Yıldız Technical University
Discipline

Mimari Restorasyon Anabilim Dalı

Yıldız Technical University

3

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

3 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Ülkemizde toplumsal değişim süreci içinde yaşlı yurtları programlama ve tasarım ilkelerinin ortaya konması

Ülkemizde, toplumsal değişim sonucunda aile yapısı, ataerkil geniş aileden çekir­dek aile tipine dönüşmüştür. Değişen aile yapısında, yaşlı bireyler eskiden olduğu gibi akraba ve çocuklarıyla birlikte oturmak istemiyorlar, ancak ekonomik nedenlerden dola­yı yalnız da oturamıyorlar. Araştırmada, sayıları giderek artan yaşlı kesimin bu sorunla­rına çözüm olarak düşünülen yaşlı yurtlarının tasarım ilkelerinin ortaya koyulmasına çalışılmıştır. Bu amaca yönelik olarak yapılan çalışmanın; 1. bölümünde, yaşlılık kavramı irdelenmiştir. Ülkemizdeki toplumsal değişmeninyaşlı bireylere etkileri saptanmış ve yaşlıların devlet politikası içindeki durumları ince­lenmiştir. 2. bölümde, geçmiş dönemlerde yaşlıların barındığı yerler araştırılmıştır. Yerli ve yabancı yaşlı yurdu örnekleri analiz edilerek yatak odaları hakkında bulgular elde edil­miştir. Oturma ve yemek salonları mekan özellikleri belirlenmiştir. 3. bölümde, yaşlıların durumlarını ve yaşlı yurtlarının niteliklerini belirlemek ama­cıyla yapılan anket çalışmaları değerlendirilmiştir. 4. bölümde ise yaşlı yurdu örnek analizleri ve anket çalışmaları sonucunda yatak odası tipleri önerilmiştir.

Şen Yüksel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1991
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyarbakır sur kapılarında trafiğe bağlı titreşimlerin incelenmesi ve koruma önerilerinin geliştirilmesi

Birçok medeniyetin izini taşıyan Diyarbakır surları genel hatlarını günümüze kadar korumayı başarmıştır. Diyarbakır bulunduğu konum itibari ile bölgenin önemli bir kavşağı konumundadır. Bu nedenle surlar etkin bir savunma yapısı niteliğindedir. Büyük oranda korunan surlar üzerinde özgün ve sonradan açılan geçişler bulunmaktadır. Özellikle özgün kapılar yoğun taşıt trafiğine maruz kalmaktadır. Cumhuriyet döneminden sonra imar faaliyetlerinin artmasıyla sur duvarlarının bazı bölümlerinde yıkımlar yapılmıştır. Çağın gereksinimleri doğrultusunda gerek yaya gerek kullanılan taşıtların boyutları göz önünde bulundurularak yeni kapılar açılmıştır. Geçmişi uzun yıllara dayanan surlarda meydana gelen hasarların çoğu bakımsızlıktan kaynaklanmaktadır. Turizm açısından önemli bir yere sahip olan suriçi bölgesi trafiğin yoğun olduğu bir bölgedir. Bu nedenle kısa vadede olmasa da uzun vadede trafiğin kapılara etkisi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Özgün ve sonradan açılan kapılarda hem gözlemsel hem de aletsel ölçümler yapılmıştır. İlk olarak gözlemsel tespitlerde bulunuldu. Daha sonra zemin ve duvarlarda tahribatsız bir yöntem olan Georadar (GPR) yöntemi ile taramalar yapıldı. Yapılan taramalar ile yapının zemin, duvar ve yakın çevresindeki durumu ve deformasyonları tespit edildi. Georadar (GPR) sonrası özellikle çalışmanın temelini oluşturan mevcut trafiğin sur kapılarında meydana getirdiği titreşimin şiddeti ölçüldü. Üç eksenli ivmeölçerlerle ölçümlerin alındığı sırada taşıt ve yaya sayısı da dikkate alındı. Her ne kadar taşıt trafiğinin hasarlar üzerinde kısa vadede bir etkisi bulunmasa da zaman içinde ve diğer etmenlerle birlikte daha büyük hasarlara yol açabileceği tablo ve verilerle desteklenmiştir. Son çalışma olarak da taşıt ve yayaların meydana getirdiği ortam gürültüsünün sur kapıları üzerindeki etkisi aletlerle ölçülmüştür. Yaya ve taşıt sayısının belirlenmesiyle aynı zaman diliminde ses ölçümleri yapılmıştır. Karşılaştırılma yapılması amacıyla farklı zaman dilimlerinde yoğunluğun olduğu ve daha sakin saatlerde ölçümler tekrarlanmış olup tablolar halinde sunulmuştur. Titreşim ölçümlerinde olduğu gibi ses ölçümlerinde de taşıt ve yaya trafiğinin kapılar üzerinde uzun zamanda etkili olduğu görülmüştür. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin sur kapıları ve duvarları üzerindeki etkisi de gözlemsel olarak incelendi. Çalışma esnasında önceden çekilen fotoğraflarla deprem sonrası fotoğraflar karşılaştırılmıştır. Deprem sonrası kapılar üzerinde hasarlar gözlemlenmemiş fakat duvarlarda ve burçlarda bölgesel yıkılmalar meydana gelmiştir. Gözlemsel veriler ile yapılan ölçüm sonuçları değerlendirilerek koruma önerileri geliştirilmiştir.

DepremDiyarbakır-SurGPR+4
Mehmet Şakir Güler
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Küçükköy geleneksel dokusunda göçlerin neden olduğu mekansal dönüşümler

Kırsalda konumlanan geleneksel dokular sahip oldukları özgün yerleşim düzeni, mimari kimliği ve sosyal yapısıyla kendine özgü alanlardır. Bulundukları yörenin yerel karakteri ile biçimlenen bu alanlar, özgün kimlikleri, geleneksel karakteristikleri, taşıdıkları çok yönlü veriler ile önemli miras alanlarımızdır. Sosyo-kültürel, ekonomik ve fiziksel değerleri ile öne çıkan geleneksel dokularda; dönüşen üretim biçimleri, teknolojik gelişmeler, kent-kır arasındaki değişen ilişkiler gibi nedenlerle çift yönlü göç hareketliliği yaşanmaktadır. 1950'lerde çeşitli nedenlerle göç veren kırsal yerleşimler, 2000'lere gelindiğinde tersine göç hareketliliği ile yeni bir değişim süreci yaşamaktadır. Kırsal bölgelere yönelik yatırımların artması ve bir grup kentlinin kırsala yerleşme arzusu, bu yerleşimleri yeni çekim alanlarına dönüştürmektedir. Geleneksel dokularda mekansal dönüşümlere neden olan göçlerin etkisinde olan önemli yerleşmelerden biri de Küçükköy'dür. Küçükköy yerleşimi, geçmişten günümüze birçok göç hareketliliğine tanıklık etmiştir. 2000'lere değin, yerel kullanıcıların bir bölümü temel ihtiyaçlara erişimdeki güçlükler, maddi yetersizlikler gibi çeşitli nedenlerle Sarımsaklı ve çevre yerleşimlere taşınmıştır. Kullanıcısını kaybeden tarihi dokuda terk sürecine bağlı olarak bozulma ve yıpranma süreci yaşanmıştır. Ancak 2000'lerde ekolojik yaşama bilincinin artması ve doğayla iç içe yaşama isteği gibi sebeplerle bir grup kentlinin Küçükköy'e göç etmesi, yerleşim için yeni bir değişim sürecinin yaşanmasını tetiklemiştir. Son yıllarda gerçekleştirilen göçlerin etkileri yerleşimin özgün fiziki dokusu ile sosyal yaşantısında da yansıma bulmuştur. Gelişen sürecin yapılı dokudaki mekansal dönüşümlerini irdelemeye yönelik yapılan çalışmada, yerleşimin fiziki dokusu, mimari karakteri ve kültürel nitelikleri incelenerek doku, sokak ve yapı ölçeğindeki değişimler ortaya konmuştur. Yörenin sürdürülebilir kılınmasına katkı sağlamak hedefiyle, değişimin neden olduğu koruma sorunları belirlenmiş ve korumaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Gamze Akbaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00