Türkiye

Bu konu başlığı altında 2.899 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin Kazakistan politikasında kültür ve dil

Orta Asya'daki merkezi konumuyla öne çıkan Kazakistan, 16 Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek müstakil ve demokratik bir ülke olarak varlığını sürdürme kararı almıştır. Tarihsel koşullar nedeniyle, birbirlerinden ayrılarak bağlarını yitirme noktasına gelen Kazakistan ve Türkiye ise yeniden çok taraflı düzeyde temas kurma fırsatını yakalamıştır. Kazak devletinin aldığı bu bağımsızlık kararını müteakip, Türk hariciye nazırlığı ivedilikle harekete geçmiş, Kazakistan'ı dünyada tanıyan ve bu ülkede büyükelçilik açan ilk ülke Türkiye olmuştur. Söz konusu tarihten bu yana her geçen gün ivme kazanarak süregelen bu müstesna ilişkinin manidarlığı evvela siyasi, ticari, ekonomik ve insani iş birliğinin gelişimi için önemli bir temel oluşturan ortak tarih, kültür ve dile dayanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin Kazakistan'a yönelik uyguladığı kültür ve dil politikalarını ele almaktır. Konunun kuramsal çerçevesi yumuşak güçtür. Tezin sınırlılığı, 1991 yılından 2023 yılına kadar olan dönemi kapsamaktadır. Çalışmanın birincil sorusu, "Türkiye'nin Kazakistan'a yönelik icra ettiği kültürel ve dilsel politikalar, hangi kurum ve kuruluşlarının aracılığıyla gerçekleştirilmektedir ve söz konusu faaliyetler nelerdir?" şeklindedir. İkincil soruları ise "Kazakistan'ın kamuoyu nezdinde, Türkiye hangi konumdadır?" ve "Gerçekleştirilen yumuşak güç politikalarının, Türk-Kazak ilişkilerine yansımaları nasıl olmaktadır?" biçiminde formüle edilmiştir. Çalışmanın suallerini yanıtlamak ve varsayımlarını sınamak gayesiyle elde edilen verilerin çözümlenmesi merhalesinde, kalitatif ve kantitatif yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma bir yaklaşım tarzı benimsenmiştir. Bu doğrultuda, ekseriyette Türkiye'nin yumuşak güç aktörleri mercek altına alınmıştır. Bunların yanı sıra Kazakistan'da yer alan Türkoloji bölümleri, Türkiye Türkçesinin öğretimi, Türkiye Bursları, Türk dizileri, Türk medyasının varlığı ve turizmin mevcut durumu çözümlenerek; Türkiye'nin bölgeye yönelik söz konusu politikaları, alanda yapılan mülakatlar ve arşiv araştırmaları vasıtası ile yerinde tetkik edilmiştir.

DilKazakistanKültür+1
Mehmet Emin Tekin
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin enerji ithalatı ve cari açık sorunu

Ekonomik büyüme ve kalkınma konusunda önemli hedefleri olan Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık %75'ini ithalatla karşılamaktadır. Enerjide dışa bağımlılık, dış ticaret dengesini bozmakta, dolayısıyla da cari açık düzeyini yukarı çekmektedir. Bu çalışmada, ilk olarak dünyadaki ve Türkiye'deki enerji kaynakları, enerji arz-talep oranları ve elektrik üretim-tüketim değerleri incelenmiştir. Daha sonra Türkiye'deki sanayi üretiminin enerji ithalatına etkisi analiz edilerek, petrol ve doğal gaz ithalatının cari açığa olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, petrol ve doğal gaz ithalatındaki artışların cari açıkta artış meydana getirdiği görülmüştür. Çalışmanın sonuç kısmında, enerji ithalatına ve cari açığa çözüm getirecek alternatif ve kalıcı hedeflerden bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Doğal Gaz İthalatı, Enerji İthalatı, Petrol İthalatı, Yenilenebilir Enerji.

Cari açıkDoğal gazEnerji+6
Reyhan Demir
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Transmission of advanced economies central banks' and Central Bank of Republic of Turkey's monetary policies to Turkish financial system

In this study, effects of unconventional monetary policies which are implemented by advanced economies to Turkish financial markets are analyzed. When Central Bank of Republic of Turkey (CBRT) policies are evaluated with advanced economies' policy stance, the response of domestic market rates to CBRT policy decisions may change. To shed light to this issue this study suggests an empirical VAR model. According to the findings, short term market sensitivity against both domestic and international improvements was affected mainly by primary policy tool of CBRT. US dollar exchange rate is quite effective on the long term indicator.

Economic policiesDevelopment economicsEmerging markets+7
Ünal Kaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Terör olaylarının ülke CDS primlerine ve hisse senedi piyasalarına etkisi: Avrupa bölgesi ve Türkiye özelinde

