Akut solunum sıkıntısı sendromu ile yoğun bakımda takip edilen COVID- 19 pnömonisi olan hastaların uzun dönem değerlendirilmesi
2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ezgi Özyılmaz
Özet (TR)
Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu ile Yoğun Bakımda Takip Edilen COVİD- 19 Pnömonisi Olan Hastaların Uzun Dönem Değerlendirilmesi Giriş ve Amaç: COVID-19 pandemisi yalnızca akut enfeksiyon süreci ile değil, aynı zamanda uzun vadeli komplikasyonları ile de küresel sağlık sistemlerini zorlamıştır. Özellikle yoğun bakım desteği gerektiren ve akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) gelişen olgularda, enfeksiyonun üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen fiziksel, solunumsal, nörokognitif ve psikolojik düzeyde kalıcı etkiler bildirilmiştir. Bu çalışmada, COVID-19 ARDS nedeniyle yoğun bakımımızda yatış öyküsü olan hastalarda, uzun dönem takibindeki ortaya çıkan semptomlar, yaşam kalitesi, solunum fonksiyonları ve radyolojik sekeller değerlendirilmiş; ayrıca akut dönemdeki bazı parametrelerin sekel gelişimi ile ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Prospektif olarak planlanan bu çalışmaya, Mart 2020 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde COVID-19 pnömonisine bağlı ARDS nedeniyle yoğun bakımda izlenip taburcu edilmiş 52 hasta dahil edilmiştir. Katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılmış; post-COVID semptomları sorgulanmış, solunum fonksiyon testleri (SFT, DLCO), Altı Dakika Yürüme Testi (6DYT), yüksek çözünürlüklü toraks BT ve SF-36 yaşam kalitesi anketi uygulanmıştır. Bulgular, akut dönemdeki laboratuvar parametreleri ile karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Ortalama takip süresi 48,15,7 ay olan hastaların % 67,3'ünde nefes darlığı, % 55,8'inde yorgunluk, % 28,8'inde unutkanlık gibi kalıcı semptomlar saptandı. DLCO düşüklüğü % 48,6 ile en sık görülen solunumsal anormallikti. BT bulgularına göre hastaların % 67,4'ünde fibrotik sekel değişiklikler tespit edildi. Yaşam kalitesi değerlendirmelerinde fiziksel işlevsellik, vitalite ve emosyonel rol gibi alanlarda ciddi düşüşler gözlendi. Yatışının ilk gününde lenfosit düzeyi ≤0,5 olan bireylerde radyolojik sekel gelişimi belirgin şekilde daha yaygındı (özgüllük: % 80, pozitif prediktif değer: % 88,5). Sonuç: COVID-19'a bağlı ARDS geçiren bireylerde, uzun dönemde çok boyutlu fonksiyonel ve yapısal bozulmalar devam etmektedir. DLCO düşüklüğü ve fibrotik sekeller en sık saptanan objektif bulgular olup, düşük lenfosit düzeyi bu sekeller için önemli bir biyobelirteç olabilir. Post-COVID sendromunun etkin şekilde izlenmesi ve multidisipliner rehabilitasyon stratejilerinin geliştirilmesi gereklidir. Anahtar Kelimeler: COVID-19, ARDS, post-COVID sendromu, solunum fonksiyon testi, DLCO, yaşam kalitesi, lenfopeni
Yazar
Münevver Büşra Bozkurt
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Münevver Büşra Bozkurt (Tıpta Uzmanlık Tezi). Akut solunum sıkıntısı sendromu ile yoğun bakımda takip edilen COVID- 19 pnömonisi olan hastaların uzun dönem değerlendirilmesi, 2025, Çukurova University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Çukurova University tezlerinden daha fazlası
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Şiddet davranışı gösteren ve göstermeyen ergenlerin ailelerinin aile işlevleri, öfke ve öfke ifade tarzları açısından incelenmesi(2006)
- Parçalanmış ve tam aileye sahip ergenlerin yaşam doyumu düzeyleri ile yaşam kalite düzeylerinin karşılaştırılması(2009)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Ergenlerde görülen psikolojik belirti düzeylerinin cinsiyet ve aile işlevlerine göre incelenmesi(2013)
- Geleneksel Afrika patlıcan ülkelerinin morfolojik ve genetik çeşitliliğinin değerlendirilmesi ve seçilmiş erişimlerin tuz toleransı ve başka kültür performanslarının tespiti(2022)
