Consumer attitudes

188 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin NFT'lere yönelik tutum ve niyetlerinin incelenmesi

Non-Fungible Token'lar (Nitelikli Firkî Tapu), günümüzde dünya genelinde her geçen gün artarak ilgi görmektedir. Tüm bu ilgiye rağmen NFT'lere yönelik gerçek kullanım kararları vermek ve NFT piyasasında yer almak kolay değildir. Diğer bir deyişle, pazarın oldukça teknoloji yoğun ve görece olarak yeni olması dikkate alındığında, alıcı ve satıcıların birçok faktörü eşzamanlı olarak dikkate almaları gerekmektedir. Örneğin NFT pazarında tüketicilerin ürünlerin nereden güvenilir bir şekilde satın alınabileceğinden, yatırım yapmaya değer olup olmadığını anlamaya kadar birçok unsuru değerlendirmesi gerekmektedir. NFTler hakkında özellikle farklı kaynaklardan ve perspektiflerden bakmaya çalışıldığında (mühendislik ve sosyal bilimler gibi), tüketicilerin NFT ürünlere yönelik tutum ve niyetlerinin anlaşılması bu pazarda var olmak isteyen üreticiler ve için de zorlaşmaktadır. NFT pazarında pazarlamacıların müşteri deneyimi, kullanılabilirlik ve güvenle ilgili sorunları çözmek adına özellikle NFT ürünlerinin hedef kitlesindeki tüketicilerin özelliklerini ve satın alma süreçlerinde onları etkileyebilecek faktörleri anlamaları önemlidir. Literatür incelendiğinde tüketicilerin NFT'lere yönelik tutum ve davranışlarını inceleyen sınırlı sayıda araştırma olduğu görülmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı tüketicilerin NFT ürünlerine yönelik tutum ve satın alma niyetlerinin incelenmesidir. Araştırma modeline ilgili ve benzer literatür incelenerek tüketici özelliklerinden eşsiz olma ihtiyacı, estetik ürün merkeziyetçiliği ve kaçırma korkusu değişkenleri dahil edilmiştir. Modelde NFT'lere yönelik tutum aracılığı ile NFT ürünleri satın alma niyetinin sosyal normdan da etkileneceği öngörülmektedir. Araştırmada ayrıca tutum ve niyet arasındaki ilişkide algılanan bilgi düzeyinin de düzenleyici bir role sahip olacağı düşünülmektedir. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülen araştırmanın anakütlesini NFT ürünlerine ilgi duyan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri ilgili sosyal medya ve NFT platformlarına üye olan kullanıcılardan elde edilmiştir. Araştırmada toplam 142 kişiden veri toplanmıştır. Araştırma verileri çevrimiçi anket yöntemi kullanılarak toplanmış ve veriler SPSS 23 ve PROCESS v.4.2. makro eklentisi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada literatürde yer alan geçerli ve güvenilir ölçeklerden faydalanılmıştır. Araştırmada, tüketicilerin eşsiz olma ihtiyacı, estetik ürün merkeziyetçiliği, kaçırma korkusu ve sosyal norm ile NFT ürünlerine yönelik tutum arasında doğrudan ve olumlu ilişkiler bulgulanmıştır. Tutumun aracılık rolüne ilişkin yürütülen analizlerde ise tutumun, estetik ürün merkeziyetçiliği ve kaçırma korkusu ile NFT ürünlerini satın alma niyeti arasındaki ilişkilere aracılık ettiği ortaya konulmuştur. Analiz sonuçları, algılanan bilginin tutum ve niyet arasındaki düzenleyicilik rolünü ise desteklememektedir. Bu araştırmanın sonuçlarının tüketicilerin NFT'lere yönelik tutum ve niyetlerinin altında yatan sebeplerin anlaşılmasında NFT üreticilerine, pazarlamacılarına ve yatırımcılarına yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

Benzersiz olma ihtiyacıGelişmeleri kaçırma korkusuTüketici tutumları
Mert Nihat Bayman
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İnternette yer alan tüketici yorumlarının satın almaya etkisi

Gerçekleştirilmiş olan çalışmada internette yer alan tüketici yorumlarının satın almaya etkisinin incelenmesi için elektronik ağızdan ağıza iletişimin satın alma niyetine etkisi araştırılmıştır. Çalışma kapsamında elektronik ağızdan ağıza iletişim üç faktör ile ölçülmüştür. Söz konusu boyutlar güvenilirlik, nitelik ve nicelik olmuştur. Satın alma niyeti ise tek boyuta sahiptir. Çalışmada ayrıca, elektronik ağızdan ağıza iletişim boyutlarının satın alma niyetine etkisinde çeşitli değişkenlerin düzenleyici rolüne bakılmıştır. Tekirdağ'da gerçekleştirilen araştırmanın anakütlesini internetten alışveriş yapan tüketiciler oluştururken, örneklem grubunda ise 384 katılımcı yer almıştır. Kolayda örnekleme ile oluşturulan örneklem grubundan veri toplanırken anket tekniği tercih edilmiştir. Katılımcılardan toplanan veriler ise bilgisayar ortamında kaydedilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda tanımlayıcı istatistiklere bakılmıştır ve sonrasında da faktör analizi, güvenirlik testi, normallik testi, t-testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Korelasyon analizi neticesinde, hem nitelik boyutunun hem de nicelik boyutunun satın alma niyeti ile orta düzeyde pozitif bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. Regresyon analizi ile bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisine bakıldığında ise nicelik ve nitelik boyutlarının satın alma niyeti üzerinde etkisi olduğu görülürken, güvenilirlik boyutunun ise modeli açıklamada önem taşımadığı görülmüştür. Araştırma sonucunda ayrıca, nicelik boyutunun satın alma niyetine etkisinde yaş aralığı, alışveriş için ağırlıklı olarak tercih edilen mecra ve internetten aylık alışveriş sıklığının düzenleyici role sahip olduğu görülmüştür.

Elektronik ağızdan ağıza iletişimSatın alma davranışıSatın alma niyeti+3
Ali Can Yılmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19'un aşırı tüketim ve plansız satınalma davranışına etkisi

