Yüksek LisansAçık Erişim

1950'den günümüze kadına yönelik şiddet olgusunun çağdaş dünya sanatına yansımaları

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Nuri Yavuz

Özet (TR)

Şiddet: fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik vb. yönlerden bireylerin doğrudan ya da dolaylı acı çekmelerine neden olan, özgürlüklerin kısıtlanması yönünde yapılan her türlü davranışı kapsamaktadır. Ataerkil toplum başlı başına bir erkin egemenliğini tanıyan, cinsiyetçi yapısıyla bireyleri kadın ya da erkek olsun kalıplaşmış bir takım roller içerisinde yaşamaya zorlamaktadır. Erk hakimiyetin esas alınması baskın karakterinde erkek olmasına neden olmakta, dolayısıyla kadın bireyler için yaşamı, zor ve baskı dolu kısıtlamalarla çekilmez hale getirmektedir. Şiddet, ataerkil toplumlarda bir takım kısıtlamaların engellenmesi halinde bireylere uygulanan ceza aracı olarak işlev görmektedir. Tüm dünyada şiddetin olumsuz sonuçları görülmekte ve buna istinaden birçok sivil toplum kuruluşu ve devlet organları şiddetin bir insan hakları ihlali olduğu yönünde beyanat vermekte bu hususta toplumu bilinçlendirmeye yönelik çeşitli eylemlere imza atmaktadırlar. Şiddete karşı toplumda kayıtsız kalmamaktadır. Ancak şiddet bireylerin kendi yakınlarında yaşandığında aynı cesur tavrı gösterememektedirler. Toplumsal bir sorun haline gelen şiddetin mağdurları çoğunlukla kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Bu kadim sorun geçmişten günümüze sanatta da görünür hale gelmeyi başarmıştır. Sanat eserlerinde öncelikle savaş sahnelerinde yer alırken, daha sonraları özellikle Fransız İhtilâli ve soğuk savaş döneminin etkisiyle şiddeti merkeze alan sanat eserleri ortaya çıkmıştır. O döneme değin sanatın nesnesi halinde görülen, nü resimlerin modeli olan kadın için de yeni sanat ortamında üretilen eserin konusu olarak değil üreten olarak dahil olmayı sağlamıştır. İhtilal sayesinde alaşağı edilen toplumsal roller ve ataerkil yapının otoritesinin sarsılması, kadın sanatçıların görünür hale gelmesine zemin oluşturmuştur. Sanat tarihi incelendiğinde hemen her dönemde sanatçıların şiddet olgusu içeren eserler oluşturdukları görülmektedir. 1900'lü yıllardan günümüze değin şiddet olgusu yoğunlaşarak Feminizmin de etkisiyle kadına şiddet olgusu içeren birçok eserin üretilmesine neden olmuştur. Toplumu bilinçlendirmeye yönelik bu sanatsal direnişi resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, grafik, video ve performans sanatçılarının eserleriyle görmemiz mümkün hale gelmiştir. Bir başka deyişle şiddet, yaşanılan kısıtlamaları ve zorlukları sanatsal dille anlatan sanatçıların mücadelesinde, kullandıkları araç haline gelmiştir.

Yazar

Özge Korkmaz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özge Korkmaz (Yüksek Lisans Tezi). 1950'den günümüze kadına yönelik şiddet olgusunun çağdaş dünya sanatına yansımaları, 2018, Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty tezlerinden daha fazlası