 26.0 programından faydalanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi sürecinde betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma) , Kolmogrov-Simirnov Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri ile ortaöğretim okul müdürlerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin algıları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu durum öğretmenlerin okul müdürlerine yönelik etik liderlik algıları arttıkça iş doyumu düzeylerinin de arttığını göstermektedir. Bununla birlikte katılımcı öğretmenlerin algısına göre ortaöğretim okul müdürlerinin etik liderlik davranışlarını sergileme düzeyi okul türü ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı faklılık göstermektedir. Yine katılımcı öğretmenlerin iş doyumları medeni durum, okul türü, mesleki kıdem ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı farklılık göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Lider, Liderlik, Etik liderlik, İş doyumu.
Okul iklimi ile öğretmen failliği arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul iklimi ile öğretmen failliği arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın evrenini 2021–2022 eğitim-öğretim yılında Kayseri il merkezi ve tüm ilçelerde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 1.091 okulda görev yapan 20.707 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini, seçkisiz olmayan tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen 412 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma, ilişkisel araştırma modellerinden yordayıcı desende tasarlanmıştır. Çalışmada veri toplamak amacıyla "Okul İklimi Ölçeği" ve "Öğretmen Failliği Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verinin istatistiki çözümlemeleri için; ortalama, frekans ve yüzde, standart sapma, pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Bağımsız değişken olan okul ikliminin bağımlı değişken olan öğretmen failliğini yordama düzeyini tespit etmek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Çalışma sonuçlarına dayanarak öğretmenlerin okul iklimine ilişkin genel algıları yüksek, öğretmen failliğine ilişkin genel algılarının ise çok yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Okul ikliminin alt boyutlarından olan başarı etkenleri, demokratiklik ve okula adanma, liderlik ve etkileşim, samimiyet boyutları ile öğrenme etkililiği, öğretme etkililiği, iyimserlik ve yapıcı katılım arasında pozitif yönde anlamlı; okul ikliminin çatışma boyutu ile iyimserlik boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Regresyon analizi sonuçlarına göre; okul iklimi ölçeğinin alt boyutlarının öğretmen failliği alt boyutlarından öğretme etkililiği, öğrenme etkililiği, iyimserlik ve yapıcı katılım boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre okul iklimi alt boyutlarının öğretmen failliğini anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir.
Okul yöneticilerinin yetki kullanma kaygısının okul iklimini yordama gücü
Bu araştırmanın amacı ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki okul yöneticilerinin yetki kullanma kaygısının okul iklimini yordama gücünü belirlemektir. Bu amaçla öncelikle okul yöneticilerinin yetki kullanma kaygı düzeyleri ile eğitimcilerin okul iklimine yönelik görüşleri belirlenmiştir. Ayrıca eğitimcilerin demografik özelliklerinin bu görüşlerine bir etkisinin olup olmadığı tespit edilmiş, yetki kullanma kaygısının okul iklimini yordama gücü incelenmiştir. Araştırma İstanbul ili Anadolu yakasında ilçelerinde ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenleriyle yürütülmüştür. Çalışma nicel bir araştırma olduğundan araştırmanın verileri "Okul Yöneticilerinin Yetki Kullanma Kaygı Ölçeği" ve "Okul İklimi Ölçeği" kullanarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 24 programı kullanılmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin yetki kullanma kaygısı ile okul ikliminin arasında orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yetki kullanma kaygısının okul iklimini pozitif yönde yordadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmaya göre eğitimcilerin okul iklimine ilişkin algıları, cinsiyet, mesleki kıdem, yaş ve görev yaptığı okul türüne göre değişiklik göstermektedir. Okul yöneticilerinin yetki kullanma kaygısı eğitimcilerin cinsiyet, mesleki kıdem, yaş, görev türü ve görev yaptığı okula göre fark göstermemektedir. Elde edilen sonuç ve verilere göre kurumlara, eğitimcilere ve araştırmacılara çeşitli öneriler sunulmuştur. 2024, Xi+82 SAYFA Anahtar Kelimeler: Eğitim Yöneticisi, Okul Ortamı, Öğretmen, Kaygı, Yetki.
Öğretmenlerin örgütsel sinizm algısı ile iş doyumu ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin örgütsel sinizm algısı ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel sinizm ve iş doyumu düzeylerinin çeşitli demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, medeni durum, görev, okul kademesi, branş) açısından incelenmesidir. Çalışma grubu Yozgat il merkezi ve ilçelerinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Nicel araştırma yaklaşımının uygulandığı bu çalışmada ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada ''Kişisel Bilgi Formu'', ''İş Doyumu Ölçeği'' ve ''Örgütsel Sinizm Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin örgütsel sinizm algılama düzeylerinin yaş, görev (öğretmen-okul yöneticisi) ve okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı şekilde farklılaştığı, buna karşın cinsiyet, medeni durum ve branş değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin iş doyumları düzeylerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, görev, okul kademesi ve branş değişkenleri açısından anlamlı şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel sinizm algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında orta düzeyde negatif yönde ilişki olduğu ortaya bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar literatürdeki geçmiş araştırmalar doğrultusunda tartışılmıştır.
Üniversite öğrencilerinin sosyal bütünleşme algılarının geliştirilmesine yönelik bir uygulama
Bu araştırmanın amacı sosyal bütünleşmenin geliştirilebilir olma durumunu ampirik olarak ortaya koymak ve üniversite öğrencilerinin uygulanan Sosyal Bütünleşme Geliştirme Programı'na (SOBGEP) ilişkin algılarını ve deneyimlerini incelemektir. Araştırmanın ilk basamağında, 8 haftalık bir Sosyal Bütünleşme Geliştirme Programı (SOBGEP) tasarlanmış ve deney grubunda yer alan üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Ayrıca, araştırmanın bütün oturumları bir kamera aracılığıyla kaydedilmiştir. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı iç içe karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılında sınıf öğretmenliği programındaki üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya deney (N=36) ve kontrol (N=31) grubunda yer alan 67 üniversite öğrencisi katılmıştır. Nitel görüşmeler ise deney grubunda yer alan 10 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. SOBGEP'in etkililiğinin incelenmesi amacıyla, Şimşek ve Şimşek (2013) tarafından geliştirilen Sosyal Bütünleşme Ölçeği kullanılmıştır. Son olarak, programa katılan üniversite öğrencilerinin programla ilgili tutum ve algılarını incelemek amacıyla günlük sayfaları ve kaydedilen videolar analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, uygulanan SOBGEP deney grubunda yer alan üniversite öğrencilerinin sosyal bütünleşme algıları üzerinde anlamlı bir farklılığa yol açmıştır. Hiçbir eğitimin verilmediği kontrol grubunda ise sosyal bütünleşme son test puanlarında anlamlı bir farklılığın oluşmadığı saptanmıştır. Nitel araştırma sonuçlarına göre ise, uygulanan SOBGEP üniversite öğrencileri üzerinde hem bireysel hem de toplumsal açıdan olumlu katkılar sağlamıştır. Katılımcıların, benzer programların olumlu etkilere yol açacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmenlerin öğrenci ve veli kaynaklı yıldırma yaşantılarının incelenmesi
