Master'sOpen Access

Akreditifte blokzinciri ve akıllı sözleşmelerin uygulanabilirliğinin hukuki açıdan değerlendirilmesi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. İlhan Yılmaz

Abstract (TR)

Akreditif, uzun yıllardan beri ticarette taraflar arası ödemenin güvenli bir şekilde yapılması için kullanılan bir yöntemdir. Akreditifin doğuşuna ilişkin farklı kaynaklarda farklı bilgiler yer almakla birlikte, günümüz anlamıyla akreditif, on üçüncü yüzyılda tacirler arasında güvence sağlamak için kullanılmaya başlandığı kabul edilmektedir. Bugünkü anlamıyla akreditif, en genel tabirle, sözleşme bedelinin ödenmesine ilişkin verilen bir banka taahhüdü olarak tanımlanabilir. Genellikle milletlerarası ticarette tercih edilen akreditifte banka, önceden belirlenen belgelerin ibrazı üzerine sözleşme bedelinin ödeneceğine dair bir yükümlülük altına girer. Akreditif, ticaretin tarafları arasında güven unsurunu tesis etmek için kullanılan bir bankacılık ürünü olup bu anlamda, milletlerarası ticarette en güvenli ödeme yöntemi olduğu kabul edilmektedir. Milletlerarası ticaret, doğası gereği, birtakım riskler barındırır. Alıcı, sözleşme konusu mala sözleşmede kararlaştırılan şekliyle ya da hiç kavuşamama riskiyle; benzer şekilde satıcı da sözleşmede kararlaştırılan bedele kavuşamama riskiyle karşı karşıyadır. Akreditif ödeme yönteminde bankaların konumu dolayısıyla, tarafların riskler büyük oranda azalmaktadır. Zira, satıcı şartları yerine getirdiği takdirde ödemeyi alacağını bilir, alıcı ise satıcının sözleşmede öngörülen şartları sağlamadan sözleşme konusu malın bedeline kavuşamayacağından emindir. Akreditif, tarihi serüveni içerisinde aynı kalmamış, çeşitli değişikliklere uğramıştır. Başlarda posta yoluyla gönderilen akreditif, zamanla telgrafla gönderilmeye başlamış, teknolojide yaşanan gelişmelerle akreditifin çeşitli telekomünikasyon araçlarıyla gönderilmesi yaygınlaşmıştır. Bu anlamda yaşanan en büyük gelişmelerden biri bankalar arası iletişimi sağlamak üzere SWIFT mesajlaşma sisteminin kurulmasıdır. Bu sayede akreditif sürecinin hızlanması amaçlanmıştır. Ancak buna rağmen bir akreditif işlemi ortalama on ilâ on beş gün arasında değişen sürelerde tamamlanmaktadır. Akreditifin, milletlerarası ticarette sunduğu faydalara rağmen ticari hayatta tercih edilme oranı git gide düşmektedir. Bu durumun başlıca sebepleri, akreditifin yüksek oranda bürokratik süreçler içermesi ve dolayısıyla işlemlerin uzun sürmesi, maliyetlerin yüksek oluşu, fiziki belge incelemesi süreçlerinin ağır işlemesi, taraflar arasında koordinasyonun sağlanmasında yaşanan sıkıntılar gösterilmektedir. Ayrıca, mevcut akreditif uygulamasında tarafların hileli davranışlarının tam anlamıyla önüne geçilebildiğini söylemek de güçtür. Akreditifte yaşanan bu problemlerin teknoloji ile aşılabileceği düşünülmektedir. Gerçekten de teknoloji alanında yaşanan gelişmeler, akreditifin risklerini azaltmada umut vaat etmektedir. Çalışmamız kapsamında da, bu teknolojilerden blokzinciri ve akıllı sözleşmelerin akreditif işlemlerinde uygulanması hukuki bir bakış açısıyla incelenmektedir. Blokzincirinin üzerinde uzlaşılmış bir tanımı bulunmamaktadır. En genel ifadeyle blokzinciri, çok sayıda veri içeren blokların kriptografik yöntemlerle şifrelenerek birbiri ardına bağlandığı bir sistem olarak açıklanabilir. Blokzinciri esas itibariyle bir veri tabanıdır. Ancak blokzincirinin teknik alt yapısı, bir veri tabanı olmanın ötesinde, çok daha karmaşık uygulamaların kurgulanmasına izin vermektedir. Bu anlamda, blokzinciri üzerinden çalışan akıllı sözleşmeler, önceden belirlenen şartlar sağlandığı takdirde sonucun otomatik olarak icra edilmesini sağlayan bilgisayar programlarıdır. Esasen akıllı sözleşmenin çalışması için blokzinciri teknolojisinin kullanılması şart değildir. Bununla birlikte, blokzincirinin değişikliğe karşı dirençli oluşu, merkezi olmayan yapısı, şeffaflığı ve güvenirliği sayesinde, akıllı sözleşmelerin blokzinciri alt yapısında kurgulanması akıllı sözleşmelere ayrı bir değer katmaktadır. Akıllı sözleşme ifadesinde geçen "sözleşme" sözcüğü kimi hallerde yanıltıcı olabilir. Esasen bu bilgisayar kodları, mal ve değerlerin karşılıklı olarak mübadelesine imkân tanıdığı gibi her durumda karşılıklı bir değiş tokuşun söz konusu olması gerekmez. Bir bilgisayar kodunun hukuki anlamda bir sözleşme niteliğinde olup olamayacağının her durumda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Blokzincirinin akreditif sürecine dahil edilmesiyle ve süreçte akıllı sözleşmelerden yararlanılmasıyla, akreditif ilişkisinin blokzinciri üzerinden kurgulanabileceği, akreditif sözleşmesinin koda dönüştürülerek akreditif sürecindeki işlemlerin otomatikleştirileceği düşünülmektedir. Bu model, genel