
708
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Kıyı bölgesinde görsel peyzaj kalitesinin incelenmesi İstanbul – Kısırkaya örneği
Kıyı alanları, sahip oldukları ekolojik özellikleri, kültürel değerlerinden dolayı hassas peyzajlardır. Bu tez çalışmasında İstanbul İli Sarıyer İlçesine bağlı Karadeniz kıyısında yer alan kırsal yerleşim karakterindeki Kısırkaya Köyü araştırma alanı olarak seçilmiştir. Araştırmanın amacı; Kısırkaya Köyü kıyı bölgesi ve yakın çevresinin çeşitli değişkenler doğrultusunda irdelenerek görsel peyzaj değerlendirmesi açısından çekicilik gösteren alanlarının tanımlanmasıdır. Ayrıca alanların görsel kalite yönünden değerlendirilmeleri yapılmıştır. Kısırkaya Köyü ve kıyı bölgesinin görsel peyzaj kalite analizi için genel silüet, yarı doğal peyzaj, deniz peyzajı, kırsal peyzaj, doğal alanlar, tarım peyzajı, yol peyzajı, kültürel peyzaj olmak üzere 8 farklı görsel peyzaj karakter tipi belirlenmiştir. Görsel peyzaj kalite parametresi olarak doğallık, manzara güzelliği, rekreasyonel değer, bakım, güven, açıklık, düzen, uyum, çeşitlilik olmak üzere toplam 9 parametre seçilmiştir. Görsel peyzaj kalite değerlendirmesi ile; 50 uzmana interaktif olarak " Google Anket" programı yardımıyla 2 bölümden oluşan foto-anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde uzmanlar Kısırkaya Köyü'nde her bir görsel peyzaj alanına yönelik 4 adet olmak üzere, 8 görsel peyzaj alanını temsil eden toplam 32 adet fotoğraf içerisinden peyzaj karakterini en iyi temsil eden fotoğrafı belirlemiştir. Anketin ikinci bölümünde ise; uzmanlar belirlenen her bir görsel peyzaj alanına ait görsel kalite parametrelerine göre değerlendirmeleri yapmıştır. Kısırkaya Köyü kıyı bölgesinin görsel peyzaj karakter analizinde alanın manzara değerinin ve doğallığının yüksek olduğu fakat peyzaj alanlarının genelinde bakım, güven ve düzen sorununun olduğu sonucuna varılmış, kırsal peyzajların sürdürülebilir gelişimine olanak sunan, rekreasyonel ve turizme katkı sağlayabilecek öneriler geliştirilmiştir.
Ihlara (Kapadokya) özel çevre koruma bölgesi ve yakınçevresi örneğinde koruma kullanma dengeli planlamaların oluşturulmasında kriterlerin saptanması
oz DOKTORA TEZİ IHLARA (KAPADOKYA) ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ VE YAKIN ÇEVRESİ ÖRNEĞİNDE; KORUMA-KULLANMA DENGELİ PLANLAMALARIN OLUŞTURULMASINDA KRİTERLERİN SAPTANMASI Ömer GULKAL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİMDALI Danışman: Prof. Dr. Erdoğan GÜLTEKİN Yıl. 1999, Sayfa 212 Jüri: Prof. Dr. Erdoğan GÜLTEKİN Prof. Dr. Türker ALTAN Prof. Dr. Hayran ÇELEM Aksaray İli sınırlan içerisinde ve İlin 25 km güneydoğusunda, 34° 16' enlem, 3 8° 15' boylamın kesiştiği noktada yer alan Ihlara Vadisi, bu çalışmanın odağım oluşturmaktadır. Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen bölge ise 58 km2 lik bir alanı kaplamaktadır. Doğal ve kültürel değerler açısından büyük bir kaynağa.sahip olan Ihlara Vadisi ve yakın çevresinin doğal yapısını oluşturan jeolojisi, toprak, iklim, hidroloji, flora ve faunası detaylı olarak araştırılmıştır. Bölgenin kültürel yapısını oluşturan tarihi ve arkeolojik değerler, tarım, turizm ve rekreasyon potansiyeli gibi özellikleri de ayrıntılı olarak incelenmiştir. Uzmanlar, yöre halkı, yerli ve yabancı ziyaretçiler olmak üzere 4 hedef grubu üzerinde anket çalışması uygulanmış, kullanımlarla ilgili talep, eğilim ve gereksinimler belirlenmiştir. Araştırmanın koruma ve kullanma açısından iki farklı yönü olması sebebiyle, mevcut alan kullanımlarının koruma ve kullanma ağırlıklı olarak belirlenmesine çalışılmıştır. Bu amaçla yürütülen ikinci anket çalışması, uzmanlar, kamuoyu ve karar mercileri üzerinde uygulanarak, koruma-kullanma kriterleri saptanmış, konuyla ilgili öneriler geliştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Ihlara (Kapadokya) Özel Çevre Koruma Bölgesi ve yakın çevresinin genelde koruma ağırlıklı olarak kullanılması, daha uygundur. I
Kahramanmaraş kentinde toplu konut gelişme alanlarının irdelenmesi
Bu çalışmada, Kahramanmaraş kentinde uygulanan toplu konut alanlarının, kent yerleşirnindeki yerinin, niteliklerinin, konut-çevre uyumunun, sosyal donatı ve yeşil alanlar bakımından yeterhliMerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda toplu konut sistemlerinin geliştirilmesine yönelik önerilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, kentin mevcut konut dokusu ve toplu konut alanları yerinde incelemeler ve anket çalışması yapılarak incelenmiştir. Toplu konut darılarının uygulama plan kararlan, kentsel donatı ve yeşil alan uygulama kriterleri açısından değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda, toplu konut alanlarının kaliteli yaşam mekanları sunabilmeleri amacıyla, uygulamaların devamında yapılması gerekli görülen öneriler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Böylece çalışmanın, uygulamaların devamında ve yeni yapılacak toplu konut alanları için faydalı olabileceği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Kentleşme, Toplu Konut Alam, Kahramanmaraş, Konut Sorunu m
Hedonic pricing yönteminin İskenderun kenti örneğinde uygulanması
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ HEDONIC PRICING YÖNTEMİNİN İSKENDERUN KENTİ ÖRNEĞİNDE UYGULANMASI ONURBOYACIGİL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Faruk ALTUNKASA Yıl : 2003 Sayfa: 141 Jüri : Prof. Dr. Faruk ALTUNKASA Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL Yrd. Doç. Dr. Cengiz USLU Bu araştırmada, İskenderun'da kentsel çevre niteliğinin geliştirilmesinin toplumsal fayda ve maliyetlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada genel, yerel ve konuta ait yeşil alan varlığı, hava niteliği, gürültü düzeyi ve sosyal donatı alanlarının varlığının belirli düzeyleri ile konut fiyatları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Hedonic Pricing ve Contingent Valuation yöntemleri kullanılmıştır. Hedonic Pricing yöntemi uygulanarak nitelikli bir kentsel çevre ile konut fiyatları arasında olumlu yönde yüksek bir ilişki olduğu saptanmıştır. Hedonic Pricing yöntemi uygulanmasından alınan sonuçlar Contingent Valuation yöntemi ile kontrol edilmiştir. Bireylerin ödemeye isteklilik eğilimlerim esas alan Contingent Valuation yöntemi uygulaması sonucunda, çevresel özelliklerin geliştirilmesinden elde edilecek toplumsal faydanın piyasa fiyat sistemi içerisinde nasıl yer alabileceği irdelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuç, kentsel çevre niteliğinin konut fiyatları üzerinde değişmeler yarattığı ve kullanıcıların nitelikli bir kentsel çevreden sağlayacakları faydanın karşılığı olan maliyete katlanacakları doğrultusundadır. Anahtar Kelimeler: Kentsel Çevre Niteliği, Hedonic Pricing Yöntemi, Contingent Valuation Yöntemi, Toplumsal Fayda Maliyet Değerlendirmesi
Güney Antalya bölgesindeki gelişmelerin doğal çevre üzerine etkileri ve sürdürülebilir turizm olanakları
Bu çalışmada turizmin olumsuz çevresel etkileri plan, program, finansman ve işletme konularının birlikte ele alındığı ve Türkiye'nin ilk entegre turizm projesinin gerçekleştiği Güney Antalya Bölgesi ölçeğinde incelenmiş ve sürdürülebilir turizm olanakları araştırılmıştır. Çalışma önemli kıyı biyotoplannın belirlenmesi ve sürdürülebilir çevre yönetimleri olmak üzere iki farklı konuyu ele almıştır. Turizmin doğal çevre üzerindeki etkilerinden alan kayıplarının belirlenmesinde 1974, 1988, 1990, 1996 tarih ve 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarının karşılaştırılması ile yapılmıştır. Önemli kıyı biyotoplan kayıplarının tespitinde ise Avrupa Birliği Natura 2000 sistemine uygun biyotop haritalaması çalışması gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilir turizm olanaklarının belirlenmesinde seyahat firmaları, konaklama tesisleri ve günübirlik rekreasyon alanlarındaki su, enerji tasarrufu, atık ayrışımı gibi mevcut çevre koruma ve yönetimi çalışmaları incelenmiş ve özellikle otellerde sürdürülebilir turizm işletmeciliğine uygun mevcut bir alt yapının olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak 1970'lerden itibaren yaşanan turizm gelişmeleri ile kıyı kumulları ve ormanı niteliğindeki 519,3 hektarlık alanın turistik tesis alanlarına dönüştürüldüğü Beldİbi'nde 20,1 hektar, Göynük'te 32 hektar, Kemer'de 40,5 hektar kıyı kumulunun, benzer şekilde Beldİbi'nde 111,4 hektar, Göynük'te 43,1 hektar, Kemer'de 46 hektar ve Tekirova'da 12,2 hektar doğal kıyı ormanının yok olduğu belirlenmiştir. Ekolojik verilere dayanarak ortaya konulan sonuçlar ülkemizde kitle turizmi ile benzer sorunların yaşandığı diğer kıyı bölgelerimize örnek olacak ve olumsuz turizm etkilerinin kontrolünde etkin bir araç olarak kullanılan sürdürülebilir turizm işletmeciliği olanakları uzun vadede bölge turizmine ve turizm sektörüne katkılar sağlayacaktır.Anahtar Kelimeler: Turizm, Çevre, Güney Antalya, Biyotop, Sürdürülebilir Turizm
Stratejik çevresel değerlendirmenin beş yıllık kalkınma planları ve enerji sektörü örneğinde araştırılması ve bir uygulama modelinin geliştirilmesi
ÖZ DOKTORA TEZİ STRATEJİK ÇEVRESEL DEĞERLENDİRMENİN BEŞ YILLIK KALKINMA PLANLARI VE ENERJİ SEKTÖRÜ ÖRNEĞİNDE ARAŞTIRILMASI VE BİR UYGULAMA MODELİNİN GELİŞTİRİLMESİ NURİYE PEKER SAY ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ Danışman : Prof. Dr. Muzaffer YÜCEL Yıl : 2004 Sayfa: 128 Jüri : Prof. Dr. Muzaffer YÜCEL Prof. Dr. Mahir FİSUNOĞLU Prof. Dr. Türker ALTAN Prof. Dr. Faruk ALTUNKASA Doç. Dr. Şükran ŞAHİN Stratejik Çevresel Değerlendirmenin amacı, plan program ve politikaların uzun vadeli etkilerini sistematik bir süreç içerisinde değerlendirmektir. Bu çalışmada, Türkiye'de sektörlere ait politikaların geliştirildiği Beş Yıllık Kalkınma Planlarına ve bu planların içerisinde yer alan enerji sektörüne SÇD'nin nasıl uygulanabileceği araştırılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmuştur. Öncelikle, kalkınma planlarının uzun süreçte çevresel etkilerini belirleyebilmek için yapılacak SÇD çalışmasının kurumsal açıdan uygulama aşamaları oluşturulmuştur. İkinci bölümde, örnek uygulama için enerji sektörü araştırılmıştır. Bu sektörle ilgili mevcut durum incelenmiş ileriye dönük tahminler yapılmış ve elde edilen bulgular değerlendirilerek sektörle ilgili politikaların oluşturulmasında temel planlama kriterleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), Kalkınma Planlan, Enerji sektörü III
