Incentives

182 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Dahilde işleme rejiminin Türkiye ekonomisi ve dış ticareti üzerindeki etkilerinin analizi

Günümüz gelişmekte olan ülkeleri ihracatta yaşanan artışın ekonomik büyümeyle doğru orantılı olacağı ve ekonomik büyümede ihracat artışının önemli rol oynayacağı düşüncesinde birleşerek, içe dönük ve kapalı ekonomi politikalarını terk edip dışa dönük ticaret politikaları üretmeye çalışmışlardır. Türkiye de bu konjonktüre ayak uydurarak ithal ikameci politikayı değiştirmiş, 1980 yılından itibaren ekonomik büyümenin motorunu ihracatta görmüş ve ihracatı geliştirip sürdürülebilir hale getirmek için teşvik politikaları geliştirmeyi benimsemiştir. 1980'li yıllarda ihracat teşvikleri genelde parasal teşvikler üzerine planlanırken 1990'lı yılların ortalarında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşması'na taraf olunması ve Gümrük Birliği'ne (GB) dahil olunması, dolayısıyla da anlaşma ve entegrasyon modeli şartlarına uygun hareket etme zorunluluğu nedeniyle doğrudan parasal teşvikler uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Bu sebeple Türkiye, ihracatı geliştirmek için yeni programlar üretmeye başlamıştır. Bu programlardan birisi de sektörlerin asıl ihtiyacı olan kaliteli ve ucuz girdiyi temin etmeye yönelik oluşturulan Dahilde İşleme Rejimi (DİR) olmuştur. DİR'in Türkiye Ekonomisi ve Dış Ticareti üzerindeki etkilerinin analizine yönelik yapılan bu çalışmada, öncelikle ihracat ve teşvik kavramlarına değinilmeye çalışılarak ihracat teşvikleri ile ilgili genel bilgiler verilecektir. Türkiye'de uygulanan ve uygulanmaya devam eden ihracat teşvik tedbirleri açıklanacaktır. Ayrıca, Dahilde İşleme Rejimi uygulaması detaylı bir şekilde açıklanmaya ve rejimin işleyişi anlatılmaya çalışılacaktır. Diğer taraftan çalışmanın asıl hedefi olan rejimin Türkiye Ekonomisi'ne ve Dış Ticareti üzerine etkileri çeşitli istatistiki veriler, grafikler, şekiller yardımıyla analiz edilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın sonuç ve öneriler bölümünde ise rejimin Türkiye Dış Ticareti'ne ve dolayısıyla da Türkiye Ekonomisi'ne pozitif etkilerinin maksimum seviyeye çıkarılabilmesi için rejimin amacına uygun işlemesine yönelik öneriler aktarılmaya çalışılacaktır.

Dahilde işleme rejimiEkonomik etkiTeşvikler+5
Dursun Aydın
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de girişimci destekleri

Ülke ekonomisinin kalkınmasında girişimciler önemli paya sahiptir. Girişimciler mevcut pazarların yanında potansiyel pazarların yarattığı boşluğunu doldurmaktadır. Özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini etkilemektedir. Girişimcilerin ekonomiye yaptığı katkının bilincinde olan devlet girişimcileri desteklemektedir. Ülkemizde girişimcilere destek ve teşviklerde en büyük paya sahip olan KOSGEB'dir. KOSGEB tarafından verilen eğitim ve destekler sayesinde girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması, nitelikli girişimcilerin arttırılması ve sürdürülebilir işletmelerin oluşturulması hedeflenmektedir. Girişimcilik faaliyetleri insanlık tarihinin ilk yıllarından beri takas yolu ile varlığını sürdürmektedir. Bireyler ihtiyaçlarını karşılayabilmek için her dönem çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Zaman içerisinde ihtiyaç ve isteklerin değişmesiyle ticaretin şeklide değişiklik göstermiştir. Bireylerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çeşitli faaliyetlerde bulunmasına girişimcilik olarak tanımlanabilir. Girişimcilik günümüzde işsizlik sorununun azalmasına yardımcı olmaktadır. İşsizliğin azaltılması ülkeler için önemlilik arz etmesinden kaynaklı ülke ekonomisinde yer kaplamaktadır. Ülkeler ekonomik politikalarını ve stratejilerini oluştururken girişimciliği göz önüne almaktadırlar. Bundan dolayı ülkeler girişimciler için teşvik ve destek programları gibi birçok destekleme programını girişimcilere sunmaktadır. Verilen destek programları ile potansiyel girişimcilerin ekonomiye katkıda bulunması sağlanmıştır. Çalışmamızda ülkelerin değişen ekonomik ve stratejik planları sonucu girişimcilere verilen teşvik ve destekler incelenmiştir. Yapılan araştırmayla girişimcilere verilen güncel destekler araştırılmıştır. Böylece girişimcilerin ihtiyacı olan destek ve teşviklere kolayca ulaşabilmektedirler. Anahtar Kelime: KOSGEB, Girişimci, Destek ve Teşvikler

Destekleme politikalarıDevlet desteğiGirişimciler+4
Nezat Bengüsu Özmen
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İhracata yönelik devlet teşviklerinin etkinliği: Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi üzerine bir uygulama

Ülkelerin ekonomik büyümesinin en önemli aktörlerinden olan dış ticaretin gelişmesi, uygulanan dış ticaret politikalarının etkinliğine bağlıdır. Bu nedenle ülkeler dış ticaret politikalarına önem vermektedir. Uluslararası piyasalarda her geçen gün artan rekabet koşulları, işletmelerin hareket alanını kısıtladığından ülkeler, işletmelerin rekabet gücünü artıracak politikalar uygulamakta ve çeşitli politika araçlarından yararlanmaktadır. İhracatın özendirilmesi için işletmelere verilen teşvikler de ülkelerin dış ticarete müdahale için kullandığı araçlardan birisidir. Bu çalışmada Türkiye'de uygulanan ihracat teşviklerinin etkinliği Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'ndeki işletmeler üzerinden ele alınarak değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında, işletmelerin gerek ihracatta gerekse ihracata yönelik teşviklere ulaşma ve kullanma sürecinde yaşadıkları sorunlar araştırılarak çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Araştırma nicel bir araştırma olarak tasarlanmış, istatistiksel ve matematiksel yöntemler kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Mersin - Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren 196 işletme araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında örneklem seçilmemiş, tam sayım yapılmıştır. 196 işletme ile iletişime geçilmiş ancak ankete cevap vermeyi kabul eden 106 anketten geçerli olan 101 anket analize dahil edilmiştir. Elde edilen parametrik olmayan veriler üzerinde etkinlik analizi yapılmış ve SPSS paket programı aracılığıyla nonparametrik testler uygulanmıştır. Analizler sonucunda, ihracatı teşvik politikalarının etkinliğinin işletme sahibinin eğitim durumuna, işletme çalışan sayısına, işletmenin ihracat yapma süresine ve işletme ihracatının cirodan aldığı paya göre düzeyine göre farklılık gösterdiği, işletmenin yönetim durumuna, sermaye yapısına ve faaliyette bulunduğu sektöre göre ise farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki işletmeler en fazla bürokratik işlemlerin fazlalığı, destek süreçlerinin uzun sürmesi, teşviklerin miktarının göreceli olarak düşük olması ve nitelikli eleman eksikliğinden şikayet etmiştir. Çalışma kapsamında, teşviklerin daha etkin kullanılmasına yönelik politika yapıcılara ve işletmelere öneriler getirilmiştir.