olarak kâğıt üzerinden işleyen süreci dijitalleştirmeyi, sürecin otomatikleşmesini, sürecin takibinin kolaylaşmasını hedeflemektedir. Bu sayede akreditif sürecinde yaşanan aksaklıkların büyük oranda bertaraf edilmesi beklenmektedir. Sözgelimi, blokzincirinde yapılan işlemlerin anlık olarak ve şeffaf bir şekilde ağdakilerle paylaşılması sayesinde tüm katılımcılarının, işlemleri kolaylıkla takip edebileceği, böylelikle taraflar arası koordinasyonun çok daha hızlı bir şekilde sağlanacağı, mesajların geç iletilmesinden kaynaklanan maliyet ve risklerin azalacağı ifade edilmektedir. Ancak bu noktada blokzincirinin ve akıllı sözleşmelerin temel özelliklerinin akreditifin yapısına ne ölçüde uygun olduğunun ayrıca incelenmesi gerekir. Keza blokzincirinin değişikliğe karşı dirençli oluşu, güvenlik anlamında işleme değer katan bir özellik olarak kabul edilmekle birlikte, hukuki anlamda işlemlerin değiştirilememesi bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar da doğurabilir. Blokzinciri tabanlı akıllı akreditif modeline ilişkin cevaplanması gereken ilk soru kuşkusuz, blokzinciri üzerinden kurulan akıllı akreditif sözleşmesinin hukuken geçerli bir sözleşme olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğidir. Akreditife ilişkin çok taraflı milletlerarası bir anlaşma olmadığı gibi, Amerika Birleşik Devletleri hariç, neredeyse hiçbir ülkenin iç hukukunda bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte, akreditifin uygulanmasına ilişkin Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) tarafından yayımlanan ve akreditif sürecinin yeknesaklaştırılmasını amaçlayan kurallar akreditifin hukuki kaynakları arasında gösterilmektedir. Bu kurallar, doğrudan uygulanmazlar, yalnızca tarafların sözleşme ilişkinde atıf yapması halinde uygulama alanı bulurlar. Ayrıca, bu kuralların taraflar açısından bağlayıcı olabilmesi için uygulanacak hukukun emredici hükümleriyle de çelişmemesi gerekir. Bu anlamda, blokzinciri tabanlı akıllı akreditif sözleşmesinin hukuken geçerli olup olmadığı incelenirken, uygulanacak hukukun konuyla ilgili kurallarıyla birlikte ICC tarafından yayımlanan kurallar da dikkate alınmalıdır. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde, akreditif sözleşmesinin blokzinciri üzerinden kurulabileceği tespit edildikten sonra, akreditif sürecindeki aşamaların blokzinciri üzerinden nasıl kurgulanacağı üzerinde durulmalıdır. Bu anlamda, blokzinciri üzerinden akreditifin açılması, belgelerin ibrazı ve incelenmesi, akreditif bedelinin ödenmesi ayrıca incelenmelidir. Blokzinciri tabanlı akreditif sözleşmesinde, en çok tartışılan konulardan biri belgelerin elektronik olarak değiş tokuş edilmesidir. Ülkemiz başta olmak üzere, Kıta Avrupası hukuk sisteminin geçerli olduğu birçok devletin bankacılık mevzuatında verilerin yalnızca elektronik ortamda paylaşılması kabul edilmemektedir. Ayrıca, belgelerin belirli bir süre saklanması bankalar için bir zorunluluk olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede, blokzinciri tabanlı akreditif modelinin uygulanabilmesi için devletlerin iç hukuklarında, geleneksel kâğıt tabanlı ticaretten uzaklaşılarak kağıtsız ticarete geçilmesi yönünde somut adımlar atması elzemdir. Tüm aşamaların kusursuz işlediği bir blokzinciri tabanlı akıllı akreditif sözleşmesi hiç kuşkusuz yargı önüne gelmeyecek, dolayısıyla işlemin hukuki geçerliliği tartışılmayacaktır. Ancak ticaret hayatında her zaman öngörülemeyen haller yaşanabilir. Bu gibi durumlarda, akreditif işlemiyle ilgili bir ihtilaf söz konusu olduğunda, olay yargıya taşınacak ve işlemin geçerli olup olmadığı tartışılmaya başlanacaktır. Bu tezde, blokzinciri ve akıllı sözleşme teknolojilerinin akreditif sürecinde paradigma değişikliği yaratabilecek güçte olup olmadığı hukuki bir bakış açısıyla incelenmekte ve bu teknolojilerin akreditife uygulanmasının hukuki sonuçları ele alınmaktadır. Bu kapsamda, akreditifte blokzinciri modelinin vaatleri ve önündeki engeller bir arada verilmektedir. Blokzinciri tabanlı akıllı akreditif modeli için hangi tür blokzinciri ağının ve hangi uzlaşma mekanizmalarının kullanılmasının uygun olacağı açıklanmakta, akreditifte blokzinciri modelinin hukuki geçerliliği aşama aşama incelenmektedir. Bunu yaparken, mevcut hukuki düzenlemelerden hareket edilmekte, yasal zeminin uygulamaya hazır olup olmadığı değerlendirilmektedir. Mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığı noktada alternatif yöntemler önerilmektedir.

Author

Dr. Zeynep Özkan

How to Cite

Zeynep Özkan (Yüksek Lisans Tezi). Akreditifte blokzinciri ve akıllı sözleşmelerin uygulanabilirliğinin hukuki açıdan değerlendirilmesi, 2022, Galatasaray University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University