Yüksek LisansDOIAçık ErişimTURKISH ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AFET RİSK İLETİŞİMİ VE AFET GÜVENLİK ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE RİSK İLETİŞİMİNİN GÜVENLİK ÜZERİNE ETKİSİ
Afetlere hazırlık süreçlerinde üniversite öğrencilerinin afet risklerine ilişkin
bilgiye erişim biçimleri ve güvenlik algıları, toplumsal dirençliliğin güçlendirilmesi
açısından önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerine
yönelik Afet Risk İletişimi ve Afet Güvenliği algısını ölçmeye yönelik iki özgün ölçek
geliştirmek ve afet risk iletişiminin afet güvenlik algısı üzerindeki etkisini incelemektir.
Araştırma nicel araştırma deseninde yürütülmüş, veriler 2023–2024 akademik yılı bahar
döneminde Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören 845
öğrenciden anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen Üniversite
Öğrencileri Afet Risk İletişimi Ölçeği 6 maddeden, Üniversite Öğrencileri Afet
Güvenlik Ölçeği ise 7 maddeden oluşmakta olup her iki ölçek de 5’li Likert tipinde
derecelendirilmiştir. Ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmış; veriler
korelasyon, regresyon ve grup karşılaştırma analizleri ile incelenmiştir. Araştırma
bulgularına göre afet risk iletişimi ile afet güvenlik algısı arasında pozitif yönlü bir ilişki
bulunmaktadır. Erkek öğrencilerin afet güvenlik algısı kadın öğrencilere göre daha
yüksektir. Üst sınıf öğrencilerinin afet risk iletişimi düzeyi alt sınıf öğrencilerine kıyasla
daha yüksektir. Afet eğitimi alan öğrencilerin risk iletişimi düzeyi daha yüksektir.
Bölüm bazında yapılan karşılaştırmalarda Sağlık Yönetimi öğrencilerinin hem afet risk
iletişimi hem de afet güvenlik algısı daha yüksekken, Hemşirelik ve Sosyal Hizmet
bölümlerinde bu düzeyler daha düşüktür. Afetlerden psikolojik olarak etkilenen ve evi
afetten zarar gören öğrencilerin afet güvenlik algısı daha düşüktür. Sonuç olarak bu
çalışma, afet risk iletişiminin üniversite öğrencilerinin güvenlik algısını doğrudan
etkilediğini ortaya koymakta ve üniversitelerde afetlere hazırlık çalışmalarının planlı,
sürekli ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini göstermektedir.