Body

227 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yeme bozukluğunda beden ve görünüşle ilgili öz bilinçli duygular

Bu çalışmanın amacı, yeme bozukluğu tanı geçmişi olan ve bozulmuş yeme davranışları ve tutumları sergileyen bireylerde beden ve görünüşle ilişkili suçluluk, utanç, mahcubiyet, haset, öz tiksinme, kibirli gurur ve otantik gurur olmak üzere yedi öz bilinçli duygunun nasıl deneyimlendiğini, anlamlandırıldığını ve düzenlendiğini incelemektir. Bunlara ek olarak, belirtilen yedi duygunun bozulmuş yeme davranışları ve tutumlarında oynadığı rolün daha derinlemesine araştırılması da amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda, yedi katılımcıyla senaryolara dayalı yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda tetikleyiciler, duygusal deneyimler, davranışsal deneyimler, bilişsel deneyimler, davranışsal stratejiler ve bilişsel stratejiler olmak üzere 6 ana temaya ulaşılmıştır. Bulgular, genel olarak mevcut alan yazınla uyumlu olup, beden ve görünüşle ilgili olumsuz öz bilinçli duyguların yeme bozukluklarında uyum bozucu bilişsel ve davranışsal örüntülerle deneyimlendiğine işaret etmiştir. Ayrıca, mükemmeliyetçiliğin bedenle ilgili otantik gurur deneyiminin olumlu sonuçlarını engelleyen bir rolü olabileceği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, bedenle ve görünüşle ilgili öz bilinçli duyguların hem işlevsel hem de işlevsiz stratejilerle düzenlendiğine ve tıkınırcasına yeme, yemeği kısıtlama davranışlarının duygu düzenleme stratejisi olarak kullanıldığına dair izlenimler edinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bedenle İlgili Öz-bilinçli Duygular, Yeme Bozuklukları, Duygu Düzenleme, İçerik Analizi

BedenBeden durumuBeslenme ve yeme bozuklukları+5
Fadime Ecemsu Tekin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erişkinlerde vücut farkındalığı ile üst ekstremite becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma erişkinlerde vücut farkındalığı ile üst ekstremite becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde yaşayan 100 sağlıklı birey oluşturdu. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik bilgi formundan elde edildi. Vücut farkındalığını değerlendirmek için Vücut Farkındalık Anketi (VFA), üst ekstemite becerisini değerlendirmek için O'Connor Parmak Beceri testi ve Kutu Blok Testi (KBT) kullanıldı. Testler dominant ve dominant olmayan tarafa yapıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shaphiro-Wilk Testi ile test edildi. Sayısal değişkenlerin 2 grupta karşılaştırılmasında Student t (normal dağılan değişkenler için) ve Mann Whitney U (normal dağılmayan değişkenler için) testleri kullanıldı. Sayısal değişkenlerin 2 den fazla grupta karşılaştırılmasında Tek yönlü Anova (normal dağılan değişkenler için) ve Kruskal Wallis-Dunn çoklu karşılaştırma normal dağılmayan değişkenler için) testleri kullanıldı. İstatistiksel analizlerde SPSS for windows version 24 programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda VFA toplam puanı ile O'Connor parmak beceri testi ve KBT'nin dominant ve dominant olmayan ölçümleri arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p>0,05). O'Connor parmak beceri testinin dominant ve dominant olmayan ölçümleri arasında anlamlı bir fark saptandı (p<0,05). KBT'nin dominant ve dominant olmayan ölçümleri arasında anlamlı bir fark saptandı (p<0,05). VFA toplam puanı ile yaş, cinsiyet, VKİ arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p>0,05). Sonuç olarak; çalışmamızda vücut farkındalığı ile üst ekstremite becerisi arasında anlamlı bir fark bulunamadı. Bu konunun daha farklı parametrelerle araştırılması gerektiğini düşünmekteyiz.

BedenBeden algısıEl becerisi+4
Elif Şahin
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta travma ve beden

"Sanatta Travma ve Beden" başlıklı bu raporda travma kavramının geçmişten günümüze kadar çeşitli sanat dallarında nasıl farklı yollarla anlatıldığı, sıkışmışlık, kırılganlık, yalnızlık gibi ruhsal durumların beden kavramı üzerinden plastik sanatlar alanında nasıl ele alındığı araştırılmıştır. Bu çalışmada sanat bağlamında şiddet sonucu ortaya çıkan travmanın etkileri, bu etkiler ile birlikte nasıl hayatı idame ettirdiğimizi ve bize ne hissettirdiğine dair kişisel araştırmalar sunulmuştur. Travmanın kökeni ve çıkış noktası kapitalizm, şiddet, dışavurumculuk kavramlarıyla zenginleştirilmiş, bu doğrultuda sanat alanında beden üzerinden farklı biçimlendirmelerle olgunlaşması sağlanmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde travmaya neden olan şiddet olgusunun, ne türden biçimlerde karşımıza çıktığı ve birey üzerinde etkileri anlatılmıştır. Devamında bu etkiler dışavurumculuk kavramı ile farklı sanatçı çalışmaları üzerinden örnekler ile sunulmuştur. Araştırmanın ikinci bölümünde ise kapitalizm olgusu ile modernizm sonrası sanat irdelenmiştir. Bunalımların, ruhsal sıkıntıların bireyi modern dünyadan nasıl kopardığı, postmodern filozoflardan örnek söylemler doğrultusunda açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, travma kavramı ve beden ilişkisinin plastik sanatlara yansımaları, sanatçılardan örnek çalışmalar ile açıklanmıştır. Son olarak dördüncü bölümde, tüm bu kavram ve olgular dahilinde ortaya çıkan çalışmanın sonucunda, travma kavramının, heykel alanında beden üzerindeki yansımaları ve biçimleri, çalışmalarda kullanılan malzeme ile ilişkisi gösterilmiştir.

