Spor
Bu konu başlığı altında 2.528 tez
Judo müsabaka analiz yöntemleri ile hareket analiz yöntemlerinin incelenmesi (2000-2022)
Bu derlemenin amacı, 2000-2022 yılları içerisinde judoya özgü yapılmış olan müsabaka analiz yöntemlerinin ve hareket analizi yapan çalışmalardan elde edilen bulguları sentezlemektir. Judo müsabakalarında, yapılan müsabaka analizi ve hareket analizi, sporcunun müsabaka esnasındaki kullanmış olduğu teknik ve taktiklerin yeterlilik seviyesinin ölçülmesinde, yetersizliklerin belirlenmesinde, rakibi kontrol etmeye ve ona hükmetmeye yardımcı olur. Bu kapsam belirleme derlemesinde, başlangıçtan Aralık 2022'ye kadar araştırılan ulusal makaleler için Google Akademik ve Dergipark Akademik sitelerinden,uluslararası makaleler için ise Human KineticsJournal, Web of Science, Scopus, Science Direct, PubMed ve SPORTDiscus veri tabanlarında İngilizce bilimsel dergilerde yayınlanan makaleler ve incelemeler taranmıştır. Çalışmalar müsabaka-analiz veya zaman-hareket analizleri olarak sınıflandırıldı. Belirlenen 245 makaleden 6 makale nihai seçime dahil edildi. Bu kapsam incelemesinin sonucu, antrenörlere ve sporculara sporcuların teknik-taktik hedeflerine göre antrenman stratejileri geliştirmelerinde yardımcı olabileceği gibi, judo branşına özel teknik, taktik ve zaman yönetimi ile ilgili gelecekte yapılabilecek araştırmalara da ışık tutabilir. Araştırmanın amacı, uygulanmış olan müsabakalarının analizi ve judo branşıyla ilgili yapılmış olan hareket analizi ile ilgili çalışmaların verilerinin belirlenmesi ve sonucu etkileyen faktörlerin araştırılmasıdır. 2000-2022 yılları arasında gerçekleşen çalışmaların yıllar ilerledikçe nasıl bir gelişme gösterdiğini gözlemlemek hedeflenmiştir.
Spor endüstrisinde spora katılımın (talebin) temel belirleyicileri: Tekirdağ ili saha araştırması
Bu tez çalışmasının amacı, Tekirdağ'da spor endüstrisinin genç ve yetişkin bireylerde kavramsal yapısının araştırılması, spor yapma taleplerinin bazı değişkenlere bağlı olarak incelenmesidir. Bu amaçla, 2019-2020 yıllarını kapsayan TUİK ve Nüfus Müdürlüğünden alınan veriler doğrultusunda "Spora Katılım Profili Ölçeği" kullanılarak tanımlayıcı araştırma modeli ve kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı ikiden fazla bağımsız grupların karşılaştırılmasında nonparametrik testlerden Kruskall Wallis analizi uygulanmıştır. Farklılıkların hangi değişkenden kaynaklandığının belirlenmesi için post hoc tukey testler uygulanmıştır. Bağımsız ikili grupların karşılaştırılmasında nonparametrik testlerden Mann Whitney U analizi uygulanmıştır. Ölçek soru maddeleri yaş gruplarına ve cinsiyetlere göre tek tek soru bazında kategorik değişkenler arasındaki ilişki için Ki kare analizleri uygulanarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, % 95 güven aralığında % 5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Tekirdağ bölgesinin spor endüstrisindeki pazar payının sportif faaliyetlere olan ilgi arz, talep ve farkındalık bilgisinin verilen cevaplarda görüldüğü üzere, katılımcıların spor faaliyet alanlarının mevcut durumları konusunda yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Spor merkezleri ve alanlarının statüsünün bilinmediği, aktivitelere % 90 oranlarında hiç katılmadıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların spor yapılan alanların katılım için uygun olmadığı, mesafe ve ulaşım olanaklarının aktivitelere katılımlarını etkilediğini, spor ekipmanlarının pahalı olması, spor merkezlerine ve aktivitelerine bütçe ayıramadıklarından dolayı, iş yükündeki fazlalık ve zaman yetersizliklerinden dolayı spor etkinliklerine katılamadıkları tespit edilmiştir.
Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaöğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi (Isparta ili örneği)
Yapılan bu çalışmanın hedef kazanımı; okul sporları faaliyetlerine katılımın ortaöğretim öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri üzerindeki etkilerine farklı değişkenler açısından (düzenli spor yapma, sportif müsabakalara katılma, derse yönelik yeterlilik, soğuk havada spor yapma, spor malzemesi kullanımı) bakılarak sonuçlarının karşılaştırmasını yapmaktır. Bu araştırma tarama modelli betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evreni Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesinde okuyan ortaöğretim öğrencileri, örneklem grubu ise beş farklı ortaöğretim kurumunda okuyan ve okul sporları faaliyetlerine katılan ve katılmayan 300 (137 erkek 163 kadın) öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmanın amacına ulaşmak için Riggio (1989) tarafından geliştirilen ve Yüksel (1997) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan sosyal beceri envanteri öğrenci grubuna uygulanmıştır. Bununla beraber, çalışmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak gayesiyle araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilks testi kullanılarak incelenmiş ve yapılan analiz sonucunda alt boyut ve toplam ölçek puanına ilişkin verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir (p<0,05). Bu nedenle non-parametrik analiz yöntemleri tercih edilmiştir. Yapılan analizlerde anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak gerek yapılan literatür taraması gerekse de istatistiksel analiz sonucunda okul sporları ve sosyalleşme üzerine yapılan çalışmalar ile araştırmalar ışığında, okul sporlarının ortaöğretim öğrencileri üzerinde önemli bir etken olduğu saptanmıştır.
