Reading-comprehending skill
Bu konu başlığı altında 156 tez
Beşinci sınıf normal ve üstün zekâlı öğrencilerin üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı zekâ düzeyi normal ve üstün olan öğrencilerin üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma, okuduğunu anlama becerilerini çeşitli demorafik bilgiler doğrultusunda incelemektir. Araştırma İstanbul ilinde bulunan tüm bilim ve sanat merkezleri arasından rastgele seçilen iki bilim ve sanat merkezinde eğitim görmekte olan 5. sınıf düzeyindeki 83 öğrenci ile İstanbul ilinde normal okullarda eğitim görmekte olan 5. sınıf düzeyindeki 324 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Üstbilişsel Farkındalık Envanteri A Formu", "Okuma Stratejileri Üst Bilişsel Farkındalık Envanteri" ile araştırmacının hazırladığı "Kişisel Bilgi Formunun" yanı sıra okuduğunu anlamaya yönelik "Okuduğunu Anlama Testi" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS20 paket programı ile analiz edilmiştir. Demografik bilgiler doğrultusunda elde edilen sonuçlar Independent-Sample (Bağımsız Örneklem) T-Testi ve One Way ANOVA (Tek Yönlü Varyans) analizleri yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarından elde edilen verilerin regresyon analizleri, korelasyon değerleri, betimsel istatistik değerleri yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre anne eğitim durumu, normal ve üstün zekâlı bireylerin okuduğunu anlama becerilerine anlamlı bir etki göstermezken baba eğitim durumu ile okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmya göre zekâ düzeyi üstün olanların okuduğunu anlama becerileri zekâ seviyeleri normal olanlara göre daha fazladır. Zekâ düzeyi üstün olanların üstbilişsel okuma stratejilerini zekâ düzeyi normal olanlara göre daha iyi kullandıkları belirlenmiştir. Zekâ düzeyi üstün olanların üstbilişsel farkındalık becerileri zekâ düzeyi normal olanlara göre daha fazladır. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlı çocuklar, üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma, okuduğunu anlama becerisi
Contribution of L2 morphological awareness to passage-level l2 reading comprehension above and beyond vocabulary knowledge, grammar knowledge and reading strategy use among intermediate-level adult Turkish EFL learners
The primary objective of the present study was to investigate to what extent intermediate-level adult Turkish EFL learners are aware of lexical and grammatical functions of certain suffixes in English. The study further aimed at exploring the unique contribution of L2 morphological awareness to passage-level L2 reading comprehension above and beyond such reading-related factors as vocabulary knowledge, grammar knowledge and reading strategy use among intermediate-level adult Turkish EFL learners. With these purposes, the data were collected from a total of 87 EFL learners through a number of testing instruments. These instruments consist of reading comprehension, vocabulary knowledge and grammar knowledge subtests of the proficiency exam that Anadolu University School of Foreign Languages (AUSFL) administered at the end of 2014-2015 fall semester, Turkish version of Survey of Reading Strategies (SORS) by Sheorey and Mokhtari (2002) and the two-section Morphological Awareness Test (MAT), designed by the researcher with some adaptation from Mahony (1993) for the current study. The data were analysed using a number of statistical procedures. The first research question, which is about exploring to what extent intermediate-level adult Turkish EFL learners are aware of lexical and grammatical functions of certain suffixes in English, was answered by means of descriptive statistics, paired samples t-test and one-way ANOVA with repeated measures. The second research question, which is about the unique contribution of morphological awareness to reading comprehension above and beyond vocabulary knowledge, grammar knowledge and reading strategy use, was responded through hierarchical multiple regression and bivariate regression analyses. Additionally, semi-structured interviews were conducted with a smaller group of the participants to support the data gathered from the quantitative data collection instruments of the present study. The results of the study revealed that intermediate-level adult Turkish EFL learners show at least moderate awareness of English word morphology. It was also found that the participants could judge whether a morphologically complex word comes from a simple word better than they identified the lexical and grammatical functions of certain derivational suffixes in English. Moreover, suffix categories and each suffix in each category used in the present study affected the participants' performance. The results further revealed that L2 morphological awareness does not make a direct contribution to L2 reading comprehension among intermediate-level adult Turkish EFL learners either along with or above and beyond vocabulary knowledge, grammar knowledge and reading strategy use. However, further analysis revealed that morphological awareness might make an indirect contribution to L2 reading comprehension via its direct contribution to L2 vocabulary knowledge. Additionally, the semi-structured interviews displayed that intermediate-level adult Turkish EFL learners are likely to benefit from word morphology in foreign language learning. The findings were discussed with regard to the previous research, and implications and suggestions for further research were offered. Key words: Intra-word structure, word morphology, morphological awareness, L2 reading comprehension, Turkish EFL learners.
Okuduğunu anlama becerilerinin SCRATCH programı aracılığıyla geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, okuduğunu anlamada sorun yaşayan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin SCRATCH programı aracılığıyla okuduğunu anlama becerilerinin nasıl geliştirilebileceğini ortaya koymak biçiminde belirlenmiştir. Araştırma eylem araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırma 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ilindeki orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir ilkokulda toplam 15 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını ölçüt örnekleme yöntemine göre seçilen okuduğunu anlamada sorun yaşayan sekiz dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın farklı aşamalarında farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar; nicel verileri toplamak için yanlış analizi envanteri, okunabilirliği değerlendirme rubriği, katılımcı belirleme ve okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formları kullanılırken nitel verileri toplamak için gözlem notları, araştırmacı günlüğü, video kayıtları, öğretmen ve öğrenci görüşme formları, öğrencilerin SCRATCH programında hazırladıkları projeler kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi korelasyon analizi ve puanlayıcılar arası uyuşumu gösteren Kendall W Testi ile yapılmıştır. Ayrıca katılımcı belirleme ve okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formlarının puanlanması için okuduğunu anlama becerilerinin gelişimini ortaya koymak amacıyla okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formları ve bu formları puanlamak için Yanlış Analizi Envanteri kullanılmıştır. Nitel veriler ise tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiş olup analiz için MAXQDA programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda okuduğunu anlama sorunu yaşayan sekiz öğrencinin okuduğunu anlama becerilerinin gelişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: SCRATCH programı, Okuduğunu anlama, Eylem araştırması.