BedenHeykelHeykel sanatı+4
Derya Uzun
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihsel sosyoloji açısından beden imgesi: Türkiye'de uluslaşma öncesinden günümüze beden tasarımı ve temsilleri

Bu araştırmada tarihsel sosyolojik bir yaklaşımla Türkiye'de bedenin bir proje olarak inşası ve bu inşanın günümüzdeki yansımaları ele alınmaktadır. Türkiye'nin uluslaşma öncesi, uluslaşma süreci ve günümüz olmak üzere üç döneminde, beden üzerine gelişen anlayışlar karşılaştırmalı olarak araştırılmaktadır. Bahsi geçen anlayışlar; klasik, modern ve postmodern anlayışlardır. Araştırmanın odakları, uluslaşma öncesi dönemde resim ve heykel sanatlarındaki beden temsilleri, uluslaşma sürecinde fotoğraf sanatındaki beden temsilleri ve aydınların bu bağlamdaki görüşleri, günümüzde ise resim, heykel ve fotoğrafı içeren görsel sanatlardaki beden temsilleri olmak üzere birkaç ayaktan oluşmaktadır. Böyle bir tercihin nedeni, beden temsili olgusunun farklı dönemlerde, dönemin özellikleri itibariyle farklı alanlarda öne çıkmasıdır. Bu bağlamda, uluslaşma öncesi dönemde, Türkiye'de beden temsilini etkileyen olaylar Avrupa'da gerçekleşmiştir. Avrupa'da sanatın yaygınlaşmasının neticesinde beden, henüz bugünkü anlamda kurumsallaşmamış sanatlara nazaran, resim, heykel gibi görsel sanatlarda temsil edilmiştir. Uluslaşma öncesi dönemi incelerken; ulusal bir beden tasarımının geliştirilmesinde etkili olan, dışarıdan ve içeriden bakışları gözler önüne seren görsel sanatlardaki Osmanlı ve Türk bedeni temsilleri ortaya konulmaktadır. Uluslaşma sürecinde bedenle ilgili temsillerin, fotoğraf teknolojisinin gelişmesi ile fotoğraf dalında ve basılı materyale ulaşımın kolaylaşması sayesinde, yazılı metinlerde karşılık bulduğu dikkat çekmektedir. Uluslaşma sürecinde Türkiye'deki aydınların Batı'daki fikirler karşısında, beden hakkındaki fikirlerinin tartışılmasına yer verilmektedir. Bunun yanında bedenin ulusal temsilin bir öğesi olarak aldığı biçimler fotoğraflardaki imgeler incelenerek tartışılmaktadır. Günümüzde ise Türkiye'de beden temsilinin inceleneceği zengin toplumsal bağlam görsel sanatlarda karşılığını bulmaktadır. Araştırmada görsel analiz tekniği uygulanmakta; tematik analiz çerçevesinde görseller analiz edilmektedir. Türk beden temsilleriyle ilgili araştırmanın amacına uygun olarak örnekler seçilmiş ve bu örnekler içerisinden imgeler incelemeye tabi tutulmaktadır. Ayrıca, resim, fotoğraf ve görsel sanat dallarından, sanatı aynı zamanda icra eden akademisyen ve sanatçılarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, Antalya ve Karaman'daki üniversitelerde çalışan akademisyenlerden ve sanat faaliyetlerini bu kentlerde yürüten sanatçılar arasından seçilmiştir. Araştırmanın amaçları gözetilerek seçilen dokuz kişi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, tematik analize tabi tutulmuştur. Türkiye'de ulusal beden tasarımı ve temsilleri konusunda, geçmişteki ve günümüzdeki örnekleri inceleyen karşılaştırmalı, sosyolojik bir çalışmanın tespit edilmemesi, bu araştırmanın önemini ortaya koymaktadır. Sanatta beden kavramı sıklıkla yer bulsa bile ikonolojinin ulusal bir kavram olarak tanımlanması ve merkezine bedenin toplumsal anlamlarının yerleştirilmesi nedeniyle özgün bir konum edinmektedir.

BedenBeden imajıBeden sosyolojisi+6
Mehmet Kurtcebe
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların beden bağlamında kendini nesneleştirme deneyimleri ve karşı duruş stratejileri

Cinsel nesneleştirme, feminist kuramın ve eylemin temel meselelerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, kadın bedeninin cinsel nesneleştirilmesine yönelik kadın deneyimlerini araştırmak adına Nesneleştirme Kuramı'nı (Fredrickson ve Roberts, 1997) odağa almaktadır. Kurama göre medya ve toplumsal yaşam aracılığıyla kadın bedeninin nesneleştirilmesine maruz kalan kadınlar, bu nesneleştirmeyi içselleştirir ve Kendini Nesneleştirme'yi deneyimlerler. Kuramda Kendini Nesneleştirme'nin aracılık ettiği belli bazı psikolojik çıktılar ve bu çıktıların aracılık ettiği birtakım klinik psikolojik tablolar ortaya konmaktadır. Mevcut çalışma, Kendini Nesneleştirme deneyimini klinik boyutta değil fakat kadınların gündelik deneyimleri ile ele almayı hedeflemiştir. Nesneleştirme Kuramı'nı odağa alan bu çalışmanın temelde üç amacı bulunmaktadır. Katılımcı Grubu'nun özellikleri doğrultusunda belirlenen amaçlardan ilki, na-trans (cisgender), heteroseksüel, genç yetişkin ve toplumsal cinsiyet bilincine sahip kadınların cinsel nesneleştirilmeye maruz kaldıkları bağlamları ortaya koymak; ikinci amaç, belirtilen katılımcı grubunun kendini nesneleştirme deneyimlerini betimlemek ve son amaç ise belirtilen katılımcı grubundaki kadınların cinsel nesneleştirmeye ve kendini nesneleştirmeye yönelik karşı duruş stratejilerini araştırmaktır. Araştırmanın yöntemi, Feminist Metodolojinin öğretilerinden yola çıkarak, nitel araştırma yöntemi olarak belirlenmiştir. Veriler tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Cinsel Nesneleştirme'ye Maruz Kalınan Bağlamlar; Kişilerarası Bağlam/Medya, Mekan, Cinsel Nesneleştirme'nin Biçimi temalarıyla ele alınmıştır. Kendini Nesneleştirme Deneyimi; Kendini Sürekli İzleme – Alışılmış Beden Gözetimi, Bölünmüş Dikkat, Duygusal ve Psikolojik Çıktılar, Beden Görünümüne Yönelik Müdahaleler, Beden Algısında Bozulma temalarıyla ele alınmış, Karşı Duruş Stratejileri ise Farkındalık ve Pratikler temalarıyla ortaya konmuştur. Bulgular doğrultusunda; kadınların, kadın bedeninin cinsel nesneleştirilmesini içselleştirdikleri fakat farkındalık alanları aracılığıyla bu deneyime yönelik iyi oluş ve karşı duruş stratejileri geliştirdikleri sonucuna varılmıştır.

