Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalına ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilen erişkinlerin adli psikiyatrik ve sosyodemografik özelliklerinin incelenmesi
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Atılgan
Abstract (TR)
Ceza sorumluluğu kavramı, eski çağlardan beri hem kamu vicdanı açısından, hem de hukuki ve tıbbi açılardan en tartışmalı konulardan biri olmuştur. Günümüzde bu kavram üzerinde eskiye göre güçlü bir toplumsal fikir birliği bulunmaktadır ve ülkemizde Türk Ceza Kanunun 31. maddesinde yaş küçüklüğü, 32. maddesinde akıl sağlığı, 33. maddesinde sağır ve dilsizlik, 34. maddesinde ise geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma başlıkları altında yasal çerçevede ele alınmıştır. Çalışmamızda Anabilim Dalımıza erişkinlerde ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilmiş olguların ceza sorumluluğu kararları ile, sosyodemografik özelliklerinin, işledikleri iddia olunan suç türlerinin ve adli psikiyatrik özelliklerinin birbiriyle ilişkisinin değerlendirilmesi ve bu sayede literatüre katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına 01.01.2016- 31.12.2020 tarihleri arasında ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilen olguların verileri retrospektif olarak Anabilim Dalı fiziki arşivi, elektronik rapor veri tabanı ve Hastanemiz Mia-Med bilgi işlem sistemi üzerinden elde edilmiştir. 1011 olgudan elde edilen veriler IBM SPSS versiyon 26.0 (IBM Corporation, Armonk, NY, USA) aracılığıyla bilgisayar ortamına yüklenmiş ve gerekli istatistiksel analizler yapılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızda değerlendirilen 1011 kişinin yaş ortalaması 37,04 olup; %84'ü (n:849) erkek, %16'sı (n:162) kadındır. Eğitim süresi ortalaması 8 yıl olup, %53,5'i (n:541) ilköğretim mezunu, %49,8'i (n:503) bekardı, %55,1'inin (n:557) çocuğu yoktu, %48,7'si (n:492) olay tarihinde işsizdi. Olguların yalnızca %26,7'si (n:270) alkol kullanıyordu, %29,8'inin (n:301) ise madde kullanım öyküsü bulunuyordu. Olguların %26,3'ünün (n:266) yaralama, %23,2'sinin (n:235) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik, %11,6'sının (n:117) hakaret veya tehdit ve %7,8'inin (n:79) cinsel saldırı suçları işlediği iddiasıyla müracaat ettirildikleri belirlenmiştir. Öldürme suçu işlediği iddia edilen olguların %66,7'sinin (n:8), yaralama suçu işlediği iddia edilen olguların %55,6'sının (n:148), cinsel saldırı suçu işlediği 111 iddia edilen olguların %53,2'sinin (n:42), hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçu işlediği iddia edilen olguların %51,9'unun (n:122) ilköğretim mezunu olduğu, terör suçu işlediği iddia edilen olguların ise %62,5'inin (n:5) üniversite mezunu olduğu belirlenmiştir. Kayıtlara göre; yaralama, cinsel saldırı ve hırsızlık, sahtecilik veya dolandırıcılık suçları işlediği iddia edilen olguların olay tarihinde en sık çalışma durumunun işsiz kategorisinde olduğu ve oranların sırasıyla %52,3 (n:139), %46,8 (n:37) ve %47,2 (n:111) olduğu tespit edilmiştir. Öldürme suçu iddiasıyla müracaat ettirilen olguların %66,7'sinin (n:8) ve terör suçu işlediği iddia edilen olguların ise %75'inin (n:6) olay tarihinde bir işte çalıştığı belirlenmiştir. Olguların yalnızca %37,8'inde (n:382) suç öyküsü bulunuyorken; öldürme, yaralama, cinsel saldırı ve hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçları iddiasıyla müracaat ettirilen olguların çoğunlukla bilinen bir suç öyküleri olmadığı ve suç öyküsüne rastlanmama oranların sırasıyla %75 (n:9), %65 (n:173), %78,5 (n:62) ve %51,5 (n:121) olduğu; askerden veya cezaevinden firar eden veya asker kaçağı olan olguların ise %55,9'unun (n:33) suç öykülerinin bulunduğu kayıtlıdır. Yapılan psikiyatrik ve nörolojik muayeneler sonucunda; olguların %22,6'sına (n:228) şizofreni veya psikotik bozukluk, %11,1'ine (n:112) bipolar bozukluk, %10,2'sine (n:103) ise zeka geriliği tanısı konduğu, tespit edilmiştir. Olguların %41'inde (n:414) TCK 32/1 kapsamında ceza ehliyeti olmadığı, %37,3'ünde (n:378) ceza ehliyetinin tam olduğu, %8,8'inde (n:89) TCK 32/2 kapsamında azaltılmış ceza sorumluluğu olduğu, %0,2'sinin (n:2) TCK 34/1 kapsamında ceza ehliyetinin geçici olarak ortadan kalkmış olduğu kararı verildiği, %12,7'sinin (n:128) kapalı psikiyatri servisinde gözlem altına alınarak karar verilmesi için sevk edildiği belirlenmiştir. TCK 32/1 veya TCK 32/2 maddeleri kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu kararı verilen olguların en çok ilköğretim mezunu (oranlar sırasıyla %44,6 (n:185) ve %57,3 (n:51)), ikinci sıklıkta lise mezunu (oranlar sırasıyla %23,6 (n:98) ve %14,6 (n:13)) olduğu; ceza ehliyeti tam olan olguların %61,9'unun (n:234) ilköğretim, %17,7'sinin (n:67) lise mezunu olduğu kayıtlıdır. TCK 32/1 ve TCK 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu kararı verilen olguların olay tarihinde çoğunlukla işsiz (oranlar sırasıyla 112 %56,3 (n:232) ve %48,3 (n:43)) olduğu; ceza ehliyeti tam olan olguların ise %46,9'unun (n:177) aktif olarak bir işte çalıştığı, %40,5'inin (n:153) işsiz olduğu belirlenmiştir. TCK 32/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun bulunan 414 olgunun %30,2'sinin (n:125) yaralama, %17,2'sinin (n:71) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçları; TCK 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun bulunan 89 olgunun %32,6'sının (n:29) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik, %28,1'inin (n:25) yaralama suçu, ceza ehliyeti tam olan 378 olgunun %28,9'unun (n:109) hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik, % 21,6'sının (n:82) ise yaralama suçu işledikleri iddiasıyla müracaat ettirildikleri belirlenmiştir. Şizofreni veya psikotik bozukluk tanısı konmuş 228 olgunun %84,7'sinin (n:193), bipolar bozukluk tanısı alan 112 olgunun %82,2'sinin (n:92), zeka geriliği tanısı konmuş 103 olgunun %73,8'inin (n:76) TCK 32/1 maddesi kapsamında ceza ehliyeti olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Sınırda mental kapasiteye sahip 15 kişinin %73,4'ünün (n:11) TCK 32/2 maddesi kapsamında, %13,3'ünün (n:2) TCK32/1 maddesi kapsamında, %13,3'ünün (n:2) ise ceza ehliyetinin tam olduğu; hafif zeka geriliği bulunan 57 olgunun %75,4'ünün (n:43) TCK 32/1 maddesi, %24,6'sının (n:14) TCK 32/2 maddesi kapsamında olduğu; orta düzeyde zeka geriliği (n:28) ve ağır zeka geriliği (n:3) bulunan olguların tamamının ise TCK 32/1 maddesi kapsamında olduğu şeklinde raporlandığı belirlenmiştir. Ceza ehliyeti değerlendirmesi sonucunda "ceza ehliyetinin etkilendiği", yani TCK 32/1, TCK 32/2 veya TCK 34/1 maddelerinden birinin kapsamında olduğu şeklinde rapor verilen 505 olgunun ceza ehliyetlerinin etkilenmesine sebep olan hastalıklar açısından dağılımına bakıldığında; %41,3'ünün (n:209) şizofreni veya psikotik bozukluk, %20,7'sinin (n:105) bipolar bozukluk, %20'sinin (n:101) ise zeka geriliği nedeniyle ceza ehliyetlerinin etkilendiği, saptanmıştır. Ceza ehliyeti etkilenmiş olgular tarafından işlendiği iddia olunan yaralama (n:150) suçlarının %46,7'sinin (n:70) şizofreni veya psikotik bozukluk, %22,7'sinin (n:34) bipolar bozukluk, %15,3'ünün (n:23) zeka geriliği; cinsel saldırı (n:41) suçlarının %51,2'sinin (n:21) zeka geriliği, %26,8'inin (n:11) şizofreni veya psikotik bozukluk, %9,8'inin (n:4) bipolar bozukluk; hırsızlık, 113 dolandırıcılık veya sahtecilik (n:102) suçlarının %29,4'ünün (n:30) zeka geriliği, %29,4'ünün (n:30) şizofreni veya psikotik bozukluk, %18,6'sının (n:19) bipolar bozukluk, %2,9'unun (n:3) kleptomani tanısı konulan olgular tarafından işlendiği belirlenmiştir. Çalışma kapsamında değerlendirilen 1011 olgunun ağırlıklı olarak 30-44 yaş grubu, erkek, ilköğretim mezunu, bekar, çocuk sahibi olmayan, işsiz, madde kullanım öyküsü bulunmayan ve alkol kullanmayan kişilerden oluştuğu görülmüştür. Yapılan psikiyatrik ve nörolojik