Türkçe dersinde otantik görev temelli otantik materyal kullanımının öğrencilerin okuduğunu anlama, yazma becerileri ve yazma motivasyonları üzerindeki etkisi
İlkokulda çok önemli bir yeri olan Türkçe dersinin amacı kişiler ve toplumlar arasında etkili bir iletişim sağlanmasının ön koşulu olan dil becerilerinin öğrencilere etkili bir şekilde kazandırılmasıdır. Türkçe dersiyle öğrencilerin dil becerilerinin geliştirilmesi, nitelikli ve aynı zamanda bilinçli birer okuryazar olarak yetişmeleri amaçlanmaktadır. Bu amaca hizmet edecek yaklaşımlardan biri de otantik görev ve materyallere dayanan otantik öğrenme yaklaşımıdır. Bu araştırmanın amacı Türkçe dersinde otantik görev temelli otantik materyallerin okuduğunu anlama, yazma motivasyonu ve yazma becerileri üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem desenlerinden iç içe karma desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutuna yönelik veriler yarı deneysel işlemle toplanmış; denel işlem, ön-test son-test kontrol gruplu desene uygun olarak yapılmıştır. Nitel boyuta ilişkin veriler ise uygulama sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Eskişehir il merkezinde bulunan bir ilkokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya deney grubu olarak belirlenen 4-E sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci ile kontrol grubu olarak belirlenen 4-G sınıfında öğrenim gören 21 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veriler "Kişisel Bilgi Formu", "Okuduğunu Anlama Testi", "Yazma Motivasyonu Ölçeği", "Yazma Becerileri Ölçeği" ve öğrenciler ile öğretmenin otantik görev temelli otantik materyallere yönelik görüşlerini belirlemek için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Ayrıca haftada 6 saat olmak üzere 10 hafta süresince gerçekleştirilen uygulamada araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe dersi Yenilikler ve Gelişmeler, Dünyamız ve Uzay temalarına yönelik ders planları ve öğretim materyalleri kullanılmıştır. 10 hafta boyunca haftalık 6 saatlik derslerde öğrencilerle yapılan etkinliklerin tümü, öğrencilerin gerçek yaşamda günlük olarak karşılarına çıkan materyallere ve gerçek yaşamdaki okuma ve yazma amaçlarına göre düzenlenmiş; böylece dersler otantik görev temelli otantik materyallerle sürdürülmüştür. Bu ders boyunca okunan ve yazılan her metin gerçek bir amaca hizmet etmiştir. Ders sürecinde okunan ve derse rehberlik eden tüm yazılar çeşitli dergi, gazete gibi otantik materyallerden; izlenen ve dinlenen her materyal de televizyon, radyo gibi otantik materyallerden seçilmiştir. Denel işlem sürecinde grup çalışmaları da gerçekleştirilmiş; bu çalışmalarda etkinlikler öğrencilere gruplar halinde yaptırıldıktan sonra, grupların sınıfa sunum yapmaları istenmiştir. Ünite sonlarında genel değerlendirme kapsamında çalışmalar yapılmış, aynı zamanda öğrencilerin oluşturdukları ürünler toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde ilişkisiz örneklemler için t testinden yararlanılmış, nitel veriler ise betimsel analizle çözümlenmiştir. Araştırma bulgularının genel değerlendirilmesi yapıldığında Türkçe dersinde otantik görev temelli otantik materyal kullanımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerileri ile yazma motivasyonlarını geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, araştırmanın katılımcıları olan öğrencilerin otantik görev temelli otantik materyaller aracılığıyla yürütülen Türkçe derslerine yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Katılımcıların otantik materyalleri günlük yaşamlarında karşılarına çıkan materyallere benzettikleri ve eğitici-öğretici buldukları; kitap oluşturma, mektup okuma-yazma ve yapılan etkinliklerin başkaları tarafından görülecek olmasının öğrencilerin hoşlarına gittiğini ifade ettikleri görülmüştür. Bu sonuçların yanı sıra öğrencilerin okuma metinlerinin uzun olmasından hoşlanmadıkları, kitap oluştururken ve uzun metinleri okuyup yazarken zorlandıkları, yine uzun metinlerin okunup yazılması sırasında sıkıldıkları bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen diğer sonuçlar ise otantik materyaller sayesinde öğrencilerin okuduklarını ve yazdıklarını daha iyi anladıklarını, okuduklarının daha kalıcı olduğunu, daha hızlı okuduklarını ve yazdıklarını, okuma ve yazmayı daha fazla sevdiklerini ve bu eylemlerde bulunmak için daha istekli olduklarını, okuyup yazarken noktalama işaretlerine dikkat ettiklerini ve daha özenli okuyup yazdıklarını ifade ettikleri yönündedir. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Otantik görev, Otantik materyal, Okuduğunu anlama, Yazma becerileri, Yazma motivasyonu.
İşitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin okuma becerilerinin formel olmayan okuma envanteri ile değerlendirilmesi
İşitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin okuma becerilerinin Formel Olmayan Okuma Envanteri (FOOE) ile değerlendirilmesini amaçlayan bu araştırma betimsel model olarak desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Eskişehir il merkezlerinde bulunan işitme engelli 13 kaynaştırma öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri öğrenci bilgi formları FOOE kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları işitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin öğretimsel düzeyde bir öyküyü okuduklarında okuduğunu anlatmada ana olayların çoğunu anlatabildiklerini, ana fikirden bahsedebildiklerini ve karakterlerin çoğu hakkında bilgi verebildiklerini ancak bazı olayların anlatımında zorlandıklarını göstermektedir. Öğrencilerin soru-cevap becerileri ile ilgili olarak soruda bulunan ipuçlarını kullanabildikleri ve stratejileri kullanarak sorulara cevap verebildikleri ancak bazı soruları cevaplandırmakta zorlandıkları görülmektedir. İşitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin okuma becerilerinin FOOE ile değerlendirilmesini amaçlayan bu araştırmanın alan yazına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. İşitme engelli öğrencilerin öğretmenlerine okuma becerilerinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: İşitme engelli öğrenciler, Okuduğunu anlatma, Soru-cevap.