BedenCinsellikFeminizm+6
İpek Cavlak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Foucaultcu bakışla kadın bedeninin inşasında egzersizin rolü

Özneler belli rasyonalite ekseninde bilginin iktidarı tarafından üretilmektedir. Foucault'nun öznenin keşfedilmesi anlamında iktidar ilişkilerini ortaya koyması iktidarın her bir insan ilişkileri içerisinde mevcut olmasıyla söz konusu olmuştur. Özne, oluşumu aşamasında rasyonalitenin sınırları içerisinde iktidar ilişkilerine dâhil olmakta ve kendini nesne konumunda bulmaktadır. Beden bu anlamıyla ilk elden sahip olduğumuz araç olarak denetime tabi olan konumunda yer almaktadır. Kadın bedeni üzerinde uygulanmakta olan denetim mekanizmaları kadın bedenini ince olma, narinlik, annelik, güzellik, zindelik, bakım kavramlarıyla sürekli olarak idealize etmekte ve standart bir biçime tabi kılmaktadır. Dolayısıyla tez, araştırma kapsamında olan her bir kadının politik duruşunu sergileyeceği sahip olduğumuz bedene ne kadar hâkim olduğumuzun ve onu nasıl anlamlandırdığımızın üzerinde durmaktadır. Çalışma, egzersiz yapan kadınların bedeni algılama şekillerini derinlemesine mülakat teknikleriyle analiz etmekte ve beden teorilerinin kuramsal çerçevesini özellikle beden, özneleştirme ve iktidar çevresinde ele alınmasını içermektedir. Bu çalışmada, kadının fit görünümlü olma hayali, estetik kaygı nedeniyle kilo alma fobisi ve kadın bedeni politikalarının fark edilmeksizin çok iyi işlerlik kazanmasının kadının kendilik algısına nasıl yansıdığı sorgulanmaktadır. Çalışmanın amacı, kadın bedenine ilişkin mevcut sosyal pratiklerin dil yoluyla ifadelendirilmesiyle ortaya çıkan kişinin kendi bedenini nasıl itaatkâr hale getirdiğini belirlemektir. Çalışmanın yöntemi yorumcu inşacı yaklaşımdan hareketle kadın öznelerin kendi bedenlerini nasıl algıladıkları sorusuna dayanmaktadır. Bu çerçevede 23 katılımcı kadın ile derinlemesine görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizi sürecinde CAQDAS paketlerinden Maxqda programı ara yüzünün kullanımında, veri üzerinde ses kayıtlarının deşifre yapımında ve veriyi kodlamada sağlanan kolaylıktan dolayı tercih edilmiştir.

BedenBeden inşasıEgzersiz+5
Dilara Ayça Çekiç
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların sağlıklı bedeni kavrayışı: İnstagram örneği

Bu çalışmanın amacı, sosyal medya platformlarından biri olan İnstagramda yapılan sağlıklı beden paylaşımlarına odaklanarak günümüz tüketim toplumunun ve onun beslediği sağlıklı yaşam endüstrisinin sağlıklı beden kavramında meydana getirdiği değişimleri ve kadınların sağlıklı beden olgusunu nasıl anlamlandırdıklarını ortaya koymaktır. Kadın bedeni, yıllardır nesneleştirilmiş ve üzerinde çalışılması gereken bir proje olarak görülmektedir. Bu sebeple günümüzde kabul gören sağlıklı kadın bedenin ne anlama geldiği ve nasıl kurulduğu toplumsal ve bireysel perspektiflerden yaklaşılarak incelenmiştir. Bu bağlamda kadınların kendi bedenleri üzerinden geliştirilen sağlıklı beden anlatısına dair anlamlarını ortaya koymak için İnstagramı aktif olarak kullanan 12 kadın katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapılmış ve bu kadınların İnstagramda takip ettikleri ve içeriğini sağlık, kozmetik ve spor oluşturan hesaplar incelenmiştir. Bu hesaplarda yapılan paylaşımlar çeşitli diyet egzersiz, bakım, kozmetik ürün ve güzellik önerilerinden ile ideal bedenlere dair görsellerden oluşmaktadır. Sonuç olarak İnstagram, kadınlara yoğun olarak sağlıklı yaşam endüstrisinin sağlığa olan olumlu etkilerini sunmaktadır. Fakat aynı zamanda İnstagram, sağlıklı yaşam endüstrinin ekonomik kaygılarını da beslemektedir. Bu kaygıların baskın olduğu sağlıklı bedene dair yapılan paylaşımların kadınları hem psikolojik hem de fiziksel olarak olumlu ve olumsuz yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. İnstagramda sunulan sağlıklı beden paylaşımlarının kadın bedenini, dönemin moda estetik değerleri üzerinden inşa ettiği belirlenmiştir. Kadının sahip olması gereken beden ve bu bedene ait tüm fiziksel ayrıntılar (yüz hatları, dudaklarının kalınlığı, dişleri, göz biçimi, kaşları, kirpikleri,…) tüketim toplumunun sağlıklı yaşam endüstrisi tarafından belirlenmektedir. Bu endüstri içinde bedenin kendisi sürekli tüketen bir nesne olarak ayakta kalmalı ve tüketim toplumunun devam etmesine bir kaynak sağlamalıdır. Bu amaçla kurgulanan derinlemesine görüşme soruları sonucunda kadınların İnstagram'da sağlıklı beden bağlamında denk geldikleri ve inceledikleri görsellerle farklı şekillerde etkileşime girdiği belirlenmiştir. Sağlıklı yaşam endüstrisi ve tüketim toplumunun sürekliliğinin araçlarından biri olan İnstagram paylaşımlarının, farklı dönemlerde değişen 'ideal beden' kurgusunu, sağlıklı beden olarak sunduğu ve bu durumun kadın bedeni üzerindeki tartışmalı yaklaşımı pekiştirdiği görülmüştür.

BedenKadın bedeniKadınlar+6
Defne Gülcan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Olağanüstü kriz ve beden

Sosyal ve toplumsal kriz dönemleri, bu dönemlerin yönetim biçimleri doğrudan sanatı, sanatçıların üretimlerini ve nesne olarak bedenin temsilini etkilemektedir. Bedenin toplumsal yapıyla olan etkileşiminin somutlaşma biçimlerinin bir yönünü de iktidarla olan ilişkisi oluşturmaktadır. "Olağanüstü Kriz ve Beden" başlıklı bu araştırmada, kriz dönemlerinin beden ve sanat üzerindeki etkileri, olağanüstü hâl uygulamaları ve sanat tarihindeki örnekler üzerinden incelenmiştir. Krizlerin insan yaşamına etkisi, beden temsilleri ve sanatsal tutumlar üzerinde belirgin değişimler yaratmıştır. Kriz dönemlerinde gerçekleşen sanat üretimleri, dönemin ruhunu ve sanatçının bakışını yansıtan önemli ögelerdir. Kriz dönemleri insan yaşamında, beden temsilinde ve sanat hareketlerinde önemli değişimlere yol açarken, sanatçıların bu süreçlerde sergiledikleri tutum ve krizleri ele alış biçimleri oldukça önemlidir. Tezin yazım sürecinde, pandemi, ekonomi ve çeşitli iktidar krizlerinin hâkim olduğu günümüzde, yaşanan krizlerin beden ve toplum üzerindeki etkileri geçmişte yaşanan benzer durumlardan referanslar alarak incelenecektir. Yapılacak incelemelerle birlikte olağanüstü krizlerin beden üzerindeki yansımalarını ve etkilerini, medya, iktidar ve beden üçgeninde değerlendirerek, geçmiş ve şimdiki dönemden sanat eserleri incelemeleriyle birlikte sanatçının kriz ortamındaki rolünü aramak amaçlanmaktadır.