Bu araştırma, öğretmenlerin öğrenciler ve veliler tarafından maruz kaldıkları yıldırma yaşantılarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda derinlemesine inceleme yapmak için nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında, Samsun ilinde kamu okullarında görev yapan 20 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler; öğrenciler ve veliler tarafından yıldırmaya maruz kalmaktadırlar. Öne çıkan yıldırma davranışları; telefon aramaları ile rahatsız edilmek, telefon mesajları ile rahatsız edilmek, tehdit edilmek, şikâyet edilmek, iftiraya uğramak, suçlanmak, dedikodu yapılması, öğretmenliğinin sorgulanması ve dersi sabote etmek olarak görülmüştür. Yıldırmanın nedenleri; örgütsel ve kişisel nedenler olarak incelenmiştir. Öğretmenler; iletişim problemi olan, dedikoducu, bencil, psikolojik sorunları olan velilerin; öfke problemi olan, ders başarısı düşük, psikolojik sorunları olan öğrencilerin, yıldırmaya neden olduğunu söylemişlerdir. Öğretmenlere göre işini doğru yapmaya çalışmak yıldırmanın en önemli nedenidir. Yıldırmanın öne çıkan örgütsel sonuçları; motivasyon kaybı ve okula gitmek istememe olarak görülmüştür. Yıldırmanın öğretmenlere yansıyan sonuçları; aile içinde huzursuzluk, öfke problemi ve fiziksel yorgunluk olarak ortaya çıkmaktadır. Öğretmenler yıldırmayla baş etme yöntemi olarak; güçlü olmaya çalışmak, milli eğitim müdürlüğünden destek almak, sendikal ve hukuksal destek almak, iş arkadaşlarından destek görmek, rehberlik servisinden destek görmek gibi yollar kullanmaktadırlar. Bu sonuçlar öğretmenlerin sadece yöneticiler tarafından değil; veliler veya öğrenciler tarafından yıldırmaya maruz kalabileceklerini göstermektedir. Öğretmenlerin; veliler veya öğrenciler tarafından, yıldırmaya maruz kalabilecekleri konusunda bilinçlendirilmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır. 2024, xi + 88 Sayfa Anahtar Kelimeler: Psikolojik taciz, Psikolojik yıldırma, Psikolojik şiddet, zorbalık
Okul öncesi öğretmenlerinin okul iklimine yönelik görüşleri
Bu çalışma, Yozgat ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin okul iklimine ilişkin görüşlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseniyle yürütülmüştür. Veriler, "Okul Öncesi Öğretmenlerinin Okul İklimi Görüşleri" adlı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla, ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen resmi anasınıfında görevli 18 okul öncesi öğretmeniyle yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algılarının özellikle iletişim, yönetsel tutumlar, fiziksel ortam koşulları ve katılım süreçleriyle doğrudan ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Katılımcı öğretmenler, meslektaşlarıyla kurdukları olumlu iletişimin, iş birliği ve karşılıklı saygının aidiyet hissi ile mesleki doyumu artırdığını ifade etmiştir. Okul ikliminin oluşumunda yöneticilerin adil, destekleyici ve empatik bir liderlik anlayışı sergilemelerinin belirleyici rol oynadığı vurgulanmıştır. Bununla birlikte, velilerin okul iklimine etkisi çift yönlü olarak değerlendirilmiş; iş birliğine açık ve destekleyici veli tutumlarının iklimi olumlu etkilediği, ancak müdahaleci ve suçlayıcı yaklaşımların öğretmen motivasyonunu düşürerek okul iklimini olumsuz etkilediği belirtilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler doğrultusunda bazı önerilere yer verilmiştir. Olumlu bir okul iklimi oluşturulmasına yönelik olarak; sosyal etkinliklerin düzenlenmesi, fiziksel ortamın iyileştirilmesi, öğretmenlerin karar alma süreçlerine aktif katılımının sağlanması ve güçlü bir iletişim ağının kurulması gerektiği önerilmiştir. Ayrıca, okul öncesi öğretmenlerinin okul iklimine katkılarının yapısal nedenlerle sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Fiziksel izolasyon, ortak alan eksikliği, teneffüs sürelerinin olmaması ve yönetsel dışlanma gibi faktörlerin, okul öncesi öğretmenlerinin okulun genel iklimine tam olarak entegre olmalarını engellediği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, okul ikliminin yalnızca yöneticilerin ya da öğretmenlerin bireysel çabalarıyla değil, tüm okul paydaşlarının ortak sorumluluk alarak iş birliği içinde hareket etmesiyle şekilleneceği sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokullarda görev yapmakta olan okul yöneticilerinin öğretmenlik mesleğine geri dönüşleri ile ilgili kaygı durumları
Bu araştırma, ilkokullarda görev yapan yöneticilerin, öğretmenlik mesleğine geri dönüşlerinde karşılaştıkları kaygı durumlarını belirlemek ve çözüm önerileri üretmek amacıyla ilkokullarda görev yapan yöneticilerle yapılmıştır. Araştırmada ilkokullarda görev yapan yöneticilerin öğretmenlik mesleğine geri dönüşleri ile ilgili, mesleğe geri dönme veya dönmemelerine ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmış olup, uygulanan anket, Diyarbakır ili merkezindeki dört ilçedeki (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ) ilkokullarda dönüşüm kapsamına giren ortaokullar ve dönüşüm kapsamına girmeyen ilköğretim okullarında görev yapan 195 yöneticiye uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde yöneticilerin kişisel bilgilerini içeren 8 soru bulunmakta , ikinci bölümde ise yöneticilerin öğretmenlik mesleğine geri dönüşte karşılaşacağı kaygı durumları ile ilgili 41 soru bulunmaktadır. İlkokullarda görev yapan yöneticilerin, mesleğe geri dönüşleri ile ilgili görüşleri cinsiyet, yaş, branş, görev unvanı, mesleki kıdem, yöneticilikteki kıdem, okuldaki öğretmen sayısı ve görev yeri değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde p<0,05 düzeyinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Anlamlı bir faklılık göstermeyen gruplara araştırmada yer verilmemiştir. Okuldaki verimliliği etkileyen ve okulun hedeflerinin başarıya ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri okul yönetimidir. Böyle olunca okul yönetiminde görev alan okul yöneticilerinin başarısı ve başarısızlığı çok büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada ilkokullarda görev yapan okul yöneticilerinin öğretmenlik mesleğine geri dönüşleri ile ilgili kaygı durumları çeşitli değişkenler açısından belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, okul yöneticilerinin cinsiyet, yaş, branş, görevi, mesleki kıdemi, yöneticilik kıdemi okuldaki öğretmen sayısı, görev yeri ve kaygı durumları bakımından anlamlı farklılıklar olduğu, okul yöneticilerinin öğretmenlik mesleğine geri dönüşünde maddi sıkıntılar, mesleki yetersizlik, sosyal statü, çevre, baskı grupları, iletişim gibi faktörlerinde etki ettiği ortaya çıkmıştır.
Göçün eğitime ve eğitim yönetimine etkilerine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri (Diyarbakır İli örneği)
ÖZ Göçün özellikle çocukların eğitiminde önemli etkileri vardır. Göçün etkileri göz önünde tutulduğunda, yoğun göç alan bölgelerdeki okullarda yaşanan sorunlar önem kazanmaktadır. Göçün eğitime ve eğitim yönetimine etkilerine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri Diyarbakır ili örneğindeki bu araştırmada Diyarbakır merkez ilçelerdeki ilkokul ve ortaokullarda yaşanan sorunlar araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Diyarbakır merkez ilçelere göç etmiş öğrencilerin yaşadıkları sorunlar ve bu öğrencilerin okullarındaki öğretmen ve yöneticilerinin yaşadıkları sorunlar okul yöneticileri ve öğretmenlerle görüşmeler yapılarak ortaya çıkarılmıştır. Bu araştırma, göçün eğitime ve eğitim yönetimine etkilerinin "neler olduğunun belirlenmesi" amaçlandığı için nitel bir araştırmadır. Bu araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Bu araştırmanın örneklem seçiminde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Temel ölçüt ise, araştırma yapıldığında görüşülen yöneticilerin ve öğretmenlerin göç alan bölgedeki okullarda görev yapmalarıdır. Diyarbakır merkez ilçelerinde bulunan ilk ve ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerle görüşüldü. Görüşmeye 8'i yönetici, 19'u öğretmen olmak üzere toplam 27 kişi katılmıştır. 9 soru yöneticilere, 9 soru öğretmenlere olmak üzere toplam 18 soru soruldu. Araştırma sonucunda yöneticiler, ailelerin bilinçsizliği ve duyarsızlığı, devlete olan bakışın olumsuz olması ve bunun okula yansıması eğitimi olumsuz yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında velilerin özellikle ekonomik sorunlardan dolayı yaşamış olduğu travma, velilerin eğitim düzeyinin çok düşük olması ve Türkçe'yi iyi konuşamamaları ya da hiç bilmemeleri gibi nedenler de eğitimi etkileyen diğer durumlar olarak ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerin sonuçlarına göre, öğrencilerin ana dilleri dışında başka bir dille eğitim gördüklerinden başarısız oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Benzer biçimde göç ile aidiyet duygusunda problemler yaşandığı, okulu bırakma ve okuldan kaçmanın sıklıkla yaşandığı, anne babanın yaşadığı bunalımların çocuklara yansıdığı ortaya çıkmıştır. Okul başarısızlığı temelinde, ailenin okulu ciddiye almaması, öğrencilerin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ve okulun devleti temsil ettiği düşüncesiyle öğretmene karşı ciddi bir rahatsızlık duyması olarak ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, köylere dönüşlerin sağlanması, resmi ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması, bu trajik olayların bir daha yaşanmaması için gereken önlemlerin alınması şeklinde öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Göç, Eğitim, Eğitim Yönetimi
Mesleki ve teknik eğitim kurumlarındaki yöneticilerin liderlik tarzları ve okul etkililiği
21. yüzyılın yönetim dünyası, köklü biçimde oluşan gelişmeler karşısında varlığını sürdürmek için farklılık yaratmak zorundadır. Okul yönetimleri de değişime dâhil olmalı, verimliliği ve kaliteyi arttırmak için yeni yönetim yapılanmalarına ya da modellerine başvurmalıdır. Öğreticilik, uzman danışmanlık, kaynakları eşgüdümleme, iletişimcilik ve destekleyiciler rollerinin 21. yüzyılda etkili okul liderliğinin gerektirdiği roller olduğunu belirtmektedir. Tüm bu rollerin yanında yönetim artık sadece denetleyen, emir veren yönetim kademesi rehberlik eden, yol gösteren ve yetki devreden yapıya bürünmüştür. Yönetim anlayışlarındaki gelişmeler, uzun dönemli, yüksek derecede motivasyon sağlayan ve çalışan performansının arttırılması gibi amaçlara ulaşabilmek için çalışanların öğrenme ve gelişmeleri konusundaki sorumlulukların büyük ölçüde birim yöneticilerine devreden anlayışları doğurmuştur. Bahsedilen tüm bu rol ve özellikleri, rehberliği, yol göstermeyi ve daima gelişmeyi, farklılık yaratmayı içine alan yönetim yaklaşımı ise koçluk anlayışıdır. Bu anlayış sayesinde kendini tanıyan, çalışanların performanslarını sürekli yükselten okul yöneticileri değişen yasama ayak uydurabilen bireyler yetiştirebilecektir. Araştırma farklı öğretim kurumlarından toplam 249 öğretmen ve yöneticilerin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin öğretmenlerin % 63'ü bayan, % 37'si ise erkeklerden; mesleki kıdemlerine bakıldığında,42'si 5 yıl ve altı, 43'ü 6-15 yıl arası, 62'si 16-20 yıl arası, 21 ve üzerinde kıdeme sahip ise 102 öğretmen olduğu görülmektedir. Ankette bulunan 30 sorudan 27tanesinin ortalamasının, katılıyorum anlamına gelen 4'ün üzerinde olduğu dikkat çekicidir. İstatistik incelemeler sonucunda katılımcıların cinsiyetleri ile anket puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Liderlik puanları ile performans puanları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (r=0,969, p< ,01). Buna göre liderlik puanı arttıkça performansın arttığı söylenebilir. Determinasyon katsayısı (r2=0,93) dikkate alındığında, performanstaki toplam varsayansın %93'ünün liderlik puanından kaynaklandığın söylenebilir. Ancak teoride istatistiksel olarak verilebilen bu sonuç için pratikte neden sonuç ilişki bağlamında yorumlamak yerine durumun tespiti şeklinde yorumlanması daha doğru olacaktır. Anahtar Kelimeler: Eğitim yöneticisi, eğitim çalışanı, liderlik, performans.
Ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentileri
Bu araştırma, ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır. Velilerin eğitim sürecinden beklentileri konusunda anket hazırlanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu ankette kendinizi okula gittiğinizde rahat hisseder misiniz?, Okulda iletişimin yeterli olarak sağlandığına inanıyor musunuz?, Okulun bulunduğu çevreyle ilgili sorunları var mıdır?, Okulda verilen kursların, piyasadaki özel kurslar kadar yeterli olduğuna inanıyor musunuz?, Öğrenci sayısı, ideal öğrenci sayısı olan 25-30 öğrenci sayısına uygun mudur?, Öğrenciler laboratuar araç ve gereçlerinden iyi yararlanıyorlar mı?, Okulunuzda öğretmen-öğrenci-veli işbirliği yeterli midir?, Okul idaresinden, çocuğunuz hakkında almak istediğiniz bilgileri rahat alabiliyor musunuz? gibi sorular hazırlanmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre veliler eğitim sürecinden, çocuklarının en iyi şekilde eğitim alarak hayata hazırlanmaları ve memleket için erdemli insanlar olarak yetiştirilmelerini beklemektedirler. Anahtar Kelimeler: Aile, Eğitim, Eğitim Süreci, İletişim.
Ortaöğretim kurumları müdürlerinin bilgi yönetimi yeterliklerinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Değişimin hızına yetişmenin gittikçe zorlaştığı günümüzde bilginin ve bilgi yönetimi uygulamalarının önemi de artmaktadır. Bütün organizasyonlar gibi okullar da yaşamlarını sürdürebilmek ve amaçlarını gerçekleştirebilmek için bilgiyi etkin bir şekilde yönetme ihtiyacı duymaktadırlar. Bilgi yönetimi örgütsel bir süreç olarak tasarlanmak ve sürekli geliştirilmek durumundadır. Bu süreç her tür çağdaş örgütte olduğu gibi okullar açısından bilgi yönetimini bir zorunluluk hâline getirmiştir. Bu çalışmada okulları yöneten okul müdürlerinin, bilgi yönetimi yeterlilik düzeylerini uygulamaya yönelik olarak öğretmenlerin bakış açısıyla değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin bilgi yönetimini kullanabilme becerilerine ilişkin görüşleri ile araştırmanın değişkenleri olan cinsiyet, görev türü, yaş, branş, çalışma süreleri ve okul türü arasında anlamlı farklılık olup olmadığı araştırılmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için 5'li Likert türünde 44 maddelik bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiş, güven aralığı p<0.05 olarak alınmıştır. Araştırmada öğretmenlerin branş ve okul türü değişkenlerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Bununla birlikte cinsiyet, görev türü, yaş, çalışma süreleri değişkenlerinde anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Son olarak; veriler doğrultusunda araştırmaya ve sonuçlara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Türleri, Bilgi Yönetimi, Bilgi Yöneticisi
Gaziantep ili Şahinbey ilçesi ilköğretim okullarında ortaokul öğrencilerinin okul başarısına aile etkisinin değerlendirilmesi
Aile, bir bireyin yaşamının şekillenmesine etki eden temel bir olgudur. Anne karnından başlayarak bireyin kişiliğinin oluşmasında, sosyal bir varlık olmasında en etkili unsurdur. İnsan kişiliğine bu denli etki eden bir unsurun okul başarısına etki etmemesi ise yadsınamaz bir gerçektir. Aile fertlerinin öğrenim seviyesi, gelir seviyesi, ailede yaşayan birey sayısı gibi özelliklerinin yanı sıra ebeveynlerin çocuğa yaptığı psikolojik, ekonomik, sosyolojik vb. destekler okul başarısını olumlu ya da olumsuz olarak etkiler. Bu çalışmada çocuğun okul başarısına olan aile etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmayı sonuçlandırmamda görüşleri ile katkıda bulunan değerli hocam Prof. Dr. Edibe SÖZEN'e çok teşekkür eder, çalışmanın tüm ilgililere yararlı olmasını dilerim. Anahtar Kelimeler: Aile, Okul, Başarı, Okul Başarısı, Aile Katılımı
Ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin okul güvenliğine ilişkin rolleri
Bu araştırma, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin, okul güvenliğine ilişkin rollerini belirlemek ve çözüm önerileri üretmek amacıyla yine ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerine anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada okul güvenliği, okul güvenliğini etkileyen etmenler ve bu etmenlerin hangi unsurlardan kaynaklandığı, bu etmenler karşısında okul idaresinin görevlerine ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Diyarbakır merkez ilçelerinde (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ) bulunan ortaokul ve liselerden 83 tanesi örneklem olarak seçilmiş olup, anket bu okullarda görev yapan 83 okul müdürüne uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde okul müdürlerinin kişisel bilgilerini,bulundukları okulun türünü ve okulun hangi ilçeye bağlı bulunduğunu içeren 9 soru bulunmakta, ikinci bölümde ise okul müdürlerinin okul güvenliği ile ilgili görüşlerini içeren 42 soru bulunmaktadır. Ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin, okul güvenliği ile ilgili görüşleri cinsiyet, yaş, branş, mesleki kıdem, yöneticilikteki kıdem, çalışmakta olduğu okuldaki görev süresi, okul türü ve okulun bağlı bulunduğu ilçe milli eğitim değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Okuldaki verimliliği etkileyen ve okulun hedeflerinin başarıya ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri okul güvenliğidir. Böyle olunca okul yönetiminde görev alan okul yöneticilerinin rolleri çok büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin okul güvenliğine ilişkin rolleri çeşitli değişkenler açısından belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, okul yöneticilerinin cinsiyet, yaş, branş, görevi, mesleki kıdemi, yöneticilik kıdemi okuldaki öğretmen sayısı, görev yeri ve kaygı durumları bakımından anlamlı farklılıklar olmadığı, okul türüne göre anlamlı farkın olduğu yöneticilerin kişisel güvenliklerinde genel lisede görev yapanlar Anadolu liselerinde görev yapan yöneticilere göre daha kaygılı oldukları saptanmıştır. Bu anlamda görev yapılan okul türünün okul güvenliğine yönelik görüşlerinde etkili olduğu söylenebilir. Son olarak öneriler kısmında araştırmacılara ve uygulayıcılara bir takım öneriler sunulmuştur (2013).
Yönetimsel açıdan sınıf öğretmenlerinin çocuk hakları konusunda bilgi sahibi olmalarının etkililiği üzerine bir çalışma
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin, çocuk haklarını bilmelerinin yönetimsel açıdan etkisini tespit etmektir. Araştırma sonucunda anket uygulamasına katılan 434 öğretmene ve görüşme yapılan 37 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan çalışma grubu rastgele seçilmiştir. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak anket tekniği uygulanırken, nitel veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sözleşmeyi bilme durumunun cinsiyet, yaş, medeni durum, statü, çocuğu olma durumu, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre değiştiği ve aralarında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda sınıf öğretmelerinin Çocuk Hakları Sözleşmesini okudukları, bildikleri ancak uygulamada (birçok alanda) sözleşmeye uymadıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sözleşmeye uymama nedenleri kendilerinden kaynaklandığı gibi kendilerini de aşan durumların varlığından kaynaklandığı görülmüştür. Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni bilmenin (yönetici, öğretmen, öğrenci, diğer personel) yönetimsel açıdan çok olumlu sonuçlar doğuracağı saptanmıştır. Bu olumluluğun bilinmesine rağmen okullarda katılım hakkının kullanımı konusunda ciddi yetersizlikler görülmüştür. Ayrıca okulların fiziki yapısının çocuğun gelişimsel dönemine uygun olmadığı gibi öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkinin de istenilen seviyede olmadığı tespit edilmiştir. Bu araştırma sadece ilkokullar da çalışan sınıf öğretmenlerine yönelik bir uygulamadır. Bu açıdan yönetici-öğrenci- branş öğretmenleri-veli vd. ayağı eksik kalmıştır. Benzer bir araştırma ile bu konuda yöneticilerin, öğrencilerin, diğer branş öğretmenlerinin ve ailelerin görüşleri alınabilir. Anahtar Sözcükler: Çocuk Hakları, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Yönetim, Sınıf Öğretmenleri
Effective school development according to the views of school sharers (The case of Şahinbey)
This research aims to determine the having of effective school size of schools in district, Şahinbey, of Gaziantep in terms of "administrators", ""teachers", "students", "learning environment and process", "school environment and culture" and "school environment and parent" with regards to perception of administrators and teachers who work in these schools.Data of this research are collected by using literature review and field research. In field research, administrators and teachers of elementary schools are subjected to questionnaire form by applying survey technique as the method.Administrators and teachers of elementary schools in Şahinbey, Gaziantep in 2012-2013 Academic Years constitutes the population of this research. There are 43 administrators and 241 teachers in this research group.The findings of this research are below;1-According to perceptions of administrators and teachers with regards to effective school features, the most effective size is "school administrators" and the least effective size is "school environment and parent".2-There isn't any significant difference between man and woman participants about effective school in terms of administrator opinions.3-It's determined that administrator opinions about effective schools are significantly change according to seniority of participants.4-It's determined that effective school opinions of participants significantly change according to their academic and age levels.5-It's determined that effective school opinions of participants don't significantly change according to their branches. Keywords: Effectiveness, Effective School, Period of Change, Elementary School
Okul paydaşlarının görüşlerine göre etkili okul geliştirme
Bu çalışmanın amacı, okul paydaşlarının görüşlerine dayanılarak etkili okulu tanımlamak ve etkili okulu geliştirmede yapılması gerekenleri ortaya koymaktır. Eğitimin ve öğretimin faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için "Okul Paydaşlarından Öğretmen, Yönetici, Veli ve Öğrenciye göre ''Etkili Okul Oluşturmak'' konusu ele alınmış ve okul paydaşlarından öğretmen, yönetici, veli ve öğrenciye göre etkili okulu oluşturmayı amaçlamıştır.
İlkokulların etkili okul özelliklerine sahip olma düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; öğretmen görüşlerine göre Diyarbakır il merkezinde bulunan ilkokulların yönetici, öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli boyutlarında etkili okul özelliklerine sahip olma düzeylerini belirlemek ve öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre okulların etkililiklerinin dair algılarının farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Tarama modelinde yapılan bu araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkezinde okul dönüşümleri kapsamında müstakil ilkokula dönüştürülen 40 okul ile bu okullarda görev yapan 1072 sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 29 ilkokul ve bu okullarda görev yapan 301 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verileri toplamak amacıyla Mehmet Şişman (1996) tarafından geliştirilen "Etkili Okul Ölçeği" kullanılmıştır. 5'li Likert tipindeki bu anket 56 maddeden ve okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular frekans, yüzde, aritmetik, ortalama, standart sapma tekniklerinden yararlanılarak SPSS programıyla çözümlenmiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular: 1. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul boyutları yönünden en etkili boyut okul programı ve eğitim-öğretim süreci iken en az etkili olan boyut ise öğrenci boyutudur. 2. Etkili okulun okul yöneticisi dışında tüm boyutlarında öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre farklılıklar bulunmuştur. İlkokullarda etkili okulun öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli boyutlarındaki özelliklere sahip olma düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri kıdemlerine göre farklılık göstermektedir. Araştırmanın sonuç bölümünde literatür çalışması ve yapılan uygulama sonucunda elde edilen veriler neticesinde çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Etkililik, Etkili Okul
Ortaöğretim müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarının incelenmesi (Gaziantep örneği)
Bu araştırma, ortaöğretim okul müdürlerinin kendi ve öğretmen görüşlerine göre öğretim liderliği davranışlarının; bazı demografik değişkenlere göre [cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, kıdem yılı, okul türü ve öğretim liderliği alanında alınan seminer-kurs sayısı] değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaöğretim okullarında 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul müdürleri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaöğretim okullarında 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul yöneticileri ve öğretmenler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Gaziantep ili Şehitkamil İlçe merkezindeki 15 ortaöğretim okulunda görev yapan 150 öğretmen ve 100 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şişman (1997) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda ortaöğretim müdürlerinin sergiledikleri öğretim liderliği davranışlarının kendi görüşlerine göre; en fazla Okul Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, en düşük Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi alt boyutunda, öğretmen görüşlerine göre, ortaöğretim müdürlerinin en fazla Okul Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, en düşük Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi alt boyutunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim müdürlerinin kendi ve öğretmen görüşlerine göre; orta düzeyde öğretim liderliği davranışı sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin öğretim liderliği algısı ile görev yaptıkları okul türü ve seminer değişkeni arasında anlamlı olarak farklılaşırken; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve kıdem yılı arasında anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim öğretmenlerinin öğretim liderliği algısı ile cinsiyet, okul türü ve seminer değişkeni arasında anlamlı olarak farklılaşırken; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve kıdem yılı arasında anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ilgili literatür verileri ile tartışılmıştır. Elde edilen bulgulara dayalı olarak okul müdürlerinin öğretim liderliğinin gerektirdiği davranışları gösterebilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün işbirliği ile hizmet içi eğitim programları düzenlenmesi önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Yönetim, Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretimsel Liderlik.
Eğitim çalışanlarının sendikalara ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Sendikalar üyelerinin; ücret, çalışma şartları, ekonomik ve sosyal pozisyonlarını geliştirme amacı güden kuruluşlardır. Bu araştırmada; sendikaların tanımına ve geçmişteki kazanımlarına uygun olarak, eğitim çalışanlarının günümüzdeki sendikalara ilişkin görüşleri ve beklentileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018/2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ilindeki resmi okullarda görev yapan öğretmen ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Buna göre araştırmanın katılımcıları, eğitim iş kolunda faaliyet gösteren ve AÇSHB'nın 07.07.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2018 Temmuz istatistiklerine göre, üye sayıları en fazla olan Eğitim Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Eğitim-İş sendikalarının İstanbul'daki üyeleri arasından seçilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilmiş yarı yapılandırılmış altı soru yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler; içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmada öne çıkan en önemli sonuçlardan birisi; eğitim iş kolundaki sendikaların ekonomik, sosyal ve özlük hakları konusunda ve eğitimin sorunlarının çözümü konusunda daha geniş kesimleri içine alacak ortak çalışmalar yapmaları önerilebilir. Diğer bir önemli sonuç ise; eğitim çalışanlarının sendikalara üye olmadan önce sendika tüzüklerini okumaları, sendikaların sendikal duruş, faaliyet, kazanım ve etkililiklerini öğrendikten sonra belirli bir sendikal bilinç üzerinden sendikalara üye olmaları önerilebilir. Anahtar kelimeler: Sendika, Örgütlenme, Kamu Sendikaları, Eğitim Sendikaları, Toplu iş sözleşmesi
The relationship of career ladder practice with teachers' professional development and professional motivation
The aim of this research, is to reveal the relationship between the new teaching career steps application and the professional development and professional motivation of teachers. For this purpose, data were collected from 414 teachers, 144 teachers, 226 specialist teachers, 38 head teachers, who volunteered in the city center of Düzce in the 2022-2023 academic year. Data were collected by quantitative relational survey method from the participants. In this direction, the scale that was prepared on Google Forms and consisted of three part, was directed to the participants. In the first part of this scale, participants have been asked about their demographic characteristics. In the second part, the Teachers' Professional Development Self-Efficacy Scale developed by Yenen and Kılınç (2021); and in the third part, the Motivation Scale of Teachers developed by Yıldız and Taşgın (2020) was used. The collected data were transferred to the SPSS 25.0 program for analysis. Afterward, the t-Test and ANOVA test were applied to determine the level of effect between the variables. Tukey, Gabrşel and Games-Howell tests were used to calculate the size of the effect. Also, Pearson correlation analysis was used to examine if there was a relationship between the variables. Additionally, regression analysis was used to determine to prediction extent of variables on each other. As a consequence of the analysis, the findings revealed that the teachers need most detected as spatial development, institutional development of female teachers is lower than male teachers and younger teachers is lower than older teachers, taking postgraduate education and voluntary participation in in-service training have a positive effect on the professional development of teachers, career steps affect the professional development of teachers positively, career steps application does not have a significant effect on the motivation of teachers regarding professional satisfaction and personal development and also the motivation of the teaching process and students, the low relationship is observed between career steps and institutional development, no significant relationship is observed between career steps and other development areas and professional motivation, career steps do not significantly predict other improvement areas and professional motivation except institutional development. According to the findings, it has been revealed that variables such as gender, age, postgraduate education and participation in in-service training could affect professional development and professional motivation, while career steps on professional development but not professional motivation. Suggestions have been made for practitioners and researchers regarding the revealed results. Keywords: Professional development, Professional motivation, Teaching career steps
Öğretmenlerin örgütsel güveni ile örgütsel yer değişikliği arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin örgütsel güveni ile örgütsel yer değişikliği arasındaki ilişki düzeyini belirlemektir. Bu amaçla 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında, Sakarya ili Akyazı ilçesindeki resmi temel eğitim ve ortaöğretimde görev yapan 407 gönüllü öğretmenden veriler alınmıştır. Anketler Google Formlar üzerinden dağıtılmıştır. Ölçekte birinci bölümde demografik bilgilerle ilgili, ikinci bölümde yirmi maddeden oluşan örgütsel güvenle ilgili ve üçüncü bölümde on yedi maddeden oluşan örgütsel yer değişikliği ile ilgili sorular sorulmuştur. Araştırmada evrenin tamamı model alınmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan normallik testlerine göre cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü ve okuldaki görev süresi verilerinin; örgütsel güven ve örgütsel yer değişikliği alt boyutları verilerinin normal dağıldığı gözlenmiştir. Değişkenler arası farklılık ve etki düzeylerini belirlemek için bağımsız gruplar t-testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Değişkenleri arası ilişki düzeyini belirlemek için Pearson korelasyon analizi yapılmış, ayrıca değişkenlerin birbirini ne oranda yordadığını bulmak için de regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler ışığında öğretmenlerin en çok çalışma arkadaşlarına, en az da yöneticisine güven duyduğu; erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre kuruma ve yöneticiye daha fazla güven duyduğu; evli öğretmenlerin bekar öğretmenlere göre güven düzeyinin daha yüksek olduğu; kıdem değişkenine göre örgütsel güvenin anlamlı bir fark göstermediği; temel eğitimde çalışan öğretmenlerin ortaöğretimde çalışanlardan daha fazla güven duyduğu; okuldaki görev süresi değişkenine göre örgütsel güvenin anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Yer değişikliği algı düzeyleri orta seviyede görülmekte iken yer değişikliğinde cinsiyetin, kıdemin, medeni durumun, okul türünün ve okuldaki görev süresinin bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin yarısından fazlası yer değişikliğinin ekonomik yük getireceğini düşünmüştür. Örgütsel güven ve yer değişikliği arasındaki ilişkinin düşük ve pozitif görüldüğü; güvenin yer değişikliği üzerinde yeterince katkısının olmadığı, yordama gücünün zayıf olduğu sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu bulgu ve sonuçlar doğrultusunda uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
2000-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılan öğretim liderliği tezlerinin sistematik incelemesi
Bu araştırma, Türkiye'de 2000-2022 yılları arasında gerçekleştirilen öğretim liderliği ile ilgili lisansüstü tezleri sistematik bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretim liderliği, okullardaki öğretim süreci, okul yönetimi ve öğrenci başarısı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu çalışma Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarını analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda, Türkiye'deki üniversitelerde yayımlanan tezler veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Bu veriler, "öğretim liderliği" anahtar kelimesi kullanılarak aranmış ve çalışmanın amacına uygun bulunan ve çalışma grubunu oluşturan 87 tez çalışması sistematik inceleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının büyük ölçüde İstanbul merkezli olduğunu ve zaman içinde artış gösterdiğini göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmaların genellikle yüksek lisans düzeyinde yapıldığı ve okul müdürlerini konu aldığı tespit edilmiştir. Çalışmalarda erkek araştırmacıların ve danışmanların daha fazla yer aldığı görülmüştür. Nicel metodolojilerin sıklıkla tercih edildiği ve özellikle okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarına odaklandığı sonucuna varılmıştır. Bu sistematik inceleme, Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının genellikle nicel ve yüzeysel olduğunu, aynı zamanda okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini sergilediğine yönelik yaygın bir kabul olduğunu göstermektedir. Önerilerin büyük ölçüde soyut ve bulgulara dayanmayan noktalara yoğunlaştığı belirtilmektedir. Bu çalışma sonucuna göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının çeşitlenmesi ve daha derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini değerlendiren gelecekteki çalışmaların, daha fazla nitel ve analitik bir yaklaşım benimsemesi gerektiği önerilmektedir. Bu durum Türkiye'deki eğitim sisteminin daha etkili ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır.