9. sınıf öğrencilerinin 6-8. sınıflar Türkçe öğretim programındaki okuduğu metni anlama ve çözümleme kazanımlarına ulaşma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi 6-8. Sınıflar Türkçe öğretim programında yer alan okuduğunu anlama kazanımlarına ulaşma düzeylerini değerlendirmektir. Bu nedenle betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Malatya il merkezindeki üç farklı lise türü oluşturmaktadır. Anadolu lisesi, genel lise ve güzel sanatlar lisesi 9. sınıf öğrencilerine veri toplamak amacı ile test uygulanmıştır. Testte ?okuma? öğrenme alanının ?okuduğu metni anlama ve çözümleme? kazanımlarından on dokuzunu değerlendirmeye yönelik 38 çoktan seçmeli soru sorulmuştur. Her kazanım için iki soru seçilmiştir.Araştırmanın sonucunda, Anadolu lisesi öğrencilerinin testteki başarı oranlarının %91,32; genel lise öğrencilerinin başarı oranlarının %70,96; güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin başarı oranlarının %68,61 olduğu görülmüştür. Aynı testte cinsiyet farklılıkları ele alınmış, erkeklerin başarı oranları % 74,29; kız öğrencilerinin ise %79,64 olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretim programı, okuma kazanımları, okuduğunu anlama
Basılı ve dijital ortamlarda ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin karşılaştırılması
Basılı ve Dijital Ortamlarda Ortaokul Öğrencilerinin Okuduğunu Anlama Becerilerinin Karşılaştırılması Teknolojinin gelişmesi ve eğitimin içine girmesiyle birlikte öğrenciler dijital aletlerden okuma yapmaya başlamış ve ekran okuma diye bir okuma türü ortaya çıkmıştır. Bu türün ortaya çıkmasıyla basılı ve dijital okuma ortamları arasında okuduğunu anlama başarıları açısından fark olup olmadığı ve öğrencilerin hangi okuma ortamında okuma yapmayı tercih ettikleri önemli hâle gelmiştir. Bu araştırmanın amacı basılı ve dijital ortamlarda ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin karşılaştırılmasıdır. Verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma araştırması kullanılmıştır. Araştırma, Kütahya il merkezinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ortaokullarında 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim görmekte olan 6. sınıf öğrencileri eşit gruplar haline getirilerek toplam 397 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatiksel analizler sonucunda eşit seviyedeki öğrenci grupları arasında ekran ve kâğıttan okuduğunu anlama başarıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuçlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin ekran ve kâğıttan okuduğunu anlama başarıları seviyeleri eşit seviyededir. Ekran okuma son yıllarda eğitimde yaygın kullanılmasına rağmen kâğıttan okuduğunu anlama başarısına ulaşmıştır. Öğrencilerin ekrandan okuduğunu anlama başarılarının artması ekran okumayı önemli bir okuma türü hâline getirmiştir. Anahtar kelimeler: Ekran okuma, okuduğunu anlama, okuma ortamı
Okuma çemberi tekniğinin ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine ve okuma öz yeterliliklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, okuma çemberi yönteminin ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerisine ve okuma öz yeterliliğine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırma İzmir il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 6.sınıfta öğrenim görmekte olan, yansız atama yoluyla deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere toplam 42 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve Türkçe dersi başarı notlarının birbirine yakın olduğu belirlenmiştir. Araştırma sürecinde deney grubu öğrencilerine Okuma Çemberi Yöntemi aşamaları takip edilirken kontrol grubu öğrencilerine mevcut Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın aşamaları takip edilmiştir. Deneysel çalışma 9 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilere okuduğunu anlamaya yönelik "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", okuma öz yeterliliklerine yönelik "Okur Öz Algısı Ölçeği 2" uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Shapiro- Wilk Testi uygulanarak dağılımın normalliği belirlenmiş, bu sonuca bağlı olarak da araştırmada parametrik olmayan (non- parametrik) testler kullanılmıştır. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin okuduğunu anlama becerisi başarı puanlarının deney grubu lehine anlamlı ve puan ortalamalarının daha fazla arttığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin okuma okur öz yeterlilik algısı ölçeği 2 ile elde edilen veriler incelendiğinde ölçekteki "İlerleme", "Gözlemsel Karşılaştırma", "Sosyal Geri Dönüt", "Fizyolojik Durum" alt boyutlarında ve ölçeğin tam puanlarının deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Okuma Çemberi Yönteminin öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği fakat okuma öz yeterliliklerini arttırmada etkili olmadığı söylenebilir.
Okuyarak yarışıyorum etkinliğinin ortaokul öğrencilerinin okuma başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okuma başarısını ve tutumunu artırmaya yönelik yeni bir uygulama geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda tasarlanmış olan Okuyarak Yarışıyorum Etkinliğinin ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama başarısına ve okumaya yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı-deneysel model kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kütahya ili Merkez ilçesi Seyitömer Ortaokulunda öğrenim göre 5. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama süreci 8 hafta sürmüştür. Deney grubunda dersler Okuyarak Yarışıyorum Etkinliği kullanılarak işlenmiş, kontrol grubunda Türkçe Dersi Öğretim Programına göre derslere devam edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Okuma-Anlama Testi ve Okuma Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Okuyarak Yarışıyorum Etkinliği ile okuma uygulamasının yapıldığı deney grubu, kontrol grubuna göre anlamada daha başarılı olmuştur. Deney grubunun okuduğunu anlama testinden aldıkları öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Yine araştırma bulgularına göre deney ve kontrol gruplarının Okuma Tutum Ölçeği'nin sontestinden aldıkları ortalama puanlar arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bu araştırmayla Okuyarak Yarışıyorum Etkinliğinin okuma eğitiminde kullanılabilecek bir uygulama olduğu ortaya konmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin özetleme öz yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Ortaokul öğrencilerinin özetleme öz yeterliklerini cinsiyet, okuma sıklığı, yazma sıklığı ve özetleme başarısı değişkenleri açısından incelemeyi amaçlayan bu çalışma Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde bulunan ortaokullarda 8. sınıfta öğrenim gören 206 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel (korelasyonel) tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları Özetleme Özyeterlik Ölçeği, Öğrenci Bilgi Formu, Özet Kaynak Metni (Eskici) olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin özetleme başarısını belirlemede Öykü Özeti Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 21.0 ve MS-Excel 2007 programları kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlardan biri 8. sınıf öğrencilerinin orta düzeyde özetleme öz yeterlik algısına sahip oldukları buna karşın kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha yüksek özetleme öz yeterlik algısına sahip oldukları yönündedir. Çalışmadan elde edilen bir diğer sonuç öğrencilerin okuma sıklıkları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından almış oldukları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğudur. Çalışmadan elde edilen diğer bir sonuç ise öğrencilerin özetleme başarıları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında zayıf düzeyde doğrusal olarak anlamlı bir ilişki olduğudur. Bunun yanında öğrencilerin yazma sıklıkları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B2 düzeyindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 seviyesindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi bağımlı değişken; üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı, kullandığı ders kitabı, ders dışında yapmış olduğu faaliyetler (Türkçe kitap vb. okuma, müzik dinleme, yayın izleme ve ana dili konuşurlarıyla etkileşimde bulunma), yaşı ve cinsiyeti bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra öğrencilerin üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile yaşı, cinsiyeti ve ders dışında yapmış olduğu faaliyetler arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki Türkçe Öğretimi Merkezlerinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B2 düzeyindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Alanın oldukça geniş olması sebebiyle örneklem alma yoluna gidilerek kurumların kullandığı ders kitapları dikkate alınmış ve üç farklı Türkçe öğretim merkezinden 170 öğrenci katılımcı olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında birden fazla değişken arasındaki ilişki inceleneceği için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada veriler "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Üstbilişsel Okuma Stratejileri Envanteri" ve "Kişisel Bilgi Formu" veri toplama araçları ile kurumlarda derslere giren öğretmenlerin rehberliğinde toplanmış ve SPSS (26) paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre öğrenciler, en yüksek puan olarak 45 alabilecekleri "okuduğunu anlama başarı testi"nden ortalama 31 puan almıştır. Öğrencilerin "üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı"nın 3,53 puanla yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi ile üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı arasında pozitif yönlü zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. "Okuduğunu anlama düzeyi" ve "üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı"nın birbirini ne düzeyde etkilediği de incelenmiş ve okuduğunu anlama başarı testi sonucunun %32 oranında üstbilişsel okuma stratejileri kullanımına bağlı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyi ile kullandığı ders kitabı ve ana dili Türkçe olan bireylerle etkileşimde bulunma faaliyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuşken; ders dışında Türkçe kitap vb. okuma, yayın izleme ve müzik dinleme faaliyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile ders dışında yaptığı Türkçe kitap vb. okuma faaliyetleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmışken, üstbilişsel okuma stratejileri farkındalığı ile Türkçe yayın izleme faaliyetleri arasında anlamlı bir ilişki saptanamamıştır.