BedenEkonomik krizKriz+4
Mustafa Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta ölüm olgusunun beden fragmanlarıyla ele alınışı

Tarih boyunca insanlık tarafından üzerine en çok düşünülen ve teoriler üretilen konulardan biri ruh - beden ilişkisi üzerinden "ölüm" olgusudur. İnsan önce kendisini ve çevresindekileri merak etmiş ve kavramış, ardından sürekli bir gelişim çabasında olmuştur. Bazen bilinçli olarak bazen de farkında olmadan her dönem koşullara en iyi uyum sağlayacağı haline gelmiştir. Bedenin tamamen biyolojik bir varlık olduğunu çevresindekilerin ölümüyle gören insan, sonrasında çürüme ve parçalanmaya da şahit olunca; bu bilinmezliği, üzerine çeşitli yorumlamalar yaparak açıklamaya çalışır. Farklı inanışlarda ölü bedene farklı uygulamalar yapılma sebebi de budur. Beden, ilk önce düşüncede sonra fiziksel olarak parçalanmış, bu durum toplumsal ve dönemsel bakış açılarıyla sanatta yerini almıştır. Bu Yüksek Lisans Sanat Çalışmasında "Sanatta Ölüm Olgusunun Beden Fragmanlarıyla Ele Alınışı" başlığı altında parçalanan bedenin daha anlaşılır biçimde anlatılması amacıyla beden ve bedenin sanattaki yeri önce "beden bütünlüğü" üzerinden incelenecektir. Sonraki bölümlerde tarih, felsefe, tıp, inanışlar, sanat gibi açılardan "beden", "ölüm", "parçalanma" gibi kavramlar irdelenecektir. Bedenin bütünlük algısının yanı sıra parçalanması fikrinin de aslında insanlığın yaratılışından beri var olmasına rağmen dönemsel faktörlere göre nasıl değişkenlikler gösterdiği; ölüm olgusu ile ilişkilendirilerek günümüze kadar değişerek gelen bu anlayışın günümüzde nasıl bir hal aldığı sanat eseri örnekleri, okumaları ve üretimleriyle desteklenecektir.

BedenFigüratif heykelHeykel+6
Serap Güzel
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan bedeninde melankoli estetiği

İnsanoğlunun çok çeşitlilik gösteren ruh hallerinin içinde melankolinin özel bir yeri vardır. İki bin yıllık tarihi boyunca melankoliye, onu paradoksal bir şekilde karmaşık ve tamamıyla benzersiz bir olgu haline getiren çeşitli anlamlar yüklenmiş, semboller ve nitelikler atfedilmiştir. İçeriğinde esasen insanın dış dünya algısının hususiyetleri olan melankoli, Batı Avrupa tarihinde uzun zaman merkezi bir kültürel fikir olarak yer etmiş, bu sayede geçmiş tarih çağlarınca miras kalan birçok sanat eserinde yansımasını bulmuş ve sonuçta, bütün dünya kültürüne muazzam bir etki bırakmıştır. Doğası gereği değişken, çok anlamlı bir kavram olan melankoli, bununla beraber kendisinde, benzersiz bir biçimde insan bedeninde yansımasını bulan özel bir estetik derinlik barındırmaktadır. Bu tez çalışması, melankolik estetiğin insan bedeninde tezahürünün ve yansımasının hususiyetlerinin incelenmesi ve ortaya çıkarılması adına yapılmıştır. Yazar esas olarak kendisine şu soruların cevaplanması ödevini biçmiştir: Melankoli kavramının fenomenal oluşu neye bağlıdır? Melankolinin depresyondan farkı nedir? Melankolik estetiği benzersiz kılan nedir? Melankolinin tensel dili nedir? Melankolinin insan bedeninde estetik anlamda tezahür etmesinin hususiyetleri nelerdir? Bu çalışmada yazar ayrıca, kendi hayatı içinde yaşadığı melankoli deneyimlerini de paylaşmaktadır. Yazarın, insan bedeninde melankolik estetik temasına adanan sanatsal çalışmaları, bu deneyimlere dayanarak üretilmiştir.

BedenBeden diliEstetik+3
Aıgul Zhaparbekova
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta bedensel ve zihinsel sınırlar: Uzuv-uzantı olarak sanat pratikleri

"Sanatta Bedensel ve Zihinsel Sınırlar: Uzuv-Uzantı Olarak Sanat Pratikleri" başlığı altında ele alınan bu rapor, beden ile sanat nesnesi ve üretim sürecinde beden ile üretim araçları arasındaki ilişkinin bedensel uzamlılığına odaklanırken, aynı zamanda imgenin, düşüncenin taşıyıcısı olarak sanat nesnesini de bedenin uzantısı olarak ele alan bir önermeden yola çıkmıştır. Bu önermeden hareketle, sanat izleyicisinin ya da alımlayıcısının nesneyle girdiği bedensel ve duyusal ilişkiler ve duyusal uzamların bu ilişki içerisindeki değişim ve dönüşümleri ele alınmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde teknoloji kavramı ve kapsamı ele alınmış ve insanlık tarihinde teknoloji-insan birlikteliğinin karşılıklı gelişim ilişkisinin izleri sürülmeye çalışılmıştır. Bu tarihsel ilişki içerisinde teknoloji olarak adlandırılan üretimlerin insan doğası üzerindeki dönüştürücü etkileri, biyolojik ve kültürel temeller üzerinden incelenmiştir. İkinci bölümde teknoloji, beden ve sanat etkileşimi incelenmiş, bu çerçevede öncelikle beden algısının düşünce tarihindeki yeri karşıt düşünceler üzerinden genel hatlarıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Beden algısının insan ve çevresi arasındaki ilişkileri ne yönde etkilediği, sanat, teknoloji ve beden ilişkisi üzerinden irdelenmiştir. Bu noktada raporun ana fikrini oluşturan uzuv-uzantı olarak teknoloji ve beden ilişkisinin kavramsal çerçevesi belirlenmiştir. Aynı zamanda bu ilişki çerçevesinde, sanat, teknoloji ve beden ilişkisinin 20. ve 21. yüzyıl sanat pratiklerine yansımaları ele alınmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, raporda ele alınmış olan kavramlar çerçevesinde oluşturulan uygulamalar, beden ve nesne ilişkisinin fiziksel ve duyusal ilişkiler üzerinden irdelendiği, bireysel ve çoğul alanlar başlığı altında iki bölümde ele alınmıştır. İnsan ve araçları arasındaki bedensel uzantı ilişkisi, sanat üretim pratikleri üzerinden kendine yer bulmaya çalışırken, duyusal uzama dahil olan medyaların yer aldığı çalışmalar, duyusal uzantıların sanat alımlayıcısının algısal süreçleri üzerindeki etkisinin deneyimlendiği bir etkileşim ve duyumsa zemini kurgulamayı amaçlamıştır.