Devlet desteğiMersinOrganize endüstri bölgesi+3
Hüseyin Şık
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada yatırım teşviklerinin rolü: 6. bölge illeri üzerine bir değerlendirme

Bu çalışmada, 2014–2018 arasındaki yıllar için yatırım teşviklerinin bölgesel kalkınmada etkinliği, yeni yatırım teşvik sistemi kapsamında oluşturulan altıncı bölge illeri bağlamında incelenmektedir. Analizde çıktı odaklı Veri Zarflama Analizi (VZA) modellerinden BCC (Banker Charnes Cooper) modeli kullanılmaktadır. Her yıl ve her il için yapılan analizde, sabit yatırımlar miktarı ve belge adedi analizin girdisini, yaratılan istihdam ise analizin çıktısını oluşturmaktadır. Analiz yapılan yılda etkin olan iller referans alınarak yapılan analizde, aynı yıl etkin olmayan illerin etkin olması için alması gereken değerler ortaya konulmaktadır. Her analiz yılında etkin iller bulunurken, hiçbir yılda bütün illerin etkin olduğu tam etkinliğe ulaşılamamıştır. Elde edilen analiz sonuçlarında sabit yatırımların ve belge adedinin azaltılması veya sabit kalması sonucu istihdam artırılarak etkinliğe ulaşılabileceği tespit edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ve bölge (il) ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, etkin olan illere ait veriler incelenerek yapılacak politikalar, bölgede meydana gelecek ekonomik büyüme ve gelişmeyi hızlandıracaktır.

Bölgesel kalkınmaEkonomik kalkınmaTeşvikler+3
Serkan Temir
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel kalkınmada hayvancılık destekleme projelerinin değerlendirilmesi: Siirt ili örneği

Dünya üzerindeki ülkelerdeki gibi ülkemizde de hayvancılık sektöründeki gelişmeleri sağlayan etkileyici çalışmalardan bir tanesi kalkınmaya yönelik olan yatırıma destek nitelikli teşviklerdir. Her bölgenin ve yörenin gerek coğrafi gerek sosyo- ekonomik açıdan kendine has yapıları olmaktadır. Bu bölgelere has olan yapıları bölgesel kalkınmaya yönelik sağlanan yatırım uygulamalarında muhtelif problemleri beraberinde getirebilmektedir. Siirt ilinde hayvancılık alanında faaliyetlerine devam eden işletme sahiplerinin desteklemelerden hangi ölçüde yarar sağladıkları ve bu konu ile alakalı karşılaştıkları sorunlar Siirt ili Merkez, Şirvan, Eruh, Kurtalan, Pervari, Tillo, Baykan ilçeleri ve bağlı köylerde hayvan yetiştiricisi olan işletme sahipleri ve bölgesel kalkınma amaçlı hayvancılığa yapılan desteklemelerden yararlanan işletme sahipleri tesadüfi olarak seçilmiş olup anket yöntemi kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma, Siirt ilinde mevcut hayvancılığın genel durumunu ve problemlerinin belirlenmesi, destekleme projelerinin analiz edilmesi, bilhassa hayvancılık sektöründe teşvik amaçlı destek alan işletme sahiplerinin desteklemelerden kaynaklı yaşadıkları problemlerin tespit edilmesi ve bu sorunların çözüme kavuşturulması maksadıyla yapılmıştır.

Bölgesel kalkınmaDestekleme politikalarıDevlet desteği+3
Cengiz Kurtak
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

KOSGEB desteklerinin firmalar üzerindeki rolü: TRB2 bölgesi üzerine bir araştırma