İlgili literatürden anlaşıldığı üzere covid 19 döneminde tüketiciler daha çok kişisel bakım ürünleri, temizlik, yapı malzemeleri, hobi ve sağlıklı yaşam ürünlerine daha çok yönelmişlerdir. Tüketicilerde panik satın almalar artmış, seyahat ve tatil satın almalar azalmıştır. Tüketicilerde online alışverişe yönelim artmıştır. İnsanlar konser, eğlence vb toplu yerlere katılımı gerektiren hizmet satın almalardan bir müddet uzak durmuşlardır. Doğaya dönük aktivitelere katılımlar artmıştır. Covid 19'un tüketicilerin satın alma karar sürecini etkilediği, satın alma tutum ve davranışlarında değişikliklere neden olduğu, değişik alışveriş alışkanlık ve kültürü edindirdiği ortaya çıkmıştır. Covid 19 tüketicilerde satın almayı planlamadıkları ürünleri satın alma eğilimi göstermelerine neden olmaktadır. Bu tüketim alışkanlığının Covid 19 ile daha fazla arttığı ve aşırı tüketim alışkanlığını da tetiklediği anlaşılmaktadır. Stok korkusunun anlık satın almaları tetiklediği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada covid 19'un Aşırı Tüketim Davranışına etkisi için 4 madde ve Plansız Satın Alma Davranışına etkisi için 6 madde olmak üzere iki faktörlü bir ölçek geliştirilmiş; geçerliliği ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış ve doğrulanmıştır. Mezuniyet seviyesinin arttıkça Covid 19'un aşırı tüketim üzerinde etkili olduğuna dair görüşlere katılımın da arttığı görülmüştür. Covid 19 pandemisinin tüketicilerde belirli ürünlerde aşırı tüketime ve/veya plansız satın almaya neden olduğu, bunun belirli ürün gruplarına, ödeme araçlarına, alışveriş sıklığına göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Geliştirilen ölçeğin tamamının 0,838 güvenirlik katsayısına sahip olduğu belirlenmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçların uyum iyiliği, faktör yük değerleri, geçerlilik, güvenirlik hususlarında uygun olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen ölçeğin değişmezlik özelliğine sahip olduğu ve geniş kitlelerin kullanımına uygun olduğunu söylemek mümkündür. Hazırlanan ölçekte ters kodlanması gereken madde yoktur. Ölçek kullanımı konusunda ortalamalar üzerinden maddeler değerlendirilecek olup, toplam puan üzerinden değerlendirme yapılmayacaktır. Mevcut ölçeğin PLS sisteminde de kullanılması ve araştırmacılara bir örnek teşkil etmesi açısından ölçek 600 kişilik veriyle birlikte ayrıca Smart-PLS programı ile de test edilmiştir. Söz konusu program ile yapılan analiz sonucunda; Aşırı Tüketim boyutunun faktör yük değerlerinin 0,701-0,847 arasında olduğu, Plansız Satın Alma boyutunun faktör yük değerlerinin 0,662-0,810 arasında olduğu belirlenmiştir. Örneklemin normal dağıldığı, aşırı tüketim boyutunun Cronbach's Alpha= 0,769, rho_A=0,775 CR=0,853, AVE=0,593 olduğu, Plansız Satın Alma boyutunun Cronbach's Alpha= 0,822, rho_A=0,848, CR=0,868, AVE=0,525 olduğu belirlenmiştir. Ortaya çıkan güvenirlik ve geçerlilik değerleri sonucunda ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğu söylenebilir. Plansız satın alma ile aşırı tüketim arasında 0,412 arasında ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda ölçek bir programda kullanılabilen güvenilir ve geçerli bir ölçek özelliği göstermektedir.

Aşırı tüketimCOVID 19Plansız satın alma+4
Aslıhan Şenol
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin tüketicilerin satınalma tutum ve davranışlarına etkileri

Küresel ölçekte sonuçları olan pandemi yaşamın tüm alanlarını etkilediği gibi tüketicilerin satın alma tutum ve davranışlarını da etkilemiştir. Pandeminin etkilerini ve bu etkilerin sonuçlarını anlamak, işletmeler, pazarlamacılar, iş dünyası ve kamu politika yapıcıları için mevcut tüketicileri korumak, yenilerini çekmek, stratejiler ve taktikler uygulamak için hayati önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasının amacı Covid-19 pandemisinin tüketicilerin satın alma tutum ve davranışları üzerinde ne tür etkileri olduğunu tespit etmektir. Covid-19 döneminde panik satın alma, online satın alma, tüketici satın alma bu davranışların ölçülmesine yönelik her birinin araştırıldığı çalışmalara rastlanmakla birlikte, hepsinin beraber değerlendirildiği bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Tez çalışmasında söz konusu tüketici davranış ve satın alma biçimleri ile pandeminin alışveriş alışkanlıklarına ve kültürüne etkileri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada hem pandemide yaygınlaşan satın alma biçimlerinin beraber incelenmiş olması hem de bunların alışveriş alışkanlık ve kültüründe yaşanan etkiler ile geniş kapsamlı olarak araştırılması çalışmayı özgün kılmaktadır. Covid-19 pandemisinin tüketici satın alma davranışlarına etkilerini inceleyen çalışmalarda kullanılan ölçekler incelenmiş ve bu tez çalışmasında kullanılan ölçekler ile benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Covid-19 Pandemisinin tüketicilerin satınalma tutum ve davranışlarına etkilerine ilişkin tüketicilerin tutumlarını ölçmeye yarayan hazır ölçek yer almaktadır. Bu çerçevede öncelikle Türkçe'ye uyarlanan ve 36 maddeden oluşan "bulaşma, tehlike, ekonomik ve sosyal sonuçlar, travmatik stres, yabancılara karşı çekince ve zorunlu kontrol" olmak üzere altı boyuta sahip Covid-19 Stres Ölçeğinden yararlanılmıştır. Daha sonra ise sonra beş maddeden oluşan "online satın alma ölçeğinden", yedi maddeden oluşan "panik satın alma ölçeğinden" ve son olarak 10 maddeden oluşan "tüketici satın alma ölçeğinden" yararlanılmıştır. Anketin ikinci kısmı ise Covid-19'un alışveriş alışkanlık ve kültürüne etkisini belirlemeye ilişkin 12 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca pandeminin tüketicilerin çeşitli mal ve hizmetleri satın alma tutum ve davranışlarına etkisine tutumlarını belirlemek üzere "arttırdı", "azalttı", "değiştirmedi" şeklinde ölçeklendirilen 42 adet soruya (ifadeye) yer verilmiştir. Son bölümde ise deneklerin demografik özelliklerini tespit etmeye yönelik sekiz adet çoktan seçmeli soru yer almaktadır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de Covid-19 pandemi döneminde alışveriş yapan tüketiciler oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında geçerli 1040 adet anket değerlendirilmeye alınmıştır. Anketler yüz yüze ve online ortamda karma yöntemle 2022 yılı Ocak-Nisan ayları arasında toplanmıştır. Analizler Smart-PLS ve SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İlgili literatür incelemesinde pandemi döneminde panik satın alma, online satın alma, anlık satın alma, stoklama eğilimlerinin yaygınlaşması gibi önemli bulgulara erişilmiştir. Başka bir deyişle Covid-19 pandemi sürecinde online satın alma ve panik satın alma davranışlarının yaygınlaştığı, ayrıca pandeminin stokçuluk, iş ve normal yaşam alanının bulanıklaştığı, mağazaların eve geldiği, teknoloji kullanımının arttığı, bastırılan talepler, yeni hobiler veya yeteneklerin geliştirilmesi gibi sosyal yaşama dair birçok etkisi olduğuna ilişkin ipuçları yakalanmıştır. Tüketiciler daha çok salgın korkusu nedeniyle online alışverişe yönelmiş, online alışverişe konu olan ürün çeşitliliği artmıştır. Pandemi boyunca tüketicilerin sağlıklı gıdalara yönelik talepleri artmış, en çok satın alınan ürünler sırasıyla unlu mamuller, temizlik ve hijyen malzemeleri ve sağlık ürünleri şeklinde tespit edilmiştir. Satın almada etkili olan kriterler ise sırasıyla, fiyat, marka ve deneyimler olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre eğitim seviyesi arttıkça Covid-19'un tehlikeli olduğu görüşü de artmaktadır. Gelir ve satın alma gücü azaldıkça yabancılara karşı çekinceler de artmaktadır. Panik satın alma kapsamında fiyat değişkeni en çok önemsenen satın alma kriteridir. Haftada iki kere ve 15 günde bir kere alışveriş mekânlarına giden tüketicilerin panik satın alma eğilimleri daha yüksektir. Pandemide alışverişlerini fiziksel mekânlarda yapan tüketiciler bulaş riskini daha olası görmekte; hastalığa karşı daha kontrolcü olan ve kendini daha fazla travmatik stres altında olduğunu hisseden tüketicilerde konut, ticari araç ve iki tekerlekli motorlu araç satın alma davranışlarının arttığı ortaya çıkmıştır. Pandemide organik ve yöresel ürünlere olan talebi artan tüketicilerin online satın alma eğilimlerinin yüksek olduğu ve hastalığa karşı kontrolcü davrandıkları, ambalajlı ürünleri tercih eden tüketicilerin ise yabancılara karşı çekincelerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen çıkarımlar küresel bir salgın sırasında tüketicilerin panik, online, anlık satın alma davranışları ve değişen alışveriş kültürleri hakkında literatüre katkıda bulunabilir. Çalışmada tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerin pandemi sürecinde değerlendirilmesi ve pandeminin neden olduğu durumsal ve duygusal süreçlerin satın alma davranışlarına ne şeklide yansıdığı açıklanmıştır. Bu açıklama ve araştırma çıkarımlarının işletmelerin küresel kriz dönemlerinde tüketici davranışlarını anlama, yorumlama ve hızlı karar alma durumlarına katkı sağlaması olasıdır. Ayrıca kriz dönemlerine ilişkin tüketici satın alma davranışlarını incelemek isteyen araştırmacılar için bu çalışmadaki ölçekler ve ortaya çıkan bulgular ayrı bir bakış açısı sağlayabilir. Bu tür sağlık krizleri dönemlerinde ortaya çıkan tüketici satın alma tutum ve davranışlarına yönelik geliştirilmesi gereken stratejiler konusunda ileriki dönemlerde çalışmalar yapılabilir. Böylece işletmelerin kriz dönemlerinde satış ve pazarlama stratejilerini yenileme konusundaki tutumları ayrı bir çalışma konusu yapılabilir. Pandemi döneminde tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmetlerin tedarik zinciri, dağıtımı ve fiyatlandırılmaları gibi konularda tüketicilerin tutumları incelenebilir. Pandemi dönemlerinde merkezi otoritelerin ve işletmelerin panik ve ani satın almalar karşısında tüketicilere yönelik güven arttırıcı ne tür önlemler alınabileceğine ilişkin çalışmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Tutum ölçeği, pandemi, tüketici, satın alma davranışı, panik satın alma, anlık satın alma, online alışveriş, alışveriş alışkanlık ve kültürü, Tekirdağ.