12-14 yaş fazla kilolu ve obez bireylerde uygulanan tabata egzersiz protokolünün fiziksel ve fizyolojik bazı özelliklere etkisi
Bu çalışma, fazla kilolu ve obez çocuklarda Tabata protokolüne göre uygulanan egzersizlerin fiziksel ve fizyolojik etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya gönüllü katılım sağlayan 12-14 yaş aralığındaki toplam 24 (Erkek=12, Kadın=12) katılımcı deney grubu (n=12) ve kontrol grubu (n=12) olarak gruplarda erkek ve kadın sayıları eşit olacak şekilde yansız atama yöntemi kullanılarak iki gruba ayrılmıştır. Deney grubunda yer alan katılımcılara 8 hafta süre ile haftada 3 gün Tabata protokolüne göre hazırlanmış egzersiz programı uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar ile herhangi bir antrenman yapılmamıştır. Deney ve kontrol gurubunda yer alan katılımcıların boy, vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı, istirahat kalp atım sayısı ve VO2Max ölçümlerinin ön test ve son test uygulama verileri alınmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Denek sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Grup içi farklılıkların tespit edilebilmesi için Wilcoxon İşaretlenmiş Mertebeler Testi, gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmıştır. İstatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Tabata protokolüne göre uygulanan 8 haftalık egzersizin deney grubunda vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı ve istirahat kalp atım sayısını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düşürdüğü, VO2Max skorlarını istatistiksel olarak anlamlı derecede yükselttiği tespit edilmiştir (p<0,05). 8 haftalık sürede kontrol grubunun vücut ağırlığı ve vücut yağ oranlarında anlamlı derecede yükseliş tespit edilmiştir (p<0,05). Deney grubu ve kontrol grubu ön test – son test verileri arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak fazla kilolu ve obez çocuklarda 8 hafta süre ile uygulanan Tabata protokolüne göre hazırlanmış egzersizlerin vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı ve istirahat kalp atım sayısını düşürerek bireylerin sağlık durumlarını olumlu olarak etkileyebileceği ve VO2Max skorlarını arttırarak aerobik dayanıklılığı da olumlu olarak etkileyebileceği söylenebilir.
Yerel yönetimlerin sağladığı spor hizmetlerinden yararlanan bireylerin algıladıkları hizmet kalitesinin incelenmesi (Tekirdağ ili örneği)
Araştırmanın temel amacı; Yerel yönetimlerin sağladıkları spor hizmetlerinden yararlanan bireylerin algıladıkları hizmet kalitesinin incelenmesidir. Katılımcıların belediyelerin spor hizmetlerine ait görüşlerini ortaya koyma amacıyla ilişkisel tarama modeline göre yapılan araştırmanın evrenini Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçe belediyesine ait spor tesislerini kullanan bireyler oluştururken örneklem grubunu ise aynı evren içerisinden seçilmiş 18-55 yaş aralığında olan 379 kadın, 523 erkek olmakla beraber toplam 902 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel bilgi formu ve Çoban (2002) tarafından geliştirilmiş toplam 26 sorudan oluşan "spor hizmetleri konusunda halkın belediyelerden beklentileri" anket formundan yararlanarak 7 adet 5'li likert tipinde, 5 adet kapalı uçlu olmak üzere toplam 12 sorudan oluşturulan ''Spor Hizmetlerinden Yararlanan Bireylerin Algıladıkları Hizmet Kalitesi Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi'' anketi kullanılmıştır. Ayrıca; verilerin betimlenmesine ilişkin frekans analizi, tanımlayıcı istatistik analizi ve kategorik değişken düzeylerine giren bireylerin ya da nesnelerin anlamlı farklılık gösterip göstermediğini bulmak içinde ki kare testi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların; Spor Hizmetlerinden Yararlanan Bireylerin Algıladıkları Hizmet Kalitesi Memnuniyet Düzeyleri ve Spor Hizmetlerinden Yararlanan Halkın Belediyelerin Spor Hizmetlerine İlişkin Görüşleri açısından Cinsiyet değişkeni, Eğitim durumu değişkeni ve Spor yapma sıklığı değişkenine göre anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Spor, Yerel Yönetimler, Belediye, Hizmet.
Okçuluk sporcularının sporda imgeleme becerilerinin hedef yönelimi düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı okçuluk sporu ile ilgilenen sporcuların imgeleme becerileri ve hedef yönelimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma grubu; araştırma grubunu 2019-2020 yılları arasında Türkiye okçuluk federasyonuna bağlı 116 erkek ve 135 kadın olmak üzere 251 gönüllü sporcudan oluşmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesi için tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama yöntemi ile yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak Sporda İmgeleme Envanteri ve Sporda Hedef (Görev ve Ego) Yönelimi Envanteri kullanılmıştır. Verilerin çözüm ve yorumlamasında önce araştırma bulgularına kolmogorov smirnov testi ve Shapiro-Wilk testi ve ayrıca Skewness ve Kurtosis değerlerine göre normallik dağılımları yapılmış ve p<0.05 ten küçük olduğu için ve standart sapma değerlerinin (standart eror) -1,961,96 arasında olmadığı için verilerin normal dağılmadığını söyleyebiliriz. Buna göre ilişkisiz ölçümler için mann whitney u testi ve kruskal wallis h testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için de spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; okçuluk sporu ile ilgilenen sporcuların imgeleme becerilerinin hedef yönelimine etkisinin olduğu, okçuların imgeleme becerileri ile hedef yönelimi arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde fark olduğu bulunmuştur. Bu farklılık sonucunda imgeleme alt boyutlarından motivasyonel ve bilişsel özel boyut arttıkça hedef yönelimi alt boyutlarından görev ve ego yöneliminin arttığı söylenebilir. Sonuç olarak belirlenen değişkenler ile imgeleme alt boyutlarındaki farkın hedef yönelimine etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: okçuluk, imgeleme, hedef yönelimi
Aktif spor yapan sporcuların pandemi sürecinde covid-19 salgınına karşı yakalanma kaygı düzeyi ile spora özgü başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi (Tekirdağ ili örneği)
Araştırmanın amacı; aktif spor yapan sporcuların Covid-19 salgınına yakalanma kaygı düzeyleri ile spora özgü başarı motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenin Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan, bireysel ve takım sporları yapan sporcular oluştururken örneklem grubunu ise 119'u kadın 67'si erkek toplamda 186 sporcu oluşturmaktadır. Çalışmamızda bilimsel araştırma yöntemlerinden olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı kişisel bilgi formu, Demir ve ark. (2020) tarafından geliştiren ''Covid-19 kaygı ölçeği'' ve Tiryaki ve Gödelek (1997) tarafından geliştirilen ''Spora özgü başarı ve motivasyon ölçeği'' kullanılmıştır. Çalışma için elde ettiğimiz verileri analiz etmek için SPSS 18 sürüm yazılımı kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarının normalliğini kontrol etmek amacıyla Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren verilerde t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey çoklu karşılaştırma ve Tamhane's T2 testleri yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki 'Pearson Çarpım Moment Korelasyon' kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; bireysel spor yapan sporcuların takım sporu yapan sporculara göre daha yüksek kaygıya sahip oldukları tespit edilmiş, bireysel spor yapan sporcuların takım sporu yapan sporculara göre daha yüksek başarı motivasyonuna sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca sporcuların yeni tip Covid-19 salgınına yakalanma kaygı düzeyi ile spora özgü başarı motivasyonu düzeyleri arasında orta derece pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Sporcu,Kaygı,Başarı,Motivasyon,Covid-19,Pandemi
Türkiye'de engelli bireylerin spor politikalarındaki yeri
Dünya Engellilik Raporu'na göre dünya nüfusunun %15'inin engellilik yaşadığı tahmin edilmektedir. Türkiye'de ise engelli nüfusuna dair kesin bir veri bulunmamaktadır. Sayısal verilerin kesin olmamasına rağmen Türkiye Engelliler Konfederasyonu ülkemizde bulunan engelli sayısının nüfusa oranla %10'dan daha az olmadığı tahmininde bulunmuştur. Engelli bireylerin rehabilitasyonu fiziksel, psikolojik ve toplumsal açıdan incelendiğinde yapılan pek çok araştırma sporun olumlu etkilerini ortaya koymaktadır. Bu sebeple engelli bireylerin spor aracılığıyla topluma katılımları ve toplumla bütünleşmelerinin sağlanması, spor politikalarının sosyal ve kuşatıcı amaçlarına da katkı sunmaktadır. "Türkiye'de Engelli Bireylerin Spor Politikalarındaki Yeri" başlıklı bu çalışmada; spor politikaları kapsamında "herkes için spor" hedefinin, engelli bireyler için oluşturulan spor hedefleri ile uyumlu olup olmadığı ve bu uyumun nasıl tasarlandığı araştırılarak ortaya konulacaktır. Bu çerçevede spor politikalarına kaynaklık eden ilgili mevzuat ve temel stratejik belgeler üzerinde incelemeler yapılmış ve konuya ilişkin tartışmalara yer verilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda; engelli bireylere yönelik spor politikaları oluşturulurken sosyal, ekonomik ve kültürel hedeflerin yaşama geçirilmesinde yaşanan aksaklıklara ve sorun alanlarına ilişkin, hedefe uygun somutlaştırılmış çözüm önerilerine ve işlevsel mekanizmalara ihtiyaç duyulduğu ifade edilebilir.
Genç futbolcularda proprioseptif antremanın yüksek yoğunluklu eylemler ve beceri üzerindeki etkisi
Araştırmada genç futbolculara uygulanan proprioseptif antrenmanların futbolcuların yüksek yoğunluklu eylemlerine ve futbola özgü becerilerine ne düzeyde etki ettiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, bir spor kulübünün futbol altyapısında spor yapan 30 erkek futbolcudan (Yaş = 15,86 ± 0,69) oluşmaktadır. Katılımcıların ön testlerine ait değerler göz önünde bulundurularak hipotez testleri yardımı ile tüm parametrelerin değerlendirilmesi sonucunda iki farklı ve homojen özelliklere sahip gruplar oluşturulmuştur. Bu gruplar; proprioseptif antrenman grubu (PAG) ve kontrol grubu (KG) olarak adlandırılmıştır. Araştırmada uygulanan testler, ölçümler ve antrenman protokolü pandemi sürecinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma başlangıç aşamasında on beşer sporcudan oluşan iki grup oluşturulmuştur. Katılımcıların boy uzunluğu ve vücut ağırlığına yönelik antropometrik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Yüksek yoğunluklu eylemler adı altında tanımlanan el-göz koordinasyonu, dikey sıçrama, sürat, çeviklik ve kor kuvveti dayanıklılığını belirlemeye yönelik testler katılımcılara uygulanmıştır. Katılımcıların aynı zaman dinamik denge performansları da belirlenmiştir. Futbola özgü becerilerinin belirlenmesinde pas, top kontrolü ve top sürme gibi özellikleri uluslararası testler ile ölçülmüştür. Araştırma bulguları neticesinde; KG ve PAG'ın yüksek yoğunluklu eylemler açısından yapılan karşılaştırmasında gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Hem dominant hem de dominant olmayan ayakların dinamik denge performansının karşılaştırmasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Futbola özgü beceriler içerisinde pas isabet oranı ve top kontrol sayısı değişkenlerinde PAG grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Pas süresi ve top sürme becerine ait değerlerde KG ve PAG arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, futbol antrenmanlarına ilave olarak yaptırılan proprioseptif antrenmanların futbol temel becerileri içerisinde gösterebileceğimiz pas isabeti ve top kontrolü gibi becerilerin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı ifade edilebilir. Anahtar kelimeler: Beceri, futbolcu, proprioseptif egzersiz, yüksek yoğunluklu eylem.
