Master'sOpen Access

1960'lardan itibaren Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinin bir konusu olarak göç

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Gül Pınar Erkem Gülboy

Abstract (TR)

Türkiye ve AB ilişkileri 1959 yılında Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyelik başvurusu ile başlamış ve ilişkiler zaman zaman dursa da halen devam etmektedir. Kurulduğu ilk tarihten itibaren Türkiye'nin ilgi alanında olan AB için göç önemli bir konu olmuştur. Avrupa ülkeleri İkinci Dünya Savaşı sonrası ihtiyaç duyulan iş gücünü bölge dışındaki ülkelerden göçmen işçi alarak gidermiştir. İlk yıllarda işçi göçleri AB'nin gelişmiş üye ülkelerinin kolonyal bağlar kurduğu eski sömürge ülkelerinden yapılsa da zamanla bölge içerisindeki az gelişmiş ülkelerden işçi göçmenler alınmıştır. Ancak bu ülkelerinde gelişmişlik seviyelerinin artması ile işçi alımı da azalmaya başlamış, bunu takiben işçi göçmenler üye olmayan ülkelerden seçilmiştir. Türkiye, AB üyesi olmak isteyen bir ülke oluşu ve tarihi bağlar çerçevesinde Almanya gibi ülkelerle kültürel bir geçişe sahip olması nedeniyle işçi göçleri için tercih edilen bir ülke olmuştur. Türkiye 1960'lı yıllarda AB'ye işçi göçü vermiş, bunun nedenleri arasında ise ülkedeki iş gücü arzının fazlalığı önemli bir etken olmuş ve taraflar arası karşılıklı fayda ile AB ülkelerine Türkiye'den ikili anlaşmalar ile işçi göçleri yapılmıştır. 1973 yılında yaşanan Petrol Krizi ile ekonomik durgunluk yaşayan AB, işçi göçmen alımını 1970'li yıllarda durdurmak durumda kalmıştır. Yasal yollarla AB bölgesine gidemeyen göçmenler ise düzensiz göçler yaparak bölge ülkelerine göç etmeye devam etmiştir. 2010 yılı ve sonrası Orta Doğu bölgesinde yaşanan çalkantılardan etkilenen Suriye'de çıkan iç savaşın küresel çapta mülteci akınına neden olmasıyla milyonlarca Suriyeli göç etmek zorunda kalmıştır. Avrupa bölgesi Suriyeli göçü için de tercih edilen bir bölge olmuş, düzenli yollarla bölgeye giremeyen mültecilerin düzensiz yolları kullanarak AB ülkelerine göç ettiği görülmüştür. Türkiye'nin stratejik konumu gereği önemli bir bölgede kalması ile transit olarak kullanılması, AB ile ilişkilerini de şekillendirmiştir. Türkiye'nin üyelik ilişkisi çerçevesinde yürüttüğü AB ile ilişkisi artık göç konusu ile daha da artmış, bu konuda AB ile pazarlık masasına oturmuştur. AB'nin yaşadığı mülteci krizini bölge dışındaki ülkelerde çözmek istemesi ve Türkiye'nin çözüm için önemli bir ülke olması nedeniyle ikilinin ilişkisi olumlu yönde ilerlemiştir. Böylece taraflar arası Geri Kabul Anlaşması yapılmış, Türkiye ve AB arasındaki ilişki yeniden canlanmıştır. Sonuç olarak, 1960'lı yıllardan itibaren işçi göçleri ile kurulan Türkiye ve AB ilişkisi, Suriyeli mülteci akınları sonrası Geri Kabul Anlaşması ile devam ettirilmiştir. Taraflar arası ilişkinin üyelik ilişkisi dışında ve daha çok göç konusu ile şekillendiği görülmüştür. Göç, taraflar arası ilişkinin önemli bir konusu olmuş ve diyalog bu çerçevede ilerlemiştir. Bu tez çalışmasında Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin göç konusu bağlamında gösterdiği değişim irdelenmiş, tarafların ilişkisinin artık üyelik çerçevesinden daha çok ortak göç politikasına dönüştüğü tespit edilmiştir.

Author

Dr. Damla Solmaz

How to Cite

Damla Solmaz (Yüksek Lisans Tezi). 1960'lardan itibaren Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinin bir konusu olarak göç, 2022, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University