Çalışmanın amacı terör olaylarının, özellikle İslami kökenli terör olaylarının, finansal piyasalara etkisini ülke CDS primleri ve hisse senedi piyasaları özelinde incelemektir. Bu etki Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsveç, İngiltere ve Türkiye'nin yer aldığı 9 ülke kapsamında 2008-2017 dönemi itibariyle olay analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada terör olaylarının ülke CDS primlerinin ve hisse senedi piyasalarının davranışını getiri ve oynaklık açısından etkileyip etkilemediğine bakılmıştır. Çalışmada kullanılan verilere Thomsan Reuters veri tabanından ulaşılmış olup bu verileri çalışmada yer alan ülkelerin 5 yıl vadeli ülke CDS primleri ve hisse senetlerinin kapanış fiyatları oluşturmaktadır. Avrupa Bölgesi'nde yer alan 8 ülke için sadece İslami kökenli terör olaylarına bakılırken, Türkiye için IŞİD, PKK ve FETÖ ayrımına gidilmiştir. Çalışma sonucunda ülkeler terör olayları sonrasındaki 10, 20, 30 ve 45 günlerinde terör öncesine göre hem borsa getirileri açısından hem de 5 yıl vadeli ülke CDS primleri getirisi açısından birkaç istisna dışında anlamlı farklılık göstermemiştir. Bunun yanı sıra ülkelerin her iki piyasa için de volatiliteleri benzer davranış göstererek terör olayı öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Terör, Ülke CDS primi, Olay analizi, Getiri, Volatilite

Avrupa BirliğiFinansal etkiFinansal piyasalar+7
Ecem Demirhan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarımın firma performansına etkileri ve Türkiye analizi

Ürünlerin pazar payları ile tasarım ilişkisini inceleyen bilimsel çalışmaların sayısının artması, tasarımın ticari bir faaliyet olarak önemini artırdığını göstermektedir. Günümüzde firmalar tasarım stratejilerini ve yatırımlarını bu duruma ayak uyduracak şekilde güncellemektedir. Tasarımın değerini ve rekabetteki etkisini gösteren bu çalışmaların eksik bir yanı, finansal performansa dayalı ölçümlerin gerçekleştirilememesi veya gerçekleştirilmiş olsa da kapsamının sınırlı olması ve öznel bir bakış açısına sahip olmasıdır. Tasarımın tanımının birçok disiplin için farklılık göstermesi, Ar-Ge gibi ölçüm ölçütlerinin bulunmaması ve firmanın pazarlama, ürün geliştirme gibi başka iş alanları ile olan ortak etkileşimli süreçleri, tasarımın tek başına değerlendirilmesini engellemektedir. Bu engeller göz önüne alındığında, bu çalışmanın amacı, nicelleştirilebilir bir ölçüt olarak ve firmanın tasarıma yaptığı bir yatırım göstergesi olarak endüstriyel tasarım tescillerinin, firmaların faaliyet alanları üzerine ve finansal performansı üzerine etkisini ortaya koyan bir çerçeve çizmektir. Çalışmanın ilk bölümünde, belirtilen bu konular literatür taraması ile incelenirken, ikinci bölümünde ülkemizde gerçekleştirilen tasarımların firmaların performansı üzerindeki rolü analiz edilmektedir. Analizde kullanılan veri kümeleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2014 yılında uygulamaya koyduğu, 8 ayrı kamu kurumunun bilgilerini içeren ve kamu politikalarında da önemli ölçüde yer alan Girişimci Bilgi Sisteminden (GBS) elde edilmiştir. Haftada ortalama 1 tasarım gerçekleştiren firmalardan, 16 ayda 1 tasarım gerçekleştiren firmalara kadar geniş ölçekteki 6413 firmanın verisine ulaşılmış ve bu firmaların karlılıkları, menkul kıymetleri, satışları, ihracat değerleri, çalışan sayıları ve çalışan ücretleri farklı etkenler ele alınarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda ekonomik göstergelerin, yüksek tasarım tesciline sahip firmalarda yüksek olduğu; yalnızca çalışan ücretlerinin tasarım tescil miktarı ile orantılı seyretmediği görülmüştür. Tasarımın niceliksel olarak ölçümünün yanı sıra, özgün tasarımın etkilerinin ölçülmesi amacıyla prestijli yarışmalardan başarı elde eden firmaların performans göstergeleri ölçülmüş; bu ölçümde ise göstergelerin tamamının örneklemdeki 6413 firmanın ortalamasına göre yüksek olduğuna ulaşılmıştır.

Finansal performansFirma performansıPerformans+3
Gülsevi Esra Bal
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

State identity, energy security and foreign policy: A comparative analysis of Germany and Turkey

This thesis aims to examine the interaction between Turkish and German state identities and energy security perceptions, and reflections of this interaction to foreign policy behaviors in the context of social constructivism. In this direction, the two countries' energy policies, market structures and relations with international organizations were examined based on their state identities in the post-Cold War period. The study is based on two basic questions: What is the interaction between state identity and energy security of Turkey and Germany? And what is the interaction between energy policy and foreign policy of these countries? In this thesis, process tracing and critical discourse analysis methods were used. In this context, it was seen that Germany adopted a norm-oriented energy policy within the framework of the state identity and this energy policy was reflected in a similar way on its foreign policy. On the other hand, Turkey's energy policy is shaped around the realist power parameters and in this sense the two countries' energy security perceptions differ. This thesis consists of seven chapters. Following introduction, second chapter will include conceptual and theoretical framework, then methodology will be introduced. Chapter four and five will examine Germany and Turkey in terms of state identity, energy security and foreign policy. In chapter six the two countries will be compared and last chapter will summarize the main findings.

GermanyStateState identity+6
Orçun Demir
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medya'nın yatırımcı davranışları üzerindeki etkisi: Türkiye piyasalarında 15 Temmuz'dan günümüze yatırımcı davranışları üzerine bir çalışma

Bu çalışma, Türkiye'de 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası Türkiye ekonomisinin ve Türkiye piyasalarında faaliyet gösteren yerli ve yabancı yatırımcıların algısının medya tarafından etkilendiğini aktarmayı amaçlamaktadır. Özellikle sosyal medya gibi yeni jenerasyon medya platformlarının yaygınlaşması, bilgiye olan erişimi hiç olmadığı kadar hızlanmıştır. Bu hız ile beraber aktarılan verilerin doğruluğu her geçen gün azalmaktadır. Bütünüyle bu hal, yatırımcıların ekonomi algısını bozmakta ve yatırım kararlarını olumsuz etkilemektedir. Bu durumun, yatırımcı davranışlarını ekonomi için olumsuz yönde etkilemesinin temel sebebi, şeffaf veri akışı olmayan bir piyasada belirsizliklere sebebiyet vermesidir, bu belirsizlikler yatırımcıların bireysel karar vermelerini engellemekte ve sürü davranışı sergilemelerine neden olmaktadır. 15 Temmuz'u takip eden süreçte, medya, Türkiye ekonomisi ve ülke istikrarı için belli yönlerden faydalı olmuş, ancak bu fayda bu platformlarda yayılan çeşitli olumsuz verilerin ve bilgilerin, negatif etkisinde gölgelenmiştir. Bu çalışmanın ulaşmak istediği hedef, medyanın yatırımcı davranışları üzerinde ciddi bir etkisinin olduğunu kanıtlamaktır. Bu bağlamda literatürde benzer bir çalışmanın olmaması sebebiyle, literatürdeki bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

MedyaSosyal medyaTürk ekonomisi+5
Emre Bilgiç
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ulus markalama ve Türkiye'deki ulus markalama girişimleri

Bu tezin amacı ulus markalama kavramını ve Türkiye'nin tanıtım faaliyetlerini ulus markalama kavramı çerçevesinde incelemektir. Tezde ilk olarak ulus markalama literatürü, kavrama yönelik eleştirilere de yer verilerek ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Türkiye vakası ele alınırken, taranan literatüre ek olarak içerik analizi ve yarı yapılandırılmış mülâkat yöntemleri kullanılmıştır. Turkey: Discover the Potential ve Turkey: Home kampanyaları, liderlerin söylemleri, tanıtım videoları, faaliyet raporları ve ilgili kişilerle gerçekleştirilen mülâkat sonuçları alt-başlıklarıyla analiz edilmiştir. Ulus markalama faaliyeti olarak tarihsel bir referans noktası olabileceği düşünüldüğü için 1926 Seyyar Sergi projesi de çalışmaya dahil edilmiştir. Tezde gerçekleştirilen araştırmanın sonucunda, Türkiye'nin mevcut tanıtım faaliyetlerinin, ulus markalama kavramına, 1926'daki Seyyar Sergi projesi kadar dâhi yakın olamadığı ve Türkiye'nin ulus markalamanın tanımına muhalif bir şekilde mevcut koşullarını gerçekçi bir şekilde değerlendiremediği, marka kimliğini belirginleştiremediği ve sahip olduğu olumsuz imajın nedenlerini dış faktörlerde aradığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Ulus Markalama, Türkiye, Turkey Discover the Potential, Turkey Home, Seyyar Sergi.

MarkaMarkalamaTürkiye+1
Remziye Öztürk
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Betonlaşma ve finansal krizler ile ilişkisi: Türkiye örneği

Genel olarak devresel dalgalanmaların zirve döneminde inşa edilen binalarla yükseklik rekabetine girildiği kabul edilmektedir. Aslında aralarında bir ilişki olabileceği birçok kişinin aklına gelmese de aşırı betonlaşmanın krizler için bir öncü gösterge olabileceği son 20 yıldır üzerinde durulan bir konu olmuştur. Buna göre bina yüksekliklerindeki aşırı yükseliş olgusu, tipik olarak bir sonraki en uzun gökdelen inşaatının tamamlanmasının devresel dalgalanma döngüsünün zirveye yakın döneminde gerçekleşmesinden dolayı Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla ve kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla hakkında bir öncü gösterge olabileceği varsayılmaktadır. Bu tez de Türkiye'deki gökdelen yüksekliği ile finansal krizler arasındaki ilişkiyi ölçmeye yönelik bir çalışmadır. Dolayısıyla gökdelen yükseklik rekoru kırılmasının finansal krizlerle ilişkisini test etmek için 1960 ile 2018 yılları arasındaki ikincil veriler kullanılarak sıradan en küçük kareler yönteminde sağlam ölçünlü hatalar yaklaşımına göre regresyon analizi yapılmıştır. İnşaat başlangıç, tamamlanma ve süre kıstasına göre üç ayrı kukla modeli kullanılarak gökdelen yapımının bağımlı değişkenler olan GSYH ve kişi başına GSYH üzerindeki tek yönlü etkisine bakılmıştır. Bazı metodolojik kısıtlamalara rağmen Türkiye'de yükseklik rekoru kıracak gökdelen inşaatının başlangıç, bitiş ve inşa süreleri yönünden bağımlı değişkenleri açıklayabileceği anlaşılmaktadır.

Betonarme binalarBetonarme yapılarFinansal kriz+7
Gökhan Aydoğdu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzatmalı adaylık sürecinin Türkiye'deki AB şüpheciliğine etkisi: Dışsallık, belirsizlik ve geç kalmışlık

Bu çalışmada Türkiye'nin adaylık statüsünün beraberinde getirdiği dışsallık, belirsizlik ve geç kalmışlık durumlarının üniversiteli gençlerin AB şüpheciliği üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmada spesifik olarak bilişsel mobilizasyonları yüksek olan üniversite öğrencilerine odaklanılmasının nedeni genç nüfusun oldukça yüksek olduğu Türkiye'de, küreselleşmenin kazanan grupları olarak nitelendirilebilecek üniversite öğrencilerinin Avrupa Birliği'ne yönelik tutumlarını anlamanın önem taşımasıdır. Bunun için öncelikle üye ve aday ülkelerdeki kamuoyu tutumlarını açıklayan farklı yaklaşımlara yönelik geniş bir literatür taraması yapılmıştır. Ardından aday ülkelerde AB şüpheciliğine neden olduğu ifade edilen dışsallık, belirsizlik ve geç kalmışlık durumlarının ne olduğuna detaylı bir şekilde değinilerek tezin teorik çerçevesi ve hipotezleri ortaya koyulmuştur. Hipotezlerin test edilebilmesi için nicel araştırma yöntemlerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Bu çerçevede Survey Monkey çevrim içi anket sistemi aracılığıyla üniversite öğrencilerine Türkiye genelinde bir anket çalışması uygulanmıştır. Örneklemin 1027 öğrenciden oluştuğu anket çalışmasında dışsallık, belirsizlik ve geç kalmışlık durumları bağımsız değişkenler olarak; literatürdeki alternatif yaklaşımlara dair değişkenler ise kontrol değişkenler olarak ele alınmıştır. Çoklu doğrusal regresyon analizlerinin sonuçları dışsallık, belirsizlik ve geç kalmışlık durumlarının üniversite öğrencilerinin AB şüpheciliği üzerinde değişen seviyelerde etkili olduklarını göstermiştir.

Avrupa BirliğiBelirsizlikDışsallık+4
Ezgi Zengin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Para politikalarının finansallaşmaya etkisi: Türkiye örneği

Para politikaları ve faiz oranları 2000'li yıllardan sonra gelişmiş ekonomilerde yaşanan finans krizlerinin etkilerini azaltmak için önemli bir araç olarak kullanıldı. Gelişmiş ekonomilerde kullanılan bu araçlar, gelişmekte olan ülkelerin finansallaşmasında önem kazandı. Bu çalışmanın araştırma sorusu, küresel ekonomide 2000'ler sonrası yaşanan parasal genişlemenin (ve özellikle 2008 Finansal Krizi sonrası politikaların) gelişmekte olan ülkelerde finansallaşmayı nasıl etkilediğidir. Bu kapsamda tez, gelişmekte olan ülkeler arasında "Kırılgan Beşli" olarak adlandırılan ülkelerin (Brezilya, Güney Afrika, Hindistan, Endonezya, Türkiye) 2000-2019 yılları arası finansallaşma sürecine odaklanmıştır. Finansallaşmayı ölçen göstergelere göre Kırılgan Beşli ülkeleri arasında benzer devamlılık veya farklılıkları sorgulamak üzere Türkiye vaka çalışması olarak seçilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre Türkiye, Kırılgan Beşli ülkeleri arasında finansallaşma sürecinde ayrışmıştır. Tezin argümanı, Türkiye'nin 2008 sonrası finansallaşma sürecinde Kırılgan Beşli ülkeleri arasında ayrışmasını ülke içi kurumsal yapıdaki değişimin daha iyi açıkladığıdır. Tez aynı zamanda ülke içinde tercih edilen büyüme politikası doğrultusunda finansallaşma sürecinde uygulanan politikaların sonuçlarını tartışmaktadır.

Ekonomi politikalarıFinansallaşmaPara politikaları+4
Adem Numan Kaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye mobil uygulama pazarında tahmin yöntemleri uygulamaları

Mobil uygulamalar tüm dünyada ve Türkiye'de son yıllarda gittikçe büyüyen birer pazar haline gelmiştir. Teknolojinin hayatımızdaki kullanım alanının artmasıyla birlikte gelecekte daha da büyümesi beklenmektedir. Bu büyüyen pazarın dinamiklerini anlamak hem kullanıcılar hem uygulama sahipleri açısından önem taşımaktadır. Farklı kategorilerdeki mobil uygulamaların değişkenleri incelendiğinde farklı örüntülere sahip olduğu görülmektedir. Kullanıcıların davranışlarının değişkenlik gösterdiği bu ortamda hangi parametrelerin nasıl modellenip nasıl yorumlanacağı sorusu akla gelmektedir. Bu çalışma kapsamında, e-ticaret, e-scooter ve sosyal medya kategorilerinden olmak üzere 5 farklı mobil uygulamanın 2016-2022 yılları arasında aylık indirme ve aylık aktif kullanıcı sayısı zaman serisi verileri Otoregresif Modeller kullanılarak araştırılmıştır. Modeller sonucunda e-ticaret ve e-scooter uygulamaları için GARCH(1,1); sosyal medya uygulamaları için ARMA(1,1) modelinin en uygun olduğu görülmüştür. Farklı mobil uygulamaların gösterdiği örüntüler en uygun modeller kullanılarak tahmin edilmiştir. Sonuçta, mobil uygulama pazarının dinamiklerini anlamak konusunda hem pazara yeni giren hem de mevcut pazarda faaliyet gösteren uygulamalara ışık tutulmuştur. Zaman serileri üzerinden yapılan sayısal analizlerle farklı kategorilere ilişkin içgörüler sunulmuş ve interdisipliner bir bakış açısı ile yorumlanmıştır. Pazara hem bütünsel hem detaylandırılmış bir şekilde yaklaşılmıştır.

Mobil uygulamaOtoregresif koşullu değişen varyansTahmin yöntemleri+3
Sena Sağlam
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ABD kongresinde Türkiye tartışmalarının savunma sanayi transferine etkisi: 2001-2022

Savunma sanayi, devletlerin egemenliğini sürdürmesi ve milli güvenliğin sağlanmasında askeri gücün tamamlayıcısıdır. Bu durum savunma sanayi yönetimini devletlerin savunma stratejisinin ve dış politikasının önemli bir unsuru haline getirmektedir. ABD politik sisteminde yetkilendirme ve bütçe yasalarını oluşturmada yetkili Kongre, savunma politikaları ve savunma sanayi yönetimi kararlarının belirlenmesinde öncelikli etkiye sahiptir. Türkiye'nin ana tedarikçisi ABD ile yaşadığı savunma sanayi tedariki problemlerinin saptanması bu tez çalışmasının başlangıç noktasını oluşturmaktadır. 2001-2022 dönemi ABD Kongresinde Türkiye aleyhine konuların içeriği, çeşitliliği ve miktarının tespit edilmesini sağlamak için Kongredeki Türkiye aleyhine söylem ve yasa önerilerinin taranması ile bir veri seti oluşturulmuştur. Böylece ABD yasama organında Türkiye aleyhine konuların çeşitliliği ve miktarı arttıkça, ABD Başkanı ve yürütme organının görüşü fark etmeksizin, Türkiye'ye savunma sanayi transferine ilişkin konularda olumsuz karar verildiği ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular neticesinde gerçekleşen çeşitli olaylar ve krizler nedeni ile Türkiye karşıtlığının en çok olduğu 2019 yılının bir yığılma dönemi niteliği gösterdiği tespit edilmiş, bu dönemde Türkiye'ye savunma sanayi transferinde aleyhte kararlar alınmasının görece kolaylaştığı gözlemlenmiştir.

Amerika Birleşik DevletleriAmerika Birleşik Devletleri KongresiAskeri savunma+7
Öznur Albayrak
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

Essays on climate change and labour in Türkiye

This thesis investigates the impacts of climate change on the Turkish economy, focusing on sectoral labour reallocation, agricultural productivity, and internal migration. In this context, the theoretical framework, data sources, and empirical analyses presented in three chapters are summarized below. The first empirical chapter analyzes the effects of climate change on the labour market in Türkiye, focusing on inter-sectoral reallocation and occupational skill groups. Based on a comprehensive micro-dataset constructed by merging TurkStat Labour Force Statistics Micro Data covering the period 2008–2021 with temperature and precipitation data from the Turkish State Meteorological Service, the analysis observes that rising temperatures significantly reduce agricultural employment while increasing employment in the services sector. The findings indicate that rising temperatures induce a labour reallocation from agriculture to services, whereas no statistically significant transition to the industrial sector is observed. Furthermore, the effect is found to be asymmetric; specifically, low-skilled and low-educated labour constitute the group most vulnerable to climatic shocks. The second chapter presents a simplified general equilibrium model to reveal the economic mechanisms behind the sectoral shifts observed in the first chapter. This theoretical framework, which centers on agricultural productivity dynamics, is calibrated using sectoral labour and output data for Türkiye covering the period 1998–2022. The model results confirm that climate-induced productivity shocks are a fundamental mechanism determining labour allocation by altering relative sectoral returns. Empirical analyses further support the model's theoretical predictions by confirming the strong negative relationship between heat stress and agricultural productivity. The third empirical chapter examines the impact of drought, the most prominent manifestation of the climate change in Türkiye, on internal migration dynamics. A gravity model is estimated using the Poisson Pseudo Maximum Likelihood (PPML) estimator, utilizing inter-provincial bilateral migration flows covering the 2008–2023 period and the high-resolution Standardized Precipitation-Evapotranspiration Index (SPEI). The analyses reveal that drought acts as a statistically significant driver of migration; this effect accelerates the structural transformation and urbanization process by displacing the population from agricultural peripheries to urban centers. Additionally, it is demonstrated that drought exacerbates migration indirectly with conflict acting as a mediator, alongside its direct impact. In summary, this thesis demonstrates through empirical and theoretical findings that climate change plays a critical role in structural transformation processes in Türkiye, extending from labour markets to internal migration. Finally, by documenting the heterogeneous effects and macroeconomic impacts of climate shocks, the thesis concludes with implications for policy-making and theoretical modeling as indicated by the findings.

Household labour surveyWomen labour forceMicroeconometric analysis+6
Emre Karabulutoğlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hazır giyim sektöründe moda ve marka ekonomisi: Türkiye-İtalya- İspanya karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada, önce literatür araştırması yapılmış ardından hazır giyim sektöründe moda ve markanın etkileri incelenmiş ve Türkiye, İtalya, İspanya karşılaştırılması yapılmıştır. Araştırmada, sanayinin genel durumu ele alınmış ve buradan yola çıkarak da hazır giyim sektörünün durumu hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında bu sektörün modayla ve markalaşmayla ilişkisi incelenmiş modanın tarihsel gelişimi üzerinde durulmuştur. Hazır giyim sektörünün, Türk ekonomisinin dışa açılmasında en önemli sektörlerden olduğu ve yaşadığı bu gelişim süreci anlatılmıştır. Sektörde kapitalizmin, sanayi devriminin ve sosyal medyanın etkileri üzerinde durulmuştur. Hazır giyim sektörü ülke ekonomimizin son yıllarda, gerek giriş ve çıkışlarının gerekse de ürünlerin değişiminin çok kolay olduğu bir sektör olmasından dolayı, tercih edilen olmuştur. Ve tabi bu durum üreticiler ve tüketicilerin arasında bir bağ kurulmasına ön ayak olmuştur. Bu bağa da "marka" denilmiştir. Markanın ülkelerin ihracat ve ithalatında önemli bir yerinin olduğuna değinilmiştir. Ayrıca marka ekonomisinde İtalya, İspanya ve Türkiye karşılaştırması yapılmıştır.

Hazır giyim sektörüKarşılaştırmalı analizMarka+6
Şeyda Dağlı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de iş ahlakı ve mobbing uygulamaları

Bu çalışma kapsamında ahlak kavramı, önemi ve sosyal ilişkilerdeki önemi ele alınacaktır. Bu bağlamda ahlak ile birey ilişkisi, ahlak ile toplum ilişkisi, ahlaki gelişim teorileri, iş ahlakı, iş ahlakı teorileri ve iş ahlakına uygun olmayana davranış modelleri mercek altına alınacaktır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise mobbing olgusu ve tarihsel gelişiminin incelenmesi beklenmektedir. Bu kapsamda mobbing türleri, mobbing kavramına benzer kavramlar, süreç ve kademeleri, mobbing'e ortam oluşturan etkenler ile mobbing kavramında taraf olgusunun ele alınması beklenmektedir. Bölüm III kapsamında iş ahlakı ve mobbing ilişkilerinin işletme verimine etkileri incelenecek olup Bölüm IV kapsamında Türkiye'deki mobbing olgusu spesifik olarak incelenecektir.

MobbingTürkiyeİş ahlakı
Nilay Altınbaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Esnek çalışma ve iş-aile yaşamı dengesi: AB ve Türkiye'deki düzenlemelere yönelik betimleyici bir inceleme

Günümüzde ekonomide, bilgi ve iletişim teknolojilerinde, yaşam tarzlarında ve daha birçok alanda meydana gelen değişimler, kişilerin bireysel ve çalışma yaşamlarında birtakım farklılıklara neden olmuştur. Değişen piyasa koşulları karşısında yeniliklere cevap vermek amacıyla, istihdamın geleneksel biçimleri yavaş yavaş değişerek yeniden yapılanmış, iş organizasyonları ile çalışma süresi esnekleştirilerek daha karmaşık bir yapı ve farklı bir şekil almıştır. Meydana gelen bu olaylar sonucunda kişilerin iş-yaşam dengesi bozulmuş ve bunun sonucunda iş-aile yaşamı üzerinde bir uyum problemi meydana gelmiştir. Bu problemin ortadan kaldırılması için çeşitli yöntemler kullanılmakta, bu amaç doğrultusunda iş hayatında esneklik uygulamaları, çalışanların uyum problemlerine çözüm bulmada büyük destek sağlamaktadır. Esnekliğin, işverenlerin hızla değişen piyasa taleplerine uyum sağlamasına yardımcı olması ve çalışanlara iş-yaşam dengesi için seçenek ve fırsatlar sunması bu kavrama daha fazla önem kazandırmaktadır. Kadınların işgücü piyasasında daha fazla yer alması ve emek piyasalarında meydana gelen dönüşüm neticesinde tartışılan iş-yaşam dengesi, bu dengeyi sağlayacak politika ve uygulamaları gündeme getirmiştir. Buna bağlı olarak esneklikle ilgili tartışmalar başlamış, ebeveyn izni ve çocuk bakım politikaları kadar esnek çalışma da iş-yaşam dengesi politikalarının en önemli düzenlemelerinden biri durumuna gelmiştir. Bu tezde esnek çalışmanın iş-yaşam dengesine olan katkısı araştırılmakta, sağlıklı bir iş yaşam dengesi açısından esnek çalışmanın önemli fakat yeterli olmadığı, esnek çalışmanın dışında bu olumsuzları (cinsiyet eşitsizliği, düşük kadın istihdamı, kadının aile içindeki rolü, vb.) azaltacak farklı önlemlerin alınması gerektiği ileri sürülmektedir. Anahtar Kelimeler: Esneklik, Esnek Çalışma, İş-Yaşam Dengesi, İş-Aile Çatışması, İş-Yaşam Dengesi Düzenlemeleri.

Avrupa BirliğiEsnek çalışmaTürkiye+6
Kemal Serbes
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye-Irak Kürt bölgesel yönetimi arasındaki ilişkiler (2000-2018)

2005 Irak Anayasasına göre resmen özerklik hakkı kazanan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), başta Türkiye olmak üzere birçok ülke ile diplomatik ilişkiler kurarak, bağımsız bir devlet gibi politikalar izlemiştir. Türkiye'nin IKBY'ye yönelik politikası, 2007 yılına kadar güvenlik perspektifi çerçevesinde devam ederken, bu politikalar Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)'nin neoliberal politikalar izlemeye başladığı 2005 yılında yapılanma ve 2007 Habur krizi sonrası işbirliği şeklinde devam etmiştir. Özellikle 2009 yılında Türk Dişileri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Erbil'e ziyarette bulunması, ilişkilere "yeni bir boyut" kazandırmıştır. Ancak IKBY'nin, 25 Eylül 2017' de bağımsızlık için referanduma gitmesi Türkiye ile ilişkileri kopma noktasına getirmiştir Çalışmanın ilk bölümünde; Türkiye'nin Irak ile olan siyasi ve ekonomik ilişkiler incelenmiştir. İkinci bölümde; Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin tarihsel süreçleri ve bu süreçlerde, Türkiye ve Irak'ın, bölgeye yönelik politikaları üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise; Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin, özelikle 25 Eylül 2017'de bağımsızlık referandumunu ilan etmesinin doğurduğu krizin aşılıp ikili ilişkilerin sürdürülebilirliği üzerinde durulmuştur.

Bölgesel Kürt YönetimiIrakIrak Kürdistan Bölgesel Yönetimi+4
Hatem Hasar
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstihdam politikalarının genç işsizliğe etkileri, 2000 sonrası Türkiye örneği

Dünya genelinde bir sorun olan genç işsizlik olgusu ekonomik ve sosyal sonuçlarıyla özellikle gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarından bir tanesidir. Genç bir nüfusa sahip ve gelişmekte olan Türkiye'de de genç işsizlik giderek artan bir sorun haline gelmektedir. Gereken istihdam politikalarının etkin bir şekilde uygulama alanı bulamadığı ve yeterince istihdam olanağı yaratılamadığı sürece, ülkelerin kalkınmasının önündeki engel olan genç işsizliği artmaya devam edecektir. Bu tezde, işsizlik, genç işsizliği, istihdam kavramları ele alınmış ve 2000 yılı sonrasında Türkiye'nin İstihdam politikalarının genç işsizliğe etkilerine yer verilmiştir.

GençlerTürkiyeİstihdam+3
Işık Yalman
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin sağlık sistemi ile Türk sağlık sisteminin karşılaştırılması: Türkiye- Almanya örneği

Türkiye uzun yıllardır Avrupa Birliği'ne girmek için çaba sarf etmektedir. Zaman zaman ilişkilerde inişler ve çıkışlar görülse de son yıllarda genellikle olumsuz gelişmelerin yaşandığı söylenebilir. Bu ortamda Türkiye'nin AB'ye girme konusunda pek heyecanlı olduğu söylenemez. AB'ye üye olunamasa da AB standartlarında bir yaşama ulaşılması gerektiği herkesin ortak kanaatidir. Hâlihazırda AB üye olacak devletlerden bazı kriterleri yerine getirmesini beklemektedir. Sağlık ise AB'nin ortak bir sisteme sahip olmadığı alanlardan biridir. Üye ülkelerin kendileri sağlık hizmetlerinin sunumu, yönetimi ve finansmanı konusunda esas belirleyicidir. Bu nedenle Türkiye ve AB arasında sağlık alanında bir karşılaştırma yapabilmek ve eksikleri tespit edebilmek adına örnek bir ülke seçilmesi daha uygun olacaktır. Bu nedenle de AB'nin en önemli ülkelerinden biri olan ve nüfusu bakımından Türkiye'ye yakın olan Almanya bu çalışmada konu edinilmiştir. Türkiye ve Almanya sağlık sektörünün işleyişi açısından pek çok benzer noktaya sahiptir; nüfusun tamamını kapsayan bir sigorta sistemi, yakın oranlarda seyreden kamu finansmanı, sağlık hizmetlerinin kaç basamakta sunulduğu vs. Ancak Almanya gelişmiş ekonomisi sebebiyle pek çok kalemde Türkiye'nin önünde yer almaktadır. Hastane sayısı, hastanelerdeki yatak sayısı, doktor- diş hekimi-eczacı sayısı, MR- BT gibi teknolojik cihaz sayısı göz önüne alındığında Türkiye, Almanya'nın çok gerisinde kalmaktadır. Bu çalışmada en güncel veriler ve resmi istatistikler kullanılarak farklılıklar ortaya konulmuştur. Pek çok alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de uçurumların ortadan kalkmasının ilk şartı yeterli finansmanın sağlanmasıdır. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Almanya, Sağlık Sistemi Karşılaştırması

AlmanyaAvrupa BirliğiHastaneler+2
Sena Karaman
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm gelirleri ve ekonomik büyüme arasında ilişki: Türkiye örneği

Bir ülkenin turizm gelirleri o ülkenin gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır. Günümüzde turizm gelirleri ülkelerin ekonomileri için vazgeçilmez bir konuma gelmiştir. Uluslararası gelişmeler, Avrupa Birliği gibi uluslararası işbirliği örgütleri fiilen sınırların kalkmasını sağlamıştır. Sınırların kalması sonucunda turizm faaliyetlerine katılanları sayısında büyük bir artış görülmektedir. Uluslararası turizmin gelişmesiyle kültürler arası yakınlaşma sağlanmış, toplumlar arasındaki önyargıların giderilmesinde önemli rol oynamıştır. Artan turizm gelirleri ekonomilerin ihtiyaç duyduğu para alkışını sağlamaktadır. Turizmin döviz sağlama özelliği ülkelerin ödeme dengeleri için hayatı önem taşımaktadır. Bu sayede ülkeler bütçe açıklarını azaltma olanağı kazanmaktadırlar. Bir ülkede turizm faaliyetlerini gelişmesi bölgesel gelişmişlik farklarını gidermede etkili olmaktadır. Turizm zenginliğine sahip olan ülkeler ekonomileri için artı bir değer kazanmış olmaktadırlar.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiTurizm+4
Mustafa Korkmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği fonlarının Türkiye'deki etkinliği: Tekirdağ örneği

Avrupa Birliği küresel bir aktör olarak da dünya siyasetinde yerini almaktadır. Küresel aktör olma rolü gereği Avrupa Birliği, dünya genelinde mali yardımlarda bulunmakta ve dünyada zorda kalan bölgelere kaynaklarını bütçe doğrultusunda aktarmaktadır. Bununla birlikte Birliğe üye olmayan fakat adaylığı söz konusu olan ülkelere de özellikle bölgesel politikalarını Birlik müktesebatına uyumlaştırmak bağlamında katılım öncesi mali yardımlarda bulunmaktadır. Bu kapsamda aday ülke olan Türkiye'de bu yardımlardan uzun bir zamandan beri yararlanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'ye sağlanan Avrupa Birliği Katılım Öncesi Sağlanan Mali Yardımların etkililiğinin Tekirdağ özelinde etkinliğinin değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu kapsamda, Avrupa Birliği'ne adaylık sürecinde yerelde yapılan çalışmalarla katkısı değerlendirilecektir.

Avrupa BirliğiBölgesel kalkınmaEkonomik yardımlar+5
Gözde Tecer
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın istihdamına yönelik uygulanan sosyal politikalar: 1980 sonrası Türkiye örneği

Bu çalışmada, Türkiye'de kadın istihdamının 1980 tarihinden günümüze kadar olan gelişimi araştırılmış ve kadın istihdamının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi toplumsal yapı çerçevesinde diğer ülkeler ile kıyaslanmıştır. İş gücü ve istihdam gibi kavramlar küreselleşme ile birlikte teknolojinin gelişimi ve sosyo-kültürel alanlarda yaşanan değişimler farklı sektörlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu süreçte emeğin yapısında meydana gelen değişimler, kadınların iş yaşamında farklı sektör ve iş alanlarına yönelmelerinin önünü açmıştır. Ülkemizin iktisadi büyüme hedefine ulaşabilmesi için, kadın istihdamının arttırılması ve sürdürülebilir olması ekonomik kalkınmanın önemli bir faktörü olarak görülmektedir. Ülkemizde kadın istihdamı sektörlere göre farklılık gösterdiği gibi bölgelere ve eğitim seviyesine göre değişimi istatistiki verilerden yararlanılarak analiz edilmiştir. Kadın istihdamının tarihsel süreci incelenmiş, sanayi devrimi sonrası süreçte yaşadıkları sorunlardan bahsedilmiş ve ülkemizde çalışan kadınların iş hayatında maruz kaldığı cinsiyete dayalı ayrımcılık, toplumsal yönden ele alınmıştır. Ülkemizde kırsal kesimde yaşayan eğitim almamış kadınların büyük bir kısmı ücretsiz aile işçisi olarak sosyal güvencesi olmaksızın çalışmaktadır. 1980'li yıllarda kadınlarda %80 seviyelerinde olan kayıt dışı istihdam, TÜİK verilerine göre 2006 yılında %76,8 seviyelerine inse de, beklenen düzeyde olmamıştır. Devletin düzenlemiş olduğu sosyal politikalar, kadınlara yönelik açılan sanat, girişimcilik kursları, devlet tarafından desteklenen projeler ve İŞKUR gibi uygulamalar sayesinde yükselişe geçmiştir. Zorunlu eğitim süresinin arttırılması, hizmet sektörünün yükselişe geçmesi ile 2017 Kasım ayında TÜİK istatistiki verilerine göre, kadınlarda kayıt dışı istihdam oranı %43,13 düzeyine inse de, gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında yetersiz kaldığı görülmektedir. Çalışmada Türkiye'de kadın istihdamının arttırılmasına yönelik uygulanan sosyal politikalar saptanarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın istihdamı, Sosyal Politika, Toplumsal Cinsiyet, İktisadi Büyüme.

1980 sonrasıKadınlarSosyal politika+6
Merve Ortaç
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ekonomisinde enerji tüketiminin temel belirleyicileri: Bir zaman serisi analizi

Bu tezin temel amacı, Türkiye ekonomisinde enerji tüketiminin belirleyicilerini ampirik olarak analiz etmektir. Çalışma 1975-2015 zaman serisi verilerini kullanarak ekonomik büyüme, finansal gelişme, sermaye, endüstrileşme ve ticari dışa açıklığın enerji tüketimi üzerindeki etkisi üzerinde durmuştur. Serilerin birim kök analizleri için ADF, PP, DF-GLS, KPSS ve Ng-Perron testleri kullanılmıştır. Ayrıca, birim kök analizleri için Lee-Strazicich tek yapısal kırılmalı testi de kullanılmıştır. Seriler arasındaki eşbütünleşmeyi araştırabilmek için ARDL sınır testi tercih edilmiştir. Seriler arasındaki nedensellik ilişkilerinin belirlenmesinde Granger ve Toda-Yamamoto nedensellik testleri uygulanmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök analizinden elde edilen sonuçlar değişkenlerin düzeyde ya da birinci farkında durağan olduğunu ortaya koymuştur. Bu birim kök sonuçları ARDL sınır testi yaklaşımının kullanılmasına imkan sunmuştur. ARDL sınır testi sonuçları her üç modelde de değişkenler arasında bir uzun dönem ilişkisinin varlığını tespit etmiştir. Uzun dönem tahmin sonuçları; ekonomik büyüme, finansal gelişme, sermaye, endüstrileşme ve ticari dışa açıklığın enerji tüketimini artırdığı bulgusuna ulaşmıştır. Nedensellik analizi sonuçlarına göre; ticari dışa açıklık ve finansal gelişmeden enerji tüketimine doğru işleyen tek yönlü nedensellikler belirlenmiştir. Tezden elde edilen sonuçlar, enerji politikaları ile ilgili önemli öneriler sunabilecektir.

ARDL Sınır TestiEkonomik etkiEnerji+6
Uğur Çınar
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular