Adorno et Levinas: Ethique dans la philosophie post-Holocauste
2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Zeynep Direk
Özet (TR)
Bu çalışma Emmanuel Levinas ile Theodor W. Adorno'yu, Holokost sonrası felsefenin başlıca düşünürleri olarak birbirlerine yakınlaştırma amacını taşır. Çalışmanın hedefi, Holokost'u sadece tarihsel bir felaket ya da politik bir sapkınlığın sonucu olarak değil, aciliyet arz eden felsefi bir problem olarak ele almayı salık veren bu iki düşünürün felsefesindeki benzerlikleri vurgulayarak bir post-Holokost felsefe çerçevesi sunmaktır. Bu proje, çağdaş olmaları, aynı filozofları okuyup eleştirmelerine rağmen felsefi kariyerlerinde oldukça farklı yolları takip etmiş ve dolayısıyla birbirleriyle fikir alışverişinde bulunmamış bu iki düşünürün bir araya gelebileceği bir zemin arayışı olarak özetlenebilir. Yan yana durabilecekleri ve birbirlerinin düşüncelerine ışık tutabilecekleri ortak zemin, hiç şüphesiz, Holokost'tur. Her iki düşünür de Holokost'u, Batı felsefesi geleneğinin sınırlarını zorlayan, ona meydan okuyan ve bu geleneğin en temel kavramlarına ve teorilerine içkin olan şiddeti ve zulmü deşifre eden nihai olay olarak görür. Her ikisi de Holokost'tan sonra nasıl felsefe yapılacağı sorusuyla uğraşır çünkü bu girişim Batı felsefesinin bir öz-eleştirisidir. Bu öz-eleştiriyi her iki düşünür de önemser çünkü bu, aynı zamanda bu köklü geleneğin kendi kategorilerinin, dilinin, genelleme ve soyutlama mekanizmalarının aslında tarifsiz bir kıyımı gerçekleştirmeye ne kadar yatkın olduğu gerçeğiyle yüzleşmesidir. Bu bağlamda, Levinas ve Adorno, acıyı susturan ya da gerekçelendiren kayıtsızlıktan kaynaklanan şiddetin aslında Batı felsefesi geleneğinin kökeninde yattığına işaret eder. Bu çalışmanın amacı, post-Holokost felsefeyi daha belirgin bir bağlama oturtmak ve bunu Adorno'nun ve Levinas'ın iler sürdüğü iki fikri ya da iddiayı birbirinin içinden okuyarak yapmaktır. Bu argümanlardan ilki Adorno'ya aittir; "acıya es ödünç vermek her tür hakikatin koşuludur." Levinas'ın öne sürdüğü fikir ise şudur: "komşunun acısını gerekçelendirmek tüm ahlaksızlığın kaynağıdır." Bu iki argümanı birbirine yakın tutarak, hatta birbirinin içine geçirerek okumak bize Adorno'nun sözünü ettiği, özdeşlik düşüncesine direnen negatif diyalektik ve Levinas'ın sözünü ettiği, totalizasyona direnen ilk felsefe olarak etik arasındaki benzerlikleri ve farkları daha iyi görebilmemiz için imkân sunar. Bununla birlikte, tezin büyük bir bölümünün Levinas üzerine olduğunu da belirtmek gerek. Adorno, ancak bu projenin son aşamasında çalışmanın kapsamına dahil ediliyor. Bunun sebebi, Adorno'nun negatif diyalektiğinin bir post-Holokost felsefe çerçevesi çizmekte elzem olduğuna derinden inansak da negatif diyalektiğin Holokost sonrası nasıl bir ahlâk felsefesinden bahsedebileceğimiz konusunda bize söyleyeceklerinin tek başına hâlâ yetersiz olacağı kanaatindeyiz. Oysa Levinas'ın ilk felsefe olarak etik olarak tabir edebileceğimiz yaklaşımı, Adorno'nun eleştirisini harekete geçirecek olan motivasyon kaynağı ve motor işlevini görür. Adorno'daki eksik parça Levinas'ın düşüncesinde bulunur; ki bu da etik ilişkiyi yeniden anlama çabasıdır. Levinas'ın Holokost'la hesaplaşması, onu ötekilerle etik ilişkinin aciliyetini anlatmaya ve bu etik ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için de yeni bir öznellik tasavvuru geliştirmeye itmiştir. Etik öznelik, içine kapalı duyarsızlığı kırarak, temelde egoist olan öznelik yapısını sarsar, onun temellendirilmemiş, hesabı verilmemiş kendiliğinden özgürlüğünğ sorguya açar, ve tüm bunları yaparken, etik özneliğin "öteki-için-olmak" olduğunu öne sürer. Bilmeyi, düşünmeyi, kategorize etmeyi, yargılamayı, sorumlulukları seçmeyi, özgürlüğü üstlenmeyi önceleyen bu etik bilincin söylediği şey basit ve nettir: "buradayım; senin için buradayım." Bu çalışmada hedeflenen şey, Levinas'ın Holokost'la hesaplaşmasının özneliği yeniden düşünmesi üzerinden nasıl anlaşılacağını ortaya koymaktır. Bunun için de Levinas'ın etik özneliği sorumluluk ve yerine geçme yapıları olarak nasıl yeniden anlamlandırdığı tartışılacaktır.
Yazar
Dr. Elis Şimşon
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Elis Şimşon (Doktora Tezi). Adorno et Levinas: Ethique dans la philosophie post-Holocauste, 2019, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