Küresel ısınma sorununun uluslararası çevre politikası içerisinde irdelenmesi ve Türkiye'nin yeri
ÖZKÜRESEL ISINMA SORUNUNUN ULUSLARARASI ÇEVREPOL T KASI ÇER S NDE RDELENMES VE TÜRK YE'N NYERDeniz BABUŞÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜPEYZAJ M MARLIĞI BÖLÜMÜDanışman : Prof. Dr. Muzaffer YÜCELYıl : 2005 Sayfa: 212Jüri : Prof. Dr. Muzaffer YÜCELProf. Dr. Rıza KANBERYard. Doç. Dr. Berrin S RELBu araştırma, iklim değişikliği ve küresel ısınma sorununa karşı uluslararasıdüzeyde gerçekleştirilen çözüm arayışları çabalarında Türkiye'nin yerininbelirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Bu amaç doğrultusunda uluslararası düzeyde yapılan ve yapılması planlanançalışmalar irdelenmiştir. Daha sonra Türkiye'nin bu çalışmalara olan katkıları ve buçalışmalardaki yeri araştırılmıştır.Araştırmanın sonunda Türkiye'nin hem ulusal hem de uluslararası düzeydesorunun çözümüne yönelik olarak gerçekleştirmesi gereken çalışmalar hakkındaöneriler verilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Küresel klim Değişikliği, Küresel Isınma, Uluslararası ÇevrePolitikasıI
Kıyı kumullarında sürdürülen tarımsal etkinliklerin kaynak kullanım planlaması yönünden incelenmesi: Kapıköy örneği
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİKIYI KUMULLARINDA SÜRDÜRÜLEN TARIMSAL ETKİNLİKLERİNKAYNAK KULLANIM PLANLAMASI YÖNÜNDENİNCELENMESİ:KAPIKÖY ÖRNEĞİDidem Selma HARMANCIÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman : Prof.Dr.K.Tuluhan YILMAZYıl:2005, Sayfa : 86Jüri : Prof.Dr.K.Tuluhan YILMAZProf.Dr.Faruk ALTUNKASADoç.Dr.Haydar ŞENGÜLBu araştırmada Akyatan Kapıköy Kumullarında yapılan tarımsal etkinliklerin,yerel toplum yararı ve arazi mülkiyeti açısından incelenerek elde edilen gelirindağılımı ve ekosistem açısından kayıpların ortaya konulması amaçlanmıştır. Buamaçla araştırma alanının Hazine, Orman, Özel(Şahıs) mülkiyet haritası çıkarılmış,arazi kiralama prosedürü araştırılmış, hazine arazilerinde yapılan tarımsal faaliyetler12 deneme alanında incelenerek ekonomik açıdan ele alınmıştır.Yerel toplum açısından kumul alanlarında yapılan bu tarım, toprakta yapılantarımdan daha avantajlı olmakla birlikte ekosisteme geri dönüşü mümkün olmayanzararlar vermektedir.Araştırma sonunda, birbirinden bağımsız çalışan Devlet kurumlarının bualanlarda koordinasyonun sağlanması, doğal ekosistem ile uyumlu ve yerel toplumyararını dikkate alan bir kaynak kullanım planının ortaya konması gerektiğivurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler : Akyatan Kıyı Kumulu, Arazi Mülkiyeti, Kıyı Alanları YönetimiI
Erzin ilçesi Sarımazı-Burnaz halk plajları ve Gaziantep tatil siteleri arasındaki kıyı şeridinde kıyı alan kullanım planlaması
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ ERZİN İLÇESİ SARIMAZI-BURNAZ HALK PLAJLARI ve GAZİANTEP TATİL SİTELERİ ARASINDAKİ KIYI ŞERİDİNDE KIYI ALAN KULLANIM PLANLAMASI AYSEL GÜZELMANSUR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANA BİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Türker ALT AN Yıl: 2000, Sayfa: 158 Jüri: Prof. Dr. Türker Altan Prof. Dr. Erdoğan Gültekin Prof. Dr. Kamuran Güçlü Bu araştırma, Erzin ilçesi Sanmazı-Burnaz Halk Plajlan ve Gaziantep Tatil Siteleri kıyı şeridindeki alan kullanımlarının çevreye etkileri ve alternatif alan kullanımları önerilmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, alanın morfolojik ve biyolojik özelliklerinin belirlenmesinin yanısıra mevcut alan kullanımları ve olası kullanım talepleri saptanmıştır. Bu amaçla, kıyı alam çevresinde yaşayan yerel halk ve yaz döneminde plajlan yoğun olarak kullanan kitleyi örnekleyecek bir anket çalışması yapılmıştır. Daha sonra alan kullanımlarının doğal ve sosyo-ekonomik çevreye etkileri saptanmış ve en uygun alan kullanım modelinin oluşturulması için alandaki biyotop tipleri ve duyarlılıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak araştırma alanındaki kıyı kullanımının çok yoğun ve doğal potansiyel İle çelişen bir yapıda olduğu saptanmıştır. Alan genelinde koruma- kullanma kapsamında Öncelikle yöre halkına ekonomik yararlanma alternatifleri sunarak doğal ekosistem üzerindeki yoğun baskının azaltılması ve plajların günübirlik olarak kullanım için uygun alanlarda yeniden düzenlenmesi için öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyotop Har., Bitki Ört, Duyarlılık, Kumul Alanlar
Tarihsel açıdan Gaziantep'in kentsel gelişimi
YÜKSEK LİSANS TEZİ TARİHSEL AÇIDAN GAZİANTEP'İN KENTSEL GELİŞİMİ Murat ÇETİN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANA BİLİM DALİ Danışman : Doç. Dr. Zerrin SÖĞÜT Yıl : 2001, Sayfa : 145 Jüri : Doç. Dr. Zerrin SÖĞÜT Üye :Prof. Dr. Erdoğan Gültekin Üye : Yrd. Doç. Dr. Mustafa Atmaca Bu araştırma, Gaziantep Kenti'nin Tarihi Gelişimini ve bugüne çeşitli şekillerde yansımalarını saptamak amacıyla yürütülmüştür. Tarihi gelişimin, günümüz toplum yaşayışına, kültürel değerlerine, insan yerleşimlerine ve şehir planına getirdikleri araştırılmıştır. Anıtlar Yüksek Kurulunca, "Sit Alanı" ilan edilen Han ve Hamamlar ile Gaziantep Eski Evlerinin mimari yapısının, günümüze ulaşmış şekliyle insan yaşamının ihtiyaçlarına ne şekilde cevap verdiği irdelenmiştir. Korumaya alınmış evler içinde ortak birim olan avlunun; estetik ve işlevsel yönü, avlu içindeki bitkisel ve yapısal elemanların kullanımı, avlu-sokak, avlu yapı ilişkisi ve bu sistemi yönlendiren, kullanım şekli saptanmıştır. Gaziantep kenti tarihi gelişimi içerisinde, korunmaya alınmış evlerin ne derecede korunabildiği, koruma için alman kararların ne şekilde uygulandığı gözlemlenmiştir. Görkemli tarihinden günümüze kadar kalabilen pek az eserin korunmadığı taktirde, önümüzdeki yıllarda tümüyle kaybolacağı ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler : Avlu, Gaziantep Eski Evleri, Gaziantep Tarihçesi, Avlunun Bahçe Olarak Kullanımı.
Afşin-Elbistan Termik Elektrik Santrali açık linyit işletme alanının madencilik sonrası alan kullanım alternatiflerinin değerlendirilmesi
Çukurova deltasında Tuzla ile Yumurtalık tabiatı koruma alanı arasındaki kıyı şeridinde önemli biyotopların haritalanması
Bu araştırmada Çukurova Deltasında önemli sulak alan sistemlerinden Akyatan ve Ağyatan Lagünü ve çevresinde önemli biyotopların haritalanması amaçlanmıştır. Bu amaçla farklı dönemlerde yapılan arazi çalışmaları ve gözlemler sonucunda araştırma alanında 33 farklı biyotop tipi görülmüştür. Biyotop Tipleri saptanırken Avrupa Birliği Natura 2000 Programı Flora Fauna Habitat (FFH) ilkelerine uyumunu sağlama amacı ile bu program dokümanları incelenmiş ve Altan ve ark.'na (2001) göre haritalama yapılmıştır. Çalışma sırasında deltada tahrip faktörleri, degenerasyon ve regenerasyon potansiyelleri incelenmiş, daha önce yapılan çalışmalarla kıyaslanarak bugünkü arazi kullanımı ve mevcut doğal biyotopların alansal dağılımları Coğrafi Bilgi Sistemleri'nde değerlendirilmiştir. Araştırma sonunda deltada yıllar itibariyle varolan önemli habitatların azaldığı, kumul ve tuzlu bataklık-çayırlık ve sazlık alanların gün geçtikçe tarım alanlarına dönüştürüldüğü gerçeğinden yola çıkarak, deltada bütüncül bir koruma- kullanım ilkeleri önerisi getirilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler : Biyotop Haritalama, Akyatan Lagünü,Ağyatan Lagünü
Karaisalı ilçesinin kentsel gelişim potansiyeli içinde yeşil alan gereksinimleri
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ KARAİSALI İLÇESİNİN KENTSEL GELİŞİM POTANSİYELİ İÇERİSİNDE AÇIK VE YEŞİL ALAN GEREKSİNİMLERİ Elif BOZDOĞAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI DANIŞMAN : Prof.Dr. Erdoğan GÜLTEKİN Yıl : 2002, Sayfa : 134 Jüri : ProfDr. Erdoğan GÜLTEKİN Prof.Dr. M.Faruk ALTUNKASA Yrd.Doç.Dr. Mustafa YEĞİN Araştırma alanı, Adana' nın en eski yerleşimlerinden olup, günümüzde çağdaş kent normlarından uzak bir fiziksel gelişme görünümü içerisindedir. Alanda kırsal yerleşim karakteri büyük ölçüde korunduğu için açık ve yeşil alanlarda sistemli bir planlamaya gerek duyulmamıştır. Kentin yavaş da olsa sosyo-ekonomik ve fiziksel yönden bir gelişim sürecine gireceği bununla birlikte bir açık ve yeşil alan sistemine ihtiyaç duyacağı olasıdır. Bu araştırma ile kentin sosyo-kültürel açıdan gereksinim duyduğu açık ve yeşil alan miktarlarının ve sistemlerinin planlama ilkelerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda belirlenen ilkeler doğrultusunda Karaisalı İlçesi açık ve yeşil alan sistemi oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler Açık ve yeşil alan, kent, gelişim
Seyhan nehri ve Tuz gölü yaban hayatı koruma alanında alan kullanımlarının kuş habitatları kaybı yönünden incelenmesi
Bu araştırmada, Seyhan Nehri ve Tuz Gölü Yaban Hayatı Koruma alanında alan kullanımlarının kuş habitatları üzerine etkisi incelenmiştir. Çalışmada, kuş türleri ve bunlara ait populasyonların saptanmasına yönelik 4 çeşit habitat tipi belirlenerek toplam altı adet parsel seçilmiştir. Bu alanların herbirinde göçmen, kışlayan ve üreyen kuş türleri ve bunlara ait birey sayısı ile gözlem anındaki davranışları kaydedilmiştir. Alanda yaygın olarak görülen akça cılıbıt {Charadrius alexandrinus) türünün alandaki yuvalanma ve üreme başarısının saptanabilmesi için ayrıca 4 adet gözlem parseli seçilmiştir. Her habitatın sahip olduğu tür çeşitliliği, populasyon büyüklüğü, kuluçkaya yatan tür sayısı, tehlike altındaki türler ve Shannon Weiner (1992) çeşitlilik indeksi, habitat değerinin saptamasında kriter olarak alınarak habitatlar arası kademelendirme yapılmıştır. Sonuç olarak; araştırma alanında dört yaşam ortamından en yüksek koruma değerine sahip habitatlar sırasıyla tatlısu bataklığı ve lagün olarak saptanmıştır. Dört habitat tipinden tatlısu bataklığı diğerlerine oranla daha dar alan kaplaması ve nadir bulunması nedeniyle, barındırdığı türler açısından, korunması öncelikli habitat olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Karataş, Tuzla, Kıyı kuşları, Charadrius alexandrinus, Shannon Weiner Çeşitlilik İndeksi.