BedenHeykel sanatıOrgan kültürü+7
Umut Reyhanlı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Body politics in Angela Carter's works

This dissertation scrutinises body politics in Angela Carter's works with an approach to gender studies and politics, and it argues demythologised representations of women. This dissertation argues that androcentric system's subversive panorama for women is able to be critiqued through demythologisation. On this basis, this study will explore body politics of female stereotypes in Carter's works entitled: The Heroes and Villains, The Sadeian Woman, The Passion of New Eve and selected rewritten, intertextual stories in The Bloody Chamber. This study thus aims to discuss demythologising and dephilosophising processes of Carter to show the female body empowerment. In this study, there will also be the theoretical framework built on gender and body politics. Apart from that, this study also explores the textual, intertextual and tactical strategies employed by Carter in order to subvert, demythologise and revise the patriarchal ideology in her works and re-written fairy tales and short stories to come up with the new female body politics.

BodyCarter, AngelaGender identity+7
Çelik Ekmekçi
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Peyami Safa'nın romanlarında ruhsal ve bedensel hastalıklar

Peyami Safa'nın romanlarında ruhsal ve bedensel hastalıklar arasındaki ilişki sıklıkla işlenir. Bu romanlarda bedensel rahatsızlıklar, ruhsal; ruhsal rahatsızlıklar ise bedensel kaynaklı olabilir. Böylelikle Safa, psikoloji ve tıp bilgisini birleştirerek özgün karakterler ortaya koymayı başarır. Romancı, Bir Akşamdı, Şimşek, Yalnızız, Sözde Kızlar ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu başlıklı eserlerinde, ruhsal gerilim ile fiziksel rahatsızlık arasındaki etkileşime yoğun bir şekilde yer vermiştir. Bu nedenle tezde bu romanlara odaklanılmış ve her bir romanın psikolojik örgüsü ile fiziksel rahatsızlıklar arasındaki bağıntılar somut bir şekilde ortaya konmuştur. Bu bağıntılar ortaya konurken psikanalitik kuram esas alınmış, fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar arasındaki ilişki bu disiplin çerçevesinde ele alınmıştır.

BedenHastalıkPsikiyatrik hastalıklar+5
Merve Toprak
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lakoffçu natüralizm ve Merleau-Ponty fenomenolojisi arasındaki beden tartışması

Lakoff ve Johnson bilişsel bilimlerdeki gelişmelerden hareketle yeni bir felsefe anlayışı geliştirir. Çalışmamızda Lakoffçu natüralizm olarak bahsedilen bu yaklaşım, felsefenin bilişsel bilimleri yöntem olarak benimsemesi gerektiğini ifade eden normatif bir iddia ile öne çıkar. Buna göre bilinç ve beden arasındaki ilişki, bilişsel süreçlerin bedensel süreçler tarafından açıklanması ile sağlanır. Bununla beraber Lakoffçu natüralizm için Merleau-Ponty fenomenolojisinin beden kavramına getirdiği yenilikler önem taşır. Lakoffçu natüralizmi tanıtan temel eser olan Philosophy in the Flesh'teki "flesh" kavramı Merleau-Ponty fenomenolojisine atıfla kullanılır. Ne var ki Merleau-Ponty fenomenolojisi bilimsel olan ile felsefi olan arasındaki sınıra özen gösterir. Bu bağlamda çalışmamız Lakoffçu natüralizmin felsefi karakterini sorunsallaştırır. Bedeni bilimsel bir nesne olarak ele alan Lakoffçu natüralizm, çalışmamızda ampirik natüralizmin bir türü olarak ele alınır. Bu durumda bedenin felsefi açıdan nasıl ele alınabileceği bir sorun olarak karşımıza çıkar. Bedenin, diğer biru deyişle bedensel varoluşun felsefi bir bakış ile fark edilmesi Merleau-Ponty fenomenolojisi ile mümkün olur. Böylece bedenin fenomenal boyutu açığa çıkar.

BedenBedensel farkındalıkBilişsel bilim+4
Edibe Feyza Güney
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Judıth Butler'da bedenin cinsiyet kimliğindeki konumu

Bedenli varlıklar olmanın dünyayı algılayışımızı nasıl etkilediği sorusu zihin- beden düalizmi üzerine kurulu ontolojik anlayışlara eleştirel bir tavır getirir. Judith Butler Cinsiyet Belası: Feminizm ve Kimliğin Altüst Edilmesi metniyle cinsiyet çalışmalarında, toplumsal alanda cinsiyet kavramını ele almış ve biyolojik cinsiyetin toplumsal cinsiyete olan büyük etkisinin yıkılmasını, toplumsal cinsiyetin cinsiyetten ayrılmasını ve cinsiyetin söylemsel bir alana taşınmasını, çeşitli filozoflara referans vererek kimlik- cinsiyet bağlantısını yeniden kurduğu kuramını açıklamıştır. Ancak cinsiyet kimliği inşası teorisi, "Bedenin maddeselliğine ne oldu?" sorusuyla karşılaşılmasına neden olmuş ve Butler, Bela Bedenler: Cinsiyetin Söylemsel Sınırları Üzerine metniyle bedene dair yorumlar getirmiştir. Beden, olasılıkların dramatize edildiği bir alan olarak görüldüğünde, deneyimlerin cinsiyet kimliğindeki değeri de ne olur? Bu beden ilk dönem feminist fenomenoloji olarak kabul ettiğimiz Beauvoir feminizmindeki beden ile aynı anlama mı gelir? Butler deneyimi esas aldığı halde, metinlerinde atıfta bulunduğu Simone de Beauvoir'ın ve bazı varoluşçu düşünürlerin, cinsiyetli bedenler konusundaki görüşlerini "özcü olmak" nedeniyle eleştirmiştir. Ancak Butler geleneksel epistemonolojik- ontolojik ayrımının içindeyken cinsiyet- toplumsal cinsiyet ayrımını yıkmak ister, bu nedenle de "hammadde" ve "biçimlendirici güç" ayrımı yüzleşmeye devam eder. Bu çalışmayla Judith Butler'ın toplumsal cinsiyet kimliği konusundaki kuramını, kuramın feminist felsefedeki arka planını araştıracağım. Beden üzerine incelemeler yapan fenomenolog Maurice Merleau-Ponty'e ve varoluşçuların beden ve cinsiyet alanındaki görüşlerine getirdiği eleştirileri ve bu eleştirilere feminist fenomenologların getirdiği yorumları da sunup, Butler'ın kuramında bedenin konumunu incelemeye çalışacağım.

BedenBeden algısıCinsiyet+1
Ayşe Sönmez
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk çağdaş sanatında sanat nesnesi olarak beden kullanımı

Türk çağdaş sanatında sanat nesnesi olarak beden kullanımı" başlıklı bu çalışmada, Antik Yunan'dan başlayan bir tarih çizgisi boyunca sanatçının kendi bedeniyle ilişkisinin izi sürülmüş; öncü sanatçılar, akımlar ve sanat eserleri incelenmiştir. Oluşturulan bu temelin ardından, çağdaş Türk sanatında performans ve performatif eserler üreten sanatçılar ve işleri incelenerek detaylı bir okumaya tabî tutulmuştur. Tezin nihai amacı, Türk çağdaş sanatında, sanatçının bedeniyle ilişkisini keşfetmeye çalışarak, bu alanda bir kaynak yaratmaktır.

BedenBeden imajıModern sanat+4
Özge Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta bedenin cinsel temsiliyetine bir bakış

Beden nedir? Bedeni tanımanın insan için önemi nedir? Özgür bir beden olabilmek insan için neden önemlidir? Cinsiyet nedir? Cinsel kimliklerin inşasındaki iktidar güçlerinin amaçları nelerdir? Gibi sorulara yanıt arayarak oluşturulan tez, Çağdaş Sanat alanındaki üretimlerden yola çıkarak, bu sorulara cevap arama ve yeni sorular için düşündürücü olma amacındadır. Farklı gösterge rejimleri çerçevesinde; beden kavramı ve bedenin hedef olarak sanatla olan güçlü bağı, bu çalışmanın odak noktasını oluşturur.20. yüzyılda aklın egemen hale gelmesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle biçimlenen bireysel yaşamın, özellikle 1970'li ve 1980'li yıllarda hem artistik pratiğin hem de sanat yapıtının geleneksel kavramlar kapsamından çıkıp yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Sanat bundan böyle; düşündürücü olmasıyla, sıra dışı görselliğiyle, sınırsız imgelemiyle en ilginç malzeme olan insan bedeniyle iletişim kurmaya, fikirleri iletmeye yarayan bir araç olarak kullanılmıştır. Sanat ve düşün ilişkisinin plastik sanatların sınırlarından kurtulmasıyla aynı döneme rastlayan pek çok çalışmada, sanatçılar bedeni bir ifade aracı; insanı da konuşan, düşünen ve eyleyen bir özne olarak kullandılar. Bu tez çalışmasında, beden izleğinin sanata yansıması tarihsel sürecinden, Modern anlayışa ve Postmodern döneme kadar, sanatsal üretimlere olan aksı üzerinden incelendi. Geçmişten günümüze kadar, çoğu disiplinde irdelenen beden kavramının bir uygarlık miti olarak, sanatsal serüveni, en önemli örnekler ele alınarak ve değerlendirilerek kaleme alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Beden, Sanat, Cinsiyet, Performans, Toplum

BedenCinsel kimlikCinsel kimlik+4
Sevgi Ceren Ceylaner
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz sanatında kimlik ve temsiliyet sorunu olarak giysi

Bu tezin temel amacı, kimlik ve temsiliyet kavramı ile ilişkilendirdiğim giysinin toplumsal rolünü,, statü, sınıf ve kimlik olgularıyla ilişkisini, kullanım alanlarını, günümüz sanatına olan etkilerini örnekleriyle ortaya koymaktır. Bu tezde öncelikli olarak genel giysi kavramından bahsedilmiştir. Daha sonraki bölümlerde, giysinin toplumsal açıdan incelenmesi, sınıf, cinsiyet, kimlik ve beden olgusu ile ilişkilendirilerek ele alınmıştır. Daha sonra ise moda kavramına giriş yapılarak, moda kavramının toplumsal temellerine değinilmiştir.Son olarak giysinin, güncel sanatta yer bulması ve yorumu sanatçı örnekleriyle ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Giysi, Beden, Kimlik, Sanat, Moda, Temsiliyet,

BedenGiysilerGüncel sanat+6
Özge Can Cöne
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bedensel dokunuşların izleri

Tarih öncesi devirlerden bu yana kullanılan bir teknik olan iz alma/bırakmanın, oluşum ve uygulama alanları açısından incelenmesinin ilginç olacağı fikrinden hareketle hazırlanan bu tezde bedensel dokunuşun izini taşıyan ve Charles Sanders Peirce'in index adı verdiği bazı imgelerden örnekler vermeye çalıştık. Çalışmanın ilk bölümünü izin oluşumuna, niçin bir teknik olarak kabul edilmesi gerektiğine, ve onun yardımıyla oluşturulan bir imgenin sahip olduğu özellikleri (diyalektik, anakronik, tinsel vb.) incelemeye ayırdık. Bunu yaparken tarih öncesi devirlerden bazı duvar resimlerinin yanısıra bazı kutsal emanetlerden de örnekleri, imge üzerine düşünsel ürünler vermiş sanat kuramcılar ve felsefecilerin görüşleri eşliğinde sunduk. İkinci bölümdeyse bedensel dokunuşun izinin yine bedene aktarıldığı uygulamalara eğildik. Bedenin iz çıkarma yoluyla hakkedildiği ya da damgalandığı ilkel topluluklarda dövme, yakma ve yaralama gibi kalıcı vücut tadilatlarının yanı sıra, Türk ve Doğu toplumlarına özgü bir işaretleme şekli olan mühür ve tamganın kullanım alanları ile işlevlerine, izle olan organik bağlarına değindik. Üçüncü bölümde beden-kitap analojisinden hareketle, öncelikle kitabı oluşturan öğelerden yazı ardından kağıdın tarihi gelişimine ve nihayet kağıt damgalarının oluşum ve işlevine göz attık. Kilden kağıda ve kitaba uzanan dönüşümü konu etmemek olmazdı kaldı ki bu, konusu iz olan bir çalışmada bedensel dokunuşun iziyle çoğaltılan metinlerin varlığını ıskalamak demekti. Kitapla ilgili olarak, ona vurulan damganın, izin aktarımını ne şekilde üstlendiğine, yer verdik. Ekslibris ve pul konularına ayırdığımız dördüncü ve son bölümde ise bu iki imgeyi daha iyi anlayabilmek ve çözümleyebilmek adına kısaca tarihlerine değindikten sonra, iz ve temsil yönünden okumaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: iz, beden, mühür, kağıt damgası, ekslibris