Sporcuların psikolojik beceri ile zihinsel antrenman düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çalışmanın amacı, sporcuların zihinsel antrenman ve psikolojik beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik özelliklere göre karşılaştırılmasıdır. Tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ilinde çeşitli spor branşlarında faaliyet gösteren 541'i erkek (%66,6) 271'i kadın (%33,4) olmak üzere toplam 812 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde kişisel bilgi formu ile "Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri" ve "Sporcuların Psikolojik Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin karşılaştırmasında Independent T testi ve One Way Anova Testi, değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon testleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında sporcuların zihinsel antrenman ve psikolojik beceri düzeyleri ile cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, aile aylık gelir, spor branşı, spor türü, temas durumu, lisans durumu, lisans yılı, millilik durumu ve haftalık antrenman sayısı değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu, sporcuların zihinsel antrenman ile psikolojik beceri düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve psikolojik beceri sporcuların zihinsel antrenman düzeyleri üzerindeki değişimin yaklaşık %32,5'ini açıkladığı bulunmuştur. Araştırma sonuçları incelendiğinde cinsiyetin, yaşın, eğitim düzeyinin, aile aylık gelirinin, spor branşının, spor türünün, temas durumunun, lisans durumunun, lisans yılının, millilik durumunun ve haftalık antrenman sayısının sporcuların psikolojik beceri ve zihinsel antrenman düzeylerini belirleyicileri arasında yer aldığı ve psikolojik beceri düzeylerinin artması durumda zihinsel antrenman düzeylerinin de artacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor Psikolojisi, Zihinsel antrenman, Psikolojik beceri
Sporcularda duygusal zekâ ile motivasyon arasındaki ilişkininincelenmesi
Bu araştırmada Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre duygusal zekaları ve spora katılım motivasyonlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, Tekirdağ Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı aktif lisanslı öğrencilerden 148 (%49.3)'i kadın ve 152 (%50.7)'si erkek olmak üzere toplam 300 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Duygusal Zeka Envanteri ve Spora Güdülenme Ölçeği II kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Ölçek verilerinin karşılaştırılmasında ikili gruplar için Independent Samples T Test, üç ve daha fazla gruplar için One Way Anova testi uygulanmıştır. One Way Anova testi sonucunda anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc testlerinden Tukey yapılmıştır. Ayrıca katılımcıların duygusal zeka ve motivasyonları arasındaki ilişkinin saptanması için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada ortaya çıkan bulgulara göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, lisans yılı, milli olma durumu ve anne baba tutumu değişkenleri arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Bunula birlikte duygusal zeka ve motivasyon arasında ki ilişkide anlamlı fark tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde bu değişkenlerin duygusal zeka düzeyleri ve motivasyonların da belirleyici bir rol aldığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: duygusal zeka, egzersiz, motivasyon
Voleybol sporcularında imgeleme ve sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı voleybol oynayan sporcularda imgeleme ile sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma grubunu; Elit düzeyde voleybol oynayan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 3 lig düzeyinden (1. Lig, 2. Lig ve Süper Lig) yaşları 18 ile 35 arasında değişen (23.32±4.16) 157 kadın (21.78±3.54) ve 120 erkek (25.33±4.04) olmak üzere toplam 277 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile tüm katılımcılara Kişisel Bilgi Formu, Sporda İmgeleme Envanteri ve Sürekli Sportif Kendine Güven Envanteri uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS sürüm 21.0 yazılımı ile yapılmıştır. Sporcuların demografik özelliklerinin belirlenmesi için frekans analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki ilişki için korelasyon analizi uygulanmıştır. Değişkenler arasında karşılaştırma yapmadan önce normallik analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki puanlarının cinsiyet, millilik durumu ve spor yaşı değişkenine göre dağılımını incelemek için Independent-Samples T-Testi, sporcuların profesyonel sporculuk yılı, yaş ve lig düzeyi değişkenine göre incelemek için de One-Way ANOVA ile Tukey HSD testi uygulanmıştır. Analizlerde istatistiki anlamlılık düzeyi (p≤0.05) olarak alınmıştır. Analiz bulgularının sonucunda araştırmaya katılan sporcuların sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven puanları arasında yaş, cinsiyet, spor yaşı, millilik durumu, lig düzeyi ve profesyonel sporculuk yılı değişkenleri ile istatistiki olarak pozitif yönlü ilişkiler olduğu saptanmıştır (p<0.05). Anahtar kelimeler: Voleybol, Sportif Güven, İmgeleme
8-18 yaş arası yelken sporcularında SLC6A4 genindeki 5-HTTLPR polimorfizminin genotip, kısa alel ve uzun alel dağılımları ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve kendini toparlama gücü arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada 8-18 yaş arasında olan yelken sporcularında SLC6A4 genindeki 5-HTTLPR polimorfizminin genotip, kısa alel ve uzun alel dağılımları ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve kendini toparlama gücü arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişisel Bilgi Formu, Barratt Dürtüsellik Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri ve Kendini Toparlama Gücü Ölçeği kullanılarak veriler toplanmış ve kan alımları gerçekleştirilmiştir. SLC6A4 geni 5-HTTLPR polimorfizmi genotip dağılımları izole edilen genomik DNA'dan polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) tekniği ile tanımlanmıştır. Çalışmaya katılan 23 kız, 41 erkek sporcunun %39,1'inin LL, %34,4'ünün LS ve %26,5'inin SS genotiplerine sahip olduğu bulunmuştur. L aleli sıklığı %56, S aleli sıklığı %44 olarak tespit edilmiştir. Yelken sınıfının ve cinsiyet değişkeninin ölçek toplam puanlarına etkisinin olmadığı belirlenmiştir. LL, LS ve SS olup olmama ile Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ) (Fmin=4,00; p<,05; Fmax=87,31; p<,001), toplam puanları ve alt ölçek toplam puanlarının tamamı için regresyon modelleri anlamlı bulunmuştur. Buna göre LL olup olmama BDÖ toplam puanları varyansının yaklaşık %9'unu; LS olup olmama yaklaşık %12'sini ve SS olup olmama ise yaklaşık %54'ünü açıklamaktadır. LL olup olmama Bilişsel Esneklik Envanteri (BEE) toplam puanlarının yaklaşık %7'sini; LS olup olmama BEE toplam puanlarının yaklaşık %12'sini; SS olup olmama BEE toplam puanlarının yaklaşık %51'ini açıklamaktadır. LL olup olmama Kendini Toparlama Gücü Ölçeği (KTÖ) toplam puanındaki varyansın yaklaşık %14'ünü; SS olup olmama KTÖ toplam puanındaki varyansın yaklaşık %45'ini açıklamaktadır. Bu çalışma yelken sporcularındaki LL genotip ve L alelinin daha yoğun olduğunu gösteren ilk rapor niteliğindedir.
14-16 yaş grubu basketbolcularda COVİD-19 pandemi sürecinde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporcuların bazı performans değerlerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, basketbolculara uygulanan hız, çeviklik, çabukluk, denge ve güç çalışmalarının, pandemi döneminde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporculardaki değerlerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışma, haftada 3 gün orta şiddetli basketbol teknik- taktik antrenmanına devam eden 14-16 yaş gurubu lisanslı 18 basketbolcu ile aynı yaş gurubunda lisanslı fakat pandemi sürecinde antrenmanlara ailesinin veya kendisinin tercihi ile ara veren 18 basketbolcu katılmıştır. Sporculara 20 metre sürat, dikey sıçrama, pro agility (çeviklik), flamingo denge testi, şut performans testi, otur uzan testi ve pençe kuvveti testleri uygulanıp elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen verileri analizi etmek için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikten yararlanılan çalışmada katılımcı sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmış; istatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre pandemi sürecinde antrenman yapan ve yapmayan grupların tanımlayıcı istatistik tablosu incelendiğinde; her iki grubun yaş aralıklarının birkaç aylık farklar dışında benzer olduğu anlaşılmıştır. Her iki grubun da ortalama ve standart sapma değerlerinin benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Grupların deneyim sürelerine bakıldığı zaman antrenman yapan grubun minimum ve maksimumu deneyimde 2'şer yıl avantajlı oldukları anlaşılmıştır. Antrenman yapan ve yapmayan grupların boy ortalamaları benzerlik gösterirken; vücut ağırlıkları ortalamasında antrenman yapmayan grubun maksimum ağırlığının (6 kg) fazla olduğu belirlenmiştir. 20m koşu sürelerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu; yine antrenman yapan grubun çeviklik testi değerlerinin antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu, flamingo testi değerlerinde de antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Dikey sıçrama ortalamalarına göre antrenman yapan grubun minimum sıçramada iyi durumdayken; maksimum sıçramada ise antrenman yapmayan grubun iyi durumda olduğu belirlenmiştir. Dikey sıçrama zirve güç hr değerlerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Otur uzan değerlerinde antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre durumunun iyi olduğu anlaşılmıştır. Pençe değerleri bakımından antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Şut performansı değerlerinde de antrenman yapan minimum değerinin düşük olmasına rağmen antrenman yapmayan gruba bariz bir üstünlük kurduğu anlaşılmaktadır. Çocukların gelişimi açısından düzenli fiziksel aktiviteler, büyük önem taşımaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitelerde yer alan ya da sporcu çocuklarla bu faaliyetlerde yer almayan çocuklar arasında farkların olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, pandemi, COVİD-19, sürat, çeviklik, dikey sıçrama.
Spor lisesi öğrencilerinin prososyallik ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, Türkiye'deki spor liselerinde öğrenim gören öğrencilerin prososyal davranışları ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Araştırmada, spor eğitiminin öğrencilerin duygusal zekalarını artırdığı ve bu artışın prososyal davranışlar üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Spor aktivitelerinin öğrencilerin sosyal becerileri, empati kurma yetenekleri ve takım çalışması gibi unsurları güçlendirme potansiyeli değerlendirilerek duygusal zeka ve prososyal davranışlar arasındaki ilişkinin çeşitli faktörlerle nasıl şekillendiği üzerinde durulmaktadır. Eğitimciler için sporun, eğitimdeki rolünü yeniden değerlendirmeleri ve öğrenci gelişimi üzerindeki etkilerini maksimize etmek için stratejiler geliştirmeleri gerektiğini göstermektedir.
Üniversite sporları katılımcılarının spor besin takviyesi inançları ile sporcu beslenmesi bilgilerinin incelenmesi
Bu çalışma, Türkiye ve Avrupa'da üniversite düzeyinde öğrenim gören sporcuların sporcu beslenmesi bilgi düzeyleri ile sporcu besin takviyelerine yönelik inançlarının çeşitli demografik ve bireysel değişkenler bağlamında nasıl farklılık gösterdiğini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmada, Türkçeye uyarlanmış "Genç ve Yetişkin Sporcular için Beslenme Bilgisi Ölçeği (NUKYA)" ile "Spor Besin Takviyeleri İnanç Ölçeği" kullanılarak yaş, kilo, boy, cinsiyet, spor branşı, sınıf düzeyi, fakülte, spor düzeyleri (amatör- profesyonel), beslenme eğitimi alıp almama durumları, beden kitle indeksi (BKİ), sigara ve alkol kullanım durumlarına göre değişkenlerin beslenme bilgi düzeyi ve inançlara etkisi analiz edilmiştir. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, yaş ve sınıf düzeyinin hem genel beslenme bilgisi hem de makro-mikro besin bilgileriyle pozitif doğrusal ilişkili olduğunu ortaya koymuştur (p<0,05). Bununla birlikte boy ve BKİ antropometrik değişkenlerinde NUKYA makro besinler alt boyutunda, kilo değişkeninde ise NUKYA toplam puanında pozitif doğrusal ilişkiler gözlenirken cinsiyet ve spor branşı ile istatistik olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Spor besin takviyelerine yönelik inançlar açısından, yalnızca spor yapma süresi ile istatistik olarak anlamlı ve negatif doğrusal bir ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Bu durum, spor yaşantısı uzadıkça takviyelere yönelik daha eleştirel bir yaklaşımın geliştiğini göstermektedir. Beslenme bilgi düzeyi ile takviyelere yönelik inançlar arasında genel olarak istatistik olarak anlamlı bir doğrusal ilişki bulunmazken (p>0,05), yalnızca hidrasyon alt boyutunda pozitif doğrusal bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak, yaş ve eğitim düzeyine göre bilgi artışı olduğunu, bireysel sporlarla uğraşan sporcuların bilgi düzeyinin takım sporcularına kıyasla daha yüksek olduğunu ve sistematik eğitim eksikliğinin bilgi düzeyini sınırlayabileceğini göstermektedir. Buna bağlı olarak üniversitelerde sporcu beslenmesi eğitimlerinin sistematik şekilde sunulması, spor branşlarına göre özelleştirilmiş içerikler oluşturulması ve takviyelere yönelik bilinçli karar verme süreçlerinin desteklenmesi önerilmektedir. Ayrıca gelecekte yapılacak çalışmalarda nitel yöntemlerin kullanılması ve çok değişkenli modellerle daha derinlemesine analizler yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimler: Sporcu Beslenme Bilgi Ölçeği, Spor Besin Takviyelerine İnanç Ölçeği, Sporcu Beslenmesi
Bireysel ve takım sporu yapan bireylerde zihinsel antrenmanın zihinsel dayanıklılığa etkisi
Bu araştırma bireysel ve takım sporu yapan bireylerde uygulanan zihinsel antrenmanın zihinsel dayanıklılığa etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış ve araştırmanın örneklemini Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde aktif olarak bireysel ve takım sporu yapan 113'ü kadın (% 31), 252'si erkek (% 69) olmak üzere toplam 365 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aşamasında, Behnke ve ark (2017) tarafınca geliştirilmiş olan, Yarayan ve İlhan (2018) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılıp Türkçe'ye uyarlanan "Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri" ve Sheard ve ark (2009) tarafından geliştirilen Altıntaş ve Koruç (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılan "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde araştırma kapsamına alınan değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için, Pearson-Korelasyon analizi, gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için T-Testi analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise One Way Anova testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyete göre zihinsel antrenman alt boyutlarından, zihinsel temel beceriler ve kendinle konuşma alt boyutlarının anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Yaş değişkenine göre zihinsel antrenman alt boyutlarından zihinsel performans becerileri ve kendinle konuşma alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmüştür. Yaş değişkeni zihinsel dayanıklılık, kontrol alt boyutunda anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor yılı değişkenine göre zihinsel antrenman, zihinsel performans becerileri, kişilerarası beceriler ve zihinsel antrenman toplam skorunda anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor yılına göre zihinsel dayanıklılık, güven ve kontrol alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Millilik değişkenine göre zihinsel antrenman zihinsel temel beceriler alt boyutunda ve zihinsel antrenman toplam skorunda anlamlı düzeyde farklılık görülmüştür. Millilik değişkeni zihinsel dayanıklılık güven ve kontrol alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Gerçekleştirilmiş olan çalışma etkinliği kanıtlanmış olan sporda zihinsel becerileri kullanma ve bunun sonucunda sporcularda oluşan psikolojik değişimler konusunda sporcu ve antrenörlere fikir verme potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.
L-karnitin kullanımının farklı dar alan oyunlarına verilen psikofizyolojik ve teknik cevaplar üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı L-karnitin kullanımının farklı dar alan oyunlarına verilen psikofizyolojik ve teknik cevaplar üzerine etkilerini incelemektir. Çalışmaya 16 amatör futbol oyuncusu (yaş: 22.87 ± 4.18 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. 2v2 ve 4v4 dar alan öncesinde ve sonrasında Brunel ruh hali ölçeği kullanılırken, oyunlar sırasında algılanan zorluk derecesi ve fiziksel aktiviteden alınan keyif düzeyi belirlenmiştir. L-karnitin kullanımı ile oynanan 2v2 dar alan oyunlardaki psikofizyolojik ve teknik cevaplar L-karnitin kullanımı olmadan oynanan oyunlara göre bazı değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0.05). Benzer şekilde L-karnitin kullanımı ile oynanan 4v4 dar alan oyunlardaki psikofizyolojik ve teknik cevaplar L-karnitin kullanımı olmadan oynanan oyunlara göre bazı değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0.05). L-karnitin kullanımın hem psikofizyolojik hemde teknik cevaplara olumlu etkilerde bulunduğu görülmektedir.
Beden eğitimi ve spor öğretim programında yer alan sosyal beceriler üzerine nitel bir araştırma: Uygulama, engeller ve öneriler
Bu araştırmanın amacı 2006-2007 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanan beden eğitimi ve spor öğretim programı özel amaçlarından 8. maddeye yönelik öğretmen görüşlerini incelemektir. Beden eğitimi ve spor öğretim programı 8. madde; iletişim, iş birliği, adil oyun (fair play), sosyal sorumluluk, liderlik, doğaya duyarlılık ve farklılıklara saygı becerilerine yöneliktir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim(fenomolojik) modeliyle desenlenmiştir. Araştırmaya Diyarbakır ili kamu ortaokullarında görev yapan toplamda 20 öğretmen katılmıştır. Bu araştırma grubunun oluşturulmasında amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklemi türünden yararlanılmıştır.. Araştırmadaki verilere görüşme tekniğiyle ulaşılmıştır. Bu verileri elde etmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin araştırmaya konu olan becerilere yönelik yaptığı uygulamalar ve bu uygulamalar sırasında yaşadığı problemler, bu becerileri geliştirmek adına sunduğu öneriler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin konu olan becerilere yönelik uygulama, problem ve öneri bakımından görüşleri incelendiğinde bu görüşlerin oldukça çeşitlilik gösterdiği saptanmış ancak bu çeşitliliğin uygulama ve problem bölümlerine oranla öneri bölümlerinde daha fazla olduğunu sonucuna varılmıştır.
Bazı spor branşlarının kan grupları dağılımı ve kan gruplarıyla spor branşları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma bazı spor branşlarının kan gruplarına göre dağılımı ve kan gruplarıyla spor branşları arasındaki ilşkiyi incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma amatör ve profesyonel spor kulüplerinde lisanslı 14-25 yaş arası 810 erkek, 695 kadın toplamda 1505 sporcuya 56 soru ve iki bölümden oluşan Kişisel Bilgi Formu ve Vücut Algısı Ölçeği'nin yer aldığı anket uygulanarak gerçekleştirildi. İstatistiksel analiz SPSS 22 paket programında anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirildi. Kan gruplarının spor branşlarına göre dağılımında ve vücut algısı düzeyinin millilik, cinsiyet, spor branşları değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği gözlemlendi (p<0.05). Sonuç olarak; A Rh + kan grubunun tüm spor branşlarında en sık görülen kan grubu olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonucun Türkiye'de en sık görülen kan gruplarının dağılımıyla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Kan gruplarının branş seçimine etkisinin belirlenmesi kapsamında çalışmaların daha geniş bir alanda, daha geniş ölçekte yapılmasının fayda sağlayacağı ve bu araştırmanın yapılacak olan çalışmalara öncülük edeceği, literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Bireysel ve takım sporu yapan beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka ve prososyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma bireysel ve takım sporları ile uğraşan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile prososyal davranış düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim görmekte olan beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü, antrenörlük bölümü ve spor yöneticiliği bölümü öğrencilerinden oluşmaktadır. Yapılmış olan araştırma 542 üniversite öğrencisinin gönüllü katılım ile gerçekleştirilmiş olup veri toplama aşamasında Schutte ve ark (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar, Tok, Saltukoğlu (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Gözden Geçirilmiş Scuhutte Ölçeği", Carol ve Randall (2002) tarafından geliştirilen Kumru ve ark (2004) tarafından uyarlanan "Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği" ve yedi sorudan oluşan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde gruplar arasında fark olup olmadığını belirlemek için TTesti analiz yöntemi, üç ve üzeri grup karşılaştırmasında ise Tek Yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında cinsiyete göre duyguları kullanma ve iyimserlik/ruh hali alt boyutlarının anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre kamusal olumlu sosyal davranış, gizil olumlu sosyal davranış, acil olumlu sosyal davranış, duygusal olumlu sosyal davranış, itaatkar olumlu sosyal davranış ve ölçek toplamında anlamlı düzeyde farklılık tespit edilmiştir. Spor türü değişkeninde ise itaatkar olumlu sosyal davranış alt boyutunda anlamlı fark edilmiştir. Sonuç olarak, duygusal zeka özellikleri ile olumlu sosyal davranış özellikleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler görülmüştür. Bu sonuç üniversite öğrencilerinin duygusal zekalarının artmasının orta düzeyde olumlu yönde olumlu sosyal davranışları etkilediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bireysel Spor, Takım Sporu, Duygusal Zeka, Olumlu Sosyal Davranış
Antrenörlerin iş doyumu, sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişki (Güneydoğu anadolu bölgesi örneği)
Bu çalışmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Gençlik Spor İl Müdürlüğü kadrosunda çalışan antrenörlerin iş doyumlarının sürekli öfke ve öfke ifade tarzları arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmamıza gönüllü olarak 56 kadın, 187 erkek toplam 243 antrenör katılmıştır. Araştırmaya katılan antrenörlerin iş doyum seviyelerini ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği, öfke seviyelerini ölçmek için Spielberger Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı ve araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için il olarak, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans/yüzde, normal dağılım testi, (Kolmogorov-Smirnov test) gibi betimsel istatistikler yapılmıştır. Veriler normal dağılım varsayımını karşılamadığı için, ikili karşılaştırmalarda t-testi (Mann-Withney U test), çoklu karşılaştırmalarda varyans analizi (Kruskal Wallis-H test) ve değişkenler arasındaki ilişkiyi saptamak için korelasyon testi (Spearman Correlation Test) uygulanmıştır. Sonuç olarak cinsiyetin, medeni durumu, branş, antrenörlük kademesi ve haftalık çalışma süresinin iş doyumu ile; yaşın, medeni durumun, eğitim durumunun, görev yapılan yerin, branşın, çalışma şeklinin, görev süresinin, haftalık çalışma süresinin sürekli öfke ve öfke ifade tarzları ile aralarında anlamlı farklılığa rastlanılmamıştır. Yapılan araştırmamızda iş doyumunu yaş, eğitim durumu, görev yapılan yer, çalışma şekli ve görev süresi etkilediği; Sürekli öfke ve öfke ifade tarzını ise cinsiyet ve antrenörlük kademesinin etkilediği anlaşılmıştır.
Güneydoğu Anadolu bölgesinde çalışan antrenörlerin benlik saygısı ile öğrenilmiş güçlülük düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışan antrenörlerin benlik saygısı ile öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmanın evrenini, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışan antrenörler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise tesadüfî örneklem yöntemi ile seçilmiş olan 136 erkek, 75 kadın toplam 211 katılımcı oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak, demografik özelliklerin tespiti için araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, öğrenilmiş güçlülük düzeyi tespiti için Rosenbaum (1980), tarafından geliştirilen Siva ve Dağ (1991) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan Rosenbaum'un Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği (RÖGÖ) ve Benlik saygısı düzeyinin tespiti için Rosenberg (1965) tarafından geliştirilen, Çuhadaroğlu (1986) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler IBM SPSS 24 programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada normallik testi olarak Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Katılımcıların tanımlayıcı özelliklerini belirlemek için frekans ve yüzde testi kullanılmıştır. Ayrıca ikili bağımsız örneklem değişkenleri için T testi ve ikiden fazla bağımsız örneklem değişkenleri için Oneway ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplararası farkların belirlenmesi için post-hoc testi olarak LSD testi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin arasındaki ilişkinin tespiti için Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; cinsiyet değişkenine göre benlik saygı düzeyinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (t=2,072; p<0,05). Medeni durum değişkenine göre benlik saygı düzeyinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (t=-2,164; p<0,05). Yaş değişkenine göre benlik saygısı düzeyinde istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (F3,207=8,234; p<0,05). Çalışma yılı değişkenine göre benlik saygısı düzeyinde istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (F3,207= 4,144; p<0,05). Görev yapılan il değişkenine göre istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (F8,202=2, 394; p<0,05). Ayrıca benlik saygısı ile öğrenilmiş güçlülük düzeyi arasında (r=,204;p=,003) pozitif yönde zayıf düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Antrenör, Benlik Saygısı, Öğrenilmiş Güçlülük, Spor.
12-14 yaş grubu futbolcularda ınterval, MAS ve dar alan antrenman metotlarının MaxVO2 üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, 12-14 yaş grubu futbolculara uygulanan İnterval, MAS (Maksimum Aerobik Sürat) ve DAO (Dar alan oyun) antrenman metotlarının MaxVO2 (Maksimum Oksijen Tüketim Kapasitesi) üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmaya bir futbol kulübünün altyapısında futbol oynayan 32 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Yaş ortalamaları 12.63 ± 0.71 yıl, boy uzunluğu 150 ± 8.94 cm ve vücut ağırlığı 40.51 ± 10.48 kg olan 16 futbolcu kontrol grubunu, yaşları 13.25 ± 0.68 yıl, boyları 154.31 ± 8.06 cm ve vücut ağırlığı 49.18 ± 14 kg olan 16 futbolcu deney grubunu oluşturmuştur. Kontrol grubunun sadece öntest- sontest ölçümleri alınmış ve kendi antrenmanlarına ek hiçbir antrenmana tabii tutulmamıştır. Deney grubuna ise haftada 2 gün kendi antrenmanlarına ek 30 dakika olacak şekilde ve 6 hafta boyuncu düzenli olarak antrenman uygulanmıştır. Deney grubu; yapılan öntest ve ölçümler sonrasında kendi içerisinde 3 gruba (MAS, DAO ve İnterval) ayrılmış ve farklı antrenman metotları uygulanmıştır. Antrenmanlar öncesinde kontrol ve deney grubundaki sporculara antropometrik ölçümler ile 30-15 IFT ve Shuttle Run testleri uygulanmıştır. Yapılan bütün ölçümler sonucunda istatistiksel hesaplamalar IBM SPSS İstatistik 26.0 versiyon programında analiz edilerek bulgularla sunulmuştur. Altı haftalık çalışma dönemi sonunda Shuttle Run öntest- sontest değerleri arasında MAS, DAO ve İnterval gruplarında anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0.05), kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. 30-15 IFT öntest- sontest değerleri incelendiğinde ise MAS, DAO, İnterval ve kontrol gruplarında anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Sonuç olarak 12-14 yaş grubu futbolcularda 6 hafta boyunca haftada 2 gün şeklinde düzenli olarak uygulanan MAS, DAO ve İnterval antrenman metotlarının MaxVO2 seviyesini artırdığı tespit edilmiştir.