Eğitim alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin milli eğitim sisteminde uygulamaya katkı durumu
Bu araştırma, tezli yüksek lisans eğitimlerini tamamlamış öğretmen ve okul müdürlerinin hazırladıkları eğitim alanındaki yüksek lisans tezlerinin, öğretmen ve okul müdürleri ile paylaşılmasını ve böylelikle uygulamaya katkı durumunu anlamayı amaçlayan nitel bir durum çalışmadır. Düzce'de resmi orta okullarda görev yapan, 2002-2022 yılları arasında tezli yüksek lisans mezunu olan 170 öğretmen ve okul müdürü arasından, ölçüt örneklem yöntemi ile seçilen, sekiz öğretmen ve iki okul müdürü tezlerini öğretmen ve okul müdürlerine sunu yaparak paylaşmıştır. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında resmi ortaokullarda görev yapan Türkçe, fen bilimleri, matematik öğretmenleri ve okul müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan iş birliği çerçevesinde tez sunumuna davet edilmiştir. Veriler, tez sunumlarına katılan ve maksimum çeşitlilik örneklem yöntemiyle belirlenen 20 katılımcıdan açık uçlu soruların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Araştırma soruları, kavramsal çerçeve dikkate alınarak uzman öğretim üyesinin önerileri doğrultusunda, araştırma problemine uygun olarak hazırlanmış dört sorudan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak ulaşılan kodlar temalar altında toplanmıştır. Araştırma soruları kapsamında elde edilen veriler ışığında, tez sunumlarından öğretmen ve okul müdürlerinde motivasyon, tutum gelişimi ve uygulama yönelik beklentilerin oluştuğu; tez sunumlarının öğretmenlerin ders işleme anlayışı ve ders sürecine, okul müdürlerinin yönetim anlayışı ve yönetim süreçlerine katkısı olduğu; öğretmenler uygulama ve durum tespiti ile ilgili, okul müdürleri ise eğitim öğretim alanı ve denetim alanlarında tez çalışması yapılmasını istediklerine ilişkin sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen ve okul müdürleri yüksek lisans tezlerinin uygulayıcılar ile buluşamamasının katılımcılardan, tezlerden, üniversitelerden ve MEB'den kaynaklı nedenleri olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışmadan çıkarılan sonuçlar doğrultusunda yüksek lisans tezlerinin uygulamaya katkı sağlamasına ve bu durumun önündeki engellerin kaldırılması yönelik kurumlara, uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Meslek yüksekokulları inşaat programı mezunlarının istihdam sorunları (Gaziantep örneği)
Bu tezde hem Gaziantep Üniversitesi hem de Türkiye'nin diğer üniversitelerindeki Meslek Yüksekokullarından mezun olan inşaat teknikerlerinin istihdam ve okullarında uygulanan programa yönelik problemleri araştırılmıştır. Piyasada çalışan teknikerlerin büyük çoğunluğunu D.B.P.K.'ndaki M.Y.O. mezunları oluşturulmaktadır. D.B.P.K.'ndaki mezunlar içinde de G.Ü.G.M.Y.O. mezunları esas çoğunluğu oluşturmaktadır. Teknikerler kolayca iş bulabilmekte,tamamına yakım kendi alanlarıyla ilgili işlerde çalışmaktadırlar. Daha çok özel sektörde istihdam edilen teknikerler düşük ücretle çalıştırlmaktadırlar. Bu nedenle iş değiştirme oranı yüksektir. Mezun teknikerlerin mesleki bir kuruluşu olan Y.T.T.D.'ne üye olma oranı olukça düşük olup çoğu teknikerin derneğin varlığından habersiz olduğu anlaşılmıştır. Teknikerlerin mezun oldukları okul türü (D.B.P.K.O. ve K.D.O.) ile bir işte çalışıp çalışmama, alman ücret, Y.T.T.D. ne üye olma, iş yerlerindeki konumlan, ve alman eğitimin kalitesi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. ^mmBm pulu
Okul yöneticilerinin öğretimsel liderliği ile örgütsel öğrenme arasındaki ilişki
Bu çalışmada öğretmenlerin okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algıları ile örgütsel öğrenme algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. İlişki düzeyini tespit etmek amacıyla araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Düzce Merkez ilçede ortaokul kademesinde görev yapan 995 öğretmen oluşturmaktadır. Bu evrende görev yapan 350 öğretmen seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiş ve araştırmanın örneklemi oluşturulmuştur. İhtiyaç duyulan verilere ulaşmak için Kişisel Bilgi Formu, Öğretimsel Liderlik Ölçeği ve Örgütsel Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesinde 2 kategorili değişkenler arasındaki farkı incelemek için Mann Whitney-U testinden, 3 ve daha üzerinde kategorisi olan demografik değişkenlerin fark testlerinde Kruskal Wallis-H testinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için Spearman Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin, okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algılarının "sıklıkla" düzeyinde olduğu görülmüştür. Öğretimsel liderliğin her bir boyutuna ilişkin öğretmen algılarının "sıklıkla" düzeyinde olduğu ortaya çıkmıştır. Boyutlar arasında öğretmenler tarafından en yüksek düzeyde algılanan boyutun "okul misyonunu tanımlama", en düşük düzeyde algılanan boyutun ise "öğretim programını yönetme" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel öğrenmeye ilişkin algı düzeylerinin "katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmüştür. Örgütsel öğrenmenin alt boyutlarından "güven ve işbirliği iklimi" öğretmenler tarafından "kesinlikle katılıyorum" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Örgütsel öğrenmenin "gözlenen ve paylaşılan vizyon", "inisiyatif ve risk alma" ve "mesleki gelişim" alt boyutlarının öğretmenler tarafından "katılıyorum" düzeyinde algılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel öğrenme boyutları arasında öğretmenler tarafından en yüksek düzeyde algılanan boyutun "güven ve işbirliği iklimi", en düşük düzeyde algılanan boyutun ise "mesleki gelişim" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyetleri, öğrenim durumu, kıdem ve branşları ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algı düzeyleri ve örgütsel öğrenmeye yönelik algıları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretimsel liderliğin genel ortalaması ile örgütsel öğrenmenin alt boyutlarından "Güven ve İşbirlikçi İklim", "Paylaşılan ve Gözlenen Vizyon", "İnisiyatif ve Risk Alma", "Mesleki Gelişim" ve "Örgütsel Öğrenme" arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür.
Gaziantep belediyelerindeki hizmet içi eğitim uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
öz GAZİANTEP BELEDİYELERİNDEKİ HİZMET İÇİ EĞİTİM UYGULAMALARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ YILDIRIM, Mehmet Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı : Doç.Dr. Erdal CEYHAN Aralık 2000, I^LSayfa Bu araştırma, Gaziantep ilindeki belediyelerin hizmet içi eğitim uygulamalarında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilebilmesi için yapılmıştır. IIIAraştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anketin, genel olarak belediye çalışanlarının hizmet içi eğitime ilişkin durumlarını kapsadığı varsayılmaktadır. Belediye çalışanlarının hizmet içi eğitime ilişkin durumlarının belirlenmesi, belediye çalışanlarından anket uygulamasına katılan yönetici ve personelin görüşleri ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Anket uygulamasında, Gaziantep büyükşehir ve ilçe belediyelerinde çalışan yönetici ve personelden ömeklem seçilen 37'si yönetici olmak üzere toplam 299 personele ulaşılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, frekans, yüzdelik ve ki-kare teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Belediye çalışanlarının yaklaşık %70'i kendi mesleği ile ilgili bir eğitim ihtiyacı içindedir. 2. Belediye çalışanlarının ileri bir eğitim ve hizmet içi eğitim almaları kurumlarınca teşvik edilmemektedir. 3. Araştırma yapılan kurumlarda, yoğun ve yerinde bir hizmet içi eğitim programı yoktur. 4. Kurumlarda, hizmet içi faaliyetlerini düzenleyecek bir birimin faydalı olacağına inanılmaktadır. iv5. Kurumlarında hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılacak personelin seçiminde kayırma yapılmadığına (%58) inanılmaktadır. 6. Hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılan personelin diğerlerine göre daha verimli olduğuna (%87) inanılmaktadır. 7. İhtiyaçları ve önem verdikleri hizmet içi eğitim konusu olarak "mesleğiyle ilgili yeni teknikler", "alanıyla ilgili uygulamalar" ve "bilgisayar kullanımı'' ilk üç sırada yer almaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: ? Belediye ? Hizmet İçi Eğitim Bilim Dalı Kodu : EB 599
2000-2024 yılları arası etkili okul konusunda yapılan araştırmaların sistematik analizi
Bu tezin amacı etkili okul konusunda 2000-2024 yılları arası ulusal ve uluslararası alanda yayınlanan tez ve makaleleri sistematik analiz yöntemiyle incelemektir. İncelenen bu tez ve makalelere ulusal ve uluslararası veri tabanlarından ulaşılmıştır. Bu çalışmalar amaç, yıl, örneklem, yöntem, eğitim kademeleri, düzeyleri, sonuç ve önerilerine göre sistematik analize tabi tutulmuştur. Sonuç olarak hem ulusal hem uluslararası alanda yapılan çalışmalarda en çok kullanılan kavram olarak liderlik ön plana çıkmaktadır. Tezlerin büyük çoğunluğunda nitel yöntem kullanılmıştır. Makalelerde örneklem grubu olarak çoğunlukla öğretmenlerle çalışılmıştır. Hem makale hem tez sayılarında son 10 yılda dikkat çekici bir artış gözlenmiştir. Uluslararası yayınlanan makalelerde en çok etkili okul ortamından bahsedilmiştir. 2000 yılından günümüze kadar yapılan ulaşılabilir olan bütün araştırmalar teze veri sağlamıştır. Söz konusu bu tez ve makalelerin incelenerek analizinin yapılmasının alanyazına katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Gelecekte bu alanda çalışma yapacak araştırmacılar, etkili okul konusundaki çalışmalara bu tezde derli toplu bir biçimde ulaşabileceklerdir. Birçok araştırmacı yaptığı çalışmalarda etkili okulun farklı özellikleri üzerine yoğunlaşmış ve farklı boyutlarına değinmiştir. Etkili okul ile ilgili birçok tez ve makale yazılmasına karşın tam olarak ortak bir tanım yapılamamıştır. En yaygın olarak etkili okul için, hedeflerine ulaşabilmiş okuldur şeklinde tanım yapılabilmektedir.
Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engeleri ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğiyle ilgili engelleri okul yöneticisi, öğretmen ve aile görüşlerine göre değerlendirmek ve çözüm önerilerini inceleyerek uygulamaya ve alan yazına katkı sağlamaktır. Çalışma, 2024-2025 bahar döneminde Düzce ili merkez ilçesinde, bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokullarda ve bağımsız anaokullarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel desenlerden biri olan durum çalışması deseni tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında 9 okul yöneticisi, 10 öğretmen ve 9 aile, toplam 28 katılımcıyla görüşme sağlanmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış 5 görüşme sorusu kullanılmıştır. Ulaşılan veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir, kodlamalar yapılarak alt temalar oluşturulmuştur. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğinin nedenlerine ilişkin yönetici ile ilgili, öğretmen ile ilgili ve aile ile ilgili nedenler olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğiyle ilgili beklentilere ilişkin yöneticiden, öğretmenden ve aileden beklentiler olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğinin önündeki engellere ilişkin bürokratik ve politik, yöneticiden kaynaklı, öğretmenden kaynaklı ve aileden kaynaklı engeller olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engellerinin etkilerine ilişkin öğretmen üzerindeki, aile üzerindeki ve çocuk üzerindeki etkileri olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engellerinin çözüm önerilerine ilişkin bürokratik ve politik işbirliği engellerine, yöneticiden kaynaklı işbirliği engellerine, öğretmenden kaynaklı işbirliği engellerine ve aileden kaynaklı işbirliği engellerine yönelik çözüm önerileri olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları kapsamında yöneticilerin öğretmeni destekleyici bir tutum sergilemesi ve ailelerle iletişim ve işbirliğine açık olması; öğretmenlerin ailelerle açık ve empatik bir iletişim kurması; ailelerin işbirliğine katılımını teşvik etmek için bilgilendirici ve farkındalıklarını artırıcı etkinlikler düzenlenmesi ve özellikle çalışan aileler için esnek işbirliği planlamaları yapılması geliştirilen önerilerden bazılarıdır.
Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları arasındaki ilişki
Araştırma, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu araştırmada veriler, öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını belirlemek amacıyla Polat (2007) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği", okul yöneticilerinin kullandıkları güç kaynaklarına ilişkin algılarını belirlemek amacıyla ise Altınkurt ve Yılmaz (2012) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Anlamlı farkların tespitinde Tukey testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin en yüksek algıya sahip oldukları güç kaynağının uzmanlık gücü, en düşük algıya sahip oldukları kaynağın ise zorlayıcı güç olduğu belirlenmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri genel olarak "kararsızım" düzeyinde bulunmuş; alt boyutlar arasında en yüksek ortalamanın sivil erdem, en düşüğünün ise yardımlaşma boyutuna ait olduğu görülmüştür. Ayrıca, demografik faktörlerin (cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü, görev süresi ve mezuniyet durumu) öğretmenlerin güç algıları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde farklı etkiler yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre, öğretmenlerin güç algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu ilişkiler içerisinde en yüksek düzey karizmatik güç algısında, en düşük düzey ise zorlayıcı güç algısında tespit edilmiştir. Regresyon analizleri sonucunda ise yalnızca zorlayıcı gücün örgütsel vatandaşlık davranışlarını ve özellikle yardımlaşma ile sivil erdem alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır. Diğer güç kaynaklarının yordayıcılığı istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuçlara göre, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu, bu etkinin ise güç kaynağının türüne göre değiştiği belirlenmiştir. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, okul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu, bu etkinin ise güç kaynağının türüne göre değiştiği belirlenmiştir. Bu sonuçlara ilişkin uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmenlerin kişilik özellikleri ve öz yeterlik algıları ile duygusal emek davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, öğretmenlerin Beş Faktörlü Kişilik Özellikleri ile öz yeterlik algılarının duygusal emek davranışları üzerindeki ilişkileri incelenmiştir. 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Tekirdağ ili Kapaklı ilçesindeki devlet ortaokullarında görev yapan 215 öğretmen üzerinde gerçekleştirilen araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış; veriler Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği, Öğretmen Öz Yeterlik Algısı Ölçeği ve Duygusal Emek Ölçeği aracılığıyla toplanarak SPSS 27 programında analiz edilmiştir. Bulgulara göre öğretmenlerin uyumluluk, sorumluluk ve açıklık kişilik özellikleri bakımından katılıyorum düzeyinde görüş belirttikleri, yani bu özelliklerin güçlü şekilde hissedildiği; öz yeterlik algılarının ise yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Duygusal emek davranışları açısından öğretmenlerin samimi davranışlarının çoğu zaman, derinden rol yapma davranışı bazen, yüzeysel rol yapma davranışı ise çok nadir düzeyinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Cinsiyete göre yalnızca nevrotiklik kişilik özelliği ve sınıf yönetimi öz yeterliği alt boyutlarında anlamlı farklılıklar ortaya çıkarken, görev yaptıkları okulda geçen süreye bağlı olarak uyumluluk kişilik özelliği ve derinden rol yapma davranışı alt boyutlarında; meslekteki hizmet süresine göre ise sadece sınıf yönetimi öz yeterliği alt boyutunda anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizleri, uyumluluk, sorumluluk ve açıklık kişilik özelliklerinin, derinden rol yapma ve samimi davranış alt boyutları ile olumlu; nevrotiklik kişilik özelliğinin ise olumsuz yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Regresyon analizleri sonucunda yüzeysel rol yapma davranışını en güçlü biçimde uyumluluk ve sorumluluk kişilik özelliklerinin yordadığı; samimi davranış alt boyutunda uyumluluk ve dışadönüklük kişilik özelliğinin olumlu yordayıcı olduğu; derinden rol yapma alt boyutunda ise uyumluluk ve nevrotiklik kişilik özelliğinin anlamlı etkili olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar, öğretmenlerin kişilik özellikleri ve mesleki öz yeterlik algı düzeylerinin sınıf ortamındaki duygusal emek davranışlarını şekillendirmede önemli rol oynadığını ve eğitim süreçlerinde bireysel farklılıkların anlaşılmasına katkı sunduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Duygusal emek, öğretmen öz yeterlik algısı, beş faktör kişilik özellikleri
Öğretmen görüşlerine göre lise müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada Düzce ilinde resmi liselerde görev yapan öğretmenlerin algıları dikkate alınarak öğretmenlerin görüşlerine göre lise müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilikleri arasında ilişkiye odaklanılmıştır. Araştırma evrenini 2024-2025 eğitim öğretim yılında Düzce il ve ilçelerinde görev yapan lise öğretmenleri oluşturmaktadır. Düzce'deki resmî 51 lisede görev yapan toplam 1539 öğretmen içinden araştırmaya 405 kişi katılmıştır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Hizmetkâr Liderlik Ölçeği ve Bireysel Yenilikçilik Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algı düzeylerinin öğretmenlerin yaşlarına göre değerlendirilmesi 21-30 yaş ile 51 yaş ve üstü öğretmenler lehine, okul türüne göre sınavlı lisede çalışan öğretmenler aleyhine bir sonuca ulaşılmıştır. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik algılarının erkek öğretmenler lehine, yaşlarına göre bireysel yenilikçilik algılarının değişime direnç boyutunda 51 yaş üstü öğretmenler lehine, risk alma boyutunda 51 yaş üstü öğretmenler lehine, mesleki kıdemlerine göre bireysel yenilikçilik algıları hem risk alma boyutu hem de tüm ölçek için 21 yıl ve üstü mesleki kıdeme sahip öğretmenler lehine, görev yaptıkları okul türüne göre bireysel yenilikçilik algıları hem deneyime açıklık boyutu hem de tüm ölçek için Anadolu Lisesi lehine bir anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algıları ile bireysel yenilikçilik algıları arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir ve öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algıları bireysel yenilikçilik algılarının toplam varyansının %7'sini yordamaktadır. Anahtar Sözcükler: Hizmetkâr Liderlik, Okul Müdürü, Bireysel Yenilikçilik, Lise öğretmeni
Okul yöneticilerinin dönüşümsel liderlik rolleri ile öğretmenlerin mesleki mutluluğu arasındaki ilişki
Bu araştırma, Düzce il merkezindeki resmi ortaöğretim (lise) kurumlarında görevli öğretmenlerin görüşlerine dayanarak, okul yöneticilerinin dönüşümsel liderlik rolleri ile öğretmenlerin mesleki mutlulukları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmanın çalışma evrenini 2024-2025 öğretim yılında Düzce merkezindeki 20 resmi ortaöğretim (lise) kurumlarında görevli 900 öğretmenden oluşturmaktadır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan 358 öğretmenden veri toplanmıştır. Katılımcılar anadolu liseleri, mesleki ve teknik liseler, imam hatip lisesi ve merkezi sınavla öğrenci alan liselerde görev yapmaktadır. Araştırmada "Dönüşümsel Liderlik Ölçeği" ve "Öğretmenlik Mesleği Mutluluk ölçeği" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlilik analizlerinde alt boyutların normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada, ölçekler arasındaki ilişkileri ve yordayıcı etkileri incelemek amacıyla korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgulara göre öğretmenlerin dönüşümel liderlik algılarında cinsiyet, mesleki kıdem, mezuniyet düzeyi, ve görev yaptıkları okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir fark bulunmadığı; yaş değişkeninde göre entelektüel uyarım alt boyutunda ve dönüşümcü liderlik genel puanında anlamlı farklılık görülmüştür. 41-50 yaş grubu öğretmenlerinin entelektüel uyarım ve dönüşümcü liderlik genel algısı, 51 yaş ve üzeri öğretmenlere kıyasla daha yüksektir. Öğretmenlerin mesleki mutluluk algılarının cinsiyet, mezuniyet düzeyi ve mesleki kıdem değişkenlerinde anlamlı fark göstermediği, öğretmenlik mesleği mutluluk ölçeği öğretme- öğrenme süreci alt boyutunda meslek lisesinde görev yapan öğretmenler ile anadolu lisesinde görevli öğretmenler arasında meslek lisesinde görevli öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki mutluluk algılarında yaş değişkeninin mesleki memnuniyet alt boyutunda anlamlı fark gösterdiği görülmüştür. 51 yaş ve üstü öğretmenler ile 20-40 yaş grubundaki öğretmenler arasında 51 yaş ve üstü öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre dönüşümsel liderlik ile örgütsel mutluluk arasında anlamlı ve orta düzeyde güçlü bir pozitif korelasyon bulunduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizleri, dönüşümsel liderliğin mesleki mutluluk üzerinde anlamlı ve orta düzeyde açıklayıcı güce sahip olduğunu göstermiş ve öğretmenlerin algıladığı liderlik tarzının mutluluk düzeylerini etkilediği belirlenmiştir. Bulgulara göre, öğretmenlerin algılarını ve mesleki mutluluklarını artırmaya yönelik dönüşümsel liderliği ön plana çıkaran eğitim programları önerilmektedir. Öğretmenlerin liderlik hakkındaki düşüncelerini takip ederek anlaşılır iletişim kurma ve şeffaf karar alma gibi liderlik uygulamalarının görünür hale getirilmesi, öğretmenlerin mutluluklarını etkileyeceği düşünülebilir. Anahtar Sözcükler: Dönüşümsel liderlik, örgütsel mutluluk, mesleki mutluluk, okul yöneticisi, Lise öğretmeni