muayeneler sonucunda en çok şizofreni veya psikotik bozukluk, bipolar bozukluk ve zeka geriliği tanılarının konduğu, olguların %34,8'inin ise muayene sonucunun doğal bulunduğu veya tanı konamadığı anlaşılmaktadır. Zeka geriliği tanısı alan 103 olgunun 57'sinin (%55,3) hafif zeka geriliği, 28'inin (%27,2) orta düzeyde zeka geriliği, 15'inin (%14,6) sınırda mental kapasite ve 3'ünün (%2,9) ağır zeka geriliği düzeyinde olduğu saptanmıştır. Olguların %50'sinin ceza ehliyetlerinin etkilendiği (yani TCK 32/1, TCK 32/2 veya TCK 34/1 maddesi kapsamında oldukları), %37,3'ünün ceza ehliyetinin tam olduğuna karar verildiği, %12,7'sinin ise kapalı psikiyatri servisinde gözlem altına alınarak karar verilmesi için sevk edildiği belirlenmiştir. Şizofreni veya psikotik bozukluk, bipolar bozukluk ve zeka geriliği tanısı konmuş olguların çok büyük kısmının (n=361, %81,5), TCK 32/1 maddesi kapsamında, organik beyin sendromu ve Asperger sendromu tanısı konmuş kişilerin tümünün (n=10, %100) TCK 32/1 maddesi kapsamında, kleptomani tanısı konmuş olguların tümünün (n=3, %100) ise TCK 32/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun bulunduğu belirlenmiştir. Sınırda mental kapasite tanısı konan olguların büyük kısmının (n=11, %73,4) TCK 32/2 maddesi, hafif zeka geriliği olduğu belirlenen olguların büyük kısmının (n=43, %75,4) TCK 32/1 maddesi kapsamında, orta ve ağır derecede zeka geriliği olduğu belirlenen olguların ise tümünün (n=31, %100) TCK 32/1 maddesi kapsamında değerlendirildiği belirlenmiştir. 114 Ceza ehliyetleri etkilenmiş olguların bu duruma sebep olan psikiyatrik veya nörolojik hastalıklarının dağılımına bakıldığında sırasıyla en çok sizofreni veya psikotik bozukluk (n=209, %41,3), bipolar bozukluk (n=105, %20,7) ve zeka geriliği (n=101, %20) sebebiyle ceza ehliyetlerinin etkilendiği belirlenmiştir. Ceza ehliyeti etkilenmiş olguların işledikleri iddia edilen yaralama suçlarının sırasıyla en sık olarak şizofreni veya psikotik bozukluk (n=70, %46,7), bipolar bozukluk (n=34, %22,7) ve zeka geriliği tanılı olgular (n=23, %15,3) tarafından işlendiği görülmüşken; cinsel saldırı suçlarının %51,2'sinin (n=21) zeka geriliği, %26,8'inin (n=11) şizofreni veya psikotik bozukluk, hırsızlık, dolandırıcılık veya sahtecilik suçları işlediği iddia edilenlerde ise sırasıyla en çok zeka geriliği (n= 30, %29,4), şizofreni veya psikotik bozukluk (n=30, %29,4) ve bipolar bozukluk (n=19, %18,4) tanılı olgulara rastlandığı belirlenmiştir. Gerek bu çalışmada, gerekse Adli Tıp ve Psikiyatri polikliniklerinde ceza ehliyeti değerlendirmelerine dayanan diğer çalışmalarda, olguların önemli bir kısmı hakkında ceza ehliyeti kararı verilememekte (n=128, %12,7) ve kapalı psikiyatri servisinde gözlem altına alınarak karar verilmesi için olgu sevk edilmektedir. Ancak çalışmalar sevk edildikleri kapalı servislerde olguların çok azı hakkında ceza sorumluluğu olmadığı yönünde karar verildiğini ve ceza sorumluluğu olmadığı belirlenen kişilerin büyük çoğunluğunda psikotik bozukluk saptandığını göstermektedir. Müzekkerelere tıbben ve hukuken daha doğru yanıtlar verebilmek, psikotik bozukluk gibi hastalıkların tanısını daha rahat koyabilmek ve bu sayede gözlem altında karar verilmesi için sevk edilmek zorunda kalınan hasta sayısının azalmasını sağlamak, kapalı psikiyatri servislerindeki ağır yükü hafifletmeye katkıda bulunmak dosyalardaki eksikliklerin giderilerek olguların ve belgelerinin tekrar gönderilmesinin yaratacağı zaman kaybına ve hukuki gecikmelere engel olabilmek için, tüm tıbbi ve adli belgelerin müzekkere ve olgu ile birlikte gönderilmesi gereklidir.
Author
Dr. Mustafa Yaşar
How to Cite
Mustafa Yaşar (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalına ceza ehliyeti değerlendirilmesi için müracaat ettirilen erişkinlerin adli psikiyatrik ve sosyodemografik özelliklerinin incelenmesi, 2023, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