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler kısa adı ile KOBİ'ler, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye ekonomisi için de önemli birer unsurdur. Türkiye ekonomisinin içerisinde KOBİ'lerin dağılımı incelendiğinde; TÜİK verilerine göre sayısal olarak Türkiye'de bulunan tüm işletmelerin %99,8'i KOBİ statüsündedir. Diğer bir ifade ile Türkiye'deki 1000 işletmeden sadece 2'si KOBİ statüsü dışında, geriye kalan kısım ise KOBİ diye nitelendirilmektedir. Sayısal olarak bu kadar fazla ve önemli olan KOBİ'lerin desteklenmeleri ekonomik kalkınma açısından oldukça önemlidir. Türkiye'deki KOBİ'lerin ekonomi içerisinde hayatta kalma süreleri incelendiğinde ise; TÜİK verileri ve yapılan çalışmalara göre Türkiye'de KOBİ'lerin %95'i en fazla beş yıl ve %60'ı ise en fazla iki yıl ayakta kalma şansına sahiptir. Küresel ticaretin gidişatı değiştikçe işletmelerin, KOBİ'lerin, etkisinde kaldıkları ekonomik koşullarda değişmektedir. KOBİ'ler bu yeni durumlara uyum sağlayabilmek için desteklenmeleri ve bu desteğin sürekliliği önemlidir. KOBİ'lerin desteklenmesi için kurulmuş olan en önemli kuruluş KOSGEB'dir. KOSGEB'in kurulması, gerçek anlamda KOBİ'lerin öneminin anlaşılması ve gereken değerin verilmesi bakımından önemli bir gelişmedir. KOSGEB; küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ekonomi içerisindeki payını, etkinliğini, rekabet etme güçlerini, sanayide entegrasyonlarını arttırmak vb. amaçlarla 3624 sayılı kanun ile 12.04.1990 tarihinde kurulmuş bir kuruluş olup Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlıdır. www.kosgeb.gov.tr adresinde "Desteklenen Sektörler Nelerdir? (NACE)" başlığının içeriğinde on dört farklı sektörde üç bin beş yüz farklı iş kolunun desteklendiği yer almaktadır. Ayrıca KOSGEB tarafından yedi ana başlığın altında on sekiz farklı programda destekler yürütülmektedir. Bu tezde, söz konusu yedi ana başlık altında yer alan ve yürürlükte olan on sekiz program, Van, Hakkâri, Bitlis ve Muş illerini kapsayan TRB2 Bölgesi açısından ele alınıp değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı "bu destek programlarından yararlanan girişimcilerin aldıkları desteğin ne olduğu veya ne kadar olduğu, aldıkları destek ile birlikte firmalarında bir etki oluşup oluşmadığı, etki oluşuyor ise; oluşan etkinin firmanın öncelikle bölge sonrasında ülke pazarı ve son olarak dünya pazarına açılması üzerinde bir rolünün olup olmadığını ve girişimcilerin destek sürecinde KOSGEB kurumuna bakışları ve etkileşimlerini değerlendirmek" olarak belirlenmiştir. Veri toplamak amacıyla literatür ayrıntılı bir şekilde taranarak bir anket oluşturulmuş ve TRB2 bölgesinde desteklerin herhangi birinden yararlanan firmalara uygulanmıştır. Anket verileri ve KOSGEB'den alınan verilerin gerek SPSS programı gerekse bunun dışında ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi sonucunda: KOSGEB tarafından verilen desteklerin; firma istihdamı, firma karlılığı, net satış hâsılatı, firmanın ihracat rakamları, personel verimliliği, finansal sorunların çözümü, ürün yelpazesinin genişlemesi, e ticaret altyapısının oluşturulması üzerinde olumlu rolü olduğu, oluşan bu pozitif etkinin; firmanın bölge, ülke ve dünya pazarına açılması üzerinde rolü olduğu, TRB2 bölgesindeki firmaların; KOSGEB'in önemli bir kuruluş olduğu, iş fikri odaklı projeleri desteklediği, eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının yeterli olduğu, kuruma ulaşmanın kolay olduğu, yöneltilen soru ve sorunlara hızlı ve etkin cevap verdiği, çalışanların yeterli bilgiye sahip olduğu, kamuoyu nezdinde olumlu bir imaja sahip olduğu, kurumun internet sitesinin yeterli olduğu konularında olumlu; destek kalem ve miktarlarının yeterli olması, desteği kısa sürede alma ve destek süreçlerindeki prosedürler konusunda olumsuz görüşlere sahip oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Olumsuz olan bu görüşlerin düzeltilmesi için gerekli çalışmanın kurum tarafından yapılması bu çalışmanın sonucunun en önemli önerisidir.

Bölge ekonomisiDestekleme politikalarıDevlet desteği+5
Sidar Budak
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım teşviklerinin il ekonomisine etkisi: Siirt ili örneği

Yatırım teşvikleri, devletin mali destek ve yardım sağlaması, yerleşik ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşması, ülke içi bölgesel farklılıkları ortadan kaldırması, daraltması ve yeni istihdam olanakları sağlaması için önemli bir araçtır. Refah düzeyinin yükseltilmesi, tüketicilere daha ucuz ve kaliteli mal ve hizmet sunulması, hizmet sunumu, araştırma geliştirme araştırmalarının desteklenmesi ve kaynak kullanımında adaletin sağlanması çok önemlidir. Devlet tarafından verilen yatırım teşvikleri; gelişmekte olan ülkelerde uygulama şekli genel teşvikler; amacına, veriliş aşamasına, kaynağına, veriliş şekline, kapsamına ve kullanılan araçlara göre teşvikler olarak ayrılabilir; geliştirilen yatırım teşviklerinin amacına göre farklı teşvikler benimsenebilir. Türkiye'nin uyguladığı yatırım teşviklerinin genel olarak vergi indirimi ve vergi muafiyeti, mali fonlar ve yatırım destekleri gibi konuları kapsadığı görülmektedir. Yatırım için devlet teşviklerinin önemi bilinmektedir. Yatırım teşvikleri, bir ülkenin ekonomik kalkınmasının en önemli aracıdır. Ülkemizde yatırım teşvikleri yoluyla birçok ekonomik başarı sağlanmıştır. Ancak, bölgesel farklılıkların giderilmesinde yatırım teşviklerinin tam olarak etkili olmadığı ve yapısal, sosyal sorunlar nedeniyle kaynakların adil temini, finansman ve destek ilkelerine uymayan durum ve koşulların da anlaşıldığı görülmektedir.

Bölgesel kalkınmaDevlet desteğiEkonomik etki+5
Saadet Bozkurt
Siirt University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ar-Ge harcamalarına yönelik mali teşvikler ve Ar-Ge harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi

Günümüzde küreselleşme ile ülkeler arasında rekabet artmış, ucuz işgücü ve doğal kaynakların yanı sıra, teknolojik yenilikler üretim fonksiyonlarının önemli bir girdisi haline gelmiştir. Bu nedenle ülkelerin Ar-Ge faaliyetlerine sağladıkları teşvikler oldukça önem kazanmıştır. Bu çalışmada Ar-Ge, teknolojik gelişme ve yeniliğe dayalı ekonomik büyüme modelleri ile 21 OECD üyesi ülkenin Ar-Ge faaliyetlerine sağladıkları mali teşvikler incelenmiştir. Sonrasında ise Türkiye'de uygulanmakta olan yasal mevzuata ilişkin olarak detaylı açıklamalara yer verilmiştir. Çalışmanın amacı patent başvuru sayıları, Ar-Ge faaliyetleri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Bu nedenle, ulusal ve uluslararası alanda bu konuda yapılmış çalışmalara yer verilmiş ve 22 OECD üyesi ülkenin 1990-2019 dönemine ilişkin patent başvuru sayıları, Ar-Ge harcamaları ve ekonomik büyüme verileri ekonometrik bir model aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizde panel veri yöntemi kullanılmış olup, Pesaran CD yatay kesit bağımlılık testi, Pesaran Yamagata Delta homojenlik testi, Harris-Tzavalis panel birim kök testi, Westerlund eş bütünleşme testi, Pesaran CCEMG eş bütünleşme katsayı testi ve Juodis, Karavias ve Sarafadis Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Analizde kullanılan değişkenler birimler arası korelasyon içerdiğinden, yatay kesit bağımlılığı durumunu göz önüne alan durağanlık testleri uygulanmış ve modelde yer alan serilerin birinci farklarında durağan hale geldiği tespit edilmiştir. Eş bütünleşme analizinde patent sayıları, Ar-Ge harcamaları ve ekonomik büyümenin yer aldığı modelde uzun dönemli eş bütünleşme ilişkisi olmadığı, ancak patent başvuru sayılarının yer almadığı modelde Ar-Ge harcamaları ile bağımlı değişken olan ekonomik büyüme arasında pozitif yönde eş bütünleşme ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Ar-Ge harcamalarında meydana gelen %1'lik artışın bağımlı değişken olan ekonomik büyüme üzerinde pozitif yönde ve %0,11 oranında etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan nedensellik analizi sonucunda ise ekonomik büyüme değişkeni ile Ar-Ge harcamaları değişkeni arasında pozitif ve çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıEkonomik büyüme+5
İsmail Barınır
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

TMS 20 kapsamında yatırım teşviklerinin muhasebeleştirilmesi

Küreselleşmenin ekonomiyi de kuşatması sonucunda yatırımlar artık ülke sınırlarını aşarak etki alanını arttırmıştır. Yatırımcıların gittiği ülkelerde hem yeni yatırımlar yapması hem de var olan yatırımlara ortak olmaları bir takım suistimallerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Uluslararası finansal raporlamaların ve muhasebe sistemlerinin kurulması bu suiistimallerin önlenmesi ya da en azından azaltılmasını hedeflemiştir. Ülkemizde de bu bağlamda Türkiye Muhasebe Standartları geliştirilerek global sisteme uygun hale getirilmiştir. Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS) yatırım ve teşviklere ayrı bir başlık olarak değinmesi mevcuttaki durumun önemine de işaret etmektedir. Zaten sınırlı olan kaynakların daha çok gelir elde edilecek ve daha fazla istihdam sağlayacak alanlara kaydırılması konusunda teşvikler önemli yer tutmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde teşvik sisteminin uygulanması zaruridir. Türkiye de teşvikler konusunda pek çok yasa çıkarılmış ve zamanın şartlarına göre değişiklikler yaparak günümüze kadar gelmiştir. Bu çalışma ile yatırım çeşitleri, teşvik ve türleri ile etkinliği ele alınmış olup, birkaç örnek uygulama ile TMS 20 kapsamındaki mevzuat hakkında bilgi verilmiştir.

MuhasebeMuhasebe işlemleriTeşvik politikaları+5
Taha Mangırcı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Teknokentte girişimcilere sağlanan yararlar ve vergisel boyutta incelenmesi ve bir uygulama

Teknolojinin ve dijital dünyanın hâkim olduğu günümüz dünyasında yeni bir sanayi devrimi olarak kabul edilen endüstri 4.0 ile artık küreselleşen teknoloji ve bilginin önemini göstererek, küresel boyutta bu gelişmelere ayak uydurulması gerektiği gözler önüne sermektedir. Yaşadığımız 21. yüzyılda bilgi yoğun teknolojilerin yerine inovasyona dayalı ileri teknolojiler yer verilmiştir. Teknoloji ve inovasyonun ekonomik büyüme ve kalkınmada stratejik bir öneme sahip olduğu yaşadığımız dönemde açıkça görülmektedir. Günümüz çağında bu teknolojik gelişmişliğe ve entelektüel sermaye birikimine sahip olmak ve değişen dünyada uluslararası alanda rekabet edebilen, katma değer katarak ülke ekonomilerini ve gelişmişlik düzeylerini ilerletebilen bir ülke olmak için bu sürece hızlı şekilde adapte olmak gerekmektedir. Bu teknolojik ilerlemeye yetişebilmek ve sahip olabilmek için teknoloji üretimi yada teknoloji transferi yoluyla mümkün olduğu göz önüne alındığında teknoloji transferinin getirdiği yüksek maliyetlerin sürdürülebilir bir teknolojik gelişmişliği zorlamaktadır. Bu durumda ülkelerin teknoloji elde etme gayreti içinde teknolojik üretime yönelmesi amacıyla bilgi üretiminin ve bilginin ticarileştirilmesi amacıyla uygun ortamların yaratılması oldukça önemlidir. Bu bilgi birikimlerinin teknoloji üretiminde ve teknolojiye aktarılmasında gerekli ortamların olması gerekmektedir. Bu açıdan üniversite, sanayi ve devletin bir arada olduğu Teknokentlerde bu ortamların en uygun olduğu yapılardır. Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalara çok çeşitli avantajlar sağlanmaktadır. Bunların bir kısmı vergisel olamayan avantajlar olabileceği gibi diğer kısmıda vergisel olan avantajdır. Vergisel olmayan avantajlar; teknogirişim sermayesi, risk sermayesi, hibe ve krediler şeklinde olabileceği gibi vergisel olan avantajlarla da kanun ve yönetmeliklerce belirlenen çeşitli muafiyetler bulunmaktadır. Mevcut kanunlar çerçevesinde Teknokentlerde faaliyet gösteren girişimcilere, faaliyette bulundukları Ar-Ge, yazılım, tasarım faaliyetlerinden elde etmiş oldukları kazançlardan gelir ve kurumlar vergisinden 2023 tarihine kadar muaftırlar. Aynı şekilde mükelleflerin gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulması süresi dâhilinde Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri ile ilgili olmak üzere yapılacak olan ithal eşya üzerinden gümrük vergisinden her türlü harç ve fonlardan da muaftırlar. Yine bu girişimler için personel çalıştıran işverenlere SGK işveren desteği primi ile de destek verilmektedir. Çalışmada da ülkemizde teknolojik gelişimine katma değer sağlayan Teknokentler hakkında genel bir bilgilendirme ile Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalara sağlanan avantajlar ve bu avantajlar neticesinde mükellefiyetlikleri belirtilmiştir. Çalışmanın uygulaması ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri içinde faaliyet gösterilmesi halinde sağlanan avantajların ve bölge dışında faaliyet gösterilmesi halinde faaliyetlerin karşılaştırmalı olarak açıklanmasına yer verilmiştir.

Endüstri 4.0GirişimcilerGirişimcilik+7
Nazan Akan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarım sektörüne sağlanan devlet destekleri ve vergisel teşvikler

Tarım geçmişten günümüze kadar her zaman üretim ve tüketim alanında temel taşlardan biridir. Ticari olarak bakacak olursak ekonomi, istihdam ve üretim konularında büyük bir önem taşımaktadır. Ülkemiz tarım ülkesi olarak adlandırılmaktadır. Ancak son yıllarda tarım sektörünün ekonomideki payı azalmaktadır. Bununla beraber istihdam, bitkisel üretim ve havyasal ürünlerde azalış görülmektedir. Özellikle hayvancılık sektöründe ithalat oranı artmaktadır. Türkiye' de tarım sektörüne daha fazla yatırım yapılması, istihdam artışı sağlanması ve üretimin artması amacı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile devlet tarafından, tarım destekleri, hayvancılık destekleri, bu ürünlerin sağlıklı koşullarda stoklanıp tüketiciye ulaştırılması için lisanslı depoculuk destekleri, genç girişimciler ve genel kapsamda yatırımın artması için yapılan vergisel teşvikler sağlanmaktadır. Ayrıca Türkiye' nin AB'nin Ortak Tarım Politikalarına uyum süreci de tarım sektörü açısından çok önemlidir. Ortak Tarım Politikaları kapsamına uyum sürecinde oluşturulan IPARD programı ile tarım alanında sağlanan proje ve destekler üretici için büyük bir avantaj olmuştur. Ayrıca ülkemiz tarım sektöründe bölgesel üretimin artmasında büyük rol oynamaktadır. Bu amaçla, çalışmanın birinci bölümünde tarım sektörü ve vergi kavramına teorik ve tarihsel olarak bakış, ikinci bölümde tarım sektörüne devlet tarafından sağlanan destek ve teşvikler incelenmiştir. Son bölümde ise, AB' nin Ortak Tarım Politikalarına uyum sürecinde, Türkiye' de uygulanan IPARD programı ve Ortak Tarım Politikasının, ülkemizdeki etkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarım, Devlet Destekleri, Vergi, Vergisel Teşvikler, Türkiye

Devlet desteğiTarımTarım sektörü+3
Orhun Aycan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gelir vergisinde vergi planlaması ve Türkiye örneği

Günümüzde her alanda yer alan rekabet koşulları ile bireyler daha gelir elde etmek için çalışmaktadırlar. Ancak gelir elde etmenin kolay olmaması, giderlerin de artması ile bu durum daha zor hale gelmektedir. Bireyler bu durumda gider kalemlerini azaltmak için çeşitli çözüm önerileri aramaktadırlar. Çeşitli faaliyetler ile gelir elde edenler, bu gelirleri için vergi ödemek durumundadırlar. Vergi, bireyler açısından da bir gider kalemi olarak değerlendirilmekte ve ödeyecekleri vergi tutarını azaltma yollarını aramaktadırlar. Bu tezimizde, bireylerin elde ettikleri gelirler göz önünde bulundurularak, Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan istisna ve muafiyet maddeleri çerçevesinde vergi planlaması yapılarak, daha az vergi ödemenin yolları sunulmuştur. İlk bölümde, gelir ve gelir vergisi ile ilgili açıklamalarda bulunulmuştur. Ayrıca vergi planlaması hakkında bilgilere yer verilmiş ve vergi planlama yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölümde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında gelir vergisi unsurları ile ilgili hükümler ile her bir gelir unsuru açısından vergi planlama uygulamaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde, gelir vergisi beyannamesi ile mükelleflerin yapabilecekleri vergi planlamalarına yer verilmiştir. Son bölümde ise, vergi planlama uygulamaları örnek olaylar ile detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gelir Vergisi, Vergi Planlaması, Muafiyet, İstisna, Vergisel Teşvikler

Gelir vergisiMuafiyetTeşvikler+7
Koray Gerentepe
İstanbul Arel University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji geliştirme bölgelerine (Teknopark) sağlanan vergisel avantajların değerlendirilmesi ve hilelerin incelenmesi

Araştırmanın evrenini vergisel alanda istisna ve teşvik destek paketlerinin Teknopark'larda günümüz pratiği oluşturmaktadır. Tez içeriğinde ilk iki bölümde Teknopark' lara genel olarak değinilirken, son bölüm olan 'hata ve hilelere açık alanlar' kısmında Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark'ta yer alan bir örneklem firma ve bir hipotez fşrma üzerinde içerik sınırlandırılacaktır.

Araştırma-geliştirme harcamalarıHileTeknoloji geliştirme bölgeleri+6
Ece Bozkurt
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet teşviklerinin finansal raporlama standartlarına göre raporlanması ve bağımsız denetimi

Devlet teşvikleri, toplumun refah düzeyini arttırmak ve ülke ekonomisini uzun vadede geliştirmek amacıyla belirli koşulların geçmişte veya gelecekte yerine getirilmesi karşılığında işletmelere verilmektedir. Türkiye'de teşvik sistemi ekonomik hedefler ile birlikte bölgesel dengesizlikleri gidermek ve istihdamı arttırmak amacıyla gerçekleşmektedir. İlgili teşviklerin amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının kontrolü, teşviklerin tahsis edilmesi kadar önemli bir konudur. Yerinde kullanılmayan devlet teşvikleri kaynak israfına sebep olarak ülke ekonomisine de zarar vermektedir. Yerinde ve veriliş amacına uygun kullanılan devlet teşviklerinin ise hem işletme hem de devlet açısından olumlu sonuçlar ortaya çıkardığı görülmektedir. Bu bağlamda devlet teşviklerinin, işletmenin tabi olduğu finansal raporlama standardına uygun bir şekilde raporlanarak finansal durum tablosu ve kar zarar tablosuna aktarılması gerekmektedir. Yararlanılan devlet teşviklerinin takip edilmesi ve denetiminin yapılması ise oldukça önemlidir. Bağımsız denetim aracılığı ile ilgili takip ve denetimin devlet teşviklerindeki yerini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada, bir işletmenin yararlanmış olduğu devlet teşviklerinin finansal raporlama standartlarına göre raporlanması ve bağımsız denetim süreci örnek uygulama yapılarak ele alınmıştır. İlgili örnek uygulamada devlet teşvikleri, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) ve Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi Ve Devlet Yardımlarının Açıklanması''(TMS-20) standardı ile Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) esas alınarak raporlanmıştır. Denetim sürecinde, devlet teşviklerinin bağımsız denetimi esnasında izlenen süreç ortaya konulmuş ve teşviklerin işletme kayıtlarına etkisi ele alınmıştır. Ayrıca devlet teşvikleri, kilit denetim konusu olarak belirlenmiştir. Devlet teşviklerinin bağımsız denetimi sayesinde, hem işletme hem de devlet açısından teşviklerin veriliş amacına uygun olarak kullanıldığı yargısına varılmıştır. Denetim sonucunda bağımsız denetçi makul güvence ortamında olumlu görüş bildirmiştir.

Bağımsız denetimDevletDevlet katkısı+6
Tuğba Küçük
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tasarım faaliyetlerine sağlanan devlet yardımları ve işletmelerin bu yardımlar ile ilgili bilgi düzeylerinin yararlanma durumlarına etkisi

Piyasaların küreselleşmesi ile birlikte artan rekabet ortamında ülkeler, uluslararası rekabet güçlerinin arttırılması amacıyla farklı politika arayışlarına girmişlerdir. Bu kapsamda uygulanan politik yöntemlerden biri de devlet yardımlarıdır. Devlet yardımlarıyla sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma amaçlanmıştır. Gelişmiş̧ ülkelerde bu amaçlar doğrultusunda Tasarımın Ar-Ge ekosisteminde yer edinmesi gerekliliği buna yönelik regülasyonları da beraberinde getirmiştir. Ülkeler zamanla inovasyon odaklı politikalar geliştirmiş ve tasarım sürecini teşvik eden bu politikaları uygulamaya başlamışlardır. Uluslararası rekabette ön sıralara yükselmek ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için yeni, yenilikçi ve alanında özgün ürünler tasarlayarak üretebilmenin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu araştırma ile Türkiye'de tasarım faaliyetlerine sağlanan devlet yardımlarının incelenmesi ve bu yardımlar ile ilgili işletmelerin bilgi düzeylerininin yararlanma durumlarına etkisinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışma kapsamında veri toplamak üzere anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın alanı Marmara Bölgesi'nde tasarımla ilgili faaliyet gösteren veya bünyesinde tasarım birimi bulunan işletmeler ile sınırlandırılmıştır. Anket çalışması online sistem üzerinden yapılmıştır. Anket sorularını cevaplayan 103 işletme yetkilisinden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Yapılan araştırma ile devlet yardımları hakkında bilgi düzeyi düşük işletmelerin, desteklerden yararlanma oranlarının da aynı oranda düşük olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde 2000'li yıllardan itibaren gündem oluşturan tasarım politikalarının yaygın etkisinin arttırılması için tanıtım faaliyetlerinin arttırılması önerilmektedir. ii Bu sayede daha fazla işletmenin devlet yardımlarından faydalanarak rekabette ön sıralara yükselebileceği düşünülmektedir. İşletmelerin devlet yardımları ve sektörleri ile ilgili gelişmeleri daha yakından takip edebilmek için bünyesinde devlet yardımları ile ilgili personel istihdam etmelerinin veya bu konuda uzman olan danışmanlarla çalışmalarının da yardımlardan maximum düzeyde faydalanmalarını sağlayacağı düşünülmektedir.

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıDestek programları+4
Nazlı Ceylan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de KOBİ'lere verilen destekler ve İngiltere ile karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de KOBİ'lere verilen destekler ve İngiltere ile karşılaştırılması ve sonuç olarak, Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan destekler konusunda öneriler oluşturmaktır. Çalışma, İngiltere'de KOBİ'lere sağlanan desteklerin incelenmesi ve Türkiye'deki KOBİ'lere sağlanan desteklerin karşılaştırılması ile sınırlandırılmıştır. Çalışma da tanımlayıcı ve açıklayıcı araştırma teknikleri kullanılmıştır. Bu tekniklere ek olarak ülkeler arası eğitim sistemlerinin karşılaştırılmasında kullanılan yatay yaklaşım modeli örnek olarak alınmış ve uygulanmıştır. İngiltere ve Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan destekler arasındaki farklılıklar karşılaştırılırken yatay yaklaşım kullanılmıştır. Bu çalışmada verilerin toplanmasında belgesel tarama tekniği kullanılmıştır. Veri toplama sırasında Türkiye ve İngiltere'de KOBİ'lere sağlanan destekler hakkındaki, tez, makale, kitap, faaliyet raporları, stratejik planlar ve araştırma raporlarından yararlanılmıştır. İngiltere ve Türkiye'de KOBİ'lere verilen desteklerin benzerlik ve farklılıkları analiz edilerek karşılaştırılmıştır. Elde edilen veriler bir araya getirilerek çizelgeler oluşturulmuş ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Çizelgeler yorumlanmış ve Türkiye'deki KOBİ destekleri göz önüne alınarak önerilerde bulunulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda yorum ve öneriler yapılmış, Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan desteklerle ilgili programlarda yeniden yapılandırmanın faydalı olacağı sonucuna varılmıştır. Özellikle KOBİ'lere destek sağlayan KOSGEB, TÜBİTAK ve KGF gibi kuruluşlarının yetki ve sorumluluklarının artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: KOBİ, Türkiye, İngiltere, Destek, Hibe

Devlet desteğiHibe destek kredileriKOBİ Borsası+6
Yusuf Ersoy
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım sektörüne sağlanan mali teşviklerin tarım sektörü gelişimi üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Tarım sektörü, ekonominin temel üretim sektörlerinden birisidir. Ayrıca tarım sektörü ülke nüfusunun sağlıklı beslenmesi açısından stratejik bir sektördür. Bu kapsamda ülkeler tarımın stratejik önemini göz önünde bulundurarak, çeşitli tarım politikaları ile sektörü desteklemektedirler. Tarım politikalarının önemli bir bileşeni de devlet tarafından sağlanan mali teşviklerdir. Bu çalışmada, ARDL yaklaşımına dayalı eşbütünleşme testi ile Toda ve Yamamoto (1995) nedensellik testi kullanılarak 1980-2016 döneminde Türkiye'de tarım sektörüne sağlanan mali teşviklerin tarım sektörü gelişimi üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda tarım sektöründe sağlanan mali teşviklerin uzun dönemde tarım sektörü gelişimi üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte ekonomik büyümenin tarım sektörünün gelişimini pozitif etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarım Sektörü, Mali Teşvikler, ARDL Eşbütünleşme Testi

ARDL Eşbütünleşme TestiMali teşvik sistemiNedensellik testleri+3
Öznur Özel
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım teşviklerinin il ekonomilerine etkisinin analizi: Şırnak ili örneği

Türkiye'de iktisadi büyüme ve kalkınmanın sağlanması, hızlandırılması ve istikrarlı bir duruma getirmeye yönelik birtakım faaliyetler teşvik kapsamına dâhil edilmiştir. Çalışma evrenini oluşturan Şırnak ili yatırım teşvik bölgesi içinde yer almaktadır. Bu kapsamda çalışmanın amacı Şırnak ilinde faaliyet gösteren firmaların geçmiş ve hâlihazırda yürürlükte bulunan teşviklerden nasıl yararlandıkları, söz konusu bu firmaların teşviklere yönelik bakış açıları ve teşviklerden yararlanma sonrası davranışlarında hangi değişikliklerin ne ölçüde değiştiğini tespit etmek ve bu kapsamda çeşitli öneriler sunmaktadır. Araştırma dâhilinde 28 firma yer alıp hazırlanan anketler direkt olarak görüşme şeklinde yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde Spss22.0 analiz programı kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre firmaların en fazla yatırım, istihdam, ihracat, sigorta işveren hissesi desteği, vergi istisnası ve vergi indirimi gibi teşviklerden yararlandıkları tespit edilmiş, ayrıca ilgili teşviklerin çoğunlukla üretim, pazarlama ve nitelikli işgücü alanlarında kullandıkları ortaya konulmuştur. Teşviklerden yararlanan firmaların üretim miktarında, ürün çeşitliliği ve satışlarında, personel sayısında olumlu gelişmelerin yaşandığı görülmüştür.

EkonomiEkonomik büyümeEkonomik etki+3
Servet Demirhan
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Employee motivation on organizational performance: A case study in Nigeria

Motivation has always been a major challenge for businesses all over the world, particularly in the manufacturing industries, where undeniable levels of productivity influence or play a significant role in determining an organization's profitability, development, advancement, soundness, and future success. As a result, if a company wants to retain a competitive edge over its competitors while also avoiding a steady decline in employee productivity, it must ensure that employees are sufficiently motivated. The purpose of this research is to look at the impact of employee motivation on organizational performance. In investigating the motivation on organizational performance levels, this study used a descriptive and causal research design as well as an overview approach. Following that, the study's total population was 200 people. The number of people in the sample has been set at 150. A well-organized self-controlled questionnaire was used as the major data collecting tool, and it was distributed to 150 respondents, of whom 70 were retrieved and properly filled out. The Cronbach's alpha coefficient was 0.723, indicating that the study instrument was reliable. Multiple regression analysis was used to examine the data. The results of the experiments revealed that there is a strong link between employee motivation and organizational productivity. This research also indicated that business leaders should make appropriate allocations when assessing the factors that drive their employees and seek for ways to ensure that they are properly motivated to increase their performance and productivity. Finally, the report suggested that future research should focus on businesses other than pharmaceutical production.

MotivationNigeriaPerformance+5
Oladapo Oluwatosın Wemımo
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The analysis of regional investment incentives system in Turkey

Incentives are one of the most important economic policies implemented in order to direct the investment decisions of economic units. Incentives are implemented by countries for various purposes such as directing investments to specified sectors, reducing regional development differences, increasing employment and increasing international direct investments. While a wide range of incentives are being implemented across the world, it is possible to consolidate incentive instruments in two classes, tax and non-tax incentives. Discussions on the efficiency of incentive policies in Turkey and across the world are continuing. The aim of this study is to measure the efficiency of regional investment incentives system on employment is being implemented in Turkey since 2012. The study primarily gives general information about incentives. Then, developments in the incentive system in Turkey from 1913 to present were explained in detail. In order to see developments in other countries, the incentive policies in Germany, China, Italy and Poland are examined. In this study, Data Envelopment Analysis which is used to measure efficiency was explained. Other studies on the same subject in Turkey were reviewed. The evaluation of the current regional incentive system is carried out with the help of Data Envelopment Analysis. In this analysis, the current incentive system is compared to the incentive system implemented in 2009-2012 in terms of efficiency on employment. In this study, the expected number of employment and the expected investment amount as results of incentives are determined as inputs and the employment rate is determined as the output. The period of the study covers the years between 2009 and 2013. As a result of the analysis, it is concluded that the current incentive system does not create the expected effect in terms of employment increase. In the conclusion section, policy recommendations are offered to improve the existing incentive system.

Regional developmentEconomic developmentIncentives+4
Ahmet Alıcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bölgesel dengesizliklerin giderilmesi ve teşvik tedbirlerinin rolü ve etkinliği

Teşvikler, kaynakların ülke ekonomisi için daha verimli ve faydalı olduğu kabul edilen alanlara aktarılması yoluyla, hem kaynak dağılımının hem de sosyo-ekonomik gelişmenin sağlanması için kamu tarafından çeşitli yöntemlerle verilen maddi ve/veya gayri maddi destek, yardım ve özendirmeler olarak tanımlanabilir. Bu tez çalışması, teşvik tedbirlerinin bölgesel dengesizliklerin giderilmesindeki rolünü ve etkinliğini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu bağlamda, öncelikle, Türkiye'de var olan bölgesel dengesizlikler çeşitli göstergelerden yararlanılarak ortaya konulmuştur. Bu sorunun giderilmesinde teşvik tedbirlerinin rolünden bahsedilmiştir. Türkiye'de bölgesel teşvik uygulamalarının tarihsel gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Sonra, son yıllarda verilen teşviklerin bölgesel dağılımı incelenmiştir. Bölgesel dengesizlikler varlığını ve yoğunluğunu irdeleyen yaklaşımlardan birisi yakınsama hipotezidir. Yakınsama hipotezi, başlangıç faktör donanımları benzer olan ekonomilerin benzer durağan durum kişi başına gelir seviyesine yakınsayacaklarını öne sürmektedir. Teşvik tedbirlerinin bölgesel dengesizliklerin giderilmesindeki etkinliğini analiz etmek amacıyla, İBBS Düzey I bazında veriler kullanılarak 2004-2017 dönemi için yatay-kesit analizi gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, 12 bölge arasında söz konusu dönemde mutlak yakınsamanın varlığı araştırılmıştır. Bölgeler arasında yıllık ortalama % 0,85 düzeyinde yakınsamanın gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Teşvik tedbirlerinin bölgeler arası gelir yakınsamasına etkisini tespit edebilmek için modele kişi başına teşvik tutarları verisi eklenmiştir. Bölgeler arasındaki yakınsama hızı % 0,71 olarak bulunmuştur. Ancak bu analizdeki esas sonuç, teşvik uygulamalarının bölgeler arası yakınsama konusunda istatistiksel olarak etkin olmadığı çıkarsaması olmuştur. Ortaya çıkan sonuca göre, Türkiye'de 2004-2017 döneminde verilen yatırım teşviklerin bölgesel dengesizliklerin giderilmesinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı söylenebilir. Özellikle 2009 yılı ve sonrasında gerçekleştirilen teşvik uygulamalarında bölgesel dengesizlikleri giderme amacı öne çıkarılmıştır. Bu amaca ulaşmada yardımcı olacağı değerlendirilen bazı çözüm önerileri tezin son bölümünde sunulmuştur.

Bölgesel dağılımBölgesel dengesizlikBölgesel faktörler+6
Harun Kaplan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tablolardan teşvik edilmesi gereken alt sektörlerin belirlenmesi: Makine sektörü çalışması

Gümrük duvarlarının aşağı çekilmesi ve finansal serbestlik sonrasında uluslararası seviyede rekabet artmıştır. Gelişmiş ülkeler rekabet yarışındaki liderliğini bırakmamak için bilgiye dayalı sanayileri ön planda tutarak, daha yüksek katma değerli ürünler üretmekte ve böylelikle rekabetçi avantajlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Türkiye ise imalat sanayinin ürettiği ürünlerin teknolojik seviyesinde ciddi bir sıçrama yapamamıştır. Bu durum imalat sanayinin oluşturduğu katma değerde ve üretimde, meydana getirdiği istihdamda ve dış ticaret rakamlarında net bir şekilde görülmektedir. Ülkeler ürettikleri ürünlerde katma değeri, üretimi, istihdamı ve ihracatı artırmak gibi amaçlarla imalat sanayilerini yönlendirmektedir. Türkiye'de benzer şekilde çeşitli zamanlarda uygulamaya aldığı teşvik paketleriyle imalat sanayini çeşitli amaçlar doğrultusunda vergi ve vergi dışı unsurlarla desteklemektedir. Çalışmada bir çok sektörle bağlantısı bulunan ve orta-yüksek teknolojili ürünler arasında önemli bir yere sahip olan makine ve ekipmanları sektörü üzerinde durulmuştur. Makine ve ekipman imalatı sektöründe bulunan 13.278 firmanın verileri incelenmiştir. Finansal tablolardan yola çıkılarak makine ve ekipmanları imalatı alt sektöründe katma değer, üretim, istihdam ve ihracat açısından teşvik edilmesi için öne çıkan alt sektörler saptanmıştır. Finansal analizlerde üretim, katma değer ve yatırımların hesaplanması için farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir. Özellikle teşvik edilecek sektörleri finansal tablolardan yola çıkılarak katma değer ve üretim rakamlarının yeni yaklaşımlar ile hesaplanması, çıkan sonuçların teşvik kapsamındaki yatırımlar ile ilişkilendirilmesi bu tezin yenilikçi bir yönüdür. Ayrıca, çalışmada makine ve ekipmanları imalatı sektöründe faaliyet gösteren 13.278 firmaya yer vererek ilk defa bu kapsamda bir araştırma yapılmıştır.

Finansal tablolarMakine endüstrisiMakine üretim endüstrisi+3
Yılmaz Şahin
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Cooperation and policy interventions: Field experiments with small-scale fishing communities in Turkey

The aim of this dissertation is to contribute to the vast literature on environmental policy instruments and resource use dilemmas via an experimental approach. Based on framed field experiments conducted with members of small-scale fishing communities in Turkey, the study focused on the effects of different policy interventions on cooperation, and demonstrated that analyzing the behavioral impact of environmental policy instruments is crucial to ensure effectiveness. The framed field experiments were used to evaluate the effects of an external fine, a market-like incentive, and a communication condition in a resource use dilemma. The experiments involved twelve sessions for each treatment (baseline, fine, market and communication treatments), with five participants per session. Both communication and a symbolic (low) fine were found to be effective in reducing extraction. The findings further imply that there is a framing effect between the fine and market conditions. When the economic incentive was framed as a fine as opposed to a market-like mechanism, it reduced extraction more. This implies that institutional context matters to individual behavior, and that the same level of economic incentive may perform differently if the institutional context is changed. This finding also supports the hypothesis that market reasoning may lead to unintended outcomes in resource use dilemmas. If this is not taken into account, environmental policies may backfire.

FisheriesResource usageMicro economy theory+4
Pınar Ertör Akyazı
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde Türkiye'de işsizlik sigortası uygulamalarının işçi ve işveren açısından değerlendirilmesi

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ilk olarak 2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Covid-19 pandemisi ekonomik ve sosyal hayatta küresel olarak bir değişim yaşanmasına neden olmuştur. Covid-19 pandemisi hayatın tüm alanlarını etkilediği gibi çalışma hayatını da etkileyerek, Türkiye'deki var olan işsizlik sorununun derinleşme nedenleri arasında yerini almıştır. Refah devlet rejiminin sosyal devlet anlayışı ile ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin bir parçası olan işsizlik sigortasının temel amacı, işçilerin işsiz kaldıklarında karşılaşacakları gelir kayıplarını kısmen de olsa tazmin etmektir. Fakat Covid-19 pandemi sürecinde uygulanan aktif ve pasif istihdam politikaları ile işsizlik sigortası fonu işçilerden çok işverenlere destek sağladığı görülmektedir. İşsizlik sigortası fonu ile işçilere yaşadıkları gelir kayıplarını tazmin etmek adına ödenen ödeneklerin tutarları işçilerin hayatlarını idame ettirmeleri için gerekli olan yeme içme barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek oranda değildir. Örneğin Covid-19 pandemi döneminde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun Geçici 24'üncü maddesi ile işçilere sağlanan bir aylık toplam Nakdi Ücret Desteği tutarı yapılan araştırmalara göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı olan açlık sınırının çok çok altında kalmaktadır. Aynı zamanda gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının da çok çok altında olduğu yapılan araştırmaların bir diğer sonuçlarından biridir. Öte yandan işverenlere ödenen toplam teşvik tutarı ise nakdi ücret desteğinin iki katından fazla olduğu İŞKUR'un 2020 yılında için yayınladığı Fon Gelir ve Gider Bülteni incelendiğinde görülmektedir. Tüm bu bilgilerin ışında işsizlik sigortası daha çok işçinin işsiz kaldıklarında gelirlerindeki azalmaları tazmin etmektense amacının dışında işverenlere destek sağlayan bir fona dönüştüğü görülmektedir.

COVID 19Devlet yardımıFonlar+5
Emel Işık
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects