Turkish
1,391 theses under this subject heading
Erasmus+ programı öğrencilerine yönelik A1 düzeyi bilgisayardestekli Türkçe ders materyalleri geliştirme
Bu çalışmada, Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde, Erasmus+ Programı öğrencilerine yönelik Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni'nde belirlenen A1 Başlangıç Düzeyine uygun bilgisayar destekli ders materyalleri geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2023-2024 akademik yılı Güz döneminde Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde "Beginning Turkish 1" dersini alan 17 Erasmus+ öğrencisinin dil öğrenme gereksinimleri anket yoluyla belirlenmiş ve bu gereksinimlere uygun ders materyalleri geliştirilmiştir. Araştırmada, öğrencilere Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni'nde belirlenen 14 bildirişim konusu ankette sunularak en çok öğrenmek istedikleri bildirişim konusuna ilişkin tercihleri sorulmuştur. Katılımcıların öğrenmek istedikleri konulara ilişkin tercihlerinin aritmetik ortalama değerlerine bakıldığında, sırasıyla günlük yaşam (4.82), seyahat (4.53), yiyecek içecekler (4.41), para ve alışveriş (4.29), mekanlar (4.24), kişisel bilgiler(4.24) en yüksek puanı almıştır. Bu doğrultuda belirtilen bu bildirişim konularına yönelik 17 alt başlıkta bilgisayar destekli materyaller gelişitirilmiştir. Materyal geliştirme sürecinde Microsoft PowerPoint ve Canva ile etkileşimli ders materyalleri oluşturulmuştur. Buna ek olarak, çevrimiçi depolama ve dosya paylaşım aracı olarak ODTÜClass, çevrimiçi anket ve sınav uygulamaları için Google Forms, ölçme değerlendirme süreçlerinde çevrimiçi sınav platformu Kahoot ve QuizCube, ders sonrası bireysel öğrenme etkinlikleri geliştirmek amacıyla Quizlet öğrenme platformu kullanılmıştır. Geliştirilen materyaller, sınıf ortamında uygulanmış ve öğrencilerin dil becerilerindeki gelişim, başarı testi yoluyla ölçülmüştür. Ön test ve son test karşılaştırmaları sonucunda, geliştirilen materyallerin öğrencilerin dil becerilerini geliştirmede etkili olduğunu ve akademik başarılarını anlamlı bir şekilde artırdığı gözlemlenmiştir.
Vermittlung der Deutschen phonetik an lernende mit Türkisch als muttersprache
Pronunciation teaching is one of the most important components of German as a Foreign Language (GFL) instruction. However, it has been observed that pronunciation teaching is often not given sufficient importance in the process of teaching German as a foreign language. This doctoral thesis, titled "Teaching German Phonetics to Learners with L1 Turkish", is written to contribute to the elimination of this deficiency in Türkiye. After the introduction part of the study, the reasons for choosing the research topic are addressed, the term phonetic used in the study is explained, and current studies examining pronunciation teaching in GFL instruction are presented. Subsequently, the place and importance of pronunciation teaching in various foreign language teaching methods are discussed; moreover, how pronunciation teaching is handled in different teaching materials is presented with examples. In the next step, the sound systems of German and Turkish are examined comparatively. Following this comparison, the empirical part of the study is presented. In this part, the effectiveness of the pronunciation teaching units developed within the scope of the study is tested through an experiment with the participation of students whose mother tongue is Turkish. In this context, the preliminary study, which serves as preparation for the experiment, is also discussed. The content of the pronunciation teaching units consists of pronunciation features of German that may cause problems for students whose mother tongue is Turkish, and pronunciation learning strategies. Following the analysis of the experiment results, suggestions are submitted on how the study could be continued in the future. In addition, a digital pronunciation training program designed to improve the study further and tested by subjects is introduced. The study is completed with a results section containing a general summary and conclusions for future research activities.
Türkçe ve Macarcanın yapım eklerinin karşılaştırılması
Türkçe ve Macarca arasındaki köken ilişkisi, yüz yılı aşkın bir süredir tartışılmakta olan bir meseledir. Türkçeden Macarcaya geçmiş birçok kelimenin varlığı bilinmekle beraber, iki dil arasındaki ilişkinin sırf kelime alışverişi düzeyinde mi kaldığı, yoksa yapısal ortaklık ve etkileşimlerden mi ileri geldiği meselesi henüz yeterince aydınlatılabilmiş değildir. Tarihin farklı dönemlerinde Macarların çeşitli Türk topluluklarıyla -Hazarlar, Avrupa Hunları, Peçenekler ve Osmanlılar- çok sıkı ilişkileri olmuş ve bu ilişkiler tabii olarak dile de yansımıştır. Ural-Altay dil ailesi teorisi ortaya atıldığında her iki dilin aynı dil ailesine mensubiyeti ileri sürülmüşse de zamanla bu görüş bırakılarak Ural ve Altay'ın iki farklı dil ailesi teşkil ettiği görüşü kabul edilmiş, böylece Türkçe ve Macarca farklı dil aileleri içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Türkçe ile Macarca arasındaki benzerlikler tarihsel yakınlıklardan dolayı meydana gelen bir ödünçleme mi, yoksa bu iki dil gerçekten aynı kökenden mi geliyor? Bu hususla ilgili yapılacak her yorum, kanıt gerektirir. Bunun için de karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Her iki dilin eklemeli bir yapıya sahip olması, öncelikle iki dil arasındaki ek karşılaştırmalarının ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu amaçla tezde, Türkçedeki yapım ekleri ile Macarcadaki yapım ekleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar, tanıklar eşliğinde yapı ve işlev boyutuyla tartışılmaya çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, Macarca, yapım ekleri, dil aileleri, Ural-Altay
Türkçede olay sayımı okumalarının anlambilimsel analizi
Bu tezde, Türkçede nesne ve olay okuması içeren tümcelerin anlambilimsel analizi sunulmakta, bu iki yorumlama türü yapı-anlam ilişkileri açısından incelenmektedir. Anlam biliminde niceleyiciler genel olarak nesne kümeleri arasında ilişki kuran işlemler olarak ele alınıp, sayı niceleyicilerinin nesneler üzerinde işlem yaptığı düşünülmektedir. Ancak nesnelere ek olarak olayların da sayılabilir oldukları gözlemlenmiştir. Türkçede olay okumalarının anlambilimsel özelliklerine odaklanan bu tezde bu okumaların, niceleyici içeren ifadenin Eylem Öbeği (EÖ) içinde kalması ile mümkün olabildiği savunulmaktadır. Eylemlerin anlamsal değeri olay değişkeni içerecek şekilde gözden geçirilerek sayı niceleyicileri olayları da sayabilecek bir biçimde yeniden tanımlanmaktadır. Niceleyici içeren ifadenin taşıma yoluyla tümce başına geldiği durumlarda ise nesne okuması ön plana çıkmaktadır. Bu tezde niceleme öbeğinin taşınması ile nesne okuması arasındaki ilişki bu durumu netleştiren olumsuz tümceler üzerinden ele alınmaktadır.
Fransızca ve Türkçede akıllı telefon bağlamında yeni sözcük kullanımına (Neolojizm) yapısal bir yaklaşım
Neoloji, dilbiliminin üç dalı ile ilgilidir: anlamsal yönüyle sözcükbilimi, yapısal yönüyle biçimbilimi, toplum tarafından kelimenin kabul ve kullanım süreçleriyle ilgili toplum dilbiliminin araştırma sahasına girer. Neolojinin konusu olan neolojizm ise; ortaya çıkan yeni bir gösterilen (anlam) için yeni bir gösterenin üretilmesi şeklinde tanımlanabilir. Gerçekten, bilim ve teknolojinin sürekli gelişmesi yeni kavramların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Hem dilsel ve hem de toplum dilsel boyutları olan bu hadisenin en iyi gözlemlenebileceği alan, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin günümüzde en hızlı ve yoğun olarak yaşandığı mobil teknolojileridir. Bu nedenle, bu çalışmada akıllı telefonlarını kullanma kılavuzları veri tabanı kabul edilerek Fransızca ve Türkçedeki neolojizmler yapı bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışmada dilin içyapısına bağlı olarak Fransızca ve Türkçede sözcüksel anlamda değişimin nasıl gerçekleştiği, bununla birlikte toplum dilbilimsel etkenlerin dilin zenginleşmesine nasıl etki ettiği sorunsalına cevap aranmıştır. Çalışmada ilk olarak dilbiliminin iki yeni sahası olan neografya (yeni kelimenin sözlükleşme süreci) ve neoloji (yeni kelime yapma yöntemi) konuları ele alındıktan sonra, konunun kuramsal çerçevesi çizilerek, neolojizmin nedenselliği ve neolojizmlerin belirlenmesi ile ilgili bilimsel yaklaşımlar ve kuramlar değerlendirilmiştir. Nicel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada, veri tabanından elde edilen veriler, oluşturulan sayısal ispata dayalı araştırma modeli çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bunun için farklı dört telefon markasının (Samsung, Sony, Vestel, Wiko) kullanma kılavuzları veri tabanı kabul edilerek tespit edilen neolojizmlerin iki dildeki (Fransızca, Türkçe) yapısal ve sayısal durumları, çıkış sebepleri ile sözlükleşme sürecinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Elde edilen veriler, Türkçe neolojizmlerin Fransızca neolojizmlerden daha fazla olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, İngilizceden Fransızcaya ödünçlenen kelime sayısının İngilizceden Türkçeye ödünçlenen kelime sayısından daha az olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, her iki dilde kısmi ödünçlemelerin tam ödünçlemelerden daha fazla olduğu görülmektedir. İki veya daha fazla kelimenin bir araya gelmesiyle oluşturulan neolojizmler diğer türetme yöntemlerinden daha sık başvurulan bir biçim olarak karşımıza çıkmaktadır. Fransızca ve Türkçede sayısal olarak iki addan oluşan ve ad olan neolojizmler diğer türetme şekillerinden daha fazladır. Kendine özgü (diğer dillerde bulunmayan veya kullanılmayan) türetme şekilleri en fazla Fransızca kullanma kılavuzlarında tespit edilmiştir. İncelenen metinlerdeki neolojizmlerde İngilizce ve Türkçe yapısal benzerliğin Fransızca Türkçe yapısal benzerlikten daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kelime sayısı açısından tek kelimeden oluşan en fazla neolojizm Fransızcada, iki kelimeden meydan gelen neolojizmler Türkçede, üç kelimeden oluşan en fazla neolojizmler İngilizcede saptanmıştır. İki dildeki neolojizmlerin durumlarının yapısal bağlamda ve sözlüğe giriş süreçleri olarak farklı olması birçok nedene bağlanabilir, fakat genel olarak dilin kendi içyapısı ve dışsal yani toplumsal nedenlerden dolayı bu farklılıkların meydana geldiğini söylemek mümkündür.
Kanıtsallık ulamının Türkçe ve Fransızcada karşıtsal bir incelemesi
Dilbilgisi ulamları içinde yer alan kanıtsallığın Fransızcada tipolojik ve semantik görünümünü karşıtsal bir yaklaşımla incelemeyi amaçlayan bu çalışmada, Türkçede zorunlu olarak gramatikalleşmiş bir biçimle işaretlenen bu ulamın Fransızcada dilbilgisel bir ulam olarak mevcut olup olmadığı, farklı türlerinin hangi yollarla belirtildiği ve bu ulamın işaretlenmesinin zorunlu olup olmadığı sorunsalı ele alınmıştır. Bu çerçevede, karşıtsal dilbilgisi yöntemi benimsenerek, Türkçe iki farklı roman ve bunların Fransızca çevirilerinde bulunan kanıtsallık ifadesinin yer aldığı cümlelerden oluşturulan iki dilli bir bütünce üzerinde biçimbilimsel, sözdizimsel ve sözcüksel çözümlemeye gidilmiştir. Bu yöntemle elde edilen bulgular incelendiğinde, Türkçede gramatikalleşmiş bir biçime sahip olan ve zorunlu olarak –(y)mIş biçimbirimiyle işaretlenen bu ulamın Fransızcada işaretlenmesinin zorunlu değil seçimlik olduğu, dolayısıyla belli bir gramatikalleşmenin söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak, dolaylı kanıtsallığın farklı türlerinin biçimsel, sözdizimsel ve sözcüksel bağlamda çok sayıda değişik yollara başvurularak belirtildiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, Fransızca, Dolaylılık, Kanıtsallık, Duygusal Boyuttaki Tezahürler, Karşılaştırmalı Dilbilim
Ortaokul 7. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin çocuk edebiyatı bağlamında incelenmesi
Çocuklar için edebiyat eğitimi, çocukların psikolojik, duygusal ve fikrî gelişmeleri için büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı çocuk edebiyatı, çocukların hem edebî bir zevk almasını sağlayabilmeli, hem de onlara kişisel gelişim bakımından katkılar sunabilmelidir. Çalışmamızın amacı, ortaokul yedinci sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin çocuk edebiyatı bağlamında incelenmesidir. Bu hedef doğrultusunda, ele alınan yedinci sınıf ders kitabında yer alan metinler, içerik, resim, anlatım, kelimeler, yazım ve noktalama açısından incelenmiştir. Kitapta yer alan otuz yedi metin çocuk edebiyatı bağlamında ele alınmıştır. Kitaptaki metinlerin genel anlamda içerik, duygu-düşünce-hayal bakımından başarılı oldukları ve çocuk edebiyatına uygun olduğu tespit edilmiştir. Fakat kitaptaki metinlerde belli bazı türlere daha çok yer verildiği görülmüştür. Ayrıca metinlerden bir kısmının; resim ve içerik uyumu, bilinmeyen kelimelerin çokluğu gibi noktalar açısından çocuk edebiyatı yönüyle öğrencilere uygun olmadığı ve çocuklara fazla bir katkı sağlayamayacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Türkçe ders kitabı, çocuk edebiyatı, metin, çocuk.
Daristana Şêrîn masal setindeki masalların Türkçeye çevrilmesi ve bu masalların Türkçe eğitimi açısından uygunluğunun incelenmesi
Masallar, öğrencilerin diğer edebi metinlere nazaran daha keyifle okudukları veya kendilerine okunduğunda daha keyifle dinledikleri metinlerin başında gelmektedir. Nitelikli ve öğrencilerin seviyelerine uygun olarak yazılan masallardan eğitimde daha fazla yararlanmak gerekir. Bu araştırmanın amacı Kürtçe yazılmış bazı masalların Türkçeye çevrilerek bu masalların Türkçe eğitiminde kullanılabilirliğini incelemektir. Bu araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Daristana Şêrîn masal setinin orijinali yayınevinden temin edildikten sonra Türkçeye çevrilmiştir. Bu sette yer alan masallar teker teker dil, anlatım, içerik ve değerler açısından incelenmiştir. Hangi masalda hangi değere ilişkin kaç örneğin olduğu tablo halinde gösterilmiştir. Ayrıca bu masalların okunabilirlik açısından ortalama hece ve cümle uzunlukları temel alınarak bu masallara ait zorluk dereceleri tablo haline getirilmiştir. Araştırmada bu masalların gerek dil anlatım ve içerik açısından gerekse değerler eğitimi açısından ilköğretim düzeyine uygun olduğu ve Türkçe ders kitaplarında kullanılabilecekleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Edebiyatı, Masallar, Türkçe Eğitimi, Değerler, Okunabilirlik
Türkçenin tarihî sözlükleri
"Türkçenin Tarihî Sözlükleri" adlı bu çalışmada Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olan "Divânü Lugâti't-Türk"ten 1928 Harf Devrimi'ne kadar yazılmış, dillerinden biri Türkçe olan sözlükler ele alınmıştır. Çalışmanın amacını, kapsamını, materyal ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra sözlük, sözlükçülük ve Türkiye'de sözlükçülük hakkında bilgiler verilmiştir. Türkçenin tarihi sözlükleri ele alınırken yazıldıkları dile, coğrafyaya, şekline veya konusuna göre herhangi bir sınıflamaya tabi tutulmadan yazıldığı yıla göre kronolojik olarak sıralanmıştır. Sözlüğün adı başlıkta gösterilmiştir. Sözlükleri tanıtırken öncelikle sözlük ve yazarı hakkında tanıtıcı bilgi verilmiş daha sonra sözlük konu ve içerik yönünden ayrıntılı olarak tanıtılmıştır. Bu tanıtımlarda sözlüğün adı, hangi dillerde yazıldığı, yazılış tarihi, yazılış amacı, düzeni, içeriği, sözlük üzerine yapılmış akademik yayınların künyesi, sözlüğün nüsha ve baskıları hakkında bilgi verilmiştir. Böylece Türkçenin söz varlığı hazinesi olan sözlüklerle ilgili bilgiler bir araya getirilerek söz konusu değerli söz varlıkları tanıtılmaya ve kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, sözlükbilim, Türkçe, tarihi sözlükler, Türkçenin tarihi sözlükleri.
Yaşar Kemali'in Sarı Sıcak adlı eserinin kelime grupları yönünden incelenmesi ve Türkçe eğitimine katkısı
İnsanlar arasındaki en önemli iletişim araçlarından biri şüphesiz ki dildir. Dil insanların yaşantısında karşılaştığı durumları; duyguları, düşünceleri aktarmadaki en önemli araç olduğu gibi sanatçıların da zihinlerinde kurguladıkları dünyayı edebî metinler yoluyla okuyucuya aktardıkları vasıtadır. Ancak günlük hayatta yaşanan bazı duyguları, düşünceleri ve karşılaşılan bazı durumları ifade etmede dilin temel yapı taşı olan kelime tek başına yeterli olmamaktadır. Bu yüzden kelime grupları duygu, düşünce ve hislerin aktarılmasına olanaklı kılarak daha etkili bir iletişim kurulmasını sağlar. Yapılan yüksek lisans tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problem durumu tespit edilmiş, araştırmanın amacı ve önemi belirtilmiş, konu ile ilgili kısa tanımlar yapılarak çalışmanın hazırlanması sürecinde incelenen örnek çalışmalar belirtilmiştir. İkinci bölüm çalışmanın yöntemini içermektedir. Üçüncü bölüm çalışmanın temel bölümünü oluşturan bulgulardan ibarettir. Bu bölümde kelime grupları hakkında genel bilgiler verilerek bulgular sıralanmış, Yaşar Kemal'in "Sarı Sıcak" adlı eserinde yer alan 22 hikâyede geçen kelime grupları incelenip elde edilen bulgular belirtilip tabloya dökülmüş ve Yaşar Kemal'in Türkçe Eğitimine katkısı üzerinde durulmuştur. Eserin dördüncü bölümünde sonuç ve öneriler sunularak hikâyeler Türkçe eğitimi yönünden değerlendirilmiştir. Dil bilimci Prof. Dr. Leyla Karahan'ın Türkçede Söz Dizimi (Akçağ, 2018) adlı eserinin 25. baskısı esas alınarak yapılan bu çalışmada hikâyelerde geçen kelime grupları şu şekilde incelenmiştir: İsim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isim-fiil grubu, zarf-fiil grubu, birleşik isim grubu, birleşik fiil grubu, tekrar grubu, ünlem grubu, edat grubu, unvan grubu, kısaltma grupları, sayı grubu ve bağlama grubu. Tespit edilen kelime grupları geçtikleri cümlelerde koyu şekilde gösterilmişlerdir. Kelime gruplarının yer aldığı cümlelerin sonunda hangi hikâyenin kaçıncı sayfasında geçtiği belirtilmiştir. Aynı sayfada yer alan aynı kelime grupları tekrara düşmemek adına ayrıca belirtilmemişlerdir. Çalışmanın sonuç kısmında kelime gruplarının hikâyelerde kullanılma sayıları verilmiş ve aynı zamanda Türkçe Eğitimi yönünden değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma "Sarı Sıcak" (YKY, 2013) adlı eserin 13. baskısı dikkate alınarak yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yaşar Kemal, Kelime Grupları, Türkçe Eğitimi, Söz Dizimi
TYT sınavına hazırlanan öğrencilerin Türkçe okuma becerisinde üstbilişsel farkındalıkları ve seviyeleri
Yapılan bu araştırmada TYT sınavına hazırlanan öğrencilerin Türkçe okuma becerisinde üstbilişsel farkındalık düzeylerine yönelik analizler yapılmıştır. Araştırma sürecinde toplanan verilerin analizinde, SPSS-22 programı kullanılmış olup elde edilen bulgular tablolara dönüştürülerek araştırma problemlerine yanıt aranmıştır. TYT sınavına hazırlanan öğrencilerin Türkçe okuma becerisinde üstbilişsel farkındalık düzeylerine yönelik veriler analiz edilmeden önce Kolmogorov-Smirnov testi ile normallik kontrolü yapılmıştır. Yapılan kontrollerde araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Bu bağlamda, araştırma verilerinin analizinde parametrik analiz yöntemleri kullanılmıştır. TYT sınavına hazırlanan öğrencilerin Türkçe okuma becerisinde üstbilişsel farkındalık düzeyleri, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistikler hesaplanarak incelenmiştir. Ayrıca Türkçe okuma becerisinde üstbilişsel farkındalık düzeyinin cinsiyete ve okul türüne dayalı farklılaşma durumu bağımsız gruplar t-testi; sınıf düzeyi, yaş ve okul değişkenlerine dayalı farklılaşma durumu ise ANOVA analizi ile incelenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik verilerinin incelenmesinde frekans ve yüzde analizi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019–2020 yılında, Siirt ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı liselerde eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda TYT sınavına hazırlanan öğrencilerin Türkçe okuma becerisinde üstbilişsel farkındalık düzeylerinin çok yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Okuma, Okuma Stratejileri, Üstbilişsel Farkındalık
Aslı Der'in "Kayıp Rüyacı" adlı eserinde yer alan fiilimsilerin tespiti ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi
Dil bilgisi konuları arasında önemli bir yer tutan fiilimsiler, öğrencilerin kavramada zorluk yaşadığı konular arasında yer almaktadır. İlk olarak ortaokul 8. sınıf kazanımları arasında yer alan fiilimsilerin ezberlettirmeden öğretilmesi önem teşkil etmektedir. Nitekim fiilimsilerin okuma etkinlikleri ile sezdirilerek öğretilmesi kalıcı öğrenmeye de katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda fiilimsilerin sezdirme yöntemi ile verilmesi, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda da öngörülen ve tavsiye edilen bir husustur. Bu araştırmada, Aslı Der'in ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserinde yer alan fiilimsilerin tespit edilmesi ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada, öncelikle fiilimsi kavramı tanımlanmış; fiilimsilerin türleri ve ekleri hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserde yer alan cümleler tek tek incelenmiş ve bu cümlelerdeki fiilimsi grupları tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserde 2.802 adet fiilimsinin kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca eserde yer alan isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiillerin oransal olarak benzer olduğu, bu nedenle eserin fiilimsilerin öğretimi açısından kullanılmasının uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Türkçe dersi öğretim programındaki on kök değerin öğretimine yönelik metin derleme çalışması
Bu araştırmanın amacı Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki "Kök Değerlerin" öğrencilere daha kolay ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için de on kök değer ayrı ayrı ele alınmış; her bir değere ait hikâye, masal ve şiir derlemesi elde edilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yönteminin doküman analizi tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Değerlerin tespit edilmesinde ölçüt olarak MEB tarafından öğretim programlarında belirlenen on kök değer kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalini hikâye, masal ve şiir türlerinden oluşan 21 kitap, öğrenci şiirleri ve internet verileri oluşturmaktadır. Doküman inceleme yöntemiyle elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Çalışmadaki on kök değerin tekrarlanma sıralaması şöyledir: sevgi (111 kez), dostluk (52 kez), yardımseverlik (50 kez), öz denetim (44 kez), saygı (43 kez), sabır (36 kez), vatanseverlik (34 kez), sorumluluk (31 kez), dürüstlük (28 kez), adalet (26 kez). Toplamda ise 456 değer analizi gerçekleşmiştir. Genel anlamda incelenen tüm masal, şiir ve hikâye türlerinde on kök değerden en çok veri sevgi değerinden en az veri adalet değerinden elde edilmiştir. Sonuç olarak on kök değer derlemesiyle ilgili birçok şiir, hikâye ve masal derlemesi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla metin analizleri yapılmış çocuklara, velilere ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur. Derlemesi gerçekleştirilen bu on kök değer özellikle ortaokul öğrencilerine faydalı bir kaynak olmuştur.
Anadolu Masalları ve bu masalların Türkçe öğretimindeki yeri üzerine bir inceleme
Temel dil becerilerinden dinleme, insanın doğumuyla hatta anne karnında başlayan süreçle birlikte edindiği ilk dil becerisidir. Birey öğretim hayatına başlayana kadar bazı sözlü edebiyat ürünlerini ailesinden, çevresinden dinleme yoluyla öğrenir. Masal da bu sözlü edebiyat ürünlerinden biridir. Diğer türlere göre dil ediniminde, dilin zenginliğini, kültürün dile yansıyan halini sezdirmede ve öğretmede daha etkilidir. Bu yüzden Türkçe öğretiminde genelde masalların özelde de Anadolu Masallarının kullanımı önemli bir yere sahiptir. Anadolu Masallarının Türkçe öğretiminde kullanımının doküman analizi yöntemiyle incelendiği bu çalışmada elde edilen veriler ve çıkarılan sonuçlar dil öğretiminin masallar üzerinden daha kalıcı öğrenmelerle gerçekleştirilebileceğini göstermektedir. Masalların kültür aktarımında üstlendiği doğal görev, kültürün önemli bir unsuru olan dilin aktarımında da aynı paralelliği kurmaktadır. Bu yüzden Türkçe öğretiminde hedeflenen dört temel dil becerisi olan okuma, konuşma, dinleme, yazmanın ve bunlara ek sezdirilerek anlatılması planlanan dil bilgisi konularının genelde masal ile özelde de Anadolu Masalları ile birleştirilmesi ile anlamlı öğrenmeler sunacağı öngörülmektedir.
Eğitim ya da Eğitim dergisinde yer alan metinlerin söz varlığı ve değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı Eğitim ya da Eğitim dergisinde yer alan söz varlığı unsurlarını ve değerler eğitimini tespit etmektir. Derginin 2019 Kasım ayından itibaren iki ayda bir yayımlanan sayıları incelenmiştir. 1 yıllık yazılı basım süreci takip edilmiştir. Araştırma, dört bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın giriş bölümünde problem durumuna, alt problem cümlelerine, amaca, öneme değinilmiş ardından sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde ise kavramsal çerçeve üst başlığıyla sözcük kavramına, söz varlığı ve unsurlarına, değerler eğitimine değinilmiştir. İkinci bölüm olan yöntem kısmında betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini YA DA dergisinin ilk altı sayısı oluşturmaktadır. Üçüncü bölümdeyse bulgular ve yorum başlığıyla tespiti yapılan söz varlığı unsurlarına, değerler eğitimine dair çıkarımlara yer verilmiştir. Daha sonra dergideki söz varlığı unsurlarının içerisinde yer alan değerlere değinilmiştir. Değerlerin daha çok deyimler içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir. YA DA dergisinin başta deyim olmak üzere ikilemeler konusunda zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmektedir. Atasözleri, ilişki sözleri ve kalıplaşmış sözlerin kullanımı sınırlı kalmıştır. Tespiti yapılan söz varlığı unsurları ve değerler eğitimi tablo halinde sunulmuştur. Değerler eğitiminin kök değerleri her sayıda yer almıştır; fakat bazı alt değerlerin yer almadığı tespit edilmiştir. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise tartışma, sonuç, öneriler, kullanılan kaynaklar ve ekler sunulmuştur. Türkçe Öğretim Programı (2019), Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programı'na (2017) göre tespiti yapılan değerlerden yararlanılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışma, sonrasında yapılacak araştırmalara farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedeflemektedir. Yapılacak çalışma Eğitim ya da Eğitim dergisini inceleme ile sınırlıdır.
Hans Christian Andersen ödüllü yazarların hikaye edici metinlerinde evrensel değerler
İnsanlar birbirlerinden farklı dil, din, inanç ve yaşayış biçimlerine sahip olsalar da tüm insanların önem verdiği, her yerde denk gelinen ve kabul gören evrensel değerler vardır. Bu değerler insandan insana, toplumdan topluma, kuşaktan kuşağa aktarılarak devamlılığını sağlamaktadır. Araştırmanın amacı Hans Christian Andersen ödüllü hikâye edici metinlerin evrensel değerler içerip içermediğini tespit etmektir. Bu amaçtan hareketle on bir farklı yazar tarafından derlenmiş, on sekiz kitapta yer alan hikâye edici metinler çalışmanın veri toplama araçlarını oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinin veri toplama tekniklerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Evrensel değerlerin tespit edilmesinde ölçüt olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretim programlarında belirlenen kök değerler ve Schwartz değerler sınıflandırması kullanılmıştır. Hikâye edici metinlerde tespit edilen evrensel değerler içerik analizi ile doğrudan aktarımlar yapılarak sunulmuştur. Yapılan içerik analizinde yirmi altı farklı evrensel değer tespit edilmiştir.
Eski Türkçe ile Kerkük Türkmen Türkçesindeki ortak kelimelerin ses bilgisi ve anlam bilgisi açısından karşılaştırılması
Eski Türkçe, Türkçeyi metinlerle takip ettiğimiz bir dönemdir. Birçok araştırmacı Eski Türkçeyi üç lehçeye ayırmaktadır. Bu dönemler Köktürkçe, Eski Uygur Türkçesi ve Karahanlı Türkçesi dönemleridir. Eski Türkçe, bugünkü Türk lehçelerinin ana kaynağıdır. Birçok Türk lehçesinde Eski Türkçenin izleri günümüze kadar ulaşmıştır. Kerkük Türkmen Türkçesinde de Eski Türkçenin izlerine rastlanmaktadır. Günümüz Kerkük Türkmen Türkçesinde Eski Türkçe söz varlığında da bulunan bazı kelimelerin birtakım ses bilgisi farklılaşmalarıyla yer aldıkları görülmektedir. Bazı kelimelerde de çeşitli anlam değişiklikleri ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda Eski Türkçe ile Kerkük Türkmen Türkesi arasında ortaklaşan kelimeler tespit edilmiştir. Tespit edilen kelimeler anlam bilgisi ve ses bilgisi açısından incelenmiştir.
A sociopragmatic study on Turkish native speakers' condolence speech acts
This study explores the speech acts of condolences in Turkish uttered in response to death announcements on Facebook. Methodologically, the first step of this study comprises the analysis of the condolences in Turkish collected from Facebook following Elwood's (2004) classification of condolence strategies and modifications made by Lotfollahi & Rasekh (2011), Samavarchi & Allami (2012), Behnam et al. (2013), Murad (2013), Janusheva & Neshkovska (2018), Nurlianingsih & Ayu Imperiani (2020) and Alemi et al. (2021). Based on the results of this analysis, common condolence strategies by Turkish native speakers were identified. It was found that most condolence strategies involved statements related to Islam which is the most common religion in Türkiye. The second step of our study involves an experiment in which we tested Turkish native speakers' assessments of the level of appropriateness of different types of condolences. In doing so, we invited them to assess real-life examples from Facebook. Focusing on the sociolinguistic variables of social distance and the ranking of the imposition, we discussed which factors contributed to the way condolences are expressed in this speech community. "Expression of sympathy" was the only strategy which suggested that most Turkish native speakers noticed the variations in the ranking of the imposition which is the degree of obligation for condoling between the bereaved and the deceased. On the other hand, the ratings of the strategy of "offer of assistance" indicated that most of the informants were aware of the differences in social distance only in the second hypothetical situation where social distance and the ranking of the imposition were low, and the third hypothetical situation where social distance was high, and the ranking of the imposition was low. As such, this study contributes to our knowledge of a relatively understudied type of speech act and its realizations in Turkish culture. Keywords condolence; speech act; pragmatics; religious condolences; Facebook condolences; Turkish condolence; condolence speech acts
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültür politikaları
Bu çalışmada, kültürel ögelerin kullanıldığı bir kamu diplomasisi yaklaşımı olan kültürel diplomasinin bir araç olarak dilden nasıl yararlandığına dikkat çekilmiştir. Zira dil, sosyal bir varlık olan insanların iletişiminde ve kültürlenmesinde en önemli araçlardan biridir. Devletler de bu bilinçten hareketle kültürel diplomasi ile etkin bir şekilde yumuşak güç kullanmaya başlamış; kültürel diplomasi aktörleri vasıtasıyla dil öğretimi faaliyetlerine hız kazandırarak politikalarına alan açmıştır. Değişim programları, burslar ve kültür merkezleri aracılığıyla yürütülen dil öğretimi çalışmaları; sempozyum, çalıştay, konferans, mali destekler ve kültür gezileri gibi araçlarla da desteklenmektedir. Ancak konu akademik açıdan henüz yeterince incelenmemiştir. Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğretimine Türkiye'nin kültür politikasının yansımasını bütüncül bir bakış açısıyla incelemektir. Çalışmada, araştırma yöntemlerinden nitel araştırma yöntemi kullanılmış; nitel bilgi toplama yöntemlerinden doküman analizine başvurulmuştur. Bu doğrultuda öncelikle yumuşak güçten ve kaynaklarından bahsedilerek Türkiye'nin kamu diplomasisinde bu kaynakların nasıl konumlandırıldığına değinilmiştir. Ardından kültürel diplomasi aktörlerinden Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Türkiye Maarif Vakfı (TMV), Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB); yabancı dil olarak Türkçe öğretimi faaliyetleri üzerinden incelenmiştir. Adı geçen kurumların faaliyetleri gerek basılı gerek elektronik olarak yayımlanan raporlar, yönetmelikler, bültenler ve basında çıkan haberler vasıtasıyla değerlendirilmiştir. Çalışma sırasında Türkiye'nin kültürel diplomasi konusunda belli bir kurumsal yapı kazandığı fakat hâlâ çözülmesi ya da geliştirilmesi gereken durumların olduğu görülmüştür. Özellikle yabancı dil olarak Türkçe öğretimine Türkiye'nin kültürel diplomasi aktörlerince önem atfedildiği lakin standart ve kurumsal bir programın bulunmayışının çeşitli sorunları da beraberinde getirdiği tespit edilmiştir.
Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisinin değerlendirilmesi için puanlama anahtarı önerisi: A1-A2 seviyesi
Dört temel dil becerisinden biri olan yazma, öğrenicilerin dil bilgisini, söz varlığını, düşüncelerini ifade ve organize etme yeteneklerini yansıtan karmaşık ve çok yönlü bir süreçtir. Bu nedenle yazma becerisinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi öğrenicilerin gelişim düzeylerini nesnel bir şekilde belirlemek açısından önemlidir. Yazma becerisinin nesnel ve tutarlı bir şekilde değerlendirilmesi için dereceli puanlama anahtarlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Dereceli puanlama anahtarları, değerlendirme sürecine nesnellik kazandırılmasına, öğrenicilerin yazma performansının çeşitli boyutlarda ayrıntılı olarak incelenmesine ve öğrenicilere ayrıntılı geri bildirim sunulmasına olanak sağlar. Bu durum öğretim sürecindeki eksiklikleri belirleyerek öğrenicilerin yazma becerilerinin gelişimine katkı sağlar ve öğretim sürecinin verimliliğini artırır. Bu doğrultuda çalışmada, yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğrenen A1 ve A2 seviyesindeki öğrenicilerin yazma performanslarını değerlendirmek amacıyla iki farklı analitik dereceli puanlama anahtarı geliştirilmiştir. Ayrıca değerlendiricilerin puanlama anahtarlarını nasıl uygulayacaklarını, ölçütleri nasıl yorumlayacaklarını netleştirmek, değerlendirme sürecini standartlaştırarak daha nesnel ve güvenilir sonuçlar elde etmek için değerlendirici kılavuzları hazırlanmıştır. Puanlama anahtarı geliştirme süreçleri dikkate alınarak çalışmada karma yöntem desenlerinden keşfedici sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nitel aşamasında yazma becerisine ve puanlama anahtarı geliştirmeye yönelik literatür taraması yapılmıştır. Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM) ve Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı'ndaki (TYDÖP) temel seviye yazma kazanımlarının yanı sıra yabancı dil olarak Türkçe öğretim setlerinde yer alan kazanımlar incelenmiştir. Ayrıca The European Language Certificate (TELC), Cambridge ve Türkçe Öğretim Merkezlerinde (TÖMER) kullanılan puanlama anahtarları analiz edilmiştir. Bu incelemeler doğrultusunda madde havuzu oluşturulmuş ve bu madde havuzundan öğretici görüşleri doğrultusunda boyutlar ile ölçütler belirlenmiş, ölçüt tanımlayıcıları yazılmıştır. Puanlama anahtarlarının kapsam geçerliği için Davis (1992) tekniği kullanılarak alanında en az beş yıl deneyime sahip beş öğreticiden uzman görüşleri alınmış ve kapsam geçerlik indeksleri hesaplanmıştır. A1 ve A2 seviyelerinden seçilen altışar yazma sınav kâğıdı, yirmi değerlendirici tarafından puanlama anahtarları ve kılavuzları kullanılarak değerlendirilmiş; elde edilen veriler üzerinden Kendall W uyum katsayısı hesaplanarak analitik dereceli puanlama anahtarlarının güvenirliği test edilmiştir. Sonuç olarak A1 ve A2 seviyesinde geliştirilen puanlama anahtarları ile yapılan değerlendirmelerde yüksek uyum olduğu saptanmıştır. Ayrıca değerlendiricilerin deneyim sürelerinin değerlendirmelerde anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığı Kruskal-Wallis testi ile analiz edilerek anlamlı bir fark bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, geliştirilen dereceli puanlama anahtarlarının alanda kullanılabilir, geçerli ve güvenilir araçlar olduğunu göstermektedir.
Fransa'daki iki dilli Türk çocukların Türkçe öğretimine ilişkinöğrenci, veli görüşleri
Fransa topraklarında yaşayan gurbetçilerimizin ana dil eğitimi büyük önem taşımaktadır. Bu tezde yurtdışında yaşayan iki dilli (Türkçe-Fransızca) öğrencilerin ve velilerin ana dili olan Türkçeyi öğrenmeye ilişkin görüşleri analiz edilmiştir. Yurt dışında yaşayan Türkler, hem ana vatanının dilini hem de yaşadıkları ülkenin dilini konuşmaktadırlar ve iki dilli olarak adlandırılmaktadırlar. Ancak bu durum özellikle üçüncü ya da dördüncü nesil çocuklarda ana dilde hâkimiyet problemine yol açmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın metodolojisi nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme formu yaklaşımı ile yürütülmüştür. Bu görüşme formu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Fransa'nın Haute Normandie ve Loire bölgesinde yaşayan, Türkçe derslerine katılan ve iki dilli Türk çocukların ve velilerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmayı gerçekleştirebilmek için görüşme esnasında bireylere sorulacak yarı yapılandırılmış görüşme formundaki görüşme soruları hazırlanmıştır ve sorular katılımcılara yöneltilmiştir. Velilerin izniyle görüşmeler ses kayıt cihazlarıyla kayda alınmıştır. Bunun akabinde ses kayıtları yazıya dökülmüştür. Bu araştırmada nitel verilerin analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Fransa'da yaşayan iki dilli Türk çocukların Türkçe dersine yönelik öğrenci ve veli görüşleri sonucunda sınıflandırılmıştır. İçerik analizinde katılımcıların görüşleri doğrultusunda kodlama ve kategoriler belirlenmiştir. Sonrasında ise bulguların yorumlanması ve sıralanması yapılmıştır. Analizler sonucu elde edilen veriler incelendiğinde ise Fransa'da yaşayan iki dilli öğrencilerin genellikle Türkçenin kullanımında zorlandıkları, farklı becerilerin uygulamasında dilsel zorluklarının olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonunda Fransa'daki iki dilli Türk çocukların ana dilini öğrenme durumlarına ilişkin veli görüşlerini ve Türk çocuklarının Türkçeyi kullanma ile ilgili sorunlarının çözümüne yönelik öneriler ortaya koyulmuştur
L'analyse comparative des textes d'audiodescription français et Turc de «le parfum: Histoire d'un meurtrier» baseée sur les lignes directrices d'ADLAB
À l'instar de la technologie qui s'est développée après le nouveau millénaire, l'intégration des médias audiovisuels dans la vie humaine sous de nombreux aspects a augmenté plus que jamais. Cette situation a rendu la traduction audiovisuelle, un type de traduction multi-sémiotique et multimodale, beaucoup plus visible dans la traductologie. Étant le représentant hyposémiotique du type de traduction pour l'accessibilité dans le domaine de la traduction audiovisuelle ayant ses propres règles d'application, l'audiodescription est appliquée pour les personnes aveugles et malvoyantes qui ont un accès limité ou aucun accès aux visuels. Pour l'audiodescription, il existe plusieurs lignes directrices établies par de nombreuses institutions et organisations à travers le monde qui sont préparées pour améliorer la qualité et pour établir des normes internationales. L'une de ces lignes directrices est l'Audio Description : Lifelong Accessibility for the Blind and Visually Impaired (Accessibilité tout au long de la vie pour les aveugles et les malvoyants) ou brièvement ADLAB, qui a été soutenue par l'Union européenne et partagée avec le public international en 2014 et elles sont le produit final du projet du même nom. Dans ce mémoire, les profils d'audiodescription de la France et de la Turquie seront présentés tout comme les pays participants du projet ADLAB. Le film choisi comme corpus du mémoire sera analysé à la lumière des éléments discutés dans les lignes directrices d'ADLAB sur la rédaction des textes d'audiodescription, et une analyse comparative des textes d'audiodescription turcs et français du corpus sera effectuée. Cette analyse vise à révéler les différences entre les textes d'audiodescription créés par des descripteurs appartenant à des cultures différentes dans divers pays et à déterminer ainsi les différences interculturelles dans le domaine de l'audiodescription.
Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimi: Bir meta sentez çalışması
Bir dilin en önemli bileşenlerinden birisi söz varlığıdır. Son yıllarda söz varlığı ve sözcük öğretiminin yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretimindeki konumu hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler öğreticilere bağlı olarak genellikle ders kitapları çerçevesinde öğretilmektedir. Alanyazında sözcük öğretimini ders kitapları üzerinden ele alan çalışmaların çokluğu ortaya sistematik bir derleme çalışması ihtiyacı çıkarmıştır. Bu doğrultuda, bu tez çalışmasının amacı; yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimini ele alan nitel çalışmaları sistematik olarak derlemek ve yorumlamaktır. Bu yorumlamayı yapmak için son günlerde popülerliği hızla artan meta sentez yöntemi tercih edilmiştir. Meta sentez yönteminin gerektirdiği dâhil etme ve hariç tutma ölçütleri çerçevesinde 2014-2022 yılları arasında yazılan yirmi dört çalışma bu tezin örneklemini oluşturmaktadır. Dâhil edilen yirmi dört çalışma; türleri, yayım yılları, yayım yerleri, yöntemleri, amaçları, bulguları, sonuçları ve önerileri bakımından sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Çalışmalardan oluşturulan kodlar ışığında çalışmaların bulguları genel sözcük öğretimi ve söz varlığı olarak iki ana tema altında sentezlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Thomas ve Harden'in tematik sentez tekniği yoluyla analiz edilmiştir. Bu çalışma ile yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarını sözcük öğretimi açısından inceleyen çalışmaların genel eğilimi, benzerlikleri, farklılıkları ve dağılımları eleştirel bir yolla incelenerek ders kitaplarındaki sözcük öğretimi sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarının; bazı sözcük öğretimi yöntemleri, teknikleri, stratejileri, etkinlikleri ile söz varlığı unsurları, sıklık listeleri ve derlem temelli söz varlığı açılarından yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler Sözcük Öğretimi, Söz Varlığı, Meta Sentez, Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kitlesel açık çevrim içi dil derslerinde A1 düzeyi yazma becerisine yönelik bir durum çalışması
Teknoloji ve internet sayesinde dil öğrenme süreci daha erişilebilir hale gelmiştir. İnsanlar dil öğrenme amacıyla geleneksel yöntemlere bağımlı olmadan, çevrimiçi kaynaklardan faydalanabilir, çevrimiçi dil kurslarına katılabilir ve dil becerilerini interaktif platformlarda pratik yaparak geliştirebilir. Bu yeni dönemde dil öğrenmek, insanların dünyayı keşfetme isteğini ve farklı kültürlerle etkileşimde bulunma arzusunu karşılayan bir hobi haline gelmiştir. Artık insanlar, sınırları aşarak farklı dilleri öğrenme ve kültürel çeşitliliği deneyimleme imkânına sahiptir. Teknolojinin sunduğu imkânlarla, dil öğrenmek artık daha erişilebilir, keyifli ve ilgi çekici bir deneyim haline gelmiştir. Bu çalışmada, hiçbir öğretmen ve/veya rehberin olmadığı, öğretimin sadece belli bir müfredata göre önceden hazırlanmış videolar ve etkinlikler ile olduğu Kitlesel Açık Çevrim İçi Dil Derslerinde (KAÇDD) yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A1 düzeyindeki öğrenicilerin yazma becerilerini geliştirmek için etkinlik hazırlanması amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma olup durum çalışması biçiminde desenlenmiştir. Öğrenicilerin A1 düzeyinde yazma sürecinde yaptıkları hataların belirlenmesinde doküman incelemesi tekniğinden yararlanılmıştır. A1 düzeyinde öğrenicilerin yazma becerilerinde en sık yaptıkları hataların belirlenmesi için öğretmenlerle ve KAÇDD'de öğrenicilerin yazma becerisi ve sistemle ilgili görüşlerini tespit etmek için KAÇDD'de Türkçe öğrenen öğrenicilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada toplanan veriler NVivo 12 nitel veri analizi programına aktarılarak çözümlenmiş ve betimsel analiz ile incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre, öğrenicilerin yazma becerisinde yaptıkları hatalar dilbilgisel, sözcük seçimi, söz dizimsel ve yazım noktalama hataları olarak sınıflandırılmıştır. Öğrenicilerin KAÇDD'de yazma becerilerini geliştirebilmek için cümle kurma ve serbest yazma etkinlikleri olmasını istedikleri tespit edilmiştir. Öğreniciler, KAÇDD'de dil öğrenmeyi beden dilinin olmaması, sorularını soracak birinin olmaması açısından zor bulduklarını belirtirken devam zorunluluğunun olmaması, istenilen konuya, istenilen saatte, istenilen yerde ve kendi hızına göre çalışabilmeyi KAÇDD'de dil öğrenmenin avantajı olarak ifade etmişlerdir. Çalışmanın sonucunda, bulgular doğrultusunda Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde KAÇDD'de kullanılmak üzere A1 düzeyinde yazma becerisine yönelik etkinlikler hazırlanmış ve öneri olarak sunulmuştur.