Medical SpecialtyOpen Access

18 yaş altı COVİD-19 PCR test sonucu pozitif çıkan hastaların nörolojik açıdan değerlendirilmesi

Is this your thesis?

This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.

2024
0 views
0 downloads

Abstract (TR)

Arka plan-hedef: Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde başlayan SARS-CoV2 tip COVİD-19 hastalığı kısa sürede bütün dünyaya yayılıp pandemi halini almıştır. COVID‐19 enfeksiyonu tanısı için mikrobiyolojik ve radyolojik incelemeler kullanılmaktadır. Pandeminin başlarında hastalığın çocuk popülasyonunu etkilemediği düşünülse de sonrasında yapılan çalışmalarda çocukların da etkilendiği görülmüştür. Solunum yolu etkileniminin yanı sıra çocuklarda baş ağrısı, anosmi, aguzi, nöbet, baş dönmesi, GBS, ensefalomiyelit, optik nörit gibi bir çok nörolojik bulgu görüldüğü saptanmıştır. Bu çalışmamızda COVID-19 RT-PCR test sonucu pozitif çıkan 0-18 yaş aralığındaki çocukların nörolojik tutulumunu araştırdık. Nörolojik tutulum görülen ve görülmeyen hastaların demografik verilerini, laboratuvar bulgularını, sonlanımlarını, hastane yatışını etkileyen kriterlerini, nörolojik tutulumu olanlarda semptomların görülme sıklığını araştırıp tartıştık. Gereç-yöntem: Araştırmamız retrospektif bir araştırma olup araştırmamıza 11 Mart 2020 – 11 Mart 2022 tarihleri arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'ne başvuran 0-18 yaş aralığındaki COVID-19 RT-PCR test sonucu pozitif çıkan hastalar dahil edilmiştir. Tüm parametreler Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) üzerinden hasta dosyaları taranarak kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 377 olgunun 149 (%39,5) tanesinin en az 1 tane nörolojik şikayeti varken, 228 (%60,5) tanesinin nörolojik şikayeti yok idi. Çalışmaya dahil edilen nörolojik şikayeti olan olguların 68 (%45,6) tanesinin cinsiyeti kadın, 81 (%54,4) tanesinin cinsiyeti erkek iken; nörolojik şikayeti olmayan olguların 95 (%41,7) tanesinin cinsiyeti kadın, 133 (%58,3) tanesinin cinsiyeti erkek olarak saptanmıştır. Çalışmaya dahil edilen ve nörolojik şikayeti olan olguların 49 (%32,9) tanesinin en az bir tane kronik hastalığı mevcut iken; nörolojik şikayeti olmayan olguların 57 (%25) tanesinin en az bir tane kronik hastalığı bulunmaktadır. Çalışma grupları fark etmeksizin en sık görülen kronik hastalık grubu nörolojik hastalıklar olarak görülmüştür. Çalışmamıza dahil ettiğimiz hastaların nörolojik muayenelerine bakıldığında toplamda 51 hastanın en az bir tane muayene bulgusu olduğu görülmüştür. 46 kişinin anosmi-hiposmi bulgusu, 34 kişinin aguzi-hipoguzi bulgusu, 1 tanesinin hipoestezi bulgusu, 2 kişinin kas gücü kaybı, 2 kişinin reflekslerde azalma bulgusu, 1 kişinin de optik nörit bulgusu olduğu saptanmıştır. Çalışmamıza dahil ettiğimiz ve nörolojik belirti görülen hastalarda en sık görülen belirti baş ağrısı oldu (%29). Bu belirtiyi %22 ile miyalji, %12,2 ile anosmi-hiposmi, %9 ile aguzi-hipoguzi, %6.1 ile nöbet aktivitesi ve baş dönmesi-ataksi izlendi. Çok daha az olarak 8 kişide (%2,12) bilinç değişikliği görüldü. Nörolojik şikayet durumu ile nörolojik hastalık arasındaki ilişki incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Nörolojik şikayeti olan 23 kişinin (%15,4) nörolojik hastalığı olduğu, nörolojik şikayeti olmayan 18 (%7,9) kişinin nörolojik hastalığı olduğu belirlenmiştir. Kronik olarak endokrin ve metabolizma bölümünden takipli hastalığı olanların nörolojik şikayet görülme sıklığı anlamlı olarak daha fazla saptanmıştır. Nörolojik muayene bulgusu olanların ağırlıklı olarak nörolojik şikayeti olduğu görülmüştür. Nörolojik şikayet durumu ile süreç arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Acilden taburcu olan ve servis yatışı olanların ağırlıklı olarak nörolojik şikayeti olmadığı, yoğun bakım yatışı olanların ise ağırlıklı olarak nörolojik şikayeti olduğu belirlenmiştir. Nörolojik şikayeti olanların yaşları (ay) (139,59±63,31), şikayeti olmayanların yaşlarına (54,02±58,45) göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Nörolojik şikayet durumuna göre WBC ve lenfosit değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Nörolojik ve onkolojik hastalığa sahip olanların istatistiksel olarak daha fazla hastane yatışı yapıldığı bulunmuştur. Hastane yatışı olanlarda solunum şikayeti olma oranının, hastane yatışı olmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Hastane yatışı durumu ile nöbet aktivitesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Hastane yatışı olanların yaşları (ay) (72,31±66,38), hastane yatışı olmayanların yaşına (ay) (93,08±75,07) göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir. Hastane yatış durumuna göre CRP değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sonuç: Pediatrik yaş grubunda görülen COVID-19 hastalığının solunum yolları dışında birçok nörolojik semptoma yol açabileceği tespit edilmiştir. Ağır nörolojik belirtiler görülen hastalarda ölüm vakaları bildirilmiştir. Bizim hastanemiz ve çalışmamızda COVID-19 hastalarında nörolojik sorunlara bağlı ölüm ile sonuçlanan olgu olmamıştır. Bununla birlikte 2 GBS, 1 optik nörit ve 1 de akut viral serebellit gibi ciddi nörolojik sorunu olan olgular saptanmıştır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda nörolojik semptom ve bulguların hastalığın ciddiyetini belirlemede etken olabileceği düşünülmektedir. Bu hastalara erken tanı konulması ve tedavinin erken dönemde başlaması morbidite ve mortalitenin azaltılması adına önemli olabilir.

Author

Nursel Sabancı Demirbaş

How to Cite

Nursel Sabancı Demirbaş (Tıpta Uzmanlık Tezi). 18 yaş altı COVİD-19 PCR test sonucu pozitif çıkan hastaların nörolojik açıdan değerlendirilmesi, 2024, Manisa Celal Bayar University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Manisa Celal Bayar University