BedenBeden imajıDamga+5
Burçak Ünsal Demir
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Posthuman; bedenin toplumsal inşasının sonu bio - konstrüktif sanat

Posthuman (insansonrası), hümanizma karşıtı temeller üzerine kurulu yapısı ile türlerin ittifakının gerçekleştiği, normal bedenleri belirleyen normların bioteknolojiler sayesinde yıkılarak, doğa ile barışık bir yaşamın paylaşıldığı geleceğin öznesidir. Posthuman, evrim sürecinde oluşan bedenin üzerinde toplumsal müdahaleler ile şekillenen cinsiyetlenmiş bedenleri, farklılıklar üzerinden kurgulanan aidiyetleri ve toplumsal beden müdahalelerini, insanın kendi bedeni üzerinde müdahale inisiyatifini ele alması sayesinde sonlandırma potansiyeline sahiptir. Biokonstrüktif beden günümüz teknoloji çağında bir Postmodern meta ve iktidar mücadelesinin verildiği platform olmaktan çıkarak, insansonrası öznenin inisiyatifinde nesnelleşmektedir. Bio-teknolojilerin beden üzerinde gerçekleştirdiği yapısal yıkım ve dolayısıyla gelen toplumsal inşanın yıkımı, teknolojik beden tezahürleri, bedenin ve insanın nesnelleşerek türler arası ittifak ile gezegeni kapsayan yaşamın yüceltilmesi, insansonrası sanat yapıtlarına da sirayet etmektedir. Sanat ile ileri teknolojilerin içiçeliği beraberinde sanatçı ile bilimadamı arasındaki sınırı da muğlaklaştırmaktadır. Böylelikle, yaşadığımız teknoloji ve bilişsellik çağında, Biokonstrüktif sanatın ilgi alanı yaşayanın tekrardan yapılandırılması olarak özetlenebilir. Anahtar Kelimeler: Posthuman, Transhümanizma, Bio-konstrüktif Sanat, Toplumsal beden, Teknolojik beden

BedenBeden sosyolojisiBiyoteknoloji+7
Gökhan Balkan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeni ekspresyonist resimde beden imgesi

20. yy.da üç farklı zaman diliminde; Ekspresyonizm, Soyut Ekspresyonizm, Yeni Ekspresyonizm biçiminde ortaya çıkan, İfadecilik olarak da anılan, Ekspresyonizm akımı, sanatçı merkezli bir anlatımın düşünsel bir eğilimi olarak görülmüştür. Yaygın olduğu yüzyıla bir başkaldırı niteliğinde yansıyan bu anlayış, 1900'lü yılların başlarında Almanya'da ortaya çıkmıştır. Ekspresyonizm, özellikle savaş sonrası dönemde sanatçıların iç dünyasındaki birikimlerini, duygularını ve acılarını yansıttıkları bir anlatım dilini sunmuştur. Gerçekçi bir resimsel tavrın nesnenin ruhunu yeterince yakalayamadığını savunan dönemin sanatçıları, bu zaman diliminde nesnelerin ruhuna inip, biçimi bozarak, renkçi bir tavırda çalışmalar ortaya çıkarmışlardır. 1980'lerde Yeni Ekspresyonizm adı altında kendini tekrar var eden bu anlayış; 1960-1980 arası yıllarda kavramsal temelli, sanatın boyadan uzak kalışı ile yaşanan sürece karşı resmin tekrar doğuşunu sağlamış ve boyaya, tuvale, renge duyulan özlemi geri getirmiştir. Bu Postmodern yaklaşımla resmin içine farklı disiplinlerde birçok tekniğin katıldığı geniş bir çerçevede figüratif ağırlıklı işler elde edilmiştir. Eşzamanlı olarak Türkiye'de de kendini gösteren Yeni Ekspresyonizm, günümüze kadar gelen süreçte farklı anlatımlarla kendine yer bulmuştur. Bu araştırmada resmin figüratif anlamda gelişimi ve beden imgesi ile kurduğu diyalog; Yeni Ekspresyonizm'e kadar gelen süreçle, sonrası ve günümüz sanatına yansımaları incelenmiştir. Türk resmindeki figüratif eğilimlerde, beden imgesinin ifadeciliği üzerinden sanatçı ve eserlerinden örnekler verilerek araştırmanın detayına inilmiştir.

BedenBeden imajıEkspresyonizm+3
Erkan Yaprakkıran
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Vito Acconci'nin çalışmalarında mahremiyet kavramının sorunsallaştırılması

Birey olarak sanatçı, topluluk olarak izleyici bulundukları mekan-zamanın koşullarından etkilenirler. Burada duyarlılık sanatsal pratiğin ve eleştirinin olanağı olur. Sosyal konulara yönelen bir sanatçı değil, sosyal çevrenin kaçınılmaz etkide bulunduğu yaratıcı ve alımlayıcı önemlidir. Sanat-yaşam arasındaki yakınlık-uzaklık ilişkisi, kavramsal sanatın izlerinin başladığı 20.yy.'ın başlarında temsil sorununu, sanatçının kendi kurgusunun parçası olduğu tanıklıklar içinden dönüştürerek yeni bir yaratım dilini direk sanat sahnesinin merkezine yerleştirdi: Bedenin kullanımı. Alan ve mekan kavramlarının herkese açık yapısıyla, etkileşim, karşılıklılık ilişkisi sanatın kavramsal çerçevesinin oluşmasında etkili olmuştur. Buradan hareketle özel-kamusal arasındaki sınır ilişkisi 60'lı yıllarda yapılan performanslarla dikkat çeker. Kamusal mekanda özel olanın içerik olarak kullanılması mahremiyet kavramının en doğrudan kullanımına işaret ederken, sanatçılar tersine bir kabulle kendi bedenlerini kamusal mekanın bir parçası; mobilya, çizgi, renk, vb. gibi algılayarak kendilerini bu kavramın doğrudan parçası yapmışlardır. Vito Acconci mahremiyet kavramını sorunsallaştırırken, izleyiciyi kurguladığı sahneye hem davet eder, hem de parçası kılar: Yüzleşme. Acconci aslında bütün sanatsal çalışmalarında bu yüzleşmeyi kullanmış, toplumu sorunların merkezine yerleştirmiştir. Gelenek kavramı sıradan anlamının yanında bir ifade dili, düşünce olarak kullanmıştır. Acconci de ilginç olan bedeni bir eşik noktasında tutarak kabullenmeyle-reddetme arasındaki gerilimi kendisinden izleyiciye değil, izleyiciden kendisine yöneltmesidir. İlk dönem işlerinde mahremiyetini dolaysızca sahneleyen Acconci, mekanı galeri içinden dışarıya taşıyarak mimariyi, yapı öğelerini mahremiyetin sınır algısına yerleştirerek sosyal-politik konuları dolaylı bir dille eleştirmiştir. Anahtar Kelimeler: Performans Sanatı, Beden, Kamusal Mekan, Özel Mekan, Mahremiyet

Acconci, VitoBedenKamusal mekanlar+4
Funda Arslan Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beden kullanımı ve performans sanatı

Bu çalışma İlkel Kabilelerin ayinlerinde yapılan danslar temelinde ele alınarak modern zamanlara gelinen süreçte Performans ve Beden Sanatı bağlamında eylemselliğin sanat olduğu görüşünü ileri sürmektedir. Çalışma, geleneksel sanat estetiğine karşı gelerek sanatın avangard önermesiyle hayat sanat sınırını ortadan kaldıran yaklaşımlar ışığında sanatsal pratiklerde bedenin doğrudan malzeme olarak kullanılmasıyla gerçekleştirilen eylemsel odaklı oluşumlara dayanmaktadır. Çalışma sürecince bedenin sahibi kim sorunsalının cevabı aranarak bedenin bir başkaldırı aracı olarak kullanılması yoluyla gerçekleştirilen Performans Sanatının nitelikleri incelenmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini Michel Foucault ve Pierre Bourdieu düşünürlerinin biyo-iktidar, panoptikon ve habitus gibi kavramları oluşturmaktadır

BedenBiyoiktidarEstetik+7
Eda Şenkan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu kültüründe simge, anlam ve sağaltım boyutlarıyla dövme

İnsan bedeni sanat yapıtlarında çeşitli temalar üzerinden yıllardır anlatılagelen temel unsurlardan biridir. Beden önceleri sanatçının elinde doğadaki başka varlıkların formlarına dönüşmüş, ardından gelişen teknoloji ve biyolojik gelişmeler bedenin sanatsal yaratımdaki edimlerini de etkilemiştir. İnsan bedeninin farklı görünümleri ve dönüşümü tarih boyunca sanat çalışmalarının konusu olurken, insanın bir bakıma ilk tuvali de olmuş aynı zamanda. Beden, insanın tepkisini verdiği ilk alandır. Beden, insan için kendisi olmanın farkında olduğu ilk yerdir. Her insan için bedeni onun aynasıdır, ne olduğunu, kim olduğunu gösteren yüzüdür. Bedendeki izler, içsel sıkıntıların uzantılarıdır ve bu sayede sıkıntılarını denetlemeyi umar insan. Bedene kazınan semboller, izler, duyulan acı, konuşmak mümkün olmadığında deriye yansımış çığlıklardır, sözcüklerle dile getirilemeyendir, iletişim kurmanın, kurmak istemenin bir başka biçimidir. Bireylerin bedenlerinde oluşturdukları izler, bireyin kendi olma çabası için, içinde yaşadığı topluma bir çağrıdır. Simgesel bir eylemdir. İlkel dönemlerde birey, bedenini dileklerini gerçekleştirme arzusunun bir nesnesi olarak kullanmış birtakım büyüsel ritüelleri bedeni aracılığıyla gerçekleştirmiştir. İnsanlık tarihi, sözden imgeye yolculukta hep içinde yaşadığı doğadan esinlenmiş, kavrayışının ötesinde bulunan şeylerden korkmuş, tanımlayamadığını cisimlendirmiş, simgeler üretmiştir. Yani görünmeyeni anlayabilmek için görünür temsiller yaratmıştır. Korku, çaresizlik, geleceği bilme arzusu, kötücül güçlerden korunma gibi nedenlerini bilemediği olaylarla baş edebilmek için oluşturduğu soyut kavramlara anlamlar yüklemiştir. İnsan bedeninin farklı malzemeler kullanılarak, çeşitli uygulamalarla süslenmesi tarihin çok eski dönemlerinden beri süregelmiştir. Günümüzde Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu da görülen dövme geleneğinin izlerini, tarihin derinliklerinden itibaren görmek mümkündür. Yaşamlarının şifrelen dövme motiflerinde gizlidir. Daha çok kadınlarda görülen dövme, kadınlar için zarifliğin, soyluluğun, güzelliğin sembolü iken, erkekler için güç ve iktidar belirtisidir. Gelenek, bölgenin tarihî ve dini inançları ile yakından ilgilidir. Bölgede yapılan dövme motiflerinin ve anlamlarının benzerliği, motiflerin bölgenin ortak kültür yapısının bir ürünü olduğunu düşündürür bize. Ayrıca dövme ile birlikte kına yakma, sürme çekme, ölüm ve doğum törenleri, birtakım büyüsel ritüeller, tütsüler, altın diş yaptırma gibi diğer geleneksel eylemlerin iç içe geçmesi, ortak kültür mirasının en büyük kanıtlarıdır. Anadolu coğrafyasında birbirinden ayrı din, etnik grup, aşiret ve mezhep farklılıkları olan topluluklar arasında dövme sembolleri, görünüm ve yapılış açısından benzerlik gösterse de bazı değişiklikler göze çarpmaktadır. Bölgede dikkat çeken topluluklar çoğunluk olarak Ezidiler, Süryaniler, Araplar, Keldaniler, Kürtler ve birtakım aşiretler, tarikatlardır. Her kültür inancını, sosyal yapısını yansıtan, geçmişiyle bağ kuran somut bir kültürel mirasa sahiptir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Güney Doğu'da yapılan geleneksel dövme belli bir yaş aralığında olan kadınlarda ve erkeklerde gözlemlenmiş, genç nesillerin eski dövme motiflerine rağbet etmedikleri tespit edilmiştir. Kentier'e göç sürecinde de toplum baskısından kaçınma duygusu geleneksel dövmeye duyulan ilgiyi azaltmış, etnik bir grubu, topluluğu simgeleyen, örneğin; "haç" gibi, dini bir sembol haline gelmiş beden işaretleri yok olmuştur. Tarih boyunca birbiriyle kaynaşmış, karışmış değişik kültürlerin eski dönemlerden günümüze aktarılmış sembolleri olan geleneksel dövme motifleri, Güneydoğu Anadolu insanının zengin kültür miraslarından biridir. Göründüğünden çok daha derin anlamlar, gizemler, şifreler barındırır. Ne yazık ki bu kültürün son temsilcileri de birer birer yok olmaktadır.

AnadoluAnlatımBeden+7
Şermin Seval
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

Related subjects