Master'sOpen Access

17 - 19. yüzyıl İstanbul sebillerindeki madeni şebekeler

2001
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Necla Arslan Sevin

Abstract (TR)

Hayır amaçlı olarak sıcak yaz günlerinde, bayram ve kandil gibi bazı özel günlerde halka soğuk su, şerbet gibi içeceklerin sunulduğu yapılar olan sebiller, Osmanlı dönemi yapılan içinde su mimarisine bağlı olarak gelişen özel bir yapı türüdür, önceleri sebilhane denilen, daha sonra kısaca sebil adını alan su yapılarının Osmanlı mimarisi içinde ilk örnekleri 15. yüzyıldan itibaren görülür. İstanbul'da, 15. yüzyıldan 19. yüzyıl sonuna kadar yüzlerce sebil inşa edilmiştir. Genellikle bir podyum üzerinde yer alan sebiller; mermer bir etek ve tezgah bölümü, tezgah üzerine oturan sütun ve kemer sisteminden oluşan pencere açıklıkları, kitabelik, saçak ve üst örtüden oluşmaktadır. Sebillerin pencere açıklıklarında ve onların ayrılmaz birer parçası olan parmaklıklar ya da şebekeler bulunmaktadır. Araştırma kapsamında, İstanbul'da 17.-19. yüzyıllar arasında inşa edilen sebillerin pencere açıklıklanndaki madeni şebekeler incelenmiştir. Pencere açıklıklarında yer alan bu şebekeler, diğer yapılarda görülen şebekelerden farklıdır. Sebil şebekelerinin alt kısımlarında bir elin sığabileceği ve su taslarının geçmesini sağlayacak büyüklükte sütun ve kemer sisteminden oluşan özel bir bölüm bulunmaktadır. Bunlar su verme aralığı olarak adlandırılmaktadır. Madenden dövme ya da döküm yöntemiyle hazırlanan parmaklık ve şebekeler demir, bronz ve pirinçten yapılmıştır. 17., 18. ve 19.yüzyıllarda inşa edilen sebillerde görülen şebekeler, dönem ve üslup özelliklerine göre farklı kompozisyon ve motiflere sahiptir. Şebekelerin üretildiği dönemlerdeki üslup özellikleri, sanat açısından süslemelerde görülen değişimler, yeni zevkler ve beğeniler bu şebekelerde de açıkça takip edilebilmektedir. 18. yüzyıldan itibaren Osmanlı sanatına giren batı etkileri sebillerin mimari ve süslemeleri ile şebekelerinde de etkili olmuştur. Genel olarak Osmanlı sanatında yaşanan tüm değişimler ve gelişmeler, sebil ve şebekelerde de yansımasını bulmuştur. Şebekeler üsluplarına göre Klasik, Lale Devri, Barok ve Rokoko, Neoklasik ve Ampir ile diğer geç dönem özellikleri göstermektedirler. Şebekelerle ilgili diğer bir sınıflandırma yöntemi ise kompozisyonların geometrik motifler ve bitkisel motiflerden oluşması gözönüne alınarak yapılabilir.11 Birer sanat eseri olan şebekelerin desenleri, kompozisyonları isimleri bilinmeyen sanatçılar tarafından hazırlanmış ve döküm ustaları bu çizimlere bağlı olarak şebekeleri meydana getirmişlerdir. Her sebil için pencere açıklıklarına uygun tarzda ayrı ayrı şebekeler hazırlanmıştır. Bir sebilde görülen şebeke örneği, başka bir sebilde nadiren görülür. Motif ve kompozisyon açısından benzerlik gösteren birkaç şebeke dışında, her sebil şebekesi farklıdır.

Author

Gül Sarıdikmen

How to Cite

Gül Sarıdikmen (Yüksek Lisans Tezi). 17 - 19. yüzyıl İstanbul sebillerindeki madeni şebekeler, 2001, Çanakkale Onsekiz Mart University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Çanakkale Onsekiz Mart University