Bazı çim türlerinde GA3 ve CCC uygulamasının etkileri
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ BAZI ÇİM TÜRLERİNDE GA3VE CCC UYGULAMASININ ETKİLERİ Sıddık DOĞAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİMD ALI Danışman: Doç. Dr. Zerrin SÖĞÜT Yıl: 2002 Sayfa : 63 Jüri: Prof. Dr. Sevil ALTAN Yrd. Doç. Dr. Rüya YILMAZ Bu araştırma, Haziran-Kasım 2001 arasında Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde (Mersin) yürütülmüştür. Amacı Cynodon dactylon, Paspalum notatum, Pennisetum clandestinum ve Stenotaphrum secundatum' un bazı büyüme özellikleri üzerine Gibberellic Asit (GA?) ve Chlormequat (CCC)'ın etkilerim belirlemektir. GA3 (0 ve 50 ppm) ekim-dikimle birlikte, CCC (0,1000 ve 2000 ppm) ilk biçim sonrasında bir kez olmak üzere toprağa püskürtülerek uygulanmıştır. GA3 uygulaması tüm türlerde rengi koyulaştırmıştır. CCC uygulamaları türlere farklı şekillerde etki yapmıştır. Cynodon dactylon 'da CCC uygulamaları bitki boyu, biçim ağırlığı, kardeş ve rizom sayılan, kök uzunluğu ve yoğunluğu üzerine etkili olmuştur. Bitki boyunda azalma ortaya çıkmamış, ancak, biçim ağırlığı ve kök yoğunluğu azalmış, kardeş sayısı ve kök uzunluğu artmıştır. 1000 ppm'lik CCC uygulaması rizom sayısını artırırken, 2000 ppm'lik rizom sayışım azaltmıştır. Paspalımı notatum'da. rizom sayılan 1000 ppm'lik CCC uygulaması ile artmış, Pennisetum clondestinum' da ise azalmıştır. Stenotaphrum secundatum türünde ise biçim ağırlığı azaltmış ve 1000 ppm rengi sarartmıştır. Kök yoğunluğu GA3 uygulanmayan parsellerde CCC uygulaması ile artarken, GA3 uygulanan parsellerde azalmıştır. GA3 bu türde daha açık renge neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: Bitki Büyüme Düzenleyicileri (BBD), Cynodon dactylon, Paspalum notatum, Pennisetum clandestinım, Stenotaphrum secundatum
Adana Sofulu çöp depolama alanı örneğinde faaliyet sonrası alternatif kullanımların toplumsal fayda ve maliyet değerlendirmeleri
oz DOKTORA TEZİ ADANA SOFULU ÇOP DEPOLAMA ALANI ÖRNEĞİNDE FAALİYET SONRASI ALTERNATİF KULLANIMLARIN TOPLUMSAL FAYDA VE MALİYET DEĞERLENDİRMELERİ CENGİZ USLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Muzaffer YÜCEL Yıl: 2002 Sayfa: 161 Jüri : Prof. Dr. Muzaffer YÜCEL : Prof. Dr. Faruk ALTUNKAS A : Doç. Dr. Veli ORTAÇEŞME Toplumsal fayda ve maliyet değerlendirmelerinin amacı toplumu ve özellikle çevreyi ilgilendiren yatırım projelerinin uygulanabilirliğinin ve toplumsal açıdan getirilerinin saptanabilmesinde ve değişik alternatifler söz konusu olduğunda bunlar arasından birinin seçilmesindeki kararlan belirleyen temel ölçütlerin ortaya konulmasıdır. Bu çalışma ile Adana-Sofulu Çöp Depolama Alanında çöp depolama faaliyeti sonunda yapılacak iyileştirme çalışmaları sonucunda, alanda uygulanabilirliği söz konusu olabilecek değişik alternatiflerin kuramsal olarak koşullu değerlendirme yöntemi ile değerlendirilmesine çalışılmıştır. Çalışma bulgularına göre alanı toprakla kaplamanın faydası maliyetinin 143 katı; ağaçlandırma alam olarak değerlendirilmesinin faydası maliyetinin 102 katı ve alanın kent parkı olarak değerlendirilmesinin faydası maliyetinin 60 katı olarak saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuç, bu değerlendirmelerin çevreyi iyileştirmeye yönelik yatırım projelerinde uygulanabileceği ve serbest mal olarak nitelendirilen çevresel unsurlara ekonomik bir değer verilerek piyasa fiyat sistemi içerisinde temsil edilebileceği doğrultusundadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Fayda ve Maliyet Değerlendirmeleri, Koşullu Değerlendirme Yöntemi, Çöp Depolama Alanları rv
Amanos dağları dörtyol kesiminde bazı yayla yerleşimlerinin doğala yakın vejetasyonlar üzerindeki etkilerinin araştırılması
VII ÖZ Bu araştırma, Amanos Dağları'nda mevcut kullanım sistemi içerisinde, doğala yakın vejetasyonlarda meydana gelen değişimleri saptamak, yaylalardaki kullanım biçimlerinin farklı vejetasyon kuşaklan üzerindeki' etkilerini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla, Dörtyol ilçe sınırlan içerisinde dağlık alanın kuzeybatı bakılı yamacında çeşitli bitki örtüsü kuşaklarını içeren bir transekt seçilmiştir. Seçilen alanda1 ikisi rekreasyonel amaçlı olmak üzere bazı yayla yerleşimleri yer almaktadır. Arazi gözlem sonuçlannın değerlendirilmesiyle, vejetasyonlarda doğal olarak yayılan bitki türleri yanında, antropo-zoojen etkiler sonucu alana taşınan veya vejetasyon içindeki yoğunluğu değişen ruderal, segetal, orman açıklıkları ve çayır bitki türleri saptanarak guruplandırılmış, bu gruplar içinden karakteristik türler seçilmiş ve karşılaştırmalı olarak vejetasyon dinamiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular, doğala yakın vejetasyonlarda dış etkilere bağlı olarak bir değişimin var olduğunu göstermektedir. Bu etkenler, rekreasyon ve tarımsal üretim amaçlı yayla yerleşimleri ve bu yerleşimlerdeki periyodik aktivitelerdir. Doğala yakın vejetasyonlardaki değişim; öncelikle karakteristik türlerin örtü derecelerindeki düşme ile sekonder bir tepki olarak tür çeşitliliğinin azalması ve değişen habitat koşullan paralelinde synantropik bitki türlerinin alanda yayılması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Vejetasyon dinamiği yönünden incelenen üç yayla yerleşimi içinde gerek tür sayısı, gerekse bu türlere ait toplam örtü derecesi açısından synantropik vejetasyonun, Quercus cerris kuşağında yer alan Yahyalı Yayla ve yakın çevresinde en yüksek değere ulaştığı saptanmıştır.
Eğirdir Gölü Barla-Eğirdir-Şaraphane kıyı şeridinin alan kullanım yönünden değerlendirilmesi
IK ÖZ 488 Km2 q^sh ile Van, Tuz ve Beyşehir Gölü'nden sonra Türkiye' rıirı 4. büyük gölü olan Eğirdir Gölü, diğer doğal kaynaklar gibi çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Arastirmmn aracı; Eğirdir Gölü' nün "Barla- Eğırdir- Şaraphane" kıyı şeridinde, mevcut, alan kullanımlarının saptanarak değerlendirilmesi sonucu, farklı karakterli alan kullanım önerilerinin ortaya konulmasıdır. I. aşaıeda araştırma alanının fiziksel yapı özellikleri incelenmiş, II. aşamada ise önce alanın ekolojik P9.rselleri ve twnlara bağlı doğal peyzaj bölümleri saptanmış, dal©. sonrada bu alanlar için farklı karakterli alan kullanım önerileri getirilmiştir.
Çatalan barajı ve çevresi doğal bitki örtüsü ve yaban hayatının doğa koruma yönünden incelenmesi
Araştırma alanı Adana iline kuş uçuşu 23 km. uzaklıkta bulunan Catalan Baraj Golü ve yakın çevresidir. Araştırma alanı Adana ili sınırlan içerisinde 37° 05' ile 37° 22* Kuzey enlem ve 35° 15' ile 35° 30' Doğu boylam koordinatları arasında kalmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Catalan Baraj Gölü ve Hidroelektrik Santralinin tesis edilmesiyle doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı üzerinde yapabileceği etkilerin saptanmasıdır. Bu saptamalar doğrultusunda ne gibi tedbirler alınması gerektiği de araştıma konusudur. Çalışmanın birinci aşamasında araştırma alanındaki doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı içerisinde yer alan türlerin tespiti için arazi çalışmaları yapılmış, baraj göllerinin doğal bitki örtüsü üzerinde ne şekilde etkili olabileceği incelenmiştir. Bunun yanında araştırma alanının tüm özellikleri belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise belirlenen doğal bitkiler ve yabani hayvan türlerinin birbirleriyle ilişkileri, yayılış alanları, hayat formları, hangi vejetasyon içerisinde yer aldıkları ve hangi habitat içerisinde bulundukları belirlenmiştir. Sonuç olarak tüm bu türlein baraj yapımından ne şekilde etkilenecekleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Erzurum kenti açık ve yeşil alanlarının saptanması ve kentiçi açık-yeşil alan ilkeleri yönünden araştırılması
Bu araştırma, Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan ve Dünyanın en yüksekte kurulan üç kentinden birisi olan Erzurum'da yürütülmüştür. Araştırmanın amacını, olanaklar iyice azaltılmadan, kentin fiziksel yapısı içinde mevcut açık ve yeşil alanların durumunu, imar planlarının konuya yaklaşımını incelemek ve kent için ileriye dönük uygun bir yeşil alan sistemi önerebilmek oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda, kentte mevcut açık ve yeşil alanların yetersiz ve halkın ihtiyacına cevap vermekten uzak olduğu saptanmıştır. Erzurum kentinde yeşil alan sisteminin temeli olarak yeşil kuşak (Green Belt) ve yeşil örgün (Green Network) sistemleri önerilmiştir.
Türkiyenin Doğu Akdeniz kıyılarında yapılan kumul ağaçlandırma çalışmalarının kumul ekosistemine etkileri üzerinde bir araştırma
114 ÖZET Çalışma alanı Berdan Nehri'nin Denize döküldüğü yer ile Yumurtalık Körfezi arasında bulunan sahil kumullarıdır. Bu çalışmada Tarsus Dipsizgöl Bölgesi ve Karataş-Fenerburnu Bölgesinde Kumul stabilizasyonu amacıyla egzotik türlerle yapılan ağaçlandırma çalışmalarının kumul ekosistemine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla alandaki mevcut alan kullanımları belirlenerek ağaçlandırmanın kumul vejetasyonu üzerindeki etkileri bitki örtüsü indikatörü yardımıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ağaçlandırma yapılmayan Hurma Boğazı-Yumurtalık Körfezi arasında yer alan bölgedeki kumul tür bileşimi ile ağaçlandırma alanlarındaki tür bileşimi karşılaştırılarak etkiler belirlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, ağaçlandırma yapılmayan Hurma Boğazı-Yumurtalık Körfezi arasında yer alan korunabilmiş bölgelerdeki tür bileşimi ve yoğunluğu, ağaçlandırma yapılmış bölgelerden daha yüksek bulunmuştur. Araştırma alanının tamamında teşhis edilen toplam karakteristik kumul türlerinin tamamına Hurma Boğazı-Yumurtalık Körfezi Bölgesinde, %85'ine Akyatan Ağaçlandırma Alanında, %75'ine ise Turan Emeksiz Ormanı Bölgesinde rastlanmıştır. Bu da kumulların tahrip edildiğini göstermektedir. Yapılan ağaçlandırma çalışmalarıyla yüksek jeoloji, ekoloji ve peyzaj çeşitliliğine sahip olan bölge, monotonlaşarak ekolojik olarak çöllerde yapılan bitkilendirme alanlarına dönüştürülecektir. Bölgenin sahip olduğu hassas ekolojik zenginliğin korunması için ağaçlandırma politikaları ve çalışmaları yeniden gözden geçirilerek konuyla ilgili bilimsel çalışmalardan yararlanılmalıdır.
Kentsel mekanlarda suyun peyzaj mimarlığı yönünden kullanımı üzerinde bir araştırma
Bu araştırmada, ülkemizde hızlı bir gelişme süreci içindeki Çukurova Bölgesi'nde bulunan Adana kenti mevcut su yüzeylerinin kentin fiziksel yapısına olan etkilerinin belirlenmesine, ayrıca su yüzeyleri planlama ve tasarım ilkelerinin oluşturulmasına çalışılmıştır. Çalışmada önce, Adana kenti bünyesindeki mevcut su yüzeylerinin envanteri çıkarılarak ortamın iklimine ve fiziksel gelişimine olan etki düzeyleri ile park ve meydanlardaki su düzenlemelerinin yapım ve proje karakteristikleri değerlendirilmiştir. Daha sonra, halkın su yüzeylerinden yararlanma eğilim ve beklentileri karşısında, yeni oluşturulacak su yüzeyleri planlama ilkeleri ile mevcut su yüzeylerinin çok yönlü kullanım yollarının ortaya konulmasına çalışılmıştır.
Adana kentinde gürültü kirliliği üzerine bir araştırma
IX ÖZ Araştırma, Adana Kenti Seyhan ve Yüreğir ilçeleri'nin yerleşim alanları içinde yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, kentin gürültü kaynaklarının belirlenerek, yapılan ölçümlerle gürültü kirliliğinin saptanıp, gürültü haritasının oluşturulması ve alternatif çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Bu araştırmada ulaşım, endüstri, inşaat, yerleşim ve ticaret gibi kentin önemli gürültü kaynakları saptanmış, gürültü haritasına veri oluşturacak şekilde 240 noktada gürültü düzeyleri ölçülmüştür. Ayrıca, bitkisel malzemenin gürültü önlemede etkiniğini belirlemek amacıyla 16 ölçüm daha yapılmıştır. Adana halkının gürültüye duyarlılığını saptamak amacıyla standart formlar aracılığı İle bir anket çalışması uygulanmıştır. Tüm ölçüm sonuçları, kentteki gürültü yoğunluğunun bölgesel dağılımı ve anketten elde edilen veriler dikkate alınarak gürültü önleyici ya da azaltıcı önlemler geliştirilmiştir.
Berdan Nehri (Tarsus Çayı) yukarı havzasının yayla turizmi açısından kullanımı üzerinde bir arştırma
Bu araştırma Çukurova Bölgcsi'nde geleneksel olarak sürdürülen ve gittikçe kullanım yoğunluğu kazanmaya başlayan yaylalarda doğal ve kültürel yapının belirlenerek turizm ve rekreasyonel amaçlı kullanım potansiyeline uygun alan kullanımının saptanmasını amaçlamaktadır. Araştırma Berdan Nehri Yukarı Havzasını kapsayan 1347 km2 lik alanda yürütülmüştür. Üç aşamada tamamlanan çalışma sonunda "Turizm Amaçlı Potansiyel Alan Kullanım Haritası" bulunmuştur. Buna göre, araştırma alanının % 11.10'u "Çok Yüksek", % 43,75'i "Yüksek" potansiyele sahip alanlar olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu alanlarda turizm ve rekreasyonel amaçlı kullanım önerileri haritalanmıştır. Bunlar;. Araştırma alanının yüksek kesimlerinde; Dağcılık, kaya tırmanışları, kış sporları ve doğa inceleme alanları,. Nehir kıyısında; Nehir kıyısı yürüyüş ve geçici kamping alanları,. Mevcut yayla yerleşimleri ve çevresinde; Turizm yatırım alanları ve rekreasyon tesisleri,. Köy yerleşmelerinde; Turizm amaçlı konaklama olanakları.
İçel ili yayla yerleşimlerinde ekolojik kapsamlı rekreasyonel planlama ilkelerinin araştırlması
162 6.ÖZET Araştırma alanı; ülkemizin Doğu Akdeniz Bölgesi'nin 36° OV ve 370 26' kuzey enlemleri ile 32° 56' ve 35° 11* doğu boylamları arasında kalan ve 15.855 km2'lik yüzölçümü ile Türkiye topraklarının %2'sini kapsayan İçel İli bünyesinde gerçekleştirilmiştir. Son yıllardaki hızlı nüfus artışı, hızlı kentleşme ve endüstrileşme ile bunlara bağlı diğer gelişmelerin çok sayıda çevre sorununu yarattığı ve doğal değerlerin uygun kulanımının oldukça kısıtlandığı bir bölge olan İçel lli'nde bu sorunların kısmen taşındığı yayla gelişmeleri, çalışmanın ana materyalini oluşturmaktadır. İçel Jli'ndeki yayla yerleşimleri ve yakın çevresi içerdiği gerek turistik ve rekreasyonel, gerekse doğal ve kültürel kaynaklar açısından ülkemizin en çekici yörelerinden biridir. Sahip olduğu bu değerler eski dönemlerde olduğu gibi günümüzde de bölgeye yerli ve yabancı turizm açısından büyük bir canlılık kazandırmaktadır. İl bünyesindeki yabancı turizm etkinlikleri henüz ülkemizin Marmara, Ege ve Batı Akdeniz Bölgesi'ne göre daha düşük yoğunluktadır. Ancak, yörenin özellikle kıyı kesiminde görülen yerli turizm harektleri önemli bir düzeye ulaşmıştır. Bunun sonucunda, kıyı kesiminden ovalık alanlara tadar kesintisiz bir ikinci konut yapılaşması ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu yapılaşmalar, giderek dikey yönde büyüyen yüksek yoğunluklu bloklara dönüşmektedir. Dolayısıyla kıyı ve kıyıya yakın ova kesiminde, başta deniz ve yüksek verimliliğe sahip tanmsal potansiyel olmak üzere, doğal ve kültürel değerler çekiciliğini önemli ölçüde yitirmektedir. Bunun sonucunda yöre insanları, kıyıya oranla çok daha çekici doğal değerlere sahip olan ve daha ekonomik turizm ve rekreasyon aktiviteleri sunan yaylalara yönelmiş durumdadır. Ancak, insanların sürekli bir biçimde doğayı kendi amaçlarına uygun olarak değiştirme eğiliminde olmaları, kıyılarda ortaya çıkan doğal ve çevresel bozulmaların giderek yayla alanlarına taşınması sonucunu doğurmaktadır. Söz konusu bozulmaların onarılamayacak boyutlara gelmemesi için, uzun vadeli fiziksel plan ve programların oluşturulması ivedilik kazanmaktadır.163 Bu çalışmada, İçel İli bünyesindeki yayla turizmi ve rekreasyonunun ortaya koyduğu gelişmelerin belirlenmesi ve sorunların çözümlenmesine nasıl yaklaşabileceğinin tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, araştırma alanının turizm ve rekreasyonel aktiviteler açısından sunduğu doğal ve kültürel potansiyel ile bu potansiyelden yararlanan kullanıcıların oluşturdukları farklı karakterli yayla yerleşimlerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Belirlenen yaylalar sistematik bir biçimde büyüklüklerine, yönetsel yapılarına ve kullanıcı çekim özelliklerine göre gruplandırılmıştır. Yapılan gruplandırmaların sonucunda, en yoğun kullanıma sahip olan yayla yerleşimleri ana yayla olarak belirlenmiş ve turizm-rekreasyon etkinliklerinin gelişme durumları ile yarattıkları doğal-çevresel baskıların söz konusu ana yaylalarda irdelenmesine çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, yayla yerleşimlerinde sürekli yaşayan yerli halk ile yalnızca yılın belirli dönemlerinde turizm ve rekreasyon ağırlıklı olarak ikamet eden kişilerin bu konudaki eğilim ve taleplerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Bu amaçla, GOLD (1980) ile UZUN ve ALTUNKASA (I991)'nın bu tür araştırmalar için uygun olduğunu belirttikleri "Kişisel Görüşme ile Anket" yöntemi kullanılmış, elde edilen veriler yerinde gözlem ve incelemelerle desteklenmiştir. Anketler; yaylaları geçici olarak kullananların sürekli yaşadıkları üç yönetim merkezi (Mersin-Erdemli-Silifke) ile yaylalarda sürekli yaşayan yerli halkı temsilen üç ana yaylada (Çamlıyayla-Uzuncaburç-Sorgun) ve tesadüfi olarak seçilmiş 135'er denek üzerinde uygulanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, mevcut yayla gelişmeleri ile anketlerden elde edilen veriler doğrultusunda, araştırma alanındaki yayla gelişmelerinin fiziksel organizasyonlarına yönelik ilke ve önerilerin irdelenmesine çalışılmıştır. Söz konusu ilke ve önerilerin oluşturulmasında, doğal ve kültürel kaynak potansiyeli ile bu potansiyelin kullanılması arasında, doğa! ve kültürel kaynaklar lehine denge amaçlanmıştır. Araştırmada elde edilen genel sonuç; İçel İli bünyesindeki doğal ve kültürel kaynakların, büyük ölçüde turizm ve rekreasyon aktivitelerinin baskısı altında kaldığı doğrultusundadır. Bu baskıyı en az düzeyde tutabilmek için uzun vadeli plan ve programların164 ivedilikle oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmadan elde edilen veriler, söz konusu plan ve programların hazırlanmasına ışık tutabilecektir. Ancak, daha kapsamlı ve uygulanabilir plan ve programların oluşturulabilmesi için doğal ve çevresel kaynak ekonomisi ile bunlara yönelik maliyet-yarar araştırmalarının acilen yapılması önem kazanmaktadır.
Bazı faaliyet tipleri için ÇED raporlarında kullanılabilecek kontrol listeleri ve değerlendirme matrislerinin oluşturulması
VII ÖZ Bu araştırma, 7 Şubat 1993 tarihli ÇED Yönetmeliğine göre ÇED raporu hazırlama zorunluluğu olan faaliyetler arasında bulunan "çimento fabrikası, otoyol, baraj, havaalanı ve toplu konut" projelerinin çevresel etkilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya konu olan faaliyet tiplerinin gerek inşaat gerekse işletme aşamasında etkileyebileceği çevresel değerler saptanmış ve her faaliyetin çevreye etkileri ile çevresel değerler arasındaki ilişkilerin belirlenmesine çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda, bu faaliyetler için yapılacak ÇED uygulamalarında kullanılmak üzere kontrol listeleri ve değerlendirme matrislerinin oluşturulmasına çalışılmıştır.
Gilan İlinde rekreasyonel alan kullanımların fiziksel planlaması üzerinde bir araştırma
Bu araştırma, İran'ın Hazar Bölgesi' nde yer alan Gilan İii'nde yapılmıştır. Son yıllardaki aşırı nüfus artışı, hızlı kentleşme, edüstrileşme ve tarımdaki teknolojik ilerlemelerin yanısıra, yasal mevzuatın yetersizliği ve bazen yokluğunun çok sayıda çevre sorununu yarattığı ve doğal - kültürel değerlerin uygun kullanımının oldukça kısıtlandığı bir bölge olan Gilan İii'nde, bu sorunların kısmen etkilediği turizm - rekreasyon gelişmeler, çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Hazar Bölgesi ve özellikle Gilan İli, içerdiği rekreasyon, doğal ve kültürel kaynaklar açısından, İran'ın en önemli ve çekici yörelerindendir. Bölgenin taşıdığı bu değerler, eskiden olduğu gibi günümüzde de bölgeye turizm açısından büyük bir canlılık kazandırmaktadır. Ancak, akılcı bir rekreasyonel alan kullanım politikasının yokluğu ile kullanıcılara özgü bir rekreasyonel bilinç ve altyapının yetersiz oluşu, toplumda aşırı düzeyde olumsuz tepkilere yol açabilmektedir. Dolaysiyle serbest zaman değerlendirmesi ve rekreasyonel aktivite çeşitlerinin gelişmesi engellenebilmektedir. Bu konu, son yıllara kadar özellikle İran'da oluşan dini ve toplumsal değer yargılarına ters düşmesiyle bir çok rekreasyonel aktivitelerde yasaklamalar ve yeri geldikçe aşırı ve ağır cezalandırmalara gidilmesine yol açmıştır. Böylece, bu tip davranışlar ve dışa vurş biçimleri, turizm ve rekreasyon kültürü ve anlayışında aşırı gerilemelere ya da başıboş hereketiere ortam hazırlamıştır. Öyleki; günümüzde bu konu sistemli olarak ele alınmış olmasına rağmen, bu tip sorunlar ve endişeler daha tam olarak giderilememiştir (RAHNAMAII 1989,a). Özellikle İran - Irak arasındaki savaş yıllarından sonra, hızlı kentleşme ve nüfus artışının önlenmesi, ülkesel ölçekte yapılması öngörülen yeniden yapılanma çalışmaları açısından büyük önem arz etmektedir. Bölgesel fiziksel planlamalar kapsamında ele alınan287 turizm gelişme planlarının ekolojik faktörler dikkate alınarak hazırlanması gereği ise son yıllarda kabul gören bir olaydır. Bölgenin, turistik ve rekreasyonel açıdan büyük bir potansiyel arz etmesi, bu gibi planların geniş ve kapsamlı bir şekilde yapılmasını gerektirmektedir. Çalışmada, ekolojik faktörler dikkate alınarak, araştırma alanının turizm, rekreasyon potansiyeli belirlenmiş ve yine ekolojik unsurlarla dengeli uzun vadeli alan kullanım planlama ilkelerinin geliştirilmesine çalışılmıştır. Günümüze kadar, bölgedeki turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin büyük bir çoğunluğu kıyı bandı üzerinde yoğunluk kazanmıştır, ancak, bölgenin kültürel, tarihsel ve özellikle arkeolojik değer taşıyan eserler açısından olduğu kadar, doğal peyzaj bakımından da zengin potansiyele sahip kesimlerinde şimdiye kadar korun® ve geliştirmeye yönelik önlemler alınmamış sayılabilir. Diğer yandan, Elborz Sıradağlarının kuzey bakılı yamaçları, yayla yerleşimleri ve kış sporları açısından yüksek bir potansiyel arz etmektedir. Bu kesimler, günümüzde kısmen de olsa, bu amaçla kulla nıfmasına rağmen, kısa ya da uzun vadeli rekreasyonel alan kullanım planlamasına gidilmemiştir. Bunun önemli nedenleri, altyapı hizmetleri ile konaklama tesislerinin oluşturulmasında^' mali, hukuki ve fiziksel planlama yetersizlikleri olarak sayılabilir. Bunun sonucunda, rekreasyonel olanak ve katılımları sınırlı, miktarları artış göstermeyen, ve rekreasyonel aktiviteterde kendine terkedilmiş ve yönlendirilmeyen bir ziyaretçi kitlesi ortaya çıkmaktadır. Bu konudaki bîr diğer özellik ise, ziyaretçi ya da katılımcı yoğunluğunun yalnızca belli alanlarda ve özellikle kıyı kesimindeki rekreasyonel aktivîtelerde odaklanması sonucunu doğurmasıdır. Aktivitelerin büyük ölçüde bir alanda yoğunluk kazanması, o alanın rekreasyonel kaynaklarının daha aşırı düzeyde kullanılmasına, böylece tahribat olgusunun gelişmesine neden olabilmektedir.288 Bu çalışmada, toplumun değişen ve gelişen gereksinimlerine paralel olarak, doğal kaynakları koruma ve geliştirmeye yönelik rekreasyonel alan kullanım planlama ilkelerinin ortaya konulmasına çalışılmıştır. Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlar, Gilan İli'nde yapılacak çok yönlü planlamalar zincirinin önemli bir halkasını oluşturarak, uzun vadeli fiziksel gelişimlere ışık tutacaktır. Sonuçta, söz konusu ilkeler doğrultusunda bölgede uygulanabilecek turistik ve rekreasyonel alan kullanım alternatifleri oluşturulmuş ve bu alternatifler haritalar şekline getirilmiştir. Ortaya çıkan bu alternatifler, yayla, kıyı ve diğer rekreasyon tipleri olarak kullanıcıların genel eğilimlerine göre, 2010 yılı hedef alınarak geliştirilmiştir. Çalşma alanında rekreasyonel doğal ve kültürel kaynakların envanterinin çıkartılması, kullanıcıların uzun vadede rekreasyonel talep ve gereksinimlerinin ortaya konulması ve kaynak kullanımı ile rekreasyonel aktiviteler arasında doğanın korunması ve geliştirilmesi lehine denge kuracak rekreasyonel alan planlama ilkelerinin belirlenmesi şeklinde geliştirilmiştir. Çalışmanın birinci aşamasında, Gilan lli'nin içerdiği rekreasyonel doğal ve kültürel kaynakların envanterinin hazırlanmasına çalışılmıştır. Envanter çalışmalarında; HILLS (1967), LEWIS (1967), McHARG (1967 ve 1969), LYNCH (1971), COOMBER ve BISWAS (1972), LOVEJOY (1973), COPPOCH ve DUFiaD (1975), De CHIARA ve KOPPELMAN (1975), ROBINETTE (1984)*nin geliştirdikleri kaynak analiz yöntemleri ile Gold (1980), SIMOMD (1983), UZUN ve ALTUNKASA (1991)'nın konuya ilişkin çalışmalarından yararlanılmıştır. Bu amaçla, alan genelinde iklim, topografik ve morfolojik durum, toprak, jeolojik - tektonik, hidrolojik yapı, flora-fauna ve sosyo-kültürel kaynakların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, yöre halkı ve ziyaretçilerin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı ile buna bağlı olarak ortaya çıkan rekreasyonel taleplerinin belirlenmesi esas alınmıştır. Bu amaçla, bölgedeki toplam kullanıcı miktarını temsil edecek düzeyde289 tesadüfi olarak seçilmiş denekler üzerinde anket çalışmaları yürütülmüştür. Deneklerin farklı yaş, cinsiyet, sosyal statü ve gelir düzeyine mensup gruplar arasından eşit ağırlıklı olarak seçilmesine dikkat edilmiştir. Anket yöntemi olarak; "Standart Formlar Aracılığıyla Yerinde Anket" ve "Kişisel Görüşme Yoluyla Anket" (GOLD, 1980 ; UZUN ve ALTUNKASA 1991) yöntemleri birlikte uygulanmıştır. Ayrıca anket sonuçlarının yerinde yapılan gözlem çalışmaları ile desteklenmiştir. Araştırmada yapılan anketlerin sonuçlan genelde, içinde yaşadığımız döneme ait kullanıcı özelliklerini ve taleplerini yansıtmaktatır. Burada rekreasyonel açıdan etkili olan doğal ve kültürel yapının belirlenmesinden sonra, uzun gelecekte, özellikle sosyo-kül türel yapının alacağı şekil dikkate alınarak, boyutların belirlenmesine çalışılmıştır. Bu nedenle çalışmada, sözkonusu özelliklere göre taleplerin uzun vadede alabilecekleri boyutlarını belirlemek amacıyla "Değerlerin Projeksiyonu Yöntemi"ne (UZUN ve ALTUNKASA 1991) başvurulmuştur. Araştırmanın üçüncü aşamasında, bölge halkının uzun vadeli talepleri ile bölgeye olabilecek yerli ve yabancı turizm hareketlerinin boyutları doğrultusunda rekreasyonel alan kullanım ilkelerinin geliştirilmesine çalışılmıştır. Bu aşmada, doğal kaynakların koruma-geliştirifmesi iJe kaynaklar ve kaynak kullanımları arasında optimum dengenin kurlması amaç edinilmiş ve planlama ilkeleri bu amacın ışığı altında geliştirilmiştir. Rekreasyonel alan kullanımlarının nicelik ve niteliklerinin belirlenmesinde, halkın rekreasyonel talep ve gereksinimlerinin yanısıra uluslararası rekreasyonel standartlardan da yararlanılmıştır. Rekreasyonel standartların Gilan İli rekreasyonel alan kullanım planlama ilkelerine yansıtılmasında; halka yönelme, uygunluk, uygulanabilirlik ve işlerlik prensipleri kriter olarak ele alınmıştır. Araştırmanın son aşamasında, alanın rekreasyonel kullanılabilirlik değerlendirilmesi yapılmış ve alana uygun fiziksel planlama önerileri geliştirilmiştir.290 MAKHDOUM (199Û)'un da değindiği gibi, araştırma alanının ova ve kıyı kesiminde yer alan ekosistemler aşırı baskı altında ya da tahrip görmüş durumdadır. Son yıllarda bu baskı ve tahribat süreci dağlık - ormanlık alanlara da sıçramıştır. Bölgede özellikle Hazar Ormanları (Hircanian) ekolojik açıdan hassas ve bozulabilir bir konumda olduğundan, kentsel, endüstriyel ve ekstansif tarım gelişmelerine uygun görülmemektedir. Günümüzde, ovada ve kıyı kesiminde yer alan büyük hacimli orman alanları da insanların çeşitli ihtiyaçlarından dolayı yok olmuştur. Bu bakımdan, halen varlığını sürdürebilen ormanların korunması ve geliştirilmesi, diğer doğal ekosistemler üzerinde de olumlu etkide bulunabilecek ve yörede doğal kaynakların rejenerasyonu bir bakıma kolaylaştırılmış olacaktır. Araştırma sonucunda; alanının ekolojik açıdan çok duyarlı bir yapıya sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ekolojik planlama, çevre özellikleri ve ondan yararlanacak olan insanların gereksinimleriyle uygun olması gerektiğinden dolayı, burada yapılacak her türlü fiziksel planlamada, ekolojik unsurlarla dengeli koruma-kullanma ilke ve hedeflerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışma ile, Gilan İli'nde söz konusu ilke ve hedeflerinin turizm ve rekreasyon planlamalarında göz önüne alınması gerekenlerinin geliştirilmesine çaba gösterilmiştir. Ekolojik planlama, çevre özellikleri ve ondan yararlanacak olan insanların gereksinimleriyle uygun olması gerekir (McHARG ve Ark. 1975). Bu bakımdan bölgede, turizm ve rekreasyon amaçlı kaynak kullanımında olduğu kadar, buna bağlı olarak gelişen yan sektörlerde de sınırlayıcı yasal ve yönetsel önlemlerin alınması zorunluluk arz etmektedir. Söz konusu önlemler; gerek doğal ve gerekse sosyal temeller üzerine oturtulmuş, akılcı ve uzun vadeli planlamalar ile olasıdır.
Avrupa Birliği CORINE Biyotop Projesi'nin Türkiyede uygulanabilirliği üzerinde bir araştırma
Bu çalışmada, Avrupa Birligi'ndeki doğa koruma bakımından önem taşıyan alanları belirleme amacı ile gerçekleştirilen CORINE-Biyotoplar Projesi'nin Türkiye'de uygulanabilirliği araştırılmıştır. Çalışma yöntemi olarak, sözü edilen projede kullanılan ve mevcut yazılı kaynaklardan bilgi toplamak suretiyle doğa koruma açısından önem taşıyan alanları belirleme esasına dayanan bir yöntem kullanılmıştır, üç aşamada gerçekleştirilen çalışmanın birinci aşamasında, CORINE-Biyotoplar Projesi'nde kullanılan kodların ülkemize uyarlaması yapılmıştır. Bu aşamada ayrıca, ülkemizdeki önemli biyotoplan içeren alanların belirlenmesine de çalışılmıştır, ikinci aşamada, uyarlanan kodlar kullanılarak, elde edilen bilgiler özellikle 5 alan için Standart Alan Biyotop Kayıt FormlanYıa işlenmiştir. Son aşamada ise, saptanan 586 alanın ülke ve bölgeler düzeyinde haritalaması yapılmıştır. Çalışma sonucunda, bazı ayrıntılı çalışmaların yapılması halinde, Avrupa Birliği CORINE - Biyotoplar Projesi'nin Türkiye'de kolaylıkla uygulanabileceği kanısına varılmıştır.
Tortum gölü ve şelalesinin rekreasyonel alan kullanım potansiyelinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma
Bu araştırma, ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesi'nde Erzurum lli'ne bağlı Uzundere ilçe sınırları içerisinde yeralan Tortum Gölü ve Şelalesi ile yakın çevresinde yürütülmüştür. Sahip olduğu jeolojik formasyonları ve doğal manzarası ile ülkemiz ve özellikle bölge açısından su kıyısı rekreasyonuna oldukça elverişli bir yapı gösteren Tortum Gölü ve Şelalesinin bulunduğu ortam insanları yöreye çekici bir özellik taşımaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında suya bağlı rekreasyon faaliyetinin dünyada ve ülkemizdeki durumu incelenmiş, göllerin ve şelalelerin oluşumları ve önemleri vurgulanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, araştırma alanının fiziksel, sosyo-kültürel ve mevcut rekreasyonel yapısının analizi yapılmıştır. Bu aşamada, ziyaretçilerin ve yöre halkının istek, eğilim ve gereksinimlerinin saptanmasına yönelik standart formlarla yerinde anket çalışması yapılmıştır. Bu amaçla, ANONYMOUS (1972), GÜLTEKİN (1979), KIRZIO?LU (1983) ve UZUN ve ALTUNKASA (1991) çalışmalarından yararlanılmıştır. Her defasında toplam 100 bireylik anketin 50 adedi araştırma alanına gelen ziyaretçilere, 25 adedi yöre halkına ve diğer 25 adedi de Erzurum il merkezinde olmak üzere 1995 yaz sezonunda Temmuz ve Ağustos aylarında 2 defa yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü aşamasında araştırma alanının görsel yönden değerlendirilmesi çalışması yapılmıştır. Bu amaçla, ANONYMOUS (1973)'ün geliştirdiği metod yardımıyla araştırma alanındaki fiziksel yapıdaki değişkenlik ve zıtlıklar belirlenmiştir, Belirlenen bu bilgiler ışığında, alandaki farklı peyzaj tipleri grafiksel olarak Arazi Formu, Vejetasyon Deseni, Renk, Ölçü, Görünüş ve Özel Kullanım Alanları gibi değerlendirme kriterleri ile incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü aşamasında alandaki görsel değişkenliklerin gruplandırılması yapılmıştır. Bu amaçla, LEWiS (1967)'nin görsel kalitenin saptanmasında fiziksel yapıdaki değişkenlik ve zıtlıkların gruplandırılması metodu kullanılmıştır. Buna göre, araştırma alanının rekreasyonel122 potansiyelinde önemli yeri olan doğal ve kültürel kaynakların envanteri çıkarılmıştır. Çalışmanın beşinci aşamasında, araştırma alanının rekreasyonel kullanımlar için değerlendirilmesi çalışması yapılmıştır. Bu amaçla, SÖZEN (1 981 )'in kullandığı metoddan yararlanılmıştır. Buna göre, öncelikle yöre için uygun rekreasyon çeşitleri ile rekreasyon çeşitleri üzerinde önemli etkisi olduğu tesbit edilen belirleyici faktörler saptanmıştır. Sonuçta birbiri arasındaki ilişkiler ortaya konarak rekreasyonel etkinlikler için uygunluk gösteren alanlar saptanmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise araştırma alanının koruma-kullanma değerlendirilmesi yapılmıştır. BİERHALS ve ark. (1974)'nın geliştirdikleri ve ALTAN (1982)'nin kullandığı "Ekolojik Peyzaj Planlama" metodundan yararlanılmıştır. Buna göre, doğal potansiyeli oluşturan elemanların, onları kullananlarla olan ilişkisinin analizi yapılmıştır. Sonuçta alan kullanılışları için belirli kriterler gözönünde tutularak öncelikli alanlar saptanmıştır.
Adana kentinde biyotopların haritalanması
Bu araştırmada, büyük ölçüde potansiyel tarım topraklan üzerinde gelişen ve yoğun göçler nedeniyle hızlı bir yayılma gösteren Adana kent dokusunu, yaşam ortamları bazında analiz etmek, biyotop çeşitliliğini ve özelliklerini saptamak ve doğallık basamaklarına göre korunması gerekli biyotopları belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma dört aşamada yürütülmüştür. Konuyla ilgili çalışmalar ve kentin mevcut sorunları incelendikten sonra, alan kullanımları belirlenmiştir. Seçilen bir örnek profil üzerinde yapılan alan incelemeleri ile her bir alan kullanım tipini karakterize eden tür gruplan ile biyotop tipleri tanımlanmıştır. Vejetasyon tür bileşimleri bazında doğallık sınıflan ve hemerobi basamakları belirlenen biyotoplar, alan kullanımları baz alınarak tüm kent geneline yaygınlaştırılmıştır. Sonuç aşamasında; korunması ve geliştirilmesi gerekli biyotoplar belirlenerek, kentin gelişimi ve fiziksel yapısı kapsamında sorunlara çözüm olabilecek öneriler getirilmiştir. Bu önerilerin mevcut yapı içinde kentin sahip olduğu potansiyeli koruyarak ve geliştirerek, bir yandan doğal unsurların sürdürülebilirliğini sağlamak diğer yandan ise, kent halkının gereksinimlerini karşılamaya yönelik açık ve yeşil alan potansiyelini yaşatmak açısından etkin olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma sonucunda sürdürülebilir kent gelişim politikalarının izlendiği bir dönemde, Avrupa'nın bir parçası olmak isteyen ülkemiz için ekolojik yapıyı baz alan kentsel gelişim kararlarına ışık tutacak bilgiler elde edilmiştir.
Çukurova Üniversitesi Kampüsü doğal potansiyelinin belirlenmesi ve biyotopların haritalanması üzerinde bir araştırma
Bu çalışma Ç.Ü. kampüsünde bulunan biyotopların haritalanarak, doğal potansiyelinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla kampus içerisinde farklı özellik taşıyan alanlar seçilerek, biyotop tipleri ortaya çıkarılmıştır. Bu aşamada belirlenen biyotop tiplerinde bitkisel örtü analizi çalışması yapılmıştır. Bunun sonucunda biyotopların doğallık ve duyarlılık basamakları belirlenerek, kampus alanının özellikleri ortaya çıkarılmıştır.
Peyzaj mimarlığında sanal gerçekliğin kullanımı
Günümüzde, teknolojinin gelişimiyle birlikte, farklı işler için uygun cihazlar geliştirilmiş ve yaygınlaşmıştır. Bu cihazların internetle kullanılabilir hale gelmesi, bilgi paylaşımını arttırarak insanların ihtiyaç duydukları her türlü bilgiye kolayca erişebilmesini sağlamıştır. Bu da işlemler ve süreçlerin daha kolay hale gelmesine yardımcı olmuştur. Bu süreçte, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojisi, üç boyutlu görüntüler ve sanal ortamların yaratılmasına olanak tanıyarak, birçok alanda olanak sağlamaktadır. Bu teknolojinin en önemli faydaları arasında, gerçeklik hissi yaratma, farklı deneyimler sunma, bilgi erişimini kolaylaştırma vb. yer almaktadır. Bu nedenle, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojisi, tıp, eğitim, mühendislik, reklam, tanıtım, yiyecek-içecek, eğlence, sanat, mimari vb. birçok alanda kullanıldığı gibi, peyzaj mimarlığı alanında da kullanılmaktadır.
Ankara Altınpark'ın odunsu bitki varlığının değerlendirilmesi
Nüfusun büyük bir bölümünün kentlerde yaşadığı günümüzde insanların önemli ihtiyaçları arasında olan doğaya yakın olma arzusu da ortaya çıkmıştır. Gerek vücut sağlığı gerekse zihinsel rahatlama için kentsel açık-yeşil alanların kentlilerin yaşam kalitesine doğrudan etki eden en temel bileşenlerden biri olduğu söylenebilir. Kent parkları büyük şehirlerdeki en önemli açık-yeşil alanlar olarak ziyaretçilerine hizmet ederler. Kent parkları için odunsu bitki varlığı ve çeşitliliği ayrı bir önem taşır. Bu araştırmada, Ankara'daki kent parklarından biri olan Altınpark içerisindeki peyzaj düzenlemelerinde kullanılan doğal ve egzotik odunsu bitkiler incelenmiştir. Araştırma yöntemi olarak yerinde gözlem, inceleme, analiz ve değerlendirme aşamaları kullanılmıştır. Bu bağlamda, parkta kullanılan odunsu bitkiler, yerinde gözlemlenerek teşhis edilmiştir. Ayrıca, Altınpark kent parkı araştırma yapmak amacı ile çeşitli dönemlerde ziyaret edilerek, farklı mevsim geçişlerinde odunsu bitkilerin mevsimsel fotoğrafları çekilmiştir. Verilerin hazırlanmasında ve değerlendirilmesinde yapılan gözlemler ve sözel veri tabanları etkin olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda odunsu bitki taksonlarının cins ve tür olarak kullanım yoğunlukları belirlenmiştir. Altınpark kent parkı ağaçlandırmasında en çok kullanılan geniş yapraklı türler Acer negundo, Platanus occidentalis en çok kullanılan iğne yapraklı tür ise Pinus nigra, olduğu gözlemlenmiştir. Bitkilerin bazı ekolojik istekleri ile Altınpark'ın bulunduğu alanın ekolojik özelliklerinin uyumu değerlendirilmiş çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışmadan elde edilen bulgular daha sonra yapılacak çalışmalara altlık oluşturacağı düşünülmektedir.
Erdemli kenti mücavir alanı içinde ekolojik kapsamlı alan kullanımı üzerine bir araştırma
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİERDEMLİ KENTİ MÜCAVİR ALANI İÇİNDE EKOLOJİK KAPSAMLIALAN KULLANIMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMAYavuz ALKANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANA BİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Güngör UZUNYıl: 2006, Sayfa: 144Jüri: Prof. Dr. Güngör UZUNProf. Dr. M. Faruk ALTUNKASAYrd. Doç. Dr. Mustafa YEĞİNBu araştırmada, Erdemli ilçesi mücavir alanı sınırları içinde ekolojik yöndensürdürülebilir alan kullanımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada hedeflenenamaçlara ulaşabilmek için uygun yöntemi belirlemede McHarg (1963), Kiemsted(1967) ve Dearinger `in (1972) geliştirdikleri peyzaj değerlendirme yöntemleriincelenerek değerlendirilmiştir. Bu yöntemlerin araştırmamızın hedeflerine uygunolan bölümleri alınarak oluşturulan karma bir yöntemle, Erdemli ilçesi için tarım,kentleşme, kıyı rekreasyonu ve orman ile koruma alanları belirlenerek ekolojiksürdürülebilirlik ilkeler doğrultusunda optimal alan kullanım planı ortaya konulmayaçalışılmıştır.Araştırmadan ortaya çıkan sonuçlara göre, Erdemli kenti mücavir alanı içindemevcut alan kullanımlarının sürdürülebilir alan kullanımı bulgularıyla paralellikgöstermediği, alanın büyük bölümünde tarım alanlarının, yerleşim, sanayi ve ulaşımiçin kullanıldığı, sonuçta tarım alanlarının uygun yetenekte olmayan eşik alanlara,maki ve bozuk orman sahalarına yöneldiği ortaya çıkmaktadır.Elde edilen sonuçlara göre ekolojik kapsamlı alan kullanım planında öngörülenkullanımların gerçekleştirilmesi ile araştırma alanı içinde sürdürülebilir kullanımlarınolumlu sonuçlarının kısa ve orta vadede görülebileceği söylenebilir.Anahtar Sözcükler: Peyzaj, Ekolojik Planlama, Sürdürülebilir, Optimal.I
Aladağ İlçesi Pos Orman İşletmesi alanından orman insan ilişkilerinin araştırılması
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİALADAĞ İLÇESİ POS ORMAN İŞLETMESİ ALANINDA İNSAN ORMANİLİŞKİLERİNİN ARAŞTIRILMASIVolkan DENERİÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman : Prof.Dr. Türker ALTANYıl : 2006 , Sayfa :100Jüri : Prof.Dr. Türker ALTAN: Doç.Dr. Süha BERBEROĞLU: Yrd.Doç.Dr. Mustafa ATMACABu araştırmada, alandaki doğal alanlar ve insan faaliyetleri ile bunun yanısıraormancılık çalışmaları birbiri ile iç içe geçmiş bir sistem halindedir. Alandaki sosyo-ekonomik durumun seviyesi, ülke kırsal alanları ortalamalarının dahi altındadır. Busosyo-ekonomik yapı doğal alalara olumsuz bir etki yapmaktadır.Bu araştırma ile ekonomik faaliyetlerin orman alanları üzerindeki etkileriortaya konularak alanda yaşanan çelişkiler tartışılmıştır.Çalışma soncunda ormancılık, tarım, hayvancılık ve rekreasyönel faaliyetlergöz önüne alınarak doğa alanların sürdürülebilirliği ve korunmasına yönelikçözümler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler : Pos Ormanları, İnsan-Orman İlişkisi, Sürdürülebilir OrmancılıkI
Uygun bulanık (fuzzy) sınıflama yöntemleri ile Aladağ örneğinde arazi örtüsünün sınıflandırılması
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİUYGUN BULANIK (FUZZY) SINIFLAMA YÖNTEMLERİ İLEALADAĞ ÖRNEĞİNDE ARAZİ ÖRTÜSÜNÜNSINIFLANDIRILMASIOnur ŞATIRÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLER ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman: Doç.Dr. Süha BERBEROĞLUYıl: 2006 Sayfa: 79Jüri: Prof.Dr. M. Faruk ALTUNKASADoç.Dr. A. Oğuz DİNÇDoç.Dr. Süha BERBEROĞLUAraştırmada, bulanık sınıflama tekniklerinden doğrusal karışım modeli ve yapaysinir ağları yöntemleri kullanılarak, Yukarı Seyhan Havzası içerisindeki Aladağlar veçevresinde yer alan arazinin, Ağustos 2003 tarihli Envisat MERIS ve Landsat ETM uydugörüntüleri yardımıyla sınıflanması amaçlanmıştır. Yapay sinir ağları ve doğrusal karışımmodeli bulanık sınıflama yöntemiyle görüntüler sınıflanmıştır. Ayrıca bulanık sınıflamanın,belirgin sınıflamalara göre daha yüksek doğrulukla sonuç verdiği karşılaştırmalı olarakortaya konmuştur. Landsat ETM verisi maksimum olabilirlik algoritmasıyla sınıflanıp, 300m ölçeğine getirilerek test verisi olarak kullanılmıştır. Belirgin sonuçlar ise YSA yöntemiyleüretilmiş ve sınıfların dağılımına göre belirlenen 500 tesadüfi nokta ile test edilmiştir.Bu sınıflamada 8 temel arazi örtüsü (tarım, açık alan, kızılçam, karaçam, sedir,göknar, ardıç, su yüzeyleri) sınıflanmıştır. Alandaki her bir sınıfa ait yeterli sayıda eğitimpikseli bulunamadığı için, sınıflama sonucunda istenen doğruluk oranlarına ulaşılamamıştır.Bu nedenle, daha genel bir sınıflama yaklaşımı izlenerek yöntemlerin kullanılabilirliğisorgulanmıştır.Genel sınıflamalar sonrasında ortaya çıkan doğruluk oranları DKM %82, YSA %81ve belirgin YSA %57 olarak belirlenmiştir. Bulanık görüntü sınıflaması belirginsınıflamalardan daha yüksek doğrulukla sonuç vermiştir. Karışımın yüksek olduğupiksellerde YSA'nın DKM'den daha etkin olduğu ve doğru sonuç ürettiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Bulanık mantık, görüntü sınıflaması, doğrusal karışım modeli, yapaysinir ağları, uzaktan algılama.I
Adana kuzey-doğu kentsel gelişme alanında açık ve yeşil alanların irdelenmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİADANA KUZEY-DOĞU KENTSEL GELİŞME ALANINDA AÇIK VE YEŞİLALANLARIN İRDELENMESİBahar Sema YAĞCIÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANA BİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Güngör UZUNYıl: 2006, Sayfa: 242Jüri: Prof. Dr. Güngör UZUN: Prof. Dr. M. Faruk ALTUNKASA: Yrd. Doç. Dr. Mustafa YEĞİNBu araştırma, Adana Kuzey-doğu Kentsel Gelişme Alanındaki açık ve yeşilalanların Yüreğir ilçesi kuzey kesimi, İncirlik, Kürkçüler, Suluca, Yakapınar, Buruk,Sofulu, Balcalı, Menekşe, Akkuyu, Beyceli, Çarkıpare, Boynuyoğun, Bayramhacılıve Çınarlı yerleşkelerini kapsayan alan içinde yürütülmüştür. Araştırmanın amacı,Kuzey-doğu Adana'nın fiziksel yapısı içindeki mevcut açık ve yeşil alanlarınincelenmesi, imar planlarının konuya yaklaşımının araştırılması ve gelecekte kentselgelişme planı içerisinde yapılması gereken çalışmalar ve gelecek yıllardaki nüfusprojeksiyonuna uygun bir yeşil alan sistemi ile alınması gereken önlemlerinsaptanmasıdır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanında açık ve yeşilalanların artan nüfusa göre yetersiz, bakımsız ve ihtiyaçlara cevap veremeyecek birdurumda olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu yapının iyileştirilebilmesi amacıylaÇukurova Üniversitesi yerleşke alanının yeşil koridor sistemi ile kombine edilerekyeşil alan gereksinimleri karşılanmaya çalışılmalıdır.Anahtar Kelime: Açık ve Yeşil Alan, Peyzaj, Kuzey-doğu Adana.
Üniversite kampüslerinde evrensel tasarım: Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluyazı Kampüsü örneği
Bu tez çalışmasının amacı, üniversite kampüslerinde bulunan engelli öğrenci ve diğer engelli kampüs kullanıcılarının sosyal, kültürel, mesleki ve eğitim gibi toplumsal yaşam alanlarına eşit katılımının, ayrıca bilgi ve iletişim araçlarına eşit erişiminin sağlanmasının gerekliliğini vurgulamak, Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) Uluyazı Kampüsü içerisinde bulunan tüm engelli bireylerin karşılaştıkları sorunları ortaya koyarak herkes için tasarım anlayışı kapsamında özellikle geleceğin nesli genç bireylerin yetiştirilmesinde önemli konuma sahip olan araştırma alanındaki ders dışı yoğun kullanıma sahip açık, yarı açık ve kapalı kamusal alanların saptanıp kamusal dış mekân tasarımında uygulanması gereken standartlar ve evrensel tasarım ilkeleri kapsamında tüm kullanıcılar için eşit kullanım ve engelsiz erişim olanaklarını tespit etmek ve peyzaj mimarlığı meslek disiplinine yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışma kapsamında, araştırmanın amacı doğrultusunda araştırma alanına ilişkin veriler toplanmış, kampüs alanı içerisinde bulunan tüm engelli bireylerin karşılaştıkları sorunlar ortaya konmuş, belirlenen mekân ve kullanımların kamusal dış mekân tasarımında uygulanması gereken standartlar ve evrensel tasarım ilkelerine uygunluğu irdelenmiş ve uygun olmayan kullanımlar için çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiştir. Ayrıca, Uluyazı kampüsü içerisinde özellikle engelli bireyler açısından sorun oluşturan pilot bir alan belirlenip öneri peyzaj tasarım projesi hazırlanarak üç boyutlu proje görselleri oluşturulmuştur.
Adana ili Sarıçam Deresi ıslahı çalışmasının peyzaj tasarım ve planlaması yönlerinden değerlendirilmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİADANA İLİ SARIÇAM DERESİ ISLAHI ÇALIŞMASININ PEYZAJTASARIM VE PLANLAMASI YÖNLERİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİAsuman TOPRAKÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Erdoğan GÜLTEKİNYıl : 2006, Sayfa : 95Jüri : Prof. Dr. Erdoğan GÜLTEKİN: Doç. Dr. Süha BERBEROĞLU: Yard. Doç. Dr. Mustafa YEĞİNBu çalışmada, kenti tehdit eden taşkınların oluşmasının sebepleri ve olasıtahribatlarının belirlenmiş, bugüne kadar yapılan çalışmaların bir dökümanıçıkarılmıştır. Adana kent gelişim süresince Sarıçam Deresi üzerinde yapılan çeşitlikullanımların dereye olumsuz etkilerini ortaya koyulmuştur. Sürdürülebilir bir kentgelişimi sağlamak için kent dokusundaki açık ve yeşil alanlar arasında organikbağlantı kurulmuştur. Dereyle doğrudan ve dolaylı rekreasyon alanlarıgeliştirilmiştir. Bunu yaparken de halkın katılımını sağlanacak, kentin plansızyapılaşmalarını ve sel baskınlarını önleyecektir. Kırsal kesimlerde doğal bitkiörtüsünü kullanarak dere habitatını koruyacak bir peyzaj tasarım ve planlamasıoluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.Anahtar kelimeler : Dere Islahı, Adana Sarıçam Deresi, Peyzaj PlanlamaI
Çukurova Üniversitesi yerleşke alanındaki yollarda kullanılan bitki türlerinin çevre niteliğini artırma yeteneklerinin belirlenmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ YERLEŞKE ALANINDAKİ YOLLARDAKULLANILAN BİTKİ TÜRLERİNİN ÇEVRENİTELİĞİNİ ARTIRMA YETENEKLERİNİN BELİRLENMESİSema GÜLERÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Zerrin SÖĞÜTYıl : 2006, Sayfa: 97Jüri : Prof. Dr. Zerrin SÖĞÜT: Prof. Dr. K. Tuluhan YILMAZ: Prof. Dr. Mustafa GÖKBu araştırma Çukurova Üniversitesi yerleşke alanında farklı trafikyoğunluğundaki ana yollar üzerinde yürütülmüştür. Bu çalışmada amaç ulaşımdankaynaklanan kirliliğin toprak ve bitkiler üzerindeki olumsuz etkilerini ortayakoymak için, yerörtücü-çim, çalı ve ağaç olmak üzere değişik katmanları temsileden Cynodon dactylon (L.) Pers. (Bermuda çimi), Nerium oleander L. (Zakkum)ve Pinus pinea L. (Fıstık çamı) türlerinde kurşun (Pb) ve kadmiyum (Cd)birikimini belirlemek ve bu bitkilerin çevre kalitesini arttırma yönünden etkileriniortaya koymaktır. Çalışmada örnekler, trafiğin en yoğun olduğu Eylül ve Mayısaylarında alınmıştır. Örneklemede yol kenarından 0-10 m mesafe içinde yer alanbitkilerin yapraklarından ve toprağın 20-30 cm derinliğinden yararlanılmıştır. ICPkullanılarak yapılan analizlerde; toprakta en yüksek Pb (3944.3 ppb) ve Cd (22.2ppb) değerinin trafiğin en yoğun olduğu 1. alanda (978 araç/saat) ve mayısdöneminde olduğu, trafiğin azalmasına bağlı olarak örneklerde Pb ve Cdbirikiminin azaldığı, trafik yoğunluğu ile Pb ve Cd miktarları arasında pozitif birilişkinin bulunduğu ve her iki metalin de trafik kaynaklı olduğu belirlenmiştir.Cynodon dactylon L. (Pers.), Nerium oleander L. ve Pinus pinea L. türlerinde Pbbirikimi genel olarak trafik yoğunluğu ile paralel olarak artmıştır. Ancak Cdbirikimi ile trafik yoğunluğu arasında net bir ilişki elde edilememiştir.Anahtar Kelimeler: Kurşun, kadmiyum, Cynodon dactylon, Nerium oleander,Pinus pinea.I
Çukurova Üniversitesi yerleşkesi'nin coğrafi bilgi sisteminin oluşturulması
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ YERLEŞKESİ'NİNCOĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİNİN OLUŞTURULMASIAhmet Burak MERSİNÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman : Doç. Dr. Süha BERBEROĞLUYıl : 2006 Sayfa: 77Jüri: Doç.Dr. Suha BERBEROĞLU: Prof.Dr. Faruk ALTUNKASA: Yrd.Doç.Dr. Özkan GÜĞERCİNÇukurova Üniversitesi yerleşke sahasının büyüklüğü, çalışan ve okuyan insansayısının yanı sıra bölgenin en büyük hastanesi ile küçük bir kent yapısındadır. Birkente ait uygulamalar, bilgiler ve öngörülü planlamalar üniversite yerleşkesinde deihtiyaç haline gelmiştir. Kampus Bilgi Sisteminin oluşturulması bu planlamaçalışmalarına önemli katkı sağlayacaktır.Üniversite yerleşkesine ait sayısallaştırılan altyapı, bina, yol, bitki örtüsü,topografya ve alan kullanımları (otopark, rekreasyon) verilerine var olan öznitelikbilgileri ve konumsal olmayan bilgilerin eklenmesi ile sistem üzerinde sorgulama veanaliz imkanları oluşturulmuştur. Çalışmada kullanılan Quickbird uydu verisindentemel altlık veri olarak yararlanılmış ve görüntü sınıflaması sonucunda mevcut alankullanımları ortaya konmuştur. Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Yerleşkesine aitveriler CBS ortamına aktarılarak hali-hazır durum ile ileriye dönük planlamalarındakullanılacak bilgi sistemi oluşturulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemi, Kampüs Bilgi Sistemi, QuickBird,Çukurova ÜniversitesiI
Bolu kentsel alanında bisikletli bağlantı olanaklarının araştırılması
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİBOLU KENTSEL ALANINDA BİSİKLETLİ BAĞLANTIOLANAKLARININ ARAŞTIRILMASIElif YILMAZÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜPEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. M. Faruk ALTUNKASAYıl : 2006, Sayfa: 146Jüri : Prof. Dr. M. Faruk ALTUNKASA: Prof. Dr. Orcan GÜNDÜZ: Yard. Doç. Dr. Cengiz USLUBu çalışmada, toplu taşımın tamamlayıcı bir unsuru ve yaygın bir rekreasyonkaynağı olan bisiklet ulaşımının yapılabilirliği, Bolu Kentsel Alanı bünyesindearaştırılmıştır. Çalışmada, araştırma alanının doğal ve kültürel yapı özellikleri ilemevcut ve planlanan ulaşım sistemleri esas alınarak 4 güzergah belirlenmiştir. Bugüzergahlara ?Ağırlıklandırılmış Kriterler Yöntemi? uyarlanarak her güzergahınbisikletli bağlantı sistemi kurulabilirlik değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca bugüzergahlar kamuoyuna bir anket ile sunulmuş ve halkın görüşleri alınmıştır.Değerlendirme sonuçlarına göre, bisikletli bağlantı açısından 2 No'lugüzergah %97'lik oranla diğer güzergahlara belirgin bir üstünlük sergilemiştir.Anahtar kelimeler: Bisiklet Ulaşımı, Bolu, Kentsel Planlama, Peyzaj.I
Çukurova deltası için biyosfer rezervi bilgi ağı veri tabanının oluşturulması
Bu araştırmada Biyosfer Rezervleri ile ilgili bir veri tabanı oluşturulması konusunda yöntemsel bir araştırma yapılmış, örnek bir veri tabanını hazırlanması aşamasında Çukurova Deltasında 1999-2004 yılları arasında AB-Life Üçüncü Ülkeler Programı desteğiyle LIFE TCY/99/TR-087 adlı proje kapsamında elde edilen veriler kullanılmıştır. Dünya Biyosfer Rezervleri bilgi ağına dahil olabilecek özellikte hazırlanmış olan Çukurova Deltası Biyosfer Rezervi veri tabanının hazırlanma aşamaları ileride yapılacak benzer çalışmalara yardımcı olması amacıyla detaylı olarak açıklanmıştır. Verilerin bilimsel anlamda paylaşımını sağlamak için veri tabanı internet ortamında kullanılabilecek şekilde hazırlanmıştır. Bu nedenle bir web sayfası tasarlanmış ve ilgililerin buradan veri tabanındaki verilere ulaşması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Biyosfer rezervleri, Biyosfer rezervi bilgi ağı, Biyolojik çeşitlilik veri tabanı.
Millet bahçelerinin kentsel açık yeşil alan planlama ve tasarım kriterlerine göre değerlendirilmesi: Çankırı Devlet Bahçeli Parkı örneği
Kent nüfusundaki hızlı artış, çeşitli sosyo-ekonomik, siyasi ve kültürel faktörlerle birleşerek kent merkezlerindeki açık yeşil alanların giderek azalmasına yol açmış ve millet bahçeleri bu duruma bir çözüm olarak ortaya çıkmıştır. Kentsel açık yeşil alanlar, kent estetiği ve mimarisi açısından önemli bir rol oynamanın yanı sıra, kent sakinlerinin günlük yaşamlarını etkileyen kamusal rekreasyon alanlarıdır. Bu alanların tasarımı ve sürdürülebilirliği, kent sakinlerinin hem fiziksel hem de zihinsel olarak enerji depolamalarına olanak sağladıkları için büyük önem taşımaktadır. Kentsel açık yeşil alanları ihmal eden şehirler, sakinlerini doğaya erişimden mahrum bırakmakta ve yaşam kalitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışmada, Çankırı kent merkezinde yer alan millet bahçesi olan Çankırı Devlet Bahçeli Parkı değerlendirilmiştir. Amaç, Çankırı Devlet Bahçeli Parkı'nı kentsel yeşil alan planlama ve tasarım kriterleri açısından analiz etmektir. Çankırı Devlet Bahçeli Parkı, millet bahçesi kavramı ve tarihçesinden başlayarak peyzaj planlama ve tasarım kriterleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu amaçla, Çankırı kentinin ilk millet bahçesinin işlevsellik, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, yeterlilik gibi kentsel yeşil alan planlama ve tasarım kriterlerine uygunluğu analiz edilmiş, öneriler geliştirilmiştir.
Endüstri yapılarının üniversite kampüslerine dönüştürülmesi
Birçok endüstri yapısının kullanımının zamanla sonladığı ve günümüzde atıl hale geldiği bilinmektedir. Bu tür yapılar, genellikle kentin dışında inşa edilmiş olsalar da kentin büyümesiyle birlikte şehir merkezlerine entegre olmuşlardır. Kent içinde bulunan bu atıl endüstriyel yapıların, yeniden işlevlendirilerek kullanıma açılması, hem şehir sakinleri hem de kullanıcılar için önemli avantajlar sunmaktadır. Öncelikle fabrika yapısı insanlı yaşam ölçeğine uygun tasarlanmıştır. Bu nedenle üniversite işlevi üstelenmesi hem yapı açısından hem de kent açısından uygundur. Ayrıca, bu yapıların toplumsal bellekteki mekansal özelliklerini koruyarak, tarihî ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir şekilde muhafaza etmek büyük bir öneme sahiptir. Son yıllarda, dünya genelinde birçok terk edilmiş endüstriyel yapının mimari ve peyzaj özelliklerini koruma konularına artan bir ilgi ve farkındalık gözlemlenmektedir. Bu bağlamda, bu araştırma, kent içinde kalmış ve terk edilmiş endüstri yapılarının üniversite kampüslerine dönüştürülmesi irdelenmiştir.
Kuzey Adana'daki çocuk oyun alanlarının bitki seçimi yönünden irdelenmesi
Bu araştırma, Adana Kuzey Gelişme Alanında yer alan 13 mahalledeki (100. yıl, Toros, Beyazevler, Belediyeevleri, Gürselpaşa, Güzelyalı, Sümer, 2000 evler, Tellidere, Pınar, Yurt, Yeşilyurt, Fatih) çocuk oyun alanlarında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, Kuzey Adana'daki çocuk oyun alanlarının materyal ve bitkisel yönden tasarım kriterlerine uyup uymadığının saptanması, oyun alanlarındaki sorunların belirlenmesi veÇözüm önerilerinin getirilmesidir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanında çocuk oyun alanlarının artan nüfusa göre yetersiz, bakımsız ve çocukların fiziksel sosyal ve ruhsal ihtiyaçlarına cevap veremeyecek durumda oldukları ve bu mekanlarda bitki kullanımında belirlenen kriterlere uyulmadığı ortaya çıkmıştır ve bu oyun alanlarının iyileştirilebilmesi amacıyla bazı öneriler sunulmuştur.
Karkamış - Gaziantep kentsel gelişiminde yeşil alanlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma, Gaziantep'in Karkamış kentsel bölümünde yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, Karkamış ilçesinin kentsel gelişimine ve geçmişten günümüze ilçenin yapılaşmasına etki eden faktörlerin araştırılması, bu doğrultuda kentin mevcut açık ve yeşil alanlarının nazım imar planı bağlamında irdelenmesi, kent içerisinde bulunan eski Karkamış Krallığına ait arkeolojik sit alanının Açık Hava Müzesi (Arkeolojik Park) olabilirliğinin araştırılmasıdır.Araştırma da elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanında açık ve yeşil alanların artan nüfusa göre yetersiz, bakımsız ve ihtiyaçlara cevap veremeyecek bir durumda olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu eksikliğin giderilmesi için, rekreasyon alanlarına öncelik veren strateji planı geliştirilmeli ve 2. derece arkeolojik sit olan eski kent alanı Açık Hava Müzesi (arkeolojik park) olarak turizme kazandırılarak kent ekonomisine katkı sağlanmalıdır.
Üniversite kampüslerinde sürdürülebilir peyzaj alanlarıoluşturmak için yenilikçi tasarım önerileriningeliştirilmesi: ODTÜ Kampüsü örneği
Akademik, mesleki, sosyal ve bireysel gelişime büyük ölçüde katkı sağlayan üniversiteler, bulundukları toplumun sosyo-kültürel, ekonomik, politik ve teknolojik olarak gelişmesini sağlayan önemli eğitim kurumlarıdır. Kentlerde kampüs olarak konumlanan, eğitim, araştırma, uygulama işlevlerinin yanı sıra üniversite gençliğinin tüm gereksinimlerini karşılayan, geniş arazilere yayılmış üniversite kampüslerinin kent yapılaşmalarında doğa, estetik ve yeşil alanlarının önemli alanlarını oluşturduğu bilinmektedir. Üniversite yerleşkeleri açık ve yeşil alanlarındaki faaliyetler yıl boyunca düzenli olarak devam etmekle beraber dönemsel hizmetler ve teknik çalışmalar detaylı bir şekilde planlanmaktadır. Yeşil alanlarda yapılan bu çalışmaların kalıcı olabilmesi için periyodik faaliyetlerin kesintisiz olarak sürdürülmesi gerekmekte olup, bu sürdürülebilirliğin sağlanması adına somut uygulama yöntemleri paylaşılmalıdır. Bu tez çalışmasının amacı; kamusal peyzaj alanlarının sürdürülebilir hale getirilmesi için üniversite yerleşkelerinin açık ve yeşil alanlarında geliştirme ve yeniden yapım çalışma süreçleri saptamaktır. Çalışma sonucunda alternatif geliştirme ve yeniden yapım süreçleri saptanmış ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kampüsü'ne yönelik yenilikçi tasarım önerileri geliştirilmiştir.
20. yy edebi ekolojik ütopyalarının çağdaş mimarlık ve peyzaj mimarlığı pratiklerinde karşılığı ve uygulanabilirliği üzerine bir değerlendirme
Bu çalışma, 20. yüzyıl edebi eserlerindeki çeşitli ütopya temalarını inceleyerek, bu temaların günümüz mimarlık ve peyzaj mimarlığı pratiklerine nasıl karşılık bulduğunu araştırmaktadır. H. G. Wells'in "A Modern Utopia"sı, Ursula K. Le Guin'in "Mülksüzler"i, Charlotte Perkins Gilman'ın "Kadınlar Ülkesi" eseri, Austin Tappan Wright'ın "Islandia"sı, B. F. Skinner'ın "Walden Two" eseri, Aldous Huxley'in "Island"ı, Ursula K. Le Guin'in "Dünyaya Orman Denir" eseri ve Starhawk'ın "The Fifth Sacred Thing" adlı eseri üzerinde odaklanılmıştır. Bu eserlerdeki farklı ütopya temaları çözümlenmiş ve bu temaların çağdaş mimarlık ve peyzaj mimarlığı örnekleri arasındaki analojiler üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışma, edebi eserlerin yaratıcı vizyonlarının pratik tasarım alanına nasıl entegre edilebileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla habitat modelleme: Akça cılıbıt populasyonu örneği
Giderek aratan insan faaliyetleri doğal kaynaklar üzerindeki baskıda arttırmaktadır. En çok olumsuz etkilenen doğal kaynakların başında gelen yaban hayatının incelenmesi ve envanterinin belirlenmesi, bu baskıların ne boyutta olduğunun ortaya konulmasını sağlayacaktır. Yaban hayatı envanterinin belirlenmesi ile temel olan habitat kalitesinin de ortaya konması koruma merkezli çalışmalar için ışık tutucu olacaktır. Bu noktadan hareketle insan baskısının yoğun bir şekilde hissedildiği Tuzla Lagünü ve çevresini üreme habitatı olarak kullanan Akça Cılıbıt (Charadrius alexandrinus) kuşunun habitatı çevresel baskılar doğrultusunda modellenmiştir. Çalışmada üç değişik modelleme yöntemi, uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla kullanılmıştır. Bu modeller: Yapay Sinir Ağları, Karar Ağacı ve Regresyon analizleridir. Bu yöntemler 1996 ve 1999 yılları arasında bir grup biyolog tarafından Tuzla'da toplanmış verilere uygulanmıştır. Yapay Sinir Ağlarının doğruluğu diğer yöntelere göre daha doğru sonuç vermiştir. Yapılan çalışma ile matematiksel modellerin, uzaktan algılama ve CBS desteği ile habitat kalitesini ortaya koyma konusundaki potansiyelleri belirlenmiştir.