COVID 19PandemilerSatın alma+6
Beste Burcu Kasap
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel markaya yönelik tutumun müşteri katılımı, müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi

Küreselleşme ile birlikte markalar yeni pazarlarda faaliyet gösterip küresel marka haline gelmiştir. Bazı tüketiciler kültürel kimlik ve etnosentrik eğilim gibi nedenlerden dolayı küresel markalara karşı olumsuz tutum sergilemektedir. Bu olumsuz tutumlar tüketicilerin markayla özdeşleşmesine yani müşteri katılımına ya da müşteri tatminine de etki etmektedir. Markadan tatmin sağlamayan ya da o markayı hayatlarında önemli yerde konumlandırmayan tüketicilerin de o markayı tekrar satın alma olasılıkları azalmaktadır. Hem küresel markalara karşı tutum, hem de müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyetinde cinsiyetin de önemli bir faktör olduğu bilinmektedir. Bu nedenle araştırmanın amacı tüketicilerin yerel ve küresel markalara yönelik tercihlerinde kültürel kimlik ve etnosentrizmin müşteri katılımı, müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de yaşayan ve kahve zinciri mağazalarına giderek kahve tüketimi yapan 18 yaş ve üzeri 388 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket yöntemiyle toplanmış ve yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kadın tüketicilerde kültürel kimlik etnosentrizmi, etnosentrizm müşteri katılımını, kültürel kimlik ve müşteri katılımı müşteri tatminini, müşteri katılımı ve müşteri tatmini tekrar satın alma niyetini olumlu, etnosentrizm müşteri tatminini ise olumsuz olarak etkilemektedir. Erkek tüketicilerde ise kültürel kimlik etnosentrizmi, etnosentrizm müşteri katılımını, müşteri katılımı müşteri tatminini, müşteri katılımı ve müşteri tatmini ise tekrar satın alma niyetini olumlu olarak yordamaktadır. Anahtar Kelimeler: Etnosentrizm, kültürel kimlik, müşteri tatmini, müşteri katılımı, tekrar satın alma

Küresel markalarMarkaMarka duyarlılığı+6
Yusuf Usal
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın tüketicilerin giysi stillerine yönelik tutumlarının ve dijital platformda stil oluşturma davranışlarının incelenmesi

Giyim, geçmişten günümüze bireylerin kendilerini ifade etmede kullandıkları temel araçlardan biridir. Stil kavramı; dönemsel gelişmelerin yanı sıra sosyal, kültürel ve psikolojik etkenlerle şekillenmekte, bireylerin kimlik inşası ve gündelik yaşam pratikleriyle ilişkili çok boyutlu bir yapı sergilemektedir. Güncel araştırmalar, giysi stilinin yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda bireysel tutumlar ve algılarla bağlantılı dinamik bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın konusu, literatürde yer alan stil türleri temelinde kadın tüketicilerin stil farkındalıklarını belirlemek ve giysi stillerine göre kategoriler oluşturmaktır. Araştırmanın amacı, kadın tüketicilerin görüşleri doğrultusunda giysi stillerine ait kategorileri belirlemek ve bu stillerin dijital ortamda görsel uygulamalar üzerinden değerlendirilmesini sağlamaktır. Araştırmanın evrenini Konya'da ikamet eden 25–45 yaş aralığındaki kadın tüketiciler, örneklemini ise bu evrenden seçilen 30 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmış ve araştırma iki aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada, literatürde yer alan giysi stilleri ve bu stilleri temsil eden giysi görselleri, çevrim içi anket aracılığıyla Türkiye genelindeki üniversitelerde görev yapan 32 moda tasarımı alan uzmanının değerlendirmesine sunulmuş; uzman görüşleri doğrultusunda stil temsili yeterli görülen görseller belirlenmiştir. İkinci aşamada, yüz yüze gerçekleştirilen uygulamalarda katılımcılardan, beden ölçülerine uyarlanabilen avatarlar üzerinde dijital görsel katalog aracılığıyla günlük, iş ve davet bağlamlarında stil grupları ve kombinasyonlar oluşturmaları istenmiştir. Elde edilen nitel verilerin analizi sonucunda, kadın tüketicilerin stil tercihlerinin serbest (casual), minimal, fancy (süslü) ve retro/vintage stil kategorileri altında belirgin biçimde ayrıştığı; bu stillerin belirli tutum, algı ve tercih örüntüleri çerçevesinde tanımlanabildiği ortaya konmuştur.

Giysi tasarımıKadın giysileriTüketici tutumları
Neslihan Karaman
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin gıda güvenilirliği, sağlıklı beslenme bilgi, tutum ve davranışları ile kantinden gıda tüketim tercihlerinin incelenmesi

Gıda, fizyolojik ihtiyaçların başında gelmekte olup insan yaşamı için vazgeçilmezdir. Doğada bulunan tüm canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için gıdayı tedarik etmek ve beslenmek zorundadır. Özellikle gelişim çağında bulunan ortaokul öğrencileri için beslenme ayrı bir önem taşımakta ve bu dönemde beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasında okul vazgeçilmez bir rol oynamaktadır. Bu nedenle okullarda bulunan kantinlerde sunulan gıdaların güvenilir ve besleyici olması çok önemlidir. Bu araştırma; ortaokul öğrencilerinin gıda güvenilirliği ve sağlıklı beslenmeye ilişkin bilgi, tutum ve davranışları ile kantinlerden satın almayı tercih ettikleri gıdaları ve tüketim sıklıklarını saptamak amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini; Ankara il merkezi içerisinde yer alan Çankaya, Yenimahalle ve Altındağ ilçelerinde bulunan ortaokullarda 5, 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören 632 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri; öğrencilerin demografik bilgilerinin yanı sıra, Besin Güvenliği Davranış Ölçeği, Beslenme Tutum Ölçeği ve Beslenme Davranış Ölçeği'nden oluşan araştırma formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, sayı ve yüzde dağılımlar, ki-kare analizi, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu karşılaştırma testi (LSD) testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonuçlarına göre öğrencilerin gıda güvenilirliği davranışları cinsiyet ve sınıflar arasında anlamlı bir farklılık göstermektedir (p<0,05). Kızlar ile yedinci sınıf öğrencilerinin gıda güvenilirliği davranışları diğerlerine göre daha olumludur. Beslenme tutumları açısından bu farklılık yalnızca sınıflar arasında görülmektedir (p<0,05). Beşinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin sağlıklı beslenme tutumları diğerlerine göre daha olumludur. Öğrencilerin beslenme davranışları da cinsiyet ve sınıflar arasında anlamlı bir farklılık göstermektedir (p<0,05). Kızlar ile beşinci sınıfta öğrenim gören öğrencilerin sağlıklı beslenme davranışları diğerlerine göre daha olumludur. Kantinlerde satılan gıdalar ve öğrencilerin bu gıdaları tüketim sıklıkları incelendiğinde; sağlığa faydalı olan gıdaların kantinlerde satışının ve tüketiminin çok fazla olmadığı; sağlığa zararlı olan gıdaların satışı yasak olmasına rağmen kantinlerde satışının yapıldığı ancak tüketim sıklıklarının diğerlerine göre daha az olduğu; kantinlerde satışı şartlı uygun olan gıdaların ise kantinlerde en çok tüketilen/satılan ürün grubu olduğu görülmektedir. Su en sık tüketilen gıdaların başında gelmekte olup öğrencilerin sağlığa zararlı gıdaları tüketim sıklıkları sosyoekonomik düzey yükseldikçe azalmaktadır.

Beslenme ve yeme bozukluklarıGıda güvenliğiGıda tüketimi+7
Hanife Ayan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin küreselleşmeye ve küresel markalara yönelik tutumlarının incelenmesi: Sigortacılık sektöründe bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, küresel markaya yönelik tutum ve küreselleşmeye yönelik tutumun küresel marka satın alma niyeti üzerindeki doğrudan etkileriyle küresel marka güveninin bu ilişkideki aracılık rolünün incelenmesidir. Çalışmanın modeli test edilirken birincil veriden yararlanılmış, bu çerçevede Ankara'da yaşayan 200 bireysel tüketiciden anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan hipotezlerin test edilmesi amacıyla Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Aracılık ilişkisine yönelik hipotezlerin testi için ise Bootstraping yönteminden faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, küresel markaya ve küreselleşmeye yönelik olumlu tutumun kara araçları kasko sigortası satın alma niyetini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca, küresel marka güveninin, küresel markaya yönelik tutumun küresel marka satın alma niyetine etkisine ve küreselleşmeye yönelik tutumun küresel marka satın alma niyetine etkisine aracılık ettiği tespit edilmiştir.

KüreselleşmeMarkaMarka duyarlılığı+4
Işıl Konya
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda tüketici davranışlarını etkileme amacıyla kullanılan simgeler üzerine bir araştırma

Bu çalışmada reklamın öneminden bahsedilmiş, reklamın hedef aldığı kitlelerin dikkatini ürüne çekmek için kullanılan yöntemler ve bunların satın alma davranışına etkileri üzerinde durulmuştur.Tüketici davranışlarına yön veren, tüketicilerin algılamalarına ve tutumlarına etki eden etmenler ile pazarlamacıların bu doğrultuda kullandıkları temel imgeler ve o imgelerin reklama nasıl uyarlandığı çalışmada detaylıca incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, 7 Mayıs 2016 Cumatesi, 8 Mayıs 2016 Pazar, 9 Mayıs 2016 Pazartesi ve 10 Mayıs 2016 Salı günleri ulusal televizyon kanallarında prime-time süreci çerçevesinde izlenilen reklamlarda kullanılan imgeler incelenmiştir. Bilgisayar aracılığıyla kayda alınan reklamlar bir aydan fazla zaman içinde incelenmiş ve elde edilen bulgulara göre önceden saptanan imgelerin yer aldığı reklamlardaki kullanımları ve söz konusu imgelerin hangi sektörlerin reklamları için kullanıldığı belirlenmiştir. İçerik analizi yapılarak, imgelerin yer aldığı reklamlar örneklerle çözümlenmeye çalışılmış ve tüketicinin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan metotlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda, başvurulan imgelerin kullanım oranları çizelgeler halinde sunulmuştur.

ReklamlarSatınalma davranışıSimge+5
Mahammad Garashov
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada tüketicide pozitif tutumun oluşturulmasında içerik pazarlamanın etkisi

1950'lerde bilgisayar sistemlerinin gelişmeye başlamasıyla birlikte internet çağının devreye girmesi ve günümüzde küreselleşmenin de etkisiyle sosyal medyada insanlar zaman ve mekân sınırlaması olmadan etkileşimlerini sağlayabilmektedirler. Klasik reklamlara göre ürün ve hizmetleri daha cazip hale getirerek, hedef kitlelere ulaşarak, farkındalık yaratıp kitleleri harekete geçirmek, yayınlanacak kanalların seçilip dağıtılması gibi faaliyetleri kapsayan tüm süreç, sözel ve görsel veriler içerik pazarlama olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde etkin ve maliyetinin düşük olmasından dolayı, markanın pazarda lider konuma geçmesinde içerik pazarlama, pozitif tutum oluşturulması açısından önemlidir. Bu araştırmada, tüketici davranışlarında pozitif tutum oluşturarak kalıcı marka bağlılığı yaratmak için, sosyal medya aracılığı ile marka ve değerlerle ilgili farkındalık yaratılmasında içerik pazarlamanın etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. İçerik pazarlamanın sosyal medya kullanıcıları üzerinde pozitif tutum oluşturarak, ürünü satın almaları, başka kullanıcılara önermeleri ya da beğenilen içeriği diğer sosyal medya mecralarında paylaşmaları ve kullanıcılar arasında yaratılan etkileşim ile oluşan pozitif ilişki oluşturması beş hipotez olarak belirlenmiştir. Belirlenen hipotezlerin araştırılması amacıyla 5' li Likert Ölçeğine uygun olarak hazırlanan anket, üç yüz seksen beş kişiye uygulanmıştır. Katılımcıların demografik özelikleri olarak yaşları, eğitim düzeyleri, meslek grupları ve cinsiyetleri dikkate alınmıştır. Ayrıca da yaş gruplarının eğitim durumları, içerik niteliği ve satın alma ölçütlerinin yaş gruplarıyla karşılaştırılması ve etkileşimin eğitim durumu ile karşılaştırılması bulgular arasında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, sosyal medyada hazırlanan içeriğin niteliği ile satın alma, paylaşım, önerme ve etkileşim arasında doğrusal bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayni pozitif ilişki paylaşım, önerme, paylaşım, etkileşim, önerme, etkileşim, satın alma, paylaşım ve önerme, etkileşim arasında da gözlemlenmiştir. Cinsiyet gruplarına göre yapılan hipotez incelemesi sonucunda her iki grup için satın alma, etkileşim, paylaşım ve önerme değerleri eşit çıkmasına rağmen, erkekler ve kadınlar arasında içerikten etkilenme değerleri farklılık göstermiştir. Yaş gruplarına yönelik hipotez incelemesinde, önerme, etkileşim ve paylaşım değerleri arasında fark belirlenmemesine karşın, satın alma değerleri ve içerik değerleri arasında farklılıklar belirlenmiştir. Eğitim durumuna göre yapılan hipotez incelemesi sonucunda, eğitim gruplarında etkileşim değerleri arasında farklılıklar belirlenmesine rağmen, gruplar arasında satın alma, içerik, paylaşım ve öneri değerlerinde farklılık gözlemlenmemiştir. Pazarda yaşanan yoğun rekabet ve internet kullanımının yaygınlığı ile içerik pazarlamanın önemi gün geçtikçe artmaktadır. Firmaların marka farkındalığı ve marka bağlılığı yaratarak pazar hedeflerine ulaşmaları için içerik pazarlamanın kullanımına yönelik bu araştırmanın katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

MedyaPazarlamaSosyal medya+3
Zarife Bardaklı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici şüpheciliği ve marka güvensizliği ilişkisi: Online alışveriş siteleri üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, tüketici şüpheciliği ile marka güvensizliği kavramları ele alınmış ve bu kavramlar arasındaki ilişkiler, Türkiye'deki bazı online alışveriş siteleri bağlamında incelenmiştir. Dikkate alınan kavramların literatürde oldukça az sayıda incelendikleri anlaşılmakta iken; söz konusu ilişkinin Ülkemizde neredeyse hiç inceleme konusu olmadığı dikkat çekmektedir. Ulaşılan sonuçlara göre şüphecilik, iki alt boyuta ayrılmakta; ancak marka güvensizliği tek bir boyut olmaktadır. Bunun yanı sıra, iki kavram birbirleriyle ilişkilidir ve tüketici şüpheciliğinin boyutları hem tek tek ve hem de bir bütün olarak marka güvensizliğini etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Tüketici şüpheciliği, marka güvensizliği, online alışveriş siteleri,Türkiye.

AlışverişGüvenMarka güveni+7
Hasan Çınar
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Cep telefonu kullanıcılarının mobil reklamlara karşı tutumlarını etkileyen faktörler üzerine bir araştırma

Teknolojinin her alanındaki ve mobil iletişimdeki hızlı gelişmeler ve değişmeler, aynı zamanda mobil pazarlamada da birçok yeniliğe sebep olmuştur. Mobil telefonların kullanımının yaygınlaşması ve mobil pazarlama yenilikleri eskiye göre tüketiciye daha kolay ulaşabilme sağlar. İşletmeler pazarlamada bu hızlı kanalı tüketicilere ulaşmak için tercih ederler. Ayrıca mobil pazarlama müşteri ilişkileri yönetimi açısından da önemli bir kanaldır.Elbette mobil pazarlamanın başarıya ulaşması için en önemli faktörlerden biri cep telefonu kullanıcılarının mobil pazarlamaya karşı tutumlarının nasıl olduğudur. Mobil reklamlara karşı tüketici tutumları nasıl oluşur? En önemli faktörler nelerdir? Demografik faktörler mobil reklamlara karşı tutumu etkiler mi?Bu çalışmada cep telefonu kullanıcılarının mobil reklamlara karşı tutumları araştırılmıştır. Önce kavramsal çerçeveyi hazırlanmış ve son olarak da hipotezler istatistiki açıdan test edilerek sonuçlara yer verilmiştir. Çalışmanın sonuçlarının mobil pazarlama uygulayan işletmelere yararlı olması umulmaktadır.

Cep telefonuMobil pazarlamaMobil reklam+3
Aybike Sert
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici dindarlığı ve alışveriş tutumu üzerine bir inceleme

Geçmişten günümüze, dini inançların inanan birey üzerinde çok yönlü bir etki gücüne sahip olduğu görülmektedir çünkü din, insanhayatına nüfuz ettiği ölçüde bireyin duygu, düşünce ve davranışının şekillenmesinde rol oynar. Bu çerçevede dinin insan üzerindeki etkisi sadece namaz, oruç, hac gibi ibadet eksenli ritüellerle sınırlı olmayıp gündelik hayata dair davranışlarda da görülmektedir.Bu bağlamda göze ilişen olgulardan biri tüketim davranışıdır. Dolayısıyla dini inançların etkili olduğu insan davranış türlerinden biri de tüketim tutum ve tercihleridir. Bu araştırmada dindarlık ve tüketim davranışı arasındaki ilişki incelenmiştir. Gıda ve kıyafet gibi zaruri ihtiyaçlardan eğlence ve tatil gibi bazen lüks kabul edilen tüketim tutumu ve tercihleriyle dindarlık arasında nasıl bir ilişki vardır? Tüketici tutum ve tarzlarında dindarlığın rolünü inceleyen bu nicel araştırma kapsamında 1106 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcıların tüketici tarzlarını belirlemek için Sproles ve Kendall (1986) tarafından geliştirilen Tüketici Tarzları Envanteri (TTE) ve dindarlık düzeylerini ölçmek için araştırma kapsamında tarafımızca geliştirilen Dini TutumÖlçeği (DTÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS- 24 programıyla analiz edilmiştir. Ölçeklerin arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Gruplar arasındaki farkı belirlemek için Anova ve bağımsız grup t-testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre Dini Tutum Ölçeği (DTÖ) puanları ile Tüketici Tarzları Envanter (TTE) puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu ilişkinin mahiyetine baktığımızda dindarlık ile tüketici tarzlarının alt faktörlerinden Marka Odaklılık, Yenilik-Moda Odaklılık, Düşünmeden AlışverişYapma, Alışkanlık (marka bağlılığı), Bilgi Kargaşası Yaşamaile negatif yönde;Fiyat Odaklılık ve Alışverişten Kaçınma alt faktörleri ile pozitif yönde ilişki olduğubelirlenmiştir. Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise dini inançların araştırmamıza katılan bireylerin gıda, kıyafet, tatil ve banka tercihlerinde en belirleyici faktör olduğudur. Elde edilen sonuçlar, araştırmanın örneklemi bağlamında dindarlığın tüketim tarzve tercihleri üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Din, Din Psikoloji, Dindarlık, Tüketim, Tüketici Dindarlığı, Tüketim Tarzları

Alışveriş davranışlarıDinDin psikolojisi+7
Ayşenur Barak
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji kabul modeli kapsamında tüketicilerin mobil (TV) uygulamalara karşı tutumlarının davranışsal niyetine etkisi