The Effects of using cognitive learning strategies on reading comprehension ability of Turkish students
THE EFFECTS OF USING COGNITIVE LEARNING STRATEGffiS ON READING COMPREHENSION ABILITY OF TÜRKISH STUDENTS HASAN BEük Ph. D. Thesis English Language Department Supervisor: Ass. Prof. Dr. Felımi Can Sendan September, 1998 217 Pages ABSTRACT The purpose of this study is to (1) find out the strategies English-as a-Foreign Language students use in reading comprehension, and (2) enable these students to gain cognitive leaming strategies in order to faciütate comprehension. After clarifying cognitivist approach to learning and its role in reading comprehension through related literatüre it concentrates on cognitive learning strategies in reading comprehension. it first searches into what types of strategies English-as a-Foreign Language student use İn reading comprehension courses. in the next step, with the help of a training programme, this study aims to enable students to gain cognitive learning strategies in order to be successful in reading comprehension course, A reading comprehension lesson plan which was adapted from Jones (1991) was implemented for each lesson. The activities in this lesson plan were organised in a way that helps students use their previous knowledge in what they read. in addition, different techniques were used to stimulate their previous knowledge such asquestioning, semantic mapping, linking known to unknown, selecting the most important. Questionîng is considered an integrally related activity which provide higher order level of thinking. For this reason, in questioning process, the levels in the Bloom's Taxonomy (1956) were used. The results of the study show that there is a close relation between cognitive learning strategies and students success in reading comprehension since the students in the Experimental Group proved to be more successful than those in the Control Group. The results also support that cognitive learning training in reading comprehension enables readers to develop higher order level thinking skills and metacognitive strategies.fc KEY WORDS Cognitive learning Metacognitive strategies Long-term memory Short-term memory Meaningful learning Schenıata Higher level thinking Elaboration Concept ör Semantic mapping Reading comprehension strategies
Deyim öğretiminin İtalyanca çeviri dersinde metinleri anlamaya etkisi
Bir dilin sözvarlığı içerisinde önemli yere sahip olan deyimler, yabancı dil öğrencileri ve çevirmenler için birçok sorun yaratmaktadır, ancak bugüne kadar öğretimlerine yeterince önem verilmemiştir. Araştırma, deyimleri ve deyim öğretimini merkeze alarak bu öğretiminin İtalyanca çeviri dersinde öğrencilerin yazılı metinleri anlama becerileri üzerindeki etkisini belirlemeyi hedeflemiştir. Tek gruplu öntest-sontest deneme modeline göre gerçekleştirilen araştırma Yıldız Teknik Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü İtalyanca Çeviri dersini alan dördüncü sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Grup 17 kişiden oluşmuştur. Çalışmada araştırmacı ve uzmanlar tarafından hazırlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış Okuduğunu Anlama Becerisi Ölçme Aracı öntest ve sontest olarak iki kez uygulanmıştır. Eşleştirme Testi 1 ve Eşleştirme Testi 2 sontest olarak bir kez uygulanmıştır. Hazırlanan ders planlarına göre toplam olarak 14 ders saati süren ve 7 etkinlik içeren deyim öğretimi yapılmıştır.Araştırma sonucunda; deyim öğretimi uygulanan İtalyanca çeviri dersinde öğrencilerin yazılı metinleri anlama, yazılı metinlerde mecazi dili tanıma ve anlamlandırma ve ana karakteri betimleme becerilerini ölçmeye yönelik olarak uygulanan öntest puanları ve sontest puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu yönünde kurulan üç denence ispatlanmıştır. Deyim öğretimi yapılan İtalyanca çeviri dersinde deyimleri hatırlama becerilerini ölçmeye yönelik olarak uygulanan iki sontest'te öğrencilerin aldıkları eylem içermeyen ve eylem içeren deyimleri hatırlama becerisi puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu, ayrıca bağlam içerisinde ve bağlam olmadan verilen deyimleri hatırlama becerisi puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu yönünde kurulan iki hipotez ispatlanmıştır.Anahtar Kelimeler: deyim öğretimi, yabancı dil öğretimi, çeviri eğitimi, okuduğunu anlama.
The role of reading skills on reading comprehension ability of Turkish EFL students
Reading is a part of our daily lives. It is done both for pleasure and information. Reading skills are important for the individuals since they foster comprehension in reading. There does not exit an exact number of reading skills. Researchers have grouped the reading skills in their own terms. If the students do not have the knowledge of reading skills, they cannot be expected to be successful readers. Thus, they cannot achieve comprehension required to pass their exams in their own departments. For this reason, reading skills should be taught in universities. The students will be able to cope with comprehension problems. In addition, they will become active readers. This case study aims to find out whether reading skills has a role on reading comprehension ability of Turkish EFL students. This study is both a qualitative and a quantitative study which lasted 14 weeks. Two groups were selected (experimental and control) among prep classes at KSU. Both groups were administered a pre-test and questionnaire in the beginning of the study to find out if they were aware of reading skills. In addition, 10 Students were chosen randomly and they were interviewed. During the study, reading skills were infused into the curriculum through designing the lesson plans in accordance with the language content and topics for level C students determined by Common European Language Framework. The lessons required the students to use reading skills within pre-, during and post reading. At the end of the study, the same questionnaire was administered. The students were given the post-test and they were interviewed. The quantitative data were analyzed through descriptive statistics. The obtained data revealed that the students enhanced their comprehension ability provided that they were taught to use reading skills.
Sınıf öğretmenlerinin sınıf eğitimi alanında yapılan bilimsel çalışmaları okuma, anlama ve derslerinde kullanma durumlarının incelenmesi
Bu araştırma Yozgat ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf eğitimi alanında yapılan bilimsel çalışmaları okuma, anlama ve derslerinde kullanma durumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı 1. döneminde Yozgat ilinde yer alan ilkokul ve ilköğretim (ilkokul ve ortaokul birlikte) okullarında görev yapan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 1162 sınıf öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak İlhan ve diğ. (2015) tarafından fen bilgisi öğretmenlerine yönelik olarak geliştirilen "Questionnaire on Following, Understanding and Applying Science Educational Research Outcomes into Practice" anket formu sınıf öğretmenlerine uygun olacak şekilde revize edilerek kullanılmıştır. Sınıf öğretmenleri için geliştirilen anket formu sınıf öğretmenlerinin araştırma yapılmasını istedikleri konular, sınıf eğitimine yönelik kaynakları takip etme, anlama ve uygulamalarında kullanma durumlarını içeren dört bölümden oluşmaktadır. Bununla birlikte sınıf öğretmenlerinin eğitim alanındaki diğer disiplinlere yönelik çalışmaları takip etme ve uygulamalarında kullanma durumlarını içeren bir bölüm daha yer almaktadır. Anket verileri SPSS 16.0 ve Excel programları kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar grafik, frekans ve yüzde tablolarına dönüştürülerek betimsel biçimde sunulmuştur. Çalışmada yer alan nitel veriler yarı yapılandırılmış mülakatlar yoluyla elde edilmiştir. Görüşmeler 65 ilkokul ve 35 ilköğretim (ilkokul ve ortaokul birlikte) sınıf öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Mülakatlardan elde edilen veriler nitel betimsel analiz yöntemine göre analiz edilerek anket maddelerini destekleyecek şekilde sunulmuştur. Araştırmadan edinilen sonuçlara göre sınıf öğretmenlerinin sınıf eğitimi alanında yapılan bilimsel araştırmaları yeterince takip etmedikleri takip edenlerin en çok televizyon, radyo ve gazeteyi kullandığı görülmüştür. Kaynak ve materyal aramak için daha çok interneti kullandıkları ve hizmetiçi eğitimlere büyük çoğunluğunun katılmadığı görülmüştür. Sınıf öğretmenlerin çoğu bilimsel içerikli yayınlanan tez ve makaleleri açık ve anlaşılır bulmadığı için sınıf içi uygulamalarında yer vermediğini belirtmştir. Öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarında diğer disiplinlerin araştırma sonuçlarını kullanmadıkları ve sebep olarak sınıf eğitiminin diğer disiplinlerle ilişkili olmadığını belirtiği de görülmüştür.
Öz-düzenleyici öğrenmenin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarı, öz-düzenleme becerileri ve okuma stratejileri üzerindeki etkisi
Bu çalışmada, ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinde kullanılan öz-düzenleyici öğrenme modelinin, öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarıları, öz-düzenleme becerileri ve kullandıkları okuma stratejileri üzerinde etkisi olup olmadığı sınanmıştır. Araştırma, 2010-2011 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı'nda, Adana İli Çukurova İlçesi'ndeki iki resmi ilköğretim okulunda okuyan beşinci sınıf öğrencileri ile 12 hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Uygulama, bir deney ve iki kontrol grubunda yer alan 90 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubunda öz-düzenleyici öğrenme modeli, kontrol gruplarında ise Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretim uygulanmıştır. Deney ve birinci kontrol grubunda dersler araştırmacı tarafından işlenmiştir. İkinci kontrol grubunda ise dersler sınıf öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Araştırmada deney ve kontrol gruplarına, deneysel işlemler başlamadan önce ve deneysel işlemlerin bitiminde "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği" ve "Okuma Stratejileri Ölçeği" uygulanmıştır. Ayrıca deneysel işlem başlamadan önce bütün gruplardaki öğrencilere kişisel bilgiler formu uygulanmıştır. Araştırmanın başında ve sonunda "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile deney grubundaki öğrencilerin, Türkçe dersine ilişkin görüşleri, öz-düzenleyici öğrenme becerileri ve okuma stratejilerini kullanmaya yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırmada nicel veriler üzerinde, kovaryans analizi yapılmış, analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi kullanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde, öz-düzenleyici öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu ile Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretimin uygulandığı kontrol grubundaki öğrencilerin, okuduğunu anlama başarı testi öntest puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Okuma stratejileri ölçeği öntest puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Güdülenme ve Öğrenme Stratejiler Ölçeği'nin bilişsel farkındalık-öğrenme stratejileri, öz-yeterlik algısı, zaman ve çalışma ortamının yönetimi ve görev değeri alt ölçeği öntest toplam puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Güdülenme ve Öğrenme Stratejiler Ölçeği'nin sınav kaygısı ve yardım isteme alt ölçeği öntest toplam puanları kontrol altına alındığında, sontest puanları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Öz-düzenleyici öğrenme modelinin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin uygulama öncesinde ve sonrasındaki görüşme bulguları genel olarak incelendiğinde öğrenciler, Türkçe dersine daha çok ilgi göstermeye, dersi daha çok sevmeye, güzel ve eğlenceli bulmaya başladıklarını belirtmişlerdir. Öğrenciler, Türkçe dersinden dil becerilerini geliştirmesini beklediklerini ifade etmişlerdir. Bu derste kendini başarılı bulanların sayısının arttığı görülmüştür. Öğrenciler, kullandıkları kaynak yönetimi stratejilerine ilişkin olarak, Türkçe dersine çalışmaya başlamadan önce daha fazla ön hazırlık yaptıklarını ve çalışmaya-okumaya bir amaç belirleyerek başladıklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin, dikkat toplama stratejilerini daha çok kullandıkları ve dikkatlerini toplamak için kullandıkları okuma tekniklerini değiştirdikleri görülmüştür. Ön ve son görüşme bulguları genel olarak karşılaştırıldığında, öğrencilerin Türkçe dersine çalışırken yardım alma durumlarının benzer olduğu dikkat çekmiştir. Öğrencilerin kullandıkları bilişsel farkındalık öğrenme ve okuma stratejileri kapsamında, bir metni okumaya başlamadan önce ön inceleme stratejilerini daha çok kullandıkları ve fiziksel düzenleme yapmaya başladıkları belirlenmiştir. Öğrenciler, okurken daha iyi anlamak için kullandıkları stratejilerin artış gösterdiği dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, öz-düzenleyici öğrenme modelinin, okuduğunu anlama başarısı üzerinde Türkçe Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretime göre daha etkili olduğu ve okuma stratejilerinin kullanımını arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca yapılan uygulamanın güdülenme ve öğrenme stratejilerinden bilişsel farkındalık-öğrenme stratejileri, öz-yeterlik algısı, zaman ve çalışma ortamının yönetimi ve görev değeri üzerinde olumlu etkileri olduğu ortaya çıkarken; sınav kaygısı ve yardım isteme üzerinde etkisi görülmemiştir.
Metinlerarası okumalarda infografik kullanımının okuduğunu anlamaya etkisi
Bu araştırmada Ortaokul 8. Sınıf Türkçe dersinde "Duygular" temasının öğretiminde metinlerarası okumalarda infografik kullanımının okuduğunu anlamaya etkisi incelemektir. Çalışma gerçek deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desen niteliğinde tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında metinlerarası okuma kapsamında geliştirilen infografik ögelerin çocukların bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme boyutlarında çocukların okuduğunu anlamalarına etkisine bakılmıştır. Araştırmanın veri toplama kısmında 2017-2018 öğretim yılında Ortaokul 8. Sınıf Türkçe Ders Kitabında kullanılan metinlere ilişkin bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeyinde anlamları ölçen yazılı yoklama soruları kullanılmıştır. Çalışma grubu olarak 30 deney 30 kontrol öğrencisi belirlenmiştir. Araştırma bulgularında; gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U test kullanılmış olup deney ve kontrol grubunun son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiş; bu da metinlerarası okumalara göre hazırlanan infografiklerin okuduğunu anlama becerileri üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Okuduğunu anlama alt boyutlarına bakıldığında bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerinde de deney grubu öğrencileri kontrol grubu öğrencilerine göre okuduğunu anlamada daha başarılı bulunmuşlardır. Bu sonuçlar metinlerarası okumalarda infografik öğelerin kullanılmasının okuduğunu anlama başarısını olumlu etkilediğini göstermektedir.
İngilizce öğretmen adaylarının okuduğunu anlama stratejileri ile üstbilişsel okuma stratejilerini kullanma düzeyleri arasındaki ilişki
Üstbiliş, temel olarak düşünme üzerine düşünme olarak tanımlanabilir. Üstbiliş stratejilerini kullanma, yabancı dilde okuduğunu anlama başarısında etkin ve kalıcı öğrenmeye yardımcı olur. Bu çalışmada yabancı dilde okuduğunu anlama başarısı ve üstbilişsel okuma stratejileri kullanımının öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, Türkçe kitap okuma sıklığı, İngilizce kitap okuma sıklığı, anne eğitim durumu ile baba eğitim durumu arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit etmeye çalışılmıştır. Bunun yanında yabancı dilde okuduğunu anlama başarısı ile üstbilişsel okuma stratejileri kullanımı arasında bir ilişki olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada, yabancı dilde okuduğunu anlama başarısı ile üstbilişsel okuma stratejileri kullanımının belli değişkenler üzerinde bir etkisi ve aralarında bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 yılında İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde yer alan iki üniversitede İngiliz Dili ve Eğitimi alanında öğrenim görmekte olan 1, 2, 3, ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanması, öğrencilerin yabancı dilde okuma başarısını ölçen, Al- Qudairy'nin (2010) geliştirdiği başarı testi; Taraban, Kerr ve Rynearson (2002) tarafından geliştirilmiş, Akyol & Ulusoy, (2009); Mokhtari, (2002); Saricoban, (2002) tarafından 3 madde eklenmiş ve Tuncer (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış Üstbilişsel Okuma Stratejileri Ölçeği nin (ÜBOSÖ) son hali ile araştırmacı tarafından geliştirilmiş Kişisel Bilgi Testi aracılığıyla sağlanmıştır. Katılımcılardan toplanan veriler Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (SPSS) ile analiz edilmiştir. Veri analizinde Mann Whitney-U, Kruskal Wallis testleri ile korelasyon analizine başvurulmuştur. Sonuç olarak, öğrencilerin yabancı dilde okuduğunu anlama başarı puanları ile üstbilişsel okuma stratejileri arasında bir ilişki bulunmadığı; yabancı dilde okuduğunu anlama başarısının öğrencilerde demografik özellikler (cinsiyet, sınıf düzeyi, Türkçe kitap okuma sıklığı, İngilizce kitap okuma sıklığı, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu) açısından bir farklılık oluşturmadığı ve üstbilişsel okuma %iii stratejilerinin yalnızca sınıf düzeyi ve İngilizce kitap okuma sıklığı değişkenlerinde farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: yabancı dilde okuduğunu anlama, üstbiliş, üstbiliş stratejileri
Reading comprehension in paper and digital based English texts: A comparative study
Reading mediums, which were primitive materials like clay, leather, and papyrus, then paper dominated reading for a long period, now have been evolving into digital screens. While the act of reading constitutes a significant role in our daily lives, how we read what we read is very important, since platforms from which we read, do seem to affect not only our comprehension but also help us raise awareness about our reading preferences specific to a particular medium. Therefore, the first stage of this study is to identify preferences of university students who were treated as participants of the study. Considering that the main purpose of reading can be regarded as comprehension, the primary aim of this research is to investigate whether reading mediums have an impact on reading comprehension. For this, as a first stage, our participants, 170 undergraduate students from the Electrical-Electronics Engineering (EEE) and the English Language Teaching (ELT) departments at Çukurova University in Turkey, were administered a questionnaire inquiring about reading medium preferences and pertaining reasons. As a second stage, they were administered a reading comprehension test through digital screen and printed-paper with an eight-week interval between the two mediums. Participants' preferences and their test performances were analyzed through SPSS 20.0 utilizing descriptive statistics (frequencies and crosstabs) and a paired-samples t-test. The findings of the study indicate that the majority of participants preferred printed-paper over digital screen for their reading activities. While no statistically significant difference was found between preferences of the EEE and the ELT participants, a significant difference, however, was observed in favor of females preferring printed-paper. In terms of reading comprehension, while reading from printed-paper was found to provide higher comprehension performance for overall participants in general and ELT participants, regarding comprehension performance of EEE participants, no statistically significant difference was observed between the two mediums. This study, by its nature, has significant implications for all readers in general, and specifically, for students performing academic work, teachers, school administrators, policy makers, and e-reading designers.
İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin Türkçe dersindeki okuduğunu anlama becerileri ile matematik dersindeki problem çözme becerileri arasındaki ilişki
Öğrenme yaşantılarımızın pek çok alanında, okuma ve okuduğunu anlama çalışmaları önemli bir yer tutmaktadır. İlkokuldan başlayan ve öğrencilerin tüm öğrenim hayatları boyunca devam edecek olan okuduğunu anlama sürecine yönelik; çalışma ve tutumlar, bilgi ve hedef kazanımlara ulaşmada etkin rol oynamaktadır. Öğrencilere okuduğunu anlama becerisini kazandırmaya başladığımız ders Türkçe dersi olmakla birlikte zamanla tüm derslerde bu beceri kullanılmaya başlanmaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki; yazılı kaynaklardan bilgiye ulaşmanın ön koşulu, okuduğunu anlama becerine sahip olmaktır. Öğrenim hayatları boyunca öğrencilerin sıklıkla zorlandıklarını ifade ettikleri Matematik dersinde de problem çözme basamaklarından biri problemi okuyup anlama basamağıdır. Bu durum okuduğunu anlama becerileri ile problem çözme becerileri arasında nasıl bir ilişki olabileceği sorusunu akla getirmektedir. Bu bağlamda; çalışmanın amacı, Türkçe dersinde okuduğunu anlama becerisi ile; matematik dersinde problem çözme becerisinin ilişkisini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Aydın ili Efeler ilçesinde devlet kurumu olan bir ilkokulda eğitim gören 4. Sınıf öğrencileriyle yapılan bu çalışmada, çalışılan öğrenciler sınıf öğretmenlerinin yaptığı standart sınavlar incelenerek ve sınıf öğretmeninin görüşleri ışığında belirlenmiştir. Çalışmada sınav sonuçları ve öğretmen görüşlerine göre sınıfının gerisinde olan öğrenciler seçilmiştir. Araştırmaya akademik olarak sınıfının gerisindeki öğrencilerin seçilmesindeki amaç; araştırma boyunca öğrencideki değişim süreçlerini daha kolay ve net gözlemleyebilme isteğidir. Hazırlanan eylem planı dahilinde hedef kazanımlara dönük 8 etkinlik uygulanmıştır. Etkinliklerde disiplinler arası geçişlerden yararlanılmıştır. Her etkinlikten sonra ara değerlendirme sınavları ile bireysel görüşmeler yapılmış ve sonuçlar analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre eylem planı öğrencilerin ihtiyaçlarına ve eğitim ortamının şartlarına uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Öğrencilerle 16 hafta yürütülen etkinlik uygulamalarının değerlendirme sonuçlarına bakıldığında; Türkçe dersinde okuduğunu anlama becerisi ile matematik dersinde problem çözme becerisi arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Okuduğunu anlama becerilerine yönelik yapılan düzenleme ve uygulamalar problem çözme becerisini geliştirmiş, öğrencilerin problemi anlamasına kolaylık sağlamış ve çalışmaya katılan tüm öğrencilerin başarısını arttırmıştır. Çalışmada okuma becerisinin kazandırıldığı ilkokul 1. sınıfta yaşanan bir takım yanlış öğrenmelerin ve teknik hataların kalıcı hale geldiği durumdaki sonuçlar da göze çarpmıştır. Öğrenme yaşantıları planlanırken; öğretmenlerin farklı yöntem ve teknikler kullanmalarının, öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurmalarının, öğrencilerin aktif katılım göstermelerinin önemi fark edilmiştir. Çalışmada yapılandırmacı yaklaşım esaslarına uygun eğitim-öğretim yaşantılarının öğrenci üzerindeki etkilerini gözlemleme şansı olmuştur. Okuduğunu anlama becerilerinin geliştirilmesine dönük hazırlanan eylem planı kapsamındaki etkinlikler matematik ve Türkçe derslerinin birlikte işlenmesini hedefleyerek, bu konuda alanda az rastlanan bir uygulamayı deneyimlemiştir. Bu uygulamanın olumlu ve olumsuz yönleri tartışmaya açılmıştır. Programda belli konuların derinlemesine işlenmesinin öğrenme üzerindeki etkileri, zaman ve program kapsamının ilişkisi okuyucuların değerlendirmesine sunulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: , Problem çözme, okuduğunu anlama, fonksiyonel okur-yazarlık, eylem planı
Öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin pragmatik dil becerisi ile okuduğunu anlama arasındaki ilişki
Bu çalışmanın temel amacı, öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerileri ile bu beceriler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma grubunu 5. ve 6.sınıf öğrencilerinden oluşan 31 öğrenme güçlüğü olan ve 31 normal gelişim gösteren toplam 62 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Veriler, Pragmatik Dil Beceri Envanteri ve Formel Olmayan Okuma Envanteri araç setleri kullanılarak toplanmıştır. Analizler sonucunda, pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerilerinde öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin normal gelişim gösteren öğrencilerden daha düşük puanlar aldıkları görülmüştür. Öğrencilerin pragmatik dil becerileri ve okuduğunu anlama becerileri arasındaki ilişki incelendiğinde ise öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin Pragmatik Dil Beceri İndeksi ile okunan öykü içeren metin sorularına cevap verme becerileri arasında orta düzeyde ilişki, Pragmatik Dil Beceri Envanteri alt başlıklarından Sınıf İçi Etkileşim becerileri ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme becerileri arasında da orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerin PDB İndeksi ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve bilgi içerikli metin sorularına cevap verme becerisi arasında orta düzeyde ilişki, Pragmatik Dil Beceri Envanteri alt başlıklarından Sınıf İçi Etkileşim ve Kişisel Etkileşim becerileri ile okunan öykü içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme, okunan bilgi içerikli metni anlatma ve sorularına cevap verme becerileri arasında orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür.
İyi ve zayıf okuduğunu anlama becerilerine sahip olan öğrencilerin okuma performansları üzerinde etkili olan değişkenlerin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı iyi ve zayıf okuduğunu anlama becerilerine sahip ikinci sınıf öğrencilerin okuma performansları üzerinde etkili olan değişkenlerin incelenmesidir. Araştırmada Kahramanmaraş ilinin Pazarcık ilçesinde öğrenim gören düşük ve yüksek sosyo-ekonomik düzeye sahip 165 öğrenci ile çalışılmıştır. Bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Çalışmada ikisi bilgi verici, ikisi öyküleyici olmak üzere dört metin veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Çalışmalar öğrencilerin kendi okullarında önceden belirlenen ortamlarda bireysel olarak yapılmıştır. Çalışmanın verileri korelasyon katsayısı ve Mann Whitney U testi kullanılarak SPSS istatistik programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular incelendiğinde, ikinci sınıf öğrencilerinde iyi ve zayıf okuyucu olmaya göre; dinlediğini anlama becerilerinde, çözümleme hata yüzdesinde, çözümleme sürelerinde ve akıcılıkta anlamlı fark olduğu bulunmuştur.
Üniversite öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeylerinin belirlenmesinde farklı madde formatlarının karşılaştırılması
Bu çalışmada; üniversite öğrencilerinin okuduğunu alama düzeylerinin farklı madde formatlarıyla ölçümlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında açık uçlu, çoktan seçmeli ve metin işaretleme madde formatları kullanılarak geçerli ve güvenilir Okuduğunu Anlama Testi geliştirilmeye çalışılmıştır. Geliştirilen ölçme aracıyla; farklı madde formatlarından elde edilen puanlar karşılaştırılmıştır. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeli, örnekleme yöntemi ise uygun örnekleme olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2021-2022 Güz Dönemi Van Yüzüncü Yıl ve Hasan Kalyoncu üniversitesinden farklı bölümlerden 224 öğrenci oluşturmaktadır. Geliştirilen 45 maddelik ölçme aracında; uzman görüşleri ve madde analizleri sonucunda 26 maddelik nihai teste karar verilmiştir. Geliştirilen testin uygulanması ile öğrencilerin test maddelerine verdikleri cevaplardan veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPPS 26 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde testin geçerlik analizi için kapsam ve yapı geçerliği analizleri; güvenirlik analizi için ise KR-21, Cronbach Alfa, madde güçlük ve ayırt edicilik indeksleri kullanılmıştır. Araştırmada taksonomi düzeyleri dikkate alınarak hazırlanan maddelerden elde edilen puanlar betimsel olarak karşılaştırılmıştır. Taksonominin her düzeyinden farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Üst düzey beceri gerektiren maddelerden öğrenciler, metin işaretleme madde formatından daha yüksek sonuçlar elde etmişlerdir. Okuduğunu AnlamaTesti'nden en yüksek ortalama, metin işaretleme madde formatından elde edilmiştir.
The effects of translanguaging pedagogy on listening and reading comprehension and learners' perspectives on translanguaging in an EFL context
Integrating translanguaging pedagogy into language classes to create 'translanguaged language classes' can be possible through adopting one of the 'fluid languaging' or 'fixed language' approaches. Fluid languaging approach encourages the use of all linguistic and semiotic repertoires for effective communication whereas fixed language approach accepts different languages as social realities and suggests that transfers from one language to another is natural for multilingual people. It promotes switches among known languages for communicative and educational purposes. The focus is more on linguistic repertoire in the fixed language approach; therefore, it might be more appropriate approach to use while designing the classes with a translanguaging pedagogy in EFL context. Through using 'fixed language approach, this quasi-experimental study with both quantitative and qualitative data has two main purposes. Firstly, it aims to reveal beliefs for translanguaging in the Turkish EFL context. Secondly, it investigates the effects of translingual pedagogy on language learners' listening and reading comprehension by proposing a translanguaging technique for the EFL contexts. The study is significant because it is one of the few studies investigating the translanguaging beliefs of learners at tertiary level in a Turkish context. It presents a practical technique for designing listening and reading tasks with translingual pedagogy and compares monolingual and translingual perspectives through an intervention. Moreover, it is one of the first studies examining the effect of translingual pedagogy on listening comprehension in the EFL context. The participants were 56 intermediate-level English preparatory program EFL learners at a Turkish university. There were 30 learners in the control group, whereas 26 were in the experimental group. First, beliefs about translanguaging were examined through a questionnaire, and five reading and five listening tasks were conducted with a monolingual perspective in the control group. The same tasks were conducted with translingual pedagogy in the experimental group. Learners answered the same ten comprehension questions in each task. During the tasks, the researcher kept teacher/researcher journals. The listening and reading comprehension of the two groups were compared statistically through the answers to the questions and both groups were compared qualitatively through the data from the journals. The difficulties that the control group had with a monolingual perspective were found with an open-ended questionnaire. Another open-ended questionnaire was conducted with the experimental group to answer whether adopting a translingual perspective can overcome difficulties in the listening and reading tasks with a monolingual perspective. An interview with nine voluntary participants from the experimental group was conducted to triangulate the data. The triangulated data analysis indicated participants' supporting ideas for translanguaging for clarity and efficacy of mostly teaching processes and their frequent translanguaging practices in English classes. The statistical comparison of reading and listening scores indicated a significant difference in one of the listening tasks, suggesting that translingual pedagogy might be promising for teaching listening skills. The analysis of the qualitative data demonstrated that some of the difficulties experienced with a monolingual perspective can be overcome with a translingual perspective. Learners mostly prefer translanguaging for difficult sentences, vocabulary and sharing background knowledge about the topic. They might lack experience or knowledge on how to use the translanguaging pedagogy for learning, therefore designing listening and reading tasks through translingual pedagogy with preview, view, and review steps might be efficient for listening and reading pair work activities. The study indicated some gaps between the ideal and the practice as well. Although learners consider pair or group work activities in listening and reading tasks an opportunity for practice, the experimental group was more active in all phases in their native languages and the target language. Learners' biggest concern was developing a habit of using the native language in the target language class, which might warn planners and teachers to plan allocated time for using the native language in a foreign language class. The final product must always be in the target language, and the time allocated for the native language must be limited, according to the findings. Keywords: English language teaching, translanguaging, translingual pedagogy, multilingualism, translingual breaks, translingual reading and listening tasks