Bilişim teknolojilerinde yaşanılan hızlı gelişmeler ve kullanım maliyetlerinin makul bir seviyeye gelmesi nedeniyle, internet kullanım yoğunluğunun sabit bilgisayarlardan mobil iletişim cihazı olarak adlandırılan yeni nesil akıllı telefon ve tabletlere kaymasına neden olmuştur. Bununla birlikte mobil cihaz ve uygulamalarının kullanıcısına sağladığı imkanlar tüketicileri neredeyse günün tamamında mobil olma durumuna getirmiştir. Bu fırsatı gören işletme ve firmalar, pazar paylarını artırmak, yeni ve daha fazla tüketiciye ulaşmak adına farklı mobil pazarlama eylemlerine yönelmişlerdir. Bunlardan biri de video akış hizmeti sunan mobil uygulamalardır. Bu çalışma, akıllı telefon ve/veya tablet üzerinden mobil uygulama kullanan tüketicilerin Netflix, PuhuTV vb. video akış içerikli mobil (TV) uygulamalara yönelik tutumlarını ve bunun davranışsal niyetine olan etkilerini teknolojik kabul modeli kapsamında araştırılması ve bu konuda bir model oluşturma çalışması amaçlanmaktadır. Araştırma, çevrimiçi mağazalar (Google Play, Apple Store ve Windows Phone) üzerinden akıllı telefon ve tablet yoluyla, mobil (TV) uygulamaları indirip kullanan Kocaeli ilindeki 537 katılımcı ile gerçekleştirilmiş ve birincil verilere anket yöntemi kullanılarak ulaşılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS istatistiksel veri analizi paket programı ve AMOS yapısal eşitlik modeli analiz programı ile analiz edilerek ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre, duygusal değer ve algılanan kullanım kolaylığı, mobil (TV) uygulamasının benimsenmesinde algılanan fayda üzerinde iki temel belirleyicidir. Mobil (TV) uygulama kullananların kullanmaya yönelik tutumu üzerinde kilit rol oynayan algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığına kıyasla daha fazla etkiye sahiptir. Tüketicilerin, mobil (TV) uygulama kullanmaya yönelik tutumlarının ise davranışsal niyeti üzerinde oldukça güçlü bir etki oluşturmaktadır. Araştırmada ayrıca, aracılık etkisiyle ilgili bulgular değerlendirilmiş, algılanan kullanım kolaylığı bağımsız değişkeni ile kullanmaya yönelik tutum bağımlı değişkeni arasında algılanan fayda değişkeninin, kısmi aracılık görevi yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davranışsal niyetMobil internetMobil uygulama+5
Süleyman Çavuşoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnterneti tercih eden tüketicilerin alışveriş özelliklerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

İnternetin gelişimi ile birlikte ortaya çıkan online alışveriş imkanları, tüketici davranışlarını da etkilemiştir. Bu davranışların analiz edilmesi ve sonuçlarının ortaya konması, tüketici davranışları üzerinde internetin etkisinin tespiti açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma ile diğer araştırmalar için bir temel oluşturulurken, pazarlama stratejisinin belirlenmesi açısından önemli sonuçlar elde edilmesi de amaçlanmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma ile Uşak Üniversitesi öğrencilerinin internetten alışveriş özelliklerinin tespit edilmesi hedeflenmektedir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anketler cevaplayıcılarla yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Araştırmanın kapsamını Uşak Üniversitesi Bir Eylül Kampüsündeki fakülte ve yüksekokul öğrencileri oluşturmaktadır. Farklı istatistiksel yöntemle elde edilen çalışma sonuçlarına göre internet kullanımı ile internetten alışveriş arasında, internet kullanımı ile alışveriş özellikleri arasında, internet kullanımı ile klasik alışveriş arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bunun yanı sıra sosyal medyanın, öğrencilerin yaşam tarzlarının şekillenmesinde önemli olduğu ve bu önemin gittikçe arttığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışı, İnternet, İnternette Pazarlama, Yaşam Tarzları

Alışveriş davranışlarıElektronik pazarlamaElektronik ticaret+3
Dilek Davulcu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Irkçı reklamlara yönelik tüketici tutumunun satın alma karar süreci üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma

Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ile beraber çeşitliliği gittikçe artan kitle iletişim araçları vasıtasıyla bireyler artık daha çok reklamla karşı karşıya kalabilmektedir. Dolayısıyla reklamlardan uzak kalma olasılığı azalmakta ve hakkında oldukça fazla söylemlerin olduğu alanlardan biri de reklamlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Reklam, istenilen mesajın kitle iletişim araçları kullanılarak geniş bir hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla markalar tarafından yoğun olarak tercih edilen etkili bir iletişim biçimidir. Fakat bazı markaların reklamlarını oluştururken hedef kitlenin özelliklerinin çeşitli nedenlerle başarılı bir şekilde analiz edilememesi krizlerle karşılaşma riskini artırmaktadır. Bu noktada markaların temel amaçlarından biri reklamı yapılan ürüne ilişkin hedef kitlede olumlu bir izlenim oluşturmak ve bu yönde satışlarını arttırmaktır. Ancak bazı reklamlarda kullanılan görseller ya da sloganların hedef kitle tarafından beğenileceği düşünülürken tersi bir durum yaşanabilmekte, reklam olumsuz olarak algılanmakta ve dolayısıyla da tepkileri üzerine çekmektedir. Bu açıdan son zamanlarda hedef kitlenin tepki göstermesine neden olan reklam konularından biri hiç şüphesiz ırkçılıktır. Bu durumda ırkçılık yaptığı gerekçesiyle bazı markaların reklamları kamuoyu ve özellikle de hedef kitlenin tepkisinin odağı haline gelmektedir. Tepkileri üzerine çeken markalar yaşanan bu olay sonrasında, reklamda verilmek istenen mesajın yanlış anlaşıldığını belirterek, hedef kitleden özür dilemekte ve söz konusu reklamlarını yayından kaldırdıklarını duyurmaktadır. Bu süreçte markalar, imajını yeniden düzeltme yolunu seçseler de tüketicilerin reklama yönelik olumlu veya olumsuz tutumları onların davranışını belirlemesi hususunda temel etken oluşturmaktadır. Tüketiciler markanın reklamına yönelik tepkilerini sosyal medya üzerinden ifade etmekle birlikte aynı zamanda söz konusu markaların ürünlerini satın almayarak da bir davranış gösterebilmektedir. Dolayısıyla her marka ürünlerinin satın alınması yönünde bir davranışın ortaya çıkmasını hedeflemekte, aksi bir durumun yaşanmasını istememektedir. Bu bağlamda çalışmada bir markanın ırkçılık yaptığı gerekçesiyle eleştirilen ve tepki çeken bir reklamına yönelik tüketici tutumunun satın alma karar süreci üzerindeki rolü araştırılmıştır. Araştırmada bir hazır giyim mağazasından alışveriş yapan tüketicilere anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın kapsamını, Uşak il sınırları içinde yaşayan 18 yaş ve üzeri tüketiciler oluşturmaktadır. Tüketicilerle görüşmeler sonucu uygulanan 400 anket değerlendirilmiştir. Anket analizlerinden elde edilen verilere göre, reklama yönelik tutumlar ile satın alma karar süreci arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Reklam, Irkçılık, Tüketici, Satın Alma Karar Süreci

IrkçılıkKarar verme süreciReklamlar+3
Dudu Öztürk
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital tükenmişliğin tüketicinin on-line alışverişe karşı tutumuna etkisi

İşyerlerinde bireylerde ortaya çıkan stresin kaynaklarına göre başlayan ve bu durumla başa çıkma davranışlarını kapsayan süreç olarak ifade edilen tükenmişlik kavramı, bireylerin dijital ortamlarda yani bilgisayarla vaktini çok fazla geçirenlerde görülen bir durumdur. İnsanların fiziksel olarak karşı karşıya gelmeden sadece on-line faaliyetlerle bilgisayar başında gerçekleştirdiği her çeşit alansal faaliyetler olan bu dijital ortamların çok kullanılması bir yerlerde birtakım etkiye neden olmaktadır. On-line alışveriş yani çevrimiçi alışveriş de denilen ve internet üzerinde yapılan bu faaliyetle tüketicilerin istedikleri ürünü seçerek sepete ekleyip, kayıt olup, satın aldıktan sonra bu ürünlerin kargoyla bulundukları adrese ulaşması sonucunda meydana gelen bir süreçtir. Tutum ise tüketicinin bir nesne, durum ya da ortama karşı olumlu veya olumsuz biçimde göstermiş olduğu davranışsal tepkilerde bulunma sürecidir. Bu çalışma çağımızın en önemli iletişim aracı olan internet ile gelişen ve bilgisayarda kişilerin vakitlerini çok fazla geçirmelerinden dolayı meydana gelen djital tükenmişliğin on-line biçimde yapılan alışveriş durumuna yönelik sergileyeceği tepkisel tutumların etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya yönelik olarak literatürde gerekli olan araştırma faaliyetlerinin yapılması neticesinde uygun model çizilerek hipotezler oluşturulmuştur. Ele alınan çalışmada İstanbul ilindeki tüketicilerden on-line biçimde alışveriş yapan internet kullanıcılarına yönelik olarak Nisan-2023 tarihi içinde yapılmıştır. Kolayda örneklem yöntemiyle belirlenen 413 internet kullanıcısı olan tüketiciden Google Form üzerinden oluşturulan anketle veriler toplanmıştır. İstatistiksel analizler sürecinde t testi ve Anova testleri uygulanmış dijital tükenmişliğin on-line alışverişe karşı tutumsal olarak bir etkinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna benzer çalışmanın sosyal medya fenomenleri ve alışverişlerine etkisinin belirlenmesine yönelik de çalışmalar yapılabileceği önerilmektedir.

Dijital tükenmeSayısal pazarlamaTutumlar+3
Mehmet Faruk Ceylan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil alışverişin alışveriş tutumuna etkisi: İstanbul'daki gıda sektörüne yönelik bir alan çalışması

Dijital çağı yaşadığımız günümüzde internet her alanda kullanılır olmuştur. Akıllı telefonların da yaygın olarak kullanılır olmasıyla bireyler alışverişlerini mobil olarak bu kanallar üzerinden yapmaya başlamışlardır. Tüketiciler açısından çok kullanışlı bir alışveriş imkânı sunması mobil aluşveriş sürecini de yaygınlaştırmaktadır. Kişilerin karşılaştığı bir obje ya da düşünceye karşı yönünü belirlediği tutum sürecindeki duygu inanç ve eylemleri son tavrını belirtmektedir. Bireysel olarak çok faklılıığn görüldüğü tüketici alışveriş tutumu sonuçta beğenme ya da beğenmeme durumuyla sonuçlanmaktadır. İnsanları fizyolojik intiyaçlarını karşılamak adına yiyerek tüketmeleri gereken maddelerin oluşturduğu alan olan gıda sektörü tüketicinin tercih ettiği öncelikli ürünler kategorisindedir. Bu çalışma işe cep telefonlarından yapılan mobil alışverişin tüketicnin satın alam durumuna bağlı olarak alışveriş sürecindeki tutumunun buradaki etki değerinin belirlenemsi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda oluşturulan anket formu Google form ile uygulanarak Mayıs - 2023 dönemindeki bir aylık dönemde İstanbul ilindeki mobil internet kullanarak alışveriş yapan tüketicilerden veriler elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemiyle toplamda 407 kişiden veri elde edilmiş ve bunlar SPSS programı yoluyla istatistiksel analizi yapılarak ANOVA ve t testleri sonrasında oluşturulan model ve hipotezlerimiz test edilmiştir. Sonucunda mobil alışverişin alışveriş turumu üzrinde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buradaki çalışma alanı olarka ele alınan mobil internetin benzer farklı etkenlere yönelik olarak ve farklı sektörlerde de denemesi önerilmektedir.

AlışverişAlışveriş davranışlarıGıda sektörü+5
Ahmad Sajaad Haıdary
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusmerkezciliğin küresel kültür konumlandırması ile oluşturulan reklamlara yönelik tutuma etkisi: Irak-Türkiye örneği

Bu çalışma ile tüketicilerin ulusmerkezcilik boyutlarının, küresel tüketici kültürü konumlandırma ile yapılan bir reklama karşı tutumları üzerine kültürlerarası etkileri araştırılmaktadır. Bu etkileri araştırmak için Türkiye ve Irak'ta bulunan toplam 400 hane halkı üzerinden anket yöntemi ile veri toplanmış olup, bu iki ülke karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu karşılaştırma 17 sorudan oluşan ve toplum yanlı olma, Biliş, Tehdit, tepkisellik ve alışkanlık boyutlarını içeren beş boyutlu tüketici ulusmerkezciliği genişletilmiş eğilim ölçeği CEESCALE ile gerçekleştirilmiştir.

Etnik merkezcilikIrakKüresel konumlandırma sistemleri+6
Maryam Salihi
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici temelli marka denkliği ile müşteri bağı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Online marka toplulukları örneği

Günümüzde markalar rekabet üstünlüğü elde etmek amacıyla marka denkliği ve müşteri bağı kavramlarına önem vermektedir. Artan teknolojik gelişmeler çevresinde tüketiciler ya da markalar yoluyla oluşturulan online marka toplulukları da pazarlama çalışmaları için önemli bir saha haline gelmiştir. Çalışmanın temel amacı tüketici temelli marka denkliği ile müşteri bağı arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma için Facebook Online marka toplulukları ele alınmıştır. Türkiye'de en çok sayfa beğenisine sahip olan markalardan birinin Volkswagen olması sebebiyle çalışma için Volkswagen marka toplulukları seçilmiştir. Çalışma süresince Volkswagen marka topluluklarına üye olunmuş ve bu topluluklarda nicel araştırma yöntemi olan anket tekniği bilgisayar yoluyla uygulanmıştır. Sonuçlara göre müşteri bağı, tüketici temelli marka denkliği ve boyutları üzerinde pozitif bir etki göstermektedir. Daha öne yapılan çalışmalar arasında tüketici temelli marka denkliği ve boyutlarının müşteri bağı ile ilişkisini araştıran kapsamlı bir çalışmaya rastlanmamıştır. Gruplara üye olan katılımcılardan bazılarının ne şu an ne de geçmişte Volkswagen araca sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. Buna göre marka toplulukları sadece var olan müşterileri değil, potansiyel kullanıcıları da oluşturmaktadır. Markalar marka topluluklarında değer yaratımına gereken önemi göstermelidir. Volkswagen Online marka topluluklarında yapılan bu çalışma için 490 anket toplanmıştır. Doğruluğuna inanılmayan ve eksik veri barındıran anketler çalışmaya dahil edilmeyerek son veri setinin son hali olan 451 anket SPSS analizi için uygun görülmüştür. Hipotez testleri doğrultusunda çalışmanın sonuçları yorumlanmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Değer yaratan faaliyetlerFacebookMarka bağımlılığı+6
Öykü Hazal Aral
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya ve televizyon reklamlarına yönelik tüketici algı ve tutumlarının satın alma niyetine etkisi: Karşılaştırmalı bir analiz

Markalar hem sosyal medya mecralarından hem de geleneksel mecralardan biri olan televizyondan reklam kampanyalarını devam ettirmektedirler. Bu çalışma kapsamında, sosyal medya reklamlarına ve televizyon reklamlarına yönelik tüketicilerin algıları, tutumları ve satın alma niyetleri incelenmiştir. Reklamlara yönelik tüketici algılarının tespit edilmesi, bu algıların tutuma etkisi, tutumun da satın alma niyetine etkisini incelemek ve ortaya çıkan etkileri karşılaştırmak çalışmanın amacıdır. Araştırma verilerinin toplanması sırasında, reklama yönelik tüketici algılarını ölçmek amacıyla Wang, Sun, Lei ve Toncar tarafından oluşturulan ölçek, reklama yönelik tutumu ölçmek amacıyla Wang ve Sun tarafından oluşturulmuş ölçek ve tüketicilerin reklama yönelik satın alma niyetini ölçmek için de Spears ve Singh tarafından geliştirilen semantik farklılıklar ölçeği kullanılmıştır. Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan ve televizyon izleyen kişileri temsil etmesi için olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve toplamda 401 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 21 ve AMOS 21 programları aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerde betimleyici analizler, güvenilirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, hem sosyal medya reklamlarına hem de televizyon reklamlarına yönelik tüketici algılarının tutumları kısmen etkilediği, tutumların da satın alma niyetine etki ettiği ortaya çıkmıştır. Tüketici algılamalarını oluşturan güvenilirlik boyutu televizyon reklamlarına yönelik tutumları etkilerken sosyal medya reklamlarına yönelik tutumlara etki etmemiştir; aynı şekilde bilgi vericilik boyutu sosyal medya reklamlarına yönelik tutumları etkilerken televizyon reklamlarına yönelik tutumlara etki etmemiştir. Hem sosyal medya hem de televizyon reklamlarına yönelik ortak algılamaları oluşturan üç boyutun (eğlence, ekonomiye fayda, değer yozlaşması) etki derecelerine bakıldığında, sosyal medya reklamlarına yönelik boyutların televizyon reklamlarına yönelik algıları oluşturan boyutlara göre tutumları daha fazla etkilediği ortaya çıkmıştır. Sosyal medya reklamlarına ve televizyon reklamlarına yönelik tutumların satın alma niyetine etki dereceleri de farklılık göstermektedir.

Satınalma niyetiSosyal medyaTelevizyon+5
Neslihan Kocaömer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanıcılarının sanal uygulamaları satın alma davranışları: Türkiye ve Almanya karşılaştırması

Geleneksel medyanın Web 2.0 ile sosyal çağa geçmesiyle sosyal medya uygulamaları her kesimde gelişme göstermeye başlamıştır. Bireylerin sosyal medya kullanımını arttırması pazarlama stratejilerine de yansıyarak, sosyal medya pazarlamasını ortaya çıkarmıştır. Firmalar sosyal medya üzerinden daha çok nasıl kazanç elde edeceğine odaklanırken, aynı zamanda birçok uygulama da geliştirmişlerdir. Özünde kendisi de bir sanal uygulama olan sosyal medya içerisinde de birçok sanal uygulama barındırmaya başlamıştır. Gelirini arttırmayı hedefleyen sosyal medya şirketleri geliştirdikleri sanal uygulamalarla milyonlarca dolarları bulan gelirler elde etmeye başlamışlardır. Bu noktada tüketicilerin sanal uygulamaları kullanma davranışsal niyetlerini belirlemek, bu gelirleri elde etmek için önemli bir bilgi olacaktır. Çalışma teori ve araştırma kısımlarından oluşup, sosyal medya üzerindeki sanal uygulamaların tüketici davranışı ile olan bağını ortaya koyabilmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın teori bölümünde; pazarlama karması 4P'nin 4C'ye dönüşürken tutundurmanın iletişime dönüşmesi ve bütünleşik pazarlama iletişiminin doğuşu, geleneksel medyanın sosyal çağa dönüşü, sosyal medyanın kapsamı ve pazarlama stratejileri, Türkiye ve Almanya'da sosyal medya, sosyal medya üzerinde sanal dünyalardaki sanal ürün ve varlıklar, tüketicinin bu sanal uygulamalara karşı satın alma davranışı ele alınarak, literatür taraması yapılan Teknoloji Kabul Modeli incelenmektedir. Araştırma bölümünde ise; sosyal medyada sanal uygulamaları satın alma davranışı üzerine hazırlanmış olan anket ile Türkiye'den ve Almanya'dan 523 geçerli anket toplanmıştır. Katılımcıların verdikleri cevaplar neticesinde edinilen veriler, SPSS istatistik analiz programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucuna göre; Türkler için algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı değişkenlerinin sosyal medya üzerinden sanal uygulamaları satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye, Almanlar için algılanan fayda değişkeninin sosyal medya üzerinden sanal uygulamaları satın almaya yönelik tutum üzerinde olumlu ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.

AlmanyaKullanıcı davranışlarıSanal ağlar+7
Menekşe Hüryaşar
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir marka bileşeni olarak logolar ve logolarda tipografi kullanımının marka değerine etkisi

Bu çalışma, logolarda kullanılan tipografik karakterlerin marka değeri üzerindeki etkilerini, Aaker'in tüketici temelli marka değeri modelini temel alan bir alan araştırmasıyla açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışma, alan araştırması sonucunda karşılaştırılan logo ve tipografik karakterlerin tüketicilerde bıraktığı etkinin marka değerine olan yansıması hakkında veriler öne sürmektedir. Marka değerinin temel kaynağı olan tüketicilerin marka imajına yönelik tutumları ve buna bağlı olarak logo ve logolarda kullanılan tipografik karakterlerin tasarım sürecinde dikkat edilmesi gereken özelliklerin yer aldığı çalışma kapsamında altı banka logosu karşılaştırılmış ve bu logolarda kullanılan tipografik karakterlerin marka değerini ne ölçüde etkilediği saptanmıştır.

LogoMarkaMarka değeri+5
Handan Güler İplikçi
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Drone aracılığıyla ürün dağıtımına yönelik tüketici tutumlarının incelenmesi

Dünya'da teknolojinin gelişmesiyle birlikte pazarlama ve hizmet alanında rekabet avantajı sağlayabilmek için işletmeler inovatif gelişmeleri yakından takip ederek sundukları hizmetleri son teknolojiye uyarlayarak tüketicilere sunmaktadır. Teknolojik gelişmeleri lojistik alanda faaliyet gösteren işletmeler de takip etmektedir. Bununla birlikte lojistik alanda teknolojik gelişmelerin sonucu olarak yeni bir teslimat modeli olan drone teknolojisi karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı, drone aracılığıyla teslimata yönelik elde edilen tüketici bilgilerinin demografik değişkenlere göre analiz edilmesi ve teslimata yönelik tutum üzerinde çevre duyarlılığı, performans riski, teslimat riski, gizlilik riski, yenilikçilik, dağıtım hızı ve hedonik deneyim arayışı değişkenlerinin etkisinin incelenmesidir. Yüz yüze anket yöntemi kullanılarak katılımcılardan toplanan 294 veri için istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırmada demografik değişkenlerin yer aldığı kişisel bilgi formu ve drone aracılığıyla ürün teslimatına yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler üzerinde, katılımcıların drone aracılığıyla ürün teslimatına yönelik bilgilerinin demografik değişkenlerle analizleri; bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü ANOVA ile yapılmıştır. Araştırmanın analizleri istatistiksel paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarında drone ile teslimata yönelik ölçekte yer alan alt boyutlar demografik değişkenlere göre incelendiğinde cinsiyet açısından anlamlı bir farklılık yoktur. Ancak diğer demografik değişkenlerden; yaş, medeni durum, eğitim durumu, gelir ve satın alma kanalı tercihi açısından olumlu ve anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Son olarak drone ile ürün dağıtımına yönelik tutumla; çevre duyarlılığı, yenilikçilik, dağıtım hızı ve hedonik deneyim arayışının pozitif yönde anlamlı olarak ilişkili olduğu ve performans riski, teslimat riski ve gizlilik riski puanları açısından bakıldığında ise negatif yönde anlamlı ilişki olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

DroneTeknoloji kullanımıTeslimat+2
Mustafa Bozkurt
Mersin University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects